MsXLabs
Sayfa 3 / 4

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Ölüm (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/1207-olum.html)

ruhhali 4 Eylül 2007 13:32

hayatın ta kendisi işte ölüm,ne zaman ve nerede karşına çıkar bilinmez,ölüm değil de ölümden sonrası kokutuyor beni...ölüm sonrasını düşünemiyorum ama düşünmeye kalkıştığım anda kocaman bir boşlukta savrulduğum canlanıyor gözümün önünde,garip bişey ölüm...


sunyday 7 Ocak 2008 17:51

Dünyada Kayıtlara Geçmiş En İlginç Ölüm
 
Dünyada, kayıtlara geçmiş en ilginç gerçekleşen ölüm;

Çok ilginç,üstelik yakın tarihten. Yıl 1996

Bizde olduğu gibi Yunanistan da yaz döneminde orman yangınlarıyla
boğuşuyordu.

Yunanistan itfaiye ekibi büyük bir yangını söndürmüşler ama
oldukça geniş bir alanı da kurtaramamışlardı.
Yangın sonrası uzmanlar, yanan alanda araştırma yaparken,
gördükleri karşısında küçük dillerini yutarlar.

Görünen; denizden bir kaç kilometre uzakta ve yüksekte olmasına
karşın yanmış bir balıkadamdır.
Snorkeli ve zıpkını da elindedir üstelik.

Sen, balık avlamak için denize dal ...
Sonra bir yangın söndürme helikopteri gelip seni çeksin ve yangının
üzerine bıraksın...............


:|


MaRCeLLCaT 28 Ocak 2008 15:28

ölüm ebed i hayata açılan kapıdır
ölüm ve hayat aslında tam tersi anlamlar taşır
ölüm asıl yaşama doğmaktır


deryuruk 29 Ocak 2008 18:52

HERKES ÖLMEK İÇİN YAŞAR....


nünü 31 Ocak 2008 22:50

her canlı birgün ölümü tadacaktır..


satoshi sd 3 Şubat 2008 09:54

gercek yasam ölümden sonra anlasılır


firstlady 9 Şubat 2008 17:48

sonsuz huzur...


mLk 9 Şubat 2008 20:49

Yaşarken ölmek kötüdür, ölse bile ölmemekten..
2side kötüdür malesef..


Misafir 14 Şubat 2008 01:06

ölüm de hayatin bir parcasi (ci)


volture 14 Şubat 2008 02:33

Ölüm, bir canlı varlığın (insan, hayvan ve bitkinin) hayati faaliyetlerinin kesin olarak sona ermesidir.
ölüm bu mudur acaba_? hayır! aslında ölüm o boyuttan ayrılan varlığın; geri de kalanlar üzerinde bıraktığı etkidir.bi durgunluk...bi yalnızlık hissi..bi tükenmişlik...herkese-herşeye farklı şeyler öğretir ölüm.kimisine yaşama gücü.kimisine ayrılanın ardında bıraktığı birtakım şeyleri tamamlama hırsı...kimisine de boşvermişlik aşılar ölüm!

ölüm aslında bu boyuttan farklı bi boyuta geçmek değil midir? herkes öyle düşünmez mi bir yakınını kaybettiği zaman? o herzmn beni görüyor,beni izliyor denmez mi?ahh...keşke öyle olsa...ya da herkes öyle olduğuna inanabilse.ama ben inanıoyorum!:) ben annemin ölüm haberini tam 1 ay sonra aldım! bilmiyordum ki ben okula girmek için onca zorluğa katlanmaya çalışırken beni izlediğini,bana destek olduğunu! o zamanlar hep düşünüyordum; ben bunca şeye nasıl katlanıyorum diye!ama şimdilerde çok daha iyi anlıyorum sebebini!:)
biricik annem,beni orada da yalnız bırakmamış!eğitimlerin olduğu 1 ay boyunca sürekli yanımdaymış!hep yardım etmiş bana,hep destek olmuş!ben o zamanlar bilmiyordum olayları.ama yine de ben onu hiç unutmamıştım,o beni unutur muydu hiç!!!

hani derler ya;"anne hakkı ödenir mi hiç?" diye.ödenmez tabi ki! ben onun için bütün bi yaz boyunca koşuşturdum durdum ama...bak...o bizden ayrıldıktan sonra bile bırakmadı beni!yine beni düşündü,yine benim yanımdaydı!ona bi yaz ım değil! bütün yaşamım feda olsaydı!
artık yok! hayır sadece aramızda değil o kadar! ama biliyorum ki...
o her zaman benim yanımda!ne kadar güçlü bi evlat yetiştirdiğini merak ettiği için sürekli beni izliyor! benim hayat ilkem bu;
BUNDAN SONRA PES ETMEK YOK!MÜCADELEYİ BİTİRMEK YOK!
(ama sadece onun yüzünü kara çıkarmamak için!)

annem seni çok seviyorum!
07.09.06


AlCoLiC 13 Haziran 2008 10:29

:) bazen otobüs tren tranvay ucak ay sonu tatil derken bişeyler beklioruz hayatımız boyunca aslında bekledimiiz seey ölümdür işin aslıı...


peaceful 14 Ağustos 2008 18:57

doğmalar ölmek içindir. nefis ölüme miyoptur.ölüm ,bir evde odan odaya geçmektir.ölüm bir son değil bir başlangıçtır.kişinin kıyameti ölünce kopmuştur...


peaceful 16 Ağustos 2008 20:01

İNNA LİLLAHİ VE İNNA İLEYHİ RACİUN.ALLAH HEPİMİZE SON NEFESİMİZ DE İMANIMIZLA GİTMEYİ NASİP ETSİN.KAÇINILMAZ SON.DOĞMALAR ÖLMEK İÇİNDİR...


fortune 23 Ağustos 2008 01:52

işin edebiyat kısmı hepsi sanırım ama çok soguk ölüm beee...!


Misafir 23 Ağustos 2008 13:09

"Her Canlı Ölümü Tadıcaktır."


fortune 24 Ağustos 2008 21:17

ölüm , '' hiç'' olmaktır


TiglonBoYs 3 Eylül 2008 10:41

Ölmek!

Azrail'in ayak sesi geliyorsa kulağına,
Bilesin ölüm! Bir adım daha yaklaşır. Sana,
Sakın isyan etme gülüm. Azrail'e,
İsyan'ın fayda'sı var mı? Ölüm'e.
Yaşarken ölmek
En kötüsü yâr'i görmeden ölmek
Ölmek! En iyisidir. Gömülmek.
alıntı



Master Blue 9 Eylül 2008 20:04

Sözün AcıydıSözün acıydı, yolun dolambaçlı...
Yedi uzun yıl geçerek
Yedi yıl dolaştın durdun...

İçimden bir his şöyle diyor:
Ayrıl arkadaşlarından istasyonda
Sabahleyin git kente
İliklenmiş ceketinle
Bir dam ara
Ve bir arkadaşın çalarsa kapını
Aç! Haaa...Açma...
Yine de ört hislerini

Rastlarsan ana babana
İstanbul'da ya da başka bir yerde
Yürü git yabancı gibi
Yok ol köşede
Tanıma!
Sana armağanları olan şapkayla gizle yüzünü
Göster! Aaah! Gösterme, gösterme yüzünü
Yine de gizle, ört hislerini

İşte burada ye şu eti, çekinme
Git rastgele bir eve yağmur yağınca
Otur bir sandalyeye
Ama çok kalma
Şapkanı da unutma
Söylüyorum sana
Ört hislerini

Ne söylediysen bir daha söyleme
Düşüncelerini bir başkasında bulursan tanıma
Kimseye imzanı ya da resmini vermemişsen
Kimsenin yanında bullunmamış ve kimseyle konuşmamışsan
Nasıl yakalayabişlirler seni
Ört hislerini...

Dikkat! Ölümü düşündüğünde
Mezar taşın olmasın yattığın yeri belirten
Üzerinde bir yazıyla seni eleveren
Ölüm tarihiyle seni açığa çıkaran
Bir kez daha, son bir kez daha
Ört hislerini...

Sevdiğim söylüyor bensiz olamayacağını
Bu yüzden kendime dikkat ediyorum
Yolda yürürken önüme bakıyorum
Ve korkuyorum her yağmur damlasından
Sanki beni ezeceklermiş gibi...

Sen yine de bana bakma
Ne giydiğini yaz bana
Sıcak tutuyor mu?
Uyuduğun yeri yaz bana
Yumuşak mı?
Nasıl göründüğünü yaz bana
Yüzün aynı mı?
Sorulardır sana bütün verebildiğim
Ve gelen yanıtları kabullenmeliyim
Yorgunsan uzatamam elimi
Ya da açsan besleyemem
Sanki bu dünyada hiç yokmuşum
Unutmuşum gibi seni...

Sözün acıydı, yolun dolambaçlı...
Yedi uzun yıl geçerek
Yedi yıl dolaştın durdun...
Dursun Ali Erzincanlı


lily 21 Ekim 2008 17:17

ne zamn ölücez testi nerde yhaa


Misafir 4 Kasım 2008 15:21

örgülü saçlarında ölüm kokladığım sevgilim

sana kopardım bütün zambakları

siyah zambaklar benim kaderim

bahçivanın gözyaşlarıyla büyüttüğü zambaklar



eylül yağmurunda sokakta ıslanırken

solgun yüzünü sonbahar yapraklarına benzetiyorum

ellerim terliyor çiçekleri koklarken

küçük şemsiyeli bir kız geçiyor yanımdan

çiçeklere bakıp gülüyor

siyah zambaklar diyor gülüyor

yağmur ıslatıyor çiçekleri



ben eylül yağmurunu sevdim

siyah zambakları sevdim

seni sevdim

ve

kaderimi sevdim


kelrapunzell 12 Kasım 2008 01:34

bir doğa olayıdır
doğan varlıklar ölürler
bedenin zarar görmesi yıpranması sonunda terk edilmesidir
egonun sonudur
kontrol güç ve bilinç kaybıdır
yaşamdaki süremizin bitişidir
diğer tüm varlıklardan farklı ya da özel olmadığımızın kafamıza dank ettiği andır
hep başkalarının ölmediğini anladığımız andır
bize ayrılan sürenin sonudur ...haftaya görüşmek üzere diyemediğimiz bir durumdur ..
ben illüzyonunun bitişi dağılışıdır
tüm hayvanların hiç problem etmeden ölebildiğini gördükten sonra insanların kendini ne sandığını çok sorguladığım bir fenomendir


HerHangiBiri 12 Kasım 2008 01:46

New Scientist dergisinde yayımlanan araştırmaya göre feci ölümlerde asıl darbeyi indiren, beynin oksijensiz kalması. Son hissedilen şey ise genellikle sükûnet hissi ve bilinç kaybı. İşte o araştırma:

BOĞULMA: Kişi ilk anda büyük panik yaşıyor. Nefesini tutuyor. Ardından su ciğerlerine doldukça bir yanma ve yırtılma hissi duymaya başlıyor. Son olarak hissettiği şey ise sakinlik ve dinginlik oluyor. Oksijen alamadığı için bilinci kapanıyor, ardından ölüyor.

YANMA: Yanıklar, çok şiddetli acıya yol açıyor. Sinir uçlarının yanması ise bu acı hissini bir süre sonra ortadan kaldırıyor. Ardından kişi biraz his kaybına uğruyor. Yanarak ölen kişilerdeki asıl ölüm nedeni çoğunlukla zehirli gazların solunması ve nefessizlik oluyor.

KAFANIN KOPMASI: Uzmanlara göre beyin, kafa koptuktan sonra saniyelerce fonksiyonlarını sürdürüyor. Fransa'daki raporlara göre 18'inci yüzyılda giyotinli idamlarda kopan kafada 30 saniye kadar yüz mimikleri görülüyordu.

YÜKSEKTEN DÜŞME: ABD'deki Golden Gate Köprüsü'nden atlayan 100 kurban, akciğerin iflas etmesi, kalbin patlaması ve kırık kaburgaların iç organlara zarar vermesi sonucu öldü.

ELEKTRİĞE KAPILMA: Evde bir şekilde elektrik akımına kapılma kalbi durdurabiliyor. 10 saniye sonra da bilinç kapanıyor. Ancak elektrikli sandalyede idam edilen mahkûmların ölüm nedeni beynin aşırı ısınması ya da boğulma oluyor.

KAN KAYBI: 1.5 litre kan kaybeden kişi kendini halsiz, susamış ve korkmuş hissediyor. İki litre kan kaybedildiğinde baş dönmesi ve bilinç kaybı başlıyor.

DEKOMPRESYON (BASINÇ KAYBI): Ani basınç kayıplarından kurtulanlar göğsüne vurulmuş gibi ani bir acı yaşadıklarını anlatıyor. 15 saniyeden az süre içinde de bilinç kaybı yaşanıyor.

KALP KRİZİ: En çok rastlanan olay, kaslar oksijen alamayıp çırpınmaya başladığında hissedilen göğüs ağrısıdır. Kalbin normal ritminin bozulması, kalp atışlarını durdurur. Bilinç kapanır, ölüm gerçekleşir.

ASILMA: Yağlı urganla asılarak boğulma 10 saniye içinde bilinç kaybına yol açıyor. Fırlatma tarzı asılmalarda amaç, boynun kırılmasını sağlamak. Ancak bu yöntemle asılan mahkûmlarda ölümlerin yine boğulmadan kaynaklandığı belirlendi.

ZEHİRLİ İĞNE: ABD'de idamlarda kullanılan yöntem doğrudan kalbi durduruyor. Araştırmalar, mahkûmların yanma ve büyük acı hissettiğini gösteriyor.


kelrapunzell 12 Kasım 2008 02:02

bedenin üzerindeki tüm kontrolünü kaybettiğini düşün ...hiç bir organını kontrol edemiyorsun ..vücüdundaki yaşam enerjisi akıp gidiyor ..en son da bilincin kapanıyor ..ve bunu durduramıyorsun ..tümüyle güçsüzlük ve kontrolsüzlük deneyimliyorsun ..en sonunda zihnindeki sözcükler ya da son düşünceler de gi ..di ...yor .......

..bitti

hepsi bu

sadece bir isim kalıyor o da artık başkaları tarafından söyleniyor
filanca ölmüş
sizden söz ediyorlar
kalanlar

ben bi elektrik aliim lütfen ..

Alıntı:

ELEKTRİĞE KAPILMA: Evde bir şekilde elektrik akımına kapılma kalbi durdurabiliyor. 10 saniye sonra da bilinç kapanıyor. Ancak elektrikli sandalyede idam edilen mahkûmların ölüm nedeni beynin aşırı ısınması ya da boğulma oluyor.
bence fazla gözümüzde büyütüyoruz ...aslında ben de merak ediyorum ...ilginç geliyor ...keşke bir süre kalbimi durdurup geri getirmek mümkün olabilse ..


HerHangiBiri 12 Kasım 2008 02:10

İlk ölüleri toprağa gömme işlemi, İspanya’nın Atapuerca bölgesinde 350 bin yıl öncesine kadar dayanıyor.

Bütün ölümlerin temelinde oksijen eksikliği yatar.

Ölümün ilk üç gününde enzimler yemeğe başladığınız gibi sindirilmeye devam ediyor. Parçalanan hücreler bağırsaklarda yaşayan bakterilerin yemeği oluyor.

ABD’de gömülen cesetler, toprağa her yıl ortalama 3 milyon litre sıvı bırakıyor.

Bİr İsveç şirketi, cesetleri çeşitli kimyasal maddelerle donduruyor. Ceset, bir tüpün içinde 6 ila 12 ay arasında ayrışıyor ve tamamen yok oluyor. Böylece çevreye zarar verilmediğini iddia eden şirket, buna ‘ekolojik defin’ diyor.

Hindistan’dakİ Zerdüştler, cesetleri akbabaların yemesi için açık alana atıyor.

İngiliz Kraliçesi Victoria’nın kocası Prens Albert, bornozu ve elinin alçısıyla gömülmek için ısrar etmişti.

Madagaskar’da aileler akrabalarının kemiklerini çıkarıp törenle köyün etrafında dolaştırıyor. Daha sonra da kemikler yeni bir kefene koyulup yeniden gömülüyor. Eski kefen, yeni evlenene veriliyor veya çocuğu olmayanların yataklarına seriliyor.

19′uncu yüzyılda Mısır’da demiryolu inşaatı yapan şirket, mumyaları lokomotiflere yakıt olarak kullandı. Böyle büyük tasaruf yaptılar.

İngİlİz filozof Francis Bacon, tavuğu dondurmak istedi. Tavuğun içini karla dolduran Bacon, soğuktan hastalığa yakalandı. 1926 yılında da zatürreeden hayatını kaybetti.

Embriyonik gelişim döneminde organların oluşumunda bazı hücreler ihtihar ediyor. Eğer bazı hücreler ölmeseydi, ördekler gibi taraklı ayaklarla doğardık.

1907 yılında Massachussettsli bir doktor, özel bir ölüm döşeği tasarladı. Sonra da insan vücudunun ölüm anında 21 gram kaybettiğini rapor etti. Bu nedenle ruhun 21 gram tuttuğu varsayılıyor.

ABD’de insanların yüzde 80′i hastanede ölüyor.

ABD’NİN New York kentinde cinayet kurbanından çok intihar eden insan var.
İnsanlığın başlangıçından beri 100 milyar insanın öldüğü sanılıyor.


kartalımm 12 Kasım 2008 16:29

ölüm...imtihan sonucunun er yada geç açıklanmasıdır....:( Allahım hepimizi imtihanı geçenlerden eylesin.....


YagmurTanesi 17 Kasım 2008 15:54

Ölüm hecesi

Ölüm hecesi, hayatın en zor bilmecesi
İçinde Azrail in derin nefesi
Ölüm müjdesi, içinde cennetin resmi
Ölümün kara haberi, içinde cehennem ateşi
Ölüm sessizliği, küçük kıyamet
Ölüm çığlığı, büyük kıyametin dehşeti
İsrafil in sur a üflemesi,
Sağcıların, yüzlerinden gül açması
Solcuların, yüzlerinden lanet yağması, yaptıklarına
Gidilecek yol haritası:
Cennet ve cehennem
Cennet ehli,
Pür neşe,
Huriler peşi sıra
Cehennem ehli
İçinde cehennem ateşi
Yandıkça yanan, ölmeyen bedenler
Yaptıklarına bin pişman gözler
Orhan Ayar


Daisy-BT 17 Kasım 2008 16:22

Ölüm mü, ne Ölümü...
Ölümü Siz Bana Sorun..
Tam, Yedi kere Öldüm ben..
Hastaydım, sevdiğim sağlıklıyı seçip gitti ÖLDÜM..
İyileştim, hastayken tanıdığım güzel insanlar (hastaydılar) birer birer öldüler,
Hepsiyle ben de ÖLDÜM..
Sevdiğim döndü, yalandı sözleri , yine ÖLDÜM..
Ailem yaşadıklarıma dayanamadı ağır krizlerini, hastalıklarını gördüm. ÖLDÜM..
Yine aldandım, aşağılandım, hakarete uğradım ,ÖLDÜM..
Hata bende değildi, hatalı gibi suçlandım, silindim, ÖLDÜM..

Tam 7 kere öldüm ben..
7. nerede mi ?
Artık içim öldü,güvensiz, yarım, yalnız yaşamak ölmek gibi...

Daisy ( Alıntı değil )


CelestialBody 17 Kasım 2008 22:43

Ölüm lafını bir daha duymak istemiyorum!


hadiseyim 25 Kasım 2008 15:02

Kadin her sabah oldugu gibi o günde beyaz degnegi ve el yordami ile otobüse binmisti.
Soför : -Soldan üçüncü sira bos hanimefendi, dedi.
Kadin 32 yasinda güzel bir bayandi ve esi oldukça yakisikli bir hava subayi idi. Bundan birkaç ay önce yanlis bir teshis sonucu gerçeklestirilen ameliyatla gözlerini kaybetmisti genç kadin ve asla göremeyecekti.
Kocasi ameliyattan sonra aci gerçegi ögrenince yikilmis ve kendi kendine bir söz vermisti. Asla karisini yalniz birakmayacak, ona sonuna kadar destek olacak, kendi ayaklari üzerinde durana kadar cesaret verecekti.
Günler geçiyordu. Kadin her geçen gün kendini daha kötü hissediyor, çok sevdigi kocasina yük oldugunu düsünüyordu. Esinin bu içine kapanik,karamsar hali kocayi çok üzüyordu. Bir an önce bir seyler yapmasi gerekiyordu, karisi günden güne kendi içine kapanik dünyasinda kayboluyordu.
Bütün gün düsündü koca nasil yardim edebilirim güzeller güzeli esime. Birden aklina esinin eski isi geldi. Geri dönmesini isteyecekti. Ama bunu ona nasil söyleyecekti, çünkü artik çok kirilgan ve nesesizdi. Bütün cesaretini toplayarak aksam karisina konuyu asti.
Karisi dehsetle gözlerini asti. - Ben bunu nasil yaparim ben körüm, diye bagirdi.
Kocasi ona destek olacagini her sabah ise onu kendisinin birakacagini ve aksam alacagini ve ona çok güvendigini söyledi. Çünkü esini taniyordu ve bunu basarabilecegini biliyordu.
Kadin büyük bir umutsuzlukla kabul etti çünkü esini çok seviyordu ve onu kirmak istemiyordu.
Her sabah esini isine birakiyor ve aksamlari aliyordu fedakar koca. Günler böyle ilerledi karisi eskisinden biraz daha iyiydi. Fakat kocasi daha fazlasini istiyordu , kendisine söz vermisti sonuna kadar gidecekti.
Aksam karisina: - Artik ise kendin gidip gelmelisin, dedi,. Kadin sasirmisti. Bunu asla yapamayacagini söyledi. Kocasi israr edince onu yine kiramadi ve bütün cesaretini topladi bunu kendisi de istiyordu ama o kadar güveni yoktu.
Sabahlari kadin artik otobüs duragina kendisi gidiyor, otobüsüne biniyor ve otobüsten inerek isine gidebiliyordu ..
Günler günleri kovaladi hiçbir problem yoktu. Yine bir gün otobüse binerken, soför :
- 'Sizi kiskaniyorum, hanimefendi' dedi.
Kadin kendisine söylenip söylenmedigini anlayamadan, neden , diye sordu.
Soför, - Çünkü her sabah sizin arkanizdan bir hava subayi genç adam otobüse biniyor ve bütün yol boyunca sevgi ile size bakiyor, otobüsten indikten sonra yesil isikta yolun karsisina geçmenizi bekliyor siz binaya girdikten sonra arkanizdan öpücük yollayip size her gün sevgiyle el salliyor , dedi."

böyle bir aşk olabilirmi acabaa


Nephthys 25 Aralık 2008 02:18

Ölümcek Ağı


takıldık
anayurdu dört baştan saran
demir ağlara
hırslandırılmış tren..
can gidiyor...

takıldık
katran ağlara
araçlar yollarda mayın
aşırı hırs hatalı kaplama...
kan gidiyor.....

takıldık
örümcek ağlarına
enstitülerin kilitli kapılarında
öğretmensiz okullarda
hırslandırılmış eğitim....
insan gidiyor.....

deldi ağlarımızı
demokrasi okyanusunda
cehalet giymiş anarşist balıklar
hırslandırılmış siyaset...
can gidiyor
kan gidiyor
insan gidiyor...




Rahim TAŞ


Daisy-BT 25 Aralık 2008 11:56

Böyle demiştim bir süre önce burada..

Ölüm mü, ne Ölümü...
Ölümü Siz Bana Sorun..
Tam, Yedi kere Öldüm ben..
Hastaydım, sevdiğim sağlıklıyı seçip gitti ÖLDÜM..
İyileştim, hastayken tanıdığım güzel insanlar (hastaydılar) birer birer öldüler,
Hepsiyle ben de ÖLDÜM..
Sevdiğim döndü, yalandı sözleri , yine ÖLDÜM..
Ailem yaşadıklarıma dayanamadı ağır krizlerini, hastalıklarını gördüm. ÖLDÜM..
Yine aldandım, aşağılandım, hakarete uğradım ,ÖLDÜM..
Hata bende değildi, hatalı gibi suçlandım, silindim, ÖLDÜM..


Tam 7 kere öldüm ben..
7. nerede mi ?
Artık içim öldü,güvensiz, yarım, yalnız yaşamak ölmek gibi...

Bir çok önemli ekleme yapmak istiyorum..
Artık O öldü..benim 7 kere ölümüme neden olan, kendisini öldürdü...
Kişiliğini, kişiliğimi hiçe sayarak öldürdü..
Ama ben neden bu kadar üzgünüm..

Yazan-Yaşayan : BEN






Nephthys 26 Aralık 2008 02:59

Ölümdar


ben tuhaf ben garip bir yıldız gibi ışıksız evrende
içimde ne zamandır uğuldar kurt soğuğu
hangi çerçeve taşır ki artık gövdemi
ben kaysam hangi yörünge kabul olur teyel

asılan kaç kayıp değer taşır kendine
yitmek o değil midir belirsiz imge
bir kabre yazılsam desem içimde
inanmak zorlanır umudun gölgesinde

ben tuhaf ben garip bir arı kovansız
elim kolum bal olsa kim görür yalnız
ah erisem bir ateşin sesinde
kim ağlar umarsız gidişime



Ahmet Aksoy


Nephthys 1 Ocak 2009 01:58

ÖLÜMÜMDEN BİRAZ SONRA



Ölümümden biraz sonra anladım
Olmayınca oyun.
Gözlerim dışına kapalı, içine açık.
Kalıbım belirsiz bir yerde artık.
Sırtüstü yatıyorum, up - uzun.

Öyle bir dünyadayım ki şimdi,
Ellerim tutabildikleriyle kalmış,
Büyük beynim kıvrım kıvrım, donuk.
Artık ne karanlık var benim için, ne aydınlık,
Ne sıcak, ne soğuk.


Özdemir Asaf


fortune 4 Ocak 2009 19:22

bana yaşamayı öğretin, ölmek gelir elimden.


ABerYY 5 Ocak 2009 00:14

ÖLÜM

Hep……
Animidir çırpınışların ölüm
Sonlara yok mudur çıkışların
Apansızlıklar mı kaderin ölüm

Hep……
***** pusular mı yoldaşın ölüm
Kara diken ellerin
Sonralar….
Yok mu kitabında ölüm

Hep…..
Gecelere mi doğarsın ölüm
Bahara eren sabahların yok mudur
Güller içinde bülbülü
Dinlemez mi ğüleklerin
Çıraların can alevi sızmaz mı
Karanlıklarda mı alemin ölüm

Hep…
Viraneliklerde mi gezersin ölüm
Yeşil sarayların ortasından hiç geçmedin mi
Duldasında oturmadın mı çınarların
Yavukluna beyitler dizen
Dillerin olmadı mı
Üzmelerde mi defterin ölüm

Hep…….
Senden ötesi yokmu dersin ölüm
Muradı bulan ersin istemezsin
Kimle kindesin
Bilirde bilemezcisin
Deryalara ermeden
Geçer mi güzlerden elin
Mavileri zifirilere
Neden sen koyarsın ölüm

Hep….
Sevmelerden kovarsın yürekleri ölüm
Elinde candan kürekleri
Kan fışkıran
Kesik başlı bilekleri
Nasıl bükersin ölüm
Höykünerek
Sökük bedenleri
Dikersin toprağa ölüm

Hep düşükler sana ölüm
Yakarmalar alışmışlar
Dar yakana
İflah olmaz keremlerde
Yazıklanmış alışkanlıklar
Çoğalmış zaferlerin
Kör yüreğin eğilirde bir gün
Ölümü bilirmisin ölüm

Hep….
Sevmelerde olduğunda dün
Yakınırda ararsın
Hor bakışlarda yanarsın üzgün
Sende çaresizce ölümlere ağlarsın
O gün çağlarsın be ölüm


Feriha Ceylan


CelestialBody 5 Ocak 2009 01:03

Alıntı:

Daisy-BT adlı kullanıcıdan alıntı (Mesaj 1267862)
Böyle demiştim bir süre önce burada..



Ölüm mü, ne Ölümü...
Ölümü Siz Bana Sorun..
Tam, Yedi kere Öldüm ben..
Hastaydım, sevdiğim sağlıklıyı seçip gitti ÖLDÜM..
İyileştim, hastayken tanıdığım güzel insanlar (hastaydılar) birer birer öldüler,
Hepsiyle ben de ÖLDÜM..
Sevdiğim döndü, yalandı sözleri , yine ÖLDÜM..
Ailem yaşadıklarıma dayanamadı ağır krizlerini, hastalıklarını gördüm. ÖLDÜM..
Yine aldandım, aşağılandım, hakarete uğradım ,ÖLDÜM..
Hata bende değildi, hatalı gibi suçlandım, silindim, ÖLDÜM..


Tam 7 kere öldüm ben..
7. nerede mi ?
Artık içim öldü,güvensiz, yarım, yalnız yaşamak ölmek gibi...

Bir çok önemli ekleme yapmak istiyorum..
Artık O öldü..benim 7 kere ölümüme neden olan, kendisini öldürdü...
Kişiliğini, kişiliğimi hiçe sayarak öldürdü..
Ama ben neden bu kadar üzgünüm..

Yazan-Yaşayan : BEN




Ölümü hiç haketmiyorsun. Kendisini yeterince rezil edenler için ölmeye değermi.


Daisy-BT 7 Ocak 2009 00:06

Ölüm her şeyi eşit yapar.
CLAUDİANUS

Ölümden niçin korkayım ki, ben varken o yok, o varken ben yokum.
EPİKUROS

Ölüm, bazen bir ceza, bazen bir armağan, bazen de bir iyilik olur.
SENECA

Doğar doğmaz ölmeye başlıyoruz.
MANİLİUS

Gerçekten ölmeden önce, binlerce kere ölüyoruz.
W. E. HENLEY

Gençler ölebilir; yaşlılar ölmelidir!
LONGFELLOW

Ölmeyi göze almazsan, yaşayamazsın.
SCHİLLER


fortune 7 Ocak 2009 00:18

evet, katılamaK elde degil;

ölüm en ve hatta tek adil olay belki insan ırkının başına gelen.


Nephthys 8 Ocak 2009 09:37

Öldürmeselerdi anne...........



senin yokluğunda,
hasret koynumda..

coştum
bir deli tay edasıyla
sana koşmak istedim anne....

olmadı,

bir gün gelir de
sana sunarım diye
bir yürek büyüttüm anne...


yakmasalardı....

bir gün gelir de
avuçlarına bırakırım diye
bir çicek büyüttüm anne


koparmasalardı....

bir gün gelir de
gözlerine bırakırım diye
bir mavi büyüttüm anne


kirletmeselerdi....

hiç bir mavi
senin kadar sonsuz değildi...

bir gün gelir de
umutlarına bırakırım diye
bir sevgi büyüttüm anne

çalmasalardı

bir gün gelir de
yüreğine bırakırım diye
bir aşk büyüttüm anne


almasalardı

bir gün gelir de
yarınlarına bırakırım diye
bir çocuk büyüttüm anne

bir çocuk,
öldürmeselerdi anne
öldürmeselerdi...



Turgut Gündoğmuş


CelestialBody 8 Ocak 2009 13:10

Çocukların ölümü geleceğin ölümü demektir. Geleceğimizi öldürmesinler.


Daisy-BT 8 Ocak 2009 14:17

Biz dünyayı çok sevdik..
Ölüm bizden uzak olsun..

desek de...

Ölümle yaşamak istemiyorum..
Ölümlü olduğumu bile bile..


fortune 8 Ocak 2009 21:31

En Sıcak,
En Samimi,
En Sadık,
En Karşıkonulmaz Kucak.


Nisyan-ı Bâtın 14 Ocak 2009 22:04

Sen söyle ellerden duymak ağır gelir.
Sen söyle dertlerle kalmak ölüm gelir
Bir başka sevda var belki dönüşün yok
Al git bana çok gördüğün sevgini

Al git zaman kamçılıyor hasreti
Bir yanlışa kurban ettin her şeyi
Her yalan senin her ceza benim
Suçum sevmekse bitsin

Seninle ölürüm yokluğun ölmek demek
Derdimle ölürüm ölmek çareyse eğer
Seninle ölürüm yolunda ölmek güzel
Derdimle ölürüm ölmek çareyse eğer


Nisyan-ı Bâtın 17 Ocak 2009 13:57

İLK VASİYET

Oğlum Deniz'e

1
Ben bütün yenilgileri yaşadım
Kalmadı sana hiçbir şey
Oğlum, biricik muradım
Bir su damlasıdır kapıyı gözler

Tükürür gibi bakıyor yüzüme dünya
Kırılmış ağacımın o tek sürgüsünü
Oğlum, biricik muradım
Benden ötelere döndür yüzünü

2
Uzun bir sözcükse ömrüm
Oğlum, son iki hecesin sen
Günüm geceye ilikli
Yanımda yok bir kimsem

O küçücük odada soluğun
Mavi resimler çizer havaya
Avludaki kiraz içini çeker
Elma, armut, akasya

Artık evin erkeğisin sen
Erkencisin bu konuda
Seninle büyüyecek bil ki
Uzaktaki şu baba

3
Geçip gidiyor günler
Boğuk bir sis altında
Elimin ucunda defter
Köpürüp duruyor boyuna

Ne yazdımsa oğlum
Bugüne kadar böyle
Sanki bir yaz günü
Savruldu akşam esintisinde

Geçip gidiyor günler
Evim uzak, yol yakın
Ölüme kedere, acıya
Cinner, cehennem, intihar…

4
Gecenin son otobüsü
Hoşçakal oğlum
Alnımda bir seğirme
Yüreğimde hüzün

Gecenin son otobüsü…
Şimdi soluk bir ışık
Gençliğimin kenti
Dönüş yok artık

Gecenin son otobüsü..
Götür beni uzaklara
Gecenin son otobüsü
Oğlum gelir nasılsa

5
Yağmurun diliyle konuştum
Uzandım taşların eliyle
Oğlum seni düşündüm
Galata'da eski bir evde

Denizin dikeninde uyudum
Uyandım ter içinde
Oğlum seni düşündüm
Geçmiş zaman kipinde

Yolların arklarından baktım
Gözyaşların merceğiyle
Oğlum seni düşündüm
Hasretlerin ikliminde

Deniz...ölümde bile…

6
Oğlum unutma adını
Sana boşuna konulmadı o
Oğlum unutma adını
Göğe çizilen resimleri hatırla
Oğlum unutma adını
Dağları teğelleyen suları
Oğlum unutma adını
Kardeşliği, cesareti ve yanılgıyı
Oğlum unutma adını
Tarihe karşı yürüyen bedenleri hatırla
Oğlum unutma adını
Ve tarih olan sonra
Oğlum unutma adını
Hep ipte olacak boynun
Oğlum unutma adını
Yaralı, acılı bir yurdun
Oğlum unutma adını
Kanı, çiçeği olarak...

Deniz...unutma adını…
AHMET ERHAN


Nisyan-ı Bâtın 18 Ocak 2009 01:06

süreğen bir unutuştan sızlayan beden
'donmuş kentler'de döner
'kavruk yangın yeri'ne
bir gün biz gideriz bir gün
isli bir kalabalık kalır
o kentlerde
kor bir 'hatıra' kalır

bir gün biz gideriz bir gün
yaz bir yangını imler
söz yanar ve yaz
yaz bir yangını imler
dirilip külümüzden
nicedir yakılırız
yangın can içindedir
yangınlarla kavrulan o yanık gülümseme
bengi bir düşü fısıldar
karanfiller açar da
sevgili yüreklerde
o sevda aydınlanır
eğilmez bir hatıra
gezgin bir gülüş kalır

bir gün biz gideriz bir gün
kanayan bir hasret kalır
güneşin burçlarından
o 'uzak çan' duyulur
sözümüz o gün üzredir


alıntı.


Nephthys 18 Ocak 2009 02:13

Öldümmü




Bune zulüm bunlar zebani olmalı,
Nerede güzellikler zeynim daha durmadı,
Çocuklara zulüm cehennemde olmadı,
Bunları sende gördünmü yoksa ben öldümmü.

Şeytan değil kim bu vurdumduymaz,
Hiçbir canlı yavruya kıymaz,
Bakıcıya bırakmazsan böyle olmaz,
Bütün bunları gördünmü yoksa ben öldümmü.

Dünyaya bakmak işkence bana,
Yarıdan fazlası kemlikten yana,
Riyakârlar zamana ana,
Bunları görmesem,Kusura bakma rabbim ölsem.




Mustafa Yazka


ÖmÜrCeK 18 Ocak 2009 16:02

Ölümdün Yüreğime

gelişlerin ölümdü yüreğime,
oysa hasrettim geleceğin güne,
çok istedim sarılmayı,sıcak tenine,
dokunamadım,bakamadım gözlerine....


kalbim aşka mezar kazmış,
aşktan yana hep yanmış,
sevdan yüreğimin düşmanıymış,
anladım sevdan harammış....


gene karşımdasın,geldin(!)
ama benim değilsin, elsin,
her gün öldürüyor gelişin
beni gömmek için mi geldin....


hep yandım, hep ağladım,
derdimi kimseye anlatamadım,
sevdan yüreğimdeydi bırakmadım
sensizken de hep ağladım.....


ÖmÜrCeK 20 Ocak 2009 21:24

öLüm ßeni aRıyoR..
ßende O'nu..
Her qece öLümü ßekliyoRuM
ßu kaçıncı intihar , kaçıncı yok oluş ?
azRail qöRevini Yapmıyor
öLümLe yüzLeşemiyoRuM
öLümü tadamıyorum
ßekçisi oLdum öLümüN
Yine Kanıyor ßiLeKLerim
Yeni ßir Çaßa öLüme qiTmeK içiN..
azRaiL !
ßu sefer qüLdür yüzüMü
ßu sefer aL Canımı
ßu sefer yap qöReviNi !


Nisyan-ı Bâtın 20 Ocak 2009 22:34

Ecele Mektup

Ecel geçit verme bana
Yalvarıyorum Yaradana
Kurbanım Azrail sana
Gel götür ecel beni

Kanım akmaz
Sesim çıkmaz
Benim gibi kimse
Canından bıkmaz

Her gece kabuslarla uyanırım
Bunca derde nasıl dayanırım
Bir daha uyanmayayım diye yalvarırım
Her sabah yine uyanırım
Al götür ecel beni

Dağları aşırırsın
Yolumu şaşırırsın
Sabrımı taşırırsın
Artık götür ölüm beni

Kapanmaz oldu yara
Vâkit bul beni de ara
Gel götür ecel beni

Hani atlı candan geçilmezdi
Ekinler yeşilken biçilmezdi
Bu ruhum canından bezdi
Gel götür ecel beni

Dertlerim olmuş dizi dizi
Görmez mi beni
Ecelin gözü
Neyleyim kimseye geçmeyen sözü

Dert verip gezdirirsin
Ecel vermez ezdirirsin
Artık canımdan bezdirirsin
Gel götür ecel beni.


MaRCeLLCaT 20 Ocak 2009 23:52



Ölüm Şiiri

Ölüm Şiiri

Ölüm gelir acıyı katlar ölüm
Bana gelince sırayı atlar ölüm

Ölümle başlar düğünüm toyum
Kıskanır yaşayanlar çatlar ölüm

Ellerim bembeyaz kınalanmış yüreğim
Melekleri bir bir toplar ölüm

Canımı meleğe sunarım korkulu
Kirlerimi yolcu duasıyla aklar ölüm

Merhamet sonsuz bir deniz ötesi yok
Sura kadar emaneti saklar ölüm

Elbet ulaşır bu yolculuk vatana
Selam olsun tabutumdan tutup toprak atana
Ben yaşamak oyununa şaşarım
Oyuncular sonsuzlukta yatana
Memduh Atalay




Saat: 04:44
Sayfa 3 / 4

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık