MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Yalnızlığıma (Yalnızlık) (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/8336-yalnizligima-yalnizlik.html)

Misafir 9 Mart 2007 21:30

Kopkoyu bir yalnızlık demledim kendime. Yanında ne kızarmış ekmek kokusu, ne de
annemin yağlı, reçelli ekmekleri... Kopkoyu, bir yalnızlık demledim kendime...

Önce bir eşik yaptım, en soğuk mermerden. Yetmedi... Ardından bir sıra duvar
ördüm, en kalın taş bloğu ile, sadece bir sıra... Yine yetmedi... Ardından bir
sıra, bir sıra daha. Ben bir koydukça, beş koydu yaşam. Örüldükçe örüldü,
yükseldikçe yükseldi...
Duvarlarından ışık sızmıyor surlarımın. Kopkoyu bir karanlık ördüm kendime...
Şimdi güneşin ne doğuşu, ne batışı görünür oldu buralardan. Grubun turuncu, sarı
rengi yok artık. Yok artık mavinin yeşile çalan tonları. Yok artık pembe, beyaz
pastel bir bahar...
Çok zamandır kumdan kale yapıp, bir dalganın alıp, götürüşünü beklemedim. Çıplak
ayakla kumsalda koşmadım. Deniz kabuğu toplamadım. Çok zaman oldu, nilüferlerin
yaprağından, tırtılın umuduna kanat açmayalı...
Çok zamandır yağmura yakalanmadım. Saçlarımdan süzülmedi damlalar. Çok zaman
oldu, gökkuşağı görüp, çığlık atmayalı. Çok, çok zaman oldu pencerenin buğusunda
bir resmin kayboluşunu beklemeyeli...
Çok zaman oldu fotoğraf makinemle yaşamın bir karesini dondurmayalı... Bir bahar
dalından düşen çiğ damlasını yakalamayalı. Bir şelalenin sesini resmetmeyeli.
Çok zaman oldu tüm çocukları toplayıp, yaz okulu açmayalı... Akşam iş dönüşü
onlara şeker almayalı. Bahçede saatlerce zıplamayalı. Yaz bitiminde onlara sözde
karnelerini dağıtmayalı. Çok, çok zaman oldu...
Çok zaman oldu, minik ellerle beraber dev bir kardan adam yapmayalı. Kar
topundan kaçmayalı. Kara yatıp, iz çıkarmayalı... Çok, çok zaman oldu...
Çok zaman oldu bir şarkı tutmayalı, yüksek sesle bir şarkıya eşlik etmeyeli.
Kahkahaların sığmadığı bir odada bulunmayalı, sessiz film oynamayalı... Çok, çok
zaman oldu şen şakrak bir şarkının notalarına tutunup dans etmeyeli...
Yüreğim bir serçenin kanadı üzerinde atmıyor uzun zamandır...
Kopkoyu bir yalnızlık demledim kendime. Yanında mı? Sadece kalemim ve göz
yaşlarımla ıslanmış satırlarım...


ALINTI


Mystic@L 9 Mart 2007 22:25

Gel Beriye Şanın Artsın

Bahçelere düşen gazel
Körpe değilsin sen kartsın
Uzak uzak duran güzel
Gel beriye şanın artsın

Sitemli sitemli bakma
Beni yadellere atma
Gözüm kör oldu ağlatma
Gel beriye şanın artsın

Et kemiğin götürseler
Parça parça pişirseler
Yer altına düşürseler
Gel beriye şanın artsın

Mecnun isem sen Leylasın
Bırak Salimi ağlasın
Kan böğrüne taş bağlasın
Gel beriye şanın Artsın

Salim Yılmaz


tikkymelike 10 Mart 2007 01:42

YALNIZLIĞIM

Sen gideli çok oldu,
Bir sevdam kaldı bende geriye.
Sakın verme sendeki sahte aşkı ellere sevda diye.
Her şeyin bende sevdiğim sen nerdesin
Aldanışlarım,alışkanlıklarım bir de yalanların kaldı sende,sakla
Yakışır sana
Elvadasız gitmen acıttı canımı varlığında,çektiğim acıdan daha çok.
Çok değilmiş varlığın
Oysa o boşluğu dolduran benim tek dostum yalnızlığım.

Ebru Kaya


Pollyanna 10 Mart 2007 04:07

Yalnızlık çöktü içime.
Dışarıda yağmur var, evimde soğuk.
Dışarıda hayat, evimde ölüm.
Dışarıda kalabalık, evimde kimsesizlik.
Bir hasret koktu burnuma.
Hüzün kaldı, üzen kaldı albümünde.
Rengi geçmiş bir fotoğrafta, çay içtiği son bardakta izi kaldı.
İzi kaldı aynamda, koltuğumda, televizyon kumandasında, kitapta.
Evimde izi,bende kendisi kaldı.
Canına gül diktim, gül açtı...


Mystic@L 10 Mart 2007 10:53

Mahşeri Aşmak

Cebine bir kuruş fazla
Atan, size haber olsun.
Yalanına başka yalan
Katan, size haber olsun.

Sabah akşam içip-yiyip
Hergün başka pabuç giyip
Türklük, İslam nedir deyip
Çatan, size haber olsun.

İyi-güzel kamusunu,
Terkeyleyip namusunu,
Ekber Allah yapısını
Satan, size haber olsun.

Ramazanda denizine...
Aldanıp da semizine,
İçki kaçıp genizine
Batan, size haber olsun.

NE SİZE KALIR BU ALEMLER
NE SONSUZADIR SALTANATINIZ,
ÜÇ-BEŞ ADIMLIK BİR ZAMAN DURAĞI
MAHŞERİ AŞMAK?.. ÇEKMEZ KANATINIZ!..

Enver Çetin


Misafir 10 Mart 2007 13:45

http://www.balcanet.net/resima/cubuk/siir10090-cbk.jpg
http://www.balcanet.net/resima/jpg/siir10090.jpg


CADDELERDE RÜZGÂR, AKLIMDA AŞK...


Caddelerde sisli, puslu bir kış ikindisi.
Ağaçlarda salkım salkım eski zamanlardan kalma anılar...
Yapraklarda yere düşmeye hazırlanan yağmur damlaları...
Bir yaprak kıpırdıyor işte, gümüşi bir damla usulca yere düşüyor.

Sen sanki, yaprakların arasından bana müzipçe gülüyorsun.
Beni her zaman şaşırtırsın zaten. Beni her zaman güldürmeyi bilirsin.
Farkına bile varmadan bir şarkı dökülüyor dudaklarımdan
"Caddelerde rüzgâr, aklımda aşk var."

Rüzgâr keskin ıslığı ile şarkıma eşlik ediyor.
İstasyon Caddesi'nin tenhalığı nedense ilk defa içime dokunuyor.
Arabaya binsem ve birlikte gezdiğimiz yerlere gitsem,
evimde şiirler okuyarak telefonunu beklesem,
telefonunun gelmediği zaman seni başka yerlerde arasam.
Sonra sen gelsen yanıma, yine "seviyorum" desen,
ben yine senin gözlerinde sorsuzluğa mahkum edilen aşkımı görsem.
Ayrıca şarkılar gerçek oldu bu kez.
Caddelerde rüzgâr, aklımda aşk var.

Yalnızım, üşüyorum, özlediğimse çok uzaklarda.
Bahçeme melekler yağıyor, hepsi de tanıdık.
Senden doğan, gözlerinde hayat bulan, bizi koruyan,
kollayan ve en önemlisi ikimizi bir araya getiren melekler...
Son kez yine seninle gezmiştik oraları.
Sen kimbilir belki de, uzak bir kıtanın, uzak bir şehrindesin şimdi.

Benimse herşeyim aynı.
Geceleri bodrum katlarına yağmur daha çok yağıyormuş,
bugünlerde bir tek bunu ögrendim.
Bir de geceleri daha uzun sanki, bitmek bilmiyor.
Bana anlatmak için neler biriktirdin içinde?
Benim sana anlatacağım yeni birşeyler yok.
Dedim ya, her şey aynı.
Ama sanki biraz mahsunluk çöktü üzerime,
bir de gülüşlerim sanki biraz azaldı.
Sen olsaydın hemen anlardın. Sen benim herşeyimdin.
Arkadaşım, dostum, öğretmenim, talebem, sevdiğim.

Koşulsuz bir sevgiyle sevdim seni, bağlandım.
Sen kimbilir belki de, uzak bir kıtanın,
Uzak bir şehrindesin şimdi.
Benimse içimde kocaman bir boşluk var. Hayır,
Üzülmüyorum, içimdeki boşlukta birtek özlemin yankılanıyor.
Hayır, sana anlatmak için yeni şeyler biriktirmiyorum içimde,
çok istesen hikayeler uydururum.
Ama hikayelerimden önce itiraflarım olacak.
Kendimden bile gizlediğim duygularımın itirafları.
Sana aşık olmaktan delice korktuğumu,
sana bakarken içimin titrediğini.
Daha pek çok, sırrımı anlatacağım sana.

Gerçi anlatmama gerek yok,
sen zaten hepsinin çoktan farkındasın... Sen kimbilir,
belki de uzak bir kıtanın, uzak bir şehrindesin şimdi.
Bense odamda senden uzak.
Hayır beni merak etme, üzülmüyorum.
Biliyorum, ikimizde yoktuk bu aşk başladığında
ve çok iyi biliyorum,
sonsuzluğa mahkum edildi bizim aşkımız.
Dedim ya, beni merak etme. Üzülmüyorum.
Yalnızca biraz, biraz üşüyorum...



Y. Bilinmiyor


Mystic@L 10 Mart 2007 19:03

Yıldızlar uzaktan bakarlar,
Hayatın akış tarzına,
Güneş ise dinlemekle yetinir,
Yüreklere fısıldanan şarkılara..

Efsanelere inanır mısın bilmem!
İnanmak önemli değil aslında,
Mühim olan efsaneyi yaşamak,
Az da olsa birşeyler yakalamak.

Efsaneye göre,
Yıldızlar sevenleri anlarmış,
Her zaman yanlarındaymış.
Güneş ise sevgilileri yanına alırmış,
Onların arası soğumasın diye..

Peki sen ne dersin?
Güneşin yanına varmaya
Yıldızların yanında olmaya!!

2001
Fuat Polat


Misafir 10 Mart 2007 19:49

http://img223.imageshack.us/img223/3016/83230713wv4.jpg


hey yağmurcu!
bak yine ben geldim
bu ıssız sokağına...
kaç mevsim geçmiş üzerimizden,
hangi yağmurlar düşmüş gözlerimize,
kim bilir?
bunca sebepsiz ayrılık günlerinde ...



çok kentler gezdim senden sonra..
saklandığım hanında ,
yitirdiğim aklımı bulmuştum ya sonunda,
akıllı başımı alıp gitmiştim ya sokağından!
o gün bugündür kayıp ruhum,
sokağında unuttuğum sevdamla...

il il ,sokak sokak dolaştım,
kaç yabancı göze sevdayı sordum,
kaç yabancı elde sevdayı boğdum
sayamıyorum bile...
aradığım giz sadece sendeydi bilirim,



yüzüm yoktu kentine dönmeye...
yağmurcunun sokağına sığınmış ,
bir güz damlası olduğumu hatırlatan bugüne...
yüzüm yoktu sokağından geçmeye...
hanında tek bir gece geçirmeye...

ama çaresizlik,
ama umutsuzluk,
ama yorgunluk...
hepsi yolumu kesti sokağına dönen son virajda
sana gelmek için atılmış ,
milyon adımımda, bir sevda için
düşmüşüm yollara...
bir senin için ,avuç açmışım yağmurlara...



dilendim...
yok-sun-luğunda çok dilendim.
utanırım anlatamam sana
avuç açtım merhametsiz bakışlara,
düşlerimi sattım,***** dudaklara...
ve yüreğimi açtım...
yoldan geçen her bahara...

oysa güz´dü tek durağım...
yağmurdu tek sırdaşım..
sokağındı ebedi ikametgahım...
ve hanındı canımı yatıracağım tek yatağım...



bildim yağmurcu!
sonunda bildim içime bıraktığın gizi...
çözdüm sevdanın boşalan düğümünü...
ve geldim kapına ,
bu güz günü...

yorgunum...armaklı an´larımdan,
bitkinim boşa atılmış adımlardan...
üzgünüm heba olmuş yıllarımdan...
üşüyorum... üstelikte açım
baksana bana her yanım
hüzün...

aç kapını yağmurcu,
bırakma beni sokak kapında...
ardımda koşuşturan ne çok hüzün var bilsen,
bir sana sığındım ,
bir sana sakla-n-dım yine ,
en el değmemiş yaramı...

sende unuttuğum sevdanın boş kalan yeridir
en göz değmemiş yaram...
ki ;yerini bir sen bilirdin....
haydi aç kapını...
dokun yarama...


Alıntıdır


Misafir 11 Mart 2007 07:39

Yalnızlık http://www.aruz.com/huya-siir/metin.gif
Yalnızlığımı büyütür kalabalık
Gökdelen'in gölgesine siner
Karanfil Sokak kalınlaşır
yoksul kadın çocuklarıyla
çöplerin üzerine konar
gözleri cam kırıkları
sevgilim gelir yalnızlığım büyür
çocukken gökkuşağına düştüğüm
gökyüzü gelir kirli güvercinleriyle.

Kimin öznesiydi mevsimler
işkence öyküleri kimindi
ayrılığın sesi miydi adımnlarım
suyu bekleyen uçurum mu
kanatlandım yalnızlığımla son mevsime
içimde bir kedi yavrusu. http://www.aruz.com/grafs/resim/kare.gif

A. Kadir


Misafir 11 Mart 2007 19:15

http://www.balcanet.net/resima/ivirzivir/siir10026-bordur.gifhttp://www.balcanet.net/resima/ivirzivir/siir10026-bordur.gifhttp://www.balcanet.net/resima/ivirzivir/siir10026-bordur.gifhttp://www.balcanet.net/resima/ivirzivir/siir10026-bordur.gif
http://www.balcanet.net/resima/jpg/siir10026.jpg

Kararır gökyüzü ansızın,
Çarpar bulutlar kahrederek,
Ve bir ateş yanar...
Bulutlar yanar,
Yürek yanar.
Sonra tek tek düşer damlalar,
Toprak kokar,
Yağmur kokar.
Bir ateş yanar rüzgârında,
Bin ateş söner.

Ben yağmurum
gününe ve gecene yağan.
Kararırsa bulutların ansızın,
Ve şimşekler çakarsa özünde,
Bak gözündeyim.
http://www.balcanet.net/resima/ivirzivir/siir10026-isik.gif
Önce tek tek,
Sonra sel olurum göğsüne...
Aydınlanırsa yüreğin,
Güneşler açarsa yüzünde,
Neşeyim şimdi özünde.
Yürürken bahtının yollarında
Yalnız ve dalgın,
Ve görürsen açmış
Bir dal çiğdem

Üzerinde çiğ damlası.
O, benim.
http://www.balcanet.net/resima/ivirzivir/siir10026-isik.gif
Sabahları dağılırken bulutlar
Yürüyorsan sokaklarda
Düşünüyorsan
nisan yağmurlarını
Havayı kokla
O, benim.
http://www.balcanet.net/resima/ivirzivir/siir10026-isik.gif
Ararsa ellerin ellerimi
gözlerinde yağmurlar,
Üzülme.
Yum gözlerini usuldan.
Bak yüreğindeyim.
http://www.balcanet.net/resima/ivirzivir/siir10026-isik.gif
Estirme hüzün rüzgârlarını
Kov sahilinden deli dalgaları
Sakin serin pınarlarda çağlar damlalarım.
Dağlardan esen meltemlerde,
Akan çeşmende benim.
Yıka yüreğini temiz sularımda,
Gönlünde melankoli kalmasın
Şifalıdır damlalarım,
Ben yağmurum,
Yağmur;
Benim...

Çiğdem Altınöz
http://www.balcanet.net/resima/ivirzivir/siir10026-isik.gif


Misafir 11 Mart 2007 19:47

Günün birinde
 
Bu devran hep böyle sürüp gitmez ki
Sen de solacaksın günün birinde
Aklına gelecek ayrılığımız
Pişman olacaksın günün birinde

Senin de saçına karlar yağacak
Senin de gözüne yaşlar dolacak
Elbette kalbini biri yakacak
Beni anacaksın günün birinde

Ne geri dönecek yolun olacak
Ne de tutunacak dalın kalacak
Korkarım pişmanlık sonun olacak
Yalnız kalacaksın günün birinde
http://img159.imageshack.us/img159/966/featherrn6.gifAhmet Selçuk İLKAN


Misafir 11 Mart 2007 19:51



Mystic@L 12 Mart 2007 14:12

Acele Eden Ecele Gider

Gunes acti, uzun surmedi
gozle gorulmuyor

Cocuk okula basladi, uzun surmedi
bir yerde calisiyor

Ruzgar esti, uzun surmedi
yaprak kimildamiyor
Delikanli oldu
ev gecindiriyor

Kar basladi, uzun surmedi
sular akiyor

Karisi iyilesti, uzun surmedi
timarhanede yatiyor

Agac buyudu, uzun surmedi
sobalarda yaniyor

Emekli oldu, uzun surmedi
kadavrada bekliyor

Süreyya Berfe


Mystic@L 13 Mart 2007 17:46

"Aşık Veysel gitti...
Halk şiirimiz yetim kaldı.
Yerini doldurmak zor"

Çağ çağ oldu yüzyıllara yaslandı
Dillerinde türkülerim süslendi
Binlerce yıl ötelere seslendi
Bilesiniz Veysel size ne dedi

Mutlu idi ördeğinden kazından
Mutlu gitti baharından yazından
Benliğini konuşturan sazından
Bilesiniz Veysel size ne dedi

Hem âşıktı, hem Veysel’di, Şatirdi
Tüm duyguydu, felsefeydi, hatirdi
Milyonlari bir gönülde yatirdi
Bilesiniz Veysel size ne dedi

Akar sular gürül gürül gürüler
Bozkirlarda bölük bölük sürüler
Giden dostlar yaşayanlar diriler
Bilesiniz Veysel size ne dedi

Bildircinlar üveyikler geyikler
Boz tepeler yalçin daglar hüyükler
Dogmamişlar dogacaklar büyükler
Bilesiniz Veysel size ne dedi

Çigdem nevruz yavşan kokan çayirlar
Sürmeli kuzular yeşil bayirlar
Dua dilek temenniler hayirlar
Bilesiniz Veysel size ne dedi

Duygulari deyişleri ak akti
Ufkumuzda piril piril şafakti
Sezgilerde nice gerçek birakti
Bilesiniz Veysel size ne dedi

Erişemem yücelerden yücesin
Anlatamam nasil nesin nicesin
Sen gökkubbe ayyildizli gecesin
Bilesiniz Veysel size ne dedi

Ak bulutlar gezegenler gezenler
Edebiyat deyip tarih yazanlar
Benim gibi gözü yaşli ozanlar
Bilesiniz Veysel size ne dedi

Uzun ince gündüz gece yollar ah
Sadik yarla kucaklaşan kollar ah
Veysel diyen milyonlarca kullar ah
Bilesiniz Veysel size ne dedi

Dostluk sevgi aşk güzellik neler var
Çayir çimen çiçek agaç yapraklar
Sadik yar dedigi kara topraklar
Bilesiniz Veysel size ne dedi

Gönlümdeki bayrak indi yariya
Petek hani bal yapacak ariya
Sivralan'da anacigim Kari'ya
Bilesiniz Veysel size ne dedi

Şarkişla’nın Sivralan'ın kışları
Ne güzeldi duyguları düşleri
Sivas illerinin yetim kuşlan
Bilesiniz Veysel size ne dedi

Hasan Turan dertlerine dert ekler
Gitti Veysel gayri kimden ne bekler
Beşikteki boncuk gözlü bebekler
Bilesiniz Veysel size ne dedi.

Kaynak: Nem Alacak Felek BenimHasan Turan


Mystic@L 13 Mart 2007 19:12

Her iyilige layik biri sanirdim seni
Yanilmişim meger böyle bilirdim önceleri
Hakkinda hissettigim duygu ve düşünceleri
Anladim ki artik görmüyorsun sevgilim

Altin kalbin vardi sanki düne kadar
Sana bakiş açim bu, senden degil bunlar
Madalyonun öbür yüzü daha çok can yakar
Bana bakan yüzünü artik çözdüm sevgilim

Güzellik geçicidir derler sen de inan buna
Gözlerindeki işiltiyi kaptirma günahlarina
Pişman olursun elbet gün gelir yaptiklarina
O gün ben yaninda olmayacagim sevgilim

Şahin Aksu


tikkymelike 13 Mart 2007 23:29

ARDINDAN

Dağları yıkacak gücüm vardı
....elim kolum kalkmıyor.
Haykırınca titretecek sesim vardı
....sesimi kulaklarım duymuyor.
Kahkahamdan durulmazdı
...gözyaşlarım durmuyor.
Yıktı beni hasretin
...bil ben de öldüm.
Kapanırken gözlerin.

"Aşk"derdine düştüm,beteri varmış
Seni sevmekten beteri,sensiz kalmakmış

Ahmet Ünal Çam


Misafir 14 Mart 2007 11:48


Kim bilir kaç güneş doğacak
Bu hasretin üstüne
Ne kadar sürer bu ayrılık böyle
Seni de sarar mı yalnızlık
Aklında mı ayrılık
Razıyım herşeye severim sessizce
Razıyım her şeye severim sessizce

Güneş kadar sıcak
Yıldızlar kadar uzak
Bedenim sana tutsak
Gözlerim tenine hasret
İtirazım var yalnızlık hakkım değil
Bu ayrılık benim suçum değil


Misafir 14 Mart 2007 12:51

Şimdi burda değilsin....
ama beni duyuyorsunn...biliyorum...
kapat gözlerini benim için ve dinle n'olur...
bak yoksun...
bunun anlamını biliyormusunn....
yokluğun
yüreğimdeki bu yıldızsız,
bu dipsiz, karanlık gece...
yokluğun, odamın duvarlarına astığım suretlerine bakarken,
unuttuğum dalgın gözlerim....
yokluğun yastığımda bıraktığın bu kimsesiz saç telleri...
sırf kalemini değdirdiğin için atmaya kıyamadığım bu kağıtlar...
her an gözümün önünde sakladığım mektupların,
peçetelere yazdığın şiirlerin,
hediyelerini sardığın paket kağıtların...
sen gidince,
hala sen kokuyordur, diye üzerime giydiğim
ve derinn derinn
soluduğumm giysilerin....
bu yarı deli...
bu hayattan kopuk ruhum...
kapat gözlerini ve bana baak....
ben ne diye varsa gördüğün, işte o senin yokluğun....
söyle.!
sana neyi anlatayımm...
sabaha karşı çalan telefonumun ucunda,
n'luuur bana hayattan kötü davranma diyen...sayıklayan..
o kırgın, o kendine çarpan sesini mi..!


tikkymelike 14 Mart 2007 14:04

http://img180.imageshack.us/img180/7264/dobra20005yalnizzdi4.jpg
YALNIZLARI YAŞAMAK
Milyonlarca insan
içinde yalnız ben
koca bir soy sop
içinde yalnız ben
koskoca site içinde yalnız ben
birsürü sevgi
içinde yalnız ben
birsürü beni seven
birsürü aşık
gene yalnız,gene yalnız ben..

Nevin Kalafatoğlu


Mystic@L 14 Mart 2007 14:05

NE SEN SEV
Sen şiir ol ben şair
Sen sevgi ol ben sevdalı
Sen derman ol ben dert
Ne sen sev ne ben ağlayayım

İçimde alevlenen aşkım
Volkan oldu patlayacak
Çile oldu kaldı
Ne sen sev ne ben ağlayayım.

LOKMAN ORAK


Misafir 14 Mart 2007 14:32

Sen yoksun
 
sen yoksun
deniz yok
yıldızlar arkadaşım
ya bu gece harikalı bir şeyler olsun
yahut bir bomba gibi
infilak edecek başım

ağzımda eski mısralar uzanıp kalmışım
istanbul minareler odamda gibi
gökyüzü temiz ve parlak
işte kol kola girmiş en mesut günlerimiz
muhalif bir rüzgar karşı sahilden
fosforlu ışıklarıyla gökyüzü bir deniz
havada kanat sesleri
ve çılgın kokular

deniz yok
yıldızlar uzaklaşıyor
ben yine yalnız kalıyorum
istanbul minareler kaybolmuş
sen yoksun
http://img159.imageshack.us/img159/966/featherrn6.gifAttila İLHAN


NiliM 14 Mart 2007 14:41

http://img88.imageshack.us/img88/127/yalnzlkmurathanmunganepny0.jpg


Misafir 14 Mart 2007 14:55

Karanlıklar üstüne
 
Artık hiç sabah olmayacak yavrum
Çok uzun sürecek bu siyah gece
Ta zaman durunca, ömür bitince
Alış karanlığa, gözlerini yum
Artık hiç sabah olmayacak yavrum

Bilirim, bu mor sükutu bilirim
Beyaz olmalı geceler, bembeyaz
Karanlıklar üstünedir şiirim
Bilirim, bu mor sükutu bilirim

Dağlar gibi deryalar gibi sonsuz
Karanlık, karanlık ölümden beter
Bir yol ki hayatla beraber biter
Taştan bir sükut ki hissiz ve ruhsuz
Dağlar gibi, deryalar gibi sonsuz

Artık hiç sabah olmayacak yavrum
Bitkin gözlerime son bir defa bak
Bir daha o yerden gün doğmayacak
Bu mor gecelerde kayboldu ruhum
Artık hiç sabah olmayacak yavrum.
http://img159.imageshack.us/img159/966/featherrn6.gifÜ.Y.O


Mystic@L 14 Mart 2007 22:05

Hadi Git
Hadi Git..
Bavulun kapının önünde
Vefasızlıkların
Zalimden sonra gelen adın
Yok ettiğin umutlarım
Akıttığın gözyaşlarım
Ve yüreğimin yanıkları var içinde
Hadi git.,

Hadi git
Batık bankalar gibi
Haraç mezat sat beni
Ve kundaklanan bir evde
Yanan çocuğun ki gibi
Uzaktan duy,
Feryad eden sesimi.
Git hadi.

Hadi git.
Topladım valizini
İçine doldurdum mazimizi
O ecel gözlerini
O sinsi gülüşünü
Kanımı kaynatan öpüşünü
Git hadi, giitt.

Hadi git
Umutlarımı siyaha boyadığın gibi.
Kadehindeki kanımı iç
Aç bir yarasa gibi.

Hadi git
Sevmediğin sanatçının
Posterini ezer gibi.

Hadi git
Gözyaşlarım kurumadan
Yüreğimin közü soğumadan git.

Hadi git
Bavulunu koydum kapıya
Taksi de bekliyor dışarıda
Biletin hazır otogarda.

Git hadi git
Ardına bakmadan
Son kez el sallamadan
Kokunu bırakmadan git.

Hastane kapısındaki
Cansız bir beden gibi
Otel odasındaki bir ****** gibi
Sahipsiz bırak beni.
Hadi giit.
Sonsuza kadar git,
Balayınız da benden
Sonsuza kadar git
Güle güle git.

"Tonmaister kardeşim Nevzatın gözlerinden dökülen yaşlarla, Vefasız Barmen
kıza yazıldı".
20.03.2004 -- 22:35
<a href="http://kazancortakligi.hemalhemsat.com" target="_blank">Kazanç Ortaklığı</a>

Gökhan Karaduman


Nephthys 15 Mart 2007 00:45

Yalnızlığıma Armağan


Hayatıma girmeden önce
Ben vardım
Hayatıma girdiğinde
Birbirinden farklı iki ruh
İki bedendim
Yokluğunda geceler boyu
Radyodan istek dinlemek
Hoşuma giderdi
Sevgilinin sevgiliye armağanı
Sen yoktun ben de yalnızlığıma
Armağan ederdim.
Yaşamak mı daha acı
Yoksa ölmek mi bilemezdim
Acımasız sorular sorardım
Kendi kendime
Sen varken her şey başkaydı
Güneş seninle doğardı
Geceler seninle uyurdu
Günün ilk ışıklarını
Seninle tutardım
Ve anlamlı gelirdi her şey bana
Sende var olmayı
Seninle birlikte yaşlanmayı
Ve her şeyi
Seninle paylaşmayı isterdim
Seni her gün daha çok severdim
Nereden bilebilirdim ki
Habersiz çekip gideceğini
Dün vardın bugün yoksun
Bense hep oldum hep olacağım
Yokluğun içimde bir boşluk
Hadi doldurma bitsin
Alıştım Zalım yalnızlığa ayrılıklara
Bırak artık böyle sürüp gitsin!


Salim Erben


Misafir 15 Mart 2007 02:10

Yanlızlığa Kaç


Yalnızlığına kaç dostum…
Seni büyük adamların gürültüsünden sersemlemiş, küçüklerin iğneleriyle delik deşik olmuş görüyorum…
Seninle nasıl susulacağını pek iyi bilir orman ve kaya…
O sevdiğin ağaca benze yine sen… O geniş dallıya…

Sessiz ve dinlercesine sarkar o deniz üstüne…
Yalnızlığın bittiği yerde, pazar yeri başlar…
Pazar yerinin başladığı yerdeyse, büyük oyuncuların gürültüsü ve ağılı sineklerin vızıltısı başlar…


Nietzche


NiliM 15 Mart 2007 05:08

Gittin İçimde Kaldı Ayrılık

Gittin
Ayrılırken buz tutmuş bıyıktı gözlerin
Kaçamak ellerimiz komutsuz sallandı
Dudaklarımızda sıradan sözcükler
Vedalaşmayı bile beceremedik
Son bir bakış kaldı arkanda
Kalabalığa karışan
Her şey düzmece bir dinginliğe gömüldü
Gittin.

İçimde
Yığınlarca kitap kaldı uçuşan
Sözcükler beynimin köşelerinden
Çıkıp korkuttular gecelerimi
Peşimden geldi gölgeler
Aynalara bakamaz oldum
Hiçbir oyun avutmadı beni
Yaşamıma sığmayan bir şey kaldı
İçimde.

Kaldı
Yeni bir kent işkenceye hazır
Ödeşemedim gittiğin mevsimlerle
Belleğimi silkeleyip anılardan
Tik tak çaldın uzun zaman
Alışamadım yarımlığa
Düşlerimde intihar tutkuları
Sırtımda hançerinin oyduğu boşluk
Kaldı.

Ayrılık
Çoğalarak giriyor günlerime
Senden başka kim bilebilir
Geçmişin dökümünü yaptığımı
Ağır ağır pulsara dönüşürken güneşler
Sonbahar hüznüne benziyor pencerede
Artık konuk beklemeyen gözlerim
Sayfalar da bitti ışık da her yanı kapladı
Ayrılık.


Gittin İçimde Kaldı Ayrılık

Gittin
Ayrılırken buz tutmuş bıyıktı gözlerin
Kaçamak ellerimiz komutsuz sallandı
Dudaklarımızda sıradan sözcükler
Vedalaşmayı bile beceremedik
Son bir bakış kaldı arkanda
Kalabalığa karışan
Her şey düzmece bir dinginliğe gömüldü
Gittin.

İçimde
Yığınlarca kitap kaldı uçuşan
Sözcükler beynimin köşelerinden
Çıkıp korkuttular gecelerimi
Peşimden geldi gölgeler
Aynalara bakamaz oldum
Hiçbir oyun avutmadı beni
Yaşamıma sığmayan bir şey kaldı
İçimde.

Kaldı
Yeni bir kent işkenceye hazır
Ödeşemedim gittiğin mevsimlerle
Belleğimi silkeleyip anılardan
Tik tak çaldın uzun zaman
Alışamadım yarımlığa
Düşlerimde intihar tutkuları
Sırtımda hançerinin oyduğu boşluk
Kaldı.

Ayrılık
Çoğalarak giriyor günlerime
Senden başka kim bilebilir
Geçmişin dökümünü yaptığımı
Ağır ağır pulsara dönüşürken güneşler
Sonbahar hüznüne benziyor pencerede
Artık konuk beklemeyen gözlerim
Sayfalar da bitti ışık da her yanı kapladı
Ayrılık.


Mystic@L 15 Mart 2007 13:35

Anlayamazsın

Göğüslediğim iplerde sen varsın
Tutamam bu şehri avuçlarımda
Ellerim dünden sancılı ellerim
Dokunma ellerime yanarsın

Ateşten sırılsıklam saçlarım
Yüreğim mayınların kucağı
Sevme beni sevmelere tutsağım
Beni her gece iplere asarsın

Bu benim son ölümüm olacak
Tepeden tırnağa zor bir yasağım
Bu benim son ölümüm diyorum
Sen bu sevdayı anlayamazsın

Eylül 1992, Gaziantep

Bülent Özcan


Mystic@L 15 Mart 2007 13:57

Akarsuya Bırakılan Mektup

- incecikti
gül dalıydı
dokunsam kırılacaktı
dokunmadım
kurudu-

gitme, sonbahar oluyorum, sonrası hiç
ağaçlar bükmesinler n’olursun boyunlarını
neden akşam oluyorum tren kalkınca
kırlangıçlar birdenbire çekip gidince
mendiller sallanınca neden tıkanıyorum
öyle çok acımasız ki öyle birdenbire ki
az önceki çiçekler nasıl da diken diken
gitme, sonbahar oluyorum, sonrası hiç
o sularda çimdik, bitti; köprüleri geçtik, bitti
o elmanın tadı orda, o kuş çoktan öttü, bitti
artık çocuk değiliz, susarak da bir şeyler diyebiliriz
günler devlet alacağı, yıllar bir kadehcik buzlu rakı
oyunlar oyuncaksı, oyuncaklar eski şarkı
kavaklara oklu yürek çizip duran o çakı
nerde şimdi nerde şimdi, nerde o kan sarhoşluğu
gitme, sonbahar oluyorum, sonrası hiç

Hasan Hüseyin Korkmazgil


Misafir 15 Mart 2007 16:29

http://img109.imageshack.us/img109/6780/forumonlinepk7.jpg

Yeter Dertler Bu Kadar Gözlerim Seni Arar..
Sensiz Bu Can Yaşamışsa Kime Neye Yarar..!!



Yine Hüzünlendim Yine Aklıma Geldin
Kahretsin Söz Vermiştim Unutmak Hayal Gibi
Ömrümün En Güzel Yılları Seninle Geçti
En Kötü Günleri Dün Bugun Ve Şimdi
Ayrılığı Ve Sevgiyi Sende Öğrenmiştim
Adına Bir Degil Yüzlerce Şarkı Seçtim
Her Gece Bir Düşünce Her Gece Bir Stres
Aklımdasın Yanımdasın Soluduğum Her Nefes
Ellere Karıştın Yüreğim Yanıyor
Bu Yaşlı Gözler Sadece Sana Ağlıyor
Kaybetmiştim Seni Soğuk Bir Kış Gecesi
Çok Kışlar Geçti Ama Dönmedin Geri
Sevda Dedikleri Bu Olsa Gerek
Suçum Neydi Hatam Neydi Küçüktük Belki
Çocukluk Aşkı Değil Benimki Gerçek Sevgi
Hayallerim Bitmesin Dön Artık Geri
Ah Be Kader Yüzüme Hiç Gülmedin
Sevdim Sevilmedim Sevenide Sevemedim
Zalim Bu Hayatta Sevgilerde Eksiktim
Kalbimdesin Sevdiğim İlelebet Seveceğim
Unutmadım,Suçsa Suçluyum
Öl De Öleyim Seviyorum Biriciğim
Bir Gün Benim Olsan Bin Yıl Gibi Gelir
Yeniden Beni Sev Küçük Kalbim Erir..


NiliM 15 Mart 2007 17:25

YALNIZLIK

Karanlığın insanı delişrten bir ihtişamı vardır
Yıldızlar aydınlık fikirler gibi havada salkım salkım
Bu gece dağ başları kadar yalnızım

Çiçekler damlıyor gecenin parmaklarından
Dudaklarımda eski bir mektep türküsü
Karanlıkta sana doğru uzanmış ellerim
Gözlerim gözlerini arıyor durmadan
Nerdesin?

ATTİLA İLHAN


Misafir 15 Mart 2007 22:28


Bir Yalnızlık Şiiri

Bir başıma,benim kalmam imkansız
Çekip gitti dostlar,beni zamansız
Geçmiyor bir günüm şimdi sancısız
Kulağım kapıda,gözlerim yolda

Bekledim belkide kapım çalınır
Gelipte halim,ahvalim sorulur
Bir kaç tane lafın beli kırılır
Kulağım kapıda,gözlerim yolda

İçimdedir yalnızlık sızıntısı
Bir köşede kelebek vızıltısı
Sanki yalnızlığımın uzantısı
Kulağım kapıda,gözlerim yolda

Gittiler artık sormaz oldular
Adımı şimdi anmaz oldular
Şöylece bir bakmaz oldular
Kulağım kapıda,gözlerim yolda

Bayram gelir hep sevinçle beklerim
Yoruldular yola bakan gözlerim
Çekemez oldular yaşlı dizlerim
Kulağım kapıda,gözlerim yolda

Yalnızın kendimle konuşur oldum
Hamam böcekleri ile dost oldum
İki tane de kedicik dost buldum
Kulağım kapıda,gözlerim yolda

Kaybolmuşuz sanki çocuk misali
Alnımızdaki ter boncuk misali
Kalmışız ölüme buçuk misali
Kulağım kapıda,gözlerim yolda

Öyleki artık ağlamaz olmuşuz
Bir gün değil,hergün yas tutmuşuz
Yaramaz diye ıskarta olmuşuz
Kulağım kapıda,gözlerim yolda

Ecel gelseydi bu canı alsaydı
Biri gelip yalnızlığım saysaydı
Hayrına biri mezarım kazsaydı
Kulağım kapıda,gözlerim yolda
Mehmet Sait Akkuş


Mystic@L 15 Mart 2007 22:57

Aşkın Temizliği

yüzün halisina dökülen zeytinyagi
askin dikis izleri

ya tamamiyle degistirmek lazim deriyi
ya da temizlemeye calismak, çullardan çaputlarla
gün gün
biraz allik
biraz agri
biraz suyla
bilerek gitmeyecegini
ve daha beter kusacagini aslinda
uzak bir 'sonra'da

Ilgım Veryeri


Misafir 15 Mart 2007 23:00

Yalnızlık
Dışımda yağmur yağıyor, sessiz
İçimde yalnızlık öyle yorgun
Gökyüzü genişler birazdan, yağmur diner
Mindere uzanır misafir güneş

Camlarda ışıldayan altın aydınlık
Masadaki sürahiye yansır
Bütün tazeliğiyle yeniden
Cömert bir gün doğar şehrin üstüne.

Güzeldir bu tabiat güzelliğine
Oysa insanları da sevmek isterdim
Böyle uzak oldukça kendimden bile
Tad alamıyorum canım dünyadan.


Mustafa Şerif Onaran


HayLaZ61 16 Mart 2007 01:55

http://www.hikayeler.net/hikayeresim/siir12025.jpg
Yalnızlık Melodisi

Seni okuyorum sessiz akşamlarımda
Sensizlik karıncalanırken damarlarımda
Bir tutku bir bağımlılıkmışsın anladım
Seni aradım her akşam esen rüzgarda

Bazen bir yağmur damlasındaydın
Sensin diye sırılsıklam ıslandım
Üşümedim ama biliyor musun
Çünkü senin hatıran yanıyordu

B/akma öyle içli içli şehla gözlüm
Bulutlar hüznüne sözlenmiş gibi
Öylesine duygu yüklü duruyor ki
Gelmezsen ben ağlayacağım şehla gözlüm

Seni okuyorum sensiz akşamlarımda
Resmin hatıran oldu hüzünlü dudaklarımda
Sessizliğin şiirimin şah damarında
Firakın yaktı melodin dudaklarımda

Gülümseyen yüzün doğsa rüyalarıma
Ellerimi tuttuğunda ellerin bir avuç ateş olsa
Sensizliğin aysberglerini eriterek gözlerimde
Bir pınar gibi ç/ağlasan yüreğimde.



Pollyanna 16 Mart 2007 19:39

Kapat perdeleri !
Kapat ki, yalnızlığın başlasın...
Ürkme !
İyidir insanın kendi kendine kalması.
Alışmalısın...



Mevsime pek gitmiyor
Şimdi o şarkıyı sustur !
Dinleme artık.
Sanma ki aylardan ağustostur...
Duvarlarına yüzümün gölgesi düşerse,
Şaşırma !
Bazı geceler ruhum, göç edecektir evine.



Bu akşam tek kişilik yap kahveyi.
Masaya bir tabak eksik koy...
Şimdi rahatça seyret istediğin filmi...
Vaktinde yatıp,
Vaktinde günaydın diyeceksin.
Kurtuldun dırdırımdan.
Bundan sonra akşamları tek başına içeceksin...



Kitaplarım sana emanet,
Canın sıkıldığında okursun.
Baktın ki işe yaramıyor,
Sen de yırtıp atarsın.



Unutuyordum az daha...
Silme camdan o dörtlüğü, olur mu?
Nasıl olsa kaybolur kendiliğinden...
Bırak, ne olacak?
Hüznüm bir süre asılı kalsın.
Sen şimdi kapat perdeleri !
Kapat ki, yalnızlığın başlasın...




Mystic@L 16 Mart 2007 19:45

İstenmeyen

Hedefimi belirleyip hayata atıldığımda.
Seni buldum karşımda, yaşadığım her mekanda.
Hangi işe el atsam, tembelliği asmaya çalışsam.
Kulağimda çınlar senin fisiltin ruuhumla kaynaşıp.
Ne yöne baksam, Yaradanı ansam, gafleti aralasam.
Sokuluyorsun yanıma zehrinle, dost gibi yanaşıp.

Ahmet Arslan


Mystic@L 16 Mart 2007 21:32

Yalnızlığımız

Bitpazarlarına
düşmüş kitaplara benziyor yalnızlığımız
kimselerin açıp okumadığı.

bu çizgiler alnımızda uzanan
bir gün bitimidir belki
belki bir gecenin yarısıdır
yastıklarda yırtılmış uykusuz

rüzgarın dallara hicran dokuduğu
kapıların kapalı tutulduğu bir ‘neozoik’te
göğümüzü mavi ışıklarla doldurmalıyız
kurtulmak için beynimizi kuşatan prangalardan
ve
yeniden öğrenmeliyiz,
sevgilere sığınmayı
yüreğimizle ısınmayı yeniden

kar demeden kış demeden…


‘’Neozoik’’ yeryuvarlağının üçüncü zamanı

Nuri Can


vildan 16 Mart 2007 23:31

yanlızlık beni içine hapsetmiş
istesemde çıkış yok........
kayboldum bu dünyada
nedensiz yanlızlıkkkkkkkkkk


Mystic@L 16 Mart 2007 23:40

o sabah mı çıkmıştın bir gün önce mi
bir bıçağın ağzında yürür gibiydin
demirlerin soğukluğu soluk dudaklarında
gözlerinde karanlığı dar hücrelerin
seni görür görmez özgürlüğümden utandım
söyle ne içersin çay mı kahve mi
çok değişmişsin birden tanıyamadım

saçların uzundu omuzlarına akardı
gönlümüz şenlenirdi sarışınlığından
onlar mı kestiler sen mi kısalttın
gülerdin içimize aylar doğardı
görünmez dağların arkasından
eski gülümsemeni beyhude aradım
o sabah mı çıkmıştın bir gün önce mi
çok değimisin birden tanıyamadım

bir çay içer misin yoksa kahve mi
kibritim yok demek cıgaraya başladın
ellerin de titriyor bir şeyin mi var
böyle bir kız değildin sen eskiden
sana ne yaptılar sana ne yaptılar
kirpiklerin ıslanıyor durup dururken
o sabah mı çıkmıştın bir gün önce mi
çok değimisin birden tanıyamadım

Atilla İlhan


Mystic@L 17 Mart 2007 00:40

Öldürmeyeceksin

"Asla öldürmeyeceksin"
Tevrat, Göç 20
"Senden önce inenlere, sana inen kitaba da inanırlar...
Onlar Tanrının gösterdiği yoldadır, onlar kurtulurlar..."
Kur’an, Bakara suresi


Dinlerin buyruğuydu
Öldürmeyeceksin
Tapınaklarda çaktılar çarmıhları
Elleri kanlı camilerden çıktılar
kalem kırdılar yargı yerlerinde
Peygamberlerini dinlemediler

kudurgan dalgalar
Tekneleri yutar denizlerde
Çöllerden esen yeller
Ekinleri kurutur
Bil ki umut yeşildedir
Yenilmeyen yeşilde

Benim küçük serçem
kanaryam bülbülüm
Kuru dal çalı diken
Konmuş ötersin

Öt sen, öt, kardeş sesin
Sulara rüzgarlara karışsın
Zalim ürksün sağır işitsin
Öldürmeyeceksin!

Necati Cumalı


Misafir 17 Mart 2007 14:49

http://img403.imageshack.us/img403/9767/resimfc5.jpg


Yanlızım..
Ay kadar,
Güneş kadar,
Bağrımda dost sızıları,
hesapsız,
suskun.
Ve ben,
yalan gülüşlerin son durağında,
öylesine yanlızım
ölesiye yanlız.


Ramazan Kankılıç


Misafir 17 Mart 2007 18:06

Yalnızlık bir tarihtir ikimiz
Dururuz odalarda bir giysi gibi
En kalın soluklarla çekiyor ipi
Kimbilir kimlere kalmışlığımız

Yalnızlık bir tarihtir sen misin
Bir geçmişi sürüp giden ak turna?
Ya benden önceydi ya da çok sonra
Bir halk türküsüne gül olan sesin

Yalnızlık bir tarihtir onlarda
Gök dediğin iki kuşun arası
Ey ilkyazlı gülüşlerin sonrası
Ansızın donuyor gül, bakışlarda

HİLMİ YAVUZ


Mystic@L 17 Mart 2007 21:29

Yalnızız

Yalnızız en kesif kalabalıkta
Ayrı dünyalarda gezer gönlümüz
Layık olamadık her ne yapsak ta!
Neticede abes, geçen günümüz

Isınmaz ellerim kara batırsam
Zehir vaktindeyiz burdan çıkınız
Ilık gölgelerle gönül eğleriz
Zaten beraberken bile yalnızız

Hayalet sanırız hakiki ruhu
Ard arda dizilir kibir ve gurur
Leyla olmaklığın nerede kaldı
İçimizde ümid, yaralı durur

Münafık hislerle zor mu savaşmak
En rahat ne ise, en doğru o mu?
Yalnızız.. ve bizde bu bir sevda ki
En doğruyu bozar, kırar atomu! .

Hünkar Dağlı


Mystic@L 17 Mart 2007 23:05

Seni düşündüm

Bu gün seni düsünüp, daldim yine derine
Hüzün tahtini kurdu, mutlulugun yerine
Yillar geçti pespese, senden hâlâ haber yok
Beyhûde, rastlanmiyor, nedense benzerine...

Unutmak kolay olsa, bunu her kes yapardi
Avunmak çâre ise, gönül bir pay kapardi
Silinmez izler mevcûd, yüregime naksolmus
Öyle olmamis olsa, belki çoktan kopardi...

Raftan aldim usulca, albümü karistirdim
Hayâlinin ardindan, düsümü yaristirdim
Çatmissin kaslarini, içli, küskün bakislar
Yine senden habersiz, kalpleri baristirdim...

Mor menekse elinde, ilk sayfada ki resmin
Onun hemen üstünde, yaldizli yazan ismin
Hâtirâlar vuruyor, çekemiyorum artik
Kim bilir nerelerde, özlettirdigin cismin?..

Son yazdigin mektubu, tuttum, aldim elime
Okumayi istedim, ondan bir kaç kelime
Olmadi, yapamadim, yutkundum da yutkundum
Prangalar vuruldu, sanki bir an dilime...

Orta sayfada bir gül, kurumus yillar önce
Dayanamiyor artik, sizlatan bu dirence
Hâlinden memnûn degil, mahzûn, boynu da bükük
Besbelli ki aciyor, bana, benden çok bence...

Ellerimin içine, koydum söyle basimi
Tutamadim, koyverdim, gözlerimden yasimi
Daha ne kadar sürer, yoklugunla dostlugum?
Kendimi unutturdun, adim sabir tasi mi?

Veremedigim yüksük, son sayfada duruyor
Sanki o da kederli, sâhibini soruyor
Hiçkiriklarim artip, yigiliyorum yere
Tasan gözpinarlarim, zannetme ki kuruyor!..

Kanepeye yaslanip, hüngür-hüngür agladim
Erkekler aglamazmis, seller gibi çagladim
Verem olurcasina, cigerimi dagladim
Yoklugunda varligin, zâten tek avundugum
Bir gün dönersin diye, yine ümid bagladim...

02.10.2000 Landsberg 03:50

M. Engin Karatay


Mystic@L 17 Mart 2007 23:28

Sessiz Kaldı Kül Rengi Sabahlar

ayın karanlık yüzünde bulacaktı
kaybolan değerlerini sevginin
geceyi benimsedi gönlüne eş
yaprağı ısındı
toprağı ısındı
ağustos kurusu alev aldı dalları
yanarken anladı
ne geceler onun
ne de umutlu göz yaşları coşkunun
bedeni koca çelik
yüreği kurşun geçirmez
ama sevdası ıssızlığında
sessiz kaldı karanlığı sonsuzluğun
yaprağı ısındı
toprağı ısındı
yandı bozkırında çiçekleri umudun

biraz pınarsı akışkan tazeliği gözlerinin
biraz da kahvemsi duman tütsü dalgalı
yeşile teğet geçti kervanı imkansızlığın

biraz bulaştı elbet ellerine kan lekesi
biraz da ateşledi cigarayla fünye kaytanı
ölüme teğet geçti bacaklar mayınlardan

biraz aptal adamdı bön yeşili gözlerinde
biraz da serüven yürekliydi derin kalbinde
çok sevdalı adamdı duman tüten yüreğinde

kül rengi sabahlar açıyor saflığa zirvelerinde
yalnız geçen orman ateşinin kara yüreğinde

Ömer Serdar


Mystic@L 17 Mart 2007 23:53

Yalnız

Gün olur
kar da yağar buralarda
Güneşe de kavuşursun
Ama tanıyamazsın bile
bir acımasız rüzgar savurur
deli dalgalar boğuverir
vicdanını o hep masmavi sandığın
kara sularının içinde
ve hep sarı bildiğin güneş kızıllaşır birden
Ben bunu tanıyorum dersin ateş bu;
Ama nafile hepsi birer azılı düşmanın oluverir
Sonra bir de bakarsın etrafında kimsecikler kalmamış
işte o zaman hatırla beni
yanlız o zaman

Ömer Seydi Ekinci


Mystic@L 18 Mart 2007 14:45

Sana seslenmek için

Gece sesizce başlıyor ve ırmağın-
Öte yakasına geçiyor atlılar.
Bir papatyanın acısını dinliyorum.
Gökyüzü gitgide genişliyor.
Islak yaprakların derin yeşilliği
Islak dağların uyandırdığı keder.
Kendime bir demet çicek topluyorum
Öğretmenimin iliklediği göğsüm
Ne kadar genç
Ağzımda taptaze bir tütün kokusu
Ve taze ceviz kabuklarının kararttığı parmaklarımda
Bir ağız mızıkası.
Öğrendiğim ilk şarkılar
Yollar yollar yollar boyunca
Söylediğim ilk şarkılar
Sevgilim olan bütün kızlar
Siyah önlükleri ve
Kaçamak bakışlarıyla geçip gittiler
İlk fotoğraflarımdaki yakışıklı saçım...
Ey akşam, ey bir aşkın
Başlaması ve bitmesi
Ey turuncu akşam, bütün akşamların akşamı
Ey mor akşam, dudaklarım gibi moraran.
Gece evleri sardığında
Ve bahçeleri
Işıklar içinde kaçıp giden
Bir tavşan gibi yalnızım.
Yolun iki yanında kalan
Karanlık dağların ötesinde
Neler olup biter
Ve girdiğimiz uykulu kasabada
Lokantadaki uykulu çocuk
Olgun ışıklı lokantada
Olgun patatesler.
Bir adamın
Doğmasi ve ölmesi
Ve bazı işlemeler yapması hayatında
Bazı bağlardan
Üzüm toplaması
Bazı sinamalara gitmesi
Bazı kızları sevmesi
Ve ölesiye yalnızlık çekmesi
Bazı şehirlerde.
Ey akşam, turuncu ve mor akşam
Ey gökyüzü, ey benim
Gittikçe esmerleşen kalbim.
Şimdi beyaz bir kızın
Yanında olabilmek için
Bazı çılgınlıklar yapabilirim
Onu boynundan öpsem ve onunla
Dünyada olup bitenleri konuşsak
İngiliz birahanelerinde
Damalı kasketleri
Ve şaşılacak kadar yorgun yüzleriyle
Ve bütün emekçiler gibi
Çocuksu gözleri
Partal elleriyle oturan
İşçilerden konuşsak
Zencilerden konuşsak sonra
Gülünce bütün yüzleriyle gülen
Yakışıklı ve hazin
Zencilerden.
Gece dünyanın her yerinde
Geliyor ve her yerde
Aynı duygu uyanıyor kalbimizde.
Sen şimdi
Duvarına bir şiirimi asmışsındır
Uyuyorsundur
Belki düşünüyorsundur
Sonuncu kattaki odandan
Yıldızlara bakarak.
Ve yıldızlar her zaman
Eski ve tanıdıktır.
Özellikle bir tren penceresinden bakıldığında.
İçimiz nedensiz bir hüzünle dolduğunda
Sırt üstü uzanıp toprağa
Baktığımız yıldızlar.
Bir harman yerinde ya da.
Düz bir damda.
Uzaktan
Bütün kürtçe türküler gibi
Yanık bir türkü gelirken
Sıcaktan bunalırken
Evler ve yollar;
Ve yaşlı kadınlar
Uyuklar gibi büzülüp minderlerine
Düşünürlerken eskisini
Olağanüstü günlerini
Gece sesizce başlıyor ve ırmağın
Öte yakasına geçiyor atlılar
Çalıların hışırtısını dinliyorum.
Sana seslenmek için
Yeni şiirler tasarlıyorum..

Ataol Behramoğlu


Misafir 18 Mart 2007 17:11

http://img147.imageshack.us/img147/8228/1111siircx4.jpg

http://img383.imageshack.us/img383/5063/seviyorumes1.jpg


tikkymelike 18 Mart 2007 20:29

HAKSIZ YALNIZIM
Yine kapandım dört duvar arasına
ağlamak da teseeli olmuyor artık
çaresizliğime acınır oldum,
kapatıyorum perdelerimi sokaklara
sürgüsünü çekiyorum demir kapının
....yalnızım....
Bir fırsatı olsaydı bu şehirden ayrılmanın,
bu diyarlardan bir göçüp gidebilseydim
sildim hatıra defterimden namımı
ağladım;
vurdum candan solan canımı.
Hüsrana büründü yüreğim
ben bu yürekle haksızım
...yalnızım...
Aldatmacasına aldırmadan hayatın
ve aldırmadan feleğin sillesine
işte öylesine yalnızım bu şehirde
öylesine
Kar bembeyza örtmüş sokakları,
ve sokaklarda bayram çocukları
prangasını çözdüm karanlıkların
...yalnızım...
........................
Mustafa Çelebi Çetinkaya



Saat: 13:14

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık