![]() |
Var Git Artık buralarda gece uzun gün ışığı yakındır var git artık bakma ardına ölüme fazla sokulma ama düşün ki mevsim rüzgarlarının savurduğu bir orman insan sev onu, sokul, konuştur doludur fazla üstüne varma hep susmak susmak... yetmiyor bazen işte bu yüzden bütün ışıkları yanmalı yeryüzünün ozanlar herşeyi anlatmalı var git artık acıyı aşındırma tut ve at sevdaya uzaan çağlayana Yılmaz Odabaşı |
HOŞÇAKAL SEVDAM Ben yaşantımı ikiye ayırdım..bir yarısını tüm insanlara ayırdım..diğer yarısını sadece sana.. Gündüzlerimi tüm insanlara ayırdım..gecelerimi ise sadece sana .. Gece olunca tüm insanlara ayırmış olduğum diğer yarımın ışıklarını kapatıyor..Kepenklerini indiriyorum.. Ve sana dönüyorum..İşinden evine dönen bir adam gibi.. Ve sana sadece sana ayırdığım yarıma dönüyorum.. Seni..seni..sadece seni düşünüyorum.. Öyle çok özlüyorum ki bu aralar seni...anlatamıyorum.. Mutlulukları mı çıkarıyorum üzerimden,sadece acılarımı giyiniyorum.. Sorular takılıyor iliklerime ..boğuluyorum..gömülüyorum ..çıkamıyorum.. Ne olurdu şimdi yanımda olsan..başımı yaslasam göğsüne mışıl mışıl uyusam..ne olurdu.. Ne olurdu hayat kıskanmasa sevgimizi..almasaydı seni benden..ne olurdu..kıyamet mi kopardı.. Azrail unutsa seni..ne olurdu sanki..haaa ne olurdu.. Bu dünyada bir kişilik fazladan yer yokmuydu da mı.. aldılar seni benden Bedenininden çekip çıkardıkları zaman nefesini ..beni de yanında götürseler ..ne oludu.. haaa ne olurdu ..Oysa ne güzel olurdu.. İçimden isyan etmek geliyor..susuyorum.. Neden..neden ben diyesim,haykırasım geliyor..susuyorum.. Tüm mermileri şarjörlere sürüp sıkasım geliyor yüreğime yapamıyorum..yapamıyorum çünkü yüreğimde sen varsın ..kendime değil sana kıyamıyorum.. Allah'ım affet beni..Sana değil isyanım..isyanım..sadece bazen bu ağır yükü yüklenmekte acizlik hisseden yüreğime.. İçimden ağlamak geliyor..işte bir bunu sadece bunu yapabiliyorum bu aralar.. Sadece ağlıyorum.. Senli günleri geliyor aklıma bu şehrin... ağlıyorum... Benle beraber kendini boşluğa attığın o gün geliyor aklıma..kahroluyorum..ağlıyorum Sana ben burdayım diyemediğim o gün geliyor aklıma..lanet ediyorum..ağlıyorum.. Sensiz işlediğim sevaplarımı,senli işlediğim günahlara değişiyorum..ağlıyorum.. Sana sesleniyorum.. yüreğimde yaşattığım.. sana&..seni çok özlüyorum.. Ey beni duyamayan..sonunu bilmediğim sevdamıza yazılar yazıyorum..yazıyorum ki herkesler seni ne kadar sevdiğimi,seni ne kadar özlediğimi bilsin& Birazdan güneş doğacak seni sonraki geceye kadar yalnız bırakmak zorunda kalacağım.. Şimdi bana yine kendimi teselli etmek düşüyor..Sana kanamadan,sana doyamadan yaşamak zorunda kalan kendimi avutuyorum.. Yanımdayken seni nasıl sevdiysem..uzağımdayken de seni öyle seveceğim.. Dişlerimi sıkarak,nefesimi tutarak,için için yanarak seveceğim.. Hadi bu gecelik bu kadar..Seni çok seviyorum..Hoşçakal sevdam.. Alıntı |
http://img165.imageshack.us/img165/3272/aycammcp7.jpg Bir sevda durağında tutsak kaldı özlemim uzun kara trenler alıp götürdü seni hasret boyu uzayan raylara döküldü gözlerim bütün insanlar ağladı sen giderken. bütün istasyonlar gözyaşlarına boğuldu bir ben ağlamadım inanki, bir ben ince bir duman gibi kaybolup gittin oysa seni sevdiğimi söylememiştim daha sensiz yaşamayacağımı, sana aşkımı anlatamamıştım gitme kal, giden ben olayım gitme kal diyemedim kahrolası gururum, kahrolası dilim arkanı dönüp giderken hıçkırıklar düğümlendi boğazıma kızdım ,bağırdım , haykırdım, isyan ettim yine de seni sevdiğimi söylemedim ardında ağlayan bir çift göz paramparça bir yürek ve dalları kırılmış bir ağaç gibi baktım ama gitme kal diyemedim kahrolası gururum, kahrolası dilim gittin hayallerim ardında yaprak yaprak düşüyordu bir çocuk üşüyordu elleri cebinde dalında bir gelincik ağlıyordu bir dağ yanıyordu içimde gitme, gidersen baharda git sonbaharda gitme yapraklar düşmesin ardında diyemedim kızdım ,bağırdım , haykırdım, isyan ettim yine de seni sevdiğimi söylemedim kahrolası gururum, kahrolası dilim gitme kal diyemedim .../ bir rüzgara açarım şimdi kalbimi bir de sulara alıp getirsinler diye sevgimi sana bir tutam sevgiydi yaşam kalbimde bir yudum hasret oldu döküldü gözlerimde tane tane gittin, bir tren garında ömrümü rayların arasında götürdün oturdum bir köşede öylece ağladım, kahroldum bir sessiz çığlığın yarayla buluşmasıydı gidişin ardından gitme kal, gözlerin yaralarımın tek merhemi diyemedim dizlerim, ellerim, yüreğim paramparça şimdi suları çekildi canağacımın asitli yağmurlar döküldü dallarıma acılar topluyorum takvim yapraklarından her gece gözlerime kan oturdu ey yar!.. her gece bekleyişler öldürür beni gelmeyişler bir de eriyişler hasretinden her gece ah! gurbet ah! sen olmasaydın ayrılık olmasaydı hasret olmasaydı ben olmasaydım sen olmasaydın aşk olmasaydı kahrolmasaydım... |
GİT!!! Şimdi gidiyorsun Git Oysa senden tek bir damla istemiştim Sana kocaman bir deniz sunmak için Şimdi gidiyorsun Git Ne zaman başladı bu hikaye Anımsamak zor Gençtim Hazırda fırtınalarım vardı dört nala sevdalarım Komazdı öyle üç-beş nöbetleri Geceler içimi acıtmazdı böyle Bir insan bu kadar eksilebilir mi Hatırlarsan sesine uyku kaçmış bir adam vardı Bu şehrin biryerlerinde Düşler ormanının gece bekçisi derdin sen ona Gözlerinde gizledi o seni sen bilmedin O adam bendim unuttun mu Bak sevdiğin adam gülmeyi bile unuttu Seni unutamadı İşin kolayına kaçmadım Uğruna ölmedim yani Uğruna ölünecek sandığım biri için yaşadım hep Sen bunu da bilmedin Ben bir bakışına bin anlam yükledim Sen aşka kestirmeden gittin Bir hayatın özetini bırakıp avuçlarıma Şimdi gidiyorsun Git Bana karanlığın ne demek olduğunu öğretmeden Bütün ışıklarımı söndürüyorsun Bu cehennem cinayetlerini işliyorsun Sonra bunlara intihar süsü veriyorsun Yazıklar olsun yazıklar olsun Susuyorsun susuyorum susayacaklarım bitmiyor Hani sen sevdiğini Yarı yolda bırakacak kadar yüreksiz değildin Düşmemeyi öğretecektin nerdesin nerdesin Uzun lafın kısası yoktur Anlatacağım çok şey var Hoyrat bir rüzgar gibi geldin Aklımı hayatımı dağıttın Şimdi gidiyorsun Git Daha ayrılığa bile çarpmadan Aşk bize döndü Bir yılan gibi soktun koynuma kimsesiz geceleri Artık ölüm sana dokunamamaktan kötü değil Ama sana dokunmak da yasak bana Göz çukurlarımdaki karanlık bunu anlatır Sen var ya sen Allah kahretsin Yani şimdi Gözleri sana benzeyen bir kızım olmayacak mı Yani şimdi başkaları mı sevecek seni Ben saçlarını okşadığım zaman Ellerin öksüz kalırdı Şimdi gidiyorsun git Kahraman Tazeoğlu |
DURMADAN GİDİYORUM Durmadan yürüyorum Ay ondördüne vurmadan,siyahta İçimde yeni bir küheylan zıngırtısı Kalbim oluk oluk damlıyor,dağlara Yırtık ayakkabımda davetsiz misafir su Eskisi gibi berrak değil,biliyorum. Durmadan yürüyorum İçimden bir türkü tutturmuşum,sağırlıkta Kan veran içinde bir resim,elime tutuşturulmuş Kalbim nerede unuttum,kim diyeeck bana Üstümden ülkeler kurmuş yıldızlar,yapmacık Güneşin öksürüğünde bertaraf olacak Rüzgar yok,hava yok,nefes yok Diclenin sesine tünemiş bir kuş gibi Eskisi gibi uçamayacağım,biliyorum. Kah güldüm,kah ağladım devranda Yol yorgunu bir çoban sırtında kalbim Dağlarım çırılçıplak,kartal yuvasında sükut Ölümü işledim her vakit,zulmün toprağına Sükuttan esaret,esaretten yabancılığım Durmadan gidiyorum,kalemin hanlarında Bir geminin çizdiği hasret çizgisinde Durmadan gidiyorum. Alıntı |
Sen dur Sen dur buza güvenme gölde önce ben yürüyeceğim bekle sen ateşi yak, suyu ısıt çalıları ben dereceğim sen dur döşeği hazırla kurtları ben kovalayacağım sen uzan aç bana saçlarını ben anlatacağım masalları ben toplayacağım yıldızları sen yeter ki göster bana kuzey ışığını Cem Güneş |
GİTME ZAMANIDIR ARTIK Vuslatın eşiğinde suskuların Farklı rüzgarların esintisinde duygular, İçini kemirmekteyken korkuların, Mıhlanır kalır sorgular, Akşamların aydınlığına saklanmış, Üflesen yok olacak kadar şeffaf, Ve kül misali dağılmaya mahkum, Çoktan hüküm giymiştir oysa yargılar… Huzmesindeyken zamanın çarpık yanı Gözbebeklerinde büyür, hüzün, Ellerin ovuşmadan ısınmaz olur, Ve haykırışa geçer ataktaki algılar, Susar gözlerindeki bebek iniltisi, Durur zaman, Susarsın… Matemin ritmi olur, eğlendiren çalgılar… Gitme zamanıdır artık, Aralanır bahtsız kapılar, Yalınayak koşar ayrılığın çocuğu, Gözleri dolar sevdaların, Ve başlar artık, aşksızlığa dair kaygılar Alıntı |
GİTME BU ELLERDEN GİTME BU ELERDEN SEN BENİM İÇİNBENDE SENİN İÇİN YARATILMIŞIM EĞER BİRGÜN AYRILACAĞIMIZI BİLSEYDİM SENİ HİÇ SEVMEZDİM HİÇ O GÜZEL YÜZÜNÜ SAÇLARINI VE GÖZLERİNİ HATIRLAMAZDIM AMA YAPAMADIM BİLEMEDİM KENDİME ENGEL OLAMADIM GİDECEĞİNİ DUYDUĞUMDA YERİMDE GEÇEN O GÜNLER GEÇTİ AMA ANLADIM HAYAT SENİ BENİDE SANA YAR ETMİYECEKMİŞ SANA SON SÖZÜM GİTME GEL....................DAYANAMAM |
İçimden şu zalim şüpheyi kaldır ya kendin gel ya beni oraya aldır Ağzının bir kıvrımından cesaret bularak ter yürekte susayışlar yaratan yağmurlara açıldım kalmışsa tomurcuklar önünde sendeleyen çocuklar kalmışsa bir kaç ısrar ölümle yarışacak onların yardımıyla dünyamıza acıdım. Dünya. Çıplak omuzlar üzerinde duran. Herkes alışkın dölyatağı bersalarla ağulanmış bir dünyaya Benimse dar çünkü dargın havsalamın gücü yok bazı şeyleri taşımaya. Önce kalbim lanete çarpa çarpa gümrah sonra kalbim gümrah ırmakları tanımaktan kaygulu sakın Styks sularının heyulası sanmayın er gövdesinde dolaşan bulutun simyası bu, biraz üzgün ve Ömer öfkesinde biraz öyle hisab katındayım ki katlim savcılardan sorulmaz ne kireç badanalı evlerde doğmuş olmak ne ellerin hırsla yaban tutuşu ne fabrikalarda biteviye üretilmekte olan kahır dev iştihasıyla bende kabaran aşkı yetmez karşılamaya. İnsanlar hangi dünyaya kulak kesilmişse öbürüne sağır o ferah ve delişmen birçok alınlarda betondan tanrılara kulluğun zırhı vardır çelik teller ve baruttan çatılınca iskeletim şakaklarıma dayanınca güneş can çekişen bir sansar edasıyla uğultudan farkedilmez olunca konuştuğum kadınların sahiden doğurduğuna toprağın da sürüldüğüne inanmıyorum nicedir kavrayamam haller içinde halim demiri bir hecenin sıcağında eriyor iken gördüm bir somunu bölünce silkinen gökyüzünü su içtiğim tas bana merhaba dedi, duydum duydum yağmurların gövdemden ağdığını. Sen ol küçük bir kıvrımdan, bir heceden aşk için bir vaha değil aşka otağ yaratan sen ol zihnimde yüzen dağınık şarkıları bir harfin başlattığı yangın ile söndür beni bir ses sahibi kıl, kefarete hazırım öyle mahzun ki hüzün ciltlerinde adına rastlanmasın. İsmet Özel |
GİDEMEDİM Gülüşünün sessizliğinde, Boğuldum Bantladım yaralarımı, İnadına tutmadı. Yolculuklar seçtim; Uzak diyarların kıyılarına Bir türlü gidemedim Seni terkedemediğimden Değil, Seni terketmeyi göze alamadığıdan.... Rauf ANTEP |
gitmek herzamn daa kolaydr kalan daa cok aci ceker we üzülr |
GİT YA DA KAL git ya da kal benim için ikisi de bir senden kalma bu sevda avuçlarımda kir git ya da kal benim için ikisi de bir... ve karanlık karanlık gözlerin yine zifir sen akrep sokmuş beynimde tek fikir git ya da kal ikisi de bir.... Recep Cem ÇELEBİ |
kalmak kolay yapman gereken bişey yok ;) |
Gitmek kolaymı sanıyorsun sen. Bakma gözlerime öyle acıtrcasına. Olmadı işte sevsekte olmadı,kendi sularımızda boğulduk biz. Derinlikler sebebimiz oldu. Taştan duvarlar ördük aramıza, Şüpheden setler çektik rtrafa, Kıskanç bakışllar yaraladı kalbimizi. İnanmadık hiçbir zaman sevgimize güvenmeyi unuttuk. Acabalar doldurduk beynimize. Duygular rehin kaldı kalbimizde, hiç gün ışığı göstermedik, Karanlık delhizlerde kayboldular. Labirentler ördük içimize, Çıkışını kendimiz bile bilmedik. Gururu marifet saydık aşkın üstünde. Suskun saatlerde cümlesiz zamanlar geçirdik, Amaçsız yarınlarımıza koşar adım gittik. Yalanları gerçek sandık,kendimiz bile inandık söylediklerimize. Sevdaya dahil ne varsa yıktık yaktık. Aşk ateşine kıskançlık külleri serptik sönsün diye. Sonra üşüdük buz kesti her yerimiz. Önce şüpheye sarıldık ısıtmadı. Sonra gururun ardına gizlendik saklamadı. Yalanlara koştuk birden ama çıplaktık. Örtmedi üzerimizi dahada ayaz vurdu ayaklarımıza. Üşüdük üşüdükçe uzaktık birbirimize. Biz seninle olmadık. Bulamadık sevdaya çıkan yolu. Sen sağ , ben selamet. Bir daha karşılaşmayalım ,hep uzak olalım. Unutalım yaşayamadığımız aşkı, Unutalım hiç olmayan seni, beni Yani bizi!... SELDA AKYILDIZ |
Gittin İçimde Kaldı Ayrılık Gittin Ayrılırken buz tutmuş bıyıktı gözlerin Kaçamak ellerimiz komutsuz sallandı Dudaklarımızda sıradan sözcükler Vedalaşmayı bile beceremedik Son bir bakış kaldı arkanda Kalabalığa karışan Her şey düzmece bir dinginliğe gömüldü Gittin. İçimde Yığınlarca kitap kaldı uçuşan Sözcükler beynimin köşelerinden Çıkıp korkuttular gecelerimi Peşimden geldi gölgeler Aynalara bakamaz oldum Hiçbir oyun avutmadı beni Yaşamıma sığmayan bir şey kaldı İçimde. Kaldı Yeni bir kent işkenceye hazır Ödeşemedim gittiğin mevsimlerle Belleğimi silkeleyip anılardan Tik tak çaldın uzun zaman Alışamadım yarımlığa Düşlerimde intihar tutkuları Sırtımda hançerinin oyduğu boşluk Kaldı. Ayrılık Çoğalarak giriyor günlerime Senden başka kim bilebilir Geçmişin dökümünü yaptığımı Ağır ağır pulsara dönüşürken güneşler Sonbahar hüznüne benziyor pencerede Artık konuk beklemeyen gözlerim Sayfalar da bitti ışık da her yanı kapladı A. Kadir Bilgin |
Buralardan Gitme çok su verilince ölür ya çiçekler çok ağlarım çürür gözlerim gidersen eğer ben senin gül bahçende oyunlarıyla mutlu ve affedilmeyi çok seven yaramaz bir çocuğum sen ne güzel güldün;solmuyordun hem çok seviyordun hem beni yormuyordun çiçekler... çiçekler sevildikçe büyür gitme diyorum sana gitme! ...çiçeklerim benimle ölür. buralardan gitme buralar gitsin,sen gitme gitmek çözecekse.... ve biri gidecekse... buralar gitsin,sen gitme... ...sen gitme! |
GERİDE KALAN Umuttu hayatta yaşatan bizi Zemheride yazı beklerdik beraber Bilemezdim böyle bir son bekliyor sevgimizi Aşk ikimizi de aldattı bu sefer Işığı bıraktın hiç değilse gönlümde Gökyüzünü alsan da benden Gitmek çözümmüydü bilemem ama Çok şeyi de götürdün giderken Bir beni bıraktın geride Bir de beraberken yaşadığımız anları Birkaç yırtık resim kaldı artık senden Bir de hayalin gözümün önünden gitmeyen Bir de yüreğimde sevgin Sen beni bırakıp gitsen de Asla beni terketmeyen Sevgin kaldı geride Onu olsun sakın götürme.... Arif BALTACI |
Gitmek kolaymı sanıyorsun sen. Bakma gözlerime öyle acıtrcasına. Olmadı işte sevsekte olmadı,kendi sularımızda boğulduk biz. Derinlikler sebebimiz oldu. Taştan duvarlar ördük aramıza, Şüpheden setler çektik rtrafa, Kıskanç bakışllar yaraladı kalbimizi. İnanmadık hiçbir zaman sevgimize güvenmeyi unuttuk. Acabalar doldurduk beynimize. Duygular rehin kaldı kalbimizde, hiç gün ışığı göstermedik, Karanlık delhizlerde kayboldular. Labirentler ördük içimize, Çıkışını kendimiz bile bilmedik. Gururu marifet saydık aşkın üstünde. Suskun saatlerde cümlesiz zamanlar geçirdik, Amaçsız yarınlarımıza koşar adım gittik. Yalanları gerçek sandık,kendimiz bile inandık söylediklerimize. Sevdaya dahil ne varsa yıktık yaktık. Aşk ateşine kıskançlık külleri serptik sönsün diye. Sonra üşüdük buz kesti her yerimiz. Önce şüpheye sarıldık ısıtmadı. Sonra gururun ardına gizlendik saklamadı. Yalanlara koştuk birden ama çıplaktık. Örtmedi üzerimizi dahada ayaz vurdu ayaklarımıza. Üşüdük üşüdükçe uzaktık birbirimize. Biz seninle olmadık. Bulamadık sevdaya çıkan yolu. Sen sağ , ben selamet. Bir daha karşılaşmayalım ,hep uzak olalım. Unutalım yaşayamadığımız aşkı, Unutalım hiç olmayan seni, beni Yani bizi!... SELDA AKYILDIZ |
GİTME Bir eylül yangınıydı yüreğimizdeki Bir dokunsalar yaremize benzimiz sararacak Bitmeyen hasret damlalarıydı gözlerimizdeki Sarı yapraklı nehirlere karışacak. Ani bir rüzgar eseniydi ayrılık Bakışlarımızda güz çiçeği sevinçleri saklarken Vuslat kokulu nefeslerimizle ılık Soğuk karanlıklarda ellerimizi yoklarken. Ya şimdi gitmeliydin buralardan Ya da sonsuza dek yanımda kalmalıydın Kaçırmadan saçlarını ayrılık rüzgarlarından Ezelden ecele hep yanımda olmalıydın. akşam geçkini düşer buralara yağmur Ve yanlızlık daha bir çelilmez olur Umutlarım ıslak yapraklar arasında kaybolur Sabahları buğulu guneş yüzüme gülmez olur. Gitme yağmurlar seni bekler Islak saçlarında aşkı tatmak için Gitme yanlız ellerim soğuk akşamlara titrer Sıcacık ellerini yüreğime katmak için. alintidir |
Kal" deseydin, kalırdım. Demedin oysa... Kuru bir "bitmesin"den başka hiçbir şey demedin. Öyle kuru, öyle soğuk, öyle uzaktı ki ondaki anlam! Bu kadar kolay mıydı her şey, bu kadar yakın mıydık uçuruma? Savunmayacak mıydın sevgimizi? "Kal" diye haykırmayacakmıydın ardımdan? Düşündüğüm bu değildi... Hayal ettiklerim, beklediklerim başkaydı senden.. Mücadele beklemiştim oysa, yelkensiz olan gemimizi kıyıya ulaştırırız sanmıştım.. Kıyıya ulaştırırsın sanmıştım... Oysa O'nu denizin ortasında savunmasız bırakmama göz yumdun... Bu kadar yıpratıcı olamazsın... Oysa bir anlam olmalıydı yaşadıklarımızda! Paylaşılan duyguların bir anlamı olmalıydı. Yüreğimdeki martıların bir anlamı olmalıydı. Beynimizdeki melodilerin, aramızdaki çekimin, geçen akşamki sohbetin bir anlamı olmalıydı. Duygularımızın bir anlamı olmalıydı. Yüreğimdeki tüm martılar'ı uçurdun şimdi... hangi yöne gittiler bilmiyorum, geri dönerler mi bilmiyorum. Dünya boşaldı mı ne! Neden bu kadar sessizleşti birden yaşam, neden artık parlamıyor yakamozlar gözlerimde, neden artık rüzgar esmiyor... Her şey seninle mi kaldı yoksa... Mantığım, mantığımı bana bırak lütfen, ona ihtiyacım var. Bazı şeyleri anlamak için ona ihtiyacım var! Evet! Ben istedim ayrılığı, Çıkmaz yollara yönelen bendim, Kucağında bir yığın noktayla karşına çıkan bendim... Kahretsin! Bunu neden yaptığımı bilmiyorum Ve Senin buna nasıl göz yumduğunu... Tıpkı Balkondaki akasyaları sularken, fazla sudan dolayı sararacaklarını bilmediğim gibi... su onun için hayat olmalıydı oysa.. ve...sen de benim tutunacak dalım! Bazı şeyler vardı aramızda biliyorsun, olmaması gereken ama daima varolan. Farklı uçlardaydık seninle, farklı mevsimleri seviyorduk farklı zamanlarda.... sen büyük fırtınalara vardın, bense lodostan bile ürküyordum.. Oysa başardığımız şeyler vardı her şeye rağmen, daha doğrusu öyle sanıyordum... Binlerce yıldız arasında, ayın güzelliğini gösterebilmekti tek amacım... yıldızları söndürmekti... sorunları yok etmekti... "bitti" deyişim öylesine bir şeydi, öylesine sıradan, şakacıktan... "hayır" demeliydin! Hatta kıyametler koparmalıydın yüreğimde, Hendekler açmalıydın yoluma gidemeyeyim diye. Sahip çıkmalıydın gözlerimdeki ay'a sevgimiz diye... Beni yolumdan alıkoymalıydın... "kal" demeliydin... defalarca "kal" demeliydin... oysa demedin... belki de senin çiçeklerin çoktan solmuştu ve ben akasyaları kışın yaşatmaya çalışmakla hata etmiştim... belki böylesi daha iyi oldu... "kal" deseydin kalırdım... hem de seve seve kalırdım. Martılarla kalırdım Yakamozlarla kalırdım Demedin oysa! Bilir misin Kaç çığlık olup yıkıldı yüreğim giderken... Bilir misin Nasıl bir cana hasretti yüreğim, yolumdan döndürecek... Bilir misin Nasıl zor oldu ardıma bakmadan çekip gitmek... "KAL" desen kalacaktım... DEMEDİN OYSA! GÜLTEN AKKAYA |
Sana Deliyim Öyle imkansız ki sana yaklaşmak, Çelik yeleğe çakılan kurşun gibiyim, Kurşun hedefine ulaşıp zarar vermek ister, Benimse tek istediğim, senin o sevgi dolu kalbinde bir ömür hapsolmak, İnan sana zarar vermek değil niyetim, Engin denizleri yüzerek aşmak kadar zormuş sana kavuşmak, Varsın olsun, Şu kısacık ömrümde bir tek seni sevmişim, Engeller neye yarar ki, İşte ben bunu bile göze alabilecek kadar deliyim... alıntı........... |
Eğriyi doğruyu göremez oldum Sensiz bu dünyayı sevemez oldum Yollar sarpa sardı gelemez oldum Hayalinle düler kurdum avundum Nefretimi sana nasıl kusayım Sen bir adım gel ben beş adım koşayım Hasret bitsin öpüşüp koklaşalım Mahşere kalmasın dünyada buluşalım Susuz çölde sular arar gibiyim Aşkının Mecnun´u Kerem´i benim Susma anlat kimin elinde elin Sana tapan seni gercekten seven benim İsyanım suçtur belki bilemiyorum Sana git ellerin ol diyemiyorum Son sözüm bu seni çok seviyorum Dön aşkım dön sevgilim yalvarıyorum...ŞÜKRAN ÇAMOĞLU |
KAL BİRAZ DAHA Bu veda faslından belki cayarsın Gözümün içine dal biraz daha Yüreğim derin ağı duyarsın Aşktan nasibini al biraz daha... Gitme, gitme, kal biraz daha Gitme, gitme imanın varsa Allah'a Kurtuluş yok, aşkım alın yazındır. Ne söylersen söyle merhem nazırdır. Emrine amade gönlüm sazındır Mızrabın olayım çal biraz daha Gitme, gitme, kal biraz daha Gitme, gitme imanın varsa Allah'a Uğur Işılak |
Yolculuk Yolculuk, her zaman düşündüm onu; İçimde bu azgın davet ne demek? Oraya, nerdeyse güneşin sonu, Uçmak, kayıp gitmek, kaçıp dönmemek. Altımdan kaydırdı bir el minderi; Herkes yatağında, ben ayaktayım. Bir gece, rüyada gördüğüm yeri, Gözlerim yumulu, aramaktayım. Beni çağırmakta yabancı dostlar; Bu dostlar ne güzel, dilsiz ve adsız. Eski evde, şimdi bir başka ev var: Avlusu karanlık, suları tadsız. Her akşam, aynı yer, aynı saatta, Güneşten eşyama düşen bir çubuk; Yangın varmış gibi yukarı katta, Arkamdan gel diyor, sessiz ve çabuk! Başım, artık onu taşımak ne zor! Başım, günden güne kayıtsız bana. Dalında bir yaprak gibi dönüyor, Acı rüzgarların çektiği yana... Necip Fazıl Kısakürek |
Geride Kalan o tren gitti ben kaldım bir güz yaprağıydı hüzün döne döne indi önüme yerde ezik bir karanfil gözlerimde son gülüşün ve belki hâlâ sallanan elin o tren gitti ıpıssız kaldım yaslandığım ağaç gövdesi nasıl anlasın beni? gittikçe daha uzaksın ses yok kulak dayadığım raylarda kim duyacak içimde kopan çığlığı kim görecek beni kör karanlığında gecenin? gökte akan bulut varır mı senin gittiğin topraklara benden sana taşır mı bu yağmuru? rüzgara bıraktım kendimi sürüklenip gidiyorum bir şiir seni fısıldıyor boşluğa düşüyor adımlarım sigaram söndü ateşim yok meyhaneler çoktan kapanmış kendime çekilsem limanım belirsiz pusulam kayıp o tren gitti ben kaldım bir güz yaprağıydı hüzün döne döne indi önüme Hüseyin Yurttaş |
SENİ YASAKLAYACAĞIM KENDİME Ben kimlerin oldum bilmeden Neydi peki geride bıraktıklarım Hiç bitmeyecek gibiydi oysa Bitti... Yine ben? En hasret çektiğimi En kavuşamadığımı unutmadım mı? Unuttum... Ama şimdi geçmiyor zaman Unuturum diye bekliyorum Bekledikçe seviyorum. Bazen seni yazmak istiyorum sayfalara Taa en başından beri Bırakıp gidişinden tut geri gelişine kadar Ne biliyorsam senle ilgili. Yürüdüğümüz sokakları Seni seviyorum diyişini İçten söylemesende yazmak istiyorum sayfalar dolusu. Sana kızmayı hiç beceremedim Gülüşümün arkasına gizledim çoğu kez Oysa duymasanda bağırsam Bağırsamda duymasan... Hiç birşey diyemiyorum sana Boğazımda düğümlenen kelimeler Bundan sonrada diyemiyeceklerim var Ama iyiki defalarca Seni Seviyorum demişim. Biri beni anlasın istemiyorum! Öfkeleniyorum, aptallaşıyorum, susuyorum. Kime anlatmalı yada anlatmamalı Kim benden daha çok üzülür ki? Sana anlatamadıktan sonra Sana diyemedikten sonra sevdamı Neye yarar şuna buna anlatmak... Seni soruyorlar bana Nerde? Gitti mi? Görüşüyor musunuz? Ne yapıyor? Her cevap bir zulüm benim için Duymazdan gelmek Konuyu deiştirmek bir zulüm. Sanada soruyorlardır beni Bilirim umursamadan cevap verirsin Kaç gün geçirdin ki benle? Kaç saat? Gitmekmi? Kalmak mı? Gitmek arayıştır heyecandır Ardına dönüp bakmamak Kendinden emin olmaktır. Ya kalmak? Kalmak neydi? Gül bahçesinde yürümek En güzel gülü aramak O mu? Bu mu? Şu mu? derken Yolun sonuna gelmek Ve geri dönmemek mi? Artık hiç umudum yok Yok işte yok... Sendende yok Git durma git Git ve özgür kalayım Ne kadar umutsuzsan o kadar özgürsün Hiç bu kadar kolay olmamıştı git demek. Hatırlar mısın? İlk sen öpmüştün ama Kollarınıda ilk sen çektin sarıldığımızda Aradığın ben deildim zaten Farkındaydım... En çokta bu farkındalığa rağmen Israr edişim utandırıyor beni. Şimdi ağlama zamanı Ben ağladım, gözlerim ağladı Sen bilmedin, ben bilmedim Hiç kimse bilmedi Ağladım yinede, öylesine... Seni yasaklıyacağım kendime Sen bilmeyeceksin Susacaksın yine... Eminim hiç aklına gelmeyeceğim Yıllar geçecek Ben senden geçeceğim Bu ateş geçecek... 16 ŞUBAT 2006 00:49 Süleyman KAYA |
Büyük kararlar almadan bir gece beklemeli insan sabah uyandığında sönmemişse yüreğinin ateşi işte o zaman karar vermeli bir hikâyeyi bitirmeyi demişti çok sevdiğim bir bayan… Öyle sözler var ki bir kez duymamla belleğime yerleşen ve yıllar yılı orada saklı kalan İşte zaman zaman yaşadığım olaylar bunların açığa çıkmasına ve haklılığını savunmama neden oluyor… Büyük kararlar alma vaktiydi hayatımda ve bir gece beklemem gerekiyordu yüreğimin ateşini ölçmem için… Eğer sabah uyandığımda aynıysa her şey eğer ki sönmemişse yüreğimin ateşi işte o an karar verecektim bu hikâyeye son vermeyi… Gözyaşları içersinde gözlerimi yumdum geceye hıçkırıklara boğularak nefret ederek Kalp ağrılarıyla… Yaptığım hatalara isyan ederek kendime küfrederek bitirdim geceyi… Sabah uyandığımda ilk defa geçmemişti yüreğimin ateşi… Ben artık senden geçmiştim sevgili… Gün batımı ve gün doğumu arasındaki zaman dilimine gömmüştüm artık seni… Ya da hiçbir zaman elime almayacağım tozlu bir kitap arasına… Sevdamı bu şehrin her hangi bir yerine gömüp, Çekip gittim bu gece sen uyurken düşlerinden… Bir çizgi çektim şimdi aramıza Sen o çizgiden bana geçemeyeceksin asla Zaman iyileştirir mi acaba halen acıyan berelerimi? Kangren olmuş kalbim döner mi hayata geri? Darağacında sallandırdın sen yüreğimi sevgili… Artık iki cihanda da affetmem ben seni… Ben artık senden gittim sevgili… Vicdan muhasebeni yap gayri… Gönül Sevinç |
Geride kalmakmış zor olan. Giden otobüsün soğuk camına başını yaslayıp,gözyaşlarını akıtmak değil... Gidenin ardından ağlayarak el sallamakmış zor olan.... Zor olan geleceğin getireceği kaygılarla sıkışan bir yüreği taşımak değilmiş,göğüs kafesinin altında... Hasretin ateşiyle yanan bir yüreği gözyaşlarının vuslat masalıyla avutmaya çalışmakmış zor olan... Gittiğin yerin en tenha postanesinden üç beş satırlık iyi haber namesi atmak değilmiş zor olan... Zor olan her sabah pencerenin önünde postacının gelişine kurmakmış saatleri... Başını alıp,kendini alıp,anıları valize koyup mavilere gitmek değilmiş zor olan... Zor olan herşeye rağmen,kendine rağmen,yaşama rağmen inadına kalmakmış...Gitmemekmiş... Beklendiğini bilmek,beklenmek değilmiş zor olan... Asıl zor olan beklemekmiş... Ben kolayı seçmişim bu güne kadar... Şimdi ise en zoru yaşıyorum... Seni seviyor ve bekliyorum... |
(KALP AĞRISI) AYRILIŞ BİLMEM HATIRLAR MISIN? ESKİDEN BALAT'IN KUYTU KÖŞELERİNDE BULUŞURDUK SENLE. BEBEKLİKTEN BERİ YANIKTIK BİRBİRİMİZE SEN BANA HEP BEBEĞİM DERDİN BENDE ANNEM GİBİ KONUŞMA DERDİM SANA. HEP HAYKIRIRDIN DAĞLARA TAŞLARA; BEN BU KIZA AŞIĞIM HEMDE ÇOK AŞIĞIM... BALAT'IN TOZLU,TOPRAKLI,TAŞLI YOLLARINA YOSUN TUTMUŞ DUVARLARINA YAZARDIN ADIMI BELKİ DE O YÜZDEN BIRAKIP GİDEBİLDİN BENİ OYSA BEN SENİ O YOLLARA YOSUN TUTMUŞ DUVARLARA DEĞİL KALBİME YAZMIŞTIM... BEN KALBİMİ SÖKÜP ATMADAN UNUTAMAM SENİ BU ŞİİR SANA,SONSUZ AŞKIMA.... |
terk etmek kolaydır çünkü istemediğin için yada başka hayallerin için yeniden yaşamak için gidiyorsundur ve işte bu yüzden geride kalanın o ölümden beter acısını yaralarını gözün görmez... Ve böylece acımadığın kişi yani geride kalan kişi ise gideni geir diye beklerken her saniye yeniden ölür ölür dirilir en acısıda budur.... |
Bir Gittin Dönmedin Bu bahar karlarla yağmurlarla gel Bizim burda susuz kurak bağlar var Seni yâr etmezler bana sevgili Aramızda aşılası dağlar var Günler uzadıkça ömrüm kısaldı Aklımı bu sevda bir yeldir aldı Yıllar var gözlerim yollarda kaldı Bir bilsen ardından nice ağlar var Bir şarkıdır adın dilimde her dem Bir tutkudur sevdan sensiz edemem Gelmez isen ben bu yerden gidemem Beni sana bend eyleyen bağlar var Bir gittin dönmedin dünya güzeli Ne sevincim belli ne gamım belli Tekrar düşümdür bir tek teselli Seni böyle tutan hangi bağlar var Abdülhekim KOÇİN |
hasrete demir mi attın sevgilim? esiri oldum yalnızlığın, hayalin gözümde mahpus iken. her gün avutuyorum özlemimi özleminle hayatta iken hasretinle ölüyorum her dakika, her saniye. muhtacım sana; ekmeğe, suya havaya inat. bu şehir bana, ben bu şehre yabancı. taşıyamıyor yükümü bense hasretini… umuda yolculuk için, öterken siren sesleri bu garda bana uğurlamak kalırdı, melül, melül bakarak ardından. yüreğime sığmayan özlemini geride bırakamazdım; bu şehirde yalnız bıraktığın gibi… şimdi ise gözlerim boş yüreğim nahoş. maziye yelken indirdim yüreğimde ki fırtınalar yetmese de küreklere asılıyorum ağır, ağır karanlıkta yol alır gibi. kelimeler gırtlağımda boğumlansa da söylüyorum işte sevgilim. bir seni, bir de memleketini özledim… |
artık yoksun anladınmı?? Yeni Aşklara Yelken Açtim Geride Biraktiğim Onca Anilarimin üzerine Kocaman Bir Yalan Yazdim Sende Kalan Acilarima Yaralarima Artik Yoksun şiirlerimde Hayatimda Bende Kalan Aşkinda Kalmadi Artik Artik Yoksun Anladinmi? Unutuğum Söylenemez Ama Unuturumda Adini Ağzima Bile Almam Bundan Sonra Sende Unuttun Zaten Daha Benden Ayrildiğin Gün Bitirdin!!! Yazik Nekadarda Merhametsizmişsin Daha Yaşayacak Bir Kalbi Can çekiştire çekiştire öldürdün Biliyormusun Artik Bendede Yok Merhamet Kendin Gibi Ettin Benide Bende Senin Gibi Oldum Ama Bigünde öldüremedim Senin Yaptiğin Gibi Bir Mana Bulup Bitirmedim Vay Be Nekadar çok Yalvarmiştim Ağlamiştim Sana Yaninda Olsam Belki Ayaklarina Kapanirdim Onu Bile Yapardim Ben; Ama Sen Ona Bile Değmezmişsin Değmediğin Gibi Benide Haketmemişsin Sana O Yapmacik Hayatinda Mutluluklar Artik önümde Tertemiz Hayatim Var O Dünyamda Senin Yerin Yok Sen Tercihini Yaptin Ve Kaybettin Giden Kaybedendir Sen Kendi Kendine Verdin Cezani Sakin çikma Karşima Yakarim Senide O Yalan Hayatinida... alinti |
Diyorsun ki, 'Bırak Git' Aşkın ulu çınardır, yüreğime kök salmış, Benden içre ne varsa, hep yerini Sen almış, Diyorsun ki 'bırak git', 'arama ve de sorma', Bilir misin ellerin, tutunduğum tek dalmış. Gömleğin iki yanı, gözyaşımdan ıslanmış, Göğsüne hasret başım, taş duvara yaslanmış, Diyorsun ki 'bırak git', 'arama ve de sorma', Bilir misin gözlerin, kalbimi çoktan çalmış. Seviyorsa yüreğim, kavuşmasam da sana, Ecel kapıda olsa, inan üzülmem cana, Diyorsun ki 'bırak git', 'arama ve de sorma', Bilir misin dudağım, dudaklarında kalmış. Sözün başım üzredir, emrine boynum ince, Dünyayı göz görmüyor, insan bir kez sevince, Diyorsun ki 'bırak git', 'arama ve de sorma', Bilir misin küçüğüm, sensizken sözüm lâlmış. Sevdiğimin huzuru, yüreğime haz katar, İçimde tam şuramda, sıcacık bir aşk yatar, Diyorsun ki 'bırak git', 'arama ve de sorma', Bilir misin acı söz, senin dilinde balmış. Ay yüzlüm sensiz olmak, meğer ne fakir halmış. Küçüğüm sensiz kalmak, ummanda delik salmış. Metin Eser |
Hadi bırakma elimi bak yalvarıyorum Tomurcuk gözlerine sinmiş nefreti siliyorum Hadi getir sen de birkaç tuğla durma Sevgiden bir duvar örüyorum Kapat o kapıyı ama içerden kapat Bana kalbinden geçen bir masal anlat Yaşlı bir adam olsun ona aşık yaşlı bir kadın Yıllar sonra kavuşmuş olsunlar Yılların tanışıklığıyla gözleriyle konuşup Dudaklarıyla sussunlar.. Başka değirmenlerde öğütmüş olsunlar hayatlarını Ama aynı topraktan yoğursunlar eş ruhlarını Aynı şarkıları söylesinler aynı içecekleri sevsinler Buna kimsenin anlayamayacağı bir anlam yüklesinler Gökten düşen elmalarla gülümsesinler.. Bir umutsa beklemek sabır denizinde Umut işte ellerimde Uyan hadi Benimle kal Gitme.. |
ben hep 'kalan' oluyordum onunla,bu bana çok acı veriyordu...birgün gitmek zorunda kaldım...ben öldüm |
Gidiyorsun Gidiyorsun arkanda izler birakarak Kal gitme diyemiyorum tek care susmak Üzülme aglama diyorsun ama gidiyorsun Yasli gözler birakarak Elveda demeye dilim varmiyor Ne yazikki yollarimiz ayriliyor Bir anlam veremedim aklim almiyor Gidiyorsun arkanda sorular.... Yüregime akitiyorum göz yaslarimi Yavasca cekiyorum üzerinden bakislarimi Nasil dindirecegim yüregimdeki acilari Gidiyorsun kirarak ümitlerimi.. Sema Altun |
Giden Gittiği Gün Canevimde öyle bir acı varki Kahrına dayanmak o kadar zor ki Ağlasam sızlasam kimim duyarki Bir dost arıyorum ben hep yanımda Sinemde dolaşan hüznün hayali Yüreğime çöker kâbus misali Beni bitirecek yalnızlık hali Bir dost arıyorum ben hep yanımda Mahzun yüreciğim günlerdir yasta Yerinden kalkılmaz bir garip hasta Beni benden eden düştüğüm hata Bir dost arıyorum ben hep yanımda Bir ben miydim aşkı sevdası biten Dövünen gönülmüş ahı öğreten Giden gittiği gün yıkıldım zaten Bir dost arıyorum ben hep yanımda ENGİN NAMLI |
Sen Vardın... http://by142w.bay142.mail.live.com/mail/SafeRedirect.aspx?hm__tg=http://65.55.153.121/att/GetAttachment.aspx&hm__qs=file%3d1ace4de9-9c12-405e-b418-05364f308b40.jpg&ct%3daW1hZ2UvanBn&name%3dMS5qcGc_3d&inline%3d1&rfc%3d0&empty%3dFalse&imgsrc%3dcid%253a4EBB4D5F64744B1584387A5FF68C04B5%2540nebahat&oneredir=1&ip=10.1.106.117&d=d1596&mf=0 Tutunacak yeri kalmadı hayatımın, kendime tutunuyorum, savruluyorum düşlerimin içinde, kahroluyorum. Çekip gitmek istiyorum buralardan, nereye varacağımı bilmediğim uzun bir yolda, yanıma hiç birşey almadan, ardımda hiç kimseyi bırakmadan, yol almak istiyorum, hiç bir yere varmadan. Bir zamanlar sen vardın.Sanaydı tüm yolculuklarım. Kendi kendimin prensesiyim ben. Kendi yalnızlığıma buyuruyorum her şeyi.Yalnızlığımın krallığında,yalnızlığımı yönetiyorum. Yüksek duvarlar örmeliyim ülkeme. Kimseyi içeri almamalıyım. Kimsesiz kalırsa insan, ancak o zaman kurtulur yaralanmaktan. Bir zamanlar sen vardın. Senden aldığım bütün yaralarım. Kaçmalıyım biliyorum.Acılarımın sonu gelene kadar kaçmalıyım. Bomboş odalarda ağlamalıyım. Güçlü görünmeliyim tüm insanlara. Kendimi korumalıyım. Oyunlar oynamalıyım. Yıkılmazmışım gibi, kırılmazmışım gibi, güçlü ve sakin olmalıyım. Sığınmalıyım kendi krallığıma, savaşlarımı kendi içimde yaşamalıyım Bir zamanlar sen vardın. Tüketti beni oyunların. Kimseler bilmemeli, görmemeli tükendiğimi.Bir seçim zannetmeli. Sebebinin sen olduğu bilinmemeli yalnızlığımın. İçimde kalan "sen"imin güzelliğini korumaya çalıştığımı görmemeli. Bir zamanlar sen vardın.Gerçektin. Yanımdaydın. Şimdi yoksun, varlığım can çekişiyor.Kimsenin bilmediği, görmediği bir acıyı yaşıyorum kendimi hapsettiğim yalnızlıkta. Gelsen. Tutsan ellerimden, can versen içimde bir türlü bitiremediğim varlığına. Kaçışlarıma bir son versen.Yıksan bütün duvarlarımı, yeniden hayata döndürsen.Hayata tutunmayı öğretsen. Savrulmasam, yok olmasam, yaralanmasam. Bir zamanlar sen vardın.Yoksun, ölmekten beter. Sadece gelsen. Zannettiğim gibi güzel olmayacak olsa da, gelsen, Bu bile yeter. NHR |
Gidersen sevgili; Beni de götür yanında, Yük olmam söz sana, Sadece kalbimi al yanına, Beraber kaçalım hayallerimizle uzaklara, Kırlarda çocuklar gibi koşup oynayaım, El ele tutuşup 3 günlük dünyayı unutalım. Eğer almazsan yanına sevgili; Gitme o bildiğin uzaklara, Girme ikimizin olan hayallere Koşma sakın benden başkasıyla el ele Bu koca dünya zehir olur kederle. Gitme. B.Bahadır |
Geride Kalan o tren gitti ben kaldım bir güz yaprağıydı hüzün döne döne indi önüme yerde ezik bir karanfil gözlerimde son gülüşün ve belki hâlâ sallanan elin o tren gitti ıpıssız kaldım yaslandığım ağaç gövdesi nasıl anlasın beni? gittikçe daha uzaksın ses yok kulak dayadığım raylarda kim duyacak içimde kopan çığlığı kim görecek beni kör karanlığında gecenin? gökte akan bulut varır mı senin gittiğin topraklara benden sana taşır mı bu yağmuru? rüzgara bıraktım kendimi sürüklenip gidiyorum bir şiir seni fısıldıyor boşluğa düşüyor adımlarım sigaram söndü ateşim yok meyhaneler çoktan kapanmış kendime çekilsem limanım belirsiz pusulam kayıp o tren gitti ben kaldım bir güz yaprağıydı hüzün döne döne indi önüme Hüseyin Yurttaş |
benim için ikiside zor ama yerine ve zamanına göre değişir |
Hani her şeyi hisseden, hani benim yarımdın sen Yalan söyleyen de sen Kızıyorsam sevgimdendir, hep sevgimden Şimdi artık git istersen Sigaram, İçkim Bitkinim bitkin Kaç gündür oruçtayım Artık ağlamam lazım Kaç gündür habersizim Adaletin bu mu senin? Şimdi hepten git istersen Çok mu önemliydi sanki? Yalnızca bir öfkeydi Öfkeydi... Bırakıp gittin sen beni Merak eden bendim seni Halimi hiç sordun mu ki? İşte sevgi, işte sevda Yağmur gibi sokaklarda Korkuyorum bu gidişle... Sev dedin sevdim işte İntikamsa aldın işte Korkuyorum bu gidişle sonum olacaksın Hadi canım, hadi sende Bu nasıl sevmekmiş böyle Şimdi sensiz gecelerde Acı veren bedenimle İşte bir gece daha teslim oldu sabaha Ne kadar daha sensiz Şimdi burada yapayalnız Beni kime teslim ettin? İstesem çok kısada bulurum seni... İlk sekiz günü anlatamam Sağa dön yatamam Sola dön yatamam Aklımdan seni atamam "Seni Seviyorum" Bu kadar konuştuğuma göre Çok şükür, bu gün uyku var gözlerimde... İstanbul'u bulutlar sarıyor beni sardığı gibi İstanbul kararıyor gönlüm gibi Keşke burada olsaydın Yani şımarsaydın hatta... On bir gündür alargada Ve on bir gündür hiç bir olta atmadım tek bir balığa Oysa bilirsin çok severim tutmayı Tuta, tuta tutmayı öğrendim galiba hani her şeyi hisseden, hani benim yarımdın sen Yalan söylemek neden? Kızıyorsam sevgimdendir Hep sevgimden Şimdi artık git istersen Sigaram, içkim Bitkinim, bitkin Kaç gündür oruçtayım Artık Ağlamam lazım |
gülnare -sahi neydi dün gece ki yaşananlar- aşkın med ve cezirleriyle çalkanırken kıyılarım ay ışığında ihanet sanrılarının kucağında yakamoz gözlerinle oturdun en baş köşeme ufak ellerin vardı tutarsam incinecek saçların güneş ardı ufuklar gibiydi gölgede yürürken yan yana -ki- aydınlık yarınlara düşler kurardık sevda adına hiçbir cümle kurmuşluğumuz da yoktu. geldin oturdun en baş köşeme. Sahi neydi gülnare Neydi dün gece bir rüya gibi Sis bulutlarının içinden Bana gülümseyişin Ve Gecenin tılsımına karışıp gidişin. Yasemin Kemaloğlu |
Bekleyenler İçin Bir ayak sesi duymayayım Kapıya koşuyorum Gelen sen misin diye Bir sarı saç görmeyeyim Yüreğim burkuluyor Ağlamaklı oluyorum Her şey bana seni hatırlatıyor Gökyüzüne baksam Gözlerinin binlercesini görürüm Bir rüzgar değse yüzüme Ellerini düşünmeden edemem Yaktığım bütün sigaraların dumanları sana benzer Tadı senden gelir Yediğim yemişlerin İçtiğim içkilerin Ve içimdeki bu dayanılmaz sıkıntı Bu emsalsiz hüzün Seni beklediğim içindir Resmine bakamaz oldum Uykulardan korkuyorum artık Utanıyorum odamdaki bütün eşyalardan Şu sedir hala gelip oturmanı bekliyor Şu ayna karşısında güzelliğini seyretmeni Şu kadeh dudaklarına değebilmek için duruyor masada Ve şu saat geldiğin anda Durabilir sevincinden Zaman çıldırabilir Çünkü benim dünyamda Ölümsüzlük, seni sevmek demektir. Bir çocuk doğmayı bekler Bir ağır hasta ölmeyi Bitkiler yağmur ve güneşi bekler Yalnız bir kadın sevilmeyi Ve düşün ki bir adam İçinde bütün bekleyenlerin korkusu ve ümidi Seni bekler Asılmayı bekleyen bir idam mahkumu gibi Sen gelinceye kadar Pencerem kapalı duracak Rüzgar gelmesin diye Artık perdeleri açmayacağım Gün ışığı girmesin diye Sonra kahrolacağım Bu karanlıkta, bu derin yalnızlıkta Ve günlerce gecelerce haykıracağım Nerdesin diye, nerdesin diye Bir gün bu kapıdan sen gireceksin Biliyorum Er geç bu bekleyişin bir sonu gelecek Yıllarca sonra Öldüğüm gün bile gelsen Bütün bu bekleyişlerimi ve öldüğümü unutup Çocuklar gibi sevineceğim Kalkıp sarılacağım ellerine Uzun uzun ağlayacağım |
Gidiyorum işte.. Masum yalanlarını unutup Koyu mavilerimi bırakıp Umutlarımı derin nehirlere Salıp gidiyorum işte. Kızımın adını yağmurlara Kara sevdamı yüreğime Gözlerini bulutlara Yazdım gidiyorum işte. Hayallerimi bebeklere Sevmeyi kimsesizlere Sevilmeyi ise annelere Bıraktım gidiyorum işte Şiirlerimi gökkuşağına astım Rengarenk mısralarımı Kaybolmuş umutlarımı Sardım vücuduma gidiyorum Seni sana bıraktım. Aldat düşlerimi. Ben gidiyorum işte ALTUĞ KAĞAN KIZILKAYA |
GİTTİĞİN HER YER YALNIZLIĞIMDIR şiir biter sen gidersin ne kalır geride yağmur yağar ıslanır kirpiklerim savurur yüzüme ayrılığı şehir bir ben yalnız kalırım şiir biterse senin gittiğin her yerde yağmur yağar üzerime ateş üşür acı kanatır kendini sen yine de gidersin silerek ardındaki ayakizlerini bir bela olur yaşamak senin gittiğin her yerde uçurumlar büyür aşka şiir biter büyür o mavi derinlik sabah çözer gecenin gizini ipi kopan bir uçaurtma yalnızlığına ağlar gökyüzünde senin gittiğin her yer yalnızlığımdır benim Bayram Balcı |
ve kalan yaklaştıkça -sen giderken- yalnızlığına kalan gidene kadar sen’dir terkettiğin yerlerde. ve kalan gider sen yok olursun. Her gittiğin yerde bir Sen bırakırsın Sen’ler kolay kolay terketmez terkettiğin yerleri aslında sen böyle yaşarsın |
Ve artık gidiyorum.. Gözyaşlarına aldırmadan sessizce... Bir rüzgarla beraber GİDİYORUM... Susmak yakışmaz derdin. Ben ise yine susuyorum. Konuşma sırasını gözlerime bırakıyorum. Çünkü dudaklarım anlatamaz sana. Sebebi yok sadece GİDİYORUM... Yordu beni yaşananlar. Yoruldum artık. Her anım bir işkence Her anım bir kabus. Sonu yokbitmeyecek biliyorum. Belki uzzaklaşmakbelkide kaçmak. Ne dersen de ama GİDİYORUM... |
| Saat: 17:00 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık