MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Yalnızlığıma (Yalnızlık) (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/8336-yalnizligima-yalnizlik.html)

nünü 3 Ekim 2007 09:19

Yorgun tirenlerin ırmağımızı
Köpürttüğü yere gelince
Saçların serin başlayan akşamdı
Gözlerin ayaza çalan gece

Dalgalarını gömmüş içine
Sakin bir denizdim
Karanlıkta birdenbire
Parlayan yakamoz gibi
Koynumdan çıkıp gittin

Sonra patlayan fırtınada
Sendeleyen gemi
Gömüldü denizin dibine
Aşkım batık bir gemi şimdi

Saçlarıma istiflerken yağmuru
Bütün otobüsler çoktan gitmiş
Son tireni de kaçırmıştım
Kalbim tenha bir istasyondu

Sokaklarda üşenmeden denedim
Yalnızlığın bütün biçimlerini
Bütün yıldızlar bir oldu
Bir oldu sabaha kadar
Hiçbir yalnızlığıma yetişemedi

Aşklar içinde aşkım belkide
Artık küçücük bir hiçtir
Aşk benim içimde gitgide
Büyüyen tarifi en zor sevinçtir


Misafir 3 Ekim 2007 12:26

Yalnızlıkacı çektim ya
günlerce
hatta gecelerce
bekledim seni
aylarca, yıllarca
gönlüme bir ağrı
inceden bir sızı
saplandı bir anda
olduğum yere seriliverdim
öylece kaldım orada
ne gelen vardı
ne de giden
yapayalnızdım be sevgilim
yapayalnızdım
arayıp nasılsın diyen
bile yoktu
o kadar yalnızdım ki
aradan zaman geçti tabi ki
bir gün bir baktım
saçlarıma erimeyen karlar yağmış
ben şimdi ne yapacağım
be sevgilim
yalnızlık beter
sensizlik daha da
sensizlik daha da
beter be sevgilim
dön artık
dön artık
ne olur bana
geri dön be
sevgilim
sensiz yapamıyorum
sensiz olamıyorum
en sevdiğim
Fuat Asığ


nünü 3 Ekim 2007 14:56

Bir küçük kayığım var,
Sana kızıp küfredemediğim zaman bindiğim,
Kayığım duygularım,
Küreklerim gözlerin olmuş
Ardımızda bıraktığımız iz şiir.
Gözlerinden şiirler yazdım denize,
Köpük, köpük göz yaşlarımı gördüm
Kifayetler içinde...
Saçlarına taktığım tokalar ellerimde,
Kokun nerde diye ağlarken duraksadım,
Denizin ortasında seni aramak geldi içimden,
Seni bulamayacağıma sevindim,
Tükürdüm geldiğim yerlere,
Sen gibi yüzüme değil yere,
Başımı kaldırdım,
Dilek diledim sessizce,
Dileğimden utandım,
Gözlerim düştü denize,
Uyandığımda güneş yalıyordu yüzümü,
Kör olduğumu sıcaklığı hissedip görmediğim de anladım.
Sensizliği bir türlü anlayamadığım gibi,
Sanırım bu gün de yürümeli şiirlerimin üstünde...
Gözlerin düştü ya denize...


Misafir 3 Ekim 2007 15:52

Yalnızım

Yalnızım
Sessizim
Ve
Sensizim
Oysaki
İçimde fırtınalar kopuyor
Adın hücrelerimde
Seni dünyaya haykırıyor…

Arif Ayan


nünü 4 Ekim 2007 09:56

GECE

Sözcükler birbirini götürdü,
Kitaplarda aklım kaldı.
Yaşamımda bir düğüm,
Ve gecede sivrisinek,
Kaldım .


Misafir 4 Ekim 2007 11:39

Yalnızım





Şu an dert yüklüyüm hem de katar katar
Bir dert alır beni, öbürünün kucağına atar
Dertlerle geçiyor nefes aldığım her bir gün
Mutluluk çok uzak ve ben mutluluktan sürgün
Ve garip duygular var içimde
Yakıp yıkıp eritiyor durmadan
Her günüm başka biçimde
Akşam gelir daha sabah olmadan
Özlerim dostların sesini, telefonda olsada
Bulunmaz biriymişim? Gelde bul kolaysa
Ben istersem buluyorum, nasıl olur bilmiyorum
Nedense bazı dostlarımı bir türlü silmiyorum
Dostluğun anlamını insanlar anlarsa eğer
Gerçek bir dost ölüme değer
Dostlukların tadı vardı, artık eskilerde mi kaldı?
Şeytan ruhları bu kadar mı satın aldı
Artık böyle olmuş dünya böyle olmuş gerçekler
Kim başkasının derdini paylaşıp kendisine ekler?
Demek ki herkesin hayat kapısı sadece kendisine açık
Sevilen bir yana artık dostlardanda ayrılık
Yerim belli yurdum belli ben bulunmaz biriyim
Ben artık ne ölüyüm ne de diriyim
Bulmak zordur beni, hatıraların aktığı diyardayım
Bulunamam kendimde, çünkü ben hep yardayım
Hiçbirşey koymadı bana, son zamanlarda yaşadıklarım kadar
Bilmezler ki yüreğim nasıl yanar?
Seslendiğim insanlar, bu sesimi duyuyor musunuz?
Saat gecenin dördü, yoksa siz uyuyor musunuz?
Boş ver be gönül, bu yaşadıklarına baş kaldırma
Sensin zaten bana istediğimi aratan
Olmasada isteklerin aldırma gönül aldırma
Seni sevmektedir YARATAN…

isimsiz kral


nünü 5 Ekim 2007 09:31

BİLİYORUM SANA GİDEN

Biliyorum sana giden yollar kapalı
Üstelik sen de hiç bir zaman sevmedin beni

Ne kadar yakından ve arada uçurum;
İnsanlar, evler, aramızda duvarlar gibi

Uyandım uyandım, hep seni düşündüm
Yalnız seni, yalnız senin gözlerini

Sen Bayan Nihayet, sen ölümüm kalımım
Ben artık adam olmam bu derde düşeli

Şimdilerde bir köpek gibi koşuyorum ordan oraya
Yoksa gururlu bir kişiyim aslında, inan ki

Anımsamıyorum yarı dolu bir bardaktan su içtiğimi
Ve içim götürmez kenarından kesilmiş ekmeği

Kaç kez sana uzaktan baktım 5.45 vapurunda;
Hangi şarkıyı duysam, bizimçin söylenmiş sanki

Tek yanlı aşk kişiyi nasıl aptallaştırıyor
Nasıl unutmuşum senin bir başkasını sevdiğini

Çocukça ve seni üzen girişimlerim oldu;
Bağışla bir daha tekrarlanmaz hiçbiri

Rastlaşmamak için elimden geleni yaparım
Bu böyle pek de kolay değil gerçi...

Alışırım seni yalnız düşlerde okşamaya;
Bunun verdiği mutluluk da az değil ki

Çıkar giderim bu kentten daha olmazsa,
Sensizliğin bir adı olur, bir anlamı olur belki

İnan belli etmem, seni hiç rahatsız etmem,
Son isteğimi de söyleyebilirim şimdi:

Bir geceyarısı yazıyorum bu mektubu
Yalvarırım onu okuma çarşamba günleri


KENCISii 5 Ekim 2007 14:41

Ne içimde seni unutmak gibi bir his var
Nede aşkımı körükleyen bir rüzgar
Ne seni görmeyecek kadar güçlüyüm
Ne de görmeye dayanacak kalbim var

*******************************************

Bir insanın idaelleri olmalı sonsuzluk gibi,
Bir insanın özlemleri olmalı umutla açan çiçekler gibi,
Bir insanın "BİRTANESİ" olmalı "BENDEKİ" "SEN" gibi

******************************************/////////


Sevgim sonsuz ama anlayana,
Aşkım sonsuz ama yaşayana,
Dostluğum gerçek ama paylaşana,
Dertlerim sıradan ama unutturabilene,
Sen "Birtanemsin", her zaman da öyle kalacaksın.


*********************************************

Mal kaybeden, bir sey kaybetmemistir.
Onurunu kaybeden, bircoksey kaybetmistir.
Esaretini kaybeden, herseyini kaybetmistir

*********************************************


nünü 6 Ekim 2007 11:02

DİYEBİLSEYDİM

Anladım diyemem ki! Suçluyum
Belki ben anlatamadım sana kendimi
Tutuştum, yandım da yokluğunda her gece
Yine gözyaşlarımla söndürdüm kalbimi
Her gün her dakika seni özlerdim
Bitmezdi kederim senin yanında bile
Susardım, gözlerime baktığın zaman
Mermer bir heykelin çaresizliğiyle
Oysa neler düşünürdüm sen yokken
Sana kavuşunca neler söylemek isterdim
Dakikalar bir ışık hızıyla geçerdi
Ayrılık başlayınca ben biterdim
En kötüsü beni koyup gitmendi
O öyle bir yalnızlıktı anlatılmaz
Hep yarım kalmış heyecanlar hazlar içinde
Biterdi bir kış, geçerdi bir yaz
Ve nice yıllar kovalardı birbirini
Gözlerimde gitgide büyürdü mesafeler
Bütün teselliler uzaklarda kalırdı
Bütün çiçekleriyle solardı bahçeler
Ne olurdu saadetlerin en büyüğü
İşte ellerimde al, diyebilseydim
Anlardın, ve hiç gitmezdin, değil mi
Bir gün duyduğum gibi kal diyebilseydim.


KENCISii 6 Ekim 2007 13:57

RÜYAMDA.GÖRDÜM.SENİ

Rüyamda seni görüyorum en masum halinle
Yine buluşup çay içiyoruz bir yerde
Saatlerce oturup konuşuyoruz gelmeyecek bir gelecek için.
Bazen sevişioruz, o bile masum be.
Buğulanıyorum tenine dokunurken
Birdaha dokunamamaktan mı ne?

Rüyamda seni görüyorum hep en geç 3 gün içinde
Ağzım çok bozuldu sövüyorum herşeye.
Olmayışına, seni tutamayışıma , gidişini çaresizce izleyişime,
hiçbirşey yapamayışıma, bakkala bile sövüyorum hep.

Rüyamda seni görüyorum ' anca rüyanda görürsüncesine ''
Ne güzeldi başlarda seni görmek.
Hiçbirşey bitmemişti sanki daha, yaram tazeydi hissetmiyordum herhal.
Ama artık koymaya başladı her sabah yok olduğun gerçeğini ispatlamak,
Başım ağrıyana kadar bağırıp duvarları yumruklamak.
Gözyaşlarım da cabası.
Seni ancak rüyamda görüyorum.

Bu sabah seni yine rüyamda gördüm
Yarın yanıma gel dedin. Heycanlandım acaba tekrardan mı başlıyacaktık...
Rüya bu beklermiyim hemen gittim yanına.
İlk kez beni ewine götürdün. Saniyelerce sarıldık, saliselerce seviştik.
Herşey aşkım gibiydi ; masumdu , gerçekti ve ilk kez oluyordu.

Birden sensizlik melodisiyle irkildim,
Vakit dolmuştu sabah olmuş saatim çalıyordu.
Kapadım gözlerimi uyanmak istemiyorum, devam etsin rüyam.
Olmadı..
Bu sefer bağırmadım, duvarları yumruklamadım.
Biraz öfke vardı sadece, beraberinde de hüzün.

Seni ancak rüyamda görüyorum.
Seviyorum, bitiyorum...


Pollyanna 7 Ekim 2007 16:04

Bitmeyen Yalnızlık
yine herzamankinden farksız birgün,
dışarıda güneş we hareket
içerde bir genç we yorgunluk bir de
YALNIZLIK.

we televizyonda reklamlar
yukarı katta tıkırtılar
aşağı katta sessizlik

uzaklarda ölüm,yakınlarda yine ölüm
bir yerlerde unutulanlar,bir yerlerde ise unutanlar
bilinmeyenlerde bir genç kız we bir genç kız daha...

uçurumun kenarında düşmek için hazırlananlar
uçurumun sonunda ölüm çığlığı!

arkada sonsuz gözyaşları,
uzun bir sessizlik,
anılarıyla başbaşa bir genç kız
Ve BİTMEYEN YALNIZLIK!!!!!.........



KENCISii 7 Ekim 2007 19:06

Yalnızca Sevmiştim
Güneşin doğmasına hayli zaman var.Bütün kuşlar derin uykuda.
Herkes evinde barkında,sıcacık yatağında.
Sahilde yürüyorum.``küçük bir tekne ve meyhanevi bir müzik,içeridekiler belliki kurmuşlar çilingir sofrasını,şarkıyada eşlik ediyorlar.``
Yanlız,yanlız gözüme uzakta,kayalıkların hemen dibinde ağlayan bir adam çarpıyor...
Yaklaşıyorum farkımda değil..
-Kirli sakal,kızarmış gözleriyle,bir elinde birası,ağzında sigarası
ve durmadan oynayıp durduğu cep telefonu...
Telefonun öbür ucundaki belliki sevgilisi.
-Yapma diyor,etme diyor,ben ettim sen etme diyor.
Ya karşıdaki çok inatçı,ya da adam çok büyük bir suç işlemiş.
Olumlu bir yanıt alamadığı kesin çünkü.
-Bak,diyor,``Ben sana şu önümdeki denizin kendi içinde barındırdığı kumlara muhtaçlığı kadar hasretim.Farzet ki ben denizim sende benim içimdeki sevdamsın.Yani benim bir parçamsın....``
-Şu kayalıklar gibi taş kesileyim ki,onlara yoldaş olayım ki.,
Ben seni ay ışığı gibi saf ve yalansız sevdim.. diyor.
Ama adam belkide ömründe ilk defa böyle ağlıyor.Çünkü.,
kolay kolay yıkılacak birine benzemiyor.
Biraz suskun kaldıktan sonra telefonu bütün öfkesiyle denize fırlatıyor..
Sonra cebinden kağıt kalem çıkartıyor.Uzun uzun birşeyler yazıyor.
Sonra kalkıyor.
Derin ve ıslak bakışları kararlı bir şekilde karşıya bakıyor...
Şimdi anlıyorum adamın telefonda denizden,kayalıklardan bahsederek neyi anlatmaya çalıştığını....
Adam intihar etmeye niyetli...
Koşup yetişiyorum,zar zor da olsa indiriyorum yere.
Altımda kıvranıyor,bırak beni diyor.Bense teselli etmeye çalışıyorum.Değmez diyorum.
Sonra bir çırpıda beni itip,kalkıp kaçıyor,karanlıklara karışıyor..
Tam o sırada yazdığı notu düşürüyordu cebinden..
Açıp okudum.O kağıtta neler yazdığını çok merak etmiştim çünkü..
Kağıtta hiç ama hiç ummadığım şu iki küçük cümle yazıyordu.,
``YANLIZCA SEVMİŞTİM......YANLIZCA SEVMİŞTİM.......``


Misafir 8 Ekim 2007 02:33

O YALNIZ

O kadar ki, o yalnız
Ona ilk rastladığım bir şeydir aklım
Bir el sürer mavisini uzağa
Uzaktan daha uzağa. Ardından
Yetişir sayısızlığım.

Kuzeyde, ince bir kar dağıtımında
Çocukların oyun oynamadığı yerlerde
Bulunmaya hazır ve
Eski çağlara ait bir parayım.

Aksam, soyulmuş gün ışıkları
Bölüşülmüş insan yüzü gar
Sayısız beni toplar bakışlarım
Dört güneşten biri o. Kendimi tarif edemem
Güneşler ıslak, soluğum kalın.

Edip Cansever


Misafir 8 Ekim 2007 10:06

YalnızlıklıkBugünlerde telefonum çalmıyor hiç
Ne arayan var ne de soran
Bir gün telefonum çaldı
Açtım
Yalnızlıktı arayan.

Aynalara küsmüşüm
Korkuyorum kendimi görmekten
Bir gün aynaya baktım
Gördüm
Yalnızlıktı görünen

Kimse çalmıyor kapımı
Hırsızlar bile uğramıyor
Bir gün kapım çalındı
Baktım
Yalnızlık çalıyor

Kimseleri ziyaret etmiyorum
Tek dostum yalnızlık artık
Bir gün ziyaretine gittim
Öldüm
Azrail'le kalıyor yalnızlık

İnanmadım hiç Tanrıya
O da bana inanmadı
Bir gün çıktım huzuruna
Anladım
Tanrı yalnızlıktı....
Deniz Feneri


yüksel2 8 Ekim 2007 22:38

SEVMEK DE YORULUR

Bir adam bir kadın var içimde iyice anladım
Bana bunu sessizce anlatıyorlardı
Bir yerde onların yönlerinden
alımlı bir zarf katlanmıştı uzaktaki
bulvarların geceye vurdukları
çağırmasız kır günlerini zararsız akrepleri
uzunlamasına yaşayıp yatay bir çocukla kalkan
bir sürü alışkanlıklar taşıyan
insanlığımızı gülüşü yalnızlar çarşısında
çağrılmış gümüş seslerini aynadaki yüzlerin
başkası sevsin diye en seçkin yerine
bir şal gezdirirdi
İnsanlığımıza bir şey getirirdi yalnızlarla

Bir sen varsın hep saçların ağzın
Bir merdiven hücresinde
uzak çağrışımlarla koşardın ya bensem
seni sonsuz gelişinle
saçından tanıyor gülüşünden kaçıyor
eğilip başını içlerimden geçtiğin zaman
uzağa bir yolcuya karşı çıkar gibi
Artık gecikmiş alışıldığım gidişinle
davranılmaz üstünde durulmaz
hiçbir tüfeğe gelmez bir kekliksem

Yüzün soygundan geçmiş öyle bir yerde
durmuş ki bakışın boynun bozgun
üstünden bir nehir geçer gibi
ya gecedir ondan ya bulanık sudan
bir hasta gibi ağrımaktasın

Gelişini aldım onu nasıl harcadım
Denizden bunalıp okyanusa
Selâm çakan vapurun
Sevindik adımına birden parka çekildik
Ve birden nasıl bayram bıyıklı
Bir yaylım herkesin yaydığı bir merhabayla
Eğip başını içlerimden gittiğin zaman
Uzağa bir yolcuya çıkar gibi

Selini üstüme çektin önce
camdan bir mektup dolabının
üstüste sayısız koridorunu yüzüme yakın
başını duvara değdirmiş bir benzetişle
josef ka benzeri bir bakışındı
ya da konuşmayı kesip aman sen
öyle bir gittin ki benimle

Piknik beni sana verdi önce
Gelişen güneş yalnızlıktan bir göze
Eski ellerin
Ve çağlarınla bir şeye uzanmış etin
Ve hançerinle zamana saf durmuş
Son gidişindir bu

Bunların hepsi beni çağırıyorlar sevinçlerimden
Biri denizdir uzun boylu gürültüsüyle
zaten hangisi kavak zürafası değil
biri bütün yan odaları bekler
kuşkulu geçer camlardan
ve bırakır yerini bir koridor bekçisine

Haydi sen bütün onlara git benimle
Son sigaramdın
Gidişin antinikotin
Birden bir şey mutlu eşit piyano çalıyor
Elleri iki çeşit durgun
Gerçi çıkmıyor gelenlerin karanlığa duranların
Suya inen sesleri

Tam şimdi denizinle
bir çakıl taşına yaklaşıyor
kuma çok yakın bütün kesitlerinle
bakıyor ve bunalıyorsun


Tam şimdi ipe koşan
beni elleriyle alkışlayan
ağrıyan bir gün geliyor C.Z.


nünü 9 Ekim 2007 09:22

bir sevgi istiyorum

Tek bir ışık arıyorum tek bir ses.
Ve bir umut:şu karanlık dünyama.
Sevginin ve mutluluğun kaybolduğu.
Yalnızlık ve sonsuzluğa bakan pencereden.
Ilık bir rüzgar gibi
Savrulan yaprak şu dünyada
Sevginin parmaklarıyla sımsıkı sarılmak.
Ve perçinleşmek
Sonsuzluğu elde edebilmek.
Çok zor yalnızlık ve karanlık.
Ürpertici ve sessiz
Olsa bir umut sadece bir umut
Sonsuzluğa gelen bir kuş misali.
Gelsen bana sen ve o sıcaklığın
Hissetsek derinden ve içten
ŞU YALANCI DÜNYADA:(


Misafir 9 Ekim 2007 12:09

Sensizlik İçinde





Dağlar dayanamaz çocukluğuma
Erguvanlar seslenir içimden
Nasıl anlatsam kendimi size...
İnce bir çizgiyim kendi içimde
Zayıf ama onurluyum kalbimde.

Yakamoza otursaydım bir an
Ağlasaydım güzelliğinden masumluğuna
Hayır demeseydin bana sevdiğim
İnansaydım, güvenseydim sana
Nerdesin sevdiğim...
Yalnızım, hem de çok mutsuzum.


isimsiz kral


nünü 10 Ekim 2007 12:16

saf tutuyoruz hayatın arkasından
ömrümü kuyruğa soktum
komşuda pişer bize de düşerlere kanıp
burnumun direğini kıran aşktan nasiplenmek için
tabağım tertemiz
kürkçü dükkanlarına geri dönüp
yine sana el açıyorum.....
Benden adam olmaz çekip gitmelerin tam zamanıdır
ama ben yalnızlığın emir kuluyum
bu yüzden bomboş geri dönüyorum bu şarkıdan...
sokak lambaları karanlığıma düşer mi ki
bu kalabalık duraklarda bir tek benim seni bekleyen
hiçliğimi sürsem dokunduğun yerlere
kanatsam acımı gelmeyişlerinle

bir patikadan düşmüşüm kayıbım büyük ey hayat
dur iki dakka nefes alarım sonra getirirsin
onun hayalini gözümün önüne..
böyle olmuyor kirpiklerimden düşüp düşüp parçalanıyorsun
ama hiç tükenmiyorsun
kuyumu kazmaya zahmet etme ey yar
beni yusufla aynı karanliğa atıver
bir yerlerden güneş doğar elbet ....
sen git bu gökkuşağını da yanına almayı unutma
zaten bir tek senin saçlarına yakışıyordu..
alışırım her şeye
olmayışını saklarım içimde
alışırım
bir kapatırım iki kapatırım gelmeyişine umutlarımı.
sonra bu oyundan mızıkçı bir çocuk gibi vazgeçip
oturur tekrar seni severim....
keşkelerim bardağı çoktan taşırdı
solmuş bir çiçek gibi yüzüm
umudumu hör görmüşsün
bir duvar dibinde ölümü arayım
imlam zayıftı benim
bu yüzden anlatamadım sana
bende nasıl varolduğunu...
Ey yar...
bu kalabalık duraklarda bir tek ben idim seni bekleyen
hiçliğimi sürsem dokunduğun yerlere
kanatsam acımı gelmeyişlerinle ...

Hüseyin Avni ÇAKMAK


Misafir 10 Ekim 2007 13:57

Yağmur Yağınca





Şu an dışarda yağmur yağıyor,
Bestelerini oluşturmaya çalıştığım kağıt,
Üstüne damlalar geldikçe ürperiyor.
Ve bu dizeler...

Rüzgar estikçe bir yaprak misali,
Sözlerim dalından ayrılıyor.
Nereye düşeceğini tahmin bile edemeden;
Oradan oraya savruluyor...

Düştüğü an tozlara bürünen,
Bir yaprak oldum sadece...
İnsanların üzerime basıp ilerlediği,
Bir yaprak kaldım sadece...

isimsiz kral


yüksel2 10 Ekim 2007 22:21

AYRILIK SEVDAYA DAHIL

Acilmis sarmasik gulleri kokulariyla baygin
En gorkemli saatinde yildiz alacasinin
Gizli bir yilan gibi yuvarlanmis icimde kader
Uzak bir telefonda aglayan yagmurlu genc kadin
Ruzgar uzak karanliklara surmus yildizlari
Mor kivilcimlar geciyor daginik yalnizligimdan
Onu cok ariyorum onu cok ariyorum
Heryerimde vucudumun agir yanik sizilari
Bir yerlere yildirim dusuyorum
Ayriligimizi hisettigim an demirler eriyor hirsimdan
Ay isigina batmis karabiber agaclari gumus tozu
Gecenin irmaginda yuzuyor zambaklar yaseminler unutulmus
Tedirgin gulumser
Cunku ayrilik da sevdaya dahil cunku ayrilanlar hala sevgili
Hic bir ani tek basina yasayamazlar
Her an otekisiyle birlikte hersey onunla ilgili
Telasli karanlikta yumusak yarasalar
Gittikce genisliyen yakilmis ot kokusu
Yildizlar inanilmiyacak bir irilikte
Yansimalar tutmus butun sahili
Cunku ayrilmanin da vahsi bir tadi var
Oyle vahsi bir tad ki dayanilir gibi degil
Cunku ayriliklar da sevdaya dahil
Cunku ayrilanlar hala sevgili
Yanlizlik hizla alcalan bulutlar karanlik bir agirlik
Hava agir toprak agir yaprak agir
Su tozlari yagiyor ustumuze
Ozgurlugumuz yoksa yalnizligimiz midir
Eflatuna calar puslu lacivert bir sis kusatti ormani
Karanlik coktu denize
Yanlizlik cakmak tasi gibi sert elmas gibi keskin
Ne yanina donsen bir yerin kesilir fena kan kaybedersin
Kapini bir calan olmadi mi hele elini bir tutan
Bilekleri bembeyaz kugu boynu parmaklari uzun ve ince
Simsicak bakislari suc ortagi kacamak gulusleri gizlice
Yalnizlarin en buyuk sorunu tek basina ozgurluk ne ise yarayacak
Bir turlu cozemedikleri bu olu bir gezegenin soguk tenhaligina Benzemesin diye ozgurluk mutlaka paylasilacak suc ortagi bir sevgiliyle
Sanmistik ki ikimiz yeryuzunde ancak birbirimiz icin variz
Ikimiz sanmistik ki tek kisilik bir yalnizliga bile rahatca sigariz
Hic yanilmamisiz her an dusup dusup kristal bir bardak gibi
Tuz parca kirilsak da hala icimizde o yanardag agzi
Hala kipkizil gulumseyen sanki atesten bir tebessum zehir zemberek
Attila İlhan


KENCISii 11 Ekim 2007 11:27

Yalnız Ölmek
Dalgalarla,çekip gideceğim.
Ne arayanım olacak,ne soranım
Bir sabah,bir sabah...
Ne kadar yalnız yaşadımsa
O kadar yalnız ...öleceğim.


Misafir 13 Ekim 2007 21:36

Bilmiyorum Nerdeyim

Bilmiyorum nerdeyim ne haldeyim ben kimim?
Ayrılırken kimliğim adresim sende kalmış
Tebessümü yüzüme çok görüyor matemim
Güldüğümü gösteren tek resim sende kalmış
Akların kaybolduğu renğin ahenk bulduğu
Toprağın kadehine ab-ı hayat dolduğu
Bir gül için bülbülün saçlarını yolduğu
Aşkın harman olduğu o mevsim sende kalmış

Nerede o çocuksu o şımarık hallerim
Saçlarına hasreti tanımayan ellerim
Rengarenk rüyalarım toz pembe hayallerim
Tekmil neş'em sevincim hevesim sende kalmış

Ayıplama kınama kahveye gidiyorsam
Avunabilmek için bir tavla atıyorsam
Garson çay uzatırken ben 'aklımda' diyorsam
Sende kalmış demektir ladesim sende kalmış

Dostlar da muhabbeti kestiler,luzumda yok
Zaten senden ziyade sohbetim sözüm de yok
Sen dönmeden kimseye bakacak yüzüm de yok
Aynalarda kendimi göresim sende kalmış

Allahım düşmanımı düşürmesin bu za'fa
Sanki her noksanımı mecburum itirafa
Hangi şarkıya girsem notalar do re mi fa
Sol! diyorum sana sol! sesim sende kalmış

Sende kalmış umudum saadet çağım sende
Sende kalmış huzurum tüten ocağım sende
Sende hayat kaynağım duygu membağım sende
Can diyorum sana,can-kafesim sende kalmış

Gel Tanrıya borcunu teslim etsin bu yürek
Tez gel ki enkazımı kapatsın kazma kürek
Kelime-i şahadet getirmem için gerek
Son diyorum sana son nefesim sende kalmış.

isimsiz kral


KENCISii 14 Ekim 2007 11:29

Yalnızlık


Gözyaşlarım benim tanrıya yakarışım
hislerim duygularım yaptıklarım ve yapacaklarım
adeta bir şeyi haber vermek istiyorlar gibi
ama bu ne bilemiyorum...
Tek bildiğim bir şey var o da yalnızlığım.

Gözyaşlarım sel olup gittiğinde ve,
Benim artık üzülmekten sesimin çıkmadığı
anda yine düşünüyorum
ve yakarıyorum tanrıya
neden hep böyle ne zaman bitecek bu acılar diye
ama bir cevap gelecekmi bilmiyorum
tek bildiğim bir şey var o da yalnızlığım.


Ancak bir gün bir şey oluyor her şey bitti çözüldü diyorum
ancak o zamanda yine bilmediğim bir şey oluyor
tam her şey çözüldü derken başka bir problemle karşılaşıyor yüreğim
hala yalnızım evet hala yalnızım
tek bildiğim bir şey var o da yalnızlığım.


Misafir 14 Ekim 2007 13:05

Öylesine yalnızım ki bu gece


Öylesine yalnızım ki bu gece,
Gecenin mavisini bölen sokak lambalarını bile farkettim.
Öylesine yalnızım ki...
Öylesine yalnızım ki bu gece,
Sokakta nara atanların ne kadar haklı olduklarını farkettim.
Yıldızların ne kadar parlak olduğunu,
Gecenin ölümden bile korkutucu olduğunu,
Hayatın aslında ne kadar sahte olduğunu,
İçinden geçip gittiğimiz zamanın aslında hiç olmadığını,
Ölümün ne kadar sessiz ve ürkütücü olduğunu farkettim.
Öylesine yalnızım ki bu gece,
Hayatımın senden ibaret olduğunu farkettim.
Öylesine yalnızım ki...
Çagdaş Göktaş


Misafir 14 Ekim 2007 13:37

Artık bittin bende..
Gittiğinde bitmiştin hemde..
Bu kalbin kapısını kırıp umursamadan cekip gittiğinde bittin Bende.
Ama o zaman kalbimde bitirememiştim seni...
Zordu bunu bir anda başarmak.
başaramadım bende..
Zaman öğretti bana hayatın sensizde yaşanılabileceği.
Nasıl senden önce yaşamayı başarabildiysem..

Çok uzun zaman gecti ben seni bitirdiğimde.
Ama.. ama bitiremiyordum o kahrolası lanet yerde işte.!
Çabalıyordum,uğrasıyordum ama yok.
Başaramıyordum.
Ömrüm boyunca da başaramam sanmıştım.
Hep böyle kalırım sanmıştım .
Olmadı.
Başardım.
Ve gurur duyuyorum kendimle şimdi.
Belki haberin yok bunlardan.
Olsada umursar mısın bilmem.
Çokta umrumda değil açıkçası.
Kısaca artık kalbimde de bitirdim ben seni.
Ordada yoksun artık.
Bir gün karşıma yine çıkacaksın biliyorum.
Bir gün üzmek isteyeceksin beni.
Ama bu sefer farkLı oLacak
Çünkü içimde sen oLmayacaksın..
Ve....
Benden duymaya hiç aLışkın oLmadığın bir keLime duyacaksın;

H
A
Y
I
R

istemiyorum
seni

S
E
V
M
İ
Y
O
R
U
M

Artık...!!!


estudiantes 14 Ekim 2007 13:39

Yalnızım

aşk mıdır söyle
seni sensiz yaşamak
yokolmak sensiz sevişmelerde

uykusuz bu gece
sensizlik ülkesinin sessiz
boğucu karanlıkları içinde
sular gibi yalnızım
sular gibi kimsesiz

akıyorum toprağı ve havayı soluyarak
sensin diye

bu gece bu gece
allahlar kadar allahsızım
uzaklardan gelen köpek havlamalarına
yağmurun son damlalarına
ağaçların en incecik dallarına
tutunacak kadar yalnızım

Celal Kabadayı


Misafir 14 Ekim 2007 13:42

Yalnızlıkacı çektim ya
günlerce
hatta gecelerce
bekledim seni
aylarca, yıllarca
gönlüme bir ağrı
inceden bir sızı
saplandı bir anda
olduğum yere seriliverdim
öylece kaldım orada
ne gelen vardı
ne de giden
yapayalnızdım be sevgilim
yapayalnızdım
arayıp nasılsın diyen
bile yoktu
o kadar yalnızdım ki
aradan zaman geçti tabi ki
bir gün bir baktım
saçlarıma erimeyen karlar yağmış
ben şimdi ne yapacağım
be sevgilim
yalnızlık beter
sensizlik daha da
sensizlik daha da
beter be sevgilim
dön artık
dön artık
ne olur bana
geri dön be
sevgilim
sensiz yapamıyorum
sensiz olamıyorum
en sevdiğim
Fuat Asığ


Sedef 21 14 Ekim 2007 17:18

Yalnız Adam

Yağmurlu bir gece,
boş sokakta bir fener.
Geceyi süsleyen yalnız bir fener,
ve önünde yalnız bir adam.
Ayaklar`ının artık tutmadığı bir anda,
bırakıvermiş kendini oraya.
Kimse bilmiyordu,
ama bu genç yaşına rağmen,
ne çok yol almıştı bu adam.
Gözlerine uykusuzluğun,
bedenine bitaplığın izleri yansıyordu.
Neydi onu bu hâle koyan,
hiç kimseye söylemiyordu.
Ne gece`ye açıklıyordu sırrını,
ne de onun gibi yalnız olan fener`e.
Zamanı geldiğinde,
bu sırrını bir tek toprakla paylaşacaktı.
Bir adam vardı,
o gece çaresizliğin en karanlık noktasına ulaşan bir adam.

Yağmurlu bir geceydi,
her zamankinden daha karanlık.
Bir kadın
kırık camlı pencere`nin önünde otururken,
gözyaşları yağmura eşlik ediyordu.
Yağmur`un ve sessizliğin sesinden başka
hiçbir şey duyulmuyordu.
Kadın`ın içinde atılan çığlıklar bile.
Yıkık ve soğuk bir kulübe`nin içinde yalnız bir kadın.
Ağlıyordu.
Gözleri geceye dalarken,
düşündüğü tek bir şey vardı:
Şimdi nerdeydi, ne yapıyordu acaba.

Alev Güneş


yüksel2 14 Ekim 2007 23:16

Yalnızlık Şiiri
karanlığın insanı delirten bir ihtişamı vardır
yıldızlar aydınlık fikirler gibi havada salkım salkım
bu gece dağ başları kadar yalnızım

çiçekler damlıyor gecenin parmaklarından
dudaklarımda eski bir mektep türküsü
karanlıkta sana doğru uzanmış ellerim
gözlerim gözlerini arıyor durmadan
nerdesin?


Misafir 15 Ekim 2007 12:11

Yok

Gün olur ağlarım yalnızlığımda
Duygularımı,göz yaşlarımı dindiremem
Hep uzaklarla dolu hayat
Boşlar sokağında tırmanan ben
Sonu çıkmaz...
Ve bir ben dolaşırım senin için
Kaybolmuş gecelerde
Aşıklar pazarına giderim
Bulamam seni
Bittim artık direncim yok
Şafak vakti düşünürüm seni
Ne bir ses olur
Ne de sen olursun yanımda
Dur diyecek!
Gidiyorum sensizliğimle yan yana
Kimseleri götürmüyorum,
Anılarımı, duygularımı,kendimi bile...
</B>
isimsiz kral


yüksel2 18 Ekim 2007 20:10

VESSELAM

Oturmuşum ah ile geceleyin
İşte tabiat
İşte kavak yelleri
İşte kalbim
Sözü yoksa aşka dair kimsenin
Diyeceğim başka şeydir vesselam.

İşte bu ağulu ezgiler kalbime yazılmıştır
İşte bu sessizce yürüyen hayat
İşte acılar denizindeki gizemli dalga
Ateş gibi olan yalnızlık
Diyeceğim başka şeydir vesselam.

Mutlaka tutulmuştur tutanakları
Bütün cinayetlerin
Hayretler içerisinde bir zaman
Bütün suçlar ve bütün göz yaşlarıyla
Bize yıldırım gibi olan destan
Kırmak gerekiyor artık kalbini yalnızlığın
Diyeceğim başka şeydir vesselam.
N.DUMAN


Misafir 19 Ekim 2007 11:21

Hasret Zor Ama


Hasret zor
Ama
Özlediğim sen olunca
Hasreti seviyorum .

Gülmek güzel
Ama
Gözyaşlarım senin için akınca
Ağlamayı seviyorum.

Ben seni
Senden biraz uzak
Sana biraz yasak
Epeyce de yanaklarımı ıslatarak
Öylece seviyorum.

Ya sen beni nasıl seviyorsun?

isimsiz kral


yüksel2 19 Ekim 2007 23:27

BIRAKIP GİTTİN BENİ
Bırakıp gittin beni bütün kapılardan.
Bütün çöllerde tek başıma kodun beni.
Şafakta arayıp öğle vakti yitirdiğim
Vardığım hiçbir yerde değildin.
Sensiz bir odanın sahrasını nasıl anlatsam !
Hiçbir şeyin seni andırmadığı bir pazar kalabalığını,
Denizde dalga kıranda da boş boşluğunu bir günün,
Seslenip de senden cevap alamadığım sessizliği..

Bırakıp gittin beni kalarak olduğun yerde hareketsiz
Her yerde bırakıp gittin beni gözlerinle
Düşlerin yüreğiyle bırakıp gittin beni.
Yarım kalmış bir cümle gibi bırakıp gittin,
Gelişigüzel bir nesne, bir "şey", bir iskemle gibi,
Yazla birlikte biten bir kısa tatil,
Çekmecede bir kart gibi bırakıp gittin.
Senden düşen hep ben oldum en küçük kımıldanışında.

Başını çevirdiğin için ağladığımı görmedin hiç
Bana bakıp görmediğin için,
Ben yokken içini çektiğin için.

Ayağına düşen gölgene acıdın mı sen hiç ?

Louis Aragon( 1897 -1982 )


nünü 20 Ekim 2007 11:18


MAYIN HATTI

Bunlar, aşkların vurgun yediği gündüzlerde
ısıttığım sokakları soğutacak,
öptüğüm kadınları ağlatacaklar.
İşte bunlar, diyorum bizi çıldırtacaklar;
bunlar, buruşturup sevinçleri göğü kanatacaklar...

Mayın
hattında
bunlar,
bizim olan yamaçları bir bir kuşatıp,
yüreğime uçurduğum güneşi çalacaklar...

Mayın hattında ömrüm,
olur olmaz gülmeyin;
yaralanır, düşerim koğuşlara,
umurumda mı, gelmeyin!
Gider tüfek çatarım dağda,
hiç ardıma düşmeyin,
efkârıma ilişmeyin!


Misafir 20 Ekim 2007 16:14

Yalnızlıklar İçinde

İşte gemiler gidiyor,
Bırakıp beni kumsalda.
Kırık gönlüm ;
Koskoca bir ıssız ada
Her yanda yalnızlık
Her yanda hüzün var.
Ne sevenim
Ne gülenim yüzüme
Yalnızım,yalnızlıklar içinde..

isimsiz kral


nünü 22 Ekim 2007 09:57

İTİRAF
ISize açabilmeliydim içimiGeceler yalnız sizeVe yüzüm kızarmadanÇocukluğumun küçük aşklarınıAnlatabilmeliydimGeceler yalnız size.IIBenim de aşklarım olduVe alabildiğine günahlarım.Halbuki bigünah olmak istedimBütün ömrümce.IIIAnam,Ben topaç çevirirken sokakta,Benim güzel oğlum,Paşa olacak derdi...Halbuki ben hâlâTopaç çeviriyorum sokakta.




Rüştü Onur


Misafir 22 Ekim 2007 17:49

Yalnızlık Olduğu Gibi


Yalnızlık olduğu gibi karanlığa benzer,
Kimseyi göremezsin.
Sessizlik olduğu gibi güvensizliğe benzer,
Kimseyle dertleşemezsin.

Bir maske takıp gerçek yüzünü gömersin karanlığa,
Sahtelik olduğu gibi herkese benzersin.
Kalbinden bütün damarları kopardığında,
Sende olduğun gibi herkese benzersin.

Canın acır, yüreğin bağırır, kalbin sızlar, gözlerin ağlar,
Sanki kanın alevler üzerinde kaynar.
Kemiklerin...kitlenir birden ellerin,
Dizlerin tutulur aniden bel kemiğin,
Sanki ruhun isyan eder
İşte senin en büyük derdin.

Boynunu büküp maskeni çıkartır,
Kalbine kan akıtan damarları yeniden bağlarsın,
Göz yaşlarını bir daha ağlamamak için siler,
Yüreginle bu zalim dünya’ya baş kaldırırsın.

Yalnızlık olduğu gibi sana benzer,
Kimselere benzemeyemezsin,
Yalnızlık olduğu gibi ölüme benzer,
Bu dünya’ya ayit değilsin.
Levent Çetin


yüksel2 22 Ekim 2007 20:55

YAĞMUR DUASI

BEN geldim geleli açmadı gökler
Ya ben bulutları anlamıyorum
Ya bulutlar benden bir şeyler bekler
Hayat bir ölümdür aşk bir uçurum
Ben geldim geleli açmadı gökler

Bir yağmur bilirim bir de kaldırım
Biri damla damla alnıma düşer
Diğerinde durur göğe bakarım
Ne şehir, ne deniz kokan gemiler
Bir yağmur bilirim bir de kaldırım

Nedense aldanmış ilk gece annem
Efsunlu bir gömlek giydirmiş bana
İişte vuramadı gökler bana gem
Dinmedi içimde kopan fırtına
Nedense ilk gece aldanmış annem

Biri çıkmış gibi boş bir mezardan
Ortalıkta ölüm sessizliği var
Bana ne geldiyse geldi yukardan
Bana ne yaptıysa yaptı bulutlar
Biri çıkmış gibi boş bir mezardan

İyiki bilmiyor kalabalıklar
Yağmura bakmayı cam arkasından
İnsandan insana şükürki fark var
Birine cennetse birine zindan
İyiki bilmiyor kalabalıklar

Yağmur duasına çıksaydık dostlar
Bulutlar yarılır hava açardı
Şimdi ne ihtimal nede imkan ar
Göğe hükmetmkten kolay ne vardı?
Yağmur duasına çıksaydık dostlar

Ben geldim geleli açmadı gökler
Ya ben bulutları anlamıyorum
Ya bulutlar benden bir şeyler bekler
Hayat bir ölümdür aşk bir uçurum
Ben geldim geleli açmadı gökler
S.KARAKOÇ


nünü 23 Ekim 2007 11:27

Onurumda dökük bir yüzdü topladığım,
sayfalara mefta düşen bir özne kaldım sana,
ağır bir soluk giyindim ağzıma,boğazıma kılçıklı nefesler sürdüm,
yeminimi içtiğim gecenin ziftini kustum soframa,
alnım çatladı avazımdan...
sessiz gemilerle göçtüm istanbul'dan,ardımdan yaralı bir albatros gibi kaldı bakışın...


mutlanan yanında kafası koltuğunda sevinçler kaldım sana,
yittiğimle kaldım kaldığımla yittim,
şimalime geçirip tırnaklarımı seni içimden söktüm,
kangren onulmazlıklarda çektim dilime şişleri,
yüzünün odalarında kurdum tebessümel darağaçlarını,tükendim...


ölü gülüşlerden dem vurdum içime bu yüzden paslıdır gamzelerim,
kalın harflerini yüklendim alfabemin,
cümlesizliklerde yittim,
gözleri kör martılardan izledim İstanbul'umu katre katre tükenişi resmoldu içime,
ayaklarım akıl adımlarına dolandı düşlere koşmaya meyilliyken...


miyadı doldu intiharların,kapılar yüze vuruldu,
duası dil yakar oldu bekleyişlerin ve bulduklarımızda kayba döndü yaşam,
en ücra yerlerime damarlarıma hücrelerime kadar sızdı acı,
beynim aşım oldu önüme,
intiharlar her gece öldürmese de beni alıştı bedenime


Misafir 23 Ekim 2007 17:56

Sevgisiz Yürek

Eser rüzgar gecenin soluk nefesinde
Leyla başka hayal denizinde
İsteyem sev diye bir gün can teknesinde
Feryadım yürek sancısı meyhanenin şarap şişesinde

yürüyorum yolların sokakların sessiz çığlıklarıyla
elimde bitmeyen sigara arkadaşlık ediyor dumanıyla
hayalini görüyorum sanki yanlız direklerin ışıklarıyla
bitmedi bu çile sanki sevgisiz bir gülün feryadıyla

her gün sensiz geçen gecelerimin isyanı
bitmeyen sigaramın asi dumanı
solmuyor bu aşkın bu yürek sevdası
sen sevmesen de beni gelecek bir gün zamanı..

isimsiz kral


yüksel2 23 Ekim 2007 20:51

YOK GİBİ YAŞAMAK

Boğuk bir bakışın oluyor senin
Bir girdap derinliğinde kayboluyor gibiyim
Yok gibi yaşamak bu kalkıp kurtulmak gibi kalabalıktan
Durma bana türkü söyle Anadolu olsun
Susuz dudak gibi çatlak olsun
Karanfil gibi olsun kara çiçek gibi solgun yüzün
Durmadan akıyor kalbim ayaklarına bana karanlık bakma
Ağıyorum bir karanlık karayel saçlarına
Çekme ülkemden nar yangını gözlerini
Beni bu kentten kurtar beni yalnız ko git beni
Arıyorum arıyorum o ilk çağ ırmaklarında sedef ellerini

Susmam seni ürkütmesin içimde çağlar var bilmelisin
Katı bir yalnızlık bu bilmelisin
Kaçmam kendimi bulmam ben senden yoksunum iyi bilmelisin.

Şu yalnızlık çıkmazında önümde niye sen varsın
Niye herşey bir anda kayıyor sen kayıyorsun
Kalbim niçin bu kadar yabancı sen niye yoksun
Bir sam yüklü geceleri içimden atamıyorum
Niye bunları bir anda unutamıyorum

Hadi tut elimden gök gibi ölü kadar yalnızım.
E.BEYAZIT


nünü 24 Ekim 2007 10:52

di'li geçmiş zamanlarda saklıydı sevda
ve soyunurdu arsız yalnızlık karşısında
simsiyah öreselerdi tenini gece
yıldız tohumuydu içine düşen...

bir kadın doğardı sancılarda sabah
apansız yollarda düş kırığı sıçratırdı adımları
denizdi alabildiğinde dalgalı mavi saçlı
sis bastırmış liman....
gemilerin yanaşamadığı....


Misafir 24 Ekim 2007 12:29

Yalnıza Övgü

Mutluluğun gözü kördür,
Yalnızlık sağır.
Ondandır biri tökezleyerek yürür,
Öbürü uykusunda bile bağırır.

Mutluluk yalnız kendisini görür;
Unutur bu yüzden ilkin kendisini.
Yalnızlık kendi tutukluğunda özgür,
Boyuna bekler dönsün diye sesini.

Mutluluk alışır kendisine, ölümden beter;
Borçsuzluğuyla övünür, ama kedisi doğurmaz.
Yalnızlığın gidecek bir yeri yoktur;
Boyuna kapısına döner, açan olmaz.

Mutluluğun mezarları, yalnızlığın heykeli var...
Her ikisinin de saksılarında çiçek.
Biri hep başka bir renkle solar,
Öbürüyse ha açtı, ha açmayacak.

isimsiz kral


yüksel2 24 Ekim 2007 23:22

Gülüm

Saçlar ağardı; sanma ki yaşlanmışız gülüm
Vallahi neyse sendeki hoşlanmışız gülüm

Yıllar geçtikçe gönül uslanır sanıp
Düşmüş büyük hatalara aldanmışız gülüm

Gel ağzı süt kokanlara yaklaşma zevki yok
Onlar gibiyken aşkı oyun sanmışız gülüm

MEHMET ÇINARLI


Misafir 25 Ekim 2007 12:37

Yalnızlık Çok ZorGidince gördüm ki gurbet çok acı,
Birbirini özler kardeşle bacı.
Gizli yar sevmenin yoktur ilacı,
Gelme gurbet ele, yalnızlık çok zor...

Gece rüyanızda uzansa bir el,
Okşasa saçını, sevse ne güzel.
Sonbahar gelince dökülür gazel,
Gelme gurbet ele, yalnızlık çok zor...

Yatarken açılsa kapısı hanın,
Yüreği kabarır, çarpar insanın.
Sesini duysanda uçan sunanın,
Gelme gurbet ele, yalnızlık çok zor...

Sevdiğim bir kadın, ben ise erim.
Sevenler kavuşsun, birleşsin derim.
On gün kaldı Malatya’ya giderim,
Gelme gurbet ele, yalnızlık çok zor...

Elini kesseler bıçak satırla,
Bahri şiir yazar iki satırla.
Yıllar sonra bu günleri hatırla,
Gelme gurbet ele, yalnızlık çok zor...

4 ARALIK 2001 / ESENKÖY
Bahri Çavuşoğlu


yüksel2 25 Ekim 2007 13:50

Tek Basima


Ölürken çocuklarimi unuttum
Küçük deniz kirpileriyle sabah
Denedim bütün sabahlari.
Sana sürgünümün sarabini biraktim al
Mumlarini güzelligin ve hiçligin
Bir de kaygumun soluk ellerini.
Denedim bütün ölümleri
Ama görmedim büyülü agaç
Ezilmis sevdalarin giysileri.
Sana ayriligin yayini biraktim al
Bir de adini bilmedigim gökyüzünü
Lamalar gibi kosar bozkirda.
Oysa ölümsüzlük suracikta, kar
Günesi gibi doldurmus odayi, basit,
Anlamsiz ve tek basina.
Ayaklarim hayvan, üstüm basim bitki
Denedim bütün vakitleri al
Baska türlü geçmeyen bir vakitti.

Melih Cevdet Anday


Misafir 25 Ekim 2007 17:48

Yalnızlık Olduğu GibiYalnızlık olduğu gibi karanlığa benzer,
Kimseyi göremezsin.
Sessizlik olduğu gibi güvensizliğe benzer,
Kimseyle dertleşemezsin.

Bir maske takıp gerçek yüzünü gömersin karanlığa,
Sahtelik olduğu gibi herkese benzersin.
Kalbinden bütün damarları kopardığında,
Sende olduğun gibi herkese benzersin.

Canın acır, yüreğin bağırır, kalbin sızlar, gözlerin ağlar,
Sanki kanın alevler üzerinde kaynar.
Kemiklerin...kitlenir birden ellerin,
Dizlerin tutulur aniden bel kemiğin,
Sanki ruhun isyan eder
İşte senin en büyük derdin.

Boynunu büküp maskeni çıkartır,
Kalbine kan akıtan damarları yeniden bağlarsın,
Göz yaşlarını bir daha ağlamamak için siler,
Yüreginle bu zalim dünya’ya baş kaldırırsın.

Yalnızlık olduğu gibi sana benzer,
Kimselere benzemeyemezsin,
Yalnızlık olduğu gibi ölüme benzer,
Bu dünya’ya ayit değilsin.
Levent Çetin


miss_didem 26 Ekim 2007 09:19

Yalnızlık
Yine yağmurlu bir gece
Ve yine yalnızlık....
Herkes sevdiğiyle beraberken
Ben yine yalnızım
"Kalbimdeki"keşke yanımda olsaydı
Desem de olmayacak biliyorum...

Gözyaşlarım yağmur damlalarına
Eşlik ediyor yine
Bir hayal var yanımda
Sarılmak isteyip de sarılamadığım
Beklemek,beklemek ve beklemek
Tek yaptığım bu...

İstemek,özlemek ama ulaşamamak
Kaderim desem de kabullenemiyorum
Başkasına ait olsa da...
Arayıp sormasa da...
Çok uzaklarda olsa da...
"Onu"çok seviyorum.....
............................
Fatma PAMUKÇU



Misafir 26 Ekim 2007 14:14

Yalnızlık Kaygısı


Nerden çıkacak diyerek gözlendi
Üstüne üstlük sokaklar tutuldu
Kolumda ekrep yelkovan izlendi
Bakmadık ne yol ne park unutuldu

Yüz defa bana inan deyip gitti
Ne bir telefon ne de haber etti
Bence bu sevda başlamadan bitti
Sanmasın ki şu gönlüm uyutuldu

Randevu denen koskoca yalanmış
Nasılda gönlüm bu hayale kanmış
Bedel ödeyen hicranı tadanmış
O belki benden ebedi kurtuldu

Yalana geçit tanımazdım hiç ben
Doğru adına kalmadı bir güven
Nedir insanı özünden döndüren
Büsbütün kul mu kuldan soğutuldu

Eyvah diyenin yok mudur duygusu
Sorarım size yok mudur sevgisi
Bitmeyecek mi yalnızlık kaygısı
Nice mecnunlar gamla avutuldu

23:10 01.04.2007
Engin Namlı


Misafir 28 Ekim 2007 00:13

http://img441.imageshack.us/img441/6300/89021379dx3.jpg



Sessizliktim....


Sessizim bu gece.. Hiç olmadığım kadar.. Söylenicek o kadar kelime, o kadar cümle olmasına rağmen, ben SUSTUM! Sessizlik içnde kaldım hep.. Sana söylemek istediğim kelimeleri kalbime gömdüm.. Belki birgün, hani olurya belki bigün kalbime ağır gelir kelimeler, içimden atmak isterim ya.. İşte ozaman -söylerim- diye !

Kimse yardım etmedi bana.. Sessizlik içinden çıkamadım birtürlü.. Hep sessiz kaldım ben.. Aşka, sevgiye, dostluğa, KALBİNE !! Konuşamadım.. Dilim varmadı söylemeye... SUSTUM!

Kimi zaman ağladım! Bekledim.. İçimi döktüm kağıda, kaleme.. Beni tek anlayan onlardı çünkü. Ne dostum ne arkadaşım.. Hiçbişey kalmadı!
Sen.. Sen ise yoktun zaten..!

Yalnızlıktım işte bu yüzden... Sessizliktim...

Konuşsam... susturursun diye korkuyorum..
Ağlasam... arkamdan gülersin diye susuyorum..
Sussam... işte ozaman hiçbirşey yapmıyorsun diye bende SUSUYORUM..!

Belki kötü yapıyorum.. İnan hiçbirşey bilmiyorum.. Beynim ! KaLbim ! AkLım ! Hepsi sende... Hepsi sendeyken hiçbirşey düşünemiyorum... Ruhumda SADECE SEN...

Ayrılık vakti yaklaşır..uzaktan.. Görürüm! Hiç sesimi çıkarmam.. Çıkaramam..

Sessizim bu yüzden işte.. Konuşamam !!!


Alıntıdır



Saat: 20:16

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık