![]() |
Yalnızlığa sürgün çileli gönül, Ha bugün, ha yarın diyerek ömrü tüketti.. Sevmelerin sonunda vaat edilen ödül, Yerini bomboş bir hiçe terk etti. Batan güneş tenimden parça koparır, Koyu karanlık her günün ötesi. Yaşamadan bezginim kaç zamandır; Ama eksilmedi nefretlerin öfkesi. Kaybolup gideceğim bir akşamüstü, Sonumu hazırlıyor toprak ve su. Anılar üzerimde eski bir örtü, İçimde geçmişe gömülmek korkusu |
Serseri Yeryüzünde yalnız benim serseri, Yeryüzünde yalnız ben derbederim. Herkesin dünyada varsa bir yeri; Ben de bütün dünya benimdir derim. Yıllarca gezdirdim hoyrat başımı, Aradım bir ömür, arkadaşımı. Ölsem dikecek yok mezar taşımı, Halime ben bile hayret ederim. Gönlüm ne dertlidir ne de bahtiyar; Ne kendisine yâr, ne kimseye yâr, Bir rüya uğrunda ben diyâr diyâr, Gölgemin peşinden yürür giderim.. isimsiz kral |
Bir kez gözümle baktım, sana gittin gideli, Gönlümü kör eyledim, seni böyle görmeli. Bu hallere düştün ya.. bilmem ki ne demeli? Ardından bakar iken, bak nasıl gördüm seni. Cemalindi sabahlar seni bildim bileli, Bitmiyordun içimde gayrını sildim sileli. Yüzyıllık yitiğim gibi tuttuğum o eli, Ucuzlukta bir eldivene,eş olmuş gördüm. Duyduğum hep adındı sular akıp çağlarken, Annesine bir çocuk hıçkırarak ağlarken. Adını gül diye dikene sarıp bağlarken, Bir çalının gölgesinde, taş olmuş gördüm. Yakışmadı başım,gözüm,kalbim dedim sana, Her an sen bulaş diye içimde akan kana. Şu halinle azapsın artık bendeki cana, Seni çürümüş bir bedene, döş olmuş gördüm. Gece gündüz misali kuşattın her günümü, Mevsim ikiye düştü kalmadı gün dönümü. İlkbahar ve yaz iken yılın iki bölümü, Seni on iki ay kar yağar, kış olmuş gördüm. Melek silik kaldı tabirine peri gizemli, Ceylanım, selvim diye, sevdim o bedeni. Bir gözümden öbürüne sakınırken seni, Garipçe bir yol kenarında, leş olmuş gördüm. Hayattın, gerçektin.. o kadar ki sen her şeydin. Kadeh boş, sarhoş sızmış, sen koca meyhaneydin. Keşke bir yangında yanıp öylece çökseydin, Seni bir şişenin dibinde, düş olmuş gördüm. |
Yalnızlık Çok ZorGidince gördüm ki gurbet çok acı, Birbirini özler kardeşle bacı. Gizli yar sevmenin yoktur ilacı, Gelme gurbet ele, yalnızlık çok zor... Gece rüyanızda uzansa bir el, Okşasa saçını, sevse ne güzel. Sonbahar gelince dökülür gazel, Gelme gurbet ele, yalnızlık çok zor... Yatarken açılsa kapısı hanın, Yüreği kabarır, çarpar insanın. Sesini duysanda uçan sunanın, Gelme gurbet ele, yalnızlık çok zor... Sevdiğim bir kadın, ben ise erim. Sevenler kavuşsun, birleşsin derim. On gün kaldı Malatya’ya giderim, Gelme gurbet ele, yalnızlık çok zor... Elini kesseler bıçak satırla, Bahri şiir yazar iki satırla. Yıllar sonra bu günleri hatırla, Gelme gurbet ele, yalnızlık çok zor... Bahri Çavuşoğlu |
Yakılacak Mektup...! Sana bu mektubu uzaklardan yazıyorum.. Adresini çoktan unuttum.. Bir şiirin şişesine kalbimi koyup sulara bırakıyorum.. Ah benim eski türküm.. Ah benim hazin öyküm.. Yanlışım.. Yanılışım.. Ne yaptıysam seni mutlu edemedim. Oysa bir kemanım vardı. Birde sen.. Acımadın ezdin beni, üzdün.. Hiç anlamadın!! Yavrusuna yanan bir anne gibi içime gömdüm depremlerimi Ceketimi alıp gittim Derin derin iç çekişim bu yüzden İnadına suskundum oysa.. İnadına vurgun.. Geç uslandım.. Sen göremedin ama.. Altı mosmor gözlerimle ıslandım.. En çok istavriti severdin Sıkıp limonu maydanoza Şaraba vururdun hani Eski bir kasette bizim şarkımız alıp götürürdü seni Salaş meyhanelerde ve kumsallardaki ayak izlerinde Kırılan hayallerim, Ümitlerim Ve seni bekleyişlerim her yağmur akşamında.. Daha bir mutluyduk o günler.. Herşeye rağmen özgürdük.. Kitap alacak paramız olmasada Ucuz tütün içsekte Pahalıydı düşlerimiz.. Ne kadar çok isterdim şimdi bu şarkımı duymanı Kanayan bir gül misali Saçlarına taktığım Suskun çığlıklarıyla inleyen şu kemani Ki her notası hayatla yüzleşmenin ve ödeşmenin katranı Hatırlarmısın parasız kalmıştık da bir gün Kardeşinin kumbarasını boşaltıp konsere gitmiştik.. İmzasını almıştık sevdiğimiz sanatçının Birlikte fotoğraf çektirmiştik Bir şişe gazozu Ve bir kaşarlı tostu bölüşmüştük Hey gidi günler hey.. Az mı şiir yazdık ders kitaplarına Otobüse biletsiz mi binmedik Komayamı girmedik her beşiktaş maçında Şimdi hastahane akşamının yorgun penceresin de Maziye dalıp dalıp gitmelerimsin artık Ne kemanım var yanımda Ne de sen varsın.. Mevsimlerden hüzün Aylardan pişmanlık ve karanlık.. Sen ki bu mektubu saklayacaksın.. Öpüp öpüp koklayacaksın belki.. Ve artık gelmeyeceğimi bile bile bekleyeceksin.. Ah benim eski türküm.. Ah benim hazin öyküm.. Yanlışım.. Yanılışım.. Seni hiç üzer miyim.. Ben bu mektubu defalarca yazmış, Defalarca yakmışım..! |
YalnızlıkBugün yine dünden dahada efkarlıyım Uzanmışım yatağıma,dikmişim gözümü tavana Elimde ise yalnızlığıma ortak birtek sigara Allah kahretsin...! Tek eksik şey ise bir şişe bira Tarifi imkansız bir boşluktayım Radyoda çalan hasretlik parçaları Alır götürür birtarafa herkesi Kimi karısını,kimi ise düşünür sevgilisini Ben ise neye efkarlandığımı bilmeden Onlardan fazla dalarım düşüncelere Gerçektende zormuş be yalnızlık arkadaş zor...! Derdini paylaşacağın, Efkarlandığında bir telefon açıp konuşacağın, Heyecanla mektubunu bekliyeceğin birinin olmaması Zormuş be arkadaş zor...! Her nekadar zalimde olsa Yinede yalnızlığı,yalnız kalmayı seviyorum İnsan yalnız kaldığında buluyor hataların doğrusunu İnsan yalnız kaldığında görüyor hayatın o gerçek yüzünü Yalnız kaldığında görüyor be arkadaş yalnız kaldığında...! Söndürün ışıkları, Kapatın camları,kapıları. Beni yalnızlığımla başbaşa bırakın, Kimse sormasın beni, Kimse gelmesin kapıma. Çare bulunmaz benim yalnızlığıma. Bak,bak yine sabah oluyor, Güneş o alacakaranlığı yavaş yavaş aytınlatıyor Benim bu karanlık dünyam ise hala bir ışık arıyor...!!! Ümit Tüfekçi |
Ask seni Hissetmektir olmasamda yanında bilirim kalbinde ben varım. sen merak etme beni evet Kabul ediyorum buralar sensizken anlamsız, bomboş karanlığın arkasında sana seslenmek bile zor bazen yüzün ay ışığında odamın içine yansıttığı gölgede belirir bazen gözlerini o gölgede seçemem çünkü gözlerin gölgeler kadar karanlık değil ki saatlerce oraya bakarım, konuşamam ağzımdan tek kelime çıkmaz ve sabahın ilk ışıkları yeniden vurmaya başlar sen ağır ağır kaybolursun gölgemde güneş tam tepeye vurduğunda artık sen yoksundur işte o an o an ismin bir çığlık olur içimde, haykıramam şimdi soruyorum sana sende bir gün!!! tıpkı gölgeler gibi gitmezsin değil mi yavaş yavaş bırakmasın beni kendi gölgemle başbaşa gitmezsin değil mi buralar öyle bildiğin güzel yerler değil herkes bir dünya meşkalesinde çoğu geceler karış karış gezerim sabaha kadar heryerde seni ararım ama neye yarar boş bir çobanın muhasebesini yapmak değilmidir bu sen uzaktasın!, hemde çook uzakta biliyorum, kimsenin hatırlatmasına gerek yok yanımda olmadığını Ben sadece bakışlarını özledim Burada kimse senin kadar duygulu bakmıyor Herkesin gözlerinde donukluk var sanki benim gözlerim mi !!! Onları hiç sorma her ikisininde özlediği biri var şimdi bende her ikisininde yağmur mevsimi gelmiş sadece en ufak şeylerde bile ağlıyorlar tıpkı seninkiler gibi dedim ya!!!!! birgün sende bırakıp gitmezsin değil mi ama unutma!!! gitsende unutamam o güzel gözlerini işte böyle birtanem mektubunda yazmışsın anıları anlat diye işte anlattım!! inşallah bu satırları okurken yine gözlerin dolmaz unutma sadece buraları anlattım buralardaki beni hiç sorma çünkü her satırımda ağladım göz yaşlarım ıslanmış olabilir mektubumda kusura bakmazsın artık gözlerimin onlarda özledi seni...... |
YalnızlıkBüründün gecenin karanlığına Sensizliğin sensiz ve derin Acısında kayboluyorum Gözümün önünde parlayan gözlerin Ve aklımda yine bir tek sen Unutuyorum tüm dünyayı Dünyayla insanları İnsanlarla doğayı yani,yani yaşamayı Yaşamak sendin çünkü Solunan her nefes,içilen herdamla suydun Sevmek sendin Bir gülüşün bedelini Binbir gözyaşıyla ödetsende Herşeydin,herşeyin içindeydin Ve yine sensizliğin sonsuz acısında Kayboluyorum bu gece Hiç bir şeyin farkında olmadan Tüm dünyadan elimi ayağımı çekmişim Ve yanlızım....tek başımayım Etrafımda milyonlarca insan Olmasına rağmen yanlızım ÇÜNKÜ SENSİZİM.. Yasin Mercan |
Aşkta Yarın Yoktur Sevgili Aşk Bu Dünyanın Ölçüleriyle Açıklanamaz Sevgili O İlkel Bir Acıdır, Yaban Bir Ağrıdır. Gelir ve İçimizdeki O Çok Eski Bir Şeye Dokunur. Sonra Bir Perde Açılır ve Yolculuk Başlar Bu Yolculukta Artık Para, Tarifeler Beklentiler, Randevular, Taksitler, İş, Anneler ve Korkular Yoktur Aşkın Kendi Gerçekliği Vardır Sevgili. İnsan Başka Bir Işığa Teslim Olur, Daha Derinden Anlamaya Başlar, Bilgeleşir Hiç Bilmediği Sezgileriyle Buluşur Yükü Çok Ağırdır, Kendiyle Buluşmuştur Hem Dışındadır Dünyanın, Hem de Tam Ortasında. Hindistan'da Ganj Nehri'nin Yakılan Yoksun Adamın Hissettikleri de Onunladır, Yitirdikleri de... New York'ta, Bir Sokakta, Kartondan Kulübesinde Yaşayan Kadının Çıplak Yalnızlığı da Her Şey Onunladır, Ona Emanettir Sanki, Ama O, Çıldırtıcı Bir Yalnızlık İçindedir Yine de... Aşkın Kültürlü Olmakla, Bilgili Olmakla da İlgisi Yoktur Sevgili, Kanımıza Karışan İlkel Acı, O Yaban Ağrıyla Hiçbir Kitabın Yazamadığı Hakikatlere Daha Yakınızdır, İnan... Kim Demiştir Hatırlamıyorum, Aşk Varlığın Değil, Yokluğun Acısıdır Diye. Belki de Bu Yüzden İlk Gençliğimde, O Yoğun Aşık Olduğum Yıllarda, Gözüme Uyku Girmez, Dudağımda Bir Islıkla Bütün Gece Şehri, O Karanlık, O Hüzünlü Sokakları Dolaşır, İnsanları Uykularından Uyandırmak İsterdim. Uyanıp, İçimde Derin Bir Sızıyla Uyanan O Derin Sancının Acısına Ortak Olsunlar Diye... Aşk Çok Eski Bir Şeydir Sevgili Onun İçinden O Çileli Çocukluğumuz Geçer Sevdiğimiz İnsanların Çocuklukları da... Oradan Üvey Anneler, Eksik Babalar, Parasız Yatılılar Geçer Ve Sonra Aşk Bütün Bunları Alır, Daha da Eskilere Gider, Hep O İlkel Acıya, O Yaban Ağrıya... İnsan Bazen Nedensiz Yere Umutsuzluğa Kapılır Kimselere Veremez Sevgisini, Kimselere Derdini Anlatamaz, Evlere Kapanır... Bazen Denizler Kıyılar Çeker İnsanı. İnsan Bu Kapılmayı Anlayamaz, Oysa Çok Eski Bir Yerde Yaşanmasından Korkulup Vazgeçilmez Aşkların Sızısıdır Bu. Bu Sızı, Bu Yenilgi Mevsimlerle Yıllarla Devrilir Başka İnsanlara... Bir İnsanın Yaptığı Bir Hatanın Tüm İnsanlara Yayılması Gibi... İşte Şimdi Biz de Sevgili, Ya Olmadık Zamanlarda Umutsuzluğa Kapılıp, Soluğu Evlerde Alacağız, Ya da Denizler, Kıyılar Çekecek Bizi. Nasıl Biz Başkalarının Korkularını Taşıyorsak, Başkaları da Bizim Korkularımızı Taşıyacak, Yenilgimizi, Umutsuzluğumuzu... Birazdan Sabah Olacak... Para, Tarifeler, Beklentiler, Randevular, Taksitler, İş, Anneler ve Korkular Başlayacak... Bunlar Varsa Bizim İçin Geçerliyse Aşk Yoktur ve Hiç Olmamıştır Sevgili. Birbirimizi Kandırmayalım... Hadi Güne Hazırlan, Yaşadıklarımızı Unutmaya Çalış Aşk Bize Güvenip Verdiği Büyüsünü, Sırlarını, Cesaretini, Bilgeliğini ve O İlkel, O Yaban Ağrısını Geri Alacak Bunlar Olurken İçimiz Bir an Üşüyecek, Sonra Geçecek... Hadi, Oyalanma Birazdan Yarın Olacak... AŞKTA YARIN YOKTUR SEVGİLİ Cezmi Ersöz |
YalnızlıkYalnızlık; gözlerimdi Günlerce ufukta yoldaş arayan Ve Yalnızlık; ellerimdi Çaresizliğini kağıt kaleme vuran Bahar Rüveyda |
| Saat: 09:13 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık