![]() |
Yalnizlik buğulu penceremde bir ben birde yalnızlık hava soğuk,yağmurlu ve karanlık sakin sessiz ve bomboş ortalık buğulu penceremde bir ben bir de yalnızlık sokak lambaları birer birer yanarken insanlar yavaşça sokakları terkederken bu akşam hüzün yine benimleyken buğulu penceremde bir yalnızlık birde ben dolunay çıkınca ortaya kalmadı karanlık deniz olabildiğince durgun ve bulanık hikayeme henüz bulamazken bir başlık buğulu penceremde bir ben birde yalnızlık herkesin hikayesi gibi zannederken farklı yaşadığımı henüz bilmezken yalnızlığımın farkında değilken buğulu penceremde bir yalnızlık birde ben kafam düğümlü ipler gibi karmakarışık neden acaba bu anlaşılmazlık buğulu penceremde ben yokum artık hikayemin adı yalnızlık... ıbrahım kara |
beni bekleme acılar ve hüzünler bıraktım ardımda anlaşılmayan ve yalansız sözcüklerimi çürüyen gözlerimi, yalnızlığımı bıraktım sana sen dudaklarımda ay ışığı bir ıslıksın ayak izlerimin kaldığı İzmir sokaklarında ağlamanın ayıbını taşıyan gözlerimde gözlerinin izleri utançlı ve felçli ellerimde ellerinin izleri kaldı başka da hiçbir şey beni bekle. Mahmut Ayaz |
Yalnızlıkyanlızlık; annesizlik babasızlık gibi. açlık,parasızlık gibi. koyar adama bazı bazı. yarım sevdayla gelir, ölümle gelir bilemezsin kalırsın böyle bazı bazı. ne evin huzur verir, ne de çevren. gözler alaycı gelir yürekler sahte. çırpındıkça batarsın, elin göğsünde anlamaz kimse...! Cihat Aydın |
Evlenmek isterdim, süper bir dügünüm olsun, bembeyaz, sirti acik bir gelinligim olsun, annem sevincinden aglasin diye.. Kivircik sacli bir kiz cocugum olsun ve bana anneler gününde carpik curpuk yazisiyla okulda yaptiklari karti getirsin diye... Geceleri gök gürleyip firtina ciktiginda korkarak yastigima sarilmayayim diye... sevdigim erkek bana: canim karicigim desin diye... Artik yemek yapmayi ögreneyim, devamli yumurta ve makarna pisirmeyeyim diye... Ama EVLENMIYORUM: Sevdigim erkegin kirli iccamasirlari, Lavobodaki sakal artiklari, Kaprisleri, küfürleri, vurdumduymazliklari ve yalanlari arasinda onu neden sevdigimi unutmayayim diye... Isin icine para ve cikar hesaplari girdigi zaman büyük asklarin nasil kücüldügünü görmeyeyim diye.. Aldatilmanin dayanilmaz hafifligi(!) ile tanismayayim diye... Canim babacigimdan kalan tek sahip oldugum seyi, soyadimi verip yerine bana soyadindan baska verecek cok büyük birseyi olmayan birininki almayayim diye.... Gece kizarkadasim aglayarak bana telefon actigi zaman kedime ertesi gün icin mama koyup geceligim ve dis fircamla onun evine gidebileyim diye.. Ben olgusunu daha yeni yeni ögrenmisken, bunu Biz olgusuna degismeyeyim diye... CAN DUNDAR |
Dün gece yine yalnızdım Dün gece yine yalnızdım Sokağa çıktım Ve kendime bir çiçek aldım Kendim almamış gibi yürüdüm sokaklarda Ve yalnız değilmişim gibi düşündüm Ama her gece gibi Dün gece de yalnızdım Ve kendime bir çiçek aldım Bir saat geri alınmış saatler Ben geri almadım Ve bir saat daha yalnız kalmadım Bir masaya oturdum İki çay ısmarladım Ben içtim,sen soğuttun Sana söyleyeceğim her şeyi yuttum Çok dert etmedim Çünkü yoktun Dün gece yine yalnızdım Rahat ağladım... ıbrahim kaya |
'yalnızlık vazgeçilmezimdi benim, tanımsızım,aitim olmuşluğum, kendi ellerimle bozup, bir başka insanı yalnızlığımın bir parçası olarak, ben gibi, kabul edebileceğimi düşünmezdim.. yıllardır var olan bir duvarı, yıkmadan ötesine geçebilmeni, seni orada görmekten bu denli mutlu olabileceğimi bilmezdim 'yalnızlığın kadarsın yalnızlığın mis kokmalı yalnızlık dediğin büyük bir zindan dünyanın en kalabalık zindanı dinden imandan çıkarır ama öyle bir adam eder ki insanı' EFLATUN-ZÜHRE Yalnızlık, yaşamda bi an, Hep yeniden başlayan.. Dışından anlaşılmaz. Ya da kocaman bir yalan, Kovdukça kovalayan.. Paylaşılmaz. Bir düşün'de beni sana ayıran Yalnızlık paylaşılmaz Paylaşılsa yalnızlık olmaz. Özdemir Asaf |
rüya gördüm dün gece avuçlarımda aynalar,seviyordum karşımda sen gibi biri uzatırken ellerimi ruhumu kaybettim... düşlerden doğan günlere uyandım yürüdüm uzayan kaldırımlarda seni özleyeceğim tuttu,ağladım... dilimde senden kalan nağmeler dolandım durdum nedenler içinde gitmem gerek bu şehirden dedim sonra gidemedim, seni özledim,ağladım... |
|
yazılırken ayrılık kederlerin pasına yapayalnız yasına ölü dağlar rüyalarla sevişir sökülmüş düşlerin de çadırları neye yarar mezarlıklarda çigan? sussam artık yıllarca, bin yıllarca boğup ağrımın köhnemiş çağrısını konuşturmasam ben artık bu aşka koşturmasam! mezarlıklarda çigan... mezarlıklarda çigan... Yılmaz Odabaşı |
Sen Yokken Sen yokken gittim Korkularımın üstüne Hiç ardıma bakmadım Gümüş şiirler yazdım sen yokken Çok yangın çıktı yüreğimde Küllerini bile savurmadım Irak denizlerin fırtınasıydım Uzak iklimlerin sert rüzgarları Kulaçlarken denizinde gurbeti Kanlı savaşlarım, Belalı sevdalarım olmadı hiç Ama hep sustum, Hep ağladım, hep yandım sen yokken. Bekliyorum dönüşünü yeniden, Bir gelsen, Hayatın önünden alsan beni Bir gelsen, Sellerin önünden alsan beni Bir gelsen, Ölümlü düşlerimden alsan beni. Çok durdum güneşe karşı bir başıma Savrulurdum rüzgarlarında sensizlik denizinin Sen yokken, Az dolaşmadım gönlümün kuytularında Üşüyen karanfilim şimdi buruşuk parmaklarda Bir kırağı ayazıydım gecenin kollarında Zifirlerinde sadece ben üşürdüm. Hiç aldırmadım esen rüzgara Hiç dinlenmiş bir yürekle çıkmadım ortaya Yinede hiç yıkılmadım giden trenlerin ardından Ama bütün yangınlar beni yaktı önce Hep ortasında kaldım vurgunların Vurgun nedir ki? deme Bir babanın serzenişi nasılsa öyle Bayrakları indirilmiş, Bozguna uğramış bir hisardım sen yokken Hep sustum, Hep yandım, hep ağladım sen yokken. Bir gelsen, Yangınlardan alsan beni, Bir gelsen, Dünyalarımdan alsan beni, Bir gelsen, Şafaksız gecelerden alsan beni, Ama ne zaman gelsen, Akşam kızılı gözlerimle bulacaksın beni. Cahit Külebi |
| Saat: 07:25 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık