MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Yalnızlığıma (Yalnızlık) (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/8336-yalnizligima-yalnizlik.html)

Tiglon 9 Eylül 2007 15:52

YALNIZLIĞA DAİR


Can yoldaşın olmazsa olmasın
Yalnızım diye hayıflanmayasın,
Eğilmiş üstüne gökyüzü masmavi
Bir anne şefkatine müsavi.
Üç adım ötede deniz
Dosttur, ne öfkesi ne durgunluğu sebepsiz.
Bir derdin varsa açabilirsin ağaçlara
Ağaç yaprak verir, sır vermez rüzgara
Ve kış yaz,
Dalda kuş eksik olmaz
Dağ başında duman.
Yalnızlık nedir göreceksin
olduğun zaman......

Cahit Sıtkı Tarancı


Sedef 21 9 Eylül 2007 15:55

Yalnız


Yalnızlığın kadarsın
Yalnızlığın mis kokmalı
Yalnızlık dediğin büyük bir zindan
Dünyanın en kalabalık zindanı
Dinden imandan çıkarır
Ama öyle bir adam ederki insanı.


Bedri Rahmi Eyüboğlu


HayLaZ61 11 Eylül 2007 08:02

Yalnızlığıma

Ey benim ömre bedel yalnızlığım;
Nice baharlar,kışlar geçti de,
Nice kuşlar uçup göçtü de,
Nice ümitler,hayaller öldü de,
Bir sen kaldın terketmeyen
Şu kuş uçmaz,kervan geçmez yüreği...

Ey ayrılmaz parçam;
En ışıksız,en koyu karanlıklarda,
Gölgem bile burakıp giderken,
Elini tutarak,yolumu bulmaya çalıştığım,
Yine sen oldun

Bak,yine herkes gitti...
Kuşları sustu,çiçekleri soldu gönül bahçemizin..
Gece küstü,gün küstü,
Gülüşler,sevişler küstü..
Bu suskun yürek zaten cümlesine küs....

Gel ey iflah olmaz yalnızlığım....
Yıldızlar,güneş,ay,
Göğün mavisi kalsın da yerinde,
Biz gökyüzünün siyahını sarınıp da üstümüze,
Sokulup birbirimize,
Bir geceyi daha paylaşalım....

Şerefine yalnızlığım....
şerefine.....


Figen Mete


Mystic@L 11 Eylül 2007 13:10

Ellerin yurdunda çiçek açarken
Bizim ile kar geliyor kardeşim.
Bu hududu kimler çizmiş gönlüme?
Dar geliyor, dar geliyor gardaşım.

Güzel olmuş sıra sıra söğütler,
Dağ ardında unutulmuş şehitler.
Hürriyete seymen giden yiğitler,
İki gidip bir geliyor gardaşım.

Üç aylık bebekler tutldu taşa,
Düşmanlar geriden eyler temaşa.
Yaratan böylesin vermesin başa,
Zor geliyor, zor geliyor gardaşım.

Abdurrahim Karakoç


HayLaZ61 15 Eylül 2007 06:42

Yalnızlık

Yalnızlık, yalnızlık
Bari sen elimden tut
Geceyarısı aynalarda
Suçlu ve ezik
Gözlerim kan çanağı
Cinnete dönüşen bir dinginlik
Duruyorum karşında

Şarap taşlaşıyor
Midemde ve beynimde
Mavi mavi tüten sigara
Giderek mora çalıyor
Yalnızlık, yalnızlık
Bari sen elimden tut
Suflör kullanma
Dost seslerini dudağınla ısıtıp
Gece hep aynı gece
Karbon kağıdıyla çoğaltılmış
Gibi kara ve soğuk

Ellerim beynime alkol serpiyor boyuna
Niye böyle, neden
Sormuyorum artık
Yalnızlık, yalnızlık
Bir kez olsun kuğuların türküsünü
Tersinden söyleyeyim
Ölümse ölüm
Yaşamsa yaşam
Ayna hep ayna ayna...

Ahmet Erhan


Mystic@L 15 Eylül 2007 12:59

Her an otekisiyle birlikte hersey onunla ilgili
Telasli karanlikta yumusak yarasalar
Gittikce genisliyen yakilmis ot kokusu
Yildizlar inanilmiyacak bir irilikte
Yansimalar tutmus butun sahili
Cunku ayrilmanin da vahsi bir tadi var
Oyle vahsi bir tad ki dayanilir gibi degil
Cunku ayriliklar da sevdaya dahil
Cunku ayrilanlar hala sevgili
Yanlizlik hizla alcalan bulutlar karanlik bir agirlik
Hava agir toprak agir yaprak agir
Su tozlari yagiyor ustumuze
Ozgurlugumuz yoksa yalnizligimiz midir
Eflatuna calar puslu lacivert bir sis kusatti ormani
Karanlik coktu denize
Yanlizlik cakmak tasi gibi sert elmas gibi keskin
Ne yanina donsen bir yerin kesilir fena kan kaybedersin
Kapini bir calan olmadi mi hele elini bir tutan
Bilekleri bembeyaz kugu boynu parmaklari uzun ve ince
Simsicak bakislari suc ortagi kacamak gulusleri gizlice
Yalnizlarin en buyuk sorunu tek basina ozgurluk ne ise yarayacak
Bir turlu cozemedikleri bu olu bir gezegenin soguk tenhaligina
Benzemesin diye ozgurluk mutlaka paylasilacak suc ortagi bir sevgiliyle
Sanmistik ki ikimiz yeryuzunde ancak birbirimiz icin variz
Ikimiz sanmistik ki tek kisilik bir yalnizliga bile rahatca sigariz
Hic yanilmamisiz her an dusup dusup kristal bir bardak gibi
Tuz parca kirilsak da hala icimizde o yanardag agzi
Hala kipkizil gulumseyen sanki atesten bir tebessum zehir zemberek ASKIMIZ

Atilla İlhan


Tiglon 15 Eylül 2007 21:13

Adı Yalnızlık
Gölgen gibidir yalnızlıkGecenin ıssızlığı, karanlığı gibi boş ve soğuk.Sarılırsın ararsın tutamazsınyoktur çaresi.Adı YalnızlıkYazılmıştır birkereYiğit olsan da büker bileği,Cesur olsan da sızlatır yüreği.İçindedir sevgi, insanın tek dileğiAteşten gömlek misaliSEVGİ... SEVGİ... SEVGİ…

Murat İnce


motorcu87 15 Eylül 2007 21:29

http://img.blogcu.com/uploads/gizemliadam_Arta_kalan_yalnizlik.jpg

http://img.blogcu.com/uploads/zuhall_yalnizlik.jpg


Tiglon 15 Eylül 2007 21:34

YALNIZLIK PAYLAŞILMAZ

Yalnızlık, yaşamda bir an,
Hep yeniden başlayan..
Dışından anlaşılmaz.

Ya da kocaman bir yalan,
Kovdukça kovalayan..
Paylaşılmaz.

Bir düşün'de beni sana ayıran
Yalnızlık paylaşılmaz

özdemir asaf


Misafir 17 Eylül 2007 11:23

Masaldaki YalnızlıkBen yalnızlığı
Gökte uçar gördüm.
Ben yalnızlığı
Garip naçar gördüm.
Ben yalnızlığı
Gelip geçer gördüm.
Cahit Külebi


nünü 17 Eylül 2007 14:20


Öylesine Gecelerden Birindeyim İşte! .....

Öylesine gecelerden………………..

Öylesine gecelerden birindeyim işte! ...Naturel klasik dinleyerek yatağımda,yorganın sarmadığı yalnızlıkla
Kah düşünüp kah söyleştiğim yastığımla baş başa.
Ben’i bana yansıtan aynanın karşısında opium la tütsülenerek…Naturel classic dinliyorum dedim ya..gecenin bu saatinde daha doğrusu yeni bir günün yalnızlıkla döllendiği saatte.

Dışarıda coşkulu bir yağmur…öfkeyle homurdanan gök yüzüne karşın,içerde kuş cıvıltıları ve inleyen flütte “ seni, sesini” arıyorum. Tavandan sarkan ampul gerçeğe kör edercesine kamaştırıyor gözlerimi, güneşim olup. Kamaştırıyor…
Güçlükle seçiyorum aynada Ben’i. Bir yarım bende, bir yarım sende olan Ben’i
Tütsüden yükselen dumanlar dans ederken için için yanıp küllenen başı boynunu büküyor.Daha fazla direnmeden dökülüyor…küllerin boyun eğip dökülüşü aşka getiriyor közünü, yeni küllere gebe bırakıp. Flüt susup, piyano başlıyor.Her tuş tınısında, her kuş cıvıltısında içimin kelebekleri uçuşuyor meydan okurcasına sinsi sinsi gülümseyen yalnızlığa “Hadi..hadi nerdeysen çık! ”dercesine

Hadi nerdeysen çık! ...
Çık dercesine, yakama yapışan yalnızlığa.
Yatağın içinde yorganın sarmadığı yalnızlıkla odamdayım.
Uzak,
İçinde ulu ağaçların boy verdiği bir ormanda. Yapayalnız,...kendimleyim, Ben’leyim.
Yürüyorum… yürüyorum…. sonunda sen olan yolu.Yürüyorum. Yol vermez gibi görünen ağaçların arasında göğe uzanan başlarından sonsuz maviyi arıyor gözlerim. Fısıldaşan yaprakları duymak istercesine, pür dikkat kulaklarım.Duyduğumu sanıyorum, suskunluğunla öfkeni yüzüme nasıl haykırdığını…haykırışların da bile sevginin, aşkının saklanamaz olduğunu

Yoksa…
Yoksa yanılıyor muyum?
Yürüyorum ayrımına gelene dek, mutsuzlukla-mutluluğun
Acıyla-sevincin kesiştiği kavşağa…nedense yollar karışıyor birden
Dallardan kuşlar havalanıyor, ötüşlerinin yerini kanat seslerine bırakarak. Mavi gitgide koyulaşıyor. Özgürlüğe kanat çırpan kuşların gölgeleriyle, koyulaşıyor mavi.
Karanlık kaplıyor her yeri.
Korkuyorum.
Büyüyor adımlarım.

Sana gelmek istiyorum.
Bir umut vardı, her gün sarıldığım sığındığım düşlerimin arasında. Bir umut!
Yüreğimde yüreğini duyumsatan, en giz yerinde yüreğimin. Sevginle günbegün büyüyen, aydınlanan, her gece söyleştiğim yıldızın- yıldızım vardı. Karanlıkta bile gülümseyen…..
Aşk’ın vardı…Tüm kapıları açmıştın bana sevgiden yana.

Oysa,
Oysa… benim kanayan yaralarım vardı, daha henüz kabuk bağlamayan.İçime gömdüğüm acılarım… Bir volkan gibi nasıl, ne zaman patlamaya hazır olduğunu bilmediğim…içimden atamadığım acılarım vardı.

Artık “gel” demeyeceksin.
Küskün yüreğin.
Ellerin tutmak istemeyecek ellerimi.
ya gözlerin? ...yollara bakmayacak uzun uzun.
Konuştuğun duvarlar sağır ve dilsiz olmuşlar.
Odandaki ışık kör…ayna küskün.

Uykuya dalarken sarıldığın yastık neden yerde?
…Ve,neden geceleri adıma verdiğin yıldıza…gündüzleri gülümsememe benzettiğin güneşe kapalı perden.
Neden?
Neden kapalı perden? Neden….neden kapalı perden? Tüm yolları tüm kapıları kapatmışsın. Görünmez duvarlar örmüş, aşılmaz setler çekmişsin aramıza. İstesem de ulaşamıyorum sana. Seninle tamamladığım tümcelerde sözcükler eksik kaldı. Anlamları yok artık.

Şimdi dışarıdaki fırtına yüreğimde kopuyor.Coşkuyla yağan yağmur penceremi dövüyor ısrarlı damlalarıyla. Perdeyi aralıyorum…perdeyi aralıyorsun. Karanlık. Yıldızını arıyorum yıldızsız gecede. Sense başka yıldızlar yerleştirmişsin göğüne.

Başımı cama dayıyorum,başını dayıyorsun cama.Göz gözeyiz ama görmüyorsun.
Oysa sana ne kadar yakınım bir bilsen.
Oysa seni ne kadar seviyorum, ne kadar sen doluyum bir bilsen…
Cama yapışan yağmur damlalarını birlikte sayıyoruz aslında.Buğulanan cama adını yazıyorum. Sonra
Seni seviyorum…
Seni seviyorum…
Seni seviyorum…
Seni seviyorum yazıyorum. Bilmiyorsun.
Başım düşüyor omzuma, ağlıyorum. Başın başka omuzlarda
AĞLIYORSUN….

Leyla Işık


CyniX 18 Eylül 2007 23:06

Ahşap bir yalnızlıktı
Okyanusun kalbine iz düşülen
En unutulmuş su birikintisi bile
Ayna olmuştu özlemine

Yıpranmamış bir ipekle sarılmayı bekleyen
Onca insafsız denizin kulağına
Bekleyişini fısıldamıştın
Kimbilir kaç sahipsiz yürek ağrısını
Kaç imkansız hayatı kattın ona...

Bitmedi der gibiydin,bitmedi
Bu derinliğine sevgili olabilmek için
Kalbine kazıdın onca yitik anı...
Şimdi yalnızlığını üşütüyor,
Beklenmedik sevinçler,serseri tesadüfler.
Okyanusa bir deniz feneri daha katılıyor
Düşlerinden.

Sis kalkarsa bunu herkes anlayacak
Sınırın hep öteki yakasındaydın sen.
Hiç avcı olmadın,hiç elin kana bulanmadı.

Derinliğine kimse sevgili olamadı....


nünü 19 Eylül 2007 09:51

Bekleyen

Hangi yalnızlıktır iten seni bu sığ sulara
Hangi şekilsiz gerçek bağlayan ellerini
Kattığın bir acı gülüştür düştüğün korkulara
Kim baksa gözlerine görür beklediğini

..........
..........

Ümit Yaşar Oğuzcan


Misafir 19 Eylül 2007 13:31

Yalnızlıkyanlızlık;
annesizlik babasızlık gibi.
açlık,parasızlık gibi.
koyar adama bazı bazı.
yarım sevdayla gelir,
ölümle gelir bilemezsin
kalırsın böyle bazı bazı.
ne evin huzur verir,
ne de çevren.
gözler alaycı gelir
yürekler sahte.
çırpındıkça batarsın,
elin göğsünde anlamaz kimse...!
Cihat Aydın


Tiglon 19 Eylül 2007 13:37

Bitmeyen Yalnızlık

yine herzamankinden farksız birgün,Â
dışarıda güneş we hareketÂ
içerde bir genç we yorgunluk bir deÂ
YALNIZLIK.

we televizyonda reklamlarÂ
yukarı katta tıkırtılarÂ
aşağı katta sessizlikÂ

uzaklarda ölüm,yakınlarda yine ölümÂ
bir yerlerde unutulanlar,bir yerlerde ise unutanlarÂ
bilinmeyenlerde bir genç kız we bir genç kız daha...Â

uçurumun kenarında düşmek için hazırlananlarÂ
uçurumun sonunda ölüm çığlığı!Â

arkada sonsuz gözyaşları,
uzun bir sessizlik,
anılarıyla başbaşa bir genç kızÂ
Ve BİTMEYEN YALNIZLIK!!!!!.........


nünü 19 Eylül 2007 14:15

Yalnızlığa Çağrı

Namusum üzerine yemin ederim
Bu şehri bu evleri bu sokakları sevmiyorum
Tiksiniyorum bu iğrenç kalabalıktan
Yalnızlığı özlüyorum

..........
..........

Ümit Yaşar Oğuzcan


Misafir 19 Eylül 2007 14:41

YalnızlıkGece yarısı ayrıldı ellerin ellerimden
Hüzünler aralandı aktı yaşlar gözlerimden
nerde şimdi yaşanan sevgiler
terkedip gittiler bizi birer birer
yok artık eski aşkın heyecanı
şimdi yanımda belirdi yalnızlık ah yalnızlık
Cemil Zateroğlu


nünü 19 Eylül 2007 16:16

Ne Demek

Biz şimdi yok mu olduk ya öyle mi
Bu film bizim için oynamıyor demek
Şarkılar şiirler falan hepsi yalan mi artık
Bu çalgılar bizim için değil öyle mi
Siz simdi yoksunuz ne demek

Olduk mu yani söyleyin açıkçası
Artık hiç sevmeyecek miyiz
Bizi kim koydu aptal yerine
Olduk mu yani söyleyin boğuntuya mi geldik
..........
..........

Ümit Yaşar Oğuzcan


volture 19 Eylül 2007 16:28

Bu gün içim karanlık;yalnızlık var bende...Belki yağmurdan.belki de ramazanın gelmesiyle içimi hüzün sardı.Dört duvar odanın içinde günün yorgunluğunu atmaya çalışırken hadi dedim yaz yalnızlığını paylaş;paylaş ki sıkıntın...Yoksa durduramadığın bir dağdaki volkan olma...

Yalnızlık kimine göre basen iyi,bende sewerim yalnızlığımı...Dedim ya bu gün coştu içimin kuyutlarında sakladığım yalnızlığım...Aslında bazen aynayla konuştuğum our ordaki beni görünce sanki yalnızlık unutulur ve onunla konuşurum ve bazen korkarım bana söyleyeceklerinden kaçarım...


arwen 20 Eylül 2007 01:32

Tam kenarındayım hayatın...
Bir adım sonrası sonsuzluk...
Nerede başlar nerede biter bu yalnızlık bilemiyorum
İşte geldik gidiyoruz derler de
Ne bıraktık kendimizden geriye?
Az sonra bir kondüktör
Nerede duracağımızı söyleyecek sanki
Hangi vagonun kompartımanında
Kaçıncı sınıf bir yolcu biletine sahibiz?

İşte bu geceki düşüncelerimden klavyenin tuşlarına düşenler bunlar Yosun Gözlüm.

Ölüm ve yaşam arası bir yerlerde dur durak bilmeden geziniyorum.
Hani derler ya Kırılma Noktası diye...
O noktayı çoktan geçtim ben ve şimdi bilmem kaç devir çalışan
eski bir motor gibiyim. Hani o ha dağıldı ha dağılacak dediğimiz cinsten.
Tüm civataların eskidiği, bir türlü düzen tutturulamayan...

Gecenin geç, sabahın erken saatlerinde yine sabahın karşıladığı değil de sabahı karşılayan olmanın sıkıntısı içinde
ışıkları söndürülmüş odamın yavaş yavaş aydınlanmasını izledim.

Üşüyordum...
Dibi görünmeyen kör bir kuyuya düşer gibi tutunacak bir şeyler ararken,
senden kalan tek şeye sarıldım sımsıkı.

Kokun hala üzerinde duruyordu.
Hani giderken bana bırakmıştın ya kokunu, sıcaklığını.
Bakıştık önce kilitlenmişcesine ve sarılıp birbirimize hıçkırdık.
O, vakitsiz inen yağmurlarla şaşkın, ıslandı...
Sonra sen gibi sarılıp, ciğerlerim patlayacakmış gibi koklayıp öptüm.

Sahi seni ben gibi koklayarak öpen oldu mu hiç...
Ya bakışları alaz alaz, uzansan yüreğini avuçlarına alacağını hissettiğin, aşkımmm diyen bir yâr?
Olmaz canımmm... olamaz... Çünkü, çünkü, çünkü...
Ben senden yansıyandım! ! !





Eylül GÖKDEMİR...


Misafir 20 Eylül 2007 11:44

Kolay Değil Yalnızlık


hiç kolay değil yalnızlık
ve kolay değil sevmek
hatırlamıyorum sevgiyi
ama sevmek istiyorum çaresizce
hep güzel gelir sevmek
ve güzel değil sevilmemek
bilseydim sevgiyi!
belki hiç sevmezdim
yaşam bukadar zor değil
ve zor değil ölüm
bıkmasaydım hayattan
belki şuan yaşardım

gülmek bukadar zor değil
ve zor değil ağlamak
ne kadar da zor olsa
sevmek bukadar adil değil
ve anlaşılır değil sevgi
kaybettim mutluluğu!

zaten hiç yaşamamıştım
bu kadar zormu bunlar
ya da gerekli mi
belki hiç yaşamamalıydım
hayatı bu denli mutsuz.
Ahmet Balçıklı


nünü 21 Eylül 2007 11:14

ADIM YALNIZLIK BENİM
Önce seni
Sonra kendimi
Bugün de kimliğimi kaybettim
Hükümsüzdür
Bulanlar
Boşuna yorulup getirmesin yazık
Çünkü
Ahmet'i türkülere
Selçuk'u şarkılara
İlkan'ı şiirlere gömdüm artık
Bundan böyle
"Adım yalnızlık benim
Soyadımsa ayrılık"


Misafir 21 Eylül 2007 15:02

YalnızlıkYalnızlığımı büyütür kalabalık
Gökdelen'in gölgesine siner
Karanfıl Sokak kalınlaşır
yoksul kadın çocuklarıyla
çöplerin üzerine konar
gözleri cam kırıkları
sevgilim gelir yalnızlığım büyür
çocukken gökkuşağına düştüğüm
gökyüzü gelir kirli güvercinleriyle.

Kimin öznesiydi mevsimler
işkence öyküleri kimindi
ayrılığın sesi miydi adımlarım
suyu bekleyen uçurum mu
kanatlandım yalnızlığımla son mevsime
içimde bir kedi yavrusu.
A. Kadir Bilgin


nünü 21 Eylül 2007 17:05

YALNIZIM
SEN YOKSAN YANIMDA YALNIZIM YALNIZ
KENDİMİ KENDİMDE BULAMIYORUM
SEN BENİM İÇİMDE BİR UZAK YILDIZ
GÖRÜYORUM AMA TUTAMIYORUM

NASIL SUSAMIŞIM BÖYLE SEVMEYE
NASIL DA HASRETİM SENİ GÖRMEYE
BAŞKASI RÜYAMA GİRMESİN DİYE
İNAN ÇOK GECELER UYUMUYORUM

BİR SON VER NE OLUR KORKULARIMA
YENİK DÜŞTÜM BÜTÜN TUTKULARIMA
SÖZ YETMİYOR DİYE DUYGULARIMA
SENİ SEVİYORUM DİYEMİYORUM


Tiglon 21 Eylül 2007 22:36

yalnızlık


Giderek saplandı yalnızlık yüreğime
Atmak istediğimde atamıyor
İhtiyacım olduğunda ise bulamıyorum
Birşeyler itiyor beni sana
Sevgin yahut heybetli bir kasırga
Git aradığını orda bulacaksın diyor
Fakat adres vermiyor.

Yalnızlık zifiri gecelerde kimsesiz kalmak
Temmuz ateşinde su bulamamak
Şubat ayında ateşi aramak
Günlerce aç kalmak gibi
Ama en önemlisi yalnızlık;
Seni özlerken,
Sessizce ağlamak gibi!

TÜLAY KÜÇÜK


nünü 22 Eylül 2007 09:45

YALNIZLIK
Yıllar var ben hangi kapıyı çalsam
Yalnızlık, yalnızlık, sonu yalnızlık
Ne zaman nerede birini sevsem
Ayrılık, ayrılık, sonu ayrılık

En güzel yıllarım geçti hasretle
Bir tebessüm bile geldi zahmetle
Kime sarıldıysam binbir ümitle
Pişmanlık, pişmanlık, sonu pişmanlık

Hayatım bir gurbet yolcusu gibi
Varlığım dertlerin borçlusu gibi
Yarınım bir zindan suçlusu gibi
Karanlık, karanlık, sonu karanlık.


YagmurTanesi 23 Eylül 2007 22:17

Yalnızlık Türküsü
Bir yalnızlık türküsü ki
Kulağa geldi mi gitmez.
Diline dolandı mı bitmez.
Aynı ağır solukla başlayıp
Soluğun sonu gelmeden bitmez.
Bir yalnızlık türküsü ki
Bilinenin en acısı.
Acıtanların en sancılısı.
Sancıların en karası.
Bir yalnızlık türküsü ki
Diline dolandı mı bitmez.
Sancı sardı mı gitmez.
Bir yalnızlık türküsü ki
Sevda değil, hüzün;
Türkü değil, cenaze dilimdeki…

Aslı Aker


Misafir 24 Eylül 2007 14:30

YalnızlıkYalnızlığımı; içime çekip hissettim bir kez daha
gözlerimde ise sonsuz bir karaltı
yanımda dost bildigim iki bira
beni anlayacaksan,deger veriyorsan;
hisset kokumu,nefesimi ,bedenimi,yanlızlığımı
yanlızlığı anlayacaksın elbet,
yakamı bırakmayan illeti.
ağlayıp gözyaşlarınla sulayacaksın,
senin yüzünden gittiğim,
hep yapayalnız kalacağım mezarımı.
uzerımde ne bir çiçek bitecek
ne de bir kus gezinecek
anlayacaksın! yakamı bırakmayan illet
Erkan Balaban


serhas 24 Eylül 2007 23:27

şifa veren el sensin sevilensin sevensin senden başka kimim var bana teselli versin


Sedef 21 24 Eylül 2007 23:31

Yalnızlık Kaygısı

Nerden çıkacak diyerek gözlendi
Üstüne üstlük sokaklar tutuldu
Kolumda ekrep yelkovan izlendi
Bakmadık ne yol ne park unutuldu

Yüz defa bana inan deyip gitti
Ne bir telefon ne de haber etti
Bence bu sevda başlamadan bitti
Sanmasın ki şu gönlüm uyutuldu

Randevu denen koskoca yalanmış
Nasılda gönlüm bu hayale kanmış
Bedel ödeyen hicranı tadanmış
O belki benden ebedi kurtuldu

Yalana geçit tanımazdım hiç ben
Doğru adına kalmadı bir güven
Nedir insanı özünden döndüren
Büsbütün kul mu kuldan soğutuldu

Eyvah diyenin yok mudur duygusu
Sorarım size yok mudur sevgisi
Bitmeyecek mi yalnızlık kaygısı
Nice mecnunlar gamla avutuldu

23:10 01.04.2007

Engin Namlı


serhas 24 Eylül 2007 23:37

dilencinin dilendiği ,aşkıydı.o,kadında saklıydı.Kuru ağaç altına gömdüğü saçları, dilencinin cebindeydi. Dilenci,zamanı dileniyordu, zaman,kadındı.


Sedef 21 24 Eylül 2007 23:38

Yalnızlık Hülyaları


I
Sen çocuktun ve o şehir küçüktü.
Vişne dallarında arzularımız,
Alnımıza konan bir öpücüktü.

Rüyasını bile göremediğim
Bahçelerin yıkık duvarlarından
Eğildiğin sular, köpük köpüktü.

II
Bilmem böyle mahzun düşündüğüm ne?
Gurbet akşamları kirpiklerime
Bulutlar dokunup geçiyor gibi.

O zümrüt masalı unutmuşum ben.
Gözlerinin garip güzelliğinden
Sular çalıvermiş güzelliğini.

III
Bu tenha yolların beklediği kim?
Bir şeyler getirir gibi her mevsim
Unuttuğum şehrin bahçelerinden.

Elbet hatırlarsın garipliğimi
Sesimi duyarsan bir akşamüstü
Yetim İstanbul'un kubbelerinden.

IV
Çiçekler söylüyor son şarkımızı.
Arzular vişneler kadar kırmızı,
Umutlar dalların yeşilliğinde.
Yalnızlık Hülyaları

Nurettin Özdemir


yüksel2 24 Eylül 2007 23:54

Yalnızsınhttp://www.aruz.com/huya-siir/metin.gif
Bir akşam ışıkların dağlara güldüğünü
Bir akşam bulutların seyre döküldüğünü

Görürsün hasretiyle sabah ezgilerinin
Bir akşam gözlerin ufka dalar pek derin

Kuşlar öter, uçuşur yeşil dallara konar
Umutlar yaprak yaprak alevlenir de yanar

Son mutluluk sesleri dökülür dudaklardan
İnsanlar gölge gibi çekilir sokaklardan

Rüzgâr okşamaktayken anne gibi tenini
Gecenin kolları sessizce yakalar seni

Anlarsın gözlerinin dolup boşaldığını
Anlarsın yalnızlığı ve yalnız kaldığını... http://www.aruz.com/grafs/resim/kare.gif

Nurullah Genç


Misafir 25 Eylül 2007 12:51

Öylesine yalnızım ki bu geceÖylesine yalnızım ki bu gece,
Gecenin mavisini bölen sokak lambalarını bile farkettim.
Öylesine yalnızım ki...
Öylesine yalnızım ki bu gece,
Sokakta nara atanların ne kadar haklı olduklarını farkettim.
Yıldızların ne kadar parlak olduğunu,
Gecenin ölümden bile korkutucu olduğunu,
Hayatın aslında ne kadar sahte olduğunu,
İçinden geçip gittiğimiz zamanın aslında hiç olmadığını,
Ölümün ne kadar sessiz ve ürkütücü olduğunu farkettim.
Öylesine yalnızım ki bu gece,
Hayatımın senden ibaret olduğunu farkettim.
Öylesine yalnızım ki...
Çagdaş Göktaş


Fırtına 26 Eylül 2007 10:15

Yaralı Adam...

Çok üzülmüş, çok üzülmüş/ kendine göre süzülmüş..
Kolay mı öyle bakıp geçmek yiğide
İçinde kalır be!
Yığılır kalır be!..

Çok üzülmüş, çok üzülmüş..
Ayran gönüllü olunca insan/ böyle!..
Ne yiğit dinler ne de işkence

Çok üzülmüş..
Kendine göre süzülmüş..

Gel de dinle

Rafet KÜÇÜK


Misafir 26 Eylül 2007 10:39

Yanlızlıkta YürüyorumYalnızlıkta yürüyorum
Sokak ışıklarının altında
Rüzgar eser yavaşça
Uğultuları kulağımda

Yalnızlıkta yürüyorum
Bir ramazan ayında
Sokaklar sessiz sakin
Arkadaş arıyorum yanımda

Yalnızlıkta yürüyorum
Deniz kıyısında
Bir yanda kız kulesi
Bir yanda temiz hava
Ah negüzel bu dünya
Bir de yalnızlık olmasa
Emrecan Durmuş


nünü 28 Eylül 2007 12:32

UNUTAMADIĞIM

Açardın,
Yalnızlığımda
Mavi ve yeşil,
Açardın,
Tavşan kanı, kınalı-berrak.
Yenerdim acıları, *****likleri...

Gitmek,
Gözlerinde gitmek sürgüne.
Yatmak,
Gözlerinde yatmak zindanı.
Gözlerin hani?

"To be or not to be" değil.
"Cogito ergo sum" hiç değil...
Asıl iş, anlamak kaçınılmaz'ı,
Durdurulmaz çığı
Sonsuz akımı.

İçmek,
Gözlerinde içmek ayışığını.
Varmak,
Gözlerinde varmak can tılsımına.
Gözlerin hani?

Canımın gizlisinde bir can idin ki
Kan değil,sevdamız akardı geceye,
Sıktıkça cellad,
Kemendi...

Duymak,
Gözlerinde duymak üç-ağaçları
Susmak,
Gözlerinde susmak,
Ustura gibi...
Gözlerin hani?


Misafir 28 Eylül 2007 14:46

Yalnızlıkyanlızlık;
annesizlik babasızlık gibi.
açlık,parasızlık gibi.
koyar adama bazı bazı.
yarım sevdayla gelir,
ölümle gelir bilemezsin
kalırsın böyle bazı bazı.
ne evin huzur verir,
ne de çevren.
gözler alaycı gelir
yürekler sahte.
çırpındıkça batarsın,
elin göğsünde anlamaz kimse...!
Cihat Aydın


nünü 28 Eylül 2007 16:57

GİDİYORUM

Çölde bir yolcu gibi yalnızlığım içinde
Kavrulup gidiyorum.
Serseri bir rüzgar gibi hep ganimet peşinde
Savrulup gidiyorum
Serçe kadar pervasız, bir günden ötekine
Atlayıp gidiyorum.
Bütün kumaşlarını açtığım gibi yine
Katlayıp gidiyorum.
Bir kış güneşi gibi ben keyfimin esiri
Görünüp gidiyorum.
Ne belli yerim var, ne de sevdiğim biri
Sürünüp gidiyorum.


Misafir 1 Ekim 2007 12:49

Yalnızlık

Yalnızlığımı; içime çekip hissettim bir kez daha
gözlerimde ise sonsuz bir karaltı
yanımda dost bildigim iki bira
beni anlayacaksan,deger veriyorsan;
hisset kokumu,nefesimi ,bedenimi,yanlızlığımı
yanlızlığı anlayacaksın elbet,
yakamı bırakmayan illeti.
ağlayıp gözyaşlarınla sulayacaksın,
senin yüzünden gittiğim,
hep yapayalnız kalacağım mezarımı.
uzerımde ne bir çiçek bitecek
ne de bir kus gezinecek
anlayacaksın! yakamı bırakmayan illet
Erkan Balaban


nünü 1 Ekim 2007 14:36

Yalnızlığa sürgün çileli gönül,
Ha bugün, ha yarın diyerek ömrü tüketti..
Sevmelerin sonunda vaat edilen ödül,
Yerini bomboş bir hiçe terk etti.

Batan güneş tenimden parça koparır,
Koyu karanlık her günün ötesi.
Yaşamadan bezginim kaç zamandır;
Ama eksilmedi nefretlerin öfkesi.

Kaybolup gideceğim bir akşamüstü,
Sonumu hazırlıyor toprak ve su.
Anılar üzerimde eski bir örtü,
İçimde geçmişe gömülmek korkusu


Misafir 1 Ekim 2007 15:24

Serseri

Yeryüzünde yalnız benim serseri,
Yeryüzünde yalnız ben derbederim.
Herkesin dünyada varsa bir yeri;
Ben de bütün dünya benimdir derim.

Yıllarca gezdirdim hoyrat başımı,
Aradım bir ömür, arkadaşımı.
Ölsem dikecek yok mezar taşımı,
Halime ben bile hayret ederim.


Gönlüm ne dertlidir ne de bahtiyar;
Ne kendisine yâr, ne kimseye yâr,
Bir rüya uğrunda ben diyâr diyâr,
Gölgemin peşinden yürür giderim..

isimsiz kral


nünü 1 Ekim 2007 16:49

Bir kez gözümle baktım, sana gittin gideli,
Gönlümü kör eyledim, seni böyle görmeli.
Bu hallere düştün ya.. bilmem ki ne demeli?
Ardından bakar iken, bak nasıl gördüm seni.

Cemalindi sabahlar seni bildim bileli,
Bitmiyordun içimde gayrını sildim sileli.
Yüzyıllık yitiğim gibi tuttuğum o eli,
Ucuzlukta bir eldivene,eş olmuş gördüm.

Duyduğum hep adındı sular akıp çağlarken,
Annesine bir çocuk hıçkırarak ağlarken.
Adını gül diye dikene sarıp bağlarken,
Bir çalının gölgesinde, taş olmuş gördüm.

Yakışmadı başım,gözüm,kalbim dedim sana,
Her an sen bulaş diye içimde akan kana.
Şu halinle azapsın artık bendeki cana,
Seni çürümüş bir bedene, döş olmuş gördüm.

Gece gündüz misali kuşattın her günümü,
Mevsim ikiye düştü kalmadı gün dönümü.
İlkbahar ve yaz iken yılın iki bölümü,
Seni on iki ay kar yağar, kış olmuş gördüm.

Melek silik kaldı tabirine peri gizemli,
Ceylanım, selvim diye, sevdim o bedeni.
Bir gözümden öbürüne sakınırken seni,
Garipçe bir yol kenarında, leş olmuş gördüm.

Hayattın, gerçektin.. o kadar ki sen her şeydin.
Kadeh boş, sarhoş sızmış, sen koca meyhaneydin.
Keşke bir yangında yanıp öylece çökseydin,
Seni bir şişenin dibinde, düş olmuş gördüm.


Misafir 2 Ekim 2007 12:17

Yalnızlık Çok ZorGidince gördüm ki gurbet çok acı,
Birbirini özler kardeşle bacı.
Gizli yar sevmenin yoktur ilacı,
Gelme gurbet ele, yalnızlık çok zor...

Gece rüyanızda uzansa bir el,
Okşasa saçını, sevse ne güzel.
Sonbahar gelince dökülür gazel,
Gelme gurbet ele, yalnızlık çok zor...

Yatarken açılsa kapısı hanın,
Yüreği kabarır, çarpar insanın.
Sesini duysanda uçan sunanın,
Gelme gurbet ele, yalnızlık çok zor...

Sevdiğim bir kadın, ben ise erim.
Sevenler kavuşsun, birleşsin derim.
On gün kaldı Malatya’ya giderim,
Gelme gurbet ele, yalnızlık çok zor...

Elini kesseler bıçak satırla,
Bahri şiir yazar iki satırla.
Yıllar sonra bu günleri hatırla,
Gelme gurbet ele, yalnızlık çok zor...


Bahri Çavuşoğlu


nünü 2 Ekim 2007 14:35

Yakılacak Mektup...!


Sana bu mektubu uzaklardan yazıyorum..
Adresini çoktan unuttum..
Bir şiirin şişesine kalbimi koyup sulara bırakıyorum..

Ah benim eski türküm..
Ah benim hazin öyküm..
Yanlışım..
Yanılışım..

Ne yaptıysam seni mutlu edemedim.
Oysa bir kemanım vardı.
Birde sen..
Acımadın ezdin beni,
üzdün..
Hiç anlamadın!!
Yavrusuna yanan bir anne gibi içime gömdüm depremlerimi
Ceketimi alıp gittim
Derin derin iç çekişim bu yüzden

İnadına suskundum oysa..
İnadına vurgun..
Geç uslandım..
Sen göremedin ama..
Altı mosmor gözlerimle ıslandım..

En çok istavriti severdin
Sıkıp limonu maydanoza
Şaraba vururdun hani
Eski bir kasette bizim şarkımız alıp götürürdü seni
Salaş meyhanelerde ve kumsallardaki ayak izlerinde
Kırılan hayallerim,
Ümitlerim
Ve seni bekleyişlerim her yağmur akşamında..
Daha bir mutluyduk o günler..
Herşeye rağmen özgürdük..
Kitap alacak paramız olmasada
Ucuz tütün içsekte
Pahalıydı düşlerimiz..
Ne kadar çok isterdim şimdi bu şarkımı duymanı
Kanayan bir gül misali
Saçlarına taktığım
Suskun çığlıklarıyla inleyen şu kemani
Ki her notası hayatla yüzleşmenin ve ödeşmenin katranı
Hatırlarmısın parasız kalmıştık da bir gün
Kardeşinin kumbarasını boşaltıp konsere gitmiştik..
İmzasını almıştık sevdiğimiz sanatçının
Birlikte fotoğraf çektirmiştik
Bir şişe gazozu
Ve bir kaşarlı tostu bölüşmüştük

Hey gidi günler hey..
Az mı şiir yazdık ders kitaplarına
Otobüse biletsiz mi binmedik
Komayamı girmedik her beşiktaş maçında
Şimdi hastahane akşamının yorgun penceresin de
Maziye dalıp dalıp gitmelerimsin artık
Ne kemanım var yanımda
Ne de sen varsın..
Mevsimlerden hüzün
Aylardan pişmanlık ve karanlık..

Sen ki bu mektubu saklayacaksın..
Öpüp öpüp koklayacaksın belki..
Ve artık gelmeyeceğimi bile bile bekleyeceksin..

Ah benim eski türküm..
Ah benim hazin öyküm..
Yanlışım..
Yanılışım..

Seni hiç üzer miyim..
Ben bu mektubu defalarca yazmış,
Defalarca yakmışım..!


Misafir 2 Ekim 2007 14:37

YalnızlıkBugün yine dünden dahada efkarlıyım
Uzanmışım yatağıma,dikmişim gözümü tavana
Elimde ise yalnızlığıma ortak birtek sigara
Allah kahretsin...!
Tek eksik şey ise bir şişe bira
Tarifi imkansız bir boşluktayım
Radyoda çalan hasretlik parçaları
Alır götürür birtarafa herkesi
Kimi karısını,kimi ise düşünür sevgilisini
Ben ise neye efkarlandığımı bilmeden
Onlardan fazla dalarım düşüncelere
Gerçektende zormuş be yalnızlık arkadaş zor...!
Derdini paylaşacağın,
Efkarlandığında bir telefon açıp konuşacağın,
Heyecanla mektubunu bekliyeceğin birinin olmaması
Zormuş be arkadaş zor...!
Her nekadar zalimde olsa
Yinede yalnızlığı,yalnız kalmayı seviyorum
İnsan yalnız kaldığında buluyor hataların doğrusunu
İnsan yalnız kaldığında görüyor hayatın o gerçek yüzünü
Yalnız kaldığında görüyor be arkadaş yalnız kaldığında...!
Söndürün ışıkları,
Kapatın camları,kapıları.
Beni yalnızlığımla başbaşa bırakın,
Kimse sormasın beni,
Kimse gelmesin kapıma.
Çare bulunmaz benim yalnızlığıma.
Bak,bak yine sabah oluyor,
Güneş o alacakaranlığı yavaş yavaş aytınlatıyor
Benim bu karanlık dünyam ise hala bir ışık arıyor...!!!
Ümit Tüfekçi


nünü 2 Ekim 2007 14:43

Ask seni Hissetmektir
olmasamda yanında
bilirim kalbinde ben varım.
sen merak etme beni
evet Kabul ediyorum
buralar sensizken anlamsız, bomboş
karanlığın arkasında sana seslenmek bile zor bazen
yüzün ay ışığında odamın içine yansıttığı
gölgede belirir bazen
gözlerini o gölgede seçemem
çünkü gözlerin gölgeler kadar karanlık değil ki
saatlerce oraya bakarım, konuşamam
ağzımdan tek kelime çıkmaz
ve sabahın ilk ışıkları
yeniden vurmaya başlar
sen ağır ağır kaybolursun gölgemde
güneş tam tepeye vurduğunda
artık sen yoksundur
işte o an o an
ismin bir çığlık olur içimde, haykıramam
şimdi soruyorum sana
sende bir gün!!!
tıpkı gölgeler gibi gitmezsin değil mi yavaş yavaş
bırakmasın beni kendi gölgemle başbaşa
gitmezsin değil mi
buralar öyle bildiğin güzel yerler değil
herkes bir dünya meşkalesinde
çoğu geceler karış karış gezerim sabaha kadar
heryerde seni ararım ama neye yarar
boş bir çobanın muhasebesini yapmak değilmidir bu
sen uzaktasın!, hemde çook uzakta
biliyorum, kimsenin hatırlatmasına gerek yok
yanımda olmadığını
Ben sadece bakışlarını özledim
Burada kimse senin kadar duygulu bakmıyor
Herkesin gözlerinde donukluk var sanki
benim gözlerim mi !!! Onları hiç sorma
her ikisininde özlediği biri var şimdi bende
her ikisininde yağmur mevsimi gelmiş sadece
en ufak şeylerde bile ağlıyorlar
tıpkı seninkiler gibi
dedim ya!!!!!
birgün sende bırakıp gitmezsin değil mi
ama unutma!!!
gitsende unutamam o güzel gözlerini
işte böyle birtanem
mektubunda yazmışsın anıları anlat diye
işte anlattım!!
inşallah bu satırları okurken
yine gözlerin dolmaz
unutma sadece buraları anlattım
buralardaki beni hiç sorma
çünkü her satırımda ağladım
göz yaşlarım ıslanmış olabilir mektubumda
kusura bakmazsın artık gözlerimin
onlarda özledi seni......


Misafir 2 Ekim 2007 14:44

YalnızlıkBüründün gecenin karanlığına
Sensizliğin sensiz ve derin
Acısında kayboluyorum
Gözümün önünde parlayan gözlerin
Ve aklımda yine bir tek sen
Unutuyorum tüm dünyayı
Dünyayla insanları
İnsanlarla doğayı
yani,yani yaşamayı
Yaşamak sendin çünkü
Solunan her nefes,içilen herdamla suydun
Sevmek sendin
Bir gülüşün bedelini
Binbir gözyaşıyla ödetsende
Herşeydin,herşeyin içindeydin
Ve yine sensizliğin sonsuz acısında
Kayboluyorum bu gece
Hiç bir şeyin farkında olmadan
Tüm dünyadan elimi ayağımı çekmişim
Ve yanlızım....tek başımayım
Etrafımda milyonlarca insan
Olmasına rağmen yanlızım
ÇÜNKÜ SENSİZİM..
Yasin Mercan


nünü 2 Ekim 2007 14:46

Aşkta Yarın Yoktur Sevgili



Aşk Bu Dünyanın Ölçüleriyle Açıklanamaz Sevgili
O İlkel Bir Acıdır, Yaban Bir Ağrıdır.
Gelir ve İçimizdeki O Çok Eski Bir Şeye Dokunur.
Sonra Bir Perde Açılır ve Yolculuk Başlar
Bu Yolculukta Artık Para, Tarifeler
Beklentiler, Randevular, Taksitler, İş,
Anneler ve Korkular Yoktur
Aşkın Kendi Gerçekliği Vardır Sevgili.
İnsan Başka Bir Işığa Teslim Olur,
Daha Derinden Anlamaya Başlar, Bilgeleşir
Hiç Bilmediği Sezgileriyle Buluşur
Yükü Çok Ağırdır, Kendiyle Buluşmuştur
Hem Dışındadır Dünyanın, Hem de Tam Ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin Yakılan
Yoksun Adamın Hissettikleri de Onunladır,
Yitirdikleri de...
New York'ta, Bir Sokakta,
Kartondan Kulübesinde Yaşayan Kadının
Çıplak Yalnızlığı da
Her Şey Onunladır, Ona Emanettir Sanki,
Ama O, Çıldırtıcı Bir Yalnızlık İçindedir Yine de...
Aşkın Kültürlü Olmakla, Bilgili Olmakla da İlgisi Yoktur Sevgili,
Kanımıza Karışan İlkel Acı, O Yaban Ağrıyla
Hiçbir Kitabın Yazamadığı Hakikatlere Daha Yakınızdır,
İnan...
Kim Demiştir Hatırlamıyorum,
Aşk Varlığın Değil, Yokluğun Acısıdır Diye.
Belki de Bu Yüzden İlk Gençliğimde,
O Yoğun Aşık Olduğum Yıllarda,
Gözüme Uyku Girmez, Dudağımda Bir Islıkla
Bütün Gece Şehri, O Karanlık, O Hüzünlü Sokakları Dolaşır,
İnsanları Uykularından Uyandırmak İsterdim.
Uyanıp, İçimde Derin Bir Sızıyla Uyanan
O Derin Sancının Acısına Ortak Olsunlar Diye...
Aşk Çok Eski Bir Şeydir Sevgili
Onun İçinden O Çileli Çocukluğumuz Geçer
Sevdiğimiz İnsanların Çocuklukları da...
Oradan Üvey Anneler, Eksik Babalar, Parasız Yatılılar Geçer
Ve Sonra Aşk Bütün Bunları Alır, Daha da Eskilere Gider,
Hep O İlkel Acıya, O Yaban Ağrıya...
İnsan Bazen Nedensiz Yere Umutsuzluğa Kapılır
Kimselere Veremez Sevgisini,
Kimselere Derdini Anlatamaz, Evlere Kapanır...
Bazen Denizler Kıyılar Çeker İnsanı.
İnsan Bu Kapılmayı Anlayamaz,
Oysa
Çok Eski Bir Yerde Yaşanmasından Korkulup
Vazgeçilmez Aşkların Sızısıdır Bu.
Bu Sızı, Bu Yenilgi Mevsimlerle Yıllarla Devrilir Başka İnsanlara...
Bir İnsanın Yaptığı Bir Hatanın
Tüm İnsanlara Yayılması Gibi...
İşte Şimdi Biz de Sevgili,
Ya Olmadık Zamanlarda Umutsuzluğa Kapılıp,
Soluğu Evlerde Alacağız,
Ya da Denizler, Kıyılar Çekecek Bizi.
Nasıl Biz Başkalarının Korkularını Taşıyorsak,
Başkaları da Bizim Korkularımızı Taşıyacak,
Yenilgimizi, Umutsuzluğumuzu...
Birazdan Sabah Olacak...
Para, Tarifeler, Beklentiler, Randevular, Taksitler,
İş, Anneler ve Korkular Başlayacak...
Bunlar Varsa Bizim İçin Geçerliyse
Aşk Yoktur ve Hiç Olmamıştır Sevgili.
Birbirimizi Kandırmayalım...
Hadi Güne Hazırlan,
Yaşadıklarımızı Unutmaya Çalış
Aşk Bize Güvenip Verdiği Büyüsünü,
Sırlarını, Cesaretini, Bilgeliğini ve O İlkel,
O Yaban Ağrısını Geri Alacak
Bunlar Olurken İçimiz Bir an Üşüyecek,
Sonra Geçecek...
Hadi, Oyalanma Birazdan Yarın Olacak...
AŞKTA YARIN YOKTUR SEVGİLİ

Cezmi Ersöz


Misafir 2 Ekim 2007 14:58

YalnızlıkYalnızlık; gözlerimdi
Günlerce ufukta yoldaş arayan
Ve Yalnızlık; ellerimdi
Çaresizliğini kağıt kaleme vuran
Bahar Rüveyda



Saat: 16:43

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık