![]() |
|
sesler gecenin bir zamanı evine gelince kilitte duyuyorsan anahtarın sesini anla ki yalnızsın elektrik düğmesini çevirince çıt diye bir ses duyuyorsan anla ki yalnızsın yatağına yatınca yüreğinin sesinden uyuyamıyorsan anla ki yalnızsın odanda kâğıtlarını kitaplarını duyuyorsan zamanın kemirdiğini anla ki yalnızsın bir ses geçmişlerden çağırıyorsa eski günlere anla ki yalnızsın değerini bilmeden yalnızlığının kurtulmak istiyorsan kurtulsan da yapayalnızsın aziz nesin |
BiR başka dünya yaLnızlık Anlatılmaya anlatılmaz Yaşamak lazımdır yalnızlığı Anlatacak kişi bulursanda Anlatılan artık yalnızlık olmaz. İşte böyle zordur yalnızlık Ne anlayabilirsin nede anlatabilirsin.... YAZAr angel_fairy |
Yalnızlığımın Rengi Solar Gecenin Karanlığında..Gece Suskun.. Yüreğime Dokunur Hüzün Rüzgarı..İçimde Eser de Durur.. Sevdamın Derinliğine Çöktü Hasretin Közü..Alevi Durgun.. Kanar Yalnızlığım..Damarlarımda..Kanar İçime Vurur... Gülmeyi Unuttu Bakışlarım..Unuttu Aynalar.. Süzülür Gece Gözlerimde..Süzülür Simsiyahı İle.. İçime Volkanlar Patlar..Kuşatır Hislerimi..Sarar Yüreğimi Lavlar.. Yağmur..Hüzün Yağdırır Üzerime..Hüzün Yağar Yüreğime... Yükselen Çığlıklarımı Duyan Olmaz..Gece de.. Çözemez Zaman..Karanlığa Gömülen Kaderimi.. Gece...Acı Kokan Rüzgarını Estirir Gözlerime.. Katran Sızar..Sızdıkça Sızar Yanan Yüreğime.. Hüzünle Bakar Gözlerim..Hüznü Konuşur Gayrı Dilim.. Kim Anlar ki? Sessizliğe Boğulan Hıçkırıklarımı.. Susmalıyım..Konuşmak Fayda Etmez..Acze Düşerken Hecelerim.. Yaşayan Var mı?Sorsam..Anlatsam Benim Yaşadıklarımı... Ve Bedenim Düşer..Yıkılıverir Öylece Yere.. Toprak Hüznümü Çeker Alır Yüreğimden.. Hasretini Unutur Yüreğim..Dalar Toprağımın..Derinlinğe.. En Derine ...Ve Ben Sensiz Karşılarım.. Yağmurun Yüreğime Yağışını... |
Yılmaz Odabaşı Pusuda Yalnızlık karacadağ yamaçlarında kardelen çiçekleri her bahar umuda rengini verir ve her bahar dicle’de ak köpüklere üşüşür papatyalar siverek düzü hayata vurgun yürekli yigitleri ve sabahin eteklerinde ter taneleriyle "memleketimdir benim" orada tüfekler yaglanir ker*** damlarda türkü kaçak tütün kaçak kaçak çay bugulanir şavki vurur maglara ve korku ve umut ve can pusuda pusuda yalnizlik karacadag, önü diyarbekir’dir ben hüznü avuçlarken ora mahpuslarında bulutlarla yalpalayan rüzgarları resmedip bakıp bakıp iç çekerdim doruklarına karacadağ, patikalarında ceylan ölüleri ve bakır renkli göğüslerimizde görkemli güneşiyle sabıra tutunan sevdaların gönüllü erleriydik ve yollarımızda ayaklarımıza batıp çıkan devedikenleri özlemler biraz uzak biraz diri bekleyişlerde alçalıp yükselirken köpük köpük yalnızlık |
Bundan sonra yaşayacağınız geceler olsa da bu gece son… Hani bazen kaçıp gitmek isteriz… Kimsenin bilmediği, kimsenin bizi tanımadığı bir yere… Hatta kendimizi bile tanımayacağımızı umut ettiğimiz bir yere… Çünkü hepimiz geçmişimizi, aşklarımızı, kederlerimizi ve sırlarımızı bir çırpıda unutacağımız bir yer arıyoruz… Yeni, yeniden başlamak ve bu kez hata yapmamak istiyoruz… Oysa… Her yeni yer, yeni bir hayat… Her yeni hayat, yeni bir insan… Her yeni insan, yeni bir yitiriş… Her yeni sandığımız, aslında eskinin yeni yüzünden başka bir şey değil… Farz edin ki, bu gece son… Kelimelere, şarkılara, aşklara… Hafızamızın kalleş katili hatıralara… Fırından aldığımız ekmeğin daha eve ulaşmadan soğuması gibi… Dünyanın yaratılıştan bugüne giderek soğuması gibi… Bir zamanlar sıcacık olan evlerimizin içinin giderek soğuması gibi… Bir gün bizim de bedenlerimiz soğuyacak… Sonra… Sonra, hiç… Geride bıraktıklarımızın içi şöyle bir üşüyecek, hepsi bu… |
YALNIZ’IN DURUMLARI I Her şeyi süpürebilirsin; Sonbaharı süpüremezsin Sen her şeyi süpürebilirsin; Sonbaharı süpüremezsin Yalnızsa Sürekli bir sonbaharı Süpürür hep, Düşünemezsin II Yanar Sobasında Yalnız'ın Üşüyen Bakışları Lambasında Karanlığa dönük Bir ışık Titrer Sönük-sönük III Yalnız Bin yıl yaşar Kendini Bir an'da IV Yalnız'ın Nesi var nesi yoksa, Tümü birdenbire'dir V Yalnız Bir ordudur Kendi çölünde Sonsuz savaşlarında, Hep yener Kendi ordusunu VI Yalnız'ın Sakladığı bir şey vardır; Boyuna yerini değiştirir, Boyuna onu arar, Biri bulsa diye VII Yalnız Hem bilgesi, Hem delisidir Kendi dünyasının Ayrıca; Hem efendisi, Hem kölesidir Kendisinin Tadını çıkaramaz Görece'siz dünyasında Hiçbirinin VIII Yalnız, Sürekli dinleyendir Söylenmemiş bir sözü IX Sözünde durması, Yalnız'ın yalancılığıdır Kendisine Hep yüzüne vurur utancı O yüzden Gözlerini kaçırır Gözlerinden X Yalnız'ın odasında İkinci bir yalnızlıktır Ayna XI Yalnız Hep uyanır İkinci uykusuna XII Yalnız, Kendi ben'inin Sen'idir XIII Bir sözde saklanmış bir yalanı Bir gözde okuduğundan, Bakmaz kendi gözlerine bile XIV Hep susadığında O, Kendi çölündedir XV Kendi öyküsünü, Ne anlatabilen, Ne de dinleyebilen Kendi türküsünü, Ne yazabilen, Ne söyleyebilen XVI Bir zamanlar güldüğünü Anımsar da Yoğurur hüzün'ün çamurunu Avuçlarında XVII Yalnız, Aranan tek görgü tanığıdır Yargılanmasında Kendi davasının Her duruşması ertelenir Kavgasının XVIII Yalnız, Hem kaptanı Hem de tek yolcusudur Batmakta olan gemisinin Onun için Ne sonuncu ayrılabilir Gemisinden, Ne de ilkin XIX Yalnız'ın adı okunduğunda Okulda ya da yaşamda, Kimse "Burda" diyemez Ama Yok da XX Uykunun duvarında başladı Önceleri bir toz gölgesi sanki; Sonra bir yumak yün gibi Ama şimdi iyice görüyor Örümceğin ağını, Gün gibi XXI Yalnız Duymuş olduğunun sağırı, Görmüş olduğunun körü Dür Ölür, ölür, öldürür, Öldürür, öldürür, ölür Duyduklarını unutur, Duyacaklarını düşünür XXII Yalnız'ın adına Hiç kimse konuşamaz O, Kendi kendisinin Sanığıdır XXIII Yalnız Önceden sezer Sonra olacakları Paylaşacak biri vardır; Anlatır, anlatır ona, Olanları, olmayacakları XXIV Her leke Kendisiyle çıkar http://www.frmalev.com/images/styles/pinky/statusicon/user_offline.gif http://www.frmalev.com/images/styles/pinky/buttons/quote.gif |
EY HAYAT KUCAKLA BENİ Kalbimin kırıklarını toplayıp avuçlarıma Çekip gitsem bu şehirden Anılar incinir mi? Üşür mü? dalında bir yaz çiçeği Ve bilir mi? Bir sevgiye karşılık yüreğini kanatanı Bin ilmik atanı usuna Çekilen her tetiğe karşılık Kirpiklerinde Baharını saklayan yaşlı bir çocuğum ben Düşlerin yağmurunda ıslanmış gül izi Ağlamak istediğim her sahilde bir martı ölür Bir şiir vurur kıyılara / gücenik Değip geçer ellerime ihanetin rüzgarları İçimin ırmakları kurudu / bütün yapraklar soluk Hüzün kokuyor çiçeğim Hangi yağmurları müjdelersen müjdele Yeşermez bir daha yangının düştüğü yer Aşk da küstü Kim dinler kalbimin kırık sesini artık Ceylanların vurulduğu bir dağbaşı ıssızlığıyım işte Gelinciklerin ürperdiği şafak Ğülücükler kuruturum durmadan güz dudaklarında Giden dönmedi terketti bütün mevsimler Bir korkunç acıya düştümki Sırtımda kırk paslı bıçak kırkyerimden kanayan Avcılar vurdu küçücük serçe kuşlarımı Acılar tünedi sevincin tüneğine Giden dönmedi terketti bütün mevsimler Bir tek gül kalmadı ömrümün bozkırında Yalnızlığın en tenha kışındayım şimdi Kirpiklerimde yıldızlar saklasamda Bedenime buzdan rüzgarlar esiyor her gece Testisi kırık bir yolcuyum / yolum duman Hiç bir şey avutmuyor artık Uçsuz bucaksız bir uçurumun kıyısında kaldım Üşüyorum Ey hayat kucakla beni Mavikanatlarının altına al Sığınıp kalayım bir sevginin sıcak iklimine GURURUM Eğilmez başımı eğdin! Ruhumu serdin yere... Muhtaç ettin kadere, Bırak beni gururum. Sevdim sevgide çıktın! Övdüm övgüde çıktın... Bunları yapmayacaktın, Bırak beni gururum. Esir ettin gönlümü, Yalnızlık kucağına... Bazen arattın ölümü, Bırak beni gururum. Bu kadar olmasaydın! Ruhuma dolmasaydın... Şimdi öyle kalmasaydın, Bırak beni gururum. Girince kara toprağa, Ruhum erişince Allah'a... Artık senden ayrı dururum, Bırak beni gururum! |
Benim adım yanlızlık Doğunca yanlızdım şimdide öyleyim, Sokak sokak dolaşır yanlızlıkla beraberim, Odur benim tek sevgilim, Benim adım yanlızlık. ... Hayallerim vardı dostlar dolu, Hayallerim vardı umutlar dolu, Hayallerim vardı mutluluklar dolu, Olmadı be arkadaş, Benim adım yanlızlık. ... Gece başladımı günüme, Dertler gelir gönlüme, Bakınca etrafıma yanlızlığı görürüm, Benim adım yanlızlık. alıntı |
OlmakOlmak, Olmak istemediğin yerlerde çırpınıp durmak, Olunca, bitmeyecek sancıların, Rüyaların büyüyecek, Aynı kalmayacak sınavlar!... Sonu olmayan bir hazırlıktır olmak, Vardığın yer, en sonunda bir avuç toprak olmak... Geride bıraktığın başka birşey yoksa, Ve gerçeğin her zaman "olmak" sa da, Bırak, Elbet bir gerçek bulur seni yakında!... Bir umuttur "olma" nın peşinde koşanlara, Toprağa girip, Köprüden geçip, Belki biraz yanıp ta kavrulup, Firdevs'in içinde, bir köşede, Ortadaki ırmağın başında, huzurla sırtını bir ağaca yaslamak, İşte bu ruhuma makbul gelen tek inanılası gerçek, Bir nutfeden var olup, Bir lutfede son noktayı bulmak, olmak!!!...Şahin Aslan |
| Saat: 14:38 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık