![]() |
Her ıkı cıns ıcınde sadece kendı egolarını tatmın etmekten baska bişey degıl,kendılerını ıspatlamak,hala bıtmedıklerını gostermek fakat farkın da olmadıkları,asıl o anda bittikleri |
Alıntı:
:smiley32::smiley32: Haklısın! ve birde eğer ilişkide gerçek sevgi saygı varsa KESİNLİKLE aldatma sözkonusu bile OLMAZ!!! Ve ciddi bir ilişkide kısasakısas yapılmaz en büyük hata........ |
Bir erkek beğendiği her kadınla birlikte olmak ister. Ama evleneceği kadının hiç kimse ile bereber olmuş olmasını istemez. Aldatmanın mantığı olmadığı için bu düşünce alabildiğine geçerliliğini korur. Buradan anlaşılması gerekenin, aslında sadakat adında bireylerin kendi çıkarlarını ön plana çıkarmalarıdır. Kendini bilmayen ve aciz insan ruhunun yansımasında kendini göremeyenler, şaşırtıcı bir şekilde yanılmaktadırlar. Bahar veya etkileyici bir parfüm kokusu aldatmaya yetiyor. Erkekler cinsel, kadınlar duygusal aldatmayı tehlikeli buluyor. Tutucu çevre aldatma nedeni bence.. |
Alıntı:
çünkü karşında oturan kadın senin ona dokunmak bir gün beraber bir sabaha uyanmak istediğin kadın ama bu sabah başka birinin yani sabaha onunla uyandığı bi erkeğin yanından gelmiş.bu durumda ne içmek gerek acaba kahvemi??? |
erkek neden aldatır cunku bızler ıcın daha kolaydır, toplum ıcınde capkın, varol bravo gıbı yaklaşımlar bunu tetıkliyor fakat bu bayanlar ıcın pek soz konusu degıl ve gozu dort donen sureklı bayanlarda olan fakat eve geldıgınde esıne goz actırmayan esının bırıyle goz temasını bıle aldatma nedenı sayan tıpler bence en bastadır bu konuda.son olarak erkek aldatırsa kadında aldatabılır cunku bır ılah tarafından yaratıldık ve bıze erkek aldatır ona yakışır kadın aldatamaz gıbı bır emır verdıgını sanmıyorum |
Aldatıldığınızı nasıl anlarsınız?Az sonra okuyacağınız işaretlerden hepsini sevgilinizde görmüyorsanız, gereksiz paniğe kapılmayın. Bazen herkesin davranışları aniden değişiklik gösterebilir. Önemli olan bu değişikliklerin gerçek nedenini öğrenebilmek... Farklı kokuyorsa...Sevgiliniz birden yeni bir koku kullanmaya başladıysa korkmayın. Ancak giysilerinde ve vücudunda bir erkek kokusu varsa, şüphelenmeye başlayabilirsiniz. Artık sizinle fazla ilgilenmiyorsa...Bir zamanlar, her yaptığınız ve her söylediğinizle ilgilenirdi. Ancak birden bütün bunlar önemsiz olmaya başladı. Sadece hatalarınızı kabullenmiş ve sizi olduğunuz gibi kabul etmiş olabilir, ancak yepyeni biriyle tanışmış da olabilir. Yalanlarını yakalıyorsanız...Eğer açık bir yalanını yakaladıysanız, şüphelenmeye başlayın. Ancak unutmayın, bir kez yalan söylemesi onun her zaman yalan söyleyeceği anlamına gelmez. Size yaklaşmaktan çekiniyorsa...Birdenbire sevgili yerine arkadaş gibi davranmaya başlaması, başka biriyle ilgilenmeye başladığının sinyali olabilir. Yepyeni bir görünüme büründüyse...Birden farklı giysiler giymeye ve sürekli kuaföre gitmeye başladıysa, şüphelenmeye başlayabilirsiniz. Bütün bunları yeni bir işe başladığı için yapıyorsa, fazla korkmanıza gerek yok. Ancak yeni bir işe başlamadıysa ya da bu değişiklikleri sizin için yapmıyorsa, tehlike sinyalleri çalıyor demektir. Sağlığına birdenbire daha fazla önem vermeye başladıysa...Sürekli spor salonuna gidiyor, daha sağlıklı yiyecekler yiyor ve kısa zamanda kilo vermeyi amaçlıyorsa, daha dikkatli olun. Bunları sadece sizin için yapıyor olabilir. Ancak spor salonundan dönüp duş aldıktan sonra nereye gittiğini size söylemiyorsa, şüphelenmeniz için iyi bir nedeniniz var demektir. İş saatleri uzamaya başladıysa...Terfi etmediyse ya da çok önemli bir proje üzerinde çalışmıyorsa, iş saatlerini uzatmasının arkasında bambaşka bir nedeni var demektir. Ya sizinle bir sorunu var ya da başka biriyle ilgileniyor olabilir. Sürekli yeni iş arkadaşından bahsediyorsa...Konuştuğu her şey yeni iş arkadaşıyla ilgiliyse, ancak bu adamı siz bir türlü etrafta göremiyorsanız, size onunla ilgili bazı şeyleri anlatmıyor olabilir. Tehlike sinyalleri çalıyor, dikkat... Sizi ailesinden uzaklaştırıyorsa...Bir zamanlar sizle tanıştırmak için can attığı ailesini sizden uzak tutmaya başladıysa, bazı hatalarını onların arkasına saklıyor olabilir... Birden saldırgan ve paranoyak olduysa...Durup dururken her söylediğinizi yanlış anlıyorsa... Ona sorduğunuz en ufak soru bile kavgaya dönüşüyorsa... Bazı telefonları cevaplamaktan kaçınıyor, size garip sorular soruyorsa... Artık onunla oturup her şeyi açıkça konuşmanız, ikiniz için de en iyisi olacaktır |
'Kocam aldatıldığını hissederek mi öldü, çok merak ediyorum' Kocasıyla 'aşk bitti' diye yatmıyor. Genç bir adama âşık olunca kocasını aldatmaya başlıyor. Üç yıl boyunca bu ilişkiyi kocasından gizlemek için atmadığı takla kalmıyor. Sonra sevgililerine aynı oyunu oynuyor. Nihayetinde 10 yıl terapi görüyor 09/07/2006 ŞULE ÇİZMECİ BAŞLARKEN İçinizde sevdiği tarafından aldatılmamış biri var mı? Ya da aldatılma korkusu yaşamayan? Ne mutlu özel tarihlerinde aldatılma hikâyeleri olmayanlara... Onlar, aşkın durgun ve güvenli kıyılarında yüzenler. Onlar tutkunun beyaz yüzüyle tanışanlar sadece. İçinizde sevgilisini aldatmamış biri var mı peki? Aldatmanın ne olduğunu en iyi aldatanlar bilir elbette. 'Beceriksizler' dokundukları her şeyi kırar dökerler. Aşk cambazları ise bir ipten diğerine ustaca zıplar, ancak hiçbir yerde uzun süreli kalamazlar. Aradıkları nedir kendileri de bilmezler. Aşk mı, tutku mu, yok etme ya da yok olma arzusu mu? Günümüzde aldatmak ne kadar da sıradan. Tatminsiz ruhları ne yeni yüzler, ne yeni nefesler doyurabiliyor artık. Aldatma ve aldanış, insan ruhunun en sefil, en yüce yanlarını açığa çıkartan tehlikeli bir oyun. Bu oyunda kim şah, kim piyon belli değil. Hayatına giren tüm erkeklere oyun oynayan, ama kendisi oyuna gelince çılgına dönenler. Aynı anda birkaç kişiyi birden idare edebilenler... Boynuzlanınca inzivaya çekilenler... Sevgilinin karşısında köpekleşenler... İntikam uğruna ellerini kirletenler... İşte, huzurlarınızda örselenmiş ruhlar resmi geçidi! Bu kadarı da olmaz' diyeceğiniz bir hikâye!.. Ama oluyor. İnsan yüzlerine dikkatle bakarsanız eğer onların size ne tuhaf hikâyeler fısıldadıklarını duyarsınız. Az sonra tanışacağınız eşine az rastlanır kadın da giyimi, kuşamı, beden dili ve bakışlarıyla 'farklı' olduğunu her zaman hissettirir. Güzel ve cazibeli olduğunu bilir. Nüfus cüzdanında yazılı doğum tarihini iplemez. Genç düşünür, genç yaşar. Kaç dil bildiğini, kaç üniversite bitirdiğini kimse bilmez. Bunu ifşa etmeyi ayıp sayar. Kendinden küçük erkekleri sever. Bir zamanlar Boğaz'da yaşadığı çılgın aşklarla epey ünlüymüş. Eh, şimdi de aşk trafiği fena sayılmaz. Hangi arada derede kitap üstüne kitap devirdiği ise bir muammadır. Canı isterse İngilizce ve Fransızcadan çeviriler yapar. Çoğu kez yaptığı işler için para istemeyi unutur. Hesabına yatırılmışsa ne âlâ... Zaten her şeyi unutur, verdiği sözleri, yediği kazıkları... Onunla uzun uzun konuşamazsınız. Hemen sıkılır ve alır başını gider. Onunla çok sevdiği Boğaz'da bir çay bahçesinde buluşup, çetrefilli aşk hayatını konuştuk. Teybi kapattığımda 'Ben de az manyak değilmişim' dedi. Aşk hayatınız ne zaman başladı?16 yaşımdaydım. Erdek'e gitmiştik. İlk flörtüm orada oldu. El ele tutuşma. Öpüşme yok. Sonra... Evet sonra onu da aldattım ben. Daha sonra Çınarcık'a gittik, orada başka bir çocuğa âşık oldum. Onunla da el ele tutuşmalar. Hatta evlenmeye bile kalkıştık. İstanbul'a dönünce o ilk çıktığım çocuğa onu aldattığımı söylemedim tabii. Sonra çok ciddi olarak birine âşık oldum. Kör kütük. Bizim mahallede oturuyordu. 'Buz Tayfun'du lakabı. Onu elde edene kadar anam ağladı. Elde ettim ama. 'Çapkın bir erkek gibiydim'Niye elde ettim diyorsunuz? Çünkü soğuk duran biriydi, ama bana soğuk durmuyordu. Kızlara yüz vermiyordu. Demek sizde ayartmacı bir yan var. Olabilir. Hiç bunu düşünmemiştim. Erkeklerde ben hep Tayfun'u ararım. Flörtöz erkeklerden uzak dururum. Onlar benim gözümde ******tır. Cool erkekleri severim. Kendini bir şey sanan anlamında değil. Burada elde etme güdüsü var galiba. Var tabii. Tayfun'la yaşadığımız çok büyük bir aşktı. Sonra o, üniversite okumak için Fransa'ya gitti. Bu gidiş beni yıktı. O zaman bende aldatma olayı başladı. Bu intikam gibi bir şey. Hiç bilmediğim bir ülkeye gitmiş. Ben Türkiye'de salak gibi kalmışım. Mektuplarında bana gittiği yerleri anlatıyor. Lise sondayım o zaman. Upuzun mektuplar yazıyoruz birbirimize. O dönemde çevremde öyle büyük aşk yaşayan yoktu. Ben birkaç ay sonra vıkvıklamaya başladım. Diskolara gittiğini yazıyor ben deliriyorum burada. O zaman kolejde peşimde çok adam vardı, çok güzel kızdım. Hafiften birilerine yüz vermeye başladım ve bunu ona yazma cesaretini gösterdim. Onu kendine getirmekti asıl amacım. Ama o bunları hiç kaldıramadı, 'Bu iş burada biter' diye bir mektup aldım ondan. O gün beni revire kaldırdılar. O kadar kötü oldum ki... Benimkiler oyun gibiydi. Her yaz İstanbul'a geldiğinde ayaklarına kapandım, seni çok seviyorum diye... Üç dört sene Tayfun'un acısını çektim. Çıktıklarım oldu, ama hiçbirini umursamadım. O araya hafiften de olsa sevişmeler girdi. Çapkın bir erkek gibi ondan ona, ondan ona... Ama hissetmiyordum hiçbir şey. 'Kocam kıskanmayanı oynadı' |
Sevgimizi Söze Dökmeden Göstermek SEVGINIZI SÖZE DÖKMEDEN GÖSTERMENIN 101 YOLU 1- Bir arkadasiniza sevgilinizi ne kadar çok sevdiginizi anlatin. (Gayet Normal) 2- Ona koca bir öpücük verin (Hemen, hiç zaman Kaybetmeden...) 3- Sevgilinizin kendini önemli hissetmesini ve saygi görmesini saglayin. ( Olması Gereken Şey) 4- Onu öpün 5- Birlikte eglenin 6- Onu önemseyin 7- El ele tutusun 8- Uzun bir bisiklet turuna çikin 9- Özel bir armagan verin 10- Ihtiyaci oldugunda yaninda olun 11- Birlikte vakit geçirin 12- Sinemaya gidin 13- Ormanda kol kola gezinti yapin 14- Ask sarkilarindan olusan bir kaset hazirlayin 15- Hisleriniz hakkinda açik konusun 16- Hayallerinizi paylasin 17- Birbirinize sarilarak uyuyun 18- Beraber parka gidin 19- Yürüyüs yapin 20- Yemege çikin 21- Piknik yapin 22- Kagit oynayin 23- Iltifat edin 24- Küvette rahatlayin 25- Birlikte yüzün 26- Ona her anlamda yakin olun 27- Alisverise çikin 28- Birlikte yemek yapin 29- Birbirinize dokunun 30- Ev ödevlerinizi birlikte hazirlayin 31- Bir araba yolculugu planlayip, yola koyulun 32- Beraber bir parti verin 33 Kurabiye pisirin 34- Kütüphaneye gidin 35 -Müzeleri gezin 36 -Sadece orada olun! 37- Onun için özel olan seyleri ögrenin ve gerçeklestirin 38- Birlikte spor yapin 39- Birbirinize bakin 40- Birbirinizin arabalarini yikayin 41- Balik tutun 42- Birbirinizle konusun 43- Üzüntülerinizi paylasin 44- Bir is projenizi beraber hazirlayin 45- En sevdigi sarkiyi bilin 46- Sevinçlerini paylasin 47- Ona sarilin 48- Özel bir konusma yapmak yerine hislerinizi gözlerinizle anlatmaya çalisin. 49- Birbirinize mektup yazin 50- Telefonda konusun 51- Birbirinize güvenin 52- Ona bir yüzük hediye edin 53- Birbirinizin aileleriyle tanisin 54- Birlikte uzun yürüyüsler yapin 55- Birbiriniz için fedakarlik yapin 56-Ona seker yollayin 57- Birbirinize saygi duyun 58- Ayisiginda yürüyüse çikin 59- Ona notlar yazip evinin dört yanina saklayin 60- Birbirinize seksi bakislar atin 61- Bir siir yazin 62- Çiçek yollayin 63- Mum isiginda yemek yiyin 64- Birlikte konsere gidin 65- Gün batimini birlikte seyredin 66- Beraber araba kullanin 67- Birbirinize isimler takin 68- Sehir disina çikin 69- Film kiralayin 70- Istedigi bir seyi o söylemeden yapin 71- Evlenmeyi teklif edin 72- Kulagina hos seyler fisildayin 73- Iyi birer arkadas olun 74- Birlikte faytona binin 75- Beraber dans edin 76- Birlikte müzik dinleyin 77- Daima flört edin 78- Birlikte kahkahalar atin 79- Sadik olun 80- Birbirinizi etkileyin 81- Begendiginiz yönlerinin bir listesini çikarin 82- Kitap okuyup tartisin 83- Birbirinizin arkadaslariyla tanisin 84- Birlikte ata binin 85- Sevdigi yemekleri pisirmeyi ögrenin 86- Onu neyin mutlu ettigini bilin 87- Birbiriniz için hediyeler yapin 88- Sefkatli olun 89- Günesin dogusunu seyredin 90- Mücevher hediye edin 91- Radyoda bir sarkiyi ona armagan edin 92- Komik kartlar yollayin 93- Basarilarinizi paylasin 94- Masaj yapin 95- Özel sakalari paylasin 96- Birbirinizi düsünün 97- Onu neyin üzecegini ögrenin 98- Birlikte paten yapin 99- Sevdiginiz bir esyanizi ona verin 100- Dondurmanizi onunla paylasin (Zorda Kalmadıkça Tercih Etmiyoruz :D ) 101- Birlikte resim çektirin |
Aldatılsanız ne Yapardınız_? Eğer Aldatıldığınızı Anlasanız ne yapardınız_? ... ilk tepkiniz ne olurdu ve sonrasında neler hissederdiniz..? ve sizden özür dilese ona ilk kuracağınız cümle ne olurdu ?? |
sevgilinizin cep telefonunda eski bayan arkadaşlarından bir tanesi ile mesajlarını yakaladınız"şekerim görüşelim bu pazar" bugün pazar ve sizi evde bırakmış onun yanında bunu biliyorsunuz evden çıkarken bile!!!ama telefonu karıştırdığınızı anladığında ortalık daha da karışacak o yüzden sesinizi çıkaramıyorsunuz bütün gün içiniz içinizi yiyip duruyor nefesiniz daralıyor.Aldatıldığınızı bile bile sesinizi çıkarmaz mıydız??? Ben Onu yere yapıştırırdım :D |
Ben genelde soğukkanlıyım,kendimi hep kötü şeylere karşı temkinlerle beslerim..Buda beni yıkacak kadar beni üzmez,ama evliysem çok üzülebilirim.Ayrıca ben sevdiğim kişiye hizmetimi,isteklerini sınırsız bir şekilde sunan biriyim,eğer buda ona yetmemişse,emeklerimin ve verdiğim değerin boşa olduğu hissine kapılırım ve ilişki biter.Evli değilsem direk sorgusuz sualsiz biter..Konuşarak anlaşarak saygı çerçevesinde biter.Evlenince durum değişir,eğer aldattığı kişiye aşık olmuşsa tamamen biter,ama günü birlik bir aldatmaysada saygım biter artık.Ona daha fazla kadınlık edemem içimden gelmez artık. İlişkinin sonuda iyi gelmez.Sonu ilişki düzelmeyince finish. |
Soru - cevap konusuna dönmese iyi olurdu aslında burası ama elden gitmiş gibi görünüyor konu... Zaten konu başlığı yeterince açık değil mi ? Herkes bu konu hakkında kendi düşüncesini defalarca yazabilir ama konu içinde soru-cevap olunca hem tartışmaya yöneliyor hem başka yönlere kayıyor. Erkekler Neden Aldatır ? Delikanlı erkek aldatmaz ama kıskandırmayı sever.. (ci) :P |
Erkekler neden aldatır? a. Seks Erkeklerin çoğu eşlerini seks için aldatır. Çünkü erkekler rahatlıkla, bir kadına karşı duygusal bir şey hissetmeden seks yaşayabilir. Genellikle uzun süre aynı kadınla birlikte olmaktan sıkılan erkek, başka kadınlarla da cinsellik yaşamak ister. Çoğu zaman, başkasıyla seks yaparak eşini aldatan erkek, hâlâ eşini seviyordur. Ancak fantezilerini sevgilisiyle gerçekleştirmek ona heyecan verir. b. Ego Erkekler kimi zaman da kendi egolarını tatmin etmek için eşlerini aldatırlar. Başka bir kadınla yaşanan seks, erkeğin egosunu tatmin eder. Erkeklerin çoğu ne kadar çok kadınla birlikte olursa, kendine o kadar çok güven duyar. c. Heyecan Uzun süreli ilişkilerden çabuk sıkılan erkek başka kadınlara yanaşarak heyecan duyar. Bazen bir ilişki ne kadar iyi olursa olsun, heyecan bittiği için erkek yeni bir oyuncak bulmuşçasına başka kadınlara yönelir. d. Çünkü yapabilirler Erkekler aldatır, çünkü bu işi kadınlara oranla çok daha kolay yaparlar. Kadınlar daha duygusaldır ve aldatmak yerine terk etmeyi tercih ederler. e. Avlanma içgüdüsü Erkeklerin çoğu sosyal normlar yerine içgüdülerine göre davranırlar. Özellikle genç erkekler kızları avlanmayı bekleyen canlılar olarak nitelendirirler ve kızları elde etmeyi kendilerine hedef olarak belirlerler. f. Yaşlanma korkusu Erkekler özellikle orta yaş bunalımına girdikleri zaman eşlerini aldatmaya başlarlar, bu sayede kendilerine olan güvenlerini tazelerler. |
Alıntı:
Machmood öncelikle burda tartışıyoruz,tabiiki soruda sorucaz,ne demek istediğini anlamadım doğrusu:p Devamlı düşüncelerimizi yazıyoruz zaten,bi kerede soru sormuş arkadaşımız ne olucakki?? Çünkü düşüncelerimizi merak ediyoruz,dolayısıyla neden aldatıyolar diye tartışyoruz görmüş olduğun gibi,aynı kapıya çıkıyo sonuçta..Başka sitelerden kopyala yapıştır yöntemide yapmıyoruz,daha ne yapalım bilmiyorum yaniii... Neyse... |
Erkekler neden aldatır? Erkekler birçok sebepten dolayı aldatır,işte bundan ötürü nedenleri didiklenir ama bulunamaz...Çünkü herşeyi irdelerler,anında sıkılırlar,ufacık bişeye gelemezler,kadın ilgi göstermeyince ilgi göstermedi olur,oysaki yanına gidip neyin var hayatım diyede sormazlar bukadarda rahat yetişmişlerdir.Kadın karşısında hakkını savunsa adını dırdıra yorup aldatma bahanelerini hazırlamış olurlar...vs...daha birçok şey... Erkeklerin aldatma sebebi bir yığın! |
Erkek egosu üzerine...Erkek için bir kadın üzerindeki iktidarını sarsacak en büyük felaket,o kadının başka bir erkeği seçmesidir.Enteresan olan,erkeğin o kadını seçip seçmediğinin önemi yoktur Sıcak bir yaz akşamı ılık bir geceye dönüşürken, dostlarımla birlikte İstanbul'a tepeden bakan bir mekanın terasında akşam yemeğimizi yiyorduk. Eşsiz manzara, iyi bir mönü ile birleşmiş, hepimizin keyfini yerine getirmişti. Hemen yanımızdaki masada yemek yiyenler bitirip kalkınca, o masaya genç bir çift geldi ve oturdu. Bakışları sık sık tek bir noktaya kilitlenip kalan, dalgın bir delikanlı ile; dudaklarına götürdüğü sigarayı yakmak için çakmağı sigaranın ucuna denk getirmeye çalışırken, üç beş sigarasını da paketinden yerlere döken genç kız, yan masadaki yeni komşularımız olmuşlardı. Aralarında bir gerginlik olduğu seziliyordu. Esmer genç kızın aniden yükselen sesi, ister istemez hepimizin dikkatini bu çifte yöneltti. "Yeter, yeter artık sorma diyorum sana daha ne anlatayım." Genç kız ağlıyordu. Birden bağırmaya başladı. "Evet, yattım, tamam mı yattım Birbirlerinin yüzüne bakamıyorlar, fakat sıkı sıkı birbirlerinin ellerinden tutuyorlardı... Gözyaşları, bağınşmalar ve kucaklaşmalar arasında gidip gelen, yüksek tansiyonlu tartışmanın sebebi ortaya çıkmıştı. Genç kız, delikanlıyı başka bir erkekle aldatmıştı. Sevgilisi genç delikanlı ise bu durum karşısında bir taraftan onu aşağılarken, diğer taraftan ona sevgi göstermeye devam ediyordu. NEVROTİK ERKEKYukarıda anlatılan sahne pek çoğunuza garip gelmiş olabilir. Olayın ortaya konuş şeklini ve çevredeki diğer insanlara (bizlere) verdiği rahatsızlığı bir tarafa koyarsanız, durumun beni pek de şaşırtmadığını söyleyebilirim. Nevrotik erkek egosu işte böyle çalışır. Erkek aslında daima ve her durumda kendi iktidarının peşindedir. Sahip olduğunu bilmek ister. Diğer yandan herkese ve hepsine de sahip olmak ister. Onu tehdit eden en önemli rahatsızlık, daha önce sahip olduğu bir şey üzerindeki iktidar gücünü kaybetmesidir. Erkek için, bir kadın üzerindeki iktidarını sarsacak en büyük felaket, o kadının başka bir erkeği seçmesidir. Enteresan olan, erkeğin o kadını seçip seçmediğinin önemi yoktur. Kadın ilgi ve seçimini o erkeğin dışına kaydırdığında, erkek bunu tehdit olarak algılamaya başlar ve saldırganlaşma potansiyeli taşır. Her erkek kendi saldırganlığını farklı şekillerde ortaya koyacaktır. Kültürü, alt yapısı ve statüsü, tepkisinin şeklinde farklılıklar yaratabilir. Sosyal olarak daha az gelişmişi, kadını vururken; daha gelişmiş olanı ilişkisini, her saniyesinde bir iğneleme ve aşağılamanın yer aldığı bir öç alma müessesesi haline getirebilir. Erkek egosu enteresandır. Kadının arzulanır olduğunu bilirken ona kendisinin sahip olmasını bir ego tatmini olarak algılar. Buradaki tehlikeli sınır, kadının da bir başkasıyla ilgilenebilmesi halidir ki, bu kabul edilemez! Kadının gidebileceğini bilmesi ama gitmeyeceğinden emin olması, erkeğin hem tutkusunun devam edeceği, hem de huzurlu olacağı neredeyse tek durumdur, ilişkilere bir baksanıza, huzur arttıkça, heyecan kayboluyor ama heyecanın yüksek kaldığı ilişkilerde ise pek huzur bulunmuyor. Yazının başındaki olaya geri dönersek; bu ilişkinin bu çerçevede orta ve uzun vadeli devamını pek olası görmüyorum. Erkek, tekrar tekrar sevgilisine yaşadığı olayın detaylarını sorarak, kendi egosunu yaralamaya devam ediyor. Yaşanılanlarla ilgili her detayı bilmek isteyerek, kızın kendi gözünde gittikçe daha fazla devalüe olmasına, aşağılanmasına gayret ediyor olur. Bu durumdaki erkekler, kadına sahip olamadıklarını hissettikçe, onun yaşadığı incitici olayın detaylarına sahip olmaya çalışırlar. Sonunda da, kimi zaman ağlar ve yalvarır, kimi zaman öpüp koklar, kimi zaman da küfredip saldırırlar. Çoğunlukla da hepsini birden sırayla yaparlar. Her ilişkinin her durumda kurtulabilme ihtimali vardır, yeter ki insanlar kendilerini eleştirebilme yetisini kaybetmesin. Hepinize iyi haftalar.. |
Aldatıldığınızın resmidir!Seviyorsunuz, o da sizi sevdiğini söylüyor. Ama ortada bazı gariplikler var! Bazı söylediklerinin birbirini tutmaması, sık sık ortadan kaybolması sizi "Acaba aldatılıyor muyum?" paranoyalarına sürüklüyor. Bunlar bazen gerçekten paranoya olabilir, amaaaaa... Ne yazık ki sıklıkla bu tür göstergeler aldatıldığınızın resmidir!!!! Önceden muhabbetinin kendisini ne kadar sıktığından bahsettiğini arkadaşına, ablasına, kuzenine vs yaptığı ziyaretler sıklaşmışsa, Telefonu olur olmaz yerde teknolojiyi yakalayamayıp, sık sık kapsama alanının ta dışına çıkıyorsa, Ortada hiçbir şey yokken "Kendimi dinlemek için biraz yalnız kalmak istiyorum" deyip duruyorsa, Evde bulduğunuz kadın eşyalarının maziden bir esinti (!) olduğunu söyleyip, anlamsızca sırıtmaya başlıyorsa, Ne olduğunu devlet sırrı gibi sakladığı ama "mutlaka yapması gereken bir iş"i olduğunu söyleyip, buluşma gününüzü ertelemeye kalkıyorsa, Tabii ki sizi seviyor ama söylemek yerine göstermeyi tercih ettiğini söylüyorsa ama sevgisini gösterecek hiçbir şey yapmıyorsa, Sık sık erkek arkadaşlarıyla birlikte olacağını, hatta onlarda kalacağını söylüyorsa ve yatıya kalacağı arkadaşının telefonunu vermemekte direniyorsa, Eski sevgilisiyle şimdi sadece "çok iyi dost" olduklarını iddia ediyorsa ve onunla sizden sık görüşüyorsa, Telesekreterindeki notta ağlayan bu "eski sevgili-yeni dost" kadın, "Arıyorum arıyorum, neredesin canım benim?" diyorsa, Tanıştığınız arkadaşları sizi çok sevip, "Ya boşver bu adamı, iyidir hoştur da sana yaramaz" diyorlarsa, Geçmişteki aşkları silmesinin çok duyarlı! bir insan olduğu için kolay olmadığını belirtiyorsa, Onun evinde romantik bir gece planladığınızda aniden annesinin geleceğinin tuttuğunu ve henüz sizi onunla tanıştırmaya hazır (!) olmadığını söylüyorsa, Onu tesadüfen eski sevgilisinin çocuğuyla gördüğünüzde, bunun sadece çocuğa duyduğu masum sevgiden ileri geldiğini söylüyorsa, Saat 24.00'de evinize dönerken, o da hemen eve gidip uyuyacağını söylüyor ama saat 01.00'de aradığınızda evde yoksa, Evde bulduğunuz fotoğrafların annesinin genç kızlık fotoğrafları olduğunu pişkinlikle söylüyorsa ve fotoğrafın arkasındaki tarih 2000 ise, Evdeki kadın parfümünün unisex olduğunu iddia ediyorsa, Saç fırçasının üzerinde ne ona ne de size ait olmayan saç tellerine rastladıysanız ve o bunların ısrarla kime ait olduğunu bilmediğini söylüyorsa, Sırtındaki tırnak izlerinin, kendi kendini kaşırken olmuş olabileceğini söylüyorsa ve tırnakları kısacıksa, Siz evindeyken gelen telefonlara bakmamaya ya da kısa konuşmalarla kapatmaya çalışıyorsa, Hatta çalan kapıyı bile önce delikten iyice bakıp, korka korka açıyorsa ya da açmıyorsa, Ve bir gün hiç tanımadığınız bir kadın çıkagelip, sevgiliniz olduğunu sandığınız adamın yıllardır sevgilisi olduğunu belgelerle (!) kanıtlıyorsa, Aldanmayın, hiç kendinizi kandırmayın, bal gibi aldatılıyorsunuz! http://www.maksimum.com/i/b.gif |
Aldatma işin içindeyse tek celsede biterHerkesten kendimiz gibi olmalarını istiyoruz bu bizim tabiatımızda var.Erkek arkadaşımızıda heran kahin gibi görmek istiyoruz,isteklerimizi tahmin edip harekete geçmelerini...Burda sadece erkeklere suç atılmaz zaten,biz bayanlar çok tuhaf şeyleriz zaten,bunlara isyandan erkeklerde kendilerine yol çizer olmuştur,çünkü net değiliz anlaşılamıyoruz... Biz kadınlara çok ilgi gösterince "aman bu kadarda olmaz boğuldum yani..", hiç ilgi göstermese "ya neden böyle davranıyo acaba benden hoşlanmıyomu??" gibi duygulara kapılan yaratıklarız..Hiç bişeyde net değiliz,doğallık çok az kadında var..mesela hemen kendimi sıkıştırayım aralarına.. Doğal,rahat,net olduğumuzda karşımızdakine olduğumuz gibi duygularımızı aksettirirsek,bide kendimize ve karşımızdakine saygı duyarsak ilişkinin ömrüde uzar,ne istediğimizide biliriz.Erkekler kahin değildir bayanlar... Bazen yorgun olabiliyolar,sorunlarını içlerine atabiliyolar,biz gibi çataçat konuşamaybiliyolar,ruh halleri her erkeğin farklıdır.. Ne istediğimizi erkeğimize yansıtmalıyız,ona ilgiyi hatta arada şefkati üzerinden eksik etmemeliyiz.. Erkekler neden aldatır???bu hep bayanların suçuda değil beyler!!(çoğu kez karşılıklıdır tabi)Ama erkeklerde sanki aldatmaya bahane ararlarmış gibi arkadaş!Yani başka tadları tadmak için bir bahane adeta..Karşındakini suçlayıp aldatmaya kalkışmak...Aslında bay-bayan farketmiyo bu konuda.Yani bize neler oluyo?Erkekler neden sabırlı değil? Kızlarımızda çok bozuldu,adamın yapmayacağı varsada zilli şahsiyetler tarafındanda baştan çıkarılıyo,evlilikler dağıtılıyo,bazı kızların sırf heyecan olsun diye başkoydukları yanlış ilişkiden dolayı..işte burda aldatma konusunu geçtik,insanlık kavramımızı kaybettik ona yanıyorum,neyse,önceden söylediğim söz geldi aklıma,erkekler kadınlara oranla daha zayıftır,akılları çelinebiliyo,kadın şeytandır bunada kim hakvermezki...? Neyse erkekler her çiçekten bal alamazlarsa gözleri açık gidecektir,(bazıları bu konunun dışındadır)...;) |
Erkek neden aldatır?Erkeklerin cinsel dürtülerini kontrol etmekte zorlandığı bilinir. En azından kadınlar böyle düşünür. Konu sadakat olunca erkekler potansiyel suçlu kabul edilir. Bunun haksız bir şöhret olduğu da söylenemez. Ama bunun gerekçeleri nedir? Peki erkek neden aldatır...? İşte cevaplar... " O oradaydı..."Bazı erkekler için "bugün ve burada" olayı çok önemli. Erkeklerin çoğu ne yazık ki kararı hızlı ve ani verip, yaptıklarının sonucunu düşünemiyor. "Yaşandı, bitti" psikolojisi çok yaygın ama ne kadar geçici bir duygu olsa da sonuçta yanlış adım atılıyor. Tesadüfen ayaklarına gelen bir şansı hiç bir erkek reddetmez. Kadın avına çıkmış olmasa da, seksi bir teklife kimse hayır demez. " Sarhoştum "Erkeklerin aldatma sebepleri arasında alkolün rolü hiç de küçümsenecek gibi değil. " aldatmayı asla düşünmüyordum ama arkadaşlarımla bir partiye katıldığımda bardaki kızlardan biri bana kafayı takmıştı. Onu geri çevirmedim ama eğer sarhpş olmasaydım bunların hiçbiri olmayacaktı. Bir kere hata yaptım ama bu hatayı tekrarlamak istemiyorum". " Nasıl olsa bitecekti..."Bazı erkekler için aldatma ilişkinin iyi gitmediğinin işareti. "Kız arkadaşımı aldattım mı ? Demek ki onu gerçekten sevmiyorum ve hemen o ilişkiyi noktalıyorum." "Aldatmak mı, çok doğal..."Bazı erkekler aldatmayı çok doğal karşılıyorlar."Erkeklerin cinsel açıdan değişik tecrübeler yaşamaya ihtiyaçları var. Bundan doğal bir şey var mı?" "Macera yaşamayı seviyorum..." Yalanlar, gizli buluşmalar, gün ortasında hızlı seks kaçamağı... Bu tür olayların bambaşka bir heyecanı var ve bu heyecan yasak aşklara özgü. Yasak aşk yaşayan erkeklerin çoğu inanılmaz, başka bir olayda asla bulunmayan bir duygudan bahsediyorlar. "İlk adım atıldıktan sonra, arkası kendiliğinden gelir ve ilişkini mahvetmeden duramazsın". "Çünkü farkına varmıyor" "Arkadaşlarımdan biri eve bir kadın getirmişti ve onunla yataktayken kız arkadaşı onları yakaladı. Arkadaşım durumu çok kolay kurtardı. Rakip firmanın bazı sırlarını elde edebilmenin tek yolunun o kadının yatağından geçtiğini anlatıp, sevgilisini aslında kendini feda ettiğine inandırdı". Bu işi yapabilen erkekler kadınların ruhunu çok iyi tanıyorlar. Aldatılan bir kadın asla bunu kabul etmek istemiyor ve gerçek yerine en uçuk yalanları bile yutmaya hazır oluyorlar. |
Çapkınlık ve Global Kriz... Çapkınlık ve Global KrizKadir Çöpdemir, "Çapkınlık" üzerine sorulan bir soruya şöyle bir cevap veriyor. :-) Bayan: Merhaba Kadir bey, ben Mehtap. Avukatım. Size sorum şu: Erkekler çapkınlıktan neden vazgeçmiyor? Kadir Çöpdemir: Şimdi Mehtap Hanım, hadiseye şu açıdan bakalım, diyelim ki biz çapkınlıktan vazgeçtik, her birimiz birer tane kadına adapte olduk, ne olacak o vakit? Ne süslenmenize gerek kalacak, ne şık giyinmenize, ne hamarat olmanıza? Çünkü bizi kendinize bağlamak için bi çabaya gerek kalmayacak. Kozmetik sanayi çökecek, tekstil ve moda sektörü bitecek, otomobil satışları duracak, işsizlik artacak, global kriz çıkacak... Gördüğünüz gibi hadisenin açılımları global krize kadar varıyor. Böyle de bilimsel çözümleme yapan bir insanım. Ama isterseniz konuyu baş başa bi yemek yerken de konuşabiliriz. O zaman detay da veririm hadise hakkında? |
Aldatmak mı sadakatsizlik mi? Psikiyatri uzmanları 'Aldatma' diye bakılan meselenin, çiftlerin kendilerini aldatılmış hissetmeleriyle ilgili olduğunu düşünüyor. Yani aldatma ile sadakatsizlik bazen birbirine karışabiliyor. Klinik psikoterapist Rebia Erdoğan, "Kişiler ikili ilişkilerde bir araya gelirken geçmişin aktarımı ile, koptukları ilk sevgiyi, yani anne ve babadan sonraki sevgiyi verecek sevgiliyi arıyor. Ama yaşam, doğal olarak, dürtülerle hareket ederken poligamdır ve ancak ego düzeyinde bakıldığında monogamdır. Bu, şu demek: İkili ilişki, karşındakiyle birlikte yaşamı üretebilme alışkanlığını elde etmektir. Yetişkin olamadığın zaman, dürtülerinle iç kaygılarını düzene koymaya çalışırken, istesen de istemesen de komşunun bahçesindeki erik hoş gelir. Ama bu kısa sürelidir. Aldatma, temelde bir ilişkiyi üretebilmek ve yaşamı paylaşabilmek becerisini geliştirememiş insanların sonsuz bağ arayışıdır. Ve iki nedene dayanır; terk edilmişlik duygusunu kapatmak ve terk edilmek yerine kendini sürekli güvencede hissetmek, dürtüsellikteki anlık hazların sürekliliğini sağlamak" diyor. Sadakatsizlik aldatmaya dönüyorProf.Dr. Psikiyatr Mehmet Sungur ise tırnak içinde 'aldatma' teriminin sorunu tanımlamayacağını savunuyor ve bu terimin adının sadakatsizlik olması gerektiğini belirtiyor. Sungur'a göre her sadakatsizlikte bir miktar aldatma vardır; ama, aldatma karşı tarafı kandırmak amacıyla yapılır. Oysa sadakatsizlikte böyle bir amaç yoktur. Ancak, sadakatsizlik devam ederken bir süre sonra amaç haline geliyor. Sadakatsizlikte eşlerden biri bir başka kişiye yöneldiği zaman, amacı beraber olduğu kişiyi aldatmak değildir. Başka kişilerle beraber olurken amaç, eşi ya da sevgiliyi aldatmak olmuyor. Sungur, "Mesela, danışanlarımız bize geldiklerinde, 'Başka biriyle beraber oluyorum, çünkü karımla seks artık eskisi kadar seksi değil' diyor. Dolayısıyla, seks artık seksi olmadığı için başkalarına yöneliyor eşlerden biri. Aldatma, eşlerden birinin başka bir partner olduğunu fark ettiği noktada başlıyor. Sorular sormaya başlıyor eş; o sorulan sorulara yalanlar geliyor ve doğrular söylenmediği zaman aldatma başlıyor. O nedenle olay bir sadakatsizlik ve aldatma da bunun bir parçası" sözleriyle durumu açıklıyor. Aldatmanın kişiler üzerindeki etkileriSungur'a göre, herkesin olaydan etkileniş biçimi farklı. Bazen, insanlar tüm bu sadakatsizliği bilmelerine rağmen, eşleriyle yaşamaya devam ediyor. Bazıları ilişkiyi anında koparıyor, bazıları sürekli bocalıyor. Dolayısıyla, bunlardan hangilerinin yaşanacağı tamamen insanlara bağlı. Sungur, aldatmaya uğramış bir kadının ifadesiyle, olaylara yaklaşımı özetlemeye çalışıyor: "Aldatılan bayan, 15 yaşında tecavüze uğramıştı; ama tecavüz, bu sadakatsizlik kadar üzmemişti onu, çünkü o bir yabancıydı. Oysa bayan, eşini en iyi arkadaşı sanıyordu. Sonuçta 'Demek ki değilmiş' kararına varmıştı. Bu hasta intihara eğilimliydi. Çünkü en iyi dostunu ve dünyaya inancını kaybetmişti. Bunun için aldatma kavramının esasını anlamak gerekiyor, insan üzerindeki etkisi nedir diye. Bir ilişki sorunun sonucu olarak mı ortaya çıkıyor, yoksa böyle bir şey olduğu için mi ilişki de sorunlar yaşanıyor? Bunun iyi kavranması lazım." Sadakatsizliğe uğrayan kişiler neler kaybediyor?Prof.Dr. Sungur kayıpları şöyle özetliyor: "Birincisi, kimlik kaybediyorlar. Artık aynı kişi değilim, diyorlar. İkincisi, özel olduklarına ilişkin inançlarını kaybediyorlar. Onun için özel değilmişim, beni kullandı ve attı diyorlar. Üçüncüsü, temel değerlerin kaybına bağlı olarak, kişi kendine olan saygısını yitiriyor. Burada kişiler, normal koşullarda, bir aldatmaya uğramış arkadaşlarını kınarken, kendileri bu tavra sessiz kalıyorlar. Gidemeyişlerini utanç verici buluyorlar. Hatta bu ilişkiyi devam ettirmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Sürekli olarak sadakatsizliğe uğradıkları durumu düşünüyorlar. Bu, onların düşüncelerini kontrol edemeyişlerini de beraberinde getiriyor. Aslında kontrol etmeye çalışmamak da gerekiyor; çünkü ne kadar çabalarsanız o düşünceden kurtulmanız o kadar zorlaşıyor. Düşünceden kurtulmaya çalışmak yerine bir psikiyatrla birlikte düşünmek gerekiyor. Adalete olan inançlarında bir kayıp oluyor. Dünyanın güvenilmez bir yer olduğunu düşünüyorlar. Kendilerini en çok seven insanlar bunu yaparsa, bu dünyada kime güvenebileceklerini şaşırıyorlar." Aldatılan kişinin başka insanlarla bağları da kopuyor. Çünkü, arkadaşları sürekli olarak soru sordukları takdirde, kendini güçsüz bulduklarını düşünüyor; sormadıkları takdirde ise kendisiyle ilgilenmediklerini düşünüyor. Amaç kaybı oluyor; ölüm düşünceleri gelişiyor. Bütün bunları düşünüp her gün bu azabı çekmek yerine, hayatlarının bitmesini istiyorlar. Bir sadakatsizliğe uğrama durumunda bazen utanç, bazen öfke duygusu uyanıyor: "Erkekler bunu her zaman yapar lafına inanmalıydım, ama inanmadığım için kendimi affedemiyorum" durumu yaşanıyor. Bazen suçluluk duygusu yaşanıyor; kişi kendini sorumlu tutuyor ve "Onu ihmal ettim bu nedenle böyle oldu" bahanesine sığınıyor. Umutsuzluk, çökkünlük yaşanabiliyor; aldatılan kişi eş olarak yetersiz olduğunu düşünebiliyor. |
İYİ KOCA GENİ BULUNDU !!! İYİ KOCA GENİ BULUNDU !Amerikalı bilim adamları, erkeklerin daha şefkatli ve tek eşli olmasını belirleyen geni keşfettiler. Fareler üzerindeki araştırma sonuçları Nature dergisinde yayınlandı. ABDnin Atlanta kentindeki Emory Üniversitesi bilim adamları Tom Insel ile Larry Youngın fare türleri üzerinde yaptıkları araştırma çok ilginç sonuçlar ortaya koydu. Sürü halinde veya tam tersine tek başına yasayan, tek eşli ya da çok eşli gibi birbirlerinden oldukça farklı yaşam tarzları olan fare türleri arasında yapılan araştırmalar tek bir genin erkek cinsin sosyal ve monogam olma gibi özelliklerini belirdiğini kanıtladı. GENETİK FAKTÖRLERNature dergisinde yayınlanan araştırma raporuna göre, Insel ve Young erkek cinsin davranış biçimleri üzerinde etkili olan genetik faktörleri belirlemek istedi. İki bilim adamı bu amaçla normalde anti sosyal ve çok eşli olan laboratuvar faresine bunun tam tersi özelliklere sahip yani sadakatıyla meşhur, tek eşli ve sosyal bir canlı olan tarla faresi geni aşıladı. Tarla faresi aşılanan laboratuvar faresi sürü halinde yaşayan ve oldukça sosyal olan tarla faresinin davranış özelliklerini aynen benimsedi. Yani, hem sosyalleşti, hem de tek eş seçerek ona karşı çok sevecen davranmaya başladı. TEK EŞLİ VE SEVECENBilim adamları söz konusu genin insan dahil bir çok memelide bulunan vasopressin adlı doğal hormonun salgılanmasına yol açtığını, bu hormonun da erkeklerin saldırganlık, iletişim kurma yeteneği ve cinsel davranışlarını etkilediğini belirttiler. Tek eşli ve sevecen tür farelerde DNA sarmalınının ötekilere oranla daha uzun olduğu ve dolayısıyla vasopressin adlı hormon salgısını ateşlediği anlaşıldı. Sosyal olmayan farelerde DNA daha kısa çıktı. İlk kez yapılan bu deney sonunda anatomisi, kimyası ve pskilolojisi hakkında çok az şey bilinen beraber yaşama ya da tek eşe bağlanma gibi sosyal formasyonlar hakkında bilgiler artacak. Yani iyi bir koca nasıl olunur veya hangi tür erkek iyi koca olur gibi yanıtsız kalan sorulara tatmin edecek yeni cevaplar üretilebilecek. Bunun yanı sıra otizm,şizofreni ve Alzheimer hastalığı gibi hastalıklara karşı etkili tedaviler geliştirilebilecek. KADINDA ÇOK KONUŞMA GENİ VARGevezeliğin de genetik olabileceği ortaya çıktı. Bilim adamları kadınların daha fazla konuşmasına bu genin yol açtığını sanıyor. Kadınlarla erkeklerin konuşma alışkanlıklarındaki farklılık daha ana karnında kendini belli ediyor. Kız fetuslar, erkek fe tuslara oranla ağızlarını % 30 daha fazla oynatıyor. Bu farklılık ileri yaşlarda da sürüyor. Yetişkin bir erkeğin ağzından günde ortalama 12 bin kelime çıkıyor, kadınlar ise yaklaşık 23 bin kelime sarfediyor. |
Tekrar soruyorum kendime "Erkekler neden aldatır?" diye. Aslanların avlanması gibi: aç kalmamak için, avlanma yeteneğini geliştirmek için. Keşke tüm aldatmalar bu seviyede kalsa, ama intikam ve aşağılama amacıyla yapılan aldatmalar da var. Kadın aldatır, çünkü erkeğin de kendisini aldattığını düşünmektedir. Erkek aldatır, çünkü karısına değer vermiyordur, duyarsa duysun, bilirse bilsin diyordur. Belki de bu işi bitirmek istiyordur, "Ben onu aşağılayım da gitsin, kalırsa da böyle devam ederim" diyordur. |
Erkek neden aldatır? Erkeklerin cinsel dürtülerini kontrol etmekte zorlandığı bilinir. En azından kadınlar böyle düşünür. Konu sadakat olunca erkekler potansiyel suçlu kabul edilir. Bunun haksız bir şöhret olduğu da söylenemez. Ama bunun gerekçeleri nedir? Peki erkek neden aldatır...? İşte cevaplar... O oradaydı..." Bazı erkekler için "bugün ve burada" olayı çok önemli. Erkeklerin çoğu ne yazık ki kararı hızlı ve ani verip, yaptıklarının sonucunu düşünemiyor. "Yaşandı, bitti" psikolojisi çok yaygın ama ne kadar geçici bir duygu olsa da sonuçta yanlış adım atılıyor. Tesadüfen ayaklarına gelen bir şansı hiç bir erkek reddetmez. Kadın avına çıkmış olmasa da, seksi bir teklife kimse hayır demez. Sarhoştum " Erkeklerin aldatma sebepleri arasında alkolün rolü hiç de küçümsenecek gibi değil. " aldatmayı asla düşünmüyordum ama arkadaşlarımla bir partiye katıldığımda bardaki kızlardan biri bana kafayı takmıştı. Onu geri çevirmedim ama eğer sarhpş olmasaydım bunların hiçbiri olmayacaktı. Bir kere hata yaptım ama bu hatayı tekrarlamak istemiyorum". Nasıl olsa bitecekti..." Bazı erkekler için aldatma ilişkinin iyi gitmediğinin işareti. "Kız arkadaşımı aldattım mı ? Demek ki onu gerçekten sevmiyorum ve hemen o ilişkiyi noktalıyorum." Aldatmak mı, çok doğal..." Bazı erkekler aldatmayı çok doğal karşılıyorlar."Erkeklerin cinsel açıdan değişik tecrübeler yaşamaya ihtiyaçları var. Bundan dpğal bir şey var mı?" Macera yaşamayı seviyorum..." Yalanlar, gizli buluşmalar, gün ortasında hızlı seks kaçamağı... Bu tür olayların bambaşka bir heyecanı var ve bu heyecan yasak aşklara özgü. Yasak aşk yaşayan erkeklerin çoğu inanılmaz, başka bir olayda asla bulunmayan bir duygudan bahsediyorlar. "İlk adım atıldıktan sonra, arkası kendiliğinden gelir ve ilişkini mahvetmeden duramazsın". Çünkü farkına varmıyor" "Arkadaşlarımdan biri eve bir kadın getirmişti ve onunla yataktayken kız arkadaşı onları yakaladı. Arkadaşım durumu çok kolay kurtardı. Rakip firmanın bazı sırlarını elde edebilmenin tek yolunun o kadının yatağından geçtiğini anlatıp, sevgilisini aslında kendini feda ettiğine inandırdı". Bu işi yapabilen erkekler kadınların ruhunu çok iyi tanıyorlar. Aldatılan bir kadın asla bunu kabul etmek istemiyor ve gerçek yerine en uçuk yalanları bile yutmaya hazır oluyorlar. |
Unutma hakiki erkek, yuzlerce erkekten meydana gelir. Zaten bir zaman sonra, yuzlerce erkegin sana verdigini,bir erkekten beklemeyecek kadar olgunlasmis olacaksin sen de... Bir kadinin aradigi o bir tek erkek, her zaman icin hayali bir varliktir. Hic olmamistir.... Her erkekte, aradigin erkegin yanlizca bir parcasini bulursun. Gercek bir kadin icin, gercek bir erkek, Allah gibidir, her yerdedir ve hicbir yerdedir. Ask da budur zaten! Baska bir sey degil. Aramaktan vazgec demiyorum, bulmaktan vazgec... M.Mungan(h5) |
ERKEKLER NEDEN ALDATIYOR!Tekrar soruyorum kendime "Erkekler neden aldatır?" diye. Aslanların avlanması gibi: aç kalmamak için, avlanma yeteneğini geliştirmek için. Keşke tüm aldatmalar bu seviyede kalsa, ama intikam ve aşağılama amacıyla yapılan aldatmalar da var. Kadın aldatır, çünkü erkeğin de kendisini aldattığını düşünmektedir. Erkek aldatır, çünkü karısına değer vermiyordur, duyarsa duysun, bilirse bilsin diyordur. Belki de bu işi bitirmek istiyordur, "Ben onu aşağılayım da gitsin, kalırsa da böyle devam ederim" diyordur. Cinsel açlık için veya ufak bir heyecan için yapılanlarla intikam ve aşağılama için yapılanlar arasında büyük bir fark vardır. Kadın durumu öğrendiğinde erkeğin tepkileri de farklıdır. Cinsel açlığını gidermek için aldatan erkek, kadınının ayaklarına kapanır, salya sümük ağlar ve affını diler. Diğeriyse burnundan kıl aldırmaz, karşısındakine en ufak merhamet göstermez ve "Ben böyleyim güzelim, yerse" gibisinden birşeyler söyler. Aldatma aldatmadır diye herşeyi siyah beyaz görmeye çalışanlara soruyorum, sizce bu ikisini aynı kefeye koyabilir miyiz? Bir de zihinsel aldatmalar vardır. Şu veya bu sebeple ilişkisini yürütmek zorunda olup da aklında bir başkası olanlar. Mesela hayatını bir başkasıyla birleştirmiş, ama hala bir önceki sevgilisini düşünenler, karısını eve kapatmış sonra da kariyer sahibi kadınlara hayran olanlar, birlikte yaşlandığı eşine değil de genç kızlara ilgi duyan erkekler. Örnekleri kolayca çoğaltabiliriz. Zararsız gözüken fakat insanları ömür boyu takip eden bir durumdur bu. Zihinsel olarak aldatılanın çoğu kez olaydan haberi bile olmaz, çünkü olay zihinden dışarıya, fiziksel ortama taşmamaktadır. Taşsa bile o kadar masum ve ufak görünen şeylerdir ki bunlar, başkalarına anlatıldığında "Yapma canım, büyütülecek ne var bunda" denir geçilir. Bazen maddi statünün değişmesiyle zihinsel aldatmalar son bulur. Adam çok para kazanır, ünlü olur, önce arabasını değiştirir, sonra da karısını. Adam kadına aşıktır, ona maddi manevi destek olur, iş, ev, araba sahibi yapar, "bye bye" denilen o olur. Şimdi evlenme memurunun sorularını daha iyi anlıyorum, hastalıkta ve sağlıkta, iyi günde kötü günde birlikte olmak istiyor musunuz ... Yoksa daha iyisini bulamadığınız için bununla mı yetiniyorsunuz ... |
Cinsel Tıp Derneği Başkanı Dr. Cem Keçe, "Aldatma belki de insanlık tarihinin en eski zamanlarından bu yana değişmeyen bir gündem maddesidir ve son yıllarda sosyal bir yara haline gelmiştir" dedi. Keçe, erkeklerin cinsel açıdan değişik tecrübe yaşama ihtiyacından, kadınların ise duygusal gerekçelerle aldatma yoluna gittiğini kaydetti. Keçe, genel olarak temelde var olan bir ilişkiyi geliştirebilmek, üretebilmek ve yaşamı paylaşabilmek becerisini geliştirememiş kişilerin kendilerini yeniden ifade etme, dürtüsellikteki anlık hazların sürekliliğini sağlama ve sonsuz bağlanma arayışlarına 'aldatma' olarak nitelendirildiğini ifade etti. Aldatmanın belki de insanlık tarihinin en eski zamanlarından bu yana değişmeyen bir gündem maddesi olduğunu ve son yıllarda sosyal bir yara haline geldiğini anlatan Dr. Keçe, kadın ve erkeğin aldatma nedenlerinin farklılıklar gösterdiğini söyledi. Keçe, "Yasak aşklara özgü heyecanın tadının yanı sıra erkeklerin fiziksel yani cinsel açıdan değişik tecrübeler yaşamaya ihtiyaçlarından ve cinsel dürtülerini kontrol etmekte zorlandıkları için, kadınların ise duygusal gerekçelerle yani yaşadıkları umutsuzluk ve mutsuzluk nedeniyle aldatma yoluna gittikleri görülmektedir" diye konuştu. Konu aldatma olduğunda, önce erkeklerin potansiyel suçlu kabul edildiğinin altını çizen Keçe, şöyle devam etti: "Çünkü nikah yüzüğünü takan erkeğin testosteronu düşmüştür ve kendini ispatlamak zorundadır. Bu nedenle erkekler daha çok aldatır. Aldatma duygusallığa dönüşmeden sadece cinselliğe dayalı yaşanırsa bu durum bazı erkekler için evliliklerini kurtarma şekli de olabilir. Erkek aldattığı zaman, duygularıyla toplumun baskısı arasındaki yaşanan sürtüşme, hakim ve güçlü olan erkek olduğu için büyük değildir. Erkekler aldattığında dikkatsizdir, kendisine daha fazla bakmaya başlar, yeni elbiseler alır, sık banyo yapar, yeni parfümler alır, rejim yada egzersize başlar, akşam eve beklenmedik saatlerde gelip, işte sürekli bir toplantı hali yaşadıklarını ifade ederek hemen kendilerini ele verirler. Erkekler için gizli buluşmalar ve gün ortasındaki hızlı seks kaçamağı heyecan vericidir. 'Yaşandı ve bitti hesapsızca' psikolojisi erkekler için çok yaygındır. Erkekler ilk adımı atıldıktan sonra kesin arkasını getirirler. Erkekler için aldatmak çok doğaldır ve genelde sarhoşturlar. Tesadüfen ayağına gelen bir şansı hiç bir erkek kolay kolay reddedemez. Aldatan erkek suçlu çocuk gibi bakar fakat bazen nedensiz yere eşinin bütün kusurlarını ortaya döküp kırıcı olabilir. Aldatan erkeğin seks yapma stilinde bir değişiklik olur yada hiç seks yapmak istemez ve çocuklarına daha az zaman harcamak ister. Kadın aldattığı zaman, duygularıyla toplumun baskısı arasında sürtüşme ve çatışma süreci yaşar. Bu nedenle kadının aldatması daha zor, daha derinlikli, daha heyecanlı, daha edebi ve daha zengin bir malzemedir. Kadınlar aldattığında çok daha dikkatli davranırlar. Her ayrıntıyı düşünürler. Çünkü kadınlar için günü birlik bir ilişkiden çok, uzun süreli ve duygusal bağları kuvvetli bir ilişki yani aşk yaşamak çok daha önemlidir. Kadınlar seks yoluyla bulaşan hastalıklar konusunda çok duyarlıdırlar. Kadın aldatmayla birlikte sevgi, aşk, romantizm, heyecan ve sürpriz arar. Kadın bir yasak ilişki yaşadığında yüzünde bir parıltı belirir ve her bakımdan çok çekici olur. Suçluluk duygusuyla kadın eşine karşı daha sevecen davranır. Kadın parfümünü değiştirir, saçıyla ve makyajıyla daha fazla ilgilenir, evde özensizdir, dışarı çıkarken daha farklıdır." ERKEKLER VE KADINLAR NEDEN ALDATIR?Çocukluktan gelen iç çatışmaları olan erkeğin aldatma olasılığının çok yüksek olduğunu ifade eden Keçe, aslında erkeklerin aldatmak için çok önemli bir nedene de ihtiyaçları olmadığını vurguladı. Erkeklerin, "Maksat heyecan olsun, skor olsun" mantığıyla eşini aldattığını söyleyen Keçe, çünkü çok sayıda kadınla ilişkiye girmenin erkek için arkadaş çevresinde bir takdir göstergesi olarak algılandığını kaydetti. Keçe, erkeklerin aldatma gerekçelerini şöyle sıraladı: "Her erkek yapar, heyecan olsun diye, arkadaşlarımı etkilemek için, başka bir kadına aşık oldum, sarhoş olduğum için, eşimle sorunlarımız var, ortam öyle gerektirdi, olaylar öyle geliştiği için, karım benimle ilgilenmiyor, ona acıdığım için, istediğimi elde edebileceğimi kendime kanıtlamak istiyordum, canım seks istiyordu, onu öylece eve yollayamazdım, karım kendisine eskisi gibi bakmıyor, cinsel isteğim fazla." Mutsuz olan kadının aldatma olasılığının çok yüksek olduğunu söyleyen Keçe, kadının eğitiminin artması ve iş yaşamında daha aktif rol almasının, aldatma konusunda erkek egemenliğinin kırılmasına yol açtığını vurguladı. Kadınların kişilik yapısına göre aldatma konusunda farklı tutumlar gösterdiğini anlatan Keçe, "Bir grup kadın duracağı yeri bilirken, bir grup kadın ise belirli bir çizgide ilişkisini devam ettirebilir. Bu, tamamen ilişkinin gidişatı ve kadının ruh durumuyla bağlantılıdır. Kadın aşıksa ve aldatılmak çok avam ve aşağılayıcı şekilde gerçekleşmemiş ise çok daha az vicdan azabı duyar" diye konuştu. Keçe, kadınların aldatma gerekçelerini ise şöyle sıraladı: Mutsuzum, çok zekiydi, tatmin olamıyorum, bir filmdeki erotizminden etkilendim, aşık oldum, beni çok ihmal etti, yeniden bir erkeğe ihtiyaç duyduğum için, yakınlık ve şefkat özlemi çektiğim için, kendimi yalnız ve terkedilmiş hissettiğim için, aylardır seks yapmadığım için, onu kendime daha fazla bağlayabilmek için, baştan çıkarmanın zevkinden, çok uğraştı, peşinde koşulan nüfuzlu biri olduğu için, istediğimi elde edebileceğimi kendime kanıtlamak istiyordum, ona aşık olduğum ve benimle ciddi olduğu için, kocam beni aldattığı için intikam almak istedim, cazibesi ve esprisi olduğu için, sesi çok seksi olduğu için, kendimi tümüyle teslim etmek istediğimden, beni sekse zorladığı için, kariyer yapmamda bana yardımcı olsun diye." Aldatma konusunda daha önce yapılan bilimsel çalışmalara bakıldığında duygusal aldatma ve cinsel aldatma ayrımı yapıldığının görüldüğünü ifade eden Keçe, "Var olan bir ilişki varken bir başka partnerle cinsel ilişkiye girmek cinsel aldatma, duygusal bir yakınlık yaşamak veya bir başkasına aşık olmak ise duygusal aldatma olarak değerlendirilir. Erkekler daha çok cinsel aldatmayı tercih ederken kadınlar ise daha çok duygusal aldatmadan yanadır. Ayrıca duygusal aldatma cinsel aldatmaya göre daha zor bir durumdur ve içinden çıkılmaz bir hal almasına yol açabilir ve asıl aldatma budur" dedi. |
Aldatma her insanda olan bir duygu olabilir,önemli olan o duyguyu frenlemek... bi yakınımdan bahsetmek istiyorum; Okuldan arkadaşım hamileydi doğum yaptı,Eşinide yakınen tanırım çünkü erkek arkadaşımla arkadaşlar..Birgün erkek arkadaşım bana :"erdoğan berrini aldattı,şimdide bel soğukluğu kapmış.."dedi..Bende bu hastalıktan sonra eşiyle birikte olursa kötü sonuçlar gösterebilir dedim,çünkü o zamanlar berrin hamileydi.. Erdoğan doktora gittiğinde doktor ona şöyle demiş:"Eğer eşinle ilişkiye girersen çocukta sorunlar olabilir,gözlerinde bazı sorunlar ortaya çıkabilir"demiş doktor... VE...Günahsız mis kokulu bebecik dünyaya geldi.Şuanda 1 yaşında ve çocuğun gözünün biri kayıyo,şaşı bakıyo yavrucak..:( Allah'ın sopası yok beyler..;) (Kadınlara da diyecek çokşey var,bide onları haşlamayayım burda..);) |
erkekler neden mi aldatir eyer onun kurallarini tutmazsan ona uymazsan ozaman ve onun yanisini görür tantana yaparsan ozaman sinirlenir sonra senden nefret eder be baska kiza gider onunla eylenir sonra eyer seninle barisirsa ozaman hic bisey olmamis gibi hayatina davranir :( |
O kadar zamandır uğraşıyorsunuz hala erkeklerin neden aldattığını anlayamadınız mı :)) İğneyi biraz da kendinize batırırsanız eminim bir an önce sonuca varacaksınızdır... |
Erkekler aldatır, çünkü bu işi kadınlara oranla çok daha kolay yaparlar. Kadınlar daha duygusaldır ve aldatmak yerine terk etmeyi tercih ederler. Uzun süreli ilişkilerden çabuk sıkılan erkek başka kadınlara yanaşarak heyecan duyar. Bazen bir ilişki ne kadar iyi olursa olsun, heyecan bittiği için erkek yeni bir oyuncak bulmuşçasına başka kadınlara yönelir. |
Beyler adatmanın artık nelerden kaynaklandığını az çok biliyoruz tabii,çuvaldızı tabikide kendimizede batırmalıyız,ama erkekler neden hemen kaçışı aldatmak olarak görüyolar,?neden hemen sığınacak lliman ararlar?,,işte asıl erkeklerin bu zayıf yönlerinden bahsetmek gerekir,Hiç başıma gelmedi,ama az çok etraftan,çok yakınlarımdan birebir görüp değerlendirmeler yaptım;gördümki erkekler çokçabuk pes ediyolar..Maalesefki çok azı iradesine sahip çıkabiliyo..Kadınlarda aldatıyo ama en azından erkekler gibi çabuk pes etmiyolar.Kadınlar aldatıyosa gerçekten ilişki kötü durumdadır,canları yanmıştır.Bazı kadınlarda varki zorla adamı dışarı teşvik ederler buda çok rastlanan bişey günümüzde..Erkeğinin cinsel,manen isteklerine cevap vermeyen kadın dolu etraf..burdada erkekleri suçlamamak gerekir tabii.Birde partnerlerin ortak yanlarının olması gerekiyo bana göre,frekanslar uyuşmalı..daha sağlıklı bir ilişki olur bence.. |
Hürriyet pazar ekinden aldatma.İnternetteki aldatanlar kulübünün bin üyesi bir araya gelip aldatmanın ahlakını yazdı. Aldatmanın da etiği mi olur demeyin, bileninden işin raconunu öğrenin. Meğer aldatmanın da bir raconu, kendi incelikleri varmış. Öyle ya savaşta bile uyulması gereken kurallar var. Aldatma itiraflarının yazıldığı aldatanlarkulubu.com sitesi üyeleri bir oylama yaptı, aldatırken uyulacak 10 önemli etik kuralı belirledi. Eşi hamileyken yeltenmenin günahı ayrı, hanımına yapmadığı harcamayı öbürüne yapmanınki ayrı. İşyerindeki bir çıtırla birlikte olmak farklı; en yakın arkadaşıyla aldatmak ya da kendi yatağında yapmak farklı. Kurallara uygun oynamak, belden aşağı vurmamak istiyorsanız evli olduğunu saklamak da yasak, birlikte olduğun kişiye aşık olmak da. Umut Elçioğlu vatani görevindeyken, onu Tony Teodoridis’le aldatan Pınar Altuğ en önemli kuralı çiğnedi mesela: Tezkere bekleyen erkeğe, çocuk bekleyen kadına yamuk yapılmaz. Etik kurallara toslayanlardan biri de yapımcı Erol Köse. Eşini şarkıcısıyla aldattı, yetmezmiş gibi televizyona çıkıp popçu Gülşen’e aşık olduğunu da söyledi. Aldatmanın üstadlarına göre göre bu vaka ’duygusal aldatmaya’ giriyor ki fiziksel aldatmadan bile daha tehlikeli. Seksin yanında bir de sevgi-aşk, kadının affedemeyeceği, boşanmanın kesin olduğu bir durum. Allah’tan Ajlan Hanım kulüp üyeleri kadar katı değil de, Köse çiftinin evliliği kurtuldu. Camlı Aldatma dükkanındaki fillerden biri de Kaya Çilingiroğlu. En çok ’popüler mekanlarda yapmamayı’ düzenleyen 8 numaralı kuralı ihlal ediyor. Ama işin ilginç tarafı, Çilingiroğlu’nun aldatanların belirlediği diğer 9 kuraldan tam not alması. Aldatanlar Kulübü’nün yaptığı çalışma sadece kurallarla ilgili değil. Temel aldatma çeşitleri, en sık başvurulan mazeretler ve "saygıdeğer" aldatma örnekleri de bir güzel derlenmiş. Buna göre aldatma, sadece beyinde de olabilir, eşler arasında danışıklı da. Mesela yönetmen Kudret Sabancı oyuncu Sanem Çelik’le tek eşli aldattı. Umut-Tony-Can-Yağmur karesini tamamlayan Pınar Altuğ’unki ise multi-aldatmaya giriyor. Aldatmasıyla gündeme gelenlerden sadece tek bir isim bu kategorilerden hiçbirine sığmıyor, tam oturmuyor: O da aldattığı eşini üstüne bir de döven Konya milletvekili Halil Ürün. ALDATIRKEN UYULACAK 10 KURAL1. Kadın hamileyken aldatmayacaksın TEMEL ALDATMA ÇEŞİTLERİBEYİNDE ALDATMA: Aklından geçirip, hayal edip icraat yapmamak. En kötüsü yatakta başkasını düşünmek. SANAL ALDATMA: İnternetten chat yapıp, "henüz" icraat yapmamak. Deneme çalışmalarının ilk aşaması DENEME 1-2 ALDATMALARI: Buluşmak fakat cinsel ilişkiye girmemek, vicdan yoklama çalışmalarının bir adım sonrası tabii ki seks. FİZİKSEL ALDATMA: Sadece seks amaçlı aldatmak. Duygusal bir şey olmadığı için bazılarına göre aldatma sayılmamaktadır. PLATONİK ALDATMA: Sadece uzaktan, beğeni, aşık olmak ama o kişiye yaklaşmamak. İNAT İÇİN ALDATMA: Karşı taraf çok kıskanç olduğu için, "madem bana güvenmiyorsun ben de yapayım bari" diyerek aldatma. KISASA KISAS ALDATMA: "Sen yaptıysan ben de yaparım" denilerek, karşısına çıkan ilk kişiyle aldatmak. MULTİ ALDATMA: Birkaç kişiyle birlikte aldatma, partnerini aldattıklarını da aldatmak. DANIŞIKLI ALDATMA: Karşılıklı, anlaşmalı bir şekilde aldatmak. Olmaz demeyin. Boynuz.Org’u okuyun. DUYGUSAL ALDATMA: Seksin yanında aşk veya sevginin de olması ki bu en tehlikelisi. Boşanmanın kesin olduğu bir durum. EN POPÜLER 5 ALDATMA MAZERETİ1. Heyecan arayışı% 31 2. Değişiklik arayışı% 23 3. Beklentilerin partneri tarafından karşılanmaması% 19 4. İlgisizlik% 19 5. Sevgisizlik% 8 TALTİF EDİLEN ALDATMA BİÇİMLERİ1. İşyerinizden bir çıtırla beraber olmak. 2. Spor salonundaki, alışveriş merkezindeki hatta yoldaki biriyle beraber olmak. 3. Eğer partneriniz evliyse onun aldatılması da caiz ve de farzdır. |
Erkek Neden Aldatır? Çapkınlık,hovardalık,aldatma,aldatılma konuları insanlık tarihi boyunca hep olmuş ve tartışılmıştır. Çapkınlık."bir insanın sık,sık partner değiştirmesi,daldan dala kanması" olayıdır.Çoğu kez duygusallık aranmaz;anlık hazza dönük eylemdir.Her çapkın insan aynı kategoride düşünülemez.Örneğin manik bir hasta,düşünce,ve davranışlarındaki aşırı hareketliliğe paralel olarak cinsellikte de aşırı istekli olur ve hiç bir sınır tanımadan önüne gelen karşı cinsle ilişki kurmaya çalışır Yoğun kaygı ve sıkıntısını kumar oynayarak,alkol ve uyuşturucu alarak yatıştıran insanların yanı sıra ,değişik insanlara koplimanlar yapıp onu "düşürmenin"hazıyla yatışan,sakinleşen insanlarda var;Çevresine hava atmak için ne kadar değişik insanla ve fazla sayıda sex yaptığını anlatanlarda vardır... Gizli homoseksüel eğilimleri olan bazılarının,bu dürtülerinin verdiği rahatsızlığı bastırmak,adeta erkek olduklarını ispatlamak için sürekli kadın"dizmeleri de" görünürde çapkınlıktır... Telkine yatkın,zeka problemi olan bir insan,etki altında bırakılarak veya kandırılarak değişik insanlarla sex yaptırabilirler.Bunu'da bazılarının çapkınlık gibi gördüklerini biliyoruz.Ekonomik ve sosyal statünün birden değişmesine bağlı hazımsızlıklar vardır.imkan bulamamıştır;bulduğu anda;ne oldum?hissiyle,büyük bir açlıkla saldırabilirler. Ayrıca yaşamın diğer alanlarında yeterli başarıyı gösteremeyen bazıları,seksüel alandaki " başarıyla "avunabilirler.Çapkınlığın başka boyutları da vardır. Dürtüleri kontrol edememe, aşırı istekli olma(hiperseksüel)boyutu da vardır.Kişi biyolojik,sosyal ve psikolojik açıdan yeterli olgunluğa ve denetim mekanizmasına sahip olmadığında da çapkınlık görülebilir.seks hormonlarının aşırı salgılanması da(çeşitli hormonal,tümöral veya başka nedenlere bağlı)kişiyi aşırı seksüel davranışlara itebilir. Sık partner değiştiren bazı insanlar ;özellikle iktidarsız olan bazı erkekler,bu durumlarının verdiği baskı ve stresi atmak için ve de"daha ölmediklerini"kanıtlamak için genç ve güzel bayanlarla çıkarlar ve onlara pahalı hediyeler alarak, devamlı iyi davranarak bu durumun deşifre olmamasını isterler.Görünüşte"çok hızlı adamlardır"Buna benzer durumları yaşlı zengin,sosyetik,ünlü birçok bayanda da görüyoruz.Onlar da barlardan 18-25 yaş arası gençleri toplayıp götürebilmektedirler" Birde"kırkından sonra azma"olayı vardır.seksüel yaşam,yaşın ilerlemesiyle birlikte azalır;bu doğaldır.Fakat"teklemeye başlayanlar,büyük bir panikle:"Eyvah bugüne kadar farklı bir şey yapamadık,"teklemeye de başladık,bari bundan sonra hızlı yaşayalım!düşüncesiyle çapkınlığa başlarlar. Çapkınlık olayında genetik faktörler rol oynayabilir,fakat yukarıda sıralanan nedenler dışında be de model alma,taklit etme boyutu vardır.Erkek veya kadın,çevresinde hep bu tip insanlarla yüz yüzeyse,değer yargıları buna müsaitse o da bu kervana katılabilir.insan davranışları çevre faktörüyle de çok ilişkili olduğundan eğilimli insanlar negatif ya da pozitif yönde değişebilirler. Netice olarak;çapkınlık,genetik,biyolojik,psikolojik ve sosyo kültürel faktörlere bağlı,çok yönlü bir evrensel durumdur. |
"Erkeklerin Duası Diye" duymuştum bir ara:" Elham dürüsü ile kızlar sürüsü ile her gün birisi ile olmamı nasip eyle Yarabbim!" Bu şekilde idi sanırım. -Yanlış hatırlamıyorsam tabi, pek emin değilim. Gelelim, söylemek istediklerime, ben bu güne kadar karşı cinsten hiç bir şahısla beraber olmadım. İnanılması güç olabilir size göre. Ama neden? -Öncelikle güvenebileceğim bir şahsiyet çıkmadı karşıma. -Çekici bulabildiğim biri çıkmadı karşıma. -Davranışları ile örnek olabilecek biri çıkmadı karşıma. -Görünümü ile yeterince etkileyici biri çıkmadı karşıma. -Bunun gibi ve daha fazlası... Peki ben neyi arıyorum: Dört dörlük birinimi arıyorum yoksa. Hayır bence yukarıda sıraladığım özellikler bazı kişiliklerde bulunur. (4 Özellik) Yoksa ben Kör Salih'miyim. Toplumda denildiği gibi! İşte böyle! Ben gördüm, duydum, kokladım ve dokundum ama karşı cinsten istediğim şeyi alamadım. Bu yüzden de istediğim şeyi alacak olursam aldacağımı sanmıyorum. Hem ilişki boyutuna bile gelmemiş bir çömezden, aldatma beklenebilir mi? İstediğim mutlu bir yuva kurmak. Çocuklarıma analık yapacak bir annenin eşim olması. Çok istiyorsam mağdur görün... |
Karşı kıyıya geçmesi için kurbağa akrebe yardım eder. Karşıya geçen akrep, bu yardımı için kurbağaya, onu sokarak teşekkür eder. Ölmek üzere olan kurbağa akrebe, bunu neden yaptığını sorar. Akrep de der ki: - Bu benim doğam da var.. |
Erkeğin aldatmasının temelinde yatan en önemli başlık tatminsizliktir. Dişi dişiliğini her fırsatta erkeğine gösterdiğinde aldatma bir hikaye bir mizansen yada fantezide kalan bir piyes olur. Unutulmaması gereken şudur. İnsan aç gözlü bir yaratıktır ve bilinç altındada şu saklıdır beğendiği her şeyin kendisine ait olmasını ister buda insan doğası |
BEN DEĞİL GENİM ALDATTI.. ''Beni aldatıyor mu?'' Belki de dünyanın en can acıtıcı sorusu budur. Arkasından gelen ''Neden aldatıyor?'' sorusunun yarattığı acı da az buz değildir. Birinci soruya değil ama ikinci soruya bilim adamlarının bir yanıtı var. Onlar nedenin 'aldatma geni' olduğunu düşünüyorlar. Yani, ''Kusura bakma, genim bozuk, seni o yüzden aldattım'' diye bir yanıt alırsanız, şaşırmayın. Muhtemelen doğru söylüyor. Bunun en iyi tarafı 'tedavi edilebilir' olması. Ne zaman mı? Daha zaman gerekiyor. Türk filmlerinin senaristleri haklı çıktı. Hani, köyün güzel ve masum kızına hiç hak etmediği halde, “Sen de anan gibi ..... olacaksın” diye kehanette bulunan kötü adam ve kadınlara replik yazan senaristlerden söz ediyoruz. Ya da annesi pavyonda çalıştığı için kızı gelin olarak istemeyen esas oğlanın taş kalpli ana-babasına kötü sözler söyleten senaristlerden... Bilim adamlarının 21. yüzyılda keşfettikleri bir gerçeği, anlaşılan onlar 20. yüzyılın ortalarında biliyorlarmış. Çünkü Amerikalı gen mühendisleri, bir aldatma geni buldukları iddiasındalar. Yani yüksek tansiyon, mavi göz, uzun boy, kolesterol gibi ‘aldatma alışkanlığı’ da kuşaktan kuşağa geçiyormuş. Yani ‘anasına bak kızını al’ ya da ‘babasına bak oğlunu alma’ durumları var ortada. Aldatmanın tarihi, insanoğlunun tarihi kadar eski. Biri diğerini aldatmaya görsün, ‘can acıyor’, ‘hayatlar kararıyor’. Üstelik aldatma, dil, din, cins, milliyet, ırk, yaş ayrımı yapmadan herkesi vuruyor. Dünyanın en prestijli erkek ve kadınlarından devlet başkanlarına, işçilerden köylülere, yani topyekûn herkesi pençesine alan aldatma konusu, bilim adamlarının da araştırma sahasına girmeyi başardı. Soru şu: “Neden aldatıyoruz ve aldatma geni var mı?” Son yıllarda her şeyin nedeni olarak DNA’ya başvuran genetik bilimi, eğer buna da cevap verebilirse; ezeli sorunumuz aldatmayı da rafa kaldırabileceğiz demektir. Bu araştırma kapsamında çalışan İngiliz bilim adamları, yaşları 18 ile 60 arasında değişen 5 bin kadınla görüşmüşler. Bu kadınların yüzde 23’ü en az bir kere eşlerini aldattığını itiraf etmiş. Aynı araştırma kapsamında ikiz kadınlar da incelemeye alınmış ve bu inceleme sonunda görülmüş ki, ikizlerden biri ihanet ederse, diğerinin ihanet etme oranı yüzde 55. Bu çalışma, 1993’te başlayan, aynı zamanda eşcinselliğin de genetik olabileceğini düşündüren tartışmayı da alevlendirmiş. Aldatma genetik mi? Biyolojik psikiyatri üzerine çalışmalar yapan, Pamukkale Üniversitesi Psikiyatri Kliniği Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hasan Herken, aldatmanın geni olmayacağını ancak Batılıların bu tür söylemleri çok sevdiklerini belirtiyor. Doç. Dr. Herken’in yorumu şöyle: “Hiperseksüaliteye yol açan genlerin bulunduğunu söylüyorlar. Problem polimorfizm kavramında düğümleniyor. Bu kavramı anlayabilirsek, genlerle ilgili yapılan yorumları da anlayabiliriz. Gerçekte genetik çeşitlilikle ilgili bir kavram bu. Geçenlerde bilimsel aktüalite dergilerinde ‘İnancın geni bulundu’ dendi. Okurların burada anladığı, bu (VMAT2) gene sahip olanın dindar olduğu, bu gene sahip olmayanın ateist olduğu şeklindeydi. Oysa bu genin üç farklı şekli insanlarda bulunuyor ve soyut düşüncenin gelişimiyle ilgili bir gen bu. Bu genin bir formunda soyut düşünce gelişkin, birinde orta düzeyde, diğerinde zayıf oluyor. Soyut düşüncenin gelişkin kısmında birey tanrıya inanıyorsa, o zaman mesela Mevlânâ veya Yunus Emre gibi olaylara geniş ve değişik çerçeveden bakabilen kapsayıcı bir inanca sahip oluyor. İnançsız olursa, soyut düşüncesi yine gelişkin oluyor ve Nietcszhe, Jean Jacques Rousseau gibi oluyor. Mesela soyut düşüncesi zayıf olan grup futbol taraftarı olursa, holigan; dine takılırsa, şekilci, içerikten yoksun bir din anlayışı geliştiriyor ve yobaz oluyor. Dinde Mevlânâ, Yunus Emre anlayışı nerede, yobazlık nerede. Soyut düşüncesi gelişkin birey inançsız olursa, JJ Rousseau gibi, muhalif söylem sahiplerinin konuşabilmesi için ‘Gerekirse hayatımı veririm’ diyebiliyor. JJ Rousseau’nun ufku nerede holiganizmin ufku nerede.” Günahın geni Doç. Dr. Herken, daha önce de dürtüselliğin ve saldırganlığın derecesini belirleyen MAO ve COMT genlerinin günahkârlığı etkilediği yolundaki iddiaları hatırlatarak şunları söylüyor: “Burada da dindarlığın geni bulundu denildiğinde yapılan hata yapıldı. Dürtüsel ve saldırgan eğilimli (günaha meyilli) olan dindar da var, olmayanı da. ‘O geni taşıyan herkes günah işlemek zorunda’ diye bir şey yok. Bu, belki meyilli olmayı açıklayabilir. Fakat her halükârda irade esastır. Aldatma konusunda, mesela uçarı olma, daldan dala konma, sık gönül ilişkilerine girmekten bahsediyorsak, böyle bir şey başka bir ruhsal hastalığın belirtisi değilse, değerlendirmeye alınabilir. Bu genin de yüksek, orta ve hafif aktiviteli olmasına bağlı olarak seksüalitede farklılık olabilir. Ama bu, tek belirleyici olamaz. İnsanı insan yapan (diğer memelilerden ayıran) binlerce gen var. İnsan davranışı, bu karmaşık genlerin birden aktiflenmesi sonucunda iradi olarak ortaya çıkar. Yoksa insanın bir geni aktifleşip onun gereğini yapıyorsa, insanın diğer hayvanlardan farkının olmaması gerekirdi. Halbuki insan düşünen, birkaç seçenekten birine karar verebilen, verdiği kararı uygulayabilen, verdiği kararın sonuçlarına katlanması gerektiğini önceden bilen bir varlık. Konumuz aldatmanın geni olduğuna göre, bahsi geçen genin fazla, orta veya zayıf aktiviteli olmasına bağlı olarak aldatmaya fazla meyilden belki bahsedilebilir. ‘Fazla olan çok aldatır, az olan az aldatır’ denilemez. Çünkü insanın davranışını sadece genler yönlendiremez. İnsanın davranışında (aldatma da buna dahildir) biyolojik yapı, bireyin iç dünyası kadar sosyal değişkenler de etkili oluyor. İnsan davranışını belirlemeye yönelik genetik çalışmalara bu gözle bakmakta fayda var. İnsanın genetik yapısının şimdilik değiştirilebilmesi olanaklı görünmüyor, Fakat bu, sonradan etkilenemeyeceği anlamına gelmiyor. Şimdiki imkânlarla bile etkilemek mümkün. Belki yakın bir gelecekte değiştirmek de mümkün olacak.” Yüzde 20’lik etki var Psikiyatr Dr. Alp Karaosmanoğlu ise aldatma konusunda genlerin etkisi olabileceğini düşünüyor ve sonucun hazırlayıcısı olarak yüzde 20’lik bir etki bulunabildiğini söylüyor. Ancak birçok davranışta olduğu gibi, aldatma konusunda da yüzde 75-80 etki, farklı koşullardan geliyor. Psikiyatr Karaosmanoğlu, “Bulut olunca yağmur yağar ama her zaman yağmaz. Gen bir etken sadece. Örneğin bizim araştırmalarımızda, aldatan bireylerin aşırı şımartıcı anne ve uzak babaların çocukları olduğu görüldü.” Genler etkili olabilir Psikiyatr Dr. Armağan Samancı, aldatmanın genetik olup olmayacağı sorusuna karşılık; bir grup insanın ilişkilerinde daha süreksiz olduğunu, farklı ilişkilere kaydığını, buna karşılık bir grup insanın da bağımlı ilişkiler gösterdiğini belirtiyor. Dr. Samancı, “İnsanların kişilik özellikleri genler tarafından belirleniyor. Sosyal çevre, davranışlarda etkili olsa bile aldatmayı belirleyenin genetik özellikler olma ihtimali yüksek. Ancak, biliyoruz ki, hem psikiyatrik rahatsızlıklar hem kişilik özellikleri çoğul genlerin fonksiyonu olarak ortaya çıkıyor” diyor. Psikiyatr Dr. Kemal Sayar ise aldatmanın genetik değil, aksine tamamen psikolojik nedenlerden kaynaklandığını düşünüyor. Dr. Sayar, “Çocukluk dönemindeki güvenlik ihtiyacı buna neden oluyor” diyor. Genetik yatkınlık nedir? New York’ta yaşayan Genetik Mühendisi Dr. Mesut Darendeli ise aldatmanın genetik olup olmayacağına ilişkin olarak şunları dile getiriyor: “Öncelikle şunu soralım, psikiyatrik bir hastalık geliştirmeye genetik olarak yatkın olabilir miyiz? Bu konudaki bir araştırma, kişinin verili bir patoloji geliştirmeye az ya da çok uygunluğunu belirleyen genom değişimlerini ortaya çıkartmaya çalışır. Bu risk etkenleri sayıca çoktur ve tanımlanmaları zaman alacaktır. Bugüne kadar, bu tür bulgular bildiren yayınlardan hiçbirinin doğrulandığı ise görülmedi. 1980’li yılların başından itibaren, moleküler biyoloji ve genetik analiz alanındaki gelişmeler, psikiyatrik hastalıkların incelenmesinde yeni bakış açıları sunmuştur. Aslında, patolojik süreçlerin ve belirtilen etkenlerin daha iyi anlaşılması, tedaviyle ilgili bazı ölçülere varmamızı sağlayabilir. Risk kavramı veya genetik yatkınlık, psikiyatrik hastalıkların da içine girdiği, çok etkenli hastalıklara özgüdür. Her şey DNA’nın ve daha özel olarak bir kişiden diğerine değişiminin analiziyle başlar. Genom haritası sayesinde, her kişi için bir çeşit kimlik kartı oluşturulabilir. Bunlar gerçekte, genetik belirteç olarak adlandırabileceğimiz, bir kişinin karakteristik DNA değişimleridir. Yatkınlık veya risk etkenleri için nereye bakılması gerektiği bilinmediği için, bunların yerleri belirteçlere göre belirlenebilir. Bu yüzden, hastalık ve belirteçlerin aynı ailede nasıl bulunduğu üzerinde çalışılmaktadır. Eğer, klinik bulgular ve birbirinden bağımsız olarak geçmediklerini kanıtlayan verili bir belirteç arasında bir bağıntı kurulabilirse, bunun genetik bir ilişki olduğu söylenir.” Aldatma üzerine araştırmalar İngiltere’de yapılan bir araştırma sonuçlarına göre; kadınlar ‘âşık oldukları için’, erkekler ise ‘karşı cinsin cazibesine kapıldıkları için’ aldatıyor. Erkeklerin yüzde 44’ü karşı cinsin fiziksel cazibesine kapılıyor. Kadınlarda ise ‘aldatma sebebi’, yüzde 50’ye yakın oranla ‘aşk’. Kadınların diğer ağırlıklı ‘aldatma sebepleri’ de evliliklerinde yaşadıkları mutsuzluk. Aldatma, ‘sevgililer’ arasında daha çok yaşanıyor. Evli çiftlerde aldatma oranı yüzde 21. Beraber yaşayan sevgililerde yüzde 51. Türkiye’de durum Psikiyatr Armağan Samancı’nın iddiasına göre, “Eşinizden başka bir erkekten hoşlandınız mı?” sorusuna ‘evliliği iyi’ kadınların yüzde 13’ü, ‘evliliği orta derecede’ kadınların yüzde 9’u ve ‘evliliği kötü’ kadınların yüzde 100’ü ‘Evet’ yanıtını veriyor. Psikiyatr Samancı’ya göre, evli kadınların yüzde 10’u eşini aldatıyor. |
Eş ve sevgililer için kullanılan kumrular gibi deyiminin nerden geldiğini hiç merak ettinizmi? *Kumru hiç bir zaman eş değiştirmez. *Kumru kolay memnun olur. *Kumru kendini içinde bulunduğu duruma uyarlar. *Kumru hiç bir zaman başkasının yuvasına girmez. Herkese kumrular gibi biir aşk ve evlilik diliyorum:) |
Erkekler aldatır, çünkü; 1- SEKS ZEVKLİ BİR ŞEYDİR Erkekler seks için aldatır. Aslında aldatmanın tanımı da eşinden başkasıyla seks yapmak değil midir zaten? Bazı romantikler ruh aldatması, beyin aldatması, el aldatması, göz aldatması diye bin çeşit aldatma türü uydursalar da bana göre bunlar hikayedir. Eşinden başkasıyla yatağa giriyor ve bir süre sonra terliyorsan, eşini aldatıyorsundur. Bu kadar basit. Ben hiç sevgilisiyle önce sinemaya giden, sonra bir yerlerde yemek yiyip sonra yanağından öperek onu evine bırakan evli erkek görmedim. Yapıyorsa bile ilk iki buluşmada belki. Madem erkekler seks için aldatır, evde seks yok mu? A- Yok. Ayda bir kez sevişmeye taraftar olan bir kadın var. Ama erkek daha fazlasını istiyor. B- Ablacım hanım var ama heyecan yok sendromu: Bu en sık rastlanan durum olsa gerek. Aynı yatakta, haftada bir yada iki kez değişse de bilinen nevresim takımlarının üzerinde benzer geceliklerle seni bekleyen aynı kadın. Ne sıkıcı. (Aynı şey kadın içinde geçerli elbet) Hatta işler öyle rutine girmiş ki, haftanın hangi günleri ne şekilde sevişeceğin bile ezberde, vücutlar sanki alışkanlıktan kendileri yapıyor, sen farkında olmadan. (Evlerden ırak) Daha bugün TV de bir Amerikan filmi izledim. Konu bir seri katille ilgiliydi, çok saçmaydı ama arka planda anlatılan hikayeler çok ilginçti. Bir adam karısını çok seviyor ama onu her fırsatta, karşısına çıkan herkesle aldatıyor. Pişman oluyor ama tekrarlamaktan kendini alamıyor. Kadın da bir süre sonra farkına varıyor. Kocasını öyle çok seviyor ki, tüm gururunu ayaklar altına alıp, kocasının kendisini aldattığı kadınlardan birine gidip, kocam sevişirken nelerden hoşlanıyor, ne yapmam lazım ki artık beni aldatmasın diyor? Kadının cevabı gayet basit: Birinci kural, en başta karısı gibi olmayacaksın. Bunun üzerine kadın, bir peruk takıp kocasıyla oral seks yapmaya başlıyor ama erkek işin en heyecanlı kısmında, olmaz sen benim karımsın, bunu senden isteyemem diyor. Ve devreye C şıkkı giriyor. C- Sen çocuklarımın anasının sendromu: Pek çok toplumda evlilik kutsal bir müessese ve kutsal olan şeylerde ayıp şeyler olmaz. Kutsal kitaplarda sevişme tarif edilmese de yasaklanan şekilleri var. İşte erkek, karısı ile yani helali ile yasaklanan şeyleri yapmak istemiyor. Bunu karısına, çocuklarının anasına yakıştırmıyor. Ve büyük bir fedakarlık örneği göstererek, tüm günahı üzerine alıp, başka bir yasağa yani zina’ya yöneliyor. Konuyla çok ilgili değil ama, zina bütün dinlerde yasak. Yani günah. Ömrünü tek kadın yada erkekle geçir demiyor sana, istersen boşan evlen defalarca ama evliyken başkası ile sevişme. Bunun sebebini hiç düşündünüz mü? Ben düşündüm ve kendimce şöyle bir açıklama buldum. Dinler topluma düzen vermek için vardır. Toplumda düzenin birinci şartı da Aile olgusunun varlığıdır. Annesi babası belli çocuklardan oluşan aileler. Zina’nın tamamen serbest olduğu bir dünya düşünün, günün birinde kardeşiniz ve hatta kendi babanız ile sevgili olma ihtimaliniz hiç de az olmazdı değil mi? ( Anan mutlak anandır ama baban belki babandır- Kim söylemiş hatırlamıyorum) Her neyse, devam edelim. Özellikle bizim toplumuzda erkekler hakikaten de kendi analarını bile babaları ile sevişirken düşünemezler. Anne, eş kutsaldır. Ama aldatılır işte. D- Bir kereden bir şey olmaz sendromu : Hep Kenan Doğulu yüzünden, “Bir kereden bir şey olmaz, yasak aşktan kıyamet kopmaz” dedi böyle oldu. Aldatmanın ilk seferi erkek için en zor olandır. Hep öyle derler, “Bir anda oldu, nefsime yenildim, inan benim için hiçbir anlamı yoktu v.s v” Ama yalandır. Aldatma bir anda olmaz. Erkeğin kafasına aldatma fikri düştü mü bir kere, o anı yaratmak için belki de farkında olmadan, bilinç altı ile çabalar. Sonunda hakikaten bir anda olur. Sonrasında muhtemelen pişman olur. Eve gittiğinde bir süre için karısının yüzüne bakamaz. Vicdan azabı duyar. Ama insan organizması, kötü anıları unutup, güzel anları hatırlamak üzere programlanmıştır. Ve erkek de öyle yapar, aldatmanın verdiği vicdan azabını unutur, ama zevki hatırlar. Evde de her şey yolundadır. Karısının yaprak sarması hala çok lezzetlidir. Ve aldatma onun kafasında da MEŞRULAŞMIŞTIR. Devamı gelir. E- Bir çiçekle bahar geçmez sendromu: Tamam hak veriyorum, hakikaten bir çiçekle bahar geçmez. Ancak bahar evlenince biter, sevgili erkek arkadaşlar. Sizinki nasıl bir baharsa değil bir çiçek, bin çiçekle bile geçmiyor. Gözlemlerime göre, yaşamı boyunca sadece kocasıyla sevişmiş kadın, erkeklerin gözünde cennetlik. ULU İNSAN. Ama sadece karısıyla sevişmiş bir erkek; enayi, beceriksiz, soğan erkeği. Yok öyle bir şey. En usta aşçı bile aynı yemeği her zaman aynı lezzetle pişirmez. Biraz çabalasanız, karşılıklı bazı uğraşlar içine girseniz, karınız her akşam başka bir çiçek olan,bilir. Siz inanmayın erkek arkadaşlarınıza, onlar yalan söylüyor. Aldatmayan erkek beceriksiz değil, onurludur. F- Her şeyim var ama doymuyorum sendromu.: Bu grup içlerinde durumu en vahim olanlardır. Adam zengindir. Çok güzel bir karısı, evi ve çocukları vardır. Herkesi özeneceği şekilde her şeyi vardır ama hayatında hep bir şeyin eksikliğini duyar. Karısını aldatır, sevgilisini de aldatır, sevgilisini aldattığı sevgilisini de aldatır. Ama yaşamındaki o boşluğu bir tülü dolduramaz. Bu durumun en basit çözümü adamın yaşamından parayı çekip çıkarmaktadır. Parasının azı karar, çoğu zarardır zira. 2- AŞK MÜKEMMEL BİR DUYGUDUR Erkeklerin çok az da olsa bir kısmı, gerçekten karısından başka birine aşık olduğu için karısını aldatır. Ama bu grup kendi için de ikiye ayrılır. A- Aşkı için, çocuklarının ******* boşayanlar. Helal olsun size. Hele ki karısınız boşamışsa, ona daha çok helal olsun. B- İkisini birden idare edenler. Bu grupta eğer erkek zenginse, her iki kadın da duruma razı gelir. Züğürt bir bekarla evlenip, çamaşır makinesi taksiti ödemektense, zengin bir evli erkekle haftanın belli günleri karı-kocacılık oynamayı yeğler sevgili olan. İleride adamı razı edip bir de çocuk yaptın mı, al sana bir varis. Nikahlı eş ise, ben eşimi seviyorum, çocuklarımı babasız büyütemem der. Tercüme edersek, ben bu adamın yıllarca çamaşırını yıkadım, şimdi cebi biraz para görü. Elin şırfıntısına yedirmem ben o paraları. Hangi şıktan olursa olsun, başka bir kadına aşık olup da eşini aldatan erkek, benim gözümde daha ilkelidir. Evet, erkekler bana göre ya seks için yada aşk için aldatır. Ama aldatır. Yazının başında da dediğim gibi bir erkek aldatmıyorsa, kaybedecek çok şeyi olduğundandır. Eşi, çocukları, huzuru, kurulu düzeni, saygınlığı ama bana göre en başta kendine olan saygısıdır kaybedeceği, tabi eğer varsa. |
BU ALDATMA DEĞİLMİ?Evli bir kadın.. İş görüşmesi için organize edilen küçük bir toplantıda bir adamla tanışıyor. Kadından bakışlarını kaçırmayan adam bekar... Toplantı sonrası birbirlerine kartları ve mail adreslerini veriyorlar. Messenger’da da birbirlerinin adreslerini kaydediyorlar daha sonra. Zaman geçtikçe iletişim sıklaşıyor. Mesajlaşıyorlar her gün... Konu önce işle ilgili yazışmalarda odaklanıyor. Fakat süreç içinde, birbirlerine iltifatlarda bulunuyorlar. Sayıları çok az olsa da, bazı evli kadınlar bu tip ilişkilerin “masumane” olduğu, ilişkiyi yıpratmadığı görüşündeler.. Konuya girmeden önce yapılan bir araştırmadan söz edelim. Çünkü o araştırmanın sonucuna göre böyle bir yazı hazırlamaya karar verdik! Ünlü *********** şirketi Durex, 41 ülkede “aldatma” üzerine bir araştırma yapmış. Bu araştırmada en fazla Türkler’in eşlerine ihanet ettiği sonucu ortaya çıkmış. |
BAKAR KARISI NE KADAR AKILLI ALDATMAYA GELİYOMU ALDANICAKMI DİYE MERAK EDİP ALDATIR.BEN ALDATILMAM DEMEYİN KENDİNİZİ ALDATMAYA KARŞI SİGORTALAYIN KOCANIZA CPRS TAKTIRIN. |
Erkek neden aldatırmışmış .Sıkılmıştır,bunaltılmıştır yada karşı cins yeterli gelmiyodur.tatmin etmiyodur.yoksa zevk için aldatılmaz bi insan dimi...;) |
Aldatmanın erkegi kadını yoktur... aldatan kişi şerefsz oldugu için aldatır,kaşıkla bk yese daha iiyi olur zira,çok geniş bir mide gerektirir.Allah kimseyi nefsine kul yapmasın,kimseyi yoldan çıkartmasın.. Son zamanlarda toplumsal yara oldugu dogru ama,sebebleri var.. Sebebi, ZİNA yı, aldatma diye hafifleterek verilmesi,medyada,fahişlerin ,örnek olarak bizlerin önünje konması,gençlere ne var canım bunda ayıp degil ki,sevmiyor,çok normal,tipinde verilmesi. Zina igrençliktir halbuki.Pislik tiplerin,nikahsız bir şekilde medyada el üstünde tutlması,yeni çıkan kişileri,manken lerle para karşılıgı anlaşarak birlikteler medya pompalamasına para ile gündeme gelmeler,hepsi medyanın bilerek ahlakı çökertme girişimidr bunlar.gençlerimiz bu tuzaga düşmemelidir.. |
Havada ihanet kokusu varKadın ya da erkek eşine ihanet ediyorsa, bu davranışlarına da yansır. Uzmanlara göre, bazı belirtiler aldatma olayına hızla girildiğini gösterir. Bir kadın eğer ihanete uğruyorsa, bunu altıncı hissinin gücüyle mi anlar, yoksa kocası açıkça "Ben ihanet ediyorum" mesajı mı verir? Yapılan araştırmalara göre, ikinci şık daha sık görülür. Çünkü, kadın ya da erkek eşine ihanet ediyorsa, bu davranışlarına net bir şekilde yansır. Bakın, eşine ihanet eden kadınların ve erkeklerin tavırlarında ne değişimler yaşanır: Erkeksi belirtiler* "Dipteyim", "sondayım", "depresyondayım" diye ortalarda dolaşan sevgiliniz, bir gün kalkıp "Yaşamak ne güzel şey be kardeşim"diye iç çekerse. * İş hayatında birdenbire yükselir, "Sana neler alacağım sevgilim" bak bu daha başlangıç deyiverirse. * Cep telefonuna her mesaj geldiğinde maç skoru yolluyor, yeter artık' diye şikayet ediyorsa. * Telefon defterindeki erkek arkadaş numaralarında garip bir artış gözleniyorsa. * "Bugüne kadar bileklerinin hiç bu kadar kalın olduğunu fark etmemiştim", * "Göğüslerin de sanki ufalmış gibi geldi bana" gibi yorumlar yapmaya başladıysa. * Size zırt pırt sarılıp 'Aman da ne şekermiş' gibi baba şefkati gösteriyorsa. * Akşam eve geç geldiğinde "Bıktım bu toplantılardan artık" diyerek oflayıp pufluyor, "Gel seninle şöyle baş başa bir tatile çıkalım haftaya" diyor ve asla o tatil programı bir türlü gerçekleşemiyorsa. * Kredi kartı ekstrelerinde en çok iç çamaşırı satılan mağazalardan yapılmış alışveriş harcamaları gözüküyorsa. Kadınsı belirtiler* Şimdiye kadar sarışın olan sevgiliniz ya da eşiniz, akşam eve kızıl gelirse. * Düşünceli bir halleri, anlamlandıramadığınız tuhaf bir çekicilikleri varsa. * Yatmadan önce 'Ballı süt ister misin?' diye soruyor, ya da sabah kalktığınızda almanız gereken vitaminleri elinize tutuşturuyorsa. * Size, sizi aldattığı kişiden edindiği bilgileri anlatmaya ve yorum yapmaya başlarsa. Hiç anlamadığı borsadan, motor sporlarından söz açarsa. * 'Seks yapmayalım, bu akşam sadece sana sarılıp uyumak istiyorum' diyorsa. * Pamuklu pazar külotlarının yerini dantel g-stringler almaya başladıysa. * Akşamları, "Hayatım arkadaşım intihar etmek üzere" diye evden aniden fırlıyorsa. * Daha önce yapmamasına rağmen, orgazm ahkamları kesmeye başladıysa. |
Aslinda varya aldatmam dienlerden korkacan ;) |
Alıntı:
Sanki aldatma eylemi erkeğe hasmış gibi konu başlığını''erkekler neden aldatır''yapmışlar. :$ |
Kendimi aldatmak istersem o zaman karşımdakini de aldatmış olurum. Kendimi aldatmak bence çok zor olduğuna göre. Aldatabileceğime inanmıyorum... Tek istediğim mutlu olmak... |
40 Yaş ErkeğiKendimi ayırt etmeden söyleyeceğim; Bazen erkek soyu midemi bulandırıyor. "Kadın kokusu", taze ete susamış bir sırtlana dönüştürüyor bizi... Gözümüzü kör ediyor; başımızı döndürüyor. Amerikan başkanından hocasına, kör cahilinden okumuşuna, kılıbığından "Taşfırın"ına kadar böyle bu... Hele 40'ımızı geçmişsek... Hele cüzdanımızı şişirmişsek... Ve hele 40 yılı "boşa" geçirmişsek... Sokağın çağrısını 40'larında işiten erkeğin "kaybolan yıllar" ağıtına, "televole" özentisi bir aşermenin ağız şapırtısı eşlik ediyor. Evet, "alem gezip eğleniyor". Sokakta onun karizmasına teslim olmaya hazır "çıtırlar" fink atıyor. O ise pijaması içinde "evi bekliyor". Oysa -40'lıkların yaman teşhisiyle- "Hayat hızla geçiyor" ve "Böyle mi öleceğiz?" sorusu beyni deşiyor. Bu panik, yaşanmamış yılların hıncıyla sokağa döküyor 40 yaş erkeğini... Altta kırmızı arabalar, belde zar zor giyilmiş kotlar, dilde demode iltifatlar, cepte karaborsa Viagra'larla... Hâlâ beğeniliyor olmanın vehmi, hala yapabiliyor olmanın hazzına karışıyor. Tatmin edilen ego şiştikçe şişiyor. Nefis uyanınca göz, ne iş ne ev görüyor. Bitap evliliklerin tozunu, sevgisiz ilişkiler alıyor. Her dişlenen "taze et", yenileri davet ediyor. Ev zulaları, günahların çetelesini tutuyor. İhanet kol geziyor Kim bilir kaç erkek, gömlekteki bir ruj izi, cepte unutulmuş bir mektup ya da ansızın gelen bir telefon mesajı yüzünden kan ter içinde hesap verdi, çocukça boyun eğdi, beceriksizce yalan söyledi, öfkeyle terk etti, terk edildi bugünlerde... Kaçı, pişman gözler, yalvaran sözlerle geri döndü eşine, döndürdü eşini... Kaçı, ertesi gün unuttu, "ebediyen" verdiği sözleri... Kaçı, haber verenleri suçladı, yakalandığında... Kaçı, yakalanana "enayi" dedi, haberi duyduğunda... Ve kaç "kutsal kadın", aile denilen kumdan kalenin sınırboylarını bekledi, kızarak, ağlayarak, utanarak, yine de diş bilediği kale reisini savunarak; . Ve göz yumarak... bazen sevgiden, çoğu kez çaresizlikten... Aynı saatlerde erkek, bir kahvede, becerdiklerini anlatırken. Yanlış anlaşılmasın. Garipsediğim, 40 yaş erkeğinin kadını sevmesideğil;sevmemesi... Ve şaşırtıcı olan, ihanet etmesi değil; ihanet ettiği hayatı aynen sürdürmesi... Yaşadığının bedelini ödemeye cesaret edememesi... Harcına yalan kattığı kaleyi terk edememesi... "Ben de karımın kaçamağını, ondan beklediğim tevekkülle karşılayabilirim" diyememesi... Hep kendine yontarak diktiği ikiyüzlü bir ahlak totemine her daim secde etmesi... Ne ihanet ettiği, ne ihaneti paylaştığı kadına karşı dürüst olabilmesi... 40'ında hala para karşılığı çiftleşmeyi, geceden kalma pudra izini banyoda gizlice çitilemeyi, cep telefonunu her an patlayabilecek bir el bombası gibi gizlemeyi kendine yedirebilmesi. Kabul edelim: Evlilik bitti! Çağ yorgunu aile, ancak başka kadınların (ya da erkeklerin) kolunda yürüyebiliyor. Yalan, bir mecburiyetler rejimi sayılan evliliğin temellerini oyuyor. Ve herkes her şeyi bilerek, gönülsüzce boyun eğerek bu oyunu oynuyor. Çare, eşlerin birbirinin hayatını yaşamaktan vazgeçip her hayatı, sahibinin nefsine, iradesine, vicdanına, insafına terk etmesidir. Sevgi varsa, aile ilelebet sürecektir. Yoksa, böyle sürdürmek rezilliktir. Yalansız yaşamayı özlemediniz mi? |
Erkekler neden aldatır?İster sevgili olsun, ister evli, erkeklerin büyük çoğunluğu ne yazık ki eşlerini ya da sevgililerini aldatıyor. Peki, yaşları ya da konumları ne olursa olsun, erkeklerin vazgeçmediği bu yasak duygunun sebepleri neler?. Kadınlar aldatılmaktan ne kadar nefret ediyorsa, erkekler de aldatmayı o kadar marifet sayıyorlar. Peki erkekler niçin partnerlerini aldatmaktan kendilerini alıkoyamıyorlar? internet sitesinde yer alan habere göre, erkeklerin eşlerini ya da sevgililerini başka kadın veya kadınlarla aldatmasının pek çok sebebi var: 1. Seks Erkeklerin çoğu eşlerini seks için aldatır. Çünkü erkekler rahatlıkla, bir kadına karşı duygusal bir şey hissetmeden seks yaşayabilir. Genellikle uzun süre aynı kadınla birlikte olmaktan sıkılan erkek, başka kadınlarla da cinsellik yaşamak ister. Çoğu zaman, başkasıyla seks yaparak eşini aldatan erkek, hâlâ eşini seviyordur. Ancak fantezilerini sevgilisiyle gerçekleştirmek ona heyecan verir. 2. Ego Erkekler kimi zaman da kendi egolarını tatmin etmek için eşlerini aldatırlar. Başka bir kadınla yaşanan seks, erkeğin egosunu tatmin eder. Erkeklerin çoğu ne kadar çok kadınla birlikte olursa, kendine o kadar çok güven duyar. 3. Heyecan Uzun süreli ilişkilerden çabuk sıkılan erkek başka kadınlara yanaşarak heyecan duyar. Bazen bir ilişki ne kadar iyi olursa olsun, heyecan bittiği için erkek yeni bir oyuncak bulmuşçasına başka kadınlara yönelir. 4. Çünkü yapabilirler Erkekler aldatır, çünkü bu işi kadınlara oranla çok daha kolay yaparlar. Kadınlar daha duygusaldır ve aldatmak yerine terk etmeyi tercih ederler. 5. Avlanma içgüdüsü Erkeklerin çoğu sosyal normlar yerine içgüdülerine göre davranırlar. Özellikle genç erkekler kızları avlanmayı bekleyen canlılar olarak nitelendirirler ve kızları elde etmeyi kendilerine hedef olarak belirlerler. 6. Yaşlanma korkusu Erkekler özellikle orta yaş bunalımına girdikleri zaman eşlerini aldatmaya başlarlar, bu sayede kendilerine olan güvenlerini tazelerler. |
| Saat: 20:45 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık