MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Yalnızlığıma (Yalnızlık) (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/8336-yalnizligima-yalnizlik.html)

arwen 12 Ağustos 2008 01:37



fadedliver 13 Ağustos 2008 19:05

sesler



gecenin bir zamanı evine gelince

kilitte duyuyorsan anahtarın sesini

anla ki yalnızsın



elektrik düğmesini çevirince

çıt diye bir ses duyuyorsan

anla ki yalnızsın



yatağına yatınca

yüreğinin sesinden uyuyamıyorsan

anla ki yalnızsın



odanda kâğıtlarını kitaplarını

duyuyorsan zamanın kemirdiğini

anla ki yalnızsın



bir ses geçmişlerden

çağırıyorsa eski günlere

anla ki yalnızsın



değerini bilmeden yalnızlığının

kurtulmak istiyorsan

kurtulsan da yapayalnızsın


aziz nesin


Misafir 13 Ağustos 2008 19:33

BiR başka dünya yaLnızlık
Anlatılmaya anlatılmaz
Yaşamak lazımdır yalnızlığı
Anlatacak kişi bulursanda
Anlatılan artık yalnızlık olmaz.
İşte böyle zordur yalnızlık
Ne anlayabilirsin nede anlatabilirsin....
YAZAr angel_fairy


arwen 16 Ağustos 2008 01:05

Yalnızlığımın Rengi Solar Gecenin Karanlığında..Gece Suskun..
Yüreğime Dokunur Hüzün Rüzgarı..İçimde Eser de Durur..
Sevdamın Derinliğine Çöktü Hasretin Közü..Alevi Durgun..
Kanar Yalnızlığım..Damarlarımda..Kanar İçime Vurur...


Gülmeyi Unuttu Bakışlarım..Unuttu Aynalar..
Süzülür Gece Gözlerimde..Süzülür Simsiyahı İle..
İçime Volkanlar Patlar..Kuşatır Hislerimi..Sarar Yüreğimi Lavlar..
Yağmur..Hüzün Yağdırır Üzerime..Hüzün Yağar Yüreğime...


Yükselen Çığlıklarımı Duyan Olmaz..Gece de..
Çözemez Zaman..Karanlığa Gömülen Kaderimi..
Gece...Acı Kokan Rüzgarını Estirir Gözlerime..
Katran Sızar..Sızdıkça Sızar Yanan Yüreğime..


Hüzünle Bakar Gözlerim..Hüznü Konuşur Gayrı Dilim..
Kim Anlar ki? Sessizliğe Boğulan Hıçkırıklarımı..
Susmalıyım..Konuşmak Fayda Etmez..Acze Düşerken Hecelerim..
Yaşayan Var mı?Sorsam..Anlatsam Benim Yaşadıklarımı...


Ve Bedenim Düşer..Yıkılıverir Öylece Yere..
Toprak Hüznümü Çeker Alır Yüreğimden..
Hasretini Unutur Yüreğim..Dalar Toprağımın..Derinlinğe.. En Derine

...Ve Ben Sensiz Karşılarım.. Yağmurun Yüreğime Yağışını...


Sedef 21 17 Ağustos 2008 18:26

Yılmaz Odabaşı

Pusuda Yalnızlık

karacadağ
yamaçlarında kardelen çiçekleri
her bahar umuda rengini verir
ve her bahar
dicle’de ak köpüklere üşüşür papatyalar

siverek düzü
hayata vurgun yürekli yigitleri
ve sabahin eteklerinde ter taneleriyle
"memleketimdir benim"

orada
tüfekler yaglanir ker*** damlarda
türkü kaçak
tütün kaçak
kaçak çay bugulanir şavki vurur maglara
ve korku ve umut ve can pusuda
pusuda yalnizlik

karacadag,
önü diyarbekir’dir
ben hüznü avuçlarken ora mahpuslarında
bulutlarla yalpalayan rüzgarları resmedip
bakıp bakıp iç çekerdim doruklarına

karacadağ,
patikalarında ceylan ölüleri
ve bakır renkli göğüslerimizde görkemli güneşiyle
sabıra tutunan sevdaların gönüllü erleriydik
ve yollarımızda ayaklarımıza batıp çıkan devedikenleri
özlemler biraz uzak biraz diri
bekleyişlerde alçalıp yükselirken köpük köpük yalnızlık


fadedliver 17 Ağustos 2008 23:45

Bundan sonra yaşayacağınız geceler olsa da bu gece son…
Hani bazen kaçıp gitmek isteriz…
Kimsenin bilmediği, kimsenin bizi tanımadığı bir yere… Hatta kendimizi bile tanımayacağımızı umut ettiğimiz bir yere…
Çünkü hepimiz geçmişimizi, aşklarımızı, kederlerimizi ve sırlarımızı bir çırpıda unutacağımız bir yer arıyoruz…
Yeni, yeniden başlamak ve bu kez hata yapmamak istiyoruz…
Oysa…
Her yeni yer, yeni bir hayat…
Her yeni hayat, yeni bir insan…
Her yeni insan, yeni bir yitiriş…
Her yeni sandığımız, aslında eskinin yeni yüzünden başka bir şey değil…
Farz edin ki, bu gece son…
Kelimelere, şarkılara, aşklara…
Hafızamızın kalleş katili hatıralara…
Fırından aldığımız ekmeğin daha eve ulaşmadan soğuması gibi…
Dünyanın yaratılıştan bugüne giderek soğuması gibi…
Bir zamanlar sıcacık olan evlerimizin içinin giderek soğuması gibi…
Bir gün bizim de bedenlerimiz soğuyacak…
Sonra…
Sonra, hiç…
Geride bıraktıklarımızın içi şöyle bir üşüyecek, hepsi bu…


fadedliver 20 Ağustos 2008 22:47

YALNIZ’IN DURUMLARI

I

Her şeyi süpürebilirsin;
Sonbaharı süpüremezsin

Sen her şeyi süpürebilirsin;
Sonbaharı süpüremezsin

Yalnızsa
Sürekli bir sonbaharı
Süpürür hep,
Düşünemezsin

II

Yanar
Sobasında
Yalnız'ın
Üşüyen
Bakışları

Lambasında
Karanlığa dönük
Bir ışık
Titrer
Sönük-sönük

III

Yalnız
Bin yıl yaşar
Kendini
Bir an'da

IV

Yalnız'ın
Nesi var nesi yoksa,
Tümü birdenbire'dir

V

Yalnız
Bir ordudur
Kendi çölünde
Sonsuz savaşlarında,
Hep yener
Kendi ordusunu

VI

Yalnız'ın
Sakladığı bir şey vardır;
Boyuna yerini değiştirir,
Boyuna onu arar,
Biri bulsa diye

VII

Yalnız
Hem bilgesi,
Hem delisidir
Kendi dünyasının
Ayrıca;
Hem efendisi,
Hem kölesidir
Kendisinin
Tadını çıkaramaz
Görece'siz dünyasında
Hiçbirinin

VIII

Yalnız,
Sürekli dinleyendir
Söylenmemiş bir sözü

IX

Sözünde durması,
Yalnız'ın yalancılığıdır
Kendisine
Hep yüzüne vurur utancı
O yüzden
Gözlerini kaçırır
Gözlerinden

X

Yalnız'ın odasında
İkinci bir yalnızlıktır
Ayna

XI

Yalnız
Hep uyanır
İkinci uykusuna

XII

Yalnız,
Kendi ben'inin
Sen'idir

XIII

Bir sözde saklanmış bir yalanı
Bir gözde okuduğundan,
Bakmaz kendi gözlerine bile

XIV

Hep susadığında
O,
Kendi çölündedir

XV

Kendi öyküsünü,
Ne anlatabilen,
Ne de dinleyebilen
Kendi türküsünü,
Ne yazabilen,
Ne söyleyebilen

XVI

Bir zamanlar güldüğünü
Anımsar
da
Yoğurur hüzün'ün çamurunu
Avuçlarında

XVII

Yalnız,
Aranan tek görgü tanığıdır
Yargılanmasında
Kendi davasının
Her duruşması ertelenir
Kavgasının

XVIII

Yalnız,
Hem kaptanı
Hem de tek yolcusudur
Batmakta olan gemisinin

Onun için
Ne sonuncu ayrılabilir
Gemisinden,
Ne de ilkin

XIX

Yalnız'ın adı okunduğunda
Okulda ya da yaşamda,
Kimse
"Burda"
diyemez
Ama
Yok da

XX

Uykunun duvarında başladı
Önceleri bir toz gölgesi sanki;
Sonra bir yumak yün gibi

Ama şimdi iyice görüyor
Örümceğin ağını,
Gün gibi

XXI

Yalnız
Duymuş olduğunun sağırı,
Görmüş olduğunun körü
Dür

Ölür, ölür, öldürür,
Öldürür, öldürür, ölür

Duyduklarını unutur,
Duyacaklarını düşünür

XXII

Yalnız'ın adına
Hiç kimse konuşamaz


O,
Kendi kendisinin
Sanığıdır

XXIII

Yalnız
Önceden sezer
Sonra olacakları
Paylaşacak biri vardır;
Anlatır, anlatır ona,
Olanları, olmayacakları

XXIV

Her leke
Kendisiyle çıkar


http://www.frmalev.com/images/styles/pinky/statusicon/user_offline.gif http://www.frmalev.com/images/styles/pinky/buttons/quote.gif


GÜLGECELER 24 Ağustos 2008 06:17

EY HAYAT KUCAKLA BENİ

Kalbimin kırıklarını toplayıp avuçlarıma
Çekip gitsem bu şehirden
Anılar incinir mi?
Üşür mü? dalında bir yaz çiçeği

Ve bilir mi?
Bir sevgiye karşılık yüreğini kanatanı
Bin ilmik atanı usuna
Çekilen her tetiğe karşılık

Kirpiklerinde
Baharını saklayan yaşlı bir çocuğum ben
Düşlerin yağmurunda ıslanmış gül izi
Ağlamak istediğim her sahilde bir martı ölür
Bir şiir vurur kıyılara / gücenik
Değip geçer ellerime ihanetin rüzgarları

İçimin ırmakları kurudu / bütün yapraklar soluk
Hüzün kokuyor çiçeğim
Hangi yağmurları müjdelersen müjdele
Yeşermez bir daha yangının düştüğü yer
Aşk da küstü
Kim dinler kalbimin kırık sesini artık

Ceylanların
vurulduğu bir dağbaşı ıssızlığıyım işte
Gelinciklerin ürperdiği şafak
Ğülücükler kuruturum durmadan güz dudaklarında
Giden dönmedi terketti bütün mevsimler
Bir korkunç acıya düştümki
Sırtımda kırk paslı bıçak kırkyerimden kanayan

Avcılar vurdu küçücük serçe kuşlarımı
Acılar tünedi sevincin tüneğine
Giden dönmedi terketti bütün mevsimler
Bir tek gül kalmadı ömrümün bozkırında
Yalnızlığın en tenha kışındayım şimdi
Kirpiklerimde yıldızlar saklasamda
Bedenime buzdan rüzgarlar esiyor her gece

Testisi kırık bir yolcuyum / yolum duman
Hiç bir şey avutmuyor artık
Uçsuz bucaksız bir uçurumun kıyısında kaldım
Üşüyorum
Ey hayat kucakla beni
Mavikanatlarının altına al
Sığınıp kalayım bir sevginin sıcak iklimine


GURURUM

Eğilmez başımı eğdin!
Ruhumu serdin yere...
Muhtaç ettin kadere,
Bırak beni gururum.

Sevdim sevgide çıktın!
Övdüm övgüde çıktın...
Bunları yapmayacaktın,
Bırak beni gururum.

Esir ettin gönlümü,
Yalnızlık kucağına...
Bazen arattın ölümü,
Bırak beni gururum.

Bu kadar olmasaydın!
Ruhuma dolmasaydın...
Şimdi öyle kalmasaydın,
Bırak beni gururum.

Girince kara toprağa,
Ruhum erişince Allah'a...
Artık senden ayrı dururum,
Bırak beni gururum!


TiglonBoYs 3 Eylül 2008 10:37

Benim adım yanlızlık

Doğunca yanlızdım şimdide öyleyim,
Sokak sokak dolaşır yanlızlıkla beraberim,
Odur benim tek sevgilim,
Benim adım yanlızlık.
...
Hayallerim vardı dostlar dolu,
Hayallerim vardı umutlar dolu,
Hayallerim vardı mutluluklar dolu,
Olmadı be arkadaş,
Benim adım yanlızlık.
...
Gece başladımı günüme,
Dertler gelir gönlüme,
Bakınca etrafıma yanlızlığı görürüm,
Benim adım yanlızlık.
alıntı


Master Blue 9 Eylül 2008 20:06

OlmakOlmak,
Olmak istemediğin yerlerde çırpınıp durmak,
Olunca, bitmeyecek sancıların,
Rüyaların büyüyecek,
Aynı kalmayacak sınavlar!...

Sonu olmayan bir hazırlıktır olmak,
Vardığın yer, en sonunda bir avuç toprak olmak...
Geride bıraktığın başka birşey yoksa,
Ve gerçeğin her zaman "olmak" sa da,
Bırak,
Elbet bir gerçek bulur seni yakında!...

Bir umuttur "olma" nın peşinde koşanlara,
Toprağa girip,
Köprüden geçip,
Belki biraz yanıp ta kavrulup,
Firdevs'in içinde, bir köşede,
Ortadaki ırmağın başında, huzurla sırtını bir ağaca yaslamak,
İşte bu ruhuma makbul gelen tek inanılası gerçek,

Bir nutfeden var olup,
Bir lutfede son noktayı bulmak, olmak!!!...
Şahin Aslan



Saat: 14:38

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık