MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Yalnızlığıma (Yalnızlık) (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/8336-yalnizligima-yalnizlik.html)

_PaPiLLoN_ 4 Ağustos 2007 21:26

Artık sözcükler bile ifade edemiyor yalnızlığımı.kaybolmuşum koca bir boşluğun içinde kendime sığınacak bir liman arıyorum.Arıyorum ama…..


Duygularım oyun oynuyor bana onlarda yalnız bırakıyor…hep olduğun gibi
Off yüreğim taşıyamıyor artık bunları,eziliyor,canım yanıyor

Yalnızlığımla yalnızlığımı harmanlıyorum sözüm ona yaşıyorum.sitem ediyorum çoğu zaman kendime,var olmaya çılışıp ta aslında sacede rolünü oynadığım şu hayata…

Hayatımın ritmi bile aynı hep aynı.değişen hiçbir şey yok.sözcükler aynı,bakışlar aynı
Sevip sevmediğim ne varsa aynı.aslında hiçbir şey aynı değil aynı olan yüreğim o kadar aciz kalmış ki


Artık ne yüreğim kimseye ait olabilecek,nede yüreğini sarılabileceğim birini isteyeceğim Hapsolmuşçasına yüreğim. Unuttum kendimi artık eski gülüşleri,sıcak sevmeleri,duygulu bakışları,unuttum artık unutturdular,yaşamaya dair hiçbir şey bırakmadılar

Karanlıklara gömdüm gömdüm çünkü yüreğimin yalnızlığını sadece o giderebilir sadece o merhem olabilir. şimdi tozduman,paramparça


Yalnızlığım kör etmiş artık gözlerimi,Parçalanmış yüreğim

Kıyamete kadar kapattım kalbimi !!


RuYa 4 Ağustos 2007 21:31

Bir akşam ışıkların dağlara güldüğünü
Bir akşam bulutların seyre döküldüğünü

Görürsün hasretiyle sabah ezgilerinin
Bir akşam gözlerin ufka dalar pek derin

Kuşlar öter, uçuşur yeşil dallara konar
Umutlar yaprak yaprak alevlenir de yanar

Son mutluluk sesleri dökülür dudaklardan
İnsanlar gölge gibi çekilir sokaklardan

Rüzgâr okşamaktayken anne gibi tenini
Gecenin kolları sessizce yakalar seni


Anlarsın gözlerinin dolup boşaldığını
Anlarsın yalnızlığı ve yalnız kaldığını...

Nurullah Genç


Misafir 4 Ağustos 2007 23:50

ELLERİMDE BİR GÖZTAŞI
http://www.e-sehir.com/siirler/images/503bar.gif

Ellerimde bir göztaşı, gözlerim boş gidiyordum
Ne bileyim, bir damlanın böyle deniz olduğunu
Şaştım, mavi bir fal gibi açılınca önümde
Giritli bir ölümüm varmış, bir balıkçı fitil gibi
Patlayacakmış avucunda otuz çubuklu gençliğim
Üç günde mi desem, üç gökte, üç kulaçta mi
Ben ki, o camgöbeği çiçekler açan ağaç
Kırılmaz bardaklar gibi tuzla buz olacakmış
Ne zaman boğulsam böyle yosun kokuyordu ışık
Sabahçı kahvelerde bir çiroz ötüyordu
Ve dalgalarımı geçen o deniz şoförleri
Böyle uyur düşlere bindirmiş gemiler
Uyuklar gibi üstünde mermer masaların
Bir tahta parçasıydım, osmanlı bir kazadan kalmış
Yüzüyordum, islam kaptanın ahşap ayağında
Öbür tahtalara öbür insanlara doğru
Cumhurdu mürekkep balığı, simsiyah yüzüyordum
Ne bileyim, bir korkunun böyle destan olduğunu
Ağardım, nişanlayınca gece ve yavrulayan yalnızlık
Ya da ilk insanın doğdugu, öldüğü dağdi Moby Dick
Nefes aldıkça filbahriler köpürüyordu sulardan
çanlar çalıyor kulaklarımda, yunuslar yarışıyordu
Alyuvarlar, dolkuşları ve rüzgar midyeleri
Dedim, dünya gibi bulut yok dünya üstünde
Ellerimde bir göztaşı, gözlerim boş gidiyordum
Ne bileyim, bir türkünün böyle Veysel olduğunu
Açıldım, çıkmaz bir sokak gibi, kapanınca denizde.



can yücel


Mystic@L 5 Ağustos 2007 10:18

Karanlık.
Burnunun ucunu bile göremiyor insan,
kalkmış türkü söylüyorsun oysa sen.
-Hadi ölüversene artık,
diye gakıyor karga.
-Duan batsın,
sen de türkü söyle artık
günün ağarsın.
-Türkünün dehşetinden
çıkıver, kökün
tepesinden iniver;
türkünün
dünyanın neresinde
yankılandığını işitebilmem için.
-Hadi ölüversene artık,
diye gaklıyor karga.
Karga,
sen de türküye dur artık
kes şu gaklamayı ya da
konuş insansan eğer.
Hava başka yere akıyor.

(Çeviren: Suat Engüllü)
Radovan Pavlovski


Misafir 5 Ağustos 2007 15:58

Yalnızlık zor be gülüm bu iskelede
Alışmışım her gün denizin yosun kokusunu seninle koklamaya…
Ekmek kırıntılarını atmasını martılara
Güneşin doğuşunu alışmışım gülüm seninle!
Ne zormuş sensiz oturmak bu iskelede!
Bu sefer ellerim ellerinle değil de
Bir sigara bir şişede şarapla dolması koydu be gülüm!
Mazi aklıma geliyor, her yer sen dolu bu iskelede
Çok sevmiştim seni…
Ayın denize mehtaplaşması kadar gerçek
Ve büyüleyiciydi benim SEVGİM!
Gece iskeleye iniyorum
Yıldızlara küfür ediyorum!
Çünkü sen demiştin bana
Yıldızlar kadar gerçekçi benim sevgim diye!
Hadi oradan sende…
Kalbimi yakıyor be gülüm bu iskele!
Yaralı kalbime tuz basıyor her gece
Yeter artık!
Ve sona yaklaştık…
Ben dayanamıyorum her gün bu iskelede ölmeye
Artık benim gitme vaktim geldi
Kendine iyi bak!
Bu arada elindeki mektubu iki yere gönderdim
İkisi de aynı mektup ama Tek farkı var sadece
Biri sende biriyse iskelede… Cansız bedenimde!

arif argül


RuYa 6 Ağustos 2007 17:19

Yanlizlik artik zor geliyor bana...
Hic birseyin anlami yok sen olmayinca...
Kalbim senle,Ellerim boslukla dolu...
Gözlerim caresiz,Yüregim sessiz...
Sen olmayinca,Ben yetim,Ben öksüz...
Cicekler,acmaz.Güller solmus...
Bülbüller konmaz dalina...
Geceler yildizsiz,Aysiz...
Gündüzler soguk,Günessiz...
Dostlar vefasiz,insanlar vicdansiz...
Sarkilar anlamsiz,Kelimeler yetersiz...
Sokaklar karanlik,Ben caresiz...
Yüregim sensiz,Rüyalarim anlamsiz...
Iste birtanem,senin yoklugun neye mal oluyor...
Birde sen görsen,duymakla olmuyor iste...
Seni seviyorum GÜLÜM..Herseye ragmen buda bana yetiyor...
Adem YILDIZ


kelebekcocuk 6 Ağustos 2007 22:11

SEN HİÇ ÖLDÜN MÜ?

Sen! ...
Hiç öldün mü? ...
Yaşadığın ânı anlamadan
Seni ben gönül kuşuna,
Seni ben kendime adadım.
Sen! ...
Bir ömürdün...
En sevdiğim şarkıda...
Dile geldiğim...
Acı çeken hayât zindânında


RuYa 7 Ağustos 2007 16:16

Yalnızlığımı büyütür kalabalık
Gökdelen'in gölgesine siner
Karanfil Sokak kalınlaşır
yoksul kadın çocuklarıyla
çöplerin üzerine konar
gözleri cam kırıkları
sevgilim gelir yalnızlığım büyür
çocukken gökkuşağına düştüğüm
gökyüzü gelir kirli güvercinleriyle.

Kimin öznesiydi mevsimler
işkence öyküleri kimindi
ayrılığın sesi miydi adımnlarım
suyu bekleyen uçurum mu
kanatlandım yalnızlığımla son mevsime
içimde bir kedi yavrusu.


A. Kadir


Misafir 7 Ağustos 2007 18:30

Yanlızlıkta YürüyorumYalnızlıkta yürüyorum
Sokak ışıklarının altında
Rüzgar eser yavaşça
Uğultuları kulağımda

Yalnızlıkta yürüyorum
Bir ramazan ayında
Sokaklar sessiz sakin
Arkadaş arıyorum yanımda

Yalnızlıkta yürüyorum
Deniz kıyısında
Bir yanda kız kulesi
Bir yanda temiz hava
Ah negüzel bu dünya
Bir de yalnızlık olmasa
Emrecan Durmuş


Tiglon 8 Ağustos 2007 14:14

Yalnizim

Issız odam soğuk ve sessiz
Yine yalnızım, yine sensiz
Öylesine ki bu duygu
Sen yoksan yok hiç sonu…

Aradım tadını ben her yerde
O güzel günler nerelerde..?
Akarken zaman sessizce
Kaybolup gittiler belkide...

Şimdi çıkıp gelsen aniden
Tanısak biz aşkı yeniden
Hani derdin ya hep eskiden
Sonsuz, korkusuz, derinden


RuYa 9 Ağustos 2007 17:06

ŞİMDİ BU ŞEHRİN TÜM SOKAKLARINI,
TÜM CADDELERİNİ VE HATTA
TÜM EVLERİNE TEKER TEKER BAKSAM
BİLİYORUM Kİ ARTIK YOKSUN

SEN GİDELİ AYLAR OLDU
HALA DÖNECEKSİN DİYE BEKLİYORUM
KALBİMDE SENSİZLİĞİN IZDIRABI VE YANLIZLIĞIM
SEN YOKKEN HERŞEY ANLAMSIZ

BİRGÜN GELECEKMİSİN
BİRGÜN BURDA SENİ BEKLEYEN BİRİ OLDUĞUNU
HATIRLAYIP DA GERİ DÖNECEKMİSİN
TEKRAR SANA SARILABİLECEKMİYİM

SENİNLE BERABER BEN BENLİĞİMİ DE KAYBETTİM
BEN BEN DEĞİLİM SANKİ
EN SO GELDİĞİNDE HATIRLIYORUMDA
TAM BİR AY KENDİME GELEMEMİŞTİM
YİNE GİTTİĞİN FİKRİNE ALIŞMAK ÇOK ZOR GELDİ

MERVE NUR


Misafir 10 Ağustos 2007 21:04

Yanlızlığa Bir Adımyanlızlığa her gün bir adım
atıyorum yavaş yavaş
ne sevenim var
ne sevdiğim

yürüyorum yollarda
bir yuva bulmak için
aydınlık bir yer bulmak için
düşüyorum yollara.
Sena Akman


RuYa 10 Ağustos 2007 21:53

Bu şehrin bütün sokaklarına sinmiş yalnızlığım
Sensizliğin köşe başındayım
Avuçlarımda kırık dökük pişmanlıklar
Avuntusuz çıkmazlara doğru yürüyorum
Bütün umutsuzluğuma inat
Yine seni arıyorum...

Dudaklarımda bildiğin o ıslık
Sokak lambalarına sığınıyorum
Hafiften bir yağmur ağlıyor benimle
Bir deli rüzgar saçlarımda
Yalnızlıktan üşüyorum
Bulamayacağımı bile bile
Yine seni arıyorum...

Anlatacak nelerim var bir bilsen
İçimde ihtilaller kopmuş
Kendime sürgüne verdim
Mutluluğum çoktan iflas etmiş
İtiraza hakkım yok biliyorum
Beni savunmak sana düştü
Seni arıyorum...

Yarım kalmış şiirlerim gibisin
Yaşanmamış çocukluğumsun anılarımda
Öylesine eksiğim sensiz
Öylesine sahipsiz
İşte bütün umutlara havlu attım gidiyorum
İçinde geç kalmışlığın çaresizliği
Çocuklar gibi ağlıyorum
Ve gel gör ki her damla gözyaşımda
Yine seni arıyorum...


Ahmet Selçuk İlkan


Misafir 10 Ağustos 2007 21:56

Yanlızlıkta YürüyorumYalnızlıkta yürüyorum
Sokak ışıklarının altında
Rüzgar eser yavaşça
Uğultuları kulağımda

Yalnızlıkta yürüyorum
Bir ramazan ayında
Sokaklar sessiz sakin
Arkadaş arıyorum yanımda

Yalnızlıkta yürüyorum
Deniz kıyısında
Bir yanda kız kulesi
Bir yanda temiz hava
Ah negüzel bu dünya
Bir de yalnızlık olmasa
Emrecan Durmuş


RuYa 10 Ağustos 2007 22:11

Nicedir sensizliği görmez olmuş gözlerim…
Sayfalarım boş…
Ben, sensiz anlamsız…
Ama bir okadar anlamlı gidişine, kelimelerim çığlık çığlığa…

Yazdıkça, çoğalıyor..
Çoğaldıkça, kanıyor..
Kanadıkça, ağırlaşıyor sensizliğim !


Ve yine..yeniden…


Gidişini yüreğime yazıyorum, sensizliğin bilmem kaçıncı durağında…
Ayrılığın kokusu tenimde, bırakıyorum ‘’sen’’i puslu gölgelere…

Gecede saklı firari korkularım…
Gizleniyor yıkıntılarım, sen’li caddelerimde…

Yürüyorum yorgun yüreğime..
Yetişemiyorum dilsiz düşlerime !

Susuyorum…
Sustukça, boğuluyorum…!

Sensizliğe çare yine ‘’sen’’…
Ama bensizliğime çare yine ‘’sen ‘’…



Ve yine.. yeniden…


Sessiz bir gecede hatırlanmak üzere,
Kapatıyorum sensizliği tozlu sayfalara…


AHMET KOCA


Misafir 11 Ağustos 2007 12:15

Tüm Yalnızlığıma

Yalnızlığımın sesidir ve de anlamsızlığın
Odamda yankılanan,
Bütün boş şeylerin çırpınışlarıdır
Titrek mum alevinde gördüğüm
Bir yudum sevginin son demlerinde
Ve...
Sigaramdan çektiğim son nefeste
Aklıma gelen son şiirsin
Mısraların seninle dolu olduğu
Haykırışımın tek cevabısın
Karanlık gecelerin ıssızlığında
Ve...
Hükmetmeme sebep olansın
Tüm Yalnızlığıma !...

Mehtap Erbakan


RuYa 11 Ağustos 2007 17:51

kilitlenip kalmışım aşkına
kelepçe misali
kolay mı çıkarıp atabilmek?
kör dönemeçler,boz bulanık aynalar
gölgesi suya düşen
salkım söğüt halimi
görmelisin sevgilim..

soğuk duvarlar,gölgeli odalar
duygusuz,duyarsız ruhsuz her şey sensiz
dudaklarım bükülüveriyor hafiften
zamanın buruk dalgaları
yüreğimi sallıyor,
kör girdablara yuvarlandıkca
ruhumu ve bedenimi
bitiriyor sensizlik.

belleğim isyanlarda
aciz gözyaşlarım,
içime dönük korkak fısıltılar.
hüzünlerin kabuğunu kırmalıyım
sesimi yükseltip bağırmalıyım
sensiz olmuyor,sensiz yaşanmıyor
şu dünya da..
BAHAR ERGİN


Misafir 11 Ağustos 2007 19:47

Yalnızlık PaylaşılmazYalnızlık, yaşamda bir an,
Hep yeniden başlayan...
Dışından anlaşılmaz.

Ya da kocaman bir yalan,
Kovdukça kovalayan...
Paylaşılmaz.

Bir düşün'de beni sana ayıran
Yalnızlık
Paylaşılsa yalnızlık olmaz.
Özdemir Asaf


Misafir 11 Ağustos 2007 22:59

BÜYÜK YALNIZLIK
http://www.e-sehir.com/siirler/images/503bar.gif

Önce çaresizlik çaldı kapıları
Sonra yoksulluk
Bütün aşina çehreler silindi aynalardan
Bir anda boşaldı dünya
Yapayalnız kaldık

Tez tükendi umut ekmeği
Bitiverdi suların hayali
Çevirdik derin bir karanlığa gözlerimizi
Sen ey büyük yalnızlık
Bir sen terketmedin bizi


ümit yaşar oğuzcan


Misafir 12 Ağustos 2007 10:59

Yalnızımsessiz kalan yakarışlarımla bitirmeye çabalıyorum
sesime dostlarım bile yanıt vermiyor artık
penceresiz kaldım şairin dediği gibi
kuytu köşelerde acılarımla yanlız kaldım
ve ben bunu artık kabul ediyorum
yapayanlızım şu sınırları dikenli tellerle çevrili açık hava ceza evine benzeyen
mekanda acılarımla ve ızdıraplarımla yanlızım.
yanlızlığım bağrımı sıkıyor kimsesiz oluşum

duvarlar konuşmuyor gökyüzü yüzümü güldürmüyor artık
çalan bir telefonum bile yok
mecburi istikametgahımda.
günleri tarihi unutum zamanın dışında yaşıyorum
ölü bir beden gibi ruhsuz
yüzü gülmeyen dalgın biriyim artık

oyuncağı elinden alınmış bir çocuk gibi
geceleri gizlice gündüzleri gözyaşlarını içine atarak ağlıyorum.
kalabalıklar içinde yanlızım
kimsesiz oluşu öğrendim kimsesiz kaldı sesim
Ahmet Doğru


Tiglon 12 Ağustos 2007 14:51

Yalnızlık Gittigin Yoldan Gelir...

Yalnızlık Gittigim Yoldan Gelir
Ve Her Adım Atışımda Bir Çimen Biter
Yalnızlık Gittiğin Yoldan Gelir
Ve Her Adım Atışında Bir Değil Bin Çimen Biter

Çimenlere Bakınca Seni Hatırlarım
Bir Halini,Hatırını Sorarım
Bana,Her Akan Damlalar Kadar Seni Seviyorum...
Yalnız Tek Bir Şey Var Der
o da Yalnızlık Gittiğimiz Yoldan Gelir


ibrahim kaya


dinazor1962 12 Ağustos 2007 14:54

yalnızlık paylasılmaz paylasılırsa yalnızlık olmaz


Tiglon 12 Ağustos 2007 14:57

Biri Var Uzakta..Biri var uzakta
Kimmiş, neyin nesiymiş, bilemediğim
Ama mıh gibi kalbime çakılan
Biri var uzakta

Diyarımdan uzakta,
Sıcaklığını yanıbaşımda hissettiğim,
Her an elini tuttuğum
Biri var uzakta

Sana varmak ölüm gibi
Seninle olmak cennete gitmek gibi
Düşünürken bile yanımda gibi
Biri var uzakta


Mystic@L 13 Ağustos 2007 00:07

Ayrılanlar oraya sığınır
medet umar adeta
Bu sokak
yağmurcunun sokağı
dileyene ağlama duvarı
dileyene teselli kaynağı
sevgilisini bekleyen aşıklar
orada en güzel hayallerini görür
kollarında sevgililerini

şart mıdır her aşka bir hasret
veya ayrılık denen şey
hiç aşık olmamış mıdır
hiç mi serseri serseri dolaşmamıştı
yağmurcunun sokağında..
Ömer Seydi Ekinci


RuYa 13 Ağustos 2007 13:13

Sen hiç
Akşam üstü dolaştın mı
Kızılay`ı
Yapayalnız?

Sen hiç
Bir kahveye oturupta
Yudum yudum içtin mi
bir demli çayı,
Yapayalnız?

Sen hiç
Bir hüzünlü şarkıyı
Söyledin mi sessizce ?

Sen hiç
Yalnız oldun mu
Kalabalık içinde ?.. UFUK ŞANLI


Misafir 13 Ağustos 2007 14:21

Yalnızlık RıhtımıYanlızlık rıhtımına bağladım umutlarımı
Şimdi hareket saatini bekliyorum
Bir gemi misali
Martıların benim için ağladıklarını duyuyorum
Bir çocuk misali
Sonrada umutlarımın birer birer
Yandığını görüyorum
Bir ateş misali
Senin de onlarla beraber
Uçup gittiğini hissediyorum
Acemi bir kuş misali...
Kadriye Bayramoğlu


RuYa 13 Ağustos 2007 15:10

Şu zalim dünyada yapayalnız
Tek başıma sensiz kaldım
Neden sensizlik bu kadar zor
Neden bu kadar çekilmez

Sen yoksun sanki o küçük dünyama
Birdaha güneş doğmayacak
Öyle yalnız ve mutsuzum ki
Sensiz kaldım bu hayatta

Bırakıp gittiğine mi yanayım
Yoksa sensiz kaldığıma mı
Yoksa bir daha o yemyeşil gözlerini
Göremeyeceğime mi üzüleyim

İnan sensiz kaldım sanki yaşamıyor
Gittikçe bitiyor ölüyor gibiyim
Yüzünü bir görsem seni bir hissetsem
Tekrar yaşayacağım sanki
SENSİZ KALDIM…
NİHAT POLAT


Misafir 13 Ağustos 2007 15:14

YalnızlıkYalnızlığımı; içime çekip hissettim bir kez daha
gözlerimde ise sonsuz bir karaltı
yanımda dost bildigim iki bira
beni anlayacaksan,deger veriyorsan;
hisset kokumu,nefesimi ,bedenimi,yanlızlığımı
yanlızlığı anlayacaksın elbet,
yakamı bırakmayan illeti.
ağlayıp gözyaşlarınla sulayacaksın,
senin yüzünden gittiğim,
hep yapayalnız kalacağım mezarımı.
uzerımde ne bir çiçek bitecek
ne de bir kus gezinecek
anlayacaksın! yakamı bırakmayan illet
Erkan Balaban


RuYa 13 Ağustos 2007 15:17

ne olur bırakma beni
beni ateşlere atma
bile bile canımı yakma
bana sevda özlemi yaşatma

ayrılık nedir bilir misin ben öğrendim
boşlukta kalmak nedir bilir misin ben öğrendim
bana bunlar zarar vermedi sevdiğinin nerede kiminle olduğu duygusu işte o duygu zarar verdi

ÖZLEM TUNÇ


Mystic@L 13 Ağustos 2007 19:04

Fırtınadan sonra

-Niyazi Nihat'a-

Gökyüzü bulutsuz mavi bir ülke
Çırpınır köpükle lacivert deniz
Karşıki sahiller bir renksiz gölge
Her taraf uyuyor her taraf sessiz

Siyah kayalarda bükülmüş beli
Ak saçlı ana gözleri nemli
Ufukta bir küçük beyaz yelkenli
Görünce semaya açıldı eli

Tam bugünle dört gün oldu gideli
Oğlum Hasan daha hala gelmedi
Poyraz vardı deniz olmuştu deli
Gitme dedim gitme o dinlemedi

Anne bu poyrazın üç gün elinden
Aç yattık katıksız ekmek yedin sen
Südünü hiç helal eder mi ana
Onu aç yatıran nankör oğluna

Kocamı da yediydi aç gözlü deniz
Kundakta oğluma ağladım sessiz
Oğlumu ayırma benden Allahım
"Hasan"ı isterim senden Allahım

Duası bitmişti indi kayadan
Dedi: Acır bana elbet Yaradan

Günler böyle geçti gelmedi oğlu
Matemli gözleri yaş ile dolu
Bir sabah Ayşe'yi buldular ölü
Kınalı saçları köpük örtülü

Nazım Hikmet


Misafir 14 Ağustos 2007 12:39

Yalnızlık Kalesi
Yorgun düşmüş,Avucumda aşkın son ter damlacıklarını silmeye çalışıyorumGözümden akan her damlaBir inci tanesi misali seni yansıtıyor bana hüzünlü bakışlarlaDalgalı saçının tek teli;Ki senden kalanGözümden bile sakındığım en nadide hazineYüzümü okşuyor yumuşacık ellerin gibi,Senden bana ilk hatıra.Bir kurşun gibi saplanıyor beynime alev dolu bakışlarınIsırıyor, koparıyor bedenimden parça parça Tutulamayan sözlerin hoş anılarıBeynimin içini bir kurt kemiriyorAdı sensizlikYedikçe adını sayıklıyor banaDudaklarıma yansıtıyor isminin ilk harfleriniÖlümle pençeleşen bir hastanın bilinçaltındaki arzusu gibi.Bana son kez sarıldın,Ölüme mahkum bir kanserlinin acısını unutturmaya çalışırcasınaSon kez elimi tuttun,Sürgüne gönderilecek bir lanetlinin hasretini hafifletmek istercesineSon kez öptün,Savaşa gidecek ve dönüşü belirsiz bir askeri cesaretlendirmek umuduylaFarkında değilsin halbukiBen ne sana sarılmayaNe elini tutmayaNe de seni öpmeyeAsla doyamamYine de yeterdi banaYanımdan ayrılmayan bakışların ve gülüşlerin en güzeli.Gözlerime baktığında görmeni isterdimBenim için ne kadar anlam taşıdığınıKalbime dinlediğinde duyacaktınSenden saklayacak bir şeyimin olmadığınıBana tüm bunları bildiğini,Benim ne kadar iyi olduğumu söylesen de,Savaşının ben olmadığımı desende Kalbinin ve ruhunun derinliklerini aradığındaSeni bekleyenin ben olduğumu anlamanı isterdimDüşüncelerim tüm umutlarımı törpülese boşunaDuygularım o kadar güçlü ki;Seni hatırladıkça tırnağımdan daha hızlı uzayacaktır sevgimin filizleriAlev denizi gözlerin ve gözlerinde benHep varolacak en derin rüyalarımın sonsuz okyanuslarındaTüm zamanlar senin olsun,Bana senin varlığın yeter...

Fikret Çalışlar


Tiglon 14 Ağustos 2007 13:25

Bütün Yalnızlığım

Güneş kayınca ufuktan
Ay çıkınca gökyüzüne
Yıldızlar da göründüğünde gözüme
Elimde bir kağıt
Ve bir kalem
Geçmişin anıları
Hep penceremden gelip geçen
İçimde kurtulamadığım
Bir elem
Sessizlik bir bıçak gibi keser
Dudaklarımdaki ezgiyi
Şiirler de değiştirmez
Alnımdaki yazgıyı.
Kaybolur tüm ışıkları şehrin
Bir alev söner karşıki dağda
Bir ateş düşer yaralığı yüreğime
Ne düşünsem kar etmez
Ne yapsam fayda etmez
Olmaz derim işte olmayacak
Hayat beni bir dere yapmış
Yatağımı engebeli bırakmış
Kim bilir ne zaman kavuşağım
O bilinmez görünmeyen denize
Bütün yalnızlığım hep bundan işte
Mustafa Durukan


RuYa 14 Ağustos 2007 13:59

En kötü ihtimalle ben bir yalnızlığının saçına dolar ellerimi, kaybolurum salkım saçak...
Kalabalık bir yalnızlıkta, baş başa sakin, sessiz, bir öksüz edayla dolaşırım.
Aşkın affına sığınsam da affedilmem biliyorum döner dururum pervane gibi, kapısında dilenişim olur...
Vazgeçip yıldızlardan aya değdi ellerim bu gece
Geceye değer gözlerin, hüzün irkilir...
Hüzün de düştü ellerimden, tenhadayım üşüyorum...


Süslü yalanlar, yalandan bozma hikaye... Sevdası kadar sahtedir pişmanlığı bu kentin
Yoksul hayallere yardım toplanır ruhumdan habersiz,
Oysa benim uyku denizinde yüzerken bir rüya ayaklarımı kanattı
Kalbinin ellerindeyim, zifiri karanlık zindanındayım,
Sen kadar anlamlı bir yalnızlıkla düşüyorum yüreğinin coğrafyasına,
Hangi hayalin elinden tutsam kırılır buzdan parmakları,
Adını, yalnızlık makamında hecelerimle gecenin sessiz varlığında alırım yerimi...

Hep bekleyen olmak ne acı; "bekleme salonu yalnızlığındayım"
Çığlıklarımı duymak için kulak kesilmiş yaratıklar, şimdi nerdeler?
Bedenimde ki yara izlerini daha mı kanatmak isterler?

Asimile bir vurgun, kırgınlıklar kadar saçmalık...

Özlemler kırık dökük bir cami avlusunda biriktirilir ki dualara değer can kırıkları,
Gece sinmiş; yalnızlığımın geleceği silinmiş, geçmişi izsiz...
Şiddetli telkinlerle kapıyı açmaya çalışanların elleri, düşmez mi geceye?
"Kapıyı açamadığım için üzgünüm"...

Yalnızlık; çok basit; "yalnız bir yalnızlık" hepsi bu...
Son basamağındayım yalnızlığın düşüyorum...
İfadesi alınmış yalnızlığın bertaraf edilmiş sol kesiğiyim...
Düşlerimi ateşe veriyorum bir kibritin ucunda;
Güle güle yalnızlığım , güle güle masalımda ki son yalan...


Tiglon 14 Ağustos 2007 22:51

ben gece ve sensızlık



senden sonra akşamlara düşman oldum
her gece yarısı sensizlikle yüzleşme saati
ben gece ve sensizlik
uykuya karşı sürekli galip
ve yine firar edip yatağımdan sokaklara sabaha karşı
yürürüm hızlı adımlarla kaçarcasına
ve yine anlarım her zaman ki gibi
nafile tüm çırpınışlar
insan kendinden kaçamaz ki

ben buyum


_PaPiLLoN_ 14 Ağustos 2007 23:36

Yağmur Kaçağı

elimden tut yoksa düşeceğim
yoksa bir bir yıldızlar düşecek
eğer şairsem beni tanırsan
yağmurdan korktuğumu bilirsen
gözlerim aklına gelirse
elimden tut yoksa düşeceğim
yağmur beni götürecek yoksa beni

geceleri bir çarpıntı duyarsan
telâş telâş yağmurdan kaçıyorum
Sarayburnu'ndan geçiyorum
akşamsa eylül'se ıslanmışsam
beni görsen belki anlayamazsın
içlenir gizli gizli ağlarsın
eğer ben yalnızsam yanılmışsam
elimden tut yoksa düşeceğim
yağmur beni götürecek yoksa beni

ATİLLA İLHAN


Tiglon 15 Ağustos 2007 14:08

YALNIZLIKTAN KURTULUŞ YOK

Yalnızlıktan kurtuluş yok
Duygulu bir şarkı gibi
Her nakaratta
Tekrar eder kendini

Yalnızlıktan kurtuluş yok
Okyanusta kaybolmak gibi
Bir yardım beklersin
Kimse uzatmaz sana elini

Yalnızlıktan kurtuluş yok
Pranga zinciri gibi
Her adımında seni takip eder
Bırakmaz hiç peşini

Yalnızlıktan kurtuluş yok
Hüzünlü bir şiir yazmak gibi
Bu son dersin hep
Ertesi gün yazarsın yenisini

Yalnızlıktan kurtuluş yok
Yağmur yağarken güneşi beklemek gibi
Güneşle ısıtmak istersin
Yalnızlığın buz kestiği bedenini

Yalnızlıktan kurtuluş yok
Karanlıkta gölgeni aramak gibi
Paylaşmak istersin bulamazsın
Yüreğinde biriktirdiğin sevgini

Yalnızlıktan kurtuluş yok
Soğuk bir ölüm gibi
Dolunaylı bir gecerde kapnı çalar
Anlamazsın Her şeyin bir anda bittiğini

Yalnızlıktan kurtuluş yok
Yaşlandığında gençliğini aramak gibi
Bir türlü kabul edemezsin
Akıp giden zamanın asla geri dönmeyeceğini





sempatik_25


RuYa 15 Ağustos 2007 15:27

Biliyorum yorgunsun.
Acıyan yanım da yorgun.
Acıyan yanım kış.
Acıyan yanım hasret.
Acıyan yanım yalnızlık.
Acıyan yanım sensin.
Sen neredesin..?

Nerede üşüyor yüreğin.?
Saçlarıma dokunan ellerin
Boşlukları mı sarıyor.?
Biliyorum aramızda yatan
Uzaklığa gülümsüyorsun.
Acıya gülmektir bu.
Acıya gülmek bizim dilimizde
Sevdadan geçmektir ..

Biliyorum yorgunsun.!
Gidişler böyle yorgun mu bırakır insanı.?
Geride kalanı böyle yalnız mı.?
Hüzün kokuyor yalnızlığım.
Ağlayışlarımı yutkunuyorum
Hüzünlü bir melodinin geçiminde..!

EKREM HAFIZOĞLU


Mystic@L 15 Ağustos 2007 18:09

şimdi yaz yağmuru yağıyor durmadan
gözyaşım gibi sessiz ve durmadan
sen seni kurtarmadan ve evini kurmadan
hem yedi günlük ölüyü bile koymadan
yaz yağmuru yağıyor şaşkın ve durmadan
deniz üzerine gelirken biraz daha doluyor
biraz daha gün yüzüne acı vuruyor
şimdi yaz yağmuru yağıyor durmadan

Ethem Vayvaylı


Mystic@L 16 Ağustos 2007 18:31

Ekinleri dolu vurmadı çekirge gelmedi kurak olmadı
Yorgunum demiyeceğim bir evimiz olsa demiyeceğim
Yüreğim daralıyor demiyeceğim

Bir baksan gözlerime başını çevirmeyeceksin
Yürüyüp gitmeyeceksin elini çekmeyeceksin
Bir baksan gözlerime
Dağda yakılmış ateşler göreceksin
Aç kapıyı kim geldi bak
Bak nasıl havalandı güvercin
Açmam diyemezsin artık
Aç.

Berin Taşan


Misafir 17 Ağustos 2007 15:44

Peşimde Yalnızlığım

"Günlerden kahrolası bir pazar,
İçimde dün gecenin ıstırap şarkıları."


Elimde fitili ateşlenecek bir sevda,
Gönlümde aşkın hazirun cetvelleri.

Nedir ulan senden çektiğim?
Krizantemler gibi işliyorsun benliğime.
Ben kurtarmaya çalıştıkça kendimi,
Daha da giriyorum köklerine hazanın.

Günlerden yine kahrolası bir pazar...

Söz vermiştin,
Ay yıkanmayacaktı batarken sularımda,
Patlamayacaktı maytapların her kahkahanda.

Ne oldu şimdi!!!

Geride bıraktığım ****** gecenin
Kalıntılarında perişanlığım
Ve zifiri karanlık gecenin tek ışığı olan
Safran sarısı saçların refakatındayım.

Bir de;
Bir de tabii ki,
Yaşam boyunca,

Peşimde yalnızlığımın...
Işın Ergüney


Mystic@L 18 Ağustos 2007 03:27

Hatırlarıma Dokunma

Artık soru sormayacağım sana,

Dilediğini yapmakta serbestsin.

Yaşa yaşayamadıklarını...

Ama unutma,

Zaman her dakika yalnızlıklar yaratır,

Beni dinleme istersen,

Ama hayat bu, ağlatır.





Artık soru sormayacağım sana,

Anlatmak zorunda değilsin yaptıklarını

Sözlerinden belli,

İçinde çığlıklar sakladığın...

Ve aradığın,

Geride bıraktıklarını...

Ama unutma,

Seni kimse sevmedi benim kadar,

Hatıralarıma dokunma ne olur,

Dokunsan ağlayacaklar...

Ahmet Beltekin


Tiglon 20 Ağustos 2007 00:59

yanında olmam gerek



yanında olmam gerek
kapılardan
pencerelerden
duvardaki çatlaklardan girip
yanında yatmam
sana sarılmam gerek


Misafir 20 Ağustos 2007 10:23

Yalnızlık Çok ZorGidince gördüm ki gurbet çok acı,
Birbirini özler kardeşle bacı.
Gizli yar sevmenin yoktur ilacı,
Gelme gurbet ele, yalnızlık çok zor...

Gece rüyanızda uzansa bir el,
Okşasa saçını, sevse ne güzel.
Sonbahar gelince dökülür gazel,
Gelme gurbet ele, yalnızlık çok zor...

Yatarken açılsa kapısı hanın,
Yüreği kabarır, çarpar insanın.
Sesini duysanda uçan sunanın,
Gelme gurbet ele, yalnızlık çok zor...

Sevdiğim bir kadın, ben ise erim.
Sevenler kavuşsun, birleşsin derim.
On gün kaldı Malatya’ya giderim,
Gelme gurbet ele, yalnızlık çok zor...

Elini kesseler bıçak satırla,
Bahri şiir yazar iki satırla.
Yıllar sonra bu günleri hatırla,
Gelme gurbet ele, yalnızlık çok zor...


Bahri Çavuşoğlu


Tiglon 21 Ağustos 2007 00:27

yalnızlıgıma

Gökdeki pembeden mora giden iz gibi yalnızlığım
O yalnızlığım ki
Boşluğa dağılan martı sürüsü gibi
Dağılıyor denize.

Vapur yolcularını boşaltmış, yapayalnız bekliyor
İçindeki boş koltukları düşünüyorum
Düşünüyorum da o renkli çizgide belki her şey
Belki de o bekleyen vapurda.

Herkes ayrılıyor yanımdan
Bir başıma kalmak üzereyim
Suya dağılan yalnızlığımla kalmak üzereyim
Belki o vapurda olmalıyım şimdi, -acele etmeliyim ama, çünkü hareket etmek üzere-
Belki de martıları kendine çeken o çizgide.




Vapurlar geliyor, vapurlar gidiyor
İçlerindeki konuşmaları düşünüyorum
İçlerindeki kalp atışlarını düşünüyorum
Yalnızlığımı düşünüyorum şu anda
Suya dağılan, gökyüzündeki o çizgiye asılan yalnızlığımı.

Düşüncelerim beni bırakmıyor
Yalnızlığım da
Ve vapurlar beni almadan gidiyorlar.


Mehmet Oral


Mystic@L 21 Ağustos 2007 03:46

Kapımın önünde üç selvi vardı.
Üç selvi.
Selviler rüzgarda sallanırlardı.
Üç selvi.
Kökleri yerde, başları yıldızlarda
Üç selvi.
Selviler sallanırlardı rüzgarda.
Üç selvi.
Bir gece düman bastı evi.
Üç selvi.
Yatağımda öldürüldüm ben.
Üç selvi.
Kesildi selviler köklerinden.
Üç selvi.
Artık ne kökleri yerde, başları yıldızlarda
Üç selvi.
Selviler sallanmıyorlar rüzgarda.
Üç selvi.
Mermer bir ocakta parçalanmış yatıyor
Üç selvi.
Kanlı bir baltayı aydınlatıy
Üç selvi.

Nazım Hikmet


küreselleştirebildik 21 Ağustos 2007 04:10

Dön


Bir gözlerin vardı,gözyaşım kaldı
Bir yüreğin vardı,hatıran kaldı
Bir sözlerin vardı,sitemim kaldı
Bir hayat aşkım vardı,gitti yarım kaldı

Son bir acım vardı oda sensiz kaldı
Ah bu canım güllere inandı sensiz nefes aldı
Yok yalan değildi bir rüya değildi
Gitti yüreğimde acısı kaldı

Dön..
Nasıl kimle nerdeysen
Dön..
Beni biraz sevdiysen
Dön..
Yüreğimde HASRET,çaresiz kaldım


Di@bLeSsE 21 Ağustos 2007 06:42

Bilmezler yalnız yasamayanlar,
Nasıl korku verir sessizlik insana;
İnsan nasıl konuşur kendisiyle;
Nasıl koşar aynalara,
Bir cana hasret,
Bilmezler.


Misafir 21 Ağustos 2007 10:16

Yalnizlik
Neden gulmesin gul gibi yuzler;
Nicin aglasin o guzel gozler;
Niye sevgiye sevimsiz sozler,
Soylenir diye sasar aglarim.
Su gordugumuz reng-a-reng cicek,
Sevdali bulbul, ari, kelebek,
Yek digerini birakip gidecek:
Vefasizliga bakar aglarim.
Solmasin dersin sunbulum, gulum;
Yarin elinden alacak olum;
Butun dunyayi inletse unum;
Caresizlikten cosar aglarim.
Nes'e gizlenir, coker bir melal;
Her vucud, her sey mahkum-i zeval;
Son nefese kadar tukenmez cidal.
Tukenmez derdim sayar aglarim.


Misafir 22 Ağustos 2007 20:58

YALNIZIM..

senin için yalnız bıraktım kendimi.
neşterden bozma bir tahterevalli üzerindeyim de
kimseyle oynamak istemiyorum sanki
kimse yok karşımda
buna rağmen yerde karşımdaki oturak,
evet yerde! hem boş hem yerde!
havada olan benim havada asılı olan!
ben varsam bir ağırlığım da olmalıydı halbuki benim
yanlış mı?



eksik buluyor musun hiç göremediğin yerlerini?
buluyorum ben
“nasılsın” diyorlar mesela
“iyidir” diyorum “ne olsun,aynı”
sonra diyorum ki kendime
“ben istenmiyor olmakla ilgiliyim”


bi kaç bir şey var hiç unutmuyorum
bi kere karşılaştık ya hatırlıyor musun ne kadar güzeldi
eski sevgililer neden arkadaş olamasın tadındaydı gerçi ama güzeldi
sen çok güzeldin
geceydi,evine kadar yürüdük
yoruldun çok
hafif kızardı yanakların
azıcık alkollüydün
özlemiş gibiydin üstelik beni
çok konuşmadın
bi kaç bir şey anlattın ki önemsemiyordun anlattıklarını
ama gözlerin parlıyordu,anlatabiliyor olmayı sevmiş gibiydin
“nasılsın” dedin sonra birden
gerçekten “nasılsın” diyordun
“iyidir” dedim ben
“ne olsun,aynı” demedim
çok mutluydum çünkü
utanmasam ağlayacaktım


o kadar yakın mıydı senin evin çok çabuk varmadık mı?
çok mu hızlı yürüdük ki ben mi hızlı yürüttüm seni?
ve sen o apartmana ne zaman girdin de ne zaman söndü o ışık?
sonra ben dedim ki kendime
“ben istenmiyor olmakla ilgiliyim”
utanmadım ağladım


nasılsın …?mutlu musun?
büyüksün benden farkında mısın
havada olan benim havada asılı olan
artık debelenmiyorum ayna önünde iyi göründüğüm bi açı yakalayana kadar
kabullendim bile sayılır çirkinliğimi
temizlemiyorum odamı
heyecanla uyanmıyorum
“nasılsın” diyorlar mesela
“iyidir” diyorum
“ne olsun aynı”.


senin için yalnız bıraktım kendimi
fedakar aşık tadında değil yada aklanmaya çalışan yahuda tadında
öyle bıraktım işte elimde olmadan
hiçbir şey talep etmeden bıraktım
hatta bir ölü nasıl aklayamazsa kendisini
öyle



bi kaç bir şey var hiç unutmuyorum dedim ya
terminalleri de unutmuyorum
sen giderken daha soğuk olurdu terminaller
ağlardın bazen,ben ağlamazdım
bir mecburiyeti çoktan kabullenmiş hatta o mecburiyete alışmış gibi susardım.
güçlü biri gibi susardım ki
yemin ederim kimsenin yanında senin yanında hissettiğim kadar güçsüz hissetmezdim kendimi
(bilmiyorum güçsüz mü doğru kelime aciz mi)
bu her zaman böyleydi
en çok terminallerde böyleydi bu
kıskançlık krizi oldu sonra böyleydi bu dediğimin adı
yemin ederim olsun istemedim ben kendi kendine oldu
depresyon oldu sonra
oldu işte bir şeyler
neticede ben unutmuyorum terminalleri ki
ne zaman gitsem o terminallere(sadece gitmek zorunda olduğum zamanlarda gidiyorum)
çatlaklar görüyorum yerlerde
büyük bir hüzün görüyorum o çatlaklardan havaya karışan
neden kimse görmüyor bunu da bir ben görüyorum?


ve …,
bir mecburiyeti çoktan kabullenmiş hatta o mecburiyete alışmış gibi
yalnız bıraktım kendimi senin için
sıfır altı gün sıfır sekiz gece sustum önce
sonra “iyidir” dedim “ne olsun aynı”
ve bakıp aynada gittikçe çirkinleşen yüzüme
“ben” dedim “ben istenmiyor olmakla ilgiliyim”
ve …,
alıştım ben
alıştım...



hatta evrenin bütün yalnızlıklarını üstüme alındım


hüseyin yıldız


Misafir 23 Ağustos 2007 09:59

Yalnızlıklar İçindeİşte gemiler gidiyor,
Bırakıp beni kumsalda.
Kırık gönlüm ;
Koskoca bir ıssız ada
Her yanda yalnızlık
Her yanda hüzün var.
Ne sevenim
Ne gülenim yüzüme
Yalnızım,yalnızlıklar içinde
Ahmet Ünal Çam



Saat: 16:44

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık