![]() |
YALNIZLIK MACERASI Öyle yalnız kaldım ki hayatımda Kimi gün öldüm kimi gün ilah oldum Çok zaman annemin dizlerine hasret Koydum başımı kendi dizlerime Doya doya ağladım Paylaşırsa dost paylaşırmış İnsanın derdini sevincini Dost ümidiyle ortalığa düşmeye gör Hangi kapıyı çalsan kimseler yok Hangi omuza dokunsam yabancı çıkar Aşık mı olmadım taparcasına Bir Mecnun geçti o çöllerden bir de ben Diz mi çektirmedim alemde Kerem gibi Ferhat gibi gürz mü sallamadım dağlara Ne Leyla yar oldu bana ne Aslı ne Şirin O gün bugün sırtımı kendim sıvazlıyorum Sabahları sokağa çıkmadan evvel Cesaret şairim, cesaret Kendi saçlarımı okşuyorum geceleri Sevgilimin saçları niyetine. CAHİT SITKI TARANCI |
Vefasız Bebek Hasretin kalbimdeki isyana sarıldı Yanlızlığım gece kadehlerimle yudumlandı Sensizliğin elimden düşmeyen resminle uyandı Bak sevgilim sana fedağkarlığım haykırdı Yürüyordum geceleyin efkarlıydım Ama sen gene vermedin elini Sana söylemiştim vefasız gelini Bir daha tekrarlıyorum SENİ SEVİYORUM. i.k |
Kirpiklerinle Yaz, Gözlerinle Mühürle Bastı karanlığı gecenin; gülüm, Kayalarda baykuşlar öter, Sesleri duyulur, görünmezler kendileri, Zifiri bir karanlık ki, sorma; korkutur yalnız olanı, Usuldan bir dağ yeli eser ya dört bir yanımda, Üşütmez adamı, üşütmez ya, Yalnızlığım üşütür, Yaprakları hışırdar karanlıkta meşelerin, Ay karanlık sevdalım, ay karanlık, Zifr bir gece, Işık düşmez üstüme, Yıldızlar kaynaşır gökte yalnızca, Yıldız böcekleri uçuşur etrafımda özgürce, Göz kırpar gibi, Gülüşür gibidir ler halime... Aydınlatamazlar içimi, Pus düşmüştür duygularıma, Ürpertir beni sensizlik, saçımdan; tırnağıma... Seni hayal ederim, İyi ki varsın canım, Gözlerin var iyi ki, Iışl- ışıl olur ruhum gözlerinin sayesinde... Uzaklarda bir çoban türkü söyler, Yanık mı yanık bir türkü, "Kürdün gelini" dir türkünün adı, Şimdi düştü yüzün aklıma, Kürdün gelini de benzermi sana, Aşıkmdır çoban gülüm benim gibi... Kayalarda yankılanır türkü, Bir sözü on kere duyarım , Bire on duygulanırım... Ve vadide munzur suyudur akan, Gecenin karanlığında, Çağıl- çağıl, sesi kendisinden büyük sanırsın... Ve munzurun kendisi derin vadide, Bu zifiri karanlıkta, Koca munzur; kararmış, incer gümüş biryol gibi... Uzar da uzar, incelir uzadıkça. Ve çobanının türküsüne eşlik eder çağıltısıyla... Uzatsam elimi tutacak olurum ama, Tutulmaz biliyorum, İçimi çekerim çaresiz, Ahh ellerin, ah ellerin olsaydı derim, Çukurova pamuğu yumuşaklığında ki, Güzel, ince, emsalsiz ellerin... Gözlerim yaşardı gülüm, hölkelendim, Hıçkırdım, duyacaklar gibi sessizce, hıçkırdım, Oyuncağını kuyuya düşürmüş küçük bir çocuk gibi, Ağladım sessiz sessiz, Oyuncağı nasıl hayatının en kıymetli varlığı ise çocuğun, Kuyuya inebilse inecek kadar sevdiği oyuncağı, Ben de yalnızlığıma ağladım, o çocuk gibi, İşte o an, Kırk gözeler buz kesti sanki, Bu yaz gecesinde, Munzur mağaralarında ki sarkıtlar, Zemheride,başımın üstünde bir mızrak oldu... Munzurun çağıltısı duyulmaz, sustu, sustu, sustu her ses... Tabiatın ortasında Yapayalnızım, Kör gecenin içinde, ve sensiz... Özgürlüğün adını sensizlik koyamam, Yalnızsa seven, duyguları bir pranga mahkumu değilmidir gülüm... Gel artık derim, gel, darağacı kur istersen, İşte ağlamaktayım sensizliğime, Boşa akmasın göz yaşlarım, Zamanıdır, gel, bir nefes ol bu zındana atılmış tutsak gönüle, Ilık ve sevda kokan bir nefes, Ve artık kararını ver derim, Oturup yanıbaşıma, Sen hakimisin sevdamın, ister idam, ister özgürlük ihsan et, Ağlarım gülüm, ağlarım, gözlerim okka, Gözyaşlarım mürekkep, Yaz artık, yaz ama kendi kirpiklerini batır da yaz fermanımı, Ve darağacını kur istersen, Gözlerinle de mühürle fermanını, Ellerinle yüreğime çivile , Ve gönül meydanında as beni... Ne demiş şair : "seviyorum seni çıldırasıya"... Olmaz ki ustam az gelir, az gelir bu, Çıldırmak ne ki sevda çekene, Çıldırmak, unutmanın diğer adııdıır, unutmak olurm ustam, olur mu ? Ben de derim ki gülüm, Çıldırmadan hep aklım başımdayken böylesi, Haykırayım : "Seni seviyorum, seviyorum ölesiye,ölesiye", Hayda oku fermanımı, Ya al beni gönlüne, kollarında yaşayayım, Ya da gönder artık ölüme, uğrunda can vereyim... i.k |
Bu gece de... O gecelerden biri daha… Tek kişilik uyku bekler beni Oysa tüm şehir sen… Şehirdeki tüm sesler Seslerdeki tüm dudaklar, yine sen Anlayacağın ana baba günü ortalık. Düşlerin çıplaklığında Üşür parmak izlerin Ben üşürüm… Arzularım kan ter içinde ayazım sen. Anlayacağın, sana titrer gece. Kirpiğimde intihar eder gülüşler Gönül kıyılarıma vurur kendini İhanetinde bir hançer çıkar kınından Delik deşik aşk Pişmanlığın ben. Anlayacağın iç çekişlerimdesin. Şişe dibi öfkelerim Sarhoşsa yıldızlar, benim yüzümden Başımda döner, başım da döner Birini üflesem sen soluğumla Karanlığın ben. Anlayacağın o gecelerden biri daha Tek kişilik yağmurların efendisiyim Gel gör ki gölgene kul köle. Sensiz, ana baba günü yalnızlığım Sen kaç kişilik uykudasın ? yine sen...yine... Anlayacağın bu gece de Kendimle sevişteyim. Arzu Altınçiçek |
Ayrılış Gün batıyor, gün batıyor, Veda etsem hepinize. Ufuk kanlı bir denize Dönüyor, sizi bıraksam. Gün batıyor, gün batıyor, Evimi, eşyamı, paramı Nem varsa yaksam ve bir an Kaybetsem kara bir duman Arkasında hafızamı, Koşsam, koşsam, koşsam, koşsam... i.k |
KARANLIĞIN SESSİZ İŞÇİLERİ sevdasızlığın aralanıp da bir yerlerinden sevda arayan dudaklara kilit vurulu saatlerde beton dökülmüş yalnızlık duvarına çağrılı karanlığın sessiz işçileri çalışır kalın kabuk bağlamış mutsuzluklar içine gizlenen mutluluğu çıkartmaya dört bir koldan yontulur gece kazıldıkça daha derinleşir yaşlı çınarların toprağa saldığı köklere benzer yürek odalarındaki yalnızlığın temeli vedanın ardında kuruyan gözyaşları bir martı çığlığı vapurlara sallanan eller hüzün dolu birkaç kırık ezgi düşlerde tamamlanacak yarım sevda vedasız ayrılığın kırıklığı bronz bir gecedir eksilen sevdasız gecenin bu kör karanlığına ayrılığın hüznü yakışır saatler paydosu gösterir nasıl geldilerse beton dökülmüş yalnızlık duvarına öyle sessiz ve öyle derinden çeker gider karanlığın sessiz işçileri kül rengi gece dağılır Atila IŞIK |
Yalnız Kalırsın Hiç bir güç yalnızlıktan üstte değildir, Bir gün sende yalnız kalırsan, bunu anlarsın... Ne varlıklar, ne güzellikler hep kalıcıdır, Yaşadıkça gün be gün yok olduğunu anlarsın... Düşün var mıydı daha dün, yüzünde şu çizgiler, Peki ya şu beyazlar saçlarına ne zaman düştüler, Bak gözlük te takmışsın, gözlerin mi sana küstüler, Geri dön de bak, geçmişinden özüne ne kaldığını anlarsın... Hani aslan gibi kükrer, kartal gibi de kapardın, Ne zamandı o, sen ki her işin en hasını yapardın, Kalabalıkta bir başına gibisin, neredesin, hani sen vardın, Dememiş miydim sana bir gün yalnızlığını anlarsın... Ne kadardır gittiğin yol, kendi gücünle, dimdik başınla, Ölçüsü ne iyiliğinin-kötülüğünün, yarinle, arkadaşınla, Sevdan, anıların da yalnızlar şimdi, sen gibi, bir başına, Takatsiz bedenine baksan, ruhundaki boşluğu anlarsın... Gördün mü gençlik aşkın da senin gibi, yorgun ve bitkin, Yetti mi ayrılıklara varlığın, aklınla, beyin gücün, Gönlün inzivaya çekilmiş, korkarak, duyuyorsun ölüme kin, Demedim mi yalnızlığın tanrı'ya has ve paylaşılamaz olduğunu anlarsın, En sonunda bir mezar taşında bir tek isim kaldığını anlarsın... Bayram Tunca |
Daha Us Taş atar aylara günlere gezegenlerden o, Avuçlarında en bağnaz inanış, soyunuk. Ver sen bir ölçek, bir ölçek daha, bin yıl ötesinden, Aç gömüleri Dara'nın soyunuk. Emmez ki bebe, dolmaz ki b****** annesi, Nice emse emdirse, anlam soyunuk. Bir kurt ulumaz, ama kılları delice büyür, Bakımsız ormanlara, mağaralara, soyunuk. Yetmiyor, yetmiyor bana bu yeryüzü yalnızlığı, Burda bütün sevdiklerim soyunuk. i.k |
Peşimde Yalnızlığım "Günlerden kahrolası bir pazar, İçimde dün gecenin ıstırap şarkıları." Elimde fitili ateşlenecek bir sevda, Gönlümde aşkın hazirun cetvelleri. Nedir ulan senden çektiğim? Krizantemler gibi işliyorsun benliğime. Ben kurtarmaya çalıştıkça kendimi, Daha da giriyorum köklerine hazanın. Günlerden yine kahrolası bir pazar... Söz vermiştin, Ay yıkanmayacaktı batarken sularımda, Patlamayacaktı maytapların her kahkahanda. Ne oldu şimdi!!! Geride bıraktığım ****** gecenin Kalıntılarında perişanlığım Ve zifiri karanlık gecenin tek ışığı olan Safran sarısı saçların refakatındayım. Bir de; Bir de tabii ki, Yaşam boyunca, Peşimde yalnızlığımın... i.k |
Sen de Git Ah benim serseri gönlüm Kırık dökük her yanı Tutturmuş bir ayrılık türküsü Çözüldükçe gönlümün bağı Ne bir dosta sarılabildim Şöyle doyasıya Ne omuzlarında ağlayabildim Göz yaşlarımla boğulasıya Ne ağlarım,nede gülerim Ama yoktur hiç pişmanlığım Sevmekse tek günahım Hadi sende git durma Anladım.. Benim tek dostum,yalnızlığım Burhan Küçük |
| Saat: 23:26 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık