![]() |
Lenin ölüyor ve Tanri onu Cehenneme koyuyor. Ama bu Lenin dururmu hiç, başlıyor cehennemde insanlari örgütlemeye. - "Bakin, biz burada yanıyoruz, acı çekiyoruz, öbürleri orada cennette rahatla bollukla yaşıyorlar olmaz böyle" diyor ve cehennemde insanlar ayaklanmaya başlıyor. Melekler hemen gidiyorlar Tanriya; - "Tanrım Lenin cehennemi karıştırdı insanlar ayaklandı" diyorlar. Tanrı da; - "O zaman onu alın Cennete koyun" diyor. Bu sefer de Lenin cennette basliyor konusmaya; - "Bakın, biz burada bolluk içinde yaşarken cehennemde yoldaşlarımız acı çekiyor, yanıyor, buna izin vermeyelim" diyerek orayı da karıştırıyor. Melekler hemen gidiyorlar yine Tanrının huzuruna; - "Tanrım" diyorlar, "Lenin orayı da karıştırdı insanlar cennette de ayaklandılar ne yapalım?" Tanrı; - "Getirin şu Lenin'i karşıma bakayım" diyor. Melekler gidip getiriyorlar Lenin'i, Lenin giriyor Tanrı'nın odasına, kapılar kapanıyor aradan 1saat geçiyor, 2 saat geçiyor, Lenin çıkmıyor odadan... Melekler iyice merak etmeye başlıyorlar... Saatler sonra kapı açılıyor; Lenin çıkıyor içerden. Hemen giriyorlar melekler içeri; - "Tanrım, ne oldu bu kadar ne konuştunuz?" diye soruyorlar. Tanrı: - "Ssst! Tanrı yok, hepimiz kardeşiz!!!" |
SARIŞINLAR Kör bir adam yanlışlıkla Bayanlar Barına girer. Bara doğru ilerler ve bir içki ısmarlar. Biraz oturup, içkisini yudumladıktan sonra barmene seslenir: "Hey, bir sarışın fıkrası duymak ister misin?" Birden bar, bomba düşmüş gibi sessizleşir. Kör adamın yanında oturan kadın, tok bir sesle: "Hey bayım," der "bu fıkrayı anlatmadan önce bilmeniz gereken beş şey var. Birincisi, barmen sarışın bir kız. İkincisi kapı görevlisi sarışın bir kadın. Üçüncüsü, ben 1.90 boyunda karatede siyah kuşaklı bir sarışınım. Dördücüsü, sağınızda oturan kadın profesyonel bir halterci ve sarışın. Beşincisi, benim yanımda oturan kadın profesyonel güreşçi ve sarışın. Yine de bu fıkrayı anlatmak istiyor musunuz?" Kör adam bir kaç saniye düşünür, sonra başını sallar: "Hayır, hiç sanmıyorum. Beş defa anlatamam." |
User018: Merhaba sitenin sahibi sen misin? Admin: Hayır efenim adminiyim ben sahibi başka birisi. User018: adminiyim ben ne demek Admin: Yani yöneticisiyim efenim sorun nedir? User018: Bak sen yöneticiymiş hahahah hiç gülcem yoktu Admin: Yöneticiyim tabi, beğenemedin mi? User018: 3-5 kişiyi toplamış etrafına bi de yöneticiyim diyor. Admin: Efenim soruna gelsek User018: Artislik yapma, yöneticiymiş de sorunumu çözcekmişte hahaha Admin: Bi kere ben mühendisim tamam mı? Yönetici olarak bile çalışabilirim büyük şirketlerde User018: Sus lan sus tamam koptum, belli oluyo 14 saat forumdasın takip ediyorum. Kaldırım mühendisi yıkıl... Admin:... User112: Selam ben bişey danışcam Admin: buyrun danışın User112: avatar yüklüyorum ben ama göremiyorum Admin: çerezleri silin efendim User112: ne çerezi fındık fıstık mı var burda Admin: hayır efendim çerez, yani internette aldığınız bazı bilgileri bilgisayarınıza alan bir dosya grubu User112: bişey anlamadım dediğinden Admin: anlamanıza gerek yok efendim siz forum ana sayfasının altındaki çerezleri sil e tıklayınız yeterli User112: tıkladım bu seferde attı beni forumdan Admin: atar normaldir kullanıcı adınızla giriş yapınız User112: şifremi bilmiyorum ki Admin: nasıl bilmiyorsunuz, kullanıcı adınız nedir halledeyim. User112: kullanıcı adım xxxx Admin: tamam şifreniz ........." imiş efendim. User112: teşekkür ederim Admin: görevimiz efendim user068: Admin? Admin: Evet bildiniz user068: forumuna yeni üye oldum Admin: ne güzel user068: çıtır bolmu bu forumda Admin: nasıl çıtır? user068: karı kız yani? Admin: Bilmem vardır tabi user068: ayarlasana bana bi tane Admin: siz beni karıştırıyosunuz ben adminim çöpçatan değil user068: ya şimdi bi dolu mesaj at ortanlara gir zor iş şöuyle hızlısından halletsek, para veririm bak. Admin: üye adınızı alayım... user068: xxxx saol Admin: banladım seni s... user068: ******** hekliycem oğlum bu forumu Admin: beklerim bye bye user059:lan g... Admin: neaaaaaa user059: benim resmimi forumun her yerine koy Admin: başka? user059: başka, hmm bi de hakkımda yorum yap, iyi çocuktur, yakışıklıdır falan de. Admin: Başka? user059: gerisini ben yaparım kankam saol Admin: Olm kop git başımdan manyaq user059: lan kaç yıllık kankayız ayıp be bi foruma satıyon bizi Admin: Abi işim gücüm var rahat bırak beni. user059: hahah işi gücü varmış 3 yıldır işsizsin baba parası yiyosun yaşın 26 biraz adam ol. Admin: sanane kardeşim ne yersem yerim belamısın user059: senden kanka manka olmaz anlamalıydım. Admin: Olmaz abicim olmaz şimdi meşgulüm uza lütfen user059: Allah belanı versin Admin: Amin |
Temel Dallas'taki kuzeni Dursun'u görmeye gitmiş. Dursun Temel'i havaalanında karşılamış. Beraberce dışarı çıkmışlar. Temel bir bakmış 10 metre boyunda bir limuzin! "Uyyy, amma da büyük bu, daa!" Dursun hafifçe gülmüş: "Temel'im burası Amerika! Burada her birşey büyük!" Yola çıkmışlar, Dursun'un çiftliğinin kapısından içeri girmişler. Git git bir türlü eve varmıyorlar. Temel şaşkınlık içinde: "Uyy, amma da büyük çiftlik daaa!" Dursun gene hafifçe gülmüş. "Temel'im burası Amerika! Burada her birşey büyük!" Neyse, akşam olmuş, yemek salonuna geçmisler. Salonun ortasinda kocaman bir masa. Bir ucunda Temel bir ucunda Dursun. Temel Dursun'u taa uzaktan zor seçiyor. "Uyy!" diye bağırmış: "amma büyük masa, daa!" Dursun'un sesi gelmiş "Temel'im burası Amerika! Burada her birşey büyük!" Yemekten sonra Temel'in tuvalete gitmesi gerekmiş. Dursun: - "Temelim, alt kata in, soldan üçüncü kapı" diye tarif etmiş. Temel alt kata inmiş ama sol yerine sağdan üçüncü kapıya girmiş. Orası evin havuzunun oldugu yermiş. Heryer karanlık olduğu için Temel elektrik düğmesini ararken havuza düşmüş. Can havliyle bağırmaya başlamış: - Sifonu çekmeyiiin!! Sifonu çekmeyiiin! |
Karadenizde köyün birinde bir çukur varmış ve pek çok kişi içine düşüp yaralanıyormuş. Köyün ileri gelenlerinden 3 kişi toplanmış ve çözüm aramaya başlamışlar. Birincisi demiş ki: - "Çukurun yanında bir ambulans beklasin ve düşenleri hemen hastaneye yetiştirsin." İkincisi: - "Çukurun yanına hastane kuralım düşenleri yetiştirmesi vakit almaz" demiş. Sıra Temel'e gelmiş. - "Kafanız hiç çalışmıyor" demiş."Bunu kapatalım ve Gidelim hastanenin yanında bir çukur açalım" |
Hakim Temel`e sormuş: - Davacıya olan borcunu niye bir türlü ödemiyorsun? Temel sinirli sinirli cevap vermiş: - Vereceğum vermesine ama bana üç ay mühlet ver diyrum, vermiy, üç yıldır beni oyaliy!..... |
4 kişilik Temel asansöre binmiş. başlamış beklemeye bir süre sonra dursun binmiş bakmış temel bekliyor oda beklemiş bir kişi daha binmiş ve neden beklediklerini sormuş. temel hemen cevap vermiş. - uşagım görmeymisun ha burda 4 kişiliktir yazayi |
FINDIK YEVMİYECİLERİ |
Temel ve Dursun bir bankayı soymaya karar vermişler. Bankayı soymuşlar, paralarla kaçarlarken bunların peşine polis düşmüş. Polislerden biri bağırmış bu esnada "duuur, Or...... çocuğu!". Temel Dursun'a dönmüş: - Sen kaç, beni tanıdılar! |
REJİM BROŞÜRÜ Şişli'deki bir dürümcünün reklam broşüründen... diyet, perhiz, rejim gibi faaliyetler hedefte türk delikanlılarının ve genelde de türk milletinin devamını engellemek için dış mihraklar tarafından gündeme getirilmiş şuurlu bir düzmecedir. gaye, eskiden bir koyunu, bir oturuşta götüren dev gibi babayiğit atalarımızı ve tarlada doğum yaptıktan sonra bebeğini kundaklayıp, elde orak tarlada çalışmaya devam eden türk kadınlarını; kalori hesaplayan, hapşırınca yatağa giren, fitness ve aerobik yapan çıtkırıldım tiplere dönüştürmek ve büyük türk ırkını çinliler, japonlar gibi sıska, zayıf ve sağlıksız bir ırk haline getirmektir. icabı halinde 240 kiloluk top mermisini tek başına namluya süren bir babayiğidin, kalori hesaplayan, yoğurtlu kebabı reddeden bir züppe haline getirilmesinden daha büyük bir soykırım olabilir mi? iç yağının, kuyruk yağlarının, anamızın vita yağının kolestrol yaptığı palavradır. kolestrol, kebapları yedikten sonra iki şişe soda içerek ayarlanabilecek bir gaz durumudur. sakın bu oyuna düşmeyin. feminizm, kadın hakları, çevre şuuru ve eşitlik adı altında türk kızlarının akılları çelinerek, yemek yapmayı bilmeyen, bizim istikbalimiz olan yavrularını, abuk subuk yiyeceklerle yetiştirecek, damak zevki gelişmemiş, sunta kılıklı diyet bisküvilerini yiyecek sanan bir hale getirmişlerdir. ayrıca kör olası dış mihraklar, bu kızlarımıza kebap, soğan, çiğ köfte vb. lezzetleri yiyen, bardak bardak şalgam suyu içen yiğitlerimize hanzo-kıro gibi sıfatlar takmayı öğretmişlerdir. ayrıca son yıllarda moda gibi gösterilmeye çalışılan çin mutfağı diye birşey yoktur. bu sözde mutfak, acaip zerzevat ile acaip mahlukatın, wog adı verilen bir tencerede yarı pişmiş yarı çiğ olarak hazırlanıp insanlara eziyet olsun diye sopalarla yenmesinden ibaret bir hokkabazlıktır. sakın kanmayın, sakın yemeyin. helal değildir! unutmayın su uyur, düşman uyumaz! |
Tırcı Dursun'la muavin Temel, kamyonlarına altı metre yüksekliğinde mal yüklemiş giderlerken, birden bir tünel ve önünde bir uyarı işareti görürler: "Azami yükseklik 4,5 metre". Muavin Temel, etrafa dikkatlice baktıktan sonra Dursun'a döner: - Bas gaza usta! Etrafta polis molis yok... |
Bir Amerikalı, bir İngiliz ve bir de Bağdat'lı Temel barda oturmuş içki içiyorlarmış. Amerikalı içkisini bitirince bardağı havaya fırlatmış, silahını çıkarıp bardağa ateş edip parçalamış: "Bizde bardaklar o kadar ucuzdur ki biz Amerika'da ayni bardakla iki kere içki içmeyiz" demiş. İngiliz de bunun üzerine içkisini bitirip bardağı havaya fırlatmış ve ateş ederek bardağı parçalamış: "Bizim İngiliz kumsallarında bardak yapacak cam için o kadar çok kumsal vardır ki, ayni bardakla iki kere içki içmeyiz" demiş. Bunun üzerine Temel de buz gibi soğukkanlı bir şekilde içkisini bitirmiş, bardağı havaya fırlatmış, silahını çekip Amerikalı ve İngiliz'i vurup öldürmüş: "Bağdat'ta bu İngiliz ve Amerikalılardan o kadar çok var ki, biz ayni adamlarla iki kere içki içmeyiz" demiş. |
Tekkenin iki dervişi duvarlara yaslanmış yıllarca oturmuşlar.. Biri: -yer değiştirelim mi? diye sormuş.. Bir yıl sonra öbürü: -değiştirelim cevabını vermiş.. İki yıl sonra da yer değiştirmişler. Yeni duvara dayanalı iki yıl geçtikten sonra dervişlerden biri konuşmuş: “İnsan hali, kuş misali..” |
Vatandaşın biri ölüp Sırat Köprüsünü de geçince, bir suyun kenarında üzeri küçük çanlarla dolu büyük bir ağaç görür. Bu çanların ne işe yaradığını merak ederek bir Meleğe sorar. Melek: "Dünyada her defasında bir yalan söylendiğinde bu çanlardan biri çalar," yanıtını verir. Tam o esnada ağaçta ki bütün çanlar birden çalmaya, şıngırdamaya başlar. Şimdi ne oldu diye vatandaş tekrar sorar? "Hiç der Melek, sakince. Parlementolardan biri toplandı da...!" |
Yaşlı çift evliliklerinin kırkıncı yıl dönümünde paraya kıymışlar, Avusturalya'da tatil yapmaya karar vermişlerdi. Pencereden saatlerdir okyanusu seyrediyorlardı. Sessizliği pilotun anonsu bozdu: "Sayın yolcularımız! Korkarım size kötü bir haberim var. Motorlarımızdan biri sustu, diğeri de susmak üzere. Acil iniş yapmak zorundayız." "Neyse ki altımızda haritada görülmeyen bir ada var ve sahiline inmeye çalışacağız." "Bunu başarabilirsek tek sorunumuz bizi bulabilmeleri için dua etmek olacak." Uçak minik adanın kumsalına başarılı bir iniş yaptı, kimsenin burnu kanamadı. Uzun bir rahatlama sessizliğinden sonra adam karısının ellerini tuttu, gözlerine endişeyle baktı; "Mona, bu ayki kredi kartı borcunu ödemiş miydin?" "Hayır sevgilim, unutmuşum. Kızdın mı?" Adam endişeyle yine sordu: "Araba kredisinin taksitini ödemiş miydin?" "Özür dilerim canım, onu da ödememiştim." Yaşlı adam karısının ellerini bıraktı ve kırk yıldır yapmadığı şekilde ona sıkı sıkıya sarıldı. Karısı şaşkın, korkarak sordu. "İyi misin tatlım?" "Hiç olmadığım kadar. Bizi bulacaklar!" |
456 buyrun -istanbulda oturan japon bir arkadaşımın telefon numarasını öğrenebilir miyim -tabi buyrun- -yoshimitsu tabakasan -kodlar mısınız acaba -tabi.... şimdi bi kare var..... içinde güneş gibi birşey var |
Zengin ve ikram seven ağanın konağına bayramda önce bir molla gelmiş, sonra da Bektaşi... Ağa ikisini de ağırladıktan sonra ocak başında kahvelerini içerken Mollaya sormuş: 'Tütün içer misiniz?' 'Estağfurullah, mekruhtur!' 'Ya içki?' 'Aman efendim haramdır, hiç olur mu?' 'Ya kadınlarla ilişkiniz?' 'Hiç olur mu, biz harama uçkur çözmeyiz!' 'Saz, çalgı, musiki?' 'Tövbe tövbe! Bunları, bana sorarak günaha giriyorsunuz.' Ağa, Bektaşi'ye dönmüş, aynı soruları ona da sormuş, Bektaşi her soruya 'Eyvallah imanım, emrin olur!' diye cevap vermiş... Yemek bitmiş, misafirler yola çıkarlarken ağa onlara diş kirası vermiş. Mollaya bir altın, Bektaşi'ye de elli altın. Bunun üzerine Molla itiraz etmiş: 'Böyle bir kafir adama elli altın, bana bir altın, yakıştı mı bu sana Ağam?' Ağa gülmüş ve 'Onun masrafı ağır be Molla!' demiş. |
FOT0 Dursun iş için müracaatta bulunmuş. İşe alınması için bazı evraklarla birlikte 8 adet de vesikalık fotoğraf istemişler. Ancak Dursun vesikalık fotoğrafın ne olduğunu bilmiyormuş. Hemen akıl hocası Temelin yanına koşmuş. Durumu anlatmış. Temel: Bildiğim kadarıyla vesikalık fotoğraf belden yukarı çekilen fotoğraftır. Sen şuraya çukur kaz içine gir. Bende fotoğraf makinesi getireyim. Fotoğrafını çeker veririz demiş. Dursun başlamış çukur kazmaya, temel fotoğraf makinesi getirmeye gitmiş. Temel bir de gelmiş ne görsün. Dursun 8 tane çukur kazmış. Temel: Ula Dursun niye 8 çukur kazdın demiş. Dursun: 8 vesikalık lazım ya Temel: Ula salak ben zaten 8 tane fotoğraf makinesi getirmiştim !! |
6 kağıt Bir gün nasrettin hoca ayakkabı satarken 6kağıt6 kağıtdiye bağırıyormuş.Bir adam gelmiş ayakkabıyı almış. Sonra yağmur yağmış adam ayakkabının su gecirdigini görünce hocaya gider hoca bu ayakkabı su geciriyor der.Hoca: -Zaten diyomya 6 kagıt |
Ogretmen derste cocuklara donerek sorar: - Soyleyin bakayim, kuzeyimizde Karadeniz, guneyimizde Akdeniz,batimizda ege denizi varsa BEN KAC YASIMDA OLURUM?.. Arka siralardan bir parmak kalkar: - Kirkdort ogretmenim... Gercekten de o yasta olan ogretmen sasirir : - Dogru... Ama nasil bildin?.. - Gayet kolay ogretmenim... Benim yari manyak bir agabeyim var; tam yirmiiki yasinda...Onun yasini iki ile carpinca sizin yasiniz cikiyor... |
1. gün Böylesi kötü bir başlangıç beklemiyordum. Oha hortumumu bile kesmişler! meme diye, süt diye birşey varmış. Nerden nasıl bulunur bu ya? Hayattan daha 1. günden soğutacaklar beni. 2. gün meme buldum ama bundan süt gelmiyor, emiyorum allah emiyorum, tık yok, süt başka yerde mi? neyse biraz daha emdim geldi, fazla abanınca meme sahibi kişilik bağırdı, ne bağrıyosun açım ben! çok yalnızım be sözlük. hayır bişi değil içerdeyken de yalnızdım ama yediğim önümde yemediğim arkamdaydı en azından, bak yine aklımageldi, hortumu bile kestiler yaa! uykum geldi yine. zzzzz! 3. gün memeyi sevdim, bu dünyadaki tek dostlarım bu iki meme. iyi ki varsınız. 4. gün bugün bir sürü olaylar oldu, gürültü yaptılar, başka biryerlere gittik galiba. memeden ayrılınca bağrıyorum geri geliyor, sonra uyuyorum, uyanıyorum bir bakıyorum meme yok, neyse ama tekrar bağrınca geri geliyor nasılsa. Sıçmak da zevkliymiş be, eskiden yapamıyordum., 5. gün bugün 15 kez kaka yaptım, rekorumu geliştirmeliyim. dikkat ettim de her yaptığımda temizliyorlar, bunu sevdim. dikkatimi çeken bir noktada şu ki, amma koca kafalıyım be arkadaş, ağır mı ağır tutamıyorum ********im, pat o yana, pat bu yana, dikkat etseler bari de çatlatmasak daha ilk günden. 6. gün avucuma ne verseler hemen tutuyorum, tik gibi birşey, maalesef farkettiler, herkes parmağını veriyor avucuma, mecburen tutuyorum, alemin maymunu oldum iyi mi?bu arada ne çok uyuyorum ya arkadaş, atamadım şu yorgunluğu, daha çok süt içeyim en iyisi. hayır içtikçe de yoruluyorum o da ayrı, nerde o eski günler, hortumdan geliyordu ne güzel, şimdi em allah em, bak yine aklıma geldi, ********ler kesti hortumu yaa. devamı olacak |
Trakyalılar'a sevgilerle Sevgilim Asibe Te bu aşam zamanlarıda epten akılcımı alır, gözümü göğnümü bi oş edersin beyav. abe Allah belacımı versin seni cuk severim. Ne derim sana , bu aşk beni canımdan etmezse gene iyi. Yatmazmıyım yatacıma , abe bi direm uyku girmez güzlerime. Dün o yanı dün bu yanı ep gene silinmez senin ayalin beya. Günlerdir ekmekten sudan kesildim artıkım. Tarlada elim çapa tutmaz, gayfide desen , ne bi laf iderim akıdeşleynen ne 66 uynarım. Düşün bubam düşün. Recep ağanın sıpası gibi önüme baka baka solurum. Aşamları sizin maallede sülerim 'yârim sende vifa yokmu' şarkısını. Duyarsın elbet, elmiş ninem bilem diğner. Anlarım kızanım seni anlarım der.Ama üzmeyesin boşuna datlı canını onda u buba varken vermez Asibeyi sana der ep. İşte u zaman çeltik tarlasına döner galbim ehpten gene vıcık vıcık. Şu buban olucak gapçık ağızlıyı yola getiremezmisin beya. Âşıklık çekeriz bilirsin işte. Eriye eriye gündöndü sapına döndük anacını satımının. Az çok zanatimiz de var. Yaparız Fıtımış'ın baçade bi düğün. Daktırırım beş dane cumuriyet, alırım uzun tülü mantu, alırım kul çantası, alırım içine allık bilem. Süle anana aşama bunları çıtlatsın bubana. Yoğsam atar em vallahi em billahi damarları beğnimin. Buzmayasın adamın aklini. Yarın gecem Alil'le rasim'i yanıma gatıp senide İsmayılın cibe atıp, çıktıkmı çulu yoluna ..... yetişirler arkamıza. Te ben adama bunuda sülerim kal sağlıcakla. Seni seven sevgilin; Yolsuzların Sarı Mumin |
İnek Bir gün Temel kahvede oturuyormuş....Dursun da gelmiş kahveye...Temel'e demişki; -Temel senin inekler sigara içiyor mu? -Hayır... demiş Temel.... Dursunda biraz da ciddi bir tavırla son sözünü söylemiş... -O zaman senin ahır yanıyor.... |
Şoför olurdum http://www.fikralar.com/images/bir_piksel.gif Ali okula yazılacakmış. Ama çok fırlama bir çocuk olduğundan babası bazı önlemler almaya karar vermiş ve okuldaki öğretmenine ve diğer öğretmenlere durumu anlatmış. Sıra servis şoförüne gelmiş. Servis şoförüne oğlunun ne kadar fırlama olduğunu anlatmış. Şoför hiç oralı olmamış içinden, "ufacık çocuk ne kadar fırlama olabilir ki?" demiş... Okul günü gelmiş ve Ali alınması gereken yerden servise binmiş. Yolculuğun ilk başlarında sakin sakin oturan Ali daha sonra şoförün yanına gelerek "amca benim annem tavuk babam horoz olsaydı ben civciv olurdum değil mi?" demiş. Şoför: - "Evet yavrum, şimdi geç yerine otur" demiş. Biraz sonra Ali yine şoförün yanına giderek "amca benim annem inek babam boğa olsaydı ben buzağı olurdum değil mi?" demiş. Şoför biraz sinirli: - "Evet, şimdi git yerine otur", demiş. Biraz sonra Ali yine şoförün yanına gelerek "amca benim annem" demeye kalmadan şoför Ali'ye "ben sana bir soru soracağım" demiş ve ardından "senin annen ****** baban ******** olsaydı sen ne olurdun bakayım?" demiş. Ali sırıtarak cevap vermiş: - "ŞOFÖR". |
Yaşı kırklara gelmiş bir kadın, gece rüyasında Tanrı ile karşılaşmış.Kadın Tanrı'yı görünce hemen sormuş "Daha ne kadar yasayacagim?" diye. Tanrı düşünmüş "Daha 40 yılın var." demiş.Kadın müjdeyi aldı ya, ertesi gün yoğun bir çalışmaya başlamış.Hemen estetik doktorlarına koşmuş, yüzünü gerdirmiş, burnunu kaldırtmış, karın, kalça ve bacaklarındaki yağları aldırmış.Sonra saç şeklini değiştirmiş, en güzel parfümleri ve kozmetikleri kullanmaya baslamış.Tam bir afet olmuş sizin anlayacağınız, kimse40 yaşına geldiğine inanmıyor, sanki genc bir kız gibi.Önünde 40 yıl olduğunu biliyor ya, onun keyfini çıkaracak. Derken bir gün arabasıyla giderken karşıdan gelen bir kamyon çarpmışve oracıkta can vermiş.Tabii doğru öbür dünyaya.Kadını melekler karşılamış, tam yerini gösterecekler, kadın haykırmış"Tanrı'yı görmek istiyorum, bana sözü vardı, tutmadı!" diye. Melekler çaresiz kadını Tanrı'nın huzuruna çıkarmışlar.Kadin aynı hiddetle "Hani kırk yıl daha ömrüm vardı, niye canımı aldın?" demiş.Tanrı kadına bakmış, bir daha bakmış...Sonra da:"Kız ben seni valla tanımadımya:D:D:D |
Alıntı:
7. gün Bugün solaryuma girdim, sarılık mı ne ondanmış. yine uykum geldi. 8. gün biraz daha iyi hissetim kendimi, daha çok süt içiyorum artık. kaka yapma işini de tam alt açma anına denk getiriyorum ki etraf pislensin, eziyet olsun. naapayım ama alt açıkken daha rahat roketleyebiliyorum. kaka yaparken başka birşey daha yapıyorum galiba, anlamaya çalışacağım bakalım. 9. gün çok fena hıçkırık tutuyor, geçsin diye nefesimi tutayım dedim onu da beceremedim, neyse ki süt içince geçiyor. bu süt her derde devaymış, bugün bunu gördüm. 10. gün sütten başka birşeyler verdiler, var ya, yeter artık be, tam alışıyordum yine dayadılar başka birşey, hayret bişi ya, vitaminmiyiş neymiş. bu arada memelerin arasından dün gördüğüm ***** gündüzleri piyasada yok akşamları geliyor sadece, hadi bakalım hayırlısı. 11.gün al işte, başladı yine bir arıza. sütten sonra çok feci karnım ağrıyor, böyle gaz gibi bişi, eğilip bükülüyorum, binbir şekile giriyorum çıkaracağım diye. sırtımı falan sıvazlayın bari be kardeşim. 12. gün bütün gün gazdan kıvrandım arkadaş ya, bela oldu başıma, yaygarayı bastım ben de. uyutmadım, diktim bunları da hazır asker. sonra bir saldım ki evlere şenlik, akabinde uyudum hemen gerisini hatırlamıyorum 13. gün annemin suratına sıçtım. tamam utandım biraz da insan bebeği *****den öper mi yaa. ayıp oldu di mi? naapıyım abi, neyse fazla kızmadı herhalde. 14. gün anneme kırmızı renkli birşeyler içiriyorlar, o zaman süt daha bi randımanlı oluyor sanki, böyle tadı da hoşuma gidiyor, şu memelere bir rating aletitaksalar da hangisini sevip hangisini sevmediğimi söyleyebilsem. 15. gün topuktan kan alıp duruyorlar, metin olayım çok ağlamayayım diyorum ama canım yandı be arkadaş, hayır ondan sonra da hemen süt verince sakinliyorum, kızgınlığım geçiyor, ağız tadıyla asabiyet yaptırmıyorlar,şu memelere karşı biraz daha dikbaşlı durabilsem. 16. gün şu memeleri çok sevdiğimi bir kez daha anladım, çok seviyorum onları, onlardan ayrılınca içimi bir huzursuzluk kaplıyor, en iyisi onlardan uzaklaştığım anda yaygarayı basayım ben. bugün benden biraz büyük biri geldi yanıma, sevme amaçlı olsa gerek bir geçirdi başım dönüyo hala. sonradan öğrendim kuzenmiş, neyse yazdım kenara intikam alınacak. 17. gün etrafı daha net seçer oldum, ama el ve ayak koordinasyonu hala zayıf, memeyi kavrayabiliyorum ancak. bir de bu eller ve ayaklar bana mı ait tam olarak emin değilim, sallıyorum öyle, zevkli birşey. yüze ve gözlere dikkat etmem lazım ama, tırnaklar tehlikeli. diğer yandan annem bugün onları kesmeye çalıştı ama huysuzluk ettim, etmeseydim daha iyi olacaktı galiba, bak çizdik tam gözün altını yine. 18. gün elime torbalar taktılar, kafaya çarpınca artık acıtmıyor, yara bere de yapmıyor. sanırım onlar da beni seviyor, iyiliğimi düşünüyorlar. aslında hala çıktığım yeri özlüyorum, geri girme imkanım olmaz mı acaba? 19.gün nihayet o adamin neden eve sadece ak$amlari geldigini anladim megerse bana ve anneme bakmak icin gunduz cali$iyomu$.. aferin gozume girdi $imdi bak!.. 20. gün tabii ya, annemin karnındayken de duyuyordum o adamın sesini sık sık. ona da ilgi alaka gösterdim, bağırdığımda bazen o alıyor beni kucağına, meme vardır diye saldırdım ama vermedi. bir ara meme açıkken kıstırdım ama emme olayından bir randıman alabilmiş değilim, meme yüzeyi bayağı bir farklı. |
Uc kadin arkadas bir kaza sonucu ayni anda hayatlarini kaybedip cennete giderler. Cennetin kapisinda onlari karsilayan melek : "Bizim burada uymaniz gereken tek kural var.. O da ordeklere dikkat edin sakin ustlerine basmayin" der. Sonra kapi acilir uc kadin cennete girerler.Gercekten de etrafta ordek doludur. Ustlerine basmamak adeta imkansizdir.Dikkat etmesine ragmen kadinlardan biri kazayla bir ordegin ustune basar.Hemen Cebrail belirir.Yaninda son derece cirkin bir adam vardir.Kadini kolundan adama kelepceler ve "Ordegin ustune basmanin cezasi olarak sonsuza kadar bu cirkin adama kelepceli olarak yasayacaksin" der. Ikinci gun kadinlardan biri yine kazayla bir ordegin ustune basar ve Cebrail aninda yaninda cok cirkin bir adamla gelip onlari kadina ceza olarak birbirlerine kelepceler. Ucuncu kadinin gozu bu olaylardan cok korkar.Digerlerinin akibetine ugramamak ve sonsuza kadar cirkin bir adama kelepcelenip yasamamak icin her attigi adima acayip dikkat etmeye baslar.Aradan aylar gecer ve hicbir ordegin ustune basmaz. Derken bir gun Cebrail belirir.Bu kez yaninda boylu poslu inanilmaz derecede yakisikli bir adam vardir.Cebrail hicbir sey soylemeden yakisikli adamla kadini kelepceler ve yine birsey soylemeden ceker gider. Kadin artik mutluluktan ucmaktadir. O gune kadar gordugu en yakisikli adamla kelepcelenmistir. Adama doner ve "Ben acaba ne yaptim da sonsuza kadar senin gibi guzel bir adamla birlikte olmayi hak ettim" der. Adam surati asik bir sekilde cevap verir. "Vallahi seni bilmem ama ben az once bir ordegin ustune bastim" der |
Abimiz deri, yarım bot ve koyu kahverengi ayakkabıyı alıp kasaya yanaşıyor... Kasadaki bayan botları poşete koyarken, sayın Abimiz de soruyor; - 43 lira değil mi?... - Kız, "Ne münasebet" der gibi bakıyor ve "Bunlar orijinal deri...İndirimli fiyatı 180 lira..." Abi'mizin bitiş cümleleri, kızcağızın kopuş anına denk geliyor; -Olur mu hanımefendi, altında 'Size 43' yazıyor... |
Söförün biri trafik sıkısık iken park yasagi olan yere direksiyonu kirar vedurur... polis; "beyaz uno çek kardesim park yasak" ....gibilerinden bir anons yapar... söför el kol hareketleri yardimiyla "abi ekmek almaya geçiyom hemen çikacam" der!... yarim saat kadar sonra elini kolunu sallaya sallaya çikinca polis anonsu patlatir... "beyaz uno ekmek nerde lan ?" |
Temel Laz olduğu için kendinden nefret ediyormuş. Amerikaya gitmiş ve birçok ameliyattan sonra burnunu düzelttirmiş, iyi şekilde ingilizce öğrenmiş ve meşhur bir piyanist olmuş. Birgün büyük bir topluluğa konser verdikten sonra seyircileri selamlarken ön taraftan bir ses duymuş: -Helal sana hemşerum, çok iyi çalayusun da! Temel: - Benim Laz olduğumu nereden anladın yahu. Halbuki lazlara benzememek için bir sürü ameliyat oldum. - Nasıl anlamayayım, demiş adam. Bütün piyanistler otururken sandalyeyi kendilerine çekerler, sen ise sandalyeye oturup piyanoyu kendine çekeyusun da!!!!!! |
http://www.fikra.gen.tr/images/0.gif Yaş hesabı _Altan sen kaç yaşındasın oğlum? _Onbeş yaşındayım amca. _Nasıl olur canım!... _Evet onbeş yaşındayım. Geçen yıl yedi yaşındaydım. Bu yıl da sekiz. Yedi sekiz daha on beş et mez mi? |
HAYIRLI DAMAT ! Adamın birinin evinde yangın çıkmış. Komşuları yardıma koşmayıp olayı seyretmeye başlayınca iş başa düşmüş.. İlk önce oğlunu yangının içerisinden çıkarıp dışarıda beklemesini söylemiş. Dalmış tekrar duman ve ateşin içerisine, kızını çıkartmış dışarıya. Sonra karısını, sonra köpeği ve kedisini. Daha sonra dışarı hiçbir şey getirmeden 3 kere daha içeri girmiş çıkmış. Onu seyreden komşularından biri sormuş: - "Niçin yanan eve girip çıkıyorsun dışarı hiçbir şey getirmiyorsun?" diye. - "Kayınvalidem içeride!" demiş adam; "arada bir girip çeviriyorum!" |
Birkac yillik evli ciftin bir bebekleri olur... ancak gunler haftalar gectikce bebegin cok farkli ve insanustu yetenekleri oldugu ortaya cikar.. 1 yasina geldiginde yetiskin gibi konusur, 2 yasinda akliniza gelen her dilde okuyup yazmaya baslar,3 yasinda ileri matematik profesorleriyle tartismaya oturur, ve 4 yasinda gelecekle ilgili inanilmaz tahminlerde bulunmaya baslar...der ki: 'Tam 1 yil sonra bugun ben olecegim... ben oldukten 2 yil sonra annem olecek.. annem oldukten 1 yil sonra babam olecek...' Ve kesinlikle.. bir yil sonra bebek ölür... baba cok uyanik oldugu icin karisini hemen milyarlar degerinde sigortalatir... ve 2 yil sonra da anne ölür.... ve baba 1 yillik omrunun kaldiginin farkinda, karisinin sigortasindan kazandigi milyarlarla evlere, arabalara, seyahatlere ve birbirinden guzel kadinlara yatirim yapar... ve olumune 1 gun kala son parasiyla bir dansci kiz kiralar,once superlux villanin havuzunda eglence, sonra yatakodasinda zevk dolu bir gece.. ve adam hersey bittiginde gozlerini kapatir ve 'vay be yarin ölmüs olucam.. ama ne hayat gecirdim, herseyi yaptim dolu dolu yasadim herseyi.. helal olsun bana' diye keyifle uykuya dalar.. Ama o da ne...... sabah bir de gozlerini acar ki hala yasiyor..!!!!!! Yatakta saskinlik icinde bakinirken geceyi beraber gecirdigi dansci kiz ciglik cigliga kosarak iceri girer... 'HEMEN ASAGI GELIN NOLUR.. KAHYANIZ SALONDA BOYLU BOYUNCA UZANMIS YATIYOR... GALIBA ÖLMÜS!!!!' |
Küçük Murat okuldan eve gelir ve üzgün bir şekilde, "Matematik dersinden 1 aldım" der. Babası hemen sorar, "Nasıl becerdin peki bunu?" Murat anlatmaya başlar, "Öğretmen 3x2 kaç eder? diye sordu, ben de 6 dedim". Babası hemen oğlunu tasdikler ve "Fakat bu doğru" der. Ali anlatmaya devam eder, "Sonra da "2x3 kaç eder?" diye sordu". Babası alaycı bir tavırla bakarak, "Has s.kt.r, ne farkı var ki ?" der. Ali de kafasıyla onaylayarak, "Ben de öğretmene aynı senin dediğini söyledim işte"... |
Temel, Fadime ile nişanlanmış. Fadime'yi arabasına almış, gezmeye çıkarmış. Arabayla biryerlerde durmuşlar. Kalkarken Temel vitesi bire almak istemiş, eli Fadime'nin eline değimiş. Fadime kızarmış. Temel de utanmış. Günler geçmiş. Nihayet evlenmişler. Balayına arabayla Bodrum'a yola çıkmışlar. Bodrum'da otele vardıklarında Temel el frenini çekmiş. O sırada yine eli Fadime'nin eline değmiş. Fadime yine kıpkırmızı olmuş. Ama laf etmekten de geri durmamış: "Ula Temel, artuk evlüyüz daaa, daha ilerü cidebilürsün." Temel bunu duyunca hemen el frenini indirmiş. Marmaris'e doğru yola çıkmışlar... |
Atmaması Adamın biri doktora gitmiş. Kalbim çok atıyor demiş Uzun bir muayeneden sonra doktor "Atmaması lazım" demiş. Adam doğru bir eczaneye gitmiş ve "Atmaması var mı" demiş. Eczacı şaşırarak :"Beyefendi Atmaması bizde olmaz ,siz köşedeki veterinere gidin" demiş. Adam 4 kutu at mamasını almış ve bir ay boyunca kullanmış. Sonuç mükemmel 4 ay sonra adamın kalp şikayetleri yeniden başlamış ve doğru veterinere gitmiş ve 4 kutu daha at maması istemiş. Veteriner "kusura bakmayın at maması ithalatı artık yapılmıyor. Bizde de bitti" demiş. Adam telaşla doktoruna gitmiş ve "atmaması bitmiş" demiş . Doktor da "bitmemesi lazım" demiş... |
KARNE Baba, ortaokul üçüncü sınıfa giden oğlunun elinde karneyle salona girdiğini görür. "Allah allah, dönem ne çabuk bitmiş..." diye düşünür ve oğluna seslenir: -"Getir bakayım şu karneyi!" -"Al baba..." Adam karneye bir bakar ki, beden eğitimi ve resim dışındaki tüm dersler zayıf. -"Bir dediğini iki etmiyoruz, bilgisayar dedin, bilgisayar aldık, ingilizce kursu dedin ingilizce kursuna gönderdik, gitar kursu, müzik aletleri, ne istersen yapıyoruz. Kız arkadaş uğruna harcadığın çiçek parasının haddi hesabı yok. Ne bu notların hali, rezil şey!" -"Baba... O benim karnem değil ki, senin kitaplarını karıştırıyordum, birinin arasında karnelerinden birini bulmuştum...":naughty: |
Çok karizmatik ve yakışıklı bir adam yanında bir devekuşuyla bara girmiş, herkes şaşkın falan öööle adama bakıyolar, adam bara yanaşmış... - "Barmen bana bi viski, ona da büyük bi bardak su." Barmen talepleri yerine getirmiş, bi tek, iki tek, saatler ilerlemiş, adam: - "Hesap lütfen!" demiş. Barmen hesap pusulasını uzatmış, adam elini cebine atmış, parayı çıkartmış, tam hesapla aynı. Ertesi gece adamımız geri gelmiş, yanında tabii devekuşu da var. - "Barmen bana bi viski, ona da büyük bi bardak su." Barmen istediklerini vermiş, bi tek iki tek, saat geç olmus, adam hesabı istemiş, barmen hesabı göstermiş. Adamımız elini cebine atmış, çıkartmış, tam hesap miktarı. Barmen şaşkın ama nafile. Bikaç gece sonra adamımız devekuşuyla beraber geri gelmiş. Barmenin içi içini yiyo. Adam: - "Bana bi viski, ona da su ver." Barmen emre amade, yerine getirmiş, gece ilerlemiş, adamımız hesabı istemiş, barmen bol küsüratlı saçmasapan bi miktarı hesap olarak adama vermiş. Adam elini cebine atmış, çıkartmış, yine tam hesap. Barmen oynatmak üzere. Dayanamamış: - "Beyfendi bi süredir barımıza gelip gidiyorsunuz, kusura bakmayın ama bişey sormak istiyorum, yoksa kafayı yiycem. Her gece cebinizden çıkan para hesapla kuruşu kuruşuna aynı oluyo. Bunu nasıl başarıyorsunuz?" Adamımız gülümsemiş: - "Bi gün karşıma bi cin çıktı, üç dileğimi sordu. İlk olarak; karizmatik ve yakışıklı bi tipim olmasını istedim. İkinci dileğimde, ne almak istersem isteyim, elimi cebime attığımda parası aynen cebimden çıksın istedim." Barmen: - "Peki kızmayın ama bu kuş ne iş?" Adamımız: - "Onu hiç sorma, son dilegim; beni hiç bırakmıycak uzun bacaklı bi piliçti. Yanlış anladı şerreffsizz." |
Şarap Temel çok para kazanmış. Ailece lüks bir lokantaya gitmişler. En pahalı şarabı seçip ısmarlamış. - Garson “ Hangi yıl tercih ederdiniz, diye sorunca, - Temel “ Pi mahzuru yoksa hemen isteyrum.” |
İKİNCİ MÜDAHELE Hakim kaynanasını dövmekten sanık bir adamın muhakemesine bakıyordu.Şahitlere sordu: - "Bu adamı kaynanasını döverken gördün mü?" -"Gördüm efendim." - "Neden müdahale etmedin?" - "Neden müdahale edeyim hakim bey ... Yardıma ihtiyacı yoktu ki evire çevire dövüyordu!.... |
dede baston silah üçlemi.. 85 yasinda bir adam dogum hanenin kapisinda beklemektedir.Dogum haneden çikan doktor söyle bir bakindiktan sonra yasli adama sorar: -"içerde dogum yapan bayan yakininiz mi?" +"Evet, esim." -"Ama bayan 25 yaslarinda..." +"Tamam iste, esim o. Niye sasirdiniz, baba olamaz miyim yani?" -"Yoo, aklima benim dedem geldi de." +"Nesi varmis dedenizin?" -"Kendisi av meraklisi idi. Sürekli ava çikardi. Ancak yaslaninca zorlanmaya basladi. Bir gün ava çikacakken kendisini uyardik, aman yapma dedecim, sen yaslandin, ava gidemezsin diye. Kendisi israr etti ve hazirlandi. E, tabi yaslilik, çikarken tüfek yerine baston aldi eline. Ben de kendisiyle gittim. Ormanda bayagi yol yürüdükten sonra bir geyik gördük. Dedim ya, dedem yasli. Bastonu omzuna koydu,dogrulttu ve geyige bastonla ates etti. Geyik o anda vurulup yere düstü..." Yasli adam: +"Olur mu, baskasi vurmustur onu." Doktor: -"Ben de onu demeye çalisiyorum iste."... |
http://www.fikra.gen.tr/images/0.gif Üç Bira Bir İrlandalı, İrlanda da bara gitmiş üç bira istemiş. Barmen biraları vermiş. İrlandalı sırayla her birinden birer yudum içmiş ve bu şekilde biraları bitirmiş. Barmen dayanamamış sormuş; "Kardeşim niye üç birayı bir anda istiyorsun, bir tane söyle bitir diğerlerini sonra iste" İrlandalı: "Biz üç kardeşiz, ben İrlanda da, diğerimiz İngiltere diğerimiz Amerika da, aramızda kararlaştırdık her bara gittiğimizde üç bira istiyoruz ve hepimiz için bir yudum içiyoruz, berabermişiz gibi oluyor" demiş. Bu barmenin çok hoşuna gitmiş ve böyle bir kaç ay geçmiş. Bir gün İrlandalı bara girdiğinde barmen tam üç bira verecekken İrlandalı ikide durmasını söylemiş. Barmen donmuş kalmış, İrlandalı bir köşeye gitmiş sessizce biralarını içmiş tam çıkacak barmen bunu durdurmuş: "Kaybın için çok üzgünüm demiş" İrlandalı:"niye?" demis. Barmen:"Bugün sadece iki bira istedin kardeşlerinden birini kaybettin herhalde" İrlandalı "Ha yok canım nerden çıkarıyorsun ben sadece alkolü bıraktım" |
Temel üniversite sınavına girmiş. Her soruda yazı tura atarak cevapları vermiş. İki saat sonra öğrencilerin çoğu sınav kağıdını verip salonu terk etmiş, Temel hala yazı tura atıyor. Öğretmen gelip başına dikilmiş: - Temel hepsini yazı tura atıyorsun, hala bitiremedin mi? Temel: - Hocam bir saat önce bitirdim ama cevaplarımı kontrol ediyorum! |
Bir sarısın, bir kızıl ve bir esmer kız yanmakta olan bir binanın çatısında mahsur kalmışlar. itfaiye hemen olay mahalline gelmiş, gerekli cihazları cıkarmışlar.Catıdan atlayanları tutmak icin yanlarında getirdikleri carşafı tuttuktan sonra, çatıya doğru seslenmişler; "Atla. Bu tek sanşımız". Esmer olan kız çatının kenarına kadar gelmiş ve kendisini aşağıya bırakmış. Tam çarşafa gelirken, itfaiyeciler birden çarşafı kenara çekmişler. Esmer kız domates salçası gibi yere yapışmış. Itfaiyeciler tekrar catıya seslenmişler; "Hadi atla. Yoksa kurtulamayacaksın." Kızıl saçlı aşağıya bağırmış; "Atlamam. Biraz once yaptığınız gibi çarşafı çekersiniz siz". İtfaiyeciler; "Hayır, çekmeyiz. Biz sadece esmerler icin bunu yaparız". Boyle söylenince, kızıl saçlı da kendisini çatıdan aşagıya bırakmış. Itfaiyeciler esmer kızda oldugu gibi yine aniden çarşafı kenara çekince, kızıl saclı da elmalı kek gibi yere serilmiş. Çatıda sadece sarışın kalmış. itfaiyeciler daha once de yaptıkları gibi; "Atla, atla. Yoksa yanarak oleceksin". Sarışın; "Kesinlikle atlamam. İki arkadaşım atladığında çarşafı çektiniz. Ben atlarken de çekersiniz". itfaiyeciler; "Kesinlikle cekmeyecegiz. Söz veriyoruz". Sarışın kız; "Bakın, sizin çarşafı çekmeyeceğinize güvenemiyorum. şimdi çarşafı yere bırakın ve etrafından çekilin... |
Kara' cilarin komutani bir asker cagirmis. Asker - "Emret komutanim" diyerek yanina gitmis. Komutani yere yatmasini istemis. Daha sonra da bir tanka askerin uzerinden gecmesi icin emir vermis asker kilini bile kipirdatmadan yattigi yerde beklemis ve malumunuz ezilmis. Komutan digerlerine donerek -"Iste cesaret" demis. Hava' cilarin komutani bir asker cagirmis. Asker yine - "Emret komutanim "diyerek komutaninin yanina gitmis. Komutani helikoptere binmesini emretmis. Asker helikoptere binmis ve havalanmis daha sonra komutani askere asagiya parasutsuz atlamasini emretmis asker de emre itaat etmis ve atlamis. Yerecakilmis ve can vermis. Komutan da digeri gibi donerek - "Iste cesaret " demis. Sira gelmis denizci komutana. Denizci komutan askerini cagirmis. Asker caki gibi hazirola gecmis ve -"Emret komutanim" demis. Komutan -Derhal denize atla ve 10 dakika yuzeye cikma demis. Asker -"Hadi lan" demis.. Komutan diger komutanlara donerek - "Iste asil cesaret bu " demis. |
Atlas Okyanusu'nda giden geminin kaptanı gemideki herkesi güverteye çağırmış. Yolcular toplanınca Size bir iyi bir kötü haberim var.Önce hangisini söyleyeyim? Elbette iyi olanını... -13 dalda oscar kazanacağız. |
- Adam, kısa bir süre önce ayrıldığı evine telefon acar, - bahçıvana sorar: - Nasıl her şey yolunda mı? - Yolunda. Yalnız, küreğin sapı kırıldı onu tamir etmeye çalışıyorum. - Neden kırıldı ? - Köpeğinize mezar kazarken, zorlamışım, bu yüzden kırıldı. - Ne ! Köpeğim öldü mü? - Havuza düştü öldü. - Benim köpeğim çok iyi yüzerdi; nasıl havuzda ölür? - Ama havuzun suyu boşalmıştı, betona çakıldı; bu yüzden hayatını kaybetti. - Daha havuzu yeni doldurtmuştum. Neden boşalttınız? - Biz değil itfaiyeciler boşalttı. Çünkü evdeki yangını söndürmek için ilâve suya ihtiyaç duydular. - Evde yangın mı çıktı? - Evet efendim. Annenizin vefatı dolayısıyla çok sayıda insan geldi. Bir sigara izmaritinden kâğıtlar, ardından da perde tutuşmuş. O kalabalıkta farkına varamadık. - Annem nasıl öldü ? Sapasağlamdı. - Haklısınız. Biz de şaşırdık ama, sizin yatak odanıza bir şey bakmaya girmiş. Yatakta karınızla en yakın arkadaşınızı görünce kalbine inmiş. - Yahu hiç pozitif bir haber yok mu? Bunaldım. - Olmaz olur mu? Var. Gecen gün siz AIDS testi yaptırmıştınız ya.. İste onun neticesi pozitif çıktı |
Teyzesiyim http://www.fikralar.com/images/bir_piksel.gif Çekici bir genç kadın, çok zayıf bir bebeği doktora kontrole götürür. Bebeğe bakan doktor: - "Bu çocuk iyi gıda almıyor", der ve kadına dönerek: - "Lütfen soyununuz", diye rica eder. Soyunan kadının göğüslerini iyice kontrol eden doktor: - "Düşündüğüm gibiymiş hanımefendi" der, "sizin hiç sütünüz yok." Kadın: - "Tabi olmaz doktor bey", der. "Ben çocuğun teyzesiyim..." |
Karpuz Düşmüş Temel bir elini beline koymuş dalgın dalgın yürüyormuş. Birinin dikkatini çekmiş. Temeli seyrediyormuş. Temel belediye otobüsüne binmiş eli hala belinde, inmiş yarım saat yürümüş eli hala belinde. Onu izleyen dayanamamış koşup, önüne geçmiş. -"Kardeşim sen deli misin?" Temel: -"Yooo..." Adam: -"Hasta mısın?" Temel: -"Yooo..." Adam: -"Seni iki saattir izliyorum elin belinde yürüyorsun" Temel bakmış: "Vay beee, karpuz düşmüş" |
Bir gün Smith ve John adında iki zenci New York sokaklarında dolaşırken bir tabela görürler: "Zenciler beyazlaştırılır. Fiyat 100 dolar." Smith'in 101 doları, John'un ise 99 doları vardır. John, Smith'e: "Sende fazla olan 1 doları bana ver birlikte girelim" der. Smith'se: "Önce ben gireyim. Eğer beyazlaşırsam sen de girersin" der ve içeri girer. Az sonra içerden beyaz bir şekilde çıkar Smith. John: "Smith ne kadar beyazlaşmışsın. Şu 1 doları ver de ben de girip beyazlaşayım." Smith cevap verir: "Defol burdan pis zenci!" |
| Saat: 05:14 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık