MsXLabs
Sayfa 2 / 3

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Alışkanlık (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/9978-aliskanlik.html)

nünü 28 Eylül 2007 17:10

YÜREK

Yumruk biçiminde bir şey
Kan kırmızı et parçası
Gümbür gümbür atar durur
Göğsümün sol tarafında

Hayat, aşk, iyilik, cesaret
Ne varsa bu yürektedir
Bu yürek durmayagörsün
Kodunsa bul dünyaları

Yüreğim benim bir tanem
Velinimetim, efendim
Durma, çarp, vur, ses ver aman
Aşık kulağım sendedir.


Misafir 1 Ekim 2007 10:18

Yağmurlarla Öpüşmeye Gidiyorum

Yüreğime bir beden büyük gelen umutları
Üzerimden çıkarıp gidiyorum."

Küçük bir çocuğun duası gibi
Masumluğunu sundum sana aşkın.
Ama sen,
“İmkansız bir aşk “ deyip sustun.
Oysa sana dair ne düşlerim vardı.
Dans edecektim yağmurlarda seninle.
Yıldızların saçlarına düştüğünde,
Bir gökkuşağı çizecektim beyaz tuallere.


Asla kırgın değilim sana...
Özgürdün, hürdün elbet.
Güneşte yaşamak varken,
Karanlıklarda boğulmayı göze alamazdın sen...
Gözlerine sakladığım baharlara
Veda busesini yapıştırıp gidiyorum.


Aslında bir teşekkür borçluyum sana,
Yarım bir adamın karanlıklarına
Rüya misali baharlarınla konakladın..
Her nefesinde,
Mevsimleri soludum gözlerinde.
Kırılmış bir gönül mabedine
Bir gülüş ekledin ya,
Bir ömür yeter bana..
Hep ağladığımda öper dururum
Baharda açmış o gülüşlerini......

Gittiğim yerlerde,
Kim bilir belki de alışırım.
Alışacağım; gözlerinin yokluğu değil elbet.
Bahçemde ezilmiş güllerin çığlıklarına ,
İçimdeki çocuğun gözlerindeki ıslaklığına,
Elbet bir gün alışırım....

Gidiyorum,
Aynalara ağlamaklı suretimi bırakıp
Masum çocukların dualarına gidiyorum...
Senin uyuduğun saatlerde ben,
Bu şehri, bu yüreği sana bırakıp
Yağmurlarla öpüşmeye gidiyorum.

isimsiz kral


nünü 1 Ekim 2007 11:05

HEPSİ AYNI

Kaç sevgiliyi sonuncu saydıysam
Hepsi de aynı kadındı
Bilmiyorlardı kendilerini
Ama ben biliyordum
Çünkü hep aynı bendim.
Kaç kadını seviyorum dedimse
Hepsi de aynı kadındı
Bilmiyorlardı birbirlerini
Ama ben biliyordum
Çünkü hepsini seviyordum.
Kaç kadın ihanet ettiyse
Hepsi de aynı kadındı
Bilmiyorlardı kaç yaram olduğunu
Ama ben biliyordum
Çünkü vurulan hep bendim.


Misafir 1 Ekim 2007 12:42

Anıyorum Seni

Yine aklıma düştün gece vakti
Bak yağmur yağıyor durmaksızın
Gözyaşlarımla yarış ediyor.
Güneş doğduğunda unutucam sanma seni
Tek yağmur yağdığında gelmiyorki aklıma gözlerin
Tek yağmur yağdığında düşmüyorki kor gibi hasretin
Her elim boş kaldığında
Her susadığımda
Anıyorum seni bütün varlığımla....

isimsiz kral


nünü 1 Ekim 2007 14:46

Sen kıştın;
Buz gibiydin, soğuk ama yakan.
İçimi dondururdu ayazın,
Çenem titrerdi soğuktan ya
Aşkın bağlardı elimi kolumu,
Hiçbir yere gidemez,
Gözlerine, derin okyanus mavisi gözlerine bakar,
Bakar da ısınmaya çalışırdım biçare.

Sen ilkbahardın;
Çiçek çiçektin, kokulu, taze.
Yepyeni bir gülümseme vardı yüzünde.
Sözlerinde bülbülü işittim.
İpek gibi bir kelebeğin peşisıra geldim sana
Ve gidemedim, kalmadı gitmelerim
Dönemedim arkama.

Sen yazdın;
Denizin dalgası kadar beyzdı ellerin.
Güneştin sen, göremeyince burkulurdu içim.
Zakkum kadar çekici ve tehlikeliydin.
Gözlerine bakınca,
Sıcak kumdan denize dalar gibi ürperirdim.
Sen deniz gibi baktıkça ben dalar dalar giderdim.

Sen sonbahardın;
Tüm yapraklarını döken çınar gibi,
Dik ve gururluydun.
Sesini duydukça, göçmen kuşun kanadına takılıp,
Gidiverirdi tüm hüzünlerim.
Sarı, kırmızı, yeşil, mavi, gri...
Rengarenktin, tüm renkler sendin.

Sen herşeydin,
Benim için herşey sendin!
Her mevsim, her koku, her ses,
Denizin dalgası, vapur düdüğü, martı çığlığı,
Çiçekler, böcekler, yıldızlar, ay ve güneş...
Herbirinde seni buldum ben.
Ve şimdi, sen varsan herşey benim,
Sen yoksan hiçbirşeyim...


Misafir 1 Ekim 2007 15:39

Alıştım Artık

Kazandıklarıma sevinemedim
Kaybettiklerime üzülmekten.
Gidenlerin ardından bakakalmışken,
Göremedim önümü.
Tökezledim
Düştüm
Yerden kaldıran olmadı.
Kanadı dizlerim
Damla damla akan gözyaşlarımla ıslandı
Düştüm kalktım
Neyin var diyen olmadı.


Yalnızmışım anladım.
Unutmam seniler yalanmış
Ben dostuma boşuna bel bağladım.
Kader değilmiş ağlatan
Ben yaşadıklarımdan değil
Yaşayamadıklarımdan pişmanım.

Unutsam dedim geçenleri
Silsem bütün seneleri.
Ama mümkün değil kapatmak eski defterleri
Yine esirinim senin hayat.


Biliyorum devam edecek bu böyle.
Kaderin bu senin diye çekinme söyle.
Alıştım ben artık her bir derde kedere
Bu da gelip geçsin alıp götürdükleriyle.


Duygu Tuncel


nünü 1 Ekim 2007 16:51

Gökyüzünün maviliğine
Eşsiz ve duru güzelliğine
Sesinin büyüsüne
Tutuldum ben
Sevgi'nin ezgisine

Sen çiçeklerin en güzelisin
Yüreğimde çalınan bir ezgisin...

Kalbimin tek sahibi
Verdim sana yüreğimi
Uçtum gökyüzünde
Bir kuş misali
Özgürlüğün tadını
Ben sende buldum

Sen çiçeklerin en güzelisin
Yüreğimde çalınan bir ezgisin...


Misafir 2 Ekim 2007 12:12

Kara Gözlerin

Kara gözlerindeki umut
Siyah saçları kadar karamsardı
ve kadere küsmüştü O, bir kere
Sevgiyi öldürdü diye...
Sanki ona uzanan ellerde
Keskin bir bıçak
Ha vurdu ha vuracak
Bu, benim karanlıklarım,
Bu benim sırlarım diyor hep
Bir gün gelecek
Şefkatle kollarına saracaklar...
Asılsız sevgilerdi onu yıkan aslında
Umutları umduğu gibi çıkmamış
Beklentileri hep korkuları olmuş
Sanki bütün hayatı,
Kupkuru bir odadaymış kopamadıklarıyla...
Gülüşleri bir sigara içimi zamanı kadar az
Her nefeste biraz daha kısalırken
Bütün beklentileri
Duman duman uçuyorlardı.
Kurallar koymak isterken dostluklarına,
Kuralları bozduğunun farkında değildi aslında...
Şimdi o gözlerde,
Vakitsiz yağan yağmurlar var,
Hasat mevsimi bitmiş bahçelere
Sağnak sağnak yağacaklar,
Belki gönlünde gökkuşağı açacak
Ama, altından çocuklar geçmeyecekler.
Su yerine zehir akacak ırmaklarından,
Hiç kimse içmeyecek...
ya Ben,
Şimdilerde bir bağ bozumu hüznü var içimde,
Üzümlerim gazap üzümü
Şaraplarımsa gözyaşları...
Sen güz güneşinde, sanki kanadı kırık bir kuş,
Konmuştu bahçeme,
Ona şefkatle eğilirken
Pır diye uçtu birden
Kırık sandığım kanatlarındaki sahtelik,
ve inancımla birlikte.


isimsiz kral


nünü 2 Ekim 2007 14:39

haykırsam sesimi duyan olurmu
duysada bir çare bir faydası bulunurmu
ben ağlamıyı unuttum gülmeyi zaten sorma
böyle hayattta yaşamaya alıştım
bazen şiirlerde bazen dinlediğim müziklerde
bazen karanlık sokakların parlak yıldızların
altında ay ışıgında seni aramaya alıştım
ben de işte hayata böyle karıştım
derdim yetmez gibi sözüm bitmez gibi
gönlüm görmez ferman dinlemez gibi
ben bu halle yalnızlıga alıştım
söyle sen aklına geleni
kalbim kırık nasıl olsa bir daha kırılmaz
ben böyle mutsuzlugu alıştım
yalnızda kalsam karanlıktada dolaşsam
dertlerimle sürünmeye alıştım
ben insanların içine işte böyle karıştım
derdim yetmez gibi sözüm bitmez gibi
şiirler yazdım öykü oldu
ferhat olsada görse şu halimi
perişan olurdu yaşamak değil de
yaşatmak için kendi derdini unuturdu
yazılanlar bir kere okunduktan
sonra birer birer unutulurdu
unutulsun ,ben unutulmayada alıştım...!


Misafir 2 Ekim 2007 14:40

Artık Alıştım


Artık alıştım, öğrendim..
İlk değil
Bundan sonra
Son söz hep benim,
Kapım açık herkese
Buyurup gelsinler,
Varsa bir fincan kahvemiz
Zevkle ikram ederiz,
Bilirsiniz bir fincan kahvenin
Kırk yıl hatırı var,

Artık alıştım, öğrendim..
Hem ilk hem son söz benim
Ben böyleyim
Siz kabul dedikten sonra
Ben söze yeni başlarım,
Siz değil
Benim buyurmam lazım evvel
Tamam adet yerini bulsun gelelim,
Kahveyi siz ikram edersiniz
Ama kırk yıl hatır değil bu kahve
Hatırı olmazsa hiç
Olursa ebede kadar,

Artık alıştım, öğrendim..
Bize göre değil yine de
Hep derim
Aldanabilirim belki
Ama aldatmam hiçbir kimseyi,
Çünkü ben böyleyim
Kendim gibiyim
Göründüğüm gibiyim yani
Ama siz de
Hem yiğidi öldürdünüz
Hem de hakkını yediniz!

Artık alıştım, öğrendim..
Ekmek aslanın ağzında diyorlar hep
Bu doğru
Kolay değil hiçbir şey, ama geç öğrendim,
Ekmeğimiz aslanın midesine indi sonra
Bu da doğru,
Ve öğrendim ki
Aslan da aç ve o da ekmek arıyormuş artık!



Zafer Şık


nünü 3 Ekim 2007 09:24

Kara sevda yuregimde kor gibi,
eriyorum ellerimde kar gibi...
Ey vefasiz, ben ugrunda olurdum!
Ne cikardi biraz sevsen sen beni!

Dag tasa askim diye, seni yazdim ben her yere!
Tas kalbini bile bile sana asik oldum, seni cok sevdim!

Sevda degil gore gore olmek bu,
ask yerine ucuruma itmek bu...
Ah belalim, beni kirsan ne cikar?
Anlasana elde degil, sevmek bu!

Dag tasa askim diye, seni yazdim ben her yere!
Tas kalbini bile bile sana asik oldum, seni cok sevdim!


Misafir 3 Ekim 2007 13:44

Yağmur


Yağmurlu bir yaz günüydü senden ayrıldığımda
Sessizce yürürken yolda,
Yağmur belirdi karşımda..

Aslında yağmuru severdim o güne kadar,
Ama onun bu hali
Çok korkutmuştu beni..

Tarif edilemeyecek kadar kötü,
İnanılmayacak kadar hırçın bakışları vardı...

Yavaş adımlarla üzerime yürüdü
Ve bana
Senden kalan her şeyi mi
O'na vermemi haykırdı...

O'na cevap veremeden
Saçımdaki el izini
Yanağımdaki o son buseni
Ve üzerimdeki mis kokunu aldı benden...

Tam gitmeye yönelmişti ki,
Son bir kez arkası dönüp,
Bana
Başka bir şeyinin kalıp kalmadığını sordu...

Ağlayan ve kin dolu gözlerle ona bakıp,
"HAYIR" diye haykırdım...

O gittiğindeyse
Yüzümde bir tebessümle
O'nu kandırabilmenin sevincini yaşıyordum...

Evet,
O'nu kandırabilmiştim,
Çünkü bana senden kalan bir şey daha vardı:
Kalbimin en derin köşesinde sakladığım a ş k ı n...


isimsiz kral


nünü 3 Ekim 2007 15:05

Bilseydim Seni Sevmenin bu denli güzel olduğunu,
Beklermiydim aylarca bu sevgi için bulurdum yolu,
Umudum mutluluk olsun herşeyin sonu...

Mutluluktan, Aşktan, Sevgiden yana ne varsa,
Dilerim daima olsunlar yanında,
Sen laikken bunları yaşamaya...

Aylardır bilemediklerimi sen verdin,
Mutluluk nedir sen öğrettin,
Karşılıksız beklemeyi ise ben seçtim...

Şu koca yalan dünyada,
Bir pencere açtik sevgiden yana,
Günahsa yaptığım razıyım bunun cezasına...


Misafir 4 Ekim 2007 09:46

Kıyamadım



Beni hem üzdün hem kahrettin
Hem kendimden hem hayatımdan nefret ettim
İyi kötü bir şey söyle dedim hep sustun söylemedin
Ama seni seviyorum ne yapayım kıyamadım..

Artık ümidim kalmamıştı
Bu aşk bitti demiştim yarım kalmıştı
Mademki o sevmiyor hiç olmamıştı
Ama seni seviyorum ne yapayım kıyamadım..

Hepsi yalan mıydı dedim kendi kendime
Sanki ruhumu çıkarmış kendi girmişti bedenime
Âdeta dondum kaldım o acı sözlerine
Ama seni seviyorum ne yapayım kıyamadım..

Ruhsuz bir beden misali boşlukta kaldım
Kendime anılardan bir mızrap yaptım
Sevgimin üstüne bir de nefret kattım
Ama seni seviyorum ne yapayım kıyamadım.

isimsiz kral


nünü 5 Ekim 2007 09:32

Bir gün seni bırakırım ya
tütünü bırakmak gibi bir şey olur bu
Evet, gün geliyor, bıkıyorum senden,
ama İstanbul'dan bıkmak gibi bir şey olur bu.


yüksel2 8 Ekim 2007 00:26

yüreğimden fışkıran bir "ah" mıdır gözlerin
beni benden koparan "eyvah" mıdır gözlerin

Bu gözler, o aydınlık o güzel gözler değil
yoksa yalancı mıdır, günah mıdır gözlerin

ses midir, aynalarda çarpan kulaklarıma
kürdili hicazkar mı, segah mıdır gözlerin

Arif Bey'i Itri'yi ömür boyu inleten
nihavend mi, sultan-ı yegah mıdır gözlerin

kubbesinde yitirdim zaman duygularımı
akşam mıdır, gece midir, sabah mıdır gözlerin

ruhumu baştan başa acılarla dokuyan
beynimi kurşunlayan silah mıdır gözlerin

her köşede zifiri bir silüet bırakan
gönül memleketimde seyyah mıdır gözlerin

renkler avare; sitem başıboş kuytularda
mavi midir, yeşil mi, siyah mıdır gözlerin
yoksa yalancımıdır, günah mıdır gözlerin

nihan kıldı gözlerin bana kapılarını
oysa ben gözlerinden girerdim yüreğine

her bakışın bir damla ab-ı zindegan idi
hicranlı her gülüşün bin yıllık figan idi

içime, soluşundan sonra koyu renklerin
birer şirpençe gibi düştü gözbebeklerin

feryadıma gök bile bigane değil şimdi
söyle, kurtuluşun mu, harabın mı gözlerin
gözlerinde mi mehtab; mehtabın mı gözlerin

Nurullah Genc


Misafir 8 Ekim 2007 11:45

Herhangi Bir Aşka Dair

Herhangi bir kızınkinden ayrı değildi öyküsü
hayatına ülkesini ekleyip yaşamaktan başka

Usulca eğerek başını
yürürken nedense hep
birbirine dolaşır
gibi olurdu ayakları

Bir fotoğraf ve yeni
koparılmış bir çiçekti
ilk mektubuna eklediği
kelimelerse büsbütün yangın

Durup durup iç çekişleri
sessizliği, dalgınlığı
acıyla bakışı yollara
aşkı öğrenişindendi

Çiçekli bir dal
gibi uzandı sevdiğine
ve yalnızca
ayrılıklar korkuttu onu

Böylece bağladı
hayat, dünya ve kavga
ve aşk
onun tarihinde milattı

Temiz çamaşırlar ve bir demet çiçek
taşıyor simdi o kız, görüş günlerine..

isimsiz kral


nünü 9 Ekim 2007 10:02

Sen geçtin yine ben sınıfta kaldım;
Bir türlü yanına ulaşamadım.
Sevda sınavından teşekkür aldım;
İhanet dersine çalışamadım...

Gözlerim kapansa uykusuzluktan,
Korkarım hocama saygısızlıktan,
Bir örnek istedi duygusuzluktan;
Seni diyecektim konuşamadım...

Vefasız olmayı bilmedim diye,
Adını kalbimden silmedim diye,
Okuldan atıldım gülmedim diye;
Tebessüm etmeye alışamadım...


Misafir 9 Ekim 2007 12:20

Namlu

arkamda
namlunun ucunda bir mermi
beni
kalleşçe vurmaya hazır
gözlerimin önünde ise
yaşadığım güzel anlar
herşey bir film gibi
ne kadar basit
oysa geriye bırakacağım
bir kefen
bir ırmağı doldurmaya hazır
gözyaşlarını bekliyor
düşünmek bile istemiyorum
annemin gözyaşlarını
kirpiklerinden ayrılacak damlaları

isimsiz kral


Misafir 15 Ekim 2007 12:24

Alışman Lazım


Babam yeter artık ağlama dedi
Ailem bu kadar da olmaz ki biz ölsek bu kadar ağlamazsın dediler
Arkadaşlar biri gelir biri geçer alışırsın unutursun dediler
Bir tek dedem dışında
Sevmenin nasıl olduğunu bilirim yavrum
Hava gibi içine çekersin
Su gibi durmaksızın içersin
Ateş gibi yanarsın
Elektrik gibi çarpar adamı
Ama onu kaybettiğinde üzerine benzin dökülmüş gibi yanarsın
Alev alev
Beynin pili bitmiş gibi durur
Düşünemezsin
Yapayalnız sanki dağda bir başına kalmış gibi hissedersin
Sana dayanırsın derim olmaz
Ben kaç senedir unutamadım
Sen de unutamazsın
Unutmak için kalbinin taş kesilmesi lazım
Alışman lazım onsuz yaşamaya
Alışman...
Semih Çağdaş


yüksel2 17 Ekim 2007 22:58

GÜNEŞ İİNİP SUYA DOKUN

Birara neydi o bulutlar
Somurtkan dudakları yere sarkan

Arkasında deniz alev alan adam
Çehrem sarsılıyor bakmaktan

Güneş inip suya dokun
Nehre yaslanıp baş aşağı koşan bir yaşlı ağaç ol
C.Z.


Misafir 19 Ekim 2007 11:29

Alıştım Artık

Kazandıklarıma sevinemedim
Kaybettiklerime üzülmekten.
Gidenlerin ardından bakakalmışken,
Göremedim önümü.
Tökezledim
Düştüm
Yerden kaldıran olmadı.
Kanadı dizlerim
Damla damla akan gözyaşlarımla ıslandı
Düştüm kalktım
Neyin var diyen olmadı.


Yalnızmışım anladım.
Unutmam seniler yalanmış
Ben dostuma boşuna bel bağladım.
Kader değilmiş ağlatan
Ben yaşadıklarımdan değil
Yaşayamadıklarımdan pişmanım.

Unutsam dedim geçenleri
Silsem bütün seneleri.
Ama mümkün değil kapatmak eski defterleri
Yine esirinim senin hayat.


Biliyorum devam edecek bu böyle.
Kaderin bu senin diye çekinme söyle.
Alıştım ben artık her bir derde kedere
Bu da gelip geçsin alıp götürdükleriyle.


Duygu Tuncel


yüksel2 19 Ekim 2007 23:37

KOŞMA
Dudağında yangın varmış dediler,
Tâ ezelden yayan koşarak geldim.
Alev yanaklara sarmış dediler,
Sevdâ seli oldum; taşarak geldim.

Kapılmışım ak oduna bir kere,
Katlanırım her bir cefâya, cevre
Uğraya uğraya devirden devre
Bütün kâinatı aşarak geldim.

Yapmak, yıkmak senin bu gamlı ömrü.
Ben gönlümü sana verdim götürü.
Sana meftûn olduğumdan ötürü
Sarhoş oldum Neyzen, coşarak geldim.

Neyzen TEVFİK


Misafir 20 Ekim 2007 16:20

Hala Kulaklarımda

Yağmur yağarken dışarıda ağır ağır öpmüştün yanağımdan.
Göz bebeklerin iki çeşme sevgini fısıldamıştın kulağıma ve
sonra geceye adım attığımızda başın omzumdaydı.
Ürkek bir kuş gibiydin sevdiğim yüreğinin atışı hala kulaklarımda.

isimsiz kral


nünü 22 Ekim 2007 09:59

Gitgide alisiyorum sana....
Hicbir aliskanlik bu kadar guzel olamaz...
Ellerin ellerimden uzaksa nasil gucsuzum bilemezsin...
Yanimda oldugun zamanlar;
sigara dumani gibi cigerlerime doluyor,
alkol gibi damarlarima yayiliyorsun...
Durmadan basim donuyor verdigin hazdan...
Aliskanliklar daima korkutur beni...
Dusun ki ben yasamaya bile aliskin degilim...
Kendimi kendime alistiramadim yillardir...
Fakat simdi sana alisiyorum...
Alistikca ozlemim artiyor, daha yogunlasiyor.
Yalniz icimde garip bir korku var.
Sana alismaktan degil seni kendime alistirmaktan korkuyorum...
Bir gun sana simdi verdiklerimden daha guzelini
daha degerlisini verememekten korkuyorum...
Bir gun ansizin olmekten ve seni, bana olan aliskanliginla
yapayalniz birakmaktan korkuyorum...
Oysaki her zaman ve gunun her saatinde
yaninda olmaliyim senin... Bana alismis olmaktan
pismanlik duyacagin bir dakikan bile olmamali...
Butun zamanlarini zamanlarimla karistirip
emsalsiz bir zaman bilesiminde yasatmaliyim seni...
Uykularda bile ayni ruyayi gormeliyiz.
Her seyin ve her zevkin yarisi senin olmali, yarisi benim...
"Bana alis" demeyecegim... Nasil olsa alisacaksin bir gun...
Simdi cirkinligimde guzellikler bulan gozlerin,
o zaman en guzeli gorecek bende! Aliskanliginla,
sevginle yepyeni bir "ben" yaratacaksin benden!
Ilk defa sevilmenin urpertileri icindeyim inan. Sevgimle
mukayese edebilecegim tek seyi beni sevmende buldum...
Omrumde kimse bana sevmenin gerekliligini ogretmedi.
Kimseden sevgisini istemedim, verdiler almadim.
Bencildim bir zamanlar, sevmek benim hakkim diyordum.
Oysaki simdi bir zamanlar hic sevmemis oldugumu
kendi kendime biraz da utanarak itiraf ediyorum.
Asil buyuk sevgiyi seni sevmekte buldum ve sevgim
senin sevginle degerleniyor, ayri bir anlam kazaniyor...
Sevgin olmasaydi degersiz bir cam parcasiydim.
Sevginle bir aynayim simdi. Bana bakanlar bastanbasa
seni gorecekler icimde...
Bir zincirin iki halkasiyiz seninle anliyor musun?
Ayni kadehte karismis iki ickiyiz.
Iki kelimeyiz seninle birbirini tamamlayan.
Her yerde iki oldugumuz icin
bir butun haline geliyoruz durmadan...
Aliskanligim devamli sana cekiyor beni...
Durup durup dudaklarini opmek geliyor icimden...
Saclarini oksamak geliyor, ellerini tutmak geliyor...
Kokunun tenime sindigini hissediyorum geceleri...
Teninin dudaklarimda eridigini hissediyorum...
Boynunun en guzel yerini benden baskasi bilemez artik...
Seni kimse benim kadar benimle bir butun olduguna inandiramaz....
Gitgide bu aliskanligin icinde kayboldugumu hissediyorum...
Beni yasadigim zamanin disina cikariyorsun.
Bir gun tarih oncesinde yasiyoruz , bir gun bulutlarin ustunde...
Uzun suren bir bayginlik sonrasinin
o anlatilmaz bas donmesi icindeyim...
Butun merdivenler birbirine eklendigi zaman
seninle vardigim yukseklige erisemez...
Acilmis butun kuyularin derinligi
icimde seni buldugum yer kadar derin degil...
Aliskanlik kozasini oren bir ipekbocegi gibi gitgide tamamliyor bizi.
Emsalsiz bir olusun icinde yuvarlaniyoruz.
Korkunc bir yangin basladi yureklerimizde.
Ozlem, kiskanclik, arzu ne varsa icimizde hepsi birdenbire tutustu.
Alev almayan bir yerimiz kalmadi.
Alevlerimiz muhtesem bir kizilligin icinde yildizlara kadar uzaniyor.
Hic bir su, bu atesi sonduremez artik.
Nehirle, denizler bosalsa ustumuze hic sonmeyecegimizi biliyorum.
Bu yangin biz birer kor haline gelinceye kadar surecek.
Once bakislarimiz alisti birbirine, sonra parmak uclarimiz...
Bu olus tamamlandigi anda yeryuzunde
bizden guclusu olmayacak!
En mutlu oldugumuz yerde en guclu de olacagiz seninle...
Bu bir sonun degil bir varolusun baslangicidir.
Gecmisteki tum aliskanliklarin bana alismani onleyemez artik.


Misafir 22 Ekim 2007 17:43

Gizemli Aşk


Memleket kokusuna hasret bir göçmen gibi sana hasretim,
Aldığım nefes kadar gerçeksin, sanki elimi uzatsam sana dokunacak gibiyim,
Ama ne var ki, aramıza okyanusların sığabileceği kadar da uzak...

Kalp atışlarımı yavaşlatan, sonu gelmeyen özlem dolu gecelerim,
Ruhumda saklı, özgürlüğünü geri isteyen bir başka ben daha,
Hayalinin bakışlarında tutsak.

Kısıtlı saatlerde kaybedip kullanmaya fırsat bulamadığım sözlerim,
İçimi kemiren yarınını göremediğim düşlerim,
Bir gün ya vakitsizce karşımıza çıkarsa diye korktuğum,
seni benden, beni senden ayıracak o son durak.

Belki kaparım gözlerimi, kalbime hapsedip bütün herşeyini,
Aşkının içimde çıkarttığı yangınla saman alevi gibi tutuşarak.

Ben yine sana aşık, yine sana hükümlü, yine sana sevdalı,
Tek şahidim, seni ararken eskittiğim bizim sokağın taş kaldırımları,
Gözlerimde intihara hazır gözyaşları.

İşte yine canımı acıtıyor, senin bu gizemli hallerin,
Yine de sana sitem etmem, giderim,
Kendime küskün, susarak...


isimsiz kral


yüksel2 22 Ekim 2007 20:40

BATIŞ

Güneştir düşen turuncusunda menekşeler sunarım
Gece artık hiç dönülmeyecek yerlerdeki o sevgiliye
Çocuklara kekik toplıyan o sevgiliye
Bir kekik uzatan çocuk anne deyince
Deniz dibinden çatı çeken
Çocuk üstüne arkadaş üstüne

Güneştir düşen yeşilinde bir yüz döner
Değişmiyen o gençliğiyle sevgili
Ölümden sonraki kurtulma gibi
Döner döner de gelir karşıma
Deniz dibinden cıkan ahtapot ölüleri
Eski utanmaları çeker su yüzüne

Güneştir kırmızı ve ben en çömezi bir rengin
Altın hatıralar hükümetinin
Bitmeyen sultanı o sevgiliye adanmış
Soy utanc soy anış soy sevgi
Gel artmaz azalmaz ey sevgi
S.KARAKOÇ


Misafir 23 Ekim 2007 17:49

Şiirsel Öğüt


Ne sürüngen ol ne de sürü
Kimsenin karşısında eğme belini
Dimdik yürü
Rehber et kendine
Uygarlığı erdemi
Sök ayrık otlarını
Çevreni çiçeklere bürü
Yılma yoluna çıkan
Taşlardan dikenlerden
Sil yörenden kötülüğü
Kucakla sımsıkı sar
Dostluğu aşkı özgürlüğü.


isimsiz kral


yüksel2 23 Ekim 2007 21:03

KARANFİL

Yârin dudağından getirilmiş
Bir katre âlevdir bu karanfil,
Rûhum acısından bunu bildi!
Düştükçe vurulmuş gibi, yer yer,
Kızgın kokusundan kelebekler,
Gönlüm ona pervâne kesildi.
A.HAŞİM


Sedef 21 23 Ekim 2007 21:08

Alışman Lazım

Babam yeter artık ağlama dedi
Ailem bu kadar da olmaz ki biz ölsek bu kadar ağlamazsın dediler
Arkadaşlar biri gelir biri geçer alışırsın unutursun dediler
Bir tek dedem dışında
Sevmenin nasıl olduğunu bilirim yavrum
Hava gibi içine çekersin
Su gibi durmaksızın içersin
Ateş gibi yanarsın
Elektrik gibi çarpar adamı
Ama onu kaybettiğinde üzerine benzin dökülmüş gibi yanarsın
Alev alev
Beynin pili bitmiş gibi durur
Düşünemezsin
Yapayalnız sanki dağda bir başına kalmış gibi hissedersin
Sana dayanırsın derim olmaz
Ben kaç senedir unutamadım
Sen de unutamazsın
Unutmak için kalbinin taş kesilmesi lazım
Alışman lazım onsuz yaşamaya
Alışman...

Semih Çağdaş


yüksel2 23 Ekim 2007 21:16

SOLGUN BİR GÜL DOKUNUNCA

Çoklarından düşüyor da bunca
Görmüyor gelip geçenler
Eğilip alıyorum
Solgun bir gül oluyor dokununca.

Ya büyük şehirlerin birinde
Geziniyor kalabalık duraklarda
Ya yurdun uzak bir yerinde
Kahve, otel köşesinde
Nereye gitse bu akşam vakti
Ellerini ceplerine sokuyor
Sigaralar, kâğıtlar
Arasından kayıyor usulca
Eğilip alıyorum kimse olmuyor
Solgun bir gül oluyor dokununca.

Ya da yalnız bir kızın
Sildiği dudak boyasında
Eşiğinde yine yorgun gecenin
Başını yastıklara koyunca.

Kimi de gün ortası yanıma sokuluyor
En çok güz ayları ve yağmur yağınca
Alçalır ya bir bulut, o hüzün bulutunda
Uzanıp alıyorum, kimse olmuyor
Solgun bir gül oluyor dokununca.

Ellerde, dudaklarda, ıssız yazılarda
Akşamlara gerili ağlara takılıyor
Yaralı hayvanlar gibi soluyor
Bunalıyor, kaçıp gitmek istiyor
Yollar, ya da anılar boyunca.

Alıp alıp geliyorum, uyumuyor bütün gece
Kımıldıyor karanlıkta, ne zaman dokunsam
Solgun bir gül oluyor dokununca.

Behçet Necatigil


Misafir 24 Ekim 2007 12:42

Dur Gitme


Dur. Gitme
Daha sabaha yazacağım seni
Hayallerini kuracağım penceremde
Bir bebek gibi sevip
Geceye saklamalıyım seni.

Dur. Gitme
Daha ardından karalar bağlayacağım
Ayak seslerini duymamak için
Kulaklarımı ellerimle kapatacağım
Sonra yanacağım sana için için.

Dur. Gitme
Daha şarkılar yazacağım sana
Bütün sevenlere haykıracağım yana yana
Gölgeni izleyecek
Seni hissedeceğim.

Dur. Gitme
Bak ben yaşıyorum hala
Şarkılarımı dinlemeden
Şiirlerimi okuyamadan
Ben daha sana ağlayamadan gitme.

Dur. Gitme
Sevemedim
İsmine güller ekemedim daha gitme.

isimsiz kral


yüksel2 24 Ekim 2007 23:18


Nerdesin?

Geceleyin bir ses böler uykumu,
İçim ürpermeyle dolar:-Nerdesin?
Arıyorum yıllar var ki ben onu,
Âşıkıyım beni çağıran bu sesin.

Gün olur sürüyüp beni derbeder,
Bu ses rüzgârlara karışır gider.
Gün olur peşimden yürür beraber,
Ansızın haykırır bana:-Nerdesin?

Bütün sevgileri atıp içimden,
Varlığımı yalnız ona verdim ben.
Elverir ki bir gün bana, derinden,
Ta derinden, bir gün bana "Gel" desin.

A.K.TECER


Misafir 25 Ekim 2007 12:34

Hak Ettin

bitti ama çok güzeldi
seninle bir ömür geçti
yaratandan diliyorum benim gibi çekmeni
çek de biraz sen de sürün
kurtuluşun olsun ölüm
bu da yetmez sana gülüm
kapansın ardın önün
en sevdiğin nefret etsin
herkes seni böyle bilsin
ağlama üzülme sakın
sen daha fazlasını hak ettin..


isimsiz kral
</B>


Misafir 28 Ekim 2007 00:26

Bugün günlerden ne, zamanın neresindeyim bilmiyorum...

Az önce yağmur dindi, yavaş yavaş gece oluyor... Tam da güzün ortasında, üşüyorum bir başıma... En sevdigim mevsim, yalnızlık artık!.. İçim acıyor, Aldıgım her nefes, ok gibi saplanıp kalıyor bogazımda...

Gittin..!

sana kızmamak, ağlamamak, sarılmamak, gitme dememek için zor tuttum kendimi, sanma ki serde gurur olduğundan, Gitmeliydin..!

Bitti...

Simdi geceler nasıl geçer? En korkuncu bu benim için. Gündüz hayat var, ses, ısık, renk... Ya gece? Karanlık, ıssız, sessiz... İşe yarar mı kaçıp gitmek, ama kendinden kaçamaz ki insan... Hadi her kösesine elinin değdigi bu evi terkettim, hadi tüm yollarundan beraber geçtigimiz bu sehirden de vazgeçtim... Gözlerinden nasil geçeyim!Hatırlar mısın simdi? Sadece benim duydugum bir şiir söylerdi o gözler.

Ah sevgilim ah! Nereye giderim..? Kaçsam da herkesten, bıraksam da herseyi, gidecek sensiz bir kuytu kaldı mı ki dünyamda benim?
Aynı sen bir kızımız, aynı ben bir oğlumuz olacaktı değil mi?... Söz vermistik çocuklarımızı herkesten farklı ve iyi yetistireceğimize... Onların yanında öpüsmekten utanmayacaktik ki, onlar da sevgilerini göstermekten utanmasınlar büyüdüklerinde... Ah sevdigğm... Daha yeni konusmadik mı üç günlük dünya bu diye... Neyin kavgası, neyin hırsı bu?... Öylesine teslim oldun ki doymak bilmez benliğine, geri dönüşsüz bıraktın beni de sonunda... Ama biliyorum; gitmeliydin...

Sen benim alınyazımdın... Basımıza ne gelse bitmemisti askımız..Onca sınavdan geçtik, uçurumların kıyısından döndük, inadına sevdik.. Simdi sen orada eski fotograflarımıza bakıyorsun... Bense burada gökyüzünden bir çift ıslak bakıs dileniyorum bir kez daha göreyim o maviligi diye... Yasayıp gidiyoruz böylece, yaşamak denirse buna..
Hayatta olmanın -değdigi- anlar vardur sevdiceğim, en değerli anlardır onlar...


Benim için, geceleri kollarında yatıyorken, uykuya daldığımı sandığımda saçlarıma bir başka dokunmandı, beni kızdırdıktan sonra elimi tutup sıcak bir öpücük kondurmandı üzerine... Bana "bebeğim" deyişinde son heceyi vurgulayışındı... zamansız yollara düşmemizdi beraber, yol üstü lokantalarında mola verdiğimizde içtiğimiz çayın tadıydu, yaktığımız sigaranın dumanıydı... Seviştiğimiz anlarda, "iyi" anlarımızda "herseyim" deyişindi, beni öpmeden önce dudagını ısırışındı belli belirsiz ki, bundan anlardım beni ne çok istedigini... El ele yürürken basparmağınla elimi hafif hafif okşayışındı -hava ne denli soguk olursa olsun ellerin her daim sıcacıktı-... Havaalanına yakın bir yerde durup uçakları izleyişimizdi, bir şişe şarap ve iki kadehle... Bulduğumuz yavru kedileri beslerken paylaştığımız keyifti, sokak sokak dolasmaktı birlikte keşfettiğimiz yeni şehirleri, birlikte kaybolmaktı yollarda gece vakti, kar yağdığında çocuksu bir heyecanla sokaklara fırlamaktı saat kaç olursa olsun.! Banyodan çıktığında ıslak saçlarının kokusunu içime çekmekti... Sana sımsıkı sarılıp; "iyi ki hayattayım" dediğim anlar... Kim anlayabilir ki bunlari senden, benden baska?

Sen ve ben, Biz... Biz diye birsey yok artık... Yıllar yılı gözümden sakındığım aşkımızdan geriye ne kaldı? Binlerce anı... Unutamazsam onları, yok olacakmışım gibi geliyor. Unutamazsam seni...Hücre hücre dağılıp gidecek bedenim sanki... Canım yanıyor, canımdan can kopup gitti...

Şairin dedigi gibi, ölüm gibi birsey oluyor ama ölünmüyor sevdiğim... En zoru da bu ya! Sığamıyorum şu dört duvarın arasına, sanki uykudayım, bütün yasananlar ise sadece kötü bir rüya, haykırmak istiyorum "neredesin" diye ama çıkmıyor sesim... Sanki bütün kelimeleri tüketmişim, kalmamiş artık söyleyecek sözüm... Uyanmak istiyorum bu kabustan, gözlerimi açıp, şuracıkta, en sevdigin kırmızı koltukta uzanmış görmek istiyorum seni... Nefreti, öfkeyi, ayrılığı bilmediğimiz, tanımadığımız günlerdeki gibi...

Kokuna, tenine böylesi alışmışken nasıl dokunacağım bir başkasına, nasil sevecegim yeniden... Hiç hazır değilim kalbimin deniz gözlü efendisi, bakma sen benim güçlü göründügüme... Sen iyi hisset diyedir, benim de hayata tutunmaya çalısmam bir köşesinden, sen yoluna devam et diyedir, benim de gittigim yoldan dönmemem...
...
Dokunsan yıkılacak bir sırça köşktür yüregim artık; bahçesinde tomurcuklanan sevda güllerini gidişinle yaktığın... Sakın gelme,sakın sevme beni bir daha. Sevgin buysa, dayanamam yeniden yerle bir olmaya.

Alışmalıyım sensizlige bu ölüm sessizliğine, bu kapkaranlık yokluğa....


Misafir 28 Ekim 2007 09:56

Alıştım Artık

Kazandıklarıma sevinemedim
Kaybettiklerime üzülmekten.
Gidenlerin ardından bakakalmışken,
Göremedim önümü.
Tökezledim
Düştüm
Yerden kaldıran olmadı.
Kanadı dizlerim
Damla damla akan gözyaşlarımla ıslandı
Düştüm kalktım
Neyin var diyen olmadı.


Yalnızmışım anladım.
Unutmam seniler yalanmış
Ben dostuma boşuna bel bağladım.
Kader değilmiş ağlatan
Ben yaşadıklarımdan değil
Yaşayamadıklarımdan pişmanım.

Unutsam dedim geçenleri
Silsem bütün seneleri.
Ama mümkün değil kapatmak eski defterleri
Yine esirinim senin hayat.


Biliyorum devam edecek bu böyle.
Kaderin bu senin diye çekinme söyle.
Alıştım ben artık her bir derde kedere
Bu da gelip geçsin alıp götürdükleriyle.


Duygu Tuncel


yüksel2 28 Ekim 2007 11:16

ONU BİR GÜN GÖRMEDİM

Yüzüme sert çizgiler çekti senin adını,
Hasret saatlerini saydı saçımda aklar.
Senin ağzından çıkan bir cümlenin tadını
Ne bugün içki verdi, ne bu gece dudaklar!

Sorma, nasıl yollarda tutunabildiğimi,
Nasıl siyah rüzgara yaşımı sildiğimi...
Görür görmez kapında yere devrildiğimi
Ürperdi bir tekinsiz kedi gibi sokaklar.

Gece muzlim şeklini bana çizmese perde,
Sesin bir sırça gbii kırılmazsa içerde,
Beni bugün serilmiş görenler orta yerde
Yarın da bir çukurun içinde bulacaklar...
f.n.ç.


Misafir 28 Ekim 2007 11:18

Alışamadım


Küçük köhne bir eve taşındım
Sen gittin,ben buna alışamadım.
Tanrı bile unutmuşken sanki beni,
Senle beraber her şey gitti.

Ve ben buna alışamadım!!!

Her gün balkonda bekleyişini özledim,
Ama şimdi balkonum yok.
Pencereden yağmuru seyrederdik ikimiz,
Penceremde yok,yağmurumda.

Ve ben buna alışamadım!!!

Hayal ederdik yalnız bir ada ve biz,
Sakin masmavi bir deniz,
Gece mehtap ve yıldız
Şimdi kalbim sert bir buz.

Ve ben buna alışamadım!!!

O kadar çok nefret ediyorum ki benden
Kopardın gittin seni candan.
Bana ne be alına yazılandan
Ya da padişahın fermanından
Senle beraber aşk da gitti

Ve ben buna alışamadım!!!
Nusret Kaşıkçı


yüksel2 28 Ekim 2007 17:48

KOŞMA

Kirpiğine sürme çek,
Kına yak parmağına:
Bu yıl yaşın girecek,
Kız, gelinlik çağına.

Anlatıyor duruşum,
Ben sana vurulmuşum;
Ko, düşsün gönül kuşum
Saçlarının ağına.

Yaş olsam gözden akmam.
Göz olsam gayre bakmam,
Vatanımsın, bırakmam
Ellerin kucağına!
f.n.ç.


Misafir 28 Ekim 2007 20:55

Ateş Çoktan Küllendi

Unutmuştum seni ben,
taş basarak bağrıma.
Yıllar sonra yeniden,
niçin çıktın karşıma.

Yakmak ise niyetin,
gönlümde ki ateşi.
Zaten buna geç kaldın,
ateş çoktan küllendi.

Cahil idim o zaman,
şimdi aklım erişti.
Bu köprünün altından,
çok sular akıp geçti.

Yakmak ise niyetin,
gönlümde ki ateşi.
Zaten buna geç kaldın,
ateş çoktan küllendi.

Benden sana fayda yok,
sen git kendi yoluna.
Pişmanlık duysan bile,
gelmem artık oyuna.

Yakmak ise niyetin,
gönlümde ki ateşi.
Zaten buna geç kaldın,
ateş çoktan küllendi.

isimsiz kral


H€L€N 11 Kasım 2007 20:20

NERDEN BİLİRDİN
Ğizledin yüzünü , ilmegi taktın,
Çırpındım dagladın, bitirdin neden,
Dizildin gözüme , dinmedin aktın,
Kuruttun canımı , bitiyor beden,

( Nereden bilirdim gidecegini ,
Vefasızlıgını söyle nereden ,
Nereden bilirdim zalim nereden,
Bekleyecegimi söyle yıllarca,
Dilenecegimi seni nereden,
Nereden bilirdim , söyle neredeeen ,)

Ğözlerim gözünde, akıp giderken ,
Sözlerin içimde , yanıp dururken ,
Hasterin kalbime dolup taşarken ,
Düşlerim seninle gerçek olurken ,

(Nereden bilirdim gidecegini ,
Vefasızlıgını söyle nereden ,
Nereden bilirdim zalim nereden,
Bekleyecegimi söyle yıllarca,
Dilenecegimi seni nereden,
Nereden bilirdim , söyle neredeeen ,)

Güneşim; unuttum diyecegini ,
Aşkımı ellere verecegini ,
Sarartıp topraga gömecegini ,
Nereden bilirdim gidecegini ,
nereden bilirdim ÖLECEGiNi

(Nereden bilirdim gidecegini ,
Vefasızlıgını söyle nereden ,
Nereden bilirdim zalim nereden,
Bekleyecegimi söyle yıllarca,
Dilenecegimi seni nereden,
Nereden bilirdim , söyle neredeeen ,)

Yasin Yüksel




H€L€N 11 Kasım 2007 20:44

http://www.balcanet.net/resima/jpg/siir10171.jpg


Gitgide alışıyorum sana....
Hiçbir alışkanlık bu kadar güzel olamaz...
Ellerin ellerimden uzaksa nasıl güçsüzüm bilemezsin...
Yanımda olduğun zamanlar;
sigara dumanı gibi ciğerlerime doluyor,
alkol gibi damarlarıma yayılıyorsun...
Durmadan başım dönüyor verdiğin hazdan...
Alışkanlıklar daima korkutur beni...
Düşün ki ben yaşamaya bile alışkın değilim...
Kendimi kendime alıştıramadım yıllardır...
Fakat şimdi sana alışıyorum...
Alıştıkça özlemim artıyor, daha yoğunlaşıyor.
Yalnız içimde garip bir korku var.
Sana alışmaktan değil seni kendime alıştırmaktan korkuyorum...
Bir gün sana şimdi verdiklerimden daha güzelini
daha değerlisini verememekten korkuyorum...
Bir gün ansızın ölmekten ve seni, bana olan alışkanlığınla
yapayalnız bırakmaktan korkuyorum...
http://www.balcanet.net/resima/ivirzivir/siir10171-isik.gif
Oysaki her zaman ve günün her saatinde
yanında olmalıyım senin... Bana alışmış olmaktan
pişmanlık duyacağın bir dakikan bile olmamalı...
Bütün zamanlarını zamanlarımla karıştırıp
emsalsiz bir zaman bileşiminde yaşatmalıyım seni...
Uykularda bile aynı rüyayı görmeliyiz.
Her şeyin ve her zevkin yarısı senin olmalı, yarısı benim...
"Bana alış" demeyeceğim... Nasıl olsa alışacaksın bir gün...
Şimdi çirkinliğimde güzellikler bulan gözlerin,
o zaman en güzeli görecek bende! Alışkanlığınla,
sevginle yepyeni bir "ben" yaratacaksın benden!
http://www.balcanet.net/resima/ivirzivir/siir10171-isik.gif
İlk defa sevilmenin ürpertileri içindeyim inan. Sevgimle
mukayese edebileceğim tek şeyi beni sevmende buldum...
Ömrümde kimse bana sevmenin gerekliliğini öğretmedi.
Kimseden sevgisini istemedim, verdiler almadım.
Bencildim bir zamanlar, sevmek benim hakkım diyordum.
Oysaki şimdi bir zamanlar hiç sevmemiş olduğumu
kendi kendime biraz da utanarak itiraf ediyorum.
http://www.balcanet.net/resima/ivirzivir/siir10171-isik.gif
Asıl büyük sevgiyi seni sevmekte buldum ve sevgim
senin sevginle değerleniyor, ayrı bir anlam kazanıyor...
Sevgin olmasaydı değersiz bir cam parçasıydım.
Sevginle bir aynayım şimdi. Bana bakanlar baştanbaşa
seni görecekler içimde...
Bir zincirin iki halkasıyız seninle anlıyor musun?
Aynı kadehte karışmış iki içkiyiz.
İki kelimeyiz seninle birbirini tamamlayan.
Her yerde iki olduğumuz için
bir bütün haline geliyoruz durmadan...
http://www.balcanet.net/resima/ivirzivir/siir10171-isik.gif
Alışkanlığım devamlı sana çekiyor beni...
Durup durup dudaklarını öpmek geliyor içimden...
Saçlarını okşamak geliyor, ellerini tutmak geliyor...
Kokunun tenime sindiğini hissediyorum geceleri...
Teninin dudaklarımda eridiğini hissediyorum...
Boynunun en güzel yerini benden başkası bilemez artık...
http://www.balcanet.net/resima/ivirzivir/siir10171-isik.gif
Seni kimse benim kadar benimle bir bütün olduğuna inandıramaz....
Gitgide bu alışkanlığın içinde kaybolduğumu hissediyorum...
Beni yaşadığım zamanın dışına çıkarıyorsun.
Bir gün tarih öncesinde yaşıyoruz , bir gün bulutların üstünde...
Uzun süren bir baygınlık sonrasının
o anlatılmaz baş dönmesi içindeyim...
Bütün merdivenler birbirine eklendiği zaman
seninle vardığım yüksekliğe erişemez...
http://www.balcanet.net/resima/ivirzivir/siir10171-isik.gif
Açılmış bütün kuyuların derinliği
içimde seni bulduğum yer kadar derin değil...
Alışkanlık kozasını ören bir ipekböceği gibi gitgide tamamlıyor bizi.
Emsalsiz bir oluşun içinde yuvarlanıyoruz.
Korkunç bir yangın başladı yüreklerimizde.
Özlem, kıskançlık, arzu ne varsa içimizde hepsi birdenbire tutuştu.
Alev almayan bir yerimiz kalmadı.
Alevlerimiz muhteşem bir kızıllığın içinde yıldızlara kadar uzanıyor.
Hiç bir su, bu ateşi söndüremez artık.
Nehirle, denizler boşalsa üstümüze hiç sönmeyeceğimizi biliyorum.
Bu yangın biz birer kor haline gelinceye kadar sürecek.
Önce bakışlarımız alıştı birbirine, sonra parmak uçlarımız...
Bu oluş tamamlandığı anda yeryüzünde
bizden güçlüsü olmayacak!
En mutlu olduğumuz yerde en güçlü de olacağız seninle...
Bu bir sonun değil bir varoluşun başlangıcıdır.
Geçmişteki tüm alışkanlıkların bana alışmanı önleyemez artık...


http://www.balcanet.net/resima/ivirzivir/siir10171-isik.gif
Ümit Yaşar OĞUZCAN


Misafir 11 Kasım 2007 21:32

Yeminim Var

Sen de bir gün sana olan sevgimi anlamak istersen,
Şehrin ışıklarına değil,
Gökyüzündeki yıldızlara bak,göreceksin,
Çünkü onlar her akşam, hiç sönmeden ordalar,
Ara sıra birkaçı yerini beğenmez kayar,
İşte onlarda gökyüzünde kaybettiğim seni arar.
Taki sabah oluncaya kadar...
Sonra o muhteşem görüntülerini güneşe bırakırlar,
Dağların tepelerin ardından,
Bütün ihtişamıyla,
Sanki dünyaya meydan okurcasına ortaya yavaş yavaş çıkar.
O ilk görüntüsüne bile kimse bakmaya cesaret edemaz,
Bir ateş topudur gökyüzünde,
Oysa nekadarda ufak görünüyor öyle değil mi ?
İşte...
Onda da kalbimi göreceksin,
Senden sonra kimsenin dokunamadığı,
Kimsenin bakamadığı,
Girmeye bile cesaret gösteremediği kalbimi.
İşte...
O gün bu gündür,
Bu kalp senin adınla yanar, tıpkı güneş gibi.
Çoğu zaman bende dayanamam içimdeki bu ateşe,
Elime hançeri alıp,
Yerinden çıkartıp,
Parça parça etmek gelir içimden.
Yapamam...
Kendime verdiğim söz aklıma gelir...
Her gün dualar,yeminler ederim.
Sana soyadımı veremedim...
Kızım olursa adını ona vereceğim....


i.k


H€L€N 12 Kasım 2007 13:59

Hayat Bana Yalan Söyledi
İlk kez hesaplasıyorum kendimle
Tuhaftır kalemi kagıdı ve seni onca sevmeme ragmen
Sana ilk kez yazıyorum
simdi sen yoksun seni düsünmek var
cocukken de seni düsünürdüm her gece
Radyo dinler siir yazardım
Her carsamba pazara giderdik annemle
Babam maas aldıgında baklava yerdik
Dondurmayıda cok severdik
Ablam üc top yerdi ben iki top
Yalnızca bu yüzden kavga ederdik
Oysa hayatımın vazgecilmeziydi ablam
O'nun da yüzü hic gülmedi
Hayırsızın birine kacıp mahvetti hayatını
Aklımdan hic cıkmaz gittigi günkü karanlıklar
Hüznümü büyüttüm o günden beri
Kendimi degil
Gözlerimde hala bir cocuk aglar
Düslerimi gezdirdigim bulutlar
Bir tohumun özlemiydi cicege
Ve hala kulaklarımda annemin sesi
"Bitirsen su okulu bir ise girsen"
siirle karın doymadıgı dogruydu
"Bak Cemil okudu mühendis oldu
En güzel kızıyla evlendi Üsküdar'ın
Evinide aldı arabasınıda"
Bense baglama calardım kendi halimce
Sesim güzelmis öyle derlerdi
Nerden bilirdim hep hüzün türküleri söyleyecegimi
Hayat bana yalan söyledi...
Mektuplar yazardım Almanya'daki abime
Okulu bitirecegime söz verirdim
Masum düslerimin o en sürgün adasında
Bakısları uzaklara dalıp giden sarkılar
Ve mevsimsiz solmus bir cicek gibi
Ayaklar altında nasıl ezilirse umut
Benim de günesimi iste öyle caldılar
Öyle tutsak aldılar sevinclerimi
Sensiz gecen her günü hesabıma yazdılar
simdi öyle uzak ki cay icip simit yedigimiz o günler
Kardesine karne hediyesi
Ucurtma yaptıgım günler öyle uzak ki
Oysa sacaklarda titreyen bir sercenin
Ekmek tanesine kanat cırpması
Ve bir anne duası kadar icten sevmistim seni
Fener stadında Besiktas macı
Ve parasızlıgımız devam ederken
Bütün mavilerimi sana vermistim
Kaybetmek alnıma yazılmıs sanki
Olmadı bir tanem
Hayat bana yalan söyledi...
Babanın tayini cıkıp da gittiginiz o kıs
Yine pence yaptırmıstık ayakkabılarımıza
Sana söyleyemedim ama
İsten ayrılmıstı babam
Kapanmıstı calıstıgı lokanta
Senet zamanları daha bir cökerdi omuzları
Ve aksam trenlerinin isci yorgunluguyla
Daha bir uzardı raylar
Sitemlerim bileylenmisti hayata
Öfkeli bir yanardag isyanlara uzanmıstı
Üstelik sen de yoktun artık
Oysa yalnızca sen öpmüstün gözlerimi
Bir yanı hep eksik kalmıs cocuklugumun
Aslında her insan biraz yenikti hayata
Ve biraz küskün
Son trende kacınca son istasyondan
Öyle kalakalırdık yorgun ve üzgün
Kendime düsmanlıgım bu yüzden
Hep kendime pismanlıgım
simdi herseyim yarım
Fotografının arkasına ne yazdıgımı bile coktan unuttum
Bir silahım olsaydı
Yoksullugu sakagından
Kaybetmeyi kalbinden
Ve sensizligi alnının tam ortasından vururdum
Düzmece duygular harcım degildi
Uzak denizlerin fırtınasıydım
Karlı dagların kekligi
Yoksuldum yoksul olmasına
Ama onurluydum
simdi ne sen varsın ne o eski sevdalar
Olsun
Üstüme devrilse de bu sagır karanlık
Aksam olur sairlere gün dogar
Bir kerecik söyle demistin
Söyleyememistim hani
İste simdi söylüyorum
Seviyorum seni
Seni seviyorum
Fatih-sebnem Kısaparmak


Misafir 12 Kasım 2007 16:08

Alışıyorum galiba

Bakıyorum,
Vakit geceden çıkmaktadır yollarıma,
Gözyaşı dökülürken sonbahardan uykularıma,
Bekliyorum yalnızlığı bir köşebaşında,
Yalnızım diyorum kendime,yalnızlık bile değil,
Görüyorum,
Aşkım boğuluyor yüreğimin sığ sularında,
Hayallerim bembeyaz bir duman,sigaramda,
Alışıyorum galiba yavaş yavaş bu hayata da,
Alıştım diyorum kendime,kendimden bile değil,

Sonra,
Bu şehrin dışında mantar gibi bitiyor zenginler,
Şehrin dışına aşık,şehrin dışında sürgün,
Koskoca bir şehri tüketerek,
Büyüyor sevdaları sinemalarda,
Öpüyor kalabalığı ayakları,
Ölüme kadar aşk nedir,
Sevda nedir bilemeyerek,

Bakıyorum,
Saçları marley cilasından filintalar dolanıyor ortalıkta,
Öylesine seviyorum ki cakalı gülüşlerini,
Zamana zamansız kalan havalı yürüyüşlerini,
Bir kez olsun anlayamıyorum,yaşayamıyorum
Ama yaşamadım demiyorum,diyemiyorum

Hep aynı bankanın önünde oturuyor sakız satan dede,
Kimse bakmıyor belkide yüzüne,
Sakız satıyor,dilenmiyor,selpak satıyor
Bu şehirde çürüyen gençliğine,

Gözlerim ıslanmış sokaklarında arıyor seni,
Ey imgesi parçalanan yalnızlık,
Bir gerçek gibi,bir gerçekten yalanlanır gibi,
Teknoloji muhtırası,
Poz keserken nice sahte yüzlerde,
Aşk'ı,sevdayı anlamadan kaldırımlarda öldürür gibi,
Seni gökyüzünde suskun bir bulut,
Yeryüzünde olmayan bir umut gibi,
Arıyorum ey yalnızlık,

Gece oluyor,saatim hep rölanti,
Alışıyorum galiba,
Yüreğime tenha vurgunu yağmurlarıma,
Alışıyorum diyorum hep,
Bu şehirdeki aynı kaldırımlarıma,
Sonra,
Yaşadım demiyorum,
Diyemiyorum içimden geldiğince,
Düşmüşken bu şehrin,
Dışında kalan nice sevdalarıma..


i.k


sürgün_63 12 Kasım 2007 16:18

talan, aklımın en ücra köşelerinde
acziyetim, kitabelere düşmüş
silinen, can haritamdı tufanlarda
kovulmuştum yürek cennetlerinden
ruhum çırılçıplak kabuğu kırılmış
arzın dışına ötelenmekte
firkat kelepçesi ayaklarıma vurulmuş
sürgündeyim şimdi.


rüzgârların kanadına astım
hazan kuşunun feryadını
güneşe hasret iklimleri
yük katarlarıyla aştım
nafileydi son nefes çırpınışları
tufan tortularının altında
canlarım bir bir damarlarımdan çekilirken
telsiz anonsları koro halinde
adım yasaklılar listesinde
yüreğim sınırlar ötesinde
sürgündeyim şimdi.

bu kaçıncı kovuluşun cenneti saymadığımızda
bu kaçıncı katlin Habil'i saymadığımızda
bu kaçıncı tufanın Nuh'u saymadığımızda
bu kaçıncı teslimiyetin İbrahim'i saymadığımızda
bu kaçıncı hicretin Medine'yi saymadığımızda
bu kaçıncı firkatin Leyla'yı saymadığımızda
ey yüreğim
sulansın gülistan gözyaşlarınla
kapanan kapıların ardında
sürgündeyim şimdi.

kaç kıta kaç ülke dolaştım
tüm evreni sabrımla aştım
bulutlarda yıkandım
göçmen kuşlara yoldaş oldum
sürgün sayılmadı da
bir yüreğe
bir göze
zehirlerle kutsanmış bir söze
mahkûm olup
sınır dışı edilerek
sürgündeyim şimdi.

dikenli yollarda yürümek
sevda güllerine basmamak içindir
acısı en kuytu köşelerini yaksa da
yürekten yüreğe aksa da
aşk tek kişiliktir
ey sevgili

hiç bir karşılık beklemeden
sevdamı yüreğime koyuyorum
ceylanların göz yaşıyla suladığı
nergisleri topluyorum
ayın doğduğu yerde
sürgündeyim şimdi


Misafir 12 Kasım 2007 16:25

Son Sözün Var mı?



Benim gibi vaktin dar mıdır yarim?
Ecelle randevun var mıdır yarim?
Ben baharın sonu sen başı iken
Yüreğine yağan kar mıdır yarim?

Kederi sevince çevirecektin!
Derdimi acımı sen bilecektin!
Daha kaç gün geçti nasıl pes ettin?
Bu kadar acelen var mıdır yarim?

Ayrılık karşımda göz kırpıp durur
Beni senin yalan sözlerin vurur
Karşılıksız sevda ne kadar olur?
Bana son bir sözün var mıdır yarim?


i.k


H€L€N 12 Kasım 2007 16:51



SEVİNÇ VE HÜZÜN


Sevinci kapıştılar taşımayı bilmeden, Şimdi bilen yok, nerede oturuyor. Köyün delisi Hüzün, yalnız kaldı yollarda Adam-adam, sınıyor, arıyor yoldaşını.. Kıskandıran özlemi, yüzünden okunuyor. Görünüp siliniyor o günden beri. Sevinç bin an gözlerde, dudaklarda. Yerini sevgilisi Hüzün'e bırakıyor. Sevinç'se, uzaklarda hep uzaklarda.. Şöyle bir görünüyor, hemencecik uçuyor. İşte o günden beri gözlerde, dudaklarda Hüzün, aramaktadır, yitik yavuklusunu. O günden beri Sevinç yerinde durmaz Ve kişiliğini ararken uzaklarda O günden beri kimliksiz hüzün olmaz... Özdemir ASAF


Misafir 12 Kasım 2007 16:53

Yalnızın Durumları-XVI

Bir zamanlar güldüğünü
Anımsar
da...
Yoğurur hüzün'ün çamurunu
Avuçlarında.


i.k


Misafir 13 Kasım 2007 16:26

Çocuk




Dünyanın en
Güzel şeyidir çocuk
Yaşama dört elle sarılmanın sebebidir
Minicik elleri masum bakışları anlatır sana çaresizliğini
Sevincine ortak olmaya çalışırlar sende mutlu olursun
Umutlanırsın kendin
Gibi sanırsın
Sabah bir
Damla su alabilmek için geçmeni beklerler
Umutsuzluğa kapılırsa bir
Damla gözyaşı anlatır derdini
O kadar acıdır ki hayat düşünürsün
Ben hazır mıydım ya çocuklarım,
hazır mı hayatın acımasızlığına?
Çözemezsin bulamazsın soruların karşılığını
Her yerde kan her yerde vahşet bizi güçlü kılan ne ?
Sevgimiz mi? Yoksa umutlarımız mı?
Onlar sevinince sende mutlu olursun kendinden
Bir parça, alır onu okşarsın
Paylaşmayı öğrenirler şaşırırsın
Ve bazı şeyleri daha iyi anlarsın
Ağlamak gelir içinden düğümlenir
Boğazın aniden ağlayamazsın
Ağlayamazsın çünkü sen örnek baba
Olacaksın yürüyüşünle saygınla
Ve kültürünle onları aşılayacaksın...
Ve bu vatana hayırlı evlatlar
Yetiştirmenin gururu ile yaşayacaksın.....




i.k



Saat: 03:19
Sayfa 2 / 3

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık