![]() |
saplantılarının cezasını ben çektim sen bilmedin ya da ses çıkarmadın görmezden gelip geceye zincirlenişimi darağacındaki ilmek geçmedi daha boynuma ama yakında atılır tekme tabureye bekliyorum sözlerini zindanlara vurup yine susacak mısın isyanlar patlamayacak mı göğsünde kuruntular sardı her yanımı yeniden tahtakuruları gibi kemiriyorlar delik deşik beynim dayanamıyorum üşüyorum sis de çöktü şehrin üstüne neredeyim bilmiyorum http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif |
Yalnız Yalniz günlerim, yalniz herseyim. Yalniz yasanmaz diyorsun bana. Cansiz bedenim, ölmüs düslerim, dertli olunmaz, diyorsun bana. Aglarsa anam aglar, gerisi yalan aglar, bitmez iftiralar, yüregim sizlar. Akar gözyasim, damla damla. Erkekler aglamaz, diyorsun bana. Yanmis yüregim, sevda baharinda, beni baglamaz, diyorsun bana. |
Hiç kimsenin bilmediği bir aşkın içindeyiz Hiç kimsenin cesaret etmediği biçimde Hani demiştim sana, Karanlık, düşerim tutmazsan ellerimden Bırakmayacaktın ellerimi Nereden bilecektin ki En büyük düşmenin, sessizliğinden geleceğini.. Hani susma bu kadar demiştim Bu sessizlik ölüm geliyor demiştim Küsmüştük birkaç gece, Sen bensiz, ben sensiz kalmıştık Belki başından beri yalnızdık. Sen bana, ben sana söyleyemedik. Biz uzaklardayken bile, Bedenlerimiz konuşuyorken, Göz göze neyi konuşabilecektik ki biz? Gücüm yetmiyor artık. ..ve hiçbir mantığı yok bu sessizliğin. Düşüyorum bak, Derin, dipsiz bir kuyudan aşağıya Daha da karanlıklara gidiyor ruhum. Göz yaşların şimdi ip olsa ardımdan, Yetişemez ağırlığına yüreğimin. İçinde tonlarca karanlık, yalnızlık Demir tadında hüzünler .. Nasıl yetişir ellerin, ya ağlayışların. Şimdi hepsi boş sevgilim. Yorma yüreğini, ne de beni. Dürüst olmuş, söylemiştim. Düşerim, biliyorum kendimi. Küçük sevinçlere aç, kelimelere hasret, Gideceğim ölürsem ben bu dünyadan demiştim. Söylemiştim de ya duymamıştın, Ya da duyar gibi yapıp Aşacağız hepsini beraber demiştin. Düşüyor, düşüyor, düşüyorum .. Neyse ki yağmur tutuyor ellerimden Her zaman olduğu gibi Bu kadarda olmaz ki Yine seni seviyorum, yağmur Bir senden gidemiyorum, bir senden. Yine yağmur tutuyor ellerimden. http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif |
Ben ve yanlızlığım vardı uzun zamandır.Kimselere vermek istemediğim, bir türlü güvenemediğim bir kalbim vardı benim.Sen girdin hayatıma birden bire hiç beklemediğim bir anda. İzinsiz bir yolcu gibiydin, ben ise birçok zaferler kazanmış ve birçoğuna geçit vermemiş bir bekçi. Karşı koymak istedim diğerleri gibi. Ama bu sefer olmadı işte yapamadım, durduramadım seni.Bir şekilde dokundun kalbime ben istemeden.Sonra bir çocuk buldun bende daha benim bile bilmediğim, tanımadığım. Varlığından bile habersizdim oysa onun.Çok korktum ondan, çekindim çünkü o daha sadece küçücük bir çocuktu ve beni değil seni dinliyordu. Saf, tertemiz, dürüst, düşünmeden hareket eden, yalan nedir bilmeyen ve senden başkasını gormeyen bir çocuk. Ben yoktum artık bedenimde bir başkası vardı ve beni o yönetiyordu.Bu çocuk senindi ve korkarım senin kollarında büyümek istiyordu. Güvenebilirdin ona sarılabilirdin sıkı sıkı zaten gitmeyede pek niyeti yoktu. Oysa sen güvenmedin ona belkide güvenmek istemedin, onun yerine oyunlar oynamayı seçtin... Senin yanındayken çok masum ve iyi gorunuyordu. Sürekli gülen, keyifli, konuskan, hayata bağlı... Ama sen birden bire gittin ve ben başbaşa kaldım o çocukla. Dışardan baktığımda tanıdığımı sanmıştım o çocuğu ama yanılmışım. Hırçın, inatçı, mızmız, susmak nedir bilmeyen, zaman zaman ağlayan bir çocuk olmuştu birden bire. Ve ben onunla nasıl başedeceğimi bilmiyordum. Bildiğim tek şey vardı, o seni yanında istiyordu. Bende onu susturmak için tek çare olarak bile bile seninle oyununu oynadım. Ve bir söz verdim ona, bu hikayede iyi veya kötü bir son elde etmeden vazgeçmeyeceğime, çekip gitmeyeceğime... Haketmediğim şeyler yaptın bana, senden duymak istemediğim sözler duydum, kimselere yapmayacağım şeyler yaptım. Çünkü o susmak bilmiyordu bir türlü, mızmızlık yapıp durdu, bir şekilde vazgeçip giderken hep yollarımdan dondurdu beni. Ve rahatlamadı içi bir türlü, bu hikaye böyle bitemez dedi ve hiçbir zaman yetmedi yaptıklarım zaten benim üzülmem veya canımın yanması umrumda değildi... Oyunun kahramanı olmaktı istediğim ve bunun için uğraştım uzun süre, hiçbirşeyi bozmadan veya seni kırıp üzmeden bitmesini istedim oyununun ama olmadı işte. Olmadı diyorum çünkü sen birkaç ayrıntıya takılıp kaldın. Ellerimi uzattım sana ama sen tutmadın, bitirmedin oyununu. Ben kendimden küçücük bir çocuk için vazgeçmişken, böyle bu şekilde yaşamayı seçmişken, senden ise sadece oyunun sonunu değiştirmeni istemiştim. Çok mu fazlaydı bu isteğim gerçekten? Çok mu zordu istediğin şekilde bitmesinden vazgeçmen? Benimkinin yanında çok küçük bir istekti oysa... Seninle buluşup buluşamamız adeta sadece bana bağlıydı ve bu benim hiç hoşuma gitmiyordu. Uzadıkça canım sıkıldı, özleminle çekilmez katlanılmaz oldu ve ben yoruldum, pes ettim sonunda. Ve tabi o susmak bilmeyen çocuk... Ve ben yıktım herşeyi. Çünkü gelmeyecektim artık bu kadardı gücüm. Benim kadar üzülüp acı çekmeni istemedim. Beni umutla beklemeni istemedim. Çünkü seven birinin elinde umutları varsa ve karşısındakini bir türlü kötüleyemiyorsa ne yaparsa yapsın ondan vazgeçemiyor.Hergün yollarını gözlüyor, bir haber alabilmek için her kapıyı zorluyor... İşte sadece bu yüzden bile bile üzdüm seni, canını yaktım, yok ettim o küçük çocugun umutlarını. Ama o çocuğa verdiğim sözümü tuttum, bir son yarattım hikayeye. Ben senin vazgeçip gitmeni bekliyordum aslında, sadece bir veda bekliyordum... Sonunda susturdum onu işte.Ama o bana küstü seni üzdüğüm için ve kaçtı gitti. Bilmiyorum şu an nerelerde, ne halde, ne yapıyor. Artık benden hiçbirşey istemiyor veya beklemiyor. Çünkü gayet iyi biliyor sana çıkan tüm yollarımı yıktığımı. Gayet iyi biliyor daha fazla birşey elimden gelmediğini.Sana gelmelerimin yasak olduğunu. Şimdi bir hücredeyim ben sözlerimiz ve yaptıklarımızla inşa edilmiş. Beni burdan çıkarmanın anahtarı sadece sende, senin sesinde, birkaç sözünde... Kim bilir belki birgün bulabilirsin beni buradan çıkarabilecek gücü içinde. Belki affedebilirsin birgün beni aynı benim seni affettiğim gibi. Çünkü bilirsin çocuklar küsemez kimseye sadece dargın kalabilirler bir süre. Sonra unutulur gider tüm yaşananlar kocaman sevgi dolu kalplerinin içinde. Çıkarabilrsen beni işte o zaman hayal olmaktan kurtulur aşkımız ve belkide yepyeni bir sayfada tekrar birbirmizin oluruz. |
yalnızlık yalnız bir dünyada yaşıyoruz sen ve ben bu aşk yalnız ama ben sensiz yaşayamam delilik bu senin bana yaptırdığın sen ve ben ayrı dünyalrın insanlarıyız ama sen ve ben yalnız kişileriz delilik bu benimki aşkıma canıma sevgime ant olsun aşığımben |
SAATE ILISIYOR GOZLERIM.ARTIK KENDIMIDE KANDIRAMIYORUM YALANLARIN YALANDAN OTEYE GIDECEGI YOK... BEKLERKEN "SENI", GECE YERE INDI. HAYALIM DIKENLER UZERINDEN YURUYOR, DONAN TENIM, YANAN "YUREGIM" ... OYLE YALNIZIM KI BU GECE DALGALARIN KUMLA BIRLESMESINI KISKANDIM, TOPRAGIN SUYA DOYMASINI KISKANDIM... TABLO RESIMLERINE BENZEMEZ GECELERIN RENGI. OYLE KARANLIK, OYLE PEMPE, OYLE DURGUN. ICIME SIGMAYAN BIR ACI VAR BUGUN BENDE, YA BEN FAZLAYIM BU SEHIRDE, YADA DIGER YARIM EKSIK. HER GUNUMDE AYRI CILE, DERT USTUNE DERTLER DILE, BULAMAZSAM DERMAN BILE, INAN DERTLER YETMEZ BANA... |
Yalnız Senin Uğruna Elem artığı ruha usulca sokulunca Beyaz bayrak çekildi son kal''anın suruna Boynu bükük yarılar yarısını bulunca Cevaplar aciz kaldı bende saklı soruna __Bilesin ki candostum, yalnız senin uğruna Seninle azâd oldu melale tutsak ruhum Yine senin ruhuna oldu yüreğim mahdum Gülşenî sevgilerde yeşeriyor bir tohum Her gün bin gül sunarak ömrümün baharına __Bilesin ki candostum, yalnız senin uğruna Bir tek selamın ile güneş gökten söküldü Yıldızlar birer birer yüreğime döküldü Ruhumda yalnızlığın taş bileği büküldü Mihnetim sensizliğe tebessümüm varına __Bilesin ki candostum, yalnız senin uğruna Artık hazan vaktinde solmaz oldu iremler Terazinde hep ağır sevgi yükü behremler Seni yazıyor gökte şafak renkli kalemler Umutlar sunsun diye bir sonraki yarına __Bilesin ki candostum, yalnız senin uğruna Aydınlanır ufuklar nevbahar ikliminde Ne efsunlar çözülür o fikr-i seliminde Maveraya sunulmuş zamanın diliminde Gülistanlar can verir sende vuslat nârına __Bilesin ki candostum, yalnız senin uğruna |
Sürgünüm kendi yüreğimde, Kafiyeler kelepçe şiirlerimde Sözcükler gardiyanım olmuş, Anlatamam duygularımı dizelerimde... Sakın geceler olmasın! Sür günüm, sür Güneş batana kadar da olsa sür.... Nasıl olsa geceye çok var Yüreğimde sür günüm Kendi yüreğimde sürgün.... http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif |
Yalnızlık ve Ölüm Necat Dilaver Ölüm yalnızlığın kutsanmasından başka bir şey değildir. Hayat dediğimiz eziyet dolu yalnızlığı yenme çabasının sonudur ölüm. Final yine yalnızlıktır. Kaçınılmaz son. http://www.izedebiyat.com/ikon/66.gif Ölüm yalnızlığın kutsanmasından başka bir şey değildir. Hayat dediğimiz eziyet dolu yalnızlığı yenme çabasının sonudur ölüm. Final yine yalnızlıktır. Kaçınılmaz son. Tabutlar niye tek kişiliktir? Bir sonu olduğunu bilerek yaşamak ne zor. Ama en zoru o sonun tam tarihini bilmek galiba. Ya da hayır ben bilmek isterdim ne zaman öleceğimi. Ne değişirdi hayatımda , bence hiçbir şey. Yalnızlık alıştırma belki de ölüme. Ama şöyle bir sorun var ki, sanırım insanlar bunu öbür dünya inanışıyla aşmaya çalışıyorlar. Ölümün arkada bıraktıkları sorunu. Aslında ölüm hem kendimize hem arkada kalanlara büyük bir ispat yalnızlığımızın sonunun olmadığına dair. Nasıl yaşarsak öyle ölürmüşüz. Aslında doğru olabilir bu. Çünkü hayatta yalnız olduğumuzu ancak ölürken anlarız ve ne acı ki yine yalnızızdır . Yo acı değil, gerçek. Cenaze törenlerine herkes gitmiştir. Oradaki o terk edilmişlik, o yalnızlık hissini nerede bulabilirsiniz. Bu törenlerde herkes, buna ölünün yakınları da dahil bir an önce hayata yani işlerine dönmek isterler. Çünkü ölümü yani yalnızlığın mutluluğa dönüştüğü tek anı sevmezler, nedense? Yalnızlık ve ölüm birbirinin kaderi gibidirler. Hiç durmadan kurban verirler birbirlerine biz fanilerden. Kendimizi en zayıf, en mutsuz yani ölü gibi hissettiğimiz an, yalnız olduğumuzu hissettiğimiz an değil midir? Bu yüzdendir ki yalnızlıktan neden korkulursa ölümden de o yüzden korkulur. Ölüm korkusunu yenmenin en iyi yolu yalnızlığa alışmak, yalnızlığı sevmek, yalnızlığı kabullenmektir. |
YALNIZIM Yine yalnızım sevgilim Işıkları söndürmedim Yalnızlık zor geliyor bana Ne olur dön artık bana Yine yalnız şarabaıı içiyorum Sensiz şarabımın tadı tok Yine yalnız sahilde geziyorum Sensiz sahilin tadı yok Dön artık dön sevgilim Beraber içelim şarabımızı Gel artık gel bana Beraber gezelim sahilde |
| Saat: 12:56 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık