![]() |
Tek Kaldım tek kaldım dünyada dünyam olur musun deniz kadar sevdim dalgam olur musun ateş gibi yandım alevim olur musun ilk aşkım değilsin affet son AŞKIM olur musun... Behlül İşkur |
İçimdeki YalnızlıkI) İçimdeki yalnızlık Dışarıdakilere ve kalabalık adımlara rağmen İçimde yaşattığım yalnızlığım Acılarıma sıkıntılarıma kırgınlıklarıma Arkadaş sandıklarıma inat edercesine Beni sakla Sakla ki kimse beni görmesin İncinen ruhumun yaşattığı buhranlarla Ruhum daha fazla incitilmesin Diye alıp bedenimi sakla toprağın en koyu rengine İçimdeki yalnızlık Yalnızlığım ruhumu alıp götür Geldiğimiz yere Sakla ruhumu masmavi gökyüzünün en saf tonuna Saflığı özlediğimi haykırmam için II) Beni tüketip bıktıran hayatın tozlu yollarında Yılmadan yürüyorken bu kadar yıpranmamıştım Her şeye inat ayakta durup yüzümden gülümsemeyi Eksik etmezdim Her şeye göğüs gerip başım dik yürüyordum Hayatın tozlu yollarında Ama burada ama oldum yüzü gülmez oldum Devenin yanında kulak sayılacak kadar küçük sorunlar karşısında Pes edip adım atamaz oldum Cesaretim kalmamış galiba O dağları deviren cesaretim kalmamış… Her şeye inat beni sakla İçimdeki yalnızlık Beyazlar içinde bedenimi toprağa Ruhumu yaldızlarla masmavi gökyüzüne… İçimdeki yalnızlık dışarıdaki kalabalık dünyaya İnat sakla beni Kimse görmesin Kimse duymasın sesimi Kimse sevmesin beni Kimse umut bağlamasın bana Kimse asıl olmayan ifadelerle kutsal olan dost kelimesini Zalimce kullanmasın Gerçeği dostum kelimesinin ardına saklamasın Gerçeklerden bıktım insanların asıl olanı gizlemesinden Bıktım III) Saklayabilir misin beni ey dostum diyen Beni inciltilmem için saklayabilir misin Kalbindeki saflığa Ruhundaki dinginliğe Yüzündeki acı gülümseye Ellerinde sakladığına Diline gizlediğine İçimdeki yalnızlığa Erişip beni saklayabilir misin dost diyen dil Beni saklayabilir misin Toprağın koyu tonuna gökyüzünün mavisine Beni saklayabileceğini sanmıyorum Ben şu soruya takılarak sanmıyorum Beni saklayabileceğini Sen gerçek dost musun İlkin bunu belirtebilmen gerekir ben i saklayabilmen için Beni gerçek dostlarım ve içimdeki yalnızlığım Saklayacak bir daha acı çekmem için Gerisi sadece bir damla göz yaşı biraz hüzün Belki bunlar affeder sizi yalancı dost. IV) Yaklaşan sonu hissediyorum Ulaşamadıklarıma araya mesafe koyduklarıma ulaşıyorum Kırdığım kavga ettiğim ayrıldığım insanlara ulaşıyorum Ayrıldığım sevdiklerime aşklarıma Arkadaşlarıma dostlarıma yoldaşlarıma Beraber nice sorunlara direndiklerime Beraber bir lokma ekmeği bir kuruş parayı paylaştıklarıma Ulaşıyorum Sesleri sözleri beni mutlu ediyor Mutlu olduğum kadar onlarda sesimi duydukları için Onlara ulaştığım için Mutlu olduklarını dürüstçe saf ve kin tutmayan kalpleriyle söylüyorlar Ulaştığım ve ulaşamadığım sürekli görüştüğüm uzun süredir görüşmediğim Kimse kalmasın sesini duymadığım Kimse kalmasın incilttiğim varsa burada Her şey son defa seslerini duymak içindir Affedilecek af dilenecek bir hatam olmadı Saflık ve dürüstlük sarmıştır Hep etrafımızı Ben mutluyum onlar mutlu Bir tek varlığımdan hoşlanmayalar Mutsuz Onlarda burada yaşıyor. Dışarıda koca bir dünya var Bunu unutanlar o dünyayı ben gördüm Varın siz görmeyen kalakalın sınırları dikenli tellerle sarılı hayatınızla. V) BENİ SAKLA İÇİMDEKİ YANLIZLIĞIM BENİ YAĞAN YAĞMURUN YERE DÜŞÜTÜĞÜNDE ANACAK BENİ DOĞAN GÜNEŞİN IŞINLARINDA HİSSEDECEK BENİ İNCİLMEYİM DİYE KORUNAKLARINDA SAKLAYANLARANILARLA YÜZLERİNDE OLUŞACAK GÜLÜMSEDE HİSSEDECKLER GERİ UMURUMDA BİLE OLMAZ BENİ SAKLA İÇİMDEKİ YANLIZLIĞIM Ahmet Doğru |
aşk demi içinde riya olmayan bir aşk demle, gönlünün ocağında. içinde özlem olsun, vefa olsun, beklemek olsun bir aşk demle, baharın kuytu köşelerinde. soğuk olmasın içinde karanfil olsun, ırmak olsun, yeşil olsun bana bir aşk demle geceleyin. ama karanlık olmasın içinde. güneş olsun, huzur olsun ve şiir olsun bana bir aşk demle ama içinde sadece; sen olsun... '''İÇİNDE SEN OLSUN''' |
Göğsümde 15 yara var!. Deldiler göğsümü 15 yerinden, sandılar ki vurmaz artık kalbim kederinden! Kalbim yine çarpıyor, kalbim yine çarpacak!!! Yandı 15 yaramdam 15 alev, kırıldı göğsümde 15 kara saplı bıçak.. Kalbim kanlı bir bayrak gibi çarpıyor, ÇAR-PA-CAK!! Nazım Hikmet |
YALNIZIM.. senin için yalnız bıraktım kendimi. neşterden bozma bir tahterevalli üzerindeyim de kimseyle oynamak istemiyorum sanki kimse yok karşımda buna rağmen yerde karşımdaki oturak, evet yerde! hem boş hem yerde! havada olan benim havada asılı olan! ben varsam bir ağırlığım da olmalıydı halbuki benim yanlış mı? eksik buluyor musun hiç göremediğin yerlerini? buluyorum ben “nasılsın” diyorlar mesela “iyidir” diyorum “ne olsun,aynı” sonra diyorum ki kendime “ben istenmiyor olmakla ilgiliyim” bi kaç bir şey var hiç unutmuyorum bi kere karşılaştık ya hatırlıyor musun ne kadar güzeldi eski sevgililer neden arkadaş olamasın tadındaydı gerçi ama güzeldi sen çok güzeldin geceydi,evine kadar yürüdük yoruldun çok hafif kızardı yanakların azıcık alkollüydün özlemiş gibiydin üstelik beni çok konuşmadın bi kaç bir şey anlattın ki önemsemiyordun anlattıklarını ama gözlerin parlıyordu,anlatabiliyor olmayı sevmiş gibiydin “nasılsın” dedin sonra birden gerçekten “nasılsın” diyordun “iyidir” dedim ben “ne olsun,aynı” demedim çok mutluydum çünkü utanmasam ağlayacaktım o kadar yakın mıydı senin evin çok çabuk varmadık mı? çok mu hızlı yürüdük ki ben mi hızlı yürüttüm seni? ve sen o apartmana ne zaman girdin de ne zaman söndü o ışık? sonra ben dedim ki kendime “ben istenmiyor olmakla ilgiliyim” utanmadım ağladım nasılsın …?mutlu musun? büyüksün benden farkında mısın havada olan benim havada asılı olan artık debelenmiyorum ayna önünde iyi göründüğüm bi açı yakalayana kadar kabullendim bile sayılır çirkinliğimi temizlemiyorum odamı heyecanla uyanmıyorum “nasılsın” diyorlar mesela “iyidir” diyorum “ne olsun aynı”. senin için yalnız bıraktım kendimi fedakar aşık tadında değil yada aklanmaya çalışan yahuda tadında öyle bıraktım işte elimde olmadan hiçbir şey talep etmeden bıraktım hatta bir ölü nasıl aklayamazsa kendisini öyle bi kaç bir şey var hiç unutmuyorum dedim ya terminalleri de unutmuyorum sen giderken daha soğuk olurdu terminaller ağlardın bazen,ben ağlamazdım bir mecburiyeti çoktan kabullenmiş hatta o mecburiyete alışmış gibi susardım. güçlü biri gibi susardım ki yemin ederim kimsenin yanında senin yanında hissettiğim kadar güçsüz hissetmezdim kendimi (bilmiyorum güçsüz mü doğru kelime aciz mi) bu her zaman böyleydi en çok terminallerde böyleydi bu kıskançlık krizi oldu sonra böyleydi bu dediğimin adı yemin ederim olsun istemedim ben kendi kendine oldu depresyon oldu sonra oldu işte bir şeyler neticede ben unutmuyorum terminalleri ki ne zaman gitsem o terminallere(sadece gitmek zorunda olduğum zamanlarda gidiyorum) çatlaklar görüyorum yerlerde büyük bir hüzün görüyorum o çatlaklardan havaya karışan neden kimse görmüyor bunu da bir ben görüyorum? ve …, bir mecburiyeti çoktan kabullenmiş hatta o mecburiyete alışmış gibi yalnız bıraktım kendimi senin için sıfır altı gün sıfır sekiz gece sustum önce sonra “iyidir” dedim “ne olsun aynı” ve bakıp aynada gittikçe çirkinleşen yüzüme “ben” dedim “ben istenmiyor olmakla ilgiliyim” ve …, alıştım ben alıştım... hatta evrenin bütün yalnızlıklarını üstüme alındım |
Aç Kapıyı Yalnızlık Aç kapıyı yalnızlık, ben geldim Hayır, ağlamadım, gözlerim yaşlı değil. Cephedeydim, kurtaramadım yenilmekliği. Gece yarısı, uyumuştur sokaklar çoktan Bir sen varsın işte, bir de benim hayaletim... Bakma öyle, al elimden valizlerimi Bir şey yok içlerinde; balık kokusu sinmiş üç beş kazak, Kırık bir ayna, bir kaç tel siyah saç... Soğuk burası, yağmur kokuyor Geceleri uyku tutmaz insanı burda Bak, yıldızları görmem lazım benim dolunayda; çıldırırım Yıkarım üstüne bu mahzeni, kaçamazsın... Morarmış, çatlamış ellerim soğuktan görmüyor musun? Varsa sıcak bir çorba getir bana, tuzlu Yoksa uğraşma, aç değilim. Saat yok duvarlarda, o kadar yalın yaşamak Günışığı da yok, karanlık ruhun gibi yakın sana... Yalnızlık kapat kapıyı! Şuraya, şu soğuk taşların üzerine bir yatak ser bana. Uyumak istiyorum, Unutmak istiyorum, Unutulmak istiyorum... Bayram Atik |
AMA YOKSUN Neler yaşadım herkesin sımsıkı sarıldığı hayatta Anlatmakla bitmez acılarım ve adını çok sonradan koyduğum sevdalarım Neler öğrenmedim ki.. Genç yaşta yaşlanmayı, en kuytularda bırakılmayı, acılara çaresizliklere kafa tutmayı, sevmeyi ve sevdiğim kadar sevilmeyi, gülerken ağlamayı... Bir de her şeye inat yıkılmamayı. Çoğu defa kendi karanlığımda kaldım ve kendimle defalarca hesaplaştım. Gidişin hem beni hem de masum hayallerimi yıkmıştı. Sensiz yaşamaya çalışıyor ama beceremiyordum. Çünkü her hücreme işlemişti sevgin... Biliyor musun sensiz kutluyorum doğum günlerimi. Dostlar bir şeyler hediye ederken, Bense en anlamlı hediyeyi bekliyorum senden.. Seni ve gelmeni !!!!!! Ama yoksun. Sensiz bu kaçıncı doğum günüm biliyor musun ?? Yüreğim de acılar taşıyorum, Ve bir dalga gibi kıyılara vuruyorum.. Bunca isyanı yokluğunda çıkarıyorum.. Halen yaralarım kapanmadı,kanamakta.. Bilerek sarmıyorum,senin gelmeni ve senin sarmanı bekliyorum.. Belki bu bekleyiş hayata sımsıkı sarılmama mı sağlayacak, Belki de sonum olacak.. İsmini ne zaman alsam dilime ve ne zaman baksam resimlerimize Dalıyorum yaşanan o günlere ve yüreğim dolup taşıyor hasretinle.. içtiğim sigarada ve çayımda sen varsın,hep senin izin var. Bu yüzden daha çok seviyorum çayı ve sigarayı.. Sensiz ıslanıyorum nisan yağmurlarında, Seni arıyorum bu kentin ıssız sokaklarında... Ama yoksun!!! Bir haber verseydin, Kuş olur uçar,yağmur olur yağardım. Ve gelirdim yanına..acılarımızı dindirir tekrar başlardık en güzel aşklara ve en masum sevdalara... Ama yoksun!!! |
Üşüyünce ağlıyorsun yalnızım dememek için Uçaklar gemiler trenler çiziyorsun duvarlara Kendine bir deniz bul artık bir de rüzgâr Parçalanacağın bir uçurum bul bu dünyada Tek tutkun o kenti bırakıp gelmek olmalı Ve gelirken havaya uçurmak bindiğin otobüsü Birden ayrımsadık ki ayrılık orda başlıyor Tam da çiçeklerin sulanmadığı yerde Konuşacak bir şeyler bulamıyorsak günboyu Derim ki ayrılık gündemdedir ne yapılsa Ve sen bütün ayraçları kaldırdığını sanmıştın Ama unutmuşsun yine de ayrılık ayracını Ahmet Telli |
Yalnızlık Saat çok geç oldu, uyuyamadım Döşek yılan oldu, yorgan bir akrep… Çıktım dolaşmaya, çıktım sokağa Yollar yılan oldu, evler bir akrep… Uzaklaştım evden, deli gibiydim, Fırtınada yağmur seli gibiydim, Yosun tutmuş deniz dibi gibiydim, Sular yılan oldu, toprak bir akrep. Yalnız kalmak idi, niyetim buydu Evde yalnız idim tutmadı uyku. Ne bir gören oldu, ne biri duydu Uyku yılan oldu, gece bir akrep. NİNOMAK |
Yalnızlıkyanlızlık; annesizlik babasızlık gibi. açlık,parasızlık gibi. koyar adama bazı bazı. yarım sevdayla gelir, ölümle gelir bilemezsin kalırsın böyle bazı bazı. ne evin huzur verir, ne de çevren. gözler alaycı gelir yürekler sahte. çırpındıkça batarsın, elin göğsünde anlamaz kimse...! Cihat Aydın |
| Saat: 03:35 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık