![]() |
Yalnızlıklarım birikti yıllarıma.. Ben yalnız,yollar yalnız.. İçimdeki 'SeN'... Yorgun sulardan.. Göçüp giden kuşlardan.. Hayallerimdeki kahramanlardan daha yalnız.. Kocaman bir yalnızlık.. Çöküverdi içime.. Elimde bastonumdan kalma kırıntılar,şahit buna.. Tahta bir taburede yalnızlık demini içiyorum.. Yalnızlık şarkısı besteliyorum.. Ve giderek yalnızlığa alışıyorum..zor olsa da.. Osman Gündüz |
Sana şiirler okuyacağım, gitme Güneşler doğacak yalnızlığımdan sana bir ışık getireceğim Büyük aydınlığımdan Sana bir dolu umut getireceğim Küçük ellerine sığmayacak Sana Afrika gecelerini getireceğim Sımsıcak Sana çiçekler getireceğim Bozulmuş güz bahçelerinden Sana bir serinlik getireceğim Yağmur tanelerinden Sana avuç avuç yıldız getireceğim Güneşimden başka Sana engin denizlerin maviliğini getireceğim Köpük köpük dalga dalga Sana bir rüzgar getireceğim Dağlardan, tepelerden Gitme, sana zamanı getireceğim Zamanın bittiği yerden ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN |
Sesinde ne var biliyor musun Bir bahcenin ortasi var Mavi ipek kis cicegi Sigara icmek icin Ust kata cikiyorsun Sesinde ne var biliyor musun Uykusuz Turkce var Isinden memnun degilsin Bu kenti sevmiyorsun Bir adam gazetesini katlar Sesinde ne var biliyor musun Eski opusler var Banyonun buzlu cami Birkac gun gorunmedin Okul sarkilari var Sesinde ne var biliyor musun Ev daginikligi var Ikide bir elini basina goturup Ruzgarda dagilan yalnizligini Duzeltiyorsun Sesinde ne var biliyor musun Soylemedigin sozcukler var Kucucuk seyler belki Ama gunun bu saatinde Anit gibi dururlar Sesinde ne var biliyor musun Soyleyemedigin sozcukler var |
Yak git Sende yak beni ne farkeder? Gelen yakar giden yakar Sonu bitmeyen yol gibi aşklarım Tut ellerimi bırakma desem yanımda yok Bak gözlerime hiç gitme desem yok Yok yok Nereye baksam yok Onu asla bulamayacağım Derin çukurlaraıssız mezarlara attım sevdamı Sevdamın içinde o da saklı Sevdam nereye gitse; O da gidiyor Yakalayamam asla gittiği yere kadar gitsemde Keşke hiç görmeseydim onu Bakmasaydım yüzüne Bir kez olsun gülmeseydim O tatlı yüzüne Ne olursa olsun duymasaydım adını Anmasaydım hiç Varlığını bilseydim ama görmeseydim O zaman ne severdim onu Ne de geceler arkadaşım olurdu Uykumu bölmezdi o zaman hayali Rüyalarıma girmezdi Hep böyle oluyor benim sevdalarım Sonu bitmeyen yol gibi aşklarım... alıntıdır.... |
Yalnızlığın Reveransı Tırnaklarımın yüzümde bıraktığı izdir kaşlarım ve gözlerim… Özlemim var yokluğa soğuğa ve ölüme Hayat benimle evlenir misin dedi Yalnızca kâğıt üzerinde olur dedim. Alıp başını gidesi gelir insanın Bir çift pabuç misali yırtılır anlamlı kesitlerin Tamiri güç, anımsaması zordur Elini uzatsan ay ışığını örtebilirsin üzerine Hilalle üşürsün koyun koyunayken... Deniz Can Kutlu |
Ve ben sensiz kalınca ; Tellerini kopardım akordu bozuk kalbimin… O beklemediğim gidişin ardından İçimdeki çatlak sesler korosu Oluşturdu “ hüzün senfonisini “ Her ses yansımasıydı oysa ki Beynimin zifirinde saklı kalmış o “ benlerin “ İçimdeki “ benler “ bir olup isyan edince Bozuluvermişti akordu kalbimin Ve sen gidişinle beni O gürültünün arasında bıraktın Kulaklarıma hoş gelen o tınılar Beynimi hapsetmeye başladı En sonunda seni çağıran her ses için Kalbimin bir telini kopardım Şimdi her ses kendini kaybetmiş Rotasını şaşmış bir gemi gibi Bense o geminin Kaptanı sanırdım kendimi Oysa okyanusa dağıldı sesler Ya da gökyüzünün en mavisine Ormanların en yeşili Ya da güneşin en kızıl haline Ama içimde bıraktığın o sen var ya Onu sakladım benimle birlikte Ve en uzaklara götürdüm Hayat onu bir daha incitemesin diye Ve beni senden ayıracak her sese rağmen Yelken açtım özgürlüğe Sadece siyahın olduğu Ve sadece bize ait bir galaksiye O ufak dünyamda “ seninle “ mutluyum ben Sen “ yanımda olamasan bile “ Ve hiçbir eli tutamam bir daha Senin ellerine benzemezler diye ! Oysa ben sensiz kaldım diye ; Tellerini koparmıştım akordu bozuk bir kalbin... alintidir |
karanlıkta yalnızlığım bulutlardan sökün eder dambaşından aşağı inmez indirmez de akın eder yatağa sinlenir göremezsin yatarsın çıkar hemen ortaya kaldırır gezdirir seni oynatır elinde uzakları getirir yakın eder karanlık çökünce tingilder gelir ar namus yoktur utanmaz hiç ben de gizli sanırdım sana da gelir pek vefalıdır hiç alınmaz sakın gider ay dolanıp aşınca dağlardan saltanatı kapar alır eline oyalar şafakta biraz gevşetir uyur uyumaz kaldırır gezdirir sakin gider Ozan Efe |
yalnızlık götürür seni uzaklara koparır dalından bir gül gibi beni atar vuslatın derinlerine bir yangın misali,yakar ateş gibi yalnızlık götürür seni başka diyarlara ayırır seni benden bir ceylan gibi bırakırım kendimi gecenin karanlığına bir dalga misali yalanlar ayrı gibi yalnızlık götürür seni başka rüyalara denizden çıkmış bir balık gibi giderim artık vecir'in ellerine bir umut misali,gündüzler gece gibi Haydeli |
Her Gece Bir Baskın Yaşar Yüreğim / Abdülhekim Koçin Dilimin ucunda sevdan var senin Desem ben yanarım demesem kalbim Ben de ne gelgitler ne yangınlar var Buz tutan dağlardan sesler yükselir Her gece bir baskın yaşar yüreğim Üstüme her gece ne akınlar var Yüreğim sıkışır bir terdir basar Rüzgar açar kapar kapımı benim Çevremde ne uzak ne yakınlar var Seninse sevdanı yasakladılar Seni köşe bucak hep sakladılar Ülkemde ne cahil ne çılgınlar var |
Tunçtan Bir Yalnızlık / Tuğrul Asi Balkar ilk o geldi rıhtıma demirlediği umutlarıyla durdu. artık yaşamaktan yoruldum diye yanıtladı oğlunu ufku izledikçe sonsuzluğun çizgileri yerleşirken alnına uykusuzluk, soluğunu kesen öksürük nöbetleri ve kan sığ sularında tekneler yüzdürdüğü kasaba: bodrum, her insan bir bodrum burada bir yalnızlık kalesi ve poyraz poyraz olmalıydı uykularımın son limanı de oğul, kimin ağına takıldı ki mutluluk, kimin çekilirken deniz ağlardan. tunçtan bir yalnızlık kalesi babam gözleri çakır. |
| Saat: 12:56 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık