![]() |
HOŞÇAKAL başı sonu karanlık çıkmaz sokak derin... uyanılması zor bir rüyadayız şimdi son sözcükler dökülüyor dudaklarımızdan kan kırmızı bu son sarılışımız peki gerçekte nerede kalmıştık? sevdam! yanlızlığımın adını sensizliğe çeviren kim? iç acılarımı parça parça bölüp gözyaşlarımın akıntısına bıraktım küçük kağıttan gemiler gibi dolaşıyorlar yanaklarımda yaşanabilmiş bir çocukluğa benziyorlar benden uzakta bakışlarımın ağırlığı bundandır tabessümlerim suyu çekilmiş bir denizde dibe vurmuş gemilerin enkazını taşır bu yüzden tebessümler hiç yakışmadı siuletime yalan kalmış bir gerçeğin efkarıyım yalanları var ama yalan değil... sevdam! sancılı gecelere mahkum bir aşkın müebbet firarıyım ve bu sevda olsun tükenişim varsın şehir şehir-diyar diyar kaçışım olsun sebebim olsun sevdam benim son nefesim son yaşım son damla kanım sevdam! ne kadar sensizlikle başlayanı varsa sildim sözlüğümden tümcelerimin silince sensizlikleri... ´sen´li hiç bir cümle kuramamışım meğer ben ´sen´ anlamını yitirmiş yabancılaşmış bana artık ve hiç bir lügatte kalmamış açıklaması ne yazık! artık... hazırım ayrılık! gel al beni çok gördüğün bu sevdanın son uykusundan yarı silik son rüyasından uyandır gel yak ateşinle beni de al götür dipli dipsiz tüm karanlıklara!... ve sen sevdiğim aynı ateş yakmasın seni de diye beni unutla kal! sevgilerle kal yeni yeni ben bitmeliyim... ayrılık savurdu bizi savurdu parça parça! düş sen düşlere pembe gülüşlere sıkı tutun/devam et... ben bitmeliyim bensizliğe kalma sen unutla kal sevdiğim! tek dileğim senin için umutla kal sevgilerle kal yeni yeni... hoşçakal... sevdam! hoşçakal!... alıntı |
http://img101.imageshack.us/img101/5331/14dj5kr5.jpg <<<Senin Kıyıların Beni Kabullenmedi>>> Büyüktü sevdam benim, Kendimden ve sevgimden çok emindim... Sana ve yüreğine eş bir sevgi vermek için elimden geleni yaptım, Ama görüyorumki benim sevdam sana uzak düşmüş... İlk sana şiir yazdım, Aşkı ilk sende tattım, Kalbimin kapılarını ilk sana açtım... Ben bir gemiydim, Sense bir liman... Kıyılarına karşı ne kadar halat attıysamda, Uzağına düştü be sevgili.... Ben sana yanaşamadan, Dalgalar aldı götürdü beni... Sonunda giden sendin! desemde Gitmek zorunda olan bendim... Senin kıyıların beni kabullenmedi sevgili,,, SENİN KIYILARIN BENİ KABULLENMEDİ! alıntı |
Yanlızlık paylaşılmaz Paylaşılırsa yanlızlık olmaz Yanar sobasında Yalnız'ın üşüyen bakışları Lambasında karanlığa dönük Bir ışık titrek sönük sönük Penceresi dışına kapanmıştır Kapısı içine örtük Bir sözde saklanmış bir yalanı Bir gözde okuduğundan Bakmaz kendi gözlerine bile |
Yalnızım aşk mıdır söyle seni sensiz yaşamak yokolmak sensiz sevişmelerde uykusuz bu gece sensizlik ülkesinin sessiz boğucu karanlıkları içinde sular gibi yalnızım sular gibi kimsesiz akıyorum toprağı ve havayı soluyarak sensin diye bu gece bu gece allahlar kadar allahsızım uzaklardan gelen köpek havlamalarına yağmurun son damlalarına ağaçların en incecik dallarına tutunacak kadar yalnızım Celal Kabadayı |
https://www.msxlabs.org/forum/Yalnızlık Yalnızlıkhttp://www.aruz.com/huya-siir/metin.gif Yalnızlığımı büyütür kalabalık Gökdelen'in gölgesine siner Karanfil Sokak kalınlaşır yoksul kadın çocuklarıyla çöplerin üzerine konar gözleri cam kırıkları sevgilim gelir yalnızlığım büyür çocukken gökkuşağına düştüğüm gökyüzü gelir kirli güvercinleriyle. Kimin öznesiydi mevsimler işkence öyküleri kimindi ayrılığın sesi miydi adımnlarım suyu bekleyen uçurum mu kanatlandım yalnızlığımla son mevsime içimde bir kedi yavrusu. http://www.aruz.com/grafs/resim/kare.gif |
Dışarda muhteşem bir yağmur var, toprağın yağmura sevincini yaşıyor yüreğim sevgiyle, ne olursa olsun uğrunda her şey yapabileceğin bir duygu aşık olmak, kimse bilmeyecek kimse duymayacak yüreğimdeki sıcacık bir küçük yaşamı ve onun yüce sevgisini, ilgisini. Ardımda hızla devam eden bu şehir beni beklemiyor akşamları, o nedenle bazı şeylere geç kalmak korkum yok artık, yaşam bazen bişeyleri kaybedersin ve sonra onları geri kazanırsın ya, öyle bir döngüdür devam ediyor, şimdi bir küçük sevginin peşinde benide sürüklüyor. Dilim suskun yüreğim değil, ama suskunluğumu bozup burada konuşuyorum, her ne kadar harflere ve kelimelere yuklediğim duygular anlamsız kalıyorsa da, suya yazı yazmak gibi ifade edebilmeyi de seviyorum. Sevgisizliğe yalnızlığa direniyorum da sadece yaşam rüzgarına direnemiyorum, bıraktım kendimi rüzgarın yönünü tayin etmiyorum, sadece yaşıyorum nereden gelirse gelsin ılık bir esinti değdiğinde tenime huzuru buluyorum o kadar, sevgisiz acıları koymuyorum hayatıma. Beni sadece değer verdiğim sevdiğim birinden alamadığım şeyler üzüyor bunları hiç yaşayamamak da artık beni bir yalnızlığa itiyor, yalnız fakat yüreğimde bir sevgiyle yaşamak da var, onun da ayrı bir güzelliği var. Herkesin sessizliğine saygı duyarım da bir yüreğimin sessizliğine dayanamam, yüreğimin aşkı isteyen gevezeliğine ömrümün sonuna kadar katlanabilirim. Kendimi alıp yaşama dalıyorum ağaçtan düşen yapraklara özeniyorum, düşmek istiyorum ama incinmeden. Hayatıma hep sonbahar yalnızlığını koyuyorum, nerde yazlar kışlar nerede diğer tüm mevsimler. Birileri bana da yılın dört mevsim olduğunu öğretse, rüzgarın götürdüğü yere biriksem tüm duygularımla, hüznün karanlık gecesinin aydınlık sabahını hatırlasam kaybolan anılarımda. Rüyalarımda ki küçük kızın dediği gibi, tepelerden aşağı doğru bıraksam tüm üzüntüleri, rüzgar götürse hüznümü ve yalnızlığımı. |
Yalnızlık nedir?" diye sordu çocuk Gülümsedi kadın "Memeden kestiğimde seni İçimde doğan boşluk gibidir" dedi. "Kokundan uzak kaldığım an gibi mi?" dedi çocuk "Ses sağnağında yüreğine tek bir tınının değmemesi gibi, Düşsüz uyku gibi, Renksiz düş gibi, Çocuksuz ana kucağı gibi" dedi kadın. "Yalnızlık nedir?" diye yeniden sordu çocuk "Aşksız bahar gibi, Kokmayan çiçek gibi, Arı konmayan renk gibi" dedi kadın. Hüzünlendi çocuk, Gamzelerine iki büyük çaresizlik doldurarak "Yalnızlık yavrusunun gözlerindeki çaresizlik gibidir" dedi kadın. "Ağlatacak kadar güçlü müdür?" dedi çocuk, Sarıldı kadın çocuğa "Sana akan bu sevdam kadar keskindir" dedi "Gülümsemene büyüttüğüm umudum kadar güçlü.." "Acıtır mı insanın canını?" dedi çocuk "Seni kaybetmenin korkusu kadar acı, Senin gözyaşlarının ateşinden daha yakıcı" dedi kadın. "Hep yalnız mıydın?" dedi çocuk Daldı anılara kadın, Eski bir aşkın kalıntılarında dolaştı biraz, Biraz eski mutluluklara dokundu. Çekingen.. Biraz da özlemli Bugündeki yalnızlığını yaratan büyük aşkını düşündü. "Hiç bitmez mi yalnızlığın?" dedi çocuk O'nun gibi bakmayan O'nun gibi gülümsemeyenler geldi aklına. O'nun sarmalarındaki sıcaklığı yaşatamayanları düşündü. "Büyük aşklar büyük yalnızlıklar doğurur` dedi kadın Sarıldı çocuğa kadın Umuda sarılır gibi Yalnızlığını yıllara gömer gibi Sarıldı sevdasının en güzel meyvesine... |
Bilmezler yalnız yasamayanlar, Nasıl korku verir sessizlik insana; İnsan nasıl konuşur kendisiyle; Nasıl koşar aynalara, Bir cana hasret, Bilmezler. |
Yalnızlığın Künyesi Bir sevda düşün sevgili tek başına yarım kalmışlığıyla... Bir düş tut kendine çalınmış zamanlardan, ihanet olsun adı aşkın. Koynuna bir kolye gibi tak sonra, Yalnızlığın hissizliğinde kaybolan Ve her kayboluşunun kendine çıkan, Issız caddelerin kör boşluğunu. Çığlık çığlığa sussun otobüs durakları dillenmemiş elvedaları... Yalnızlık bir dipnot yüreğimin güncesinde. Radyolarda intihar tadında şarkılar çalar Tutsak bir haykırış filizlenir sağır duvarlarda Özgür bir hasret, kör kuytularda yankılanır… Kim duysa sesini kimsesizliğin, Hiç kimse kalıyorum zamanın gölgesinde. Üşüyen sokaklarda buz kesiyor yalnızlığım Hani dokunsan diyorum, Erir bütün benliğimdeki sen… Sönerse ışıkları üstüme şehrin Bir ben bulamam sana sunacak. Kayıp bir ihbar olurum, Gazetelerin üçüncü sayfa haberlerinde, Yazarlar adımı benimde Adı konmamış bir kayboluşun künyesinde… ARİF ONUR SOLAK |
Kirli banka oturdu Açtı tabakasını Bir sigara yaktı Düşündü ve sordu kendine ?kimler içinde ne izler bıraktı? Rötar yapma umuduyla Yalnızlığın son istasyonunda durdu beklediğinden erken geldi tren ?erken varsa bâri dedi? çünkü bıkmıştı beklemekten yüreğinden bir şeyler kopardı gözlerinden de bir şeyler? katık etti yavan lokmasına derdini acıkmıştı iştahla yedi kendi kendini yıllarca aslâ dilenmedi? hiç kimsecikler yoktu bir kendisiydi bir de uzayan gölgesi yalnızlığın son istasyonunda çınladı durdu sesi? KADİR KARAMAN..,, |
| Saat: 09:00 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık