MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Gitmek mi Kolay? Yoksa Kalmak mı? (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/3960-gitmek-mi-kolay-yoksa-kalmak-mi.html)

Mystic@L 23 Ağustos 2007 13:54

Sana seslenmek için

Gece sesizce başlıyor ve ırmağın-
Öte yakasına geçiyor atlılar.
Bir papatyanın acısını dinliyorum.
Gökyüzü gitgide genişliyor.
Islak yaprakların derin yeşilliği
Islak dağların uyandırdığı keder.
Kendime bir demet çicek topluyorum
Öğretmenimin iliklediği göğsüm
Ne kadar genç
Ağzımda taptaze bir tütün kokusu
Ve taze ceviz kabuklarının kararttığı parmaklarımda
Bir ağız mızıkası.
Öğrendiğim ilk şarkılar
Yollar yollar yollar boyunca
Söylediğim ilk şarkılar
Sevgilim olan bütün kızlar
Siyah önlükleri ve
Kaçamak bakışlarıyla geçip gittiler
İlk fotoğraflarımdaki yakışıklı saçım...
Ey akşam, ey bir aşkın
Başlaması ve bitmesi
Ey turuncu akşam, bütün akşamların akşamı
Ey mor akşam, dudaklarım gibi moraran.
Gece evleri sardığında
Ve bahçeleri
Işıklar içinde kaçıp giden
Bir tavşan gibi yalnızım.
Yolun iki yanında kalan
Karanlık dağların ötesinde
Neler olup biter
Ve girdiğimiz uykulu kasabada
Lokantadaki uykulu çocuk
Olgun ışıklı lokantada
Olgun patatesler.
Bir adamın
Doğmasi ve ölmesi
Ve bazı işlemeler yapması hayatında
Bazı bağlardan
Üzüm toplaması
Bazı sinamalara gitmesi
Bazı kızları sevmesi
Ve ölesiye yalnızlık çekmesi
Bazı şehirlerde.
Ey akşam, turuncu ve mor akşam
Ey gökyüzü, ey benim
Gittikçe esmerleşen kalbim.
Şimdi beyaz bir kızın
Yanında olabilmek için
Bazı çılgınlıklar yapabilirim
Onu boynundan öpsem ve onunla
Dünyada olup bitenleri konuşsak
İngiliz birahanelerinde
Damalı kasketleri
Ve şaşılacak kadar yorgun yüzleriyle
Ve bütün emekçiler gibi
Çocuksu gözleri
Partal elleriyle oturan
İşçilerden konuşsak
Zencilerden konuşsak sonra
Gülünce bütün yüzleriyle gülen
Yakışıklı ve hazin
Zencilerden.
Gece dünyanın her yerinde
Geliyor ve her yerde
Aynı duygu uyanıyor kalbimizde.
Sen şimdi
Duvarına bir şiirimi asmışsındır
Uyuyorsundur
Belki düşünüyorsundur
Sonuncu kattaki odandan
Yıldızlara bakarak.
Ve yıldızlar her zaman
Eski ve tanıdıktır.
Özellikle bir tren penceresinden bakıldığında.
İçimiz nedensiz bir hüzünle dolduğunda
Sırt üstü uzanıp toprağa
Baktığımız yıldızlar.
Bir harman yerinde ya da.
Düz bir damda.
Uzaktan
Bütün kürtçe türküler gibi
Yanık bir türkü gelirken
Sıcaktan bunalırken
Evler ve yollar;
Ve yaşlı kadınlar
Uyuklar gibi büzülüp minderlerine
Düşünürlerken eskisini
Olağanüstü günlerini
Gece sesizce başlıyor ve ırmağın
Öte yakasına geçiyor atlılar
Çalıların hışırtısını dinliyorum.
Sana seslenmek için
Yeni şiirler tasarlıyorum..

Ataol Behramoğlu


Misafir 23 Ağustos 2007 18:48

Gitme sakın, gidersen düşlerim sende kalır...!!!

Öyle bir sevinçsin ki sen, senden gelen herşeyde sevgi var, hüzün var, bazen ince bir sızı, bazen sevinç, bazen tatlı bir hüzün, öyle tuhaf şeysin ki acıyı mutluluğu aynı anda birlikte yaşatıyorsun.
Sevinçsin, rüyasın, pembe bir kelebeksin, düşlerimdeki peri kızı, baharda açan gül goncası, kışın açan kardelen, içimde bir sızısın.

Gitme sakın, gidersen düşlerim sende kalır...

Ne güzel şeysin sen.

Söyle nesin sen...

Uzaklardasın, o deniz ülkesinde, sabah tanyeri, sonbaharda akşam güneşi, duygulusun coşkun akan nehirler gibi, okyanuslar gibisin, sevinçlerin en güzeli, ince bir sızısın sen...

Gitme sakın, gidersen düşlerim sende kalır...

Ne güzel şeysin sen.

Söyle nesin sen...

Baharsın çiçek kokan badem çiçekleri gibi pembe, çağla çiçekleri gibi beyaz, şeftali çiçekleri gibi rengarenksin, yeşilsin, mavisin, pembesin, yağmursun, gül yapraklarında damlasın, baharda papatya, haziran dolusun.

Gitme sakın, gidersen düşlerim sende, aklım sende kalır...

Ne güzel şeysin sen.

Söyle nesin sen...

Gelinciksin bozkırlarda, eylülde sarı yaprak, kışın bembeyaz karsın, saman yolusun gecenin karanlıklarında çoban yıldızısın, ışıksın içimi aydınlatan, ağustosta gece meltemleri,

denizlerde yakamoz, okyanusta yelkenli...

Söyle nesin sen.

Ne güzel seysin sen...

Yüksek tepelerden gelen çığsın sen, kar kadar beyaz kardelensin, müziksin, şarkısın, romansın, bir şiirsin sen.

Gitme sakın, gidersen düşlerim sende kalır...

Ne güzel şeysin sen.

Söyle nesin sen...

İçimden rüzgar olsan gelsen diyorum ansızın, fırtına olsan dağılsa bulutlar, bahar olsa gelişinle, kelebek olsan uçsan başımın üstünde sonra omuzuma konsan, pembe kanatlarını seyretsem doyasıya, pembe bir kelebeğin kanatlarında bulsam kendimi sonra hiç gitmesen.

Gitme sakın, gidersen düşlerim sende kalır...

Ne güzel şeysin sen.

Söyle nesin sen...


Mystic@L 24 Ağustos 2007 01:55

şimdi bir kıtada çocuklar güneşi öpüyor
analar ağıt yakıyor bir başka kıtada
yüzümde çiçekleri solmuş bir bahçenin hüznü
dalıp dalıp uzaklara gidiyorum
ve diyorumki,
yaşamak ancak bu kadar haklı olabilir
ancak bu kadar güzel ey kardeşim
çirkin bir ölüm kervanında kırılsada papatyalar

sen ki, bırakıp bir baharda nazlı özlemlerini
uçup gittin nazlı bir kuş gibi
bir sonsuz maviyi çizip yüreğime

zaman acısını işlerken hayatın güldikenine

Nuri Can


Misafir 24 Ağustos 2007 10:29

http://i140.photobucket.com/albums/r30/FireBlade_album/gitme1.jpg

Gitme sakın, gidersen düşlerim sende kalır...!!!

Öyle bir sevinçsin ki sen, senden gelen herşeyde sevgi var, hüzün var, bazen ince bir sızı, bazen sevinç, bazen tatlı bir hüzün, öyle tuhaf şeysin ki acıyı mutluluğu aynı anda birlikte yaşatıyorsun.
Sevinçsin, rüyasın, pembe bir kelebeksin, düşlerimdeki peri kızı, baharda açan gül goncası, kışın açan kardelen, içimde bir sızısın.

Gitme sakın, gidersen düşlerim sende kalır...

Ne güzel şeysin sen.

Söyle nesin sen...

Uzaklardasın, o deniz ülkesinde, sabah tanyeri, sonbaharda akşam güneşi, duygulusun coşkun akan nehirler gibi, okyanuslar gibisin, sevinçlerin en güzeli, ince bir sızısın sen...

Gitme sakın, gidersen düşlerim sende kalır...

Ne güzel şeysin sen.

Söyle nesin sen...

Baharsın çiçek kokan badem çiçekleri gibi pembe, çağla çiçekleri gibi beyaz, şeftali çiçekleri gibi rengarenksin, yeşilsin, mavisin, pembesin, yağmursun, gül yapraklarında damlasın, baharda papatya, haziran dolusun.

Gitme sakın, gidersen düşlerim sende, aklım sende kalır...

Ne güzel şeysin sen.

Söyle nesin sen...

Gelinciksin bozkırlarda, eylülde sarı yaprak, kışın bembeyaz karsın, saman yolusun gecenin karanlıklarında çoban yıldızısın, ışıksın içimi aydınlatan, ağustosta gece meltemleri,

denizlerde yakamoz, okyanusta yelkenli...

Söyle nesin sen.

Ne güzel seysin sen...

Yüksek tepelerden gelen çığsın sen, kar kadar beyaz kardelensin, müziksin, şarkısın, romansın, bir şiirsin sen.

Gitme sakın, gidersen düşlerim sende kalır...

Ne güzel şeysin sen.

Söyle nesin sen...

İçimden rüzgar olsan gelsen diyorum ansızın, fırtına olsan dağılsa bulutlar, bahar olsa gelişinle, kelebek olsan uçsan başımın üstünde sonra omuzuma konsan, pembe kanatlarını seyretsem doyasıya, pembe bir kelebeğin kanatlarında bulsam kendimi sonra hiç gitmesen.

Gitme sakın, gidersen düşlerim sende kalır...

Ne güzel şeysin sen.

Söyle nesin sen...


Misafir 24 Ağustos 2007 13:11

Alıştım Ayrılıklara

Sen, hayatıma girmeden önce ben vardım.
Sen, hayatıma girdiğinde ise ben yine vardım
Ancak birbirinden farklı iki varlık
İki kişilik, iki ruh, iki beden olarak...
Yokluğunda ben;
Geceleri oturur; Radyo dinlerdim.
Aşıkların birbirine arğaman ettiği şarkıları,
Ben de yalnızlığıma armağan ederdim.
Herşey anlamsızlaşırdı çoğu kez.
Ve çoğu zaman anlamsızlıklarda kaybolur giderdim.
Yaşamak mı daha acı veriyor yoksa ölmek mi? gibi
Acımasız sorularla kendimi irdelerdim.
Varlığında ise herşey bambaşkaydı.
Ben bir başkaydım.
Gecelere seninle beraber veda eder.
Günün ilk ışıklarına seninle Merhaba derdim.
Ve anlamlı gelirdi herşey.
Anlam karmaşaları bir bir terkedi beni.
Sen de var olmayı, seninle birlikte yaşamayı
Ve herşeyi seninle paylaşmayı severdim.
Seni her geçen gün daha da çok severdim.
Ancak nerden bilebilirdim ki masalın sona ereceğini
Nerden bilebilirdim habersiz çekip gideceğini.
Dün vardın bende vardım.
Bugün y
oksun; Bense varmıyım yokmuyum bilmiyorum.
Dolmayacak cinsten bir boşluksun şimdi.
Ne sana benzeyen biri bu boşluğu doldurabilir.
Ne de yeniden çıkıp g
elsen SEN doldurabilirsin.
Öyle bir boşluk ki sorma gitsin.
Boşver ve sevgili
Alıştım ben yalnızlığa ayrılıklara
Bırak artık böyle sürüp gitsin!


Misafir 25 Ağustos 2007 01:43

Sevmekten Gidince...

Sen beni sevmekten gidince ben bana borçlu kaldım
Ya sen bana fazla geldin ya ben sana az kaldım
Gitme bir adım öteye gülüm bir adımda gurbet olur
Gitme bir nefes öteye gülüm her nefes hasret olur

Aşk yasaklandı artık halka açık yerlerde
El tutmak yol açıyor diye hesapsız
Susmalara kaldırdık tüm tutuşmaları
Yasak kelime oyunu yapmak
Yalan söylemek mecburi ve serbest ayyuka çıkmak
Artık yağmur sonraları toprak kokmak yok
Tomurcuklanmak günah
Ve bir insan gözü yüzünden 100 gün ardarda uyumamak
Kimse ölmesin diye
Kimsenin aklında her sevdalı verdiği sözü geri alacak
Güneşi ayı ve hatta hiç bir tabiat olayı
Şahit gösterilmeyecek hiç bir sevdaya
Ne deniyorsa onu atacak kalp
Ve süresi 24 saate çıkarılacak meskun mahallerde ağlamanın

Sen sesini alıp gidince ben burda dilsiz kaldım
Ya sen bana fazla geldin
Ya ben sana az kaldım
Gitme bir adım öteye gülüm bir adımda gurbet olur
Gitme bir nefes öteye gülüm her nefes hasret olur

Yılmaz Erdoğan


Sedef 21 25 Ağustos 2007 02:44

Ölmeden Gel

Giderken ardına.....
Dönmedin bir daha
ne halde gözlerim....
YAŞ MI BİLMEDİN.
Kışa kattın baharımı..
Yarınımı...
Bu günümü
.....Bilemedim.
Bilemedim serçem
Bırakıp da gideceğini
Gözbebeğim ağlarken yokluğuna
..son umudumu serdim yoluna
...NE OLUR...
Yokluğunla ölmeden gel.....koynuma.

Sevda Kaya


Misafir 25 Ağustos 2007 10:59

dur bile demiyorsun
Yine içime oturdu bir garip hüzün,
Ağlamak istiyorum, tepine tepine,
Öyle yalnızım, öyle çaresiz, öyle de küskün…
Yanıyorum.. yangınlar içinde etlerim eriyor…
Ve bin faryad içinde ruhum yanıyor..
Sen beni duymuyorsun…

Başımı gömüp klavyeme,
Tuşları döve döve yazdığım şiirlerden
Hep sen çıkıyorsun…
Göz yaşlarım damlıyor şiirlerime…
Kan çanağı oluyor gözlerim..
Uzanıp silmiyorsun..

Artık gücüm kalmadı,
Ayağıma takılan çelmelerden yoruldum,
Hep düşüyorum…
Düşüyorum uçurumlara…
Elimden tutmuyorsun…
Telli dikenler battı gözlerime..
Lanet olsun!
Bak yine ağlıyorum..
Her şey kara, her yer zindan…
Karanlıktan korkuyorum…
Işığı yakmıyorsun…

Öyle yorgunum ki,
Nefes bile almaya yok mecalim..
Bunlar kahır değil gülüm,
Sadece arz-ı halim..
Yorgunum.. bak gözlerim yumuluyor…
Kirpiklerimde halen,
Deminki yaşlar duruyor…
Biliyor musun?
Resmen ölmek istiyorum…
Adı sen olan kurşunları
Doldurdum silahıma..
İlk kurşunu verdim namlu ağzına..
Elim tetikte..
Ha çektim, ha çekiyorum!
Sen
‘Dur! ’ bile demiyorsun….
Ölüm isteğim kamçılarken beni…
Sen susuşlara sığınıyorsun..
Eyvallah … öyle olsun

mehmet yılmaz


Mystic@L 26 Ağustos 2007 16:42

Sana yaptırayım ey zaman-aman
İnsan kemiği tarak,
Tara kâküllerini ve ellili yılları
Bir yana bırak.
Derdimi arzetmeğe bir dem bulmamışken ben,
Ey dost, tanıdılar seni ve derhal geri aldılar
Sarı giymesek de olacağı buydu zâten.
Bekle orda üzerin sarı yapraklarla örtülü
Âhüzarı beni muhtemelen ağlatabilir,
Lütfen uyarın Bülbülü.
Söyleyin Bülbüle nâliş filân etmesin
Bu bahar Feriköy’de kalsın
İstinye’ye hiç gitmesin
Esther Williams’lı ayna, plastik tarak
Çok Fahrettin Kerim’li ve Ulunay’lı bir yaz
Ey zaman, tara sen yine kâküllerini
Ve ellili yılları
Bir yana bırak.

Hüsrev Hatemi


Misafir 31 Ağustos 2007 13:00

Gidiyorum

Vakit doluyor ,gitme zamanı
Doyamadın bana , yüreğinde kalsın son kurşunum
Bir parça sevdayı sar bohçana ,
Sakla onu kızıl topraklara.
Hoşçakal gözümün nuru ,
Karacadağda yükselen çoban ateşine yazdım son mektubumu
Nameleri duman duman aksın her gece yıldızlarına.

Gidiyorum baygıngözlüm
Uzaklar beni çağırır sensizliğe
Soğuk ,sessiz bir toprak düşer üstüme
Kırılgan bir şarkının notaları zincirlemiş beni
Gözlerindeki bulutları açmaya gidiyorum
Hoşçakal nefesi şiire boğulacak adam

Yarınlarına öksüz kumrular saçtım
Cigara ziftleneceğin ,sessiz sokaklara yanlızlık bıraktım
Gidiyorum ,yanakları yağmurlara bulanacak yarim
Vakit tamam
Bir aşkın fidanından çatırdayan dal gibi
Ürkek karanlığın beşiğine düşercesine.
Mavi gecenin dalından bir yıldız kayıyor
Alacakaranlığın küskün şafağına,
Hoşçakal , mezarıma sızlanıp, ağıtlara boğulacak sevdiğim


Mystic@L 31 Ağustos 2007 13:11

Derdim Başka

Sanma ki derdim güneşten ötürü;
Ne çıkar bahar geldiyse?
Bademler çiçek açtıysa?
Ucunda ölüm yok ya.
Hoş, olsa da korkacak mıyım zaten
Güneşle gelecek ölümden
Ben ki her nisan bir yaş daha genç,
Her bahar biraz daha aşığım;
Korkar mıyım?
Ah, dostum, derdim başka...

Orhan Veli


Misafir 31 Ağustos 2007 17:54

Gitmek En Çok Bana Yakışacak...

uzunca bir yolculuk vakti şimdi
bu yüzden en çok bana yakışır hoşçakal demek
üstelik giden şimdi benim ya
adıma terk eden deniliyor
kimse bilmiyor zorunluluktan gittiğimi…

değiştiremedim bu yazgıyı ne yaptıysam
öyle bir sancı ki anlatamazsın kimseye
üstelik her gittiğinde iki parçaya bölersin kendini
biri bıraktıkların,diğeri seni bırakmayanlar
ölmessin ölmeye de,
en sonunda kendine de yetmezsin…

hep ardımda nemli bir ben bıraktım
en çok da onu almayı istedim yanıma
hiçbir zaman benle gelmeyeceğini bile bile…

uzun zaman sonra fark ettim
hep “sen” dediğimin aslında “ben” olduğunu
yarım kalan ben,
resimlerdeki gözü yaşlı çocuk,
yüreği alevler içinde yanan ben…

kimse bilmez ne haldesin
yürek kirpiklerin ucunda,
ağlamaya korkarsın…

şimdi ben gidiyorum ya,
gitmek en çok bana yakışacak

murat uzun


Tiglon 4 Eylül 2007 01:02

Gidiyorum...
http://www.resimyuklet.org//images/c219b3fa497b9032dfc34a6b165a856e.png

Şimdi gidiyorum,
senin varoluşunda bana gitmek kalıyor. İçimi burkuyor tabi, hatta yaşamadığım bile söylenebilir. Lakin;

kalınmıyor da işte.

Gözlerine bakışım yasakken,

yüreğinin kıyısından geçmem imkansız,

Yoğruluyorum!

Toplanmam zaman aldı epey...

Onca senliğin birikimi var. Yerli yerine bıraktım da herşeyi,

gözyaşlarıma kıyamadım.
Sen...
Sen dilesen, parmak uçlarınla dindirindin yağmurumu ya,
kıyamadım benle ıslanmana...

Sen de kıyamazsın ya yağmuruma

"Ağlamak anadiliymiş tüm dillerde ayrılığın..."
Kabulleniyorum ve akıtıyorum kurutmaksızın.
Susmayı hiç beceremedim, ağlarken bile.
Bu yüzden ben bir yandan yoğrulurken, seni yo-ru-yo-rum!

Yüreğine yaslanasım var ama olmaz!

Bir ayrılık bu! Şimdi benim de tüm ayrılıklara eş bir dilim var... Gidiyorum...


Mystic@L 5 Eylül 2007 05:29

Gidiyorum yine buradan
Ne zaman geçti o güzelim üç altin gün?
Hayret degil mi yaa?
$a$irmamak, ta'accübe düsmemek imkânsiz
Gönlümün gülü, anlasilan o ki, bu özlem bitmez
Beni sana baglayan bu sicim gibi urganlar
Her dönüsümde kuvvetli aglarini örüyor
Ne acâib bir Dünyâ
Bir varmis bir yokmus degil mi?
Benim sana olan hasretim biter mi?
Sen yanimda olsan bile görüyorsun fayda etmiyor...

Doyamiyorum sana
Doyamiyorum o sicak bakislarina
Doyamiyorum rûhumu oksayan sesine
Doyamiyacagim belki de
Doyulmaz da zâten...

Dünyâ'nin fâni oldugu ne kadar belli degil mi?
Her sey gelip geçiyor, zaman akiyor
Ancak Bâkî Mekân'da ki vuslâtimiz bize kâr eder
Yoksa her gün yüzünü görsem,
Her gün sesini duysam nâfile...
Seviyorum iste!..
Belki bu, sana hasretimin yegâne târifi
Belki de ben seni sevmeye hasretim...

12.04.2000 Berlin 20:50

M. Engin Karatay


Pollyanna 5 Eylül 2007 05:55

elveda

Uzun vedaları sevmem
Salya sümük ağlamaları
Çek kapıyı sessizce, konuşma sakın
Geldiğin gün gibi olmalı, aniden
Sessizce çıkmalısın hayatımdan
Girdiğin gibi.
Bir kelime yeter anlatmaya
Bir kağıdın üzerine iliştirilmiş
Rastgele yazılmış
‘’elveda ‘’

ağlamalarını sonraya sakla
söyleyemediklerini bir mektuba yaz istersen
unutmamı zorlaştırır belki
yanında utanıp akıtamayacağım
gözyaşlarıma ilham olur.
Gözlerinden gözlerimi kaçırdığım için üzülme
Bakabilse kal derdi belki
İyisi mi , sessizce git
Geldiğin gibi
‘’elveda ‘’



SELAR


nünü 6 Eylül 2007 23:31

GİDEN VE KALAN SEVGİLİNİN DİLİNDEN AŞK
Aşk neydi? İnsana neler verirdi ve neler alıp götürürdü? Bu bitmez ve
dinmeyen sancılı soruların cevapları nelerdi, kim cevaplayacaktı… O halde bu
soruların cevaplarını giden ve kalan sevgiliden dinleyelim bir de bakalım
neler diyecekler bizlere….
GİDEN SEVGİLİ:
Aşkı ben mi tanımlayacağım şimdi ve bu bitmez soruların cevaplarını… Aşk
bana göre bir tutku, bir macera ve hayal ürünüydü sadece o kadar… Biri
çıkmıştı karşıma yalnızlığın en ağır idamlarında… Sevmeli miydim ve sevgili
olmalı mıydım bir türlü karar veremiyordum… Ama onun o manalı gözleri ve
içten gülümsemesi içimi ısıtıyordu… Belki de tutunacak dalımı da bulmuştum,
yalnızlığın en ağır idamından beni kurtaracak… Sevgilim olur musun demiştim
umarsızca ve kaygısızca… Kabul etmişti o da, aslında edeceğini en baştan
biliyordum çünkü gözler hiçbir zaman yalan söylemezdi insana… Beni benden
daha çok seviyordu ve beni mutlu edecekti bundan adım gibi emindim… Her şey
mükemmeldi ilk başlarda, sevdiğini söylüyordu ve açıkçası bu da egomu tatmin
ediyordu… Ben seviyor muydum aslında bu da tartışılırdı… Bende ki sadece
hoşlantıydı ve öyle de kalacaktı bana göre… Sevmiyordum aslında onu çünkü
kolaydı ve her istediğimi koşulsuz yerine getiriyordu, bana göre zor
olmalıydı çünkü aşk zoru severdi… Kavgalarımız bile hep tek taraflıydı,
hatalı olsam bile sevgisi her şeyi alttan almasına sebep olduruyordu
açıkçası bu da beni korkutuyordu… Bir gün el ele dolaşırken sahil kenarında,
gözlerimin içine bakarak “ beni yüreğinin neresine koydun acaba” diye
sorduğunda yıkılmıştım o dakika… Ellerini bıraktım ve anlamasız bir soru
sorma diye geçiştirdim sadece, şakındı ve imalı bakıyordu, ben ise gözlerimi
ona bile çeviremiyordum sevmediğimi anlar korkusuyla… yine bir gün sahilde
bankta otururken ona söz vermesini istedim, bu söz “bir gün sana haber
vermeden sessiz ve sakince gidersem ağlamayacağına söz” ver dememdi… O da
bana “ bir gün gitmek istersen o zaman bana kendin söyle ki gözyaşlarım
akmasın ardından” dedi…O gün sabaha kadar düşündüm ve ilişkiyi bitirmeye
karar verdim…. Peki ayrılma sebebim ne olabilirdi ki, her şey mükemmeldi ve
beni deli gibi seven biriydi.. Kafam allak, bullak olmuştu düşünemez hale
geldiğim bir anda, bitirmeye karar verdim sessizce giderek hayatından… Bir
sürü mesajla karşılık verdi, neden niçin sorularla… Telefonumu kökten
kapattım soruları cevaplamamak adına onun hiç biri suçu yoktu hatta ayrılma
sebebimde, şimdi ne yazacaktım ki ona… Aradan aylar geçti ve ben hala
nedenini anlamadığım bir durum içersinde onu düşünüyordum ve gülen gözlerini
özlüyordum… Aramalıydım tekrardan, ya dönmezse geri bana bu türlü sebepsiz
ayrılmadan sonra… Her şeyi şimdi anlıyorum, bende onu sevmiştim ama geç
anlaşılmış bir sevgiydi bendeki sadece o kadar.

Aşk neleri mi getirdi bana;

Beni seven ve gülen gözleriyle bana sevmenin ne demek olduğunu öğreten
birini getirdi… Yalnızlığın en ağır idamından kurtardı, geç kalmış olsam da
her ne kadar anlamada, sevmenin koşulsuz olduğunu öğretti…
Aşk neleri mi aldı benden;
Aşk bana verdiklerini geri aldı nankörlüğüm yüzünden…
Şimdiler de ben sevgilimin gözyaşlarıyla kalmışlığını değil de, gülen
gözleriyle hatırlıyorum…

KALAN SEVGİLİ:

Aşkı tanımlama sırası bana mı geldi şimdilerde… Aşk bana göre tutku, yanık
sevda türküsü, özlem, hasret ve hayal dünaysının en güzel büyüsü… Biri
çıkmıştı karşıma sevgiden umudu kestiğim anda… Gözlerine baktığım an işte bu
dedim bu seni hayata dönderecek olan insan… Sevmiştim koşulsuz, kuralsız ve
çıkarsızca… Her şey mükemmeldi ilk zamanlarda… Heyecanlanmayı, tutkuyu ve
sevmenin yüceliğini yeniden anlamıştım o sıralarda…
Mutluydum,
Seviyordum
Ve bana göre seviliyordum…

Bu üç şey de açıkçası ayaklarımı yerden kesmiyor değildi… Her günümü hemen
hemen ayırıyordum ve bundan da hiç mi hiç gocunmuyordum… Bir gün sahilde el
ele yürürken gözlerinin içine bakarak beni yüreğinin neresine koyduğunu
sorduğumda eli bıraktı anlamsızca ve lafı değiştirdi “ bana böyle anlamsız
sorular sorma” diyerek… Aslında o gün anlamıştım benim onu sevdiğim kadar
beni sevmediğini… Ama bunu ne ona, ne de kendime itiraf ediyordum, açıkçası
korkuyordum bitmesinden ve sırf bu yüzden de içime atarak susuyordum denize
bakışlarımla itirafımı ederek… Yine bir gün sahil kenarında bankta otururken
bana bir söz vermemi istedi… Bu söz ise; “bir gün sana haber vermeden sessiz
ve sakince gidersem ağlamayacağına söz” ver dedi… Ben de ona “ bir gün
gitmek istersen o zaman bana kendin söyle ki gözyaşlarım akmasın ardından”
dedim… O gün son buluşmamızdı ve o yine yapacağını yapmıştı… Bir anda
hayatıma sessizce girdiği gibi, sessizce gitti habersizce… Aradım günlerce,
mesajlar gönderdim “neden, niçin” diye… Mesajlarım gitmişti ona gitmesine
ama cevapları bana gelmemişti hala… Çünkü telefonunu kökten kapatmıştı,
ulaşmayayım diye ona…
Ağlıyordum…
Seviyordum…
Ve hala içimde ki sevgiyi yok edemiyordum…
Bana tekrar dönüp ”yeniden başlayalım mı “dese tek diyeceğim kelime,” git
kendine başka bir oyuncak ara” demek olurdu herhalde…

Aşk bana neler mi getirdi;

Sevmenin ne demek olduğunu öğretti ve hayallerin gerçek olduğunu,
gerçeklerin ise hayal olduğunu gösterdi…Elinden yuncağı alınmış gibi
ağlamayı getirdi….

Aşk benden neleri mi götürdü;

Gülen gözlerimi, karşımda ki insanlara güvenmeyi, kahkahalarımı ve en
önemlisi bende ki beni götürdü…

Şimdiler de ben sevgilimin sebepsiz gidişiyle değil de, yalan gözleriyle
seviyorum demesini hatırlıyorum…


Mystic@L 7 Eylül 2007 22:21

Var git artık

buralarda gece uzun
gün ışığı yakındır
var git artık
bakma ardına
ölüme fazla sokulma ama
düşün ki
mevsim rüzgarlarının savurduğu
bir orman insan
sev onu, sokul, konuştur
doludur fazla üstüne varma

hep susmak
susmak...
yetmiyor bazen
işte bu yüzden
bütün ışıkları yanmalı yeryüzünün
ozanlar her şeyi anlatmalı

var git artık
acıyı aşındırma
tut
ve at sevdaya uzayan çağlayana

Yılmaz Odabaşı


Tiglon 8 Eylül 2007 08:54

Hoşça KaL...!
Hava inanılmaz soğuk,
Günlerden herhangi bir Cumartesi,
Düşüncelerimi ele geçirdim.
Artık ben kontrolü ele aldım.
Senin yönetiminde iken düşüncelerim , hükmedemiyordum.
Ama artık geçti çok şükür.

Sessizliğin dalgalarına bıraktım kendimi
Ölmek istedim bir an.
Seni bana amaçsızca düşündüren şeyi öldürdüm içimde.
Artık aşk yok.
İnanmazsan kalbimi şahit olarak gösterebilirim.
Ama neye yarar sen yoksun zaten ve bakacağın bir şey de yok bundan sonra.

Sus yahu bir şey söyleme
Bitti her şey yok oldu aşk
Mahvoldu duygular
Sessizlik yok artık.
Dalmaz gözlerim eskisi gibi uzaklara.
Bir oyundu sadece canım
Bende çok kaptırdım kendimi kabul ediyorum
Ama berabere artık.
Bakışların bir an ezer gibi oldu beni ama olmadı yapamadın.

Korkardım önceden bunları söyleyemezdim
Aklımdan geçirdiğim zaman bile kendime kızardı güzlerim
Ve yaş olarak dökülürdü.
Ne sanıyordun hep sana köle gibi bağlı olacağımı mı?
Yoksa bir hiç uğruna hayatımı harcayacağımı mı?
Sen beni ne sandın be…
Benim salaklığım seni sevmekle oldu.
Sen bilseydin kıymetini böyle olmazdı.
Tamam haklısın seni hiçbir zaman unutamayacağım kabul ediyorum
Ama yoruldum artık
Düşüncelerim yorgun artık
Anla canım artık bıktım seni düşünmekten.
Kızmamalısın bana ne yapmam gerektiğini biliyorum artık.

Bak bunu iyi dinle;
Seni sevmek dünyanın en ağır yükü
Ve kaldırmak zorlaştı benim için
Ölürdüm senin için ama sadece benim seni sevdiğim kadar beni düşünebilseydin
Sevseydin demiyorum düşünseydin sadece
Sevmesen de olurdu çünkü
Son günlerde öğrendiğim bir şey var,
Sadece sevmek önemliymiş karşılık beklemeden
Beni sevsen de sevmesen de ben seni hep aynı şiddetle sevecektim
Karşılık beklemeden seveceğim dedim
Beni sevse de sevmese de
Sevmedin tam*** ben seni yine sevdim
Sevmediğini belli etmedin hatta başlarda
Ben yine de sevdim
Tek istediğim beni düşünmendi.
Yani bir insan olarak bir varlık olarak.
Önemle altını çiziyorum köle olarak değil.
Hani bari yaradan dan ötürü acısaydın bana.
Olsun yahu ben yine de sevdim işte.
Her sessizlikte beynimden gelen sesler vardı beynimin ücra köşelerine giden
O da sesindi sadece
Kimin aklına gelirdi ki o anlarda senin sessizliğinin beni bu denli hoyrat yapacağı
Peki benim suçum neydi?
Cevap yok!


Pekala anlaştık değimli?
Ben seni düşünmekten kurtuluyorum sende benden.
Hoşça kal…


Tiglon 9 Eylül 2007 01:26

http://i140.photobucket.com/albums/r30/FireBlade_album/gitme1.jpg

Gitme sakın, gidersen düşlerim sende kalır...!!!

Öyle bir sevinçsin ki sen, senden gelen herşeyde sevgi var, hüzün var, bazen ince bir sızı, bazen sevinç, bazen tatlı bir hüzün, öyle tuhaf şeysin ki acıyı mutluluğu aynı anda birlikte yaşatıyorsun.
Sevinçsin, rüyasın, pembe bir kelebeksin, düşlerimdeki peri kızı, baharda açan gül goncası, kışın açan kardelen, içimde bir sızısın.

Gitme sakın, gidersen düşlerim sende kalır...

Ne güzel şeysin sen.

Söyle nesin sen...

Uzaklardasın, o deniz ülkesinde, sabah tanyeri, sonbaharda akşam güneşi, duygulusun coşkun akan nehirler gibi, okyanuslar gibisin, sevinçlerin en güzeli, ince bir sızısın sen...

Gitme sakın, gidersen düşlerim sende kalır...

Ne güzel şeysin sen.

Söyle nesin sen...

Baharsın çiçek kokan badem çiçekleri gibi pembe, çağla çiçekleri gibi beyaz, şeftali çiçekleri gibi rengarenksin, yeşilsin, mavisin, pembesin, yağmursun, gül yapraklarında damlasın, baharda papatya, haziran dolusun.

Gitme sakın, gidersen düşlerim sende, aklım sende kalır...

Ne güzel şeysin sen.

Söyle nesin sen...

Gelinciksin bozkırlarda, eylülde sarı yaprak, kışın bembeyaz karsın, saman yolusun gecenin karanlıklarında çoban yıldızısın, ışıksın içimi aydınlatan, ağustosta gece meltemleri,

denizlerde yakamoz, okyanusta yelkenli...

Söyle nesin sen.

Ne güzel seysin sen...

Yüksek tepelerden gelen çığsın sen, kar kadar beyaz kardelensin, müziksin, şarkısın, romansın, bir şiirsin sen.

Gitme sakın, gidersen düşlerim sende kalır...

Ne güzel şeysin sen.

Söyle nesin sen...

İçimden rüzgar olsan gelsen diyorum ansızın, fırtına olsan dağılsa bulutlar, bahar olsa gelişinle, kelebek olsan uçsan başımın üstünde sonra omuzuma konsan, pembe kanatlarını seyretsem doyasıya, pembe bir kelebeğin kanatlarında bulsam kendimi sonra hiç gitmesen.

Gitme sakın, gidersen düşlerim sende kalır...

Ne güzel şeysin sen.

Söyle nesin sen...


Sedef 21 9 Eylül 2007 01:27


http://www.yazgulu.com/karisik/merangelbar.jpg

http://www.yazgulu.com/karisik/merangelsmall.jpg
. . : : Sen Gel : : . .

belki anlatılır,belki anlatılmaz,
bu karamsarlığın nedeni.
unutmaya yüz tutmuşken,
neden tekrar aklımdasın
gecelerimde,gündüzümdesin,

özlemek değil bu
güzel olan bir kaç anı anımsamak
ama gözleri yaşlı ama kalbi buz kesmiş,
şimdi sensizliğe yelken açmışken,
neden haber getiriyor kuşlar?
neden ağaçlar tatlı tatlı fısıldıyor adını,

dün ilk kez uyuyamadım
sensizliğin ardından,
gözlerim karanlığın içinde,aydınlığını aradı,
birde akşam rüzgarı eşlik etti yalnızlığıma.
belki o an sesini duysam
kendimi uykunun derinliğine bırakabilirdim..

herşey,herkes,tüm dünya girdi aramıza,
boş kollarda aradın paha biçilmez mutluluğunu.
bendeki aşkı hiçe saydın,
senin gibi bir dünya servetine kanmadım,
gidipte beş para etmez insanlarla,aramızdaki aşkı öldürmedim..

sen şimdi rahatmısın??
eğlenebiliyormusun sahte gülüşler etrafında,
ya da eğlandirebiliyormusun yalanlarınla.
hala eskisi gibimisin?
hiç mi değişmedin?
biliyorum seni değiştirmeye hiç hakkım olmadı,
günlerce yazabilirim seni,
ya da bir anda silip atabilirim.
ya gelir tekrar koynuna girerim,
ya da sensizliği dost bilir
sarılırım boş bir hayaline
savrula savrula uzaklara göçerim.

sensiz değeri yok geçen zamanın,
içimde senden kalan bir hüzün,
dilimde sessiz adın
kimseler duymuyor artık sen ve beni,
onlarda benimle birlikte alıştılar bu terkedişe.
ne güzel bir resminin olamaması,
kendimi bu şekilde alıştırabilmek herşeye.

aynı şehirde kocaman bir yalan olarak yaşamak,
ve dönüp dönüp karlı kaldırımlara bakmak,
ulaşabileceğim bir numaran varken,arayamamak
ne bileyim
unutmadım mı acaba seni
neden yazıyorum sanıyorsun
sevmesem niye karalayım kağıdı kalemi..

özlediğim bişeyler var,
senden de benden de öte
bir sıcaklık bölsün rüyalarımı
bir nefes ver
birde kokunu bırak ellerime,
sen gitsende kokun kalıyor yastığımda,
itiraf etmeliyim ki özlüyorum seni,
bende bilmek isterdim senin tarafından özlendiğimi,
vede beklerdim kapımı çalışını,
sensizlik vurmadan zamana,
sen gel,
sen gel.....



Tiglon 9 Eylül 2007 15:54

Giderken(çukur)
http://www.loadtr.com/b-14790-%C3%A7ukur.jpg

Bilerek mi yanına
almadın giderken
başının yastıkta
bıraktığı
çukuru

Güveniyordum
oysa ben sevgimize
vapur iskelesi
ya da tren istasyonundaki
saatin doğruluğu kadar

Beni senin gibi
bir de annem terketmişti
ki göbeğimde durur
onun yokluğundan
bana kalan
çukur


Sunay Akın


Sedef 21 9 Eylül 2007 15:56

Kal Biraz Daha

Kaç mavi yasak yaşadık seninle,
kaç deli gece...
Düşünse, dolunay bile utanır,
yıldızlar çıldırır, ağlar erguvanlar.
Ben, seni işte öyle bir gecede sevdim, hesapsız.
Ve düşlerim...
Düşlerim sınırsızdı alabildiğine
Duygularım sabırsız.
Bir çocuk kadar günahsız.
Sahi, sen de sevebilir misin beni
seni sevdiğim kadar,
dokunabilir misin yüreğime?
Bak, orada sen varsın.
"Mutluluk nedir?" diye sorsalar
"Sen" derim alabildiğine, "Yalnız sen."
Sesin, gözlerin, ellerin sonra,
titreyen dudakların ve arzun çekingen
Sen, benim her şeyimsin.
Sensiz neye benzer bu ay, bu güneş?
Çiçekler açar mı sen olmasan,
Martılar uçuşur mu çığlık çığlığa?
Sonra, kim aydınlatır benim gecemi,
Günümü kim paylaşır?
Kim sorar derdimi,
Ben neye sevinirim,
Kimle gülerim?
Kal biraz daha...
Beraber büyüttük sevinçlerimizi,
Beraber öğrendik yaşama direnmeyi
Sevmeyi beraber öğrendik.
Bak, güneşler doğdu üzerimize
Yolumuza begonyalar serildi.
Ağlamak bu kadar kolay mıydı,
Ve güzel miydi gülmek kadar?
Herkese seni anlatmak istiyorum
Seni söylemek şiir şiir.
Her dizede sen olmalısın,
adın olmalı çığlık çığlık...
İçimi ısıtan sen, tam şuramda; ılık ılık,
sen olmalısın kıpır kıpır yüreğimde...
Sevdan olmalı deli dolu
Ve çılgınlığın, çılgınlığın olmalı.
Ben seni sevmeyi seviyorum
Ve seni özlemeyi.
Bu bir itiraftır...
Aşkın yoksa ben de yokum
Yetim düşlerimin
kimsesizliği kuşatır benliğimi
Hüzünler yağar gecelerime.
Ben, bir garip ben olurum,
Sığamam odalara,
taş duvarlar üzerime üzerime gelir.
Ruhum durmaz bedenimde,
hücrelerim yaşamaz.
Kurumuş dallara döner yüreğim,
susuz çöllere...
Gece böyle bitemez, ben ölürüm,
Ölürüm gitme, kal biraz daha...
KAL BİRAZ DAHA...

İsimsiz Şairler


Mystic@L 11 Eylül 2007 13:13

Güneşim ol ilkyaz bahçelerimde
Ay ışığım körfez körfez
Kuzey gecelerimde sonsuz
Kar açıyor ağaçlar
Ve kuşlar selamsız sabahsız
Geçip gidiyor denizaşırı
Yalnız, yorgun, içedönük
Çığlık çığlığa suskunluklarım
Konuş benimle

Konuş benimle
Unutulmuş giz
Suyu çekilmiş ırmaklar gibi
O yalan gülüşlerin çırağı
Ve ustası acıların
Ve kıyıcığında sevmelerin
Ve sevilmelerin ardıl
Ve İzmir aydınlığı
Ve yüreğimi ayartan imbat
Dilimi özledim
Konuş benimle


Hamdi Topçu


Tiglon 15 Eylül 2007 03:06

Gitme Kal BuradaSen gelince aklıma
Bir bebek ağlar içimde
Gözleri yumuk
İnatla elleri yumruk yumruk.

Seni düşününce
Bir minik kedi miyavlar
Annesini arar biçimde.

Sen düşünce aklıma
Bin bir ördek havalanır sazlardan gökyüzüne
Rüzgar ağaçların kabuklarını soyar
Kanatır içimde.

Sen gidince, birden kaçar gider minik kedi,
Havalanan kuşlar.. kanatları rüzgar alır üşür
Ağlayan bebek bulamaz annesini düşünür çok düşünür..

Kar yağar bahar çiçeklerine yüreğimdeki
Eser buz gibi ayrılık rüzgarı
Geleceğin günü bekler..

Gitme sen
Kal burada bebeğin seni ister,
Kedi senin okşamanı,
Kuşlar havalanmasın soğuk oralar
En iyisi sen kal burada.
Gönlüm sıcacık üşütmez seni
Rüzgar tutuşacak bekliyor değmeni


Mystic@L 15 Eylül 2007 13:00

sevindiğim anda sen üzülürsün
sonbahar uğultusu duymamışsın ki
içinden bir gemi kalkıp gitmemiş
uzak yalnızlık limanlarına
aykırı bir yolcuyum dünya geniş
büyük bir kulak çınlıyor içimdeki
çetrefil yolculuğum kesinleşmiş
sakın başka bir şey getirme aklına
aysel git başımdan ben sana göre değilim
ölümüm birden olacak seziyorum
hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim
aysel git başımdan seni seviyorum

Atilla İlhan


Misafir 15 Eylül 2007 18:24

Şimdi git!

Say ki;seninle içinde sevda geçen türküler söylemedik...

Say ki;gece mektuplarını,en güzel aşk şiirlerini beraber ezberlemedik...

Say ki;sevda trenini kaçırdıgım durakta bir süre beraber beklemedik

Sen git...Ben gelemem bu yürekle

Ya da kal...Eylül yagmurlarını bekle

...

Seni yagmurdan sonra sevecegim

Kimse bilmeyecek...Herkesten gizleyecegim

Yagmurdan sonraki toprak kokusu olacak havada

Seninle gökkusagının altından gececegim

Seni yagmurdan sonra sevecegim

Ve seni sevdiğimi kimseye söylemeyeceğim!!!


nünü 19 Eylül 2007 09:59

Bir Çıkmaz Sokakta

Ne kadar donup dolaşsam, yine de
Hep o çıkmaz sokaktayım çaresiz
Bir umut kırıntısı gözlerimde
Yürüyorum durmadan, dalgın, sesiz

Sokak o sokak, bense ben değilim
Sanki bin yıllar geçmiş aradan
Boşlukta bir şeyler arıyor elim
Belki de mahşere dek bulunmayan

..........
..........

Ümit Yaşar Oğuzcan


The Unique 19 Eylül 2007 10:07

Bu Şehirden Gideceğimburalarda sensiz nasıl yaşarım
artık seni öldü bileceğim.
bağrıma basıp bütün taşları
bu şehirden gideceğim …

gönül evim talan oldu
şimdi nasıl güleceğim.
zincir vurup yüreğime
bu şehirden gideceğim …

alev alev yanıyorum
söyle nasıl söneceğim.
her yerinde hatıran var
bu şehirden gideceğim …

artık bir şey istemem
her şeyi terk edeceğim.
bir yüreğim,birde ben
bu şehirden gideceğim …
-


nünü 19 Eylül 2007 11:02

Kan Denizi

Bir zakkum bahçesi bir kan denizi,
Yaşamak bildiğimiz, darmadağın.
..........
..........

Ümit Yaşar Oğuzcan


nünü 21 Eylül 2007 11:25

VAR GİT BU AKŞAM

Ne olur bu gece uykumu bölme
Var git düşlerimden, var git bu akşam
Tam unuttum derken, aklıma düşme
Var git hayalimden, var git bu akşam

Yağmur istiyorsan gözyaşıma bak
Yangın istiyorsan yüreğime bak
Ne olursun beni benimle bırak
Var git gözlerimden var git bu akşam

Nasıl unutulur, söyle sevgiler
Neler yaşamıştık, bir düşün neler
Her köşede durur senden gölgeler
Var git gözlerimden, var git bu akşam

Aldığım her nefes seni fısıldar
Gelir ta kalbimden vurur şarkılar
Sana mı sözlenmiş bütün akşamlar
Var git anılardan, var git bu akşam


Tiglon 21 Eylül 2007 22:41

hoşçakal

Uçurumun kenarındayım

Sona hiç bu kadar yaklaşmamıştım

Ve hiç bu kadar mutlu olmamıştım

Belki

Güneş son kez batıyor benim için

Ama olsun!

Artık herşey bitiyor

Belki

Bu son görüşüm denizi

Ama olsun!

Artık herşey bitiyor

Geride hiç birşey bırakmadım

Senden başka

Acılarım da yanımda

Hatırlamadığın anılarımızda

Hoşçakal!!!

Son defa...


Mustafa Şişman


nünü 22 Eylül 2007 09:44

GECE SEN GİDİYORDUN
“Pencerede dev gibi bir adam Sokaklarda dağ gibi bir kadın…
Gittikçe kayboluyor ve küçülüyordu.”

O gece sen gidiyordun
Yıldızlar bir bir düşüyordu
Günlerden bir yaz gecesi
Ama kalbim üşüyordu

O gece sen gidiyordun
Bir aşk daha bitiyordu
Buz gibiydi ellerin
Ayakların titriyordu

O gece sen gidiyordun
İçimde dağlar yıkılıyordu
Sanki bütün mermiler
Üzerime sıkılıyordu

O gece sen gidiyordun
Yollar sana küsüyordu
Yüreğimde bir ihtilal
Dudaklarım susuyordu

O gece sen gidiyordun
Oysa gölgen duruyordu
Kimsesizdim pencereme
Binlerce sen vuruyordu

O gece sen gidiyordun
Yeni bir son başlıyordu
Gururum direnişte
Duygularım çıldırıyordu

O gece sen gidiyordun
Bütün denizlerim yanıyordu
Böyle bir ayrılığa
Ölü kuşlar ağlıyordu

O gece sen gidiyordun
Ama kimse bilmiyordu
Olacak şey miydi bu
Dünya hala dönüyordu
Hayat devam ediyordu!


Tiglon 25 Eylül 2007 11:30

GiDiYoRuM
Gidiyorum aşkım...bu defa gidiyorum...
Ümitlerimizi,hayallerimizi de alıp,
Gidiyorum...
Çok savaştım,çok emek verdim...
Ben bu sevgiye...
Ama artık ne önümüze çıkan engellere...
Ne de yanan bu yüreğimin verdiği acıya,
Dayanamıyorum...
Karşı koyamıyorum kaderime...
Biliyorum bu yangın bende heeep yanacak.
Bu ateş,bu ateş hiç bi zaman sönmeyecek.
Yakacak içten içe beni kavuracak,kavuracak,yıkacak...
Ağlama diyordun ya sevdiğim ...
Her gidişinde ağlama..
Üzülme bebeğim...
OLmuyor Aşkım olmuyor...
Her gidişin ölümdü bana...
Her gidişinde yüz defa ölüyorsam
Her geri dönüşünde ...
Bin defa binlerce defa yeniden doğuyordum...
Hiç eksilmemiştin bende
Hiççç...
Gidemedim...
Sevmiyorum dedin...yalandı biliyordum...
Yazarken ellerin titriyordu..
Yüreğinin feryadını duyuyordum...
Olmaz diyordun
Sonumuz yohk bizim sevdiğim
Dedim ya bi tanem
Her gidişinde binlerce defa öldüm
Ama hiçç eksilmedin bende...
Korkar olmuştum artık...
Kendi sevgimden korkar olmuştum.
Öyyyyle büyük ve öyyyyle ağır ki
benim bu zavallı bu gariban gönlüm
Taşıyamaz hale gelmişti
Dolmuştum,taşıyordum senle
ve dedim ya sevdiğim
Korkar oldum sana olan sevdamdan...Korkar oldum...
Görmemişti böyle bir sevda
Sevmemişti hiç kimseyi hiç bu kadar...
benim zavallı gariban gönlüm...
Ve şimdi sevdiğim
Ben gidiyorum...
Bitti yohkum artık diyemiyorum...
Biliyorum ne ben sende ne de sen bende
Hiç bi zaman bitmeyeceğiz...
Sevdan yaşatacak beni...
Severek ayrılmak bu mu sevdiğim?
Ben daha önce de gittim...
Ama hiç bu kadar canım yanmadı!!!
Hiç bu kadar kan ağlamadı yüreğim!!!
Hiç bu kadar üşümedim...
Gidiyorum canımıniçi gidiyorum bebeğim...
Canımı canında bırakıp,
Kaderime kızıp ta gidiyorum...
Ne kendine iyi bahk
Ne Elveda
Ne de Hoşçakal diyebiliyorum
Son vedam da savdam olsun be sevdiğim...
SeNi SeViYoRuM...
SeNi SeViYoRuM...
Ve Bu CaN BeDeNDeN ÇıKaNa DeK HeP SeVeCeĞiM....

_ASyA...

Gidemessin
Dayanır mı sanıyorsun bu yürek sensizliğe
Yaşar mı bu beden sensiz
Seni sensiz yaşadım bebeğim
beni böyle derbeder
Beni böyle boynu bükük,öksüz bırakıpta mı gidiyorsun
Bilirim kıyamassın
Yapamassın sevdiğim
Sen benim gibi benim gibi zalim olamassın
Sen benim iyilik meleğim
Sen benim canıma can katansın
Sen benim hayatımı alt üst eden
Sen benim vazgeçilmezimsin
Gidemessin...
Gidersen ölürüm...
Gidersen ölürsün...

Şimdiye kadar sen pes etmedin
Her engele gögüs gerdin sabrettin
Güvenmiyorum dedim
Kazanırım dedin vazgeçmedin
Her engelde baştan bitsin dedim ben
Daha fazla yanmadan bu yürek
Dayanılmaz acılara dönüşmeden bitsin..
Seni nasıl sevdiğimi bilirsin sevdiğim
Seni senden habersiz sevdiğimi
bu can fedadır sana AsYaM
Ölüm nedir ki gülüm
Ha sensizlik ha ölüm
Mutlu olsun bitanem ben böyle de mutlu olurum
nereye kime giderse gitsin
Yeter ki o mutlu olsun dedim
Böyle avuttum kendimi be gülüm
Ama yapamadım sevdiğim
Olmadı sensiz olmuyor
Öyle bir tamamladın ki beni
Öyle bir girdin ki dünyama
Bir anım sensiz geçmiyor
Aklımda sen gecemde sen
gündüzümde sen
sen sen sen sevdiğim
nereye gitsem heryerde sen
nereye baksam orda sen
ben hiç rüya görmezdim sevdiğim
Kabuslarla uyanır oldum
Ben hiç hayal kurmazdım
Gerçek derdim
Gerçeklere inanırım ben
Hayaller kurdum senle dolu bebeğim
Gidemessin...hayır!!!
Anladım ki ne sen bensiz ne de ben sensiz OLAMAYIZ
Anladım ki benim meleğim beni benden çok seviyor
Nereye giderse gitsin
Kimin olursa olsun mutlu olamaz
Vermem veremem seni kimselere yar etmem
Bu defa sevdiğim bu defa da ben bırakmıyorum seni(:
Gidemessin..
Öldür öyle git gideceksen...
Sen BENİMSİN
Ben SENİNİM...


nünü 28 Eylül 2007 12:43

NUR DA AĞLAR

Gözlerinin pınarında
Bir bulut,
Boşandı boşanacak
Nerdeyse.
Aklımdan geçenleri
Okuyorsun su gibi.
Dünya gördü
Bizi boğazladılar...

Tutma gözyaşlarını
Onur da ağlar...
Bırak yıkansın gökyüzü,
Lacivert, yeşil, altın
Işıkları günbatımın.
İşte şafaktayız gene
Çırılçıplak
Ve mavi.
İşte sanki dağ yeli
Ve işte sanki meltem...

Kimse toz konduramaz
Kesip attığımız tırnağa bile.
Sen en güzel kızısın
Bütün galaksilerin
Bense tözüyüm artık
Akkor tözüyüm
Prometheus'u yakan
Kara sevdanın...

Ne alnımızda bir ayıp
Ne koltuk altında
Saklı haçımız
Biz bu halkı sevdik
Ve bu ülkeyi.
İşte bağışlanmaz
Korkunç suçumuz..


volture 28 Eylül 2007 12:54

Gitmek - kalmak
zordur
gitmekle – kalmak arasındaki
o ince çizgide yürümek

zordur
göz göre göre yitmek
yitirilmek

zordur
içinde olan savaşlarda
kaybedenin yine
kendin olduğunu bilmek

zordur bazen gitmek
zordur bazen kalmak

Rıza Aslan



nünü 28 Eylül 2007 12:59

ŞİİR -1

Ve güneş yasak
Duvarlar vardır
Ve korkunçtur yalnızlığı ranzaların
Sen yatağında yanüstü düşmüşsün
Dudaklarında dost cıgaran
Kaysılar belki bu gece çiçek açacaktır
Çalmış kışlaların yat boruları
Kalmışsın en güzel kavgaların haricinde
Kalbin, Zonguldak'ta çökmüş bir kuyu
Kafan, sokak çarpışmasıdır Çin'de..


Misafir 28 Eylül 2007 14:41

Gideceksen Durma Git

Gideceksen durma git, git geriye bakmadan
Yüreğim kabarmadan, git yaşlarım akmadan

Gözlerinin önünde, sararıp solduğumu
Git ne olur bakıpta, görme kahrolduğumu

Neyleyim gidiyorsan, bir bildiğin var demek
Demek ki ben bu aşka, sarfetmemişim emek

Duysunda sevinsinler, aşk bilmezler yasıma
Şahit olmakta varmış, sevdamın iflasına

Bugünüm dünü özler, sen gidince yanımdan
Yarınım hüzne dalar, senden ayrıldığımdan

Söyleyin ötmesinler, bundan böyle bülbüller
Nasılsa solacaklar, benimle bir bir güller

Beni iyi tanırsın, yanarımda yıkılmam
Perişan olsam bile, namerte muhtaç olmam

Aramam hiç kimseyi, gitsende gönlüm sende
Seni sensiz yaşarım, sarılıp öpmesemde

Birgün komşu oluruz, bakarsın ki bir yerde
Neden olmasın sanki, belkide aynı evde

Gurbet değil mi hayat, eldemi ayrılmamak
Kim demiş ki olmuyor, ayrılıp kavuşmamak

Gideceksen git artık, henüz zaman var iken
Git yollar kapanmadan, git mevsim bahar iken

Yolcu yolunda gerek, bak Güneş yol alıyor
Dağların üzerinden, vakitte daralıyor

Bilmem nasıl geçecek, bilmem sensiz ilk gecem
Eminim kırk, elliye, vuracaktır derecem

Anlımda pul pul terler, sıkıntım depreşecek
Karanlığım zifiri, yaram derinleşecek.

isimsiz kral


nünü 28 Eylül 2007 17:11

SEN YOKSUN Kİ

gün çingeneler gibi göçebeydi ufukta,
çimenler üzerinde yuvarlandığımız gün,
akarsulardı gittikçe kararan boşlukta;
sularda yüzünden yayılan tatlı bir hüzün.

göğe sessizce yükselen ay on dördündeydi;
gece akasya dalında asılı gölgeydi,
bahtiyar başlarımız aynı penceredeydi!

hala o penceredeyim, lakin sular ölgün;
sen yoksun ki, vefasız, sularda ay görünsün.


Misafir 1 Ekim 2007 12:53

Dur Gitme


Dur gitme
Ben biraz daha bakayım sana acı acı
Sen gidersen mahzun olacak şu kalbe
Bak gök yüzünde bulutlarına
Sen gidersen hüzün yağacak
Ya da seni bana hatırlatacak
Her şeyi götür
Bak her yerde senden bir şeyler kalmış
Anılarını da topla her şeyi götür.
Dur sevgilim,
ben senin anılarınla doluyum
bari beni de kendinle götür
İsmail İnan


nünü 1 Ekim 2007 14:45

Bahar kokulum
Dön gel bana

Bıraktığın gülleri kuruttum
Yüreğimi,hasretin karanlığında unuttum.

Bahar kokulum
Dön gel bana

Geceyle gündüzü aynı ömürde sakladım
Benliğimi,sensizliğin rüzgârına bıraktım.

Bahar kokulum
Dön gel bana

Yıldızların altında kim bilir bu kaçıncı nöbetim
Belki şimdi gelirsin diye,kaç geceyi gün ettim.

Bahar kokulum,

Bir gelsen yakarım küllenmiş sevincimi
Hani umudu kestiğim anda çıkagelsen
Ve şu bendeki çaresizliği hissetsen
Neşeyi kedere katar ağlarım
İstersen böyle her gece yollarına bakarım.


Misafir 1 Ekim 2007 15:28

Gidiyorsun

tam sana ihtiyacım oluyor
ölüyorsun
tam sana tutunacağım tutuyor
düşüyorsun
akıl danışacakken
deliriyorsun
tam seni sevecekken
buz gibi bakıyorsun
ne kadar güzelsin diyecek oluyorum
çirkinleşiyorsun
sana ihtiyacım oluyor
gidiyorsun
suratını ekşitiyorsun
tam gülen bir yüz beklerken
ellerini tutarken
elimi kolumu bağlıyorsun
bir çocuk gibi zavallı oluyorum
kucağını arıyorum
bir bebeğe dönüşüyorsun

tam sana ihtiyacım oluyor
kayboluyorsun
tam yolumu buluyorum derken
gidiyorsun
gidiyorsun
gidiyorsun
tam sana hazır olduğumu hissetmişken..

isimsiz kral


nünü 1 Ekim 2007 16:47

Tüm ışıkları söndürdüler yine
Benim karanlıktan korktuğumu bile bile
Ben bu gece de sensizim yine
Karanlıkların içinde bir yerde
Hayalin canlandı yine gözlerimde.

Seni sevdiğimi söylediğim bu yerde,
Şimdi duvarlarla paylaşıyorum bunu sessizce.
Yine seni düşünüyorum ve seviyorum seni delice
Senin beni sevmediğini bile bile,
Bilmem ki böylesine sevda niye?

Söz geçmiyor deli gönlüme,
Adete yaşamıyorum sensiz geçirdiğim günlerde,
Bugün yine seni gördüm düşümde,
Bir türlü uzanamadım ellerine.
Ayırdılar bizi, seni de verdiler ellere.
Kader dediler bu ettiklerine!
Sevgimi silemezler, ne yapsalar ne etseler de.
Birgün gelip ölsem de,
Sevgim yaşayacaktır tüm aşıkların yüreğinde.


Misafir 3 Ekim 2007 10:59

http://s.azbuz.com//uploads/p/62/6/457/626457/5369347.jpg
GİDEN SEVGİLİ:

Aşkı ben mi tanımlayacağım şimdi ve bu bitmez soruların cevaplarını… Aşk bana göre bir tutku, bir macera ve hayal ürünüydü sadece o kadar… Biri çıkmıştı karşıma yalnızlığın en ağır idamlarında… Sevmeli miydim ve sevgili olmalı mıydım bir türlü karar veremiyordum… Ama onun o manalı gözleri ve içten gülümsemesi içimi ısıtıyordu… Belki de tutunacak dalımı da bulmuştum, yalnızlığın en ağır idamından beni kurtaracak… Sevgilim olur musun demiştim umarsızca ve kaygısızca… Kabul etmişti o da, aslında edeceğini en baştan biliyordum çünkü gözler hiçbir zaman yalan söylemezdi insana… Beni benden daha çok seviyordu ve beni mutlu edecekti bundan adım gibi emindim… Her şey mükemmeldi ilk başlarda, sevdiğini söylüyordu ve açıkçası bu da egomu tatmin ediyordu… Ben seviyor muydum aslında bu da tartışılırdı… Bende ki sadece hoşlantıydı ve öyle de kalacaktı bana göre… Sevmiyordum aslında onu çünkü kolaydı ve her istediğimi koşulsuz yerine getiriyordu, bana göre zor olmalıydı çünkü aşk zoru severdi… Kavgalarımız bile hep tek taraflıydı, hatalı olsam bile sevgisi her şeyi alttan almasına sebep olduruyordu açıkçası bu da beni korkutuyordu… Bir gün el ele dolaşırken sahil kenarında, gözlerimin içine bakarak “ beni yüreğinin neresine koydun acaba” diye sorduğunda yıkılmıştım o dakika… Ellerini bıraktım ve anlamasız bir soru sorma diye geçiştirdim sadece, şakındı ve imalı bakıyordu, ben ise gözlerimi ona bile çeviremiyordum sevmediğimi anlar korkusuyla… yine bir gün sahilde bankta otururken ona söz vermesini istedim, bu söz “bir gün sana haber vermeden sessiz ve sakince gidersem ağlamayacağına söz” ver dememdi… O da bana “ bir gün gitmek istersen o zaman bana kendin söyle ki gözyaşlarım akmasın ardından” dedi…O gün sabaha kadar düşündüm ve ilişkiyi bitirmeye karar verdim…. Peki ayrılma sebebim ne olabilirdi ki, her şey mükemmeldi ve beni deli gibi seven biriydi.. Kafam allak, bullak olmuştu düşünemez hale geldiğim bir anda, bitirmeye karar verdim sessizce giderek hayatından… Bir sürü mesajla karşılık verdi, neden niçin sorularla… Telefonumu kökten kapattım soruları cevaplamamak adına onun hiç biri suçu yoktu hatta ayrılma sebebimde, şimdi ne yazacaktım ki ona… Aradan aylar geçti ve ben hala nedenini anlamadığım bir durum içersinde onu düşünüyordum ve gülen gözlerini özlüyordum… Aramalıydım tekrardan, ya dönmezse geri bana bu türlü sebepsiz ayrılmadan sonra… Her şeyi şimdi anlıyorum, bende onu sevmiştim ama geç anlaşılmış bir sevgiydi bendeki sadece o kadar.



Aşk neleri mi getirdi bana;


Beni seven ve gülen gözleriyle bana sevmenin ne demek olduğunu öğreten birini getirdi… Yalnızlığın en ağır idamından kurtardı, geç kalmış olsam da her ne kadar anlamada, sevmenin koşulsuz olduğunu öğretti

Aşk neleri mi aldı benden;
Aşk bana verdiklerini geri aldı nankörlüğüm yüzünden…
Şimdiler de ben sevgilimin gözyaşlarıyla kalmışlığını değil de, gülen gözleriyle hatırlıyorum…


KALAN SEVGİLİ:
Aşkı tanımlama sırası bana mı geldi şimdilerde… Aşk bana göre tutku, yanık sevda türküsü, özlem, hasret ve hayal dünaysının en güzel büyüsü… Biri çıkmıştı karşıma sevgiden umudu kestiğim anda… Gözlerine baktığım an işte bu dedim bu seni hayata dönderecek olan insan… Sevmiştim koşulsuz, kuralsız ve çıkarsızca… Her şey mükemmeldi ilk zamanlarda… Heyecanlanmayı, tutkuyu ve sevmenin yüceliğini yeniden anlamıştım o sıralarda…


Mutluydum,
Seviyordum
Ve bana göre seviliyordum…

Bu üç şey de açıkçası ayaklarımı yerden kesmiyor değildi… Her günümü hemen hemen ayırıyordum ve bundan da hiç mi hiç gocunmuyordum… Bir gün sahilde el ele yürürken gözlerinin içine bakarak beni yüreğinin neresine koyduğunu sorduğumda eli bıraktı anlamsızca ve lafı değiştirdi “ bana böyle anlamsız sorular sorma” diyerek… Aslında o gün anlamıştım benim onu sevdiğim kadar beni sevmediğini… Ama bunu ne ona, ne de kendime itiraf ediyordum, açıkçası korkuyordum bitmesinden ve sırf bu yüzden de içime atarak susuyordum denize bakışlarımla itirafımı ederek… Yine bir gün sahil kenarında bankta otururken bana bir söz vermemi istedi… Bu söz ise; “bir gün sana haber vermeden sessiz ve sakince gidersem ağlamayacağına söz” ver dedi… Ben de ona “ bir gün gitmek istersen o zaman bana kendin söyle ki gözyaşlarım akmasın ardından” dedim… O gün son buluşmamızdı ve o yine yapacağını yapmıştı… Bir anda hayatıma sessizce girdiği gibi, sessizce gitti habersizce… Aradım günlerce, mesajlar gönderdim “neden, niçin” diye… Mesajlarım gitmişti ona gitmesine ama cevapları bana gelmemişti hala… Çünkü telefonunu kökten kapatmıştı, ulaşmayayım diye ona…

Ağlıyordum…
Seviyordum…
Ve hala içimde ki sevgiyi yok edemiyordum…

Bana tekrar dönüp ”yeniden başlayalım mı “dese tek diyeceğim kelime,” git kendine başka bir oyuncak ara” demek olurdu herhalde

Aşk bana neler mi getirdi;


Sevmenin ne demek olduğunu öğretti ve hayallerin gerçek olduğunu, gerçeklerin ise hayal olduğunu gösterdi…Elinden oyuncağı alınmış gibi ağlamayı getirdi….


Aşk benden neleri mi götürdü;


Gülen gözlerimi, karşımda ki insanlara güvenmeyi


Misafir 3 Ekim 2007 13:45

Sevdiğim

Sor bana “derdim nedir” de,
Bil, de, bileyim sevgilim.
“Derde çâre nerdedir” de,
Bul, de, bulayım sevgilim.

Arzumu ve isteğimi,
Biliyorsun dileğimi,
Yüreğine yüreğimi,
Sal, de, salayım sevgilim.

İstersen buz gibi suya,
Dilersen sonsuz uykuya,
Ya da bir dipsiz kuyuya,
Dal, de, dalayım sevgilim.

Neler yaptırır aşk, neler,
Yeter ki sen bir emir ver,
Dağı taşı birer birer,
Del, de, deleyim sevgilim.

Hadi farzet ki hastasın,
Ya da bir ihtiyaçtasın,
Der miyim hiç uzaktasın,
Gel, de, geleyim sevgilim.

Aram yok nefretle kinle,
Bırak nazı da söz dinle,
Baştan aşağı seninle,
Dol, de, dolayım sevgilim.

Bulup yine bir bahâne,
Yenir mi deme böyle nâne,
Uğruna deli dîvâne,
Ol de, olayım sevgilim.

isimsiz kral


nünü 3 Ekim 2007 15:21

düş okyanusu

içimde geç kalınmış yolculukların buğusu
vuslata hasret saatlerde
yüreğimdeki ateşi söndüremez su…
sıfırın altında düş okyanusu
... ateşi alevlendirdi doğrusu

... yüreğimin efendisi
yediveren gül olur kendisi
yalnızlığımın kahramanı
ölesiye çıldırmış mecnun birisi
akıl ziyanda onunla kalmış
haberi yok dünyamın bilgesi

bir de köşeden baktım…katrandı
...yürek değil beden usandı
yüz derecinin üstünde su
gökyüzünde güneş uyandı
umutlar yalnızlığı yağdırmış
başım iki avuç içinde dize dayandı

belki bir düş belki ayandı
...yedi sene bu yürek nasıl dayandı
el değmeden tuz bastım yaralarıma
andıkça adını her an kanadı ha…kanadı
gün doğmaz sokaklarda sensiz, sessiz
sevda! ! ! ... diye inleyen
kaç garip yeni güne uyandı

ateşi söndürdü su
gerçeği bu hem de doğrusu
ne dumanı kaldı ne de buğusu
senin gelmen hayal biliyorum
belki de…ihtimalin
sıfırın altında düş okyanusu
…içimde düş okyanusu hele bir düşün okyanusu…

Aydın Gürz


Misafir 4 Ekim 2007 11:52

Gitmeler Çok KolayBu gitmeler bu kadar kolaylaştı
Yüreğinden gelen tek bir kelimeye muhtaç kalıyorum bazen
Kendimi bulmak istiyorum gözlerinde kaybolmak değil
Acımazlıklar sarıyor yüzünü ve yanıyor yüreğim
Eriyor bedenim çalan parçaların kemanında
Yaslar süzülüyor gözlerimden akıyor yavaş yavaş ve damlıyor boşluklara
Görülmemeye mahkum kalan gözyaşlarım bitmek bilmiyorum
Nefes almak zorlaşıyor haykıramıyorum o yüreğine duysun beni diye
Olmuyor hayat ve aşk cok zor bu dünyada
Mutluluğu yakalamak başka bir yürekte gözde
....
Esra Karataş


nünü 5 Ekim 2007 09:29

AŞK....

Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git.
Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler.
Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin
Oysa Allah bilir bugün iyi uyanmıştık
Sevgiyeydi ilk açılışı gözlerimizin sırf onaydı
Bir kuş konmuş parmaklarıma uzun uzun ötmüştü
Bir sevişmek gelmiş bir daha gitmemişti
Yoktu dünlerde evvelsi günlerdeki yoksulluğumuz
Sanki hiç olmamıştı

Oysa kalbim işte şuracıkta çarpıyordu
Şurda senin gözlerindeki bakımsız mavi, güzel laflı İstanbullar
Şurda da etin çoğalıyordu dokundukça lafların dünyaların
Öyle düzeltici öyle yerine getiriciydi sevmek
Ki Karakoy köprüsüne yağmur yağarken
Bıraksalar gökyüzü kendini ikiye bölecekti
Çünkü iki kişiydik

Oysa bir bardak su yetiyordu saçlarını ıslatmaya
Bir dilim ekmeğin bir iki zeytinin başınaydı doymamız
Seni bir kere öpsem ikinin hatırı kalıyordu
İki kere öpeyim desem üçün boynu bükük
Yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde
Memelerin vardı memelerin kahramandı sonra
Sonrası iyilik güzellik.


Pollyanna 7 Ekim 2007 16:06

Kalmak ağır geldiğinde gitmeli insan
Bırakıp ardında hayatın anlamlarını
Yol almalı kendi bilinmezliğine doğru,
Hep ağır gelir ama doğruyu söyler yürek..
Güneş batmadan aşmalı bu yüzden,..
Hasretin yamaçlarını...

Vakti geldiğinde gitmeli insan
Unutup tüm amaçlarını
Kalmak ağır geldiğinde gitmeli insan,
Uzanıp sevda kıyılarına sarılmalı güneşe
Günlerce yatmalı, günlerce kalmalı,..
Yıllarca yanmalı..
Yakmalı hasretin her çeşidini.
Savurup küllerini denize
Kaçmalı...

Vakti geldiğinde gitmeli insan
Öte diyarlara uçmalı.
Gelip oturmuş yüreğinin tam da ortasına..
Durup, gitmesede , duymaz..
Duygu kimin?, sevda kimin?
Ezilmiş altında kanayan yürek kimin?..
Durdurup, bak desen bakmaz.
Kalmak ağır geldiğinde gitmeli insan...

Ne güzelde bakıyor güneş sımsıcak,
Yüzü gülüyor aynasında tüm şehrin.
Bu neyin manasıdır ki;
Birazcık naz yapıpta dur diyemiyor yüreğin..
Havası kapkara olmalı artık,
Kalbi siyaha boyanmış bu şehrin.
Ekmeği kara , suyu kara...

Vakti geldiğinde gitmeli insan..
Bırakıp yüreğini uzaklara..
Her şey durulur belki ve vurulur sevgin..
Kaybolur hasret yok olursun sen.
Ağlamak sızlanmak fayda etmez artık
Çevirip gözlerini arkaya bakmak olmaz
Sığmıyorsa için içine olduğun her an..
Öyle bir başına kalmak olmaz...

Kalmak ağır geldiğinde gitmeli insan..


Misafir 8 Ekim 2007 11:42

Acı Gün



Bir kanadım kırıldı
Uçamıyorum
Uçmak da istemiyorum
Uzaklara gitmek çok uzaklara
Yüreğimi çıkarıp gitsem gidebilir miyim?

Sadece uyumak istiyorum
Hiç düşünmeden uyumak
Uyusam da, yüreğimi çıkarıp uyanabilir miyim?

İlk defa korkuyorum yaşamdan
Yalnızlıktan korkuyorum
Yapabilir miyim, bilmiyorum
Yapabildiğim en iyi şey,
Hiçbir yere gitmek
Hiçbir yere doğru gitmek...

isimsiz kral


nünü 9 Ekim 2007 10:00

Bir kanadım kırıldı
Uçamıyorum
Uçmak da istemiyorum
Uzaklara gitmek çok uzaklara
Yüreğimi çıkarıp gitsem gidebilir miyim?

Sadece uyumak istiyorum
Hiç düşünmeden uyumak
Uyusam da, yüreğimi çıkarıp uyanabilir miyim?

İlk defa korkuyorum yaşamdan
Yalnızlıktan korkuyorum
Yapabilir miyim, bilmiyorum
Yapabildiğim en iyi şey,
Hiçbir yere gitmek
Hiçbir yere doğru gitmek...



Saat: 17:55

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık