![]() |
İçimde Yanan Bir Şehir Hiç bir şeyden nefret etmedim senden nefret edememekten nefret ettiğim kadar.. İçimde yanan bir şehir, kocaman bir enkaz var. İntihar ediyor sevgi sözcükleri, Kelimeler sıraya girmiş, terketmek için bu şehri.. Kaçıyorlar... Anneler canavar olmuş çocuklarını yerken, Dönmek için geç, ölmek için çok erken.. Depremlerin ardı arkası kesilmez, dinmez yağmur, üşür içimdeki çocuk, ağlar.. Gözyaşlarım koluma akar, yakar... Uyanırım gecenin bir yarısı, hıçkırıklar içinde; Bir mum yakarım, bir şarkı açarım, sarılırım tek dostuma, masamda resmin, Şarabım azaldıkça yankılanır odamda ismin.. İçten içe düşlerim sıcak nefesini.. Dokunmak isterim saçların alev alev yakar parmaklarımı, Gözlerin öldürür bakışlarımı, "Özledim" der akan tek damla gözyaşım, Özledim der ellerim, Özledim der gece, Yıldızlar sana yanıp söner.. İsmini sayıklarım, hece hece... Ağlarım, çok ağlarım... Geceyi geceye bağlarım da düşünmem seni. Gündüzleri çıkamam sokağa sana benzeyen birini görürüm diye.. Alışırım elbet bu uzağa. Hatta giderim ben de bir gün iyiden iyiye. Buralardan.. Bir şarkı söylerim giderken, İçinde sen olmayan. Kimsenin kimseye söz vermediği bir dünyaya. Sadece rüyalarımda dalarım artık o Hülyaya.. Giderim arkama bile bakmadan. Bari bu şehir daha fazla ağlamasın. Dalları düşmüş her gün altında seni beklediğim ağacın. Sökülmüş kaldırımları o sokağın. Yokluğunda yağmur eskisi gibi yağmaz olmuş, Bulutlar gölge etmiyormuş artık aşıklara, Güneş bile öfke dolmuş... İstanbul - 29.09.2006 Cüneyt Kocabıyık |
http://www.balcanet.net/resima/jpg/siir10140.jpg Ve sen kadınım... Biricik gül kokulu yarim... Sen hiç çıkmadın aklımdan yine bu hafta. Çok güzel düşlerde ağırladım seni. Birlikte harika yolculuklara çıktık gökyüzünde, inan bir an aklımdan çıkmıyorsun. Her kadının gözlerinde senin bakışlarını arıyorum, sıcaklığını yokluyorum anlamsız bakışlarda, seninle görüşmeyeli çok oldu biliyorum, ama üzülmüyorum uzaklığına. Nasılsa her an yanımdasın, nereye baksam orada bir çift bakış beni bekliyor. Yokluğunu çekmiyorum yani, senin de beni böyle düşündüğünü hissediyorum. Güzelim benim, eminim ki, aynı duygularla çarpıyor kalplerimiz. Ah güzelim, doya doya öpüyorum hayalini.Mahmut Kuru(Sevgiliye son mektup) |
AYRILIK SEVDAYA DAHiL Açilmis sarmasik gülleri kokulariyla baygin En görkemli saatinde yildiz alacasinin Gizli bir yilan gibi yuvarlanmis içimde kader Uzak bir telefonda aglayan yagmurlu genç kadin Rüzgar uzak karanliklara surmus yildizlari Mor kivilcimlar geçiyor daginik yalnizligimdan Onu çok ariyorum onu çok ariyorum Heryerimde vücudumun agir yanik sizilari Bir yerlere yildirim düsüyorum Ayriligimizi hissettigim an demirler eriyor hirsimdan Ay isigina batmis karabiber agaçlari gümüs tozu Gecenin irmaginda yüzüyor zambaklar yaseminler unutulmus Tedirgin gülümser Çünkü ayrilik da sevdaya dahil çünkü ayrilanlar hala sevgili Hiç bir ani tek basina yasayamazlar Her an ötekisiyle birlikte hersey onunla ilgili Telasli karanlikta yumusak yarasalar Gittikçe genisliyen yakilmis ot kokusu Yildizlar inanilmiyacak bir irilikte Yansimalar tutmus bütün sahili Çünkü ayrilmanin da vahsi bir tadi var Öyle vahsi bir tad ki dayanilir gibi degil Çünkü ayriliklar da sevdaya dahil Çünkü ayrilanlar hala sevgili Yalnizlik hizla alçalan bulutlar karanlik bir agirlik Hava agir toprak agir yaprak agir Su tozlari yagiyor üstümüze Özgürlügümüz yoksa yalnizligimiz midir Eflatuna çalar puslu lacivert bir sis kusatti ormani Karanlik çöktü denize Yalnizlik çakmak tasi gibi sert elmas gibi keskin Ne yanina dönsen bir yerin kesilir fena kan kaybedersin Kapini bir çalan olmadi mi hele elini bir tutan Bilekleri bembeyaz kugu boynu parmaklari uzun ve ince Simsicak bakislari suç ortagi kaçamak gülüsleri gizlice Yalnizlarin en büyük sorunu tek basina özgürlük ne ise yarayacak Bir türlü çözemedikleri bu ölü bir gezegenin soguk tenhaligina Benzemesin diye özgürlük mutlaka paylasilacak suç ortagi bir sevgiliyle Sanmistik ki ikimiz yeryüzünde ancak birbirimiz için variz Ikimiz sanmistik ki tek kisilik bir yalnizliga bile rahatça sigariz Hiç yanilmamisiz her an düsüp düsüp kristal bir bardak gibi Tuz parça kirilsak da hala içimizde o yanardag agzi Hala kipkizil gülümseyen sanki atesten bir tebessüm zehir zemberek ASKIMIZ |
gıdende yanlıs yapıor kalanda |
|
|
|
Terk edilmiş bir akşam üzeriyim şimdi Gözlerim ağlayan mutsuz çocuk Bitkin yüreğim Umuda sarılmış yasaklanmış düşlerim Bahar gelmiş Gelmesin! Kırık bir kuş kanadında Yarım kalmış sevdayım Sessizliği haykırır nefesim Kahrolası nefesini özledim Gülerdin Gülerdi elimde açılan gül Susardın Beklerdi sesini şarkım Giderdin Kalırdı çaresiz yollar Düşsem diyorum karanlıkta, gecede Üstüm başım çamur Ellerim kir pas içinde Yağmur yağıyormuş yağsın Daha Daha çok yağsın Yağmur ne yazar okyanusa Sensizlik ummanında kalmışım Gecedir yüreğin her atışı Hicran olur vuslatın hasreti Yaşamaktır ölmek gözlerinde İklimdir bu Hüzündür Sırdır... Kokuşmuş bir kuş cesedi kalır şimdi elimde Gözbebekleri oyulmuş... Yokluk kalır düşüme yoldaş Çok çok bir umutsuzluk Sessiz bir ıslık yalar bedenimi Altı üstü nedir ki Bir ömür Bir ölüm... Çekili perdesi, tülü sevmenin Çenesi bağlanmış yaşama sevincinin Korsan bir kitap kadar ahlâksız şimdi Çiçeğe durmuş körpe tomurcuk Bileklerinden bağlı intihar ranzasına... Yalan dediğimiz kaç kelime Neler açar başına Nelere mal olur Hınç ondan çıkar Sefalet ondan Rezalet ondan Sevmenin adı yalan şimdi Şimdi sevgili çıngıraklı yılan... Sığ limanda çürümeye durmuş bir vapur Kaptanı gitmiş Yolcusu yitmiş Umut kalır enkazlar altında Yıkık, harabe, perişan Günde sevda alev alev Gecede ihanet kokar Ne virane yürek para eder Ne sevilere susayan can Kan düşer günce yaprağına Sokaklarda siren sesi Alnımın içinde senin sesin Ellerim yanar Duman avuçlarımda Bakışında binlerce ciltlik ihanet Bakışımda milyonlarca isyan... Unutulmuş bir köşede ıslak bir mendil İzmarit dolu bir tabla Duman altı odalarda Tükenmiş bir adam... Adam şiir yazar karalar Şiir yazar yırtar Adam yazdıkça ağlar Ağladıkça yazar... Aşkın gözyaşları değil bunlar Nefretin zirvesinde bir sevgi Sevda sınırında öfke Dahiliğin uçlarında bir deli Delirecek bir dahi gibi Sonlara yaklaşır adım adım Son geldikçe uzaklaşır... Pus, ter, kan Paslanmış kalbin damarları Soluk soluğa Çığlık çığlığa geceler Çobanyıldızı da küskün Saçma sapan papatya falları da... Neyimi aldı benden seni sevmek Kangren yüreğine ne kazandırdı sevişim Ve ne verdi bana Tek avuntum hayalimdeki gülümseyişin Gidişin umuduma saplanan hançer Boş verdim artık sana da umutlara da... Duyurmadan suskunluğu kimseye İnat etmeden sevmeye Çekip gitmek sensizliğin ortasına Çizgilere dokunmadan Senin gidişin gibi bensizliğe... Gitmek şimdi körpe tomurcuğun bileklerinde! ! ! |
|
sen giderken, bahar miydi, nergisde cicek var miydi iki nefes alip vermek, yasamak bu kadar miydi sen giderken, karanfiller SIRALIYDI , SIRALIYDI, iclerinden biri var ki, benim gibi YARALIYDI, YARALIYDI kalan icin , hersey daha zordur, bence... |
| Saat: 13:31 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık