MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Gitmek mi Kolay? Yoksa Kalmak mı? (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/3960-gitmek-mi-kolay-yoksa-kalmak-mi.html)

Sedef 21 10 Haziran 2007 23:59

Kal Benimle Canım




Gizemin soğutur yalnızlığımı
Sobamda yanan kömürün
Ürkek ateşi gibi
Vurursun bedenime.

Bir kelebeğin
Kanat çırpışına benzer yüreğim
Atar hafif hafif derinlere.

Dolgun bir ses tonuyla
İsmini çağırır tüm varlığım
Ve bir kum tanesi oluveririm
Saklanırım Ruhuna.

Uyandırırsan
Sabahım olursun
Çeker alırsın
Benliğimi benden
Dokunursan ellerime
Akar giderim denizlerime
Ve bir bahçe kurar
Büyütürüm sevgini her yer de.

Gidisinde yolların olurum
Gelişinde yağmurlarınım
Yeter ki olduğun gibi
Kal benimle canım.


Murat Saydam


__cRiMiNaL__ 11 Haziran 2007 00:20

gitmek kolay olan elbette, ama aşk zoru sever! daha dogrusu zoru başarabilmektir aslolan... kalmak gerekir en kötü sevdanın, en kötü anında bile!!! sevmek sevilmek cabuk bulunabilen kolay bişey deildir...
GİDEN GİTMİŞTİR!!! KALAN SAVAŞMIŞ OLUR... ARDINDA BIRAKTIGI ENKAZI BİLMESEDE GİDEN GİTMİŞTİR GERİSİ BOŞ İŞTE...



The Unique 11 Haziran 2007 17:24

Kaybetmelerin savaşları bitmeli,kazanmanın savaşları başlamalı.
çelişkisiz bakmalı dünyaya..alıp gitmeli ruhunu çıkarıp bedeninden
sarılmalı yastığına sımsıkı sarılırcasına,kapatmalı tüm yaralarını
sabah kahvesi gibi alışmalı sıcaklığına
öksürükleri pahasına ıslanmalı yollarında
mırıldandığında duymalı,kalabalıkta seçebilmeli nerde olduğunu.
elilerininin birinden vazgeçebilmeli
teslim edebilmeli gözlerini
hayatıma bir 'barış' girmeli
Kaybeden savaşlarımı bitirmeli.
sough bir kız çocuğu sarılmalı ona sorgusuzca...


Mystic@L 12 Haziran 2007 10:48

Biliyorum gölgede senin uyudugunu
Bir deniz mağarası kadar kuytu ve serin
Hazların aleminde yumulmus kirpiklerin
Yüzünde bir tebessüm bu ağır ögle sonu.

Belki rüyalarındır bu taze açmıs güller,
Bu yumuşak aydınlık dalların tepesinde,
Bitmeyen aşk türküsü kumruların sesinde,
Rüyası ömrümüzün çünkü eşyaya siner.

Her şey yerli yerinde; bir dolap uzaklarda
Azapta bir ruh gibi gıcırdıyor durmadan,
Bir şeyler hatırlıyor belki maceramızdan
Kuru güz yaprakları ucusuyor rüzgarda.
Ahmet Hamdi Tanpınar


The Unique 12 Haziran 2007 11:20

Dökülemeyen bir damla yaşmış gözlerinden,
Uzun gecelerin son demlerinde
Yalnızlığın ve kararsızlığın karanlığında,
Gelgitlerindeyken sevdanın en arsızında
Uslanmayan kalbini al ve gel artık...

Dünü bir yana, yarını bir yana
Ulaşamadığın hayallerinin korkutuculuğunu
Yalnız kalan ruhunun çığlıklarını
Gurunun getirtmediği yolları
Unut ve gel artık...


Mystic@L 12 Haziran 2007 12:40

Çocukların düşlerinde bir Markut
bir kurbağa zıplıyor yaşamamızdan
hergün zıplıyor, hergün eksiliyor, hergün
Markuuuut Torbanı sarkıt.
Her doğal güzelliğin bir ucunda aptallık
öbür ucunda o kambersiz geçen düğün.

Kadın. Kadını bir dilime katık ettiler
Markuuuu! Torbanı sarkıt.
Siz büyüyün kan kuşları siz büyüyün
güzün gelişi bir öğürtüdür korkmayın
korkmayın ölüm bir başka ağzıdır yarasaların.
Aşınmış eşikler, aşınmış yaygaralar
aslan gibi bir kocası var mıydı bu kadının?
Gömleğimi zorlayan kuş sesleri

İsmet Özel


The Unique 12 Haziran 2007 19:13

Son cevabı veriyorum sıkı durun gitmek kolayyyyyyyyyyyy:D


LaSalome 12 Haziran 2007 23:08

Düşkünlüğümü yağmala! İçimdeki terkedilmiş Filistinli çocuğu vur! Gözlerimdeki inancını al! Ellerimi de bırak! Öyle git… Etten ve kemikten bir heykel de senin armağanın olsun aşkın sanat tarihine. Git! Bir destan da ben eklerim elbet sevda sayfalarına. Zor değildir kaybedecek hiçbir şeyi olmayan için korkularını aydınlık renklere boyamak! Senden önce de siyahtı düşlerim. Senden önce de düştüm ve kanadı gecelerim. :S
Yalnızlığın anadiliyim ben! Sensizliğin lugatı yok! Sensizliğin seni yok! Sensizliğin sesi yok! Yine de ben, bensizliğine yanıyorum.
Kusursuz bir ordunun donanımlı bir askeri gibi değil, kaybede kaybede körleşmiş kılıcından başka hiçbir silahı olmayan yetim bir savaşçı misali yeniliyorum sana. Sonra sana, sonra yine sana! Bir gün, iki gün, beş gün değil, her gün… Sen savaş sonrası ganimetlerini toplarken, ben; yastığımdaki çukura esir veriyorum gözbebeğimdeki tebessüm güllerimi.
Yaşam alanı daralıyor umutlarımın. Yasına açan çiçekler oksijenimi soluyor. Yaşanmış acıların üstünden geçiyorum, kim bilir kaçıncı kez. Kara kalem bir hayata doğmuştum. Gözlerim gözlerini göremiyorsa bundan! Gidişinle hiçbir ilgisi yok! İnan! Sen başlatmıştın ve gitmek ( ! ) en çokta sana yakışırdı zaten. Meğer ben denize düşüp sana sarılmışım! Sonra da… sonramız yok işte.
Göçmen kuşların ihanetiyle sürmelediğin gözlerinle gezdiğin bütün kentlerde, bulduğun ilk mavide, belki de her mavide pusuya yatacaksın bilirim. Bense; borsası tabana vurmuş bir ülkenin yalnızlık resimleri olup, gecenin en yarısında gizli gizli kentlerin duvarlarına asılacağım. Balçıkla sıvamaya çalıştığın, beceremeyince de giderek yok olacağına inandığın sevdamla, lokma lokma hüznümü doyuracağım.
Kazanmanın tadını bilmeyenler en güçlü yenilgilerle çıkarırlar hayatın tadını. Çünkü onlar; kalınca da yeniktir, giderse de! Severken de yeniktir, sevilirken de! Öyleyse şimdi ben kalıyorum, sen gidiyorsun ya hangimiz yenik, hangimiz galibiz bu hayatta?!!!
Zılgıtı çalınmış türküler besliyorum tarihi kederlerimin zirvesinde. “bedenine büyük gelen hüzün urbalarından arın” diyorsun giderken, bir de gözlerinden başla beni unutmaya!


Mystic@L 13 Haziran 2007 15:57



sevdam öldü artık,
Dün gece seninle sevişirken
Hayallerim ise boğuldu acılı düşlerimde..
Tövbe ettim adına,
Aşkıma, sana sevgime,
Dün gece
annemin üzerine.
Umutlarım yok oldu artık seninle beraber
Dün gece bütün aktığın damarlarımıda kestim.
Gözlerim her gece doluyordu hayalinle
Bu gece görkemli bir törenle körlüğü seçtim..

Zeynep Orcanel


Mystic@L 16 Haziran 2007 13:23

mutluluğun içimde binlerce yıldız,
ayrılığın beni bırakmayan en kötü hırsız,
Yokluğun içimde yaramaz bir kız,
en büyük günaha mecbur etti beni!
Rüyalarımda bile avutmuyor,sensiz yaşadığım bu hatıralar,
canım sevgini istiyor,
Ayrılığın her anında..
ertelemeyelim mutluluğumuzu gel yalancı baharlara,
Ne cenneti görüyor gözüm senden uzakta,cehennem bile
mutluluktur senin yanında..

Zeynep Orcanel


__cRiMiNaL__ 16 Haziran 2007 13:28

en kolayı şıpsevdi olmak aslında aşık olmak gitmek yada kalmak offf ikiside zor aslında


Sedef 21 16 Haziran 2007 16:38

Gidiyorum
ceketimi attım sırtıma
gidiyorum dostlar buralardan
dönüp te bakmadan ardıma
gidiyorum dostlar buralardan

her yanımda ezilmişlik
ufkuma doğru yürüyorum
beni kahreden yıkılmışlık
onuda yanımda götürüyorum

biçare, mahzun yüreğimi
hazin duygularım dişlerken
temiz zamana kaçıyorum
geçitleri,ayaklarım işlerken

yokuşlara bir bir çıkarken
akan sulara bent oluyorum
habire bana doğru akarken
kendimi akıntıda buluyorum

mazime güle güle deyip
gurup vakti uğurlamak istiyorum
sabır taşını bağrıma basıp
artık kendimi ağırlamak istiyorum


Engin Namlı


DrAm3vLH 16 Haziran 2007 16:42

Gitmek mi Kolay..? Yoksa Kalmak mı..?
Bavulları hep toplu durmalı insanın...
Bir gün telefonların hiç çalmayabileceği hesaplanmalı...
Tül perde arkasından misafir yolu gözlemekten vazgeçmeli...
İhanetlere, terkedilmelere, bir başına bırakılmalara hazırıklı olmalı...
Yalnızlığa alışmalı...
Çünkü omuz omuza günlerin vakti geçti.
Dayanışma, günümüzün borsasinin değer kaybeden hisse senetlerinden biri artık...
Bireyin keşif çağı, geride kırık dökük yalnızlılklar bıraktı.
Terörün bile bireyselleştiği çağdayız.
Zaman, birlikten kuvvet doğurma zamanı değil;
Zaman, tek basina dimdik ayakta kalabilmeyi becerme zamanıdır...
İşte o yüzden alışmalı yalnızlığa...



Sokaklar dolusu ıssızlıkla başbaşa yaşamayı göze almalı insan...
Güvendiği dağlardaki karlara bakıp ders çıkarmalı...
Hüzünlü bir şarkıyla paylaşılan gecelerde başını dayayacak bir omuz arama huylarından vazgeçmeli...
Sofrada tek tabağa, tabakta az yemeğe alışmalı...
Romanlardan, yalnızlığa yücelten paragraflar aşmalı evin en görünür duvarlarına...
Yalnızlık paylaşılmaz,paylaşılsa yalnızlık olmaz
Dizeleriyle başlamalı güne...
Telesekretere şu anda size cevap verebilecek kimse yok! denmeli,
Belkide hiç olmayacak...cevapsızlığa, sessizliğe ısınmalı...
Oysa sessizlik haksızlığa alkıştır.
Haklılığın onuru yaşatır insanı...
Susmanın utancı öldürür...
O yüzden en sessiz gecelerde Doğruydu, yaptım la teselli bulmalı insan.
Feryada komşuların yetişmemesine,
Soğuk duvar diplerinde sessizce ağlaşmaya alışmalı...
Kendiyle hesaplaşmaya çalışmalı...
Gece yastıkla ağlaşmaya, sabah aynayla gülüşmeye,
Kendiyle hüzünlenip, kendiyle keyiflenmeye hazır olmalı...
Hep başını alıp gidebilecek kadar cesur,
Ama hep kalıp savaşacak kadar gözüpek olabilmeli...
Sessizliği, sese dönüştürebilmeli...

Ve sırt çantasını her daim hazır tutmalı insan...
Yollarla barışmalı...
Yalnızlığa alışmalı...


Mystic@L 20 Haziran 2007 18:56

BİZDEKİ ACIYI ÇEKMEYEN BİLMEZ,
ELİMİZDE KADEH BİRGÜN EKSİLMEZ
BİZ SEVERİZ BİZİ KİMSELER SEVMEZ
ADIMIZ SERSERİ KALBİMİZ DEĞİL

DERTLİDİR ŞARKILAR DİLİMİZDEKİ
BİR ÖMÜR ÇİZGİSİ YÜZÜMÜZDEKİ
YAĞMUR DEĞİL YAŞTIR GÖZÜMÜZDEKİ
ADIMIZ SERSERİ KALBİMİZ DEĞİL.

Hakkı Yalçın


Pollyanna 21 Haziran 2007 01:02

Bu gece son, biraz sonra
Bu kapıdan son kez çıkıp yine kendimi
Vuracağım, yollara
Kim bilir kaç kere ıslanacak yüzüm
Elimi tut, düşman olma
Ne olur parça parça olmasın içimiz...

Gitmelerin eşiğindeki bir gecedeyim yine. Susmalara öyle alışmışki yürek son iki kelimeye bile yer bırakmıyor hüzünler... Bu sefer son... Dönüşü olmayan bir gidiş bu. Birazdan bu kapıdan çıkıp gideceğim. Adım gece olacak, sense ardımdan yere dökülen kalp kırıklarını toplayacaksın. Kim bilir belki de iki damla ile kutsayarak. İkimizde biliyoruz hiçbir parça diğeriyle denk gelmeyecek arada boşluklar olacak, iliklerimize kadar üşüten soğukları misafir eden boşluklar.. Boşver, varsın olsun sen beni tanıdığın gün öğrendin zaten yaralarını sarmayı. Sana getirdiğim her acıya mutlulukmuş gibi sarıldın. Oysaki ben hiç fark etmedim seni kanattığımı ...
Bu sefer son artık seni acıtmayacağıma söz verdim kendime... Kim bilir kaç kez uykulardan uyanacağım hıçkırıklarla, artık olmadığını bile bile seni arayacak gözlerim eve her gelişimde, belki de sohbetlerin olmayınca eksik kalacak çayımın lezzeti, yemeğimin tadı tuzu ve kahvaltılarımın keyfi ... Üzgünüm ama artık gitmeliyim.. Ne olur anla beni! Eğer şimdi gitmezsem daha fazla kan kaybını taşıyamayacak bu sevgi.. Her şeyi anlatabilirim de yüreğime ışıldayan gözlerinin düşman olması yok eder beni bir tek onu anlayamaz işte..

Ne kadar zor olsa da bu ilk değil ki kaç kez kan kaybından kaybettim ben ümitlerimi. Varsın bunu da kaybedeyim. Eğer gitmezsem sevdiceğim daha bir acıtır olacak bu yara ikimizi.. Bir eksik bir fazla fark etmeyecek kadar anlamsızlaştı hayatım bir anda. Birkaç cümlenin, bir dağı nasıl yıkabileceğini gözlerimle görmesem anlamazdım. Ama artık seni hayallerime ortak edemem. Bu geceden sonra kanattığım yaraları yok sayamam. Kızgınlığını ve kırgınlığını omuzlarımda taşıyamam.. Üzgünüm sen nefretini savurdukça duvarlara ben öylece kaldım hayatın tam ortasında. Issızlaştı bir anda, sıcacık sandığım yuva. Sen ne halin varsa gör dedin. Ve ben bittim, hayat bitti...


Mutlu ol iyi bak kendine
Ne olur gözüm arkada kalmasın
Uzun uzun seneler var önünde
Gün gelir sevgilim acıya alışırsın
Alışırsın .bu gece son...


Pollyanna 21 Haziran 2007 11:53

Sen Git, Bırak Aşk Bana Kalsın
her Gidişine Ayri Bir Anlam Yüklüyorum, Yapma Tanri Aşkina! Ya Hep Kal Benimle Söz Etme Gidişlerden Ya Da Silinsin Isminde Cisminde... Oynama Benimle, Dengemi Bozuyorsun. Aşki Yaşayacak Yürek Birakmiyorsun Insanda, Böyle Değildin Sen...

Bittiyse Heyecanin Bileyim Ben De... "seni Seviyorum" Diye Başlayan Ve "ama..." Ile Devam Eden Cümleleri Duymaktan Biktim. Seviyorsan Seviyorsundur, Amasi Olmaz Bu Işin. üstelik Bir Cümlede "ama" Varsa Bir önceki Yarginin Hiç Bir Hükmü Yoktur Artik. "seni Seviyorum, Ama Birlikte Olmamiz Imkansiz..." Imkansiz Diye Biliyorsan Eğer Sevmiyorsun Demektir. Bahanelerin Arkasina Siğinma! Insanlarin Hayatina Sorgusuz Sualsiz Girip, Darmadağan Eden, Sonra Da Hiçbirşey Söylemeden Gitmeye çalişanlardan Nefret Ediyorum.. Böyle Misin Sende? Gerçekten Gitmek Mi Istiyorsun? Yürekli Ol Biraz, Haydi Konuş Söylemek Istediğini... Iki çift Söz: Haketmedi Mi Bu Aşk? Yaşanilan Bunca şeye Hiç Mi Saygin Yok??

Ah Ben Niye Yaniliyorum Hep? Niye "işte Bu" Dediklerim Sömürüyor Aşkimi? Biraz Daha Mi Kati Olmaliyim? Biraz Daha Mi Kapali Tutmaliyim Kapilarimi? Bazen Bu Dünyadan Olmadiğimi Düşünüyorum... Bu Devrin Adami Değilim!... Oyun çeviremiyorum, Hesap Yapamiyorum! Bana Ait Olmayan Kişiliklere Bürünüp Bir Plan Dahilinde Hareket Edemiyorum! Insaniz Biliyorum. Hepimizin Zaaflari Var. Hepimiz Egolarimiza Boyun Eğebiliyoruz... Iyi De Hep Beni Mi Bulacak Bunlar?

Hiç Bir Kaygiya Yer Vermeden, Hiçbir Hesabi Düşünmeden Açsaydi Bana Yüreğini Işte O Zaman Görürdün Bir Aşkin Nasil Efsaneye Dönüşebileceğini... Sen Gözlerini Kapiyorsun Bir Sen Varsin! Başka Hiç Kimseye Bakmiyorsun! Herşey Senin çevrende şekillenmeli, Herşey Sana Göre Düzenlenmeli... Beceremiyorum Kusura Bakma!!!... Aşk, Tam Teslimiyet Ister... Kendini Aşkin Kollarina Ya Birakirsin Ya Da Birakmazsin. "bir Yarim Dişarda Kalsin" Dediğin Noktada Aşki Boğarsin! Yok Edersin O Güzelim Duyguyu... Bu Yüzden Hep Cesurlarin Işidir Aşk!! Kaçişlari, Yalanlari, Aptalca Oyunlari Kabul Etmez... Aşk Saf, Duru Insanlari Sever. Kafasinda Binbir Tilki Dönenler Aşki Yaşayamazlar! Arinmalisin!! En Saf, En Duru Haline Dönmelisin Ki Yaşayabilesin Aşki!... Kisacasi Sevgilim, Sana Göre Değil Bu Iş... Senin Yolun Açik Olsun...
Sen Git, Birak Aşk Bana Kalsin!!!...


RuYa 21 Haziran 2007 14:58


“Sen benimsin” demeseydin de “Ben sana aidim” deseydin.. Başka ellerde olsan da varlığını hissedebilirdim belki…Söylemedin ki…

“Senin için her zorlukla savaşırım” değil de; “Senden gelen hiçbir şey zorluk değil” deseydin; inanırdım yüreğinin sadece bana ait olduğuna… Söylemedin ki…

“Sen olmadan yaşayamam” değil de, “Sensizlik diye bir şey yok; sen var olmasan da benimlesin” deseydin; inanırdım sevginin sonsuzluğuna…Söylemedin ki…

“Sen benim rüyamsın” değil de “Gerçekleşen rüyamsın” deseydin; uzağında da olsam yaşatırdım bu gerçeği sende…Söylemedin ki…

“Sen benim eş ruhumsun” değil de ; “Sen aslında Bensin” deseydin;yokluğunda da devam ettirirdim sen olmayı…Söylemedin ki…

“Seni Seviyorum” değil de “Seni hep seveceğim” deseydin, yalan da olsa sevgin inanırdım bana bir gün döneceğine… Söylemedin ki…

“Seni çok özlüyorum” değil de “Seni özlemek bile güzel” deseydin; ayrı da olsak inanırdım beni her dem yüreğinde yaşattığına…Söylemedin ki…

“Sen benim için çok özelsin” demeseydin de; “Özel olan her şey sende saklı” deseydin; kendimi şimdi böyle basit hissetmezdim…Söylemedin ki…

“Bir gün bitecek” demeseydin de “Aslında seni hiç sevmemişim.” deseydin ; en azından delikanlı biri yaşatırdın yüreğimde… Ama yapamadın ki…


Vedalaşabilecek kadar yürekli olsaydın , aklıma geldikçe gülümseyebileceğim hoş bir anı, güzel bir tat olarak kalırdın bende… Yapamadın ki…… HARUN MERT


DrAm3vLH 21 Haziran 2007 15:55

GİTMEK Mİ ZOR?

YOKSA KALMAK MI?

GÜLE GÜLE DİYEBİLMEK Mİ?

YOKSA HOŞÇAKAL DİYEBİLMEK Mİ?


SEN GİTTİN YA;YARIM KALDIM(
adım)…

SÖZLERİM YARIM,OKUDUKLARIM YARIM,GÖRDÜKLERİM,BAKIŞLARIMIZIN YARISI…

YÜREĞİMİN ATIŞI YARIM,CÜMLELERİMİN “ÖZNE”Sİ YOK;YARIM….

ORTADAN İKİYE BÖLÜNMÜŞ SEVGİ SÖZCÜKLERİ GİBİ,SULARIN KESİK AKMASI GİBİ,YARIM GİBİ YARIM…

SÖYLEYEBİLDİKLERİMİN,YAZABİLDİKLERİMİN YARISI OLDUĞU GİBİ…

SEN GİTTİN YA;YAŞADIKLARIMIN YARISINI DA GÖTÜRDÜN…

MERHABA DİYEBİLMEK Mİ ZOR?

HADİ EYVALLAH DİYEBİLMEK Mİ YOKSA? KOLAY OLAN…


EKSİK DEĞİL Mİ BİR YANIMIZ?..


ARKANA DÖNÜP EL SALLAYABİLMEK Mİ?

YOKSA,YÜREĞİMİN YARISINI GÖTÜRDÜĞÜNÜ BİLDİĞİN HALDE,ZORAKİ GÜLÜMSEYEBİLMEK Mİ?

SEN GİTTİN YA;YARIM KALDIM(
adım) …

GİTMEK Mİ HÜZÜNLÜ?

YOKSA KALMAK MI BURUK?

İÇİMDE DÖRT NALA KOŞAN AYRILIK,SENDE KALAN PARÇAMI MI ARIYOR?

DAHA NE ARIYOR Kİ BAHANE,

YARIM SENDE,YARIN BENDE KALMIŞKEN?

...ARDINDAN EL SALLAYABİLMEK Mİ KOLAY?..

YÜREĞİMİ GÖTÜRDÜĞÜNÜ BİLDİĞİN HALDE GİDEBİLMEK Mİ...?


Mystic@L 21 Haziran 2007 16:18

Ben Seni Sevdim Mi? Ben seni sevdim mi? Sevdim, kime ne
Tuttum, ta içime oturttum seni
Aldım, okşadım saçlarını, öptüm
Içtim yudum yudum güzelliğini

Ben seni sevdim mi? Sevdim elbette
Bendeydi özlemlerin en korkuncu
Çıldırırdım sen ne kadar uzaksan,
Aşk değil, hiç doymayan bir şeydi bu

Ben seni sevdim mi? Sevdim doğrusu
Sevdikçe tamamlandım, bütünlendim
Biri vardı ağlayan gecelerce
Biri vardı sana tutkun; o bendim

Ben seni sevdim mi? Sevdim en büyük
En solmayan güller açtı içimde
Omrumu değerli kılan bir şeydin
Sen benim bozbulanık gençliğimde

Ben seni sevdim mi? Sevdim, öyle ya
Bir çizgiye vardım seninle beraber
Ve bir gün orada yitirdim seni
Ben seni sevdim mi? Sevdim, Ya sen beni?
Ümit Yaşar Oğuzcan


DrAm3vLH 21 Haziran 2007 17:16

http://img241.imageshack.us/img241/3382/19bm1.png


Mystic@L 22 Haziran 2007 00:17

Belli Belirsiz Gidişler Sonbaharda dolunaylarla belli belirsiz gidişler.
Derin uzaklarında ayın krater gözleri görülür.
Her yolcu belli belirsiz gider, bakışlara gider.
Gözler gözlere gider yolculara yoldaş gözler.
Tenler tenlere uzanırken yolcular ellerle gider.
Omuzlara özlem konar, ağırlaşır, biner de biner.
Ağır trenler gibi yaşlar raylarında akar dudaklara.
Belli belirsiz gözlerin peronlarında yollar başlar.
.
Her yolcusu yolunda gibi belli belirsiz yolların.
Belli belirsiz sevdalara gider yürekleri yolcuların.
Ömer Serdar


Sedef 21 22 Haziran 2007 01:16

Kal Desem de Gideceksin
Uzun bir ayrılık zamanı geldi
Sen kafana koymşsun, gideceksin
Sızlayan kalbim şimdiden delirdi
Faydası yok, kal desem de gideceksin

Bu ayrılık bize acı verecek
Biz ağlarken kötü yüzler gülecek
Hasret ateşini hissedeceksin
Faydası yok, kal desem de gideceksin

Belki beni benden daha çok sevdin
Benden uzakta fark edeceksin
Ayrılık çok zormuş göreceksin
Faydası yok, kal desem de gideceksin

Hüseyin Gümüş


Pollyanna 22 Haziran 2007 10:17

ben seni sevdiğim zaman
yağmur yağıyordu alanlara
sokaklar ağlıyordu
kar yağıyor şimdi dağlara
gitme kal
yağmur aşkına kal

gidersen
gecenin siyahı çöker yüreğime
göç eder kelebekleri ömrümün
boynunu büker gelincikler
dağlar ceylansız
nehirler türküsüz kalır
Gidersen
tarlalar susuz
çocuklar uykusuz kalır kömür gözlüm

senin yürekten gülüşünü
umutsuzluğu umuda sürüşünü
acılara sevda yazışını sevdim
kendinle barışını
seni seviyorum deyişini
tüm sevgiler sürgünken

yaşamak bir türkü seninle
yediveren tomurcuk
gidersen
boynu bükük kalır bu şehir
ölür kahrından bu içli şair
yokluğuna nasıl alışırım
dudağın dudağıma mühürken


seni seviyorum deyişini sevdim
ekmeğini bölüşünü bir düşkünle
kar gülüşünü
öksüzleri sevişini sevdim
ve yüzündeki hüznü gözüm
bakınca insan gibi bakışını
ağlayınca çağlayanlar gibi akışını

insanları sevişini sevdim
omuzuna dayanmayı efkarlıyken
affedişini
bir düşküne el uzatışını sevdim
temiz kalışını sevdim en çok
bu hayatın kirlenmiş sahnesinde
bir umut gibi,
bir türkü gibi,
bir şiir gibi duruşunu
bin bahar tazeliğinde
saçlarına günün vuruşunu sevdim

ben senin
bir gülü koparmasınlar diye
günlerce gül düşmanlarına isyanını
bir annenin acısına ağlayışını
ben senin
tüm kavramları ve kuralları çiğneyişini sevdim
küflenmiş törelere ve haksızlıklara karşı çıkışını

kar beyazı beyazını
mavi mavi, yeşil yeşil, al al
seninle sokaklar dolusu çığlık
acılar dolusu yalnızlık
çiçekler dolusu sevgi ektik
dağların doruklarına
maviler boyunca beyaz güvercinler uçurduk
meydanlara
gitme kal

gidersen
mutluluğumdan sızılar kalır yüreğimde
yarım elvedalar kalır,
soğuk odalar,
karanlık geceler

sensiz koma yüreğimi yağmur aşkına
seninle başlayan hikayem
seninle son bulsun sonsuzluklarda


Mystic@L 22 Haziran 2007 10:29

Yağmurdan, güneşten, poyrazdan, uzun yollardan
Biz şimdi gurbetimize çıkıyoruz, vakit tamam
Çanlarla, türkülerle, davullarla ayrılmak uzak bize
Yüzüme vuran sıcaklığınla çocuk dudaklarınla
Sen giderken, ellerimde ellerinden ayrılmanın öfkesi
Varlığında yeniden kurulur eksiksiz bir sıla

Seni her düşünmemde benzersiz bir yurt özlemi
Bana düşen, gelişini aralıksız beklemek
Beklerken bakışında eriyip gitmek yavaşça
Beklerken sonsuz bir ormanı yürümek saçlarında
Benim tutkum, ölümüm, serüvenim bu işte

Afşar Timuçin


RuYa 22 Haziran 2007 15:19


Çıkarıyorum seni kelimelerimden, yazılarımdan, hayatımdan… Kolay olmayacak biliyorum. Ama kolay olan ne vardı ki bizim ilişkimizde. Hep kapalı kapıları zorladık seninle… Aşılamayacak engellerin üzerinden gelmeye çalıştık. Hep karanlıkta, hep koskocaman bir boşlukta koşup durduk. Birbirimizi bulmaya, birbirimizin olmaya çalıştıkça daha da uzaklaştık, daha da koptuk birbirimizden. Ben sana gelmeye çalıştıkça, elimi uzattıkça sen hep bir adım geri kaçtın. Mücadele eden ben; kaçan, korkan hep sen oldun! Sen bana arkanı döndükçe ben hep arkandan seslenen, gitme diye yalvaran oldum… Yanımda kalman için önüne duvarlar ören, engeller koyan ben şimdi anlıyorum ki yanımda olan sadece bedeninmiş, yüreğin değil! Dedim ya kolay değildi yaşadığımız şeyler; benim sana “seni seviyorum” dediğimde senin susman, konuşmaman; ben sana geldikçe senin kaçman ve benim sürekli her yerde seni aramam kolay değildi… Her insan hak ettiğini yaşarmış ya sevdiğim! Sen hak etmediğini, beni, benim aşkımı yaşadın. Verdiğim sevgi, hissettiğim aşk senin hak ettiğinden çok çok fazlaymış meğer. Kim bilir belki de bu yüzden böyle oldu. Benim aşkımmış sana asıl ağır gelen… Bu yüzden hep kaçmayı, kolayı seçtin. Karşılaştığın ilk engelde arkanı dönüp gitmeye kalktın. Bir kere de üstesinden gelebilirim bunun demedin, diyemedin. Benim payıma düştü hep engeller, karanlıklar, zorluklar…



Şimdi o zorluklara bir yenisini daha ekliyorum ve bu sefer benim için hiçte kolay olmayan bir şey yapıyorum: seni hayatımdan sonsuza kadar çıkarıyorum. Çünkü anladım ki sen yüreğime ışık tutan, bana yol gösteren sandığım o büyük aşk değil, yolumu gidilmez yapan, kapkaranlık bir boşluksun. Bu yüzden vazgeçiyorum senden, aşkımdan, sevgimden belki de en önemlisi kendimden… Korkuyorum anlıyor musun? O boşlukta yapayalnız kalıp, yönümü hiç bulamamaktan korkuyorum. Günün birinde beni bırakabileceğin, gidebileceğin, sevgimin biteceği korkusu, yerini; yolumu bulamama, kendimi o boşlukta kaybetme korkusuna bıraktı. O yüzden;



GİT ŞİMDİ… Yanına sevgimden kalan sevgi parçalarını da al ve git. Çık hikâyelerimden, yazılarımdan, hayatımdan


The Unique 22 Haziran 2007 15:42



İsimsiz Şiir

Üstüme lapa lapa kar yağıyordu yeniden
Yeniden yüreğim beyaz bir lale
Berrak sular, ışıklar, çiçekler, renkler
Yeniden karşımda birer şelale

Artık benim için ne ekmek, ne su
Sağımda, solumda vehim ordusu.
Ve hep onu, bulamamak korkusu
Soyundum yeniden büyük melale.

Bana alev gibi bir şeyler yazdı
Sanki baştan başa şiirdi, nazdı...
Kırk yıl bile düşünsem olmazdı
Gelmezdi bu sevda akla, hayale.

Bitmiş tükenmiştim, efkarım çoktu
Salkım söğütlerden bir farkım yoktu
Yar beni yeni bir yarışa soktu
Şu halime bir bakın: deli-divane!

Gönlüm nakış nakış renkli bir kilim
Bir kınalı-güzel türküdür dilim
Yeminle anlatsam kim inanır kim
İçine düştüğüm bu çılgın hale.

Karışıp gitsem mi ebabillere
Adını versem mi karanfillere
Seslenip dursam mı sahillere
lale! lale! lale!
Yavuz Bülent Bakiler


RuYa 22 Haziran 2007 15:54

Ben giderken ardımdan baktın öylece. Oturduğun koltuğa gömülmüştün sanki. Sanki ölmüştün. Başın ellerinin arasında, görmek istemeden ama bu gerçeğe katlanarak duruyordun öylece.

Gidiyordum

Dur demiyordun.

Durmuyordum.

Seni bekliyordum.

Ölmeyi dilediğim nadir anlardandı…

Kızgınlığını, dargınlığını hatta belki nefretini alıp sırtıma, öylece kaldım hayatın tam ortasında. Issızlaştı bir anda, kapının arkasındaki dünyada hayat bitti.

Burada kal, yaşam burada demedin.

Dışarı çıktığın an nefes alamazsın demedin.

Ölürsün demedin.

Öldüm…

Her hareketimde yalvardım sana. Sen sessizce sigaranı yakarken, elimden geldiğince yavaş gidiyordum. Dur demek için zaman yaratıyordum sana. Yarattığım zamanları sessizlikle harcıyordun.

Gidiyordum.

Dur demiyordun.

Hoşça Kal dedim son gücümle. İstiyordum ki, seninle kalmak istiyorum de. Ancak o zaman hoş olur kalmam de. “ Ne halin varsa gör” dedin sinirle kalkarken, kapıyı çarparak çıktığın oda daraldı. Birden bire karardı dünya. Birden bire öldüm.

Kapıdan çıktığımda dünya değişmişti sanki. Bildiğim yaşam değildi gördüğüm. Islak sokaklara, soğuk havaya ve devam eden yaşama katıldım ben de. Ağladım var gücümle. Oturduğum kaldırımda, baş başa kaldığım yalnızlığımla ağladım. Ağlamak hayatı kolaylaştırıyordu. Yada gerçeğe inanmamı.

Sonra yürüdüm.

Yürüdüm.

Yürüdüm.

Ne halin varsa gör dedin.

Ne halim varsa gördüm. NERMİN SABAH


Sedef 21 22 Haziran 2007 15:57

Gidecek misin?

Korkuyorum seni benden alacaklar
Böyle Boynu bükük koyacaklar
Genç yaşta ihtiyar oldun diyecekler
Gitme desem yine gidecek misin?

Mutluluk huzur seninde hakkın
Bu yalan dünyada hiç gülmedi yüzün.
Kötülük yapacaklar budur korkum,
Gitme desem yine gidecek misin?

Yine seni kırıp üzecekler
Dünyanı zindan edecekler,
Herkes seni bana soracaklar
Gitme desem yine gidecek misin?

Sen gidince sanki ne olacak
Başın göklerimi değecek
Şu garip kartal seni ömür boyu sevecek
Gitme desem yine gidecek misin?

Ramazan Kartal


The Unique 22 Haziran 2007 15:59

SEVEREK AYRILDIN MI HİÇ?
YAŞADIN MI SEVEREK AYRILMAYI?
ANLADIN MI AŞK ACISI ÇEKTİĞİNİ?
ÖĞRENDİN Mİ SEVDİĞİNİ UNUTMAYACAĞINI?

GÖRDÜN MÜ HAYATIN ACIMASIZ YÖNÜNÜ?
HİSSETTİN Mİ AŞKIN ACI ÇEKTİRDİĞİNİ?
DÜŞÜNDÜN MÜ ONSUZ NE YAPACAĞINI?
ÖZLEDİN Mİ O ESKİ GÜNLERİ?

PİŞMAN MI OLDUN AYRILDIĞINA?
FEDAKARLIK MI YAPTIN AŞKINDA?
DOĞRU MU BU YAPTIĞIN?
CEVABINI VER ARTIK BANA...


RuYa 22 Haziran 2007 16:08

Beni bu sevdanın ortasında, deli yağmurların altında bir başıma bırakıp gittiğin zamanlar seni hiç durdurmadım... Yoluna çıkıp hiç, gitme, demedim sana... Beni bırakma, diye yalvarmadım... Her gidişinin ardından sessizliğe gömülüp, seni sonsuza kadar kaybettiğimi düşündüm hep... Bir gün geri gelebileceğine hiç inanmadım...Bu yüzden mucizeydi her dönüşün ve bu yüzden her defasında sana daha sıkı sarıldım...
Yıllar geçti aramızdan... Ayrılıklarla sırılsıklam, kavuşmalarla yıldızlı...Şimdi yanımdasın... Ama biliyorum, gideceksin yine... Rüzgar adını çağırıyor... Bu şehrin üzerini yine kara bulutlar sarıyor... Biliyorum, yine deli yağmurlar yağacak üzerime... Yine gizlenecek martılar saçakların altına... Yıldızlar kaybolacak... Biliyorum gideceksin ve ben yine kaybedeceğim yolumu...

Biliyorum, deniz kenarında martıların peşinde koşan çoçukluğumu düştüğü yerden kimse kaldırmayacak... Gözyaşlarımı silmeyecek o sevgi dolu, kutsal yüreğin... Biliyorum, gölgen bir İstanbul sokağının arnavut kaldırımıüzerinde ansızın gölgemi okşamayacak... Biliyorum, gideceksin... Ama bu kez sana sevdalı güvercinin yaralı yüreği bu gidişi kaldıramayacak...

Belki de bu yüzden hiç yapmadığım bir şeyi yapıyor ve soluk soluğa geçen o yıllar boyunca hiç fark etmediğin bir sırrı ilk kez yüreğine fısıldıyorum: Ben sana çocukluğumdan vurgunum... Artık gitme sevgilim...
Cezmi ERSÖZ


black_eyes17 22 Haziran 2007 16:10

gitmek daha zor yasayan ii bilir bunu bnde yasadım severken gitmek zorunda kalmak cok zor:broken:unutmadım unutamamda....


Sedef 21 22 Haziran 2007 16:12

Kala Kala


Sen,
Darbelerin şeklini
Bozduğu,şekillendirdiği;
Acıların,dağarcığına
Kilit vurduğu,vurdurduğu;
Dış dünyaya kapalı,
İç dünyasında;
Fırtınalar estirdiği;
Çığlık çığlık konuşan;
Dev sorunlarla boğuşan,
Sen,
Karamsar olma!
Kendine gel ve silkin!..
Şöyle sakinleş ilkin;
Sorunu,olguyu anla;
Çözüm yollarını sırala...
Uygununu bul,al.
Gerisini sal,salla...
Cesur ol;
Kaybedecek neyin var;
Can bir kemik bir deri,
Geride kalan;
Kala kala!..

M.Nazım Güler


RuYa 22 Haziran 2007 22:26

GİTTİN BEN SADECE BAKTIM
SEN HAZIRDIN BUNA
TEK KELIME ETMEDIM
SEN BENIM HEP HOYRAT
YANIMA DENK GELDIN YA DA
SEN VURDUN
SENI VE SENDEN KALAN
HERSEYI ISTE O AN
SILDIM.
GITTIN
GITTTIGIN GUN
YUREGIMDE BITTIN
ŞİMDİ YUREGIMDE KULLERINLE
YASIYORUM SENDEN TEK ISTEDIGIM
''HOSÇAKAL'' BULUT ÖZTÜRK


My Love For You 24 Haziran 2007 13:54

Gitmek ile kalmak arasında ki fark
giden gider, cezayı kalan çeker,
böle akıp gider işte anlamsız kelimeler,
farkında bile olmadan sızar aralardan...

En kötüsü arkana bakmamaktır,
bir daha onu görememek umudu ile,
en acısı ise sevilmedigini anlamaktır,
küçük oyunlar oynamasaydık dediğin keşkeler...

Anlamsız ve saf kelimelerimle sana yazmaya çalışıyorum,
ve ben herzaman ki gibi malesef gene başaramıyorum,
yokluğunda içime döktüğüm yaşlar, sel olur gözlerimden akarlar,
arkasına bile bakmadan haykırışlarla oradan kaçarlar,
geridi bırakılan sevdalar kimin umrunda...

Bu kavgada ayrılan ben olam, her ne kadar bunu sen yapsan da,
bu kavgada suçlu ben olam, her ne kadar kalbimi söken sen olsan da,
şimdi mola, beş dakika karşılıksız sevgi için,
on dakika yokluğunda ki dökülen gözyaşlarımı ,toparlamam için...

Sana yazılan şiirlerim bir dağa benzer, kimsesiz ve sessizdirler...


Mystic@L 24 Haziran 2007 17:01

Gunes acti, uzun surmedi
gozle gorulmuyor

Cocuk okula basladi, uzun surmedi
bir yerde calisiyor

Ruzgar esti, uzun surmedi
yaprak kimildamiyor
Delikanli oldu
ev gecindiriyor

Kar basladi, uzun surmedi
sular akiyor

Karisi iyilesti, uzun surmedi
timarhanede yatiyor

Agac buyudu, uzun surmedi
sobalarda yaniyor

Emekli oldu, uzun surmedi
kadavrada bekliyor

Süreyya Berfe


RuYa 24 Haziran 2007 21:49

Gözlerimde yaşlar kurudu akmaz,
Alemim karardı, güneşim doğmaz,
Gece çökse bile, yıldızım çıkmaz,
Sen yoksun ya, artık sabahım olmaz.

Canım gittiğin gün dünyam karardı,
Gözlerim kapandı, saçım ağardı,
Dizlerim kitlendi, gönlüm kapandı,
Yüreğim sadece sana bağlandı.

Yaşamak seninle güzelleşir di,
Umuda seninle gitmek sevinç ti,
Birlikte yaşamak ömre bedeldi,
Yoksun işte hayat kabire girdi.

Sabahım akşamım sen bir tanemsin,
Gecemde gündüzüm, can güneşimsin,
İçimde kaynayan lav ateşimsin,
Dön de gel papatyam, incen sevinsin. Ümit Yaşar Oğuzcan



Sedef 21 25 Haziran 2007 00:37

Gideceksin

Gözlerimde bulutlar nemlenecek,
Aklım yüreğime seni gömecek,
Yanağımdan göz yaşım dökülecek,
Pişmanlığımda senle gidecek.

Dağlar bile ağlayacak ardından,
Tek umut kalmayacak bana yarından,
Sanki kanım çekilecek damarlarımdan,
Tamamen yok olacak gözümde zaman.

Seni arayacağım yollarda her gün,
Ağır ağır yaklaşacak gönlüme ölüm,
Kalbimde yeşermeyecek başka bir sürgün,
Seninle gelecek peşinden zulmüm.

Bulutlar ağlayacak ardından yine,
Yalnızlık çökecek birden sevgine,
Karanlıklar dökülecek ak yüreğine,
Seninle gidecek bu dünya bile.

Aykut Yakup


Mystic@L 25 Haziran 2007 14:42

Aslında şimdi ,
Kaçmalı buralardan, kaçmalı
Sonsuz özgürlüklere; dağlara çıkmalı.
Deli gönlü kırlara sermeli.
Lale , gül ve nergis dermeli.
Çam ormanlarından geçmeli,
Yürümeli, yürümeli, yürümeli...
Ve sonra yorulup bir yol kenarında
Mola vermeli; ayran tasş yanında
Irgat yemeği götüren köylüler
Yemekler vermeli...
Sonra soluklanıp kalkmalı insan
Her zamanki gibi dönecek devran
Devrana yetişmeli..
Devrana yetişmeli...

Mehmet Kızılkaya


RuYa 25 Haziran 2007 15:57

Senin Olmadığın Yerde

Adına aşk koyduğun o büyük boşluğa
ben koca bir hayat sığdırdım...
Beni sevmemene isyan edip kaçmak,
sende aradıklarımı hayatla doldurmaya çalışmak,
ruhumun en büyük yanılgısıydı...
Hayat bana en acımasız yüzünü
sevgini inkar ettiğim zamanlarda gösterdi...
Ve şimdi asıl olmam gereken yerde,
hayata başladığım yerde,
kalbindeyim...
Vazgeçilmez oluşunun sırrı bu işte:
Senin olmadığın yerde ne olduğunu biliyorum...NAZLI ÖZPETEK



Pollyanna 25 Haziran 2007 16:34

Alıp başını gittin
hüzün veren hazan yellerince
bir hasret ateşi düştü ki yüreğime
külden ateş, ateşten alev, alevden kor oldu
tutuştu yandı gönül ağacım
yaprağıma acılar üşüştü
kırıldı dudağımdaki mor nenekşe
ardından
kuşları ürkütülmüş bir dal gibi kaldım
http://img105.imageshack.us/img105/6595/7119gtbp2lw0.gif
acılarıma tipi, saçlarıma kar düştü
yüreğime efkar, feryadıma zar düştü
yapraklarıma sarı sonbahar düştü
http://img105.imageshack.us/img105/6595/7119gtbp2lw0.gif
ırmak olup çağladım
rüzgar olup estim çığlık çığlığa
duydu herkes feryadımı bir sen duymadın
bir sen duymadın duymadin
http://img105.imageshack.us/img105/6595/7119gtbp2lw0.gif
gidişin kalbime düşmüş güz yaprağıydı
gidişin kar üstünde bir damla gözyaşı
gidişin tuz bastırılmış ayrılık acısı
gidişin dinmeyen gönül iniltisi
gidişin gönül sokaklarında hüzün sisi
http://img105.imageshack.us/img105/6595/7119gtbp2lw0.gif
gittin, ardından suların sesi, rüzgarın nefesi
baharın neşesi, yaşama hevesi de gitti
kimselere anlatamadım içimdeki uçurumu
kimseler dinlemedi beni, kimse anlamadı
http://img105.imageshack.us/img105/6595/7119gtbp2lw0.gif
gittin, baharı, yazı, kışı unuttum
yaşamayı unuttum
bir sen kaldın unutmadığım
bir sarı sabır
bir de kanayan, kapanmayan bu yara yüreğimde
http://img105.imageshack.us/img105/6595/7119gtbp2lw0.gif
yoksun işte; kahretsin
ellerin yok, gözlerin yok, gülüşün yok, üşüyorum. ..
http://img105.imageshack.us/img105/6595/7119gtbp2lw0.gif
Bil ki,
aşkını dağlayıp yüreğime kazımışım
adını aldığım nefesime yazmışım
Ve şimdi ben
baharımda karakışta kalmışım
http://img105.imageshack.us/img105/6595/7119gtbp2lw0.gif
son çaremdir diye sığınıp anılara avunsamda;
dinmiyor bu gönül iniltisi.....
DiNMiYoR !!!....


Mystic@L 26 Haziran 2007 01:33

Ağıtı yaralı kuşlar konar alnıma
Tanrının üvey çocuğu mudur onlar
Bu yüzden mi şairlere dokunurlar
Bu yüzden mi bu şiirde okunurlar
Göğün yorgun yüzünde düşsüz uyurlar

Ağıtı yaralı kuşlar konar alnıma
Hüznüme usul usul yağar kar...

Şubat 2001,
Enfield Island Village, Londra

Bülent Özcan


NiliM 26 Haziran 2007 08:12

Gitmektesin Yar!


Gitmektesin yar...

Adımlarını yüreğime basa basa,
Bir elinde şiirlerim,
Ötekinde sevdan,
Usul usul gitmektesin,
Belli etmek istemezmişçesine,
Pılını pırtını toplayıp,
Fotoğrafıma son kez bakıp,
Beni hayallerle bırakıp,
Umutlarımı da alıp gitmektesin yar....

Gitmektesin yar...

Hani geldiğin gibi, pek utangaç bakışların,
Üstelik gitmekten öte, kaçar gibisin..
Beni bendeki deliye emanet edip,
Bu aşk-ı memnuyu bitirmek ister gibi,
Yüreğimden gizlice gitmektesin,
Döneceğine söz vermeden,
Yanığımı her geceki gibi öpmeden,
Ardına bile dönmeden,
Çaldığın yalnızlığımı geri verip, gitmektesin yar...

Gitmektesin yar...

Dur diye yalvaramadan,
Ayaklarına kapanamadan,
Başımı sinene yaslayıp bir kez daha ağlayamadan,
Seni sevdiğimi bir kez olsun haykıramadan,
Sevdasızlık sandığın sevdamı anlayamadan,
Bedenin ileri, gönlün geri geri gitmektesin...
Suskunluğumu bıkkınlık sanarak,
Yüreğimde yaktığın ateşi söndürüp,
Parmakların parmaklarıma hasret, gitmektesin yar...

Gitmektesin yar...

Gittiğini kendin bile anlayamadan....
Yeminlere aldırmadan...
Aşkına bir zerre toz kondurmadan,
Gönlünün sevdasına, beynin utanarak gitmektesin...
Duygu - akıl çelişkisini çözemeden,
Henüz on sekizinde, bir fırtınayı dindirip,
Kendi yüreğini kor ateşlerle yakıp,
Dünyada henüz tazeyken sana gec kalmıs bir canın,
Cananı olamadan, olduğunu anlayamadan gitmektesin yar...

Gtimektesin yar...

Uğruma harcadığın onca şeyin lafını bile etmeden...
Ben senin olduğumu yeni öğrenmişken,
Yüreğinde bir kez olsun sevildiğini hissetmeden...
Artık birşey gelmez sanıp elinden,
Beni yaşatayım derken, sen ölmektesin yar...
Ben seni seveyim isterken,
Sen benden geçmektesin yar...
Ben sana yeni gelmişken,
Sen gitmektesin yar...


Selim Seven


RuYa 26 Haziran 2007 13:11

Ayrılık gibi dik başın
Gitmek yakışmıyor sana
Gözlerin hala seviyor
Kelimelerin oyuncağı olmuş
Gururum...
Aşkta asi bir yüz çizgisi
Ruhum...
Sen,artık yokluğum...

Sanki binlerce yıldır
Yanlış istasyonlarda dolaşmışım
Meğer
Sevmek beklemekmiş...
Yüzümü bile
Kirli aynalarda hapsetmişim
Yorulmuşum...

Sen,
En içten hoşçakallar kadar buruk
Ve artık benim olmayarak
Gidiyorsun...

Oysa
Gitmek yakışmıyor sana... BAŞAK BOZKURT



Mystic@L 27 Haziran 2007 00:37



Bedenimi çevreleyen kuşatmalar
İnlerken geceleri, yorulmalıydı
Sevdanın dehlizlerinden geçerken
Ki muammalı kahramanlıklardı
Yalnızlığa adını veren

Beyaz bayrakları çiğneyerek
Yapay umutlarımızı getirdik çiçek bahçelerine
Ancak
Ceplerimizde aşkları da barındırarak

Ey yoldaş,
Merhabanı esirgeme her sabah baktığın aynaya
Acıtarak geldik doludizgin yaralarımızı
Ölmeden olmaz kendini anlamak.

Jale Bektaş


NiliM 27 Haziran 2007 07:41

Gitmek Zamanı...


ben yüreğimi kaybettim
karanlıkta değildi hani
ay ışığı vardı
deniz vardı
yakamoz vardı...

sordum, kim aldı diye
söylemediler
bende gittim
yüreksiz gittim…

arkadaşlarım yüreksiz dedi bana
ama bilselerdi
oysa bilselerdi
her gün seyrettikleri yakamozun, yüreğim olduğunu
ve her gece yakamozda yandığımı
ve düştüğümü bilselerdi, bu şehre
usulca, düşerlerdi sevdiklerinin omzuna….


artık bu şehre dönmek gerekliydi
yüreksiz dönmek gerekliydi
çünkü yakamoz çalmıştı yüreğimi
şimdi ışıl ışıl yanmaktaydı bu diyarı-şehre
dövmekteydi şehrin bütün sahillerini….

şimdi ne dersin
bu ateş böceği mevsiminde
yüreğimle dövülürken bu şehir
ayakların götürür mü senin buralardan
küser misin bu şehre…

hayır demeni istiyorum
ay ışığında, çırılçıplak yanmanı istiyorum...
ateşböceğinde yanarken yüreğim.


Bahtiyar Arslan


My Love For You 27 Haziran 2007 11:04

Gitmek mi Kolay..? Yoksa Kalmak mı..?

Bavulları hep toplu durmalı insanın...
Bir gün telefonların hiç çalmayabileceği hesaplanmalı...
Tül perde arkasından misafir yolu gözlemekten vazgeçmeli...
İhanetlere, terkedilmelere, bir başına bırakılmalara hazırıklı olmalı...
Yalnızlığa alışmalı...
Çünkü omuz omuza günlerin vakti geçti.
Dayanışma, günümüzün borsasinin değer kaybeden hisse senetlerinden biri artık...
Bireyin keşif çağı, geride kırık dökük yalnızlılklar bıraktı.
Terörün bile bireyselleştiği çağdayız.
Zaman, birlikten kuvvet doğurma zamanı değil;
Zaman, tek basina dimdik ayakta kalabilmeyi becerme zamanıdır...
İşte o yüzden alışmalı yalnızlığa...



Sokaklar dolusu ıssızlıkla başbaşa yaşamayı göze almalı insan...
Güvendiği dağlardaki karlara bakıp ders çıkarmalı...
Hüzünlü bir şarkıyla paylaşılan gecelerde başını dayayacak bir omuz arama huylarından vazgeçmeli...
Sofrada tek tabağa, tabakta az yemeğe alışmalı...
Romanlardan, yalnızlığa yücelten paragraflar aşmalı evin en görünür duvarlarına...
Yalnızlık paylaşılmaz,paylaşılsa yalnızlık olmaz
Dizeleriyle başlamalı güne...
Telesekretere şu anda size cevap verebilecek kimse yok! denmeli,
Belkide hiç olmayacak...cevapsızlığa, sessizliğe ısınmalı...
Oysa sessizlik haksızlığa alkıştır.
Haklılığın onuru yaşatır insanı...
Susmanın utancı öldürür...
O yüzden en sessiz gecelerde Doğruydu, yaptım la teselli bulmalı insan.
Feryada komşuların yetişmemesine,
Soğuk duvar diplerinde sessizce ağlaşmaya alışmalı...
Kendiyle hesaplaşmaya çalışmalı...
Gece yastıkla ağlaşmaya, sabah aynayla gülüşmeye,
Kendiyle hüzünlenip, kendiyle keyiflenmeye hazır olmalı...
Hep başını alıp gidebilecek kadar cesur,
Ama hep kalıp savaşacak kadar gözüpek olabilmeli...
Sessizliği, sese dönüştürebilmeli...

Ve sırt çantasını her daim hazır tutmalı insan...
Yollarla barışmalı...
Yalnızlığa alışmalı...


Mystic@L 27 Haziran 2007 12:59

bir çığlığım kaldı benden
tarihin vicdanında yankılanacak
gayri gözyaşlarını biriktirsin
dünyanın dört yanında yalnızca ağlayanlar
sonra da oturup içsin
senin yazdığın yaldızlı dizeler
öfkeye-kınamaya-yasa dair
artık durdurmaya yetmez
bitmiş bir soykırımı ey şair
isyana kesmedikçe kederin
kalemin yüreğine saplanıp
ateşle yazılmadıkça dizelerin
daha çok
vampirler sokaklarda uluyacak
başka Bosnalar kanayacak
insanlık zulüm soluyacak
çocuklar soracak ey insanlık
çocuklar sizden soracak
sevinçler ne kadar az
azrail ne kadar çok
artık ellerimi tutamazsın anne
ellerim yok !..
l995- Balçova

Adnan Durmaz


RuYa 27 Haziran 2007 17:12

Seninle yeniden başladım hayatıma,
tüm defterlerimi kapadım,
sana açtım sonra sayfalarımı teker teker...

sakınalım sevdamızı,
duyurmayalım kimselere,
bilmesinler bu dolu aşkı,
nazarlar değmesin
yüreğimize.

şarkılar söyleyelim seninle,
şiirler yazalım
her mısrasında isimlerimizin anıldığı,
dilimizden düşürmeyelim
"seni seviyorum"ları.

daima sevelim birbirimizi,
özleyelim,
bitmesine izin vermeyelim bu aşkın,
gün geçtikçe artsın bizde kalanlar.

bitti isyanlar sevgilim,
bu mutluluğumun şarkısı. SEREN GÜLEŞÇE



Sedef 21 27 Haziran 2007 17:16

Giden Kalanlar'a

Arkadaşımdı,dostumdu
Ben belkide ilk defa
Güney'e bu kadar yakın
Bu kadar sıcaktım,
Mersin'liydi.
O gün;
Sarı çizgili gömleğim vardı
Üzerinde,
Babam amerikan pazarı'ndan
Almıştı.
Başkaları gitmiş olur
Gidince,
Birtek sen yakınsın
Uzakta kalınca
Diyerek;
Çanakkale'li esmer kıza
Tutulmuştu.
Sevdimi acaba
Bilmiyorum?
Tanıştılar,
Garipsedi uzun süre
Sonrası
Yüreğinde çatalkara
Bir acı.
Esmer kız; farkedildiğini
Farkettirmeden,
Mahcup bir edayla yitip gitti
Ve
Yeşil kentin mevsimsiz bir gününde;
Ben gömleğimi lekesiz
Anası; ciğerimi nefessiz aldı
Güney kokuyordu.
Dağ gibiydi,
Devrilmez
Sanırdım
Devrildi
Üstüme.
Gel zaman
Gitme zaman,
Yarısı güney'de olan
Mudanya yolunda bıraktığım
Yüreğim;
Tanışmadı,
Garipsemedi.
Saati belli belirsiz
Bir zamanda,
Farkedilmeden
Koşuyolu'ndan inip
Salacak'ta çay içiyor,
Yakın olan
Uzaktakilerle.

Cemal Mıhçı


RuYa 27 Haziran 2007 20:48

Yokluğuna dayanabileceğimi bilsem
Çoktan gitmeni isteyeceğim.
Katlanmak zorda olsa
Üzüntülere rağmen seninleyim.

Sahilin sensiz tadımı kalır
Kaldıramaz deniz yalnızlığımı
Boğulurum denizde sensiz
Hem bedenim hem ruhum mahvolur sessiz

Romantizmi unutur kalbim
Ay, aydınlatmaz yüreğimin derinliklerini
O zaman anlarım seninin değerini
Anlarım ki, aydınlatan senmişsin yüreğimi.

Omuzlarımda sensizliğin yükünü taşıyabilsem
Çoktan gitmeni isteyeceğim
Sensizliğin ağırlığında ezileceğimden
Hiçbir zaman “git” diyemeyeceğim. Git Sevgilim... NİLÜFER GİRGİN




Saat: 05:14

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık