MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Yalnızlığıma (Yalnızlık) (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/8336-yalnizligima-yalnizlik.html)

Mystic@L 10 Nisan 2007 00:57

Acı

Kuru soğanı kırdı
Acı
Gözleri yaşardı

Kırdı dizini oturdu
Kuru kuru ağladı

Celal Vardar


Nephthys 10 Nisan 2007 11:56

Yalnızım Yalnız...


Bir yaz daha geçti âh yârsız
Bir bahar daha geçti aşksız
Ben kimseye derdimi anlatamadım
Ben var ya ben herkesten daha çok yalnız...

Oy gülüm, sevdiğim dikensiz gülüm...
Hasreti yazdım, sildim, yazdım yine de olmadı...
Çözemedim, çözülmedi içimde ki kördüğüm...
Beni ancak 'aşk öldürebilir' beni ancak 'aşk vurabilir'
Suskunum... yorgunum... vurgunum...

Ben sensiz yaşayan bir ölüyüm...
Sen benim yerime gül sevdiğim
Ben senden sonra hep ağlıyorum
Gökyüzünden sana gülümsüyorum


Tülay Sustam


tikkymelike 10 Nisan 2007 12:14

DÜN GECE
Dün gece çok üşüdüm,yine kimsesiz ve yine sensiz
yalnızlığa isyan ettim,bir başıma ve çaresiz
nereye kadar sürer bu yalnızlık
nereye varır bu karanlık gecelerin sonu
kadersizliğin böylesi
çaresizliğin bu denlisi
oysa ne güzeldi çocukluğumda herşey
herşey ne kadar masum ve temizdi
bilseydim bu kadar acımasız olacağını
asla büyümezdim...
..............................
Murat Teselli


NiliM 10 Nisan 2007 13:49


Yalnız

Yanlızlık paylaşılmaz
Paylaşılırsa yanlızlık olmaz
Yanar sobasında
Yalnız'ın üşüyen bakışları
Lambasında karanlığa dönük
Bir ışık titrek sönük sönük
Penceresi dışına kapanmıştır
Kapısı içine örtük
Bir sözde saklanmış bir yalanı
Bir gözde okuduğundan
Bakmaz kendi gözlerine bile

Özdemir Asaf


tikkymelike 10 Nisan 2007 14:00

Hangi gecede unuttun kendini
Sana kaç kez son verdim bilir misin,
Geceleri yatarken.
Ve kim bilir kaç kez yeniden başladım
Gün doğumuyla erkenden...

İlk sigarada zihnimdeydin
Ciğerdeydin duman duman
Kadeh kadeh ellerimde
Düşlerimdeydin her akşam

Hangi şarkının nakaratında dilleniyorsun?
Kim yordu seni,hangi dizde dinleniyorsun?

Yine yüzünde bir yağmur
Bu kaçıncı sağanak?
Hayalimde daha güzeldin
Ne vardı karşıma çıkacak...

Hangi badireden çıktın böyle?
Bitmiş-tükenmişsin
Bu ne hal? şu karşımdaki yitik,
Dağılmış suret sen misin?

Nasıl bir yanlışla bunca zaman kalbini avuttun?
Söyle sevdiğim, kendini hangi gecede unuttun?



alıntı
http://img101.imageshack.us/img101/9341/blumen407zh1.gif


Mystic@L 10 Nisan 2007 14:15

sensizlikle flört etmeyi sen değil
sensizlik bilir
sesi ses/sensizliği sensizlik bilir

korkma, sana aşkı öğretmeyen kendinin
ellerinden tuk!
çok ağrımış kendinin, siyah
ve ayaz kendinin
hep avuttuğum düşler için bana bir gül ver...
*
bak, palandöken dağlarında karlar erimiş
teknelerde kol kola bahar sulara inmiş
dağlar için, sular için bana bir gül ver
bir gül ver söküldüğüm günler için

-ve önce kendinin ellerinden tut!-
*
kendimin ellerinden tutunca
içimden nehirler gibi akmak geliyor
yollara çıkmak, yolculuklara bakmak geliyor
geberesiye içip salaş meyhanelerde
buralardan böyle ceketsiz kaçmak geliyor

tutunca kendimin ellerinden
pusulasız gemilerde yatmak
yaşlı ve şefkatli bir azizenin koynunda
sabaha dek kıpırtısız susmak geliyor

sevgilim, iyi insan, tutunca ellerimden
ömrümün içinden akmak geliyor...
*
sessizlik sensizliği ezbere bilir
sensizlik her şeyi bilir...

korkma, sana aşkı öğretmeyen kendinin
ellerinden tut!
sonra bana aşkı öğretmeyen kendimin
ellerinden;

bak, yıllarım sırılsıklam yağmurlar giymiş
günlerin avlusuna yeni yeni çocuklar inmiş
dağlar için, sular için bana bir gül ver
avuttuğum düşler için bana bir gül ver
bir
gül
pusulazıs gemiler, sökülmüş günler için...
*
ben bütün yeşillerimi inatçı ayazlara çaldırdım
sen kendinin ellerinden tut
ve kendine benim

-------------------------------------------------------------
*Dıngılava: Diyarbakır'da bir havuz adı.
Yılmaz Odabaşı


NiliM 10 Nisan 2007 14:17

Yalnız

Attığın adımlar kısalır,
Düşünceler kısırlaşır,
Hayaller ufalıp,
Zaman darlaşır,
Uykuların bölünür bir çığlıkla,
Dayanmak zor olur başkalarına,
Sadece o vardır,
Yalnızlığında.

Hasan Akkar


tikkymelike 10 Nisan 2007 15:18

ßugün yine yalnızım..yalnızlıkların bilemeyeceği kadar bir yalnızlık..

nefes alsam sesimi duyuyorum..nefes alamamaklar oluyor sesim...

nefeslerken bile, gözlerimde SEN varsın..

gözlerimin sokaklarındaki SEN...

çıkamıyorsun benden..gözlerimle soluduğum sesimden...

bilmeliydim küçük harflerle "ben" yazılmasını, ve "sen" yazılmasını...

UNUTMA...gözlerimdeki çıkmaz sokaklardasın..

sokaklar sesim..SEN ise, NEFESİM
Alıntıdır


NiliM 10 Nisan 2007 15:42

Yalnız

Bir taş üstüne oturup
dağlara baktım.
Üzerine güneş vurmuş dağların.
Nedense birden,
bakıp bakıp dağlara,
türkü söylemek geldi içimden.

Ama ne bir dost var yanımda dinleyecek,
ne bir yolcu,
ne bir düşman.
Hem pek acıklı olur benim türküm,
böyle bir ağlayıp
bir güldüğüm zaman.



İbrahim Abdülkadir Meriçboyu


tikkymelike 10 Nisan 2007 15:48

YOKLUKTA BİR SEN BİR DE BEN
bak...
geldim...
yine!

sensiz,
rahat,
mutlu...

ben buyum!

kayaların üzerine çıktım,
koştum sana...
bulutlar önüme serilmiş,
bulutlar yol,
çağırıyorlar,
adım atsam ölürüm,
atmasam dayanamıyorum!

yürüdüm...
coştum sana!

sen!
kim olduğunu bilmediğim,
bilmeden dilediğim,
ne çoktun yokluğunda,
çoktun bana!

karanlıkta uzanıp tutamadığım yıldızlar,
parmak uçlarımı yakarken,
yüreğime adını yazdılar,
gecenin cazibesiyle bir olup,
sen belki de ateştin bana...

yakma...

sen sisli bir günde,
özlenen güneş kadar uzaktın dağlara...
ben,
ben adını koyamamışlığımın içinde,
ötelerde bir yerde,
ne istedim bilmiyorum ama...

düş senken,
sen benken,
ben düşken...

ben buyum!

sen; yoksun galiba...
ama
sana bir sır vereyim mi?
ben bunu seviyorum...


kayaların üzerine çıktım,
koştum sana...
bulutlar önüme serilmiş,
bulutlar yol,
çağırıyorlar,
adım atsam ölürüm,
atmasam dayanamıyorum!

ama düş işte!
dağların zirvesinde bulutlarla bir oluyor adımlarım...
ve ben seni aradığımı sanıyorum o sonsuzlukta...

oysa, aradığım sadece huzur...

sana bir sır daha vereyim mi?
aldanma mısralara, ben yazmayı seviyorum...düşlerim kanatlı melek, ben uçmayı seviyorum... özgürlüğümün içinde, kimseyi istemiyorum...
..................................
Alıntıdır





DEsssT16 10 Nisan 2007 19:11

Sevdiğimiz eşyayı, dostları yada sevgiliyi.
Sonunda yürekte kalan hep ayni duygu, hüzün...
Çünkü yitirilene alışmışızdır, sevmişizdir, bizimle olan beraberliği keyiflendirmiştir. Çünkü o beraberliğe değer vermişizdir.

Ya o güzelliği yasarken; paylaşımı, keyfi, sevmeyi ve sevilmeyi birlikte hissederken...

Hep korkmaz miyiz? İçimizi en güzel anlarda bile hep sarmaz mı?
Ya biterse? Ya yok olursa bu güzellik?; endişesi..

Tabii ki bitecek. Yaşadığımız mutluluklar, hüzünler hep bitmedi mi?
Hep yerine başka başka hüzünlere, mutluluklara bırakmadı mi?

Gene ayni korkular, ayni endişeler...

Peki sahip olduğumuz güzellik için yitirme korkusuyla ağlamak niye? Kime? Ne için ? Biliyor musunuz?

Dökülen göz yaşları sadece kendimiz için..
O değere sahipken de, yitirdiğimizde de..
Çünkü bizi asil korkutan YALNIZLIK..

İçimizde hissettiğimiz o güzel duyguları uzunca bir süre tekrar yaşayamamak..

Özlemek, özlenmek, sevmek, sevilmek, sım-sıkıca sarılmak,
o bedenin canini, kanını hissetmek, sevişmek.. Hangisi kolay vazgeçilir hazlar ki?

Biten aşklarda da, biten ömürde de yanaklarımıza dökülen gözyaşları hep kendimiz için.

Çünkü merkez hep biziz, doymak bilmeyen egomuz..
Ve o egoyu doyurabilmek, hoşnut kılabilmek için ne kadar çok çırpınır dururuz.

Bizim sevdiklerimiz bizi muhakkak sevmeli, özlediklerimiz özlemeli,
doğrularımız her zaman tek doğrudur.

Ya yanımızda ki insan ? Onun egosu ? Arzuları, özlemleri veya usandıkları...

Ne kadar o sevdiğimiz insana karşı fedakarız?
Vermeden neyi ne kadar alabiliriz ki?

Bizler; hep ilişkilerimizde hesap kitap içinde değil miyiz ?
Her zaman denge.. Verdiğimiz kadar alalım, aldığımız kadar verelim hesapları yapar dururuz.

Sonuç YALNIZLIK .

Peki bu kadar yalnızlıktan korkuyor, yaşanılan güzellikleri,
paylaşımı bir daha yasayamamak endişesiyle kaybedeceğimiz
değere ağlıyorsak niye bu kadar ince hesaplar.

O değer bize mutluluk yerine hüzün, kargaşa yaşatıyorsa zaten vazgeçmeliyiz.

Yok eğer yaşamın sıkıntılarından biraz da olsa bizi alıp mutluluk veriyorsa o zaman gözyaşı yerine biraz daha akilci olmak daha doğru değil mi?
Sıkıca, hiç bitmeyecekmiş gibi o güzelliği, huzuru sonuna kadar yasamak varken neden korku??

Bilirsiniz.. Anılarımızda öylesine anlamlı, mutlu anlar vardır ki, kimi zaman onca geçen yıllara değerdir. Tabii ki bu değerler karşılık bulduğunda daha da değer kazanacaktır.

Eh iste o zaman bize biraz daha is düşüyor demektir. Daha çok özen...
Çünkü yasam içinde, ayni frekansı yakalamak o kadar zor ki...

Sevgiyi, özlemi birlikte yasamak doyumsuz bir hazdır.
Artık o sevdiğin insan kendin olmuşsundur.
Korursun, tıpkı kendini koruduğun gibi. Üzmekten, incitmekten korkarsın.
Artık hesap, kitap yapılamaz. ; Daha çok vermek vermek istersin.
Çünkü ego vererek de doyumu öğrenmiştir. Çünkü gönlünü ayna tutmuşsundur o sevgiliye. Çünkü yitirme korkusu askı ölümsüz kılar.

Çünkü ayrılmanın da bir vahşi tadı var
Öyle vahşi bir tat ki dayanılır gibi değil
Çünkü ayrılık da sevdaya dahil Çünkü

AYRILANLAR HALA SEVGILI
..


tikkymelike 11 Nisan 2007 11:51

SENSİZLİK
Biliyorum konusacak birseyimiz kalmadi, paylasacak hic bir seyimiz yok.
Yine de yüregimden gücümün yettigi yere kadar sana sesleniyorum,
seninle konusuyorum... Bugün sana olan kirginligimi rafa kaldirdim,
sevgimi aldim avuclarimin arasina, ona siginiyorum... Cümlelerimi kisalttim,
kelimelerim buruk, gülüslerim istenmeyen dudaklarimda...

Bir ihtimal gelisine sigindigimi farkettiysem de, engel olamadim gurursuz
ama umutlu hasretine... Bugün gönlümü hos tutmak istiyorum,
imkansiz olan her rüyaya inanasim geliyor... Bir cocuk gibi
isteklerimi bastiramiyorum... calmayan telefonuma elim gidiyor,
sana halen bende oldugunu israrla yazmaya calisiyorum... Bende olan seni,
hic kirmadim, degistirmedim ve hep korudum desem de, sendeki benin
nasil oldugunu, gülüp gülmedigini anlamsiz bir sikintiyla merak ediyorum...

icimdeki güzelligine inanip inanmamani artik umursamiyorum!
Üsüyorum, bu üsüme yalnizligimdan geliyor ve sariyor her tarafimi...
Tutunabilecegim hicbir güzellik yok, hatirlamaktan usanmayacagim
anilarim disinda... isinabilmek icin onlara sariliyorum...
Anlamsiz ve cevapsiz sorular hihzirca siritiyor, ben görmemeye
calisiyorum... Düsler uzak gibi görünüyordu ama yakindi...

Belki de görmeyi istemek gerekiyordu... Gözlerini ac desem kapatacaksin
ama kapatma gözlerini! Kendime bir demet papatya aldim ama bakmadim
falima... Gözlerimi gelislere verdim, gözlerimdeki hüzün bile seni özlemis
itiraf etti sonunda... Düsüncelerim gururlu, hayallerim ve sevdam degil...
Gelseydin, kendimi unutup sana kosacaktim, susturacaktim icimdeki isyani,
kavgalarin ortasinda bir günes gibi dogup isitacaktim yüregini,
sevincten aglayacaktim bu defa, mutluyken hemen sarhos olmusum gibi,
dokunacaktim, sarilacaktim. Ama gelmedin, gelemezdin belki de gelmeye de
hic niyetin yoktu aslinda... Kendimi kandirdigimi anladigimda agliyordum...

Eskiden kimi sarkilarin ne kadar anlamli oldugunu düsünürken, simdi
ayriligin ardindan calinan her sarki umutsuzlugumu ve sevgimi anlatiyormus
gibi geliyor... Sevdigim ne cok sarki varmis, bunu senin gidisin gösterdi bana...
Her sarkida sen varsin, her yerde, her gördügüm insanda, denizde,
gecede, uykumda... Nasil beceriyorsun her yerde olabilmeyi...
Bu bir marifetse eger, neden benim yanimda degilsin ki?
Gözyaslarim asilligini yitiriyor ve yenik düsüyorum sevdana...

Gittin! Belki de hic gelmemistin ben, geldigini sandim... Ayak uyduramadim
yorgunluguna... Dudaklarina düslerindeki öpüsü konduramadim...

Kimi zaman bir cocuk oldum gülüslerinde simaran, kimi zaman bir kadin;
dokunuslarinda kendini bulan... Ama! En cok da imkânsizin oldum...

Her gelisimde bir kez daha gönderdigin oldum... inanamadigin, Yenemedigin,
üzerinden atlayamadigin korkularin oldum... Agladigin, bagirdigin ya da
sustugun isyanin oldum, sessizce bosalan gözyaslarin, birikmisligin oldum...
Yüregindeki kadin ben olmak isterken yüregine siginan ve tozlanacak olan
bir ani oldum... Haketmediklerin, artik yeter dediklerin ve herseyin olmak isterken
belki de hicbir seyin oldum... Söylesene ben gercekten senin neyin oldum?
Sesin hep uzaklari cagiriyordu, ben üstüme alindim, sana geldim...
Bilseydim, bana ait olmayan bir seslenisi sahiplenir miydim?

simdi bir mevsimlik ask kaldi avuclarimda sadece bir mevsim yasanan
ama bir ömür gibi gelen ask... Kalbime henüz söyleyemedim gittigini,
ögrenirse onun da aci cekmesinden korkuyorum... Seni halen
benimle biliyor ve seviyor ama ben kalbime ilk defa yalan söylüyorum...
Gittin! Sevdamin yokluguna alisabilirim belki ama sesinin uzak yollarin
sonunda olmasi acitiyor icimi... Suskunlugun en büyük silahindi,
suskunlugunla vurdun beni asil aci olan, canimi acitan unutulmak...

Söylesene unutulmak kime yakisiyor?
Unutan sen olsan da sana bile yakismiyor ...

Merak etme, üstüne giydirmedim bu duyguyu, unutulmayan olmak
sende daha güzel duruyor... Görüyorsun iste, ask'a ve sana ihanet etmiyorum
benim kirginligim ask'a... Sen üstüne alindin...
.....................Alıntıdır



Mystic@L 11 Nisan 2007 15:20

Sana Ulaşmak

Bir gün
bir yangın yerinde
buldum ben bu aşkı
Belki
Umudum vardı
yalanlamak için aşk yok diyenleri
Umudum vardı
Diyebilmek ne güzel;
bir umutsuz için
ne manalı.

Belki birgün bir yangın yeri
daha bulabileceğim
yine bir yangın yerinde bulduğum bu sevdadan
kurtulmak için

Ömer Seydi Ekinci


tikkymelike 11 Nisan 2007 20:07

SOL YANIMA APANSIZ GİREN SANCILARhttp://img235.imageshack.us/img235/9159/atilaresim210caeo1.jpg



Önce sen gittin

sonra kararan bulutlar içinde kuşlar

Akşamdı

ve gün perdelerini çekmemişti daha

Taze çiçekler seriliydi tezgahlarda

söz verilmiş sevdalar taşıyordu vapurlar

Bulutları, ağaçları ve denizi bırakıp ardında

vedasız gittin



Sararan yapraklarıyla adını öğrendiğim

bu hazan mevsiminin akşamıydı gidişinin tek tanığı

Oysa güneşli günler içinde mutlu sonları olan

yarım sevdaların yaşanmadığı çocukluğumdan kalma

kırk geceden bin bir geceye uzayan

masallar vardı aklımda



Sevdaya özlemli bin yıllık yalnızlığımdan sonra

büyülü bir akşam zamanı

suyun yaprağa dokunuşu kadar dayanılmaz

mutsuz biten bir destan olur gidişinle yaşanan



Hüzünlü ve yalnızlık dolu bakışlarım

gözpınarlarını açmaya hazırlanırken

Avuçlarımda sıcaklığın azaldı önce

kulaklarımdan sesin, yanağımda busen

Bir cenazeyi kaldırır gibi, sonra yüreğimden sen gittin



Şimdi hayallerim ve düşlerimdir sana dair yarım kalan

ve güneşin karanlığa mahkum olduğu saatlerde

sol yanıma apansız giren sancılar



Rüzgar, unutulmuş bir matem havasını bırakırken kaldırımlara

çocukluğum ve delikanlılık günlerimdir dipsiz kuyularda kaybolan

Hüzünlü ve yalnızlık dolu bakışlarım yağmurlanırken

bir ince sızı olursun yüreğimden akan



Atila IŞIK


Misafir 11 Nisan 2007 20:49

yalnızlık ölümden beterdir ama ben yine de yalnız bir ölümü tercih ederim


Mystic@L 11 Nisan 2007 21:19

Aşksız, Meşksiz..

Aşksız, meşksiz ve sevgisiz
Yaşıyorum
Yüklenmişim bedenimi
Taşıyorum
Lakin hayret!
Bütün olan, bitene
Aşksız, meşksiz ve sevgisiz
Nasıl olur?
Ve ben nasıl yaşıyorum?

Aşksız, meşksiz ve sevgisiz...
Şaşıyorum! .

Hünkar Dağlı


tikkymelike 11 Nisan 2007 21:44

http://img112.imageshack.us/img112/2915/mavisevdalarmeraketmedl5.jpg


Adına dilimin dönmediği bir kokuyu bırakıp gittin
Yüreğimin duvarlarına
Astığım görünmez bir resimdin oysa
Ancak bir efkar masasında gösterdiğim
Gel diyeceğim
Cesaretim yok yeniden seni yaşamaya
Hasretin yaşamak gibi canlı
Ve heyecanlı maceraların ümidiyle
Gözlerin gibi değişiyor düşüncelerim

Karşılığı az olan bir sevmeydi benimki
Yalnızca varlığının verdiği bir aydınlık duyguydu
Yağmur yağdığında kirpiklerinin ıslanması
Güneşte gözlerinin kısılmasıydı
Veya yanağına kondurabildiğim küçük bir öpücük
Bir ömürlük anıların başlamasıydı
Nereye baksam senden kalan bir şeyler var
Öylesine candan sarılmadan ayrılsan da
Verdiğin sözlerin hepsini tutmadığını biliyordum Yetiyor mu bana kalanlar

Yaşamın her haline güzel bir şeyler eklemek gerek
Ayrılıklarda anıların
Vuslatlarda an neyse onun tadını çıkarmak
Gözleri
Dudakları
Saçları
Resmetmek
Bestelemek
Şarkılar söylemek
Kim aklımda en uzun kaldıysa
Odur sevdaya en yakın dönemeç
Hızımı kesen
Sen
Adına dilimin dönmediği bir kokuyu bırakıp gittin


Oğuzkan Bölükbaşı


Mystic@L 11 Nisan 2007 22:19

Acılar Denizi

Ben acılar denizinde boğulmuum
İşitmem vapur düdüklerini, martı çığlıklarını
Dalgalar her gün bir başka kıyıya atar beni
Duyarım yosunların benim için ağladıklarını

Ölüyüm çoktan, bir baksana gözlerime
Gör, içindeki o kanlı cam kırıklarını
bu ne karanlık, bu ne zindan gece böyle
Bütün gemiller söndürmüş ışıklarını

Ben acılar denizi olmuşum, yaklaşma
Sularım tuzlu, sularım zehir zemberek
Baksana; herkes içime dökmüş artıklarını

bu karanlık bitse artık, bir ay doğsa
Bir deli rüzgar çıksa; alıp götürse
Yılların içimde bıraktıklarını...

Ümit Yaşar Oğuzcan


Misafir 11 Nisan 2007 23:16


gül uykusu


-aşk için...




güneşi kuruttum balkonda
sabah damladı yastık ucuna
uyandık

yaşıyoruz
düş boyu kiraz buğusu
cebimde sardunya
bir de ayrılık

uyanış
sesini içtim göz ucuyla
göz ucum yanık

eşiğimde yağmur damlası
gelişin mum bakışlı masal
bir şarkısın gölgesi hicran
ya da bir iç çekiş
ne gerçek ne hayal

payıma güz düştü
son göçünde kırlangıç
ama sen kal

dil artığı kül
söz orucunda şişe yalnızlığı
şarap sızıyor ömrüm kırık

uzanış
dal eğdim toprağına gül ucuyla
gül ucum yanık





Ferhat Gülsün


iblis1907 12 Nisan 2007 07:39

Yalnız

içimdeki kara yel savurdu beni,
yalnızlığın kol gezdiği sisli limanlara
savruldum ve her seferinde ağladım
yalnızlığımla başbaşa

pusulasını yitirmiş yüreğimi
kime açayım
yelkenleri kırık ruhumu
kiminle onarayım
kara yel vardı hep, içimde bir yerlerde
savrulmaktı, "yaşamak" dediğim...
yalnızlığın kol gezdiği sisli limanlara
savruldum ve ağladım
yalnızlığımla başbaşa

biliyordum,
sen ulaşılmaz bir uzaklıktaydın;
bense, çok uzak bir yalnızlıkta


Ozan Aydın


NiliM 12 Nisan 2007 08:22

YALNIZLIKLAR MEZARLIĞI

bugün duygularım karmaşık ve saplanık haldeyim
hayatın endam mızrabında bitkin ve yorgun bedenim
hasretler iniyor içime yalın çıkmaz bir
sokağa toplanıyor bütün kederim
bir bir kırılıyor aynalar
hıçkırıkla ağlayan sesimle
acılar kangren eylemiş beni
yüreğime yet-miş
yetmiş mevsiminde
ardı ardına patlayan azı çıbanların acısı
an gibi hala dilimde erimemiş
yalnızlık doğduğumda yazılmış alnıma
içine hüzünlerin en alası kazınmış
bir an olsun kurtaramıyorum kendimi
ne yana kaçsam hep önüme düşüyor
tebessümle bakamıyorum akamıyorum yarınıma
dayanamıyorum gayrı
her şafağın alaca koynunda
ve ağır gün kolunda
gideceğim habersiz ve sessizce
kimseler farkıma bile varmadan
kalabalık istanbul nüfusunda
kaybolacağım
kefen sarmayı mecburi giyeceğim
çaresiz kimsesiz kifayetsiz biçimde
YALNIZLIKLAR MEZARLIĞINDA
adı ibrahim diye BİTECEĞİM......

İbrahim Çelebi


Nephthys 12 Nisan 2007 10:26

yanımdayken yalnızlığım……



ben,
seninle içiyorum……
bilmiyor kimse….
ara bir sokağında kentin
silinmiş
duvar yazılarına bakıyor
masam
dökülmüş
kireç aralıklarında
devrim……
aralıklarımda sen………..
seninle,
direndim ben…..
bilmiyor kimse….
döndüğünde bile yüzünü….seninle
geç kalmış
evrimlere
döktüm kavgamı
sessiz kaldım
sensiz kaldım
dilim marşlardayken
silinmedi izin…sustum….
sustum da direndim…
kimse bilmiyor…..
ben seni sevdim….



03/03/2007 ege altun


Nephthys 12 Nisan 2007 11:12

Soğuktur Koynu Yalnızlığın…..



eğilmiş gövdesinden ağaç;
fırtınalar yasta…
selam durmuş ormanlar..
soluksuz,
dönende gün….geceye…
anlamak…hani var ya…
anlamak….
sessizce yaşamakmış….
yormadan…..
ve
insanmış yorulmak…
dokunmak istersin,
hayata…
pencerelerde,
tütün şavkları vardır..
solursun derinden…dumanı..
aslında…
sana dokunmaktadır hayat
ve
soğuktur koynu yalnızlığın
yetmez düşlerin dostluğu
kıvrılırsın,
çaresizce geceye…
yorgun bedenin..kırgındır..
tek bir ağaç kalmıştır..
gövdesinden meyveli…
ve
başlamıştır..tüketme günleri…


17/07/2006 ege altun


DEsssT16 12 Nisan 2007 12:08

<<< Hoşgeldin YaLNızlığım >>>
Merhaba dost yaLNızlığım;
Hoşgeldin, sefalar getirdin gönül evime.
Buyur geç her zamanki yerine, sana yüreğimin sıcaklığını almış
bir fincan kahve ikram edeyim. İçine şeker yerine dostluğumu,
süt yerine sohbetimi koyayım .

Neler gördük seninle, neler yaşadık yalnızlığım!
İhanet hırkasını sırtına geçirmiş ne "dost" yüzleri tanıdık.
Bilmedik, bilemedik yalnızlığım, bunu bize öğretmediler.
Duygu simsarlarının elinde, saf duygularımızın,
üç-beş kuruşa satıldığına şahit olmadık mı?
Yüreğimizden her vuruluşumuzda, her kanayışımızda,
insana duyduğumuz sevgiye sarılmadık mı?
Dönüp dönüpte yaramızı kendimiz sarmadık mı?
İnsanların ikinci yüzlerini sonradan öğrenedik mi, acıyla, hüzünle..

Ahh yalnızlığım!
Bilmedik bilemedik bize bunu öğretmediler.
Yüzümüze vuran yalancı bir güneşe açmadık mı
gönlümüzün tüm çiçeklerini.
Oysa bilemedik yalnızlığım, her yalancı baharın ardından,
zemheri bir ayazın geleceğini. Kaç kere vurulduk,
kaç kere ayaza vurduk, üşüdük, titredik, ne boralara ne fırtınalara
verdik yüreğimizi. Kanadık, incindik bin acı sözle,.

Bilmedik, bilemedik..
Bunları bize öğretmediler yalnızlığım
Bunca şeye rağmen gönlümüzdeki filizleri hep canlı tuttuk,
saldık köklerini filizlerimizin toprak anaya,.
belki şu an zayıf ve cılız ama direniyor.
Biliyorum bir gün o da güçlenecek.. Tıpkı yüreğimizdeki küçük,
masum kız gibi, gözleri ufukta, hep ileriye ve umuda yürüyecek.


tikkymelike 12 Nisan 2007 13:32

http://img20.imageshack.us/img20/9302/59916142sambeachgreyscauq6.jpg

ilkbahar bastırdı
ondan mıdır bilmiyorum,
uyanıyorum gecenin en anlamsız vakitlerinde.

yaşamak ve yaşamamak noktasında,
geç kalmış bir mukayeseye takılıyor aklım.
tıkanıp kalıyor kalbim aniden.
ayakkabılarımı kendim bağlayabildiğimden beri,
yenilgilerin hüznünü heceledim hep.
önce sevmeyi unuttum,
sonra sevilmeyi.
ama hiç unutmadım,
yüreğimin tavsiye ettiği yalnızlığımı.


Alıntıdır


Misafir 12 Nisan 2007 13:39

http://img150.imageshack.us/img150/8791/anladim2ut2.jpg


Çok aşığın var diyorlar,
Yalan de yeter bana.
Bir sevda sözü fısılda,
Hazırım inanmaya.
Gönül hırsızı diyorlar,
İnkar et yeter bana.
Gözlerindeki cevaba,
Korkuyorum bakmaya.
Geceler uzun ve yalnız,
Yoksun sabaha kadar.
Düşümde bile günahkarsın,
Bunu kim hayra yorar.
Ardımdan deli diyorlar,
Belki de yalan değil.
Yanımda bile uzaksın,
Nasıl dayansın Gönül.
Çok ahlar aldı diyorlar,
İnkar et yeter bana.
Gözlerindeki cevaba,
Korkuyorum bakmaya.

Çok aşığın var diyorlar...
Çok aşığın var diyorlar , hem de çok, bir ben eksikmişim. Sayısını bile bilemediğinden, sadece çok kelimesi yetiyormuş. Aşkının ölçüsü olmadığı gibi aşıklarının da sayısı belli değil. Yine de bilirim ki o kadar çokluğun içinde bana ayıracak bir gülümsemen bile yoktur. Payıma o bile düşmezmiş. Yalan de, aslında sevmedim onları de, ben bir tek seni sevdim de, oyalandım onlarla de, inan ki bu yeter bana, inanmayacak olsam da, inanmayacak olsan da, bu bana yeter. Sanki hiç mi yalan söylemedin yüzüme bakarak, yaşadıklarımız birbirimizi kandırmacadan başka nedir? Bir yalanın günahını çekmek sana koymaz, sırtımızda taşıdığımız o ahlaksız günahların yanında.



Bir sevda sözü fısılda , usulca yaklaş yüzüme, ellerinle kapatarak kulağımı, sadece senin ve benim duyabileceğim kadar, yazın denizden esen meltemin çağrısı kadar gönlümü okşayan yumuşaklıkta, kalkmaya hazırlanan bir geminin siren sesi kadar heyecan uyandıran, okumayı sökmeye çalışan öğrencinin yaptığı gibi tane tane ve anlaşılır, ılgıt ılgıt esen yellerin alıp götüremeyeceği kadar ketum bir sevda sözü fısılda kulaklarıma. Haydi durma, neden bu nazın, korkma hazırım inanmaya söyleyeceğin her şeye. Nelere inanmadım ki... Bir sahte sevgiyi bile esirgeme, mecburum inanmaya, bak bana itiraz edecek halim mi var hiç?

Gönül hırsızı diyorlar , suçluyorlar, iftira ediyorlar. Sen hiç bir zaman, hiç bir şey çalmadın ki. Ne gönlümü çaldın, ne de sana adanan boşa geçecek zamanımı, ne de benden bir parça. Hırsız olamazsın, sen doyumsuz değilsin, hele gönülden yana asla. Şimdi, yoksa başkalarından mı medet umuyorsun? Böylesine isterik tavırlarının ardında yatan, elde etme ve yok etme hırsı mı? Sen böyle değildin inkar et , yalan de, ben gönlünün hırsızıyım sadece de, gönlümde senin sevdandan başka sevdalara yer yok de, bu yeter bana , söyle... Yoksa ben mi yanılıyorum, gerçekten mi sevdin onları beni bile bu kadar sevmemişken, bana bile bu kadar katlanmamışken...

Gözlerindeki cevaba , dudaklarındaki kıpırdamaya, ellerindeki titremeye, nefes alışverişindeki hızlanmaya hazırım. Hazırım kırılıp dökülmeye, yanıp yok olmaya. Ama korkuyorum bakmaya, anlık bile olsa da. Başımı kaldırıp seninle göz göze gelmeye, tüm ****netimi kaybedip ağlamaya ve sana sarılmaya korkuyorum. Bilirim gözlerine bakınca, inanırım, sanki bir ışık çakar ve nutkum tutulur o an, ne dersen de farketmez, düşünemem, inanırım, kanarım. Yok, bu kez bakmayacağım, rahat ol sarılmayacağım da ama ne olur cevabını söyle ve git.. Senin kadar dayanıklı olamayacağım için git..

Geceler uzun ve yalnız , sensiz, çaresiz. Zaten kaç gece yanınmda kaldın ki. Kaç gece ruhumu okşayıp güzel sözler söyledin ki. Kaç gece kadehime ortak olup içime soğukluk estiren bir buz parçası oldun ki. Bir kaç yorgun ve uykusuz günlerinde eşlik ettin ama hemen güneşle birlikte uykuya daldın ve sabah erkenden çekip gittin. Ben ise yanında yalnızdım, yanı başımda olmana rağmen çoğu gece.. Aslında yoksun sabaha kadar, tek başıma ama yanıbaşındayım. Paylaşmadan geçen geceler...

Düşümde bile günahkarsın, günahına ortağım. Ben sana rüyalarımda bile alet oluyorum. Çıldırtan düşlerimden bile atamıyorum. Sen hep beni ateşe yapmaya yemin mi ettin. Kaç kere tövbemi bozdun düşlerimde, kaç kere yemin ettim bu gecemi ve düşümü paylaşmayacağım diye, kaç kere uyandım tam ortasında günahın, kaç sevap işledim ödeşmek için... Ama bunu kim hayra yorar, hangi tabirin affına sığdırabilirim. Cehennem ortakları bile olacağız böyle giderse. Sevdadan yandığım yetmiyormuş gibi, bir de orada yanacağım, sırf senin yüzünden, her zaman ki gibi..

Ardımdan deli diyorlar, beni bilenler, duyanlar ve görenler. Bilmem ne haldeyim ki bana yakıştırıyorlar. Bak şimdi sen, bunu da bana yakıştırmazsın. Bunu bile bana lütuf sayarsın. Övülmekten geçtim, yermeye bile katlanamazsın beni. Doğru ya senin için deli olmam bile bir hırs sebebi. Kim bilir belki de, kırmamdan korkarsın sarıp çevrelediğin zincirlerimi. Öyle ya deli kuvveti gelir de kollarıma ve dilime, sana zarar veririm. Belki de yalan değil ha, ne dersin. Belki de hakikaten deliyimdir, zır deliyimdir. Aşkından Ferhat olamadım, Mecnun olamadım ama kaderde deli olmak varmış. Delirmek de varmış...

Yanımda bile uzaksın, bari git de alışıyayım sahici kimsesizliklere, alışağım güneşsiz günlerin karanlığına, akşamına, ıssızlığına. Ve dinleneyim, yorgunum karşında emrine hazır beklemekten. Ama zor, bilirim bana çok zor bu. Nasıl dayansın gönül buna? Bu acınası halime. Laf kâr etmez etmez, kesmez gönlümü, sen de bilirsin bir sana dayanamaz.


Çok ahlar aldı diyorlar, inkar et, yeter bana
Gözlerindeki cevaba, korkuyorum bakmaya



Evet, korkuyorum sana son kez bile olsa bakmaya...


Mystic@L 12 Nisan 2007 13:47

Sana koşuyorum bir vapurun içinden
Ölmemek, delirmemek için...
Yaşamak; bütün adetlerden uzak
Yaşamak...
Hayır değil, değil sıcak:
Dudaklarının hatırası;
Değil saçlarının kokusu
Hiçbiri değil.
Dünyada büyük fırtınanın koptuğu böyle günlerde
Ben onsuz edemem.
Eli elimin içinde olmalı,
Gözlerine bakmalıyım,
Sesini işitmeliyim.
Beraber yemek yemeliyiz.
Ara sıra gülmeliyiz.
Yapamam, onsuz edemem.
Bana su, bana ekmek, bana zehir;
Bana tad, bana uyku
Gibi gelen çirkin kızım,
Sensiz edemem!

Sait Faik


Mystic@L 12 Nisan 2007 15:41

Anlayamadım

Aczim ile geldim kapina
bir tebessüm bulurum ümidiyle.
Suçlu halimle geldim yanina,
belki ellerimden tutarsin diye

Siyah gözlerin hâlâ bir mûamma,
sirrini çözerim korkusunda
Sana olmasaydim böyle âmâ,
elbet atardim pabucunu dama.

Anlayamadim yalnizligi,
seninle yasamada oldugu gibi.
Kavrayamadim bahtsizligi,
ve bende ki sanssizligi

Ahmet Arslan


iblis1907 12 Nisan 2007 20:26

Yalnız Adam

Bir işgal ülkesine
Girdim bu şiir ile
Öfke ile yuğrulan
Kurşun gibi bir dille

Tak tak tak yürüyorum
Sessizliği bozarak
Yüreğimde dinamit
Elimde kalemim ile

Başım dimdik alnım ak
Fermanım ki boynumda
Adım müslüman olmak
Ruhumla bedenimle

Ayak iken baş oldu
Baş olunca ayaklar
Kardeşler düşman oldu
Kendi kardeşleriyle...

Arif Altunbaş



Mystic@L 12 Nisan 2007 22:55

Acilar vardir, bir de caresizliklerNe zaman basladiysa benim oykumYuruduk, kimbilir kac yil beraberBir yanimda ask, bir yanimda olumDurup durup kirlendim yasadikcaAskti beni yikayan, Aritan suDunyami saran bir uctan bir ucaHep o bir gun sevememek korkusuBen kalbimi o taslarda biledimButun pisliklerini yeryuzununKazidim hancerimle yeniledimSon dakikasinda bile omrumunBen Tanridan baska bir sey istememHer sevgiye acik olsun pencerem
Ümit Yaşar Oğuzcan


NiliM 12 Nisan 2007 23:54

Yalnızlıklarıma Kaçışım

Sen yoktun ya artık, gidecektim yalnızlıklarıma,
Kavgaları, savrulmaları kadehlerime eş ederek,
Gidecektim işte senden, dönmeyecektim bir daha,
Yüreğime; Sigaramdan bir duman alışı uzak olsanda...

Ağır küskün gökyüzü bana ağlıyordu,
Bana ceza, bana azap veriyordu bebeğim,
Ama ben gidecektim işte, acılara, azaplara,
Çekip gidecektim inatla yalnızlıklarıma...

Hüznü seviyordum, onsuz hiç olmadımki,
Barışmadım ben; hiçbir zaman içimdeki benle,
Kavgalıydım, savaş alanlarındaki kadar acımasız,
Kaçmalıydım, içimdeki benden yalnızlıklarıma...

Şafaklara kadar süren kavgalar senle değildiki,
İçimdeki o; kavga ettiğim benle, yüreğimleydi,
Hüznümü severken, dövüştüğüm kendimleydi,
Kaçtım; kendimden, senden kaçtım; YALNIZLIKLARIMA...


Bayram Karaali


Guest_ASU 13 Nisan 2007 00:28


YalnızlıklarYeşertiyorum


Gecenin karanlığı tünerken saçlarıma
Boyası yitik bir ressamın fırçası gibi
Ayaklarım yorgunluğumu çiziyor kaldırımlara.
Hıçkırarak bulutlar ağlıyor
Islanıyor saçlarımdaki karanlık
Sığınıyorum bir durak saçağı dibine
Titreyen parmaklarım yüzümde geziniyor
Sanki kanunun hüzünlü tellerinde...
Küf kokulu gecelere
Şiirler yazıyor yüreğim
Bir çay tadında hayallerimi içiyorum
Koyu karanlıkta damla damla mısralarım düşüyor
Gem vuruyorum duygularıma ağlamamak için
Sevgimi mumyalayıp gömüyorum
El deymemiş yalnızlıklar yeşertiyorum
Yüreğimin en saf yerinde...

alıntıdır...


Nephthys 13 Nisan 2007 13:11

Kirpiklerim DEĞİYOR Yalnızlığıma


Geceleri ruhum sancıyor
Kirpiklerim değiyor
Yalnızlığıma...

Geceler sessiz
Geceler sensiz
Geceler uzunca

Ne sıcak
Bir sevgili kolu
Boynumda
Ne de saçlarımda
Bir okşayış...

Geceler sessiz
Geceler sensiz
Geceler uzunca

Geceleri ruhum sancıyor
Kirpiklerim değiyor
Yalnızlığıma...

Geceleri dolunaya
Sensiz karanlıklara
Tutunuyorum
Deniz kokuyor
Sen kokuyor yıldızlar...

Geceler sessiz
Geceler sensiz
Geceler uzunca

Geceleri ruhum sancıyor
Kirpiklerim değiyor
Yalnızlığıma...
Yüksel Yenicecaglar


Mystic@L 13 Nisan 2007 13:54

gün geceye bakıyor
gecenin gözleri karanlık
karanlık
yükseliyor rüzgarlara

içinden
rüzgarlar
geçiyor
güneşin
güneşin kardeşi
soluk bir bahar

nedir hayat?...

bir elmayı koklarken
duyulan sevinç
ya da
bir salkım kirazın
takılması uçurtmalara
aç pencereni
ve bak istersen
her yanda
aşk ve kanaryalar.
Metin Güven


maipoem 13 Nisan 2007 21:48

Çölde bir yolcu gibi yalnızlıgım içimde
Kavrulup gidiyorum.
Pervasız serçe gibi her ganimet pesinde
Savrulup gidiyorum.

Bir kıs günesi gibi bulutlar esiri,
Görünüp gidiyorum
Ne belli bir yerim var, ne de sevdigim biri,
Sürünüp gidiyorum.


Cahit Sıtkı Tarancı



Mystic@L 13 Nisan 2007 23:32

Yüreğimi aç , kapıları arala ,
Uçurumlarda yürütme beni.
Çalınmış özlemlerin yası,
Atılan kurşunlardan değil ,

Acılardan, tâ içlerdeki acılardan.
Acıları kurşuna dizseydim ,
Ölürler miydi?
Yoksa yüreğimi sakat mı bırakılardı ?
Doğar mıydı özlemlerle yeniden ?
Vursaydım yüreğinden sevdanın ,
Ölür müydü ölümüne ?

Yavuz Bayram Çalışkan


Mystic@L 14 Nisan 2007 10:53

Ayakları kumda bırakmadan iz
Yanıma gelirdi hep gecelerdi;
Sanki bir lahitten kalkar ve sessiz,
Uzak bir maziye dönüp giderdi.

Bir avuç ışıktı incecik yüzü;
Gözleri geceler gibi derindi;
İçine başımın her an düştüğü
Avuçları sudan da serindi.

Geçerken dün yoldan ruhumu saran
Bir gölge halinde ve ağır ağır:
Tanıdım, o yadı hoş zamanlardan
Seven ve yaşayan bir hatıradır..

Ahmet Muhip Dranas


BLacK_HawK 14 Nisan 2007 11:46

beni en çok ellerimden tut
ve n'olur ayırma gözlerinden
bahar alaşımlı
yapışkan bir yalnızlık bendeki
zifiri bir çay gibi akşamdan kalan
köpüğün sudaki dansı saçların
ki dokundukça el yakan
uçsuz ormanlar.. uçsuz ormanlar
bucaksız tüneller.. bucaksız tüneller
ayağımda alımlı bir çelme
iliklerime kaçıyor hep bir yanım
nasıl anlatsam kaçtıkça düşüyorum
tebessüm akaraktan ağzım
arsız bir tebessüm.

gece üç: yalnızlık
saat üç. üç gece. gece yalnızlık.
saat gece. gece üç. üç yalnızlık.
yalnızlık. ÜÇ SAAT. saat ve yalnızlık.

bir aşkı doğaçlıyorum karşında
tıka basa yalnızlık doluyor paçacılar
alışılmadık kasımlar yaşıyorum.
Gör ki bu halimle belki pejmürdeyim
ama sanma ki unuttum gözlerini
gözlerim mi?
hala gözlerinin heveslisi.

illet gibi gözlerin
içimin uçarı çocuğu
unutmadım seni.

beni en çok ellerimden tut
ve n'olur ayırma gözlerinden
deniz alaşımlı
aklımın sahili gözlerin.

Cahit Efgan


Misafir 14 Nisan 2007 21:09

Canım... Biricik aşkım...
Sensiz yaşadığım bir gün bile
bana azabın en şiddetlisini yaşatırken,
bir ömür sensiz nasıl yaşarım ki!...
Hangi doktor, hangi reçete yüreğimdeki acıyı dindirebilir ki?...
Hangi derya, hangi okyanus söndürebilir ki yüreğimdeki yangını?...
Sensiz geçen o bir güne dahi lanet ederken
ya şimdi ne yapayım? ...
Sensiz ne günüm gün ne gecem gece!...
Hiç bir şeyin tadı yok eskisi gibi!...
Sensizliğe alışamadım, alışamıyorum da...
Hep aklımdasın; hep gönlümdesin...
Ben yaşadıkça da bende varolmaya devam edeceksin...

Ama söyle be gülüm!...
Yalnızlığa niçin mahküm ettin beni?!




YALNIZLIĞA NİÇİN MAHKÜM ETTİN BENİ


Mystic@L 14 Nisan 2007 21:46

ARTIK SENSİZİM

GİDİYORSUN YA...
KARA BULUTLARI KATMIŞ ARDINA
ACILARI YÜKLENMİŞ SIRTINA
DÖRT NALA GELİYOR YANLIZLIĞIM.

GİDİYORSUN YA..
NEKADARDA MUTLU ÇARESİZLİKLER
YÜREĞİMİN GERGEFİNDEN
CIMBIZLARLA ÇEKİYOR
NAKIŞ NAKIŞ UMUTLARI

GİDİYORSUN YA...
RENKLERİNİ SİLİYOR TUVALİM
KARASI BANA GECELERİN
CEFASI BANA
ELDE KALAN TEK RESİM
GÖZLERİNİ SEYREDECEĞİM

GİDİYORSUN YA...
GİYOTİNE GİDİYOR PAYLAŞMALARIM
BUGÜNÜMDE, YARINLARIMDA GİDİYOR
GİDİYOR DÜŞMÜŞ PEŞİNE UMUTLARIM

GİDİYORSUN...
DALGALARINDA BOĞULDUĞUM DENİZİM
GİDİYORSUN...
BUNDAN BÖYLE ZAMANLARA SENSİZİM.

Nevin Kurular


Misafir 15 Nisan 2007 17:43

http://img133.imageshack.us/img133/155/yineyoksunzu9.jpg


Yorgunum Vede Çok Doluyum
Birşeyleri İçime Atmaktan Bıktım
Pekte Başka Şansım Yok Farkındayım
Aklımdasın..
Hayallerimdesin..


Konuşmadım
Gözlerimle Kalbine Yalvardım , Anlamadın
Haklısın Benden Beklenmez
Ama Yaptım
Sen Benim Evleneceğim Kadınsın Tatlım
Susma Ne Olur
Birşeyler Olsun
Yıllardır Ben Susuyorum
Artık Yeter
Ama Yanlış Zaman
Yine Susucam Ve Akışına Bırakıcam..


Yeni Bir Gün Doğuyor
Yine Yoksun Yanımda
Zavallı Gönlüm Anladı
Mahkumum Yalnızlığa...


Mystic@L 15 Nisan 2007 20:03

Korka korka değil usul usul değil
Elim yüreğimde çarpa çarpa geldim
Aç kapıyı bak ne diyeceğim
Bir senin ellerinden bir senin gözlerinden
Dişlerinden dudaklarından
Nergisler ocak ayında açtı
Kendimden bahsetmeyeceğim
Yediveren güllerden duvarlardan sarkan güllerden
Çocuklardan sabah erken okula giderlerken
Atlardan bahsedeceğim
Kan ter içinde atlardan
Aç kapıyı bak ne diyeceğim
Ne kadar küsülü çocuk varsa barıştırdım oynuyorlar
Tam kırk çeşit sarmaşık gül buldum penceremin dibinde açacak

Ekinleri dolu vurmadı çekirge gelmedi kurak olmadı
Yorgunum demiyeceğim bir evimiz olsa demiyeceğim
Yüreğim daralıyor demiyeceğim

Bir baksan gözlerime başını çevirmeyeceksin
Yürüyüp gitmeyeceksin elini çekmeyeceksin
Bir baksan gözlerime
Dağda yakılmış ateşler göreceksin
Aç kapıyı kim geldi bak
Bak nasıl havalandı güvercin
Açmam diyemezsin artık
Aç.

Berin Taşan


NiliM 15 Nisan 2007 21:53

YalnızlıklarYeşertiyorum

Gecenin karanlığı tünerken saçlarıma
Boyası yitik bir ressamın fırçası gibi
Ayaklarım yorgunluğumu çiziyor kaldırımlara.
Hıçkırarak bulutlar ağlıyor
Islanıyor saçlarımdaki karanlık
Sığınıyorum bir durak saçağı dibine
Titreyen parmaklarım yüzümde geziniyor
Sanki kanunun hüzünlü tellerinde...
Küf kokulu gecelere
Şiirler yazıyor yüreğim
Bir çay tadında hayallerimi içiyorum
Koyu karanlıkta damla damla mısralarım düşüyor
Gem vuruyorum duygularıma ağlamamak için
Sevgimi mumyalayıp gömüyorum
El deymemiş yalnızlıklar yeşertiyorum
Yüreğimin en saf yerinde...

Celal Topo


Nephthys 15 Nisan 2007 22:30

Yalnızım Yalnız...


Bir yaz daha geçti âh yârsız
Bir bahar daha geçti aşksız
Ben kimseye derdimi anlatamadım
Ben var ya ben herkesten daha çok yalnız...

Oy gülüm, sevdiğim dikensiz gülüm...
Hasreti yazdım, sildim, yazdım yine de olmadı...
Çözemedim, çözülmedi içimde ki kördüğüm...
Beni ancak 'aşk öldürebilir' beni ancak 'aşk vurabilir'
Suskunum... yorgunum... vurgunum...

Ben sensiz yaşayan bir ölüyüm...
Sen benim yerime gül sevdiğim
Ben senden sonra hep ağlıyorum
Gökyüzünden sana gülümsüyorum
Tülay Sustam


Mystic@L 15 Nisan 2007 22:50

Şimdilik yetiyor

Telefon açtığımda "alo." deyişini,
sesinde ki sevinci ve değişimi,
seni uzaktan sevebilme ihtimalini,
bilmek.
bana şimdilik yetiyor.

Geceleri düşündüğünü, hüzünlenip,
ismimi tekrarladığını, heceleyip,
kalbini sardığımı, kelepçeleyip,
bilmek.
bana şimdilik yetiyor.

Ağlayan gözlerinden damla damla,
titrek sesinden hasret hasret,
özleyen mektuplarında çağlayan,
olmak.
bana şimdilik yetiyor.

Gönlünde filizlenen bir kırmızı gül,
üzerinde taşıdığın siyah beyaz resim,
hayalî filminde en kral oyuncu,
olmak.
bana şimdilik yetiyor.

bana şimdilik yetiyor.
ama sadece,
şimdilik.

Ahmet Arslan


Mystic@L 16 Nisan 2007 20:28

yıkılsa da geleceğe kurduğumuz köprüler
biliyorum ki herşeye karşın
ayışığının sevi çağrıları
umutların her demde çiçeklenmmesi
sürünerek yaşamanın son bulduğu
insanın insan olduğu bir ülke özlemi
yitmeyecek ve yitirilmeyecek
güneş dünya defterini kapayıncaya dek

düşlerin gerçekleştiği yerler vardır
orada insanlar güvercin sesleriyle yıkanır
yaşım acı ve gözyaşı olarak sunulsa da
gözyaşlarının arasında milyonlarca gülücük ayaklanır.

Celal Kabadayı


Nephthys 16 Nisan 2007 23:03

Öyle Yalnızsınki



ne kadar çok sevsen
veya sevilsen,
bazen yalnızlık duygusu
sarar insanı.
kalp ümitsizliğin kurbanı,
ya da çaresizlikler,
sarmış seni.
bunalımlar üstünde
öyle yalnızsın ki.
çevrende bulamazsın
hiçkimseyi.
olsa da gönlünde ki boşluğu
dolduramaz ki.
dayanamaz yüreğin,
gözünde ki yaşlar,
öyle akar,
nehirler taşar sanki..
kalp atışların hızlanır
seni boğacak gibi.
bağırmak gelir içinden
rahatlıyacağını sanırsın.
ama nerde..
sarmıştır bedenini,
stress denen virüs.
bunalımdan kurtulmak ise,
yalnız senin elinde.








Menekşe Gülay


tikkymelike 16 Nisan 2007 23:25

Seni Andım

Dün gece kitap gibi okudum seni,
Biliyormusun hatıralarımızı topladım.
Bir kitap yaptım,yine seni düşündüm,
Açtım sayfalarını okudum daldım,
Tekrar inceledim,sevgimizle gururlandım.
Uzun zamandır ilk defa sana ,
Bu kadar yaklaşmıştım.
Şimdi daha iyi anlıyorum,unutmak istemiş,
Fakat ne mümkün,unutamamıştım.
Bir kere daha sensizlik içime oturdu,
Kahretsin neden bu kadar içim burkuldu?
Sanki hislerim boğazımda düğümlendi,dondu.
Ağlamak istedim de çıkmadı sesim,
O an yaşamak için kalmadı hevesim..
Giderken yüreğimi de alıp götürmüştün,
En büyük cezayı verdi bana,
Bir defa değil bin defa öldürmüştün.
Sensizlik yine sensizlik lanet olası,
Can acısı,kalp ağrısı,gönül yarası.
Sonra yeniden,bir ateş düştü içime,
Kahrettim yine çaresiz kaderime.
Umutsuz ve bitmeyen uzun geceler,
Ruhum huzura ereceği günü bekler...


Alıntı..



Nephthys 19 Nisan 2007 00:53

Yalnızca Biraz, Biraz Üşüyorum



Caddelerde sisli, puslu bir kış ikindisi. Ağaçlarda salkım salkım eski
zamanlardan kalma anılar... Yapraklarda yere düşmeye hazırlanan yağmur
damlaları... Bir yaprak kıpırdıyor işte, gümüşi bir damla usulca yere
düşüyor. Sen sanki, yaprakların arasından bana müzipçe gülüyorsun. Beni her
zaman şaşırtırsın zaten. Beni her zaman güldürmeyi bilirsin. Farkına bile
varmadan bir şarkı dökülüyor dudaklarımdan "Caddelerde rüzgâr, aklımda aşk
var."

Rüzgâr keskin ıslığı ile şarkıma eşlik ediyor. İstasyon Caddesi'nin
tenhalığı nedense ilk defa içime dokunuyor. Arabaya binsem ve birlikte
gezdiğimiz yerlere gitsem, evimde şiirler okuyarak telefonunu beklesem,
telefonunun gelmediği zaman seni başka yerlerde arasam. Sonra sen gelsen
yanıma, yine "seviyorum" desen, ben yine senin gözlerinde sonsuzluğa mahkum
edilen aşkımı görsem. Ayrıca şarkılar gerçek oldu bu kez. Caddelerde rüzgâr,
aklımda aşk var.

Yalnızım, üşüyorum, özlediğimse çok uzaklarda. Bahçeme melekler yağıyor,
hepsi de tanıdık. Senden doğan, gözlerinde hayat bulan, bizi koruyan,
kollayan ve en önemlisi ikimizi bir araya getiren melekler... Son kez yine
seninle gezmiştik oraları. Sen kimbilir belki de, uzak bir kıtanın, uzak bir
şehrindesin şimdi.

Benimse herşeyim aynı. Geceleri bodrum katlarına yağmur daha çok yağıyormuş,
bugünlerde bir tek bunu ögrendim. Bir de geceleri daha uzun sanki, bitmek
bilmiyor. Bana anlatmak için neler biriktirdin içinde? Benim sana
anlatacağım yeni birşeyler yok. Dedim ya, her şey aynı. Ama sanki biraz
mahsunluk çöktü üzerime, bir de gülüşlerim sanki biraz azaldı. Sen olsaydın
hemen anlardın. Sen benim herşeyimdin. Arkadaşım, dostum, öğretmenim,
talebem, sevdiğim.

Koşulsuz bir sevgiyle sevdim seni, bağlandım. Sen kimbilir belki de, uzak
bir kıtanın, Uzak bir şehrindesin şimdi. Benimse içimde kocaman bir boşluk
var. Hayır, Üzülmüyorum, içimdeki boşlukta birtek özlemin yankılanıyor.
Hayır, sana anlatmak için yeni şeyler biriktirmiyorum içimde, çok istesen
hikayeler uydururum. Ama hikayelerimden önce itiraflarım olacak. Kendimden
bile gizlediğim duygularımın itirafları. Sana aşık olmaktan delice
korktuğumu, sana bakarken içimin titrediğini. Daha pek çok, sırrımı
anlatacağım sana.

Gerçi anlatmama gerek yok, sen zaten hepsinin çoktan farkındasın... Sen
kimbilir, belki de uzak bir kıtanın, uzak bir şehrindesin şimdi.

Bense odamda senden uzak. Hayır beni merak etme, üzülmüyorum. Biliyorum,
ikimizde yoktuk bu aşk başladığında ve çok iyi biliyorum, sonsuzluğa mahkum
edildi bizim aşkımız. Dedim ya, beni merak etme. Üzülmüyorum. Yalnızca
biraz, biraz üşüyorum...



Alp Kaan


Mystic@L 19 Nisan 2007 13:44

Sen beni asla unutamazsın..

Bilirim geceleri uykun kaçar,
Dayanamazsın ararsın!
Kalbin ağlar ama, sen ağlayamazsın!
Bensizliğe bir türlü alışamazsın!
sen beni asla unutamazsın!

Gururun hayır dese de,
kalbin kan kusar.
Ateşin söndü!desen de,
küllerim bağrını yakar!
Maziye dalıp her gece resmime bakar,
bir türlü ağlayamazsın!
Sen beni asla unutamazsın!

Unutabilsen,gece yarısı telefonlarımı çaldırmazdın!
Unutabilsen,böyle isyankar olmazdın!
Sen beni unuttum desen de unutamazsın!
Kalbini başka gönüllerde asla avutamazsın!.

Zeynep Orcanel



Saat: 16:44

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık