![]() |
Dünya geçicidir, burda kalınmaz, ne kadar mal olsa, murad alınmaz, gafil olma sakın, geri dönülmez! Yürü dünya yürü, sonun virandır, bin yılından sonra, ahir zamandır. Hâlıkın dururken, mahluka tapma, şeytana uyup da, yolundan sapma, haramlara dalıp, dinini yıkma! Yürü dünya yürü, sonun virandır, bin yılından sonra, ahir zamandır! Azık topladın mı yola çıkmaya? Işık edindin mi aydınlanmaya? İki melek gelir sual sormaya. Yürü dünya yürü, sonun virandır, bin yılından sonra, ahir zamandır! Ölünce, çözerler belin, kuşağın, gözüne görünmez, oğlun, uşağın, yakasız kefendir, örtün, döşeğin. Yürü dünya yürü, sonun virandır, bin yılından sonra, ahir zamandır! Paran, apartmanın arkada kalır, ummadığın gelir, hepsini alır, gayrılar yer, içer, senden sorulur. Yürü dünya yürü, sonun virandır, bin yılından sonra, ahir zamandır! Münker Nekir gelir, çınarlar gibi, gözleri yanıyor, şimşekler gibi, sorguya çekerler, gök gürler gibi, Yürü dünya yürü, sonun virandır, bin yılından sonra, ahir zamandır! Cehennemin, yedi türlü yapısı, herbirinin ateşlendir kapısı, seksen yıllık yoldan gelir kokusu. Yürü dünya yürü, sonun virandır, bin yılından sonra, ahir zamandır! |
BİR YOLCUYUZ BU GURBETTE Biz yolcuyuz yaratılıştan haşire doğru, Her insan mutlaka yÜrÜyecek bu yolu, Her anı insan oğlu için imtihanla dolu, Sabır ile şÜkretmek kazanmanın yolu. Acılar musibetler dikenleridir bu yolun, KÜçÜk gÜnahlarına kefareti olur kulun, Anlasa gafil insan hiç isyankar mı olur, O kapının eşiğinden hiç uzakta mı olur. Seni görememek asla hiç mÜmkÜn değil, Kör,sağır olsak da bu hiç mÜmkÜn değil, çiçeğe bakıp seni görmeyen insan değil, Soluk alıp da şÜkÜr etmeyen insan değil. Bu yolculuk insanı alır, iki sona götÜrÜr, Cennet veya cehenneme insanı götÜrÜr, Mevla cennete şeytan ise ateşe götÜrÜr, İnsanlık sırrına ereni,RabÂ’ bine götÜrÜr. |
Ağlıyorum çünkü, mahbub-u kibriyâdan ayrıldım, Yanıyorum çünkü o nur-i evliyadan ayrıldım. Nasıl yer ile bir olmasın ki bu nâçiz bedenim? Mazhâr-ı tecelli, vâris-i enbiyadan ayrıldım. Uçsuz bucaksız bir çölde garip ve kimsesiz kaldım, Marifet incileri saçan bir deryadan ayrıldım. Ayrılığı, yıkıp hep harap etti vücut şehrimi, Yıkıldım, viraneye döndüm, Süreyyâdan ayrıldım. Dünyalarım karardı, ışık saçan güneşim gitti, Zulmete boğuldum, Marifet-i guyâdan ayrıldım. Ben o cevher satıcısını kaybettim, gelmez artık, Karanlık gönlüme tabipti, dâr-üş-şifâdan ayrıldım. Güle aşık bülbül gibi, durmadan feryat ederim, Sermaye-i ticaret sunan ağniyâdan ayrıldım. Tasavvufu, edebi, hayâyı ondan öğrenmiştim, Gözüm hep kan ağlıyor sahib-i hayâdan ayrıldım. Sizler de dua edin, o civanın ruh-i pâkine! Hakkın seçip gönderdiği o asfiyâdan ayrıldım. |
Bir kara gecedeyiz hepimiz... Gonlumuzdeki nurun farkina varmadan, zifiri karanlik geceleri yasiyoruz. Hak'la beraber olmanin huzurunu coktan unutmus gonullerimiz.... Penceremizden disariya bakarken gozumuzun onundeki yapragin muthis yaradilisini degil de gelecegimizin endisesini goruyoruz. Âlem "Bir" diyor. Âlem uyanik. Âlem zikrediyor. Beynimizdeki muthis kargasa mezara kadar surerse vay bize, yaziklar olsun bize! Uyaniklik nedir ya, fark edis nedir? Evvelâ bedenlerimiz uyanik olacak. Âlemin zikir hâlinde oldugu geceleri gafletle geciriyoruz. Rab'den ilâhî muhabbet istemek yersiz bu durumda.. Gece kalkip ask-i ilâhî ile feyz sebnemine tutulan kullar varken senin gibi âcizi neylesin! Oyleyse bir "Ah!" cek derinden. Niyet et Islâm'a yeniden. Bir dirilis mustusu soyle gonlunden. Kiyâmetin cok yakin. Ân kadar yakin. Bu dunyadan ilâhî muhabbeti kendine celbetmeden gidersen, o muthis zevkten mahrum kalirsin yazik olur sana....! "O " sana cok yakin!.. Sen nerelerdesin? |
Zâhidâ! Aç gözün, sahraya bak da, ibret al! Şu direksiz kubbe-i semâya bak da, ibret al! Görmek istersen, Cenâb-ı kibriyanın kudretin, her sabah, seher vakti, dünyaya bak da ibret al! Padişah olsan da, derler “Er kişi niyetine”, var, musallada yatan mevtâya bak da, ibret al! Bir kefendir âkıbet, sermâye-i beğ ve fakir, varlığa mağrur olan, mecnun değil de, yâ nedir? |
Cibril Vehme Geldi,Kıyamet Kıyam Etti Çün hâk-i Kerbelâ’ya o Mevlâyı yıktılar, Gûya ki arş-ı pâk-i muallâyı yıktılar.. [Kerbela toprağına İmam Hüseyin’i düşürdüler, Sanki yüce ve temiz arşı yıktılar..] Peygamber açtı başın, Alî kıldı âh-u vâh, Kalb-i hazîn-i Hazret-i Zehrâ’yı yıktılar.. [Peygamber (s.a.v) başını açtı, Ali (r.a) feryad eyledi, Hazret-i Fatıma (r.anha)’nın hüzünlü kalbini yıktılar..] Kardeş gamiyle sahn-ı cinân içre ağladı, Ya’ni Hasen o Seyyid-i Yektâyı yıktılar.. [Kardeş üzüntüsüyle Cennet'in orta yerinde ağladı, Yani, biricik Seyyid Hasan’ı (r.a) yıktılar..] Tesbihini şaşırdı melâik figan ile, Ya’ni Huseyn seyyid-i Bathâ’yı yıktılar. [Melekler feryad ederek zikirlerini şaşırdılar, Çünkü, Bathâ efendisi Hüseyin’i (r.a) yıktılar.] Cibril vehme geldi, kıyâmet kıyâm edip, Bî nefh-i sûr âlem-i kübrâyı yıktılar.. [Cebrail (a.s) vehme geldi, kıyamet kıyam etti, Sûr üflenişiyle yüce alemi yıktılar..] |
yalvarırım mevlam sana Bizi bu nefse ezdirme Onun peşinde gezdirme Hizmet yolundan bezdirme Yalvarırım mevlam sana Nefsin şerrinden kaçarak Huzurunda alçalarak Elim semaya açarak Yalvarırım mevlam sana Geceler dua ederek Göz yaş ile hu diyerek Her nimete şÜkrederek Yalvarırım mevlam sana Ağlayarak inleyerek Aşk ile göz yaş dökerek Hakk ismini zikrederek Yalvarırım mevlam sana |
AY DOGDU Aydogdu üzerimize veda tapesinden şükür gerekti biezlere ALLAH'a davetinde sen gunessın sen aysın sen nur üstüne nursun sen sureyya ısıgısın ey sevgılı ey RESUL ey bızden secılen elcı yuce bır davetle geldın sen bu sehre seref verdın ey sevgılı hos geldın..! |
YÜrÜ dÜnya dön dÜnya Sana sevgim son dÜnya Senin gibi on dÜnya En az benim olacak Senden bıktım diyorum Bırakıp gidiyorum Seni terkediyorum Bu naz benim olacak Ben seni boşuyorum Menzile koşuyorum Bir umut taşıyorum Niyaz benim olacak Seni sevmek pişmanlık Bu dÜnya da sultanlık Verilse de bir anlık Biraz benim olacak Yıllar gÜn gibi geçti Beni ayakta biçti Kazandığım bir hiçti Ayaz benim olacak İstersen unut beni İster isen yut beni Bağrında uyut beni Son gaz benim olacak DÜrÜlmÜştÜr sahifen Yok senin ağan, efen Kara bağrında kefen Beyaz benim olacak Bal der bitti savaşım Ahirettir telaşım Hayırlı bir ulaşım Feyyaz benim olacak Mikdat Bal |
Âdem oğlu aç gözünü Âdem oğlu aç gözünü yeryüzüne kıl, bir nazar gör bu latif çiçekleri hangi kuvvet yapar, bozar. Her bir çiçek bir nâz ile över Hakkı, niyaz ile kurtlar, kuşlar, durmaz söyler ol Hâlıka âvâz ile. Eğer Onun kadirliğin Her bir işe hazırlığın illâ Onun kahirliğin anlayınca, rengi döner. Rengi döner günden güne toprağa dökülür yine bu ibrettir anlayana hakikati, ârif sezer. Ger bu sırrı duya idin yâ bu gammı yiye idin yerinde eriye idin insan değil misin, meğer. Bilir, gelen gider imiş konan geri göçer imiş mevt şerbetin içer imiş her kim, bu manadan geçer. ANONİM |
| Saat: 10:36 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık