MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Yalnızlığıma (Yalnızlık) (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/8336-yalnizligima-yalnizlik.html)

Mystic@L 18 Ağustos 2007 03:27

Hatırlarıma Dokunma

Artık soru sormayacağım sana,

Dilediğini yapmakta serbestsin.

Yaşa yaşayamadıklarını...

Ama unutma,

Zaman her dakika yalnızlıklar yaratır,

Beni dinleme istersen,

Ama hayat bu, ağlatır.





Artık soru sormayacağım sana,

Anlatmak zorunda değilsin yaptıklarını

Sözlerinden belli,

İçinde çığlıklar sakladığın...

Ve aradığın,

Geride bıraktıklarını...

Ama unutma,

Seni kimse sevmedi benim kadar,

Hatıralarıma dokunma ne olur,

Dokunsan ağlayacaklar...

Ahmet Beltekin


Tiglon 20 Ağustos 2007 00:59

yanında olmam gerek



yanında olmam gerek
kapılardan
pencerelerden
duvardaki çatlaklardan girip
yanında yatmam
sana sarılmam gerek


Misafir 20 Ağustos 2007 10:23

Yalnızlık Çok ZorGidince gördüm ki gurbet çok acı,
Birbirini özler kardeşle bacı.
Gizli yar sevmenin yoktur ilacı,
Gelme gurbet ele, yalnızlık çok zor...

Gece rüyanızda uzansa bir el,
Okşasa saçını, sevse ne güzel.
Sonbahar gelince dökülür gazel,
Gelme gurbet ele, yalnızlık çok zor...

Yatarken açılsa kapısı hanın,
Yüreği kabarır, çarpar insanın.
Sesini duysanda uçan sunanın,
Gelme gurbet ele, yalnızlık çok zor...

Sevdiğim bir kadın, ben ise erim.
Sevenler kavuşsun, birleşsin derim.
On gün kaldı Malatya’ya giderim,
Gelme gurbet ele, yalnızlık çok zor...

Elini kesseler bıçak satırla,
Bahri şiir yazar iki satırla.
Yıllar sonra bu günleri hatırla,
Gelme gurbet ele, yalnızlık çok zor...


Bahri Çavuşoğlu


Tiglon 21 Ağustos 2007 00:27

yalnızlıgıma

Gökdeki pembeden mora giden iz gibi yalnızlığım
O yalnızlığım ki
Boşluğa dağılan martı sürüsü gibi
Dağılıyor denize.

Vapur yolcularını boşaltmış, yapayalnız bekliyor
İçindeki boş koltukları düşünüyorum
Düşünüyorum da o renkli çizgide belki her şey
Belki de o bekleyen vapurda.

Herkes ayrılıyor yanımdan
Bir başıma kalmak üzereyim
Suya dağılan yalnızlığımla kalmak üzereyim
Belki o vapurda olmalıyım şimdi, -acele etmeliyim ama, çünkü hareket etmek üzere-
Belki de martıları kendine çeken o çizgide.




Vapurlar geliyor, vapurlar gidiyor
İçlerindeki konuşmaları düşünüyorum
İçlerindeki kalp atışlarını düşünüyorum
Yalnızlığımı düşünüyorum şu anda
Suya dağılan, gökyüzündeki o çizgiye asılan yalnızlığımı.

Düşüncelerim beni bırakmıyor
Yalnızlığım da
Ve vapurlar beni almadan gidiyorlar.


Mehmet Oral


Mystic@L 21 Ağustos 2007 03:46

Kapımın önünde üç selvi vardı.
Üç selvi.
Selviler rüzgarda sallanırlardı.
Üç selvi.
Kökleri yerde, başları yıldızlarda
Üç selvi.
Selviler sallanırlardı rüzgarda.
Üç selvi.
Bir gece düman bastı evi.
Üç selvi.
Yatağımda öldürüldüm ben.
Üç selvi.
Kesildi selviler köklerinden.
Üç selvi.
Artık ne kökleri yerde, başları yıldızlarda
Üç selvi.
Selviler sallanmıyorlar rüzgarda.
Üç selvi.
Mermer bir ocakta parçalanmış yatıyor
Üç selvi.
Kanlı bir baltayı aydınlatıy
Üç selvi.

Nazım Hikmet


küreselleştirebildik 21 Ağustos 2007 04:10

Dön


Bir gözlerin vardı,gözyaşım kaldı
Bir yüreğin vardı,hatıran kaldı
Bir sözlerin vardı,sitemim kaldı
Bir hayat aşkım vardı,gitti yarım kaldı

Son bir acım vardı oda sensiz kaldı
Ah bu canım güllere inandı sensiz nefes aldı
Yok yalan değildi bir rüya değildi
Gitti yüreğimde acısı kaldı

Dön..
Nasıl kimle nerdeysen
Dön..
Beni biraz sevdiysen
Dön..
Yüreğimde HASRET,çaresiz kaldım


Di@bLeSsE 21 Ağustos 2007 06:42

Bilmezler yalnız yasamayanlar,
Nasıl korku verir sessizlik insana;
İnsan nasıl konuşur kendisiyle;
Nasıl koşar aynalara,
Bir cana hasret,
Bilmezler.


Misafir 21 Ağustos 2007 10:16

Yalnizlik
Neden gulmesin gul gibi yuzler;
Nicin aglasin o guzel gozler;
Niye sevgiye sevimsiz sozler,
Soylenir diye sasar aglarim.
Su gordugumuz reng-a-reng cicek,
Sevdali bulbul, ari, kelebek,
Yek digerini birakip gidecek:
Vefasizliga bakar aglarim.
Solmasin dersin sunbulum, gulum;
Yarin elinden alacak olum;
Butun dunyayi inletse unum;
Caresizlikten cosar aglarim.
Nes'e gizlenir, coker bir melal;
Her vucud, her sey mahkum-i zeval;
Son nefese kadar tukenmez cidal.
Tukenmez derdim sayar aglarim.


Misafir 22 Ağustos 2007 20:58

YALNIZIM..

senin için yalnız bıraktım kendimi.
neşterden bozma bir tahterevalli üzerindeyim de
kimseyle oynamak istemiyorum sanki
kimse yok karşımda
buna rağmen yerde karşımdaki oturak,
evet yerde! hem boş hem yerde!
havada olan benim havada asılı olan!
ben varsam bir ağırlığım da olmalıydı halbuki benim
yanlış mı?



eksik buluyor musun hiç göremediğin yerlerini?
buluyorum ben
“nasılsın” diyorlar mesela
“iyidir” diyorum “ne olsun,aynı”
sonra diyorum ki kendime
“ben istenmiyor olmakla ilgiliyim”


bi kaç bir şey var hiç unutmuyorum
bi kere karşılaştık ya hatırlıyor musun ne kadar güzeldi
eski sevgililer neden arkadaş olamasın tadındaydı gerçi ama güzeldi
sen çok güzeldin
geceydi,evine kadar yürüdük
yoruldun çok
hafif kızardı yanakların
azıcık alkollüydün
özlemiş gibiydin üstelik beni
çok konuşmadın
bi kaç bir şey anlattın ki önemsemiyordun anlattıklarını
ama gözlerin parlıyordu,anlatabiliyor olmayı sevmiş gibiydin
“nasılsın” dedin sonra birden
gerçekten “nasılsın” diyordun
“iyidir” dedim ben
“ne olsun,aynı” demedim
çok mutluydum çünkü
utanmasam ağlayacaktım


o kadar yakın mıydı senin evin çok çabuk varmadık mı?
çok mu hızlı yürüdük ki ben mi hızlı yürüttüm seni?
ve sen o apartmana ne zaman girdin de ne zaman söndü o ışık?
sonra ben dedim ki kendime
“ben istenmiyor olmakla ilgiliyim”
utanmadım ağladım


nasılsın …?mutlu musun?
büyüksün benden farkında mısın
havada olan benim havada asılı olan
artık debelenmiyorum ayna önünde iyi göründüğüm bi açı yakalayana kadar
kabullendim bile sayılır çirkinliğimi
temizlemiyorum odamı
heyecanla uyanmıyorum
“nasılsın” diyorlar mesela
“iyidir” diyorum
“ne olsun aynı”.


senin için yalnız bıraktım kendimi
fedakar aşık tadında değil yada aklanmaya çalışan yahuda tadında
öyle bıraktım işte elimde olmadan
hiçbir şey talep etmeden bıraktım
hatta bir ölü nasıl aklayamazsa kendisini
öyle



bi kaç bir şey var hiç unutmuyorum dedim ya
terminalleri de unutmuyorum
sen giderken daha soğuk olurdu terminaller
ağlardın bazen,ben ağlamazdım
bir mecburiyeti çoktan kabullenmiş hatta o mecburiyete alışmış gibi susardım.
güçlü biri gibi susardım ki
yemin ederim kimsenin yanında senin yanında hissettiğim kadar güçsüz hissetmezdim kendimi
(bilmiyorum güçsüz mü doğru kelime aciz mi)
bu her zaman böyleydi
en çok terminallerde böyleydi bu
kıskançlık krizi oldu sonra böyleydi bu dediğimin adı
yemin ederim olsun istemedim ben kendi kendine oldu
depresyon oldu sonra
oldu işte bir şeyler
neticede ben unutmuyorum terminalleri ki
ne zaman gitsem o terminallere(sadece gitmek zorunda olduğum zamanlarda gidiyorum)
çatlaklar görüyorum yerlerde
büyük bir hüzün görüyorum o çatlaklardan havaya karışan
neden kimse görmüyor bunu da bir ben görüyorum?


ve …,
bir mecburiyeti çoktan kabullenmiş hatta o mecburiyete alışmış gibi
yalnız bıraktım kendimi senin için
sıfır altı gün sıfır sekiz gece sustum önce
sonra “iyidir” dedim “ne olsun aynı”
ve bakıp aynada gittikçe çirkinleşen yüzüme
“ben” dedim “ben istenmiyor olmakla ilgiliyim”
ve …,
alıştım ben
alıştım...



hatta evrenin bütün yalnızlıklarını üstüme alındım


hüseyin yıldız


Misafir 23 Ağustos 2007 09:59

Yalnızlıklar İçindeİşte gemiler gidiyor,
Bırakıp beni kumsalda.
Kırık gönlüm ;
Koskoca bir ıssız ada
Her yanda yalnızlık
Her yanda hüzün var.
Ne sevenim
Ne gülenim yüzüme
Yalnızım,yalnızlıklar içinde
Ahmet Ünal Çam



Saat: 10:36

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık