![]() |
Yalnızlığın şiiri Seni sevdim bütün gece Sen yoktun. Islak dudaklarını, Kınalı ellerini öptüm bütün gece Sen yoktun. Sen yoktun yatağımda, Sen yoktun yanımda, Sen yoktun kollarımda. Yinede ben seni sevdim bütün gece. En güzel aşk şarkılarını fısıldadım kulağına, Keşfe çıktım ellerimle sırlarını, Titreyen vücudunu, Ölesiye çarpan kalbini, Benim olan herşeyini. Ama sen yoktun yanımda. Sen yoktun horozlar öterken, Sen yoktun tan yeri ağarırken, Sen yoktun gündoğumunda. Ama ben hala seni seviyordum, Ama ben hala seni öpüyordum. Ama ben hala seni, Dantel dantel ruhuma örüyordum. Sen yoktun kahvaltıda. Ekmeğime bal diye çaldım seni, Çayıma şeker diye koydum seni. Yudum yudum içtim, Nefes nefese kokladım seni. Ama sen yoktun yanımda. Sen yoktun yanımda, Ben yağmurda ıslanırken. Her yağmur tanesinde seni arar, Her yağmur tanesine seni sorarken. Sen yoktun şimşekler çakarken. Sen yoktun, ruhumda fırtınalar koparken. Yine sensiz bir gece başlayacak Kara düş gibi. Yine sensiz yataklar, Yine sen yoksun yanımda. Yine sensiz kollarım. Yine yalnızım ben, yine sensiz. Muhittin Ertuğrul |
sende bulmuşken kendimi sende yok olmayı göze almışken bıraktın beni buralarda yapayanlız sevdiceğim sensiz gecen her günüme isyan ettim kendi kendime bu ayrılık bize yakışmadı dedim sevgilim....) işte gül bu yazıyı okuyunca gözleri dolu dolu oldu ağlayacaktı neredeyse o kadar duygulanmıştı ki bu sözler karşısında ağlamamak için zor tuttu kendini bu ona yazılmış ask dolu sözlerdi yanlız bu sözler ayrılığın ifadesiydi gül bu sözler karşısında ne yapacağını bilemedi onu seven biri vardı ve o bundan habersiz yaşarken bir anda kendi için yazılan ask dolu sözlerin karşısında kendin kaybetmişti bunu kimin yazdığını bilmek istemişti ama bir türlü bulamamıştı arandan uzun zaman geçmişti ve gül hala kendi için yazılan duygu dolu sözleri sahibini bulamaştı ve artık umutsuzluga kapıldı bir anda gül için yazdıgı duygu dolu sözleri sahibinden bir mektup gelmişti. ve gül bu mektubu okurken kendini kaybetmiş bir haldeydi. o sözleri yazan kişi coçukluk arkadaşı ahmetti. ahmet artık çok uzaklardaydı ve bu mektup ahmet öldükten 2 ay sonra gülün eline geçmişti. işte o an gül ahmettin ölüm haberini alınca dünyası başına yıkıldı. hıçkıra hıçkıra ağladı ve şu sözleri söyledi ( ayrılık bize gercekten hiç yakışmadı sevgilim ) diyerek ağladı... ÜMİT COŞKUN.. |
Karanlığın insanı delirten bir ihtişamı vardır Yıldızlar aydınlık fikirler gibi havada salkım salkım Bu gece dağ başları kadar yalnızım Çiçekler damlıyor gecenin parmaklarından Dudaklarımda eski bir mektep türküsü Karanlıkta sana doğru uzanmış ellerim Gözlerim gözlerini arıyor durmadan Nerdesin? |
Geniş, siyah gölgesi hayatımı kaplayan, Tepemde kanat germiş bir kartaldır yalnızlık. Kalp çarpıntılarıyla günleri hesaplayan Bir benim, benim olan bir masaldır yalnızlık. Gördüm yapraklarımın bir bir döküldüğünü, Baharda yaşamanın bilmedim nedir tadı. Gemi yüzü görmeyen bir limanın hüznünü Kimsesiz gönlüm kadar hiçbir gönül duymadı. Bir ayna parçasından başka beni kim anlar, Bir mum gibi erirken bu bitmeyen düğünde? Bir kardeş tesellisi verir bana aynalar; Aynalar da olmasa işim ne yeryüzünde? http://www.aruz.com/grafs/resim/kare.gif Cahit Sıtkı Tarancı |
Bir Dost -Can DÜNDAR Saate bakmaksızın kapısını çalabileceği bir dostu olmalı insanın... 'Nereden çıktın bu vakitte' dememeli, bir gece yarısı telaşla yataktan fırladığında; gözünün dilini bilmeli; dinlemeli sormadan, söylemeden anlamalı... Arka bahçede varlığını sezdirmeden, mütemadiyen dikilen vefalı bir ağaç gibi köklenmeli hayatında; sen, her daim onun orada durduğunu hissetmelisin. İhtiyaç duyduğunda gidip müşfik gövdesine yaslanabilmeli, kovuklarına saklanabilmelisin. Kucaklamalı seni güvenli kolları, dalları bitkin başına omuz, yaprakları kanayan ruhuna merhem olmalı... En mahrem sırlarını verebilmeli, en derin yaralarını açıp gösterebilmelisin; gölgesinde serinlemelisin sorgusuz sualsiz... Onca dalkavuk arasında bir tek o, sözünü eğip bükmeden söylemeli, yanlış anlaşılmayacağını bilmeli. Alkışlandığında değil sadece, asıl yuhalandığında yanında durup koluna girebilmeli. Övmeli alem içinde, baş başayken sövmeli ve sen öyle güvenmelisin ki ona, övdüğünde de sövdüğünde de bunun iyilikten olduğunu bilmelisin. Teklifsiz kefili olmalı hatalarının; günahlarının yegane şahidi... Seni senden iyi bilen, sana senden çok güvenen bir sırdaş.. Gözbebekleri bulutlandığında, yaklaşan fırtınayı sezebilmelisin. Ve sen ağladığında onun gözlerinden gelmeli yaş... Yıllarca aynı ip üstünde çalışmış, cesaretle ihanet arasında gidip gelen bir salıncağın sınavında birbiriyle kaynaşmış iki trapezci gibi güvenle kenetlenmeli elleri... 'Parkurun bütün zorluklarına rağmen dostluğumuzu koruyabildik, acıları birlikte göğüsleyebildik ya; yenildik sayılmayız' diyebilmeli... Issızlığın, yalnızlığın en koyulaştığı anda, küçücük bir kağıda yazdığımız kısa ama ümit var bir yazıyı yüreğe benzer bir taşa bağlayıp birbirimizin camından içeri atabilmeliyiz: 'Bunu da aşacağız! İmza: Bir dost!...' Can Dündar (Teşekkürler Gamze.) |
http://comp.uark.edu/~dupton/gothic_girl.jpg ''Bu kadar yalnızlığa nasıl dayanabiliyorsun?'' dedi.. Dondum kaldım.Gülerek akşam izlediğim saçma bir tv programını anlatıyordum.''Bilmiyorum'' diyebildim.Oysa biliyordum.Benim kimseye ihtiyacım yok triplerini fazla abartmıştım.İnsanlara kızıyordum.Hayatlarını tek kişiye adamalarını,geleceklerini onların üstüne kurmalarını,planlarını onların üstlerine yapmalarını,tuvalete gitseler birbirlerine haber vermelerini anlayamıyordum.Birgün birisi giderse,diğeri darmaduman oluyordu.Bunu biliyordum ve söz vermiştim kendime kimseye bağlanmayacağıma dair.Yalnızlık benim için resmen seçimdi ve o an farkettim.Evet yalnızdım,yalnızlığı ben seçmiştim ama sebebi cesur olmam değil, korkaklığımdı.Bir insana alışmaktan,bağlanmaktan,sevilmemekten ve terkedilmekten korkuyordum.Bütün bu mücadelelere girmektense baştan yenilgiyi kabul ediyordum.Ya da yorgundum..Onca mağlubiyetten sonra yeni yetmelerin duyduğu heyecanı hissedemiyordum.İnsanları tanımaya çalışmaktan,ayak uydurmaya çalışmaktan,bazı şeyleri ispat etmeye çalışmaktan yorulmuşitum artık.Kolay değildi.Onca acı yaşamış ve harabelere dönmüştü bu yürek. Sonuçta yalnızlığımda kimse bana dokunamıyordu.Acı vermeye çalışmıyordu,kısıtlamaya çalışmıyordu.Elbetteki ölsem kimsenin haberinin olmaması da kötü bir yönüydü.Yalnızdım.Seçimdi,güçlülüktü,korkaklıktı..Sebebi her ne olursa olsun yalnızdım ve batmıştım,dibe vurmuştum artık.Gülerek gizelmeye çalıştığım kederlerimin hepsi gerçekti.Çok fazla abartmıştım yalnızlığı ve artık bana bir beden büyük geliyordu.Gülüyordu dudaklarım ama gözlerim gülmüyordu,ışıksızdı.. Yalnızdım..Ne söylenecek sözüm,ne de yazacak yazım kaldı... BURAK YAMAN.. |
hiç kalbin ağrıdı mı Hiç kalbin ağrıdı mı sebepsizce, Hiç için titredi mi sıcak yaz geceleri, Dolunaya baktığında hissettin mi hiç Yapayalnız derin bir karanlıkta olduğunu, Ve acı bir şekilde farkına vardın mı, Kalabalık içinde sessizce dolaştığını… Düşündüğün şeyi bilmeden uzaklara takılır gözlerin; Ellerin bilmediğin elleri tutar sanki, Tuttuğun el sana huzur verir de; Sen o huzurla bir türlü rahatlayamazsın… Boğazında kelimeler düğümlenir, yutkunursun; Bakışların buğulanır, gözlerini kısarsın, Tek damla düşmesin diye çabalarsın; Bilirsin ilk düşen damla habercisidir; sağanakların, Bilirsin sağanakların ardından körelir; duyguların, Bilirsin ki içindeki yangınlar büyür sağanaklarda… Sen bilirsin ama kalbin bilmez bunları, Yaşadıkça yaşar sevdalar kalbinde, Büyüdükçe büyür kalbin, her sevdayı saklar içinde, Gün gelir sığmaz olur kalbin göğsüne, Taşıyamaz olur bedenini, artık yorulur… Duyguların ağır gelir; ezilirsin Bir gün açıklanmamış duygularınla köşende, Teslim olursun ölüme, Sessizce… |
Yüreğim üşüyor sensizliğin ayazında, Ah bir ısıtsaydın, bakışlarınla. Sevdan olmuştu, gönlüme değen, Bir meltem sıcaklığında... Oysa şimdi sen yoksun, Ruhum perişan... Ellerinle dokunduğun duygularım da, Kaldılar çetin bir zemheri soğuğunda... Özlemin dem vurduğu sahillerdeyim, Hasretin bıraktığı meçhullerdeyim, Bilmem ki ben şimdi nerelerdeyim... Dolaştım şaşkın, bitkin,kaldırımlarda Kalabalıklar içinde yalnızlıklarda, Sevdalıların mekanı yüce dağlarda, Nereye gittiğimi bilmeden, Savruldum hazanda kalmış, Bir yaprak misali serseri rûzgârda.... Yanlızım sevgilim ... SEHER AÇIKALIN.. |
Bir Sabah Benimle Uyan Bu sabah benimle uyan Denizin mavisine, Baharın yeşiline, Sıcağın sarısına uyanmak gibi, Bu sabah benimle uyan.. Kadife bir gül, Ama gülden daha sıcak tenin, Ve tenini ıslatmadan konan öpücüklerim.. Hava terletmeyecek kadar sıcak, Üşütmeyecek kadar ılık olsun.. Güneşin ışıkları gizlice vursun Bir tablodaki ışık gölge oyunu gibi Gölge oyunu gibi, Oyun gibi.. Bir sabah benimle uyan |
Gözyaşlarım benim tanrıya yakarışım hislerim duygularım yaptıklarım ve yapacaklarım adeta bir şeyi haber vermek istiyorlar gibi ama bu ne bilemiyorum... Tek bildiğim bir şey var o da yalnızlığım. Gözyaşlarım sel olup gittiğinde ve, Benim artık üzülmekten sesimin çıkmadığı anda yine düşünüyorum ve yakarıyorum tanrıya neden hep böyle ne zaman bitecek bu acılar diye ama bir cevap gelecekmi bilmiyorum tek bildiğim bir şey var o da yalnızlığım. Ancak bir gün bir şey oluyor her şey bitti çözüldü diyorum ancak o zamanda yine bilmediğim bir şey oluyor tam her şey çözüldü derken başka bir problemle karşılaşıyor yüreğim hala yalnızım evet hala yalnızım tek bildiğim bir şey var o da yalnızlığım. SERDAR MUMCU |
| Saat: 20:25 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık