![]() |
ÖGRETIR Gidiyorum iste birazdan, gölgemi getir. Bana suda unutulmussa bir gemi getir. Ikimizi de resimleyen bir demi getir. Ayriliklar kalbe sevmeyi ögretir. Gidiyorum iste birazdan, gövdemi getir. Içine uykusuzluk düsen bir gece getir. Gözü açan sade kahveyle sesini getir. Geceler zamana rolünü ögretir. Doluyor sevda bir bardaktan bir baskasina Beyaz bir bulut kadar efendi kiliginda Gözlerden kalbe düsen yaslar kivaminda Vedalar düsene kalkmayi ögretir. ‘Gi’ yi sana birakiyorum… Diyorum birazdan Agir aksak, yel yepelek dönüsümü getir. Her ayrilik kavusmaktir aslinda Kavusmak aska sevilmeyi ögretir… nejat |
Hani bakışların vardı Ayrılırken bir hatıra gibi beynime kazıdığın Hani bir yüreğim vardı Arkanı dönüp gittiğinde söküp benden aldığın Bir sevdamız vardı Varolduğunu sandığım Deniz |
Böyle söylenecek, bunu böyle bil, Adını aşk koydum, sevgili senin… Bir tek lisanım var, bilmem başka dil, Adını aşk koydum, sevgili senin… Gözlerin goncanın, sanki kopyası, Senle yaşanacak, sevdanın hası, Açılır ömrümde, yeni sayfası, Adını aşk koydum, sevgili senin… Bu dünya ne senden, ne benden yana, Yine de, beni sen, atma yabana, Cümlesi çekilmez, dese de sana, Adını aşk koydum, sevgili senin… Geçmişi, gözyaşı, hepsini unut, İçinde sevdamı, sevgimi büyüt, Bir damla mutluluk, bir yudum umut, Adını aşk koydum, sevgili senin… Bedri Kenan KARAAL |
Kendimle Tartışma Gün ağardı. Uyku artık gözlerime uzak bir gurbet adası Yağmur lekeli camlardan seyrediyorum karşı evin kiremitli damlarını Cılız bir duman tütüyor bacalarından. Oysa diyorum, Uçsuz bucaksız kırlara yayılmış, bahar giyinmiş şu ağaçlar nerde? Halbuki diyorum, eski siyah beyaz film kareleri gibi hayatım renksiz, soluk, esas oğlan ve esas kızlı. İstesem de görebilir miyim baharı, böyle renkli böyle sevdalı? Maalesef diyorum, ben aşkı türk filmlerindeki gibi sanmıştım öylesine hasret, öylesine vuslat, öylesine ayrılık kokulu. Şimdi diyorum, en acıklı, en hazin sonlu eski siyah beyaz filmsek biz çiçek boyalı ağaçlar neyime? Seyrediyorum yüksek bacalı kiremitten damları. Gün ağardı. Kreacher - Nisan 2002 |
8o| BU SEFERDE… Koy beni denize Bir yelken ver elime Giderken bakayım Sallanan mendile Ben giden olayım Sen kalan bu seferde… Bir bardak su olsun Arkamdan dökülecekse Önce sen özle Sonra ben bu seferde… Geçmişim ne ki derdime Kayıplarım kendime Sönmeden yanmaya varayım Yangın her neredeyse Ama… Bir kez olsun… Sen bir damla yaş ol Ben de hain bir bakış bu seferde… Nejat GÖZLERINDEN MEVSIMLER GEÇER Ne zaman tutsam ellerini Kalbe seni yaşamak sevdası düşer Derin bir nefes almak gibi Gözlerinden mevsimler geçer. Zor tutunmak gözlerinde Zor barınmak gözlerinde Zor, çok zor yaşamak Med cezirlerinde Aşk üşür yazlarında Gül açar kışlarında Aklım karışır Hangi bahar Yaprak yeşerir Yaprak dökülür Oysa Yüreğim kar tanesi Erir ellerinde Yüreğim ask çiçeği Büyür gözlerinde... diyeceğim… Diyeceğim de Mevsimler doğru aksa Ne bileyim Tek mevsimin yaz olsa Aşk bu ya Bakışların sıcak, sımsıcak kalsa… Nejat |
Ağladığımı kimseye söyleme anne Onlar beni güçlü biliyor Onlar beni en zor günümde bile ayakta biliyor Ben aslında geçirdiğim her günün akşamı evde ağlarken Onlar benim içimin sızladığını, yüreğimin yandığını bilmiyor... Ağladığımı kimseye söyleme anne Onlar beni kral biliyor Onlar beni kızdım mı, dünyayı yakacak insan biliyor Ben aslında onun gözlerine bakmaya bile kıyamazken, Onlar benim biri uğruna üzüleceğimi tahmin bile etmiyor... Ağladığımı kimseye söyleme anne Onlar beni ağlamaz biliyor Onlar beni... Üzüldüm mü bulunduğum şehri bulutlar kaplar biliyor Ben aslında odama kapanıp sitem duygusuyla bir köşeye sinerken Onlar beni hiçbir şeyin sarsacağını akıllarının ucundan bile geçirmiyor Ağladığımı kimseye söyleme anne Onlar bunu hiç bilmiyor Onlar için ben en sağlam köprülerden daha sıkı bağlıydım hayata Ben aslında ölümle yaşam arasında ki ince çizgide bir o yana bir bu yana giderken Onlar hala benim için hayatın büyük bir kırıklığı olduğunu bilmiyor. |
Ayaz var Vakit gece yarısı pırıl pırıl yıldızlar yansımalar buzlarda dışarıda ayaz var. Birbirine sarılmış düşen kar taneleri amaçları ısınmak dışarıda ayaz var. Ay dolunay olmuş tüm coşkusuyla parlar ısınmaya yetmiyor dışarıda ayaz var. Kalb kalbten soğuyunca ipin ucu kaçınca ısınmalar imkansız kalblerde de ayaz var.. Esin Çınar 12.02.2005 |
O sevgi ne kadındı. O sevgi ne kadındı Ne çocuklar doğurdu Her birini büyüttü Ve onlara ad koydu Ama hiç birisinin Belli babası yoktu Bir anne için ise Bu kadar çocuk çoktu Biz çocukları aldık Bencilliğimizle sardık Korumayı bilmedik Bir avuç suda boğduk Çok güzel çocuktular Nedense horlandılar İnsanlar tarafından Kötü kullanıldılar Sevginin bir eşi yok Ama hala doğurur En güzel isimleri Evlâdına ayırır Ne güzel isimlerdir Sevmek ile sevilmek Tanırsınız onları Sevginin çocukları... Esin Çınar 18.08.2005 . |
UMUT Akdeniz gözlüm, Akdeniz gözlerinde umut var ağlayan insanların duygularına benzeyen... Bir fırtına vakti öncesi, denizin kucağına kurdukları evlere koşan ama daima cesur olan çocuklara ne olduğunu bilmedikleri yaşamı anlatan bir umut... (Kreacher) |
ÖNEMLİ BİRİNE ÖNEMSİZ NOTLAR -1- Bir elim sana yazıyor, diğeri kalbimin üstünde. Bu ağrı yakamı bırakırsa daha çok yazacağım. -2- Bugün, güneş açtı Ne iyi oldu! Maviliği görmeyeli epey olmuştu Mevsim kış, malum hava da soğuk, şurda bahara ne kaldı!.. -3- Dün öğle üzeri sana çiçek tohumları aldım. Bahara gelirsen ekeriz, Baharda ekin dedi, çiçekçi kadın. -4- Bu aralar, çok sık ağlıyorum. Nedeni yok, yeminler olsun. Varsa bile, emin ol bilmek seni güldürür. Bana gülmeni de ben istemem, boşver. Ama sana söz, bu bahar gelirsen, sen bir kere gül diye sana neden ağladığımı anlatacağım. -5- Mektubunu aldım. Bekle, diyorsun, iki bahar daha bekle Şurda bahara ne kaldı!.. Biliyorum, biliyorum lâkin Saçta siyah,kalpte takât, Bende bahar kalmadı. (Kreacher) |
| Saat: 05:14 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık