![]() |
Temel trene binmiş. Yolda aniden makinist ölmüş. Temel treni kullanabileceğini söylemiş. Temel treni istasyona 10 dakka erken getirmiş.İstasyonda herkes Temel'i tebrik ediyor tabi. Temel de: -Frenun yerini peş dakka önce keşfettum.. |
Temel ölmüş, Cehennem’e gitmiş. Kapıda sille tokat karşılamışlar. “ Pöyle yaparsanuz buraya hiç çimse celmez…” demiş… **************** İdama mahkum olan Temel’e son arzusunu sormuşlar; “-Penu oğlumun yanuna gömin…” Demiş. Oğlunun yaşadığı ortaya çıkınca; “-Hiç acelem yok, pen oni peklerum…” Demiş… **************** Temel’e sormuşlar; “-Aptal mı olmak istersin, güzel mi?” “-Geçicu olan şeyden olmak, son derece sakincalidur…” |
Geçmiş zaman http://www.fikralar.com/images/bir_piksel.gif Türkçe dersinde öğretmen sordu: - "Ben güzelim, dediğim zaman bu hangi zaman formundadır?" - "Geçmiş zaman öğretmenim." |
Mısır hükümeti Kızıldeniz'in altına tüp geçit yaptırmak için ihale açar. İhaleye İngiltere'den ,Amerika'dan, Japonya'dan birer firma ve Türkiye'den de Temelin firması katılır. Firmaları teker teker mülakata çağırırlar ve teknik bilgi isterler. İngiliz Firması: -"Biz iki taraftan da eşzamanlı olarak tüneli kazmaya başlarız ve denizin altında tam ortada buluşuruz. Tüneller arasında maksimum 1 metre fark olur, 30 metre enindeki tünelde de 1 metreyi rahatlıkla düzeltiriz."derler. Amerikan Firması: -"Biz de iki taraftan kazmaya başlarız ve tam ortada buluşuruz. Maksimum 50 cm fark olur."derler. Japon Firması: -"Biz iki taraftan kazmaya başlarız ve tam ortada buluşuruz. Maksimum 20 cm fark olur."derler. Sıra bizim Temel'e gelir. Temel: -"Valla biz de iki taraftan kazmaya başlarız. Ortada buluştuuuk buluştuk, buluşamadık iki tüneliniz olur."der. |
Dile benden ne dilersen Temel, Dursun'a arabasının öyküsünü anlatıyordu : -"Bir gün otostop yapıyordum ki önümde, bu arabayla, mini etekli güzel bir bayan durdu ve beni arabasına aldı. Bir süre gittikten sonra kadın arabayı kuytu bir köşeye çekti. Mini eteğini iyice yukarı çekip, dudaklarını ıslattı ve "Benden ne istersen alabilirsin" dedi, ben de arabasını aldım." Dursun : -"iyi etmişsin Temel, zaten mini etek sana hiç yakışmazdı!." |
Alkol Muayenesi son model üstüaçık arabayı durduran trafik polisi arabanın sürücüsü olan sonderece güzel sarişına ehliyet sorar. sarışın:ehliyetnedir Ruhsat sorar sarışın : Ruhsat nedir diye cevap verince polis merkeze telsizle olayı bildirir Merkezden cevap: Üstü açık çok lüxs bir arabamı sürücüsü güzel bir sarışınmı.? Polisin cevabı : evet Merkez Polise: Hiç durma Hemen Pantolonunun Fermuarını indirder. Polis şaşkınlıkla denileni yapıp pantolonun fermuarını indirirken. sarışın isyanla ooof yinemi alkol muayenesi |
Firar Ufak bir suçtan hapse düşen Temel'in koğuş arkadaşı sık sık hastalanmakta haftada bir doktora gitmektedir.Adamın doktordan her gelişinde bir uzvu kesilmektedir.Bir gün bacağı,sonra kolu,eli...Son gelişinde Temel koğuş arkadaşının kulağına eğilir manalı bir gülüşle: -Uy!Hemşerim sanmaki anlamayrum,bağa öyle geliyoki galiba sen kısım kısım firar edeysun... |
Paluklar neden konuşmiyi? Paluklar neden konuşmiyi temelciğum - Paşini akvaryuma sok anlarsin,Fadimeciğum |
Bir otobüs dolusu politikacı seçim kampanyası için Karadeniz'i dolaşıyordu. Otobüs şoförün bir dalgınlığı yüzünden derin bir şarampole yuvarlandı. Yakın bir yerde evi olan Temel koşarak geldi. Gece kurda kuşa yem olmasınlar diye cesetleri gömmeye başladı. Ertesi sabah Jandarma soruşturma için Temel'in yanına geldi. Komutan Temel'e sordu : - Otobüsteki bütün politikacıları gömdün demek... Hepside ölüydü, eminsin değil mi? Temel cevap verdi : - Bazıları yaşadıklarını iddia ettiler ama politikacıları bilirsiniz... Nasıl da yalan söylerler!... |
Temel, Of'ta bir gözlükçüye gidip 'bana bir okuma gözlüğü verin' der. Hemen gözlükler çıkarılır. Temel, bütün gözlükleri denediği halde bir türlü okuyamaz. Gözlükçü, kan-ter içinde 'yahu' der: - Sen, okuma yazma bildiğinden emin misin? Temel 'haaa' der: - Yoksa şart midur?!. |
Tayyip'le Bush ilk bulusmalarinda birbirlerine hava atarlar..Bush, Tayyip'e "Bizde öyle bir teknoloji var ki, ölüyü diriltiriz" der.Tayyip altta kalmaz ve karsilik olarak "Bizde öyle bir teknoloji var ki,partimizin bütün üyelerine 100 metreyi 3 saniyede kosmayi ögretiyoruz" der http://www.sohbet99.net/images/fikraresim/adam.jpg Türkiye'ye döndügünde Tayyip'i bir düsünce alir. Danismanlarini çagirtir veattigi palavrayi anlatir. "Haftaya Bush geliyor. Yalanimiz ortaya çikacak, acaba ne yapsak?" diye sorar....Danismanlarindan biri hemen yanitlar: "Onlara ölüyü nasil dirilttigini sordunuz mu?" "Hayir sormadik" "O halde hiç korkmayin baskanim, alin Bush'u Anitkabir'e götürün. Atatürk'ü diriltmesini isteyin.Diriltmezse o rezil olur. Yok eger diriltirse siz zaten o zaman 100 metreyi 3 saniyede koşarsınız :turkiye: |
Bir gün Temel paraşüt kursuna yazılmış. Kurstan bir gün önce vefat etmiş annesi rüyasına girmiş ve demiş ki : - Temel oğlum kursa gitme , gideceksen de uçaktan atlama demiş. Temel uyanmış ve sabah kursa gitmiş.Hocasıyla beraber uçaktan atlarken annesinin nasihati aklına gelmiş ve hocasına : - Ben atlamasam, yani dün annemi rüyamda gördümde atlama sakın diyordu demiş. Hocası : - Saçmalama Temel nasıl böyle bir şeye inanıyorsun, yapma etme. Temel : - Taaam o zaman uşağum madem inanmiysun gel o zaman paraşütleri değiştirek da demiş. Hocası da kabul etmiş ve önce Temel uçaktan atlamış , paraşütü de açılmış. Hemen sonra hocası atlamış ama paraşütü açılmamış. Temel'in hocası Temel'in yanından çok hızlı şekilde geçmiş.Temel şaşkınlıkla hocasına dönerek: - Nereye hocam böyle Hocası kızgın bi o kadar hırçın: - Annenin yanına... |
Mercedes Temel yol kenarında otostop yapar bir mersedes durur ve Temel'i alır. Temelde adama bir şeyler sormaya başlar. Abi ben pu arabanun önündekü yildizun ne işe yaradiini merak edeyrum, der. Şöför onunla geçen yayalara nişan alıp çarpıyorum böylece kurtulamıyorlar, der. Beş dakika sonra yayaların yanından geçerken arkadan bir ses gelir ve söför arkaya dönerek Temel'e sorar ne oldu o ses neydi? Temelde abicium sen hedefu kaçirdun ama merak etme ben kapiyla vurdim oniii |
Yanlış anlama İriyarı kabadayı tipli bir adam kahvede otururken birden ayağa kalkmış ve gürlemiş; -Ulan bu sağ taraftaki masalarda oturan herkes İNBE, sol tarafta'ki masalarda oturanlar ise ZEVEPENK tir. Varmı itirazı olan. Kahvede çıt yok. Herkesin başı önünde. Derken sol taraftan ufak tefek biri kalkmış yavaşca sağ tarafa yürümeye başlamış. Kabadayı gürlemiş; -Nereye lan. Adam ıkınmış sıkınmış yavaşca; -Şey ben yanlışlıkla yanlış yere oturmuşumda. |
Azrail Temel’in canını almak için gelir. Temel'se Azrail'den kurtulmak için hemen bir çare bulur. İşaret parmağını ağzına sokar ve "aguk guguk" sesleri çıkartarak bebek taklidi yapar. Azrail durumu anlayıp Temel’in oyununu bozmak istemez ve gider. Azrail ertesi gün Temel’i almak için geldiğinde Temel’in kendisine bir emzik bile aldığını ve yerlerde emeklediğini görür ve Temel’e seslenir: - Temel, gel attaaaa gideceğiz... |
Burada Balık Yok Temel dünya turuna çıkar ve yolu Canada'ya da düşer. Kırk yılda bir Karadeniz'de hamsi avlamaktan daha değişik bir fırsat çıktığını düşünerek buz tutmuş bir gölde, buzu kırıp balık tutmaya özenir. Oltasını ve takımlarını alarak işe koyulur. Tam buzu kıracakken, insanın içini titreten bir ses duyulur: - Oğlum burada balık yok! Temel az öteye gidip tekrar buzu kıracakken ses yine gürler, - Burada balık yok dedim sana... Temel'in eli ayağı titreyerek seslenir: - Tanrım, sen misun yoksa? Ses yeniden duyulur, - Hayır oğlum, ben buz hokeyi stadının spikeriyim. |
bir gün bir adamın kapısı çalmış, komşusu: -komşu bizim hanım sizlere ömür.. cenazesine katılırsanız...... aradan bir süre geçmiş, hanımı ölen yine evlenmiş, bir süre sonra yine aynı mesaj: -abi bizim hanım sizlere ömür.. cenazesi... bi süre sonra üçüncü hanımın da cenaze daveti gelince adam dayanamamış, hanımına dönüp: -yahu adam bizi üç kere cenazeye davet etti biz onu daha bi kere davet edemedik! demiş... derler.... :) Karısını çok seven adamın duası :D elhamdürüsü ile kızlar sürüsü ile sabah birisi ile akşam birisi ile amin... ALLAH'ım, onun başı ağrımasın benim ağrısın.. O üşümesin , ben üşüyeyim... O aç kalmasın , ben kalayım... O üzülmesin, ben üzüleyim... Onun canı sıkılmasın, benim sıkılsın... Genç yaşta dul kalmasın, ben kalayım |
Hidayet ölünce cennetin kapısında kuyruğa girer. Hemen önünde bekleyen adam Peder dir. Kapıda bir melek beklemektedir. Melek Peder e sorar: - Hiç günahın var mı Peder ? - Aziz melek ben rahiptim. Tüm hayatım boyunca hep tanrıma dua ettim. Karıma ve çocuklarıma sadık kaldım. İnsanlara ve hayvanlara hep yardım ettim. - Melek : Çok iyi bunları biliyorduk zaten al sana cennetin gümüş anahtarı der ve sonra Hidayet'e döner. Senin hiç günahın var mı Hidayet? - Hidayet : Ben de her zaman hayvanlara ve insanlara iyilik yapardım. Tanrıya dua etmedim açıkçası, inancım da zayıftı ve bir günahım vardı. Çok sert ve hızlı otobüs kullanırdım. - Melek Hidayet'e döner ve bunu da biliyoruz. Çok iyi al sana cennetin altın anahtarı... - Peder bu olaya sinirlenir. Ben hayatımı tanrıya adadım siz de gidip bu adamı cennette benden üstün tutuyorsunuz haksızlık değil mi ? - Melek gülerek.. "Oğlum sen vaaz verirken herkes uyuyordu, ama Hidayet otobüs kullanırken herkes dua ediyordu... |
Temel ! Askerlik yaptigi bölük`de hic anlasamadigi cavus la basi oldukca dert de,cavusu ,Temele ..Sunu yap bunu yap, ama makbule gecmezmis!..Sonra birgün cavusu;Temele demiski.. Git nizamiyenin kapisina, bugün karakol komutani gelecek, gelir gelmez mutlaka haberim olsun der!..Ve Temel gider 1-2`saat bekler ! Kapidan iceriye makam araci girer! Temel sorar askerlere bu kim!.. Derlerki karakol komutani... http://www.sohbet99.net/images/fikraresim/rsm4.jpg Hemen makam arabasinin yanina varir ve cami tiklar!... Komutan; Otomatik cami indirir ve sorar!.. Buyur asker!! Temel sorar siz komutan misiniz!.. Evet der komutan' Temel derki, vallahi b....yedin, Cavus seni bekliyor..... |
Hitler üç esir yakalamış, İngiliz, Fransız ve bir Yahudi. - Size soru soracağım, bilirseniz sizi bırakacağım, demiş. İngiliz'e sormuş: - "Titanik kaç yılında battı? İngiliz hemen cevap vermiş: - 1912, diye. Hitler göndermiş İngiliz'i. Fransız'a sormuş bu kez: - Titanik'te kaç kişi öldü? Fransız cevap vermiş: - 1050 kişi... - Tamam, sen de gidebilirsin, özgürsün..! Veee Yahudi'ye dönmüş: - Say lan isimlerini |
kaynım Erzurumlu bi kadın eşiyle birlikte istanbula yerleşir.köyden geldiği için hiç trafik ışığı görmemiştir.Bi gün çarşıya çıkar ve trafik ışıklarının yayalara kırmızı yandığı sırada karşıya geçmek ister ve orda bulunan bi trafik polisi hop hemşerim nereye gidiosun der ve kadında _sanane _erimden izin aldım kaynım gile gidirem der |
Saatiniz kaç Günün birin de hocaya bir köylü karşı çıkmış: - Ve Saatiniz kaç demiş. - Topu topu bir saatim var.Demiş hoca. - Hayır, saat kaça geldi demek istedim. - Doğrusu kösteğiyle, anahtarıyla, tamiriyle doksan akçeye geldi. - Yok canım anlatamadım akşama ne var? - Akşama mı? Taze soğan, beyaz peynir, karpuz var. - Onu sormuyorum, ne zamandayız? - Tam yazın sonundayız. - Allah, Allah. Zaman ne zaman diyorum be adam? - Bunu bilmeyecek ne var, ahir zamandayız.... |
Bir golf kulübünün soyunma odasında bir sürü adam giyiniyormuş.Ortada duran bir cep telefonu çalmış.Yakınındaki bir adam handsfree konuşma düğmesine basmış ve giyinirken konuşmaya başlamış: -Alo... -Merhaba şekerim,kulüpte misin? -Evet. -Ay ben burada süper bi deri ceket gördüm.1000 dolarcık.Alabilir miyim? -Oluurr,madem çok sevindin,al tabii. -Aslında buradan öncede galeriye uğradım.2007 modelleri gelmiş,tam istediğim renkte buldum. -Ne kadar? -60 bin dolardıc. -O parayı vereceksem bütün aksesuarlarını isterim ama! -Yaşasınn!Bir şey daha var.Geçen sene beğendiğimiz ev yine satılık ve 450 bin dolar istiyolar. -Tamam,ama 420 bin dolardan fazla verme sakın. -Oldu şekerim.Sonra görüşürüz;seni seviyorum. -Ben de seni....Görüşürüz. Adam telefonu kapatıp afallamış şekilde onu seyreden topluluğa döner ve sorar: -Bu telefon kimin,bilen var mı? |
Temel takasıyla üç bilim adamını gezdiriyormuş.Bilim adamları kendi aralarında derin konulara girmişler.Temel bön bön bakıyor,anlamıyo hiçbirşey. Neyse konuşmaları bitmiş.Temel'le dalga geçmek istemişler. -Temel efendi,Temel efendi sen fizik biliyor musun? -Temel:Yoo bilmeyrum. -Profesörler:Temel senin o zaman hayatının %25 i gitti. -Temel efendi,Temel efendi sen matematik bilir misin? -Temel:Yoo bilmeyrum. -Profesörler zaman senin hayatının %25 i daha gitti.Temel de ses yok. -Temel efendi sen,sen kimya bilir misin? -Temel:Yoo bilmeyrum. -Profesörler zaman senin hayatının %15 i daha gitti. Karadeniz bu yaa o arada büyük bir dalga gelir taka alabora olur,hepsi denize düşerler.Temel Profesörlere sorar: -Siz,sizler yüzme bileymusunuz? -Profesörler 3 ü birden:Hayır bilmiyoruz.diye yanıtlayınca.. -Temel:İşte siz o zaman pohu yedinuz.Hayatınızın %100 ü gitti.der... |
Utangaç Temel Temel, Fadime ile nişanlanmış. Fadime'yi arabasına almış, gezmeye çıkarmış. Arabayla biryerlerde durmuşlar. Kalkarken Temel vitesi bire almak istemiş, eli Fadime'nin eline değimiş. Fadime kızarmış. Temel de utanmış. Günler geçmiş. Nihayet evlenmişler. Balayına arabayla Bodrum'a yola çıkmışlar. Bodrum'da otele vardıklarında Temel el frenini çekmiş. O sırada yine eli Fadime'nin eline değmiş. Fadime yine kıpkırmızı olmuş. Ama laf etmekten de geri durmamış: "Ula Temel, artuk evlüyüz daaa, daha ilerü cidebilürsün." Temel bunu duyunca hemen el frenini indirmiş. Marmaris'e doğru yola çıkmışlar... |
Kadınların gidip kendilerine erkek (koca) secebilecekleri bir erkek dukkanı (magazası) acılmıstır. Magaza 5 katlıdır ve her kat cıkıldıkca, erkeklerin nitelikleri de yukselmektedir. Magazada sadece tek bir kural gecerlidir: herhangi bir katın kapısından iceri giren kadın, o kattan alıs-veris etmek zorundadır ve eger bir ust kata cıkmak isterse, tekrar asagı katlara inemez. Bir gun bir grup kız arkadas, kendilerine erkek secmek icin magazaya gider. Ve.... 1. KAT'ın kapısında sunlar yazılıdır: "Bu kattaki erkeklerin calısacak bir isleri var ve cocukları da severler". Kızlar yazılanları okur ve soyle derler: "Eh, hic yoktan iyidir ama bir de ust kata bakalım". 2. KAT'ın kapısında yazılanlar: "Buradaki erkeklerin iyi bir isleri var, cocukları severler ve son derece yakısıklıdırlar." Kızlar: "Hmmm, hic fena degil ama acaba bir ust katta ne var ?" 3. KAT : "Buradaki erkeklerin cok iyi birer isleri var, cocukları severler, son derece yakısıklıdırlar ve ev islerine de yardım ederler". Kızlar: "Aman Tanrım, cok etkileyici ama yukarıda baska katlar da var." 4. KAT : "Buradaki erkeklerin isleri cok iyi, cocukları cok severler, gayet yakısıklı olup, ev islerine yardım ederler ve ayrıca son derece romantiktirler". Kızlar cıglık atmaya baslarlar: "Inanılmaz, bir ust katta bizi neyin bekledigini bir dusunun!" Ve bir kat daha cıkarlar... 5. KAT'ın kapısında sunlar yazmaktadır: "Bu kat bostur ve sadece, kadınları memnun etmenin mumkun olmadıgını kanıtlamak icin konmustur. Cıkıs soldadır; umarız inerken merdivenlerden yuvarlanırsınız |
Şişeleri getirdim http://www.fikralar.com/images/bir_piksel.gif Akıl hastanesinde bir gün, bir deli hasta bakıcıyı yanına çağırır. "Bana çabuk 5 şişe kola getir" der. Hasta bakıcı buna kızar ve hastaya beş tokat atar ve "al işte kolalarını" der. Aradan zaman geçtikten sonra yine aynı hasta, bakıcıyı yine çağırır. Bu sefer hasta; hasta bakıcıyı tokatlar. Bakıcı, "ne oluyor?" der. Hasta cevap verir: - "Şişeleri getirdim abi." |
teşekkürler güzeldi:) |
Adamın biri ölmüş, oğlu da camide hocanın yanına giderek; - Hocaefendi babam cuma günü öldü, bunun için Cennete gider değil mi? demiş. Hocaefendi de bunun üzerine biraz düşünüp; - "Senin baban hatırladığım kadarıyla içki içiyordu değilmi ?" diye sormuş. - Oğul ; "Evet ama cuma günü öldüğü için cennete gider değil mi?" -Hoca; "Zina da yapıyordu sanırım?" -Oğul; "Evet ama cuma günü ölmüştü ya hocam!" -Hoca; "kul hakkı yiyip insanlara kötü davranıyordu değil mi?" -Oğul; "Evet ama hocam Cuma günü öldü yaa!" Hoca (artık iyice sinirlerek); -"Haklısın yavrum, cumanın hatırına ogün babana dokunmazlar ama cumartesi günü ................. |
Gelin kaynana karsı karşıya oturmuşlar Kaynana ; - Gelin sen daha yenisin birbirimizin huyunu suyunu oturup konusarak anlayalim, demis. Gelinde ;- Tabi anne konusalim, demis. Kaynana baslamis anlatmaya. - Aman kizim benim 3 halim vardir dikkat et. Sagima gul takmissam; neseli olurum her yola gelirim. Kulagimin arkasina gul takmissam havamda olmam. Çok israrci olma. Eger ki yakama yada kulagima gul takmamissam sakın ha etrafimda dolasma cok sinirli olurum. Gelin, kaynana lafini bitirince girmis lafa; - Amaaaan anne benim oyle 3-5 halim falan yoktur. Bacak bacak ustuneatarim, sigarami yakarim, sen gulunu nerene takarsan tak ben keyfime bakarim ! |
Uc bayan ve uc erkek is icabi trenle bir seyahate cikmalari gerekir. Tren garina giderler. Uc bayan 3 bilet aldigi halde erkekler tek Bilet alir. Bayanlar bunun sebebini sorduklarinda erkekler "bekleyin Ve gorun" derler. Trene binerler ve tren hareket ettikten bir sure sonra uc erkek Kalkip hep beraber trenin tuvaletine girerler. Biraz sonra konduktor Gelir ve uc bayandan uc bileti alir. Tuvaletin onunden gecerken Kapiyi tiklatip,"bilet lutfen," der. Kapi acilir ve bir el bileti Uzatir. Bayanlar bunu gorurler. Taktigi kapmislardir. Donus Yolculugu icin yine gara giderler. Bayanlar bu sefer tek bilet Almislardir. Erkekler ise hic bilet almaz. Bayanlar yine sasirip Sebebini sorduklarinda Erkekler yine bekleyip gormelerini soylerler. Bir sure sonra yolculuk baslar. Once bayanlar kalkip tuvalete girer. Ardindan DA erkekler karsisindaki tuvalete. Konduktorun gelmesine yakin bir erkek cikip karsi kapiyi tiklar ve "bilet lutfen," der. Acilan kapidan bir el bileti uzatir. Bileti Alan erkek diger tuvalete geri girer!.. |
isa seni izliyor Hırsız, gecenin yarısında bir eve girer. Karanlık koridorda, yaktığı küçük el fenerinin ışığında ilerlerken bir ses duyar,"İSA SENİ İZLİYOR!" Şaşkınlık ve korkuyla etrafına bakınan hırsız, bir yandan da evdeki değerli şeyleri aramaya devam eder. Tekrar ayni sesi duyar, "İSA SENİ İZLİYOR!" Bu kez hırsız elindeki feneri çevrede gezdirmeye baslar ve bir papağan görür. "Bunu sen mi söyledin?" diye papağana sorar. Papağan, "Evet, yalnızca seni uyarmak için" der. Hırsız, "Ne ! beni uyarmak mı! kimsin sen ? Adın ne senin ?" Papağan, "Musa" diye cevap verir. "Musa !" der hırsız, "Hangi salak bir papağana Musa adını koyar ki !?" Papağan cevap verir, "Bilmiyorum ama arkanda duran Dobermana 'isa' adını veren salak olabilir.... |
Yaşluluk Uzun zamandır birbirlerini görmeyen Dursun ile Temel kahvede karşılaşmışlar. Dursun başlamış anlatmaya: - Ula Temel artık yaşlanduk.Ayaklarum, kollarum, başum anlayacağun her tarafum ağriyi. Bu yaşliluk ne kötü bişeydur. Eeee sen nasilsun bakalum ? Temel cevap verir: -Eyiyum eyiyum. Anamdan doğduğum ilk günkü gibiyum. Başumda saçum yok. Ağzumda dişum yok. Altuma yapayrum haberum yok. |
ENAYİMİYİM BEN? Delinin biri hastanenin bahçesinde el arabasını ters çevirmiş ve sürmeye uğraşıyormuş. Bunu gören doktor: - Öyle sürülmez, düzeltsene arabayı. Deli hemen cevap verir: - Geçen gün senin dediğin gibi sürdüm akşama kadar kum taşıttırdılar, enayimiyim ben! |
fATİHİN YİĞİTLERİ Bir gün Cennet'in kapıları şiddetle vurulmuş: -Güm Güm Güm !! İçeriden seslenmişler: -Kim o? Dışarıdan gök gürültüsü gibi bir ses: -Biz İstanbul’u fetheden Fatih'in yiğitleriyiz! İçeriden hoş geldiniz diyerek kapılar ardına kadar açılmış ve yiğitleri içeriye buyur etmişler. Her şey çok güzel gidiyormuş. Ta ki, 40 yıl geçinceye kadar. Bir gün kapılar yine şiddetle çalınmış: -Güm Güm Güm !!! İçeriden sormuşlar: -Kim o? Dışarıdan gök gürültüsü gibi bir ses: -Biz İstanbul’u fetheden Fatih'in yiğitleriyiz! İçeriden hemen cevaplamışlar: -Hadi len! Onlar 40 yıl önce geldi! Dışarıdan yine ses gelmiş: -Biz mehter takımıyız ancak geldik!!! |
müslüman ayı Ateist bir adam bir gün ormanda geziyor ve etrafindaki güzelliklere bakiyormus. "Evrim ne güzellikler yaratiyor!" diye düşünüp mest oluyormus.Birden arkasinda kocaman bir ayi belirmis ve onu kovalamaya baslamis. Adam bütüngücüyle kaçıyormus ama her arkasina bakista ayinin daha yaklasmis oldugunu fark ediyormus.Dakikalarca süren bir kaçisin sonunda adamin ayagi yerdeki dala takilmis ve düşmüş; ayi adamin üzerine atlamis, pençesini kaldirmis. Tam vurmaya hazirlanirken adam "TANRIM!!!"diye bagirmis. Bir anda zaman durmus, ayi donmus,ormandaki nehir bile akmaz olmus. Bir anda orman kararmis ve gökyüzünden bir isik huzmesi adamin üzerine parlamis. Çok derinden gelen ilahi bir ses adama: "Yillarca bana inanmadin, yaradilisi kozmik bir kazaya bagladin, sana bu durumda yardim etmemi miistiyorsun? Seni sevgili bir kulum mu saymaliyim?"demis. Adam utanç içinde: "Biliyorum bunca yildan sonra dindar biri olmayi istemem haksizlik, ama belki AYIYI dindar yapabilirsiniz. " demis. Ses: "Peki."diye karsilik vermis veı isik kaybolmus. Nehir tekrar akmaya baslamis. Her sey eski haline dönmüş.Ayi pençesini indirmis,ve konusmaya baslamis: "Tanrim,senin rizkinla orucumu açiyorum, hamdolsun verdigin nimetlere |
Mevlevi, Bektaşi ve Softa yemekten sonra ikram edilen bir tepsi baklava için rüyaya yatarlar. En hayırlı düşü gören baklavayı alacak. öneri kabul edilir. Yatar, uyurlar. Sabah olunca Sofu: "Ne düş gördünüz anlatın bakalım?" der. Mevlevi sikkesini basına geçirerek: "Hayırdır inşallah göklere çıktım" der. Hoca da: "Ben ise düşümde cennete gittim," der. Bektaşi: "Erenler, ben de gece birinizin göklere uçtuğunu, diğerinizin de cennette gezdiğini görünce, 'Artık bunlar fani dünyaya dönmezler' diyerek kalkıp baklavayı temizledim!" der. |
Filozof Temel Temel İle Birol Karadenizli Temel ile Birol birlikte tatile çıkarlar. Fethiye'de, Kelebekler Vadisi'nde kamp kurarlar. Aksam güzel bir yemek yiyip sonra uykuya dalarlar. Bir kaç saat sonra Birol uyanır ve Temel'i de dürtükleyip uyandırır. Temel uyku sersemidir: -"Ne oldu? Ne istisun?" -"Temelciğim. Yukarıya bak ve bana ne gördüğünü söyle." Temel gökyüzüne bakar ve cevap verir: -"Ha punun içun mu uyandirdun benu?. Paktum işte. Milyonlarca yilduz cörirum...İşıl işıl parliyan milyonlarca yilduz... " Birol tekrar sorar: -"Peki, bu sana neyi gösteriyor?" Artık iyice uykusu kaçan Temel biraz düşünür ve filozofça cevap verir: -"Teolojik olarak Allah'ın kudretinu ve kendu acizliğimuzu cörirum. Felsefi olarak, evrenun sonsuzluğunu ve onun karşisındaki önemsizliğimuzu cörirum. Astironomik olarak galaksilerun, yıldızlarun, gezegenlerun varliğini corirum. Meteorolojik olarak pucün havanun çok cüzel olacağinu cörirum. Yilduzlarun konumuna bakarak da gecenun körü ve saatin 3 olduğunu, penu luzumsuz yere uyandirduğunu cörüyrum... niye sordun punu paa? Ha sana neyi costerur?", Birol cevaplar: -"Ulan hıyar, çadırımızı çalmışlar..." |
Kabız Bi gün adam doktora kabız şikayetinden dolayı gitmiş ve doktorda ona fitil vermiş 1 hafta geçmiş ve gelmiş iyileşmedim demiş hasta 2. hafta geçmiş yine iyi olmadım demiş ve 3. hafta doktor sormuş nasıl kullanıyosun sen bunu demiş ve hasta tedavi olamamanın vermiş olduğu sinirle,bildiğiniz gibi içiyoruz işte dötümüze sokacak halimiz yok ya demiş.... |
Bir İngiliz,bir Fransız ve Temel'e vatan sevgisi testi yapıyorlarmış.İngiliz'e sormuşlar:"Vatanını mı daha çok seviyorsun,karını mı?"İngiliz:"Tabi ki vatanımı."Bunun üzerine İngiliz'e bir silah vermişler ve vatanını karısından daha çok seviyorsa bununla karısını vurmasını söylemişler.İngiliz bir süre sonra gelmiş."Karımı vuramadım.Vatanımı da seviyorum ama karımı daha çok seviyorum."demiş.Fransız'a da sormuşlar:"Karını mı daha çok seviyorsun,vatanını mı?"Fransız:"Vatanımı tabi."Fransız'a da bir silah vermişler ve karısını vurmasını söylemişler.Fransız bir süre sonra gelmiş ve karısını vuramadığını söylemiş.Sıra Temel'e gelmiş.Temel'e de aynı soru sorulmuş ve aynı cevap alınmış.Ona da silah verip Fadime'yi vurmasını söylemişler.Temel gitmiş.Evinden şangır şungur sesler gelmiş.Bir süre sonra geri dönmüş.Sormuşlar o sesler neydi diye.Temel cevap vermiş:"Verdiğinizi silah kuru sıkı çıktı.Ben de camdan aşağıya attım Fadime'yi... |
Kadının biri, 46 yaşındayken kalp krizi geçiriyor ve hastaneye kaldırılıyor. Ameliyat masasındayken, ölüme yakın, birden bir hayal görüyor. Azraili görüyor ve soruyor: 'Benim saatim geldimi?' Azrail cevap veriyor: 'Hayır, senin daha 43 sene, 2 ay ve de 8 günün var'. Narkozdan uyandığında, estetik yaptırmaya karar veriyor. Yüzünü gerdirttiriyor, dudaklarını doldurtturuyor ve de göğüslerini düzelttiriyor. Kısacası: 'Yeniden doğmus gibi'. Daha uzun bir süre yaşayacağını bildiği için şimdi, o kadar ameliyatın değdiğini düşünüyor. Son ameliyattan sonra, hastaneden tamamen yeni bir insan gibi çıkıyor. Tam karşıdan karşıya geçerken, ambulans çarpıyor ve ölüyor. Öbür tarafta Azrail'e soruyor: '40 seneden daha fazla yaşayacağımı sanıyordum! Neden o zaman bana o ambulansın çarpmasını sağlayıp, beni öldürttün?' Azrail cevap veriyor: 'Kız, Allah canını almasın ben seni tanıyamadım...' : ))))) |
İş başka arkadaşlık başka Temel acele acele Dursun'un kapısını çalar. Dursun sorar: Uşağum ne bu telaşın Temel:Sana ağrı kesici yerine zehir vermişim Dursun:Eyvahh!Ne olacak şimdi Temel:Ne mi olacak.Zehir daha pahalı 5 milyon daha verecekcin |
Karada savaş bütün şiddetiyle sürerken ,uçaklar indirme yapıyormuş. Temel savaş alanına paraşütle süzülerek iniyormuş.İnerken bir de ne görsün ? Hemşerisi Dursun , paraşütsüz yukarı doğru yükseliyor.Tam hizasına gelince " Ula Dursun " diye bağırmış : - Biz atlayış yaparken ,sen nereden geliyorsun ? Dursun cevap vermiş : - Cephanelikten!.. |
Vezirler huzura çıkmıslar: - Padisahım, hazinede para kalmadı.Yeni vergilere ihtiyacımız var,diyerekten... - Padisah, kavugunun altından kafasını kasımıs, - Eeee! Ne vergisi koyalım?, demis... - Köprülere adam koyalım, geçenden bir akçe alsınlar! Padisah, - Tamam, demis. Aradan bir süre geçtikten sonra sormus vezirlerine: - Tepki var mı? - Hiç bir tepki yok! - Iyi o zaman köprünün diger tarafına adam koyun, çıkandan da bir akçe alsın! Aradan bir süre geçmis, Padisah: - Var mı sikayet? - Yok! Halkının tepkisizligine kızan Padisah, gürlemis: - Köprülerin ortasına da adam koyun, gelip geçeni becersin! Aradan birkaç gün geçmis, hala bir tepkinin olmamasına içerleyen Padisah, çagırmıs vezirlerini, - Köyün birine gidelim. Halkı dinleyelim hele bir, demis. Gitmisler köye, Padisah sormus: - Var mı sikayet? Ses yok. Padisah: - Var mı sikayet? Konusun yoksa, tas üstünde tas, omuz üstünde baş bırakmayacagım, diye gürleyince arkalardan cılız bir ses duyulmus: - Padisahım, o köprünün ortasındaki adam var ya!.. - Eeee!, demis Padisah bir umutla... - Aksamları çok kalabalık oluyor, sıra uzuyor, eve geç kalıyoz, bir adam daha koysanız...http://geo.yahoo.com/serv?s=97359714/grpId=17256153/grpspId=1705444585/msgId=4705/stime=1204073036/nc1=4836039/nc2=5202323/nc3=5170414 |
Hediye Amerikalı: Ben karıma bir hediye aldım.5 sn de 1 den 120 ye çıkıyor. Arkadaşları:Ne aldın ki o kadar hızlı? Amerikalı: PORSHCE İngiliz: bende bir hediye aldım.Benim ki 3sn de 1 den 120 ye çıkıyor. Arkadaşları:peki sen ne aldın? İngiliz:FERRARİ Arkadaşları:vay canına temel:ha cen sizinki bi şey deil benim aldığım hediye 1 sn de 1 den 120 ye çıkıyo. Arkadaşları: ne aldın? ne aldın? Temel:TARTI |
Akşamdan kalma adam, büyük bir başağrısı ile sabah uyanmış. Zorlukla gözlerini açıp, yerinden doğrularak, şöyle bir etrafına bakınmış. Komodinin üstünde bir bardak su ve iki aspirin duruyor. Yatağın ayakucundaki sandalyede elbiseleri temiz ve ütülenmiş.. Aspirinleri içerken,komodindeki not dikkatini çekmiş; ''Sevgilim, günaydın. Kahvaltın mutfakta. Ben alışverişe çıkıyorum, erken dönerim. Seni seviyorum". Kalkıp, giyinmiş ve kahvaltı için mutfağa gitmiş. Bakmış oğlu oturmuş, kahvaltı ediyor. Masada da kendi servisi ve gazeteleri duruyor. Oturmuş, kahvaltısına başlamış ve oğluna sormuş; Evlat, dün gece ne oldu, biliyor musun? Evet, dün gece saat 3'ü geçiyordu, sarhoş olarak eve geldiğinde. Önce koridordaki sandalyeyi devirdin, ardından kustun, daha sonra da odanın kapısına kafanı çarptın, bir gözün morardı. Adam, şaşırmış vaziyette: Anlayamadım. O zaman niye herşey temiz, kahvaltı hazır ve gazetem alınmış? Onu mu soruyorsun. Annem seni sürükleyerek yatak odasına götürüp,pantalonunu çıkarmaya çalıştığında, Bayan, beni yalnız bırakın, ''BeN EvLi Bir AdAMıM" dedin. |
Temel Amerikaya gitmiş fakat iş bulamamış. Aç ve parasızlıktan ölmek üzereymiş. Bir bara iş için gittiğinde birde ne görsün, barın üzerinde içi para dolu büyük bir kavanoz. Üzerinde "hak eden kazanır" yazıyormuş. Temel hemen barmene sormuş; "bu nasıl kazanılır" diye. Barmen sen bu halinle kazanamazsın diyerek, gitmesini söylemiş fakat Temel çok ısrar edince barmen anlatmaya başlamış: Ayrı ayrı üç zor sınavdan geçeceksin; 1- Kapıda duran iki badigardı döveceksin. 2- İkinci kattaki bitpul köpeğin azı dişini çekeceksin. 3- En üst katta, bu barın sahibi 70 yaşında hiç evlenmemiş kadınla beraber olacaksın. Temel tamam der, gider. 1 saat sonra kanlar içinde barmenin yanına gelir, haçen der, "azı dişi çekilecek barın sahibi kadın hangi kattadır?" |
Temel ilkokula gidiyormuŞ. Bir gün dedesi, ilkokula giden torunuyla vakit geçirmek istemiŞ ve yanına gelerek bir soru sormuŞ: -"UŞağum, üç elman var idu, pen de 4 tane verdum, kaç elman olir?" Temel, boynunu bükmüŞ, dedesini de üzdüğünü düŞünerek cevap vermiŞ: -"Haçan piz okulda hamsileru toplamayi Öğrentuk dedeciğum, elmalari değul..." |
4 ogrenci sabahleyin uyanamamislar ve de matematik finalini kacirmislar ertesi gun hocalarina gitmisler, zar zor ikna etmisler, iste arabaya bindik yolda lastik patladi o yuzden kacirdik diye. neyse adam demis 3 gun sonra gelin sizin 4 unuze sinav yapacagim diye... 3 gun sonra bu 4 ogrenci sinav olmak icin gelir, matematik hocasi bu 4 unu sinifin koselerine birbirlerine en uzak olucak sekilde oturtur. Finali gecmek icin de en az 50 almak lazimdı. adam 5 tane soru sormustur sayfanin onunde ki 4 tane matematik sorusu basit sorulardir ve her biri 10 puanliktir. kagidin arkasindaki soru ise 60 puanliktir ve de soru aynen soyledir " Hangi lastik patladi ?? " |
TemeL ve maymun
|
| Saat: 06:40 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık