![]() |
Hatırlarıma Dokunma Artık soru sormayacağım sana, Dilediğini yapmakta serbestsin. Yaşa yaşayamadıklarını... Ama unutma, Zaman her dakika yalnızlıklar yaratır, Beni dinleme istersen, Ama hayat bu, ağlatır. Artık soru sormayacağım sana, Anlatmak zorunda değilsin yaptıklarını Sözlerinden belli, İçinde çığlıklar sakladığın... Ve aradığın, Geride bıraktıklarını... Ama unutma, Seni kimse sevmedi benim kadar, Hatıralarıma dokunma ne olur, Dokunsan ağlayacaklar... Ahmet Beltekin |
yanında olmam gerek yanında olmam gerek kapılardan pencerelerden duvardaki çatlaklardan girip yanında yatmam sana sarılmam gerek |
Yalnızlık Çok ZorGidince gördüm ki gurbet çok acı, Birbirini özler kardeşle bacı. Gizli yar sevmenin yoktur ilacı, Gelme gurbet ele, yalnızlık çok zor... Gece rüyanızda uzansa bir el, Okşasa saçını, sevse ne güzel. Sonbahar gelince dökülür gazel, Gelme gurbet ele, yalnızlık çok zor... Yatarken açılsa kapısı hanın, Yüreği kabarır, çarpar insanın. Sesini duysanda uçan sunanın, Gelme gurbet ele, yalnızlık çok zor... Sevdiğim bir kadın, ben ise erim. Sevenler kavuşsun, birleşsin derim. On gün kaldı Malatya’ya giderim, Gelme gurbet ele, yalnızlık çok zor... Elini kesseler bıçak satırla, Bahri şiir yazar iki satırla. Yıllar sonra bu günleri hatırla, Gelme gurbet ele, yalnızlık çok zor... Bahri Çavuşoğlu |
yalnızlıgıma Gökdeki pembeden mora giden iz gibi yalnızlığım O yalnızlığım ki Boşluğa dağılan martı sürüsü gibi Dağılıyor denize. Vapur yolcularını boşaltmış, yapayalnız bekliyor İçindeki boş koltukları düşünüyorum Düşünüyorum da o renkli çizgide belki her şey Belki de o bekleyen vapurda. Herkes ayrılıyor yanımdan Bir başıma kalmak üzereyim Suya dağılan yalnızlığımla kalmak üzereyim Belki o vapurda olmalıyım şimdi, -acele etmeliyim ama, çünkü hareket etmek üzere- Belki de martıları kendine çeken o çizgide. Vapurlar geliyor, vapurlar gidiyor İçlerindeki konuşmaları düşünüyorum İçlerindeki kalp atışlarını düşünüyorum Yalnızlığımı düşünüyorum şu anda Suya dağılan, gökyüzündeki o çizgiye asılan yalnızlığımı. Düşüncelerim beni bırakmıyor Yalnızlığım da Ve vapurlar beni almadan gidiyorlar. Mehmet Oral |
Kapımın önünde üç selvi vardı. Üç selvi. Selviler rüzgarda sallanırlardı. Üç selvi. Kökleri yerde, başları yıldızlarda Üç selvi. Selviler sallanırlardı rüzgarda. Üç selvi. Bir gece düman bastı evi. Üç selvi. Yatağımda öldürüldüm ben. Üç selvi. Kesildi selviler köklerinden. Üç selvi. Artık ne kökleri yerde, başları yıldızlarda Üç selvi. Selviler sallanmıyorlar rüzgarda. Üç selvi. Mermer bir ocakta parçalanmış yatıyor Üç selvi. Kanlı bir baltayı aydınlatıy Üç selvi. Nazım Hikmet |
Dön Bir gözlerin vardı,gözyaşım kaldı Bir yüreğin vardı,hatıran kaldı Bir sözlerin vardı,sitemim kaldı Bir hayat aşkım vardı,gitti yarım kaldı Son bir acım vardı oda sensiz kaldı Ah bu canım güllere inandı sensiz nefes aldı Yok yalan değildi bir rüya değildi Gitti yüreğimde acısı kaldı Dön.. Nasıl kimle nerdeysen Dön.. Beni biraz sevdiysen Dön.. Yüreğimde HASRET,çaresiz kaldım |
Bilmezler yalnız yasamayanlar, Nasıl korku verir sessizlik insana; İnsan nasıl konuşur kendisiyle; Nasıl koşar aynalara, Bir cana hasret, Bilmezler. |
Yalnizlik Neden gulmesin gul gibi yuzler; Nicin aglasin o guzel gozler; Niye sevgiye sevimsiz sozler, Soylenir diye sasar aglarim. Su gordugumuz reng-a-reng cicek, Sevdali bulbul, ari, kelebek, Yek digerini birakip gidecek: Vefasizliga bakar aglarim. Solmasin dersin sunbulum, gulum; Yarin elinden alacak olum; Butun dunyayi inletse unum; Caresizlikten cosar aglarim. Nes'e gizlenir, coker bir melal; Her vucud, her sey mahkum-i zeval; Son nefese kadar tukenmez cidal. Tukenmez derdim sayar aglarim. |
YALNIZIM.. senin için yalnız bıraktım kendimi. neşterden bozma bir tahterevalli üzerindeyim de kimseyle oynamak istemiyorum sanki kimse yok karşımda buna rağmen yerde karşımdaki oturak, evet yerde! hem boş hem yerde! havada olan benim havada asılı olan! ben varsam bir ağırlığım da olmalıydı halbuki benim yanlış mı? eksik buluyor musun hiç göremediğin yerlerini? buluyorum ben “nasılsın” diyorlar mesela “iyidir” diyorum “ne olsun,aynı” sonra diyorum ki kendime “ben istenmiyor olmakla ilgiliyim” bi kaç bir şey var hiç unutmuyorum bi kere karşılaştık ya hatırlıyor musun ne kadar güzeldi eski sevgililer neden arkadaş olamasın tadındaydı gerçi ama güzeldi sen çok güzeldin geceydi,evine kadar yürüdük yoruldun çok hafif kızardı yanakların azıcık alkollüydün özlemiş gibiydin üstelik beni çok konuşmadın bi kaç bir şey anlattın ki önemsemiyordun anlattıklarını ama gözlerin parlıyordu,anlatabiliyor olmayı sevmiş gibiydin “nasılsın” dedin sonra birden gerçekten “nasılsın” diyordun “iyidir” dedim ben “ne olsun,aynı” demedim çok mutluydum çünkü utanmasam ağlayacaktım o kadar yakın mıydı senin evin çok çabuk varmadık mı? çok mu hızlı yürüdük ki ben mi hızlı yürüttüm seni? ve sen o apartmana ne zaman girdin de ne zaman söndü o ışık? sonra ben dedim ki kendime “ben istenmiyor olmakla ilgiliyim” utanmadım ağladım nasılsın …?mutlu musun? büyüksün benden farkında mısın havada olan benim havada asılı olan artık debelenmiyorum ayna önünde iyi göründüğüm bi açı yakalayana kadar kabullendim bile sayılır çirkinliğimi temizlemiyorum odamı heyecanla uyanmıyorum “nasılsın” diyorlar mesela “iyidir” diyorum “ne olsun aynı”. senin için yalnız bıraktım kendimi fedakar aşık tadında değil yada aklanmaya çalışan yahuda tadında öyle bıraktım işte elimde olmadan hiçbir şey talep etmeden bıraktım hatta bir ölü nasıl aklayamazsa kendisini öyle bi kaç bir şey var hiç unutmuyorum dedim ya terminalleri de unutmuyorum sen giderken daha soğuk olurdu terminaller ağlardın bazen,ben ağlamazdım bir mecburiyeti çoktan kabullenmiş hatta o mecburiyete alışmış gibi susardım. güçlü biri gibi susardım ki yemin ederim kimsenin yanında senin yanında hissettiğim kadar güçsüz hissetmezdim kendimi (bilmiyorum güçsüz mü doğru kelime aciz mi) bu her zaman böyleydi en çok terminallerde böyleydi bu kıskançlık krizi oldu sonra böyleydi bu dediğimin adı yemin ederim olsun istemedim ben kendi kendine oldu depresyon oldu sonra oldu işte bir şeyler neticede ben unutmuyorum terminalleri ki ne zaman gitsem o terminallere(sadece gitmek zorunda olduğum zamanlarda gidiyorum) çatlaklar görüyorum yerlerde büyük bir hüzün görüyorum o çatlaklardan havaya karışan neden kimse görmüyor bunu da bir ben görüyorum? ve …, bir mecburiyeti çoktan kabullenmiş hatta o mecburiyete alışmış gibi yalnız bıraktım kendimi senin için sıfır altı gün sıfır sekiz gece sustum önce sonra “iyidir” dedim “ne olsun aynı” ve bakıp aynada gittikçe çirkinleşen yüzüme “ben” dedim “ben istenmiyor olmakla ilgiliyim” ve …, alıştım ben alıştım... hatta evrenin bütün yalnızlıklarını üstüme alındım hüseyin yıldız |
Yalnızlıklar İçindeİşte gemiler gidiyor, Bırakıp beni kumsalda. Kırık gönlüm ; Koskoca bir ıssız ada Her yanda yalnızlık Her yanda hüzün var. Ne sevenim Ne gülenim yüzüme Yalnızım,yalnızlıklar içinde Ahmet Ünal Çam |
| Saat: 10:36 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık