![]() |
Microsoft & General Motors Bu gerçek bir olay. Geçmiş yıllardaki bir COMDEX bilişim fuarında Bill Gates Bilgisayar endüstrisi ile araba endüstrisini kıyaslarken "Eğer General Motors araba teknolojisini bilgisayar teknolojisi kadar geliişmiş tutsaydı, hepimiz 25 dolara satın alınabilen ve bir litre benzinle bin kilometre yapan arabalar kullanıyor olurduk" demesiyle başlamış. Bunun üzerine General Motors bir basın bildirgesi hazırlamış ve bu bildirge General Motorsdan bay Welch tarafından okunmuş. Eğer General Motors teknolojiyi Microsoft gibi geliştirseydi şu karakteristiklerde arabalar kullanıyor olurduk: - Yol çizgilerinin her boyanışında yeni araba almak zorunda kalırdınız - Arabanız anayolda yoktan yere sık sık stop ederdi, siz de bunu doğal kabul eder, arabayı yeniden çalıştırır ve yolunuza devam ederdiniz - Çoğu zaman manevra yaparken arabanız stop eder ve tekrar çalışmazdı ve siz de motoru yeniden taktırmak zorunda kalırdınız. Her nedense bunu da doğal kabul ederdiniz. - Macintosh güneş enerjisiyle hareket eden, iki kat daha güvenilir, beş kat daha hızlı, iki kat daha kolay kullanılan bir araba yapardı, ama bu araba Microsoft tekelinden dolayı yolların ancak yüzde beşinde gidebilirdi. - Yağ, Isı, Benzin ve Sinyal göstergelerinin yerini tek bir "Genel Araba Hatası" göstergesi alırdı - Kaza anında Hava Yastığı açılmadan önce sorardı: "Emin misiniz?" - Eğer yeni bir araba almaya gücünüz yetmezse arkadaşınızınkini ödünç alıp kopyalardınız - Yeni bir araba aldığınızda çalışmaya başlaması için bir hafta boyunca ateşleme sistemi ayarlarıyla uğraşmanız gerekirdi - Eğer bir kaza geçirseydiniz, nasıl olduğu hakkında en ufak bir fikriniz olamazdı - Microsoft arabalarına koyacağı, ama diğer arabalarda çoktandır olan "Yeni" özelliklerle ilgili tantana yapardı. |
Parite Olayı Olay, henüz döviz kurlarının uygulanmadığı yıllarda ABD-Kanada sınırındaki bir şehirde geçmektedir: ABD ve Kanada malum ki para birimi olarak 'dolar' kullanmaktadırlar. Yalnız her iki ülke de kendi paralarının daha değerli olduğunu iddia etmektedirler. Şöyle ki Kanadalılara göre: 1 ABD Doları= 90 Kanada Centi, Amerikalılara göre ise : 1 Kanada Doları= 90 ABD Centi. Bir amerikalı, cebindeki 1 dolarla dolaşmaya çıkar. Bir ara karnı acıkır ve simit alır (amerikan simiti!). Simitin fiyatı 10 centtir. Cebindeki 1 doları verir. Simitçi bozuk para ararken cebinin bir köşesinde 1 Kanada doları bulur, onu verir (90 cente eşit ya!). Derken sınırı yürüyerek geçer ve Kanada da dolaşmaya başlar. Kaleme ihtiyacı olduğunu hatırlar. Girer bir kırtasiyeciye. Kalemin fiyatı da 10 Kanada centidir. Cebindeki 1 Kanada dolarını verir. Kırtasiyeci de para üstü olarak 1 ABD doları verir. Oradan da ayrılıp evine döner. Sonra düşünmeye başlar: - Yahu sabah evden çıkarken cebimde 1 ABD dolarım vardı, şimdi de 1 ABD dolarım var. Pekiyi simitle kalemin parasını kim verdi? Temelden: Temel, çalışmak için gittiği şehirden, köye babasına mektup yazar. Klasik mektup cümleleriyle başlayan mektup, şu notla biter: -"Babacuğum. Acele cevabini bekliyrum. Yalnız, zarfa biraz da para koyarsan iyi olir. Oğlin Temel." Aradan onbeş gün geçer ve mektubun cevabı gelir. Temel büyük bir heyecanla zarfı açar. İçinden sadece mektup çıkar. Mektubun sonunda da bir not vardır: -"Oğlim Temel. Sana para göndereceydum. Ama aha bu geri zekali anan zarfi kapatmiş. Bir daha ki sefere evladim. İmza:Buban." v Bir toplantıda bir genç, M. Akif'i küçük düsürmek için: - Afedersiniz, siz veteriner misiniz? demiş. M.Akif hiç istifini bozmadan şu cevabı vermiş: - Evet, biryeriniz mi ağrıyordu?§ Bir doktor alkolsüz bira içilir mi? diye soran hastasına,Nasreddin Hoca’nın şu fıkrası ile cevap vermiş: -Adamın biri, Nasreddin Hoca’ya: -Tuvalette bir şey yemek caizmidir? diye sorunca, Hoca: -Caizdir, demiş. Ama içeride başka birşey yediğini zannederlerse,Ne diyeceksin?· N.Fazıl Kısakürek,vapurla Kadıköy’e geçerken,yanına biri yaklaşıp: - Üstad, - Peygamberlere ne diye gerek duyuldu? Biz yolumuzu bulabilirdik. diye sormuş -Necip Fazıl, okuduğu kitaptan başını kaldırmadan: -Ne diye vapura bindin ki, Yüzerek karşıya geçebilirdin. cevabını vermiş.· İmam-ı Azam hazretleri,üzerine doğru gelmekte olan bir hayvana yol vererek kenara çekildiğinde, yanındakiler neden böyle yaptığını sormuşlar. -Hazret, düşünmeden cevap vermiş -Onun boynuzları var, benim ise aklım. |
Bir toplantıda bir genç, M. Akif'i küçük düsürmek için: - Afedersiniz, siz veteriner misiniz? demiş. M.Akif hiç istifini bozmadan şu cevabı vermiş: - Evet, biryeriniz mi ağrıyordu? Bir doktor alkolsüz bira içilir mi? diye soran hastasına,Nasreddin Hoca’nın şu fıkrası ile cevap vermiş: -Adamın biri, Nasreddin Hoca’ya: -Tuvalette bir şey yemek caizmidir? diye sorunca, Hoca: -Caizdir, demiş. Ama içeride başka birşey yediğini zannederlerse,Ne diyeceksin? N.Fazıl Kısakürek,vapurla Kadıköy’e geçerken,yanına biri yaklaşıp: - Üstad, - Peygamberlere ne diye gerek duyuldu? Biz yolumuzu bulabilirdik. diye sormuş -Necip Fazıl, okuduğu kitaptan başını kaldırmadan: -Ne diye vapura bindin ki, Yüzerek karşıya geçebilirdin. cevabını vermiş. İmam-ı Azam hazretleri,üzerine doğru gelmekte olan bir hayvana yol vererek kenara çekildiğinde, yanındakiler neden böyle yaptığını sormuşlar. -Hazret, düşünmeden cevap vermiş -Onun boynuzları var, benim ise aklım. |
......10 kişiyi öldürmekten ömür boyu hapis mahkumu olan adam hapisten kaçar. Kaçarken önüne çıkan bir eve girer ve yataklarında uyumakta olan bir çifti esir alır. Adamı bir sandalyeye, kadını da yatağa bağlar. Bir an etrafına bakınıp kadının üstüne atlar ve boynunu öpmeye başlar. Aradan bir dakika bile geçmez, mahkum yeniden ayağa fırlar ve odayı terkeder. Bunun üzerine adam karısıyla konuşmaya başlar: - "Sevgilim, bu adam yıllardır kadın görmemiş. Boynunu nasıl öptüğünü gördüm. Sanırım geri gelince seninle birlikte olmak isteyecektir. Aman ne derse yap, onu sinirlendirme, sadece memnun olmasını sağla ki burdan sağ çıkabilelim. Unutma ki hayatımız buna bağlı. Dayanıklı ol ve unutma, seni seviyorum!" Kadın bu sözler üzerine gülümser ve sakince konuşur: - "Haklısın sevgilim bu adam yıllardır kadın görmemiş ama o sırada benim boynumu öpmüyor, kulağıma senin çok yakışıklı olduğunu, seni çok beğendiğini söylüyordu. Hemen ardından da bana vazelinin banyoda olup olmadığını sordu. Dayanıklı ol ve unutma, ben de seni seviyorum!" ......Çocuk okula gelir, tabii bizimki ilkokul talebesi, ama her tarafi yara bere icinde, hoca sorar -oğlum ne oldu sana?, -Babam dövmiştir. Hoca sorar: -Niye oğlum? -Valla bilmiyom hocam aksam evde yatiyik biraz sonra babamin sesini duyuyom, Ali uyudun mi Ali’den ses cikmiy Veli uyudun mi, e Veli’den de ses cikmiy Memed uyudin mi Memed’den de ses cikmiy Şehmus uyudin mi diy, ben de yok buba uyumadim diyrem oda geliy beni döviy. Bunun uzerine hoca, bak Sehmus bu gibi durumlarda uyumasan da ses etmemek lazimdir der. Sehmus kafa sallar eve gider, ertesi gun okulda Sehmus daha fena dovulmus olarak gelir. Bunu goren hoca merakla gider yanina -Sehmus ne oldi kim yapti,der. Sehmus: -Bubam yapmistir. -Niye Sehmus ne oldi? Sehmus anlatir: -Hocam aksam evde yatiyik biraz sonra yine babam in sesini duyuyom, Ali uyudun mi Ali’ den ses cikmiy Veli uyudun mi e Veli’den de ses cikmiy Memed uyudin mi Memed’den de ses cikmiy Seyhmus uyudin mi diy, ben de uyumadim ama hic ses itmedim Bunun uzerine anam ile bubam bir giprasmaya basladiler anlamadim ne oliy biraz sonra anam dedi ki, la ihsan ben geliyom, bubam da haticem ben de geliyom dedi ben de ula nereye gidiyonuz ben de Geliyom dedim... |
GENE Mİ?Sarışın yıldız adayı, üstü açık kırmızı arabasını gecenin bir vakti iyice tenhalaşmış ve loşlaşmış Hollywood Bulvarı’nda hızla sürerken trafik polisi çevirdi.. - "Hanımefendi, ehliyetiniz lütfen.." - "Ehliyet nedir, afedersiniz?." - "Kredi kartı büyüklüğünde bir karttır, hanımefendi. Üzerinde resminiz vardır." Sarışın yıldız adayı cüzdanını çıkardı, içinden bir yığın kart döküldü Üzerinde resmi olanı buldu, uzattı. Polis "Teşekkür ederim" dedi, "Şimdi de ruhsatınız lütfen.." Sarışın mahçup mahçup sordu gene.. "Ruhsat nedir?.." "O da deyim yerinde ise arabanızın kimlik kartıdır. Genelde torpido gözünde durur" diye sabırla yanıtladı polis.. Sarışın torpido gözüne uzandı. Orada gerçekten öyle bir kart vardı. Onu da polise uzattı. Polis ehliyet ve ruhsatı inceledi. İkisi de mükemmeldi. Görünürde her şey normaldi ama ortada da bir gariplik vardı. "Bir dakika lütfen" dedi sarışına ve motosikletinin yanına gitti, telsizle merkezdeki nöbetçi arkadaşını aradı. Olanlari anlattı. Merkezdeki sordu: "Kadin sarışın mı?.." "Evet!.." "Mavi gözlü mü?.." "Evet!..""Süper mini mi giyiyor?.." "Evet.." "Göğüsleri kazağından fırlıyor mu?." "Evet.." "O zaman hemen arabanın yanına git ve fermuarını indir." "Ne çıldırdın mı sen?.. Ben bunu nasıl yaparım!" diye bağırdı trafik polisi. "Sen git dediğimi yap" dedi, merkezdeki.. Trafik polisi sarışının yanına geldi, fermuarını indirdi.. "Neee" diye bağırdı, sarışın.. "Gene mi alkol muayenesi.." |
<DIV align=center><STRONG><FONT face="Times New Roman" size=3> Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Feyzullah Arslan "Polisin Hatıra Defterinden" kitabından Heyecanlı bir ses: "Merkez tarandık". Merkez: "Hayır efendim aranmadınız". 4512: "Merkez! Alet kontrol" Merkez: "Elinizdeki alet değil, cihaz". 4512: "Aletin cihaz olduğu anlaşıldı merkez". Şöför: "Müdürüm, araç intikal etsin mi?" Müdür: "Etsin, ama içinde şöförüde olsun". <B><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Comic Sans MS'"> |
Tip fakultesinde ilk kez kadavra basina toplanan ogrenciler, bayagi bir merak ve ilgiyle kadavrayi incelemektedirler. Profesor dersine baslar; "Tipta iki sey doktorlar icin cok onemlidir, ilki insan vucudu ile ilgili hicbir sey sizin icin igrenc olmamalidir. ornegin," der ve parmagini cesedin k...na sokar ve cikartip kendi agzina goturur. "Hadi bakalim simdi sizlerde ayni seyi yapiniz !" Ogrenciler sok icinde, hepsi duraksarlar ama bakarlar ki profesor cok ciddi, istemeye istemeye hepsi sirayla kadavranin k...ni parmaklayip sonrada emerler. ogrencilerin hepsi bu isin tadina bakip berbat bir hale gelmisken, profesor konusmasini surdurur; "Bir tip doktoru icin ikinci en onemli nokta gozlemdir" der ve devam eder; "Ben kadavranin k...na orta parmagimi soktum ama kendi agzima isaret parmagimi goturdum.. Simdi bir doktor icin, dikkat etmenin ne kadar onemli oldugunu da ogrenmis bulunuyorsunuz....! NEYMİŞ SONUÇ OLARAK İŞİMİZİ DİKKATLİ YAPMAZSAK............. . |
Beyaz Ayı 8 - 9 yaşlarında bir çocuk var, bu çocuğun en sevdiği şey yatak odasındaki dolaba girip oyuncak beyaz ayısı ile oynamak. Yalnız bu duruma annesi çok kızıyormuş çünkü kocası yokken sevgilisini eve getiriyormuş. Yine bir gün annesi sevgilisi ile dışarıda iş üzerindeyken çocuk dolapta beyaz ayısı ile oynuyormuş... Bu sırada kadının kocası gelmiş kapı çalınmış, kadın panik ile adamı dolaba sokmuş. Bu sefer kocasıyla dışarıda sevişmeye başlamışlar. Bu sırada içerde çocuk ve adam karşı karşıya oturuyorlar.. bir süre sonra * Amca, * Efendim? * Benim bi beyaz ayım var.. * Eee.? * Sen onu alıcaksın * çocuğum ben koca adamım ne yapıyım ayıyı? * yok yok alıcaksın.. * Almıcam ulan * Alıcaksın, yoksa çıkar babama söylerim * Peki peki sus... ne kadar ? * $50 * Hadi lan .. ben $50 vermem ona * Peki bende çıkar babama söylerim... * peki peki ... al şunu .. * aradan bi süre geçmiş.. * Amca * ne var? * ayımı geri ver.. * hadi lan ben ona $50 saydım.. * vericeksin, yoksa çıkar babama söylerim.. * peki lan velet al sus şunu.. biraz sonra … * Amca.. * ne var * benim beyaz ayı varya... * eee ..? * sen onu geri alıcaksın $100 * Hmmppf ! Bu böyle sabaha kadar devam etmiş.. çocuk adamın cebindeki tüm parayı almış. Ertesi gün gitmiş... Paralarla kendisine bir bisiklet almış.. Eve dönmüş annesi bisikleti görmüş *bunu nerden buldun? demiş O da *yerde para buldum onunla aldim demiş.. Annesi *Olmaz çocuğum sen günah işlemişsin, git bisikleti geri ver, parayı geri al .. sonra o parayı kiliseye bağışla.. gitmişken de parayı nasıl bulduğunu anlat ve günah çıkar demiş... Çocuk istemeye istemeye gitmiş, bisikleti geri vermiş, parayı almış.. sonra parayı kiliseye bağışlamış ve günah çıkarma odasına girmiş... Rahip kabinin diğer tarafından seslenmiş * Buyur çocuğum * Rahip amca benim bi beyaz ayım var Rahipten gelen cevap: *S..tirrrrr gitt laaaaaaaaaaaaaaaaaaaaan..!! |
TESADÜF BU YA! Kopenhag'da bir genç doğum kliniğine girip danışmaya başvurdu: — 48 numaralı odada yatan genç kızla görüşmek istiyorum. Nöbetçi hemşire sordu:
— Öyle mi? Çok memnun oldum tanıştığımıza. Ben de annesiyim... EVLİLİĞİN BÖYLESİ Nasrettin Hoca evlen meye niyetlenir. Eş- dost bir hatuncağızı öve öve göklere çıka rırlar.
Evlenirler. Zifaf gecesi yüz görümlüğünü veren Ho ca, gelinin duvağını kaldırır. Aman Allah'ım! Çirkin bir gelin. Gelin hanım, kocasına sadakatini göstermek için: — Hoca efendi, akrabalarından kime görüneyim, ki me görünmeyeyim? diye sorar. Hoca şaşkın: — Aman hatun, bana görünme de kime görünürsen görün... der. DOĞRU SÖZ Müfettiş, öğrencilere sorar: — İçinizde en uslu kim? Öğrenciler, hep bir ağızdan - cevap verirler: — Öğretmenimiz! GEZGİN Hoca'nın hanımı çok gezermiş. Düğün-dernek, bayram-seyran... dolaşırmış. Hoca'nın dostları: — Hocam, yenge biraz çok do laşmıyor mu? derler. Ne de olsa hatunu. Hiç laf söy- letir mi Hoca...
|
HACKER ŞARKILARI bir hackeri çok sevdim o beni hiç sevmiyor şifremi ona verdim artık qeri vermiyor klavyem mousem bağlanmış çaresizim adminim bu msni sen verdin benden almak istiyor (bir kuLunu çok sevdim) -------------------------- msn imi çaldın biliyorum çok sinirsin biliyorum bende seni hackliyorum biraz sabreeet o geceler geçmez bensiz titretiyorsun sessiz sessiz msn deyim ama virüssüz biraz sabreet (o şimdi asker) --------------------------- kaderimde bu da mı vardı msnimi başkalarıyla göreceksem eğer bozulsun mönitör görmeyeyim bir daha yaaar msnim nerde ya şifreyi ver ya da log out olma bilirsin msnsiz yaşayamamki ölürüm hasretinlee ----------------------------- Bir şifre bulacaksıın onun gibi birisi çalamayacak Gizli soruyu sallayacaksın Kimseler bilemeyecek.. ( Manga) ----------------------------- Çaldırmam sana şifremi Seni engeller giderim Beddua etmem üzülme Bende seni hacklerim Kolaymı sandınşifremi Ben bile zor hatırlarım. Gizli soruylaaa ugraşma Cünkü Onuda salladım (Kafama sıkar giderim) ----------------------------- Hacker olda düş peşimeee Lamel olda al şifremi Gidiyor msn gidiyor bilerek Yinede üzülüyorum sana ben Kimbilir kaç hacker daha çözecek şifremi Senide hacklemek var yaa Yeniden msn açmak var yaa :S (BayHan ) ------------------------ Yıllar geçsede üstünden Bu msn unutulurmu? Hacker diyip istemeden Bu msn unutulurmu? Oysa düşlerim başkaydı Bir sürü kız vardı Daha ekliyeceklerim vardııı (Bu Kalp Seni Unuturmu) ------------------------ Çilesiz günüm yok Hacker ararsan Çok Öyle kötüyüm kii Bana hacker ların bir oyunumu bu Al dı msn imi verdi sonumu Msn e doymadan Göçüp gidecegim Yoksa Adsl in bir anlamımı var Bıktım artık Hackerlardan Çalmakla biter mi bu Msn yolu OOoooOfffff Bu Adsl sizlik Bu dertt (Kaderimin oyunu=HalukLevent) ---------------------------- Kücçük hekır kücçük hekır virüsün nereede virüsüm yok virüsüm yok yüzerim nette |
| Saat: 05:14 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık