![]() |
kurnaz öğrenci Matematik öğretmeni derste çocuklara sormuş : -"Ağaçta 5 kuş var.Birini vurdum kaç tane kaldı?!" Ahmet hemen atılmış: -"Hiç kalmaz öğretmenim." demiş. "Çünkü sesten ürküp hepsi uçar." -"Aslında doğru ama.."demiş öğretmen: "Yine de matematiksel olarak 1'i vurulur. 4 tanesi kalır. Ama düşünüş biçimini beğendim. Bravo..!" -"Peki.." demiş Ahmet: "Bende size bir şey sorabilirmiyim öğretmenim?!" demiş: -"Üç kadın dondurma yiyor, biri ısırarak, biri yalayarak, biri de emerek..! Bunlardan hangisi evli?!" Öğretmen biraz da utanarak geçiştirmeye çalışmış: -"Şeyy..!" demiş.. "Bilemem ama emerek yiyen mi?!" Ahmet cevabı yapıştırmış : -"Yoo..!" demiş: "Parmağında alyansı olan..! Ama düşünüş biçiminizi beğendim.":D :D |
iş görüşmesi Bir firmanın İnsan Kaynaklari Müdürü ölür ve göğe yükselir. Kapıda bir melek onu karşılar ve şöyle der: "Size bir şans vereceğiz. 24 saat boyunca cehenneme ve 24 saat boyuncada cennete gideceksiniz. Hangisini daha çok severseniz sonsuza kadar orada kalma şansınız olacak." İnsan Kaynakları Müdürü bu fikri gereksiz bulur: "Aslında ben seçimimi çoktan yaptım. Bu yola başvurmamıza gerek yok. Ben cennete gitmek istiyorum." Melek bunun imkânsız olduğunu söyler: "Buranın da bazı kuralları var. Bu nedenle dediğimi yapmanız gerekir. Sonra seçim sizin." Müdür çaresiz kabul eder. Bir asansöre biner veeee yerin yedi kat altına iner. Bir kapıdan içeri girdiğinde bir bakar ki, yemyesil bir golf sahasının üzerinde ve bütün sevdiği arkadaşları orada. Şeytan bile çok sevimli ve ona iyi davranıyor. Bütün gün golf oynarlar, beraber yemek yiyip içki içerler. Müdür çok beğlenir ve zamanın nasıl geçtiğini anlamaz. 24 saat dolunca asansörle yukarı çıkar ve cennetin kapısından içeri girer. Cennet de güzel ama fazla sakin bir yerdir. Bütün gün bulutların üzerinde harp çalıp şarkı söyler. 24 saat dolunca tekrar meleğin karşısına çıkar. Melek sorar: "Evet, kararınız nedir?" Müdür cevap verir: "Bunu söyleyeceğimi hiç sanmazdım ama cehennemde daha iyi vakit geçirdim oraya gitmek istiyorum." Bunun üzerine asansörle yerin ye kat altına iner. Bir de görür ki her yer çöp dolu, pis bir koku sarmış etrafı. Dün çok eğlendiği arkadaşları da çöpleri topluyor. Şeytana sorar: "Dün burası bir golf sahasıydı, yemek yedik, içki içtik.Bugün ne oldu, durum neden böyle?" Şeytan cevap verir: "Dün seninle iş görüşmesi yapıyorduk. Bugün seni işe aldık." ___________________________________________________________________________ _ |
zenci 80'lik amca, 20 yaşındabir kıza aşık olur. Allem eder, kallem eder kızı ikna eder ve evlenirler... Küçük kasabada olay yaratan evlilik mutlu bir şekilde sürerken aradan geçen bir yılın sonunda ihtiyar karısını doğum yapmak üzere hastahaneye getirir.. Herkes şaşkınlık içindedir. Doğum sonrasında hemşire ihtiyarı kutlar ve 'bu yaşta nasıl başardınız?' diye sorar. - Eeee! Motoru sıcak tutacaksın... Millet şaşkın, 21'lik anne çocuğu ile birlikte hastahaneden taburcu olur... Aradan bir yıllık geçer geçmez, kadın bir kez daha hastahaneye gelir doğum için... Adam 82'ye doğru yol almıştır. Hemşire şaşkın... Yine kutlar adamı, bir kez daha hayranlıkla sorar, 'nasıl oldu bu?' diye... - Eeeee! Motoru sıcak tutacaksın... der ihtiyar ve ikinci çocuğu ile genç eşini alarak evin yolunu tutar... Aradan bir yıl daha geçer.. Adam, yine hastahane kapısını çalar, hamile eşiyle... Hemşire doğumhaneden çıkar, yaşlı adama döner: - Ne erkekmişsin... - Eeee! dedim sana, motoru sıcak tutacaksın.... - Onu anladım da, ama artık yağı değiştirsen iyi olacak, epey kirlenmiş herhalde, bu seferki bebek zenci!!!!!!!!! |
Iki arkadas, sigara icerken Incil okunup okunmayacagi konusunda tartismaya baslamislar. Sonuc alamayinca Papaya sorup konuyu acikliga kavusturmak istemisler. Ikisi de Papanin yanina gidip sirayla sormuslar. Bir tanesi sigara içmek için izin almayi basarirken, digeri basaramamis. Izin alamayanin sordugu soru: "Papa Hazretleri, ben Incil okurken canim sigara icmek istiyor. Icebilir miyim?" Papanin cevabi: "Oglum Incil okurken Tanri'yla ilgilenmen lazim. Tanri'yla ilgilenirken de dikkatin dagilmamasi lazim. O nedenle, Incil okurken sigara icilmez." Izin alabilenin sordugu soru ise: "Papa hazretleri, sigara icerken canim Incil okumak isterse okuyabilir miyim." Papanin cevabi ise: "Oglum, her nerede ve ne kosulda olursan ol incil okuma istegi duyarsan okuyabilirsin." SORU SORMAYI BiLMEK LAZIM :turkiye: kompetankedi:turkiye: |
Bak sen şu laz kızının yaptıklarına İYİ HABER İstanbul'da üniversitede okuyan genç kız Rize’deki babası Temel’e telefon etmiş: "Baba, merhaba. Ben Lale..." "Ooooo. Güzel kızum benim. N'aber nasulsun bakalum?..." "Hiç sorma babacığım. Hiç keyfim yok valla..." "Hayurdur? Bi sorun mu vardur?..." Kız ağlamaya başlar; Temel ise üzüntü ve meraktan kafayı yemektedir: "N'ooldu kizum? Anlatsana da..." "Murat evi terk etti. Boşanmak istiyormuş..." "Ne evi lan? Ne boşanmasu? Sen ne zaman evlendun de boşanaysun?..." "Hani senin hiç hoşlanmadığın esrarkeş çocuk vardı ya. Ben onunla evlendim." "İyi halt ettun, zilli. Neyse, artuk yapacak bi sey yok. Versun mahkemeye, hemen boşanun..." "Boşanalım ama benden 10 milyar istiyor. Eğer vermezsem, iyi zamanlarımızda çektiği çıplak fotoğraflarımı İnternetten herkese yollayacakmış..." "Tüüh. Rezil... Çıplak fotograf çekturdun, öyle mi?" "Ama babacığım. O benim kocamdı. Ne bileyim böyle bir puştluk yapacağını." "Peki. Olan olmuş artuk. Yarin havale ederum parayı... Öğleden sonra bankaya gidip çekersun; sonra da alup yakarsın o kahrolası fotoğrafları..." "Sağol baba. Eeee. Şey...Bi de kürtaj için 2 milyara ihtiyacım var..." Temel artık iyice fenalaşır. Boğuk bir sesle konuşur: "Kürtaj mı? Bi de hamile mi kaldun o çocuktan sen?..." "Aslında ondan değil... Zenci bi çocuk vardı... Zaten o yüzden ayrılıyoruz ya..." Temel bayılmak üzeredir. Nabzı yükselir, tansiyonu düşer, artık inleyerek konuşmaktadır: "Biz seni oraya okumaya yollamuştuk. Sen ne haltlar çevirmişsun. Allahum. Nedur bu başumuza gelenler... Okulu bitirur bitirmez Rize’ye dönersun, yoksa kırarum bacaklarunu..." "İstersen hemen dönebilirim babacığım. Ben geçen yıl okuldan atıldım çünkü..." Temel masanın üzerindeki soğuk su dolu sürahiyi başından aşağıya devirir ve ancak bu şekilde konuşmasını sürdürebilir: "Okuldan mı atuldun? Hani birlikte avukatluk yapacaktuk, zilli?... Eh ulan? Sen hele bi gel buraya. Ben sağa yapacağumu bilirim. Evden dışaruya adım atturmayacağum sağa. İlk isteyenle de evlendireceğum..." "O iş zor be baba. Biliyorsun, moda oldu, artık evlenmeden önce eşler birbirlerinden sağlık raporu istiyorlar... Pek iyi bi rapor sunacağımı zannetmiyorum ben..." "Allahum, çıldıracağum... Bir de cinsel hastaluklar haaa... Kesin o zencidendur..." "Çok pis arkadaşları vardı. Bilmem artık hangisinden kapmışımdır..." Güm diye bir ses duyulur. Temel kısa bir süre için kendinden geçmiştir; ancak hemen kendisini toparlayıp tekrar telefonu alır. "Hemen bu aksam dayını yollayurum oraya. Seni alup gelecek. Adresini ver bakayum..." " Mahmutpaşa Karakolu'ndayım... Gelirken kefalet için de biraz para getirsin yanında..." "Karakol mu?... Bi de karakola mı düştun? Ne yaptun?.." "Dün kafam çok bozuktu, çok içmişim. Araba kiralayıp dolaşmaya çıktım. O kafayla Arnavutköy'de kokoreççi dükkanına girdim. Ama neyse ki kimse ölmedi. Dükkan sahibiyle kiralık araba firmasına biraz para vermek gerekir sanırım..." Temel artık iyice fenalaşmıştır. Hatta fenalaşmak ne kelime; adeta kahrolmuştur. Telefonda kısa bir sessizlik olur. Kız tekrar konuşmaya baslar: "Babacığım. Sakın üzülme. Bütün bunlar bir şakaydı. Ben sadece sınıfta kaldığımı söylemek için aramıştım..." Bunun üzerine Temel sevinçle ve mutlulukla haykırır: "Canun sağolsun be güzelum, boşveeerrr. Okul da neymiş? Hiç mühim değil, tatlı canun sağolsun senun..." |
Eleyse niye durdun! Erzurum'lu bir hanım telaşla koşarak belediye otobüsünü durdurmaya uğraşıyor. Halk ıslıklıyor. Şoför acı bir frenle duruyor. Kadın: -Gardaş bu otubus İlice'ye gidir mi? Şoförün canı burnunda, araba dolu, zor durmuş, kızgınlıkla -Heyir baci, getmez! Kadın: -Vış eleyse niye durdun! :D(F) :D(F) :D(F) :D |
Erzurum'dan Çıktım YolaZamanın birinde Erzurum'dan bir grup insan hacca gitmek için yola çıkmışlar. Van'a gelmişler. Van'ın bir köyünde konaklamaya karar vermişler. O köyün de imamı yokmuş. Köylüler aralarında konuşmuşlar ve Erzurum'dan çıkıp hacca giden bu topluluktan birini imam yapmaya karar vermişler. Bu insanlar hacca gidiyorlarsa boş insan değillerdir diye düşünmüşler. Nitekim tekliflerini içlerinden birisi kabul etmiş. Her yıl 400 koyun verilecekmiş imama. Adam hacca gidip masraf yapacağıma burada kalıp yalandan imamlık yapar ve her yıl 400 koyun sahibi olurum diyerek işe başlamış. Köylü camide toplanmış namaz kılınacak. Sayın imam başlamış namazı kıldırmaya : - Erzurum’dan çıktım yola Van'da verdim mola 400 koyun verdiler bana, Allahuekber... Bu günlerce aynı biçimde devam etmiş. Köylü bu işe biraz şaşırmış ve konuşmuşlar aralarında : - Daha önceki imam mı yanlış kıldırıyordu, yeni imam mi yanlış kıldırıyor? Bunu gidip Müftüye soralım. Sayın müftü meşhur Of’lu... Müftüye gelen halk her şeyi anlatmış. Müftü köylüye dönerek : - Siz şimdi hiç imama çaktırmadan köyünüze dönün ve namaz vakti camide toplanın ben de namaza geleceğim, diye emir verir. Herkes köyüne döner ve namaz vakti cemaat camide toplanır. Tabi ki Sayın müftüde camidedir. İmam namazı kıldırmaya başlar. Birinci rekat : - Erzurum’dan çıktım yola, Van’da verdim mola, 400 koyun verdiler bana, Allahuekber... der hoca. Arkadan "öhö.. öhö!..” şeklinde bir ses duyulur. İmam yakalandım herhalde diye korkmaya başlar. İkinci rekatta sözlerinde biraz değişiklik yapar : - Erzurum’dan çıktım yola, Van'da verdim mola, 400 Koyun verdiler bana, yarısı sana yarısı bana... Allahuekber... Namaz bitince köylü Müftüye dönerek “İmam efendi namazı doğru mu kıldırıyor? diye sorar. Müftünün cevabı : - Haçen birinci rekatta biraz şaşirdi ama ikinci rekatta işi düzeltti... |
Üniversite Öğrencisinin Hocasına Sorduğu Soru Üniversite son sınıf ögrencisi yazılı sınavından kalınca dogru hocasına gider.. http://www3.forumtr.com/images/smilies/extra/077.gif Siz beni sınıfta bırakarak hayata atılmamı önlüyor ve beni cezalandırıyorsunuz. İşin bu yanını hiç düsündünüz mü?.. http://www3.forumtr.com/images/smilies/ka/ka15.gif Tabii düşündüm. Hocanın görevi bilgiyi ölçmek, yeterli olmayanı sınıfta bırakmak degil mi?. http://www3.forumtr.com/images/smilies/extra/077.gif İyi.. O zaman size bir teklifim var. Bir soru da ben size soracağım. Doğru cevabı verirseniz, ben kötü notumu kabul edip sinifta kalacağım. Bilemezseniz, notumu düzeltecek ve sınıfı geçireceksiniz. Hocanın keyfi yerinde.. Teklifi kabul eder ve ögrenci sorar http://www3.forumtr.com/images/smilies/extra/077.gif Yasal olup, mantıklı olmayan nedir? Mantikli olup, yasal olmayan nedir? Ve de, ne mantıklı ne de yasal olmayan nedir? Hoca uzun uzun düşünür ama cevabı bulamaz. İddia gereği ögrencisine iyi not vererek sınıfı geçirir.. Ama aklı da soruda kalır.http://www3.forumtr.com/images/smilies/confused.gif Sonunda sınıfın en iyi ögrencisini çağırır, olayı anlatır ve sorunun yanıtını bilip bilmediğini sorar. Ögrenci hemen cevap verir http://www3.forumtr.com/images/smilies/ka/ka25.gif "Siz 65 yaşındasınız ve 23 yaşında bir kadınla evlisiniz. Bu yasal ama mantıklı değil. Karınızın 25 yaşında bir sevgilisi var. Bu mantıklı ama yasal değil. Siz karınızın sevgilisini, zayif alıp sınıfta kalması gerekirken iyi not verip mezun ediyorsunuz. Bu ise ne mantıklı, ne de yasal." http://www3.forumtr.com/images/smilies/ka/ka10.gif |
Temel ile Dursun abazaliga dayanamayip 2 kiz ayarlamayi kafaya koymuslar.. Arabayla sokaga cikmislar.. Hemen sokagin basinda duran 2 travestiyle hemen pazarlik edip arabaya atmislar we issiz bi yere dogru gitmeye baslamislar.. Travestiler bakmis ki Temel'le Dursun bunlari kadin sanior, sonradan olay cikmasin diye uyarmislar, "Biz dönmeyiz" demisler.. "Buraya kadar geldik biz de dönmeyiz" demis Temel'le Dursun da.. :D :D :D :D |
ÖPECEKSEN Delikanli sevgilisini aksam eve birakir.Evin önünde masum bir fisiltidan sonra ateslenir.Bir elini duvara dayayarak - "Beni bir öper misin".. Kiz: - "Deli misin evin önünde annemler görür" der.. Erkek: "Ne olacak canim bu saatte kim görecek, ne olur seni çok seviyorum... Kiz: - "Ben de seni ama olmaz..." Erkek çok atesli tabi devamli israr eder. Bir ara aniden merdivenlerin isigi yanar ve kizin küçük kiz kardesi belirir. Küçük kiz: - "Babam diyor ki öpecekse öpsün, öptürecekse öptürsün yoksa kendisi gelecek öpecekmis ayrica o hayvan oglu hayvana da söyle elini Diyafon dügmesinden çeksin dedi'' :D :D :D |
Sobanın Yeri Fizikçi, matematikçi, kimyacı, jeolog ve antropologdan oluşan bir heyet bir araştırma için arazide bulunmaktadır. Birden yağmur bastırır. Hemen yakındaki bir arazi evine sığınırlar. Ev sahibi bunlara bir şeyler ikram etmek için biraz ayrılır. Hepsinin dikkati soba üzerinde toplanır. Soba yerden 1 m. kadar yukarda, altındaki dizili taşların üzerindedir. Sobanın niçin böyle kurulmuş olabileceğine dair bir tartışma başlar. Kimyacı, "adam sobayı yükselterek aktivasyon enerjisini düşürmüş, böylece daha kolay yakmayı amaçlamış"; fizikçi, "adam sobayı yükselterek konveksiyon yoluyla odanın daha kısa sürede ısınmasını sağlamak istemiş"; jeolog, "burası tektonik hareketlilik bölgesi olduğundan herhangi bir deprem anında sobanin taşların üzerine yıkılmasını sağlayarak yangin olasılığını azaltmayı amaçlamış"; matematikçi, "sobayı odanın geometrik merkezine kurmuş, böylece de odanın düzgün bir şekilde ısınmasını sağlamış"; antropolog, "adam ilkel topluluklarda görülen ateşe tapmanın daha hafif biçimi olan ateşe saygı nedeniyle sobayı yukarıya kurmuş". Bu sırada ev sahibi içeri girer ve ona sobanın yukarda olmasının nedenini sorarlar., Adam cevap verir: - "Boru yetmedi." |
KAHVALTI Fransız delikanlı, Paris'in bulvar kahvesinde oturmuş, tipik kahvaltısını yapıyormuş. Kahve, kruvasan, ekmek, tereyağ, reçel. Yan masaya ağzında cikleti ile tipik bir Amerikalı turist oturmuş. Sohbet başlamiş... Amerikalı: o ekmeğin hepsini yiyecek misin? Fransız: Tabii.. Amerikalı: Biz yemeyiz. İçinden biraz alır yeriz. Kalan bir fiçida toplanır. Fabrikaya gider. Kruvasan yapılır. Fransa'ya satılır, demis. Fransiz cevap vermemiş. Amerikalı: Reçel de yer misiniz? Fransız (öfkeli): Tabii.. Amerikalı: Biz meyveyi taze yeriz. Kabuklarını, çekirdeklerini, çürümüşlerini bir fıçıda toplar fabrikaya gönderir, reçel yapar, Fransızlar'a satarız. Fransız: Peki siz kullandiginiz prezervatifleri seviştikten sonra ne yaparsiniz? Amerikalı: Atarız tabi... Fransiz: Biz atmayız. Bir fiçida içindekilerle biriktirir, fabrikaya gönderir, ciklet yapar, Amerikaya satarız, demiş....:D :D :D :D |
ÜÇ MAHKUM 3 mahkum cezaevi yolundadir. Her birine, hapiste gecirecekleri günler icin bir esya getirmelerine izin verilmistir. Otobuste, biri digerine döner ve sorar; "Eeee sen ne getirdin?" Diger mahkum, bir boya kutusu cikarir ve bununla her seyi boyayabilecegini soyler. Ikinci mahkum bir deste iskambil kagidi cikarir ve; "Bunlarla poker oynayabilir, fal bakabilir veya herhangi bir kagit oyunu oynayabilirim" der. Ucuncu mahkuma merakla sorarlar; "Sen ne getirdin?" Adi Temel olan ucuncu mahkum bir kutu cikarir ve gulerek; "Bu orkidleri getirdim" der. Diger iki mahkumun kafasi karismistir. Merakla sorarlar; "Bunlarla ne yapabilirsin ki?" Temel siritir ve elindeki kutuyu göstererek; "Kutuda yazdigina gore; bunlarla ata binebilir, yüzmeye gidebilir, hatta paten kayabilirmisim." |
YAĞMA YOK YAGMA YOK Genç nisanlilar ertesi gün evleniyorlardi. Erkek: "Sevgilim, sabrim tükendi. Ne olur odama gel. Nasil olsa yarin evlenecegiz." Kiz öfkeyle yanit verdi: "Yagma yok öyle. Her seferinde böyle kandirdilar. Bir daha çürük tahtaya basmam.":D :D :D |
Kıyamet Koptuktan sonra Gazete ve Tv Başlıkları Sabah : Biz Öldük! Anadolu ajansi : Kiyamet koptu (A.A) Zaman : Biz demistik, böyle olacagi belliydi! Dünya Gazetesi : IMKB' de endeks bir daha yükselmeyecek. Hafta Sonu : Ayhan Isik ile Hülya Avsar gizlice bulustular Erkekçe : Ayin hurisi Fanatik Gazetesi : Bu maçin galibi yok! Cumhuriyet : Sonunda Ata'miza kavustuk. Bilim Teknik : Evren hakkinda bütün bilmediklerimiz... Oyun dergisi : Game Over Elle : Yargi gününde aninda 10 kilo verin! Para : Kiyametten kâr yapmanin 100 yolu Star Gazetesi : Sok! Kandirildik, Seytan aslinda iyiymis! Aktüel : Mahser günü yanininizda olmasi gereken 2 sey: Sevaplar ve Isiya dayanilielbise Auto Show : Sirat köprüsünde saniyede 100 km ye ulasn son model arabalar Arena Ugur Dündar : Cennete rüsvetle kaçak giren günahkarlarin tüyler ürperten dosyasi Hürriyet Ertugrul Özkök : Iyimserligi elden birakmayalim, hiç olmazsa cehennemde isinmak için yakit parasi yok! Radikal : Yeni dosyayi açiyoruz: Yesil itiraf ediyor. Aslinda kiyametten Susurluk çetesi sorumlu. Show TV Reha Muhtar : Sayin Zebani, kazanlarin yaninda terlemiyor musunuz? ATV Hakan Aygün : Mahser yerinde Fordculuk çok yaygin, izliyorsunuz sayin seyirciler, biyikli bey, nasil arka saflarda çalisiyor... Kanal 6 : Izliyorsunuz sayin seyirciler, kazanlarin içi bir volkan gibi, insanlar bagris çagris yaniyor, kizariyor... Basbakanlik Basin ve Halkla Iliskiler Dairesi Baskanligi : Devletimiz, bütün yaralari saracaktir. |
DOĞANIN DENGESİ Temel ormanda agaç kesiyormuş, o sırada çevreciler de ormanda yürüyüşe çıkmışlar, Temel’i bu vaziyette görünce bir güzel pataklamışlar... Temel üstü başı perişan halde köye dönerken Dursun’a rastlamış, Dursun : - Ula Temel bu ne hal böyle ? diye sormuş. Temel de anlatmış : - Ormanda ağaç keseydum, birden kalabaluk pir grup Doğan’in yengesini bozmişum diye dövdü peni, halbuki ne Doğan’i taniyruuum, ne de yengesuni... |
:::::::::::::::::::::FLAŞ FLAŞ::::::::::::::::: FLAŞ FLAŞ FLAŞ ıspanak ilinin, maydanoz ilçesine bağlı, domates köyünde, acı biberin pusu kurarak şehit ettiği 17 patlıcan, törenle mutfağa verildi. Ayrıca yaralanan 25 tane dolmalık biber, tencere devlet hastanesine kaldırıldı. Köy muhtarı karpuzun verdiği bilgilere göre 8 uzun namlulu prasa, 3 gözyaşartıcı soğan ve patlamaya hazır 5 kilo mısır ele geçirildi. Gelen bilgiler arasında muhabirimiz hıyar, yoğurdun saldırısına uğrayarak cacık olduğu bildirildi. ŞİMDİ REKLAMLAR:) :D :D :D |
birisi kekeme olan iki dagci bi daga çikip zirvede kamp kurmaya karar vermisler... daha yolun yarisinda kekeme olan digerini dürtmüs - bi. bi. bi. bi. digeri: - ya dur yorgunum zaten sonra söylersin demis kekeme israrla: - bi bi bi bi bi bise ssss. ssss. sölicem demis.. digeri yine susturmus.. biraz sonra kekeme yine dürtmüs adami: - çç..ççç.. çççaaaa. digeri: - ya bi sus geldik zaten az kaldi demis. neyse dagin tepesine çikmislar - ne sölicen söle simdi demis adam kekeme: - çç..ççç.. çççaaaa... çadiri unuttum demis.. adam çok sinirlenmis nasil unutursun ya falan diye bagirmis ama çaresiz geri dönmek zorunda kalmislar baslamislar tekrar inmeye.. inerken yolda dürtmüs kekeme yine adami.. - bi. bi. bi. bi. digeri: - ya dur sinirliyim zaten inince söylersin demis kekeme israrla: - bi bi bi bi bi bise ssss. ssss. sölicem demis... digeri yine susturmus.. kekeme yine dürtmüs - sss. sss... ssss. diye zorlamis... adam sinirli sinirli: - ya bi sus ya asada sölersin bi sus ya demis susturmus. böle asagi inmisler.. asagi iner inmez adamin siniri geçmis sormus. ne sölicen demis kekeme: - sss. sss... ssssaaa. saka yaptim !!!!!!!!! |
KEMAL SUNAL & ŞENER ŞEN vs REPLİKLER badi ekrem:uzak dogudan gelen, butun dunyayi saran ve felsefesi olan bu sporun adi nedir. inek saban:gures olabilir mi? badi ekrem:hayir evladim.hani bak televizyonda oynuyor. inek saban:bonanza. badi ekrem:hayir.hani hocasi var boole inek saban:tamam anladim ihtiyar delikanli. badi ekrem:hoaayiiir.hani bak boyle...quwwwa quoww****uwa... bir sure sonra.... inek saban:buldum.charlie'nin melekleri badi ekrem:huoaaaaayiiiiir..... seklinde sinirlenebilen ve akabinde; sevtap:hocam ben soyleyebilir miyim badi ekrem:ah tabiyy..buyrun sevtap:kung fu badi ekrem:bravo tebrik ederim, ayrica diger bayan arkadaslari da tebrik ederim.i-hii.. ----------------------------------------------- Badi Ekrem: Kaldır şunu Şaban!! Şaban: Hocam kaLkmıyo. Badi Ekrem: Kaldır diorum !! Şaban: Yaw kaLkmıyo diyom kaLdır diyo hhıhı ----------------------------------------------- Maho Ağahttp://forums.cjb.net/images/smiles/icon_surprised.gif ne, ula dur, napirsın laa, dellendin mi hayvanoğluhayvan K.Sunal:bu suyun esansı eskik ağam, itibarına gölge düşiy Maho Ağa:ula puştoğlu seni KSunal:kovdunmu ağam Maho Ağa:kovmirım ulan kovmirım, durzi kovmirım ----------------------------------------------- İnek Şaban:aaaa sende mi kaçtın mahmut hoca? hayret yaw tünelde hiç karşılaşmadık.. ----------------------------------------------- K.Sunal:yahu Ramazan bizim kumandanın bu evde ne işi var ? H.Akçatepe:şişşşt sesini çıkartma kumandan senin süt annenin ağabeyiymiş K.Sunal:Allaaahh o zaman süt kumandanım oluyor demekki , gidip elini öpeyim H.Akçatepe:şaban dur saçmalamaaaa!! ----------------------------------------------- H.Akçatepe:hişşt gürültü etme be K.Sunal:kim ediyo be? H.Akçatepe:sen! K.Sunal:evet ben hiii ----------------------------------------------- HALİT A. :ŞABAAAN KEMAL S. :NEEAA?? HALİT A. :ELMAAA , S KOYY KEMAL S. :SELMAAA HALİT A. :EHE KIÇINA KOYY KEMAL S. :BURDAMI ÇOK AYIP?? HALİT A. :ELMANIN KIÇINA KOYY KEMAL S. :HEE ! ELMAASS HALİT A. :BULDUK İŞTE ELMASIIII ----------------------------------------------- Badi Ekrem: Şabaaaan..gel burayaaaa...Buna ne denir Şaban: Ne biliym ben??!! Badi: Cirit cirit.. hadi at!! Şaban:Nie lazım değil mi Badi:AAAAATTTT!!! ----------------------------------------------- bihter : cok naziksiniz ramazan bey şaban : oyleeyimdir hiihihihihig!! bihter : ustelite cok küstahsınız şaban : aman efem,iltifat ediyosunuz hihiiiihihg!! (şaban koltuktan düşer) bihter : bişey oldumu ramazan bey? şaban : yok canım, birazcık, götüm acıdı, o kadar hıhııhg! ----------------------------------------------- kadın:beni nasıl buluyosun sait:walla çok kolay buluyorum merdivenden çıkıyorum sola dönüyorum. ----------------------------------------------- baba: al bu parayı. ama sakın zamparalık yapmayasın haa!! ks: ne zamparalığı. bu kadarcık parayla şey bile çekilmez. baba: ne çekilmez? ks: niyet. ----------------------------------------------- Şener Şen: en büyük çadıra yanaş Kemal Sunal: Yanaştım zaten Ş.Ş: Şimdi işin sonuna geldik aslanım benim! Şaban? içerde ne görüyosun? K.S: İçerde hıyar gibi bi herif var Ş.Ş: Napıyo o hıyar? K.S: Telefonla konuşuyo kumandanım Ş.Ş: Bu son konuşması olcak ayının K.S: Bi daha konuşturmayalım kumadanım Ş.Ş: ŞabaN? gözün kesiyomu alaşağa edebilcek misin iti? K.S: ******* bile bellerim itoğlu itin Ş.Ş: Güzel yavaşça içeri süzül K.S: Süzüldüm zaten Ş.S: Ağır bişey al elinei vur herifin kafasına GÜMP K.S: Vurdum herifin kafasına kumadanım sesin kesildi yahu? ----------------------------------------------- komutan=olay nası intikal etti? şaban=efendim şimdi bu adam karşıdan geliyodu. hüsamettin=hööööööööstttt ben adammıyım?? şaban=değilmisin?? vah vah!! ----------------------------------------------- Şaban:Mööööööööööööö Şaban:Mööööööööööööö!!!!! Semra Hoca:Möö??? Şaban:Eeett Möööö ihihihihi ----------------------------------------------- Elden SırayLa Maaş Dağıtılır.... Patron:-300 Patron:-300 Patron:-300 Patron:100(kemaL sunaL) K.Sunal:onlara 300 bana neden 100 Patron:onlar sendikaLı K.Sunal:bende harranLıyım ----------------------------------------------- -Cökün polis!!! -Kandırdım kalkın... ----------------------------------------------- Ferit: Alsana Şaban bu leblebiler Güdük'ün dolabına saklamış namussuz akşam yürüttük Şaban: Dolaba saklamış haaaa kalleeş.Ben de gözünün önünde yiyim hıyarın.Ooohh beee enayi leblebisi yemekte çok pek güzel oluyo.Sen de mi enayinin birinden yürüttün Güdük: Yok,ineğin birinden yürüttüm muahaha ----------------------------------------------- Bilo : Ne itip duriysen ulaa Feyzo : Sus günah abdest alıyosun eşşolueşşek.Eunzubillaaaahh ------------------------------------------------ Ş.Ş:Ula bu faşo nedirki? K.S:Böle **** kibin **** kibin bişey Ş.Ş:Ulan seni... K.S:Koviimisen ağam Ş.Ş:Kovmirem ulan itoğlu it ------------------------------------------------ T.Paşa:leylaaa sana bir şiir yazdım. okuyayım mı? Leyla:okuyun paşam..." T.Paşa:aşk kalbimi yakan bir volkan gibidir, en sevdiğim tatlı kazandibidir. leyla sev beni sokma müşküle, beraber kaşık atalım bir tabak keşküle. ------------------------------------------------ ramazan : muhterem hanfendi! Siendie insianmiısın şaban: ramazan ne diyon kendine gel ramazan: sen karışma, Sana insian diyenin gozü çıksıin. şaban: sende karımısın bea şu hale bak ne biçim karısın lan sen. ramazan: şaban kendine gel ne diyosun şaban: dur ramazan çok güzel gidiyorum hıhıhıh ramazan: Sen bir meleksin meleeeeek şaban: eewt hıhı melek yaw dimi ramazan melek ------------------------------------------------ D.NECMİ: SÖYLE BAKALIM ŞABANNNN İNEKLERDE MANTIK VARMIDIR? ŞABAN : İNEK BABANDIR HOCA : AAA D.N. : HOCAN MÜSADENİZLE DÖVÜCEM! HOCA : MÜSADE SİZİN BUYRUN D.N. : SENİ TERBİYESİZ SENİ SENİ HAZLAZ SENİ İ.ŞABAN:NE WURUYON EŞOĞLUEŞŞEK D.N: SUS OTUR YERİNE ------------------------------------------------ İ.Salman:oturmak yasak!! K.Sunal:s.çmak da yasak mı gurban ?? İ.Salman:degil.. K.Sunal:yat da suratına s.çam itoğlu it ------------------------------------------------ s:50ligi tosla k:ay1ptr ulan ben senin kaynatan1m s:sükür hic görmedik kaynataligini k:kücüktür olm s:cümle alem duymustr k1c1n1n sesini borazan gibi ötiii ------------------------------------------------ ne yapacagi hic belli olmas bak yazili gibi basladi sözlüye karar verdi!!! ------------------------------------------------ güdük:saban sen bilirsin bu ne yagı saban:bu in...bu bir hayvanın yagı güdük:nası bir hayvanın? saban:irice bir hayvanın güdük:iyide hangisinin saban:inekin ulan inegin esolesek iniek var ya inek gebertim mi ulan seni ------------------------------------------------ işçi Pazaında İşçi Seçerken: P: Sen, sen, sen K.Sunal:ee ben sen sen sen K.Sunal:eee ben P: sen de gel tamam K.Sunal:eeee bennnnnn... P: sen kal ayııııııı!!! ------------------------------------------------ Şaban : ne yüzüme bakıyosunuz lan , Zahirenin Cumhurbaşkanı beenmiyim. Güdük Necmi: eeee Zahirenin Cumhurbaşkanı eee Mehmet Ali Kley dir . Şaban : Kley eveeettt ------------------------------------------------ K.Sunal: Kalenin ardı Mersin, Beklerim yarim gelsin, Beklemekten usandım, Allah belanı varsin... ----------------------------------------------- K.S:aaa bizim kumandan şehit olmuş Ş.Şaha ölmedim, çabuk sıhhiyeyi çağırın K.S:Niye yaralı mı var? Ş.Ş:Aptaal!ben nie yatıorum burda? K.S:Niye yatıosunuz?uykunuz mu geldi. ----------------------------------------------- baba: al bu parayı. ama sakın zamparalık yapmayasın haaa kemal-sunal: ne zamparalığı. bu kadarcık parayla şey bile çekilmez. baba: ne çekilmez ? kemal-sunal: niyet ----------------------------------------------- K.Sunal: Gidem de şöyle rahat bi gerdeğe girem ----------------------------------------------- şener şen : şuanda karşında kumandanın değil baban var kemal sunal : babam mı gelmiş?? babaaa !!! babacığııııııımmmm !!! ----------------------------------------------- K.Sunal:Fes başıma,fes başıma,püskülü ben olayım.Ahhhh....!Duvar başıma,başım duvara... badi ekrem:uzak dogudan gelen, butun dunyayi saran ve felsefesi olan bu sporun adi nedir. |
AKIL HASTANESİ MÜŞTERİ HİZMETLERİ MÜDÜRLÜĞÜ Günaydın! İyi günler, Bakırköy Akıl ve Sinir Hastalıkları Hastanesini aradığınız için teşekkürler. For english please dial something else... -Eğer takıntılarınız varsa, devamlı olarak 1'e basın.......... -Eğer çok kişilikli iseniz 2, 3 ve 4 e basın........ -Eğer travma sonrası sinir bozukluğundan şikayetçiyseniz, 5'e basın ama çooook yaaavaaaaş ve diiikkaaaaatliiiiiiiceeeee........ -Eğer ikilemlerden şikayetciyseniz, 6'ya basın. Şimdi 9'a basın, şimdi 6ya basın ve şimdi 9'a basın.... -Eğer gayipten sesler duyuyorsanız 7'ye basın, telefonunuz ana gemiye yönlendirilecektir...... -Eğer kısa süreli hafıza kaybından şikayetciyseniz, 8 e basın, 8 e basın, 8 e basın, 8 e basın, 8 e basın, 8 e basın, 8 e basın, 8 e basın, 8 e basın..... -Eğer şizofreni şikayetiniz varsa dikkatlice dinleyin.! Kısık bir ses size hangi numaraya basmanız gerektiğini söyleyecektir..... -Eğer sinir bozukluğundan şikayetciyseniz, müşteri temsilcisi cevap verene kadar diez tuşuna basarak oyalanın...... -Eğer Uyuşturucu ya da Alkol bağımlısıysanız, birinden sizin yerinize yıldız tuşuna basmasını rica edin....... -Eğer depresyondan şikayetciyseniz, tuşa basmaya zahmet etmeyin size zaten kimse yardım edemez......... -Eğer Paranoyaksanız, hiçbir tuşa basmanıza gerek yok.. Kim olduğunuzu, ne istediğinizi ve size nasıl ulaşabileceğimizi biliyoruz....... -Eğer Aşağılık kompleksiniz varsa, lütfen telefonu kapatın çünkü tüm operatörlerimiz şu an meşgul ve hiçbiri size zaman ayıramaz........ |
eczacı Kız erkek arkadaşını arayıp akşam yemeğe davet etmiş. Hem ailesiyle tanıştıracak, hem de ailesi dışarı çıktıktan sonra erkek arkadaşıyla birlikte olacakmış. Çocuk kız arkadaşının evine gitmeden önce bir eczaneye uğrar. Eczacıya: - "Bana prezervatif verir misiniz?", der; eczacı da ne yapacağını sorar. Çocuk da kız arkadaşının evine gideceğini, kızın ailesi gittikten sonra birlikte olacaklarını söyler. Akşam yemek yemek için masaya otururlar. Yemekten önce dua edilir herkes yemeğe başlar ama çocuk hala dua ediyordur. Kız çocuğa, "ben senin bu kadar dindar olduğunu bilmiyordum", der. Çocuk da kıza: - "Ben de senin babanın eczacı olduğunu bilmiyordum!!!" ALkol Muayenesi Miami 'de üstü açık spor arabasıyla gezen sarışın afet'i trafik polisi durdurur. - Hanımefendi ehliyetinizi görebilirmiyim ? - Nedir o? - Hani araç kullanırken yanınızda taşımanız gereken belge,kredi kartı boyutlarında ve üzerinde resminiz olur. - Sarışın bayan çantasını aracın koltuğuna boşaltır ve ehliyeti bulur ve memura uzatır. - Hanımefendi ruhsatı görebilirmiyim ? - Oda ne ? - Tabiri caiz ise aracınızın kimlik kartı. Genelde torpido gözünde bulunur. - Bayan torpido gözünü bulur ruhsatı uzatır. - Trafik polisi evrakları alıp aracına biner ve merkezle telsiz bağlantısı kurar. Merkezdeki görevli memur aracı kullanan sarışın mı diye sorar ? - Evet - Peki süper bir mini eteği varmı ? - Evet - Göğüsleri gömleğinden taşıyor mu ? - Evet - O zaman sen ona doğru yaklaş ve fermuarını indir. - Polis memuru merkezdeki arkadaşına bağırarak böyle bir şey yapamayacağını söyler ama ısrarlara fazla dayanamaz. Sarışın bayanın yanına yaklaşıp fermuarını indirir. - SARIŞIN BAYAN ÇOK ŞAŞIRIR . YİNE Mİ ALKOL MUAYENESİ !!!!!!!!!!!!!!!! |
arkadaşlar gerçekten çok güzel şeyler yazmışsınız. Bende acizane bir fıkra anlatayım: efendim otoyol yapımında dönen yolsuzlukları hepimiz biliriz. 2 ünversite arkadaşı yıllar sonrra yeniden karşılaşırlar,biri diğerine ne kadar zengin olduğunu göstermek için olsa gerek evine davet eder. Eve gelen arkadaşı çok şaşırır çünkü ev neredeyse bir saray niteliğindedir. Sormadan edemez;ya bu evi hangi parayla aldın?ev sahibi arkadaşını pencerenin önüne davet eder ve derki;şu otoyolu görüyormusun?arkadaşı;evet ne olacak? o otoyol 20 milyon dolara maloldu biz ise onu 25 milyon dolar fatura ettik aradaki fark ise işte bu ev der.Ayrılırlar yıllar sonra tekrar yolda karşılaşırlar bu kez diğeri arkadaşını evine davet eder.Eve gelen arkadaşı çok şaşırır ,evk ne ev kendisinin evi bunun yanında kulübe gibi kalmaktadır sormadan edemez ve derki;ya kardeşim sen benim evim için saray diyordun bu evin yanında benim evin esamisi bile okunmaz anlat bana nasıl oldu? arkadaşı pencere kenarına çağırır ve derki; OTO YOLU GÖREBİLİYORMUSUN? ARKADAŞI:HAYIR İŞTE SORUNUN CEVABI DER. |
Temel'in babası vefat eder... Cenazeye gelen bir aile dostu Temel'e sorar: Nasıl oldu? Cevap: 30.kattan aşağıya düştü... Adam: Vah vah desene çok feci ölmüş... Temel: Yok yok öyle ölmedi... tam yere düşecekken manavın tentesine çarpıp tekrar yükseldi... Adam: Vah Vaah! Daha şiddetli çakıldı o zaman. Temel: Yok! Karşıdaki kasabın tenteden zıpladı bu sefer karşı binanın çatısına... Adam: Demek çatıya çarpıp öldü. Temel: Yok ya! Çatıdan yuvarlanıp elektrik tellerine gitti... Adam: Deme ya! Çarpıldı o zaman... Temel: Yok canım teller yaylandı babamı 200 metre yukarı fırlattı. Adam: 200 metreden yere çakıldı öyle mi? Yazık... Temel: Yok ya yine en baştaki bakkalın tenteye... Adam: Orda mı öldü? Temel: Yooo... Ordanda yine kasaba... En sonunda bunalan adam Temel'e bağırarak sordu: Ulan nasıl öldü bu adam? Temel: "Baktık durmuyo... Vurduk!" |
Kadın ev işlerinden olsa gerek yorgunluktan bitmiş bir haldedir. kocası eve gelidiğinde bu akşam beraber olmak istediğni arzuladığını söyler kadın: Bey ben bugün "yas"tayım diyerek hastalandığını ima der. koca: ısrarlıdır: O zaman bende bir başsağlığı dileyip giderim der. |
Gümrük kapısından bir İngiliz, bir Fransız, bir Türk geçmek için bekliyorlarmış. Gümrük görevlileri valizlerini kontrol etmeye başlamış. Önce İngiliz in valizine bakmışlar. İçinden 7 adet don çıkmış. "Niye 7 tane?" diye İngiliz e sormuşlar. O da "Haftanın yedi gün var. Hepsi için bir tane. Pazartesi, Salı, Çarşamba..." demiş. "Vay be! Helal olsun medeniyete, temizliğe bak adamlardaki." Sıra Fransız ın valizine gelmiş. açmışlar bakmışlar 8 tane don. "7 yi anladık da niye 8?" diye sormuşlar. Fransız "Pazartesi, Salı, Çarşamba... Hergün için bir tane, bir tane de ne olur ne olmaz diye yedek aldım" demiş. "Vay be! Adamlardaki temizliğe medeniyete bak!" demiş görevliler. Sıra Temel e gelince açmışlar bakmışlar tam 12 adet don. "Vay be! Ne varsa bizim insanımızda var. Şu medeniyete, şu temizliğe bak!" Sormuşlar "Neden 12 adet?" Bizimki cevap vermiş "Ocak, Şubat, Mart,......" |
Orta yaslı yakışıklı, barda yalnız basına oturan fevkalade seksi sarisinin yanına oturmuş.. Laf lafı, laf kapıyı açmış tahmin edersiniz. Hangi kapıyı.. Yatak odasının kapısını tabii. Soyunmuşlar.. Bembeyaz çarşafların üzerine uzanırlarken seksi sarışın sormuş: "Siz dişçisiniz galiba.." "Evet" demiş adam, biraz şaşkın.. "Nerden anladınız?.." "Yatağa girmeden önce ellerinizi ne kadar dikkatle, ne kadar titiz sabunladınız, ona dikkat ettim de.." Yarim saat sonra, seksi sarisin bir daha mırıldanmış: "Siz sadece dişçi değil, çok büyük, çok usta bir dişçi olmalısınız!.." Adam hafiften kasılmış.. Yatağın başucundaki sigara paketine uzanırken mağrur mağrur sormuş: "Peki, bunu nerden anladınız?.." "Hiçbir şey hissetmedim de.." *** 18 yaşındaki kız, annesine iki aydır adet görmediğini söyler. Annesi, çok tedirgin olur ve eczaneye bir hamilelik testi almaya gider. Sonuçlar kızın hamile olduğunu gösterir. Anne çıldırmıştır, bağırır çağırır ve “bunu yapan hangi domuz, bilmek istiyorum” der. Kız telefon açar ve yarım saat içinde bir Ferrari evin önünde durur, içinden hafif kırlaşmış saçları ve çok pahalı bir elbisenin içinde yakışıklı bi adam iner ve kapıdan içeri girer. Anne baba ve kızla beraber otururlar. Adam, “kızınız durumu anlattı” der , “kişisel durumumdan dolayı kızınızla evlenemem”, “ancak tüm sorumluluğu üzerime alıyorum.” “Eğer bir kız çocuğu doğarsa annesine bir ev, bir yazlık villa ve 1 milyon dolarlık bir banka hesabı, eğer bir erkek çocuk olursa birkaç fabrika ve bir milyon dolarlık bir hesap, eğer ikiz doğarsa her ikisine de 500 bin dolarlık hesap ve bir fabrika vereceğim”, der. “Ancak düşük olursa....” O zamana kadar sessizce bekleyen baba elini dostça adamın Omuzuna koyar ve “o zaman tekrar yaparsın evladım *** GÜÇ KAYBI 2 kadın dertleşiyormuş: - "Sorma hayatım" demiş biri, "başıma öyle bir felaket geldi ki,anlatılır gibi değil..." - "Hayrola, ne oldu?" - "Kocam yüzde 100 iktidar kaybına uğradı. Seks hayatım tamamen sona erdi." Lafı öteki kadın almış: - "Güzelim demiş, sen gene de haline şükret! Ya benim durumum? Benimki yüzde 300 iktidar kaybına uğradı!" Yüzde 300 lafını duyan birinci kadın itiraz etmiş: - "Hiç öyle şey olur mu ayol? Yüzde 100 kaybı anlarım da, yüzde 300 kayıp nasıl olur?" İkinci kadın anlatmış: - "Benimki geçen gün merdivenden iniyordu. Birden ayağı kaydı yere düştü. Yani ayrıca hem parmaklarını kırdı, hem dilini ısırdı!" *** Avukat, müvekkiline telgraf çekti: "Başınız sağ olsun. Karınızın gömülmesini mi, mumyalanmasını mı, yoksa yakılmasını mı istersiniz?" Ertesi gün cevap geldi: "Emin olmak isterim. Her üçü de yapılsın." |
KİM HIZLI KOŞAR ? Iki rahibe varmis biri matematikçi biri mantikli.. Bunlar bir aksam karanlikta kiliseye dönerlerken matematikçi rahibe mantikliya dönerek; - "Yaklasik 20 dakikadir bir adam bizi takip ediyor ve gittikçe yaklasiyor su anda aradaki mesafe 50 metre" der. Bunun üzerine mantikli rahibe bunun tek mantikli açiklamasi olabilecegini ve adamin kendilerine tecavüz edecegini ve daha hizli yürümeleri gerektigini belirtir. Rahibeler daha hizli yürümeye baslarlar. 2 dakika sonra matematikçi rahibe: - "Adam da hizlandi ve aradaki mesafeyi kapatiyor, su anda 30 metre arkamizda...” - “O zaman mantik olarak kosmamiz gerekir." Rahibeler kosmaya baslar ve 3 dakika sonra matematikçi rahibe ; - "O da kosuyor ve arayi kapatiyor su anda mesafe 10 metre... - “O zaman mantik olarak bizi yakalayacak birimiz saga digerimiz sola saparak kiliseye ulasmaya çalisalim en az birimiz kurtulur." Ve matematikçi saga dogru kosmaya mantikli sola dogru kosmaya baslar. Matematikçi 20 dakika sonra kiliseye ulasir ve telas içinde beklemeye baslar. Aradan 40 dakika geçtikten sonra mantikli rahibe gelir. Matematikçi sorar ; - "Ne oldu ne yaptin ?" - "Adam beni takip etti artik mesafe üç-bes adima kadar azalmisti, mantik olarak daha fazla kosmanin anlami yoktu... - "Eeee..." - "Mantik olarak ben durdum adamda durdu." - "Sonra..." - "Mantik olarak ben etegimi kaldirdim oda pantolonunu indirdi." - "Peki daha sonra...." - "Daha sonra ne olacak mantık olarak etegini kaldirmis bir rahibe pantolonunu indirmis bir adamdan DAHA HIZLI KOSAR..." |
Bir kadının üç kızı vardır. Tesadüfen üçüne de aynı zamanda talip çıkar.Tek bir düğünle üçü de evlenir ve yuvadan uçup farklı şehirlere giderler. Anneleri, el bebek, gül bebek büyüttüğü kızlarının evlilik yaşamını, özellikle aşk hayatları merak eder, ancak kızlar yatak olaylarını açık açık anlatmaktan çekindikleri için bir yöntem geliştirirler. Kızlar annelerine ,o günkü gazetede çıkan ilanlara atıfta bulunarak, aşk hayatları hakkında,e-mail yoluyla bilgi vereceklerdir.Evliliğinin birinci haftasında büyük kızdan mesaj gelir.Mesajda "Ruffles" yazar.Kadın merakla gazeteyi alır ve ilana bakar: "Raffles.Hem eğlenceli,hem de doyurucu."Kadın çok mutlu olur ve yeniden mesaj bekleme başlar. Bir süre sonra ortanca kızından bir e-mail gelir. Mesajda "Maxwell Coffee" yazmaktadır. Hemen gazeteyi alır ve ilanı bulur: "Maxwel. Her damlada büyük zevk." Kadın yine çok mutlu olur ve bu kez küçük kızından mesaj beklemeye başlar.Uzun süre mesaj gelmez. Sonunda küçük kızından da beklediği mesaj gelir: "British Airways." Kadın merak ve heyecanla gazeteyi alır, ilanı okur ve düşer bayılır. "British Airways. Haftada 7 gün, günde 3 sefer.... Üstelik her tarafa." |
____ KİMİNLE EVLİ? Mahkemede hakim, Temel'e sormuş: - Kiminle evlisin? - Bizum kariylan! Hakim sinirlenmiş: - E, herhalde, sen hiç erkekle evlenen duydun mu? - Duydum tabi, nasil duymadum!.. - Kimmiş? - Bizum kari. NESİ VAR? Temel, eczane açar. İlk müşterisi gelir: -Bana bir sinek ilacı verir misiniz? Temel: -Tabii, sineğunuzun nesi var? BAS GAZA Tırcı Dursun'la muavin Temel,kamyonlarına altı metre Yüksekliğinde mal yüklemiş giderlerken, birden bir tünel ve önünde bir uyarı işareti görürler: "Azami yükseklik 4,5 metre". Muavin Temel, etrafa dikkatlice baktıktan sonra Dursun'a döner: -Bas gaza usta! Etrafta polis molis yok... ŞİMDİ GELDİM Temel, bir binanın altıncı katından düşer. Hemen etrafına bir kalabalık toplanır. Yoldan geçen biri kalabalığı yararak, yaralı Temel'in üzerine eğilip sorar: -Ne oldu? Temel, zorlukla: -Vallahi bilmeyrum. Ben de şimdi celdum. ÜSTÜNE ETME Temel, Almanya'dan gelen arakadaşı Dursun'u lokantaya götürür. Garsona: -Baa bi kuru fasulye, pilav, üstüne de et, der. Dursun: -Baa da aynusundan, ama üstüne etme! BIRA Temel bir seyahate çikmis, otele gitmis ve odasina yerlesmis. Canı bira çekmiş Laz oldugu anlasilmasin diye prova yapmaya karar vermis. -"Pana pir pira.. olamadi" -"Paga bir pira... gene olmadi" -"Bana bir bira" demis ve tamam demis inmis asagiya. Adama demis ki: -"Bana bir bira." Adam sormus: -"Sen lazmisin?" Temel de; -"Nerden anladin?" -"Burasi resepsiyon, bar karsida.." PIJAMA Birgün Temel dursun'a misafirlige gitmis ve aniden bastiran şiddetli yagmur Temel'i zor durumda birakmis. Dursun, Temel'e : -"Temel ,sen bu yagmurda bir yere gidemezsun, pu gece pizde yatarsun." Temel: -"Olur, bu gece burdayum" der ve Temel Dursun'nun olmadigi vakit ortadan kaybolur. Aradan zaman geçer ve kapi çalinir. Dursun bakar ki gelen Temel. -"Ula Temel, nereye cittun.?" -Eve pijamami almaya cittum da." |
temel ve dursun amerikada Temel ile Idris cok eskiden bi yolculuga cikmislar. Temel'in arkasinda saz, Idris'in sirtinda azik, Asya'yi gecip, Amerika'ya gelmisler. Burda dolasirken birden etraflarini kizilderililer sarmis. Napicaz derken Temel: "Ben sazimi cikartip caliim, bunlar boyle bi sey gormemislerdir." diyip baslamis saz calmaya. Temel'in saz calisini duyan butun kizilderililer son hizla kacmis. Bunun uzerine Idris "Buraya bi tek saz yetti, buranin adi TekSaz olsun" demis. Gene yola koyulmuslar... Bi gun yine kizilderiler etraflarini sarmis. Temel gene ayni taktik saz calmis. Sazi duyan yerliler iyicene sinirlip uzerlerine yurumeye baslamislar. Bunun uzerine Idris'de guzel bi gaz cikartmis. Kokuya dayanamayan kizilderilerin hepsi vinn.. Temel "Buranin adi da Laz VeGaz olsun bari" demis. Dolasmaya devam ederlerken gene kizilderililer saldirmis. Temel baslamis saza ama sazi duyan kizilderililer cok sinirlenip almislar sazi Temelin munasip yerine monte etmisler ve gitmisler. Bunun uzerine Idris "Buranin adi da ArkanSaz olsun Temel." demis:D :D :D |
Bir albay, bir er, bir yasli kadin ve bir de genc kiz trende ayni kompartmanda yolculuk etmektedir. Tren bir tunele girip kompartman karardigi zaman, MUCCK bir öpücük sesi ve ardindan SIIRRRRAAAK ! diye bir tokat sesi duyulur. Tünelden ciktiktan sonra yasli kadin : - Aferin genc kiza, nasil yapistirdi tokadi, diye düsünmekte ve kafasini sallamaktadir.Genc kiz da : - Zevksiz herif bu morukta ne buldu ki , bi de öpmeye kalkti ama kadin da iyi yapistirdi, diye dusunmektedir. - Albay ise : - Ulan bizim esoglusu er, kizi öptü. Tokadi biz yedik, diye yanarken er de icinden söyle düsünmektedir : - Hehe. Aferin lan bana. Elimi öpüp nasil yapistirdim tokadi albaya... :D(F) :D(F) :D |
İNGİLİZCE DERSİ - I run each teen me..? - A wet each team. - I run each make is tea your sun each. - Higher them in each team. - Catch bar duck each teen ? - On bar duck each team. - Why high one why ! |
Adamın işi varmış, Ankara'ya gidiyormuş, > > tam uçağa binerken kulağında bir ses : > > -Binme, bu uçak düşecek! > > Dönmüş, bakmış, kimse yok, ama içinede bir > > kurt düşmüş,binmemiş. Ikinci uçağı beklerken > > kara haber ulaşmış : > > -Uçak düştü kurtulan olmadı! > > Koşmuş Haydarpaşa'ya, bilet almış, > > tam trene binecek, aynı ses kulağında > > -Binme bu trene, raydan çıkacak! > > Dönmüş, bakmış yine kimse yok,trenebinmemiş, gelmiş eve, sabah > > gazeteyi açınca tüyleri ürpermiş > > -Tren Eskişehir'de raydan çıktı şu kadarölü, şu kadar yaralı > > > > Allahına şükretmiş, koşup otobüsebilet almış,tam binerken yine o ses > > -freni patlayacak! > > Dönmüş yine kimse yok! Dayanamamış,bağırmış : > > -Sen kimsin yahu? > > -Ben senin iyilik meleğinim! > > Adam iyice kızmış : > > -Ulan evlenirken neredeydin?? > > > > Anafikir : > > İyilik melekleri büyük kazalara karışmıyor.... :D :D :D |
80'li yılların sonların bir beşiktaş-boluspor maçı sırasında hakem beşiktaşın net 2 golünü vermez, boluspora havadan bir penaltı verir. maç çığrından çıkmıştır. beşiktaşlılar neredeyse sahayı terketmeyi düşünürler. boluspor 2. golü de atar. metin tekin santrayı yapmaz bekler. hakem düdüğü bir daha çalar,ama metin hala topa dokunmaz. -hakem, "metin neden başlamıyosun, bak kart çıkartırım" der. -metin cevap verir: "hocam sahanıza geçin de başlayalım" -------------------------------------------------------- bir telefoncuya giren çocuk nakia 3310'ları incelemektedir. gülen bir yüzle onu izleyen kasiyere döner ve sorar: -abi bunun şarjı bi hafta gider mi? -sırtında bi aküyle dolaşırsan gider ----------------------------------------------------------- bir toplantıda bir genç mehmet akif'i küçük düşürmek için sorar; -affedersiniz, siz veteriner misiniz? mehmet akif'in cevabı; -evet, bir yeriniz mi ağrıyordu ? ----------------------------------------------------------- kulaklarının büyüklüğü ile ünlü galileo'ye hasımlarından biri: - "efendim", demiş. "kulaklarınız, bir insan için biraz büyük değil mi?" galileo: - "doğru", demiş. "benim kulaklarım bir insan için biraz büyük ama, seninkiler bir eşek için fazla küçük sayılmaz mı?" ----------------------------------------------------------- nasreddin hocaya , timurun "seninle bir eşşek arasında ne kadar fark var" sorusuna hocanın "benimle bir eşşek arasında iki arşın fark var" demesi.(o esnada hoca ile timurun arasında iki arşın boyu uzaklık olmaktadır) ----------------------------------------------------------- muhabir: müslüm bey, hakan taşıyan için arabeskin yeni peygamberi diyorlar. ne diyorsunuz? müslüm gürses: ben öyle bir peygamber gönderdiğimi hatırlamıyorum. ------------------------------------------------------------ bernard shaw ve soylu bir hanimefendi arasındaki bi konuşma - hanımefendi bin sterline benimle yatarmısınız? - önerinizi düşüneceğim. - pekiii bir sterline benimle yatar mısınız? - siz beni ne sanıyorsunuz??? - madam, sizin ne oldugunuz zaten saptanmış durumda. iş pazarlığa kaldı. ------------------------------------------------------------ (Bu süper işte) kral tv de vj konu açmıştır benim için nelerinizi feda edersiniz diye arayanlar soyluyor evimi, arabamı, herşeyimi...vatandaşın biride çıkar -ben 200 milyon veririm!! kadın donakalır nası yani? -sen etsen etsen 50 kilo edersin,kaşarın kilosuda 4 milyon 4x50:200 eheheh ------------------------------------------------------------ ................... ................... > Cut By .:~| MaD-X |~:. < ................... ------------------------------------------------------------ ----------------------------------------------------------- hoca sınıfa girer, öğrenciler ayağa kalkar selam verir otururlar. hoca birden dellenir: hoca : "ben size oturun demedim ki hebele hübele" eleman: "kalkın da dememiştiniz" hoca : "...fatal error..." ----------------------------------------------------------- salak pizzacı kızın telefonda belkide ilk aldığı pizza siparişi: pizacı kız:buyrun efendim xyz pizza eleman:3 tane parça pizza adres: xqw pizzacı kız:efendim 3 parça pizza gönderemiyoruz en az 5 parça olmalı eleman: ee iyi o zaman sen o 3'ü 5'e böl öyle gönder... ------------------------------------------------------------ ------------------------------------------------------------ hülya avşar: "hiç aynaya baktın mı? sen de popstar hali var mı?" ajdar: "aynaya değil ama size bakınca kendimi bayağı star gibi hissediyorum. |
öğrenci fıkraları.. babası dava açmaz---- Müfettiş, öğretmeni bir öğrenciyi fena halde döverken yakalamıştı. Derhal uyardı. - Ne yapıyorsunuz hocam, biliyorsunuz ki dövmek yasak! Babası size dava açsa başınıza bela alır, uğraşıp durusunuz? - Babasının dava açmayacağına garanti veririm!... Müfettiş şaşırdı. Öğretmen açıklamaya devam etti: - Babası benim!... şişe---- İlköğretim ikinci sınıfta, Türkçe dersinde öğretmen: - Bana içinde P harfi bulunan bir kelime söyleyin, der. Arka sıralardan bir ses yükselir: - Şişe öğretmenim... - Şişenin neresinde P var oğlum? - Tıpasında öğretmenim... dilbilgisi---- Dilbilgisi dersinde Karadenizli öğretmen, Erzurumlu öğrencisini sözlüye kaldırıp sormuş: - Bakmak fiilinin çekiminu yap bakalım... Erzurumlu öğrenci hemen atlamış: - Bakirem, bakirsen, bakir.. Öğretmen, öğrencisinin bu cevabı karşısında onu azarlamış: - Uy diluni eşekarisu soksun. Öyle mi denur daa! Onun aslı pöyledir: Pakayrum, pakaysun, pakay... serinleyen güneş---- Belma, sınıfta pencerenin yanında oturuyordu. Sıcak bir gündü. Dersleri zor izliyordu. Bir aralık güneş, bulutların içine girmişti. onun bu derse ilgisiz halini farkeden öğretmeni sordu. - Ne oldu Belma? - O kadar sıcak ki öğretmenim, güneş bile gölgeye kaçıyor. astronotluk---- Anne, öğretmene gidip çocuğu hakkında konuşmak istemişti: - Efendim, biliyorsunuz oğlum bu yıl son sınıfta, hangi mesleği seçmesini tavsiye edersiniz? - Astronotluk. - Neden? - Çünkü, bütün ders boyunca akli bir karış havada. Bir soru sorduğumda da uzaydan düşmüş gibi oluyor... 15milyon---- Öğretmen çocuğa sormuş, 'Oğlum elini pantalonun sağ cebine attın ve bir 10 milyon lira çıkarttın, sol cebinden de 5 milyon lira çıktı. Senin şimdi neyin var? Öğretmen çocuğun '15 milyon liram var' cevabını vermesini beklerken Çocuk cevap vermiş 'Her halde üzerimde başka birinin pantalonu var!' kim daha zeki--- Küçük Temel`le arkadaşları sınıfta aralarında kim daha zeki diye tartışıyorlarmış Küçük Temel: - Ben çok zekiyimdir, üç aylıkken yürümeye başlamışım, demiş. Oradan Dursun hemen atlar: - Sen habuna zeka mi deyisun. Haçan ben üç yaşına kadar kendumi kucakta taşitmişum. |
karışık fıkralar.. bush'un pulu Başkan Bush'un yeni talimatı: - Üzerinde resmim olan pul bastırdım, bundan böyle başkanlığın bütün mektuplarında bu pullar kullanılacak. Bir süre sonra görülmüş ki pullar zarfa bir türlü yapışmıyor. Başkan Bush küplere binmiş ve yetkilileri çağırıp sormuş; - Üstünde resmim olan pullar yapışmıyor, arkalarına zamk sürmediniz mi? - Sürdük efendim, demiş yetkili ve eklemiş; - Yapışmamasının nedeni, herkesin pulun arka yüzüne değil de ön yüzüne tükürmesi efendim..." annem gel dedi İlkokul öğretmeni sınıfta Cennet'e gitmek isteyenlerin ellerini kaldırmalarını ister. Yalnız Temel'cik elini kaldırmayınca merak eder ve sorar, - Sen gitmek istemiyor musun? - İster idum ama anacığım okuldan sonra hemen eve gel dedü... 1 trilyon Bir Karadenizli "Life TV Show " adli yarisma programina katilir. 1.000.000.000.000 TL (1 Trilyon) Siz de bir deneyin... Sunucu asagidaki sorulari sorar: 1. Tarihteki Yuzyil Savaslari ne kadar surmustur? A 116 Yil B 99 Yil C 100 Yil D 150 Yil * Karadenizli bu soruda pas gecme hakkini kullanir... 2. Panama Sapkasi hangi ulkede kesfedilmistir? A Brezilya B Sili C Panama D Ekvador * Karadenizli seyircilerin yardimini istemistir... 3. Ruslarin Bayrami olan Ekim direnisini hangi aydadir? A Ocak B Eylul C Ekim D Kasim * Karadenizli telefon hakkini kullaniyor ve baska bir Karadenizliyi ariyor... 4. Kral Georg IV dogru adi nedir? A Albert B Georg C Manuell D Jonas * Karadenizli, iki yanlisi goturme hakkini kullaniyor... 5. Kanarya Adalari `nin ismi, hangi hayvandan gelmistir? A Kanarya B Kanguru C Fare D Fokbaligi * Karadenizli oyundan cekiliyor. Not: Okurken gulduyseniz dogru cevaplara da bir goz atin: 1. Yuzyil Savaslari 116 Yil surdu (1337 ile 1453 arasi) 2. Panama sapkasi Ekvador`da kesfedilmistir 3. Rus bayrami "Ekim direnisi" 7 Kasim`da kutlanir 4. Kral Georg IV `un asil adi Albert. Kral 1936 yilinda ismini degistirmistir 5. Kanarya adalarinin Latince adi "Foklarin" adasidir ve bu isim "Fokbaligi"`ndan gelmistir. Ne oldu...? Bir an kendinizi Karadenizli`den daha mi zeki sanmistiniz...? özenti Temel`in çocuğunu sokakta ders çalışırken görenler, Temel`e nedenini sormuşlar. Temel`in cevabı hazır: - Herkes çocuğunu dışarda okutayi. 100 ekmek Adamın biri fırına gidip 99 ekmek istemiş. Fırıncı da şaşırıp abi gel şunu 100 yapalım deyince adam da -"Ya o kadar ekmeği kim yiyecek" demiş. Guşluği beş geçir Memleketim insanı memleketini para kazanmak maksatlı süreli veya süresiz bir miktar terk eder. Memlekette hatun onu bekler. Bey efendimiz geldiği andan itibaren hane halkı tarafından o gün bayram ilan edilir. Yine böyle bir gün, yine böyle bir hanenin önünde cereyan eden olay şöyledir: Hanenin dişi kuşu, kocasının gurbetten getirdiği kol saatini kolunu gere gere taşımaktadır. Bir yandan da bahçeye yıkadığı çamaşırları asar. Yeni saati gören komşusu dişi kuşa saatin kaç olduğunu sorar. Saatin rakamlarından çok görüntüsü ile ilgilenen, okuma yazmadan zannımca yoksun dişi kuş ise "Guşluği beş geçir" diye cevap verir. |
EVLİLİK Yeni evli genc cift, dugun gecesi balayi suitlerine cikmişlar.. Yataga girmek icin hazirlanirken genc adam pantalonunu cikarip kadinin onune ativermiş: - Şunu bi giysene..? Kadin giymeye calişmiş ama pantalon kadina en az 2 beden buyuk, tabi giyememiş.. - Olmuyor işte, ben senin pantalonunu nasil giyeyim..? demiş. Bunun uzerine adam siritmiş: - Evvet.. İşte anlaman gereken budur karicim, sen benim pantalonumu giyemezsin ve benim yerime evin reisi olamazsin..! Kadin bunun uzerine adama bakmiş bakmiş, sonra cikarmiş kulodunu adamin suratina firlatmiş: - Sen şunu bi giysene.. Adam kadinin minicik kulodunu giymeye calişmiş ama dizlerine kadar bile çekememiş. - Ben bunun icine giremem.. diye soylenmiş. Bunun uzerine kadin: - Evvet.. İşte anlaman gereken budur kocacim, giremezsin.. demiş, ve az onceki tavrin degişene kadar da hayatta giremeyeceksin..! |
Alttaki metni sesli okuyun ve agzinizdan cikani bir dinleyin! I run each teen me? A wet each team. I run each make is tea your sun each. Higher them in each team. Catch bar duck each teen? On bar duck each team. Why high one why! >>>>Ateist bir adam bir gün ormanda geziyor ve etrafındaki güzelliklere >>>>bakıyormuş. - Evrim ne güzellikler yaratıyor! >>>>diye düşünüp mest oluyormuş. >>>>Birden arkasında kocaman bir ayı belirmiş ve onu kovalamaya başlamış. >>>>Adam bütün gücüyle kaçıyormuş ama her arkasına bakışta ayının daha >>>>yaklaşmış olduğunu Fark ediyormuş. >>>>Dakikalarca süren bir kaçışın sonunda adamın ayağı yerdeki dala >>>>takılmış, ayı adamın üzerine atlamış,pençesini kaldırmış. >>>>Tam vurmaya Hazırlanırken adam "ALLAHIM!!!" diye bağırmış. >>>>Bir anda zaman durmuş, ayı donmuş, ormandaki nehir bile akmaz olmuş. >>>>Bir >>>>anda orman kararmış ve gökyüzünden bir ışık hüzmesi adamın üzerine >>>>parlamış. Çok derinden gelen ilahi bir ses adama >>>>- Yıllarca bana inanmadın, yaratılışı kozmik bir kazaya bağladın, sana >>>>bu >>>>durumda yardım etmemi mi istiyorsun? >>>>- Seni sevgili bir kulum mu saymalıyım?"demiş. >>>>Adam utanç içinde: >>>>- Biliyorum bunca yıldan sonra dindar biri olmayı istemem haksızlık, ama >>>>belki AYIYI dindar yapabilirsiniz.demiş. >>>>Ses: >>>>- Peki. >>>>diye karşılık vermiş ve ışık kaybolmuş. >>>>Nehir tekrar akmaya başlamış. >>>>Her şey eski haline dönmüş. Ayı pençesini indirmiş, iki pençesini de >>>>göğe >>>>doğru çevirmiş ve konuşmaya başlamış: >>>>- Allah'ım, senin rızkınla orucumu açıyorum, hamd olsun verdiğin >>>>nimetlere |
>Istanbul'da üniversitede okuyan genç kiz Ankara'daki babasina telefon etmis: >-"Baba, meraba. Ben Lale...." >-"Ooooo. Güzel kizim benim. N'abersin bakalim?..." >-"Hiç sorma babacigim. Hiç keyfim yok valla..." >-"Hayirdir? Bi sorun mu var?... > >Kiz aglamaya baslar; babasi ise üzüntü ve meraktan kafayi yemektedir >-"N'ooldu kizim? Anlatsana..." >-"Murat evi terketti. Bosanmak istiyormus..." >-"Ne evi lan? Ne bosanmasi? Sen ne zaman evlendin de >bosaniyorsun?..." >-"Hani senin hiç hoslanmadigin esrarkes çocuk vardi ya. Ben >onunla >evlendim." >-"Iyi halt ettin, zilli. Neyse, artik yapacak bi sey yok. Versin >mahkemeye, hemen bosanin..." >-"Bosanalim ama benden 10 milyar istiyor. Eger vermezsem, iyi >zamanlarimizda çektigi çiplak fotograflarimi >Internetten herkese yollayacakmis...." >-"Püüh. Rezil... Çiplak fotograf çektirdin, öyle mi?" >-"Ama babacigim. O benim kocamdi. Ne biliyim böyle bir pislik >yapacagini." >-"Peki. Olan olmus artik. Yarin havale ederim parayi...Ögleden >sonra >Bankaya gidip çekersin; sonra da alip yakarsin o kahrolasi >fotograflari..." >-"Sagol baba. Eeee. Sey...Bi de kürtaj için 2 milyara ihtiyacim >var..." > >Adam artik iyice fenalasir. Boguk bir sesle konusur: >-"Kürtaj mi? Bi de hamile mi kaldin o çocuktan sen?..." >-"Aslinda ondan degil... Zenci bi çocuk vardi...Zaten o yüzden >ayriliyoruz ya...." >Adam bayilmak üzeredir. Nabzi yükselir, tansiyonu düser, artik >inleyerek konusmaktadir: >-" Biz seni oraya okumaya yollamistik. Sen ne haltlar >çevirmissin.Allahim. Nedir bu basimiza gelenler... >Okulu bititir bitirmez Ankara'ya dönüyorsun, yoksa kirarim >bacaklarini..." >-"Istersen hemen dönebilirim babacigim. Ben geçen yil okuldan >atildim >çünkü..." > >Adam masanin üzerindeki soguk su dolu sürahiyi basindan asagiya >devirir ve ancak bu sekilde konusmasini sürdürebilir: >-"Okuldan mi atildin? Hani birlikte avukatlik yapacaktik, >illi?...Eh >ulan? Sen hele bi gel buraya. >Ben sana yapacagimi bilirim. Evden disariya adim attirmiycam >sana. >Ilk isteyenle de evlendiricem...." >-"O is zor be baba. Biliyorsun, moda oldu, artik evlenmeden önce >esler birbirlerinden saglik raporu istiyorlar... >Pek iyi bi rapor sunacagimi zannetmiyorum ben..." >-"Allahim, çildiracagim... Bir de cinsel hastaliklar >haaa.....Kesin >o >zencidendir..." >-"Çok pis arkadaslari vardi. Bilmem artik hangisinden >kapmisimdir..." >Güm diye bir ses duyulur. Adam kisa bir süre için kendinden >geçmistir; >ancak hemen kendisini toparlayip tekrar telefonu alir. >-"Hemen bu aksam dayini yolluyorum oraya. Seni alip gelecek. >Adresini >ver bakiyim..." >-" Mahmutpasa Karakolu'ndayim... Gelirken kefalet için de biraz >para >getirsin yaninda..." >-"Karakol mu?...Bi de karakola mi düstün layyynnn? Ne >yaptin?...." >-"Dün kafam çok bozuktu, çok içmisim. Araba kiralayip dolasmaya >çiktim. O kafayla Arnavutköy'de kokoreççi dükkanina girdim. >Ama neyse ki kimse ölmedi. Dükkan sahibiyle kiralik araba >firmasina >biraz para vermek gerekir sanirim..." >Adam artik iyice fenalasmistir. Hatta fenalasmak ne kelime; adeta >kahrolmustur. Telefonda kisa bir sessizlik olur. Kiz tekrar >konusmaya baslar: >-"Babacigim. Sakin üzülme. Bütün bunlar bir sakaydi. Ben sadece >sinifta kaldigimi söylemek için aramistim..." >Bunun üzerine adam sevinçle ve mutlulukla haykirir: >-"Canin sagolsun be güzelim, bosveeerrr. Okul da neymis? Hiç >mühim >degil, tatli canin sagolsun senin...." |
fbı sınavı FBI sınavı FBI eleman alimi icin duyuru yapar. Uc kisi basvurur. FBI binasinda adaylarin hepsiyle tek tek gorusmeler yapılmaktadir. Ilk adam iceri alinir ve su sorular sorulur. "Karini seviyormusun?" "Evet, efendim". "Ulkeni seviyormusun?" "Evet , efendim" "Pekala , biz karini da getirdik.Su an yan odada." der ve masanin uzerine bir tabanca koyar. "Simdi odaya gir ve karini oldur!" Adam silahi alir yan odaya gecer. 5 dakika hic ses duyulmaz. Adam tekrar ilk odaya geri doner.Kravati gevsemis,ter icinde kalmistir. "Yapamiyacagim efendim." der ve orayi terk eder. Ikinci adam iceri alinir. Ayni sorular sorulur.ayni yanitlar. Ve ona da iceri girip karisini oldurmesi soylenir. Adam yapamayacagini soyler ve ayrilir. Son adam girer. Ayni sorular.Ayni cevaplar. Ona da iceri girip karisini oldurmesi soylenir. Adam iceri girer.5-10 saniye sonra icerden silahsesleri gelmeye baslar. BAM, BAM, BAM, BAM, BAM, BAM .... Derken kisa bir sessizlik ve ardindan gurultulu bir cam kirilmasi duyulur. Adam iceri girer, biraz terlemistir. FBI personeli sorar "Ne oldu?" Adam cevaplar.."Efendim bana verdiginiz silah kurusiki cikti, o yuzden karimi pencerden asagiya atmak zorunda kaldim :D (F) :D(F) :D |
TİLKİ, ORMANDA GEZMEKTE. KARNI AÇ MI AÇ. BİRDE NE GÖRSÜN, BİR AĞACIN DALINDA BİR CEYLAN BUDU GÖRÜR. YAKLAŞIR BUDA AMA ŞÜPHEYLE. BİRDE BAKARKİ BU BİR TUZAK, BUD BİR BOMBAYA BAĞLI. ORADAN AZICIK UZAKLAŞIR VE BAŞLAR BEKLEMEYE. BİRDE BAKARKİ KURT YAKLAŞMAKTA. KURT BUDU GÖRÜR HEMEN YAKLAŞIR, BAKARKİ TİLKİDE ORADA TİLKİYE SORAR : - NE YAPIYORSUN -HİÇ DER TİLKİ . YATIYORUM. - BUDU GÖRMEDİN Mİ DER KURT. - GÖRDÜM AMA DER TİLKİ, BUĞÜN ORUCUM. O ZAMAN BEN YİYEYİM DER KURT VE İŞTAHLA BUDA YAKLAŞIR BİR ISIRIR. BOOOOB DİYE BOMBA PATLAR. TABİ KURT BETER YARALI KANLAR İÇİNDE YATMAKTA, BUNU GÖREN TİLKİ, YAKLAŞIR BUDA İŞTAHLA YEMEYE BAŞLAR.,KURT DERKİ " ulan ******** hani oruçtun.?" TİLKİ PİŞKİN PİŞKİN CEVAP VERİR. "ULAN APTAL DUYMADIN MI . BİRAZ ÖNCE TOP PATLADI" |
Öp Beni Delikanlı sevgilisini aksam eve bırakır.Evin önünde masum bir fısıltıdan sonra ateşlenir.Bir elini duvara dayayarak - "Beni bir öper misin".. Kız: - "Deli misin evin önünde annemler görür" der.. Erkek: "Ne olacak canim bu saatte kim görecek, ne olur seni çok seviyorum... Kız: - "Ben de seni ama olmaz..." Erkek çok ateşli tabi devamlı ısrar eder. Bir ara aniden merdivenlerin ışığı yanar ve kızın küçük kız kardeşi belirir. Küçük kız: - "Babam diyor ki öpecekse öpsün, gerekirse ben öpecekmişim, o da olmazsa kendisi gelecekmiş ama o hayvan oğlu hayvana söyle elini Diyafon düğmesinden çeksin dedi'' ************ Çapkın Kaynana Bu okuyacaginiz da The Sun gazetesinin meshur "Dear Deirdre" kösesine gelen bir mektupmus. "Sevgili Deirdre Acilarin Teyzesi Dünyada Bir Numara" kösesine yazan damat adayi diyor ki: "Sevgili Deirdre, Yaklasik bir senedir nisanliyim. Gelecek ay evlenecegim. Nisanlimin annesi yalnizca çok iyi ve anlayisli biri degil, çok da çekici bir kadindir.Dügünümüzle de o ilgileniyor ve davetli listesi tahminimizi arttigi için, geçenlerde beni evlerine davet etti. Evlerine gittigimde listeye birlikte göz attik ve davetli sayisini azalttik. Daha sonra, müstakbel kayinvalidem gözlerimin ta içine bakarak bana bir ay içinde evli bir adam olacagimi ve bundan önce benimle sevismek istedigini söyledi. Daha sonra ayaga kalkti ve yatak odasina dogru giderken bana "Eger gitmek istiyorsan, çikis kapisinin yerini biliyorsun" dedi. Bes dakika oturdugum yerden kalkamadim ve sonunda bu durumla nasil basa çikabilecegime karar verdim. Dogrudan çikis kapisina yöneldim. Disarida , müstakbel kayinpederimi bekler gördüm. Arabama yaslanmis, bana gülümsüyordu. Elim ayagim dolandi. Müstakbel kayinpederim, benim gerçekten iyi bir çocuk olup olmadigimi ve kizlarina sadik kalip kalamayacagimi anlamak istedikleri için bir oyun oynadiklarini itiraf etti. saskin saskin elini sıktım ve o da, bu küçük imtihani basariyla verdigim için beni tebrik etti. Sevgili Deirdre, sence nisanlima, annesiyle babasinin bana oynadigi oyunu ve bunun, benim için, ne kadar küçük düsürücü bir hareket oldugunu söylemeli miyim? Yoksa, bu olup biteni kendime saklamali ve arabaya, aslinda, prezervatif almaya kostugumu nisanlimdan gizlemeli miyim? *********** Bide fıkra gibi bir olay anlatayım (Gercektir..) Suan staj yaptıgım hastaneye bir bayan hasta gelmis..Malum köylü pek bi bilgisi yok tıp alanında..Girmis Üroloji doktorunun muayenehanesine.Doktor uzan demis uzanmıs kadın.Sonra baslamıslar konusmaya : - Neyiniz var, rahatsızlıgınız nedir? - Kadınlıgımda bir yara var herhal.. - (Eliyle yoklar kadının vajenini..) Hmmm, peki Sevk aldınız mı? - (Kadın utanarak..) Ehhh işte biraz doktor bey |
ödül Trafik polisi Cemal'in kullandığı aracı durdurur ve gülerek müjde verir : - Sizi tebrik ederim beyefendi bugünkü kontrollerimizde emniyet kemeri takan tek sürücü sizsiniz bu yüzden size 500 milyon lira ödül vereceğiz. Bu parayla ne yapmayı düşünüyorsunuz? Cemal cevap vermiş : - Hemen cidip bir ehliyet alacağum... Polis, ne senin ehliyetin yok mu, demeye kalmadan yandan fadime söze girmiş : - Siz ona bakmayın memur bey içince hep böyle sapitiy. Polis iyice sinirlenmeye başlamış tam bu arada arka koltukda oturan Dursun atlamış : - Ula ben size demedim mi çaluntu arabayla yola çıkmayalum, başımıza bir iş celur diye. Trafik polisi iyice zivanadan çıkmak üzereymiş ki bagajdan İdris'in sesi gelmiş : - Ne oldu uşaklar geçtik mi sınırı?.. |
Kanlı Gömlek Bu olay, Marmara Universitesi Yngiliz Dili ve Edebiyati Bolumu'nu 1993 yilinda bitiren Dilek isimli bir kizin basindan gecmis. (Boyle anlatiliyor, soyadi yok) Dilek bir gun okuldan cikmis, durakta minibus bekliyomus. Yalniz korkunc yagmur yagiyormus bu arada. kizin onune bir araba yanasmis. Yyi giyimli, temiz yuzlu bir genc, "Yanlis anlamayin n'olur. Ben de yakin zamana kadar ogrenciydim. Yslanmayin, gelin ben sizi uygun bi yere kadar birakayim" demis.Dilek, basta biraz tereddut etmis ama cocugun iyi niyetine inanmis ve arabaya binmis.Yolda sohbet filan etmisler.Hoslanmislar birbirlerinden.Cocuk, "Lutfen izin verin sizi evinize birakayim. Bakin yagmur da iyice hizlandi" demis, Dilek kabul etmis tabii. Sohbet iyice koyulasmis. Kizin evine gelmisler, bu arada telefon degis tokusu yapmayi da ihmal etmemisler. Dilek cok etkilenmis cocuktan. O hafta her telefon caldiginda yuregi hop etmis, "Ay benimki mi ariyor?" diye telefona kosmus. Ama arayan olmamis maalesef. Dilek yuzunu kizartip cocugu aramaya karar vermis, "Belki numarami kaybetmistir, n'olucak ki ben arasam" deyip kandirmis kendini. Telefonu aglamakli bi kadin sesi acmis. Meger teyze, bizim cocugun annesiymis ve hickira hickira, oglunun trafik kazasinda oldugunu soylemis. Anlattiklarindan Dilek anlamis ki, cocuk onu biraktiktan 5 dakika sonra yapmis kazayi. "Keske eve birakmasaydi. Benim bunun sorumlusu" diyerek hemen kendini suclamaya baslamis. Sucluluk duygusundan kurtulmak icin teyzeden adresi almis, "En azindan bassagligina gideyim bari" diye dusunmus. Ziyaret aglamakli ve de yasli gecmis.Ayrilma vakti geldiginde iyice havaya giren kiz, "Bana oglunuzdan bi hatira verir misiniz? Onu gercekten cok sevmistim" demis. Bunun uzerine anne iceriye gitmis, dondugunde elinde cocugun kaza gunu uzerinde olan gomlek varmis. ustelik de hala kanlar icindeymis gomlek.Dilek cok kotu olmus, gomlegin niye saklandigi ! ve niye ona verildigi anlamsizligina ragmen yine de kadini kiramayip almis kanli gomlegi. Ama eve gelir gelmez ilk isi gomlegi yikayip utulemek olmus.Butun gece gomlege baka baka, aglamis.Surekli de, "Onu ben oldurdum, onu ben oldurdum" diye tekrar ediyomus kendi kendine.Artik aglamaktan bitap dustugunde gomlegi yastiginin altina koymus ve yatmis. Sabah uyandiginda kendini daha iyi hissediyomus. Ama yastigi kaldirdiginda bir de gormus ki gomlek yine kanlar icinde. Ynamamis bu duruma. "Herhalde dun o kafayla iyi yikayamadim" diyerek yeniden yikamis gomlegi.Ama ertesi sabah da hic bi degisiklik yokmus gomlekte, yine kanlar icindeymis. Bunun uzerine Dilek kiz girdigi ruhsal cokuntunun de etkisiyle bir hocaya gitmeye karar vermis.Cunku basina gelen olayi mantiksal olarak bir turlu aciklayamiyormus.Cevresinden edindigi bilgiyle degerli bir insan olan Riza hocayi bulup olayi basindan sonuna anlatmis. Riza hoca uzun uzun dualar okuduktan sonra Dilek e gomlegi neyle yikadigini sormus. Dilek de tam iki kez deterjanla yikadigini, ilk basta gomlegin temizlendigini fakat sabah tekrar kanlar icinde oldugunu aglayarak anlatmis.Bunu duyan Riza hocanin gozleri faltasi gibi acilmis ve ellerini Dilegin kafasina dokundurarak sorunun cozumunu soylemis: "A benim salak kizim, hic normal deterjanla kan lekesi cikar mi? Hem renkli hem de renksiz camasirlarinda ACE kullanmalisin!" Bir kadinin uc tane kiz cocugu vardir.Tesadufen ucune de ayni zamanda talip cikar. tek bir dugunle ucu de evlenir ve yuvadan ucuuup giderler.Kizlarin hepsi de farkli sehirlere gitmislerdir.Anneleri, el bebek gul bebek buyuttugu kizlarinin evlilik yasamlarini; ve ozellikle ask hayatlarini merak etmektedir.Ancak kizlari yatak olaylarini acik acik anlatmaktan cekindikleri icin bir yontem gelistirirler. Kizlar annelerine, o gunku gazetede cikan gazete ilanlarina atifta bulunarak, ask hayatlari hakkinda, e-mail yoluyla bilgi vereceklerdir. Evliligin birinci haftasinda buyuk kizdan mesaj gelir. Mesajda "RUFFLES" yazmaktadir. Kadin merakla gazetesini alir ve ilana bakar: "RUFFLES. HEM EGLENCELI, HEM DE DOYURUCU" Kadin cok mutlu olur ve yeniden mesaj beklemeye baslar. Bir sure sonra ortanca kizindan bir e-mail gelir. Mesajda "MAXWELL COFFEE" yazmaktadir. Hemen gazeteyi eline alir ve ilani bulur: "MAXWELL HER DAMLADA BUYUK ZEVK" Kadin yine cok mutlu olur ve bu kez kucuk kizindan mesaj beklemeye baslar. Uzun sure mesaj gelmez.kadin tedirgin olur, ama beklemeye devam eder. En sonunda kucuk kizindan da bekledigi mesaj gelir: "BRITISH AIRWAYS". Kadin merak ve heyecanla gazetesini eline alir ve ilani okuduktan sonra dusup bayilir: "BRITISH AIRWAYS. HAFTADA 7 GUN, GUNDE 3 SEFER. USTELIK HER TARAFA Kayseri`li ve Terzi Kayseri`li Ali`ye babası hayat dersi veriyormuş oğlum senden ne kadar isterlerse istesinler yarısından fazla verme. Ali birgün terziye takım elbise diktirmiş. Kayseri`li sormuş borcum nedir? Terzi cevap vermiş 6 milyon Kayseri`li mümkün değil 3 milyon demiş. Terzi kurtarmaz 4 milyon demiş. Kayseri`li mümkün değil 2 milyondan fazla vermem demiş. Terzi lanet olsun tamam demiş. Bu sefer Kayseri`li 1 milyondan fazla vermem demiş. Terzi sinirlenmiş para falan istemiyorum al elbiseni defol demiş. Kayseri`li bir takım elbise daha dikmezsen şurdan şuraya gitmem demiş. Cehennem Satışı Kayseri`li, Papa'nın cennetten yer sattığını işitince doğru Vatikan'a gitmiş. Papa'ya: -Bazı Müslümanlar cehennemlik olduğu için demiş, Cehennemin tapusuyla anahtarını şimdiden almak istiyorum. Uzun pazarlıklardan sonra istediği fermanı ve anahtarı elde etmiş. Bunun üzerine zengin Hristiyanlara yönelik bir reklam kampanyasına girişmiş: -Cehennemin tapusu ve anahtarı bende. Cehenneme girmek istemeyenler, benden belge alabilirler. Cennet arsalarının yarı parasına... Kayseri`linin elindeki fermanı gören Hristiyanlar, cehenneme kabul edilmeyeceklerine ilişkin belge satın almaya başlamışlar. Cennet müşterileri azalınca, Papa Kayseriliyi çağırtmış: -Al şu verdiğin parayı, ver cehennemin tapusuyla anahtarını! Kayseri`li: -Ben cehennemi sattım, demiş. Geri almak için çok para gerekli. -Ne kadar? -Heybenin iki gözü dolusu altın. Papa, çaresizlik içinde ellerini iki yana açtıktan sonra buyruğu vermiş: -Doldurun bu Kayseri`linin heybesini altınla! Yahudi ve Kayserili Yahudi'nin biri pazara topal esegini satmak için gülürür fakat aliciyi kandirsin diye esegin tirnaginda bir çivi çakar. Esege bir Kayserili müsteri çikar. Kayserili ayaktaki çiviyi görür, "içinden çiviyi çikaririm eşek düzelir," diye düsünür. Parayi verir eşeği alır. Yahudi ertesi gün sagda solda övünür: "Siz Kayserililer açik gözüz diye övünürsünüz, esek anadan dogma sakatti o çiviyi ben çaktim aliciyi aldattim!" Duyanlar esegi alan Kayserili'ye kosup anlatirlar. Kayserili eline dizine vurur: "Tuh yahu, verdigim para sahte olmasaydi bayagi kaziklanmistim!" Yerde Para Buldum Bir gün Kayseri'lilerle lazlar savaş yapıyorlarmış. Kayseri`lilerin aklına bir fikir gelmiş. Demişlerki; -Bu laz'ların hemen hemen yarısı Temel, diğer yarısıda Dursun'dur . Ve daha sonra savaşın ortasında bağırmaya başlamışlar: -Temel! Temel!!! Laz'lardaki Temel`ler kafalarını kaldırmışlar ve vurulmuşlar. Daha sonra Kayseri`liler : -Dursun! Dursun!!!! Diye bağırmışlar. Dursun`larda kafalarını kaldırmışlar ve vurulmuşlar. Laz'lardan çok az kişi kalmış ve onlarında aklına bir fikir gelmiş. Ve: -Yerde para buldum bu kimin? diye bağırmışlar. Bütün Kayseri`liler kafalarını kaldırmışlar ve vurulmuşlar. Coğrafya Bölük komutanı "Ali okulu"nu denetliyordu. Hasan'a sordu: - Oğlum, dünya kaç parçadır? - Beş parçadır komutanım. - Say bakalım. - Avrupa, Asya, Amasya, Tosya, Okyanusya. - Sen nerelisin? - Kayseri`liyim, komutanım. - Şu haritada Kayseri'yi göster bakalım. Hasan Kastamonu'yu işaret edince: - Oğlum, orası Kastamonu. - Kayseri'nin bir mahallesi sayılır, komutanım. Kayseri`li ile Muş`lu Bir gün Muş'lunun biri Kayseri`li birini görür ve Kayseri`liye sorar, -Hemşerim siz neden uyanıksınızda biz uyanık değiliz der, Bunun üzerine Kayseri`li -Ha sen git şurdan bir kilo balık al gel der Balığı yemeye başlarken Kayseri`li -Sen kafasını ye kafası insanın zihnini açar der. Aradan bir süre geçer ve Muş`lu sorar -Hemşerim kafasını yiyom sen etli tarafını yiyon ve bişey anlamıyom olmaz böyle şey diyor ve itiraz eder,bunun üzerine -Bak gördün mü nasıl akıllandın. Birlikten Güç Doğar Bir İngiliz: Holigan; İki İngiliz: Kavga; Üç İngiliz: Savaş; Bir Fransız: Aşık; İki Fransız: Duel; Üç Fransız: Paris komunası; Bir Zenci: Basketçi; İki Zenci: Basket takımı; Üç Zenci: Güneş tutulması; Bir Kayserili: Satış noktası; İki Kayserili :Küçük bir pazar; Üç Kayserili: Hipermarket TAKSİMETRE Taksinin yokusta frenleri patlamis, muthis bir hizla asagi iniyor. Kayseri'li musteri bagirmis.. 'Durdur su arabayi..' Sofor panik icinde haykirmis.. 'Durduramiyorum!..' 'O zaman taksimetreyi durdur hic degilse' demis, Kayserili. ÜÇÜNCÜ KÖPRÜ Üçüncü köprü ihalesini Japon, Amerikan ve Kayseri'li Türklerden oluşan bir konsorsiyum almış. Köprüyü inşaa etmişler tam açılışın yapılıp kurdelanın kesileceği an köprü büyük bir gürültüyle çökmüş. Japon 'gitti tüm emeklerim mahvoldu kumlarım' diye yakarıp harakiri yapmış. Amerikalı 'gitti tüm çeliklerim, tonlarca çelik yıkıldı' diyerek çıkartmış tabancasını ve intihar etmiş. Tüm bunları izleyen Kayserili müteahhit de derin bir oh çekerek yanındakilere seslenmiş 'lan iyi ki hiç çimento koymamışım ha, mahvolurdum bunlar gibi.' 2 KERE 2 Kayseriliye sormuslar 'İki kere iki kac eder?' 'Alcez mi Satcez mi?' demis :)) |
karavana Teskere zamani yaklasmistir. Ayni tertip askerlerden bazilari oturup karar alirlar. Bir daha saf asker Mehmet e ayak isleri yaptirmayacaklardir. Karari Mehmet e açiklarlar. Bu habere çok sevinen Mehmet yine de dogrulatmak için tek tek sorar: - Sen Ali, ayakkabilarini bana boyattirmayacaksin degil mi? - Evet. - Sen Osman, benim sigaralarimdan otlamayacaksin degil mi? - Otlamayacagim. - Sen Hasan, çoraplarini bana yikattirmayacaksin degil mi? - Yikattirmayacagim.Herkesten gerekli yaniti alinca Mehmet : - Iyi, bundan sonra ben de karavanalarin içine isemiyecegim... |
fıkra Matematik Finali http://www.herseynet.com/fikralar/resim/genel.gif4 tane üniversite öğrencisi, uyanamadıkları için matematik finaline geç kalırlar ve okula gidince hocaya arabalarının lastiğinin patladığını söylerler... Hoca ilk basta inanmaz ama öğrencilerinin yalvarmalarına dayanamayarak, onları 3 gün sonra sınav yapacağını söyler. Sınav günü gelince hoca, 4 öğrencinin hepsini bos bir salonun ayrı ayrı köşelerine oturtur. Sınav geçme sistemi şöyledir: 100 üzerinden 50 puan alan herkes sınavı geçebilir... Hocanın hazırladığı sınavda ise ön sayfada 10'ar puanlık 4 tane basit matematik sorusu vardır... Bunları kolayca çözerler. Arka sayfada ise 60 puanlık 1 soru vardır: "Hangi lastik patladı?" ........................................................................... ............................ Kadeş Savaşı http://www.herseynet.com/fikralar/resim/okul.gifTarih dersinde öğretmen birini tahtaya kaldırmış ve sormuş: -Oğlum Kadeş Savaşını kim yaptı? Çocuk hemen yanıtlamış: -Hocam vallahi billahi ben yapmadım. Hoca sinirinden çıldıracak. O sinirle dışarıya çıkmış, koridorda Matematik öğretmenini görmüş ve durumu Matematik öğretmenine anlatmış: -Hoca hanım bu öğrenciler beni çıldırtacak; Kadeş Savaşını kim yaptı diye soruyorum, vallahi billahi ben yapmadım diye yanıt veriyorlar, çıldıracağım... -Hocam üzülmeyin çocuktur bunlar hem yaparlar hem de yapmadım derler... Tarihçinin sinirleri iyice tepesine çıkmış ve soluğu Müdür Beyin odasında almış. -Müdür Bey bu nasıl bir okul, ne öğrencisinde hayır var, ne de öğretmeninde; öğrenciye Kadeş Savaşını kim yaptı diye soruyorum, ben yapmadım diyor, öğretmene durumu anlatıyorum, bunlar çocuktur hem yaparlar hem de yapmadım derler diyor, kafayı yiyeceğim. Müdür Bey: Siz hiç kendinizi üzmeyin Hocam, bunda merak edilecek birşey yok, şimdi Bakanlığa bir yazı yazar ve Kadeş Savaşını kimin yaptığını sorarız... Tarih Öğretmeni aldığı yanıt ile oracığa yığılıp kalmış ve Müdürden bir hafta izin almış... Bir hafta sonra Bakanlıktan bir yazı: Bu yıl ödenek olmadığı için Kadeş Savaşı yapılamayacaktır. Bilginize... ........................................................................... ...................... ona kadar symak http://www.herseynet.com/fikralar/resim/okul.gifGünlerden bir gün baba oğlunu alıp karşısına oturtur, der ki; - Oğlum iki senedir, okula gidip geliyorsun, sadece ona kadar sayabiliyorsun. Ne olacaksın sen bu gidişle bilmem... Çocuk babasına gülümseyerek: - Babacığım, merak etme, ben boks hakemi olmaya karar verdin, der. ........................................................................... .... şimdilik bu kadar beyenen olursa daha yollarım :D |
JAPON:) Ard arda kirdigi potlarla nam salan Japonya'nin cicegi burnunda basbakani Yosiro Mori'nin, gaflarin en buyugunu mayis ayindaki Washington ziyareti sirasinda yaptigi ortaya cikti. Washington'daki Japon Buyukelciligi kaynaklarindan sizan habere gore, Japon yetkilileri tek kelime Ingilizce bilmeyen Mori'ye, ABD Baskani Bill Clinton'la karsi karsiya geldiginde, "How are you?" (Nasilsiniz) diye sormasini, karsiliginda "Fine thanks, and you" (Iyiyim, ya siz?) cevabi alacagini ve bunun ardindan da "Me too" (Ben de) demesi gerektigini ogretmis. Mori bunlari bir guzel ezberlemis, ancak Clinton'la karsi karsiya geldiginde bir anda kendisine tembihlenen her seyi unutuvermis. Veee olaylar soyle gelismis: Mori, "Who are you?" (Siz kimsiniz?) diye sormus. Once kisa bir sure sasiran Clinton, isi sakaya vurup, "Well, I am Hilary's husband" (Sey, ben Hilary'nin kocasiyim) demis ve kahkahayi basmis. Mori de Clinton'in kahkahalarina ayni neseyle katilip, cevabi yapistirmis: "Me too..." Japon yetkililere bakilirsa, toplanti odasinda birkac dakika buz gibi bir sessizlik yasanmis TERBİYESİZ VELET Evin bakıcısı ütü yaparken, evin kücük yaramazı da salonda oyuncak treniyle oynuyomuş.. derken bakıcısı bir kulak kabartmis ki oglan soyle bagiriyor: - EVET..!! SON DURAGA GELDIK..!! DUYMADINIZ MI ALLAHIN CEZALARI HALA NE OTURUYOSUNUZ?? ÇABUK DEFOLUN İNİN ASAGI..!!! Bunlari duyan bakıcı neye ugradigini sasirmis dogru salona kosmus: - Sen nerden ogrendin bakiyim boyle konusmayi?? Ne kadar ayip..simdi dogru odana gidiyosun tam 2 saat cezalisin...bi daha da agzindan oyle kotu sozler duymiyim..!! Ve 2 saat sonra kucuk afacan tekrar salona donmus, treninin basina oturmus... bakıcısı da mutfakta yemek yapiyomus, derken yine oglanin konusmalarini duymus: - Sayin yolcularimiz, iste son duraga geldik.. Umariz cok guzel bir yolculuk gecirmissinizdir... Lutfen esyalarinizi trende unutmamaya dikkat ediniz... Trene yeni binen yolcularimiz, sizin de cok guzel bir yolculuk gecirmenizi diliyoruz.. kucuk bagajlarinizi koltuklarinizin altina koyabilirsiniz..bu arada unutmayin yolculuk sirasinda sigara icmek yasaktir.. bunlari duyan bakıcısı az onceki cezanin ise yaradigindan memnun gulumserken; oglan konusmasina devam etmis: - ayrica iki saatlik rötar yuzunden mutfaktaki o...pu adina hepinizden özür dileriz...!! BAYRAM ZİYARETİ Adana genelevi onunde taksicilik yapan amcayi mahallenin yeni yetmeleri kandiriyorlar, yalvar yakar edip ve bir kac sise de raki hediye edince yaslari tutmayan genc grubunu geneleve sokmaya calisiyor taksici. Kapida aksi mi aksi bir de bekci olunca isler epey zorlasiyor,yine raki hediyeleri, yine yalvarmalar... Bekci razi oluyor ve kurban bayrami sabahi getir gencleri diyor. Gencler hevesli, bunca yildir duyduklari mekani gorecekler vs. (ote tarafini da siz tahmin edin). Sabah namaz sonrasi taksici bunlari genelevin kapisinda birakiyor. Kapida bir kuyruk ki sormayin gitsin. Gencler taksiden inip, bekci ile bir selamlasip siraya girmeden kut giriyorlar kapidan iceri. Siradaki kuyruk homurdaniyor, sesi yuksek cikanlar itiraz ediyor. "Olur mu ya boyle, hem sira bekletmedin, hem de yasi tutmaz gencleri aldin" diye bekciye ver yansin... Bizim bekci de zaten aksi, basliyor bagirmaya: ''Bunlar o....u cocuklari. Bayram sabahi analarinin elini opmeye geldiler.Size ne ulan!...'' |
kadın ağır hastadır. Kadın: Ben ölürsem ne yaparsın? Tekrar evlenir misin? Adam : Hayır. Kesinlikle hayır !! Kadın: Neden?? Evli olmak hoşuna gitmiyor mu!!?? Adam : Öyle demek istemedim. Tabi ki gidiyor. Kadın: O zaman neden tekrar evlenmezsin ki?? Adam : Tamam. Tamam. Evlenirim. Kadın: (yüzünde üzgün kırgın bir ifadeyle) Evlenirsin.. Adam :(ne diyecegini bilemez ve azıcık kızgın bir iç çeker) Kadın: Onunla bizim yatağımızda mı yatarsın? Adam : Başka nerde yatılabilir ki?? Kadın: Benim resimlerimi kaldırıp yerlerine onun resimlerini koyarmısın?? Adam : Sanırım bu yapılacak en uygun şey olur. Kadın: O zaman onun benim ayakkabı koleksiyonumdan Ayakkabılar giymesine de izin verirsin....?? Adam : Hayır onun ayakları 37 numara... Kadın: ......................???? |
saga sola laf atan bi denyo , bisIkletli cok guzel bir kiz gorur. bu denyo laf atacak ya... -bak teker donuyo. -(kiz durur ve) o cark sana girse sende donerdin!!! ------------------------------------------------------------ karsi masada oturan kizi gece boyu alenen kesen kisican en sonunda kizi getirtir yanina : k:"ne o cok mu begendin beni?" e:"evet,gercekten cok hossun." k:"o zaman anani bir ara bize getir de babam bi tane daha yapsin..." kiz arkasini doner gider,cocuk arkadaslarinin kahkahalari arasinda dumur deryasina baliklama atlayis yapar... ---------------------------------------------------------------- 80'li yillarin sonlarin bir besIktas-boluspor maci sirasinda hakem besIktasin net 2 golunu vermez, boluspora havadan bir penalti verir. mac cigrindan cikmistir. besIktaslilar neredeyse sahayi terketmeyi dusunurler. boluspor 2. golu de atar. metin tekin santrayi yapmaz bekler. hakem dudugu bir daha calar, ama metin hala topa dokunmaz. hakem, "metin neden baslamiyosun, bak kart cikartirim" der. metin cevap verir: "hocam sahaniza gecin de baslayalim" -------------------------------------------------------- bir telefoncuya giren cocuk nakia 3310'lari incelemektedir. gulen bir yuzle onu izleyen kasiyere doner ve sorar: -abi bunun sarji bi hafta gider mi? -sirtinda bi akuyle dolasirsan gider ----------------------------------------------------------- muhabir: muslum bey, hakan tasiyan icin arabeskin yeni peygamberi diyorlar. ne diyorsunuz? muslum gurses: ben oyle bir peygamber gonderdigimi hatirlamiyorum. ------------------------------------------------------------- zamanin birinde istanbulda pastahaneleri teftise giden mudurun biri pasta ustasina sormus: "bu pastalara hangi yag kullaniyorsunuz"? demis. usta da "sana koyuyoruz efendim" demis. mudur de demiski: "bende butun pastacilara soyleyim bundan sonra "sana koysunlar"... ------------------------------------------------------------ galatasaray lisesi'nin senliginde okulda tuvalette bir istanbul erkek liseli ile bir galatasaray liseli pisuvarda isemektedirler.isleri bittikten sonra galatasarayli lavaboda elini yikarken direk cikip gitmeye yonelen istanbul erkekli'ye alayci bir tavirla: -sizin okulda isedikten sonra elinizi yikamayi ogretmiyorlar mi? istanbul erkekli : -hayir, bizim okulda elimizi degdirmeden isemeyi ogretiyorlar ----------------------------------------------------------- muhafazakar insanlarin ugradiklari,tellerle cevrili bir plaja bikini ile girmek isteyen bir bayani, plajin girisinde bekleyen gorevli durdurur ve soyle der bekci: hanfendi bu plaja 2 parcali mayo ile girmek yasaktir!!! kadin: peki o zaman hangisini cikarayim? bekci:........!!! ----------------------------------------------------------- ----------------------------------------------------------- tiki kiz kopegini dolastirmaya cikarmistir. yoldan gecen iki genc: -bak bak ite bak ne guzel... +o it degil timaam mi? onun adi titi. -aaaa it konustu... ------------------------------------------------------------ efendim canakkale'de bir arkadasimiz tuvalet sormaktadir koylunun birine, vaziyet acildir ve soruya dogrudan girilir: a: ya amca buralarda tuvalet var miydi acaba? b: bak simdi yolun karsisinda az biraz ileride, ha su diregin dibi! herkes tutulmustur.... ------------------------------------------------------------ -iyi gunler 60 saniye icinde finans bank kartina sahip olmak ister misiniz? -abi 18 i doldurmadim ben -biz doldururuz... |
ne yaparsın... =) Allah Söyletmiş!!! Ali 3. sınıfa giden zeki bir çocuktur.bir gün öğretmeni Ali'ye "SİYASET" nedir diye sorar. Ali düşünür ama o çocuk aklıyla cevap veremez.Eve gider kitaplara bakar ama hiçbirşey anlayamaz.O da babasına sormaya karar verir. -Baba, Siyaset nedir? Baba düşünür. Ali'ye uygun bir yolla anlatmak ister. -Bu evde parayı getiren kim oğlum? -Sen... -Ben kapitalist rejimim. Peki parayı alıp bizim yiyecek içecek ve giyecek gibi ihtiyaçlarımızı karşılayan kim? -Annem... -O da hükümet. Peki küçük kardeşinle kim ilgileniyor? -Dadım... -Dadın işçi, kardeşin gelecek, sen de halksın o zaman. Ali herşeyi notalır ve uyur.. Gece garip seslerle uyanır. Bir de bakar ki kardeşi ağlıyor. Yanına gidince altına pislediğini anlar.Hemen annesini kaldırmaya gider. Ama ne yaparsa yapsın anne kalkmaz. Bu arada salondan gelen sesleri merak eder ve salona gider. Babasıyla dadısını uygunsuz yakalıyan Alinin ağzından aynen şu kelimeler dökülür: - Kapitalist rejim işçiyi sömürüyor, hükümet uyuyor, gelecek b*k içinde, halk ne yapsın?... |
| Saat: 06:41 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık