![]() |
hayatın ta kendisi işte ölüm,ne zaman ve nerede karşına çıkar bilinmez,ölüm değil de ölümden sonrası kokutuyor beni...ölüm sonrasını düşünemiyorum ama düşünmeye kalkıştığım anda kocaman bir boşlukta savrulduğum canlanıyor gözümün önünde,garip bişey ölüm... |
Dünyada Kayıtlara Geçmiş En İlginç Ölüm Dünyada, kayıtlara geçmiş en ilginç gerçekleşen ölüm; Çok ilginç,üstelik yakın tarihten. Yıl 1996 Bizde olduğu gibi Yunanistan da yaz döneminde orman yangınlarıyla boğuşuyordu. Yunanistan itfaiye ekibi büyük bir yangını söndürmüşler ama oldukça geniş bir alanı da kurtaramamışlardı. Yangın sonrası uzmanlar, yanan alanda araştırma yaparken, gördükleri karşısında küçük dillerini yutarlar. Görünen; denizden bir kaç kilometre uzakta ve yüksekte olmasına karşın yanmış bir balıkadamdır. Snorkeli ve zıpkını da elindedir üstelik. Sen, balık avlamak için denize dal ... Sonra bir yangın söndürme helikopteri gelip seni çeksin ve yangının üzerine bıraksın............... :| |
ölüm ebed i hayata açılan kapıdır ölüm ve hayat aslında tam tersi anlamlar taşır ölüm asıl yaşama doğmaktır |
HERKES ÖLMEK İÇİN YAŞAR.... |
her canlı birgün ölümü tadacaktır.. |
gercek yasam ölümden sonra anlasılır |
sonsuz huzur... |
Yaşarken ölmek kötüdür, ölse bile ölmemekten.. 2side kötüdür malesef.. |
ölüm de hayatin bir parcasi (ci) |
Ölüm, bir canlı varlığın (insan, hayvan ve bitkinin) hayati faaliyetlerinin kesin olarak sona ermesidir. ölüm bu mudur acaba_? hayır! aslında ölüm o boyuttan ayrılan varlığın; geri de kalanlar üzerinde bıraktığı etkidir.bi durgunluk...bi yalnızlık hissi..bi tükenmişlik...herkese-herşeye farklı şeyler öğretir ölüm.kimisine yaşama gücü.kimisine ayrılanın ardında bıraktığı birtakım şeyleri tamamlama hırsı...kimisine de boşvermişlik aşılar ölüm! ölüm aslında bu boyuttan farklı bi boyuta geçmek değil midir? herkes öyle düşünmez mi bir yakınını kaybettiği zaman? o herzmn beni görüyor,beni izliyor denmez mi?ahh...keşke öyle olsa...ya da herkes öyle olduğuna inanabilse.ama ben inanıoyorum!:) ben annemin ölüm haberini tam 1 ay sonra aldım! bilmiyordum ki ben okula girmek için onca zorluğa katlanmaya çalışırken beni izlediğini,bana destek olduğunu! o zamanlar hep düşünüyordum; ben bunca şeye nasıl katlanıyorum diye!ama şimdilerde çok daha iyi anlıyorum sebebini!:) biricik annem,beni orada da yalnız bırakmamış!eğitimlerin olduğu 1 ay boyunca sürekli yanımdaymış!hep yardım etmiş bana,hep destek olmuş!ben o zamanlar bilmiyordum olayları.ama yine de ben onu hiç unutmamıştım,o beni unutur muydu hiç!!! hani derler ya;"anne hakkı ödenir mi hiç?" diye.ödenmez tabi ki! ben onun için bütün bi yaz boyunca koşuşturdum durdum ama...bak...o bizden ayrıldıktan sonra bile bırakmadı beni!yine beni düşündü,yine benim yanımdaydı!ona bi yaz ım değil! bütün yaşamım feda olsaydı! artık yok! hayır sadece aramızda değil o kadar! ama biliyorum ki... o her zaman benim yanımda!ne kadar güçlü bi evlat yetiştirdiğini merak ettiği için sürekli beni izliyor! benim hayat ilkem bu; BUNDAN SONRA PES ETMEK YOK!MÜCADELEYİ BİTİRMEK YOK! (ama sadece onun yüzünü kara çıkarmamak için!) annem seni çok seviyorum! 07.09.06 |
:) bazen otobüs tren tranvay ucak ay sonu tatil derken bişeyler beklioruz hayatımız boyunca aslında bekledimiiz seey ölümdür işin aslıı... |
doğmalar ölmek içindir. nefis ölüme miyoptur.ölüm ,bir evde odan odaya geçmektir.ölüm bir son değil bir başlangıçtır.kişinin kıyameti ölünce kopmuştur... |
İNNA LİLLAHİ VE İNNA İLEYHİ RACİUN.ALLAH HEPİMİZE SON NEFESİMİZ DE İMANIMIZLA GİTMEYİ NASİP ETSİN.KAÇINILMAZ SON.DOĞMALAR ÖLMEK İÇİNDİR... |
işin edebiyat kısmı hepsi sanırım ama çok soguk ölüm beee...! |
"Her Canlı Ölümü Tadıcaktır." |
ölüm , '' hiç'' olmaktır |
Ölmek! Azrail'in ayak sesi geliyorsa kulağına, Bilesin ölüm! Bir adım daha yaklaşır. Sana, Sakın isyan etme gülüm. Azrail'e, İsyan'ın fayda'sı var mı? Ölüm'e. Yaşarken ölmek En kötüsü yâr'i görmeden ölmek Ölmek! En iyisidir. Gömülmek. alıntı |
Sözün AcıydıSözün acıydı, yolun dolambaçlı... Yedi uzun yıl geçerek Yedi yıl dolaştın durdun... İçimden bir his şöyle diyor: Ayrıl arkadaşlarından istasyonda Sabahleyin git kente İliklenmiş ceketinle Bir dam ara Ve bir arkadaşın çalarsa kapını Aç! Haaa...Açma... Yine de ört hislerini Rastlarsan ana babana İstanbul'da ya da başka bir yerde Yürü git yabancı gibi Yok ol köşede Tanıma! Sana armağanları olan şapkayla gizle yüzünü Göster! Aaah! Gösterme, gösterme yüzünü Yine de gizle, ört hislerini İşte burada ye şu eti, çekinme Git rastgele bir eve yağmur yağınca Otur bir sandalyeye Ama çok kalma Şapkanı da unutma Söylüyorum sana Ört hislerini Ne söylediysen bir daha söyleme Düşüncelerini bir başkasında bulursan tanıma Kimseye imzanı ya da resmini vermemişsen Kimsenin yanında bullunmamış ve kimseyle konuşmamışsan Nasıl yakalayabişlirler seni Ört hislerini... Dikkat! Ölümü düşündüğünde Mezar taşın olmasın yattığın yeri belirten Üzerinde bir yazıyla seni eleveren Ölüm tarihiyle seni açığa çıkaran Bir kez daha, son bir kez daha Ört hislerini... Sevdiğim söylüyor bensiz olamayacağını Bu yüzden kendime dikkat ediyorum Yolda yürürken önüme bakıyorum Ve korkuyorum her yağmur damlasından Sanki beni ezeceklermiş gibi... Sen yine de bana bakma Ne giydiğini yaz bana Sıcak tutuyor mu? Uyuduğun yeri yaz bana Yumuşak mı? Nasıl göründüğünü yaz bana Yüzün aynı mı? Sorulardır sana bütün verebildiğim Ve gelen yanıtları kabullenmeliyim Yorgunsan uzatamam elimi Ya da açsan besleyemem Sanki bu dünyada hiç yokmuşum Unutmuşum gibi seni... Sözün acıydı, yolun dolambaçlı... Yedi uzun yıl geçerek Yedi yıl dolaştın durdun...Dursun Ali Erzincanlı |
ne zamn ölücez testi nerde yhaa |
örgülü saçlarında ölüm kokladığım sevgilim sana kopardım bütün zambakları siyah zambaklar benim kaderim bahçivanın gözyaşlarıyla büyüttüğü zambaklar eylül yağmurunda sokakta ıslanırken solgun yüzünü sonbahar yapraklarına benzetiyorum ellerim terliyor çiçekleri koklarken küçük şemsiyeli bir kız geçiyor yanımdan çiçeklere bakıp gülüyor siyah zambaklar diyor gülüyor yağmur ıslatıyor çiçekleri ben eylül yağmurunu sevdim siyah zambakları sevdim seni sevdim ve kaderimi sevdim |
bir doğa olayıdır doğan varlıklar ölürler bedenin zarar görmesi yıpranması sonunda terk edilmesidir egonun sonudur kontrol güç ve bilinç kaybıdır yaşamdaki süremizin bitişidir diğer tüm varlıklardan farklı ya da özel olmadığımızın kafamıza dank ettiği andır hep başkalarının ölmediğini anladığımız andır bize ayrılan sürenin sonudur ...haftaya görüşmek üzere diyemediğimiz bir durumdur .. ben illüzyonunun bitişi dağılışıdır tüm hayvanların hiç problem etmeden ölebildiğini gördükten sonra insanların kendini ne sandığını çok sorguladığım bir fenomendir |
New Scientist dergisinde yayımlanan araştırmaya göre feci ölümlerde asıl darbeyi indiren, beynin oksijensiz kalması. Son hissedilen şey ise genellikle sükûnet hissi ve bilinç kaybı. İşte o araştırma: BOĞULMA: Kişi ilk anda büyük panik yaşıyor. Nefesini tutuyor. Ardından su ciğerlerine doldukça bir yanma ve yırtılma hissi duymaya başlıyor. Son olarak hissettiği şey ise sakinlik ve dinginlik oluyor. Oksijen alamadığı için bilinci kapanıyor, ardından ölüyor. YANMA: Yanıklar, çok şiddetli acıya yol açıyor. Sinir uçlarının yanması ise bu acı hissini bir süre sonra ortadan kaldırıyor. Ardından kişi biraz his kaybına uğruyor. Yanarak ölen kişilerdeki asıl ölüm nedeni çoğunlukla zehirli gazların solunması ve nefessizlik oluyor. KAFANIN KOPMASI: Uzmanlara göre beyin, kafa koptuktan sonra saniyelerce fonksiyonlarını sürdürüyor. Fransa'daki raporlara göre 18'inci yüzyılda giyotinli idamlarda kopan kafada 30 saniye kadar yüz mimikleri görülüyordu. YÜKSEKTEN DÜŞME: ABD'deki Golden Gate Köprüsü'nden atlayan 100 kurban, akciğerin iflas etmesi, kalbin patlaması ve kırık kaburgaların iç organlara zarar vermesi sonucu öldü. ELEKTRİĞE KAPILMA: Evde bir şekilde elektrik akımına kapılma kalbi durdurabiliyor. 10 saniye sonra da bilinç kapanıyor. Ancak elektrikli sandalyede idam edilen mahkûmların ölüm nedeni beynin aşırı ısınması ya da boğulma oluyor. KAN KAYBI: 1.5 litre kan kaybeden kişi kendini halsiz, susamış ve korkmuş hissediyor. İki litre kan kaybedildiğinde baş dönmesi ve bilinç kaybı başlıyor. DEKOMPRESYON (BASINÇ KAYBI): Ani basınç kayıplarından kurtulanlar göğsüne vurulmuş gibi ani bir acı yaşadıklarını anlatıyor. 15 saniyeden az süre içinde de bilinç kaybı yaşanıyor. KALP KRİZİ: En çok rastlanan olay, kaslar oksijen alamayıp çırpınmaya başladığında hissedilen göğüs ağrısıdır. Kalbin normal ritminin bozulması, kalp atışlarını durdurur. Bilinç kapanır, ölüm gerçekleşir. ASILMA: Yağlı urganla asılarak boğulma 10 saniye içinde bilinç kaybına yol açıyor. Fırlatma tarzı asılmalarda amaç, boynun kırılmasını sağlamak. Ancak bu yöntemle asılan mahkûmlarda ölümlerin yine boğulmadan kaynaklandığı belirlendi. ZEHİRLİ İĞNE: ABD'de idamlarda kullanılan yöntem doğrudan kalbi durduruyor. Araştırmalar, mahkûmların yanma ve büyük acı hissettiğini gösteriyor. |
bedenin üzerindeki tüm kontrolünü kaybettiğini düşün ...hiç bir organını kontrol edemiyorsun ..vücüdundaki yaşam enerjisi akıp gidiyor ..en son da bilincin kapanıyor ..ve bunu durduramıyorsun ..tümüyle güçsüzlük ve kontrolsüzlük deneyimliyorsun ..en sonunda zihnindeki sözcükler ya da son düşünceler de gi ..di ...yor ....... ..bitti hepsi bu sadece bir isim kalıyor o da artık başkaları tarafından söyleniyor filanca ölmüş sizden söz ediyorlar kalanlar ben bi elektrik aliim lütfen .. Alıntı:
|
İlk ölüleri toprağa gömme işlemi, İspanya’nın Atapuerca bölgesinde 350 bin yıl öncesine kadar dayanıyor. Bütün ölümlerin temelinde oksijen eksikliği yatar. Ölümün ilk üç gününde enzimler yemeğe başladığınız gibi sindirilmeye devam ediyor. Parçalanan hücreler bağırsaklarda yaşayan bakterilerin yemeği oluyor. ABD’de gömülen cesetler, toprağa her yıl ortalama 3 milyon litre sıvı bırakıyor. Bİr İsveç şirketi, cesetleri çeşitli kimyasal maddelerle donduruyor. Ceset, bir tüpün içinde 6 ila 12 ay arasında ayrışıyor ve tamamen yok oluyor. Böylece çevreye zarar verilmediğini iddia eden şirket, buna ‘ekolojik defin’ diyor. Hindistan’dakİ Zerdüştler, cesetleri akbabaların yemesi için açık alana atıyor. İngiliz Kraliçesi Victoria’nın kocası Prens Albert, bornozu ve elinin alçısıyla gömülmek için ısrar etmişti. Madagaskar’da aileler akrabalarının kemiklerini çıkarıp törenle köyün etrafında dolaştırıyor. Daha sonra da kemikler yeni bir kefene koyulup yeniden gömülüyor. Eski kefen, yeni evlenene veriliyor veya çocuğu olmayanların yataklarına seriliyor. 19′uncu yüzyılda Mısır’da demiryolu inşaatı yapan şirket, mumyaları lokomotiflere yakıt olarak kullandı. Böyle büyük tasaruf yaptılar. İngİlİz filozof Francis Bacon, tavuğu dondurmak istedi. Tavuğun içini karla dolduran Bacon, soğuktan hastalığa yakalandı. 1926 yılında da zatürreeden hayatını kaybetti. Embriyonik gelişim döneminde organların oluşumunda bazı hücreler ihtihar ediyor. Eğer bazı hücreler ölmeseydi, ördekler gibi taraklı ayaklarla doğardık. 1907 yılında Massachussettsli bir doktor, özel bir ölüm döşeği tasarladı. Sonra da insan vücudunun ölüm anında 21 gram kaybettiğini rapor etti. Bu nedenle ruhun 21 gram tuttuğu varsayılıyor. ABD’de insanların yüzde 80′i hastanede ölüyor. ABD’NİN New York kentinde cinayet kurbanından çok intihar eden insan var. İnsanlığın başlangıçından beri 100 milyar insanın öldüğü sanılıyor. |
ölüm...imtihan sonucunun er yada geç açıklanmasıdır....:( Allahım hepimizi imtihanı geçenlerden eylesin..... |
Ölüm hecesi Ölüm hecesi, hayatın en zor bilmecesi İçinde Azrail in derin nefesi Ölüm müjdesi, içinde cennetin resmi Ölümün kara haberi, içinde cehennem ateşi Ölüm sessizliği, küçük kıyamet Ölüm çığlığı, büyük kıyametin dehşeti İsrafil in sur a üflemesi, Sağcıların, yüzlerinden gül açması Solcuların, yüzlerinden lanet yağması, yaptıklarına Gidilecek yol haritası: Cennet ve cehennem Cennet ehli, Pür neşe, Huriler peşi sıra Cehennem ehli İçinde cehennem ateşi Yandıkça yanan, ölmeyen bedenler Yaptıklarına bin pişman gözler Orhan Ayar |
Ölüm mü, ne Ölümü... Ölümü Siz Bana Sorun.. Tam, Yedi kere Öldüm ben.. Hastaydım, sevdiğim sağlıklıyı seçip gitti ÖLDÜM.. İyileştim, hastayken tanıdığım güzel insanlar (hastaydılar) birer birer öldüler, Hepsiyle ben de ÖLDÜM.. Sevdiğim döndü, yalandı sözleri , yine ÖLDÜM.. Ailem yaşadıklarıma dayanamadı ağır krizlerini, hastalıklarını gördüm. ÖLDÜM.. Yine aldandım, aşağılandım, hakarete uğradım ,ÖLDÜM.. Hata bende değildi, hatalı gibi suçlandım, silindim, ÖLDÜM.. Tam 7 kere öldüm ben.. 7. nerede mi ? Artık içim öldü,güvensiz, yarım, yalnız yaşamak ölmek gibi... Daisy ( Alıntı değil ) |
Ölüm lafını bir daha duymak istemiyorum! |
Kadin her sabah oldugu gibi o günde beyaz degnegi ve el yordami ile otobüse binmisti. Soför : -Soldan üçüncü sira bos hanimefendi, dedi. Kadin 32 yasinda güzel bir bayandi ve esi oldukça yakisikli bir hava subayi idi. Bundan birkaç ay önce yanlis bir teshis sonucu gerçeklestirilen ameliyatla gözlerini kaybetmisti genç kadin ve asla göremeyecekti. Kocasi ameliyattan sonra aci gerçegi ögrenince yikilmis ve kendi kendine bir söz vermisti. Asla karisini yalniz birakmayacak, ona sonuna kadar destek olacak, kendi ayaklari üzerinde durana kadar cesaret verecekti. Günler geçiyordu. Kadin her geçen gün kendini daha kötü hissediyor, çok sevdigi kocasina yük oldugunu düsünüyordu. Esinin bu içine kapanik,karamsar hali kocayi çok üzüyordu. Bir an önce bir seyler yapmasi gerekiyordu, karisi günden güne kendi içine kapanik dünyasinda kayboluyordu. Bütün gün düsündü koca nasil yardim edebilirim güzeller güzeli esime. Birden aklina esinin eski isi geldi. Geri dönmesini isteyecekti. Ama bunu ona nasil söyleyecekti, çünkü artik çok kirilgan ve nesesizdi. Bütün cesaretini toplayarak aksam karisina konuyu asti. Karisi dehsetle gözlerini asti. - Ben bunu nasil yaparim ben körüm, diye bagirdi. Kocasi ona destek olacagini her sabah ise onu kendisinin birakacagini ve aksam alacagini ve ona çok güvendigini söyledi. Çünkü esini taniyordu ve bunu basarabilecegini biliyordu. Kadin büyük bir umutsuzlukla kabul etti çünkü esini çok seviyordu ve onu kirmak istemiyordu. Her sabah esini isine birakiyor ve aksamlari aliyordu fedakar koca. Günler böyle ilerledi karisi eskisinden biraz daha iyiydi. Fakat kocasi daha fazlasini istiyordu , kendisine söz vermisti sonuna kadar gidecekti. Aksam karisina: - Artik ise kendin gidip gelmelisin, dedi,. Kadin sasirmisti. Bunu asla yapamayacagini söyledi. Kocasi israr edince onu yine kiramadi ve bütün cesaretini topladi bunu kendisi de istiyordu ama o kadar güveni yoktu. Sabahlari kadin artik otobüs duragina kendisi gidiyor, otobüsüne biniyor ve otobüsten inerek isine gidebiliyordu .. Günler günleri kovaladi hiçbir problem yoktu. Yine bir gün otobüse binerken, soför : - 'Sizi kiskaniyorum, hanimefendi' dedi. Kadin kendisine söylenip söylenmedigini anlayamadan, neden , diye sordu. Soför, - Çünkü her sabah sizin arkanizdan bir hava subayi genç adam otobüse biniyor ve bütün yol boyunca sevgi ile size bakiyor, otobüsten indikten sonra yesil isikta yolun karsisina geçmenizi bekliyor siz binaya girdikten sonra arkanizdan öpücük yollayip size her gün sevgiyle el salliyor , dedi." böyle bir aşk olabilirmi acabaa |
Ölümcek Ağı takıldık anayurdu dört baştan saran demir ağlara hırslandırılmış tren.. can gidiyor... takıldık katran ağlara araçlar yollarda mayın aşırı hırs hatalı kaplama... kan gidiyor..... takıldık örümcek ağlarına enstitülerin kilitli kapılarında öğretmensiz okullarda hırslandırılmış eğitim.... insan gidiyor..... deldi ağlarımızı demokrasi okyanusunda cehalet giymiş anarşist balıklar hırslandırılmış siyaset... can gidiyor kan gidiyor insan gidiyor... Rahim TAŞ |
Böyle demiştim bir süre önce burada.. Ölüm mü, ne Ölümü... Ölümü Siz Bana Sorun.. Tam, Yedi kere Öldüm ben.. Hastaydım, sevdiğim sağlıklıyı seçip gitti ÖLDÜM.. İyileştim, hastayken tanıdığım güzel insanlar (hastaydılar) birer birer öldüler, Hepsiyle ben de ÖLDÜM.. Sevdiğim döndü, yalandı sözleri , yine ÖLDÜM.. Ailem yaşadıklarıma dayanamadı ağır krizlerini, hastalıklarını gördüm. ÖLDÜM.. Yine aldandım, aşağılandım, hakarete uğradım ,ÖLDÜM.. Hata bende değildi, hatalı gibi suçlandım, silindim, ÖLDÜM.. Tam 7 kere öldüm ben.. 7. nerede mi ? Artık içim öldü,güvensiz, yarım, yalnız yaşamak ölmek gibi... Bir çok önemli ekleme yapmak istiyorum.. Artık O öldü..benim 7 kere ölümüme neden olan, kendisini öldürdü... Kişiliğini, kişiliğimi hiçe sayarak öldürdü.. Ama ben neden bu kadar üzgünüm.. Yazan-Yaşayan : BEN |
Ölümdar ben tuhaf ben garip bir yıldız gibi ışıksız evrende içimde ne zamandır uğuldar kurt soğuğu hangi çerçeve taşır ki artık gövdemi ben kaysam hangi yörünge kabul olur teyel asılan kaç kayıp değer taşır kendine yitmek o değil midir belirsiz imge bir kabre yazılsam desem içimde inanmak zorlanır umudun gölgesinde ben tuhaf ben garip bir arı kovansız elim kolum bal olsa kim görür yalnız ah erisem bir ateşin sesinde kim ağlar umarsız gidişime Ahmet Aksoy |
ÖLÜMÜMDEN BİRAZ SONRA Ölümümden biraz sonra anladım Olmayınca oyun. Gözlerim dışına kapalı, içine açık. Kalıbım belirsiz bir yerde artık. Sırtüstü yatıyorum, up - uzun. Öyle bir dünyadayım ki şimdi, Ellerim tutabildikleriyle kalmış, Büyük beynim kıvrım kıvrım, donuk. Artık ne karanlık var benim için, ne aydınlık, Ne sıcak, ne soğuk. Özdemir Asaf |
bana yaşamayı öğretin, ölmek gelir elimden. |
ÖLÜM Hep…… Animidir çırpınışların ölüm Sonlara yok mudur çıkışların Apansızlıklar mı kaderin ölüm Hep…… ***** pusular mı yoldaşın ölüm Kara diken ellerin Sonralar…. Yok mu kitabında ölüm Hep….. Gecelere mi doğarsın ölüm Bahara eren sabahların yok mudur Güller içinde bülbülü Dinlemez mi ğüleklerin Çıraların can alevi sızmaz mı Karanlıklarda mı alemin ölüm Hep… Viraneliklerde mi gezersin ölüm Yeşil sarayların ortasından hiç geçmedin mi Duldasında oturmadın mı çınarların Yavukluna beyitler dizen Dillerin olmadı mı Üzmelerde mi defterin ölüm Hep……. Senden ötesi yokmu dersin ölüm Muradı bulan ersin istemezsin Kimle kindesin Bilirde bilemezcisin Deryalara ermeden Geçer mi güzlerden elin Mavileri zifirilere Neden sen koyarsın ölüm Hep…. Sevmelerden kovarsın yürekleri ölüm Elinde candan kürekleri Kan fışkıran Kesik başlı bilekleri Nasıl bükersin ölüm Höykünerek Sökük bedenleri Dikersin toprağa ölüm Hep düşükler sana ölüm Yakarmalar alışmışlar Dar yakana İflah olmaz keremlerde Yazıklanmış alışkanlıklar Çoğalmış zaferlerin Kör yüreğin eğilirde bir gün Ölümü bilirmisin ölüm Hep…. Sevmelerde olduğunda dün Yakınırda ararsın Hor bakışlarda yanarsın üzgün Sende çaresizce ölümlere ağlarsın O gün çağlarsın be ölüm Feriha Ceylan |
Alıntı:
|
Ölüm her şeyi eşit yapar. CLAUDİANUS Ölümden niçin korkayım ki, ben varken o yok, o varken ben yokum. EPİKUROS Ölüm, bazen bir ceza, bazen bir armağan, bazen de bir iyilik olur. SENECA Doğar doğmaz ölmeye başlıyoruz. MANİLİUS Gerçekten ölmeden önce, binlerce kere ölüyoruz. W. E. HENLEY Gençler ölebilir; yaşlılar ölmelidir! LONGFELLOW Ölmeyi göze almazsan, yaşayamazsın. SCHİLLER |
evet, katılamaK elde degil; ölüm en ve hatta tek adil olay belki insan ırkının başına gelen. |
Öldürmeselerdi anne........... senin yokluğunda, hasret koynumda.. coştum bir deli tay edasıyla sana koşmak istedim anne.... olmadı, bir gün gelir de sana sunarım diye bir yürek büyüttüm anne... yakmasalardı.... bir gün gelir de avuçlarına bırakırım diye bir çicek büyüttüm anne koparmasalardı.... bir gün gelir de gözlerine bırakırım diye bir mavi büyüttüm anne kirletmeselerdi.... hiç bir mavi senin kadar sonsuz değildi... bir gün gelir de umutlarına bırakırım diye bir sevgi büyüttüm anne çalmasalardı bir gün gelir de yüreğine bırakırım diye bir aşk büyüttüm anne almasalardı bir gün gelir de yarınlarına bırakırım diye bir çocuk büyüttüm anne bir çocuk, öldürmeselerdi anne öldürmeselerdi... Turgut Gündoğmuş |
Çocukların ölümü geleceğin ölümü demektir. Geleceğimizi öldürmesinler. |
Biz dünyayı çok sevdik.. Ölüm bizden uzak olsun.. desek de... Ölümle yaşamak istemiyorum.. Ölümlü olduğumu bile bile.. |
En Sıcak, En Samimi, En Sadık, En Karşıkonulmaz Kucak. |
Sen söyle ellerden duymak ağır gelir. Sen söyle dertlerle kalmak ölüm gelir Bir başka sevda var belki dönüşün yok Al git bana çok gördüğün sevgini Al git zaman kamçılıyor hasreti Bir yanlışa kurban ettin her şeyi Her yalan senin her ceza benim Suçum sevmekse bitsin Seninle ölürüm yokluğun ölmek demek Derdimle ölürüm ölmek çareyse eğer Seninle ölürüm yolunda ölmek güzel Derdimle ölürüm ölmek çareyse eğer |
İLK VASİYET Oğlum Deniz'e 1 Ben bütün yenilgileri yaşadım Kalmadı sana hiçbir şey Oğlum, biricik muradım Bir su damlasıdır kapıyı gözler Tükürür gibi bakıyor yüzüme dünya Kırılmış ağacımın o tek sürgüsünü Oğlum, biricik muradım Benden ötelere döndür yüzünü 2 Uzun bir sözcükse ömrüm Oğlum, son iki hecesin sen Günüm geceye ilikli Yanımda yok bir kimsem O küçücük odada soluğun Mavi resimler çizer havaya Avludaki kiraz içini çeker Elma, armut, akasya Artık evin erkeğisin sen Erkencisin bu konuda Seninle büyüyecek bil ki Uzaktaki şu baba 3 Geçip gidiyor günler Boğuk bir sis altında Elimin ucunda defter Köpürüp duruyor boyuna Ne yazdımsa oğlum Bugüne kadar böyle Sanki bir yaz günü Savruldu akşam esintisinde Geçip gidiyor günler Evim uzak, yol yakın Ölüme kedere, acıya Cinner, cehennem, intihar… 4 Gecenin son otobüsü Hoşçakal oğlum Alnımda bir seğirme Yüreğimde hüzün Gecenin son otobüsü… Şimdi soluk bir ışık Gençliğimin kenti Dönüş yok artık Gecenin son otobüsü.. Götür beni uzaklara Gecenin son otobüsü Oğlum gelir nasılsa 5 Yağmurun diliyle konuştum Uzandım taşların eliyle Oğlum seni düşündüm Galata'da eski bir evde Denizin dikeninde uyudum Uyandım ter içinde Oğlum seni düşündüm Geçmiş zaman kipinde Yolların arklarından baktım Gözyaşların merceğiyle Oğlum seni düşündüm Hasretlerin ikliminde Deniz...ölümde bile… 6 Oğlum unutma adını Sana boşuna konulmadı o Oğlum unutma adını Göğe çizilen resimleri hatırla Oğlum unutma adını Dağları teğelleyen suları Oğlum unutma adını Kardeşliği, cesareti ve yanılgıyı Oğlum unutma adını Tarihe karşı yürüyen bedenleri hatırla Oğlum unutma adını Ve tarih olan sonra Oğlum unutma adını Hep ipte olacak boynun Oğlum unutma adını Yaralı, acılı bir yurdun Oğlum unutma adını Kanı, çiçeği olarak... Deniz...unutma adını… AHMET ERHAN |
süreğen bir unutuştan sızlayan beden 'donmuş kentler'de döner 'kavruk yangın yeri'ne bir gün biz gideriz bir gün isli bir kalabalık kalır o kentlerde kor bir 'hatıra' kalır bir gün biz gideriz bir gün yaz bir yangını imler söz yanar ve yaz yaz bir yangını imler dirilip külümüzden nicedir yakılırız yangın can içindedir yangınlarla kavrulan o yanık gülümseme bengi bir düşü fısıldar karanfiller açar da sevgili yüreklerde o sevda aydınlanır eğilmez bir hatıra gezgin bir gülüş kalır bir gün biz gideriz bir gün kanayan bir hasret kalır güneşin burçlarından o 'uzak çan' duyulur sözümüz o gün üzredir alıntı. |
Öldümmü Bune zulüm bunlar zebani olmalı, Nerede güzellikler zeynim daha durmadı, Çocuklara zulüm cehennemde olmadı, Bunları sende gördünmü yoksa ben öldümmü. Şeytan değil kim bu vurdumduymaz, Hiçbir canlı yavruya kıymaz, Bakıcıya bırakmazsan böyle olmaz, Bütün bunları gördünmü yoksa ben öldümmü. Dünyaya bakmak işkence bana, Yarıdan fazlası kemlikten yana, Riyakârlar zamana ana, Bunları görmesem,Kusura bakma rabbim ölsem. Mustafa Yazka |
Ölümdün Yüreğime gelişlerin ölümdü yüreğime, oysa hasrettim geleceğin güne, çok istedim sarılmayı,sıcak tenine, dokunamadım,bakamadım gözlerine.... kalbim aşka mezar kazmış, aşktan yana hep yanmış, sevdan yüreğimin düşmanıymış, anladım sevdan harammış.... gene karşımdasın,geldin(!) ama benim değilsin, elsin, her gün öldürüyor gelişin beni gömmek için mi geldin.... hep yandım, hep ağladım, derdimi kimseye anlatamadım, sevdan yüreğimdeydi bırakmadım sensizken de hep ağladım..... |
öLüm ßeni aRıyoR.. ßende O'nu.. Her qece öLümü ßekliyoRuM ßu kaçıncı intihar , kaçıncı yok oluş ? azRail qöRevini Yapmıyor öLümLe yüzLeşemiyoRuM öLümü tadamıyorum ßekçisi oLdum öLümüN Yine Kanıyor ßiLeKLerim Yeni ßir Çaßa öLüme qiTmeK içiN.. azRaiL ! ßu sefer qüLdür yüzüMü ßu sefer aL Canımı ßu sefer yap qöReviNi ! |
Ecele Mektup Ecel geçit verme bana Yalvarıyorum Yaradana Kurbanım Azrail sana Gel götür ecel beni Kanım akmaz Sesim çıkmaz Benim gibi kimse Canından bıkmaz Her gece kabuslarla uyanırım Bunca derde nasıl dayanırım Bir daha uyanmayayım diye yalvarırım Her sabah yine uyanırım Al götür ecel beni Dağları aşırırsın Yolumu şaşırırsın Sabrımı taşırırsın Artık götür ölüm beni Kapanmaz oldu yara Vâkit bul beni de ara Gel götür ecel beni Hani atlı candan geçilmezdi Ekinler yeşilken biçilmezdi Bu ruhum canından bezdi Gel götür ecel beni Dertlerim olmuş dizi dizi Görmez mi beni Ecelin gözü Neyleyim kimseye geçmeyen sözü Dert verip gezdirirsin Ecel vermez ezdirirsin Artık canımdan bezdirirsin Gel götür ecel beni. |
Ölüm Şiiri Ölüm Şiiri Ölüm gelir acıyı katlar ölüm Bana gelince sırayı atlar ölüm Ölümle başlar düğünüm toyum Kıskanır yaşayanlar çatlar ölüm Ellerim bembeyaz kınalanmış yüreğim Melekleri bir bir toplar ölüm Canımı meleğe sunarım korkulu Kirlerimi yolcu duasıyla aklar ölüm Merhamet sonsuz bir deniz ötesi yok Sura kadar emaneti saklar ölüm Elbet ulaşır bu yolculuk vatana Selam olsun tabutumdan tutup toprak atana Ben yaşamak oyununa şaşarım Oyuncular sonsuzlukta yatana Memduh Atalay |
| Saat: 04:44 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık