![]() |
2 ek ![]() Merkür, aslında birçok yıldızdan daha parlak olabilir. Ancak, Güneş'in parlak ışığı nedeniyle, o karanlık bir zemin üzerinde görülememektedir. Dolayısıyla, çıplak gözle, sadece günbatımından hemen sonra batıda veya gün doğumundan hemen önce doğuda, ufka çok yakın bir noktadayken görülebilmektedir. Merkür, Dünya'dan gözlemlenmeye uygun bir gök cismi değildir. Bize en yakın olduğu, yani alt kavuşma noktasında iken, karanlık yüzü bize dönüktür. Dolun olduğunda, Güneş'in arkasındadır ve görülemez. Merkür'ün kavuşum dönemi; yani aynı evreyi tekrar geçirmesi için gerekli olan süre, ortalama 116 Dünya günüdür. Yani Merkür, yeni olduğu günün üzerinden 116 gün geçtikten sonra tekrar yeni olacaktır. MERKÜR'ÜN YÖRÜNGESİ Merkür, Güneş'e uzaklığı yaklaşık 46 milyon ile 70 milyon kilometre arasındadır. Ve oldukça eliptik bir yörünge izler. ![]() Tüm gezegenlerin, yörüngelerinde gözlenen günberi noktasının, yer değiştirme hareketinin, hızlı olduğu fark edilmiştir. Günberi noktası, yörüngenin Güneş'e en yakın noktasıdır. Bu farklılık, Einstein'ın görelilik kuramı ile açıklanabilmiş ve bu kuramı destekleyen bulgulardan biri olarak kabul edilmiştir. Kendi ekseni etrafında dönme süresi; 58,65 Dünya günü olduğundan, kendi ekseni etrafında dönmesi yavaştır. Bu süre, Güneş'in etrafında dönme süresinin üçte ikisine eşittir. Bu da 88 Dünya günüdür. Merkür üzerinde duran bir gözlemciye göre, iki Güneş doğuşu arasındaki süre, 176 Dünya günüdür. Bunun yanı sıra, aşırı eliptik yörünge izlemektedir. Değişen yörünge hızı nedeniyle, bu gezegenin Güneş çevresindeki açısal hızı, bazen kendi etrafındaki açısal hızını aşmaktadır. Bu durum, Güneş'in hareketinin tersi yönünde dönüyor görünmesine yol açmaktadır. |
2 ek ATMOSFER Bir gök cisminin atmosfer tutabilmesi, iki etkene; sıcaklık ve kurtulma hızına bağlıdır. Dünya, pek değişmeyen sıcaklığı ve saniyede 11,2 km lik kurtulma hızı ile kalın bir atmosfer tutabilmektedir. Ay ise 2,4 km olan kurtulma hızı yüzünden bu konuda başarısızdır. Merkür, saniyede 4,2 km lik kurtulma hızı, büyük olasılıkla sınır değere çok yakındır. Ancak Merkür gezegeni, çok sıcaktır. Sıcaklık arttığında atmosferdeki moleküllerin hızları artacağından, bu moleküllerin kaçma olasılıkları da artacaktır. Bu nedenle, Merkür, orta ağırlıktaki elementler içeren, son derece seyrek bir atmosfere sahiptir. Atmosferinin basıncı, 1 milibarın milyarda biri kadar bile değildir. ![]() Merkür atmosferinde sodyum ve potasyum atomları hâkim durumdadır. Bunlar, gezegenin yüzeyinden gelmektedir. Atmosferindeki yoğunlaşmaları kullanarak, yüzeyindeki yoğunlaşmaların anlaşılabileceği düşünülmektedir. Bu ise Merkür'ün nasıl oluştuğu konusunda, bize hayati bir bilgi sağlayabilirdi. Ne yazık ki sodyum ve potasyumun çoğu dönüşüme uğramıştır. Yüzeyinde ortaya çıkanlar, belli bir zaman atmosferde uçarak, yüzeye dönmektedir. Ayrıca sodyum ve potasyumun tamamı, sadece Merkür'den değil, bir kısmı da çarpan meteoritlerden gelmektedir. Tüm atmosfer yüzey sistemi, oldukça karmaşıktır. Merkür uzmanları arasında, atmosfer bileşimi ve dinamiği konusunda hararetli bir tartışma vardır. MERKÜR'ÜN GİZEMLİ MANYETİK ALANI Mariner 10'nun ölçümleriyle, Merkür'ün, manyetik alanının kanıtlanması şaşırtıcı olmuştur. Çünkü daha önce, küçük gezegenlerin manyetik alana sahip olamayacağı düşünülüyordu. Merkür'ün manyetik alanı, Dünya'nın manyetik alanının bir minyatürüdür. Ancak, kutupları, Dünya'nın manyetik kutuplarına göre terstir. Yani kuzey manyetik kutbu, gezegenin coğrafi güney kutbuna karşı gelmektedir. Dünya'nın manyetik alanının yüzde biri gücüne sahiptir. ![]() Merkür'ün manyetik alanı, Güneş rüzgârı ile gelen parçacıkları, yakalayıp gezegen çevresinde tutacak kadar güçlü olmadığı için, Van Allen kuşakları yoktur. Manyetik eksen, dönüş eksenine göre 14 derece daha eğiktir. Merkür'ün çekirdek sıcaklığının, bir manyetik alan oluşturmak için gerekli olan sıvı demir kütlesini barındırmaya izin vermeyecek kadar düşüktür. Bu nedenle, bugün gözlenen manyetik alan, gezegen içindeki aktif bir manyetik dinamo tarafından sağlanmıyor. Çok önceleri mıknatıslanmış olan katı haldeki çekirdek tarafından sağlandığı sanılıyor. |
4 ek MERKÜR'ÜN YÜZEY ŞEKİLLERİ Merkür yüzeyi ile ilgili tüm bilinenler, aslında tek bir uzay aracının; yani 1973 ve 1974'te üç ölçüm yapmış olan Mariner 10'un gönderdiği verilere dayanmaktadır. Böylece, sadece bir yarım küresini görüntüleyebilmiştir. Bugün bile Merkür yüzeyinin, ancak % 45'nin haritası çıkarılabilmiştir. Ancak geri kalan kısmının da bundan çok farklı olabileceği sanılmamaktadır.![]() Merkür yüzeyinin en dikkat çeken özelliği, tüm gezegen üzerine dağılmış olan irili ufaklı çarpma kraterleridir. İlk bakışta, Ay yüzeyine benzeyen bu görünümün, daha dikkatli bir incelemeyle birçok farklılıklar içerdiği anlaşılmaktadır. ![]() Merkür üzerindeki en büyük çarpışma izi, 1300 km çapındaki Caloris Havzasıdır. Bu dev lav denizi, 100 km çapındaki bir gökcisminin çarpması ile gezegenin manto tabakasından yüzeye çıkan sıvılaşmış materyal ile oluşmuştur. ![]() Gezegen yüzeyinin en dışta kalan birkaç metre kalınlığındaki kısmının, Ay yüzeyindekine benzer biçimde, çok küçük göktaşlarının milyarlarca yıldır süren bombardımanıyla oluşmuştur. Bu, ince toz haline gelmiş regolit tabakasıdır. Aynı Ay'da gözlendiği gibi az sayıdaki genç kraterin, ışınsal olarak kendilerini çevreleyen parlak beyaz çizgilerin ortasında yer aldığı görülmektedir. Bu çizgiler, çarpma sırasında, kirli regolitin üzerine sıçrayan taze materyal ile ilişkilidir. Erozyona neden olacak uygun bir atmosferi yoktur. Merkür yüzeyindeki kütle çekim kuvveti Ay'ın iki katıdır. ![]() kaynak: Gezegenler Klavuzu |
Merkür Hakkında İlginç Bilgiler
|
1 ek Merkür ![]() |
1 ek Merkür ![]() |
1 ek Merkür ![]() |
1 ek Merkür ![]() |
1 ek Merkür'ün Keşfinde Kullanılacak Uzay Aracı BepiColombo!![]() Merkür, sistemin en küçük gezegeni. Güneş’e en yakın gezegen. Güneş etrafındaki yörüngesi ise istikrarlı değil, sürekli genişliyor. Jüpiter ise yavaş yavaş Merkür’ü yörüngesinden çıkarıyor. Söz konusu gezegenin yüzeyi de Ay’ın yüzeyine benziyor. Kraterlerin varlığı geçmişte şiddetli meteor ve asteroid çarpmaları yaşandığını gösteriyor. Bazı kraterler ise yüzlerce kilometre çapında. . Şimdiye kadar Merkür civarına 2 uzay aracı gönderildi. Sonuncu araç, NASA’nın Messenger uzay aracıydı. Messenger, gezegen etrafında 4 bin tur attı ve 250 binden fazla fotoğraf gönderdi. 2015 yılında ise yakıtı bittiği için planlandığı gibi gezegen yüzeyine çarptı. Merkür oldukça sıcak bir gezegen niteliği taşıyor ancak yıldıza yakın bir gezegenden beklenecek kadar da kötü değil. Venüs, Merkür’den daha sıcak. Bunun nedeni ise Merkür’ün Venüs’ün aksine bir atmosfere sahip olmaması ve ısının tekrar geri yansıtılması. Isı farklılıkları -170 derece ile +425 derece arasında değişiyor. Hiçbir gezegende böylesine bir fark mevcut değil. Bu bağlamda Merkür’e gönderilen uzay araçlarının bazı koşullara karşı dayanıklı olmaları gerekiyor. Özellikle aşırı ısı farklılıkları mühendisleri ve uzay aracını inşa edenleri zorluyor. Bu kritere göre Merkür’de yaşama uygun koşullar bulunmuyor. Kaynak: DW / Science (13 Temmuz 2017) |
BepiColombo Projesi!Avrupa Uzay Ajansı (ESA), JAXA tarafından 20 Ekim tarihinde BepiColombo projesi doğrultusunda Ariane 5 roketinin uzaya gönderileceğini açıkladı. Merkür'ün Güneş'e olan konumu nedeniyle söz konusu projenin oldukça zor bir proje olduğunu ifade eden bilim adamları, ilgili projenin amacının özellikle Merkür gezegenine dair daha detaylı bilgilere ulaşmak ve Güneş sistemi hakkında daha fazla gözlenebilir veri yakalamak olduğunu belirtti. Yapılan hesaplara göre Ariane 5 roketinin Merkür'e 7 yıl gibi bir süre zarfında ulaşması bekleniyor. Kaynak: Science News (19 Ekim 2018) |
| Saat: 09:00 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık