![]() |
Telli Duvaklı Yalnızlık Mutlu bir uykuya davet gözlerin Öylesine derin, Ölesiye dingin... Düşlerin var sonra, Utanan hüzünlerin Saklanan hayallerin... Yolu kuşların cıvıltısından geçen huzura eş, Yüreğinde ki ateş... Ah be adam... Ben sana gel derim, Yollar sancıda... Ben sana ellerim derim, El olursun bir anda... Telli duvaklı yalnızlığının gökyüzü dar İçerisinde dileklerden yıldızlar... Yanıyorsun için için, Bilmiyorsun neden, niçin? Sorgu suali yok meleklerinin Hepsi hazır olda, Hesapsız sevmeler için... Ah be adam... Ben sana konuş derim, Dilin suskuda Ben sana yüreğim derim, Yüreğin uçup gitmiş uzaklara... ELIF SEZGIN |
Yalnızlık Susta dillensin yalnızlık Tüm karanlık roman, Hatıralar kelime olsun Sen, küçük yatağına uzanmış durursun Gözlerin duvara çizilen gölgeleri izler Dudakların titrer, konuşmak ister; beceremez Yanaklarına süzülür gözyaşların, Nemlenir gözbebeklerinin çatısı Avuçların bir derya gibi olur Boynuna dokunursun, olmaz Ellerini sıkarsın, hissedemezsin istediğini Bir bir dökülür hatıralar odaya Konuşmaya başlar yalnızlık Kelimeler susar tamamen Bense, sorma; Ne zaman farklı oldum ki senden Gökçebey 26.12.2008 21.11 Muhammet Mahmut Eski |
Bir Yalnızlıksın Bir yalnızlıksın sen bana Yanımda olsan bile dokunamayacağım Sevsem bile hissedemeyeceğim Bir yalnızlıksın sen bana Ağlasam görmeyecek Seslensem duymayacak Asla ulaşamayacağım Bir yalnızlıksın sen bana Ama ne çare olmadı senden başka Varlığın kadar gerçek olan Yokluğunla benimsin Bedenimde içimdesin Ohhh kıskan sen bile senle Bu kadar başbaşa kalmamışsındır..... Sennur ÇETİN |
Sen Yokken Bahçesiz bir ev düşün Güllerin olduğu Güllerin birbirine gülümsemelerini düşün Güllerin sessizce bülbüllerin aplamalrına eşlik ettigini duy Güllerin solduğunda bülbüllerin yanlızlığını düşün Bülbüller nasıl yanlızsa şuan bende öyleyim .... Sen Yokken Yanlızım Be GÜLÜM ebru ... Mehmet Danaoğlu |
Ama Yalnızım Yalnızlık taht kurmuş ufkum kapkara, Ümitsiz değilim ama yalnızım. Dertlerim depreşti yazdım dağlara, Poyrazla katmışım kuma yalnızım. Kaybettik dostluğu yetim değerler, Kadir kıymet ne ki kasvet yayarlar, Makama rütbeye boyun eğerler, Çıldırmış çıkmışım dama yalnızım. Kalabalık külden yaban ıssızım, Dostluklar mevt olmuş bense sessizim, Karakış sokakta yavrular bizim, Acıklı bakıştık ama yalnızım. Çöplükler aç dolu toplum çok rahat, Ben suçlu ben güçlü benim kabahat, Ecel kervanımda sayıyor saat, Kimi aç kimi tok deme yalnızım. Ömer her halimiz gösteriş tüter, Namaz kılar ceset namazsız yatar, Hücreler isyanda, yeter be yeter! Kendime sitemim kime yalnızım. Ömer Ekinci Micingirt |
Bir umut, Bir parça zevk. Karanlıklar da; Gözyaşı,hüzün. Mutsuzluk,yalnızlık Yok oluş ölmek Yaşamak nedir ki? Boşver... Faruk Sangi |
Yalnızlık Nerdesin sevgili. Susamışlığımda aşkın; Özlem seninleydi, Yalnızlık benimle. Ve kör olasıca bir uzaklık, İkimizin. Duvarımdaki resim; Sararırken anılarda, Sen yoksun. Açarken akasyalar, Bize küsen; Kır çiçekleriydi. Sevda boyun eğerken, Umutlara; Arpa boyu kadar yol alıyordu, Umutsuzluk. Fısılda hadi çığlığını; Kalırken bir tutam, elimizde,aşkın. Yakup Ağgün |
Yalnızlık Ben ne zaman yalnız kaldım, bilmiyorum Ne tuhaf, vaktim olmazdı yalnızlığı bunca bilirken kendimi hiç yalnız sanmazdım çevremde hep birileri vardı, ben hep birilerinin yanındaydım günler belirsiz bir gelecek için neredeyse kendiliğinden hazırlanırdı aramızda habersiz gidip gelen gündelik armağanlarla kendi kendini taşıyan bir ırmağın akıntısında hayat bizi kendi sahillerimize ulaştırırdı bazı evlerden taşınırdık, bazı insanlar girip çıkardı hayatımıza bazı mektuplar alırdık, bazı sözler, çiçek selamları sonraları bazı tanıdıklarımızın ölümleriyle de karşılaştık elde olmayan nedenle sudaki halkalar gibi genişleyen küçük alınganlıklardan büyük dargınlıklara vazgeçişler, unutuşlar, kayıplar birbirimizi çok sevdik hep yıllarla azala azala şimdi ne zaman yalnız kaldığımı düşünsem, yalnız olmadığımı kanıtlamak istiyorum kendime eskiden iki albüme sığdırdığım hayatım, şimdi sığmıyor eskilenlerle çoğalmış fotograflara telefonun başına geçiyorum alt alta dizilmiş onca ad arasında seken ömür parçası gün ölüyor meşgul numaralarla şimdi ne zaman yalnız olduğumu düşünsem, şimdi ne kadar yalnız... yalnız olduğumu anlamam için beni hiç yalnız bırakmadınız. Ben ne zaman yalnız kaldım, bilmiyorum her zaman yalnızdım, bunu biliyorum büyücü ellerimin kara sanatı yazı en çok ben onardım dostlukları, en çok benim elim dikiş tuttu bağışlamasız sanarken kendimi en çok ben unuttum kalbimin benden sakladıklarını tığla içeri çektim takılmış kazakların ipini denenmemiş başlangıçları göze aldım, hafifletilmiş hasarları, görmezden gelinen enkazı mutfağı beklemek hep bana kaldı bir şiirden bir romandan bir filmden çıkıp her seferinde aydınlık bir inat gibi yeniden karıştım hayata hiç el değmemiş gibi yeniden konuk geldim odalarınıza, ruhlarınıza buraya eski aşklarım neredesiniz? Hepinizi çok özledim. Şimdi birdenbire bir köşeden çıkıp bana, yalnızca, Merhaba, deseniz, o zamanlar hiç mutlu etmediğiniz kadar mutlu edersiniz, bir zamanlar bütün ağladıklarımı geri verebilirim size sağ olun demenk isterim, sağ olun, sağ olun sanki beni yeniden sevdiniz ama biliyorum, pis bir yağmur başlıyor, şemsiyem yok yanımda, yağmurda yürümekten nefret ederken, yürümekte ısrarlıyım gene de isterseniz, kederdeki bütünlük, diyelim buna ne kadar ıslansam, o kadar çıkacağım sanki bir zamanlar çok daha bütün olduğumu sandığım o yıkanmış zamanlara... yeni değil keşfine gençlik verilmiş gerçekler her zaman yalnızdım kitaplar kadar yalnız yalnızca yalnızlığımdan gürültücü bir kalabalık yaptım herkes için farklı aldanışlar kurtarılmış hayatlar yok pahasına her zaman yalnızdım yanardağlar kadar yalnız ey kafiye sevenler, şimdi beni gökyüzünde bir yıldız sananlar, yanıldınız! nankörlük etmeyeyim gene de, yalnızlığımı daha az hissettiğim anlarım oldu yalnız evimde hep aynı anda çalar telefonla kapı gene öyle oluyor; hiç yalnız bırakmazlar beni yalnızlık bilgisiyle çatılmış arkadaşlıkların korunaklı gölgesinde yalnızlık için çalar telefonlar kapılar İstersen bana uğra, ya da, Akşama buluşalım, ölmeden yapacak çok iş var Murathan Mungan |
Dön Bir Bak! Kaybettim bugün Sonun olmadığını düşünmüştüm Ama sen vazgeçtin benden Şimdi yalnızım... Güçsüzüm... Anladım ki Sensiz hayat bir hiçmiş... Anladım ki Sensiz hayat diye bir şey de yokmuş.. Sensizim şimdi... Sabahı olmuyor sensiz gecelerimin Göremiyorum artık güneşin doğuşunu Her yer karanlık... Ürperiyorum! Güneşsizim şimdi... Olurda aklına gelirsem Olurda aramak istersen Bıraktığın yerdeyim Dön bir bak! Ben hala: Yalnızlığın koynuna sattığın gecelerdeyim... Bülent Kaya |
Küstahlığıma nezaketim oturdu Saadete kendime bakakaldım. Kararsızlık bir an sürdü Gizlenen insanların ortasında ben kaldım, Çırılçıplak Selamımı tanıdıklar oturdu. Saygı bekleyince alçaldım. Kararsızlık bir an sürdü Kendini beğenmişler ortasında ben kaldım, Çırılçıplak. Ağlamayı ölenler oturdu. kendimi ölmez sanınca ufaldım, kararsızlık bir an sürdü. Ölülerle dirilerin arasında bir ben kaldım, Çırılçıplak. Sonsuzluğu ufuklar oturdu. Yarattığım dünyaların içinde daraldım. Kararsızlık bir an sürdü Başlangıç ile bitiş ortasında ben kaldım, Çırılçıplak. Aydınlığı bulutlar oturdu, Yıldızlara doğru yol aldım. Kararsızlık bir an surdu: Varanlar ile duranlar arasında ben kaldım, Çırılçıplak. ÖZDEMİR ASAF |
| Saat: 16:45 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık