![]() |
bir doğa olayıdır doğan varlıklar ölürler bedenin zarar görmesi yıpranması sonunda terk edilmesidir egonun sonudur kontrol güç ve bilinç kaybıdır yaşamdaki süremizin bitişidir diğer tüm varlıklardan farklı ya da özel olmadığımızın kafamıza dank ettiği andır hep başkalarının ölmediğini anladığımız andır bize ayrılan sürenin sonudur ...haftaya görüşmek üzere diyemediğimiz bir durumdur .. ben illüzyonunun bitişi dağılışıdır tüm hayvanların hiç problem etmeden ölebildiğini gördükten sonra insanların kendini ne sandığını çok sorguladığım bir fenomendir |
New Scientist dergisinde yayımlanan araştırmaya göre feci ölümlerde asıl darbeyi indiren, beynin oksijensiz kalması. Son hissedilen şey ise genellikle sükûnet hissi ve bilinç kaybı. İşte o araştırma: BOĞULMA: Kişi ilk anda büyük panik yaşıyor. Nefesini tutuyor. Ardından su ciğerlerine doldukça bir yanma ve yırtılma hissi duymaya başlıyor. Son olarak hissettiği şey ise sakinlik ve dinginlik oluyor. Oksijen alamadığı için bilinci kapanıyor, ardından ölüyor. YANMA: Yanıklar, çok şiddetli acıya yol açıyor. Sinir uçlarının yanması ise bu acı hissini bir süre sonra ortadan kaldırıyor. Ardından kişi biraz his kaybına uğruyor. Yanarak ölen kişilerdeki asıl ölüm nedeni çoğunlukla zehirli gazların solunması ve nefessizlik oluyor. KAFANIN KOPMASI: Uzmanlara göre beyin, kafa koptuktan sonra saniyelerce fonksiyonlarını sürdürüyor. Fransa'daki raporlara göre 18'inci yüzyılda giyotinli idamlarda kopan kafada 30 saniye kadar yüz mimikleri görülüyordu. YÜKSEKTEN DÜŞME: ABD'deki Golden Gate Köprüsü'nden atlayan 100 kurban, akciğerin iflas etmesi, kalbin patlaması ve kırık kaburgaların iç organlara zarar vermesi sonucu öldü. ELEKTRİĞE KAPILMA: Evde bir şekilde elektrik akımına kapılma kalbi durdurabiliyor. 10 saniye sonra da bilinç kapanıyor. Ancak elektrikli sandalyede idam edilen mahkûmların ölüm nedeni beynin aşırı ısınması ya da boğulma oluyor. KAN KAYBI: 1.5 litre kan kaybeden kişi kendini halsiz, susamış ve korkmuş hissediyor. İki litre kan kaybedildiğinde baş dönmesi ve bilinç kaybı başlıyor. DEKOMPRESYON (BASINÇ KAYBI): Ani basınç kayıplarından kurtulanlar göğsüne vurulmuş gibi ani bir acı yaşadıklarını anlatıyor. 15 saniyeden az süre içinde de bilinç kaybı yaşanıyor. KALP KRİZİ: En çok rastlanan olay, kaslar oksijen alamayıp çırpınmaya başladığında hissedilen göğüs ağrısıdır. Kalbin normal ritminin bozulması, kalp atışlarını durdurur. Bilinç kapanır, ölüm gerçekleşir. ASILMA: Yağlı urganla asılarak boğulma 10 saniye içinde bilinç kaybına yol açıyor. Fırlatma tarzı asılmalarda amaç, boynun kırılmasını sağlamak. Ancak bu yöntemle asılan mahkûmlarda ölümlerin yine boğulmadan kaynaklandığı belirlendi. ZEHİRLİ İĞNE: ABD'de idamlarda kullanılan yöntem doğrudan kalbi durduruyor. Araştırmalar, mahkûmların yanma ve büyük acı hissettiğini gösteriyor. |
bedenin üzerindeki tüm kontrolünü kaybettiğini düşün ...hiç bir organını kontrol edemiyorsun ..vücüdundaki yaşam enerjisi akıp gidiyor ..en son da bilincin kapanıyor ..ve bunu durduramıyorsun ..tümüyle güçsüzlük ve kontrolsüzlük deneyimliyorsun ..en sonunda zihnindeki sözcükler ya da son düşünceler de gi ..di ...yor ....... ..bitti hepsi bu sadece bir isim kalıyor o da artık başkaları tarafından söyleniyor filanca ölmüş sizden söz ediyorlar kalanlar ben bi elektrik aliim lütfen .. Alıntı:
|
İlk ölüleri toprağa gömme işlemi, İspanya’nın Atapuerca bölgesinde 350 bin yıl öncesine kadar dayanıyor. Bütün ölümlerin temelinde oksijen eksikliği yatar. Ölümün ilk üç gününde enzimler yemeğe başladığınız gibi sindirilmeye devam ediyor. Parçalanan hücreler bağırsaklarda yaşayan bakterilerin yemeği oluyor. ABD’de gömülen cesetler, toprağa her yıl ortalama 3 milyon litre sıvı bırakıyor. Bİr İsveç şirketi, cesetleri çeşitli kimyasal maddelerle donduruyor. Ceset, bir tüpün içinde 6 ila 12 ay arasında ayrışıyor ve tamamen yok oluyor. Böylece çevreye zarar verilmediğini iddia eden şirket, buna ‘ekolojik defin’ diyor. Hindistan’dakİ Zerdüştler, cesetleri akbabaların yemesi için açık alana atıyor. İngiliz Kraliçesi Victoria’nın kocası Prens Albert, bornozu ve elinin alçısıyla gömülmek için ısrar etmişti. Madagaskar’da aileler akrabalarının kemiklerini çıkarıp törenle köyün etrafında dolaştırıyor. Daha sonra da kemikler yeni bir kefene koyulup yeniden gömülüyor. Eski kefen, yeni evlenene veriliyor veya çocuğu olmayanların yataklarına seriliyor. 19′uncu yüzyılda Mısır’da demiryolu inşaatı yapan şirket, mumyaları lokomotiflere yakıt olarak kullandı. Böyle büyük tasaruf yaptılar. İngİlİz filozof Francis Bacon, tavuğu dondurmak istedi. Tavuğun içini karla dolduran Bacon, soğuktan hastalığa yakalandı. 1926 yılında da zatürreeden hayatını kaybetti. Embriyonik gelişim döneminde organların oluşumunda bazı hücreler ihtihar ediyor. Eğer bazı hücreler ölmeseydi, ördekler gibi taraklı ayaklarla doğardık. 1907 yılında Massachussettsli bir doktor, özel bir ölüm döşeği tasarladı. Sonra da insan vücudunun ölüm anında 21 gram kaybettiğini rapor etti. Bu nedenle ruhun 21 gram tuttuğu varsayılıyor. ABD’de insanların yüzde 80′i hastanede ölüyor. ABD’NİN New York kentinde cinayet kurbanından çok intihar eden insan var. İnsanlığın başlangıçından beri 100 milyar insanın öldüğü sanılıyor. |
ölüm...imtihan sonucunun er yada geç açıklanmasıdır....:( Allahım hepimizi imtihanı geçenlerden eylesin..... |
Ölüm hecesi Ölüm hecesi, hayatın en zor bilmecesi İçinde Azrail in derin nefesi Ölüm müjdesi, içinde cennetin resmi Ölümün kara haberi, içinde cehennem ateşi Ölüm sessizliği, küçük kıyamet Ölüm çığlığı, büyük kıyametin dehşeti İsrafil in sur a üflemesi, Sağcıların, yüzlerinden gül açması Solcuların, yüzlerinden lanet yağması, yaptıklarına Gidilecek yol haritası: Cennet ve cehennem Cennet ehli, Pür neşe, Huriler peşi sıra Cehennem ehli İçinde cehennem ateşi Yandıkça yanan, ölmeyen bedenler Yaptıklarına bin pişman gözler Orhan Ayar |
Ölüm mü, ne Ölümü... Ölümü Siz Bana Sorun.. Tam, Yedi kere Öldüm ben.. Hastaydım, sevdiğim sağlıklıyı seçip gitti ÖLDÜM.. İyileştim, hastayken tanıdığım güzel insanlar (hastaydılar) birer birer öldüler, Hepsiyle ben de ÖLDÜM.. Sevdiğim döndü, yalandı sözleri , yine ÖLDÜM.. Ailem yaşadıklarıma dayanamadı ağır krizlerini, hastalıklarını gördüm. ÖLDÜM.. Yine aldandım, aşağılandım, hakarete uğradım ,ÖLDÜM.. Hata bende değildi, hatalı gibi suçlandım, silindim, ÖLDÜM.. Tam 7 kere öldüm ben.. 7. nerede mi ? Artık içim öldü,güvensiz, yarım, yalnız yaşamak ölmek gibi... Daisy ( Alıntı değil ) |
Ölüm lafını bir daha duymak istemiyorum! |
Kadin her sabah oldugu gibi o günde beyaz degnegi ve el yordami ile otobüse binmisti. Soför : -Soldan üçüncü sira bos hanimefendi, dedi. Kadin 32 yasinda güzel bir bayandi ve esi oldukça yakisikli bir hava subayi idi. Bundan birkaç ay önce yanlis bir teshis sonucu gerçeklestirilen ameliyatla gözlerini kaybetmisti genç kadin ve asla göremeyecekti. Kocasi ameliyattan sonra aci gerçegi ögrenince yikilmis ve kendi kendine bir söz vermisti. Asla karisini yalniz birakmayacak, ona sonuna kadar destek olacak, kendi ayaklari üzerinde durana kadar cesaret verecekti. Günler geçiyordu. Kadin her geçen gün kendini daha kötü hissediyor, çok sevdigi kocasina yük oldugunu düsünüyordu. Esinin bu içine kapanik,karamsar hali kocayi çok üzüyordu. Bir an önce bir seyler yapmasi gerekiyordu, karisi günden güne kendi içine kapanik dünyasinda kayboluyordu. Bütün gün düsündü koca nasil yardim edebilirim güzeller güzeli esime. Birden aklina esinin eski isi geldi. Geri dönmesini isteyecekti. Ama bunu ona nasil söyleyecekti, çünkü artik çok kirilgan ve nesesizdi. Bütün cesaretini toplayarak aksam karisina konuyu asti. Karisi dehsetle gözlerini asti. - Ben bunu nasil yaparim ben körüm, diye bagirdi. Kocasi ona destek olacagini her sabah ise onu kendisinin birakacagini ve aksam alacagini ve ona çok güvendigini söyledi. Çünkü esini taniyordu ve bunu basarabilecegini biliyordu. Kadin büyük bir umutsuzlukla kabul etti çünkü esini çok seviyordu ve onu kirmak istemiyordu. Her sabah esini isine birakiyor ve aksamlari aliyordu fedakar koca. Günler böyle ilerledi karisi eskisinden biraz daha iyiydi. Fakat kocasi daha fazlasini istiyordu , kendisine söz vermisti sonuna kadar gidecekti. Aksam karisina: - Artik ise kendin gidip gelmelisin, dedi,. Kadin sasirmisti. Bunu asla yapamayacagini söyledi. Kocasi israr edince onu yine kiramadi ve bütün cesaretini topladi bunu kendisi de istiyordu ama o kadar güveni yoktu. Sabahlari kadin artik otobüs duragina kendisi gidiyor, otobüsüne biniyor ve otobüsten inerek isine gidebiliyordu .. Günler günleri kovaladi hiçbir problem yoktu. Yine bir gün otobüse binerken, soför : - 'Sizi kiskaniyorum, hanimefendi' dedi. Kadin kendisine söylenip söylenmedigini anlayamadan, neden , diye sordu. Soför, - Çünkü her sabah sizin arkanizdan bir hava subayi genç adam otobüse biniyor ve bütün yol boyunca sevgi ile size bakiyor, otobüsten indikten sonra yesil isikta yolun karsisina geçmenizi bekliyor siz binaya girdikten sonra arkanizdan öpücük yollayip size her gün sevgiyle el salliyor , dedi." böyle bir aşk olabilirmi acabaa |
Ölümcek Ağı takıldık anayurdu dört baştan saran demir ağlara hırslandırılmış tren.. can gidiyor... takıldık katran ağlara araçlar yollarda mayın aşırı hırs hatalı kaplama... kan gidiyor..... takıldık örümcek ağlarına enstitülerin kilitli kapılarında öğretmensiz okullarda hırslandırılmış eğitim.... insan gidiyor..... deldi ağlarımızı demokrasi okyanusunda cehalet giymiş anarşist balıklar hırslandırılmış siyaset... can gidiyor kan gidiyor insan gidiyor... Rahim TAŞ |
| Saat: 16:45 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık