![]() |
Affet Allahım Affet Bitti bende hevesler Bir mekan beni sesler Değişecek adresler Affet Allahım affet Artık yaklaştı ölüm Nefsime ettim zulüm Çok günahkar bir kulum Affet Allahım affet Bu gidiş değil bitiş Bu gidiş Hakka gidiş Rabbim sana kaldı iş Affet Allahım affet Bir canım var vereyim Rahmetine ereyim Günahkar biçareyim Affet Allahım affet Ben hazırım ölmeye Huzuruna gelmeye Rahmetine ermeye Affet Allahım affet Her şeyi bilen sensin Günahı silen sensin Akla ilk gelen sensin Affet Allahım affet Sen affet Mikdat kulu Defteri günah dolu Sana ulaştı yolu Affet Allahım affet |
ZEKAT Zengin sayılan mümin, Kırkta bir zekat verir. Muhtaç olan fakirse, Mutlu olur, sevinir. Zekat malı temizler, Fakire destek olur. Zengin, fakir kaynaşır, Toplum huzuru bulur. İslam’ın şartlarından, Biridir zekat vermek. Muhtaca yardım edip, Sevinmek, sevindirmek. Zekat, fitre, sadaka, Fakire yardım eli. Toplum dayanışmayla, El ele yükselmeli. |
Büyüklük Taslayan Şeytan iblis oldu, kibri yüzünden Nâr’ım deyip gurur duydu özünden Lanete uğradı tek bir sözünden Büyüklük taslayan, sonu böyledir Kibir taslayanlar boşa gerinir. Maymun yerde hoştur, gezer sürünür Yükseğe çıkınca kıcı görünür Artık arkasıyla önü böyledir Ben buyum ben şuyum, deyip avunan Her meziyetini sayıp savunan Sonra birden gözden kayıp dövünen Çatlak ses çıkarır tonu böyledir Tavus kuşu gibi gösteriş yapar Malına mülküne işine tapar Gururu yüzünden toplumdan kopar Kabesi nefsidir, yönü böyledir Mikdat der makamlar adam etmez ki Dünya onun olsa yine yetmez ki Onun bu gururun hoşa gitmez ki Öylesi alçaktır, ünü böyledir |
ES_SELAM İSMİNİN KUDRETİYLE Niçin çıldırmış bir yaşamın içinde bu yürek Sahte dostlar ve sahte sevgililer Güzel düşünmek istediğim bu ömürde Çıkın artık Kendi kendimi düşüneyim bir avuç kalan yaşamımı Sevmek neydi Unutalı yıllar oldu Gerçek aşkı bilirdim Yalnız siz unutturdunuz bana mutluluğu Güzel yaşamak vardı Yalnız hırslarınızla Beni de kötü bir insan yaptınız siz Bir yeminim vardı Allah için yaşamak Lakin aşk ve riyakar dostlarım Sizinle uğraşmaktan Günahlarınıza ortak olmaktan Sevaplarımı da unutturdunuz bana Çıkın artık hayatımdan Kendinizle Kendi bildiklerinizle yaşayın Selam olsun Allah’ım Bu yıkık ve yorgun olan kuluna bir yer var mı? O kudretli dergahında Sen ki bağışlayıcı olan sevgilimizsin Bu günahkar olan kuluna Yer var mı sofranda Sonunda döndüm Es-selam isminin kudretiyle Selamına muhtacım Kurban olduğum |
MİZANI SENDE BULDUK Ahiret için dünya, dünya için ahiret. Mizanı sende bulduk Ya Resullah (s.a.s.) Nar içinde nur, kesret içinde vahdet. İzanı sende bulduk Ya Resullah(s.a.s.) Bir fener tuttun, doğudan batıya. Aydınlattın evleri, zeminden çatıya Işığın yayılır, ta geçmişten atiye Nuru sende bulduk Ya Resullah (s.a.s.) Seni sevmektir, imanımızın aslı. Kim ki seni anmaz, yüreği paslı. Ayrı kaldık senden, gönlümüz yaslı. Süruru sende bulduk Ya Resullah (s.a.s.) Sorarım seni ovalarda açan çiçeğe, Kırlarda uçuşan renk renk kelebeğe. Sen varsın diye baktım güzelliğe. Cemali sende bulduk ya Resullah (s.a.s) Kokunu duyarım güzeller güzeli gülde. Sesini duyarım güle konmuş bülbülde. Görürüm seni Allah diyen gönülde. Huzuru sende bulduk Ya Resullah (s.a.s.) Görsün diye insanlar, iyiyi doğruyu. Gür sesinle çağırdın Batı’yı, Doğu’yu. Can kulağıyla dinleyin insanlar çağrıyı. Sadayı sende bulduk Ya Resullah ( s.a.s.) Çalışmayı öğütlersin, edersin tavsiye. Elindeki kalem Müslüman hediye. Ey Müslüman erişsene teknolojiye. İlmi sende bulduk Ya Resullah (s.a.s.) Sade yaşadın, çadırına bir hasır serdin. Tüm yaratılanı sevdin, kol kanat gerdin. Eline geçeni paylaştın, fakirlere verdin. Şefkati sende bulduk Ya Resullah (s.a.s.) Çar-ı Yâr sadık dostun, can yoldaşın. Ashab-ı Kiram’ın hepsi tek tek arkadaşın. Ahir zamandaki ümmetin cümle kardaşın, Onuru sende bulduk Ya Resullah (s.a.s.) Övdün, dedin ümmetimin âlimleri, Sanki İsrailoğullarının peygamberi. Sensin tüm alemlerin rehberi. İrfanı sende bulduk Ya Resullah (s.a.s.) Nazarında aynıdır zenginler, fakirler. Yolunda değer bulur, horlanan hakirler Gözyaşlarıyla arınır, günahlar, kirler. Samimiyeti sende bulduk Ya Resullah (s.a.s.) Emanetine sadık olmak en büyük dileğim. Ömrüm tek sermaye, yoktur yedeğim. Mahşerde safında yer almaktır ereğim. Şefaati sende bulduk Ya Resullah (s.a.s.) Ayrılıktan bunaldı, imdat diler bülbül. Ravza’ya uçmaya ruhsat diler bu bülbül. Hasıl-ı kelam vuslat diler bu bülbül. Maksudu sende bulduk Ya Resullah (s.a.s.) Bu garip bülbül, acep bir gün uçar mı? Mübarek ravzana varıp elin açar mı? Boynunu büküp de kendinden geçer mi? Umudu sende bulduk Ya Resullah(s.a.s.) Bülbül, Gül’ün yanında ne ki, bir naçiz. Sevgili karşısında konuşamaz, dili aciz. Yalnız sevgisiyle yandı durdu, oldu aziz. İzzeti sende bulduk Ya Resullah (s.a.s.) Yüreğim ateşinle yansın pare pare. Şikâyetim yok, teşekkür gerektir yâre Zira benim derdime o yangındır çare Dermanı sende bulduk Ya Resullah (s.a.s.) Pehlivana gerek ki, ilk nefsini yene. Âlime gerek ki, önce kendini bile. Seyyaha gerek ki evvel kalbine gide. Manayı sende bulduk Ya Resullah (s.a.s.) Ya Muhammed (s.a.v.) Sultan-ı Kelamsın sen. Ya Muhammed (s.a.v.) Fahr-i Âlemsin sen. Ya Muhammed (s.a.v.) Âlimlere kalemsin sen. Kemali sende bulduk Ya Resullah. (s.a.s.) |
isterim Ağlayarak geldim dünyaya Gülerek yaşamak isterim İmanla geldim dünyaya İmanla ölmek isterim Buluğ çağına erince Namaz kılmak isterim Akli kamil olunca Oruç tutmak isterim Varlığım çok olunca Zekat vermek isterim Bu dünyadan göçmeden Hacca gitmek isterim ağlayarak geldim dünyaya Gülerek ölmek isterim İmanla geldim dünyaya İmanla ölmek isterim |
BEYİTLER Göklere yükselen şerefelerden Ezan, kurtuluşa çağrı sesidir. Şahadet parmağı şu minareler Yerlerin göklere seslenmesidir. Şadırvanda şırıl şırıl akan su Abdestle günahın dökülmesidir. Şu masmavi, yeşil, renkli çiniler Solgun bahçelerin yeşermesidir. Günde beş kez kılınan namaz Ruhun ötelere yücelmesidir. Gönül gönül, dil dil söylenen tekbir Ezelin ebede seslenmesidir. Secdeyle yıkanan müminin yüzü Kulluğun ışıkla bezenmesidir. Tövbe, sonsuzluğa açılan kapı Günahsa, ruhların kirlenmesidir. |
Azrail başına geldiği zaman Azrail, başına geldiği zaman kırılır ayakla kol, yavaş yavaş. Mevlam nasip etsin din ile iman akar gözlerinden sel, yavaş yavaş. Yüksek uçan gönül, yorulur bir gün ölçü terazisi, kurulur bir gün. Herkesin yaptığı, sorulur bir gün, döner mi, yâ Rabbi, dil yavaş yavaş. Hep nefsine uydun, tevbe etmedin her bulduğun yedin, şükür etmedin. Nihayet, bu kara toprağa geldin çekilir dünyadan el, yavaş yavaş. Kabrin üzerine dikerler taşı bir avuç toprağa koyarsın başı. Baba, oğlun görmez, kardaş kardaşı gider, geri dönmez yol, yavaş yavaş. Kâfurlu, ılık suyu koyarlar o nazlı bedeni, tekmil soyarlar. Öldüğünü konu komşu duyarlar gelir geri ahbaplar, yavaş yavaş. |
CAMİLER Camilerdir alıp götüren bizi Beyaz ülkelere, sonsuza kadar. Camilerdir göstererek ak izi… Bizi içimizden beyaza boyar. Duvarında ayet ayet nakış var Bir mana doldurmuş büyük kubbeyi. Kandil kandil içimizde ışıklar, Bir yanar,bir söner anarken seni. Kimbilir kaç asırüstünden geçmiş Sülüsler, celîler, talikler durur. Hangi el, hangi ruh ve nasıl seçmiş? Ki kokusu yıllar yılı duyulur. Mihrabı, minberi, minaresiyle Öteye açılan kapı bu mudur? Şadırvanda şırıl şırıl sesiyle, Durmadan yıkanan yapı bu mudur? Bir ruhu abide yapan usta el Taşa en ilahi manayı vermiş. Aranan doğruluk, iyilim, güzel Abide halinde toplanıvermiş. Bir el ki, arkadaş olsun göklere Diyerek kubbeyi göğe uzatmış. Çil çil, kubbe kubbe geçtiği yere, Altın yaldızıyla mührünü atmış. Müezzin çıkarken fethe gökleri Müminin elleri Hakka açılır. Ne duydukları, ne gördükleri, Bir nur ortalığa durmaz saçılır. Beş vakit okunan ezan sesinde Bambaşka dünyadan bir çağrı vardır. Şahadet getiren minaresinde Taşlar omuz omza yaslanmışlardır. Ey kubbe, şadırvan, minaresiyle Bizi içimizden kuşatan mânâ. Ve günde beş vakit ezan sesiyle, Bizi kavuşturan sonsuz zamana. Camilerdir, alıp götüren bizi… Beyaz ülkelere, sonsuza kadar. Camilerdir, göstererek ak izi, Bizi içimizden beyaza boyar. |
Ey Rabbimiz! Rasulünü anışımızdan haberdar et! O’na binler salat, binler selam! Habibine Makam-ı Mahmut’u ver O’na vesileyi lutfet. O’nu refik-i Âlâya yükselt Bizi de affet O’nun hatrına affet Zatının hatrına Affet. |
| Saat: 03:36 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık