MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Gitmek mi Kolay? Yoksa Kalmak mı? (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/3960-gitmek-mi-kolay-yoksa-kalmak-mi.html)

Mystic@L 19 Temmuz 2007 23:12

Bilekleri bembeyaz kugu boynu parmaklari uzun ve ince
Simsicak bakislari suc ortagi kacamak gulusleri gizlice
Yalnizlarin en buyuk sorunu tek basina ozgurluk ne ise yarayacak
Bir turlu cozemedikleri bu olu bir gezegenin soguk tenhaligina
Benzemesin diye ozgurluk mutlaka paylasilacak suc ortagi bir sevgiliyle
Sanmistik ki ikimiz yeryuzunde ancak birbirimiz icin variz
Ikimiz sanmistik ki tek kisilik bir yalnizliga bile rahatca sigariz
Hic yanilmamisiz her an dusup dusup kristal bir bardak gibi
Tuz parca kirilsak da hala icimizde o yanardag agzi
Hala kipkizil gulumseyen sanki atesten bir tebessum zehir zemberek ASKIMIZ

Atilla İlhan


RuYa 22 Temmuz 2007 16:44

Gitmek güzeldir. Güzeldir bütün renklerini yeryüzünün, bütün tadlarını, bütün seslerini,
bütün iklimlerini, bütün sözlerini, onları bir put belleyenlerin masasına atarak, belirsiz,
tarifsiz ve kifayetsiz bir 'gidiş'e gitmek. Bütün bu renkler, bu tadlar, bu sesler, bu
iklimler biraraya gelse dolduramaz, giderken kumda bıraktığımız ayak izlerini. Biz ayak
izlerinin vatandaşıyız ve aklımızı atıp dünyanın uçlarına ve o akıl duvarlar içinde sekip
dururken, bir çift ayak haline geliriz.



Biz bir çift ayağız bebeğim ve olmamamız gereken
yerde olmayız. Sana hatırlamak düşer artık, yüzüme çok çok ender yayılan o müthiş
gülümseyişimi. Sana hatırlamak düşer, birdenbire, ansızın, mesela bir kazağa dokunurken,
mesela bir şey yazarken, mesela koltuğun kenarlarıyla oynarken, hatırlamak düşer bana ait
bir an'ı. Fakat ben, "bana ait anlar"dan da gitmiş olacağım. Sen "oyalan", dünyanın
tadlarıyla, sesleriyle, renkleriyle. Sen başka adamlarda (başka kadınlarda) oyalan. Ve
karşına çıkan bütün yolları yürü. Senin yolların gitmek için değil, yürünmek içindir. Biz
bir tek, sırtımızı tanıyan yolları biliriz. Gitmek güzeldir.

Gitmek güzeldir. Size "hayat" diye sunulan ve sizin "hayat" diye bellediğiniz her şey, ama
her şey, bizim zihnimizde yeşerttiğimiz, en pis anlarda bile, kırılmasınlar diye üzerine
eğilip bedenimizi siper ettiğimiz "hayallerimiz" yanında bir oyuncak dahi olamazlar.
Oyuncaklarınızı seviniz bayan. Oyuncaklarınızla mutlu olunuz. Bu "teneke trampetler" sizin
için üretildi ve siz "trampetler"in dünyasında, iki taşın birbirine çarparken çıkarttığı
can yakıcı seslere hasret, bir erkeğin (kadının) kalbini çıkartıp göğe doğru atarken attığı
naraya yabancı olarak, yaşayınız yaşayabiliyorsanız. Bu boyalı hayatlar, bu kuklalar, bu
maskeler bize gelmez. Biz, maskeleri tutup kopartmak ve onların arkasındaki suratları ilan
etmekle yükümlüyüz. Biz yükümlüyüz. Biz hükümlüyüz. Ve kesildi hüküm. Kesilen hüküm
gitmemizi gerektirir. Ve gitmek güzeldir.

Gitmek güzeldir. Kalıp bir sirk maymununa dönüşmektense hayatınızda, kalıp suratımızı
boyamaktansa, kalıp "geride kalan her şeye" tahammül etmektense; gidilmelidir.
Ayaklarımızdan öğrendik gitmeyi. Sen koşmayı, hoplayıp zıplamayı öğrenirken, biz nesilden
nesile, babadan oğula, anadan kıza, sessizce, nefessizce, usul usul öğrendik, "yolları
çatallanan bahçe"leri. Ve her daim, bizi bahçenin dışına atan çatalı tercih ettik. Başını,
gitmekten korkan bir omza yaslayarak, dolaş mermer fıskiyelerin gölgesinde dolaşabilirsen.
Biz büyüttük, korkaklar küçültsün seni. Küçültsün seni taklitlerimiz. Söz bizdedir,
sözümüzün altına kopya kağıdı koyanların dünyasında uyu sen. Uyu sen sakin uykularda. Uyu
sen masalların peşisıra. Burada kal ve uyu. Biz gidiyoruz. Gitmek güzeldir.

Gitmek güzeldir. Ayırdım ipek hışırtılarıyla yolumu. Kuş tüyü yataklar atılmıştır
zihnimden. Zihnimizde, binlerce güvercinin uçlarından tutarak havalandırdığı camiler
hışırdar bizim. Zihnimizde, bir kan, kan olmanın bütün halleriyle akar. Zihnimiz
kurşunların kardeşidir ve ölüm yakışır ölmeyi bilene. Kalp yakışır sevmeyi bilene. Bilmeyen
için organlardan bir organdır yürek. Al yüreğini bir korkunun içine ser. Garantili hayat
reklamlarında dolaş biraz. Serinle biraz. Biz ateşe gidiyoruz. Biz cehenneme gidiyoruz.
Gitmek güzeldir...... SERPİL KARACA...


Mystic@L 24 Temmuz 2007 22:54

günahlarımı
duvara asmalıyım zincire vurmalıyım
çırpınmalıyım
sınırsız sessizliğini duymalıyım
giderken
arkasından bakakaldığım
gençliğimin adına

Mustafa Küçüktepe


BlueEngel 25 Temmuz 2007 00:40

hic birsey kolay degil


CyniX 25 Temmuz 2007 11:30

Ayrılık da Bitmeli


Sevgilim,
Sana sevgilim diyorum.
Ayrılık da sevdaya dahil
Ayrılanlar hala sevgili

Dediği gibi İlhan'ın.

Sevgilim, sana sevgilim diyorum, bir daha hiç
demeyeceğim içindir belki.

Ayrılmamız neyi değiştirecek, ayrılık yüreğimden silip
atabilir mi seni derdin. Kimbilir..

Bu sana son yazışım.
Sözcüklere yüklemeye çalıştığım duygularım,
beyaz kağıtların keskin kenarlarıyla nasıl da parçalanıyor böyle.
İlk kez yazmak böyle zor, anlatmak bu kadar olanaksız.
İçimde çağıldayan herşeyin, sana doğru aktığını duyupta bunu anlatamamak.. Ne acı.

Oysa, seni her düşündüğümde, sesim, zamanın ve mekanın olmadığı görünmeyen
ince ipeksi bir yolda ilerleyip kulaklarına akmadı mı.

Her düşündüğümde seni, yapmam gereken sadece izlemekti.
Ruhumun sana akışı, o hızlı ama bir o kadar yavaş, delice ama bir o kadar sakin,
coşkuyla ama nasıl huzurlu bir çağlamaydı onların hepsi.
Hemen duyardın, büyük kalabalıklarda, iki kişilik yalnızlıklarda,
yada gözlerin maviliklere kilitlenmiş.. Duyardın.

Hala duyuyorsun. Şimdi, şuan, seninle konuşurken, ruhunda geziniyorum yine.
Baktığın yerden uzaklaşan bakışlarını, o kimselere hissettirmediğin
bir anlık dalgınlığı, sadece anın yakaladığı o ince sızıyı.. Kapa gözlerini..

Sen hep duyacak mısın beni, ben hep anlatacak mıyım. Bilmiyorum.

Ama, madem ayrılanlar hala sevgili, ayrılanlar hala sevdalı, bu ayrılıkta bitmeli..

Ayrılık.. Ne çok korkardık bu sözcüğe yüklenen anlamdan.
Oysa şimdi anlıyorum ki, ayrılığın kendisi değil, ayrılmakmış asıl zor olan.
Ayrılmayı başarana kadar yaşanılanlar, o kanatan acıtan korkulu bekleyişler..
O kopuşu yaşamak, artık başka biri değil, sen olan o varlığı olduğu yerden çıkarmaya çalışmak,
ağlayarak git artık içimden diyebilmek, ama daha derken pişman olup hayır kal ne olur diye yalvarmak..
Ne kadar zordu mabel.. Öyle içimdeydin ki, seni ordan çıkarmak kendimi paramparça etmek demekti.

Ayrılık.. O kanlı zafer.. Şimdi paylaştığımız işte bu.
İçimizde o boşluğun büyük acısı yüzümüzde birbirimizin kanı var hala..

Sevgilim,
Sevgilim diyorum son kez sana. Bir daha demiyeceğimdendir bu, ve bir daha yazmayacağımdan.

Ayrılık da bitmeli..


RuYa 25 Temmuz 2007 13:17

Anlatamam yüreğimdeki ince sızıyı, gözden süzülen yaş gibi akan kanamaları. Anlatamam, zaten anlamayacağından. Gün nasıl geçer sabah nasıl olur bilmiyorum ardı ardına geçip gidiyor sadece. Zamanını doldurmaya çalışan biriyim şu hayatta eğrisiyle doğrusuyla yaşayarak...

Ağlamıyorum artık haberin olsun, gözümde yaşım kalmadığından. Gülmüyorum da yürekten gelerek... Sende bıraktım neşeyi, mutluluğu ben bilerek isteyerek. Benden daha çok ihtiyacın vardır dedim. sen mutlu ol istedim ben önemli olmadan. bencilliğim yok bilirsin koymuşsan benliğimi ortaya. ben sadece benliğimi değil, yüreğimide koydum senle ortaya, al sana ait beni dinlemez artık dedim. Dinlemiyor da...

Çok sevgiler yeşertmedim yüreğimde. Yeşerende kalayım istedim ömür boyu. Ömür kısa, hayat değişken bir sevdam tek ve daim olsun diledim. Bilirmisin söylemişmiydim sana bunları hatırlamıyorum. Çok şey söylediğimden...Çok derin sevdim ben ama söyleyemedim kimselere. Söylesem dinleyeni olmadığından. Gidiyorum.... Bana kalan gitmekti çünkü. Sevmek bazen gitmekti, sevdiğinin mutluluğu için...

Giderken ağlamadım akıtmadım gözyaşlarımı, görmedin. Ağlayan gözüm değil yüreğimdi çünkü. Mühürledim derinlerimi de sana bıraktım sevgileri mutluluğu. Bana lazım olmayacağından. Yüreğimle sevmiş, yüreğimle yaşamıştım hayatı çok ta şey toplamıştım içinde. VE... Senle dağladım onu. Dağlanmak çok acıymış öğrendim.

İhanetim olmadı sana, aldatmadım sözümle özümle. Canım dediğimde candan öte oldun bana. Giderken canımı da bırakıyorum sana ömrüne ömür olsun diye. Tüm yaşanmışlıkları aldım yanıma hatıran var diye. Zihnime kazıdım kalın yazılarla silinmesin, her an canlı kalsın istedim. Emanet bildim onları da gözüm gibi bakarım...

Bileyim ki sevgilim sen mutlusun yeter bana. Bir yerlerde varsın, yaşıyorsun belki arada sesini duyarım, belki görme ihtimalim olur bir gün. Yeter bana... Sevmek illaki yan yana olmak değilmiş, yürekteyse sevgi görmeden de sevilirmiş öğrendim. Hasretlik acı verse de yürek büyük dayanır. Ayrılık yamanmış sevgi içtense, zor...

Bilirmisin sevdiğim eski şarkıların tadını özlemişim, şimdilerde dinlerim. Ne kadar aşk ayrılık şarkısı varmış meğerse unuttuğum. Şimdi yoldaş kıldım kendime onları söyler söyler ağlarım... Gözyaşlarımı meze yaparım kadehlerime. Kayan her yıldızda dilek dilerim yarınlar adına, olmayacağını bilerek.

Savaşım var şimdilerde kendimle sevdiğim. Elim kaç defa telefona uzanır da çekerim sayamadım. Oysa bir tek alo diyeceğin sesine nelerden vazgeçerdim. Aşkta gurur olmazmış biliyorum gurur değil benimki. Sözüm var kendime ondan kaçarım senden. Senin mutluluğun adına huzurun adına. Zaten hiç başka düşüncem olmadıki sevdiğim. Her an duamdın allah güldürsün çok yaşatsın diye. Çok severken nasıl başka düşünebilir ki insan...

Sol yanım acıyor sevdiğim, anlamadığım bir sızı var da karıncalanıyor kollarım. Uyuşuyor beynim düşünebildiğim tek şey sen. En son bakışın, son gülüşün gözümde kalmış başka bir şey görmüyorum. Ne tarafa dönsem sen varsın karşımda, özlemin yakar yüreğimi. Sadece derin offffffff çeker ağlarım yoksa deli olacağımdan...

Ben gidiyorum sevgilim hatıralarını alarak yanıma. Belki yazarım yine, arar dinlerim sesini. Dayanamam hasretine , kaldıramaz yüreğim biliyorum. Sevgimi yüreğimi bıraktım sana, canımı adak ettim ömrüne gidiyorum. ama bileyim ki bir yerlerde sen varsın ve mutlusun. sen mutluysan mutluluğum sayarım ondandır gidişim. yüreğimi koydum yoluna sevdiğim ne istersen yap, bana ait değil nasılsa. Tek şey isteme benden yapamam. Tamamen unut deme, unutamam.

Sende unutma sevgilim, seni kendinden daha çok seven bir yürek var burada. Kapısı açık bekler sonsuza... Sonsuzluğum sende biter sevgilim...Senin adın sonsuzluk...

münever erdoğmuş


_PaPiLLoN_ 26 Temmuz 2007 18:15

gel otur yanıma görüyorum ki oda terketti seni... bırak giden gider. aslında bu dünyada gidenin ardından el bile sallamayacaksın...giden kafasına koymuştur gitmeyi..hem hayat ondan ibaret değil ki...sen o olmadan öncede yaşıyordun o olmadan da yaşayabilirsin...unutma yarınlar bizim için..unuttun mu sen kitap okurkende mutlu oluyordun. sahilde gezerken güneşin batışını izlerken...sen mutlu olmayı bilen bi insansın bırak artık surat asmayı...hem bu iş iki yanı keskin bıcak gibidir...yaptıklarınla değil yapmadıklarınla yargılanırsın...hafifletici sebepler yok..


yarınlar için hayal kurarken bugünü de yaşa..yas tutma dünü düşün ondan önce yaşadığın günleri o yokken geçirdiğin zamanı nasıl güldüğünü düşün...hayat herzaman istediklerini vermiyor...artık yanlışlar dahada tutulur oldu...artık insanlar yanlış yapmak için yarış yapıyorlar birbirleriyle...anla artık yanlışlar ve doğrular yer değiştirdi....sil gözünün yaşını...bak gitti... ama hala dünya senin için dönmesini durdurmadı durdurmayacak...unutma ders olsun sana...birini severken şunu hatırla sevgini hak edene ver umudunu yarınlarla paylaş.....bırak kutuplarda yaşamayı...bak burada güneşin meyveleri var....



ne demiştik seninle ne olursa olsun gülmek var ....sen inatcı insansındır...gel acılarımıza inat hayata inat ucurumun kenarında büyüyen körpe çiçeğe inat gülmeye devam edelim....dünü düşünürken yarını hayal ederken bugünüde yaşayalım..bak hala onu düşünüyorsun ona veremediklerini düşünüyorsun ya verdiğin bunlar bi hiç miydi? sen en değerli şeyini verdin sevgini verdin dağları delen ferhadın aşkını verdin leylası için deliren mecnunun sevdasını verdin...ne aldın karşılığında koca bir hiç haydi kalk...sokaklarda dolaş yeni yüzler tanı ...isimsiz sokaklarda yarınlarını ara....tarifi olmayan adreslere git ve onu unutmadan dönme yasını bırakmadan dönme...unutma yarınlar senin için hep var olacak dünü unutursan tabiki...


RuYa 26 Temmuz 2007 18:52

Ellerinden sunulmuş ayrılık,
Kendince bana verilmiş bir ödülse;
Senin kollarında ölmek,
Bana verebileceğin en güzel hediyedir.."

Zamanı durdurup
Git diyorsun , git...
Neden,
Neden gitmeliydim...
Kelimelerin alev alev,
Sanki yanardağları içirmişsin yüreğine.
Gözlerin bir cellat gibi acımasız,
Bakışların bir o kadar anlamsızdı.
Nefesin kan kokuyordu,
Sanki kör bıçakları giyinmişsin üzerine..

Heybeme yalnızlığı doldurup
Git diyorsun, git...
Nereye,
Sensiz yüreğimi nereye gömmeliydim ?
Aşka ödenmiş tövbelerin yarım yamalak,
Ayrılık kelimelerin bir o kadar çıplak...
Gözlerin, bir fırtına kadar hırçın,
Sesin, bir o kadar kırgın...
Git diyorsun, git....

Tek kelime bile etmeden,
Yalnızlığa gömüyorsun beni.
Ve sonra üzerime geceyi devirip
Karanlığın içinde kayboluyorsun..
Ayrılığınla yüreğimi ezip
Ardına bakmadan gidiyorsun...

Git diyorsun, git...
Sancılar giriyor hücrelerime.
Çicek diye öptüğüm baharlardan,
Günahkâr kurşunlar yağıyor
Sipersiz yüreğime.
Yığılıyorum olduğum yere.
Kanıyorum içten ice..
Son kez hayata tutunmak için
Bulutların eteklerini ararken
Arsız yangınlar sarılıyor dizlerime..

Git diyorsun, git..
Oysa ben " sana" ölüyordum.
Göğsümden boşalan kanlar
Kırık kaldırım taşlarına sarılıyor.
Ruhum kanatlanırken gökyüzüne,
Yalnızlığın iki yüzlü toprağında
Terkedilmiş yüreğim tek başına
Uçurumlara yaslanıp kan ağlıyor.... Ben sende gittim bile...

İsmail Sarıgene



Mystic@L 28 Temmuz 2007 18:46

seni bulduğum yerde kaybediyorum
kendime bir çıkmaz sokağım
unuttuğum çok acı var çekip gidiyor gökyüzünde sessizce
söyrettiğim bulutlar
ah aman sevgilim terket beni
yeterince yundum suyunda
ah aman sevgilim üz beni
bir parmak dokunuşu bıraktım burnunda
alıp başımı gitmek isterim
vakit gelince hüzünle elele
kaçar gibi kaytarmış bir çocuğun
ürkek adımlarıyla acele
yağmurun peşini takip edeceğim
göğsümde pıtırtılı atışlar
anneme seni şikayet edeceğim
dilimde sahte yakarışlar
ah aman sevgilim gitmeliyim
başımda çığlıklanan martılar
kendime esrik garip bir yelim
aklımda özlenecek arkadaşlar

İlhami Atmaca


RuYa 28 Temmuz 2007 22:22

Bu vadideki karanlığı
ve büyük soğuğu düşün


Gitmek. Bir hançeri inceltip
Okyanusa daldırmak isteği
Ya da düşebilmek atlasların
Dışına ki ey kalbim
Yalnızsın bu yolculukta da

Gitmek. O kaos duygusu, aklın
Sarsıntılarla yorgun düşüşü
Bilincin kamaşması belki de.
Rehin bırakılacak bir şey yok
Unuttuklarından başka.
AHMET TELLİ


Mystic@L 29 Temmuz 2007 11:44

Ağır günlerin altında kalıyoruz.
Puslu havanın soluğumuzu kestiğini
Ve bir sanatçı fırçasından çıkmamış göğün,
Üzerimize yıkıldığını,
Şimdi şimdi söylüyoruz;
Şarkılarımızı nasıl söylediysek.
Oysa, çocukluk, oysa mutluluk,
Ne kadar yakındır?
Bir elmaya uzanmacasına,
Bir elma ağacının dallarından sarkmacasına.
Ağır günlerin altında adam oluyoruz.
Yağmurlu ve kirli.
Düşlerimizden yaratılmamış bir dünya bu!
Sellerinde; küçük, kağıtdan yapılmış gemilerimizle,
Birbirimize sevgi taşıyoruz.
Zaman nasılsa aleyhimizde,
Tam denize atlayacağız derken,
Ağır günlerin altında kayboluyoruz...

Ekim - 1998

Albatros


Mystic@L 30 Temmuz 2007 00:06

yağmur yağıyor bak
sokaklar hepten ıslak
yer kalmamış ıslayacak
artık ağlamayız değil mi

iki gün küs durduk
hayır durmadık kudurduk
böyle acı istemem bir daha
artık darılmayız değil mi

yok sevgimi koyacak yerim
yüreğinden başka senin
deniz sensin mavi benim
artık ayrılmayız değil mi

Celal Kabadayı


Mystic@L 31 Temmuz 2007 01:53

Ayrılık

kaç gecenin çölüdür bu ayrılık
kaç şiirin dölüdür üstüme
örttüğün bu ince sessizlik
kalbim alış artık, kır kendini
kendi duvarında, sesini
kendi duvarına haykır.

tesadüfen birbirine rastlamış
başka başka aşklarsızın siz artık
geceyle gündüz gibi birbirine
ayrılmış. O ki rüzgar, bir zaman
senin çölünde kumlar uçurmuş,
o ki gece ve esmer, görmüyor
sahrayı, sesi içinde karışmış.

her ayrılıkta kendine saplanan bir hançer
kendi sabrını deneyen taş,
kendi uykusuzluğunda yatak oldun.
kül koy şimdi yanına korunun
seni kavuran onu da yakmasın.
aşkla besle kendini, gül yetiştir,
sardunya çoğalt.
ki, sen aşktan ve ayrılıktan
başka ne anlıyorsun.

Birhan Keskin


RuYa 31 Temmuz 2007 12:36

Gözümde yaşlarla bırakıp beni
Elvada diyerek gitme sevgilim
Bir anlık öfkeyle yıkma herşeyi,

kalbine sormadan gitme sevgilim
kalbine sormadan gitme sevgilim

ağlatır şarkılar susturamazsın
zor gelir ayrılık alışamazsın
canlanır anılar unutamazsın

kalbine sormadan gitme sevgilim gitme sevgilim

Ağlatır şarkılar susturamazsın
Zor gelir ayrılık alışamazsın
Canlanır anılar unutamazsın

kalbine sormadan gitme sevgilim gitme sevgilim

Mutluluk getirmez vefasız yıllar
Teselli vermezki baktığın fallar
Gurur dağlarından aşılmaz yollar

kalbine sormadan gitme sevgilim
kalbine sormadan gitme sevgilim

Ağlatır şarkılar susturamazsın
zor gelir ayrılık alışamazsın
Canlanır anılar unutamazsın


kalbine sormadan gitme sevgilim gitme sevgilim

Ağlatır şarkılar susturamazsın
Zor gelir ayrılık alışamazsın
Canlanır anılar unutamazsın

kalbine sormadan gitme sevgilim gitme sevgilim SERHAT GÖÇMEZ


Misafir 31 Temmuz 2007 12:46

KOLAY OLAN…
ARKANA DÖNÜP EL SALLAYABİLMEK Mİ?YOKSA,YÜREĞİMİN YARISINI GÖTÜRDÜĞÜNÜ BİLDİĞİN HALDE,ZORAKİ GÜLÜMSEYEBİLMEK Mİ?
SEN GİTTİN YA;YARIM KALDIM…
GİTMEK Mİ HÜZÜNLÜ?YOKSA KALMAK MI BURUK?İÇİMDE DÖRT NALA KOŞAN AYRILIK,SENDE KALAN PARÇAMI MI ARIYOR?..ELLERİNİ Mİ?..GÖZLERİNİ Mİ?..HER YERİM SENDE KALDI,HER YERİN BENDE…
DAHA NE ARIYOR Kİ BAHANE,YARIM SENDE,YARIN BENDE KALMIŞKEN?...ARDINDAN EL SALLAYABİLMEK Mİ KOLAY?..
YÜREĞİMİ GÖTÜRDÜĞÜNÜ BİLDİĞİN HALDE GİDEBİLMEK Mİ?


RuYa 31 Temmuz 2007 22:08

Sen gittiğinden beri çok şey değişmiş hayatımda yeni yeni fark ediyorum
Mesela hiç geç kalmıyorum artık ewe
Ya da yolu uzatmak için başka duraklarda beklemiyorum otobüs
Korkmuyorum tanıdık biriyle karşılaşmayım die yolda
her sokakta rahatça geziyorum kimseye anlatmıyorum neler yaptığımı
Mesela biriyle buluşup ayrılık vakti geldiğinde gözlerim onun gidişini izlemiyor yaşlı gözlerle ardından artık ağlamıyorum
Kısa yada uzun vedalar eskisi kadar acıtmıyor canımı Dostlarımla konuşacak çok şey war mesela
Herşey sen olmasına rağmen anlatmıyorum artık kimselere
İçimde bi mezar açtım sana kalbimin derinliklerinde oraya gömdüm sakladım seni
Her sabah bi gül koyuyorum başucuna ve her gece dua ediyorum sana gittiğin yerde mutlu ol die
Bazen dedeme benzetiyorum seni biliyormusun
Onu da çok erken kaybetmiştim senin gibi Oysa yaşanacak ne çok şey wardı da
Mesela dedem kardeşimi hiç görmedi senin doğmamış çocuklarımızı görmediğin gibi
Oysa dedem ne çok severdi torunlarını tıpkı benim seni çok sevdiğim gibi
Daha yaşanacak çok şey wardı Beni duy sevgili ben kalbime gömdüm seni
Her an içimde yaşa die senden bana kalan bi sen war şimdi içimde hep benimle hep yüreğimde
Ahh be sevgilim sen gittin de bitti mi sandın beni?
Bitti mi sandın beni Yada sen gittin mi benden ?


Mystic@L 31 Temmuz 2007 23:43

Biliyorum, simdi uzaklardasin.
Sesimi duyamaz, elimi tutamazsin,
halimi soramaz, gözyasimi anlamazsin.
Son bakisin benim zindanim oldu.

Gitmiyor, gitmiyor, aklimdan çikmiyor.
Affetmez bakislarin, yüregim sizliyor.
Ask hatasi çok zor oluyormus,
Anladim, ask zindani ne yapiyormus.

Bagislarmisin yansam yaninda.
Bir ömür boyu dursam basinda.
Bak güller soldu, askim hüsran oldu.
Son bakisin benim zindanim oldu.
Ahmet Arslan


RuYa 1 Ağustos 2007 12:59

Birgün öldüğümü duyacaksın ağlayacaksın taze bir bahar sabahı kapanacak gözlerim köşe başından bir tabut çıkacak basını onune egeceksin bir suclu gibi son pismanlıklar olucak hic dokunamadıgım dudaklarında ve bir ufak mısra gibi mırıldanacaksın derken, ilk adımı atacaksın toprağıma ağlamak gelecek içinden zor tutacaksın kendini düşüneceksin yapılan hataları beraber olduğumuz günler gelecek aklına titreyerek karşımda sarılmak isteyeceksin fakat bir an hocanın sesi kaybedecek hayalini dönüp bakacaksın yaş toprağa insanların, yavaş yavaş kaybolduğunu göreceksin yanlız kalacaksın mezarımda küçücük toprak taneciklerinden uzaklaşacaksın ağır ağır her sabah ziyaret edeceksin mezarımı 2 gül fidanı dikeceksin mezarımın iki başına biri beyaz biri kırmızı iki bülbül ötecek baş ucumda birbirlerine gulup ilân-ı aşk edecekler bizim yerimize aradan günler,aylar geçecek yavaş yavaş azalacak ziyaretler guller yaprak dokumune giricek sonbahar esintileri baslayacak aramızda bir sabah yanında sevgilinle geleceksin ona birşeyler söyleyeceksin mezarımın başında sen başını kapatacaksın ve dua edeceksin mezarcıya para verip mezarıma bakmasını söyleyeceksin birkaç gün o gelip sulayacak zamanla bülbüllerim ötmeyecek güllerim açmayacak ve benim zavallı bu ruhum mezarımın perişanlığını görünce son defa haykıracak elvada gülüm ELVEDA.....


Mystic@L 1 Ağustos 2007 23:33

Sanılar

Şimdi belki benim gibi ölesiye yalnızsındır
Uçan kuşları gözlemektesindir tek başına
Çamların yeşiline dalmış gitmiştir gözlerin
Radyo dinliyorsundur ya da susarak
Bir kitabı okumaya çalışıyorsundur kim bilir

Sonsuz güzellikte bir aşk düşünüyor olabilirsin
Belki de anılarını deşiyorsun, bir olmazı
Bir açmazı derinden derine kurcalar gibi
Bir kahve içmeyi, bir elma yemeyi kurarak
Saatine bakıyor olabilirsin uykulu gözlerle
Çocukların oyununa dalmış gitmiş olabilirsin

Mahpus gibi, tutsak gibi, belki köle gibi
Yarını olmamak gibi bir duygu içindesindir
Belki de kendini bağışlamıyorsundur
Benim hiç bilmediğim bir şeylerden ötürü
Kırık trenler gibi öylece kalakalmışsındır
Kalkıp gidip çekirdek almayı düşünüyorsundur
Ya da uyumak istiyorsundur herşeyi unutmak için
Belki sen de benim gibi ölesiye yalnızsındır

Afşar Timuçin


Misafir 2 Ağustos 2007 10:13

Sitem Etmedim
Bırakıpta gittin diye,
Sana sitem etmedimki
Ateşlere attın diye,
Sana sitem etmedimki

Ellerim boş kaldı diye
Ümitlerim soldu diye
Hergünüm dert doldu diye
Sana sitem etmedimki

Gerçek aşkta sitem olmaz
Seven kalpler böyle yapmaz
Hiç bir zaman unutulmaz
Sana sitem etmedimki

Git mesut ol hayatında
Beni getirme aklına
Mutluluklar benden sana
Sana sitem etmedimki

El sözüne kanıp durma
Hayatına darbe vurma
Benden zarar gelmez sana
Sana sitem etmedimki

Geçmişini unut gitsin
Geleceğin parlak senin
Rabbim sana huzur versin
Sana sitem etmedimki
Ramazan Karataş


onelove_62 2 Ağustos 2007 11:27

kalmak daha zor...


Mystic@L 2 Ağustos 2007 12:29

Sana Ulaşmak

Bir gün
bir yangın yerinde
buldum ben bu aşkı
Belki
Umudum vardı
yalanlamak için aşk yok diyenleri
Umudum vardı
Diyebilmek ne güzel;
bir umutsuz için
ne manalı.

Belki birgün bir yangın yeri
daha bulabileceğim
yine bir yangın yerinde bulduğum bu sevdadan
kurtulmak için

Ömer Seydi Ekinci


RuYa 2 Ağustos 2007 14:02

SANA GÜLE GÜLE DERKEN

bir boşluk duygusu günlerdir içimde. "acıyı yaşamak" nedir diye
düşünüyorum durmaksızın. nasıl yaşar insan acıyı, neler
hisseder ya da hissetmez. Öylesine anlamsız ki "hayat devam ediyor
acılarını geride bırakıp yaşayacaksın" sözü.. insan nasıl
geride bırakır acılarını bilmiyorum. koca bir hayatı geride
bırakmak gibi. anne, baba, çocuk, sevgili..... kim olursa olsun.
"kaybettim, o artık yok" demekte anlamsız aslında. yok olmuyor hiç
kimse siz var olduğunuz sürece. birlikte yaşadığınız, birlikte
paylaştığınız herşeyde var oluyor. evinizin her köşesinde,
yemek yediğiniz masada..... oturduğunuz koltukta.... dün de
kalmıyor. dokunmak istediğinizde dokunamıyorsunuz sadece et ve kemik
olarak var olmadığı için

elinizi yüreğinize koyuyorsunuz o zaman.. elinizi yüreğinize
koyuyorsunuz ve derin bir soluk alıyorsunuz gülümseyerek. bilin ki o
da gülümseyerek kucaklıyor sizi sevgiyle... içiniz ısınıyor o
zaman büyüyor sevginiz artıyor çoğalıyor ve siz o çoğalan
sevgilerle yaşamayı öğreniyorsunuz sevgilerinizi paylaşarak .. bir
başka kucaklıyorsunuz insanları.....

Sevim KARAMAN


MYDMR 3 Ağustos 2007 17:31

GİDEBİLMEK
aşkta,sadece görmek istediğini görürsün.duymak istediğini duyarsın.sözcüklere,kendi anlamları nedeniyle işine gelen anlamları yükler durursun.o ne anlatmak isterse istesin sen sadece kendi anladığını algılarsın.Zor, çok zor...
gitmek gerekir bazen,bunları yaşamamak için.bir insana acıma duygusunu hissettirmemek için.kalıpda daha fazla kendine haksızlık etmemek için.gözleri iyi açmak gerekir,aşkın bittiğini,artık istenmediğini görmek için.söylenmesimi gerekir ille? ille tane tane anlatması mı gerekir.ama sen hala seviyorsun öyle değil mi?? bunun bi önemi yok artık onun için.O başka bir boyuta geçmiştir çoktan.bir ayrılabilse senden,bir anlayabilsen onun için aşkın bittiğini çok rahatlayacaktır,üzerinden büyük bir yük kalkacaktır.Aslında biliyor musun, oda olmayacak şeyleri düşünmektedir o an. 'ayrılsakta arkadaş kalsak...'gibiii.olmas ki mümkün değil ki bu.o da olabilir,bilir ama hiç olmazsa vişdanını rahatlatır biraz.Gidiyor ya,sorumluluk hissetmektedir ya....Aldırmamalısın bunlara.bir taraf aşıksa hala,iki eski sevgili arasında arkadaşlık söz konusu olamaz.peki ya bahaneler sıralamak yerine 'yeter artık ne olcaksa olsun' die düşünerek pat diye söyleyi verirse herşeyi? 'BiTTi ARTık' deyiverirse gerçeği? ilk aklına gelen soru 'ama neden,hani beni çok seviyordun,hani bensiz olamazdın' olacak değil mi? sorma sakın....Sus,suskunluğunla ört içindeki kasırgayı.eskip kavuran yakıp yıkan o kasırga daha uzun süre esecek içinde şimdi teslim olma.İlle bişey söylemek istiyorsan 'gidiyorum' de..'madem bitti' benimde işim yok artık o yürekte...Gitmek gerekir bazen.işte oan gelmiştir kabul etmek istemesende.belirsiz bir yolculuktur bu.nereye gideceğini,ne zaman biteceğini bilmeden çıkarsın yola.yürek ağrısıda cabası....çekebileceğin en büyük acılardan biridir.kaçışta yoktur üstelik,nereye gitsen seninle gelir.kapıyı ört ve bakma ardına,ağlama..yalnızlığı arkadaş edin kendine.Biliyorum dişarıya doğru ilk adımını attığın andan itibaren dönmek isteyeceksin geriye ama sakın dönme.Sıfırsın ya oanda,dönüşün sıfırın da altına indirecektir seni.Belkide o dönmek ister bir süre sonra,tekrar eski günlerdeki gibi olursunuz ne dersin? Hayır inanma bu söylediğime.Hiçbirşey eskisi gibi olmaz yaşanan hiç bir an bir daha yaşanmaz. 'başkasını buldu beni aldattı' die yeme kendini.ne önemi var bunun? öyle yada böyle bitti işte,kim olursa olsun onun hayatında.Tek gerçek birdaha senin oolmayacağın,kabullen bunu.Gitmek gerekir bazen,yüreği dinlendirmek kendini dinlemek ve yalnızlığın seni olgunlaştırmasını beklemek için...aynı şeyler bir daha geldiğinde yine gidebilme gücünü bulabilmen için...aşkı yeniden yaşayabilmen için...


gönülçelen 3 Ağustos 2007 17:44

http://yin_yang


MYDMR 3 Ağustos 2007 17:50

Beni YeDin BitirDin!!!!!

acı hatıraların odasını terk ettim ,ötekine geçtim.gözyaşlarım orda kaldı.ne evlere sığıyorum ne sokaklara.karşıdan karşıya geçerken havalara bakıyorum.üstüne yürüyorum arabaların.Daha ne söyLeyeyim biLmiorum ki...Bu dudakLar arTık seni Öpmicek,bu kaLp senin için çarpMıCak senin iÇin yaşamıCak senin iÇin öLmüCek,senLe ayNı ağaCa adını yazmıcak,Sende Gittin yaa!


Mystic@L 3 Ağustos 2007 23:59

Şen kızlardan dinlediğim
truvaya aşık adamın köhne hikayesine
şimdi de dağlarda sadalarca rastlamak ne kötü
bakışlarıyla türküleri altın yaldızlı yapan adamın
sömürüşü yamalı urbalı sevgilileri
ne kötü
yavrusunu yüreğine saran ananın yanında
kutsanmış ezgilere feda edilen anaları görmek

ölüm gecesinde mutluydu dedem,
ölüpte gidince
yaş bilmeyen gözlerim sel oldu dedi ninem

uysal kasırgalara yaktığım
türkülerden beni azad edin
kapanmış yaraları depreştirmemi hoş görün
tabiblerin yaşamaz dediklerini
kara bulutlarda saklayışımı da
şanlı suları zafer fermanlarını yakışımıda

olacaksa af'sız kalacak tek şeyim
bir gün bu dağlarda kaybolacak hüznüm.

Adem Özbay


RuYa 4 Ağustos 2007 15:11

Bırakıp gitsemiydim bu ***** şehri,yada oturup en derinden ağlasamıydım keşke..
Kaçsaydım buralardan..Keşke göz yaşının o tuzlu tadını tatsaydım.. Olmadı,yapamadım,ağlayamadım..
Çok canım yandı,ama bi türlü bu yangının üstüne su döküp küllendiremedim..
Unutamadım..Beceremedim,olmadı..Bunuda elime yüzüme bulaştırdım.. Kahretsin..!
Bu kadar güçlü müydü,bu kadar bencilmiydi,bu kadar zehirlimiydi aşk..?
Bu kadar tutkulu,bu kadar ağırmıydı sevmek?..
Sıkıldım etrafıma yalancı gülümsemekten..
Hiç birşey olmamış gibi hareket etmekten..
Unuttum onu artık..O kimmiş demekten..

Gitmek gerek buralardan..
Bu şehirde seninle aynı havayı solumak bile bana zor geliyor artık..
Yakındır bu günlere elveda demem..

Bu gün canım hiç bişey karalamak istemiyor..
Sadece susmak geliyor içimden..
Susmak ve ağlamak sakince..
Bu susmalar pek hayra alemet değil..
Kağıdım kalemimde bana bugün sırt çevirdi..
Kalemi her elime aldığımda kırılıyor,kağıdı her tuttuğumda buruşuyor..
Onlarda sanki bana isyan ediyor..
Şarabımdan bir yudum almaya kalktığımdaysa kadeh elimden düşüp bin parçaya ayrılıyor..
Noktalar koyuyorum hayatıma tek tek..
Sonu gelmeden biten cümlelerimin yasını tutuyorum..
Hiç yaşamadığım,tatmadığım bir acıyı sindirmeye calışıyorum.....

Yakındır bu günlere elveda demem..
Gitmek gerek buralardan...!
GÜLDANE GEZER


Mystic@L 5 Ağustos 2007 10:26

Yasaklıyım Büyümeye

gelmelerin
avcumda sarı bir yirmibeşlik
çocukluk ağzımda kınalı şeker
yabanıl dudaklar kalır hediye

yanar su içmem üstüne

gitmelerin
oyunlarda yitirmem ki paramı
çocukluğumun gönlünde cehennem
samanıl yangınlar kalır geriye

yanar su serpmem üstüne

dün çocuktum
bugün ozan

yasaklıyım büyümeye

Bilal Kayabay


RuYa 6 Ağustos 2007 17:34

Sevgilim,
Sana sevgilim diyorum.
Ayrılık da sevdaya dahil
Ayrılanlar hala sevgili

Dediği gibi İlhan'ın.

Sevgilim, sana sevgilim diyorum, bir daha hiç
demeyeceğim içindir belki.

Ayrılmamız neyi değiştirecek, ayrılık yüreğimden silip
atabilir mi seni derdin. Kimbilir..

Bu sana son yazışım.
Sözcüklere yüklemeye çalıştığım duygularım,
beyaz kağıtların keskin kenarlarıyla nasıl da parçalanıyor böyle.
İlk kez yazmak böyle zor, anlatmak bu kadar olanaksız.
İçimde çağıldayan herşeyin, sana doğru aktığını duyupta bunu anlatamamak.. Ne acı.

Oysa, seni her düşündüğümde, sesim, zamanın ve mekanın olmadığı görünmeyen
ince ipeksi bir yolda ilerleyip kulaklarına akmadı mı.

Her düşündüğümde seni, yapmam gereken sadece izlemekti.
Ruhumun sana akışı, o hızlı ama bir o kadar yavaş, delice ama bir o kadar sakin,
coşkuyla ama nasıl huzurlu bir çağlamaydı onların hepsi.
Hemen duyardın, büyük kalabalıklarda, iki kişilik yalnızlıklarda,
yada gözlerin maviliklere kilitlenmiş.. Duyardın.

Hala duyuyorsun. Şimdi, şuan, seninle konuşurken, ruhunda geziniyorum yine.
Baktığın yerden uzaklaşan bakışlarını, o kimselere hissettirmediğin
bir anlık dalgınlığı, sadece anın yakaladığı o ince sızıyı.. Kapa gözlerini..

Sen hep duyacak mısın beni, ben hep anlatacak mıyım. Bilmiyorum.

Ama, madem ayrılanlar hala sevgili, ayrılanlar hala sevdalı, bu ayrılıkta bitmeli..

Ayrılık.. Ne çok korkardık bu sözcüğe yüklenen anlamdan.
Oysa şimdi anlıyorum ki, ayrılığın kendisi değil, ayrılmakmış asıl zor olan.
Ayrılmayı başarana kadar yaşanılanlar, o kanatan acıtan korkulu bekleyişler..
O kopuşu yaşamak, artık başka biri değil, sen olan o varlığı olduğu yerden çıkarmaya çalışmak,
ağlayarak git artık içimden diyebilmek, ama daha derken pişman olup hayır kal ne olur diye yalvarmak..
Ne kadar zordu mabel.. Öyle içimdeydin ki, seni ordan çıkarmak kendimi paramparça etmek demekti.

Ayrılık.. O kanlı zafer.. Şimdi paylaştığımız işte bu.
İçimizde o boşluğun büyük acısı yüzümüzde birbirimizin kanı var hala..

Sevgilim,
Sevgilim diyorum son kez sana. Bir daha demiyeceğimdendir bu, ve bir daha yazmayacağımdan.

Ayrılık da bitmeli.. AYLİN KOÇ


Tiglon 12 Ağustos 2007 03:12

gidiyorum~

amansız bu hastalık dermanı yok
hiçbir doktor çare bulamıyor
konuşamıyorum. Anlatamıyorum derdimi..
yanlızlık olsa gerek ilacı
yapayanlız sana susarken
ölümü beklemek
ölümle sewişmek..

elimdekilerle oyalanmaya çalışıyorum
fotoğraflar
gülümseyişin
bakışın hepsi birer ikişer akıyor içimden
tutmak istiyorum tutamıyorum..
gelmek istiyorum gelemiyorum..
sewmek istiyorum sewemiyorum..
ne yapacağımı bilmiyorum susuyorum..

yıldızım parlıyor gökyüzünde
yüzüme geliyor ışık parçacıkları
kalbimi aydınlatamıyor
bana birşeyler anlatmak istiyor
sana dalıyorum uyuya kalıyorum
waktim doldu ben gidiyorum..


)Sedat


Mystic@L 13 Ağustos 2007 19:05

Farkında mısın?

Senin, o masum çehrenle bütünlesmis gözlerini;
hafizama kaydettim...
El yazmasi, göz nurun olan gül kokulu vecizeleri;
kalbime hapsettim....
Seni bir daha silinmemek üzere benligime yazdim.
O siyah, gür saçlari, yolunu gözlerken agarttim.
Gülen gözlerimi aglattim.. Farkinda misin?

Farkindamisin...
Kirdim sana siir yazan elimi.
Kestim ismini sayiklayan dilimi.
Kör ettim resmine bakan gözlerimi.
Ve kesecektim senin olan kalbimi;
yapamadim.. farkinda misin,
sana kiyamadim..

Ahmet Arslan


MMDMR 13 Ağustos 2007 19:45

gitmek kolay gülüm
kalıpta sevmek olay
ölüm ölüm dediğin nedir ki gülüm
ben senin için yaşamayı göze almışım
http://img150.imageshack.us/img150/7109/gul7ti3.jpg


Misafir 13 Ağustos 2007 23:02

Gittin İçimde Kaldı Ayrılık
Gittin
Ayrılırken buz tutmuş bıyıktı gözlerin
Kaçamak ellerimiz komutsuz sallandı
Dudaklarımızda sıradan sözcükler
Vedalaşmayı bile beceremedik
Son bir bakış kaldı arkanda
Kalabalığa karışan
Her şey düzmece bir dinginliğe gömüldü
Gittin.

İçimde
Yığınlarca kitap kaldı uçuşan
Sözcükler beynimin köşelerinden
Çıkıp korkuttular gecelerimi
Peşimden geldi gölgeler
Aynalara bakamaz oldum
Hiçbir oyun avutmadı beni
Yaşamıma sığmayan bir şey kaldı
İçimde.

Kaldı
Yeni bir kent işkenceye hazır
Ödeşemedim gittiğin mevsimlerle
Belleğimi silkeleyip anılardan
Tik tak çaldın uzun zaman
Alışamadım yarımlığa
Düşlerimde intihar tutkuları
Sırtımda hançerinin oyduğu boşluk
Kaldı.

Ayrılık
Çoğalarak giriyor günlerime
Senden başka kim bilebilir
Geçmişin dökümünü yaptığımı
Ağır ağır pulsara dönüşürken güneşler
Sonbahar hüznüne benziyor pencerede
Artık konuk beklemeyen gözlerim
Sayfalar da bitti ışık da her yanı kapladı


Tiglon 14 Ağustos 2007 13:22

Gitmek istiyordum

Gİtmek İstİyordum Gİtme Dİyordu
Benİ KaranliĞa İtme Dİyordun
EŞkİya Kalbİme HÜkmedİyordun
Herkezden Farkindim Sen Bİlmİyordun.

Sen Benİ ÜzÜyor İncİtİyordun
Ben Sana Kirgindim Sen Bİlmİyordun
Kalbİmİ Kiriyor Acitiyordun
Ben Sana Dargindim Sen Bİlmİyordun.

Sen Benİm Uykumu Kahreden Korkum
Sen Zehİr Zembelek Sen Sehİr Zakkum
Sen Benİm Cezamdin Ben Sana Mahkum
Ben Sana Vurgundum Sen Bİlmİyordun.

Sen Yangin Cİkartir Ben SÖndÜrÜrdÜm
Sevmesem DÜnyani Ters DÖndÜrÜrdÜm
Senİ SÜrÜm SÜrÜm SÜrÜndÜrÜrdÜm
Ben Senİn Korkundum Sen Bİlmİyordun.

Sen Bana GÜnahtin Sen Bana Yasak
Helalet Uzakti DÜŞtÜĞÜm Tuzak
Ben Sana Tutkundum Ben Sana Tutsak
Ben Sana SÜrgÜndÜm Sen Bİlmİyordun.

Bİr Yavuz Hirsizdin Dİklenİyordun
SustukÇa Sabrima YÜklenİyordun
Sen HİÇ Beklemİyor Beklenİyordun
Ben Sana Yorgundum Sen Gelmİyordun.

hüseyin kışla


Mikropçuk_11 14 Ağustos 2007 13:25

kalmak


Mystic@L 15 Ağustos 2007 18:10

Ezilmiş ellerimin arasında başım
Bu yeryüzünde başka çarem kalmamış
İşte gelip kapılarına dayanmışım

Karşında yıkılmış bir duvar gibiyim
Beni sarhoş etme, başım dönüyor
Üstüme varma İstanbul, kederliyim.

Ümit Yaşar Oğuzcan


Mystic@L 16 Ağustos 2007 18:31

Bir baksan gözlerime başını çevirmeyeceksin
Yürüyüp gitmeyeceksin elini çekmeyeceksin
Bir baksan gözlerime
Dağda yakılmış ateşler göreceksin
Aç kapıyı kim geldi bak
Bak nasıl havalandı güvercin
Açmam diyemezsin artık
Aç.

Berin Taşan


Misafir 16 Ağustos 2007 19:31

http://img175.imageshack.us/img175/9841/gidilr9.jpg


http://img175.imageshack.us/img175/1227/siirlergf8.gif

Sen bu şiiri okurken
Ben çoktan bu şehirden gitmiş olacağım
Artık ne özlemlerimi duyacaksın bıçak yarası
Ne de telefonların çalacak gece yarısı
Ve bu zavallı yüreğim olmayacak artık
Kaprislerinin hedef tahtası
Seni sana
Beni bir akıl hastanesine
Bırakıp gideceğim bu şehirden

Nasılsa kavuşamadım sana
Nasılsa dudaklarının kıyısına varamadım
Nedense bütün çıkmaz sokaklar adresim oldu
Ve nedense bütün kırmızı ışıkları üzerime yaktın
Ne yaptımsa
Bir türlü sana yaranamadım
Artık adressiz
Işıksız
Ve öylesine ıssızım
Dünlerin kadar eskiyim
Verdiğin acılar kadar paslıyım
İşte çıkıp gidiyorum hayatından
Nasılsa fark etmez senin için
Belki çok şanslı
Belki de en yaşlıyım
Artık
Pusulam hasreti
Saatim yalnızlığı
Ve takvimler sensizliği gösteriyor bana
Neylersin
Yolcu yolunda gerek
Belki bundan sonra
Belki senden sonra
Adam olur bu “asi yürek”
Ve dersini alır da bu sevdadan
Bir daha
Boyundan büyük denizlere
Asılmaz kürek

Yarın bu saatlerde
Ben yollarda olacağım
Sen kimbilir kaçıncı uykunda
Masal mavisi bir rüyada
Ve elbette o korsan yüreğin
Yine pusuda
Oysa
İlk defa sesimi duymayacaksın
Sitemlerin sahipsiz
Soruların cevapsız kalacak
Belki ilk defa içini kemirecek yokluğum
Tanımadığın bir korku içini saracak
Ve ilk defa kendinle hesaplaşacaksın
Ne oldu?
Ne oluyor?
Ne olacak?
Sonra
Bir gözün kör
Bir kulağın sağır
Bir ayağın kırık
Bir kolun kesik
Düşeceksin yollara
Yani baştan başa yarım
Yani baştan başa eksik
Bütün duvarlar üstüne yıkılacak
Belki ilk defa
“Unutuldum” diyerek için sızlayacak
Ve sen bu şiiri okurken
Ayrılığımız çoktan başlamış olacak
Belki de son tesellin
Sana yazdığım “bu son şiir” olacak
Ve kimbilir
Unutulmuş bir gecenin tam ortasında
Başucundaki bir radyoda
Uykusuz bir şair yüreğini çınlatacak
Ve bir daha fısıldayacak kulaklarına
Sana adanmış bu satırları

“Bütün şehirler uyur
İstanbul uyumaz
Ve birgün
Bütün sevenler unutur seni
Ama bu “şair yürek”
ASLA UNUTMAZ”

Ahmet Selçuk İlkan


http://img175.imageshack.us/img175/1227/siirlergf8.gif


Mystic@L 17 Ağustos 2007 01:18

Bir de var sen koynumda yatıyorsun
Güzelsin güzelliğin mutlak amenna
Kızlığın masanın üstünde
Kocana saklıyorsun

Oysa koca da ne benim kollarım ar
Soy bir portakal yedir bana dilim dilim
Ben uzun minareliyimdir doğma büyüme
Ne yapıp yapıp denizi görmek isterim

Cemal Süreya


Mystic@L 18 Ağustos 2007 03:30

Gidişini Anlatıyorum

Sen gidiyorsun ya işşine yetişmek için
Saçlarını, gözlerini, ellerini
Neyin varsa toplayıp gidiyorsun ya
Her seferinde bir şey unutuyorsun sıcak
Termometrede yükselen çizgi çizgi
Kim bilir nerelerde soğuyorsun

Senin gözbebeklerin var ya kadın kadın gülen
İnsan insan bakan gözbebeklerin
Beni tutsa tutsa gözlerin tutar ayakta
Beni yıksa yıksa gözlerin yerle bir eder

Ne gelirse onlardan gelir bana
Çalışma gücü yaşama direnci
Mutluluk gibi kazanılması zor
Mutluluk gibi yitirilmesi kolay

Bir açarsın ki mutluyum
Bir kaparsın her şey elimden gitmiş.

Rıfat Ilgaz


Mystic@L 19 Ağustos 2007 11:38

Titrek bir damladır

Titrek bir damladır aksi sevincin
Yüzünün sararmış yapraklarında
Ne zaman kederden taşarsa için
Şarkılar taşırsın dudaklarında.
İşlerken hülyama sesten örgüler
Bir çini vazodan dökülen güller
Gibi hülyada fecirler güler
Buruşmuş bir çiçek parmaklarında.

Gözlerin kararan yollarda üzgün,
Ve bir zambak kadar beyazdı yüzün;
Süzülüp akasya dallarından gün
Erir damla damla ayaklarında.

Sesin perde perde genişledikçe
Solan gözlerinden yağarken gece
Sürür eteğini silik ve ince
Bir gölge bahçenin uzaklarında.

Sen böyle kederden taştığın akşam
Derim dudağında şarkı ben olsam
Gözlerinde damla, içinde gam
Eriyen renk olsam ayaklarında

Ahmet Muhip Dranas


Tiglon 21 Ağustos 2007 00:20

Gitme Vakti

Git şimdi git!
Giderken arkana bakma,
Bakma gözlerime git,
Şimdi gitme vaktidir,
En çokta sesini götür,
Her ses duyuşumda sen sanmayayım,
Birde dokunuşunu, ellerini götür,
Başka eller tuttuğumda sen sanmayayım,
Git şimdi git!
Şimdi gitme vaktidir,
Git karanlığa dogru,
Kimse bilmesin gittigini,
Birşey söylemeden git,
Kimse bilmesin bittiğini...!


YazaR:Asİ


Mystic@L 21 Ağustos 2007 03:47

Dolasir birbirine yorgun ayaklarim
Ellerimi koyacak bir yer bulamam
Nereye gitsem en koyusu acilarin
Ne yana baksam, cildirtan bir aksam

Istesem ben bu omru, bu talihi istemem
Boyle durup durp senden ayrilmak varsa
Orada bir mezar kazilir benim icin
Ayriligin nerede baslarsa.

Ümit Yaşar Oğuzcan


küreselleştirebildik 21 Ağustos 2007 04:06

eLveda..!

http://img117.imageshack.us/img117/7581/hoakalss0xh5uw2.jpg

İnanmazdım böyle olacağına,her şey güzel başlamıştı oysa.Şimdi ise güneş battı,sanki bir daha doğmayacak gibi.Her yer soğuk ve aşkta öyle ne yazık ki.Uğruna her şeyi verebileceğim o yüce duygu yok olmuş gibi.Şunu bil aşk;ben de bırakıyorum seni hiç gönlüm olmasa da.Ne kadar uğraştıysam olmadı,yaranamadım sana bir türlü.


Gidiyorum;elimde kırık birk kalp ve bir kalp dolusu kırık hayaller.Gözlerim yaşarıyor,duygulanıyorum giderken;oysa neler hayal etmiştim.Olmadı,kısmet değilmiş diyelim.Aşk,hayattı benim için.Nefes alıp vermekti çekinmeden.İnsan hayattan vazgeçer mi?Vazgeçmez bence.Ben de vazgeçmiyorum;ama,bir süreliğine yokum o duygunun içinde.


Uzaklaşıyorum,arkama baktığımdıysa orda durduğunu görüyorum.Bekleme beni aşk.Gidiyorum işte,Mecnun misali;ama Leylasız.Karanlığa yürüyorum,kabuğuma çekiliyorum,insanların duygularımı sömüremeyeceği bir yere.Kendimi onardıktan sonra geleceğim yine sana.Hem de eskisinden daha güçlü.


Her bitiş,yeni bir başlangıç demekmiş.Neye başladığını bilmesen de bazen.Şimdiyse arkama baktığımda görünmüyorsun.Olsun,gözlerim yaşlansa da alışırım buna.Seni unutacağım sanma.Geleceğim yine,seni yüreğimde hissettiğimde.O zamana kadar elveda aşk ve elveda aşkım.


Di@bLeSsE 21 Ağustos 2007 06:39

gittin..heyecandan kalbini durduracak cümleler kurabilirdim sana,gitmeseydin eğer..senin bana vadettiğin benim sana söz verdiğim gelecek yaşanabilirdi tüm getirdikleriyle..sana yazdığım şiirler ağlamazdı arkandan,içinde çiçekler açan kelimeler dökülürdü ağzımdan..hangi zaman,hangi mekan hangi bedende soldurduğunu senin bile bilemediğin umutlarını yeşertebilirdim yeniden..gitmeseydin eğer!hangi ses çağırdı seni?hangi yalana kandı masum gerçeğin? Ve o tapılası yüreğine kim dokundu benim kadar?içimdeki masalı parçalayarak gidişini haklı çıkaracak nedenler mi aramalıyım şimdi?ve hep bu yürek neden seni haklı kılmak zorunda?gitme kal diyebilmekteymiş marifet yapamadım olmamıştık daha o kadar olgunlaşmamıştık..Bana hiç söylemedin gideceğini nasıl diyebilirdin ki?ürkek çocuğun gözleriyle bakarken sana senin aldığın nefesle yaşamaya çalışırken ve hayata sen diye tutunmuşken yeniden nasıl söylenebilirdiki?..YOKLUĞUNU ANLATMAK ZOR..yokluğunun adı yok..yokluğun boşluk; ucu bucağı yok..geriye bana kalan keşkeler mi sadece şimdi?ya da bana yaşattığın tüm zamanlara iyi ki deyip kendime pembe yalanlar söyleyip oyalanmakmıdır bana düşen?neden yüreğimize dokunan her insanda yüzümüze yerleşen o gülüşle beraber yüreğimize o hain sızı düşer (kaybetme korkusu)?ve bu korkumudur delicesine bağlayan birbirimize?Bir gün gidersem eğer yine senin için derdin..güler geçerdim..inanmazdım gideceğine..inanmak istemezdim..inandıramadın beni!kal diyebilmekmiş marifet;ben yapamadım..ve şimdi senin defalarca kendine sorduğuna inandığım soruyu ben soruyorum kendime;gitmek mi zor?kalmak mı?bence en zoru arada kalmaktı: isteyipte gidememek gitmek zorunda olduğunu bile bile kalmak için direnmek,ve kahreden belirsizlik..işleyen saatin tik taklarına küfrettiren sessizlik..ve haykırışlarına yüreğinin susarak yanıt vermekti zor olan..bence arada kalmaktı zor olan..ya sizce??


Misafir 21 Ağustos 2007 10:15

Gitme....

http://img325.imageshack.us/img325/6096/gitmeeeeeefa3cd7.jpg


http://img110.imageshack.us/img110/79/unutamamseninetux9.jpg

GİTME;
Gideceksen de tenini bırak öyle git!
Dokunuşunda sana dönen yollar bulayım
Ellerimle, sırtına seni seviyorum yazayım
Dudaklarında durulsun sonra aynı dokunuş
Berrak bir öpücük eskisin dudaklarımızda
Biz, gözlerimizdeki farklı ırklardan bebekleri sevelim
İnadına barısalım birbirimizle,
Bir mumun alevini mehtaba çevirelim
Söndürüp mumu, mehtabın üstünü örtelim
Sen dizimde yat, duvardaki melek gülümsesin;
Ben saçlarını okşayayım,
Gülümseyişinin sırrı yayılsın odamıza
Bir düş şımarsın, bir sabah beklesin kapıda sabırsızlıkla
GİTME;
Gideceksen de gülüşünü bırak öyle git!
Gülümsemene bayılıyorum dediğin günler yankılansın salonda
Terlik kavgalarımıza şahit yastıkları da yoldan çıkaralım,
Onlar da kavga etsinler
Ve biz yine umuda nazır bir şiirde barışalım.
Ben gülümsemene sarılayım, sen suskunluğuma
Sen gülümsememe bayıl, ben yanaklarımdaki aynayı parlatayım
Ve nedenim sensin yazayım...
Parmaktan kalemimle, sevgiden yanaklarına
Sensizliği elimin tersiyle kovayım gamzelerinden,
Ve mavi bir sevinç gözyaşıyla büyüsün benliğimiz
Tüm kırmızı utangaç güller mavi olsun o an
Tüm berrak gülümsemeler türkuaz bir sevda
GİTME;
Gideceksen de sesini bırak, öyle git!
En manasız ezgileri başyapıta cevir,
Kalbimdeki hüzün, balkondaki kış erisin
Soluğumda sesinden izler,
Gırtlağımda tütün gibi bir acı olsun
İmkânsızlığına rağmen yutkunayım türkünü
Bir çığlık parçalansın dudaklarımda,
İncecik sesin kalbime aksın,
Ve arta kalanlar bir hayranlıktan, yanaklarına yansısın
Gamzelerine gülümsemeler ekeyim yeniden, serpe serpe
Camların buğusunu berraklaştıran sesin yeşersin bahçelerinde
GİTME
Gideceksen de düşlerini bırak git!
Mutfaktaki iki kişilik beceriksizliğimiz gelsin düşümüze,
O iğrenç domates çorbasını, bir tutam sevda nasıl da mükemmelleştirmişti?
Bir makarnanın sosu bir öpücükle nasıl bu kadar tatlanabilirdi?
Ve bir balkon fesleğen kokulu,
Nasıl da gökyüzü manzaralı bir düş bahçesine dönüşebilirdi?
Gülümsememi ekleyip dikilirdim karşına,
Bir öpücük dilenir gibi çocukça boynumu bükerdim
Her yıldıza bir isim
GİDERSEN
Gamzelerim ağlayacak,
Gözlerimden firari mavi ırmaklarla..
Sensizlik ıslatacak her yeri
Koyu bir sessizlik sızlanacak kanepenin üstünde,
günaydın ların olmayacak,
Gün aydın olmayacak
Gidersen hiçbir mum sevda taşımayacak alevinde
GİTME
Gidersen bitmeyecek bu şiir,
Mavi bir gözyaşı damlayacak gözlerimden.
Ki tüm kırmızılar elindeki gülde saklıdır
Gidersen, yanaklarımdaki ayna kırılıp kanayacak
Gözümdeki zenci bebek yetim kalacak..
Seni anlatan bir gülümseyiş
O an, tuzla buz olmuş bir kıyamet artık
GİTME
Gidersen paslı bir hüzün batacak yüreğime.
Sesim ayaklarına kapanacak.
Ve hüznüm tam da beni bırakıp gittiğin bu satırda,
Dış kapının önünde uzun uzun öpecek seni


cesur_erkek 22 Ağustos 2007 13:45

Aslında bunun en doğru cevabı sanırım "karşı tarafın gitmeye değip değmeyeceğidir".İnsanlara hak ettikleri kadar değer vermek lazım.

Şiirin çok güzel SeNsİz_oLaMaM.Soruya da tam denk gelmiş.


boşwer 22 Ağustos 2007 14:22

güzeldi:))


Misafir 22 Ağustos 2007 22:37

http://img152.imageshack.us/img152/3097/birboluktusanabraktmch0vb7yz3.jpg
http://img.frmtr.com/images/statusicon/user_online.gif http://img.frmtr.com/images/buttons/reputation.gif http://img.frmtr.com/images/buttons/report.gif



Saat: 06:39

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık