![]() |
Ateş Yakana Kılavuz 1. En son, en kalın odunu yakarsın. 2. Deniz'in taşıdıklarını da kesip kesip yakmıştın, o birzamanların şimdi uzakta kalmış ocağında — ne kalır ki, geriye?... 3. Ateşinin dumanını da biriktirirsin—— 4. Herşeyden önce unutmaman gereken, ateşinin hiçbirzaman tek bir düzeyde yanmadığıdır : ateşin, ya harlanma içinde ya da sönme içindedir — ya yükseliş, ya iniş… 5. Ateş, yanmakta olan odunlarla değil, yeni yanmağa başlayan odunlarla yanar. Hep yakacak yeni odunlar bulan ateş, yükseliş içindedir; yalnızca eski —yanan— odunları olan ateş, inişe geçer. 6. Yanan odunlar tüten odunların dumanını da yakarlar. 7. Yanamayan odun, tüter. Ateşin, bazen, yalnızca tüter : yanamamaktadır… Dikkat etmen gereken, ateşe yanyana ve üstüste koyduğun odunların biribirlerine olabildiği kadar yakın olmaları; ama hiçbirzaman bitişik ve binişik olmamalarıdır : ateşi yakan, ısı olduğu kadar, havadır — belki daha da çok… 8. Ateşin tütüyorsa, bil ki birşeyleri yanlış yapıyorsun. 9. Tek bir odunu yakamazsın : odunlar ancak başka odunlar yanıyorsa, yanar — her bir odunun yanması, öteki her bir odunun yanmasına bağlıdır : hepsi için ayrı ayrı; ve, hepsi birlikte, karşılıklı… 10. Alttaki odunun yanması, üstünde yanmaya başlamış bir odunun bulunmasına — ve üstteki odunun yanması, altında yanmakta olan bir odunun bulunmasına, bağlıdır. Odunlar yalnız yanmazlar. 11. Ateşini yakmağa başlarken, çıra parçalarını çok dikkatli kullanmalısın : fazla koyarsan, ya gereksizce büyük alevler elde edersin, ya da yanamayan çıra parçalarındaki reçinenin tütmesine yol açarsın; az koyarsan, hem kalın odunları tutuşturacak kadar alevin olmaz, hem de, yanamayan odunlar tütmeğe başlarlar — tam ölçüsünü, tam yerini, tam zamanını bulmalısın, ateşini yakmağa başlarken. 12. Ateş, bir kez yanmağa başlayınca, senin denetiminden çıkar gibi olur — ama, unutmamalısın ki, kendi haline bırakılan ateş, gerçi, koşullar uygunsa, harlar; ama, kısa zamanda, yakabileceklerini yakarak, tükenme sürecine girer: Ateşin ilk niteliği yayılmaksa, son niteliği de, tükenmektir. Bu yüzden, ateşini 'beslemen' gerekir : tam zamanında, tam yerine, yeni yanacak odunlar koyman; belirli bir yanı tükenmeğe yüztutmuş odunları biribirlerine göre çevirmen; yanamayarak tütmeğe başlamış odunları yanabilecekleri bir konuma getirmen — bir sürü düzenleme, ayarlama… Ateşini kendi haline bırakamazsın — bırakırsan, tükenip söner… Ateşinden sorumlusun. |
Dostu olmayanın düşmanı da olmaz. Tennyson |
'Güneş balçıkla sıvanmaz.' |
YILANDAN KORKMAM YALANDAN KORKTUĞUM KADAR |
Nush ile yola gelmeyeni etmeli tekdir, Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir. (Ziya Paşa) |
Hayat, biz gelecek için planlar yaparken başımızdan geçenlerdir. John Lennon |
"Seninle aynı fikirde değilim ancak, senin fikrini özgürce söyleme hakkını ölümüne savunurum" Voltaire |
Hayatta üç önemli prensibim vardır: Birisinin bana yap dediğini yapmam, düşüncelerimi söylemekten asla korkmam ve ideallerim uğruna savaşmaktan asla yılmam. (Che Guevara) |
Düşman isterseniz dostlarınızı geçmeye çalışınız. Dost isterseniz , bırakın , dostlarınız sizi geçsin. La Rochefoucauld |
Kafasını kuma gömüp saklayan devekuşu, aynı zamanda kimliğinin en değerli parçasının kafası olduğunu anlatır. (Katherina Mansfield) |
| Saat: 10:31 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık