![]() |
Marmara Bölgesi Marmara Bölgesi, yer şekilleri ve sosyo-ekonomik özelliklerine göre dört bölüme ayrılmıştır. Bunlar, Yıldız Dağları Bölümü, Çatalca - Kocaeli Bölümü, Ergene Bölümü ve Güney Marmara Bölümüdür. Yer şekilleri Dağlar : Yer şekilleri bakımından sade görünümlü olan bölge, bölgeler arasında ortalama yüksekliği en az olandır. Samanlı, Yıldız, Koru, Ganos, ve Biga Dağları bölgedeki başlıca dağ sıralarıdır. En yüksek dağ kütlesi Uludağ’dır. Ovalar : Ergene, Adapazarı, Yenişehir, Karacabey, İnegöl ve Balıkesir bölgenin önemli ovalarıdır. Platolar : Bölgede aşınmış tepelikler, dalgalı araziler, geniş yer tutar. Çatalca, Kocaeli, Biga ve Gelibolu platoları yer alır. Akarsular ve Göller Akarsular : Ergene, Susurluk ve Sakarya bölgenin önemli akarsularıdır. Ayrıca Biga Yarımadası’nda (Çanakkale Boğazı çıkışında) denize dökülen Karamenderes ile Marmara Denizi’ne dökülen Kocabaş çayları bulunur. Göller : Bölgenin Güney Marmara Bölümü’nde tektonik oluşumlu, büyük tatlı su gölleri bulunur. Bunlar İznik Gölü, Ulubat Gölü, Manyas Gölü ve Sapanca Gölü’dür. Durusu (Terkos), Büyük Çekmece ve Küçük Çekmece gölleri ise kıyı set gölleridir. Ayrıca bölgede birçok baraj gölü de bulunmaktadır. İklim Bölge, Akdeniz iklimi, Karadeniz iklimi ve karasal iklim arasında geçiş alanıdır. Ergene Bölümü dışında, bölgede bozulmuş Akdeniz iklimi görülür. Karadeniz ikliminin ve enlemin etkisine bağlı olarak yaz kuraklığı Akdeniz Bölgesi’ne göre daha azdır. Kışın kar yağışı olağandır. Ergene Bölümü’nde ise karasal iklim özellikleri görülür. Bölgenin kış mevsiminde en soğuk bölümü burasıdır. UYARI : Marmara Bölgesi’nde çeşitli iklim tiplerinin görülmesi, bitki örtüsünün ve tarım ürünlerinin çeşitlenmesine yol açmıştır. Doğal Bitki Örtüsü Marmara kıyılarında 250-300 m yükseltiye kadar maki görülür. Karadeniz kıyıları ile Uludağ’da ormanlar yer alır. Yıldız Dağları Bölümü ise ormanların en geniş alan kapladığı yerdir. Orman bakımından 4. sırada yer alan bölgede iç kesimlere doğru gidildikçe antropojen bozkırlar görülür. Nüfus ve Yerleşme Marmara en kalabalık bölgedir ve nüfus yoğunluğu bakımından ilk sırada yer alır. Nüfuslanması, çok göç almasının bir sonucudur. Buna bağlı olarak kentleşme oranı en yüksek olan bölgedir. Çatalca – Kocaeli Bölümü ile Bursa Yöresi yoğun nüfuslanmıştır. Yıldız Dağları Bölümü, Biga ve Gelibolu Yarımadası bölgenin en tenha yerleridir. İller Balıkesir, Bilecik, Bursa, Çanakkale, Edirne, İstanbul, Kırklareli, Kocaeli, Sakarya, Tekirdağ, Yalova Ekonomik Özellikler Tarım Bölgenin fazla engebeli olmaması nedeniyle, yüzölçümüne göre ekli-dikili arazinin en geniş alan kapladığı bölgedir. Tarımsal ürün çeşitliliğinin en fazla olduğu bölge olmasında yükselti azlığı ve çeşitli iklimlerin geçiş alanında bulunması etkili olmuştur. Modern tarım yöntemleri kullanıldığından, elde edilen verim yüksektir. Ancak tüketici nüfus fazlalığı nedeniyle tarım ürünleri bölge gereksinimini karşılayamaz. Tarım Ürünleri Buğday : Trakya’da Ergene Bölümü’nde yoğun olarak yetiştirilir. Bölge, üretimde İç Anadolu’dan sonar 2. sırada yer alır. Ayçiçeği : Tohumlarından yağ elde etmek için yetiştirilir. Türkiye üretiminin % 80 ini bu bölge karşılar. Ergene ve Güney Marmara Bölümleri’nde ekimi yoğunlaşır. Şekerpancarı : Trakya, Güney Marmara ve Adapazarı ovalarında ekim yapılır. Tütün : Bölge, Türkiye üretiminde 3. sırayı alır. Bursa, Balıkesir, Adapazarı’nda ekimi yoğunlaşır. Mısır : Bölge, üretimde Karadeniz’den sonra 2. sırayı alır. Adapazarı ve Bursa önemli ekim alanlarıdır. Pirinç : Meriç ovalarında ekimi yoğunlaşır. Edirne bölge üretiminde ilk sırayı alır. Şerbetçi otu : Bira sanayinde tad ve koku verici olarak kullanılır. Bilecik Yöresi’nde ekimi yapılır. Zeytin : Güney Marmara Bölümü’nde Gemlik ve Mudanya Yöresi’nde üretimi yoğunlaşır. Bölge, üretimde Ege’den sonar 2. sırayı alır. İri kalitede sofralık zeytin yetiştirilir. Dut : Bölgede ipek böceği yetiştiriciliğine bağlı olarak dutçuluk önem taşır. Bursa, Balıkesir, Bilecik Yöresi’nde yoğun olarak yetiştirilir. Meyve : Bursa Yöresi’nde yoğun olarak yetiştirilir. Şeftali, kiraz, çilek, kestane ve üzüm başlıcalarıdır. Sebze : Bursa ve Adapazarı ovalarında yoğun olarak yetiştirilir. Domates, patates, sarımsak, soğan, patlıcan, kabak, biber başlıcalarıdır. Hayvancılık Makineli tarım nedeniyle otlak alanları daraldığından besi hayvancılığı ve mandıracılık gelişmiştir. Büyük kentler çevresinde kümes hayvancılığı yaygındır. Bursa Yöresi’nde ipek böcekçiliği önem taşır ve merinos koyunu yetiştirilir. Boğazlar ve Marmara’da balıkçılık yapılır. Ormancılık Yıldız Dağları’nın kuzeye bakan yamaçlarında, Samanlı Dağları üzerinde ve Uludağ çevresinde verimli ormanlar bulunur. Özellikle Karadeniz kıyılarındaki meşe ormanlarından yakacak odun üretiminde yararlanılır. Yıldız Dağları Bölümü’ndeki ormanlardan odun kömürü ve kereste üretimi yapılır. Güney Marmara Bölümü’ndeki ormanlar ise üretime en elverişli ormanlar arasındadır. Madenler ve Enerji Kaynakları Madenler Maden ve enerji üretiminde Marmara Bölgesi’nin Türkiye ekonomisine katkısı azdır. En önemli yer altı zenginliği Susurluk, Bigadiç ve Mustafa Kemal Paşa Havzasında çıkarılan bor mineralleridir. Enerji Kaynakları Trakya (Saray, Harmanlı), Çan ve Bilecik’te önemli bir enerji kaynağı olan linyit yatakları bulunmaktadır. Trakya Hamitabat ve Marmara Ereğlisi’nde doğal gaz çıkarılır. Enerji Üretim Tesisleri Enerji üretiminin en az, tüketiminin ise en çok olduğu bölgedir. Hamitabat’taki doğalgaz çevrim tirübünü ile Orhaneli’de linyitle çalışan termik santral başlıca üretim tesisleridir. Endüstri Başlıca endüstri tesisleri şunlardır : Şeker : Alpulu, Susurluk, Adapazarı Konserve : Bursa, Çanakkale Bitkisel Yağ : Trakya’da yoğunlaşır İçki-Sigara : Tekirdağ, İstanbul İlaç : İstanbul Dokuma : Bursa, İstanbul Seramik : İstanbul, Çanakkale, Bilecik Elektrikli Ev Eşyaları : İstanbul, İzmit Kağıt : İzmit, Balıkesir başlıcalarıdır. Cam : Kırklareli, İstanbul Petrol Rafinerisi : İzmit (İpraş) Petro – kimya : İzmit Otomotiv : Bursa, İstanbul, İzmit, Adapazarı Traktör – Vagon : Adapazarı Gemi Yapımı : İstanbul, Gölcük Ulaşım Asya ve Avrupa kıtalarını birbirine bağlayan en kısa kara ve demiryolları bu bölgeden geçer. Yer şekillerinin sade olması ve yükseltinin azlığı ulaşımı kolaylaştırmıştır. Yıldız Dağları Bölümü ile Biga Yöresi’nde arazinin engebeli olması nedeniyle ulaşım gelişmemiştir. İstanbul, kara, hava, deniz ve demiryolu ulaşımının kesiştiği noktada yer alır. Bursa ve Edirne de önemli yolların geçtiği diğer merkezlerdir. Bandırma, Kocaeli (İzmit) ve Tekirdağ ise diğer önemli liman kentleridir. Turizm Marmara Bölgesi doğal güzelliklerinin yanı sıra tarihi ve kültürel zenginliğiyle de turizmde önemli bir paya sahiptir. Türkiye turizm gelirinin % 50 sini bu bölge sağlamaktadır. İstanbul ve Bursa bölgenin iki önemli turizm merkezidir. Ayrıca Edirne, İznik, Çanakkale ve Gelibolu tarihi turizmin geliştiği yerlerdir. Özellikle Bursa ve Gönen çevresinde kaplıca turizmi gelişmiştir. Güney Marmara Bölümü’ndeki Kuş Cenneti ve Uludağ milli parkları da bölge turizmine önemli katkıda bulunmaktadır. Bölgenin Ülke Ekonomisindeki Yeri Marmara Bölgesi endüstri ve ticaret sektörünün yoğunlaştığı Türkiye’nin en gelişmiş bölgesidir. Aşağıda bölge ekonomisinde önemli yer tutan ürün ve ekonomik faaliyetlerin listesi verilmiştir. Ayçiçeği Sebze Zeytin Buğday Deniz Ürünleri İpek Böcekçiliği Endüstri ürünleri Turizm ve ayrıyeten; Marmara Bölgesi - Genel Bilgi ^bakınız... |
akasular göller ovalar.... |
Çanakkalenin Hangi Doğal Güzellikleri Vardır Çanakkelenin Hangi Doğal Güzellikleri Vardır ?? |
Alıntı:
Çanakkale Boğazı, Avrupayakasındaki Gelibolu Yarımadası ile Asyayakasındaki daha geniş BigaYarımadasını yeşil koylarla ve billursarısı kumsallarla birleştirir.Doğal güzellikleri ve tesisleri ileideal bir tatil merkezidir.Turistler boğazın lezzetli balığını,yörenin kaliteli şaraplarını,otantik yada modern restoranlarınservisleri eşliğinde tadabilir, kentinsahip olduğu güzelliklerinkeyfini çıkarabilirler. Ayrıca güzelliğedüşkün olanlar, Çanakkale'ninmitolojiye göre Dünya'nın ilk güzellikyarışmasının anavatanı olduğunuöğrenmekten mutluluk duyacaklardır. Çanakkale'nintarihi yaklaşık M.Ö. 3000 yıllarına kadar inmektedir vepek çokmedeniyet bu topraklarda barınarak, izler bırakmıştır.Mitolojiye göreKral Athamas'ın çocukları Phryxus ve Helle üveyanneleri tarafındanevlerinden uzaklaştırılınca, gerçek anneleri BulutTanrıçası Nepheletarafından gönderilen, uçabilen altın postlu bir koçüzerinebindirilirler. Prens ve prenses gökyüzünde koçun üzerindeuçarken,Prenses Helle suya düşer ve o günden sonra Boğaz, "Hellespont"adınıalır. Asya kıyısındaki Abydos ve Avrupa kıyısındaki Sestus,mitolojinin enhüzünlü aşkına sahne olmuştur. Leandros, Afrodit'inrahibelerindenHero'ya aşık Abydos'lu yakışıklı bir gençtir. Her geceHero'yu görmekiçin Abydos'tan Sestus'a yüzerek geçer. Bir gece kötü birfırtınabaşlar ve Leandros asla Sestus'a ulaşamaz. Hero, onunboğulduğunudüşünerek büyük bir acı ile kendisini denize atar. Dünyaarkeoloji literatürünün önemli mekanlarından olan Truva,Neandria,Alexandria-Troas, Assos, Chryse, Dardanos ve Lampsakos,Çanakkale ilisınırları içindedir. Çanakkale'nin coğrafik konumundandolayı taşıdığıstratejik önem, bu bölgede konumlanan devletlertarafından oldukçadikkate alınmıştır. M.Ö. 5. yüzyılda Çanakkale Persİmparatorluğu'nunhakimiyeti altında bulunmaktaydı. Pers Kralı XerxesAvrupa'yı fethetmeyiplanlıyordu ve 100.000 kişilik askeri birliğiniBoğazın en darnoktasından Trakya'ya geçirebilmek için gemilerden köprüyaptırdı. Ozamandan beri, Çanakkale, Marmara Denizine ve oradan daKaradeniz'egirişte olduğu gibi Avrupa ve Asya arasındaki geçişi dekontrol edecekçok önemli coğrafik bir dar geçit olarak kalmıştır.Makedonya KralıBüyük İskender, M.Ö. 384 yılında Anadolu'nun Ege veAkdeniz'dehakimiyetinin gerçekleştiği seferine, Boğazı geçerekbaşlamıştır. Dahasonraki dönemlerde Roma'lılar, M.Ö.2. yüzyıldan M.S.395 yılınakadarilin yönetimini ellerinde bulundurmuş, Roma egemenliğini takibenBizansİmparatorluğu'nun hakimiyeti yaşanmıştır. Bizans İmparatorluğu'ndan sonraki yüzyıllarda bölgede Arap ve Haçlı istilaları olmuştur. 14. yüzyılda bir Türk Oymağı olan Karasioğulları yöreye gelmiş ve Balıkesir'i başkent yapmışlardır. 15.yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu'nun Padişahı Fatih Sultan MehmetBoğazınher iki kenarına da kale inşa ederek "Çanakkale" şehrinikurmuştur. 1915 yılında Türk Ordusunun Komutanı Mustafa Kemal, İttifak Devletlerinin yöreden çıkmasına öncülük etmiştir. Ayrıca bakınız >> Çanakkale tarihi güzellikleri |
marmara bölgesinin tarihi güzelikler i |
Alıntı:
|
Çok teşekkürler sizin sayenizde ödevimi yapabildim Allah razı olsun :) Birde bir sorum var yalova nın turistlik yerlerinin görsellerini koyabilirmisiniz acaba ..? |
bana marmara bölgesindeki doğal güzelliller lazım acilll |
Alıntı:
Alıntı:
|
aynn ya bulamadım bi türlü yha |
Alıntı:
|
önce merhaba.yazdıklarınıza teşekkür ederim.herkese saygılar sunarım.ama benim sorumu yanıtlayamamışınız.ben tarihi varlıkları yazdım ama marmara bölgesinin doğal varlıklarını veya güzelliklerini yazamadım.eğer bu sorunun cevabını da gönderirseniz sevinirim.en derin saygılarımla şevval kılıç. |
marmara bölgesinin turistik ve tarih yerfleri neresidir |
Alıntı:
|
Mehaba,ben marmara bölgesindeki balıkçılık faaliyetlerini ve önemli turizm yerlerini ve özelliklerini bulamadım.Yardımcı olursanız sevinirimm... |
marmarabölgesinin tarihi ve doğal güzellikleri nelerdir? |
Kayalı Şelalesi Kırklareli’ne yaklaşık yirmi kilometre uzaklıktaki Kayalı Köyü, Teke Deresi ve Kayalı baraj gölü çevresindeki yürüyüş parkuruyla biliniyor. Teke Deresi’ne katılan suyun oluşturduğu şelale on beş metre yükseklikteki kayalardan dökülüyor. Erikli Şelalesi Çınarcık yakınlarındaki Erikli Yaylası, Gürcü köyü Teşvikiye’nin 6 km. yukarısında bulunuyor. Çevresinde çok güzel bir yürüyüş parkuru sunan Erikli Deresi’nin üzerinde birçok şelale bulunuyor. Erikli Yaylası’ndan, dere izlenerek, 30 dakika süren bir yürüyüşle ağaçların arasında gizlenmiş bulunan şelalelere varılıyor. Çalderesi Şelalesi Samanlı Dağları’nın yamaçlarında akan Çal Deresi, kestane, ıhlamur, ceviz, kayın ve meyve ağaçlarıyla çevrili. Taz Dağı eteklerindeki büyük şelaleye ulaşana kadar karşınıza irili ufaklı şelaleler ve gölcükler çıkıyor. Çal Deresi’nin debisi ilkbaharda arttığı için mayıs ve haziran ayları şelaleleri görmek ve şelalelerin altındaki küçük gölcüklerde yüzmek için ideal. Çaldere’ye ulaşmak için Yalova üzerinden Çınarcık’a ulaşmak gerekiyor. Çınarcık – Armutlu yolu üzerinden Esenköy’ü 2 kilometre geçince “şelale alabalık” tabelasının bulunduğu noktadan ormanlık alana sapılıyor. Samandere Şelalesi Düzce'nin güneydoğusunda, il merkezine 26 km. mesafede yer alan Samandere Şelalesi, Samandere Köyü sınırları içinde bulunuyor. Bulunduğu köye adını veren, tabiat olaylarının meydana getirdiği Samandere Şelalesi, doğal oluşum özellikleri ile Milli Parkar Kanunu gereğince ve Orman Bakanlığınca “Tabiat Anıtı” olarak tescil edilmiş. Samandere Şelalesi’nin de bulunduğu 500 metrelik dere boyunca, anıt ağaçlar, üç adet şelale ve bir de “Cadı Kazanı” adı verilen derin bölüm bulunuyor. Samandere Şelalesi’nde, büyük ağaçların arasından şiddetle akan sular, beyaz köpükler halinde dökülerek “Cadı Kazanı” içinde, derin kayalıkların arasında adeta kaynamakta. Şelalenin arkasındaki kayanın içinde, doğal olarak oluşan mağara ile bir ara kaybolan sular biraz ilerden tekrar ortaya çıkarak akışını sürdürüyor. Suyun şiddetli akışından şekillenen kayalarıyla da Samandere Şelalesi, görülmeye değer güzelliklere sahip. Güzeldere Şelalesi Güzeldere Şelalesi, Düzce’nin Gölyaka ilçesinin sınırları içerisinde Düzce’ye 28, Gölyaka’ya ise 16 km mesafedeki Gölyaka Güzeldere Köyü’nde ve rakımı 630 metre. Güzeldere Köyü’nden geçen Bıçkı Deresi üzerinde bulunan Güzeldere Şelalesi 135 m. yükseklikte ve estetik yönden yörede ayrıcalıklı bir konuma sahip. Güzeldere Şelalesi Orman Bakanlığı Milli Parklar ve Av-Yaban Hayatı Koruma Genel Müdürlüğü tarafından “Orman İçi Dinlenme Yeri” olarak tescil edilmiş. Elmacık Dağı’na (1700 m) uzanan bu şelale ve çevresi orman yapısı ile de dikkat çekiyor. Şelalenin bulunduğu alanda, kayın, gürgen, köknar, porsuk, sarıçam, karaçam, kestane, ıhlamur, akçaağaç, dişbudak, ceviz, orman kavağı, orman söğüdü, orman gülü, kara yemiş, papaz külahı ağaçları; böğürtlen, üvez, alıç, taflan, kantaron otu, kardelen, arap sümbülü, siklamen, menekşe, düğün, eğrelti, fiğ, burçak gibi bitkiler de bulunuyor. Yaban hayatı yönünden de bu bölge zengin. Boz ayı, kurt, tilki, çakal, vaşak, karaca, geyik, yaban domuzu, sansar, karatavuk ve ağaçkakan gibi hayvanlar da bu bölgede görülüyor. Aydınpınar Şelaleleri Düzce’ye hakim bir tepede yer alan Aydınpınar şelale kümesi birbiri ardınca sıralanan 5 şelaleden oluşuyor. Düzce merkeze 10 km uzaklıkta yer alan Güzeldere Edteni Kuş Cenneti Gölü yolu alabalık üretim ve tüketim tesisleri yolu üzerinde. Oldukça etkileyici bir görünüm sunuyor. Saklıkent Şelalesi İsminden anlaşılacağı gibi göze çarpması zor bir ormanlık alanda bulunuyor. Yeni keşfedilmiş. Yığılca’ya 5 km uzaklıkta Yedigöller yolu üzerinde. Doğançay Şelalesi Doğançay hem dere içi yürüyüş hem de şelale gezisini bir arada sunuyor. Üç kademeli şelalesi oldukça etkileyici. TEM'den Bilecik çıkışından ayrılıp Bilecik istikametine doğru devam edilirse 11 km sonra solda Doğançay girişini görüyorsunuz. Ana yoldan ayrıldıktan sonra tren yolunu geçer geçmez PTT binasından sola sapın. Köprüyü geçtikten sonraki ilk sağa sapın. Bu yol sizi dereye kadar götürüyor. Şelale için muhakkak yerli halka yolu sorun. Şelaleye kadar olan yoldaki sık orman dokusu oldukça hoşunuza gidecek. Saitabat Şelalesi Bursa'nın Osmanlı izlerini taşıyan Cumalıkızık Köyü'den 3 kilometre sonra Saitabat Şelalesi’ne ulaşılıyor. (Bursa’dan 12 km uzaklıkta). Coşkun bir şelale. Gürül gürül su sesine kuş sesleri karışıyor. Etrafında yemyeşil çimenler ve çınar ağaçlarıyla çevrili bir alan var. Suyun debisine yıllarca meydan okuyan sert kayalardan oluşan kanyonun gözünden tepinircesine dökülen şelalenin suyu, yüzünüze serinlik olarak çarpıyor. Şelalenin yokuş aşağıya aktığı bölümde her iki yakada yer alan kır lokantalarından gelen alabalıkların kokusu iştahınızı açmak için birebir. Softaboğan Şelalesi Çobankaya deresi, Çobankaya ile Bakacak arasındaki yola paralel ilerleyen bir dere. Bakacak istikametine doğru ilerlerken herhangi bir noktadan sağa saparak, ormanın içinden aşağılara doğru indiğinizde dereye varıyorsunuz. Çobankaya deresi, içinde yürünmesi kolay bir dere. Taştan taşa atlayarak suya girmeden ilerleyebiliyorsunuz. Yukarı doğru yürüdüğünüzde Çobankaya'nın karşılarındaki düzlüklere varıyorsunuz. Softaboğan şelalesine varmanın en kestirme yolu ise, Çobankaya'dan bir - iki km uzakta olan telesiyej istasyonunun karşısından aşağı doğru inmek. Suuçtu Şelalesi Özellikle İstanbul ve Balıkesirliler için hafta sonlarında gidilebilecek bir dinlenme yeri. Kaplıcalarından da yararlanabilen Tümbüldek’e 13 km. bir yolla bağlanan “Su Uçtu”, orman ve şelalesiyle gelenleri adeta büyüleyen bir mesire yeri. Kışın eni 30 metreye, genişliği selde 50 metreye kadar yükselen şelale, Mustafa Kemal Paşalıların içme suyunu da karşılıyor. Suuçtu şelalesi, kayın, meşe ve çam ağaçlarıyla çevrili bir doğa cenneti. Aras Şelalesi Uludağ’ın kar sularını taşıyan Aras Deresi üzerinde bulunan Aras Şelalesi, kayalıkların içinden 15 metre yükseklikten düşüyor. Bursa-Soğukpınar arası 30 km olup, köyden itibaren 5 km bir yolla Ketenlik yaylalarına, oradan da şelaleye varılıyor. Gürlek Şelalesi Küçükkuyu – Altınoluk arasında Adatepebaşı Köyü yakınlarında bulunuyor. 120 metre yükseklikten düşen şelalenin döküldüğü yerde blok kayalar bulunuyor. Su bir büvete dökülüyor ve buradan tamamen yer altına gidiyor. Şelaleye ulaşmak zorluklar içeriyor. Köy sakinlerinden yardım istemek gerekiyor. Kirazlı Şelalesi Kirazlı Yayla, Erdek'in Kocaburgaz ve Yukarı Yapıcılar Köyü arasında yer alıyor. Yayla yolu Yukarı Yapıcılar Köyü’nün hemen girişinden ayrılıyor. Bu yoldan ilerlemeye başladıktan yaklaşık bir saat sonra ormanların arasında uçsuz bucaksız çimenleriyle uzanan yayla karşınıza çıkıyor. Yaylanın sürprizi Kirazlı Manastırı. Yayladan doğan derelerden biri Manastır'ın yanından akan Kirazlı Deresi. Yayladan dereyi takiple yarım saat sonra yoldan dere boyuna ayrılan küçük bir patika karşınıza çıkıyor. Bu kısa patikanın sonunda yarımadanın en güzel şelalelerinden biri olan Kirazlı Şelalesi’ne ulaşılıyor. Yosunlarla kaplı kaya bloklardan dökülen şelalenin altında yazın serinlemek ve yüzmek için çok uygun bir de doğal havuz bulunuyor. |
yaa verdiniz bilgiler için tşk ederim ama ben marmara bölgesindeki doğal güzellikleri arıyorum. hani iç anadolu bölgesinde peri bacaları varya insan eliyle yapımmamış doğal unsur onun gibi yinede verdiğiniz bilgiler için tekrar tşk ederim. |
marmara arkadaşlar ben marmara bölgesinin doğal güzelliklerinin listesini istiyorum |
katılıorum sana bned emallar işte kafana takm akn diiliz ama bn sana knk diim knk |
bn marmara bölgesinin doğal özelliklrni arym blmym bulan vrsa lütfen yazsıın |
marmara marmaranın tarihi |
Alıntı:
|
Tarihi Camilerimiz Nelerdir? |
ya arkadaşlar marmara bölgesinin güzelliklerini arıorm yardım edermisiniz |
marmara marmara bölgesinin tarihi güzelikleri nelerdir |
marmara bölgesinin doğal güzellikleri lütfen bulun |
resimli bilgi verme şansınız varmı |
Marmara Bölgesinin doğal varlıkları ve tarihi mekanları,nesneleri ve yapıtları nelerdir |
marmara bölgesinin özellikleri yerine marmara bölgesi tarihi ve doğal varlıklarını yazsaydınız bana daha çok yardımcı olurdunuz.. şimdiye kadar daha net sorsalardı bulurdum acil çünkü |
uludaG yok |
doğal güzellik çanakkalede birsürü doğal varlık ve tarihi eser vardır.mesela ben truva atını araştırdım çok güzel bir at |
bn buldum marmara bölgesinin tarihi ve doğal güzelliklerini ......... :) |
marmara bölgesinin türkülerinin öykülerive marmaranın doğal güzellikleri |
yhaaa bana marmara bölgesinin doğl güzellikleri gerek acele ltfen arkadaşlr yardım edin.................... |
yhaaa lütfn maramara bölgesinin tarhi yerleri nerelerdir çoooooooook gerekli lütfen yrdımcı olur musunuz arkadşlar lütfennnnnnnnnnnnnnn............... |
yhaaaa lütfen yaaa hep yorum yazıyosunuz mamarmara bçgesinin doğal güzellikleri ve tarihi mekanlarını istiyorum bulmak çok mu zor ??????ü |
Marmara Bölgesi, ismini boğazlar aracılığıyla Karadeniz ve Ege Denizi'ne açılan iç denizden almaktadır. Asya ve Avrupa'yı birbirine bağlayan, Balkan Yarımadası ile Anadolu arasında bir geçiş alanı oluşturan bölge, doğuda İç Anadolu ve Karadeniz; güneyde Ege Bölgesi; kuzeybatıda ise Yunanistan ve Bulgaristan ile çevrilidir. Ege kıyıları açığında bulunan Bozcaada ve Gökçeada (İmroz) da Marmara bölgesi alanındadır. İstanbul iki ayrı kıtanın sınırında, doğu ve batının kültür, sanat ve din konularındaki birleşimini gerçekleştiren sentez bir kent... Asya ve Avrupa'nın buluşma noktası.Hayranlık uyandıran güzelliğiyle Boğaz... Bir eşi olmayan, şekli boynuzu andıran dünyanın en güzel doğal limanlarından Haliç (Altın Boynuz) Koylar, korular, yemyeşil yamaçlar ve dünyanın binbir güzelliği... Birer gerdanlığı andıran Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprüleri... Kısaca Marmara Denizi ile Haliç arasında uzanan kara sularının iç kesimindeki tarihi yarımada, Roma, Bizans ve Osmanlı imparatorluklarının izlerini taşıyan sanat eserleri ile dolu açık hava müzesi gibidir. Kilyos ve Şile, İstanbul çevresinde plajları ile tanınan tatil beldeleridir. Polonezköy ise 19. yüzyılda Polonyalı göçmenlerin gelip yerleştiği, çevresi ormanlarla kaplı ideal bir dinlenme yeridir. Milli Park olan Belgrad Ormanları İstanbul'un akciğeri olarak bilinir. Bu ormanlardaki Atatürk Arboretumu ve Osmanlı döneminden kalma su kemerleri görülmeye değerdir. Silivri ve Kemer'de ise golf oynamaya elverişli geniş sahalar bulunmaktadır. Bir endüstri kenti olan Kocaeli, karayolu ile İstanbul'a bağlıdır. Çevresi meyve ve sebze bahçeleri ile kaplıdır. Roma döneminde "Nicomedeia" olarak bilinen kent merkezi ve çevresinde, Osmanlı döneminden kalma çok sayıda tarihi eser bulunur. Geniş ovalarında bereketli tarım alanlarının yer aldığı Sakarya ili de bir endüstri merkezidir. Sakarya nehri tarafından beslenen zengin alüvyonlarla kaplı alanlarda bol vitaminli meyve ve sebzeler yetiştirilmektedir. Topraklarının verimliliği nedeniyle eski devirlerde bu bölgenin insanları güzellikleri ile tanınırdı. Nitekim Roma İmparatoru Harianus'un dillere destan güzelliğiyle ünlü eşi Sabina, bu yörede yetişmiş ve daha sonra Roma'ya gelin gitmiştir. Türkiye'nin Avrupa bölümünü oluşturan Trakya'nın bereketli toprakları, genellikle ayçiçeği tarlaları ve üzüm bağları ile kaplıdır. Avrupa'dan gelip Türkiye'nin batı kapısı olan Edirne kentine giren bir yabancı, önce Türk mimarisinin şaheseri olan Selimiye Camii ile karşılaşır. 18. yüzyılda Avrupa'nın yedi büyük kentinden biri olan ve yaklaşık yüz yıl Osmanlı Devleti'ne başkentlik yapan Edirne; camiler, kervansaraylar, çarşılar, köprüler ve diğer özgün Osmanlı mimari eserleri ile bir açık hava müzesi görünümündedir. Geleneksel ünlü Kırkpınar güreşleri her yaz başında Sarayiçi denilen ağaçlık alanda yapılmaktadır. Geniş kumsallara ve Osmanlı mimarisinin güzel örneklerine sahip olan Tekirdağ ili, Trakya'nın batısında yer alır. Üzüm bağları ve şarap festivalleri ile ünlüdür. Batısındaki Şarköy ve Mürefte, bölgenin tatil beldeleri olmaları yanında önemli şarapçılık merkezleridir. Doğa ve tarih açısından zengin olan Kırklareli, Türkiye'nin Avrupa topraklarındaki en geniş ilidir. Geniş ormanlara sahiptir ve meyvecilik kentte önemli bir geçim kaynağıdır. Karadeniz kıyılarındaki İğneada ve Kıyıköy, ince kumlu plajları ile tanınır. Kent alınırken şehit düşen kırk akıncının anısına yaptırılan 18 sütunlu "Kırklar Şehitliği", kentin simgesidir. Marmara Denizi'nin güneyinde Çanakkale, Balıkesir ve Bilecik illeri yer alır. Çanakkale, önemli bir deniz geçidi olan Çanakkale Boğazı'nın en dar yerinde, doğu sahilinde kurulmuştur. 15. yüzyıldan kalma Çimenlik ve Kilitbahir kaleleri boğaza ayrı bir güzellik katar. Marmara Bölgesi'nin önemli illerinden olan Balıkesir, kuzeyde Marmara ve batıda Ege denizleriyle çevrelenmiştir. Balıkesir'in Marmara sahillerindeki en büyük yerleşim merkezi olan Bandırma, Marmara'nın İstanbul'dan sonraki en büyük limanıdır. Bandırma'nın kuzeybatısındaki Erdek, plajlarıyla ve Belkıs (Kyzikos) tarihi eserleriyle tanınır. Erdek'ten deniz ulaşımı olan Marmara, Avşa ve Paşalimanı adaları doğal güzellikleri, plajları ve leziz şarapları ile önemli cazibe merkezleridir. Bandırma'nın güneyindeki Manyas Gölü'nde, her yıl 239 türden üç milyona yakın kuşun geldiği Kuş Cenneti Milli Parkı bulunmaktadır. Balıkesir ilinin Ege kıyıları Edremit Körfezi çevresinde sıralanır. Doğal ve tarihi zenginliklerle dolu olan Edremit körfezi sahillerinin tümü zeytin ağaçlarıyla kaplıdır. Bu nedenle bu sahillere "Zeytin Rivierası" da denilmektedir. Mitolojiye göre dünyanın ilk güzellik yarışması, milli parkın bulunduğu Edremit'in kuzeyindeki Kaz Dağı'nda yapılmıştır. Truva kralının oğlu Paris, bu dağlarda yaşamıştır. Estetik değerleri korumak ve yaşatmak isteyen Fransızlar, dünya tarihi ve mitolojisini araştırarak, başkentlerinin adı için Kaz Dağı'nda yaşamış olan Anadolulu Paris'i seçmişlerdir. Akçay, Altınoluk, Ören ve Ayvalık, Edremit çevresinde yer alan doğal güzellikleri ve geniş kumsallarıyla gözde tatil beldeleridir. İrili ufaklı 22 adanın bulunduğu Ayvalık'ta doğa, sahilleri adeta ince bir dantel gibi işlemiştir. "Şeytan Sofrası" denilen yerden bu güzellikler panoramik olarak izlenebilir. Çamlık ve Alibey Adası (Cunda) doğal güzellikleri yanında, damak tadını sevenler için leziz ve değişik deniz ürünlerinden yapılmış zengin mönüye sahip restoranları ile tanınır. Sakarya nehri tarafından sulanan topraklarda kurulu Bilecik ili, Osmanlı tarihi açısından önemli bir merkezdir. Osmanlı İmparatorluğu'nun temelleri burada atılmıştır. Kentin 30 km. doğusundaki seramikleriyle ünlü Söğüt, eski Türk boylarından Kayılar'ın yerleşim yeridir. Fransız şair Henri de Regnier, Uludağ'ın yamaçlarında yeşillikler içindeki Türkiye'nin beşinci büyük kenti Bursa'yı "tanrısal bir kent" olarak nitelemiştir. Karacaoğlan'a göre ise Bursa; gülü, menekşesi, güzelleri ve güzelliklerinin kokusu ile "murat kapısı" dır. UNESCO tarafından Avrupa'nın çevresini en özgün şekilde koruyan kenti seçilen Bursa'da doğa, tarih, yeşil ve mimari, güzel bir harmoni ortamında bütünleştirilmiştir. Kentteki Koza Meydanı, bu bütünlüğün en güzel örneklerinden birini sergiler. Meydanın çevresinde yer alan camiler, Koza Han, restore edilmiş eski evler, tarihi çınarlar ile etrafındaki kafeler, kapalı çarşılar ve havuzlar hayranlık uyandırır. İpeği, havluları ve kaplıcaları ile ünlü olan Bursa, aynı zamanda büyük bir sanayi kentidir. Özellikle otomotiv ve tekstil sanayii gelişmiştir. Osmanlı döneminden kalma eserlerin yoğunlaştığı kentin güneyinde, modern tesislere sahip, kış sporları için ideal bir merkez olan Uludağ Milli Parkı bulunur. Bursa'nın kuzeydoğusundaki İznik Gölü ise bir doğal güzellikler beldesidir. Gölün çevresi ormanlar ve üzüm bağları ile kaplıdır. Roma ve Bizans dönemlerinde önemli bir yerleşim merkezi olan İznik, Osmanlılar döneminde de bu özelliğini korumuştur. Dünya çini sanatının en güzel örnekleri, Osmanlı çini ustaları tarafından burada yapılmıştır. Çekirge ise Bursa'nın termal merkezidir. |
yaa işte bunlar değil. doğal güzellikler olması lazım. mesela denizli de pamukkale traventeleri gibi:( |
marmara bölgesindeki bazı tarihi ve doğal güzellikler şunlardır: istanbul->topkapı sarayı,sultanahmet camii,ayasofya,Ünlü Kuşdili Çayırı, Haydarpaşa Çayırı bursa->Saitabat Şelalesi,yeşil türbe,uludağ,Eski Kaplıca Hamamı edirne->Edirne Kalesi,selimiye camii,sarayiçi balıkesir->Ayazma Kilisesi,kuş cenneti,şahin deresi çanakkale->truva atı,bigalı kalesi,gelibolu yarımadası 11 ilimizden 6 tanesini yazablddm |
bizim aradımım sey o değil marmara bölgesindeki tarihi ve doğal varlıklar |
yaaa off yaa içinizden bilen yokmu şunuu yaa |
bu nasıl bir şeydir yaaa bilmiyosan niye bu siteyi açtın gerizekalımı sandın bizi sen |
Marmara Bölgesinin Dogal Güzellikleri - Marmara Bölgesi burdan ödevinizi bulabilirsiniz ;) |
|
topkapı sarayı,yeşil türbe,ulu cami |
| Saat: 11:26 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık