MsXLabs
Sayfa 2 / 3

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Soru-Cevap (https://www.msxlabs.org/forum/soru-cevap/)
-   -   Savaş yaşama hakkını nasıl tehdit eder? (https://www.msxlabs.org/forum/soru-cevap/209031-savas-yasama-hakkini-nasil-tehdit-eder.html)

Misafir 30 Ekim 2009 12:19

savaşın yaşama hakkını tehdit ettiğine insananların dikkatini çekmek için poster
 
bu sorumun cevabını arıyorum lütfen yardımcı olun rica ediyorum bu konu benim için çok önemli


Misafir 30 Ekim 2009 13:03

29 Ekimde

Bu sabah,
Elinden gelse şehit kanlarıyla
Yoğrulmuş bu vatan toprağı,
Nasıl vatan olduğunu...
Nankörce üstünde yürüyenlere
Haykıracaktı.!
Bu sabah,
Elinden gelse özgürlük ateşiyle
Elde meşale olan bu bayrak,
Nasıl bayraklaştığını
İki yüzlü kör bakanlara anlatacaktı!
Bu sabah,
Elinden gelse ak saçlı gaziler
Yaşlı bedenlerini yeniden diriltip,
İstiklalin ne bedellerle kazanıldığını
Uyuyan,uykuda kalmaya devam eden
Emanetçilere yaşatacaktı.!
Bu sabah,
Elinden gelse tarih kendini yeniden
Yeniden devrimin ışığıyla yazacaktı.


Misafir 30 Ekim 2009 13:40

Hepimizin bildiği gibi, ülkeler arası birçok savaş meydana geliyor. Bunun sebebi sadece petrol,toprak v.b fakat bu gibi sorunlar konusarak çözülemez mi ?
Tabii ki çözülür , fakat bu olayları konusarak çözmek yerine savaşarak çözmek herkese daha uygun geliyor. Peki O savaş esnasında kaç milyon insan ölüyor ?
Kaç milyon çocuk , erkek , bayan ölüyor ? Günümüzde ''Savaş'' kavramı bir çok kişi tarafından futbol maçı olarak görülüyor. Skorlar ise öldürdükleri insanlar oluyor. Ne kadar acı bir durum ! Savaş zorbaların acımasızca ve zalimce kullandığı bir araçtır. Sadece bir kaç litre petrol için binlerce hatta milyonlarca masum insan ölüyor. Savaşın olduğu bir yerde kim olmak ister ? Genel olarak herkes ''Kimse istemez'' diyecektir çünkü orada belirli bir mutluluk yoktur. Mutsuz olduğunuz bir yerde durmak ister misiniz ? Savaş , oldukca acımasız bir araçtır ve bu gereksiz araç o bölgede yaşayan bütün insanların yaşama hakkını tehdit ediyor. Savaş ortamında iseniz , emin olun bu savaştan sizlerde etkilenirsiniz . Savaşın olduğu yerde yaşama hakkının olması gerçekleşen savaşlara göre çok küçük bir orandır. Savaşların Tek Sorunu ihtiyaçlardan mı çıkıyor. Bazen de siyasi , ekonomik , ve tarihsel bakımdan daha gelişmiş ülkeleri devirmek için kullanılan bu acımasız araç (savaş) tercih ediliyor. Bunu Unutmayalım Kavgayla , Savaşla , Küfürle , Kırıcı Sözle (v.b) ile hiç bir yere varılmaz. Bu gibi sorunları çözmek için konuşmak , tartışmak , eleştirmek gerekir.


Misafir 30 Ekim 2009 19:31

ya arkadaşlar ıyı hoşta daha açık fıkırlerınız yok mu????


Misafir 31 Ekim 2009 12:53

savaş insanların yaşama hakkını elinden alırla ilgili slogan bulmama lazımmm yardım edinnnnn


Misafir 31 Ekim 2009 13:09

ya lütfen savaşın yaşama hakkını tehdit etmesine dair poster yapmam gerekiyo yardımcı ourmusunuz


fadedliver 31 Ekim 2009 13:20

Savaşın insan sağlığı üzerindeki tehdidi yalnızca savaş sırasında görülmüyor. Amerika'da askeri atıklar yüzünden, askeri tesislere yakın yerleşim yerlerinde yaşayanlarda kanser vakası giderek artıyor.
Asker ve Savaş Karşıtı Komitesi'nin (COMD) web sitesinde yer alan bir rapora göre, bu yerleşim yerlerinde doğan çocukların % 100'ü savaş kirliliğine maruz kalarak dünyaya geliyor. Bu sanayi bölgesindeki yetişkinlerin %90'ı, çocuklarınsa %80'i buna bağlı sinir sistemi, solunum yolları hastalıklarına sahipler. Kısacası savaşın doğrudan etkisinin asla görülmediği Amerika'da savaş endüstrisinin doğurduğu sonuçlar, savaşın etkisini nesiller boyu taşıyan savaş mağduru toplumları nasıl etkileyebildiğini göstermeye yarıyor.
Savaşın yol açtığı hastalıklar
Kanser: Hiroşima ve Nagazaki'ye atılan atom bombasından sonra yakın tarihin en yakın savaşlarından Körfez Savaşı'nın olumsuz sonuçları, son beş yılda etkisini göstermeye başladı. Son bir kaç yıldır 12-13 yaşında meme kanserine yakalanan Iraklı çocukların sayısı giderek artıyor. Iraklı çocuklarda yaygın olarak görülen bir diğer kanser türü ise lösemi.
Uzmanlık alanı 'radyasyon ile kanser arasındaki ilişki' olan Boston Üniversitesi Halk Sağlığı Bölümü Profesörlerinden Dr. Richard Clapp, 1995 yılında yayımladığı raporda savaştan sonra tiroid kanseri riskinin 2.5, testis kanserinin 2.2, beyin tümörünün 1.5, meme kanserinin görülme olasılığınınsa 1.3 kat arttığını belirtti.
Bağışıklık sistemi hastalıkları: Savaşın ve savaş artıklarının verdiği zarar yalnızca kanser türlerinin çoğalmasıyla sınırlı değil. Zira savaş sonrası doğan çocukların bağışıklık sistemi son derece zayıf olduğundan, buna bağlı hastalıklar da savaş mağduru çocuklarda bolca görülüyor. Hava, su ve yiyeceklerdeki atıklar anne karnından bebeğe geçip, anne ve babadaki pasif etkiyi aktif hale getirebiliyor. Yani anne ve babası sağlıklı olan bir çocuk, savaşa maruz kalan bir anne babadan dünyaya geldiği için savaşın ağır yükünü çekmek zorunda kalabiliyor.
Solunum yolu hastalıkları: Çeşitli kimyasal silahların ya da patlayıcıların yapımında kullanılan kimyasal maddeler, atıklar solunum sistemini etkiliyor. Bronşit va astım hastası çocukların oranı bir hayli fazla. Ayrıca doğrudan savaşa maruz kalan çocukların nefes borusu ve ciğerlerinde kimyasal maddelerin yol açtığı ciddi yaralar gözleniyor.
Dermatolojik problemler: Savaşın insan sağlığındaki olumsuz etkilerinden biri de cilt yüzeyinde baş gösteriyor. Savaş sırasında kullanılan kimyasal maddeler, cilt yüzeyinde ciddi yaralanmalara yol açıyor. Uzun süreli bir tedavi gerektiren yaralanmalar, savaş döneminde hijyenik bir ortamın olmaması sebebiyle diğer mikrobik hastalıklara davetiye çıkarıyor.
Sıcak savaş kadar savaş sendromu da halk sağlığını tehdit ediyor. Özellikle piskolojik yönden insanları olumsuz etkileyen savaş sendromu sebebiyle Baş ağrısı Tansiyon Bulantı Kalp çarpıntısı görülmeye başlıyor.
Savaşta kadın ve çocuk olmak...
Göç ve cinsel şiddet
Savaşın psikolojik boyutu
Savaşın toplumsal yaşamdaki etkileri
Alıntı:

Eylül76 adlı kullanıcıdan alıntı (Mesaj 1533966)
arkadaşlar benimde ödevimin konusu; savaşın yaşama hakını tehdit ettiğine insanların dikkatini çekmek
öğretmen birkaç resim bulup kompozisyon yazmamı istedi ama ben iyi (hiç) kompozisyon yazamıyorum
allah rızası için yardım edin
:(

Savasın Yasama Hakkını Tehdit Etmesi ;


Hepimizin bildiği gibi, ülkeler arası birçok savaş meydana geliyor. Bunun sebebi sadece petrol,toprak v.b fakat bu gibi sorunlar konusarak çözülemez mi ?
Tabii ki çözülür , fakat bu olayları konusarak çözmek yerine savaşarak çözmek herkese daha uygun geliyor. Peki O savaş esnasında kaç milyon insan ölüyor ?
Kaç milyon çocuk , erkek , bayan ölüyor ? Günümüzde ''Savaş'' kavramı bir çok kişi tarafından futbol maçı olarak görülüyor. Skorlar ise öldürdükleri insanlar oluyor. Ne kadar acı bir durum ! Savaş zorbaların acımasızca ve zalimce kullandığı bir araçtır. Sadece bir kaç litre petrol için binlerce hatta milyonlarca masum insan ölüyor. Savaşın olduğu bir yerde kim olmak ister ? Genel olarak herkes ''Kimse istemez'' diyecektir çünkü orada belirli bir mutluluk yoktur. Mutsuz olduğunuz bir yerde durmak ister misiniz ? Savaş , oldukca acımasız bir araçtır ve bu gereksiz araç o bölgede yaşayan bütün insanların yaşama hakkını tehdit ediyor. Savaş ortamında iseniz , emin olun bu savaştan sizlerde etkilenirsiniz . Savaşın olduğu yerde yaşama hakkının olması gerçekleşen savaşlara göre çok küçük bir orandır. Savaşların Tek Sorunu ihtiyaçlardan mı çıkıyor. Bazen de siyasi , ekonomik , ve tarihsel bakımdan daha gelişmiş ülkeleri devirmek için kullanılan bu acımasız araç (savaş) tercih ediliyor. Bunu Unutmayalım Kavgayla , Savaşla , Küfürle , Kırıcı Sözle (v.b) ile hiç bir yere varılmaz. Bu gibi sorunları çözmek için konuşmak , tartışmak , eleştirmek gerekir.


bu cevap yeterli midir bilmyiorum fakat benim katkim bukadar simdilik..

Savaş, insanların yaşama hakkını elinden almaya kadar ileri boyutlara varır.

Nice insanlar ölür, niceleri sakat kalır, evsiz barksız kalır, ailesini kaybeder, sevdiklerinden uzak kalır vs vs.

İnsan yaşamı üzerinde ki tehditlerini saymakla bitiremeyiz herhalde. Televizyonu açıp ana haber bültenlerini 1-2 gün izleyin. Savaş halindeki ülkeler, savaş sonrası ülkelerin durumları ile ilgili haberleri takip edin böylece cevabı siz de bulacaksınız.

Savaş ekonomik düzeni alt üst eder. Bu da bölge insanlarını doğrudan etkiler. İnsanlar aç susu kalır. İlaç sıkıntısı baş gösterir. Hastalar ilaç hatta hastane bulamaz. Aç kalırlar vs. vs.

Alıntı:

Misafir adlı kullanıcıdan alıntı (Mesaj 1535193)
Savasın Yasama Hakkını Tehdit Etmesi ;


Hepimizin bildiği gibi, ülkeler arası birçok savaş meydana geliyor. Bunun sebebi sadece petrol,toprak v.b fakat bu gibi sorunlar konusarak çözülemez mi ?
Tabii ki çözülür , fakat bu olayları konusarak çözmek yerine savaşarak çözmek herkese daha uygun geliyor. Peki O savaş esnasında kaç milyon insan ölüyor ?
Kaç milyon çocuk , erkek , bayan ölüyor ? Günümüzde ''Savaş'' kavramı bir çok kişi tarafından futbol maçı olarak görülüyor. Skorlar ise öldürdükleri insanlar oluyor. Ne kadar acı bir durum ! Savaş zorbaların acımasızca ve zalimce kullandığı bir araçtır. Sadece bir kaç litre petrol için binlerce hatta milyonlarca masum insan ölüyor. Savaşın olduğu bir yerde kim olmak ister ? Genel olarak herkes ''Kimse istemez'' diyecektir çünkü orada belirli bir mutluluk yoktur. Mutsuz olduğunuz bir yerde durmak ister misiniz ? Savaş , oldukca acımasız bir araçtır ve bu gereksiz araç o bölgede yaşayan bütün insanların yaşama hakkını tehdit ediyor. Savaş ortamında iseniz , emin olun bu savaştan sizlerde etkilenirsiniz . Savaşın olduğu yerde yaşama hakkının olması gerçekleşen savaşlara göre çok küçük bir orandır. Savaşların Tek Sorunu ihtiyaçlardan mı çıkıyor. Bazen de siyasi , ekonomik , ve tarihsel bakımdan daha gelişmiş ülkeleri devirmek için kullanılan bu acımasız araç (savaş) tercih ediliyor. Bunu Unutmayalım Kavgayla , Savaşla , Küfürle , Kırıcı Sözle (v.b) ile hiç bir yere varılmaz. Bu gibi sorunları çözmek için konuşmak , tartışmak , eleştirmek gerekir.


Saygılarımla...

m.said sezgin



Misafir 31 Ekim 2009 19:03

ya bana savaşın yaşama hakkını tehdit ettiğine insanların dikkatini çekmesi için bir poster gerio pposteri nasıl yapıcağımı biliorm ama bide poster yazısı lazım!! poster yazısını atasözeri ve deyimlerle zenginleştirilmesi gerekli ama böyle bi poster yazısı bulamıorm lütfen yardm edinnn !!!!!


Misafir 31 Ekim 2009 20:56

birazdaha yokmu yazı


Misafir 1 Kasım 2009 13:16

Yaşama Hakkı, kişinin fiziksel varlığının sürdürebilmesinin güvencesini oluşturan insan hakkıdır. 4 Kasım 1950 tarihli Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 2. maddesinde herkesin yaşama hakkının yasayla korunacağı, yasanın ölüm cezasını öngördüğü bir suçtan dolayı mahkemece verilmiş bir cezanın yerine getirilmesi dışında hiç kimsenin kasten öldürülemeyeceği belirtilmiştir.İnsanın sağlıklı olarak doğması, bedensel bütünlüğünü psikolojik-entelektüel gelişim olanaklarına sahip olarak sürdürebilmesi, insan olarak varlığının -tüzesel kişilik yanı ile birlikte- doğa yasalarının zorunluluğundan başka hiçbir dünyevi bağ, önlem, zor yaptırım ile sınırlanmaması, etkilenmemesi, zarara uğratılmaması, yok edilmemesidir. Kısaca yaşama hakkı, ‘insanın öldürülmezliği’ hakkıdır. Kişinin beden bütünlüğünün doğal ölümüne kadar korunmasına da ‘yaşam hakkı’ denilmektedir. Devlet yetkesinin, toplumumuz bireylerinin, ‘yaşama hakkı’konusunda bugüne kadar yüzeysel de olsa bilgisi ve bilinçliliğinin olması, bu anlayış düzeyine ulaşması sağlanamamıştır.
Savaş, yukarıda tanımı yapılan, insanların yaşama haklarına, varlıklarını sürdürebilme güvencelerine tamamen ayrı ve aykırı bir durumdur. Hangi sebeple olursa olsun savaşlar masum insanların ölmesi ve öldürülmesi, yaşama haklarının ellerinden alınması demektir. Bir ülke veya bölgede çıkacak bir savaş, o bölge veya ülke insanlarının her an ölme ve öldürülme tehdit ve tehlikesi altında olmaları sonucunu doğuracaktır.


Misafir 2 Kasım 2009 17:56

Savasın Yasama Hakkını Tehdit Etmesi ;


Hepimizin bildiği gibi, ülkeler arası birçok savaş meydana geliyor. Bunun sebebi sadece petrol,toprak v.b fakat bu gibi sorunlar konusarak çözülemez mi ?
Tabii ki çözülür , fakat bu olayları konusarak çözmek yerine savaşarak çözmek herkese daha uygun geliyor. Peki O savaş esnasında kaç milyon insan ölüyor ?
Kaç milyon çocuk , erkek , bayan ölüyor ? Günümüzde ''Savaş'' kavramı bir çok kişi tarafından futbol maçı olarak görülüyor. Skorlar ise öldürdükleri insanlar oluyor. Ne kadar acı bir durum ! Savaş zorbaların acımasızca ve zalimce kullandığı bir araçtır. Sadece bir kaç litre petrol için binlerce hatta milyonlarca masum insan ölüyor. Savaşın olduğu bir yerde kim olmak ister ? Genel olarak herkes ''Kimse istemez'' diyecektir çünkü orada belirli bir mutluluk yoktur. Mutsuz olduğunuz bir yerde durmak ister misiniz ? Savaş , oldukca acımasız bir araçtır ve bu gereksiz araç o bölgede yaşayan bütün insanların yaşama hakkını tehdit ediyor. Savaş ortamında iseniz , emin olun bu savaştan sizlerde etkilenirsiniz . Savaşın olduğu yerde yaşama hakkının olması gerçekleşen savaşlara göre çok küçük bir orandır. Savaşların Tek Sorunu ihtiyaçlardan mı çıkıyor. Bazen de siyasi , ekonomik , ve tarihsel bakımdan daha gelişmiş ülkeleri devirmek için kullanılan bu acımasız araç (savaş) tercih ediliyor. Bunu Unutmayalım Kavgayla , Savaşla , Küfürle , Kırıcı Sözle (v.b) ile hiç bir yere varılmaz. Bu gibi sorunları çözmek için konuşmak , tartışmak , eleştirmek gerekir.


Misafir 3 Kasım 2009 15:42

savaşın yaşama hakkını tehdit etmesiyle ilgili araştırırmısınız???


Misafir 3 Kasım 2009 15:47

Ne olur yardım edin perşembeye yetişmesi lazım!!!...


_KleopatrA_ 3 Kasım 2009 15:49

Alıntı:

Misafir adlı kullanıcıdan alıntı (Mesaj 1553082)
savaşın yaşama hakkını tehdit etmesiyle ilgili araştırırmısınız???

Alıntı:

Misafir adlı kullanıcıdan alıntı (Mesaj 1551934)
Savasın Yasama Hakkını Tehdit Etmesi ;


Hepimizin bildiği gibi, ülkeler arası birçok savaş meydana geliyor. Bunun sebebi sadece petrol,toprak v.b fakat bu gibi sorunlar konusarak çözülemez mi ?
Tabii ki çözülür , fakat bu olayları konusarak çözmek yerine savaşarak çözmek herkese daha uygun geliyor. Peki O savaş esnasında kaç milyon insan ölüyor ?
Kaç milyon çocuk , erkek , bayan ölüyor ? Günümüzde ''Savaş'' kavramı bir çok kişi tarafından futbol maçı olarak görülüyor. Skorlar ise öldürdükleri insanlar oluyor. Ne kadar acı bir durum ! Savaş zorbaların acımasızca ve zalimce kullandığı bir araçtır. Sadece bir kaç litre petrol için binlerce hatta milyonlarca masum insan ölüyor. Savaşın olduğu bir yerde kim olmak ister ? Genel olarak herkes ''Kimse istemez'' diyecektir çünkü orada belirli bir mutluluk yoktur. Mutsuz olduğunuz bir yerde durmak ister misiniz ? Savaş , oldukca acımasız bir araçtır ve bu gereksiz araç o bölgede yaşayan bütün insanların yaşama hakkını tehdit ediyor. Savaş ortamında iseniz , emin olun bu savaştan sizlerde etkilenirsiniz . Savaşın olduğu yerde yaşama hakkının olması gerçekleşen savaşlara göre çok küçük bir orandır. Savaşların Tek Sorunu ihtiyaçlardan mı çıkıyor. Bazen de siyasi , ekonomik , ve tarihsel bakımdan daha gelişmiş ülkeleri devirmek için kullanılan bu acımasız araç (savaş) tercih ediliyor. Bunu Unutmayalım Kavgayla , Savaşla , Küfürle , Kırıcı Sözle (v.b) ile hiç bir yere varılmaz. Bu gibi sorunları çözmek için konuşmak , tartışmak , eleştirmek gerekir.

Alıntı:

Daisy-BT adlı kullanıcıdan alıntı (Mesaj 1542385)


Yaşama Hakkı, kişinin fiziksel varlığının sürdürebilmesinin güvencesini oluşturan insan hakkıdır. 4 Kasım 1950 tarihli Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 2. maddesinde herkesin yaşama hakkının yasayla korunacağı, yasanın ölüm cezasını öngördüğü bir suçtan dolayı mahkemece verilmiş bir cezanın yerine getirilmesi dışında hiç kimsenin kasten öldürülemeyeceği belirtilmiştir.
İnsanın sağlıklı olarak doğması, bedensel bütünlüğünü psikolojik-entelektüel gelişim olanaklarına sahip olarak sürdürebilmesi, insan olarak varlığının -tüzesel kişilik yanı ile birlikte- doğa yasalarının zorunluluğundan başka hiçbir dünyevi bağ, önlem, zor yaptırım ile sınırlanmaması, etkilenmemesi, zarara uğratılmaması, yok edilmemesidir. Kısaca yaşama hakkı, ‘insanın öldürülmezliği’ hakkıdır. Kişinin beden bütünlüğünün doğal ölümüne kadar korunmasına da ‘yaşam hakkı’ denilmektedir. Devlet yetkesinin, toplumumuz bireylerinin, ‘yaşama hakkı’konusunda bugüne kadar yüzeysel de olsa bilgisi ve bilinçliliğinin olması, bu anlayış düzeyine ulaşması sağlanamamıştır.
Savaş, yukarıda tanımı yapılan, insanların yaşama haklarına, varlıklarını sürdürebilme güvencelerine tamamen ayrı ve aykırı bir durumdur. Hangi sebeple olursa olsun savaşlar masum insanların ölmesi ve öldürülmesi, yaşama haklarının ellerinden alınması demektir. Bir ülke veya bölgede çıkacak bir savaş, o bölge veya ülke insanlarının her an ölme ve öldürülme tehdit ve tehlikesi altında olmaları sonucunu doğuracaktır.

Poster hazırlamanıza fikir verebilecek, yardımcı olabilecek savaş temalı resimleri bulabilirsiniz, linki tıklayın >
Savaşın Bıraktıkları - Savaş Resimleri

Alıntı:

fadedliver adlı kullanıcıdan alıntı (Mesaj 1543417)

Alıntı:

Eylül76 adlı kullanıcıdan alıntı (Mesaj 1533966)
arkadaşlar benimde ödevimin konusu; savaşın yaşama hakını tehdit ettiğine insanların dikkatini çekmek
öğretmen birkaç resim bulup kompozisyon yazmamı istedi ama ben iyi (hiç) kompozisyon yazamıyorum
allah rızası için yardım edin
:(

Savasın Yasama Hakkını Tehdit Etmesi ;


Hepimizin bildiği gibi, ülkeler arası birçok savaş meydana geliyor. Bunun sebebi sadece petrol,toprak v.b fakat bu gibi sorunlar konusarak çözülemez mi ?
Tabii ki çözülür , fakat bu olayları konusarak çözmek yerine savaşarak çözmek herkese daha uygun geliyor. Peki O savaş esnasında kaç milyon insan ölüyor ?
Kaç milyon çocuk , erkek , bayan ölüyor ? Günümüzde ''Savaş'' kavramı bir çok kişi tarafından futbol maçı olarak görülüyor. Skorlar ise öldürdükleri insanlar oluyor. Ne kadar acı bir durum ! Savaş zorbaların acımasızca ve zalimce kullandığı bir araçtır. Sadece bir kaç litre petrol için binlerce hatta milyonlarca masum insan ölüyor. Savaşın olduğu bir yerde kim olmak ister ? Genel olarak herkes ''Kimse istemez'' diyecektir çünkü orada belirli bir mutluluk yoktur. Mutsuz olduğunuz bir yerde durmak ister misiniz ? Savaş , oldukca acımasız bir araçtır ve bu gereksiz araç o bölgede yaşayan bütün insanların yaşama hakkını tehdit ediyor. Savaş ortamında iseniz , emin olun bu savaştan sizlerde etkilenirsiniz . Savaşın olduğu yerde yaşama hakkının olması gerçekleşen savaşlara göre çok küçük bir orandır. Savaşların Tek Sorunu ihtiyaçlardan mı çıkıyor. Bazen de siyasi , ekonomik , ve tarihsel bakımdan daha gelişmiş ülkeleri devirmek için kullanılan bu acımasız araç (savaş) tercih ediliyor. Bunu Unutmayalım Kavgayla , Savaşla , Küfürle , Kırıcı Sözle (v.b) ile hiç bir yere varılmaz. Bu gibi sorunları çözmek için konuşmak , tartışmak , eleştirmek gerekir.


bu cevap yeterli midir bilmyiorum fakat benim katkim bukadar simdilik..

Savaş, insanların yaşama hakkını elinden almaya kadar ileri boyutlara varır.

Nice insanlar ölür, niceleri sakat kalır, evsiz barksız kalır, ailesini kaybeder, sevdiklerinden uzak kalır vs vs.

İnsan yaşamı üzerinde ki tehditlerini saymakla bitiremeyiz herhalde. Televizyonu açıp ana haber bültenlerini 1-2 gün izleyin. Savaş halindeki ülkeler, savaş sonrası ülkelerin durumları ile ilgili haberleri takip edin böylece cevabı siz de bulacaksınız.

Savaş ekonomik düzeni alt üst eder. Bu da bölge insanlarını doğrudan etkiler. İnsanlar aç susu kalır. İlaç sıkıntısı baş gösterir. Hastalar ilaç hatta hastane bulamaz. Aç kalırlar vs. vs.

^yazıları inceleyiniz.


Misafir 3 Kasım 2009 16:13

bunların hepsine baktım hepsi aynı daha değişik olanlar varsa lütfen bana yardım edin


Misafir 3 Kasım 2009 16:33

öncelıkle ınternetten ılgınc konu baslıkları bulursak sonra bnları duzgun hale getırıp kompozisyon gbı yasarsak hocanızda alıntı olduğunu anlamaz posterıde bır kartona bulduklarınızı yazıp internetten resım cıkararak yapabılırsınız


Misafir 3 Kasım 2009 17:53

ya poster nasıl hazırlayacam


Misafir 3 Kasım 2009 18:24

arkadaşlar performans ödevi olarak savaşın yaşama hakkını nasıl tehdit ettiğini araştıracağım yardım


Misafir 13 Kasım 2009 17:29

abı bana da yardım edın banada aynı konuyu werdıler nasıl yapacağım o verdiğin hastalıklar falan guzelde farklı şeylerde versen


Misafir 15 Kasım 2009 17:16

savaşın yaşama hakkınmı tehdit ettiğine dair söz yazı vb gibi şeyler lazım acil
 
savaşın yaşama hakkınmı tehdit ettiğine dair söz yazı vb gıbı şeylerle poster yapmam lazım yardım edın resımlerı budum ama yazılarıa sıtenızden yazdım da baska seylerde lzım yardım bewn snn


Misafir 17 Kasım 2009 15:40

bana yardım olurmusunuz poster hazırlayamıyorum şavaşın yaşam hakkını tehdit ettiğine dair


Misafir 17 Kasım 2009 21:16

ya benimde ödevim bu ama internette hiç güzel bi yazı yok yardımcı olursanız çokk sevinirim resim çok var ama yazı bulamıorum


Misafir 17 Kasım 2009 22:47

savaşın yaşama hakkını nasıl tehdit eder


Misafir 18 Kasım 2009 16:13

ya size diyourmki savaşın hayata etkileri nelerdir


Misafir 28 Kasım 2009 19:22

savaşın yaşama hakkını tehtit ettiğinde ,insanların dikkatini çekmek için poster


Misafir 1 Aralık 2009 14:31

yha arkladaşlar benimde posterlere ihtiyacım var...yardımcı olursanız sewinirim..:d


Misafir 1 Aralık 2009 14:34

ya lütfün savasın zaralarıyla ilgili slagon bulun lütfen


Misafir 3 Aralık 2009 11:36

Yaa lütfen yardım edinn .. Savaşın yaşama hakkını tehtit ettiğine,insanların dikkatini çekmek için bir yada birkaç poster hazırlamam gerekiyorr ..Lütfenn !

Çok önemLi peRformans öDéwii __


Misafir 5 Aralık 2009 14:10

arkadaşlar bnimde hazırlamam lasım lütfen site önmerin bulamıyorum yardımlarınızı bekliyorum


Misafir 10 Aralık 2009 18:01

savasin yasama hakki tehdit etmesi


Misafir 14 Aralık 2009 19:10

ya arkadaşlar bana savaşın yaşama hakkını tehdit ettiğini söyleyen bir kompozisyon bulabilirmisiniz ya da yardımcı olabilirmisiniz bu benim performans ödevimde


Misafir 22 Aralık 2009 16:26

savaşın yaşama hakkını tehdit etmesi...

bir poster arayorum nolusun bana yardım edin size yavralım 100almak istiyorum


Misafir 29 Aralık 2009 18:18

yaaaaaaa savaşın etkileri nedir diyoruz


Misafir 5 Ocak 2010 18:28

ne olur yardım edinnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnn


Misafir 6 Ekim 2010 13:00

savaşın yaşama hakkını tehdit ettiği insanların dikkatini çekmek için bir poster


Misafir 6 Ekim 2010 18:26

bnmde savasın yasama hakkını tehdit ettiği ile ilgli poster hazrlmm gerek yazınız sper olmus bide ynına oturaklı bir resm olsa fena olmas heralde :)


Misafir 9 Ekim 2010 15:55

yaa lütfen ödev bu salıya


Misafir 10 Ekim 2010 00:59

öğretmenlerde hep aynı ödewlerı verıo savaşın insan haklarını tehdit ettiğine yönelik poster hazırkla


Misafir 10 Ekim 2010 09:57

yha "savaşın insan haklarını nasıl etkideğine dair poster ""!!!! bulamıyorummm bhana yardımcı olun lütfennn konuyl ailgili doğru dürüst hiçbirşey bulamadım!!!!


Misafir 10 Ekim 2010 13:36

savaşın yaşama hakkının insanların dikkatini çekmek için bir poster hazırlamam lazım yardımlarınıza ihtiyacım var ne olur hemen bulun ve güzel olsun ...


Misafir 11 Ekim 2010 18:53

Savasın Yasama Hakkını Tehdit Etmesi ;


Hepimizin bildiği gibi, ülkeler arası birçok savaş meydana geliyor. Bunun sebebi sadece petrol,toprak v.b fakat bu gibi sorunlar konusarak çözülemez mi ?
Tabii ki çözülür , fakat bu olayları konusarak çözmek yerine savaşarak çözmek herkese daha uygun geliyor. Peki O savaş esnasında kaç milyon insan ölüyor ?
Kaç milyon çocuk , erkek , bayan ölüyor ? Günümüzde ''Savaş'' kavramı bir çok kişi tarafından futbol maçı olarak görülüyor. Skorlar ise öldürdükleri insanlar oluyor. Ne kadar acı bir durum ! Savaş zorbaların acımasızca ve zalimce kullandığı bir araçtır. Sadece bir kaç litre petrol için binlerce hatta milyonlarca masum insan ölüyor. Savaşın olduğu bir yerde kim olmak ister ? Genel olarak herkes ''Kimse istemez'' diyecektir çünkü orada belirli bir mutluluk yoktur. Mutsuz olduğunuz bir yerde durmak ister misiniz ? Savaş , oldukca acımasız bir araçtır ve bu gereksiz araç o bölgede yaşayan bütün insanların yaşama hakkını tehdit ediyor. Savaş ortamında iseniz , emin olun bu savaştan sizlerde etkilenirsiniz . Savaşın olduğu yerde yaşama hakkının olması gerçekleşen savaşlara göre çok küçük bir orandır. Savaşların Tek Sorunu ihtiyaçlardan mı çıkıyor. Bazen de siyasi , ekonomik , ve tarihsel bakımdan daha gelişmiş ülkeleri devirmek için kullanılan bu acımasız araç (savaş) tercih ediliyor. Bunu Unutmayalım Kavgayla , Savaşla , Küfürle , Kırıcı Sözle (v.b) ile hiç bir yere varılmaz. Bu gibi sorunları çözmek için konuşmak , tartışmak , eleştirmek gerekir. peki nası ???????????


Misafir 14 Ekim 2010 16:06

okuyun
 
Bir İnsan Hakkı İhlali ve Travma Olarak Savaş
En temel insan hakkı olan yaşama hakkını hedef alan savaş, insan hakları ihlallerinin en uç noktasıdır. Savaş biyolojik, psikolojik, kültürel ve cevre etkileri nedeniyle insana yönelmiş ve insan elinden çıkan en yıkıcı eylemdir.
Günümüzdeki global güç ilişkileri savaşı barış döneminden ayrılabilecek bir olağanüstü, istisnai hal olmaktan çıkararak sürekli bir hale getirmektedir. Özellikle 11 Eylülden sonra öne sürülen "haydut devletler" söylemi dünya düzenini tehdit ettiği ve insan haklarını çiğnediği söylenen devletlere karşı ve onların yurttaşlarına "özgürlük götürmek" adına yürütülen savaşı meşrulaştırmak için kullanılmaktadır. Bu söylem ABD hegemonyasının korunması için geliştirilen "önleyici saldırı" doktrini doğrultusunda "sürekli barış için sürekli savaş"ı vazetmektedir. Bu söylem insanlığın uzun yıllar içinde oluşturduğu uluslararası hukuk ile insan hak ve özgürlükleri açısından ciddi bir tehlike oluşturmaktadır.
Şiddeti yaşatan ve savaş dayatan güçlerin insan hakları dilini ve kavramlarını çarpıtarak ve içini boşaltarak kullanması insan hakları savunucularının üzerinde dikkatle durması gereken bir sorundur. Bu açıdan medyanın ABD hegemonyası için "rıza imalatı"na girişmesi, ve toplumların nazarında savaşı meşrulaştırmaya çalışması doğru bilgi edinme hakkını çiğnemektedir.
Savaşların en dramatik sonuçlarından biri olarak beliren kitlesel göçler ve mültecilik üzerinde durmak gerekir. Savaşlar sonucunda büyük sayılardan oluşan toplu göçler ulusal ve uluslararası mekanizmaların yetersizliği karşısında mağduriyetlerin giderilemesi ve kalıcılaşmasına neden olmaktadır. 1951 tarihli mülteciler hakkındaki Uluslarası Sözleşme bugün için sözleşmede belirtilen nedenler dışındaki nedenlerle ülkelerini terk edenler, toplu göçler ve geri iade süreçlerinde ihtiyaca cevap verememektedir. Aynı şekilde dünyada ABD'nin öncülüğünde egemen olmaya başlayan uluslararası terörizmle mücadele ve güvenlik anlayışı sığınmacılara ilişkin olarak uluslararası kurumların da ilgisini dolaylı olarak azaltmakta bu da alanın tamamen ülkelerin bireysel inisiyatifine terk edilmesine neden olmaktadır.
Türkiye'ye doğudan gelmiş ve mültecilik koşullarını taşımayan kişiler kendilerine zulüm ve baskı görmeyeceklerine dair bir güvence verilemediğinden genellikle iade edilmemektedirler. Olumlu gibi görünen ve uluslararası bir teamülün gereği olan bu uygulama aslında birçok insan hakkı ihlaline neden olmaktadır. Mevcut durumda ülkelerine geri gönderilmeyi bekleyen sığınmacıların barınma, beslenme, çocukların eğitimi, kadın ve çocukların sağlık ihtiyaçları, karşılanmamaktadır. Uluslarası kurumlardan da maddi destek alamamaktadırlar.. Bu durum açlık yoksulluk, aile çözülmeleri, suça bulaşma gibi olumsuzlukları beraberinde getirmektedir.
Türkiye'de yaşanmış olan zorunlu göçe ilişkin olarak; resmi söylem çatışma döneminin sona ermiş olduğu şeklinde olmasına rağmen, göç edenlerin geri dönüşü konusunda yükümlülükler yerine getirilmemektedir. Oysa zorunlu göç mağdurlarının köylerinin yeniden imarı ve sürdürülebilir bir yaşamın kendilerine yeniden sağlanmasının koşul ve imkanları mevcuttur.
Günümüz savaşları az gelişmiş devletlerin coğrafyalarında sahnelenmektedir. Bu ülkeler zaten yoksul ve sağlık göstergeleri kötü olan ülkelerdir. Savaş ülkelerin sağlık altyapısını çökerttiği gibi mevcut koruyucu sağlık hizmetlerini büyük oranda ortadan kaldırmakta, tedavi edici sağlık hizmetlerine de ulaşımı olanaksızlaştırmaktadır. Savaşın doğrudan sonucu olan ölüm ve kalıcı sakatlıkların yanı sıra, enfeksiyonlar yaygınlaşmakta, eradike ( belli coğrafi bölgelerden silinmiş olan çiçek, şarbon, şark çıbanı vb.) edilen hastalıklar tekrar ortaya çıkmakta ve buna bağlı olarak ölümler ve özellikle de çocuk ölümleri artmaktadır.
Çocuklar dünyanın biyolojik potansiyelidirler ve bu nedenle de çocukların savaştan zarar görmesi dünyanın geleceğini etkiler. Çocuklar savaşlardan ya doğrudan etkilenerek ölmekte veya sakat kalmakta ya da büyük korkular yaşayarak, yoksulluk, göç, beslenme yetersizliği, bulaşıcı hastalıkların artması, temel sağlık hizmetleri ve temizlik altyapısının çökmesi gibi savaşın dolaylı sonuçlarına maruz kalmaktadırlar.
Savaşın etkilediği risk gruplarından bir diğeri de kadınlardır. Öncelikle ana olarak savaşın tüm yükünü çeken olarak birçok risk altındadır. Cephede aktif kadın asker savaşın doğrudan aktörleri, cephe gerisi hizmetlerde sorumluluk alan kadınlar (Hemşirelik gibi), savaş dulları, can güvenliği nedeni ile sürekli yer değiştiren mülteci kadınlar, eşi askerde olan ve ailenin sorumlusu olan kadın, askerden travmatik deneyimlerle dönen askerlerin eşleri ve "düşman tarafın kadınlarına" tecavüzün bir silah olarak kullanılması savaşın doğrudan ve acımasız sonuçlarıdır.
Savaş insanların yaşama olağan bakış açısını köklü bir şekilde değiştirmekte, dünyanın güvenilir bir ortam olduğuna olan inancını tersine çevirmektedir. Bu aynı zamanda yaşam alışkanlıklarını da değiştirir. Savaş sonrasında özellikle yaşanan olayların istem dışı zihninde canlanmasını, kaçınma davranışı, uyarılmışlıkta arma ile seyreden post-travmatik stres bozuklukları ve depresyon başta olmak üzere birçok psikiyatrik hastalık artmaktadır. Savaşın yarattığı travmanın insan eliyle yaratılan bir eylemin sonucu olması şiddetini ve örseleyiciliğini arttırmaktadır. Travmanın uzun sürmesi ve tekrarlanması insanların kayıplarına ilişkin normal yas tutma süreçlerini de bozmaktadır. Buna bağlı olarak uzun süren ve komplike yaslar insanların geleceklerini olumsuz etkilemektedir. İnsanların normal gelişim süreçleri bozulmaktadır. Öte yandan savaşan tarafların da savaşta yaşadıkları travmatik deneyimlerin etkilerini savaş sonrası dönemde dahi atlatamamakta, şiddeti; kendilerine, ailelerine ve topluma yaşatmaya devam etmektedirler.
Bugün dünyanın 70 ülkesinde 50 milyon mayın yeraltında bulunuyor. Savaş ve çatışmalarda döşenen mayınlar sonrasında da yaşam hakkını tehtit etmesi ve vücut bütünlüğünü bozması nedenleriyle ciddi bir sorundur. Savaş ve çatışmanın bitmesinin ardından silahlı güçlerin çekilmesi ile belirsiz mayınlı alanlar ve serbest patlayıcılar savaşın etkisini uzun döneme yaymaktadır.
Savaşa karşı en önemli çalışma etkin ve sürekli olarak barış için çalışmaktır. Barış kültürünü oluşturmada çocuğun asıl yatırım alanı olarak öne çıkarılması gerektiği, toplum belleğine kazınmış kuşkucu yaklaşımın atlatılmasına çocuğa yönelik yaklaşım önemlidir.


Yaşama Hakkı, kişinin fiziksel varlığının sürdürebilmesinin güvencesini oluşturan insan hakkıdır. 4 Kasım 1950 tarihli Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 2. maddesinde herkesin yaşama hakkının yasayla korunacağı, yasanın ölüm cezasını öngördüğü bir suçtan dolayı mahkemece verilmiş bir cezanın yerine getirilmesi dışında hiç kimsenin kasten öldürülemeyeceği belirtilmiştir.
İnsanın sağlıklı olarak doğması, bedensel bütünlüğünü psikolojik-entelektüel gelişim olanaklarına sahip olarak sürdürebilmesi, insan olarak varlığının -tüzesel kişilik yanı ile birlikte- doğa yasalarının zorunluluğundan başka hiçbir dünyevi bağ, önlem, zor yaptırım ile sınırlanmaması, etkilenmemesi, zarara uğratılmaması, yok edilmemesidir. Kısaca yaşama hakkı, ‘insanın öldürülmezliği’ hakkıdır. Kişinin beden bütünlüğünün doğal ölümüne kadar korunmasına da ‘yaşam hakkı’ denilmektedir. Devlet yetkesinin, toplumumuz bireylerinin, ‘yaşama hakkı’konusunda bugüne kadar yüzeysel de olsa bilgisi ve bilinçliliğinin olması, bu anlayış düzeyine ulaşması sağlanamamıştır.
Savaş, yukarıda tanımı yapılan, insanların yaşama haklarına, varlıklarını sürdürebilme güvencelerine tamamen ayrı ve aykırı bir durumdur. Hangi sebeple olursa olsun savaşlar masum insanların ölmesi ve öldürülmesi, yaşama haklarının ellerinden alınması demektir. Bir ülke veya bölgede çıkacak bir savaş, o bölge veya ülke insanlarının her an ölme ve öldürülme tehdit ve tehlikesi altında olmaları sonucunu doğuracaktır.


Misafir 18 Ekim 2010 15:38

ya yayınladığınızın ikisinede baktım ama yok daha kolayı yokmu


Daisy-BT 18 Ekim 2010 15:40

Alıntı:

Misafir adlı kullanıcıdan alıntı (Mesaj 1845346)
ya yayınladığınızın ikisinede baktım ama yok daha kolayı yokmu


Yaşama Hakkı, kişinin fiziksel varlığının sürdürebilmesinin güvencesini oluşturan insan hakkıdır. 4 Kasım 1950 tarihli Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 2. maddesinde herkesin yaşama hakkının yasayla korunacağı, yasanın ölüm cezasını öngördüğü bir suçtan dolayı mahkemece verilmiş bir cezanın yerine getirilmesi dışında hiç kimsenin kasten öldürülemeyeceği belirtilmiştir.

İnsanın sağlıklı olarak doğması, bedensel bütünlüğünü psikolojik-entelektüel gelişim olanaklarına sahip olarak sürdürebilmesi, insan olarak varlığının -tüzesel kişilik yanı ile birlikte- doğa yasalarının zorunluluğundan başka hiçbir dünyevi bağ, önlem, zor yaptırım ile sınırlanmaması, etkilenmemesi, zarara uğratılmaması, yok edilmemesidir. Kısaca yaşama hakkı, ‘insanın öldürülmezliği’ hakkıdır. Kişinin beden bütünlüğünün doğal ölümüne kadar korunmasına da ‘yaşam hakkı’ denilmektedir. Devlet yetkesinin, toplumumuz bireylerinin, ‘yaşama hakkı’konusunda bugüne kadar yüzeysel de olsa bilgisi ve bilinçliliğinin olması, bu anlayış düzeyine ulaşması sağlanamamıştır.

Savaş, yukarıda tanımı yapılan, insanların yaşama haklarına, varlıklarını sürdürebilme güvencelerine tamamen ayrı ve aykırı bir durumdur. Hangi sebeple olursa olsun savaşlar masum insanların ölmesi ve öldürülmesi, yaşama haklarının ellerinden alınması demektir. Bir ülke veya bölgede çıkacak bir savaş, o bölge veya ülke insanlarının her an ölme ve öldürülme tehdit ve tehlikesi altında olmaları sonucunu doğuracaktır.


Misafir 18 Ekim 2010 16:14

ne olur 20-10-2010 çarşamba gününe kadar savaşın insan yaşamını tehtit ettiğiyle ilgili slogan bulun acillllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllll lllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllll lllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllll lllllllllllllllllllllllllllllllllllll


Misafir 20 Ekim 2010 18:14

savaşın yaşama hakkını nasıl tehdit ettiğini anlatacak insanların dikkatini çekecek bir afiş yapmam gerek ne olur yardım edin ödew yarına


Misafir 20 Ekim 2010 21:01

yaaaaaaaaaa bana savaşın insan yasama hakının tehditlerle poster


Misafir 21 Ekim 2010 13:31

yaa nerde bu perfonmans ödevim bu beni yarına gerek


SUSKUN PRENSES 21 Ekim 2010 14:29

imdatttttt
 
sizden savaşın hakkını tehdit ettiğine insanların dikkatini çekmek için bir poster hazırlamam gerekiyor ALLAH RIZASI İÇİN BANA YARDIM EDİN ÇOKKKKK ACİL NOLURSUNUZ 1 SAAT SONRA GENE BAKACAĞIM LÜTFEN CEVAP VERİN


MisafirLiktee 26 Ekim 2010 18:00

savaşın yaşama hakkını tehdit etmesi
 
SAVAŞIN YAŞAMA HAKKINI TEHDİT ETMESİ;
Hepimizin bildiği gibi, ülkeler arası birçok savaş meydana geliyor. Bunun sebebi sadece petrol,toprak v.b fakat bu gibi sorunlar konusarak çözülemez mi ?
Tabii ki çözülür , fakat bu olayları konusarak çözmek yerine savaşarak çözmek herkese daha uygun geliyor. Peki O savaş esnasında kaç milyon insan ölüyor ?
Kaç milyon çocuk ,erkek bayan ölüyor ? Günümüzde ''Savaş'' kavramı bir çok kişi tarafından futbol maçı olarak görülüyor. Skorlar ise öldürdükleri insanlar oluyor. Ne kadar acı bir durum ! Savaş zorbaların acımasızca ve zalimce kullandığı bir araçtır. Sadece bir kaç litre petrol için binlerce hatta milyonlarca masum insan ölüyor. Savaşın olduğu bir yerde kim olmak ister ? Genel olarak herkes ''Kimse istemez'' diyecektir çünkü orada belirli bir mutluluk yoktur. Mutsuz olduğunuz bir yerde durmak ister misiniz ? Savaş oldukca acımasız bir araçtır ve bu gereksiz araç o bölgede yaşayan bütün insanların yaşama hakkını tehdit ediyor. Savaş ortamında iseniz , emin olun bu savaştan sizlerde etkilenirsiniz . Savaşın olduğu yerde yaşama hakkının olması gerçekleşen savaşlara göre çok küçük bir orandır. Savaşların Tek Sorunu ihtiyaçlardan mı çıkıyor. Bazen de siyasi ekonomik ve tarihsel bakımdan daha gelişmiş ülkeleri devirmek için kullanılan bu acımasız araç (savaş) tercih ediliyor. Bunu Unutmayalım Kavgayla , Savaşla , Küfürle , Kırıcı Sözle (v.b) ile hiç bir yere varılmaz. Bu gibi sorunları çözmek için konuşmak tartışmak eleştirmek gerekir.
Yaşama Hakkı, kişinin fiziksel varlığının sürdürebilmesinin güvencesini oluşturan insan hakkıdır. 4 Kasım 1950 tarihli Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 2. maddesinde herkesin yaşama hakkının yasayla korunacağı, yasanın ölüm cezasını öngördüğü bir suçtan dolayı mahkemece verilmiş bir cezanın yerine getirilmesi dışında hiç kimsenin kasten öldürülemeyeceği belirtilmiştir.
İnsanın sağlıklı olarak doğması, bedensel bütünlüğünü psikolojik-entelektüel gelişim olanaklarına sahip olarak sürdürebilmesi, insan olarak varlığının -tüzesel kişilik yanı ile birlikte- doğa yasalarının zorunluluğundan başka hiçbir dünyevi bağ, önlem, zor yaptırım ile sınırlanmaması, etkilenmemesi, zarara uğratılmaması, yok edilmemesidir. Kısaca yaşama hakkı, ‘insanın öldürülmezliği’ hakkıdır. Kişinin beden bütünlüğünün doğal ölümüne kadar korunmasına da ‘yaşam hakkı’ denilmektedir. Devlet yetkesinin, toplumumuz bireylerinin, ‘yaşama hakkı’konusunda bugüne kadar yüzeysel de olsa bilgisi ve bilinçliliğinin olması, bu anlayış düzeyine ulaşması sağlanamamıştır.
Savaş, yukarıda tanımı yapılan, insanların yaşama haklarına, varlıklarını sürdürebilme güvencelerine tamamen ayrı ve aykırı bir durumdur. Hangi sebeple olursa olsun savaşlar masum insanların ölmesi ve öldürülmesi, yaşama haklarının ellerinden alınması demektir. Bir ülke veya bölgede çıkacak bir savaş, o bölge veya ülke insanlarının her an ölme ve öldürülme tehdit ve tehlikesi altında olmaları sonucunu doğuracaktır.
Felsefecilerin, tarihçilerin ve bilim adamlarının deyimiyle, savaşlar kaynakları ele geçirmek için gündeme getiriliyor ve savaş öncesinde basın aracılığıyla manüplasyon yapılarak, insanlar acı günlere hazırlanıp, gerçekleşebilecek saldırıların sahibinin de haklı gösterilmesi için çalışılıyor. SAVAŞIN DOĞASI VE TARİHÇESİ
Savaş nedir? Bir zorunluluk mudur? Tarih derslerinde okuduğumuz, filmlerde izlediğimiz, sıkça karşılaştığımız savaşlar, bugün sınırların değişmez olduğu söylenen bir ortamda neden yapılır? Tüm bu soruların cevabına yine yazılı kaynaklarda ulaşılıyor ve ilk savaşın Adem peygamberin oğulları Habil ile Kabil arasında başladığını görüyoruz.
Batı düşünce tarihinde savaşı evrene egemen bir güç olarak ilk kez dile getiren Herakleitos olmuş. Ona göre, savaş evrensel döngüyü sağlar ve olmazsa oluş durur. Savaş her şeyin kralı, babasıdır. Hegel ise savaşı tarihe özgü olarak görür. Darwin, savaşı canlılar dünyasında hayat savaşı ya da varolma savaşı olarak ele alır. Darwin, varolma savaşı genel terimini, “Birbiriyle iç içe olan bu anlamlarda kolaylık olsun diye kullanıyorum. İnsan, bitki ya da hayvan olsun savaş, varlığı sürdürme adına yapılır. Çünkü, doğadaki denge ve ölçü savaşla sağlanmaktadır. Böyle olmasaydı doğadaki bir canlı geometrik çoğalım prensibine dayanarak tüm doğaya hakim olurdu. Savaş, canlı doğada türün ve bireyin varlığını koruyup, sürdürmesi amacıyla vardır. Bu bağlamda artık yaşama ve varolma savaşı söz konusudur. Yaşama savaşı aynı türün bireyleri arasında, ayrı türlerin bireyleri arasında ve doğaya karşı yapılmaktadır. Yaşama savaşı, birlikte varolmak için vardır. Yaşama savaşı, en uygun en yetkin olanların kalmasını sağladığı için canlı doğadaki gelişme için vardır. Yaşama savaşı, bazı türlerin ortadan kalkmasına sebep olsa da bütün açıdan baktığımızda olumludur, yararlıdır” der.
İLK TOPLUMLAR VE SAVAŞ
Tarihte, özellikle alt düzeylerdeki toplumlarda savaş ne merkezi olarak örgütlenebiliyor ne de değişmez şefler tarafından yönetilebiliyordu. Nispeten seyrek yapılıyordu. Çok insan öldürmeyi de amaçlamıyordu. Oysa, uygar dünyada savaşlar kurumsallaştırılmış, değişmez şeflerce üretilir ve örgütlenir hale gelmiş. D. Pilbeam, arasıra görülen düşmanlıklara karşın avcı bir toplumun önderleri arasında kaba güçten çok örnek olmanın oynadığı rolü veya savaşın bulunmadığını karşılıklı cömertlik ile işbirliğinin oynadığı ana rolü vurgulamaktadır. Yapılan araştırmalardan, ilkel toplumlarda çatışmalardan bahsedilip, savaşın olmadığı anlaşılıyor ve savaşın bazı özellikleri şekilleniyor. Savaşın bazı özellikleri, “İş bölümü ve işbirliğinin yüksek oluşu, sınıf sistemi ve bu sistemin yoğunluğu, grupların gruplarla veya fiziki çevre ile arasındaki dengenin kararlılığı” olarak ortaya çıkıyor.
SAVAŞ NEDİR?
Savaş, Yunan atasözüne göre, “Yok ettiğinden daha fazla kötü insan ortaya çıkardığı için berbattır”, Sokrates’e göre, “Kötüyü iyiye yeğlemek insan doğasında yoktur ve bir insan iki kötüden birini seçmeye zorlandığında, kimse azını seçmek varken çoğunu seçmeyecektir.” Büyük Larousse savaşı, “Uluslar veya aynı ülkelerdeki iki teşkilatın (iç savaş) arasında, başka bir yolla elde edemediği şeyi kuvvet zoruyla almak, istediklerini kabul ettirmek ve başkasının isteklerine boyun eğmemek amacıyla girişilen kuvvet denemesi” olarak tanımlar. Günümüz akademisyenleri de savaşın, politik ilişkilerin başka araçların desteği ile sürdürülmesinden başka bir şey olmadığına işaret eder. Akademisyenler, “Savaşlar insan öldürmek için değil, kaynakları, hammaddeleri ve pazarları ele geçirmek için, başka bir deyişle kar için yapılır. Kar eksenli bir iç politikanın dışa yansıması da kar amaçlı olacaktır. Savaş, politikanın bir parçası olmaktan kurtulamaz. Politika beyindir, savaş sadece bir alettir, yoksa tersi değil. Bu durum itibariyle savaşın hiçbir zaman öz yasaları olamaz, dilbilgisi, mantığı olamaz. Politika bugün de eline kalem yerine, ikna yerine silahları almıştır. Suçlanması gereken savaşın etkileri değil, politikacılardır” der.
DAKİKADA 1.9 MİLYON DOLAR ASKERİ HARCAMA
Bugün dünyada 2000 yılı verilerine göre, sadece bir dakikalık askeri harcamaya 1.9 milyon dolar ayrılıyor ve bu miktar harcanıyor. Yani herhangi bir yerde 2 saatlik zamanda 230 milyon dolar silahlanmaya gidiyor. Sadece yere döşeli mayınlardan haftada 800 kişi ölüyor. 2 saatlik zaman diliminde dünyanın değişik yerlerinde 10 insan patlayan mayınla ölüyor. Şimdiye kadar gerçekleşen savaşlarda dünyada milyarlarca insanın öldüğü biliniyor. Yine açıklamalara göre, savaş çığırtkanlığı yapılarak beyinler yönlendiriliyor. Yapılan manüplasyonlar, savaeşı haklı hale getiriyor. 2023 dergisinde yer alan bilgilere göre, parasal gücü elinde bulunduran ülkelerin manüplasyon yoluyla dünyaya hakim olmaya çalıştığına değinilirken, kişinin kendi iradesiyle bunlardan kurtulabileceğine, topyekun de ülkelerin idarecilerinin devreye girmesiyle yönlendirilemeyeceğine değiniliyor.
DÜNYANIN SAVAŞ RAPORLARI
- Dünyada 5 bin 600 yılda toplam 15 bin 500′ün üzerinde bölgesel ya da ulusal savaş yaşandı, 3.7 milyar insan öldü.
- 1. Dünya Savaşı’nda ölen her 100 kişiden 14′ü, 2. Dünya Savaşı’nda ölen her 100 kişiden 70′i, 1990′lardaki savaşlarda ölen 100 kişiden 90′ı sivildi.
- 1945-1992 yılları arasında gerçekleşen 149 savaşta 23 milyondan fazla insan öldü. Bunun yalnızca 3 milyonunu askerler oluşturdu. Bilinen o ki, savaşlarda genellikle 1 askerin ölümüne karşılık 1 sivil doğrudan, 14-15 sivilse açlık, susuzluk, bulaşıcı hastalıklar gibi nedenlerden ölmektedir.
- Birinci Dünya Savaşı 50 milyon kişinin ölmesine, 90 milyon kişinin de sakat kalmasına yol açtı.
- Son 10 yıldaki savaşlarda 2 milyon çocuk öldü. 6 milyon çocuk sakat kaldı. 12 milyon çocuk evsiz, 1 milyondan fazla çocuk anasız-babasız kaldı. 10 milyon çocuk psikolojik sarsıntı geçirdi ve on binlerce çocuk tecavüz ve işkenceye uğradı.
- Balkan savaşında Bosna’da 20 bin kadına tecavüz edildi.
- Körfez Savaşı’nda ABD müttefiki devletler, Irak-Kuveyt sınırına ve Basra kenti etrafına 1 milyon, Balkan Savaşları’nda da 64 ülkede 110 milyon patlamamış kara mayınının üzerine basacak insanları beklediği biliniyor.
- Dünyada bugün 500 bini bilim adamı olmak üzere 15 milyon kişi silah ve silah geliştirme endüstrisinde çalışıyor.
- ABD’de silahlanma ve savaş çılgınlığı artarak sürüyor. Bush, 2003 bütçesinde silahlanmaya 396.1 milyar dolar ayırmaya çalışıyor. Bu rakam ABD’nin potansiyel düşman gördüğü 7 ülkenin silahlanma harcamaları toplamına Rusya ve Çin’in harcamaları da eklendiğinde, toplam 117 milyar dolarla ABD’nin silahlanma harcamalarının ancak 3′te biri büyüklüğüne ulaşıyor.



Saat: 10:10
Sayfa 2 / 3

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık