![]() |
yalnızım... artık tekim bu dünyada. ailem,arkadaşlarım tümdostlarım gitti. cok küçük ve gücsüzüm, dayanamıyacamı anladım artık. günlerce,haftalarca,aylarca ağladım! senin için tutdugum defter. senin için yazdıgım şiirler. senin için yazdıgım mısralar hepsi tükendi. senin için buda bir dalgadır dedim. gelip gecer dedim , ama gecmedin. sen nebir dalgasın nede bir deniz, sen sadece benim biricik askımsın... herzaman kalbimde tasıdıgım orada uyuyup uyandıgın ve asla oradan kacamıyacagın bir kalptesin Melike Erenoğlu |
Yalnızım Yalnızlığım! Kalemimin gözyaşları Kalemimin haykırışları bu satırlar Kimsesiz değilim aslında Ne de kimsem var yokluğunda Yalnızım yalnızlığım... Sesiz haykırışları, Gözyaşı akıtmadan ağlayışları öğreneli Yazmaz oldu Yazamaz oldu kalemim Yalnızım yalnızlığım... Ne gözyaşı dayandı bu sensizliğe Ne mürekkep sessizliğe Ve boş kağıtlara Dayanamadı şiirler En koyusundan duygusuzluğa... Dayanamadım hicrana,yalnızlığa Yalnızlıktan öte sensizliğe... Ağlıyorum, Ağlıyor kalemim hıçkırıklarla Islandı satırlar, Duygularım belirli belirsiz dağıldı sensizliğe Kalbim akıttı tüm sevgiyi,kederi bedenime Acıdı sol yanım ağladıkca kalemim... Ağladıkca gözlerim... Ayşenur Yüksel |
Karanlığın insanı delirten bir ihtişamı vardır Yıldızlar aydınlık fikirler gibi havada salkım salkım Bu gece dağ başları kadar yalnızım Çiçekler damlıyor gecenin parmaklarından Dudaklarımda eski bir mektep türküsü Karanlıkta sana doğru uzanmış ellerim Gözlerim gözlerini arıyor durmadan Nerdesin? Alıntı. |
Yalnızlığa Karışıyor Nakaratın...! Asırlardır dengesiz bir akrebin izindeyim... Yüzyıllar evvel can siper Dinlediğim bir şarkıydın sen ise Melodin hala dilimin ucunda... Hayal meyal mırıldanıyorum bazen seni... Gece çökünce uğultuya karışıyor nakaratın... Nefeslerimiz tıkanmıştı Sevda dönemeçlerinde hatırlarsın İzbe iz yakalanıyordu alın yazgılarımız.. Mahkumluğunda bir asaleti var Hani bilirsin! Sende yargılanmıştın gidişinle.. Kokunu giyinmek isterdim ben bugün... Teninle örtmek isterdim çıplaklığımı... Gözlerinle varlığımın yakın temasını izlemek Salonumdaki boy aynasının karşısında.. Muhakkak irisindeki hıdırellez ateşine düşmekti bizzat.. Çok arzulardım uluorta öpüşelim Bakışmalarımızın kalabalık koridorlarında... Gölgenin etrafında Sevdam kadar gezinsin parmaklarım, Adımlarını tavaf edeyim... Bırakta 'varlığın kabemdir' can sözümü yerine getireyim... Besmeleyle öpeyim saçlarındaki hayal kırıklıklarını... Sevaplarına girmek isterdim ben bugün.. Tam da meleklerin günahkarlara darıldığı dönemde... Okumak ellerindeki ayetleri Ve kulak asmamak şehirdeki iblis kalabalıklarına. Mavilenmek isterdim dokunuşlarının Yedi kat ortasında.. Issız göğün örtünürken endamıyla İsterdim ki en masum yerinde şehrinin Gül kızarsın hicabından... Haklısın susmalıyım... Nasılsa son yazan hikayenin Son ötesine geldi benliğim.. Katli vacip bir yelkovandım... Hızını kesemedim hüzünlü tik takların Suretimi kaybettim Ne kadar yakınındayım Bana tarif ettiğin ecelin Kestiremedim... Kadınım güneş batmadan Kaç kere daha katledebilirsin beni...(?) Duydum ki Zifiri geceleri göndermişsin Edebi yalnızlığıma ilham olsun diye Ben kimsesizliği kitabına uydurmuşum...! Sen merak etme. Madem yardımcı olmaya Bu kadar meyillisin Gözlerini azat et aklımdan Sözlerini çağır kulaklarımdan Uzaklaş ki iyiden iyiye varlığımdan Cümle alem 'İyi bilirdik kendisini' Sahipsizliğiyle gitti desin... Fatih Erol |
Bir nehir kenarında imlalarımı düşürdüm cebimden, Baktı yüzüme mavi gecenin yıldızları, Sırtımda taşıdığım, Yüreğimde yaşadığım bir sendin sevdiğim, Bir çocuk neşesi kopardı beni dalımdan, Ben bahar oldum sana, Ürkek,çekingen ve bir o kadar utangaç, Vurgun yedim sevdanın kollarında, Öyle hızlı okuma sana yazdıklarımı, Yüreğimden başla hayata direnişe, Ve bak gökyüzüme, Aşk beni anlatıyor uykularına, Anlattıkça unutturuyor yalnızlıklarımı, Durmak bana göre değil sevdiğim, Ben sen olurum, Gözlerin,ellerin, Yüreğin kalırım yaşadığın zamana, İmlalar beni aşar cümlelerde, Kör bir cellada bırakılırım şiirlerde, Uzat ellerini özlediğim,gitmeden sen, Ağlarsam ben, Yalnız sensizliğe ağlarım… -alintidir- |
Sende ben yalnızlıgı sende sevdim bir tuttum seninle gunesin dogusunu ben düsünmeyi sende sevdim taklit etmeye calıstım kumrunun ozgürce ucusunu ben bakmayı sende sevdim gozlerinde gordüm askın alevli coskusunu ben beklemeyi sende sevdim biliyorum, gelmeyeceksin... ben sevdim seni, sende sevdim simdi sadece izliyorum bensiz yok olusunu... alıntı. |
Bir otel odasında yapayalnız ve çaresiz Bir sevdanın kucağında umutsuz ve sevgisiz Yalnızım bu gece artık sen yoksun yanımda Yalnızım bu gece artık senin karanlığında Bir otel odasında sessiz ve sevgisiz Bir yalan bir rüya umutlarım çaresiz Gitme dedim ben sana yapma dedim gitmedim Yok yok olamaz artık Yapamam ben bu sevgiyi Yok yok olamam artık Kalamam ben sensiz sevgisiz Aşk dedikleri bitti burada Yanıyorum bak çaresiz Aşk dedikleri bitti burada Kül oldum ben çaresiz Bir otel odasında karanlık ve kimsesiz Bir sevdanın kucağından düşüyorum bak sebepsiz Bitti bugün bu aşk burada Gidiyorum ben çaresiz Yarınlarım var mı bilemem ama Bitiyorum ben çaresiz Mehmet Uğur Sayğan |
Yalnız Bir Adam.... sisler içinden bir tren yanaştı gara, aheste.... raylar kadar ıssız hayal kadar hakikat hem var hem yok işte öyle bir adam, yankısı bile yalan indi içinden... ıslanmış sabah kuşlarına baktı bir sigara yaktı hüzünlü yüzünde çıkartamadığım acısı saklı bilmem nerde aklı ? hayat mücadelesi.. kavuşamadığı aşkı.. hepsi boşuna mıydı? düşünürken daldı... belli yalnız bir adamdı... ipince bir yağmur vardı şehir ağlarcasına aldırmadı... şemsiye kullanmazdı boynunda bir atkı çantası .kartı.... hızla istasyonda adımladı.... gözucuyla saate baktı, yanından gelip geçenler, çocuklar ,gençler.. kaldırıp kafasını bakmazdı... ancak tanıdık bir yüzle merhabalaşır hayatı akışına bırakırdı... kendince dünyası çok genişti, aslında avuç içine sığardı... delice öfkesi vardı oysa çocuk kadar yalındı bir düşü öyküleyen tükenen ömrünü yollarda geçiren yalnız yapayalnız bir adamdı... sadece sevdiğine anlatırdı.. sorsan hedefleri vardı.. anlatırken gözleri parlardı keşfetmek istiyordu dünyayı.. ah diyordu ahhh... "dünya turu" görülmemiş ülkeler gidilmemiş şehirler koleksiyoncusu... yalnız.. yalnız bir adamdı.... Nebile Aydın |
YALNIZCA BİR ANLIK Bu derede, bu bulutun gölgesi, Yalnızca bir anlıktır. Bir daha tekrarlanmaz asla, Dere gider bir yana, Bulut gider bir yana, Sen kalırsın ortada. Son vapurda, bir kadına rastlar, Kibarca gülümsersin. Kaybettin, geri gelmez artık, Vapur gider bir yana, Kadın gider bir yana, Kalbin kalır ortda. Yalnızca bir anlıktır mutluluk. Sevdalar, heyecanlar; Hepsi bir anlık. Kalansa, tortusudur hayatın, Yalanlar ve acılar; Bir de yalnızlık. Hey koca Yusuf! Yusuf'cuk, ah yusufçuk! Rüzgarlara savurdun hep, şarkını. Herkesten saklandın, Her şeye gücendin durdun. Yoruldun, İflah etmezsin sen. Ömrün gitti bir yana Hüznün gitti bir yana, Şiirin kaldı ortada... Yusuf Hayaloğlu |
Gözüm Var Yalnızlığında titrek kımıltılarında sığlığın siyahı kışkırttı ışığının kırıntısı maviyi ayrıştırdı buz bakışı, ateşin raksında yedi rengin dilini dağladı ısırgan, sanrılı bozukluklarda daralan zamanlara ön yargıydı birikmiş sebeplerin arsızı sensizlik , kibrit uçlarında sürtünen kırmızı çengelli iğnelerin açık ağızlısı dışa vurumsuzlukdaki ayıp tutunamayan ellerin uçurum düşüşü üçe kadar sayıp ... Demir Mutlugil |
| Saat: 07:56 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık