![]() |
SENİ ARIYORUM Şimdi bir an dönerek gerilere, hani Bir zamanlar beni ölesiye yaşatan Ellerimi bırakıp, sevecen ellerini Çevremi sımsıcak bir sevgiyle kuşatan Seni arıyorum. Bir deniz hıçkırıyor ta içimde, dinle Giderek yalçın kayalar, kumlar eriyor Şimdi baş başayım bir kıyıda kendimle Ve bende var ettiğin o ben, can veriyor Seni arıyorum. Gülerdin bir zamanlar güneş batmazdı Baştanbaşa bir gül bahçesiydi ortalık Renkler ya mavi, ya pembe, ya beyazdı Oysa şimdi ne yana baksam karanlık Seni arıyorum. Varsın ama yoksun. yanımdasın, değilsin Gözlerim boşuna deliyor geceleri Tek seni bir kez daha görebilmek için Daldırıp ellerimi benden içeri Seni arıyorum. Ellerim içimde bir kan golüne batıyor Bağırıyorum kimseler duymuyor sesimi. Dişlerim hırsla dudaklarımı kanatıyor Ve senden uzakta verirken son nefesimi Seni arıyorum. Bu son aldanışım, son yıkılışım olacak Gelsen de boş artık gelmesen de, ben yokum Yine de son bir ümit kırıntısıyla, bak O, her şeyi yitirdiğim anda bulduğum Seni arıyorum. Ümit Yaşar Oğuzcan |
İçimde bir yağmur ikindisi İçimde sensizliğin üç beş nöbeti... Gözlerinin uçsuz bucaksız semasında güneş batıyor şimdi ve benim yüreğim yakamozlu bir gecenin ertesine dönmek üzere... Senli rüyalar ve sensizliğin kabusları arasındaki uyku vakitlerimde bedenimde durmak bilmeyen titreme nöbetleri... Sensizliğin yitirmişliğin yağmur damlaları yanaklarımda tuzlu yollar açarken yüreğim hasret kokan bir türkü yakar yalnızlığıma... Bir gri cigara daha yakarım sonra.Boş paketleri saymayı çoktan bıraktım.Gri dumanlarla örtülü odamın penceresinden gökyüzüne dalar gözlerim. Kaset çalarda yine bir Sezen parçası... Geri dönGeri dön Ne olur Geri Dön Uzanıp tutver elimi birgün Utanır diyemem NE OLUR GERİ DÖN... Geri dön diyememem utanmaktan değil aslında.Geri dön diyememem her gidişin bir parçasını götürmesinden insanın ve o geri dönüşlerde aynı sevdayı sevdalının gözlerinde göremeyecek olmanın korkusu...Geldiğinde tekrar GİT demek zorunda kalmanın ağırlığı belkide... Bunu yapamam ona diye haykırırım geceye...Kulaklarımda çığlıklarımdan kalma uğultular... Kaç gecedir bilmemuykusuzluğun oturma eylemleri gözlerimde ve ben bir umut yüreğimin sevda lambalarını bir dakika söndürmekteyim...Gözkapaklarım isyanları oynamakta... Hadi yüreğim ver elini gidelim uzak diyarlara.Kimse bulamasın bizi.Hadi yüreğim topla bavulunu sende.Acılarıumutsuzluklarıgözyaşlarını bırakalım Marmara'nın derinliklerine... Denizin mavisiniKız KulesiniBoğazı bütün anılarımı bıraktığımız yerlerden arka cebime koyup gidelim. Sana bir elveda borcum kalmasın sevgili Saçlarımın başak sarısınıgözlerimin zaman zaman yeşile çalan rengini bırakıp gideceğim sana.Gözlerine o kahverengi semaya son bir defa bakacağım ve son bakışını nakış nakış işleyip hücrelerimedudaklarından dökülen birkaç damla şiir kırıntısını çalacağım senden.Cennet misali gülümsemenden de bir parça götürmek isteyeceğim.Ama sen gülümsemelerini yüreğinin arka odalarına saklamış ve kilit vurmuşsun bensizlikte.Bİr buruk acı dudaklarının kenarlarında... Yüreğin artık beni gördüğünde iki bulut arasına salıncak kurup sallnmıyormuşgözlerin dalıyormuş ıssızlığına gecenin ve birkaç parçanı bırakmışsın çoktan çaresizliğe... Gözlerinde zamansız bir Güneş tutlmasıYüreğinde depremler Gözlerimde vurgun yemiş yılların sevdalısı... İçinde Ayaz soğuğu... İçimde Cehennem ateşi... Sana bir elveda borcum kalmasın SEVGİLİ... KENDİNE İYİ BAK BİR ELVEDA CÜMLESİDİR.. |
Ekimin Hüznü Ekimin Hüznü… Sular çığlıklarını bırakırken içime Mihricanlar öperdi Ekimin son güllerini Bir muamma ıslık çınlatırken kulaklarımı Bulutlar ağır ağır yer yüzüne inerdi Tırmalanırken yüreğimin yeşili acı acı Hüzün ve yalan beynimde büyürdü… Bir ses duymak isterken çok ötelerden Bir kadının yüreğinde yalnızlık örülürdü Gözler doyarken ormanların güz manzarasına Vadilerde son göçmen kuşlar hüzünle şakırdı Bir teselliyle güneş yararak bulutları Kapalı pencerelerden içeri sızardı Ah, sonu önceden yaşanmış yazgı Vaktin soluğunun kesildiği gecelerde Her yürek kendi acısıyla düşerken yollara Her sabah akan hayat suyu Sürüklemekte bizi selden sellere Akasyaların üşüten gölgesinde Bulunur bir vafasızın yüreği Ey sığındığım hayalerimle avunan divane yanım Ziyan oldun acı bir su içinde Günbe gün gayibe akan ömrüm Sessiz bir ağrıyla gönlümün kanatlarından O içimin kül rengi bakan çocuğu Bir göz kırpmasıyla döner mi geri Mısır tarlalarının hışıltıları arasından Şimdi akrebin kıskacında günler Ve anılar ahtapot gibi uyuyor yüreğimde Ölümün eşiğinde bir fani Yanmak istiyor yakacak bir ateşte Ve aşk gülümsüyor derinlerde… Alıntı |
Yalnızlık Bir kelepçe gibi takıldı bu yalnızlık kollarıma, Ve güneş bile yemin etmiş, Son ödeme tarihi geçmiş umutlarıma doğmamaya, Ellerimi uzatıp ellerini tutmak isterdim ama, Bir kelepçe gibi takıldı bu yalnızlık kollarıma, Bileklerimi acıtıyor, yetişemiyorum sana... Her hüzünlü şarkının yolları çıkıyor sana, Sessizlikler bile seninle bozmuş, Bulduğu ilk fırsatta ışık tutuyor yokluğuna, Bir ışık da ben tutmak isterdim sarı saçlarına ama, Bir kelepçe gibi takıldı bu yalnızlık kollarıma, Gözlerim acıyor, ağlayamıyorum bile sana.... Uykularımı seninle süslüyorum, uykusuzluklarımı da, Bugün bütün yağmurlar kiralıkmış, Ben tutup yağdırmak isterdim tüm ayrılıklara, Hatta avuçlarımı doldurmak isterdim, gözyaşlarıyla, Bir kelepçe gibi takıldı bu yalnızlık kollarıma, Avuçlarım delinmiş, tutamıyorum ki, dökülüyorlar yollara.... Ayaklanmış bütün isyanlar, sensizliğe koşmakta, Ve rüzgar bile eşlik etmiş, Koparmış en büyük fırtınasını sensiz akşamlara, Bende ayaklanıp delice koşmak isterdim sana ama, Bir kelepçe gibi takıldı bu yalnızlık kollarıma, Bir de yağmur yağınca, tükenmiş, erimiş gönlüm.. Dökülmüş sensiz bir sabahın, ilk ışıklarına.. Alıntı |
Bu yağmurlarda alıştım yalnızlığa, Bırakın onlar anlatsın beni, Rüzgarın ıslık çaldığı anlarda, Açılmayan gözlerim anlatsın beni, Kayan bir yıldız olsun bastığım toprak, Bir tereddüt alsın başımı, Soğuklardan ölürcesine üşümek olsun adım, Ya da dalından kopan ölü bir yaprak Kalın duvarları olsun yalnızlığımın, Gökyüzü görünmesin,çünkü o bir yalan, Artık herşey çok karamsar,çok yapay, Kendimi kendime adadım, Yalnızlık oldu adım... |
Bilemedin Sen beni hiç tanımadın ki Hiç bilmedin sana esaretimi. Kolların karanlığı kucaklamadı hiç. Dehşetini görmedin gecelerin Gecelerin ayazı vurmadı yüreğini. Sen beni hiç tanımadın ki Ben seni hayal bile edemedim. Milyonluk şehirde, En büyük yalnızlıktın bazen. Yanıbaşımda ayrılıktın. Açık denizlerde, Kutup yıldızımdın; Yol göstericim. Yüreğimde yakarıştın. Sen beni hiç tanımadın ki Hiç bilmedin Issız gözlerinde Ateşler yaktığımı. Bir yaşam tükettiğimi bilmedin. Bembeyazdın gecelerimde, Soframda fakirliğimdin. Gözyaşıydın dizelerde. Sen beni hiç tanımadın ki Görmedin bir yaşamı, Seninle nasıl paylaştığımı. Çaresizliğimi, Sarhoşluğumu Bilmedin. Bilmedin gidişin sıra, Cadde köşelerinde yıkılışımı. Bilmedin. Bilemedin... Alıntı |
Gafil avlandım yalnızlığımda Bilirim, Merhameti yok Aşk sancısı Vurdu Yüreğimin dalgalarına… Çöreklendi göğsüme Anıların Eskimeyen acı derin Yüzleri… Izdırap veriyor çileler damgalanmış Buhranı içimde yürümüş, İsleri gitmiyor Göz pınarlarımdan… Güz gülleri gibi, Bir açıp bir kapanırken Ruhum Sağnak yağmurlara Tutuluyor Bedenim… Hülyalı gözler bekler, Yüreğimdeki azabın dinmesini.. Dinmez. Dinsede iksirini salmıştır aşk bir kere Yayılır Umman denizine döner benliğim… Ah! Onmaz artık.. Bu gönül esiri olmuştur Aşk iksirine… GÜLAYŞE ULUSOY |
Gitme Nolur! Gitme Nolur! Gitme, koca şehirde yapayalnız kalmak istemiyorum. Gidersen, sensizliğin içinde hangi duvar avutabilir beni ? Bırakma beni karanlıklara. Alışkın değilim sabahları sensiz uyanmaya. Gitme umudum. Uçurumlardan esen rüzgarlarda tek başıma bırakma beni. Acıya kanattığım umutlarımı toprakta ezip gitme. Düş yorgunu gecelerde her sokakta seni aramak acıtır yüreğimi. Her köşede sensizliğe ağıtlar yakmak sonum olur ömrümün. Dur gitme. İçimdeki çocuğun ağlayacak hali kalmadı. Gidersen, uykulara dalıp unutacağım mı sanıyorsun o gözlerini ? Sorarım sana ; kolay mı tahta beşiklerde hasretini uyutmak ? Yıllarca cebimde biriktirdiğim gözyaşlarımı sende kurutmuşken gitme. Simsiyah bulutlar çöreklenmesin üzerime. Baharın koynunda uyanırken gözlerimi karanlıklara kapatmayayım. Gitme ince sızım. Uzak dağlarına yüreğimi sürüp sana koşmak isterdim ama sırtım kanlı ve yüreğim yaralı. Buğulu camlarda bıraktığım düş mavisi umutlarımı yetim bırakma. Sürgün__ misali yalnızlığında soğuk prangaları sırdaş bilmek istemiyorum. Yitik bir yüreğin baharlarında açmış dikenleri serme ellerime.. Batarsa kanar, kanarsa yaşayamaz yüreğim. Gitme. Ardından bakakalmasın gözlerim tozlu yollara. İsyanlara bürünmesin gülen yüzüm. Ne olur gitme alınyazım. Acılarımı tütünle sarıp bir sigara dumanında çekerken içime, gitme. Dayanamaz bu can gidişine. Rıhtımlara her gece gözyaşımı boşalttırma beni. Ezik yüreğimi karların üzerine serme. Sana koşan ayaklarımda hüznün kirli denizlerine sokma beni. Umutlarımı alıp gitme gül yüreklim… Hangi denize sığdırabilirim ki sensizliğin acılarını . Hangi ilaç dindirir sensizliğin sancılarını. Bu dert içimde kabuk bağlar.. Solmak istemiyorum kırık aynaların suretinde. Göğümden tüm göçmen kuşlar kanatlanır ucsuz bucaksız diyarlara. Dur gitme. Ellerim dikenlerde avunmasın. Gidişinle yüreğimi yaralarda bırakma ne olur… Şiirlerim kederimle, yüreğim gidişinle ağlamasın. Gülen gözlerime hicranlar inmesin. Bereketin ıslattığı toprağıma siyah bulutlar çöreklenmesin. Uçurumlar büyümesin duvarlarda. Pencerelerde kalmasın ıslak gözlerim. Yorgun düşmesin ayaklarım. Gitme iki gözüm. Bırakma beni tek başıma firkatinde. Düş fakiri olarak gezinmek istemiyorum şehrin ölüm kokan sessizliğinde. Ne olur gitme sevdiğim… Uyandırma beni ayrılıklarınla. Gitme diyen dudaklarım senden sonra kanamasın. Üşümesin senin sevginle gülümseyen gönül bahçem. Acılarımı unutmuşken sancının kavrulduğu ateşlerde ısıtma beni. Benek benek açan çiçeklerim mevsimsiz solmasın. Saçlarına düşen yıldızlar göğsüme ayrılığının hançerini sokmasın. Gitme canımdaki son can… Senin gözlerinden, senin yüreğinden başka bir sığınağım yok sevdiğim.. Gitme ne olur. Yetim kalmasın yüreğim Alıntı |
Bir Çiçek Aldım Dün gece yine yalnizdim Sokaga çiktim Ve kendime bir çiçek aldim Kendim almamis gibi yürüdüm sokaklarda Ve yalniz degilmisim gibi düsündüm Ama her gece gibi Dün gece de yalnizdim Ve kendime bir çiçek aldim Bir saat geri alinmis saatler Ben geri almadim Ve bir saat daha yalniz kalmadim Bir masaya oturdum Iki çay ismarladim Ben içtim Sen soguttun Sana söyleyecegim her seyi yuttum Çok dert etmedim Çünkü yoktun Dün gece yine yalnizdim Rahat agladim Yoklugundan gizlemedim gözyaslarimi Ve lambalari hiç karartmadim Dün gece Her gece gibi yalnizdim Sokaga çiktim Ve kendime bir çiçek aldim Sen sandim Koklamadim Ugur Arslan |
Sırrın Yalnızlığı Evin içi bazen dışından daha rahat Kadife bir perde kadar sıcak Eğer ay ışığında sarhoşssa gece Tende kıvranan sancıdan beter Hiç bir zaman kabul görmedi Dağınık saçlarında gereksiz lutuf Değirmen taşı gibi yüreği fena ezik Yakut benzeri gözlerinde Bir pars kadar öfkeli Diyelim bir an herşey unutulur. Nerde ne zaman hangi vakit Tıpkı bir bilardo sopasından fırlayan Bir adım sonrası Karanlık bir boşlukta Yıldızlar kadar yalnız Eskiden çok eskiden Bir damla suda Yağmurlar ılık iklimleri özler Parçalanmış bir kayadan daha beter Vahşi bir orman tadında Günahın bedeli Habil ile Kabil Ve düşler ülkesinde Bütün masal kahramanları İnandık hep inandık Yürüdük bu yolda Biz bize El ele Şimdi burada Burada olan kim şimdi Zamir Sıfat Bir cümlanin sonuna konulan her işaret Maddenin içinde Bir atom zerresi kadar Aklın sırrını param parça eder Evin içi bazen dışından daha rahat Gelip konar pencerene Akşamları bütün kuşlar Artık şarkılarda hüzün yok Ağaçlar yaprak döker Nezir Küçükbayrakdar |
| Saat: 17:56 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık