![]() |
|
"Depresyondayım, çok yalnızım" dedik durduk aylardır. Karşımıza çıkana konuşmaya fırsat vermeden başladık kendi sorunlarımızı anlatmaya. Her zaman ki bencillik kaftanını şöyle bir geçirip "Dipteyim, sondayım, depresyondayım" dedik ardı ardına depremler yarattık karşımızda ki canlara. Derken... Bahardır aşk zamanıdır. Beklenen bahar geldi. Cemreler ardı ardına düşerken toprağa, kendini iyice gösteren güneş kanımızı kaynatmaya başladı. Bahar yağmurları başlamadan aşka düşmenin tam zamanı. Bahardır aşk zamanıdır. Yağmur altında dolaşmak sevgili ile ne kadar güzel ise, yalnızlığın şemsiyesini alıp dolaşmak o kadar acı verir insana... Bahardır aşk zamanıdır. Parklarda, deniz kenarında, caddelerde elele tutuşmuş kızlı-oğlanlı gruplar çoğalırken; yalnızlar saklı özlemler ile izler etrafı ... Nedendir bu özlem neden? Bahar aynı bahar, mekan aynı mekandır, da... Ruhlar bir olmayınca ne aşk olur ne meşk! Vücutlar tanısa da birbirini duygular tanımaz. Aşklar kaçar, hüzünler kovalar yalnızları. Bahardır aşk zamanıdır. Yemyeşil çimenler de bembeyaz papatyalar yokluğun varlığını hatırlatır insana. Çok değil bir-kaç bahar önce papatyalardan taçlar yapıp güller kondururken dudaklara; sevgili hatırlanır derin yalnızlıkla. Uzaklaştırmak istedikçe çıkar gelir rüyalara. Acaba ile eller uzansa da telefona son anda " Sonsuza kadar sürecek"sözleri anımsanır. Aşk bitmiştir, kimbilir hangi dünyalar da kahkahaları çınlamaktadır, kime yar olmaktadır şimdi sevgili? http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif |
Yalnız bir dünyadayım ben anlatamadığım , İçine kimselerin sığamayacağı bir karanlık , Boğulmanın eşiğinde sürünürken , Çıkış yolunu arıyorum kaybolurken labirentte , Başım dönüyor tutunacak bir el arıyorum , Kalın duvarlar çıkıyor önüme ışığım kesiliyor , Bağıracak nefesim yok, bağırmak isteyende yok , Bıraktım akıntıya bilinmeyen sulardayım artık……… |
Yalnızlık Dönüp gözlerimin içine bakıp gittin Sensiz kaldım ve sarıldım yalnızlığa Kolay değil ki canım gitti Unuttum kendimi askın boğuyor beni Geceler düşer oldu üzerime yalnızlıkta şarkılar dinleyip içiyorum Acımı unutmak istiyorum Hayatım hiç yazmadı böyle keder Bu yürek yalnızlık acısını çekiyor Gönül işte sevdi seni hemde delice Yalnızlık artık tek dostum. |
Adını koyamadığım bir ızdırap alıp götürüyor varlığımı... Bir mucize ya da sihirli bir ok diliyorum Tanrıdan.. Yokluğunda başaşağı tane tane düştüğüm şu şehirde, mevsimsizce geçiyor günler.. Günler bitiyor.. Ben bitiyorum.. Küçük hayat kırıntıları topluyorum sensizlik diyarından.. Güvercinlere umut bağlıyorum.. Düşmüyor Kanatlarından yaralı mektupların Acımasın diye insanlar gülen maskemle bakıyorum Bilmiyorlar üşüyen bir yanım olduğunu... Gökkuşağımız en güzel renklerini bağışlıyor inan...Deniz en derin mavisini.. En güzel tüylerini, renklerini, seslerini bağışlasalar da, herşey hep aynı.. Karartı ve aynı Sessizlik... " Ben ne kadar varım desem inanma.. Aslında bir yokoluşun hikayesi bu.. Tek başına hayat sıksa da canımı, acıtsa da geceler uykusuzluğumu galiba değiştiremeyeceğim kaderin adıdır "yalnızlık..... " " |
ANLAT BANA Diyebilir misin bana?... "Sen beni hiç sevmedin ki" diye Avuçlarımda dünyayı sana sunmuşken, İtmişken elimin tersiyle senden başka herşeyi; Gözlerime baka baka inanır mısın kendine. Söyler misin bana?... Benim aşkım olmasa sen, sen olur muydun? Dolaşır mıydın damarlarımda, sokaklarda gezdiğin gibi. Adım adım çiğnetir miydim onurumu ayaklarının altında Sevmesem seni katlanır mıydı gönül bunca zulmüne. Anlatır mısın bana?... Mutluluk nasıl bir şey!? Saydın mı kalp atışlarımı her boynumu büküşümde? Zavallılığımla mağrurlanman, eriştirdi mi başını göğe, Aynalara değil; bir kere de bana anlat kendini. İzah edebilir misin bana?... Duygularımla oynarken zevkle, Çektiğim ızdırabın boyutunu. Sana olan sevdamla ruhumu kırbaçlamanın anlamını, Söyler misin bana, aşk iki kişilikse sen neredesin? Bari beni dinlemiyorsun hiç olmazsa vicdanını dinler misin? |
Serinliğini hissediyorum yorgun yaşımın. Gülen bir fotoğrafta kalmış mutluluğum. Bir hançer ile yaralanmış yüreğim ne ektiyse onu biçiyor şimdi. Unutulmaz sanırdım. Unutamam sanırdım. Unuturmuşum meğer. Hem de böyle kolayca, böyle hoyratça… Akıp gidermiş günler sorgusuzca. Hiçbir gözyaşı izi kalmazmış. Hiçbir sitem olmazmış. Düştüm sanıyordum aşkın gözünden ve yüreğimden. Hayır. Hiçbir şey kendi yörüngesinde kalmıyor, her şey değişiyor zamanla. Acılar bitiyor, yaralar kabuk bağlıyor. Hem de böyle kolayca. Böyle ızdırapsız, böyle olağan. Öyle kolay oldu ki unutmak. Öyle zavallı ki şimdi hatıralar. Yorgunluğu sinmiş gözlerime alışkanlıkların. Bir aksi seda olmuş sevdalar, gün be gün kırılgan ve güçsüz, sersefil… Yaşanıp gidiyor işte. Yaşanıyor kayıtsız, tasasız ve sıradan. Geldi mi bir kere o vakit, kaçacak yer kalmaz, kilitlenir gönüller, yollar çıkmaz olur. Sarıldım şimdi yalnızlığıma ve onun yalın varlığına. İçten içe ölecek yüreğim biliyorum kendi kendini yiyip bitirecek. Bir hastalık geçirdim ve iyileştim desem de, yanıltmıyor beni hatıralar. Sisler içinden görüyorum kaderimin yenikliğini, karanlık gecelerimi. Bitsin dediğimde bitmiyor, serzenişlerim kendime kalıyor. Tutkum, biçare rüzgârlarda savrulup, yine dermanını kaybediyor. Yalınayak kalışı sevdamın, beni öldüresiye yakıp geçiyor. Vurgun olup, kaldı yüreğimde bu aşk. Boğazıma düğümlendi intizarlarım. Köhne bir gemide, battı gitti umutlarım. Güvensizliğim sonu oldu hikâyemin. Hem de en değerli hikâyemin. Sığınacağım limanlar yıkıldı, şimdi artık bir teselli yok, kahırlarım kendimden daha da inatçı. Söz geçmiyor kalbime. Söz geçmiyor sevdama. Mücadelemde yalnız kaldım, tek başımayım. Egemenliğini sürdürüyorsun dünyamda, yenikliğimin karşılığında. Düşüncelerimin sahibi olmayı başardın sonunda. Ben ne desem de çıkmıyorsun dünyamdan, istesem de yok olmuyorsun düşüncelerimden. Ağır geliyor bana bu tutsaklık, taşıyamıyor, eziliyorum her dakika. Ben senden vazgeçsem de, kaldın yüreğimin içinde bir yerlerde. Sanki yok olmamak üzere, dağlandı yüreğimin her yerine, bu yorgun hikâye. Çık git benden! Çık git düşüncelerimden. Bir emekti benim duygularım bu aşk için. Ama hepsi boşa gitti, talan oldu, yıkıldı, sarsıldı. Bir daha dönmek mi… Asla. Asla olmayacak bir daha. O boş tünelin içinden geçmeyeceğim, artık hislerimi bile bile intihara sürüklemeyeceğim. Bayağı bir duygu gibi göremeyeceksin aşkı bende bir daha, asla. Yakıştırmıyorum artık senin yüreğini aşka ve tutkuya. Esareti senden öğrendim ben. Şimdi saadeti istiyorum ve bunun için siliyorum yüreğimin içinde barınan tüm olumsuzlukları; yok ediyorum seni ve seninle dopdolu tüm hikâyemi. Boş kalır mı sandın kalbimi. Böyle boş yaşar mı sandın. Kanıksadığım aşksa, tümden sarıp sarmalayacağım bu yüreği, sevgiyle, şefkatle. http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif |
Vazgeçtim Kaç gece yatağımda uykusuz, Bir oyana bir bu yana dönüp durdum. Görmek için düşümde hayalimde, Duymak için sesini. Kaç kere ellerim uzandı telefona. Aşkı oyun bilirdin sen,aklıma geldi. VAZGEÇTİM Gezip durdum perişan halde, Kah sahillerde,kah cadde boylarında. Hayal kurup sen diye, Ağaçlara dağlara taşlara sarıldım. Elleri güldürecektim halime, İhanetin aklıma geldi. VAZGEÇTİM Kahırdan başka ne vardı sanki verdiğin, Acılardan zevk alır hale getirmiştin. Yine de görmek için seni, Şeytana uyup,bir daha bozacaktım yeminimi. Vedalaşmadan gidişin aklıma geldi. VAZGEÇTİM Açıp ellerimi yalvardım Tanrıya, Bir defacık tutmak için ellerini, Koklamak için saçlarını. Adaklar adayacaktım evliyalara, Umursuzluğun aklıma geldi. VAZGEÇTİM Paylaştığımızı sandığım güzel günlerin hatrına, Suçlu benmiş gibi, Af dileyecektim gözlerine bakıp. Her türlü cezana razı olacaktım. Boynumu büküp,bi daha gelecektim kapına. Başkasını sevdiğin aklıma geldi. VAZGEÇTİM |
Üşüten yalnızlığımıza yanıyorum sevgili. Biliyorum ömrümüzün kışı başlıyor... |
Yudum yudum yalnızlığı İçerken gecenin dudaklarından Sakın ağlama sen. Yüreğin süzülürse al yanağına Demir parmaklıklar susar, Gözlerimde küllenen umutlar Yıldızların koynunda Kan ağlar. Uykusuz yüreğine Yastık diye Kiraz çiceklerini sererken Sen, hüzün bulutlarını Topla göğünden. Uzaklarda acıların için Sabır elbisesi dikerken, Sen, vuslat türkülerini kaldır Islak kirpiklerinden. Ayazlarda beklerken yüreğimi Yağmur yüklü bulutları Gülüşlerinle kurut. Kurut ki ; Güneş, boynunu kurtarsın Celladın kanlı ellerinden. Göğünü yitirmiş kuşlara Yüreğini aç. Aç ki ; Acıların son kez Dağların boynuna sarılıp Veda busesini yapıştırsın karanlığa. Acıya inat Baharlara gülümsediğinde, Karakışların kendinden utanıp Yüreğini darağaçlarına astığını Bilir misin ey yâr ? Sevdamı nefes diye İçine çektiğinde Demir parmaklı hücremde Menekşelerin tomurcuk açtığını Bilir misin ey yâr ? Umuda tutunmuşken Güllerim yansın avuçlarında. Ve küllendikçe içten içe Karanlıklarıma yıldızların serilsin. http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif |
| Saat: 16:45 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık