![]() |
Rüzgârın rengi hazan Yalnızlığa değiyor Bıçak kesilmiş ufuk Kavrulmuş un kokuyor Çocuk gözümde ölüm Suya düşmüş yaralı kuş Düşe değiyor ellerim Umutsuzluğu okşuyor Kuşlar ki en kadim yerli Surlarında eski kentin Giderler bir eski kentten Bir eski kente giderler Güneşin rengi sevda Sesinde papatyalar Çalar yorgun bir zamanı Bulut katarı anılar Parkın sevdiğim yanı bu Ben gelince herkes gelir Dokunsa elime elin Bütün güvercinler uçar Yalnız Karanfil Sokağı A.Hatipoğlu |
elle tutulur bir yan istiyorum dedi, yalnız, sizi duyamıyorum dedi tezgahtar, gözle görünür bir yüz olabilir, anlayabiliyor musunuz? öncekini kaybettim, bir ihanet dönüşü düşürdüm, beklemediğim birşeydi, sadece üç harfliydi üstelik. sonra ne mi oldu? 'abi bana mı seslendin? ' dedi çırak. 06.ocak.09 Selcan Adalı |
Yalnızım Yalnızım… Şu koskoca dünyada Bir ben yalnızım, bir de o. Yalnızlık kader desem, Ya onunki? Yalnızlık kader ise, Niye sadece bize? Alıp semayı elimize, Şuna şahit oluruz hep Bakıp buğulu gözlerle: Bulutlar siyah, Kuşlar ıslak kanatlı. Yağmur çisil, Mevsim sonbahar. Savrulan sarı yapraklar, Üşütür içimi. Yalnızlık o kadar yakın ki, Bir su içimi. Zaman gelir Kardelenleri beklerim; Süslesin yüreğimi. Yoldaş olsun, Buz gibi hayatıma. Ama heyhaat! Beklemek boşuna, Umutlar kül… O hep yanımda, yüreğimde, Damar ve kan misali, Issız yollarda. Yıldızsız gecelerde Islak kabuslarda… Öyle sargınız ki, Yaprakla dal Çiçekle bal misali… O da benim gibi, Kaderine kahretmiş. Şu kısacık ömürün, Çileli yollarında, Bir ben yalnızım bir de o. Bittik tükendik… Yaşam; Boranla kış, Ölümle sonsuzluk arasında… Islak gecelerde, Aydınlık yollar yok artık. Ne gün ışır, Ne kardelen açar. Ben sefil ve garip, O ise naçar. Bazen umutlanır, Umuda koşarız, Ayaklar yalın, Yollar çakıl ve dikenli; Umutlar gölgeli… Umutlanmak, Heyecana kapılmak Ne güzel, Uzuuun bir zaman diliminde; Karanlık gecelerde, Dikenli yollarda yürümek. Ne güzel, Yalnızlığı, Yalnızlıkla paylaşmak. Ne kutsal bir savaş, Ne kutlu bir sevda, Yalnızlığı gidermeye uğraşmak. Şu ıssız çöllerde, Şu ulu bozkırlarda, Bir ben yalnızım bir de o. Bir ben yalnızım bir de düşlerim. . Osman Öcal |
yalnızlığım, benliğimden öteye giden birşey.her düşündüğüm her istediğim olsaydı.keşke demeyeceğim keşkeler beni daha geriye götürecek biliyorum.son birkez ellerimi birleştirmek istiyorum.kendimi bensiz bırakmak istemiyorum. olmadı bir sen olamazdı zaten .ölümün soğuk eline sıcak parmaklarınla dokunmanı istemiyorum.bu denli soğukluğu sana yaşatacak kadar acımasız olamadım hiç bir zaman ki bunu sana hiç bir zaman yapamazdım. ellerin tutuşsun istiyorum, bana olan isteğin ve arzunla sancılanırken ben uzaklarda hayalinle ölmek istiyorum. gerçekleri görmeni istiyorum, yalan da olsa gerçeklere daha yakın olmanı. unutmamanı, hissetmeni ama dokunamamanı..bazen yargılayıp sonrasında bana koşmanı, taa ki nefessiz kalıp yere düşene dek. bir hayal olup kaybolmak, ertesinde yalan olup geriye dönmek.gerçekleri hissettirmek fakat yine de dokunamamanı istiyorum. şuursuzca isteklerimi sıralayabiliyorum değil mi? ne kadar da bencilim. hep bana hep bana, belkide bunu bana ellerinle sunduğun bir nimetti. yalnızım, yalnızlığım yine beni beklemekte.ellerimde ona sunacağım senli hayaller peşinde. gece yarısını bugünde görebildim.ertesinde sabahında gözüm de yaşlarla uyanacağım. olsun bu bana da yetiyor. yaşama sevinci vermese de öldürmüyor. yalan buda bir yalan. ortada duramıyorum sadece öyle görünmesini sağlıyorum. herşeyim birer yalandan ibaret. kendi gölgesi kendisine gülen bir beden den geriye hiç birşey kalmayacak. kandırmıyor muyum? kandırılıyor muyum? susmalı mıyım? konuşmalı mı? belkide uyumalıyım ha ne dersin? sabah yeniden yaşlarla uyanır bu gözler. bir de yalanlarla. yarın yeniden uyanıp kış güneşini görmek isterdim gülen yüzlerle.belki sonrasında yağmur yağar ben ise altından geçebilmek için gökkuşağının ona doğru koşmak isterdim.bahar olsun isterdim her daim. hayatım hep kış hep yalandan ibaret oldu. bataklıkta gökkuşağı neden olsun ki? hayal ediyorum kendimi.kendime kavuşmayı sadece bir ben olmayı.sonrasında seni düşünüyorum. kızma neden ilk ben diye.bencilim evet ama sana ben olmadan gelmemek için en büyük bencilliği yapıyorum.kendimi satıyorum her diyarda kurulan pazarda. yine de kalbimdeki kuşları uçuramadım sana doğru.olduğun yere doğru. mevsim bahar olmuyor, sebebini bir tek ben biliyormuşum gibi söylüyorum aslında değil.sebebini sende biliyorsun. artık herşeyi biliyorsun. yakın olmak isterken sana ne kadar uzak olduğumu farkedersin belki. aynadaki hayalim özleminle ağlıyor.sevginin böylesimi olurmuş?bu beden o kadar hassas ki hissiz ki düşüncelerinde boğulup kalıyor.arada bu şekilde yazıyor pişmanlığını dile getiriyor. ama yetmiyor. kendime yetkim geçmiyor bu denli maruz kalmışım dibe vurmaya, dipte oynamaya. egzantrik laflarım yok artık, herkes okusun herkes anlasın diye. elimden geldiği kadar devrik cümlede kurmuyorum daha basit okunsun diye. buda geçicek elbet. sabrediyorum kendim, sensizliğe, bir de gecenin bu densizliğine.hergece oldukça daha çok sensizliğe düşüp bensizliğimle güreşiyorum.hep tuş olup daha çok uzaklaşıyorum herşeye. bıkılası bir durum.ama savaşmam lazım kendimle.bir o beni yeniyor bir gecenin sessizliği. bozuyorum artık herşeyi. geride bir ben kalıcak benden öte de, bir de sen benim suretimden ileride. yolları düşünüyorum.her zaman sana geldiğim yolları.artık o yollarda kapalı.yok oluşun serzenişinde 2-3 tını.koşmamı engelliyor hem sana hem de bana. artık uyumalı. uyusun ki susmalı. susmadıkça işkencelin en büyüğünü hissediyor bu ruh. haram kılıyor bu bedeni senle yaşamaya |
Nöbetteyim Sensizlik nöbetindeyim yine Gece soğuk, Gece ürkek, Ben ürkek.. Bir kıvılcım olsaydın avucumda Sönmeyesin diye Ne çok üflerdim seni kimbilir.. Çoğal çoğal da allev alev Bitsin bu sensizlik.. Bitsin bu sessizlik...- Varsın olsun yangın yerine dönsün gece! Nöbette serap gördüm işte... Nöbette serap oldun; Biterse... Günah! Şirin Demir |
YALNIZ Haykırışan kargalar Darmadağın uçuşuyor kente doğru. Neredeyse yağacak kar Yeri yurdu olana ne mutlu! Donmuş kalakaldın, Hanidir gözlerin arkada! Boşuna kaçışın, ey çılgın, Kıştan uzaklara! Dilsiz ve soğuktur binlerce çöle Açılan bir kapıdır dünya! İnsan senin yitirdiğini yitirse Bir yerlerde duramaz bir daha! Sen şimdi solgun, sarı Kış gurbetlerine lânetli, Hep soğuk gök katlarını Arayan bir duman gibi. Uç git, kuş, söyle ezgini Issız çöl kuşlarının sesiyle! Göm, gizle, ey çılgın, kanayan kalbini Buzların, alayların içine! Haykırışan kargalar Uçuşuyor kentten yana, dağınık; Neredeyse yağacak kar Yeri yurdu olmayana çok yazık! F. Nietzsche (çev. Behçet Necatigil) |
Yalnızlığa Savrulduk Yorgun geceler Gelip geçer Yalnızlığım beni bekler Güneş doğarken üstüme Düşlerim Kaçar gider Bu eksik şu fazla derken Çok fazla çok eksik olduk Ne çok ne çok sevdik Derken Yalnızlığa savrulduk |
Küçük kız, orda mısın aynı yerde bekliyor musun beni çığlığım ulaşıyor mu yüreğine sensizlik yokuşunda harcadığım yalnızlığım yakışıyor mu korkularına Küçük kız,düşlerde neden yoksun dargın mı hayatlarımız bakışlara değişmek mi sana zor gelen yanlış aşklar mı yoksa kapını çalan kararsız ateşlerde kavrulmak acı Küçük kız,hiç anlatamadım değil mi beceriksiz bakışlarım da yetmedi sana madem sevmeyeceksin,aşkın uzak beni sensizlikle cezalandır,korkma elini kana bulaman gereksiz kiralık aşklara sat beni kolay intiharlar icad et Küçük kız,yalnızların mahkemesi olmaz, hakim cübbesini giymeden açıklar kararım çıplak levhalarda boy gösterir sensizlerin ülkesine sürgünüm yakın Küçük kız,duvarlarım seni soruyor özlemle seyretmeyeli çok oldu sevişmeleri rüyalara çıkan yollar bile karardı uçsuz bucaksız uğultu meydanlarında tek parlayan ışığa koşuyorum Üstüme gelmeyin duvarlar o burda yok,ondandır ilgisizliğim sorguya çekmeyin beni görüyorsunuz yalnızım işte Küçük kız,yüreğim çok oldu seni anmıyor anlıyor muyum seni gerçekten kullanılmış mıyım yarenliklerde harcadığım zamanlar hesap sormada sadece kadınlar ucuz değil ülkemde insanlık satıldı pazarlarda beğendiğimiz alçakların dansıdır. Söyleyin,ben şair miyim sizce, yoksa,şiirlerinde çaresizliğini saklayan acemi bir hırsız mı var içimde |
Bütün kelimelerim, tüm söyleneceklerim ve söylenmemişlerim suskunluğa bürünüyor karşında. İstesem de konuşamıyorum seninle. Susmaktan başka da bir şey de gelmiyor elimden. Susup gülümsemekten başka.. İçimde çığlığa dönüşmüşken söylenememişlerim, susturmak öylesine zor ki.. Bu sessizliğimde de anlarmısın beni yine? Bugün yine geldim sana.. Yine konuşamadım. Oysa boğazımda düğümlenen ertelenmiş bütün sözcüklerim "keşke" lere sebep olacaklar, biliyorum. Günlerdir böyle oluyor zaten.. Tam dökülmek üzere iken kelimeler dilimden, susuyorum. Ardıma bakmadan hızlı adımlarla uzaklaşıp gidiyorum.. Ya da uzaklaştığımı zannediyorum. Belki ardımda bıraktığım sen, en yakınım, en iyi bilenim, anlayanımsın. Ne vakit seninle ilgili, bu çaresiz gidişinle ilgili bir şeyler düşse aklıma, kovalıyorum beynimin içinden. Hiç bir sesi dinlemiyorum. Ya da ürkekçe bir yerlere saklanıp, gizleniyorum. Gelip beni gizlendiğim yerlerden bulacağını bile bile.. Sen ardımda kalıyorsun ben yürüyorum. Hep geride kalanlar yalnızlığa mahkum olmuyor. Ben kendi yalnızlığıma, kendi yokluğuma, hiçliğime yürüyorum. Artık kulaklarım sesleri duymaktan daha da yoksun, artık hangi kelimeye atsam elimi, hepsi birbirinden kırık, birbirinden yarım. Gözlerimse denizi, gökyüzünü eskisi kadar mavi görmüyor. Hani ne yapsan çıkmazdı denizin lekesi? Hiç bir şey eskisi gibi değil. Her yeni gün birşeyler daha eksiliyor. Sen de gideceksin, sen de eksileceksin.. Ne bir dost doldurabilecek dünyamdaki yokluğunu, ne de bir sevda.. Issız kaldığımda kimselere sığınamayacağım. Korkularımdan daha bir korkar oldum. Sen de gidince ya unutursam gülmeyi? En büyük korkum da bu ya.. Sen gideceksin, ben yine susacağım. İçimdeki ses çığlık atarken ben yine bastıracağım. Son sözcüklerimi sen yine duymayacaksın. Sonra pişman olacağım "keşke" diyeceğim, "keşke söyleseydim"... "Belki anlayabilirdi beni, belki tanımlayamadıklarımı tanımlayabilirdi".. Bütün sırlarımı, yaşanmışlıklarımı, yarım kalmışlıklarımı hiç düşünmeden paylaştım seninle. En umutsuz anlarımda bile sığındığım oldun. Küçük şımarık bir kız çocuğu gibi ufacık bir yara alsam sana şikayet ettim. Söylesene şimdi seni kime şikayet edeceğim? Hiç sevmedim suskunlukları, biliyorsun.. Ama susmak zamanıdır şimdi. Bazı şeyler var ki, dillenmiyor, söylenmiyor.. Söylenemiyor. Sana gülümserken bile bir bulut çöküyor yüzüme adeta... Farkediyorum ki, susmak en büyük yalnızlık.. |
Yanlız Adam yarım kaldım birabaşıma sevda çiçeklerim soldu şimdi sen yoksun yerin soğudu sen güzel gözlüm sen gittin birdaha severmiyim birdaha aşk flinde oynarmıyım yanlızların adamıyım sen gittin yarım kaldım artık gözlerim yoruldu yüregimden dün gece koptu sen yoktun ben vuruldum hasret gözlüm sen üzdün dünya dönüyormu farkında değilim solmayı bekleyen çiçekmiyim sen gitiğinden beri ben ölü gibiyim sevdim seni yangınım şimdi acılar çekiliyor yüregimden suskunlugum bitiyor sanki hayata dönüyorum belki ben yaşamayı seviyorum Ali Top |
| Saat: 16:45 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık