MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Fıkralar/Komik Olaylar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/6307-fikralar-komik-olaylar.html)

Blue BooL 3 Ekim 2006 11:55

GENE Mİ ALKOL MUAYNESİ?

Sarışın yıldız adayı, üstü açık kırmızı arabasını gecenin bir vakti iyice tenhalaşmış ve loşlaşmış Hollywood Bulvarı'nda hızla sürerken trafik polisi çevirdi.. - "Hanımefendi, ehliyetiniz lütfen.." - "Ehliyet nedir, afedersiniz?." - "Kredi kartı büyüklüğünde bir karttır, hanımefendi. Üzerinde resminiz vardır." Sarışın yıldız adayı cüzdanını çıkardı, içinden bir yığın kart döküldü. Üzerinde resmi olanı buldu, uzattı. Polis "Teşekkür ederim" dedi, "Şimdi de ruhsatınız lütfen.." Sarışın mahçup mahçup sordu gene.. "Ruhsat nedir?.." "O da deyim yerinde ise arabanızın kimlik kartıdır. Genelde torpido gözünde durur" diye sabırla yanıtladı polis.. Sarışın torpido gözüne uzandı. Orada gerçekten öyle bir kart vardı. Onu da polise uzattı. Polis ehliyet ve ruhsatı inceledi. İkisi de mükemmeldi. Görünürde her şey normaldi ama ortada da bir gariplik vardı. "Bir dakika lütfen" dedi sarışına ve motosikletinin yanına gitti, telsizle merkezdeki nöbetçi arkadaşını aradı. Olanlari anlattı. Merkezdeki sordu: "Kadin sarışın mı?.." "Evet!.." "Mavi gözlü mü?.." "Evet!.." "Süper mini mi giyiyor?.." "Evet.." "Göğüsleri kazağından fırlıyor mu?." "Evet.." "O zaman hemen arabanın yanına git ve fermuarını indir." "Ne çıldırdın mı sen?.. Ben bunu nasıl yaparım!" diye bağırdı trafik polisi. "Sen git dediğimi yap" dedi, merkezdeki.. Trafik polisi sarışının yanına geldi, fermuarını indirdi.. "Neee" diye bağırdı, sarışın.. "Gene mi alkol muayenesi.."


Mystic@L 3 Ekim 2006 22:30

FOTOĞRAF

Temel, ahırda ineklerin arasında fotoğrafım çektirir ve yirmi yıldır gurbette olan dayısına yollar. Res­min arkasına da şöyle yaz­ mıştır:

— Ortada, işaretleduğum penum!

KIRKAYAK

Lüks bir Mersedes Temel'e çarpar. Temel'in bacağı kırılır. Hastanede mersedesin sahibi hem özür diler hem de uzlaşma önerir.

Temel:

— Olur efendu, der. Bağa bir beşyüzmilyon pango-

not verursen vazgeçerum davadan.

* Yahu ne yapıyorsun ben milyarder miyim?
* Ha sen milyarder değilsun da ben kırkayak mi-
yum?


recruit87 5 Ekim 2006 20:09




Baba, ortaokul üçüncü sınıfa giden oğlunun elinde karneyle salona girdiğini görür. "Allah allah, dönem ne çabuk bitmiş..." diye düşünür ve oğluna seslenir:
-"Getir bakayım şu karneyi!"
-"Al baba..."
Adam karneye bir bakar ki, beden eğitimi ve resim dışındaki tüm dersler zayıf.
-"Bir dediğini iki etmiyoruz, bilgisayar dedin, bilgisayar aldık, ingilizce kursu dedin ingilizce kursuna gönderdik, gitar kursu, müzik aletleri, ne istersen yapıyoruz. Kız arkadaş uğruna harcadığın çiçek parasının haddi hesabı yok. Ne bu notların hali, rezil şey!"
-"Baba... O benim karnem değil ki, senin kitaplarını karıştırıyordum, birinin arasında karnelerinden birini bulmuştum..."

:):):)


MARLON 5 Ekim 2006 20:19

Bir gün doktorlar, tımarhanede yaptıkları araştırmada en akıllı deliyi seçeceklermiş. Bir gün delilerden biri bahçede bulunan havuza düşmüş ve boğulmak üzereymiş. Delilerden biri havuza düşen arkadaşını kurtarmaya çalışmış. Bunu gören doktorlar arkadaşını kurtaran deliyi yanlarına çağırmışlar ve "seni en akıllı seçiyoruz" demişler. Doktorlardan biri: "Peki kurtardığın arkadaşını çağır da sana teşekkür etsin" demiş. Deli: "Gelemez ki!" Doktor: "Neden gelemezmiş?" Deli: "Çünkü kuruması için onu astım


Misafir 7 Ekim 2006 15:36

Cesaret

Kara' cıların komutanı bir asker çağırmış. Asker
- "Emret komutanım" diyerek yanına gitmiş.
Komutanı yere yatmasını istemiş.

Daha sonra da bir tanka askerin üzerinden geçmesi için emir vermiş

asker kılını bile kıpırdatmadan yattığı yerde beklemiş ve malumunuz ezilmiş.

Komutan diğerlerine dönerek
-"İşte cesaret" demiş.
Havacıların komutanı bir asker çağırmış. Asker yine
- "Emret komutanım "diyerek komutanının yanına gitmiş.
Komutanı helikoptere binmesini emretmiş.

Asker helikoptere binmiş ve havalanmış daha sonra

komutanı askere aşağıya paraşütsüz atlamasını emretmiş asker de emre itaat etmiş ve atlamış.

Yereçakılmış ve can vermiş. Komutan da diğeri gibi dönerek
- "İşte cesaret " demiş.
Sıra gelmiş denizci komutana. Denizci komutan askerini çağırmış.

Asker çakı gibi hazırola geçmiş ve
-"Emret komutanım" demiş. Komutan
- Derhal denize atla ve 10 dakika yüzeye çıkma demiş.
Asker;
- "Hadi lan" demiş.. Komutan diğer komutanlara dönerek
- "İşte asıl cesaret bu " demiş :P


Misafir 10 Ekim 2006 02:00

Ben nasıl oldum baba?

Veled, Babacim yaa, ben nasil oldum, cok merak ediyorum" diye israr
>edince... >Adam, "Nasil ossa bunu bu oglana bi gun annatmak durumunda
kalacam, eyisi >mi simdi izah edim, hazir sormusken, kurtuliym gitsin
bu isten" deyi >dusunur, icinden... >"Bak evladim, cok eyi dinne, zira
bi daha annatmiyacaam: > >"Anannan baban, bundan yedi sene evvel, bi
cyber cafe de karsilasti. >"Bir iki bakistiktan soona bu cyber
cafe nin musait bi yerine gectiler... >Baban memory stick ile ,
USB den bi baglanti kurdu... >"Anaciin bu firsati eyi
degerlendirerek memory stick den bi kac download >endirdi... >"Bu
dangalak baban da, bir-iki upload yukledi... Ammaaa, >" ..heyecandan
Firewall kullanmayi unuttugumuz aklimiza geldiginde >is isten
gecmisti... >"Bu raddeden soona da, ne delete edebildik, ne de
cancel ... >"Sonuc olarak da, ortaya felaket bi Virus cikti, dokuz
ay soona... >"Iste mesele bu kadar basit, benim guzel evladim..." >


lionhead 12 Ekim 2006 19:47

Profesör konferans salonuna gelmiş. Ön sırada oturan bir seyis dışında başka
kimse yokmuş. Sunusunu aktarma konusunda bocalamış ve seyise sormuş:

-Buradaki tek kişi sizsiniz. Size göre konuşmalı mı, yoksa konuşmamalı
mıyım?"

Seyis cevap vermiş:
-"Hocam ben basit bir insanım, bu konulardan çok fazla anlamam. Fakat ahıra
gelseydim ve bütün atların kaçıp bir tanesinin kaldığını görseydim, yine de
onu beslerdim."

Bu sözlerden pek etkilenen Profesör konferansa başlamış. İki saatin üzerinde
konuşmuş durmuş. Konferanstan sonra kendini mutlu hissetmiş. Dinleyicisinin
de konferansın çok iyi olduğunu onaylayacağını düşünerek:

-"Konuşmayı nasıl buldun?" diye sormuş.

Seyis cevap vermiş: "Hocam sana daha önce basit bir adam olduğumu ve bu
konulardan pek anlamadığımı söylemiştim. Gene de eğer ahıra gelip biri
dışında tüm atların kaçtığını görseydim, onu beslerdim, ama elimdeki tüm
yemi ona verip hayvanı çatlatmazdım."


isimsiz 21 Ekim 2006 20:33

Trafik polisi Temel'in kullandığı aracı durdurur ve gülerek müjde verir:
- Sizi tebrik ederim beyefendi bugünkü kontrollerimizde
emniyet kemeri takan tek sürücü sizsiniz bu yüzden size 500 milyon
lira ödül vereceğiz. Bu parayla ne yapmayı düşünüyorsunuz? Temel cevap
vermiş? :
- Hemen cidip bir ehliyet alacağum...
Polis, ne senin ehliıetin yok mu, demeye kalmadan yandan
fadime söze girmiş? :
- Siz ona bakmayın memur bey içince hep böyle sapitiy.
Polis iyice sinirlenmeye başlamış tam bu arada arka koltukda oturan
Dursun atlamış :
- Ula ben size demedum mi çaluntu arabayla yola çıkmayalum, başumuza
bir iş celur diye. Trafik polisi iyice zivanadan çıkmak
üzereymiş ki
bagajdan İdris'in sesi gelmiş :

- Ne oldu uşaklar, geçtik mi sınırı..??:D:D:D


kambis 22 Ekim 2006 18:58

ANNELER HERŞEYİ BİLİR

Hasan annesini aksam yemeğine davet etmiş. Yemek sırasında anne hep Hasanın ev arkadasının ne kadar cekici oldugunu dusunmeden edememis. Yemek boyunca ogluyla kız arasında neler oldugu konusunda meraktan çıldırıyormuş. Bunu farkeden Hasan Anneciğim Ayse ile aramızda inan hicbir sey yok. Biz sadece ev arkadasıyız demis.Bir hafta kadar sonra Ayse Hasana sormus:
Annenin yemege geldigi geceden beri çorba kepçesini bir türlü bulamıyorum. Nerde oldugu konusunda bir fikrin var mı? Sence annen almış olabilir mi?
Hasan cevap vermis Aldığını sanmıyorum ama bir e-mail gönderip ona sorayım ve annesine şöyle yazmıs:
Annecigim, sana aldın demiyorum, almadın da demiyorum ama gercek şu ki bize yemege geldiginden beri çorba kepçesi kayıp
Bir kac saat sonra annesinden soyle bir e-mail gelmis:
Sevgili oğlum, sana Ayse ile yatıyorsun ya da yatmıyorsun demiyorum. Ama gercek su ki eger o kendi yatagında uyuyor olsaydı simdiye kadar corba kepcesini coktan bulmus olmalıydı..


kambis 22 Ekim 2006 19:58

İtiraf

Ferit ölüm dösegindedir.

Karisi Cavidan da bu son anlarinda onun

yanindadir ve çok üzgündür.

Kocasinin elini tutar ve gözlerinden

yaslar bosalir. Ferit son gücüyle fisildar .

"Cavidan!"

Cavidan yasli gözlerle;

"Sus sevgilim!" der.

Ferit;

"Cavidan sana itiraf etmem gereken bir

sey var" der.

Cavidan;

"Kendini yorma sevgilim. Itiraf edecek

hiçbir sey yok!" der.

Ferit israrla;

"Hayir var! Huzur içinde ölmek

istiyorum" der

Cavidan susar ve dinler.

Ferit devam eder;

"Kizkardesinle yattim. En iyi arkadasin

ve

annenle de yattim" der.

Cavidan sukuneti bozmadan ve kocasinin

elini

birakmadan cevaplar;

"Biliyorum sevgilim. Seni o yüzden

zehirledim zaten"



CaNaRY 25 Ekim 2006 18:37



kambis 26 Ekim 2006 00:53

Sarışın
Kör bir adam yanlışlıkla Bayanlar Barına girer. Bara doğru ilerler ve bir içki ısmarlar. Biraz oturup, içkisini yudumladıktan sonra barmene seslenir: "Hey, bir sarışın fıkrası duymak ister misin?" Birden bar, bomba düşmüş gibi sessizleşir. Kör adamın yanında oturan kadın, tok bir sesle: "Hey bayım," der "bu fıkrayı anlatmadan önce bilmeniz gereken beş şey var.

Birincisi, barmen sarışın bir kız.

İkincisi kapı görevlisi sarışın bir kadın. Üçüncüsü, ben 1.90 boyunda
karatede siyah kuşaklı bir sarışınım.

Dördüncüsü, sağınızda oturan kadın profesyonel bir halterci ve sarışın.

Beşincisi, benim yanımda oturan kadın profesyonel güreşçi ve sarışın.

Yine de bu fıkrayı anlatmak istiyor musunuz?"

Kör adam bir kaç saniye düşünür, sonra başını sallar: "Hayır, hiç sanmıyorum. Beş defa anlatamam."


kambis 26 Ekim 2006 23:39

OTOBÜS
Hollywood’un 46 kez işlediği, "uçakta pilotlar ölür ya da bayılır, yolculardan biri (mümkünse bir çocuk) telsiz talimatlarıyla uçağı sağ salim indirir" klişesinin otobüse uyarlanmış hali.

- aloo, aloo, abi ben kamil koc istanbul-ankara otobüsünden arıyorum. kaptan molada içkiyi fazla kaçırdı herhalde, uyuyor şimdi.

+ evlat sakin ol, muavin orda mı?

- hayır, otobüste değil, tanrım ona ne olduğu konusunda hiçbir fikrim yok!

+ tamam evlat, hiç korkma, sizi kurtaracağız. şimdi şoförü yavaşça koltuktan yana çek, sen oturacaksın onun yerine.

- ama onu yana çekersem düşer, kendinde değil!

+ düşsün p*z*v**k! oraya senin oturman lazım.

- tamam, oturdum. şimdi ne yapmalıyım?

+ direksiyonu tut, ne çok sıkı ne çok gevşek.

- tuttum. çok eğlenceli görünüyor ehu
+ evlat, ciddi ol, 40 yolcunun hayatı senin elinde. şimdi; önündeki panelde bir çok gösterge var değil mi? tam ortadaki büyük olana bak, ne yazıyor orda?

— bismillahirrahmanirrahim.

+ hayır, göstergenin üstündeki yazıya değil göstergeye bak! hız göstergesine bak, kaçla gittiğinizi görebiliyor musun?

— sıfır.

+ nasıl sıfır? Dikkatli bak.

- sıfır, gerçekten sıfır. ölecek miyiz?

+ otobüs duruyor mu gidiyor mu bunu söyle bana seni kuş beyinli!

- duruyooor

+ kalk sitt..r git eşşoğlueşşek! bize de panik yaptırdın. şoför uyanınca devam edersiniz.


Misafir 31 Ekim 2006 17:45

:D:D:D
Can Dündar'a Neden Küstüm?

Can Dündar çok sevdiğim bir yazar. Hem tv’deki programlarını izlerim( izlerdim) ; hem bulabildiğim kitaplarını, gazetedeki günlük yazılarını mutlaka okurum ( okurdum) . Ama iki - üç aydır falan okumuyorum. Gazetedeki köşe yazılarını - belki sonra okurum diye - kesip saklıyorum kupon gibi. Fakat okumuyorum. Hatta okumakta olduğum bir kitabını yarım bıraktım, gerisini okumayacağım. Çünkü kendisine küstüm. Barışırsak ( barışırsam yani ) okuyacağım. Söz verdim. Kime mi? Kendime.......Ölmek var, dönmek yok.

Sebebine gelince: Aylardır kendisine bir konuda fikir sormak istiyorum. Sorayım mı sormayayım mı diye günlerce düşündüm. Kendisine ileti göndereceğim, malum konuda ( bence malum) fikir soracağım ama bakalım iletimi okuyacak mı? Okusa bile yanıtlayacak mı? Kimbilir her gün kaç ileti geliyordur kendisine. Hangi birini okusun, hangi birini cevaplasın! Kırk eli yok ya zavallının(!).

Ama benim soracağım soru, kendisinin fikrini alacağım konu; öyle eften püften değil . Hani ünlülere ( ya da herhangi birine ) ikide bir, “ Boş vakitlerinizde ne yapıyorsunuz? ”, yok “ En sevdiğiniz şarkıcı kimdir? ”, yok “ Hangi takımı tutuyorsunuz? ”, yok “ Gülben Ergen mi haklı, Hülya Avşar mı ? ” ya da “ Sizce bu yıl hangi takım şampiyon olur? ” gibi kıytırık soru değil........” Falanca sanatçı gerçekten menüsküs ameliyatı mı oldu, yoksa selülit mi aldırdı? ” türünden hiç değil. Ünlü bir yazara sorulabilecek bir soru. Tamamen edebi yani.

Derken o günlerde Can Dündar’ın bir kitabına başladım. Zevkle okuyorum, her zamanki gibi. Kitaptaki bir yazısının başlığı “ Nadide Sultan’ın Göğüsleri ”........Yazıyı okuyorum ama, Nadide Sultan’la uzaktan yakında ilgisi yok. Nadide Sultan’ın N’ si yok. Can Dündar, yazının sonunda, okunmasını sağlamak için ilginç bir başlık bulması gerektiğini düşündüğünü ve bu nedenle böyle bir başlık koyduğunu itiraf etmiş. İnsanlar magazine çok ilgi duyuyorlar ya; o nedenle, böyle bir başlık olursa daha çok kişi okur diye düşünmüş.......Şaka yapmış yani.

Kendisini çok seviyorum ya zaten, bu şakadan sonra birden yakınlık duydum Can Dündar’a. Şaka yapan şakadan da anlar diye düşündüm. O halde ben de kendisine bir şaka yapabilirim.Yabancı da değilim üstelik, iyi bir okuyucusuyum. Her gün o konuşuyor(!), ben dinliyorum.Yani bir kez de ben konuşsam , o dinlese. Neden olmasın !

Derken şeytan dürttü, aklıma bir kurnazlık geldi. Kendisine ileti göndereceğim ya; okuması için, gelen onlarca e-mail arasından benimkini farkedebilmesi için, ben de ilginç bir konu başlığı yazmaya karar verdim. Öyle bir başlık bulmalıyım ki, anında açıp okusun.

Düşündüm düşündüm, ilginç bir başlık buldum. Destan gibi yazdığım iletime, “.........’nın Memeleri ” diye başlık koydum. Aklım sıra, kendi silâhıyla vuracağım kendisini. Bununla da kalmadım. ” Eğer bana yanıt vermezseniz, yarım bıraktığım kitabınızı da, hiçbir köşe yazınızı da okumayacağım;ileride okumak üzere saklayacağım,” diye tehdit bile ettim(!)....."Dalga boyu aşmış nasılsa; ha bir karış, ha beş karış," diye düşünerek. Bir yazara verilebilecek en büyük cezanın, yapılacak en büyük tehditin bu olduğunu düşündüm. Hani “ Sivrisinek filin kulağına konmuş; - Acıttım mı?- demiş.” ya; benim yaptığım da o hesap.

Ve yanıtımı beklemeye başladım; “ Umut fakirin ekmeği ye Memet ye! ” misali...... Ha bugün yanıt gelir, ha yarın......” diyerek umutla bekledim günlerce.

Sonra ne mi oldu? Sanırım üç ay geçti, hâlâ tık yok. Geleceği de yok.Ben de kendisine ve kendime verdiğim sözü tuttum. İleti gönderdiğim o uğursuz günden beri; çok sevdiğim, beğendiğim Can Dündar’ ı okumuyorum. Bana yanıt verinceye kadar da okumayacağım. Bazı arkadaşlar ikide bir bana onun yazılarını e-postayla gönderiyorlar. Açmıyorum bile. ” El içinde vasiyet ettik bir kez, ölmemek olur mu! ”... Okumayacağım işte okumayacağım.

Şimdi bana; “ Adamın işi var, gücü var; seni mi düşünecek? ” demeyin. Evet düşünecek ! Kendisini okuyan, seven, örnek alan okuyucularını düşünecek. Ünlü bir yazar hele hele köşe yazarı olmak kolay mı!... " Nefesine güvenen borazancı başı olur," demişler. Düşünmezse işte böyle olur. Benim gibi sıkı bir takipçisini kaybeder........Onun işi gücü var da benim yok mu? Benim de işim gücüm var ama, ne yapıp edip kendisini okuyorum.

Kısacası, iletimi yanıtlamadı diye Can Dündar’a küstüm. Köşe yazılarını, hiçbir kitabını okumuyorum. ” Tavşan dağa küsmüş, dağın haberi olmamış,” diye bir atasözü var. Benim küslüğüm de ona benziyor. Neye benzerse benzesin, küstüm işte, okumuyorum...

Eğer kendisini görürseniz veya bir merhabanız varsa, söyleyin ona; bir an önce iletime yanıt versin. Çünkü onu çok beğeniyorum ve yarım bıraktığım kitabını, birkaç aydır biriktirdiğim köşe yazılarını okumak istiyorum. Ömrümü, Can Dündar’ın köşe yazılarını biriktirmekle geçirmek istemiyorum.

Siz siz olun, size her şaka yapana şaka yapmaya kalkmayın. Çünkü bazıları şaka yapmayı severler ama kendilerine şaka yapılmasından hoşlanmazlar.Ya da konuşurlar da dinlemeyi bilmezler.... Ben, ünlü yazara yaptığım şakadan bu anafikri çıkardım.

Bu yazımdan siz de belki şu anafiki çıkarabilirsiniz: “ Eşeğe cilve yap demişler, tekme atmış.”..........Ben de şakanın tadını mı kaçırdım ne yaptım, bilemiyorum yani. Eeee! ne demişer; " Tabak, sevdiği deriyi yerden yere vururmuş.".....Bildiğim bir şey var, o da şu: Can Dündar çok iyi bir yazar. Yazılarını büyük bir beğeniyle okuyordum......... Ama bu, kendisine küsmeme engel değil. Bunu da aynen iletin. Ve ayrıca şunu da bilsin ki; “ Adam adama gerek olur, iki serçeden börek olur."

http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif



asla_asla_deme 31 Ekim 2006 20:11

Annem Gel Dedi

İlkokul öğretmeni

sınıfta Cennet'e gitmek isteyenlerin ellerini kaldırmalarını ister.

Yalnız Temel'cik elini kaldırmayınca merak eder ve sorar,
- Sen gitmek istemiyor musun?
- İster idum ama anacığım okuldan sonra hemen eve gel dedü...


Şenol Güneş

Bir gün Şenol Güneş

Brezilya milli takımı antrenörü Scolari ile karşılaşmış.
- Hocam sen bu takımı nasıl seçtin de

şampiyon oldunuz? demiş.
- Çok kolay zekalarına göre seçiyorum.

Bak mesela sana bir örnek vereyim demiş

ve Ronaldo'yu çağırmış.
- Ronaldo'ya oğlum söyle bakayım

senin annenin ve babanın çocuğu olan

ama senin kardeşin olmayan kimdir?
Ronaldo biraz düşünmüş,

"tabiiki ben oluyorum" demiş.

Şenol Güneş bundan çok etkilenmiş.

Türkiye'ye döner dönmez İlhan Mansız'ı çağırmış.
- İlhan sana bir soru soracağım

eğer bilirsen bu hafta seni takıma alırım,

bil bakalım annenin ve babanın çocuğu olan

ama kardeşin olmayan kimdir?
İlhan biraz düşünmüş işin içinden çıkamamış,

biraz zaman istemiş ve hemen koşmuş Hakan'ı bulmuş.
- Hakan, annenin ve babanın çocuğu olan

ama kardeşin olmayan kimdir?
Hakan cevap vermiş: Benim tabii ki,

İlhan sevinçle Şenol Güneş'in yanına dönmüş:
- Sorunun cevabını buldum hocam: Hakan'mış.
Şenol Güneş köpürmüş:
- Vay salak herif, Hakan olur mu hiç, doğru cevap Ronaldo idi!..


yanlış taraf

Vahsi Batida bir gun, bardan iceri izbandot gibi cift tabancali bir kovboy girer. Herkesin saskin bakislari arasinda son derece hizli bir hareketle iki tabancayi da cekip havaya birer el ates eder ve bagirir:
-Sag tarafimdakiler o.. cocugu, sol tarafimdakiler pe.... Var mi lan itirazi olan? Varsa kalksin ayaga!
Temel, hemen ayaga kalkar, kovboy derhal tabancalari adama dogrultur:
- Hey, senin itirazin var galiba!
- Yok be abicum, ha pen yanlis tarafa oturmisum da...


Genç Deve

Genç deve annesine sormuş
-"Anne niye bizim ayaklarımız bu kadar büyük?"
Anne cevap vermiş:
-"Çölde kuma batmamak için."
Genç deve tekrar sormuş:
-"Peki kirpiklerimiz niye bu kadar gür.
Anne tekrar cevap vermiş:
-"Çölde kum fırtınalarında kum kaçmasın diye."
Merakı yatışmamış olan genç deve bir soru daha sormuş:
-"Bizim niye hörgüçlerimiz var."
Anne deve sabırla yanıtlamış :
-"Çölde çok uzun süre susuz idare edebilmek

için suyu hörgüçlerimizde depolarız."
Sonunda dayanamayan genç deve sormuş :
-"Peki biz Ankara Devlet Hayvanat Bahçesinde ne halt yiyoruz?"

mehmet abi

Mehmet abi koyde yaşıyormuş ve kahvede otururken tv de Ecevit cıkmış ve bu benim arkadaşım demiş koyluler inanmayıp hass*ktir demişler mehmet abi idaaya girmişmallarının çeyreğine karşı butun koyun çeyreğine karşı.Gitmişler iki tanıkla ankaraya ve ecevit mehmet abiyi gormuş ve naber me mehmet demiş sonra koyluler g*t olup donmuşler koye...
Bir gun tekrar koyde otururlarken mehmet abi Demireli gorunce bu da benim arkadaşım demiş ve kahve yine cekmiş bi hass*ktir.iki şahidle yine yola cıkmışlar ecevitdeki olaylar tekerrür etmiş ve koyun bu sefer yarısı mehmet abinin olmuş...

Uzun bi aradan sonra koy tv sinde Clinton gorunmuş ve mehmet abi bu benim en iyi ark. demiş ve iki şahitle USA ya gidilmiş.Beyaz saraya tek kişi giriliyormuş ve mehmet abi adamlara" ben gideyim size Clintonla el sallarım demiş.İki kişi camda el sallarken şahitler bakmışlar ikinci adamı secememişler yoldan tam o sırada Jordan geciyormuş tutup sormuşlar ya o penceredeki Clintonmu Jordan da onu bilmem de yanındaki Mehmet Abi demiş.


MARLON 31 Ekim 2006 20:24

Baba, ortaokul üçüncü sınıfa giden oğlunun elinde karneyle salona girdiğini görür. "Allah allah, dönem ne çabuk bitmiş..." diye düşünür ve oğluna seslenir:
-"Getir bakayım şu karneyi!"
-"Al baba..."
Adam karneye bir bakar ki, beden eğitimi ve resim dışındaki tüm dersler zayıf.
-"Bir dediğini iki etmiyoruz, bilgisayar dedin, bilgisayar aldık, ingilizce kursu dedin ingilizce kursuna gönderdik, gitar kursu, müzik aletleri, ne istersen yapıyoruz. Kız arkadaş uğruna harcadığın çiçek parasının haddi hesabı yok. Ne bu notların hali, rezil şey!"
-"Baba... O benim karnem değil ki, senin kitaplarını karıştırıyordum, birinin arasında karnelerinden birini bulmuştum..."


Pollyanna 31 Ekim 2006 22:53

AŞIRI HIZ VE UYANIK ŞOFÖR

Adam trafikte 'alçaktan uçarak' giderken polise yakalanır... Kenara çeker, arabadan iner:

- Buyrun Memur Bey!


- Beyefendi aşırı hız yaptığınız için sizi durdurmak zorundayım, ehliyetiniz lütfen...


- Ehliyetim yok, son yaptığım kazada ehliyetime el koydular Memur Bey.


- Peki aracınızın ruhsatını görebilir miyim?


- Araba benim diil Memur Bey çaldım ben bu arabayı.


- Anlamadım nasıl yani, siz bu arabayı çaldınız, öyle mi???


- Evet Memur Bey, aa durun bi dakka torpido gözünde ruhsat olucaktı, silahımı oraya koyarken ruhsat gibi bişi gördüm galiba....


Polis iyice şaşırır:


- Torpido gözünde silah mı var?!?!?!!?!?!?


- Evet Memur Bey, bu arabanın sahibi kadını vurduktan sonra cesedi bagaja koydum; silahı da torpido gözüne koydum...


- Bagajda bi de ceset mi var?!?!?!!?!?!?!?!?!?!


- Evet Memur Bey...


Trafik polisi bunu duyar duymaz amirini arar, arabanın etrafı bir anda polislerle dolar ve adamı sorguya alırlar.... Ekipler amiri adamın ehliyetini ister, adam ehliyetini çıkarır ki ehliyet geçerli, temiz, hiçbir anormallik yok.. Bunun üzerine adamın ruhsatını ister, adam çıkarır ruhsatı da verir, ekipler amiri yine bakar ki araba adama ait.. Derken adamdan torpido gözünü açmasını ister, adam açınca ortaya çıkar ki orada da silah falan yok... Ekipler amiri bir de bagaja bakmak ister, adam bagajı açar, orada da ne ceset, ne bişi yok.. Bunun üzerine ekipler amiri 'Çok garip' der....


'Sizi durduran memurun anlattığına göre bu arabanın bi kadına ait olduğunu söylemişsiniz, kadını öldürüp cesedi bagaja, silahı da torpido gözüne koymuşsunuz...'


Adam güler:


- İnanamıyorum... O şimdi benim için 'aşırı hızlı gidiyordu' da demiştir....



asla_asla_deme 1 Kasım 2006 13:53

>Çoooooook güzel!!!
>>Yasli ve zengin bir adamin hepsi birbirinden zeki 3 oglu varmis. >
>> >> > >> > >>Bir gün amansiz bir hastalikla yataga düsen yasli
>>adam verasetini açiklamak > >>için ogullarini yanina çagirmis. > >>
>> > >> > >>-Ogullarim benim vaktim geldi artik, ecel kapida. Ben
>>ölünce tabii ki > >>mallarimin hepsi sizin ve siz çok zekisiniz
>>ama siz mallarimi > > >>bölüseceksiniz > >> > >>diye birbirinize
>>düsmemeniz için sehrin kadisina gidin. Kadiya benim > >>selamimi
>>söyleyin o size mirasinizi bölüstürür." > >> > >> > >>Ve adam ölür
>>ogullari da babasinin istegi üzerine kadiya gitmek için yola >
>> >>düserler. Tabii yesillik yerlerden, gölden, yagmurdan, çamurdan
>>felan > >>geçerler. > >> > >>Derken önlerine bi adam çikar ve
>>bizim 3 biradere sorar; > >> > >> > >> > >>-Efendiler ben devemi
>>kaybettim siz yolda bir deve gördünüz mü?" der. > >> > >> > >> >
>> >>Büyük kardes sorar; > >> > >> > >> > >>-Tek gözü kör müydü?" >
>> >> > >>Adam >"evet" der. > >> > >> > >> > >>Ortanca kardes sorar;
>> > >> > >> > >> > >>-"Kuyrugu kesik miydi?" > >> > >>Adam "evet"
>>der > >> > >> > >> > >>Küçük kardes sorar; > >> > >>-"Bir ayagi
>>topal miydi ?" > >> > >> > >> > >>Adam ona da "evet" der. > >> >
>> >> > >> > >>Bu sorulardan sonra 3 birader devesini kaybeden adama
>>"Biz senin deveni > >>görmedik" derler. > >> > >>Adam birden
>>sinirlenir; > >> > >>"Yaa nasil olur? > >> > >>Hem bütün
>>özelliklerini bildiniz hem de görmedik diyorsunuz. Ben de sizinle
>> > >> > >>Beraber gidecem ve gittiginiz yerdeki >kadiya sizi
>>sikâyet > >>edecegim" der. > >> > >> > >> > >>Biraderler de "Olur
>>gel" derler. > >> > >> > >> > >>Ve sonunda Kadinin yanina varirlar,
>>huzuruna çikarlar. > >> > >>3 birader der ki; > >> > >> > >> >
>> >>-Efendim bizim babamiz vefat etmeden önce mirasi bölüsmemiz
>>için size > >>gelmemizi söylemisti. Bizde bu yüzden geldik. > >> >
>> >> > >> > >>Kadi devesini kaybeden adama döner ve > >> > >>-Sen
>>niye geldin ?" der, > >> > >> > >> > >>Adam da; > >> > >>-Efendim
>>ben devemi kaybettim. Yolda bunlari gördüm. > >> > >> > >> >
>> >>Onlara devemi gördünüz mü dedim onlar da devemin bütün > >
>> >>özelliklerini > >>bildikleri halde görmedik dediler. Ben
>>bunlardan > >>süpheleniyorum" der. > >> > >> > >> > >>Kadi
>>biraderlere döner ve sorar: > >> > >> > >> > >>-Sen nerden bildin
>>tek gözünün kör oldugunu?" > >> > >> > >> > >>-"Efendim, yolda
>>gelirken yesillik yerden geçtik. Baktim ki > >>yesilliklerin >
>> >>hep bi tarafindan yenilmis, öbür tarafina yanasilmamis bile.
>>Tek gözünün > >>kör > >> > >>oldugunu oradan anladim." > >> > >> >
>> >> > >>-Peki, sen nerden bildin kuyrugunun kesik oldugunu?" > >>
>> > >> > >> > >>-Efendim, yolda gelirken deve pisligi >gördüm. > >>
>> > >> > >> > >>Devenin pislikleri hep daginik düsmüs. Oysa kuyrugu
>>olsaydi hep toplu > >>düserdi, oradan bildim kuyrugunun
>>olmadigini." > >> > >> > >> > >> > >> > >> -Peki, sen nerden
>>bildin bi ayaginin topal oldugunu?" > >> > >> -Efendim,
>>gelirken golden geçtik. Baktim ki devenin 3 ayaginin tam izi >
>> >>bir de yarim ayak izi var. Tek ayaginin topal oldugunu oradan
>>anladim" > >> > >> > >> > >>Kadi devesini kaybeden adama döner ve
>>"Kardesim bunlar senin > >>deveni > >>görmemisler" der. Kadi o
>>adami gönderir ve düsünür: > >> > >> > >> > >> "Ulan >bunlar
>>benden zeki, ben bunlara nasil miras > >>bölüstürecegim? > >>Neyse
>> > >> > >>ben bunlara bi ziyafet vereyim sonrada kapi arkasindan
>>dinleyeyim bakalim > >>ne > >> > >>konusuyorlar" diye düsünür ve
>>bizim 3 biraderi evine götürür. > >> > >> > >> > >>Hanimina güzel
>>bir ziyafet hazirlattirir yemek gelir ve Kadi; > >> > >> > >> >
>> >>- "Siz yemeginizi yiyin ben bi yere varip gelecegim" der ve
>>kapi arkasina > >>geçer. > >> > >> > >> > >>Büyük kardes der ki; >
>> >> > >> > >> > >>-Yaa kuzu çok iyiymis de, keske köpek
>> >emmeseydi". > >> > >> > >> > >>Kadi sasirir. > >> > >> > >> >
>> >>Ortanca kardes der ki; > >> > >> > >> > >>-Yaa sarap iyiymis
>>de, keske mezar topragindan yapmasalardi". > >> > >> > >> > >>Kadi
>>iyice sasirir. Küçük kardes de der ki; > >> > >> > >> > >>-"Yaa
>>kadi; iyiymis de, keske i..e olmasaydi". > >> > >> > >> > >>Kadi
>>bu lafi duyar duymaz gelenlerin ne kadar zeki oldugunu >
>> >>düsünerek hemen > >>arastirmaya gider. Kuzuyu aldigi adama "Bu
>>kuzu ne emdi ?" diye sorar. > >> > >> > >> > >>Adamda "Kuzunun
>>annesi öldüydü ben de kapinin önünde yatan >köpege > >>emzirttim"
>> > >> > >>der. > >> > >> > >> > >>Daha sonra sarabi aldigi adama
>>gider ve "Bu sarabin topragi nerden ?" diye > >>sorar. > >> >
>> >>Adam da "Valla bizim burada en güzel toprak mezarlikta var, ben
>>de mezar > >>topragindan yaptim" der. > >> > >> > >> > >>Kadi
>>"Ulan bunlar ikisini de bildi" diye düsünerek annesinin > >>yanina
>>gider > >>ve "Anne ben i..e miyim? " diye sorar. > >> > >>Annesi
>>de; "Olgum hatirlamazsin sen küçükken ormanda sana oduncu tecavüz
>> > >>etmisti" der. > >> > >> > >> > >>Kadi bu saskinliklar içinde
>>bizim 3 biraderin yanina gider ve > > >>baslar > >>sormaya; > >> >
>> >> > >> > >>Büyük kardese; > >> > >> > >> > >>-Söyle bakalim
>>kuzunun köpek emdigini nerden bildin ?" > >> > >> > >> > >>-Nerden
>>olacak. Bak kuzunun budunun bu kenarinda yag olmaz. Ama köpegi >
>> >>emdigi için burada yag var". > >> > >> > >> > >>Ortanca
>>kardese; > >> > >> > >> > >>-Söyle bakalim sarabin mezar
>>topragindan oldugunu nerden bildin?" > >> > >> > >> > >>-Nerden
>>olacak. Içiyorum içiyorum zevk yerine keder veriyor". > >> > >> >
>> >> > >>Ve küçük kardese sorar; > >> > >> > >> > >>-"Söyle bakalim
>>sen benim i..e oldugumu nerden >bildin?" > >> > >> > >> >
>> >>-"Nerden olacak, i..e olmasan girise Galatasaray bayragi asar >
>> >>miydin?"
>>
>


hilalee 1 Kasım 2006 14:00

tek diyecegimm süpersinizzz..:smiley32: ;)


Misafir 1 Kasım 2006 14:53

HAPŞURMA SONRASI DİYALOGLARI

- hapşuaaa, hapupu, hiyepşi. pepsi.
- abi elini ağzına kapatsana.
- ulan ordan kaç basınç fışkırıyo biliyo musun, elin kırılır.
- çeneni de kapat.

————————
- haaaapşu. elhamdülillah.
- yerhamiki allah.
- yehdini ve yehdini kümüllah.
- essalamü aleyküm ve rahmetullah. essalamü aleyküm ve rahmetullah.
- yallah şoför yallah, povor mia.

————————–
-cok ya$a
-var mı bildigin yontem?
-…nasil yani?
-cok ya$amak icin diyom, ucuz, etkili..
-$ey, ben sadece …
-neyse, s...et, sen de gor …

—————————-
-habuşieaa
-çok yaşa
-hepberaber ama farklı yerlerde …

—————————–
alerjik bi hastalıktan dolayı 68. hapşurma sonrası
-habuşieaa
-e yeter be ciğeri çıkardın yeteeeer
-aa sende gör o zaman …

—————————–
- haaapsuuu!
- hep birlikte!
-olmaz kaynaklar sınırlı!!!
-?!

—————————–
-hiipçiiii!
-geber!!
-??



—————————–
-hieapişuuu…
-pardon anlayamadım?

—————————–
-hapşuuuu!
-ohaaa!! duymadım sanma.. ulan azimcan ne trip adamsın be! abi ii güzel osur da nie kamufle edion ki?

—————————–
-abşk

-lan nerdeyim ben ?
-neymiş arkadaşın günahları sevapları hadi sırada bekleyenler var ..
-aaa nası ya çok yaşa demişti ama herkes …
-sen duymamışsın arada azrail diye bi arkadaş vardı o geber dedi emiri ben verdim biliyorum yani ..
-ya ühühü nası ya
-sana demedilermi hapşururken tutma nefesini falan burnunu falan kapatma diye
-aa demişlerdi yaa
-yaa tabi hadi anacım bekleme yapmıyalım hadi …

——————————
- haapşşuuuu
- çok yaşa abi…
- karışma lan allahın işine, kızıyor sonra…
- ha????

——————————
-heaa… heaa.. ha…
-ç.. ç.. ç…
-offf ya hapşıramadm
-...ret ben de çok yaşa diyemedim

——————————
- hapşu… elhamdülillah (allah’a hamd olsun)
- yerhamukellah (allah’ın rahmeti üzerine olsun)
- yehdina ve yehdikumullah (allah bizi ve sizi hidayetinden ayırmasın)
- amin. (anlıyorum)

——————————
- hapşurzatssst.
- oha. o ne lan öyle.
- afedersin.

:D


tulse 1 Kasım 2006 17:59

TELEFON


- Alo! Hasan beyle görüşebilirmiyim? Bugün geldiler mi acaba?

- Hayır efendim. Henüz gelmediler.

- Ne zaman gelirler?

- Hiç belli olmaz.

- Oraya gelirlerse ne kadar kalırlar?

- Kıyamete kadar.

- Allah Allah! Orası neresi?

- Belediye mezarlığı.



Misafir 3 Kasım 2006 14:41

ÇOCUK SORULARI

anne baliklar su içer mi ?
-………

eniste bu ne?
-çakmak
(1 dakka sonra)
-eniste bu ne?
-çakmak

-eniste bu ne?
çakmak bahadir
….
-eniste bu ne?
gazoz kapagi
-hani çakmaktı!

baba, yeni aldigin ayakkabilarim ne renk?
kahverengi yavrum.
-peki baba, kahve ne
renk?
-….?!

bunu kiriyim mi?
-hayir.
bunu kiriyim mi?
-hayir.
-bunu kiriyim mi?
hayir.
..
-bunu kiriyim mi?
-kir Allah’in cezasi kir.
niye lazım diil mi?

anne ne zaman olacak bu yemek
-ha deyince olmuyor
-o zaman ne deyince oluyor?

anne ben nerden çittiiiim?
eeö… karnimdan çiktin sayilir yavrum
sezeryan ile dogurmustum ben seni…
piki oraya nasil dirdiiiiim?


:D


Pollyanna 14 Kasım 2006 11:56

Temel üniversite sınavına girmiş.Her soruda yazı
-tura atarak cevapları vermiş. İki saat sonra öğrencilerin çoğu sınav kağıdını verip salonu terk etmiş,Temel hala yazı tura atıyor. Öğretmen gelmiş başına dikilmiş: Temel hepsini yazı tura atıyorsun, hala bitiremedin mi? Temel: Hocam bir saat önce bitirdim. Simdi da cevaplarımı kontrol edeyrum!


tulse 14 Kasım 2006 16:01


TERSLİK

Temel, merak etmiş, omuzuna dövme yaptırmaya kara vermiş. "Temel" yazacaksın demiş, dövme ustasına...

Dövme bitince hevesle koşup eve gelmiş. Doğru aynanın karşısına geçmiş...Bakması ile haykırması bir olmuş..


- Hay Allah kahretsin. Ters yazmış adam yazıyı...


Misafir 16 Kasım 2006 10:50

KOMİK FIKRALAR
  • Cemalle Temel bir gün yolda yürürken Temel'in kafasına kuş pislemiş.Temel: -Ula Cemal cit tuvalet kağıdı cetir,demiş.Cemal de: -Ula Temel kuş çoktan uçti citti,demiş
  • 2 Şeritli mi , 4 Şeritli mi? Adamın biri California'da bir kumsalda yürürken ayağı eski bir lambaya takılmış, adam lambayı kumlarn içinden çıkarmış, ovalamış lambayı, harbi harbi cin çıkmış. Adam çok şaşırmış, cin başlamış konuşmaya ''Tamam, tamam.Beni lambadan kurtardin vs vs vs... Bu, bu ay içinde dördüncü çıkarılışım ve bu işten sıkılmaya başladım, bu yüzden 3 dilegi unut. Sadece 1 dilek hakkın var!'' Adam oturmus ve bir süre düşünmüş ve ''Her zaman Hawaii'ye gitmek istedim ama uçaktan korkarım ve deniz beni çok kötü tutar. Benim için Hawaii'ye bir köprü yap, böylece arabayla oraya gidebileyim'' demiş. Cin gülmüş ve ''Bu imkansız. Bu işin lojistiğini düşün! Köprünün ayakları nasıl Pasifik'in dibine ulaşabilir? Ne kadar beton gerektiğini, ne kadar çelik gerektiğini düşün! Hayır, başka bir dilek düşün'' demiş, Adam ''tamam'' demiş ve güzel bir dilek düşünmeye başlamış. En sonunda, ''Dört kere evlendim ve boşandım. Bütün karılarım her zaman duyarsız olduğumu ve onunla ilgilenmediğimi söylerdi. Bu yüzden, kadınları anlayabilmeyi diliyorum. Nasıl hissettiklerini ve neden ağladıklarını, bir şey söylemedikleri zaman gerçekten ne istediklerini, onları nasıl gerçekten mutlu edebileceğimi bilmek istiyorum...'' Cin: ''Köprü iki şeritli mi olsun dört şeritli mi?''
  • Titanik battığında üç kişi kurtulur. (İngiliz,Fransız ve Temel)İngiliz sadece golf sopasını, Fransız sadece golf topunu kurtarabilmiş. Bunların canları çok sıkılmış. Fransız hadi golf oynayalım demiş. İngiliz de katılmış. Temel de çok sevinmiş, ama ben nasıl oynandığını bilmiyorum deyince ,çok kolay, sopa, top ve delik lazım demişler. İngiliz: Bende sopa var. Fransız: Bende de top var. Temel: Ben oynameyrum
  • Temel ve arkadaşları dama çıkarlar ve birer birer aşağı atlarlar.Biri sağ kolunu açıp atlar,biri iki kolunu açıp atlar ,biri yatay atlar ve böyle böyle gider.Biraz sonra olaya müdahale için ekipler gelir ve sorarlar: -Ne yapıyorsunuz orada? Temel cevap verir: -Ha uşağum tetris oynayrus.
  • Bir gün kahvenin birinde Mustafa Abi diye dayı bir adam varmış.Kahvede televizyon seyrederlerken televizyonda Ecevit çıkınca Mustafa Abi başlamış: -"Ben bu Ecevit'in küçüklüğünü bilirim, kerata çok yaramazdı.."falan diye söylenmiş.Herkes kıkırdıyo tabi.Mustafa Abi bakmış herkes gülüyor hadi gidelim TBMM ye demiş ve gitmişler. Ecevit TBMM den çıkınca Mustafa Abi'yi görmüş ve hemen sarılmış: -"Oooo Mustafa Abi'cim nasılsın Başbakanlık çok zor iş seni görmeye gelemiyorum, kem ,küm..." Herkes şaşkın kahveye dönmüşler.Aradan belli bir süre geçtikten sonra televizyona Demirel çıkmış ve Mustafa Abi gene başlamış: -"Ben bu Demirel'i küçüklüğünden tanırım beni çok sever sayar.."diye söyleniyormuş.Herkes demiş Ecevit'i belki tanır ama nerden tanıycak koskoca cumhurbaşkanını?Mustafa Abi demiş hadi o zaman Çankaya'ya gidiyoruz.Gitmişler.Demirel evinden çıkınca Mustafa Abi'yi görmüş.Hemen ellerine sarılmış öpmek için: -"Tam da seni görmek için geliyordum canım abim.." falan demiş.Herkes daha da şaşırmış.Kahveye geri dönmüşler.Aynı olaylar ve en sonunda TV de Bill Clinton! Mustafa Abi başlamış: -"Ben bu Bill i küçüklüğünden tanırım paçalı donlarla gezerdi.."demiş.Bu sefer ordakiler kocaman bi "OHA!" demişler ve Mustafa Abi bunları Beyaz Saray'a götürmüş.Güvenlik görevlisi sadece bir kişi girebilir demiş ve Mustafa Abi'yi içeri sokmuşler. Ama Mustafa Abi 5-6 saat çıkmamış.Tam o sırada Beyaz Saray'ın önünden Michael Jordan geçmekteymiş ve onu çağırıp demişler ki: -"Ya Maykıl Abi senin boyun uzun şu pencereden bir bak içerde kaç kişi var,kimler var bir say...." demişler ve Michael Jordan pencereden bakıp söylemiş: -"İçeride 6 kişi var, biri Mustafa Abi,diğerlerini tanımıyorum..."
  • Bir çift evlendikleri günün gecesinde odalarına gitmişler.Gerdeğe gireceklermiş;ama hemen çocuk yapmak istemedikleri için kaput kullanmaya karar vermişler.Fakat akıllarına hiç kaputları olmadığı gelmiş.Karısı:"Endişelenme.Ben dönerken nöbetçi bir eczane gördüm." demiş kocasına.Adam koşa koşa çıkmış yola.Eczanenin nerede olduğunu bir türlü bulamamış.Bu sırada bir hırsız çiftin balkon kapısı açık olan evlerine girmiş.Kadını yatakta çırılçıplak görmüş.Kadın içtiği şampanyanın etkisiyle uçmuş;aklı başında değilmiş.Hırsız şeytana uyup kadının koynuna girmiş.Kadın da sarhoş haliyle hırsızı kocası zannetmiş ve sevişmeye başlamışlar.Adam en sonunda eczaneyi bulmuş.Eczane sahibine:"Prezervatif istiyorum." demiş.Kadın:"4 çeşidimiz var."demiş."En ucuzu on cent,beyaz renkli.Onbeş centlik olan var,sarı renkli.Yirmi centlik olanı siyah renk.En kalitelisi ise mor renk ve yirmibeş cent."Adam pantolonunna elini atmış ve cüzdanını aceleyle evde unuttuğunu farketmiş.Fakat Allah'tan cebinde 20 cent varmış.Adam cebindeki parasıyla ilk günden karısına alabileceği en kaliteli şeyi almaya karar vermiş ve 20 centi verip siyah prezervatifi almış.Koşa koşa dönmüş ve karısının yatkta uyuduğunu görmüş.Fakat uyku muyku dinlememiş;kadına sokulmuş.Kadın demin seviştiği kocasının performansına hayran kalmış.9 ay sonra çiftin simsiyah bir çocuğu olmuş.Günler günleri kovalamış ve çocuk büyümüş.Bir gün babasına şu soruyu sormuş:"Baba,siz ikiniz de sarışınsınız.Peki ben niye böyle siyah oldum?"Adam cevap vermiş:"Dua et ki beş centim daha yoktu.Yoksa mosmor olacaktın."
  • Oğlan ın birisi kendini rahatlatmak için marketten büyük salam almaya gitmiş ..bana birtane büyük salam verirmisiniz demiş tezgahtarda demiş ki dilimleyeyim mi demişş oğlan da demiş ki; -lan **** sen benim götü kumbara mı sandın demiş... :)
  • Adamın biri dünyada sex yapmadığı canlı bırakmamıştı ve birgün tanrıya dua edip tanrım birdaha böyle şeyler yapmayacağım diye söz vermiş ve ardından hacca gitmiş ve hac,dan geldiğinde insanlarla görüşmemek için dağ başında kendine göre şirin bir ev yapmış ve birgün bahçede çalışırken bir kız gelmiş ve kız amca evimin yolunu kayıp ettim burada kala bilirmiyim demiş adam da tabi kızım kal demiş ve akşam olu vermiş adam la kız ayrı ayrı yatıyorlarmış ve kız gelip amca ben korkuyorum demiş ve adam da benimle yat demiş ve kız adamla yatarken adam kızın bacaklarını görmüş ve dayanamayıp kız başlamış sex yapmaya ve iş bitince kız kalkmış oynamaya başlamış adam sormuş niye oynuyorsun kızda ben şeytanım senin yeminini bozdurdum demiş ve adam da başlamış oynamaya bu sefer kız sormuş sen niye oynuyorsun adam da cevap vermiş bi yapmadığım şeytan kaldıydı demiş.
  • Temel Ankara'ya İngiliz,Alman ve İtalyan'la uçakla giderler.İngiliz aşağıya karpuz atar.Alman kavun atar.İtalyan'da bomba atar.Temel uçaktan inince ağlayan bir çocuk görür.Temel: -Neden ağlıyosun?diye sorar. Çocuk: -Kafama karpuz attılar. Temel bir tane daha ağlayan çocuk görür.Temel: -Sen neden ağlıyosun?diye sorar. Çocuk: -Kafama kavun attılar,der. Aradan fazla zaman geçmeden Temel gülen bir çocuk görür.Temel gülen bir çocuk görür.Temel: -sen neden gülüyosun? Çocuk: -Bir osurdum arkamdaki bina yıkıldı!
  • Adamın birinin şeyi çok ağrır.bunun üzerine doktora gider ve idrar tahlili yaptıtırır.ertesi gün gelince sonuçta adam şey diyor:ŞEYİNİZDEN VİSKİ ÇIKIYOR!!!Adam hemen eve gider ve karısına:AVRAT İKİ BARDAK GETİR VİSKKİ İÇİÇEZ!viskiyi içiyorlar.Ertesi gün adam:AVRAT BİR BARDAK GETİR VİSKİ İÇİÇEM diyor ve karısı:BEN NİYE İÇMİYORUM diyor.Adam da:SEN BU GECE ŞİŞEDEN İÇECEKSİN:))
  • ATEIST bir adam bir gün ormanda geziyor ve etrafindaki güzelliklere bakiyormus. "Evrim ne güzellikler yaratiyor!" diye düsünüp mest oluyormus. Birden arkasinda kocaman bir ayi belirmis ve onu kovalamaya baslamis. Adam bütün gücüyle kaciyormus ama her arkasina bakista ayinin daha yaklasmis oldugunu farkediyormus. Dakikalarca süren bir kacisin sonunda adamin ayagi yerdeki dala takilmis, ayi adamin üzerine atlamis, pencesini kaldirmis. Tam vurmaya hazirlanirken adam; "TANRIM!!!" diye bagirmis. Bir anda zaman durmus, ayi donmus, ormandaki nehir bile akmaz olmus. Bir anda orman kararmis ve gökyüzünden bir isik hüzmesi adamin üzerine parlamis. Cok derinden gelen ilahi bir ses adama: "Yillarca bana inanmadin, yaratilisi kozmik bir kazaya bagladin,sana bu durumda yardim etmemi mi istiyorsun? Seni sevgili bir kulummu saymaliyim?"demis. Adam utanc icinde: "Biliyorum bunca yildan sonra dindar biri olmayi istemem haksizlik,ama belki AYIYI dindar yapabilirsiniz." demis. Ses: "Peki." diye karsilik vermis ve isik kaybolmus. Nehir tekrar akmaya baslamis. Hersey eski haline dönmüs.Ayi pencesini indirmis, iki pencesini de göge dogru cevirmis, ve konusmaya baslamis: "Tanrim, senin rizkinla orucumu aciyorum,hamdolsun verdigin nimetlere."
  • Bir rahibe gunah cikartmak icin rahibin yanina gidiyor : * Rahibe benim hayatimda bir erkek var ama ****** cocugunun teki diyor. * Rahip soruyor neden ona ****** cocugu diyorsun. * Rahibe, cunku o benim yanagimi oksayip beni opuyor. * Rahip rahibenin yanagini oksuyor ve opuyor sonra soruyo boyle mi? * Evet diyor rahibe * Rahip diyo bu ona ****** cocugu demeni gerektirmez. * Rahibe : Ama o benim elbiselerimi cikartip vucudumu da oksayip opuyor. * Rahip rahibenin elbiselerini cikartiyor ve bir sure sevisiyorlar sonra rahip yeniden soruyor boyle mi? * Evet diyor rahibe * Rahip diyo bu da ona ****** cocugu demeni gerektirmez. * Rahibe diyo ama o sonra bir guzel beceriyor beni. * Rahip bunun ustune rahibeyi beceriyo tabii ki ve soruyo boyle mi? * yeniden evet diyor rahibe. * Rahip bu da ona ****** cocugu demen icin yeterli sebep degil. * Rahibe bu sefer bağırıyor : Ama o aids li imis. * Rahip: "Vay ******nin cocugu."
  • Fadime bir gün temele; - "ula temel akşam bize gel evde kimse yoktur" demiş. Temel akşamı beklemiş gitmiş Fadime'nin evine Temel kapıyı çalmış çalmış ama kimse açmamıştı. Çünkü Fadime doğru söylemişti evde kimse yoktu...
  • Temel birgün Fransa'ya gitmiş.Orada dolaşırken hayvan satan bir dükkana girmiş.Hayvanlara bakıyormuş.Birden "aptal"diyen bir ses duymuş.birde bakmış yukarıda bir kafes ve içinde bir papağan.Papağan çok hoşuna gitmiş.Dükkan sahibine yeteneklerini sormuş.O da "bu papağan gördüğü insanların karakterini okur ve söyler" demiş.Neyse Temel bu kuşu satın almak istediğini söylemiş.Dükkan sahibide onu satamayacağını,bir dişi kuş olduğunu ve neslini devam ettirmek için kimseye satmadıklarını ve yalnızca yumurtalarını verebileceğini söylemiş.Temel'de kabul etmiş ve 10 tane yumurta almış.Trabzon'a geri dönmüş.Yumurtalar zamanı gelip kırılmaya başlamış.Fakat içlerinden papağan dışında bütün kuşlar çıkmış.Tavuktan ördeğe,hindiden kaza kadar...Tabii Temel sinirlenip, hemen yavruları alıp dükkana gitmiş.Papağan hala orada duruyor.Dükkan sahibine olanları anlatmış.Papağan yine "aptal.aptal" demeye başlamış.Temel de kafesin yanına yaklaşarak "benim aaptal olduğumu sadece sen biliyorsun ama senin ****** olduğunu bütün Trabzon duydu" demiş.
  • Bir adam arkadaşının kauçuk ve plastikten malzemeler üreten fabrikasına gitmiş.Fabrikayı gezerlerken adamın dikkatini bir makine çekmiş.Makine "çıs,tak,çıs,tak,çıs,tak..."diye sesler çıkarıyormuş.Adam arkadaşına sormuş bu makine ne işe yarıyor diye.Arkadaşı "çıs derken biberon yapıyor;tak derken de biberonun ucuna delik açıyor." Adam yürümeye devam ederken bir makine daha ilgisini çekmiş.Bu makine de "çıs,çıs,çıs,tak"diye periyodik sesler çıkarıyormuş.Adam "peki bu ne işe yarıyor?" diye sormuş arkadaşına."Çıs,çıs,çıs derken prezervatif üretiyor,tak derken de üçüncüsünün ucuna delik açıyor."Adam çok şaşırmış."yaptığın insanlığa sığar mı?"demiş adam.Arkadaşı:"Sırf müşteriyi değil,kendimi de düşünüyorum" demiş."Nasıl yani?" demiş adam."Sana ne kazandırıyor ki?"Cevabı şöyle olmuş arkadaşının."kardeşim,ucunu delmezsek biberonu nasıl satarız?"...
  • Bir çocuk kimya konusunda çok meraklıymış.Babasına bir kimya seti alması için yalvarıp duruyormuş.Babasının bir gün canına tak etmiş ve oğluna içinde yok yok olan bir kimya seti almış.Çocuk bugünden itibaren setin başından ayrılmaz olmuş.Bir gece babası uyurken kulağına çivi çakma sesleri gelmeye başlamış.Kalkmış ve bir bakmış ki oğlunun elinde bir çekiç ve çivi var."Oğlum ne çivisi gecenin bu saatinde?" demiş baba."Babacım bu çivi değil ki." demiş oğlu buna karşılık.Babası yaklaşmış ve hakikaten bunun bir çivi olmadığını anlamış.Sormuş:"Peki ne bu?" Cwvabını almış:"Ben bir icat yaptım baba.Bir sıvı buldum.Bu sıvının içine bir solucanı attım ve bu solucan çivi gibi sert oldu."Babası bu buluşu çok sevmiş ve oğlundan bu sıvıdan biraz daha yapmasını istemiş.Eğer sıvı işine yararsa ona bir Toyota alacağını söylemiş.Ertesi gün eve geldiğinde çocuk ne görsün:Kapının önünde son model bir Mercedes var.Çocuk içeri girip babasını bulmuş;niye Toyota değil de Mercedes aldığını sormuş.Babası cevaplamış:"Oğlum bu benim hediyem değil,annenin hediyesi.Toyotan da garajda duruyor"...
  • Bir gun dunyanin en iyi ajani secilecekmis. Ajanin iyi olmasi icin dayanakli olmasi gerekiyor tabiki. Ilkte ingiliz ajani cagiriyorlar. Ona bir arkadasimiz kulagina 1 kelime soyleyecek sonra sana iskence yapilacak ama o kelimeyi soylememeye calisacaksin ama dayanamadigin an soylersin diyorlar ingilizde tamam diyor. Iclerinden biri adamin kulagina "elma" diyor sonra adama iskence yapmaya basliyorlar ingiliz ajan 1 saat dayaniyor ve en sonunda soyledi kelime elmaydi ben daha fazla dayanamayacagim diyor. Sira fransiz ajana geliyor ayni olayi onada anlatip acikliyorlar. Onada iskenceye basliyorlar. Fransiz ajanda 3 saat dayaniyor ve en sonunda "elma" dediniz dayanacak gucum kalmadi diyor. Sira bizim Temele geliyor. onunda kulagina elma diye soyluyorlar ve iskenceye basliyorlar.Aradan saatler geciyor bizimkinden cit yok.En sonunda iskenceyi yapan insanlar yoruluyor ve temeli 1 yere kapatip yarin iskenceye devam edeceklerini soyluyorlar. Aksam temelin kaldigi yerden 1 gurultu geliyor. Millet ne oluyor diye telasla gidiyor temele bakmaya; temel kafasini duvara vurup hatirla oniiii hatirla oniiii diyor!
  • 100 ÜZERiNDEN 150 Jinekologun biri lanet olsun der ve doktorlugu birakir. Niyeti araba tamircisi olmaktir. Gider ve sendikanin sinavina girer. Sonuçta 100 üzerinden 150 alip gecer. Bunun üzerine bir sorusturma açilir. Müfettisler hocaya sorarlar bu is nasil oldu diye.Hoca ; - "Valla, yagi degistir dedim degistirdi. Filtreyi degistir dedim degistirdi. Bujileri temizle dedim temizledi. Müfettis: - "Iyi de neden 100 degil de 150 verdin?" Hoca: - "Bunlarin hepsini egzozdan yapti !"
  • Uçak agirliktan dolayi gidemiyormus ilkte herkes esyalarini atmis ama yine pek 1 degisiklik olmamis en sonunda 1 ingiliz 1 gransiz 1de turk atlasin demisler farnsiz atlamis ölmüs temel atlarken kelime-i sahadet getirmis atlamis ölmemis bunu duyan ingilizde eseden koseden yallah demis atlamis ölmüs
  • Adamın birinin üç oğlu bir kızı varmış.Adam bir işte çalışmadığı için hemen hemen hergün kahvehaneye gidermiş. Adam yine bir gün sevinçli bir şekilde kahveye gitmiş.Etrafındakiler adamın sevincinin nedenini sormuşlar.Adam da:"Bizim büyük oğlana bir kız aldık,var onda füze gibi göğüsler.Ben elledim,büyük oğlan elledi,ortanca oğlan elledi,küçük oğlan elledi,ha bizim küçük bıcır bile elledi"demiş. Ertesi gün adam kahveye yine sevinçli bir şekilde gelmiş.Yine etrafındakiler sevincinin nedenini sormuşlar.Adam: "Bizim ortanca oğlana bir kız aldık,ha var onda karpuz gibi göt.Ben soktum,büyük oğlan soktu,küçük oğlan soktu,ha bizim bıcır bile soktu"demiş.İki sonra yine adam sevinçle kahveye gelmiş.Etrafındakiler hemen merakla sormuşlar sevincinin nedenini.Adam: "Bizim küçük oğlana bir kız aldık,ha var onda var saha vajina.Ben soktum,büyük oğlan soktu,ortanca oğlan soktu,küçük oğlan soktu,ha bizim bıcır bile soktu"demiş.İki gün sonra adam kahveye ağlayarak gemiş.Etrafındakiler merakla niye ağladığını sormuşlar.Adam: "Bizim kıza bir koca aldık,ha adam da var dev gibi penis.Bana soktu,büyük oğlana soktu,ortanca oğlana soktu,küçük oğlana soktu,bizim kıza soktu"demiş.Etrafındakiler adamın bıcırdan bahsetmediğinin farkına varıp hemen bıcıra ne olduğunu sormuşlar.Adam da ağlayarak: "Allah rahmet eylesin"demiş.
  • Ayyaşın biri geceleri parkta yatıyomuş yine bigün yatmadan önce ALLAHım bana para ver diye dua etmiş ve yatmış adamın biri çok azmış ve bizim ayyaşın kabak ****** görmüş ve onu .zikmiş yanına bi milyon koymuş ayyaş sabah kalktığında bakmış yanında bi milyon almış ve büfeden tuborg almış bu birkaç gün böyle sürmüş ayyaş yine bigün büfe gitmiş büfeci onu görünce (sazan gibi) tuborg istiyon dimi demiş ayyaş da tuborg .dötümü acıtıyo efes ver demiş
  • Bir gün çocuğun teki annesine sormuş:anne beni nasıl dünyaya getirdiniz? demiş.Annesi bozuntuya vermeden acele bir şekilde yalan uydurmuş tabbi:gece yatarken yastığın altına şeker koyduk ertesi gün sen çıktın demiş.Bunu üzerine bizim salak oğlan gece yastığının altına şeker koymuş.Sabah uyandığında şekerin etrafında karıncaların dolu olduğunu görmüş.Karıncalara ters ters bakmış.Elini havaya kaldırmış.Tam karıncalara vuracakmış ki:ulan evlat işte.vurulmuyor be.demiş.
  • Adamın biri kabızmış doktora gitmiş. Doktor buna bi fitil vermiş. Adam da fitilleri ağzıyla almış bakmış ki bir değişilik yok doktora gidip:yaw siz bana ne verdiniz?fitilleri aldım hiç bir değişiklik yok diye kavga etmiş, doktor da muayeneden sonra :siz bu fitilleri nasıl aldınız, der. adam da : yaw kardeşim kıçımıza sokacak halimiz yok ya yedik,demiş.
  • Bi gün köyün zenginlerinden birisi köye tuvalet yaptırır.ama tuvaletin bi özelliği wardır sifon her çekilişinde müzik çalıyor.tuvaletin açılışının yapılcağı gün 3 kişiye deneme hakkı wermişler.1.gitmiş geri döndüğünde memnun ne oldu demişler o da demişki klasik müzik çalıodu yavaş yavaş sıçtım.2. gitmiş o da memnun dönmüş ne oldu demişler o da ben girdiğimde hard rock çalıodu pata küte sıçtım demiş.sonuncuyu yollamışlar bu da geri dönerken bakmışlar sinirli.ne oldu demişler o da demişki ben girdiğimde istiklal marşı çalıodu ayakta sıçmak zorunda kaldım :)))))))
  • İngiliz,fransiz ve temel ıssız bır adaya dusuyorlar.Yamyamlar bunları yakalıyor ve bunlara "herbirinin birer dilekte bulunmasını dileklerini yapamazlarsa serbest kalacaklarını fakat yaparlarsa vucutlarından kano yapacaklarını" soyluyorlar.Bunlar "tamam" diyorlar.İngiliz bir yöresel kahvaltı istiyor... adamlar hemen getırıyorlar...bu hemen kano yapılıyor.Fransız 200 yıllık bır sarap ıstıyor ...adamlar hemen getırıyorlar...bunuda hemen kano yapıyorlar...sıra Temel'de... Temel bir tek malboro istiyor...adamlar sasırıyor... gulerek getırıyorlar hemen Temel 1.fırtı cekıyor 2. fırtı cekıyor ve sigarayı üzerınde sonduruyor...gulerek hadı sımdı benıde kano yapıyında gorıyım ...
  • Dursun temelle yürüyormuş dursun birden biredurmuş ve demişki temele ben rusyaya gidecem temel saçmalama oğlum oraya gidipte ne yapıcan hem rus avratları aıds taşıyo demiş sanane oğlum hastalığı kapçak olan benim demiş dursun temel öyle cevap vermis olurmu oğlum senden karına karından bana benden anana anandanda tüm köye yayılır demiş
  • Hepsi eriyor Deli , kahveye girdiğinde soluk soluğaydı.Boş bir masaya oturup ocağa seslendi; - Bana bir çay ! çay geldi , şekerleri atıp karıştırdı.Garsonadan yine şeker istedi. Onları da atıp karıştırdı,yeniden istedi.Garson; - Sekiz şeker koydun çaya ,dedi şaşkın şaşkın, - Koydum ama , işte görüyürsun, hepsi eriyor!
  • Hesaplaşma Temel tutmuş Yahudi'ye tokat atmış. - Neden vurdun? - Siz Isa peygamberi carmiha cermişsiniz. - İki bin yıl önce olmuş bir şey bu. - Valla pen yeni tuydum.
  • Mezarlık Dört kişilik bir eğitim uçağı karadenizde mezarlığa düşmüş...... Lazlar 80 ceset çıkarmışlar ve olu artmasından korkuyorlarmış
  • TEMEL Temel köy meclisine danışıp amerika gitmek ister ve amacı tahsil yapmaktır ve meclis gitmesine karar veriri.gel zaman git zaman 5 sene 10 sene temel yok ortadayok.karar veririler ve dursunu temeli getirtmeye göndeririler.dursun 1 hafta sonra döner.ve kahvede ahaliye gider.sizeder bir iyi bir kötü haberim var.demişler önce kötüyü söyle.dursun başlamış : temel **** olmuş.millet üzülmüş feryat figan.iyi haberi sorarlar hemen rahatlamak için.dursun istifini bozmadan cevap veriri :öyle güzel muamelesi varki......


Misafir 18 Kasım 2006 09:37

Şenol Güneş
Bir gün Şenol Güneş Brezilya milli takımı antrenörü Scolari ile karşılaşmış.
- Hocam sen bu takımı nasıl seçtin de şampiyon oldunuz? demiş.
- Çok kolay zekalarına göre seçiyorum. Bak mesela sana bir örnek vereyim demiş ve Ronaldo'yu çağırmış.
- Ronaldo'ya oğlum söyle bakayım senin annenin ve babanın çocuğu olan ama senin kardeşin olmayan kimdir?
Ronaldo biraz düşünmüş, "tabiiki ben oluyorum" demiş. Şenol Güneş bundan çok etkilenmiş. Türkiye'ye döner dönmez İlhan Mansız'ı çağırmış.
- İlhan sana bir soru soracağım eğer bilirsen bu hafta seni takıma alırım, bil bakalım annenin ve babanın çocuğu olan ama kardeşin olmayan kimdir?
İlhan biraz düşünmüş işin içinden çıkamamış, biraz zaman istemiş ve hemen koşmuş Hakan'ı bulmuş.
- Hakan, annenin ve babanın çocuğu olan ama kardeşin olmayan kimdir?
Hakan cevap vermiş: Benim tabii ki, İlhan sevinçle Şenol Güneş'in yanına dönmüş:
- Sorunun cevabını buldum hocam: Hakan'mış.
Şenol Güneş köpürmüş:
- Vay salak herif, Hakan olur mu hiç, doğru cevap Ronaldo idi!..


Mystic@L 18 Kasım 2006 22:39

TİCARETE DÖKMENİN ANLAMI YOK

Köyden şehire göçmüş cahilin biri, camiye pek gitmediği gibi, za­man zaman din adamları aleyhinde de lâflar edermiş. Bir ğün, ondan alacaklı ve bakkal dükkânı sahibi olan hoca bunu sıkıştırmış:

* Ula Memo! Sen müslüman
değil misin?
* Elhamdülillah müslümanım.
* Niye öyleyse, namaz kılmı­
yorsun?
* Kılacağım.
* Oruç?
* Tutacağım.
* Karma iyi davranacak mısın?
* Davranacağım.
* Komşularla da iyi geçinecek misin?
* Geçineceğim.

— Borçlarını da ödeyecek misin?

Sözün buraya gelmesine fena halde sinirlenen Memo:

— Hoca efendi, hoca efendi! demiş. îşi ticarete dök­
menin âlemi yok.


Mystic@L 18 Kasım 2006 23:32

KAZA

Polise bir ihbar gelir. Te­ mel ile Dursun kaza yap­mıştır. Polis olay yerine geldiğinde görür ki, ara­ balar sapasağlam, Temel ile Dursun'un ağzı burnu dağılmış. Polis sorar:

— Anlat Temel. Olay na­ sıl oldu?

— Komserum... Hava sisli olduğundan kafamı pencereden çıkarmış öyle gideyirdum. Meğersem Tur­ sun da karşidan öyle geleyirmuş...


Misafir 20 Kasım 2006 23:53

Istanbul'da üniversitede okuyan genç kiz Ankara'daki babasina telefon etmis;
- ''Baba, merhaba Ben Lale''.
- ''Ooooo Güzel kizim benim. N'abersin bakalim?''.
- ''Hiç sorma babacigim. Hiç keyfim yok valla''.
- ''Hayirdir? Bi sorun'mu var?''.
Kiz aglamaya baslar babasi ise üzüntü ve meraktan kafayi yemektedir;
- ''N'ooldu kizim? anlatsana''.
- ''Murat evi terketti. Bosanmak istiyormus''.
- ''Ne evi lan? Ne bosanmasi? Sen ne zaman evlendin'de bosaniyorsun''.
- ''Hani senin hiç hoslanmadigin esrarkes çocuk vardi'ya ben onunla evlendim''.
- ''iyi halt ettin, zilli neyse, artik yapacak bi sey yok. Versin mahkemeye, hemen bosanin''.
- ''Bosanalim ama benden 10 milyar istiyor. Eger vermezsem, iyi zamanlarimizda çektigi çiplak fotograflarimi internetten herkese yollayacakmis''.
- ''Püüh. Rezil... Çiplak fotograf çektirdin, öyle mi?''.
- ''Ama babacigim O benim kocamdi. Ne biliyim böyle bir ****luk yapacagini''.
- ''Peki Olan olmus artik. Yarin havale ederim parayi ögleden sonra Bankaya gidip çekersin sonra da alip yakarsin o kahrolasi fotograflari''.
- ''Sagol baba Eeee sey bi'de kürtaj için 2 milyara ihtiyacim var''.
Adam artik iyice fenalasir. Boguk bir sesle konusur;
- ''Kürtaj'mi? Bi'de hamile'mi kaldin o çocuktan sen?''.
- ''Aslinda ondan degil... Zenci bi çocuk vardi... Zaten o yüzden ayriliyoruz'ya''.
Adam bayilmak üzeredir. Nabzi yükselir, tansiyonu düser, artik inleyerek konusmaktadir;
- ''Biz seni oraya okumaya yollamistik. Sen ne haltlar çevirmissin. Allahim nedir bu basimiza gelenler okulu bitirir bitirmez Ankara'ya dönüyorsun, yoksa kirarim bacaklarini''.
- ''Istersen hemen dönebilirim babacigim. Ben geçen yil okuldan atildim çünkü''.
Adam masanin üzerindeki soguk su dolu sürahiyi basindan asagiya devirir ve ancak bu sekilde konusmasini sürdürür;
- ''Okuldan'mi atildin? Hani birlikte avukatlik yapacaktik, zilli? Eh ulan sen hele bi gel buraya ben sana yapacagimi bilirim. Evden disariya adim attirmiycam sana ilk isteyenle'de evlendiricem''.
- ''O is zor be baba biliyorsun, moda oldu, artik evlenmeden önce esler birbirlerinden saglik raporu istiyorlar pek iyi bi rapor sunacagimi zannetmiyorum ben''.
- ''Allahim, çildiracagim bir de cinsel hastaliklar haaa... kesin o zencidendir''.
- ''Çok pis arkadaslari vardi. Bilmem artik hangisinden kapmisimdir''.
Güm diye bir ses duyulur. Adam kisa bir süre için kendinden geçmistir ancak hemen kendisini toparlayip tekrar telefonu alir.
- ''Hemen bu aksam dayini yolluyorum oraya seni alip gelecek. Adresini ver bakim''.
- ''Mahmutpasa Karakolu'ndayim gelirken kefalet için de biraz para getirsin yaninda''.
- ''Karakol'mu? bi'de karakola'mi düstün layyynnn? Ne yaptin?''.
- ''Dün kafam çok bozuktu, çok içmisim. Araba kiralayip dolasmaya çiktim. O kafayla Arnavutköy'de kokoreççi dükkanina girdim. Ama neyse'ki kimse ölmedi. Dükkan sahibiyle kiralik araba firmasina biraz para vermek gerekir sanirim''
Adam artik iyice fenalasmistir. Hatta fenalasmak ne kelime adeta kahrolmustur. Telefonda kisa bir sessizlik olur. Kiz tekrar konusmaya baslar;
- ''Babacigim sakin üzülme bütün bunlar bir sakaydi. Ben sadece sinifta kaldigimi söylemek için aramistim''.
Bunun üzerine adam sevinçle ve mutlulukla haykirir;
- ''Canin sagolsun be güzelim, bosveeerrr. Okul'da neymis? Hiç mühim degil, tatli canin sagolsun senin''..


asla_asla_deme 22 Kasım 2006 00:13

Dört arkadas barda muhabbete dalmistir. Içlerinden biri
>>>> > > > >>tuvalete
>>>> > > > >>gider. Üc
>>>> > > > >>arkadas sohbetlerine devam ederler.
>>>> > > > >>
>>>> > > > >>Birinci adam oglundan soz eder,
>>>> > > > >>
>>>> > > > >>"Benim oglan araba yikamakla ise basladi. Bir baltaya sap
>>>> > > > >>olamayacagindan
>>>> > > > >>korkuyordum ama bir gün arabasini yikadigi adamlardan biri ona
>>>> > > > >>is
>>>> > > > >>teklif
>>>> > > > >>etmis. Sonra iyi bir araba saticisi oldu. Hatta o kadar iyi
>>>> > > > >>para
>>>> > > > >>kazandi
>>>> > > > >>ki geçenlerde bir arkadasinin dogum gününde ona Mercedes aldi
>>>> > > > >>!"
>>>> > > > >>
>>>> > > > >>Ikinci adam da mevzuya girer, "Benim oglum da biraz
>>>> > > > >>problemliydi.
>>>> > > > >>Büyük
>>>> > > > >>bir emlak sirketinde çalisirken inanilmaz bir is kapti ve ondan
>>>> > > > >>sonra
>>>> > > > >>ilerledi acayip zengin oldu. Çalistigi sirketi de satin aldi.
>>>> > > > >>Bir
>>>> > > > >>arkadasinin dogum gününde ona bir ev bile hediye etti."
>>>> > > > >>
>>>> > > > >>Digerlerini dinleyen üçüncü adam da heyecanla söz alir, "Aynen
>>>> > > > >>benimki de
>>>> > > > >>oyle. Ise bir borsa sirketinde temizlik elemani olarak basladi.
>>>>Bir
>>>> > > > >>gün
>>>> > > > >>kendi kendine hesaplar yaparken patron tarafindan fark edilince
>>>> > > > >>broker
>>>> > > > >>oldu ve büyük basarilarla inanilmaz bir servete sahip oldu.
>>>>Üstelik
>>>> > > > >>de en
>>>> > > > >>iyi arkadasina bir milyon dolarlik hisse senedi armagan etti !"
>>>> > > > >>
>>>> > > > >>Bu sirada dördüncü adam tuvaletten çikmis ve sohbete
>>>> > > > >>katilmistir.
>>>> > > > >>Digerleri ona çocuklarindan bahsettiklerini söyleyince adam
>>>> > > > >>içini
>>>> > > > >>çekerek
>>>> > > > >>konusmaya baslar, "Ehh...benim oglumun bir hayal kirikligi
>>>>oldugunu
>>>> > > > >>itiraf
>>>> > > > >>etmeliyim. Dogru düzgün bir iste dikis tutturamadi, berber
>>>> > > > >>çirakligi falan
>>>> > > > >>yapti, eroine bulasti. Derken onun yoldan çikmis oldugunu fark
>>>> > > > >>ettim,
>>>> > > > >>maalesef homoseksüelmis ! Çok çok üzüldüm. Bir sürü erkekle
>>>> > > > >>birlikte
>>>> > > > >>oldugunu duydum."
>>>> > > > >>Adam, gülümsemeye çalisarak konusmasina devam eder, "Ama ise
>>>> > > > >>iyi
>>>> > > > >>tarafindan bakmaya çalisiyorum. Geçen dogum gününde bu
>>>>homoseksüel
>>>> > > > >>arkadaslari ona bir Mercedes, bir ev ve bir milyon dolarlik
>>>> > > > >>hisse
>>>> > > > >>senedi
>>>> > > > >>hediye etmisler!"
>>>>


Misafir 23 Kasım 2006 16:49

Baslangiç

Temel ile Dursun, plajda herkesin içinde çilginca sevisiyorlarmis. Halk rahatsiz
olmus ve polise sikayet etmis. Polis olay yerine gelince sormus :
- Siz burda ne yapiyorsunuz?
Temel cevaplamis :
- Dursun boguluyordu da onu kurtariyordum.
Polis :
- Kardesim bogulan insana agizdan sunni teneffüs yaptirilir.
Temel :
- Ula usagum, hersey öyle basladu zaten...


arwen 24 Kasım 2006 01:45

Kaptan Temel Fadime'ye yagmurun yagip yagmayacagini önceden bildigini der.
Fadime'de nasil? diye sorar.
-Eger ki hamsiler suda oynayi,yagmayacak;oynamayi yagacak demektur.
Fadime:
-Ama yarisi oynayi,yarisi oynamayi....
-O zaman pelki yagar pelki yagmaz.



Mystic@L 24 Kasım 2006 15:17

AT

Küçük Temel dert yanıyordu:

* Babacığım, bizim
öğretmen atları tanımıyor!
* Nasıl olur, bir öğ­
retmen atı bilmez olur
mu?
* Bir at resmi çizip gösterdim. Bana, "Bu da ne­
yin nesi?" diye sordu.




asla_asla_deme 27 Kasım 2006 23:02

Bektasi Cuma'ya gitmiş.
Camide hoca yüksekce bir yere çıkmış, boyuna nutuk atmakta, hem de şarap içenleri açıkca kınamaktaymış.
Bektasi can kulağıyla dinlemeye başlamış,


-"Şarap içenleer öbür tarafta her türlü cezayı göreceek.
Şarap içmeyenlersee her türlü sefayı süreceek.
Hatta her birinin emrinee 40 huri verileceek.
Huriler şöyle güzell, böyle hoşş,
Hurilerin hepsi birbirinden latifff,
Hepsi birbirinden mültefittt..
Şarap içenlerinsee, içtikleri her şarap şisesi sırat köprüsünden geçerkenn, boyunlarına asılacakkkk..!!!"


Bektaşi dayanamamış, durduğu yerden seslenmiş:
-"Hoca efendi, şiseler dolu mu olacak boş mu???"


Hoca gürlemiş:
-"Bre zındıkk!!!
Sen dolu şişelerle öbür tarafı meyhane mi sanırsınn..!!"


Bektaşi boynunu büküp itiraz etmiş:
-"İyi ama hoca, adam başı 40 huri ile sen de öbür tarafı kerhane mi sanırsın ???"







asla_asla_deme 28 Kasım 2006 13:22

BANKA

Temel sehirlerarasi seyahatinde treni tercih etmis ve yatakli olan kompartmana yerlesmis. Az sonra kompartmana cok guzel bir kadin gelmis ve tanismislar. Kadin Is bankasinda calisiyormus. Uzun bir sohbetten sonra gece olmus ve yatmak uzere kompartmandaki ranzayi acmislar. Kadin ust kata, Temelde alt kata yerlesmis. Yatmalarindan 10 dakika sonra kadin pijamasinin ustunu cikartip yere atmis. Temel bunu gorunce kadinin kendisinden birseyler bekledigini dusunerek kadinin yatagina alttan hafifce vurarak: - "Handan Hanım" - "Buyrun Temel bey" - "Is bankasinin kapilari acildi mi acaba?" - "Ne munasebet Temel bey teessuf ederim, bu davranisiniz cok cirkin" - "Ozur dilerim Handan Hn. ben sanmistim ki ... !!!" Yaklasik on dakika sonra kadin pijamasinin altini cikarmis ve yeniden yere atmis. Temel bunu gorunce cildiracak gibi olmus ve kendini tutamayarak yeniden kadinin yatagina hafifce vurmus. - "Handan Hanım" - "Buyrun Temel bey" - "Is bankasinin kapilari acildi mi acaba?" - "Temel bey lutfen kendinize gelin, cok ayip." Temel olanlar karsinsinda cok zor durumdaymis ama dayanacak durumda da degilmis. Yine de sabretmis ancak 5 dakika sonra kadin bu defa camasirinin ustunu cikarmis ve atmis. Sabredemeyecek durumda olan Temel yeniden ranzaya vurarak: - "Handan Hanım" - "Buyrun Temel bey" - "Is bankasinin kapilari acildi mi acaba?" - "Temel bey bu son olsun lutfen, bir daha ayni sey olursa guvenligi cagiracagim." Temel buyuk bir hayalkirkligi ile yeniden yatmis. 5 dakika sonra kadin camasirinin altini cikartip yere atmis ve bu defa kadinda istekliymis ama aradan 10 dakika gecmesine ragmen Temelden ses gelmeyince uyudugunu sanarak endiselenmis ve dayanamayarak seslenmis: - "Temel Bey" - "Buyrun Handan Hanım" - "Temel By Is bankasinin kapilari acildi da !!!" - "Gerek kalmadi Handan Hanım, biz ceki elden bozdurduk !!! "


Misafir 29 Kasım 2006 20:02

MASLAK OTO SANAYİ SİTESİNDE YASANMIS GERCEK BIR OLAYMIShttp://www.demirsite.com/Dost/images/smilies/hi.gif

Bir otomobil firmasının satış "showroom"una bir bayan müşteri gelerek "710'luk kapak" aradığını söyler.

Satıcılar hemen oto yedek parça bölümünden birini oraya çağırırlar ve kadının talebini iletirler.

Herkes kadına ve birbirine şaşkınlıkla bakmaktadır. Hiç kimsenin parçayı tanımadığı yüz ifadelerinden belli olur.

Kadın ise; ısrarla bunun, arabasının motorunun bir parçası olduğunu, bir şekilde kaybolduğunu ve yenisinin gerektiğini söyler.

Bu esnada uyanık bir satıcı kadına yedek parçanın resmini çizip çizemeyeceğini sorar.

Sorununun çözülebileceği umuduna kapılan kadın hemen kağıt kalem isteyerek 8 cm çapında bir daire çizer ve içine de "710" yazar.

Bilebildiniz mi yedek parca neymis??

Anlayamadiysaniz asagida ki resime bakin http://www.sevgidenizi.com/forum/images/smilies/spying.gif



yanlışlık olmuş canım ne var bunda hihihttp://www.demirsite.com/Dost/images/smilies/teeth_smile.gifhttp://www.demirsite.com/Dost/images/smilies/teeth_smile.gifhttp://www.demirsite.com/Dost/images/smilies/teeth_smile.gif








http://img138.imageshack.us/img138/8756/lastikyd0.jpg


Mystic@L 1 Aralık 2006 21:42

Başçavuş Albayı tutuklayacakmış

http://www.fikralar.com/images/bir_piksel.gif
Albay, binbaşıya: -Yarın güneş tutulacak. Bu her zaman görülen bir şey değildir. Erleri talim elbiseleri ile talim meydanına getirin de olayı görsünler. Ben de orada bulunup kendilerine gerekli bilgiyi vereceğim. Şayet yağmur yağarsa, tabii bir şey göremeyiz. O zaman erleri, üstü kapalı talimgaha götürürsün. Binbaşı, yüzbaşıya: -Albayın emri ile yarın sabah saat dokuzda güneş tutulacak. Bu her zaman görülen bir olay değildir. Şayet hava kapalı olursa bir şey görülemeyecektir. Bu durumda tutulma, kapalı talimgahta gerekli talim elbisesiyle yapılacaktır. Yüzbaşı, teğmene: -Albayın emri ile yarın sabah dokuzda talim elbisesi ile güneş tutulmasının açılış merasimi yapılacaktır. Şayet yağmur yağarsa ki bu durum pek görülen bir olay değildir, Albay kapalı talimgahta gerekli bilgiyi verecektir. Teğmen, başçavuşa: -Yarın sabah dokuzda hava güzel olursa, talim kıyafeti ile albay tutulacak. Kapalı talimgahta yağmur yağarsa, alayın meydanında manevra yapılacak. Çünkü bu her zaman görülen bir olay değildir. Basçavuş, askere: -Yarın sabah saat dokuzda kapalı talimgahta Albayı tutacağız. Sabah hepiniz talim teçhizat ile hazır olun. Askerler kendi aralarında: -Yarın sabah bizim başçavus Albayı tutuklayacakmış.


ReberamiN 24 Aralık 2006 21:00

Menekşe moru gözlüm, al yanaklım, seni bir daha dövmeyeceğim. Lütfen artık eve dön. Bak Yaşar halıya kustu, kusmuk seni bekliyor. Ayaklarım bugün de hep seni aradı, yıkanmak için. Seni çok arıyorum, bir haftadır akşam rakılarının tadı tuzu yok... Ev sensiz çok ıssız. Gerçi nasıl, nerede yattığımı, kime nasıl çaktığımı falan hiç hatırlamıyorum ama onun sen olmadığını bir büyük rakının sonunda dahi hissedebiliyorum.

Kezban, ben sana aşığım. Eve döndüğün gün, bunu arkadaşlarla kutlayacağım. Sen, kanlar içerisinde evden kaçarken nasıl duygulandığımı bilemezsin. Elimdeki şişeyi, hırsımdan ananın fotoğrafına fırlattım. (Artık duvarları gelince silersin.) Kezban bir de gelirken 2 paket kısa Maltepe getirebilir misin?

Dün Zeynep okula gitmeyip dolma sardı, ben de okeye dönerken dikkatleri dağıtmak için habire dolma yiyip,"yiyin yiyin nefis olmuş" dedim. Nasıl zeka ama.. Zeynep´in tezkeresinde okul ve sınıf kısmını boş bıraktım. Onu da mı ben dolduracağım?

Bu sabah seni kaçırışım aklıma geldi, efkarlanıp bir cıgara yaktım. On dört yaşlarında taş gibi kızdın. Nasıl; Mehmet, Abidin, Ramazan, Yusuf gelip seni döve döve taksiye atmıştık? Peki, seni piknik tüpü ile dövüşümü hatırlıyor musun? Yeni evliydik, bir boğaz gezisi dönüşüydü. Mehmetgiller kapıda bekliyorlardı, sen daha roka bile hazırlamamıştın ve Ramazan içeriden "ROKA!" diye bağırmıştı. Mutfağın kapısını içeriden nasıl kilitlediğimi, ocağın oradan tüpü nasıl kaptığımı falan hiç hatırlamıyorum. O gece Ramazan ´lar gidince sen Yaşar ‘ı doğurdun. Huysuz mu huysuz, koca burunlu Yaşarımı... Bu arada son maaşınla Yaşar ’a don falan aldım...

Artık yuvana dön, asabımı bozma!


My Love For You 24 Aralık 2006 21:07

Karne
http://www.fikralar.com/images/t_sagkose.gif
http://www.fikralar.com/images/bir_piksel.gif
Baba, ortaokul üçüncü sınıfa giden oğlunun elinde karneyle salona girdiğini görür. "Allah allah, dönem ne çabuk bitmiş..." diye düşünür ve oğluna seslenir:
-"Getir bakayım şu karneyi!"
-"Al baba..."
Adam karneye bir bakar ki, beden eğitimi ve resim dışındaki tüm dersler zayıf.
-"Bir dediğini iki etmiyoruz, bilgisayar dedin, bilgisayar aldık, ingilizce kursu dedin ingilizce kursuna gönderdik, gitar kursu, müzik aletleri, ne istersen yapıyoruz. Kız arkadaş uğruna harcadığın çiçek parasının haddi hesabı yok. Ne bu notların hali, rezil şey!"
-"Baba... O benim karnem değil ki, senin kitaplarını karıştırıyordum, birinin arasında karnelerinden birini bulmuştum..."


My Love For You 24 Aralık 2006 21:26

YENİ HİZMETÇİAdam evine telefon acar, telefonu yabancı bir bayan acar.Adam
karşıdaki sesi duyunca şaşırır, bayana sorar:

- "Sen kimsin?" Kız cevaplar:
- "Evin hizmetçisiyim."
- "Iyi de bizim hizmetçimiz yok ki!"
- "Evin hanımı beni bu sabah işe aldi."
- "Ya. Öyle mi? Ben de evin beyiyim. Hanımı cağırır mısın?"
- "Hanımınız şu an yatak odasında kocası sandığım bir adamla beraber."
Adam şaşırır, sinirlenerek,
- "Elli bin dolar kazanmak istermisin?" Kiz,
- "Tabii ki isterim.Kim istemez..."
- "O zaman çekmeçedeki silahı al, yukarı çıkıp o cadi ile o sümsük
herifi vur!"
Once ayak sesleri duyulur, sonra iki el silah sesi. Hizmetçi telefona
geri gelir:
- "Öldürdüm efendim, cesetleri ne yapayım?" Adam,
- "Cesetleri havuza at." Kadın duraklar:
- "Ama burada havuz yok ki?" Adam bir süre düşünür ve cevap verir:
- "Orasi 112 43 44 değil mi?
- "Hayir!!!!!
- "Pardon! Yanlış numarayı aramışım!!!!!"


:rofl: :rofl: :rofl:


green almond 30 Aralık 2006 09:58

Garip Ama Doğru
Buyrun sınav soruları..ve buyrun cevaplar..
orta iki ingilizce sınavı. soru:what is your mother's telephone number?(annenizin telefon numarası kaçtır?)
cevap:annemin telefonunu veremem.


soru: selcuklu devletinin kurucusu kimdir?
cevap: imparator birinci selcuk....


soru:akıl ile ilgili bir hadis-i şerif yazınız.
cevap:akıllı ol, canımı ye...


soru: kazim karabekir kimdir?
cevap: kazim karabekir askerdir. mustafa pasanin en yakin arkadasidir. londros, mondros ve sivas kongrelerine katilmistir.


soru:dag basini ...... almis,gumus dere durmaz akar" yukarıdaki cumledeki nokta ile gosterilen yere ne yazilmalidir?
cevap:babam


konu: aydınlanma çağı soru: ütopya'nın yazarı kimdir? beklenen cevap: thomas more
cevap: fatih sultan mehmet
bir diğer cevap: mona lisa


soru: maki nedir?
cevap: akdenizde yaşan kısa boylu cücler


muhasebe sınavı: soru: kasa sayımında 100bin tl eksik çıkmıştır. bunu büyük defterde*muhasebeleş tiriniz.
cevap: tekrar sayın, eksik çıkmaması lazım!!!


soru:ebu suud, yazdığı bütün eserleri ............ .... adlı kitabında toplamıştır."
cevap: the best of ebu suud.(alınan not: 90 )


soru : hz. x 'in tıp bilimi hakkında çıkardığı kitabın adını nedir?
cevap : tubitak-ul-tı bbül-mecit. ..


ilkokul 3. sınıf, sınıfa müfettiş gelmiştir. soru: isa kimdir?
cevap: geçen sene bizim sınıftaydı, artık gelmiyo....


bir ilkogretim okulunda 4. sinif bilgisayar sinavi: soru: microsoft word programini nasil calistirisiniz? adim adim anlatiniz
cevap: baslata tiklanir otesi kolaydir.... ..


bir türk dili sınavından soru ve yanıt-- soru: yazara göre toplum içindeki davranişlarimiz nasil olmalidir? nelere dikkat edilmesini öneriyor?
cevap: yazar diyor ki nerde nasil davranacağimizi bilmeliyiz. oturmasini kalkmasini bilmeliyiz. yırtık dondan cikar gibi her lafa atlamamaliyiz!!


soru:ülkemizde ilk nüfus sayımı hangi yılda yapılmıştır?
cevap:1927 yılında ikinci mahmut!! zamanında yapılmıştır. (oha)


soru: calculus'u kim bulmustur?
cevap: adams calculus


soru: ismet inonu'nun batı cephesine bakısı nasıl idi, acıklayınız
cevap:200 metreden durbunle..


milli güvenlik sınavı: "rütbeleri artan sıralamada yazın''
cevap: yüzbaşı, binbaşı, albaşı, yarbaşı....



caner gözübüyük 30 Aralık 2006 12:52

Bir gün bi uçakta fransız ,İngiliz,alman,Rus,İranlı,Hollandalı ve Türk laylaylom gidiyorlarmış.
Neyse uçak rotasını takip ederek giderken ingilterenin üstünden geçiyor. İngiliz söyle bi aşağıları süzüyo ve lafa giriyor :
- Arkadaşlar,burası benim memleketim İngiltere.Bizim diyo biramız acayip meşhurdur şahane biralar üretiriz içmelere doyamazsınız..
Neyse İngiltere bitiyor Fransa nın üstünden geçiyo ve fransiz daliyo:
- Burası da fransa bizim kızlarımız meşhurdur öpmelere kıyamazsın.
Derken Almanya ya geliyor uçak alman bi iç çekiyor ..
- Hey gidi memleket diyo biz diyo bi arabalar üretiriz binmelere kıyamazsınız..
Sonra efenim geliyo hollanda ya Hollandalı bakıyo şöyle bi aşağıya:
- Burası da Hollanda diyo ah o güzel evler diyo bizim evlerimiz meşhurdur...
Uçak geçiyor Rusya’ya sonra (nasıl bi rotaysa artık):
- Rus bakıyo aşağıya bizim diyo kgb miz meşhurdur dünya da sinek havalansa haberdardır...
Sonra irana dönüyo uçak iranlı bakıyo söyle bi göz süzerek:
- Abiler diyo burası da İran bizim de halimiz meşhurdur diyo yumuşacıktır..
geldik Türkiye ye..
- Türk bakiyo abi aşağıysa, düşün düşün nerden başlasam ki
(o kadar çok meşhur şeyimiz var ki en orijinalini söylemeliyim diye)
hah buldum diye düşünüyor ve başlıyor anlatmaya...
- Arkadaşlar diyo burası Türkiye.Bizim diyo delikanlımız çok meşhurdur. Öyle ki alır fransız’ın kızını, içer ingilizin birasını ,atar almanın arabasına ,götürür Hollandalının evine ,yatırır İranlının halısına , çatır çatır ......, kgb nin de bi ....den haberi olmaz.....:-))


Pollyanna 5 Ocak 2007 13:42

***Mahkeme Soruları***




"Uykusunda ölen bir insan, ertesi günün sabahına kadar bunun farkına varamaz, değil mi doktor?"


"En genç olan oğlunuz, hani şu 20 yaşında olan, kaç yaşındaydı?"


"Resminiz çekilirken orada mıydınız?"


"Yalnız mıydınız, yoksa kendi başınıza mıydınız?"


"Savaşta öldürülen kardeşiniz miydi yoksa siz miydiniz?"


"Sizi öldürdü mü?"


"Çarpışma esnasında araçlar arasında ne kadar mesafe vardı?"


"Oradan ayrılana kadar orada mı kaldınız?"


"Kaç kere intihar etmeyi başardınız?"


Soru: "8 agustosta mı hamile kaldınız?"
Cevap: "Evet."
Soru: "peki o anda siz ne yapıyordunuz?"

Soru: "Üç çocuğunuz var, değil mi?\
Cevap: "Evet."
Soru: "Kaçı erkek?"
Cevap: "Erkek yok. "
Soru: "Hiç kızınız var mı?"


Soru: "Merdivenler alt bodruma iniyor dediniz, değil mi?"
Cevap: "Evet."
Soru: "Peki bu merdivenler yukarı da çıkıyor muydu?"


Soru: "Bay ___, geçen yaz kusursuz bir balayına çıktınız, değil mi?"
Cevap: "Evet, Avrupa'ya..."
Soru: "Eşiniz de sizinle geldi mi?"


Soru: "İlk evliliğiniz niçin sona ermişti?"
Cevap: "Ölüm sebebiyle."
Soru: "Kim ölmüştü?"


Soru: "Şüpheliyi tarif edebilir misiniz?"
Cevap: "Orta boyluydu, sakalı vardı."
Soru: "Erkek miydi yoksa kadın mı?"


Soru: "Bugüne kadar kaç ölü üzerinde otopsi yaptınız, doktor?"
Cevap: "Bugüne kadarki bütün otopsilerimi ölüler üzerinde yaptım."


Soru: "Bütün cevaplarınız sözlü olmak zorunda, anlaştık mı? Şimdi, hangi okula gidiyorsunuz?"
Cevap: "Sözlü. "


Soru: "Otopsiye başladığınız zamanı hatırlıyor musunuz?"
Cevap: "Aksam 8:30 civarynda basladık."
Soru: "Bay___ o esnada ölü müydü?"
Cevap: "Hayır, sandalyeye oturmuş neden otopsi yaptığımı merak ediyordu."


Soru: "İdrar örneği verme imkanınız var mı?\"
Cevap: "Kendimi bildim bileli yapabilirim."


Soru: "Otopsiye başlamadan önce Bay ___'in nabzına baktınız mı doktor?"
Cevap: "Hayır."
Soru: "Kalbini dinlediniz mi?"
Cevap: "Hayır."
Soru: "Nefes alıp almadığını kontrol ettiniz mi?"
Cevap: "Hayır."
Soru: "O halde siz otopsiye başlarken Bay ___ hala yaşıyor olabilir, değil mi?"
Cevap: "Hayır"
Soru: "Nasıl bu kadar emin olabiliyorsunuz, doktor?"
Cevap: "Çünkü adamın beyni masamın üstünde bir kavanozun içindeydi."
Soru: "Yine de hasta hala yaşıyor olamaz mıydı?"
Cevap: "Evet, hatta şu anda bir mahkeme salonunda avukatlık yapıyor olabilir."


MaTTo 6 Ocak 2007 13:06

Uluslararasi ölçekte bir kadin arastirmasi yapan sosyolog, dünyanin çesitli ülkelerinde kadinlara bir soru sormus.
Kocanizi baska bir kadinla yakalarsaniz ne yaparsiniz???
Soruya ülkelere göre verilen yanitlar ise söyle olmus:
Isveçli : Neyimi begenmedigini sorarim.
Rus : Evi terk ederim.
Fransiz : Sesimi çikarmam, sevgilime gider beni teselli etmesini isterim.
Italyan : Kadini vururum.
Ispanyol: Kocami vururum.
Yunanli : Her ikisini de vururum.
Türk : Benim kocam yapmaz!


isyankarkiz 24 Ocak 2007 21:37

İki sarışın yolda yürürken yerde bir makyaj aynası gözlerine ilişir. ilk sarışın kapağını açar ve bakar :
- Resimdeki yüz bana çok tanıdık geldi şekerim... der. Sıra ikinci sarışındadır, aynayı arkadaşının elinden çekistirir ve şöyle der :
- Tabii ki tanıdık gelecek aptal, bu benim...

Temel duş almaya girer, şampuanı saçlarına boşaltıp ovalamaya başlar. Sırtını keselemeye gelen annesi sorar :
- Oğlum kafanı ıslatmayacak mısın ?..
- Temel cevap verir : “ Yok anne bu şampuan kuru saçlar içinmiş...!! “

Erkek: Tanrım, Kadınları niye bu kadar güzel yarattın?
-Tanrı cevaplamış:'Aşık olasınız 'diye...
-Erkek:Peki niye bazen aptal oluyorlar?
-Tanrı:Onlar da size aşık olabilsinler diye....


Mystic@L 25 Ocak 2007 15:30

Telkin
Kadının başı çok ağrıyormuş. Demişler ki bir psikiatrist var. Harika tedavi ediyor. Neyse, gitmiş doktora, akşam eve gelince kocası sormuş "ne oldu" diye. "Valla" demiş kadın, "bana telkin önerdi, bir yere oturup kafamı iki elimin arasına alıp sallana sallana 'bu kafa benim değil, bu kafa benim değil' diye tekrarlayacakmışım. Kadın 3
-4 gün bu ise devam etmiş ve baş ağrıları tamamı ile gecmiş. Ancak bu sırada kocasında bir sorun başlamış. Adamda tık yok. Geceleri sırtını dönüp yatıyor. Iliski milişki hak getire. Sonunda kadının da ısrarı ile adam da aynı doktora gitmiş. Akşam eve gelince kadın ne oldu demiş. Adam "bırak yaa demiş, bana da telkin önerdi ama ben öyle saçma seyleri yapmam" demiş, demiş ama o günden sonra adam olmuş bir canavar. Eve gelince kadını hemen yakalayıp yatağa atıyor. Durum felaket. Neyse herkes cok memnun ama kadın da bu işin nasıl olduğunu merak ediyor. Bir gun kadın eve gelmiş. Adam "hadi karıcığım demiş, sen hemen yatağa gir, ben bi banyoya gidip geleyim" demiş. Kadın gizlice adamı takip etmiş. Ne görsün. Adam banyoda klozete oturmuş,kafasını iki elinin arasına almış sallanıyor: "Bu karı benim değil, bu karı benim degil"


BARIŞ 31 Ocak 2007 17:58


Kızlar pc alırsa bakın neler oluyor



Kiz: Alo
ErkeKiz: Alo naber?
Kiz: Iyi sen
Erkek: Iyi , hayirdir ?
Kiz: Ya Barış yeni bilgisayar aldim, bana ögretsene su mereti kullanmayi
Erkek: Peki bi açta sen önce
Kiz: Nasil açiliyo
Erkek: Power dügmesine bas
Kiz: Ee bastim bisey gözükmüyo
Erkek: Monitorü açtin mi ?
Kiz: Haa bekle açiim
...( yarim saat sonra )
Kiz: Olm niye kapadin teli ??
Erkek: Ee kesildi sandim ?!
Kiz: Monitorü aç dedin anca açtik evde tornavida kalmamis gittim bi de
tornavida aldim, o sirada bi de tirnagim kirildi çok aciyo
Erkek: Naptin kizim sen manyak misin ??
Kiz: Monitorü açtimda nasil bisey gözükecek onu anlamadim ne anlami vardi ?
Erkek: Off sen onu kapa sonra beni ara ...
Kiz: Ya sen de... bi kapa bi aç!
...( 20 dakka sonra )
Kiz: Ay of kapadim
Erkek: Simdi açtim
Kiz: Neeaa yine mi ?
Erkek: Hayir onun da power dügmesine bassan
Kiz: Ya 1 saat bosuna mi ugastirdin beni ?
Erkek: Sen kendin ugrastin ben bisey demedim
Kiz: Neyse giriyo windows a ..
Erkek: Oooo windows bilirmiyiz )
Kiz: Biliorum biseyler heralde
Erkek: Girdi mi ?
Kiz: Girdi
Erkek: Ee ne istiosun ne ögretiim ?
Kiz: Yaaa ben nete girmek istiyorum nasi giricem?
Erkek: Senin modemin var mi ?
Kiz: Yok ben de o dediginden
Erkek: Sende diil bilgisayarda olcak zaten!
Kiz: Bilmem var mi??
Erkek: Off off bak simdi orda bilgisayarim yazan bi ikon var
Kiz: Ne var , ne var ??
Erkek: Ikon ikon , sen annamazsin ki simdi ... logo gibi bisey
Kiz: Heh var noldu ?
Erkek: Ona sag tusla tikla
Kiz: Sag tusuna basiyorum bisey olmuyo
Erkek: Nasil olmaz bas bi hemen açilacak ??
Kiz: Ee sag tusuna basiyorum klavyede bisey olmuyo
Erkek: Hayir fareyle tiklican
Kiz: Ayyy ben fare mare ellemem !!
Erkek: Offf bilgisayarin faresi mouse be mouse varya hani böle iki tuslu !
Kiz: Heeee ( d|l|l| d|l|l| ) ay bekle cebim çaliyo
Erkek: Cebine alarmi taktin ehehehhe
Kiz: Igrençsin !!!
( Arka Plan : Alo , aaaaaa Pino naber canim , bende iyiim nolsun , hiç
iste bilgisayar aldik barış onu anlatiyodu, ay sapikmisin telefonda
anlatiyo ne özel dersi, hadi çocuk bekliyo simdi bekletmiim sonra konusuruz
öptüm byebye )
Kiz: Heh geldim
Erkek: Hosgeldin bittimi konusman
Kiz: Evet kisa kestim , e nerde kaldik ?
Erkek: Simdi sen soganlari rendeliyodun ben de sosu firina veriodum
Kiz: Ne diosun sen ya ?!
Erkek: Nerde kalcaz sana fareyi anlatiyodum
Kiz: Heh anlat gerisini ben tikladim
Erkek: Orda gir özelliklere bak bi tane telefon resmi varmi yokmu
Kiz: Var da biraz eski bir telefon
Erkek: Tövbe tövbe!!!! resim o kizim eski yeni ne farkeder, simdi çevirmeli aga gir
Kiz: Neye neye ?
Erkek: Off bilgisayarima bu sefer sol tusla iki kez tikla, aman dikkat fareyle tikla
Kiz: Ben salak miyim ??
Erkek: Yok ben sadece söliim dedim
Kiz: Eee noldu tikladim ?
Erkek: Simdi kapa
Kiz: Niye açtirdin o zaman ??
Erkek: Bastan al
Kiz: Manyak misin sen ya ??
Erkek: Açtin mi ?
Kiz: Açtim
Erkek: Tamam sen bekle ben biseyler yiip geliyorum
...( 15 dakka sonra )
Erkek: Ben geldim kizim orda misin hala ??
(hmmm evet bence de, ya mango güzel de pahali biraz hmm ya ay dur
barış geldi galiba hadi öptüm baay ) geldim geldim.
Erkek: Heh geldin sinir sey napiim simdi hadi çabuk ol çikicam kizlarla
Kiz: Nereye ?
Erkek: Sana ne ya hadi !!!
Kiz: Iyi peki
Erkek: Orda çevirmeli ag diye bisey var ona çift tikla
Kiz: Tikladim
Erkek: Orda yeni baglanti yap var hepsine ileri ileri diyerek geç
Kiz: Ileri, ileri e geçmiyo bu
Erkek: Ya offf, Tiklican be tiklican !!
Kiz: Hee tamam
Erkek: Ee noldu simdi ? o yeni çikan seyi aç
Kiz: Açtim
Erkek: Telefon numarasi yazilan yere 146 yaz
Kiz: Yazmam
Erkek: Niye ?!
Kiz: Porno sitesi di mi orasi çok adisin !!
Erkek: Ya kizim internete girmedin ki ?!
Kiz: Girdim ya
Erkek: Girmedin daha !
Kiz: Sallama be !!
Erkek: Offf !!! oraya 146 yaz baglana tikla öle giricen
Kiz: Hee peki bak kötü bisey varsa ..
Erkek: Yok be yok !!
Kiz: Ee baglan dedim baplanmiyo
Erkek: Telefon hatti açik ondan
Kiz: Hattimi kim açmis ??
Erkek: Ben
Kiz: Niye açtin ?
Erkek: Yahu telefonla konusuyoruz ya
Kiz: Internete telefonla mi giriliyo
Erkek: Evet öyle biraz
Kiz: Hmm ozaman kapa da giriim
Erkek: Hadi kapatiyorum gir, giremezsen ara
Kiz: Ben aramam sen ara
Erkek: Yahu ben niye ariim ??
Kiz: Iyi be tamam! of! görüsürüz bay
Erkek: Bye


M.u.R.a.T 31 Ocak 2007 18:32

Karne

Baba, ortaokul üçüncü sınıfa giden oğlunun elinde karneyle salona girdiğini görür. "Allah allah, dönem ne çabuk bitmiş..." diye düşünür ve oğluna seslenir:
-"Getir bakayım şu karneyi!"
-"Al baba..."
Adam karneye bir bakar ki, beden eğitimi ve resim dışındaki tüm dersler zayıf.
-"Bir dediğini iki etmiyoruz, bilgisayar dedin, bilgisayar aldık, ingilizce kursu dedin ingilizce kursuna gönderdik, gitar kursu, müzik aletleri, ne istersen yapıyoruz. Kız arkadaş uğruna harcadığın çiçek parasının haddi hesabı yok. Ne bu notların hali, rezil şey!"
-"Baba... O benim karnem değil ki, senin kitaplarını karıştırıyordum, birinin arasında karnelerinden birini bulmuştum..."


Mystic@L 18 Şubat 2007 18:44

İki deli havuzun başına gelirler biri hemen havuza atlar suyu içer azcık içdikten sonra tükürür bunu gören öbür deli ne yaptin lan sen der.

Havuzdaki deli geçen gün iki şeker atmıştım tatlı oldumu diye bakıyordum ama olmamış der.

Dışardaki deli : ulen sen delimisin nesin karıştırsana...


asla_asla_deme 21 Şubat 2007 12:47

DEVLET SIRRI...
> >issizdi, parasizdi, kalacak yeri, yiyecek ekmegi, iki
> >satir muhabbet edebilecegi bir arkadasi da yoktu.
>Nerden geldigi bilinmez
> >"Turk Ceza Kanunu" diye bir kitap gecmisti eline. Bir
>gün onu okuyarak vakit geciriyordu ki "ulke basbakanina hakaret
> >etmenin cezasi 6 ay" maddesini gordu.
> >Kitabi ve gozlerini kapatti. "Hem butun hirsimi ondan
>alirim, hem butun gazeteler, televizyonlar benden soz
> >eder meshur olurum, hem de 6 ay ekmek elden su golden
> >yiyecek, yatacak derdim olmadan cicek gibi kisi
> >geciririm." diye düsündü...
> >Ertesi gün mitinge gitti, Turk Basbakani konusurken
> >milletin arasindan firlayip butun gucuyle bagirmaya
> >basladi:
> >-"iiibn.. baskan! iiibn.. baskan! iiibn..baskan!!"
> >Guvenlik kuvvetleri hemen mudahale edip yaka paca
>goturduler.Ertesi gun mahkemeye cikti, sahitler dinlendi, savunmasi
>alindi.

> >Hakim karari acikladi:
> >-"Sanigin sucu sabit goruldugunden 20 sene 6 ay
>hapsine karar verilmistir!."
> >Birden bizimkinin gozleri karardi. Sendeledi, sonra
> >kendini toparladi ve haykirdi:
> >-"itiraz ediyorum hakim bey!. Turk Ceza Kanunu'nun
> >filanca maddesinin filanca bendine göre, basbakana
> >hakaret sadece 6 aydir.Bir yanlislik var bu iste!!!"
> >Hakim aciyan gozlerle adama bakti. Ve cevapladi:
> >-"Haklisin oglum, basbakana hakaret 6 ay. Fakat
>devlet sirrini aciga vurmak 20 sene..."
> >




Saat: 13:15

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık