![]() |
Yorgun tirenlerin ırmağımızı Köpürttüğü yere gelince Saçların serin başlayan akşamdı Gözlerin ayaza çalan gece Dalgalarını gömmüş içine Sakin bir denizdim Karanlıkta birdenbire Parlayan yakamoz gibi Koynumdan çıkıp gittin Sonra patlayan fırtınada Sendeleyen gemi Gömüldü denizin dibine Aşkım batık bir gemi şimdi Saçlarıma istiflerken yağmuru Bütün otobüsler çoktan gitmiş Son tireni de kaçırmıştım Kalbim tenha bir istasyondu Sokaklarda üşenmeden denedim Yalnızlığın bütün biçimlerini Bütün yıldızlar bir oldu Bir oldu sabaha kadar Hiçbir yalnızlığıma yetişemedi Aşklar içinde aşkım belkide Artık küçücük bir hiçtir Aşk benim içimde gitgide Büyüyen tarifi en zor sevinçtir |
Yalnızlıkacı çektim ya günlerce hatta gecelerce bekledim seni aylarca, yıllarca gönlüme bir ağrı inceden bir sızı saplandı bir anda olduğum yere seriliverdim öylece kaldım orada ne gelen vardı ne de giden yapayalnızdım be sevgilim yapayalnızdım arayıp nasılsın diyen bile yoktu o kadar yalnızdım ki aradan zaman geçti tabi ki bir gün bir baktım saçlarıma erimeyen karlar yağmış ben şimdi ne yapacağım be sevgilim yalnızlık beter sensizlik daha da sensizlik daha da beter be sevgilim dön artık dön artık ne olur bana geri dön be sevgilim sensiz yapamıyorum sensiz olamıyorum en sevdiğim Fuat Asığ |
Bir küçük kayığım var, Sana kızıp küfredemediğim zaman bindiğim, Kayığım duygularım, Küreklerim gözlerin olmuş Ardımızda bıraktığımız iz şiir. Gözlerinden şiirler yazdım denize, Köpük, köpük göz yaşlarımı gördüm Kifayetler içinde... Saçlarına taktığım tokalar ellerimde, Kokun nerde diye ağlarken duraksadım, Denizin ortasında seni aramak geldi içimden, Seni bulamayacağıma sevindim, Tükürdüm geldiğim yerlere, Sen gibi yüzüme değil yere, Başımı kaldırdım, Dilek diledim sessizce, Dileğimden utandım, Gözlerim düştü denize, Uyandığımda güneş yalıyordu yüzümü, Kör olduğumu sıcaklığı hissedip görmediğim de anladım. Sensizliği bir türlü anlayamadığım gibi, Sanırım bu gün de yürümeli şiirlerimin üstünde... Gözlerin düştü ya denize... |
Yalnızım Yalnızım Sessizim Ve Sensizim Oysaki İçimde fırtınalar kopuyor Adın hücrelerimde Seni dünyaya haykırıyor… Arif Ayan |
GECE Sözcükler birbirini götürdü, Kitaplarda aklım kaldı. Yaşamımda bir düğüm, Ve gecede sivrisinek, Kaldım . |
Yalnızım Şu an dert yüklüyüm hem de katar katar Bir dert alır beni, öbürünün kucağına atar Dertlerle geçiyor nefes aldığım her bir gün Mutluluk çok uzak ve ben mutluluktan sürgün Ve garip duygular var içimde Yakıp yıkıp eritiyor durmadan Her günüm başka biçimde Akşam gelir daha sabah olmadan Özlerim dostların sesini, telefonda olsada Bulunmaz biriymişim? Gelde bul kolaysa Ben istersem buluyorum, nasıl olur bilmiyorum Nedense bazı dostlarımı bir türlü silmiyorum Dostluğun anlamını insanlar anlarsa eğer Gerçek bir dost ölüme değer Dostlukların tadı vardı, artık eskilerde mi kaldı? Şeytan ruhları bu kadar mı satın aldı Artık böyle olmuş dünya böyle olmuş gerçekler Kim başkasının derdini paylaşıp kendisine ekler? Demek ki herkesin hayat kapısı sadece kendisine açık Sevilen bir yana artık dostlardanda ayrılık Yerim belli yurdum belli ben bulunmaz biriyim Ben artık ne ölüyüm ne de diriyim Bulmak zordur beni, hatıraların aktığı diyardayım Bulunamam kendimde, çünkü ben hep yardayım Hiçbirşey koymadı bana, son zamanlarda yaşadıklarım kadar Bilmezler ki yüreğim nasıl yanar? Seslendiğim insanlar, bu sesimi duyuyor musunuz? Saat gecenin dördü, yoksa siz uyuyor musunuz? Boş ver be gönül, bu yaşadıklarına baş kaldırma Sensin zaten bana istediğimi aratan Olmasada isteklerin aldırma gönül aldırma Seni sevmektedir YARATAN… isimsiz kral |
BİLİYORUM SANA GİDEN Biliyorum sana giden yollar kapalı Üstelik sen de hiç bir zaman sevmedin beni Ne kadar yakından ve arada uçurum; İnsanlar, evler, aramızda duvarlar gibi Uyandım uyandım, hep seni düşündüm Yalnız seni, yalnız senin gözlerini Sen Bayan Nihayet, sen ölümüm kalımım Ben artık adam olmam bu derde düşeli Şimdilerde bir köpek gibi koşuyorum ordan oraya Yoksa gururlu bir kişiyim aslında, inan ki Anımsamıyorum yarı dolu bir bardaktan su içtiğimi Ve içim götürmez kenarından kesilmiş ekmeği Kaç kez sana uzaktan baktım 5.45 vapurunda; Hangi şarkıyı duysam, bizimçin söylenmiş sanki Tek yanlı aşk kişiyi nasıl aptallaştırıyor Nasıl unutmuşum senin bir başkasını sevdiğini Çocukça ve seni üzen girişimlerim oldu; Bağışla bir daha tekrarlanmaz hiçbiri Rastlaşmamak için elimden geleni yaparım Bu böyle pek de kolay değil gerçi... Alışırım seni yalnız düşlerde okşamaya; Bunun verdiği mutluluk da az değil ki Çıkar giderim bu kentten daha olmazsa, Sensizliğin bir adı olur, bir anlamı olur belki İnan belli etmem, seni hiç rahatsız etmem, Son isteğimi de söyleyebilirim şimdi: Bir geceyarısı yazıyorum bu mektubu Yalvarırım onu okuma çarşamba günleri |
Ne içimde seni unutmak gibi bir his var Nede aşkımı körükleyen bir rüzgar Ne seni görmeyecek kadar güçlüyüm Ne de görmeye dayanacak kalbim var ******************************************* Bir insanın idaelleri olmalı sonsuzluk gibi, Bir insanın özlemleri olmalı umutla açan çiçekler gibi, Bir insanın "BİRTANESİ" olmalı "BENDEKİ" "SEN" gibi ******************************************///////// Sevgim sonsuz ama anlayana, Aşkım sonsuz ama yaşayana, Dostluğum gerçek ama paylaşana, Dertlerim sıradan ama unutturabilene, Sen "Birtanemsin", her zaman da öyle kalacaksın. ********************************************* Mal kaybeden, bir sey kaybetmemistir. Onurunu kaybeden, bircoksey kaybetmistir. Esaretini kaybeden, herseyini kaybetmistir ********************************************* |
DİYEBİLSEYDİM Anladım diyemem ki! Suçluyum Belki ben anlatamadım sana kendimi Tutuştum, yandım da yokluğunda her gece Yine gözyaşlarımla söndürdüm kalbimi Her gün her dakika seni özlerdim Bitmezdi kederim senin yanında bile Susardım, gözlerime baktığın zaman Mermer bir heykelin çaresizliğiyle Oysa neler düşünürdüm sen yokken Sana kavuşunca neler söylemek isterdim Dakikalar bir ışık hızıyla geçerdi Ayrılık başlayınca ben biterdim En kötüsü beni koyup gitmendi O öyle bir yalnızlıktı anlatılmaz Hep yarım kalmış heyecanlar hazlar içinde Biterdi bir kış, geçerdi bir yaz Ve nice yıllar kovalardı birbirini Gözlerimde gitgide büyürdü mesafeler Bütün teselliler uzaklarda kalırdı Bütün çiçekleriyle solardı bahçeler Ne olurdu saadetlerin en büyüğü İşte ellerimde al, diyebilseydim Anlardın, ve hiç gitmezdin, değil mi Bir gün duyduğum gibi kal diyebilseydim. |
RÜYAMDA.GÖRDÜM.SENİ Rüyamda seni görüyorum en masum halinle Yine buluşup çay içiyoruz bir yerde Saatlerce oturup konuşuyoruz gelmeyecek bir gelecek için. Bazen sevişioruz, o bile masum be. Buğulanıyorum tenine dokunurken Birdaha dokunamamaktan mı ne? Rüyamda seni görüyorum hep en geç 3 gün içinde Ağzım çok bozuldu sövüyorum herşeye. Olmayışına, seni tutamayışıma , gidişini çaresizce izleyişime, hiçbirşey yapamayışıma, bakkala bile sövüyorum hep. Rüyamda seni görüyorum ' anca rüyanda görürsüncesine '' Ne güzeldi başlarda seni görmek. Hiçbirşey bitmemişti sanki daha, yaram tazeydi hissetmiyordum herhal. Ama artık koymaya başladı her sabah yok olduğun gerçeğini ispatlamak, Başım ağrıyana kadar bağırıp duvarları yumruklamak. Gözyaşlarım da cabası. Seni ancak rüyamda görüyorum. Bu sabah seni yine rüyamda gördüm Yarın yanıma gel dedin. Heycanlandım acaba tekrardan mı başlıyacaktık... Rüya bu beklermiyim hemen gittim yanına. İlk kez beni ewine götürdün. Saniyelerce sarıldık, saliselerce seviştik. Herşey aşkım gibiydi ; masumdu , gerçekti ve ilk kez oluyordu. Birden sensizlik melodisiyle irkildim, Vakit dolmuştu sabah olmuş saatim çalıyordu. Kapadım gözlerimi uyanmak istemiyorum, devam etsin rüyam. Olmadı.. Bu sefer bağırmadım, duvarları yumruklamadım. Biraz öfke vardı sadece, beraberinde de hüzün. Seni ancak rüyamda görüyorum. Seviyorum, bitiyorum... |
Bitmeyen Yalnızlık yine herzamankinden farksız birgün, dışarıda güneş we hareket içerde bir genç we yorgunluk bir de YALNIZLIK. we televizyonda reklamlar yukarı katta tıkırtılar aşağı katta sessizlik uzaklarda ölüm,yakınlarda yine ölüm bir yerlerde unutulanlar,bir yerlerde ise unutanlar bilinmeyenlerde bir genç kız we bir genç kız daha... uçurumun kenarında düşmek için hazırlananlar uçurumun sonunda ölüm çığlığı! arkada sonsuz gözyaşları, uzun bir sessizlik, anılarıyla başbaşa bir genç kız Ve BİTMEYEN YALNIZLIK!!!!!......... |
Yalnızca Sevmiştim Güneşin doğmasına hayli zaman var.Bütün kuşlar derin uykuda. Herkes evinde barkında,sıcacık yatağında. Sahilde yürüyorum.``küçük bir tekne ve meyhanevi bir müzik,içeridekiler belliki kurmuşlar çilingir sofrasını,şarkıyada eşlik ediyorlar.`` Yanlız,yanlız gözüme uzakta,kayalıkların hemen dibinde ağlayan bir adam çarpıyor... Yaklaşıyorum farkımda değil.. -Kirli sakal,kızarmış gözleriyle,bir elinde birası,ağzında sigarası ve durmadan oynayıp durduğu cep telefonu... Telefonun öbür ucundaki belliki sevgilisi. -Yapma diyor,etme diyor,ben ettim sen etme diyor. Ya karşıdaki çok inatçı,ya da adam çok büyük bir suç işlemiş. Olumlu bir yanıt alamadığı kesin çünkü. -Bak,diyor,``Ben sana şu önümdeki denizin kendi içinde barındırdığı kumlara muhtaçlığı kadar hasretim.Farzet ki ben denizim sende benim içimdeki sevdamsın.Yani benim bir parçamsın....`` -Şu kayalıklar gibi taş kesileyim ki,onlara yoldaş olayım ki., Ben seni ay ışığı gibi saf ve yalansız sevdim.. diyor. Ama adam belkide ömründe ilk defa böyle ağlıyor.Çünkü., kolay kolay yıkılacak birine benzemiyor. Biraz suskun kaldıktan sonra telefonu bütün öfkesiyle denize fırlatıyor.. Sonra cebinden kağıt kalem çıkartıyor.Uzun uzun birşeyler yazıyor. Sonra kalkıyor. Derin ve ıslak bakışları kararlı bir şekilde karşıya bakıyor... Şimdi anlıyorum adamın telefonda denizden,kayalıklardan bahsederek neyi anlatmaya çalıştığını.... Adam intihar etmeye niyetli... Koşup yetişiyorum,zar zor da olsa indiriyorum yere. Altımda kıvranıyor,bırak beni diyor.Bense teselli etmeye çalışıyorum.Değmez diyorum. Sonra bir çırpıda beni itip,kalkıp kaçıyor,karanlıklara karışıyor.. Tam o sırada yazdığı notu düşürüyordu cebinden.. Açıp okudum.O kağıtta neler yazdığını çok merak etmiştim çünkü.. Kağıtta hiç ama hiç ummadığım şu iki küçük cümle yazıyordu., ``YANLIZCA SEVMİŞTİM......YANLIZCA SEVMİŞTİM.......`` |
O YALNIZ O kadar ki, o yalnız Ona ilk rastladığım bir şeydir aklım Bir el sürer mavisini uzağa Uzaktan daha uzağa. Ardından Yetişir sayısızlığım. Kuzeyde, ince bir kar dağıtımında Çocukların oyun oynamadığı yerlerde Bulunmaya hazır ve Eski çağlara ait bir parayım. Aksam, soyulmuş gün ışıkları Bölüşülmüş insan yüzü gar Sayısız beni toplar bakışlarım Dört güneşten biri o. Kendimi tarif edemem Güneşler ıslak, soluğum kalın. Edip Cansever |
YalnızlıklıkBugünlerde telefonum çalmıyor hiç Ne arayan var ne de soran Bir gün telefonum çaldı Açtım Yalnızlıktı arayan. Aynalara küsmüşüm Korkuyorum kendimi görmekten Bir gün aynaya baktım Gördüm Yalnızlıktı görünen Kimse çalmıyor kapımı Hırsızlar bile uğramıyor Bir gün kapım çalındı Baktım Yalnızlık çalıyor Kimseleri ziyaret etmiyorum Tek dostum yalnızlık artık Bir gün ziyaretine gittim Öldüm Azrail'le kalıyor yalnızlık İnanmadım hiç Tanrıya O da bana inanmadı Bir gün çıktım huzuruna Anladım Tanrı yalnızlıktı.... Deniz Feneri |
SEVMEK DE YORULUR Bir adam bir kadın var içimde iyice anladım Bana bunu sessizce anlatıyorlardı Bir yerde onların yönlerinden alımlı bir zarf katlanmıştı uzaktaki bulvarların geceye vurdukları çağırmasız kır günlerini zararsız akrepleri uzunlamasına yaşayıp yatay bir çocukla kalkan bir sürü alışkanlıklar taşıyan insanlığımızı gülüşü yalnızlar çarşısında çağrılmış gümüş seslerini aynadaki yüzlerin başkası sevsin diye en seçkin yerine bir şal gezdirirdi İnsanlığımıza bir şey getirirdi yalnızlarla Bir sen varsın hep saçların ağzın Bir merdiven hücresinde uzak çağrışımlarla koşardın ya bensem seni sonsuz gelişinle saçından tanıyor gülüşünden kaçıyor eğilip başını içlerimden geçtiğin zaman uzağa bir yolcuya karşı çıkar gibi Artık gecikmiş alışıldığım gidişinle davranılmaz üstünde durulmaz hiçbir tüfeğe gelmez bir kekliksem Yüzün soygundan geçmiş öyle bir yerde durmuş ki bakışın boynun bozgun üstünden bir nehir geçer gibi ya gecedir ondan ya bulanık sudan bir hasta gibi ağrımaktasın Gelişini aldım onu nasıl harcadım Denizden bunalıp okyanusa Selâm çakan vapurun Sevindik adımına birden parka çekildik Ve birden nasıl bayram bıyıklı Bir yaylım herkesin yaydığı bir merhabayla Eğip başını içlerimden gittiğin zaman Uzağa bir yolcuya çıkar gibi Selini üstüme çektin önce camdan bir mektup dolabının üstüste sayısız koridorunu yüzüme yakın başını duvara değdirmiş bir benzetişle josef ka benzeri bir bakışındı ya da konuşmayı kesip aman sen öyle bir gittin ki benimle Piknik beni sana verdi önce Gelişen güneş yalnızlıktan bir göze Eski ellerin Ve çağlarınla bir şeye uzanmış etin Ve hançerinle zamana saf durmuş Son gidişindir bu Bunların hepsi beni çağırıyorlar sevinçlerimden Biri denizdir uzun boylu gürültüsüyle zaten hangisi kavak zürafası değil biri bütün yan odaları bekler kuşkulu geçer camlardan ve bırakır yerini bir koridor bekçisine Haydi sen bütün onlara git benimle Son sigaramdın Gidişin antinikotin Birden bir şey mutlu eşit piyano çalıyor Elleri iki çeşit durgun Gerçi çıkmıyor gelenlerin karanlığa duranların Suya inen sesleri Tam şimdi denizinle bir çakıl taşına yaklaşıyor kuma çok yakın bütün kesitlerinle bakıyor ve bunalıyorsun Tam şimdi ipe koşan beni elleriyle alkışlayan ağrıyan bir gün geliyor C.Z. |
bir sevgi istiyorum Tek bir ışık arıyorum tek bir ses. Ve bir umut:şu karanlık dünyama. Sevginin ve mutluluğun kaybolduğu. Yalnızlık ve sonsuzluğa bakan pencereden. Ilık bir rüzgar gibi Savrulan yaprak şu dünyada Sevginin parmaklarıyla sımsıkı sarılmak. Ve perçinleşmek Sonsuzluğu elde edebilmek. Çok zor yalnızlık ve karanlık. Ürpertici ve sessiz Olsa bir umut sadece bir umut Sonsuzluğa gelen bir kuş misali. Gelsen bana sen ve o sıcaklığın Hissetsek derinden ve içten ŞU YALANCI DÜNYADA:( |
Sensizlik İçinde Dağlar dayanamaz çocukluğuma Erguvanlar seslenir içimden Nasıl anlatsam kendimi size... İnce bir çizgiyim kendi içimde Zayıf ama onurluyum kalbimde. Yakamoza otursaydım bir an Ağlasaydım güzelliğinden masumluğuna Hayır demeseydin bana sevdiğim İnansaydım, güvenseydim sana Nerdesin sevdiğim... Yalnızım, hem de çok mutsuzum. isimsiz kral |
saf tutuyoruz hayatın arkasından ömrümü kuyruğa soktum komşuda pişer bize de düşerlere kanıp burnumun direğini kıran aşktan nasiplenmek için tabağım tertemiz kürkçü dükkanlarına geri dönüp yine sana el açıyorum..... Benden adam olmaz çekip gitmelerin tam zamanıdır ama ben yalnızlığın emir kuluyum bu yüzden bomboş geri dönüyorum bu şarkıdan... sokak lambaları karanlığıma düşer mi ki bu kalabalık duraklarda bir tek benim seni bekleyen hiçliğimi sürsem dokunduğun yerlere kanatsam acımı gelmeyişlerinle bir patikadan düşmüşüm kayıbım büyük ey hayat dur iki dakka nefes alarım sonra getirirsin onun hayalini gözümün önüne.. böyle olmuyor kirpiklerimden düşüp düşüp parçalanıyorsun ama hiç tükenmiyorsun kuyumu kazmaya zahmet etme ey yar beni yusufla aynı karanliğa atıver bir yerlerden güneş doğar elbet .... sen git bu gökkuşağını da yanına almayı unutma zaten bir tek senin saçlarına yakışıyordu.. alışırım her şeye olmayışını saklarım içimde alışırım bir kapatırım iki kapatırım gelmeyişine umutlarımı. sonra bu oyundan mızıkçı bir çocuk gibi vazgeçip oturur tekrar seni severim.... keşkelerim bardağı çoktan taşırdı solmuş bir çiçek gibi yüzüm umudumu hör görmüşsün bir duvar dibinde ölümü arayım imlam zayıftı benim bu yüzden anlatamadım sana bende nasıl varolduğunu... Ey yar... bu kalabalık duraklarda bir tek ben idim seni bekleyen hiçliğimi sürsem dokunduğun yerlere kanatsam acımı gelmeyişlerinle ... Hüseyin Avni ÇAKMAK |
Yağmur Yağınca Şu an dışarda yağmur yağıyor, Bestelerini oluşturmaya çalıştığım kağıt, Üstüne damlalar geldikçe ürperiyor. Ve bu dizeler... Rüzgar estikçe bir yaprak misali, Sözlerim dalından ayrılıyor. Nereye düşeceğini tahmin bile edemeden; Oradan oraya savruluyor... Düştüğü an tozlara bürünen, Bir yaprak oldum sadece... İnsanların üzerime basıp ilerlediği, Bir yaprak kaldım sadece... isimsiz kral |
AYRILIK SEVDAYA DAHIL Acilmis sarmasik gulleri kokulariyla baygin En gorkemli saatinde yildiz alacasinin Gizli bir yilan gibi yuvarlanmis icimde kader Uzak bir telefonda aglayan yagmurlu genc kadin Ruzgar uzak karanliklara surmus yildizlari Mor kivilcimlar geciyor daginik yalnizligimdan Onu cok ariyorum onu cok ariyorum Heryerimde vucudumun agir yanik sizilari Bir yerlere yildirim dusuyorum Ayriligimizi hisettigim an demirler eriyor hirsimdan Ay isigina batmis karabiber agaclari gumus tozu Gecenin irmaginda yuzuyor zambaklar yaseminler unutulmus Tedirgin gulumser Cunku ayrilik da sevdaya dahil cunku ayrilanlar hala sevgili Hic bir ani tek basina yasayamazlar Her an otekisiyle birlikte hersey onunla ilgili Telasli karanlikta yumusak yarasalar Gittikce genisliyen yakilmis ot kokusu Yildizlar inanilmiyacak bir irilikte Yansimalar tutmus butun sahili Cunku ayrilmanin da vahsi bir tadi var Oyle vahsi bir tad ki dayanilir gibi degil Cunku ayriliklar da sevdaya dahil Cunku ayrilanlar hala sevgili Yanlizlik hizla alcalan bulutlar karanlik bir agirlik Hava agir toprak agir yaprak agir Su tozlari yagiyor ustumuze Ozgurlugumuz yoksa yalnizligimiz midir Eflatuna calar puslu lacivert bir sis kusatti ormani Karanlik coktu denize Yanlizlik cakmak tasi gibi sert elmas gibi keskin Ne yanina donsen bir yerin kesilir fena kan kaybedersin Kapini bir calan olmadi mi hele elini bir tutan Bilekleri bembeyaz kugu boynu parmaklari uzun ve ince Simsicak bakislari suc ortagi kacamak gulusleri gizlice Yalnizlarin en buyuk sorunu tek basina ozgurluk ne ise yarayacak Bir turlu cozemedikleri bu olu bir gezegenin soguk tenhaligina Benzemesin diye ozgurluk mutlaka paylasilacak suc ortagi bir sevgiliyle Sanmistik ki ikimiz yeryuzunde ancak birbirimiz icin variz Ikimiz sanmistik ki tek kisilik bir yalnizliga bile rahatca sigariz Hic yanilmamisiz her an dusup dusup kristal bir bardak gibi Tuz parca kirilsak da hala icimizde o yanardag agzi Hala kipkizil gulumseyen sanki atesten bir tebessum zehir zemberek Attila İlhan |
Yalnız Ölmek Dalgalarla,çekip gideceğim. Ne arayanım olacak,ne soranım Bir sabah,bir sabah... Ne kadar yalnız yaşadımsa O kadar yalnız ...öleceğim. |
Bilmiyorum Nerdeyim Bilmiyorum nerdeyim ne haldeyim ben kimim? Ayrılırken kimliğim adresim sende kalmış Tebessümü yüzüme çok görüyor matemim Güldüğümü gösteren tek resim sende kalmış Akların kaybolduğu renğin ahenk bulduğu Toprağın kadehine ab-ı hayat dolduğu Bir gül için bülbülün saçlarını yolduğu Aşkın harman olduğu o mevsim sende kalmış Nerede o çocuksu o şımarık hallerim Saçlarına hasreti tanımayan ellerim Rengarenk rüyalarım toz pembe hayallerim Tekmil neş'em sevincim hevesim sende kalmış Ayıplama kınama kahveye gidiyorsam Avunabilmek için bir tavla atıyorsam Garson çay uzatırken ben 'aklımda' diyorsam Sende kalmış demektir ladesim sende kalmış Dostlar da muhabbeti kestiler,luzumda yok Zaten senden ziyade sohbetim sözüm de yok Sen dönmeden kimseye bakacak yüzüm de yok Aynalarda kendimi göresim sende kalmış Allahım düşmanımı düşürmesin bu za'fa Sanki her noksanımı mecburum itirafa Hangi şarkıya girsem notalar do re mi fa Sol! diyorum sana sol! sesim sende kalmış Sende kalmış umudum saadet çağım sende Sende kalmış huzurum tüten ocağım sende Sende hayat kaynağım duygu membağım sende Can diyorum sana,can-kafesim sende kalmış Gel Tanrıya borcunu teslim etsin bu yürek Tez gel ki enkazımı kapatsın kazma kürek Kelime-i şahadet getirmem için gerek Son diyorum sana son nefesim sende kalmış. isimsiz kral |
Yalnızlık Gözyaşlarım benim tanrıya yakarışım hislerim duygularım yaptıklarım ve yapacaklarım adeta bir şeyi haber vermek istiyorlar gibi ama bu ne bilemiyorum... Tek bildiğim bir şey var o da yalnızlığım. Gözyaşlarım sel olup gittiğinde ve, Benim artık üzülmekten sesimin çıkmadığı anda yine düşünüyorum ve yakarıyorum tanrıya neden hep böyle ne zaman bitecek bu acılar diye ama bir cevap gelecekmi bilmiyorum tek bildiğim bir şey var o da yalnızlığım. Ancak bir gün bir şey oluyor her şey bitti çözüldü diyorum ancak o zamanda yine bilmediğim bir şey oluyor tam her şey çözüldü derken başka bir problemle karşılaşıyor yüreğim hala yalnızım evet hala yalnızım tek bildiğim bir şey var o da yalnızlığım. |
Öylesine yalnızım ki bu gece Öylesine yalnızım ki bu gece, Gecenin mavisini bölen sokak lambalarını bile farkettim. Öylesine yalnızım ki... Öylesine yalnızım ki bu gece, Sokakta nara atanların ne kadar haklı olduklarını farkettim. Yıldızların ne kadar parlak olduğunu, Gecenin ölümden bile korkutucu olduğunu, Hayatın aslında ne kadar sahte olduğunu, İçinden geçip gittiğimiz zamanın aslında hiç olmadığını, Ölümün ne kadar sessiz ve ürkütücü olduğunu farkettim. Öylesine yalnızım ki bu gece, Hayatımın senden ibaret olduğunu farkettim. Öylesine yalnızım ki... Çagdaş Göktaş |
Artık bittin bende.. Gittiğinde bitmiştin hemde.. Bu kalbin kapısını kırıp umursamadan cekip gittiğinde bittin Bende. Ama o zaman kalbimde bitirememiştim seni... Zordu bunu bir anda başarmak. başaramadım bende.. Zaman öğretti bana hayatın sensizde yaşanılabileceği. Nasıl senden önce yaşamayı başarabildiysem.. Çok uzun zaman gecti ben seni bitirdiğimde. Ama.. ama bitiremiyordum o kahrolası lanet yerde işte.! Çabalıyordum,uğrasıyordum ama yok. Başaramıyordum. Ömrüm boyunca da başaramam sanmıştım. Hep böyle kalırım sanmıştım . Olmadı. Başardım. Ve gurur duyuyorum kendimle şimdi. Belki haberin yok bunlardan. Olsada umursar mısın bilmem. Çokta umrumda değil açıkçası. Kısaca artık kalbimde de bitirdim ben seni. Ordada yoksun artık. Bir gün karşıma yine çıkacaksın biliyorum. Bir gün üzmek isteyeceksin beni. Ama bu sefer farkLı oLacak Çünkü içimde sen oLmayacaksın.. Ve.... Benden duymaya hiç aLışkın oLmadığın bir keLime duyacaksın; H A Y I R istemiyorum seni S E V M İ Y O R U M Artık...!!! |
Yalnızım aşk mıdır söyle seni sensiz yaşamak yokolmak sensiz sevişmelerde uykusuz bu gece sensizlik ülkesinin sessiz boğucu karanlıkları içinde sular gibi yalnızım sular gibi kimsesiz akıyorum toprağı ve havayı soluyarak sensin diye bu gece bu gece allahlar kadar allahsızım uzaklardan gelen köpek havlamalarına yağmurun son damlalarına ağaçların en incecik dallarına tutunacak kadar yalnızım Celal Kabadayı |
Yalnızlıkacı çektim ya günlerce hatta gecelerce bekledim seni aylarca, yıllarca gönlüme bir ağrı inceden bir sızı saplandı bir anda olduğum yere seriliverdim öylece kaldım orada ne gelen vardı ne de giden yapayalnızdım be sevgilim yapayalnızdım arayıp nasılsın diyen bile yoktu o kadar yalnızdım ki aradan zaman geçti tabi ki bir gün bir baktım saçlarıma erimeyen karlar yağmış ben şimdi ne yapacağım be sevgilim yalnızlık beter sensizlik daha da sensizlik daha da beter be sevgilim dön artık dön artık ne olur bana geri dön be sevgilim sensiz yapamıyorum sensiz olamıyorum en sevdiğim Fuat Asığ |
Yalnız Adam Yağmurlu bir gece, boş sokakta bir fener. Geceyi süsleyen yalnız bir fener, ve önünde yalnız bir adam. Ayaklar`ının artık tutmadığı bir anda, bırakıvermiş kendini oraya. Kimse bilmiyordu, ama bu genç yaşına rağmen, ne çok yol almıştı bu adam. Gözlerine uykusuzluğun, bedenine bitaplığın izleri yansıyordu. Neydi onu bu hâle koyan, hiç kimseye söylemiyordu. Ne gece`ye açıklıyordu sırrını, ne de onun gibi yalnız olan fener`e. Zamanı geldiğinde, bu sırrını bir tek toprakla paylaşacaktı. Bir adam vardı, o gece çaresizliğin en karanlık noktasına ulaşan bir adam. Yağmurlu bir geceydi, her zamankinden daha karanlık. Bir kadın kırık camlı pencere`nin önünde otururken, gözyaşları yağmura eşlik ediyordu. Yağmur`un ve sessizliğin sesinden başka hiçbir şey duyulmuyordu. Kadın`ın içinde atılan çığlıklar bile. Yıkık ve soğuk bir kulübe`nin içinde yalnız bir kadın. Ağlıyordu. Gözleri geceye dalarken, düşündüğü tek bir şey vardı: Şimdi nerdeydi, ne yapıyordu acaba. Alev Güneş |
Yalnızlık Şiiri karanlığın insanı delirten bir ihtişamı vardır yıldızlar aydınlık fikirler gibi havada salkım salkım bu gece dağ başları kadar yalnızım çiçekler damlıyor gecenin parmaklarından dudaklarımda eski bir mektep türküsü karanlıkta sana doğru uzanmış ellerim gözlerim gözlerini arıyor durmadan nerdesin? |
Yok Gün olur ağlarım yalnızlığımda Duygularımı,göz yaşlarımı dindiremem Hep uzaklarla dolu hayat Boşlar sokağında tırmanan ben Sonu çıkmaz... Ve bir ben dolaşırım senin için Kaybolmuş gecelerde Aşıklar pazarına giderim Bulamam seni Bittim artık direncim yok Şafak vakti düşünürüm seni Ne bir ses olur Ne de sen olursun yanımda Dur diyecek! Gidiyorum sensizliğimle yan yana Kimseleri götürmüyorum, Anılarımı, duygularımı,kendimi bile... </B> isimsiz kral |
VESSELAM Oturmuşum ah ile geceleyin İşte tabiat İşte kavak yelleri İşte kalbim Sözü yoksa aşka dair kimsenin Diyeceğim başka şeydir vesselam. İşte bu ağulu ezgiler kalbime yazılmıştır İşte bu sessizce yürüyen hayat İşte acılar denizindeki gizemli dalga Ateş gibi olan yalnızlık Diyeceğim başka şeydir vesselam. Mutlaka tutulmuştur tutanakları Bütün cinayetlerin Hayretler içerisinde bir zaman Bütün suçlar ve bütün göz yaşlarıyla Bize yıldırım gibi olan destan Kırmak gerekiyor artık kalbini yalnızlığın Diyeceğim başka şeydir vesselam. N.DUMAN |
Hasret Zor Ama Hasret zor Ama Özlediğim sen olunca Hasreti seviyorum . Gülmek güzel Ama Gözyaşlarım senin için akınca Ağlamayı seviyorum. Ben seni Senden biraz uzak Sana biraz yasak Epeyce de yanaklarımı ıslatarak Öylece seviyorum. Ya sen beni nasıl seviyorsun? isimsiz kral |
BIRAKIP GİTTİN BENİ Bırakıp gittin beni bütün kapılardan. Bütün çöllerde tek başıma kodun beni. Şafakta arayıp öğle vakti yitirdiğim Vardığım hiçbir yerde değildin. Sensiz bir odanın sahrasını nasıl anlatsam ! Hiçbir şeyin seni andırmadığı bir pazar kalabalığını, Denizde dalga kıranda da boş boşluğunu bir günün, Seslenip de senden cevap alamadığım sessizliği.. Bırakıp gittin beni kalarak olduğun yerde hareketsiz Her yerde bırakıp gittin beni gözlerinle Düşlerin yüreğiyle bırakıp gittin beni. Yarım kalmış bir cümle gibi bırakıp gittin, Gelişigüzel bir nesne, bir "şey", bir iskemle gibi, Yazla birlikte biten bir kısa tatil, Çekmecede bir kart gibi bırakıp gittin. Senden düşen hep ben oldum en küçük kımıldanışında. Başını çevirdiğin için ağladığımı görmedin hiç Bana bakıp görmediğin için, Ben yokken içini çektiğin için. Ayağına düşen gölgene acıdın mı sen hiç ? Louis Aragon( 1897 -1982 ) |
MAYIN HATTI Bunlar, aşkların vurgun yediği gündüzlerde ısıttığım sokakları soğutacak, öptüğüm kadınları ağlatacaklar. İşte bunlar, diyorum bizi çıldırtacaklar; bunlar, buruşturup sevinçleri göğü kanatacaklar... Mayın hattında bunlar, bizim olan yamaçları bir bir kuşatıp, yüreğime uçurduğum güneşi çalacaklar... Mayın hattında ömrüm, olur olmaz gülmeyin; yaralanır, düşerim koğuşlara, umurumda mı, gelmeyin! Gider tüfek çatarım dağda, hiç ardıma düşmeyin, efkârıma ilişmeyin! |
Yalnızlıklar İçinde İşte gemiler gidiyor, Bırakıp beni kumsalda. Kırık gönlüm ; Koskoca bir ıssız ada Her yanda yalnızlık Her yanda hüzün var. Ne sevenim Ne gülenim yüzüme Yalnızım,yalnızlıklar içinde.. isimsiz kral |
İTİRAF ISize açabilmeliydim içimiGeceler yalnız sizeVe yüzüm kızarmadanÇocukluğumun küçük aşklarınıAnlatabilmeliydimGeceler yalnız size.IIBenim de aşklarım olduVe alabildiğine günahlarım.Halbuki bigünah olmak istedimBütün ömrümce.IIIAnam,Ben topaç çevirirken sokakta,Benim güzel oğlum,Paşa olacak derdi...Halbuki ben hâlâTopaç çeviriyorum sokakta. Rüştü Onur |
Yalnızlık Olduğu Gibi Yalnızlık olduğu gibi karanlığa benzer, Kimseyi göremezsin. Sessizlik olduğu gibi güvensizliğe benzer, Kimseyle dertleşemezsin. Bir maske takıp gerçek yüzünü gömersin karanlığa, Sahtelik olduğu gibi herkese benzersin. Kalbinden bütün damarları kopardığında, Sende olduğun gibi herkese benzersin. Canın acır, yüreğin bağırır, kalbin sızlar, gözlerin ağlar, Sanki kanın alevler üzerinde kaynar. Kemiklerin...kitlenir birden ellerin, Dizlerin tutulur aniden bel kemiğin, Sanki ruhun isyan eder İşte senin en büyük derdin. Boynunu büküp maskeni çıkartır, Kalbine kan akıtan damarları yeniden bağlarsın, Göz yaşlarını bir daha ağlamamak için siler, Yüreginle bu zalim dünya’ya baş kaldırırsın. Yalnızlık olduğu gibi sana benzer, Kimselere benzemeyemezsin, Yalnızlık olduğu gibi ölüme benzer, Bu dünya’ya ayit değilsin. Levent Çetin |
YAĞMUR DUASI BEN geldim geleli açmadı gökler Ya ben bulutları anlamıyorum Ya bulutlar benden bir şeyler bekler Hayat bir ölümdür aşk bir uçurum Ben geldim geleli açmadı gökler Bir yağmur bilirim bir de kaldırım Biri damla damla alnıma düşer Diğerinde durur göğe bakarım Ne şehir, ne deniz kokan gemiler Bir yağmur bilirim bir de kaldırım Nedense aldanmış ilk gece annem Efsunlu bir gömlek giydirmiş bana İişte vuramadı gökler bana gem Dinmedi içimde kopan fırtına Nedense ilk gece aldanmış annem Biri çıkmış gibi boş bir mezardan Ortalıkta ölüm sessizliği var Bana ne geldiyse geldi yukardan Bana ne yaptıysa yaptı bulutlar Biri çıkmış gibi boş bir mezardan İyiki bilmiyor kalabalıklar Yağmura bakmayı cam arkasından İnsandan insana şükürki fark var Birine cennetse birine zindan İyiki bilmiyor kalabalıklar Yağmur duasına çıksaydık dostlar Bulutlar yarılır hava açardı Şimdi ne ihtimal nede imkan ar Göğe hükmetmkten kolay ne vardı? Yağmur duasına çıksaydık dostlar Ben geldim geleli açmadı gökler Ya ben bulutları anlamıyorum Ya bulutlar benden bir şeyler bekler Hayat bir ölümdür aşk bir uçurum Ben geldim geleli açmadı gökler S.KARAKOÇ |
Onurumda dökük bir yüzdü topladığım, sayfalara mefta düşen bir özne kaldım sana, ağır bir soluk giyindim ağzıma,boğazıma kılçıklı nefesler sürdüm, yeminimi içtiğim gecenin ziftini kustum soframa, alnım çatladı avazımdan... sessiz gemilerle göçtüm istanbul'dan,ardımdan yaralı bir albatros gibi kaldı bakışın... mutlanan yanında kafası koltuğunda sevinçler kaldım sana, yittiğimle kaldım kaldığımla yittim, şimalime geçirip tırnaklarımı seni içimden söktüm, kangren onulmazlıklarda çektim dilime şişleri, yüzünün odalarında kurdum tebessümel darağaçlarını,tükendim... ölü gülüşlerden dem vurdum içime bu yüzden paslıdır gamzelerim, kalın harflerini yüklendim alfabemin, cümlesizliklerde yittim, gözleri kör martılardan izledim İstanbul'umu katre katre tükenişi resmoldu içime, ayaklarım akıl adımlarına dolandı düşlere koşmaya meyilliyken... miyadı doldu intiharların,kapılar yüze vuruldu, duası dil yakar oldu bekleyişlerin ve bulduklarımızda kayba döndü yaşam, en ücra yerlerime damarlarıma hücrelerime kadar sızdı acı, beynim aşım oldu önüme, intiharlar her gece öldürmese de beni alıştı bedenime |
Sevgisiz Yürek Eser rüzgar gecenin soluk nefesinde Leyla başka hayal denizinde İsteyem sev diye bir gün can teknesinde Feryadım yürek sancısı meyhanenin şarap şişesinde yürüyorum yolların sokakların sessiz çığlıklarıyla elimde bitmeyen sigara arkadaşlık ediyor dumanıyla hayalini görüyorum sanki yanlız direklerin ışıklarıyla bitmedi bu çile sanki sevgisiz bir gülün feryadıyla her gün sensiz geçen gecelerimin isyanı bitmeyen sigaramın asi dumanı solmuyor bu aşkın bu yürek sevdası sen sevmesen de beni gelecek bir gün zamanı.. isimsiz kral |
YOK GİBİ YAŞAMAK Boğuk bir bakışın oluyor senin Bir girdap derinliğinde kayboluyor gibiyim Yok gibi yaşamak bu kalkıp kurtulmak gibi kalabalıktan Durma bana türkü söyle Anadolu olsun Susuz dudak gibi çatlak olsun Karanfil gibi olsun kara çiçek gibi solgun yüzün Durmadan akıyor kalbim ayaklarına bana karanlık bakma Ağıyorum bir karanlık karayel saçlarına Çekme ülkemden nar yangını gözlerini Beni bu kentten kurtar beni yalnız ko git beni Arıyorum arıyorum o ilk çağ ırmaklarında sedef ellerini Susmam seni ürkütmesin içimde çağlar var bilmelisin Katı bir yalnızlık bu bilmelisin Kaçmam kendimi bulmam ben senden yoksunum iyi bilmelisin. Şu yalnızlık çıkmazında önümde niye sen varsın Niye herşey bir anda kayıyor sen kayıyorsun Kalbim niçin bu kadar yabancı sen niye yoksun Bir sam yüklü geceleri içimden atamıyorum Niye bunları bir anda unutamıyorum Hadi tut elimden gök gibi ölü kadar yalnızım. E.BEYAZIT |
di'li geçmiş zamanlarda saklıydı sevda ve soyunurdu arsız yalnızlık karşısında simsiyah öreselerdi tenini gece yıldız tohumuydu içine düşen... bir kadın doğardı sancılarda sabah apansız yollarda düş kırığı sıçratırdı adımları denizdi alabildiğinde dalgalı mavi saçlı sis bastırmış liman.... gemilerin yanaşamadığı.... |
Yalnıza Övgü Mutluluğun gözü kördür, Yalnızlık sağır. Ondandır biri tökezleyerek yürür, Öbürü uykusunda bile bağırır. Mutluluk yalnız kendisini görür; Unutur bu yüzden ilkin kendisini. Yalnızlık kendi tutukluğunda özgür, Boyuna bekler dönsün diye sesini. Mutluluk alışır kendisine, ölümden beter; Borçsuzluğuyla övünür, ama kedisi doğurmaz. Yalnızlığın gidecek bir yeri yoktur; Boyuna kapısına döner, açan olmaz. Mutluluğun mezarları, yalnızlığın heykeli var... Her ikisinin de saksılarında çiçek. Biri hep başka bir renkle solar, Öbürüyse ha açtı, ha açmayacak. isimsiz kral |
Gülüm Saçlar ağardı; sanma ki yaşlanmışız gülüm Vallahi neyse sendeki hoşlanmışız gülüm Yıllar geçtikçe gönül uslanır sanıp Düşmüş büyük hatalara aldanmışız gülüm Gel ağzı süt kokanlara yaklaşma zevki yok Onlar gibiyken aşkı oyun sanmışız gülüm MEHMET ÇINARLI |
Yalnızlık Çok ZorGidince gördüm ki gurbet çok acı, Birbirini özler kardeşle bacı. Gizli yar sevmenin yoktur ilacı, Gelme gurbet ele, yalnızlık çok zor... Gece rüyanızda uzansa bir el, Okşasa saçını, sevse ne güzel. Sonbahar gelince dökülür gazel, Gelme gurbet ele, yalnızlık çok zor... Yatarken açılsa kapısı hanın, Yüreği kabarır, çarpar insanın. Sesini duysanda uçan sunanın, Gelme gurbet ele, yalnızlık çok zor... Sevdiğim bir kadın, ben ise erim. Sevenler kavuşsun, birleşsin derim. On gün kaldı Malatya’ya giderim, Gelme gurbet ele, yalnızlık çok zor... Elini kesseler bıçak satırla, Bahri şiir yazar iki satırla. Yıllar sonra bu günleri hatırla, Gelme gurbet ele, yalnızlık çok zor... 4 ARALIK 2001 / ESENKÖY Bahri Çavuşoğlu |
Tek Basima Ölürken çocuklarimi unuttum Küçük deniz kirpileriyle sabah Denedim bütün sabahlari. Sana sürgünümün sarabini biraktim al Mumlarini güzelligin ve hiçligin Bir de kaygumun soluk ellerini. Denedim bütün ölümleri Ama görmedim büyülü agaç Ezilmis sevdalarin giysileri. Sana ayriligin yayini biraktim al Bir de adini bilmedigim gökyüzünü Lamalar gibi kosar bozkirda. Oysa ölümsüzlük suracikta, kar Günesi gibi doldurmus odayi, basit, Anlamsiz ve tek basina. Ayaklarim hayvan, üstüm basim bitki Denedim bütün vakitleri al Baska türlü geçmeyen bir vakitti. Melih Cevdet Anday |
Yalnızlık Olduğu GibiYalnızlık olduğu gibi karanlığa benzer, Kimseyi göremezsin. Sessizlik olduğu gibi güvensizliğe benzer, Kimseyle dertleşemezsin. Bir maske takıp gerçek yüzünü gömersin karanlığa, Sahtelik olduğu gibi herkese benzersin. Kalbinden bütün damarları kopardığında, Sende olduğun gibi herkese benzersin. Canın acır, yüreğin bağırır, kalbin sızlar, gözlerin ağlar, Sanki kanın alevler üzerinde kaynar. Kemiklerin...kitlenir birden ellerin, Dizlerin tutulur aniden bel kemiğin, Sanki ruhun isyan eder İşte senin en büyük derdin. Boynunu büküp maskeni çıkartır, Kalbine kan akıtan damarları yeniden bağlarsın, Göz yaşlarını bir daha ağlamamak için siler, Yüreginle bu zalim dünya’ya baş kaldırırsın. Yalnızlık olduğu gibi sana benzer, Kimselere benzemeyemezsin, Yalnızlık olduğu gibi ölüme benzer, Bu dünya’ya ayit değilsin. Levent Çetin |
Yalnızlık Yine yağmurlu bir gece Ve yine yalnızlık.... Herkes sevdiğiyle beraberken Ben yine yalnızım "Kalbimdeki"keşke yanımda olsaydı Desem de olmayacak biliyorum... Gözyaşlarım yağmur damlalarına Eşlik ediyor yine Bir hayal var yanımda Sarılmak isteyip de sarılamadığım Beklemek,beklemek ve beklemek Tek yaptığım bu... İstemek,özlemek ama ulaşamamak Kaderim desem de kabullenemiyorum Başkasına ait olsa da... Arayıp sormasa da... Çok uzaklarda olsa da... "Onu"çok seviyorum..... ............................ Fatma PAMUKÇU |
Yalnızlık Kaygısı Nerden çıkacak diyerek gözlendi Üstüne üstlük sokaklar tutuldu Kolumda ekrep yelkovan izlendi Bakmadık ne yol ne park unutuldu Yüz defa bana inan deyip gitti Ne bir telefon ne de haber etti Bence bu sevda başlamadan bitti Sanmasın ki şu gönlüm uyutuldu Randevu denen koskoca yalanmış Nasılda gönlüm bu hayale kanmış Bedel ödeyen hicranı tadanmış O belki benden ebedi kurtuldu Yalana geçit tanımazdım hiç ben Doğru adına kalmadı bir güven Nedir insanı özünden döndüren Büsbütün kul mu kuldan soğutuldu Eyvah diyenin yok mudur duygusu Sorarım size yok mudur sevgisi Bitmeyecek mi yalnızlık kaygısı Nice mecnunlar gamla avutuldu 23:10 01.04.2007 Engin Namlı |
http://img441.imageshack.us/img441/6300/89021379dx3.jpg Sessizliktim.... Sessizim bu gece.. Hiç olmadığım kadar.. Söylenicek o kadar kelime, o kadar cümle olmasına rağmen, ben SUSTUM! Sessizlik içnde kaldım hep.. Sana söylemek istediğim kelimeleri kalbime gömdüm.. Belki birgün, hani olurya belki bigün kalbime ağır gelir kelimeler, içimden atmak isterim ya.. İşte ozaman -söylerim- diye ! Kimse yardım etmedi bana.. Sessizlik içinden çıkamadım birtürlü.. Hep sessiz kaldım ben.. Aşka, sevgiye, dostluğa, KALBİNE !! Konuşamadım.. Dilim varmadı söylemeye... SUSTUM! Kimi zaman ağladım! Bekledim.. İçimi döktüm kağıda, kaleme.. Beni tek anlayan onlardı çünkü. Ne dostum ne arkadaşım.. Hiçbişey kalmadı! Sen.. Sen ise yoktun zaten..! Yalnızlıktım işte bu yüzden... Sessizliktim... Konuşsam... susturursun diye korkuyorum.. Ağlasam... arkamdan gülersin diye susuyorum.. Sussam... işte ozaman hiçbirşey yapmıyorsun diye bende SUSUYORUM..! Belki kötü yapıyorum.. İnan hiçbirşey bilmiyorum.. Beynim ! KaLbim ! AkLım ! Hepsi sende... Hepsi sendeyken hiçbirşey düşünemiyorum... Ruhumda SADECE SEN... Ayrılık vakti yaklaşır..uzaktan.. Görürüm! Hiç sesimi çıkarmam.. Çıkaramam.. Sessizim bu yüzden işte.. Konuşamam !!! Alıntıdır |
| Saat: 20:16 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık