![]() |
Yalnız Hüzün Yalnızlık değil bu yalnızca, Sindirilememiş bir hüzün de. Gaz sancısı gibi kafa taslarında. Gurul gurul. Biz patlamaya hazır deliklilerden, ‘En El Hak’ yüksekliği ise, Beklenen en büyük sabıka. Tabii hüzünleniriz, başlı başımıza. Ertelenmiş mutlulukların umudu, Tecavüz ediyor yaşam anına. Tüm beyin kıvrımlarına. Gürül gürül. Ölüm telaşının saldırganlığı Kanımızda, Kapital, yüzlerce serum takmış Ayrıca tüm damarlarımıza. ‘Her şeyi tüketin! Önce kendinizi.’ Diyor.. Çıkarılamaz derinlikteki hüzün Kalıyor bize, Biz bitince; Bitik yıllardan geriye. Dedimdi ya, Yalnızlık değil bu, yalnızca, Sindirilememiş bir hüzün de. Aydın Erkurt |
Yalnızlıktan Avazım çıktiğı kadar bağıracağım İçimdeki yalnızlıktan... Kurt gibi ateşli gözlerle Uluyup uluyup haykıracağım.... Meydanın ortasına çıkıp Külhan beyi gibi ' eeeetttt' diye bağıracağım.. İçimden bir avuç yanlızlık alıp, Üstünüze atacağım Durun durun bu neki daha Saçlarımı şansımı dağıtan rüzgarın Anasına avradına sayacağım Gel gitme dediğim sevdiğimin Tam kalbinden vuracağım.. Sokakta ne kadar hayvan varsa kuyruğuna teneke bağlıyacağım Beni insan yerine koymayanlara elimle N....yapacağım Ulan varmı bana yan bakan....deyip..... İslak kedi gibi sineceğım Başka....Başka ne diyeceğim.... Sustum sustum.... Hayattan darbeyi yedim sizdende KÖTEK..Mİ Yiyeceğım... Şule Ersöz |
Kısa bir mola vermek istiyorum, izin verir misin hayat... Acıyan yerlerimle kelimelere sığınma vakti şimdi, Uzak şehirler arıyorum yüreğimin yabancı olduğu. Keşfetmediğim, görmediğim, bilmediğim bir yer olmalı... Hatırlatmamalı seni bana... Demek ki deniz olmamalı.... Vedalaşmamalıyız seninle, Sana bu iyiliği yapmamalıyım! İlk kez nefretin eşiğindeyim, ama... Senden vazgeçemem... Bilir herkes... Acıyan yerlerimle düşlere sığınma vakti şimdi, ne olur yakmayın ışıkları, ben herşeyi çizerim düşlerimle... Neden yine yabancılaştım? Bu senin suçun... Herkes kendi ipini çeker, Herkes kendi akıtır gözyaşını, Ama... Sen ben yok aramızda... Bilir herkes... Senden ricalarımı anlatmam zor sana... Ne olur çok görme bana hayatı. Ne olur dokunma... Acıtma... Gülümsememi sever sevdiğim en çok, bari ağlatma... Kısa bir mola vermek istiyorum, izin verir misin hayat... Gerçekler sancı yapıyor, az bir düş alıp döneceğim....! |
Gecenin bir yarısında Yanık bir yıldız Avucuma konar Gün sıcağından esrik kalmış. Koynumda yitik üç-beş düş tohumu Apansız iklimler Sırılsıklam Gitmelere arefesinde Teleşa kapılmış şehirleri gençliğimin Vuslat bir kaç adım oysa Karanlık ırak gayrı Oyy kuytu Oyy titrek hayaller Yüzüne yüz süremediğim yar Gün doğacak Şafak öyle yaman gelecek ki Umut kurşun gibi Şafak öyle yaman gelecek ki Sevda harı Yürekte işlenirken Rüzgar körükleyecek bu közü Başlangıçlar güzelliği Dudaklara mıhlanmış tebessümler Mührü sökülecek yüreğin Acı düşecek cellat bıçağına Bıçak kanayacak Saçlarına hayallerimi doladığım yar Gün doğacak Ellerin ellerime yakışır can Yüreğin yüreğime Yaşamak en çok bana yakışır Yaşamak sevdaya... |
Uzaklardan bir ses olmanı isterdim, bir selam, bir nefes... "Üşüme" diye seslenmeni isterdim... Bir el olmanı isterdim, bir kol... "Özledim" deyip sarılmanı... En karanlık yerinde düşlerimin çıkıp gelmeni isterdim. Kınalı bir bahar gibi, umut ışığı olmanı isterdim hayatıma... Gelseydin ve yaslasaydım başımı omuzuna, ağlasaydım doya doya ... Geçerdi üşümesi yüreğimin, geçerdi üşümesi içimin, kirpiklerimde yağmurlar dumanlanmazdı biliyorum... Seninle suları yeşil bir ırmağın kıyısında buluşmak, saçlarının kokusundan öpmek, içime çekmek ve serin soluğundan içmek, sana sarılmak, kucaklamak, uçmak isterdim… Ama nafile, aramızdaki bütün yollar kapalı... Bütün dallar ke***... Yokluğun buz gibi soğuk... Karakıştaymışım gibi üşüyorum... Yüreğim donmuş sanki, gözlerim de... Ateşler içinde bedenim... Öyle bir üşüme ki, hiç bir şey ısıtmıyor artık. Bütün uzuvlarım uyuşmuş. Ezip geçiyor ruhumu acılar... Yoksun işte, kalbimin kuyusu en hazin sesle inliyor şimdi. Kirpikleri kırılan bir zamanın teninde, ağrılı şiirler topluyorum gecelere... Bilirim, sevmek ve özlemek bir ateşe dokunmaktır; yakmaktır yüreğini yangınlarda. Ama ben üşüyorum. Yokluğun buz gibi soğuk. Yakacak bir şeyimde yok… Ağlıyorum, buza dönüşüyor gözyaşlarım… Ağlıyorum, akıp gidiyor gözyaşlarım çağlayanlara… Bakakalıyorum ardından çaresiz… Ah! bir el olsan dokunsan alnıma, okşasan saçlarımı bir anne şefkatiyle.. Geçerdi ağrısı başımın, geçerdi biliyorum... Bir gül olsaydın bahçemde, koklasaydım nefes nefes, çekseydim içime derin derin... Bir göz olup baksaydın gözlerime, çekip alsaydın içindeki hüznü... Ah! bir bilsen nasıl sevinirdi yüreğim, nasıl sevinirdi dudağımdaki gelincik, kapımdaki akasya... Susuyorum artık derin derin... Ve sessizce soluyorum bir hazan yaprağı gibi... Oysa ne kadar çok hasretim konuşmaya, anlatmaya anlaşılmaya... Oysa ne çok istiyorum, tüm bedenimden söküp almanı yalnızlığımı, söküp almanı hicranımı bir tılsımla... Yüreğim kanrevan, yüreğim yorgun, dikenler acımasız, ayaklarım kırık koşamıyorum artık doruklara, menzil uzak... Gel, yüreğim ol cangülüm, her ölümümde yeniden hayat ver bana. Elim ol, ayağım ol, canım ol... Gecem - gündüzüm ol... Ağlayan gözlerim ol her damlada yeniden doğur beni, yeniden doğur umudumu. Her öldüğümde yeniden yarat ki, seni ne kadar özlediğimi anlatayım yeryüzündeki canlı - cansız varlıklara, seni ne kadar çok sevdiğimi anlatayım ... Önce sen gel sevgilim solmadan resimler, şiirler sislenmeden... İslenmeden geceler ... Sonra ölüm gelsin... Yoksun işte, kalbimin kuyusu en hazin sesle inliyor şimdi. |
SENSIZIM Mutlu muyum saniyorsun sensiz Unuttugu mumu yoksa hiç hatirlamadigimi mi Yok yok seni hiç unutmadim Lanet olsun seni kirdigim o güne Lanet olsun bana sensizlik çok zor Sensizim yalnizim iki arkadasim var simdi Biri yalnizlik biri mutsuzluk Sensiz geçen günlerimde tanistim onlarla Yalnizlik hiç birakmiyor beni Mutsuzluk terk etmiyor Bende kirmiyorum onlari Seni kirip terk ettigim gibi Onlari üzmüyorum yasama küstüm Gülmeyi unuttum sensizim Yalnizligim ve mutsuzlugumla birlikteyim |
Hoşgeldin Yalnızlığıma yalnızlıklara Of be of geceler... sessizliğin sesini dinlediğim geceler Sensiz bensiz savunmasız geceler Kirpiklerimin uçlarından asılı geceler Uzaklarda gözlerini aradığım geceler Sevgilerimle sevgisizliğe yorgan olan geceler Yaşamayı seninle süsleyip sevdiğim geceler Ah be ah dünya... karalara bürünmüş beyazlarım Efkarımda katmerli suskunluklarım Akıl almaz sonsuzluklarım Gecelerimde şafaksız selamım Kaçışlarımda kaybettiğim hecelerim Derinliklerimdeki doğru kelimelerim Vah be vah yaşam... sahte olmayan boyutlarım Yaşama sunduğum en insani yönlerim Siyahtan zifirimi zifiri korkularım Isınamadan çalınmış güneşim Bana benden baskın bakışlarım Neden ödülsüz darbelerim Hey be hey aşk... özgür sevdam Koparmayacaksan kasırgalar uğrama limanıma Yaşamıyacaksan girme yüreğime Her hücremi titretemeyeceksen değme hislerime Unutacaksan bakma çaresizliğime Olacaksan ayak izim yollarıma Hoşgeldin yalnızlığıma... Ayça Kargılı |
Daha az seviyorum seni.. Giderek daha az.. Unutur gibi seviyorum.. Azala azala.. Aramızdaki uzaklığın karanlığında.. Geceler kısalıp..gündüzler uzuyor öyle olunca.. Daha az seviyorum seni.. Kendini iyileştiren bir yara gibi.. Daha az.. Ve zamanla.. Sen geceyi tutuyorsun..ben nöbetini.. Uzak dağ kışlalarında.. Görmüyoruz birbirimizi.. Usul usul sis iniyor.. Kopmuş yollara.. Işığı hafif..uykusu ağır koğuşlarda üzerini örtüyorum senin.. Bir çığ gibi büyüyorsun rüyalarımda.. Sevgilim sevgilim Yıldızları daha büyüktür bazı gecelerin Nöbet kadar yalnızken öğreneceksin bunu da.. Artık daha az seviyorum seni.. Unutur gibi..ölür gibi daha az.. Yeniden ödetiyorum kendime Onca aşkın öğretemediğini.. Kolay değildi.. Yalnızca sevgilimi değil..evladımı da kaybettim ben.. Kaç acı birden imtihan etti beni.. Bir tek gece vardır insanın hayatında.. Ömür boyu sürer nöbeti.. Bu da öyleydi.. İyi ol.. Sağ ol.. Uzak ol.. Ama bir daha görme beni.. |
BİLİNÇ-ALTI Komayın beni bu ellerde-gayrı durmam bu yol kavşağındaki susmuş gözler senin beni kıskıvrak saran kollar senin kolların tutamam ellerini-yanımdasın. rüzgar gibi bakıyorsun-saçlarım uçuşuyor ellerimi örtüyorum yüzüme-gözlerine bakamıyorum sen bir çiçeksin-yavaşça açarsın incecik belin salınırsın-ilk çiçeksin baharda işte uzat ellerini-ben gözlerimi yumuyorum yeni yetme bir sürgün gibi kuruyorum olduğum yerde işte bu benim yüreğimdir-atmıyor işte kar düşüyor gözlerime hiçbir şey güçlü değil bu dünyada seni sevmek kadar senin yüreğin kadar aydınlık değil hiçbir şey ölümcül değil bu koku bu renk kadar vücudun kadar alımlı değil hiçbiri çiçeklerin neden bu güzelliği dudaklarının gözlerinin bu koyu karanlığı bir şey var yüreğimde kuş gibi uçarı gözlerinin şavkı çiçeklerde yağmur yağar telli pullu biliyorum-ellerin gibisi yok. E.E. CUMMINGS |
Yola düşen bir gençliğin ardından Sabahsız mavilikler de buldum seni. Geç kalınmışlıktır adı olmayan hüznün, Hep kaçaklar da olan anlamı… Kelimeler tutsak Şiirler mahpus bir anlaşılmazlıkla okunurken Gazete manşetlerinde, Sevda linç ediliyordu Aristokrat aldanışlarda…. Şimdi gözlerin geçiyor tüm bulvarlarda Kan akıyor şehrin burçlarından Anlaşılmak olmadı amacım.Kimseye halimi arz etmeye derman bulamadım kalemimde. Susmalar düştü payıma.Avaz avaz haykırırken şiirlerim, sus geldi hayat ve susuyorum. |
| Saat: 14:19 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık