![]() |
Saatin saniye göstergesi ne işe yarıyor? Bir süreyi ölçmek veya bir şeyi ayarlamak için saatimizin saniye göstergesine pek sık baktığımız söylenemez. Halbuki hemen hemen tüm kol saatlerinde saniye göstergesi vardır. Tık tık ilerleyen saniye göstergesinin belki de en önemli faydası, kımıldadıklarını gözle fark edemediğimiz o yavaş akrep ve yelkovanın yanında zamanın ne kadar hızlı akıp gittiğini bize göstermesidir. Günümüzde özellikle erkek kol saatlerinde bırakın saniyeyi, onda birini bile ölçebilen göstergeler var. Aslında saniyenin onda birinin yaşantımızda ne derecede etkili bir zaman süresi olduğunun farkına varamayız. Atletizmde kısa mesafe koşucularının yaptıkları derecelerin değerlendirilmesi dışında pek karşımıza çıkmaz. Saniyeden küçük zaman dilimleri biz insanlar için sıfır gibi bir şeydir. Bu süreleri insanlar son yüzyılın başından itibaren ölçmeye başladılar. Halbuki eski insanlar için zaman Güneş’in hareketi demekti. Hayat o kadar yavaştı ki dakikaların insan yaşamında hiçbir önemi yoktu. Bırakın tarihteki güneş ve kum saatlerini, 18. yüzyıla gelene kadar kullanılan saatlerde bile dakikayı gösteren yelkovan yoktu. Saniye ibresinin konulması ise 19. yüzyılın ortalarına rastlar. Günümüzde fizikçiler saniyenin milyarda birini bile ölçebilmektedirler. Aslında çevremizde saniyede değil, saniyenin binde birinde bile çok şeyler olmaktadır. Bu sürede bir tren 2 - 3, uçak 25, ses 33 santimetre yol alır. Dünya yörüngesi üzerinde 30 metre ilerlerken aynı sürede ışık 300 kilometre uzağa ulaşır. Canlılar dünyası için de saniyenin binde biri pek kısa bir süre sayılmaz. Henüz kan emmemişken, yani boş depo ile bir sivrisinek kanatlarını saniyede 1000 kere çırpar. Diğer bir deyişle saniyenin binde biri kadar bir zamanda kanatlarını kaldırır ve indirir. İnsanlar çok kısa bir zaman süresini belirtmek için göz kırpma süresini esas alır ve “göz açıp kapayıncaya kadar” derler. Halbuki göz kırpma 0,4 saniye, yani neredeyse yarım saniye kadar sürer, ama bu arada sivrisinek 400 kere kanat çırpmnıştır bile. Gelişen uçak teknolojisi sayesinde dünyada Güneş’in hareketlerine bağlı zaman kavramları da biraz kafa karıştırır hale geldi. Örneğin aralarında yeterli mesafe olan iki kent arasında batıya doğru uçan bir uçak, birinci kentten sabah 09:00′da kalkıp, binlerce kilometre yol katettikten sonra ikinci kente aynı gün yine sabah 09:00′da inebilir, tabii yerel saatle. Bu gelişmeler doğrultusunda zamanı ölçmek için artık Güneş’e de güven kalmadı. Çünkü Dünya üzerinde 77. paralelde saatte 450 kilometre hızla batıya doğru uçan bir uçakta bulunanlar Güneş’in hiç batmadığını, gökyüzünde hep aynı yerde asılı kalmış olacağını göreceklerdir. Bunun nedeni 77. paraleldeki bir noktanın, dünyanın kendi ekseni etrafındaki dönüşü sırasında saatte 450 kilometre hızla doğuya doğru yol almasıdır. Yani gökyüzündeki Güneş ile uçağın hızları aynıdır. Yeryüzünden 250 - 300 kilometre yükseklikte bulunan astronotlar için Güneş 24 saat boyunca 16 kez doğar ve batar. Çünkü uzay aracı Dünya çevresindeki bir dönüşünü yaklaşık 90 dakikada tamamlar. |
Hamburger in adı nereden geliyor? ‘Ham’ kelimesinin İngilizce’deki anlamı ‘domuzun bacağının üst kısmından tuzlanarak ve kurutularak yapılan yemek’ demektir. Öyleyse hamburger domuz etinden yapıldığı için mi bu adı almıştır? Kesinlikle hayır! Hamburgerin tarihi Orta Asya’ya Tatar diye bilinen Türk toplumlarına kadar uzanır. O zamanlar savaşçı Tatar atlıları çiğ et yiyorlardı. Zamanla bu eti eğerlerinin altına koyduklarında, uzun seferlerde atın hareketleri sonucunda bu etin bir şekilde az da olsa piştiğini ve daha kolay çiğnenebilir hale geldiğini keşfettiler. Yıllar geçtikçe, Asya steplerindeki uzun seferlerinin sonunda bu eti eğerin altından çıkarttıklarında ona tuz, biber ve soğan da ilave ettiler ve sonunda bugünkü bilinen ‘Tatar Bifteği’ ortaya çıktı. Almanya’nın Hamburg şehrinden bir tüccar, ticaret amacı ile gittiği Orta Asya’da 19. yüzyılın ortalarında Tatar Bifteği’ni görür ve Almanya’ya getirerek Hamburg Bifteği olarak sunar. Daha sonraları bir aşçı bu eti kızartarak servise sunar ve ona ‘Hamburg’a ait’ anlamında hamburger adını verir. Hamburger Almanya’yı iki yolla terk eder. Yine 19. yüzyılda bir fizikçi ve aynı zamanda yemek geliştirme uzmanı olan Dr. J. H. Salisbury hamburgeri İngiltere’ye getirir. Salisbury sağlıklı bir yaşam için günde üç kere, önceden sıcak su ile yıkanmış biftek yenilmesi gerektiğine inanıyordu. Bu şekilde hazırlanan hamburgere İngiltere’de ‘Salisbury Bifteği’ adı verildi. Diğer yolla ise, 19. yüzyılın sonlarında Alman göçmenleri ile Amerika’ya gitti. Hamburger etinden yapılan köftelerin ismi burada hamburger olarak yerleşti. Yani tarihinin hiçbir safhasında hamburgerin içinde domuz eti olmadı. Gerisin geriye Türkiye’ye döndüğünde ise tarihinin atalarımıza dayandığını bilmeyenler geleneksel damak tadımıza uygun olmadığını ileri sürdüler. Bu arada belirtelim ki, Birinci Dünya Savaşı sonrası ABD’de İngilizce’deki Alman kökenli kelimeleri ayıklamak için yapılan çalışmada, hamburgerin ismi de ‘Salisbury Bifteği’ olarak değiştirilmeye çalışıldı, ama tutmadı. |
Sabun kiri nasıl gideriyor? Aslında sabun bir antiseptik, yani mikrop öldürücü değildir. Normal bir deri üzerinde, ölü deri hücreleri, kurumuş ter, çeşitli bakteriler, yağlı ifrazatlar ve toz vardır. Sabunun özelliği, mekanik olarak derimizin üzerinden bunların alınmasını sağlamasıdır. Suyu ve yağı(ne yağı olursa olsun) aynı kaba koyarsanız birbirlerine hiç karışmazlar aksine su ve yağ molekülleri arasında birbirlerini iten bir güç vardır. Elimizi sadece su ile yıkadığımızda derimizin, üzerindeki yağ tabakası, suyun derimize temasına mani olur, onu dağıtır ve tam anlamı ile temizlik sağlanamaz. İşte burada sabun devreye girer ve aracılık rolünü üstlenir. Sabunun bilinen tarihi 2000 yıldan da öncesine uzanır. Hatta Anadolu’da 4000 yıl evvel Hititlerin yaktıkları bitkilerin külleri ile ellerini temizledikleri bilinmektedir. Sabun, tarihinin her döneminde ucuz ve kolay bulunabilen malzemelerden yapılmıştır. Romalılar sabun yapabilmek için, kireç taşını ısıtarak kiraç elde etmiş, bu ıslak kireci sıcak ağaç külleri üzerine püskürtüp sonrada karıştırmışlardır. Oluşan gri çamuru sıcak su dolu bir kazana dökerek keçi yağı ile saatlerce karıştırarak kaynatmışlardır. Kirli kahverengi kalın bir tabaka oluşunca, soğumaya bırakmışlardır. Soğuma sonucu sertleşen tabakayı parçalara bölerek sabun olark kullanmışlardır. İşte sabun budur. Her sabun kireç gibi bir alkali madde ile bir çeşit yağın karışımıdır. Günümüzde alkali olarak kireç yerine genellikle kostik soda kullanılıyor. Keçi yağı yerine de sığır, ve koyun yağlarından elde edilen don yağları, hurma, pamuk çekirdeği ve zeytinden elde edilen yağlar kullanılıyor. Alkali ve yağdan meydana gelen sabun da anne ve babasının özelliklerini taşır. Yani bir taraftan yağı severken diğer taraftan suyu sever. Sabun moleküllerinin bir ucu yağı, diğer ucu da bir alkali olan suyu çeker. Ellerimizi ovuşturduğumuzda yağ ve kirler, dolayısıyla içindeki bakteriler parçalanır. Sabun molekülleri bu yağlı kirleri sararlar suyla birleştirirler ve artık çözünemez hale getirirler. Musluktan akan su ile de uzaklaşır giderler. Ellerin kurulanması ile de bakterilerin çok sevdiği nemli ortam ortadan kalkmış olur. Günümüzün modern marketlerinde ise sabunun, bazı katkı maddeleri, boyalar, parfümler, deodoranlar, bakteri giderici maddeler, kremler, losyonlar ve raklamlarda söylenilen diğer maddeler eklenmiş hali ile karşılaşıyoruz. Şampuan, diş macunu, tıraş kremi ve kozmetikler, sabunun sodyumun değişik bileşikleri ile yapılmış diğer adlarıdır. Eğer kostik soda yerine potasyum kullanılırsa, daha yumuşak olan sıvı sabun elde edilir. |
Bozuk paralarin kenari niçin tirtillidir? Kagit paradan önce kullanilan paralar altin ve gümüs içeriyordu. Düzenbazlar bu paralari kenarindan kaziyarak çok az miktarda da olsa, biriktiyor, parayi da tekrar kullanabiliyorlardi. Bu sorunu çözmek için bozuk paralarin kenarlari tirtilli yapilmaya baslandi. Bu tirtillar sayesinde paranin kazinmis oldugu hemen belli oluyordu. |
Ayna kırılması neden uğursuzluk getirir? Ayna kırılmasının uğursuzluk getireceğine olan inanış, en eski batıl inançlardan biridir. Kökeni ilk aynanın yapılışından yüzyıllar öncesine, hatta ilk çağ insanına kadar gider. Göllerde veya su birikintilerinde, kendi aksini gören ilkel insan şaşırmış, bunun kendisinin ruhu olduğunu sanmış, suyu bulandırıp görüntüsünün kaybolmasına neden olanları da düşman bilmiştir. İlk aynaların kullanılışı eski Mısır devirlerine rastlar. Bunlar pirinç, bronz, gümüş hatta altın gibi metallerden yapılmış ve çok iyi parlatılmış yüzeylerdi ve de tabii ki kırılmaları mümkün değildi. Bu devirde de bu parlak yüzeylerden yansıyan görüntünün o insanın ruhunun bir yansıması olduğuna inanılıyordu. Cam kapların yapılmaya başlanılmasından sonra da, içindeki sudan yansıyan görüntünün ruhun bir yansıması olduğu inancı devam etti ama camlar kırılabiliyordu ve o zaman da içinde bulunan ruhun bir parçası vücudu terk ediyordu. Birinci yüzyılda Romalılar bu uğursuzluğun süresini 7 yıla çıkardılar. Romalılar hayatın her yedi senede bir kendini yenilediğine inanıyorlardı. Camın kırılması sonucu ruh ve dolayısıyla insanın sağlığı tahrip olduğundan, vücudun kendini yenileyerek, sağlığına kavuşması için yedi yıl geçmesi gerekiyordu. Bu batıl inanç, 15. yüzyılda İtalya’da, Venedik şehrinde, arkası gümüş kaplı, çok kolay kırılabilir ve pahalı ilk aynaların yapılması ile birlikte iyice gelişti. İnanç biraz da ekonomik boyut kazanmıştı. Aynayı taşıyanlar, evlerde aynaları temizleyen hizmetkarlar, aynaları kırmaları halinde, yedi yıl boyunca, ölümden daha beter felaketlerle karşılaşabilecekleri hususunda uyarılıyorlardı. |
Evlilikler ile ilgili bilgiler… Evlenmeyi planlıyorsunuz, filmlerde görüyorsunuz, peki bunları biliyor musunuz? Neden yüzük sol ele takılır? Çok eski çağlarda tıp ile ilgili araştırmalar yapan ilk bilim adamları, bu parmaktan kalbe doğru, kesintisiz uzanan bir damar olduğuna inanırlarmış. Bu yüzden de evliliğin sembolü olan yüzüğün bu parmakta taşınması, o çağlardan günümüze uzanan bir gelenek olmuş. Neden damat gelini öper? Gelini öpmek eskiden evlilik anlaşmasının mühürü olarak kabul edilirmiş. Aynı zamanda gelinin ruhundan bir parçanın damada, damadın ruhundan bir parçanın da geline geçtiğine inanıldığı için bu gelenek günümüze kadar gelmiş. Düğün pastası niye yapılır? Pasta, verimliliğin ve iyi şansın sembolü olarak ortaya çıkmıştır. Eski dönemlerde düğün törenlerinin sonunda gelinin başında bir ekmek kırılırmış. Buğdayın, kadın doğurganlığını temsil ettiği kabul edilirmiş. Davetliler de, şans getirmesi için ekmek kırıntılarından alırlarmış. 17. yüzyılda bir Fransız aşçı, bu ekmeğe daha güzel bir şekil vermeye karar vermiş ve ilk düğün pastasını ortaya çıkarmış. Gelinler neden beyaz giyer? Beyaz, Romalılar zamanından beri kutlamaların rengi olarak kabul edilir. 20. yüzyılın başında, bu renk masumiyetin ve temizliğin sembolü olmuştur. Günümüzdeyse beyaz yine saflığın ve temizliğin rengi. Ama artık başka renkleri tercih edenler de var. Düğün sonunda neden çiftin üzerine pirinç atılır? Bütün kültürlerde, pirinç bolluğun sembolü olarak kabul edilir. Bazı ülkelerde gelinler, ellerinde başak dalları taşır… Konuklar da, şans getirmesi için bunlardan alır. Neden düğünün sonunda gelin buketi havaya fırlatılır? Gelinin fırlattığı buketi yakalayan kişinin şanslı olduğuna ve kısa bir süre içinde evleneceğine inanılır. |
Enteresan şeyler # Central park`ta yüzmek yasalara aykırıdır. # Kirli kar, temiz kardan daha kolay erir. # Pablo Picasso, parasızlık çektiği gençlik günlerinde yaptığı resimleri yakarak ısınırdı. # Suudi Arabistan`da hiç ırmak yoktur. # Monaco’nun ulusal orkestrası ordusundan daha geniş bir kadroya sahiptir. # Zürafalar yüzemez. # Sperm insan vücudundaki en küçük hücredir. # Ortalama olarak, Amerika`da günde üç adet cinsiyet değiştirme operasyonu gerçekleşmektedir. # İnsan beyninin % 80`i sudur. # Victoria zamanında, kadınlar göğüslerini büyütmek icin çilek banyosu yaparlardı. # Amerika`da her saat 40 kişi kanserden hayatını kaybediyor. # Bir kromozom bir genden daha büyüktür. # İleri doğru bir adım atıldığında, insan vücudundaki 54 kas çalışır. # İnsan beyninin ortalama ağırlığı 1.3kg`dir. # Birinin yüzünü hatırlamak için beynin sağ tarafı kullanılır. # Yetişkin bir insan günde ortalama olarak 23 bin kez nefes alır. # Kaşları yukarı kaldırmak için 30 kası harekete geçirmek gerekiyor. # Erkekler kadınlara göre on kat daha fazla renk körü oluyorlar. # Döllenmeden doğuma kadar bir bebeğin ağirliğı beş milyon kat artıyor. # Sadece bir tane kovboy filmi kadın yönetmen tarafından çekilmiştir. # Penguen yüzebilen ama uçamayan tek kuştur. # Sineklerin beş gözü vardır. # Baykuş mavi rengi görebilen tek kuştur. # Ortalama bir insan hayatı boyunca iki yılını telefonda konuşarak harcıyor. # Ortalama bir buzdağının ağırlığı 20 milyon ton. # New york bir zamanlar Amsterdam`dı. # Virginia Woolf kitaplarının çoğunu ayakta yazmıştır. # Sığırların dört tane midesi vardır. # Zürafalar yüzemez. Yüzse bile kesin boğulur. # Sümüklüböceklerin dört tane burnu vardır. # Bir devekuşunun gözü beyninden büyüktür. # İnek sütünün pH değeri 6′dır. # Bir timsahın gözlerinin arasındaki mesafe, ayaklarının büyüklüğüne eşittir. # Dalmaçyalılar gut olmayan tek köpek cinsidir. # Ayı inlerinin girişleri herzaman kuzeye bakar. # Değerli taşların çoğu birkaç elementten oluşur, sadece pırlanta tamamen karbondan oluşur. # Kedilerin beyninde 32 adet kas vardır. # Bukalemunların dilleri, vücutlarından iki kat daha uzundur. # Global ısınma yüzünden yükselen deniz seviyesi 2050 yılında Shangai ve deniz kıyısındaki diğer Çin şehirlerinde büyük sellere neden olacak. Bu sellerde 76 milyon kişi evsiz kalacak. # Tazmanyada kadin olen kocasinin cinsel organini boynuna asmak zorunda. # Newlyweds de evlenen cift gerdege toren sirasinda yere serilen hasir ustunde konuklarin gozu onunde giriyor. # Guam da bakirelerin evlenmesi yasak. Bunun icin kizlar bekaretlerini para karsiligi bu isi yapan kisilere bozduruyor. # Arizonada patlak lastikli otomobil icinde sevismek yasak. Kurala uymayan on koltukta sevisen 25 arka koltukta sevisen 50 dolar oduyor. # Gine de evli kadini bastan cikaran adamin el ve ayak parmaklarindan biri kesiliyor. Kesilen parca iliskiye giren kadina yediriliyor. # Guyana da banyoda seks yaparken yakalanan ciftler once boyaniyor, sonra da bir essegin arkasina baglanarak sehirde gezdiriliyor. # Colombia da gelinin annesi gerdege giren ciftin yataginin kenarina oturarak ilk iliskiye sahitlik ediyor. # Hindistanda evlere gundelige gelen kadinlar evdeki bekar gencin seksuel ihtiyacini karsilamak zorunda. # Laos da kadinlarin ayaklari en erotik bolge kabul ediliyor. Bu nedenle kadinlarin ayaklarini gostermeleri yasak. # Tayvan da damadin akraba yada arkadasi gelinin bekaretini aliyor. # Gerekcesi: “Damat boyle ****** bir isle zaman kaybetmesin!!!!!!!” # Liverpool daki dukkanlar cocuklar vitrini seyrederken kadin vitrin mankenini soyamaz yada giydiremez. # Amboyna adasinda urunun az olacagi belirlenirse, erkeklerin gunes batiminda ciplak olarak tarlaya gidip ekinlerin arasinda masturbasyon yapmalari gerekiyor. # Endonezya’da masturbasyonun cezası kellenin uçurulmasıymış! # Guam’da mesleği ülkeyi dolaşıp bakire kızlar bulup onlarla ilk kez yatmak olan erkekler varmıs. Bunun nedeni de: Guam’da bakirelerle evlenmenin yasalara göre yasak olmasıymış. Peki böyle bir iş için başvurular nasıl kabul ediliyor acaba? Hatta daha da iyisi böyle bir yasayı tüm dünyaya kabul ettirmek için nereden başlamalı? # Pekçok Orta Doğu ülkesinde şu yasa geçerliymiş: # Bir kuzu ile cinsel ilişkiye girdikten sonra onun etini yemek günahmış. # Üstsüz satıcı kadınlar İngiltere, Liverpool’da yasalmış, Fakat yalnızca tropik balık magazalarında! # Bolivia, Santa Cruz’da bir adamın bir kadın ve kadının kızı ile aynı anda seks yapması yasal değilmiş. # Maryland’de otomatlardan prezervatif satışı yasakmış, bir istisna dışında: Alkollü içeceklerin, sadece o mekanda tüketilmesi gerektiği mekanlarda satılabiliyormuş. # Lübnan’da erkeklerin hayvanlarla seks yapmaları yasalmış: Ancak hayvan disi olmalı.Hayvan erkek ise bu ilişkinin cezası ölüm. # Üzerinde barkodu olan ilk ürün Wrigleys marka sakızdır. # Kereviz yerken harcanan kalori, kerevizin içindeki kaloriden daha fazladır. # Hipopotamlar insandan daha hızlı koşarlar. # Meşe ağaçları elli yaşına gelmeden meşe palamudu üretemezler. # Aslanlar bir günde 50 kez sevişebilirler. # İnsan elinde, en yavaş uzayan tırnak baş parmağınki, en hızlı uzayan tırnak ise orta parmağınkidir. # Hawaii alfabesinde sadece 12 harf bulunmaktadır. # Güney Kore başkenti Seul, Kore dilinde “başkent” anlamına gelmektedir. # Kanada, Kızılderili dilinde “büyük köy” anlamına gelmektedir. # İngilizcedeki Wendy ismi, Peter Pan hikayesinde kullanılmak üzere uydurulmuştur. # Sahra Çölündeki Tidikelt kasabasına on yıl boyunca hiç yağmur yağmamıştır. # Başkan John F. Kenndy, yirmi dakikada dört gazete okuyabilirdi. # Mumyaların ayak parmakları tek tek sarılarak mumyalanmıştır. # Dünyadaki ilk telefon rehberinde sadece elli isim yer almıştı.1878 yılının şubat ayında Connecticut New Haven’da yayımlanmıştı. # Yataktan düşerek ölme olasılığı iki milyonda birdir. # Ünlü çizgi film kahramanı Temel Reis, 1919 yılında Elzie Crisler Segar tarafından yaratıldı. # İlk çamaşır makinesı 1907 yılında Hurley Machine Co. Tarafından pazarlandı. # Kıta isimlerinin hepsi aynı harfle başlayıp aynı harfle biter. # Avustralya’daki tuvaletlerin sifon suları saat yönünde akar. # ABD’de, yaşları 20 ile 29 arasında olan zenci erkeklerin üçte biri ya hapiste ya da gözaltında tutulmaktadır. # Ortalama bir erkek, hayatının 3350 saatini tıraş olmak için harcar. # Geçen 3500 yılın, sadece 230 yılı barış içinde yaşanmıştır. # Sallanan sandalyede hiç durmadan sallanma rekoru 440 saattir. # Bir cam kırıldığında, ufalanan parçalar saatte üç bin millik bir hızla etrafa saçılır. # İnsan saçı, üç kilo ağırlık kaldırabilecek esnekliktedir. # Günümüzde, evlenenlerin yüzde ellisi boşanmaktadır. # Beethoven beste yapmadan önce kafasını soğuk suya sokardı. # Her 25 kişiden biri astım hastasıdır. # Dünyadaki hayvanların yüzde sekseni altı ayaklıdır. # Uranüs, çıplak gözle görülebilen bir gezegendir. # Kaptan Cook, Antarktika hariç bütün kıtalara ayak basan ilk insandır. # Günışığından daha fazla yararlanmak için saat uygulamasını Benjamin Franklin başlatmıştır. # Bir okyanusun en derin yerinde, demir bir topun dibe çökmesi bir saatten uzun sürer. # Bugüne kadar ölçülmüş en büyük buz dağı, 200 mil uzunluğunda ve 60 mil genişliğindedir ve Belçika’dan daha büyük bir yüzölçümüne sahiptir. # Charles Dickens, uykusuzluk hastalığına yakalanmıştı. Sadece yüzünü kuzeye dönerse uyuyabileceğine inanıyordu. # Bugüne kadar kaydedilmiş en büyük dalga, 1971 yılında Japonya’nın Ishigaki Adası’nda 85 metre yüksekliğine ulaşmıştır. # Açık bir gecede, çıplak gözle iki bin ayrı yıldızı görmek mümkündür. # Herhangi bir okyanusun en uzak olduğu nokta Çin’dir. # Kış aylarında, Moskova’daki buz pateni pistleri 250 bin metrekarelik bir alanı kaplar. # Rusya’da doğudan batıya doğru seyahat edilirse, yedi saat kuşağı geçilir. # Norveç’in kuzeyinde, her yaz 14 hafta gece gündüz güneşli geçer. # Sadece dişi sivrisinekler ısırır. # Dünyada her dakika iki tane düşük şiddette deprem olmaktadır. # Hindistan’daki yıllık doğum sayısı, Avustralya’nın toplam nüfusundan fazladır. # Rusya’nın dörtte biri ormanlarla kaplıdır. # Tarih boyunca yeryüzünde bulunan altın 200 kat daha fazlası okyanuslarda bulunmaktadır. # Köpeklerin ter bezleri ayaklarındadır. # Yazar Rudyard Kipling sadece siyah mürekkep kullanırdı. # Mickey Mouse’dan önce en meşhur çizgi film kahramanı Felix The Cat’di. # Larry Hagman (JR.)Dallas dizisinin setinde hiç kimsenin sigara içmesine izin vermezdi. # Salatalığın yüzde 96’sı sudur. # Bir kilo limonda bir kilo çilekten daha fazla şeker vardır. # Peru’da hiç umumi tuvalet yoktur. # Timsahlar renk körüdür. # Yarım kilo bal yapabilmek için arılar iki milyondan fazla çiçekten bitki özü toplamak zorundadırlar. # Sadece dişi kanaryalar ötebilir. # Tarantulalar iki buçuk yıl yiyeceksiz yaşayabilirler. # Havuca rengini karoten verir. # İnciler sirkede erir. # Venüs saat yönünde dönen tek gezegendir. # İnternetin yıllık büyüme yüzdesi 314.000′dir. # Rodin’in ünlü ‘Düşünen Adam’ heykeli aslında İtalyan şair Dante’nin portresidir. # En fazla asfaltlı yola sahip ülke Fransa’dır. # Sihirli sözcük ‘abrakadabra’ ilk olarak yüksek ateşli hastaların ateşlerini düşürmek için söylenmişti. # Marilyn Monroe’nun altı ayak parmağı vardı. # Albert Einstein dokuz yaşına kadar düzgün konuşamamıştı. # Her iki taraf da kan bağışında bulunursa, Paraguay’da düello yapmak yasaldır. # Eiffel Kulesi’nin tepesine çıkana kadar 1792 basamak vardır. # Köpeklerin ter bezleri ayaklarındadır. # Yazar Rudyard Kipling sadece siyah mürekkep kullanırdı. # Bir kilo limonda bir kilo çilekten daha fazla şeker vardır. # Timsahlar renk körüdür. # Yarım kilo bal yapabilmek için arılar iki milyondan fazla çiçekten bitki özü toplamak zorundadırlar. # İnternetin yıllık büyüme yüzdesi 314.000′dir. # Rodin’in ünlü ‘Düşünen Adam’ heykeli aslında İtalyan şair Dante’nin portresidir. # Sihirli sözcük ‘abrakadabra’ ilk olarak yüksek ateşli hastaların ateşlerini düşürmek için söylenmişti. # Her iki taraf da kan bağışında bulunursa, Paraguay’da düello yapmak yasaldır. # Bilgisayarla calismak gozlerini bozmaz sadece yorar. # Dunyadaki isi 1900 yilindan itibaren 0.7 derece artti. # 600 tane bitki cinsi et yiyendir. (Camiraous) # Yunuslarin beyni insanlarinkinden daha buyuktur. # Arilar, svrisinekler ve diger ses cikaran bocekler kanatlariyla bu sesi cikarirlar. # Insan omru boyunca 20 kilo toz yutarlar. # Shakespeare 23 Nisan ‘da dogdu ve 23 Nisan ‘da oldu. # Dunyada en cok kullanilan isim Muhammed ‘dir. # Michael Jordan ‘in bir senede Nike reklamlarindan kazandigi para, Malaysia’daki Nike fabrikasinda calisan tum personelin aldigi senelik maastan daha fazladir. # Amerikalilar hergun 1.6 milyondan fazla saat trafik sikisikliginda zaman kaybediyorlar. # Bir oyun ne onemi vardir? 1923 ‘de bir oy, Adolf Hitler ‘i Nazi partisinin liderligine getirdi. # Amerika ‘da sandviclerin %50 ’si ogle yemeklerinde, %28 ‘i ise aksam yemeginde yeniliyor. # Her insan gunde ortalama 2 kilo cöp uretiyor. # Kibrit kutusu kadar bir altin, bir tenis kortu buyuklugune kadar inceltilebilir. # Insan gunde ortalama 80 ile 100 sac teli doker. # Altmis yasinda, insanlar tat alma duyularinin %50’sini kaybederler. # El tirnaklari, ayak tirnaklarindan daha hizli buyurler # Gulmek icin 17 adeleye ihtiyac vardir. Surat asmak icin ise 43 adeleye ihtiyac vardir. # Insan vucudunda 600 ‘i askin adele vardir. # Beynin %85 ‘i sudur. # Insan vucudundaki en guclu kas dildir. # Gozleri acik tutarak hapsirmak imkansizdir. # Bir insan yedi dakika icerisinde uykuya dalar. # Mexico City her sene 25 cm. kadar batiyor. # Peru ‘da hic umumi tuvalet yoktur. # Sag elini kullanan insanlar, sol elini kullananlara gore ortalama dokuz yil daha fazla yasiyorlar. # Bir insan yasami boyunca iki yuzme havuzu dolduracak kadar tukuruk salgilar. # Yetiskin bir insan gunde ortalama 23.000 kez nefes alir. # Amerikan halkinin %49 ‘u hergun kisi basina 3.3 fincan kahve iciyor. # Sarisinlarin esmerlere gore daha fazla saci vardir. # Insanlar yasamlari boyunca alti filin agirligina esit miktarda yiyecek tuketiyorlar. # Döllenmeden doguma kadar bir bebegin agirligi bes milyon kat artiyor. # Insan vucudu bir saniyede iki milyon kirmizi kan hucresi uretir. # Ayni parmak izi gibi, her insanin dil izide farklidir. # Ortalama bir insan yilda 1.460 ‘in uzerinde ruya gorur. # Sogan dograrken sakiz cignemek goz yasarmasini onler. # Vucudumuzdaki kemiklerimizin dortte biri ayaklarimizda bulunur. # Ampulu icat eden Thamos Edison karanliktan korkardi. # Kurdan, Amerikalilarin bogulmasina en fazla neden olan nesnedir. # Italyan bayraginin tasarimini Napoleon Bonaparte yapmistir. # Kagit paralar ilk kez Cin ‘de kullanilmistir. # Ketcap onceleri ilac olarak kullaniliyordu. # Salatalik bir sebze degil, meyvedir. # Eski zamanlarda dinamit yapiminda yerfistigi kullanilirdi. # Dracula, tarih boyunca sinemaya en fazla uyarlanan hikayedir. # Insanlar vucutlarinda 300 adet kemikle doguyorlar ama yetiskin olduklarinda bu sayi 206 ‘ya dusuyor. # Ortalama olarak, Amerika’da gunde uc adet cinsiyet degistirme operasyonu gerceklesmektedir. # Eskimolar buzdolaplarini yiyeceklerin donmamasi icin kullanirlar. # Telefonun mucidi Alexander Graham Bell, karisi ve annesiyle hicbir zaman telefonda koniusamadi. Cunku ikiside dogustan sagirdi. # Insan terinin bir santimetrekaresi 625 tane ter bezi icerir. |
Akrepler Hakkında Bilinmeyenler 3 hafta süreyle buz kalıbında dondurulan bir akrep, buz eritildiğinde yürüyüp normal hayatına devam eder. Akrepler 1 sene aç ve susuz yaşarlar. Kopan organları yeniden ortaya gelir. Radyasyona çok dayanıklıdır. Çiftleşme sonucu dişi akrep erkeğini yer. Eğer akrebin etrafını ateşle çevirirsen, akrep kendini sokarak öldürür. Çölde yaşayan bir akrebin zehiri, akrep ne kadar susuz kalırsa o kadar kuvvetli olur. |
Buz parçaları neden elimize yapışıyor? Parmak uçları her zaman nemlidir. Eğer ıslak parmak uçlarıyla, sıcaklığı 0 derecenin altında olan bir düzeyi tutarsanız, nem anında donar. Böylece donan yüzey ile deri arasında devamlı bir tabaka oluşur. Yapışan parmakları kurtarmak için hafifçe zorlamak gerekir. Buna karşılık, eğer buzu tutmadan önce eller iyice kurulanırsa, nem olmayacağı için yapışma gerçekleşmez. Buza dilinizle dokunduğunuzda, bu yapışma duygusu daha güçlü bir biçimde hissedilir. Bunun nedeni, dilin parmaklardan çok daha nemli olmasıdır. |
Alıntı:
bu çok güzel bir tespit olmuş eline sağlık |
İnsanın bilinmeyen ve ilginç yönleri.. *Vücudumuzda bulunan yağla 7 iri sabun kalıbı yapabiliriz. * O kadar çok karbon taşırız ki bunları bir araya toplayıp kullanmak mümkün olsa; 9000 adet kurşun kalem yapabiliriz. 2200 kibrite yetecek kadar fosforumuz, 250 gramdan fazla sülfürümüz, bir kaşık dolusu magnezyumumuz, 5 cm boyunda bir çivi yapacak kadar demirimiz vardır. * Vücudumuzda 25 milyar oksijen alıcı kırmızı kan yuvarlakları bulunmaktadır. Bunları bir yüzey üzerine yayacak olursak 2570 metre karelik bir alanı kaplar. * Bebekken 270’den fazla kemiğimiz varken, büyüdükçe bunların bazısı birbiriyle kaynaşarak sonunda sadece 206 kemikle kalırız. * Kalbimiz normal olarak dakikada 70-72 kere atar. Bu atışa göre, 70 yaşındaki insanın kalbi 2500 milyon kere atmış ve bu süre içindede 167561600000 kilo kan, damarlarımıza pompalamıştır. * Normal bir vücut ısısı ile dayanabileceği en sıcak suyun ısısı 110°C dir. * Normal bir insan vücudunda bulunan elektrik, 25 wattlık bir lambayı dakikalarca yakabilir. * Esmerlerde 120 bin, sarışınlarda ise 140 bin adet saç teli vardır. Her geçen gün başımızdan 80-150 arasında saç teli kopar ve yerine yine aynı sayıda yenileri çıkar. * Tek bir dakika içerisinde 1025 cm küplük havayı içimize çeker, 4 kilograma yakın kanı vücudumuz içinde devrederiz. * Yapılan araştırmalara göre 6 dakika su altında kalabilir, 20 dakika nefesimizi tutabilir, sıfırın altında 103 derecelik bir soğuğa karşı koyabiliriz. 30 gün aç 110 saat da uykusuzluğa dayanabiliriz. * Tırnaklarımız bir yılda 3,75 metre kadar uzar. * İnsan doğduktan bir kaç gün sonraya kadar, hiç birşey duymayacak kadar sağırdır *Çocuklar bahar aylarında daha fazla büyüyorlar... *Gözler hiç bir zaman büyümüyor ama burun ve kulakların büyümesi asla sona ermiyor... *Bir tel insan saçı 3 kilograma kadar ağırlık kaldırabilecek esnekliğe sahip... *İleri doğru adım atıldığında, insan vücudundaki 54 kas harekete geçiyor... *Hapşırma anında, kalpde dahil bütün vücut fonksiyonları bir an için duruyor... *İnsanın kalça kemiği, betondan daha sağlam *İnsan midesi 2 haftada bir iç zarını yenilemek durumunda; aksi taktirde kendisini sindiriyor... *İnsan vucudundaki en güçlü kas dilde bulunuyor... *Birisinin yüzünü hatırlamak için, beynin sağ tarafı çalışmaya başlıyor... *El parmak tırnakları, ayak parmak tırnaklarından 4 kat daha hızlı uzuyor... *Vücuttaki karbon gazını boşaltabilmek ve daha çok oksijen alabilmek için esneme ihtiyacı duyuluyor... *Sabahları yenilen bir elma, kahveden daha fazla uyku açıyor... *Bir insan hayatının iki yılını telefonda konuşarak geçiriyor... *İnsanlar yaşamları boyunca, 6 fil ağırlığına eşit miktarda yiyecek tüketiyor... *En uzun kalp durması 4 saat. 1987 yılının aralık ayında denize düşen bir Norveçli'nin kalbi 4 saat durdu. vücut ısısının düşmesi nedeniyle Norveç'li 4.saat sonunda yaşama döndü... *Ameliyat sırasında bazen büyük miktarlarda kana ihtiyaç duyulabiliyor. 1970 yılında Chicago'da yapılan açık kalp ameliyatında 50 yaşındaki hemofili hastası için bin litreye yakın kana ihtiyaç duyuldu... |
Bal Hakkında Bunları Biliyor muydunuz? . Arıların 20 milyon yıldır bal ürettiklerini, . Bir kg. bal için yaklaşık 30 bin arının, 20 milyon çiçekten nektar toplaması gerektiğini, . Arıların, çiçeklerden 1 kg. bal toplamak için, dünyanın çevresini 6 kez dolaşacak kadar uçtuklarını, . Arıların bal üretmenin dışında, doğal yaşamın devamı için çok önemli işlevleri olduğunu, bitkilerin arılar sayesinde döllenerek üreyebildiklerini, . Mısır'da firavun Tutankamon'un mezarında tahtadan yapılmış bir kutuda bulunan 13 kilo balın 3.800 yıldır bozulmamış olduğunu, . Milattan 400 yıl önce yaşamış olan ünlü hekim Hipokrat'ın balı, tedavi amacıyla kullandığını, . Eski Hint, Mısır, Roma, Sümer, Babil ve Hitit uygarlıklarında da balın tedavi amaçlı kullanıldığını, . Balın antibakteriyel özelliğinin Asurlularca keşfedildiğini, . Arıcılığın bir tarımsal faaliyet olarak ilk çağlardan beri yapılageldiğini, . Bugün başta Çin olmak üzere, pek çok ülkede hastalıkları sadece arı ürünleriyle tedaviyi amaçlayan Apiterapi merkezlerinin kurulduğunu ve giderek yaygınlaştığını, . Ülkemizde bilinen ilk Türkçe arıcılık kitabının 1912 yılında, Halkalı Ziraat Mektebi öğretmeni Mehmet Ali Bey tarafından yazılarak yayımlandığını ve adının "Ameli ve Nazari Arıcılık" olduğunu, . Balın 45°C'nin üzerinde ısıtılmaması gerektiğini; ısıtılırsa, besleyici bazı özelliklerini kaybedeceğini, . Balın, çocukların bedensel gelişimi için mutlaka gerektiğini, ancak bir yaşından küçük çocuklara bal yedirmenin sakıncalı olabileceğini... |
· Yapıştırıcılar Nasıl Yapıştırıyor? Yapıştırıcıların sağladığı yapıştırma olayı aslında kimyasal reaksiyondan başka birşey değildir. Günümüzde imalatçılar yapıştırıcıları sentetik malzemeler kullanarak yaparlar. Yapıştırma olayında benzer yada iki malzemeden iki madde, birde yapışkan gerekir. Burada en önemli görev yapıştırıcıdadır. Yapıştırıcı moleküllerinin diğer iki madde molekülleri ile birleşme eğilimi gösterir bir yapıda olması gerekir. · Radyonun Sesi Açılınca Pil Daha Çabuk mu Biter? Pille çalisan portatif radyolarda sesin yüksekliği pilin ömrünü etkiler. Radyo açık, sesi kapalı durumu ile sesin sonuna kadar açık durumu arasındaki fark pillerin ömürlerinin kısalmasına neden olur. Ses sonuna kadar açıldığında pillerden çekilen akim yüzde 30 artmaktadır. Bu durum, küçüğünden büyüğüne, pille çalışan ve ses yükselticisi olan bütün radyo, teyp, volkmen vb. için aynidir. · Matematikte Niçin -2 ile -2 nin Çarpımı +4 Eder? Haftanın beş günü ise otobüs ile gidip geldiğinizi varsayalım. Her sefer bir milyonluk bir biletle yapılıyor. On milyon tutarında on tane bilet aldınız. Her gün gidiş geliş kullandıkça iki tanesi eksiliyor. Bunun eşitlikteki yeri (-2) dır dır. Siz bu isi beş gün süresince yani 5 kez yaparsanız (-2)x( +5)= 10 olur. Diyelim ki bayram tatilinin iki günü o haftanın Perşembe ve Cuma günlerine geldi ve tatil. Bu kez yapmanız gerekeni yapmıyorsunuz. İki günlük 4 bileti kullanmıyorsunuz. Bu hareket, yapmanız gerekene göre negatif yani ters yönde bir harekettir. Her gün bilet almak yerine iki gün süresince hiç bilet kullanmıyorsunuz. İki kere negatif hareketi “-2″ bilet üzerinde yapınca o hafta elinizde (-2)x( -2) =(+4) . bilet kalıyor. · Termos Nasıl Sıcağı Sıcak, Soğuğu Soğuk Tutuyor? Tek nedeni vardır, vakum. Yani boşluk. Bir termosta iç içe geçmiş iki kap vardır. Dıştaki metal bir kap olup içteki genellikle bir cam sisedir. İkisinin arasındaki hava ise boşaltılmıştır. Tam olmasa da üreticiler tarafından elde edilebilen tama yakin bir boşluk vardır. Vakumlu bir ortamda hava molekülleri de olmadığından isi iletilemez. Cismin ısısı başlangıçta ne ise o halde kalır. İçerden dışarıya, dışardan içeriye ısı geçişi olmaz. Böylece termosa konan sıvı sıcaksa sıcak, soğuksa soğuk kalır. · Bir Hafta Niçin 7 Gündür? Babilliler 7 günlük haftayı zaman birimi olarak kullanıyorlardı. İlk çağlarda bilinen beş gezegen ile güneş ve ayın sayısının 7 olusu bu sayıyı gizemli ve uğurlu kılıyordu. Daha sonra dinlerde, göğün 7 kat olusu ve doğadaki ana renk sayısının 7 olusu, müzik notalarının 7 olusu sayının önemini daha çok belirtti. Daha sonra Fransa takvim yapısını değiştirerek hafta sayısını 10 yaptı ama kabul görmedi. Rusya 5 günlük hafta uygulamasına geçti, o da tutulmadı. Sonunda yine hafta 7 gün olarak kaldı. · Niçin Otellerin Kapıları Döner Kapıdır? Döner kapıların tek amacı enerji tasarrufudur. Büyük binaların içerleri devamlı olarak ısıtılır. Açılan normal kapıdan içeri soğuk hava rahatlıkla girer. Eğer normal kapı kullanılırsa hava değişimi nedeniyle klimalar veya motorlar yeniden çalışacaktır. Özellikle çok kişinin girip çıktığı otel veya benzeri binalarda enerji tasarrufu için döner kapı kullanılır. Döner kanatlar sıcak havanın dışarı çıkmasına, soğuk havanın da içeri girmesini-engeller. · Bardaktaki Buzlar Niçin Birbirlerine Yapışırlar? Buzun erimesi için yalnızca sıcaklık değil basınç da önemlidir. Dağlardaki buzulların kayma nedeni de budur. Basınçla alt tabaka erir ve kayma oluşur. Bir kabin içinde ya da bir bardakta üst üste duran buzların her biri altındakine değdiği noktada bir basınç oluşturur ve bu, noktada çok küçük kısım erir. Buradan hareket eden su çok az yanda iki buz küpçüğünün birleştiği noktada tekrar donar. İki buz parçası kaynak yapılmışçasına birbirlerine yapışır ve orada bir daha erime olmaz. · Kumaşlar Yıkandıktan Sonra Niçin Çeker? Aslında kumaş ıslanınca lifler şiştiğinden kumasın az biraz uzaması gerekmektedir. Ama-bükümlerin açılarındaki deformasyonun yarattığı çekme kuvveti daha fazla olduğundan sonuçta kumaş boydan kısalır. kumaş yıkandıktan sonra kurutulduğunda şişmiş lifler eski durumlarına gelirler. Ama kumaş ilk ölçülerine dönemez. Su, yüksek isi, çalkalama, sabun hepsi kumasın çekmesini kolaylastirir. Kumaş birkaç kez yıkandıktan sonra ölçüleri belli bir dengeye ulaşır ve ondan sonra yıkandığında çekmez. · Çinlilerin Gözleri Neden Çekiktir? Yalnız Çinlilerin değil Orta ve Güneydoğu Asyada yasayanların, Japonların hatta Eskimoların da gözleri çekiktir. Aslında göz yapısı bütün dünyada aynidir. Farkı yaratan göz kapaklarıdır. Çekik gözlü diye nitelendirilen ırklarda gözün üzerindeki göz kapağının ikinci kıvrımı, gözün üstüne daha çok inmiştir. Bazı teorilere göre bu kıvrım insanların gözlerini yoğun kar tabakasının, göz kamaştıran ışığından korumak için bir çeşit kar gözlüğü gibi gelişmiştir. Çinde ve öteki bölgelerde her ne kadar yoğun kar yağmıyorsa da onların atalarının buzul çağında kuzeyde yasadıkları daha sonra güneye indikleri kanıtlanmıştır. Yalnız gözleri değil, burunları da rüzgâra karsı korunmak için küçülmüş, burun delikleri soğuğu engellemek için daralmıştır. Ciltleri de koruma amaçlı olarak yağlıdır. Göz kapakları da yağlıdır. Gözü ve iç tabakalarını kara ve buza karşı korur. Yani çekik gözlü değil, düşük göz kapaklı, demek daha doğrudur. · Ateş Böceği Nasıl Işık Saçıyor? Yaz gecelerinin karanlığında otların arasında veya havada uçarken parıldayan, yanıp sönerek sarı-yeşil bir ışık veren bir böceği görmüşsünüzdür. Yanına yaklaşıldığında ışığını söndüren, gece karanlığında izini kaybettiren bu böceğin ismi ateş böceğidir. Aslında bu böceğin verdiği ışığın ateşle de sıcaklıkla da bir ilgisi yoktur. Bunun bilimsel adı “soğuk ışık”tır ki günümüz teknolojisi bu ışığı henüz yapay olarak üretmeyi başaramamıştır. Bilim insanları dünyada milyonlarca yıldır mevcut olan bu tabiat teknolojisinin önce çalışma mekanizmasını çözmek sonra da taklit ederek insanlık hizmetine sunabilmek için çalışmalarına hız vermişlerdir. Kısa bir zaman öncesine kadar sürtünme veya ısı olmadan ışık elde etmenin imkansız olduğuna inanılıyordu. Nasıl ki normal bir ampul kendisine verilen enerjinin yüzde 4”ünü, florasan ampul ise yüzde 10”unu ışığa dönüştürebiliyor, geri kalanını ısı olarak yayıyorsa, ateş böceğinde de benzer bir durum olduğunu sanan bilim insanları, böceğin bu iş için kullandığı enerjinin tamamını ışığa dönüştürebildiğini tespit edince hayrete düştüler. Gelelim ateşböceğinin ışık üretme mekanizmasına… Aslında ateş böceklerinin ışık verme reaksiyonları o kadar hızlıdır ki bu fonksiyonun kademelerini incelemek hemen hemen imkânsızdır. Yani ışık üretim mekanizması hakkındaki bilgiler hala teoride kalmaktadırlar. Kesin olarak bilinen bunun moleküler seviyede kimyasal bir işlem olduğu, bazı moleküllerin ayrışarak daha yüksek enerjili hale geçebildikleri ve bu fazla enerjiyi ışığa dönüştürebildikleridir. Ateş böceğinin karın bölgesindeki ışık organında bulunan guddelerden, ışık elde elmede rol alan iki ana kimyasal madde üretilmekledir. Bunlardan birincisinin kimyasal yapısı aydınlatılmış ve yapay olarak elde edilmiştir. İkincisinin ise yapısındaki gizem çözülmesine rağmen sentetik olarak üretilmesi hala mümkün olamamıştır. Ateş böceklerinde üretilen iki kimyasalın birleşiminin de ışık vermeye tam olarak yetmediği, böceğin ışık bölgesine yakın solunum organının ışık verme anında burayı oksijenle beslemesi gerektiği tespit edilmiştir. Bilinmeyen bir başka ayrımı ise bu ışığı hangi şalterin açıp kapadığıdır. Bu gizemli böceklerin 2 bin çeşidi olup erkekleri uçabilirken dişileri kanatsızdırlar. Erkekler dişileri aramak için geceleri uçarlar ve ışıklarını birbirleri ile iletişim kurmak için kullanırlar. En iyi ışık verimini gelişmiş dişiler verir. Ateş böcekleri geceleri 3 saat süreyle ışık verebilirler. Genellikle ısırarak zehirledikleri salyangozları yedikleri için kireçli toprakların olduğu nemli bölgelerde daha çok görünürler. Parlamayı sağlayan kimyasal maddeler sayesinde, kazara onu yiyen bir düşmanı kusmak zorunda kalır ve bir daha başka ateş böceği yemeye teşebbüs etmez. · Doğum Gününde Pasta Kesme Adeti Nereden Geliyor? Düğünlerde pasta kesmek adetinin, yeni evlilere bereket, doğurganlık ve mutluluk dileklerinin iletilmesinin zaman içinde gelişmiş bir şekli olduğundan bahsetmiştik. Doğum günlerinde pasta kesmek adetinin ise tarihi kökeni ve amacı değişiktir. Zaten tek kat olan şekli ve üzerindeki mumlar nedeniyle pasta görünüş olarak da düğün pastasından farklıdır. Pasta sözcüğünü hep günümüzdeki anlamı ile kullanıyoruz. Aslında tarihi gelişimi içinde kek demek daha doğru olur. Doğum günü pastasının bilinen tarihi Helen uygarlıklarına kadar uzanır. Bir kutlama amacı ile ortaya çıkması ise Ortaçağda Almanyada olmuştur. 13. yüzyılda Almanyada çocuklara gösterilen ilgi belki bugünkünden bile fazlaydı. Doğum günleri bir festival şeklinde kutlanıyordu. Doğum günü kutlaması sabaha karşı, şafakta, gün ağarırken başlıyordu. Üstü yanar mumlarla süslenmiş pasta kek eve getirildiğinde çocuk uyandırılıyor, pastanın üstündeki mumların ise yemek vakti gelene kadar devamlı değiştirilerek sürekli yanar halde kalmaları sağlanıyordu. Yemeğin başında çocuk mumları üfleyerek söndürüyor ve şölen başlıyordu. Pastanın üzerindeki mumların sayısı çocuğun yaşından bir fazla oluyordu. Bu bir fazla mum, bir gün sönecek hayatın ışığını simgeliyordu. Ayrıca çocuğa bir çok hediyeler getiriliyor, o gün istediği, sevdiği yiyecekler hazırlanıyordu. Yani o zamanlarda doğum günü kutlamaları çocuklara yönelikti. Günümüzde her yaştan insanın kutladığı doğum günü ve kesilen pasta işte o zamanların bir adetinin devamıdır. Doğum günü pastasının üstündeki mumları bir üfleyişte söndürmek, bu arada bir dilek tutmak, eğer dilek gerçekleşirse bunu kimseye söylememek adetleri de o günlerden kalmadır |
Viski rehberi Geçen sayı sizlere puro hakkında "ince" detaylar vermiştik. Şimdi sıra, 15. yüzyıldan bu yana bir kültürü, düsturu olan, İskoçların alkollü içki tarihine adını altın harflerle yazdırdığı viskiye geldi. Okumamakla çok şey kaybedeceğiniz kesin!.. Viski hakkında ahkâm kesmeden önce belirtmem gereken bazı hususlar var. Her şeyden önce, viskiyle tanışmam Yeşilçam filmleri sayesinde oldu. Tabii ilk kez filmlerde görmedim, o kadar da değil; fakat viskinin seçkinlik kavramıyla ilintisine, Ediz Hun, Cüneyt Arkın gibi jönlerin rol aldığı, "n'evet"lerin ve "n'ayır"ların havalarda uçuştuğu filmlerden aşina oldum. Örneğin, varlıklı ve statü sahibi jön, dost meclislerinde önemli bir mevzuyu münazara ederken elinde genelde kristal bir viski bardağı olur, zarif hareketler ve süslü cümleler eşliğinde viskisini yudum yudum tüketirdi. Sonra bir ara, rakı bardağında viski içme furyası başladı. 1970'li yılların pavyon sefalarında -yine filmlerden ve siyah-beyaz fotoğraflardan zihnimde yer etti- meşk ederken eşlik ederdi, o zamanların İstanbul beyefendilerine viski... Yeşilçam'ın ve eski fotoğrafların viskiyle aramı bulup bizleri tanıştırmasından bu yana, viskinin tadından çok görünümüne, seçkinliğine kafayı taktım. Bana göre, diğer içkilerin arasında çok ayrı duruyordu; sanki ulaşılamaz bir havası vardı. Bir de "Herkese göre değilim ben!" der gibiydi... 15. yüzyıldan beri, dünya çapında yerleşmiş bir "kültür" olan viski hakkında şimdiye kadar birçok makale ve kitap yayımlandı. Bunların çoğunda da tadı ve yapım aşamalarıyla beraber viskinin "özel" bir içki olduğundan bahsedildi. Gelişigüzel bir zamanda veya sıradan bir mekânda, yanlış aparatlar ve yiyeceklerle beraber tüketilmesi, kültürü açısından sakıncalı bulundu. Şüphesiz ki, şaraptan bile fazla bilgi malzemesi ve adabı bulunan viskinin gayri ihtiyari biçimlerde tüketilmesi ya da üretilmesi, uzmanları tarafından kabul edilebilir bir şey değildi. Bu yüzden, viskiyi bir kültür olarak içselleştirmiş kişilere bu özel içki hakkında daha fazla bilgi sahibi olmaları için çeşitli olanaklar sunuldu. Örneğin, viskiyi yakından tanımaları için ana vatanı İskoçya'da seminerler, workshop'lar tertip edildi; hâlâ da tertip edilmeye devam ediliyor... Yeşilçam'dan, eski fotoğraflardan ve görüntülerden, görünümüne ve seçkinliğine aşina olduğum viski hakkında birkaç naçizane kelam etme şansı doğmuşken, elimden geldiği kadar titiz çalışmaya yeltendim. İskoçya'nın insanlığa armağan ettiği bu muazzam aromalı içkinin bilgi açısından ince detaylarına sızamasam da işinize yarayacak, sizi bir viski ukalası yapacak kadar detaylarına haiz olabildim. İşte sonuçları... Malt, tahıl ve harmanlanmış olmak üzere üç çeşit viski var. Malt (Malt Whisky), İskoçların en çok tercih ettiği, yapımı daha meşakkatli olan bir viski çeşidi olarak göze çarpıyor. Aynı zamanda, malt viskiler, İskoçya'nın milli içeceği olarak kabul ediliyor. Eskiden, zengin ve yaşlı erkeklerin içkisi olarak bilinen malt, yazının başında bahsettiğim "seçkinlik" ve "ulaşılamaz" olgusu ve havasına denk düşen bir viski türü olarak diğer türlerden keskin çizgilerle ayrılıyor. Tabii bu tür, zamanla safi kalantor erkeğin içkisi olmaktan çıkıp gençler ve kadınlar tarafından da benimsendi. İskoç malt viskisinin en önemli özelliklerinin başında, üretiminde kullanılan tek hububat çeşidinin çimlendirilmiş arpa olması geliyor. Şöyle ki; Arpa, kuru olarak temizlendikten sonra, ıslatılarak filizlenmeye bırakılır. Yeterli süre sonra filizlenen arpa, fırında kısmen kavrularak kurutulur ve malt elde edilir. Çimlendirilmiş arpa olarak da bilinen bu işlemin devamında, arpa taneleri ve kurumuş filizler iri iri öğütülür. Daha sonra, üzerine sıcak su eklenir ve lapa elde edilir. Oluşan malt lapası lapa teknesinde bekletilir. Yeterli süre sonra, teknenin dibinden sıcak kahverengi yapışkan bir sıvı olan özsu alınır. YazI: Togan Noyan / FotoĞraflar: Uluç Özcü Esquire alıntı |
Lavabodan su niçin sağa dönerek boşalıyor? Lavabonuzu veya küvetinizi su ile doldurun ve tıkacı aniden çekin. Su düz olarak delikten boşatmayacak, döne döne bir hortum oluşturacak şekilde boşalacaktır. Bu dönüş yönü kuzey yarımkürede sağa doğru, yani saat yönünde, güney yarımkürede ise tam tersidir. Bilim insanları buna 'Coriolis' kuvveti diyorlar. Her iki yarımkürede böyle birbirine ters yönde hava akımlarının ve okyanus akıntılarının olduğu herkes tarafından kabul ediliyor da, bir lavabodan boşalan suda, böyle küçük bir ortamda dünyanın dönüşünün etkili olup olamayacağı tartışma konusu. Bilim insanları bunun lavabo veya küvet gibi nispeten mikro ölçüde de mümkün olup olmadığını hala tartışıyorlar. Bir kısmı burada suyun musluktan çıkış şekil ve hızının, lavaboya düştüğü noktanın, lavabonun ve suyun gittiği yerin yapısının etken olduğunu söylüyorlar, diğerleri de ideal şartlarda 50 kere deney yapın ve görün diyorlar. |
Bilinsede Bilinmesede İşe Yaramayan Gereksiz Bilgiler 1991 YILINDA GALLUP'UN YAPTIĞI ARAŞTIRMAYA GÖRE AMERİKALILARIN %49'U BEYAZ EKMEĞİN BUĞDAYDAN YAPILDIĞINI BİLMİYORMUŞ… -------------------------------------------------------------------------------- BAYER FİRMASINA GÖRE DÜNYA ÜZERİNDE HER YIL 50 MİLYAR ASPİRİN TÜKETİLİYORMUŞ… -------------------------------------------------------------------------------- 1991 YILINDA GALLUP'UN YAPTIĞI ARAŞTIRMAYA GÖRE AMERİKALILARIN %49'U BEYAZ EKMEĞİN BUĞDAYDAN YAPILDIĞINI BİLMİYORMUŞ… -------------------------------------------------------------------------------- BAYER FİRMASINA GÖRE DÜNYA ÜZERİNDE HER YIL 50 MİLYAR ASPİRİN TÜKETİLİYORMUŞ… Tabii yaa miden mi ağrıyor al aspirin, başın mı ağrıyor al aspirin, dişin mi sancıyor koy üstüne aspirini işte böyle…. Ağrı sızı kalmaz yaaaa. Hay şu aspirini bulandan allah razı olsun…. -------------------------------------------------------------------------------- HER PUL YALAYIŞINDA İNSAN 0.1 KALORİ VERİYORMUŞ… -------------------------------------------------------------------------------- BİR AĞAÇ KÜTÜĞÜNDEN 7,5 MİLYON KÜRDAN ÜRETİLİYORMUŞ… -------------------------------------------------------------------------------- İNSAN TELEVİZYON İZLERKEN AZ, UYURKEN DAHA FAZLA BEYNİNİ ÇALIŞTIRIYORMUŞ… -------------------------------------------------------------------------------- BİR İNSANIN BURNU VE KULAKLARI ÖMRÜ BOYUNCA BÜYÜMEYE DEVAM EDİYORMUŞ… -------------------------------------------------------------------------------- EBEVEYNLERİN %38'İNE GÖRE PAZARTESİ GÜNÜ HAFTANIN EN STRESLİ GÜNÜYMÜŞ… -------------------------------------------------------------------------------- BİR TUVALETİN ORTALAMA ÖMRÜ 50 SENEYMİŞ… -------------------------------------------------------------------------------- BİR İNSAN NEFESİNİ TUTARAK İNTİHAR EDEMEZ. EN KÖTÜ İHTİMALLE BİLİNCİNİ YİTİRİR VE CİĞERLERİ OTOMATİK OLARAK NEFES ALMAYA BAŞLAR… 1830'a kadar domatesin zehirli olduğu sanılıyordu. -------------------------------------------------------------------------------- Gözler açıkken hapşırmak imkansızmış. -------------------------------------------------------------------------------- İnsan beyninin kapasitesi 110-120 gigabyte arasındaymış. -------------------------------------------------------------------------------- Bugün yaşayan insanların sayısı ölen tüm insanlardan fazla. -------------------------------------------------------------------------------- Zevk için seks yapan iki canlı türü var: İnsan ve yunus. Ama kadınların yüzde 65'i alışveriş yapmayı sekse tercih ediyormuş. -------------------------------------------------------------------------------- Aynada kendini tanıyabilen tek hayvan şempanzedir. (Şempanzenin aynada kendini tanımasının insanoğluna ne gibi bir faydası var acaba? Hangi hayvanın kendini aynada tanıyabildiğini araştıran tek canlı hangisi peki?) -------------------------------------------------------------------------------- İnsanın kafasında ortalama 60 - 150 bin saç teli var. -------------------------------------------------------------------------------- Normal bir kadın günde 7 bin, normal bir erkek ise 2 bin kelimeyle konuşuyor. (Bence bu erkeklerin eksikliği değil, kadınların gevezeliği :) -------------------------------------------------------------------------------- LAS VEGAS'TAKİ CASİNOLARDA SAAT BULUNMAZ... (hınzır herifler yaaa) -------------------------------------------------------------------------------- RÜYA GÖRMEYEN İNSAN YOKMUŞ… -------------------------------------------------------------------------------- KAMÇININ UCU SESTEN DAHA HIZLI HAREKET ETTİĞİ İÇİN 'ŞLAAAK' DİYE BİR SES ÇIKARTIR… -------------------------------------------------------------------------------- 1992 DE HALKA SATIŞA SUNULAN HUMMER'LARIN İLK MÜŞTERİSİ ARNOLD SCHWARZENEGGER'MİŞ -------------------------------------------------------------------------------- DÜNYADAKİ GAZETELERİN YARISINDAN FAZLASI AMERİKA VE KANADA'DA BASILMAKTADIR… (hadi bakalım, yine geçtiler bizi. utan ey Türk milleti) -------------------------------------------------------------------------------- AT YARIŞLARINDA FAVORİ GÖSTERİLEN ATLARIN SADECE %30'U YARIŞI KAZANIYORMUŞ… -------------------------------------------------------------------------------- YANMIŞ HERHANGİ BİRŞEYİN BİR DAHA YANMA İHTİMALİ YOKTUR… (hadi yaa, allalalla...) ARILAR RÜZGARLI HAVALARDA DAHA ÇOK SOKARLAR… (rüzgarın savurmasının acısını bizden çıkartıyorlar demek ki!) -------------------------------------------------------------------------------- EDİSON KARANLIKTAN KORKARMIŞ… (tam bir geyik malzemesi, ben bulaşmıyim) -------------------------------------------------------------------------------- AMERİKALILARIN SADECE %55'İ GÜNEŞİN BİR YILDIZ OLDUĞUNU BİLİYORMUŞ… -------------------------------------------------------------------------------- YILANLAR İKİ KAFALI DOĞDUKLARINDA, YİYECEK İÇİN BİRBİRLERİYLE DÖVÜŞÜRLER… -------------------------------------------------------------------------------- EĞER MUZ YEDİYSENİZ SİVRİSİNEKLERİN SİZİ ISIRMA İHTİMALİ MUZ YEMEMİŞ BİRİNE GÖRE DAHA YÜKSEKMİŞ… -------------------------------------------------------------------------------- İSVİÇRE'DE SAAT 22:00'DEN SONRA TUVALET SİFONUNU ÇEKMEK YASAKTIR… (polis çağırabilirler. üst komşum zıçtı polis bey, gelin tutuklayın) -------------------------------------------------------------------------------- BİR GOLF TOPUNUN ÜZERİNDE 336 TANE GİRİNTİ VARDIR… -------------------------------------------------------------------------------- MİCHAEL JACKSON'IN 'BİLLY JEAN' KLİBİ MTV'NİN YAYINLADIĞI İLK ZENCİ ŞARKICI KLİBİDİR … (artık ilk zenci klibi değil, çünkü adam artık zenci değil, bir insan ırkından utanır mı ya, hayret bişey.) -------------------------------------------------------------------------------- BİR İNSAN KAŞLARINI ÇATMAK İÇİN 43 KASINI HAREKET ETTİRMESİ GEREKİRKEN GÜLMEK İÇİN YALNIZCA 17 TANESİNİ HAREKET ETTİRİYOR... (gülmek tembelliktir öyleyse :), bu arada; güldürebilmek için inanın, surat asma veya gülmekten kat kat daha fazla enerji harcanıyor beynimizde) -------------------------------------------------------------------------------- SEX ESNASINDA KALP KRİZİ GEÇİRİP ÖLEN ERKEKLERİN %85'İ O SIRADA KARILARINI ALDATIYORMUŞ... -------------------------------------------------------------------------------- AMERİKALI UZMANLAR, KAFASI KOPAN BİR HAMABÖCEĞİNİN HAFTALARCA YAŞAYABİLDİĞİNİ ORTAYA ÇIKARDI (Abi niye koparıyorsunuz hayvanın kafasını ya, bu bilim adamları manyak ha, sırf merak ettikleri için hayvanın kafasını koparıyorlar. Yani tesadüf eseri kafasız dolaşan bir hamamböceğine rastlamadılar ya?) NORMAL BİR İNSAN GÜNDE ORTALAMA 15 DEFA GÜLÜYOR... -------------------------------------------------------------------------------- EŞEKLER TARAFINDAN ÖLDÜRÜLEN İNSANLARIN SAYISI UÇAK KAZALARINDA ÖLEN İNSANLARDAN FAZLA (Bence havayolu şirketlerinin uydurduğu birşey bu) -------------------------------------------------------------------------------- KOMODO EJDERHALARININ İKİ PENİSLERİ VARDIR (????!!!!) -------------------------------------------------------------------------------- EYFEL KULESİ YAZLARI GÜNEŞİN ISISIYLA 15cm UZUYOR, KIŞLARI İSE TEKRAR ESKİ HALİNE DÖNÜYOR. -------------------------------------------------------------------------------- HER İKİ MİLYAR İNSANDAN YALNIZCA BİR TANESİ 116 YIL VE DAHA ÜSTÜNDE YAŞAYABİLİYOR… (Sırf ilginç olsun diye böyle diyorlar. Şuna; o kadar yaşayan sadece 2-3 tane insan var dersek... Bak nasıl da bozuldu cümlenin karizması.) -------------------------------------------------------------------------------- AMERİKA'DA İNTERNET KULLANICILARININ YÜZDE 27'Sİ İNTERNETİ YALNIZCA SEYAHAT PLANLARINI VE REZERVASYONLARINI YAPMAK İÇİN KULLANIYOR -------------------------------------------------------------------------------- BEŞ ERKEKTEN YALNIZCA İKİSİ EŞLERİNE HER GÜN 'SENİ SEVİYORUM' DİYOR. (Bunu bir kadın söyleyseydi şöyle derdi: Beş erkekten üçü eşlerine seni seviyorum demekten bile aciz.) -------------------------------------------------------------------------------- KARINCALAR SUYUN ALTINDA İKİ HAFTA YAŞAYABİLİYORLAR... (İşte mutfak lavabosunda görülen karıncaları yok etmek için musluğu açıp onları su ile vurmaya çalışmanın ne kadar anlamsız ve boş bir çaba olduğunu gördünüz, ama yok ''ben bundan zevk alıyorum amacım onları öldürmek değil'' diyorsanız ben bilmem.) -------------------------------------------------------------------------------- KİLO ALABİLMEK İÇİN 22 KİLO PATATES YEMEK GEREKİYORMUŞ. -------------------------------------------------------------------------------- BOZUK BİR SAAT GÜNDE İKİ DEFA DOĞRU ZAMANI GÖSTERİR... (Bilmeyen kaldı mı?) -------------------------------------------------------------------------------- AMERİKALILARIN 1 GÜNDE ALDIKLARI JUNK MAİL'LERİ BOŞALTMAK İÇİN HARCADIKLARI ENERJİ İLE 250.000 EVİ ISITMAK MÜMKÜNMÜŞ... HAVAYOLU GÜVENLİK ELEMANLARI HER GÜN YOLCULARIN ÜZERİNDE ORTALAMA 6 SİLAH BULUYORLARMIŞ... -------------------------------------------------------------------------------- BİR BEBEK 300 KEMİKLE DOĞUYOR FAKAT YETİŞKİN BİR İNSANIN VÜCUDUNDA 206 KEMİK BULUNUYOR... (Şimdi açıklarsam biz zaten biliyorduk, ne ukâla adammış diyeceksiniz.) -------------------------------------------------------------------------------- BİR ATIN CİNSİYETİNİ DİŞLERİNİ SAYARAK ÖĞRENEBİLİRSİNİZ. ERKEK ATLARIN 40, DİŞİ ATLARIN İSE 36 DİŞİ VARDIR…… (çok daha kolay bir yöntem var da, neyse söylemiyim) -------------------------------------------------------------------------------- PATLAMIŞ MISIR 1920'LERDE ÇOK GÜRÜLTÜYE NEDEN OLDUĞU İÇİN BİRÇOK SİNEMADA YASAKLANMIŞTIR |
Bunları biliyor musunuz? http://www.hurriyet.com.tr/_np/0283/6670283.jpg Galet-ü dalaletiye, hıyanet-ül vatan-fir kayme, hakimiyyet-ül küre... bunların hepsi birer futbol terimi! Vaziyyet-ül velvele ve isgal-i cemaatiyye ; Seyircinin sahayı işgali Krampon-ül bela-i şeytan : İyi futbolcu (rakip takimdan) Krampon-ül kabiliyye-i maasallah : Iyi futbolcu (bizim takimdan) Mühendis-i kürre-i hümayun : Teknik direktör Gaflet-ü dalaletiye : Kendi kalesine atilan gol Hiyanet-ül vatan-fir kayme : Şike Hakimiyyet-ül kürre : Top kontrolü Krampon-ül deccal-uryan-ül kayb-i kürre : Futbolcunun topu kaybetmesi Serdar-i kuvva-ül kürre : Takim kaptani Asakir-i milliye-i devleti Osmaniyye : Türk milli takimi Vaziyet-ül madara : Tarihi fark Hezimet-ül yarabbi sükür : Serefli maglubiyet Sut-ul minare : Havadan atilan top Zamane-i yekun-u kürre-i cihad : Topun oyunda kaldigi süre (2 dakika) Zamane-i fuzuliyye: Bosa gecen zaman Biserefiye-i tribün-ül sarih : Acik tribün Cihad-ül kuvva-i milliye : Milli mac Akibet-ül cihad ya seydi : Uzatma dakikalari Vaziyyet-ül hararet : Karambol Seyh-ül divan-ül kürre-i hümayun : Futbol federasyonu başkani Ulema-i rezil-i rüsva: Spor yazari (veya skoru yazan) Cihad-ül reis-i cumhuriyye: Cumhurbaskanligi kupasi Cihad-ül vezir-i azam: Basbakanlik kupasi Vaziyyet-ül kalaba ve istif ül balik-i numerra: Numarali tribün Muhafazzar-i kal'a: Kaleci Asakir-i muhafazza-ül satih : Defans oyuncusu Veled-i rüzigar: Kanat oyuncusu Asakir-i saha-ül merkeziyye: Orta saha oyuncusu Cihad-i vallah-ül azim: Kavga Müfreze-i krampon-ül bomba: Golcüler Reis-ül tekke-yi kurre-i hümayuniyye: Klüp baskani Gariban-i umumiyye: Taraftar Gariban-i gurbet: Gurbetci taraftar Mudr-i terbiyye-i bedeniyye ya sehr-i Istanbul: Istanbul GSGM genel müdürü Defterdar-i cihad-ül kürriye: Hakem Sancaktar-i hatt-ül saha: Yan hakem Sur-ül düttürü: Hakem düdügü Sükun-u mahser: Yenilen gol sonrasi sessizlik İsyan-i garibaniyye: Kötü tezahürat Tezahür-ü cümle-i cemaat: Toplu tezahürat Reis-i imam-i cemaatiyye: Amigo Ceza-i serriye aman yarabbi: Penalti Darbe-i müstehcen: Faul Taaruz-u aleyküm selam: Kontra atak Cenazi-i mefta-i kürre: Ölü top Sut-ul hürriyet: Frikik Taaruz-u fevkal beser: Mükemmel atak Ferman-i kehribar: Sari kart Ferman-i ahmer: Kirmizi kart Taaruz-ul hasbinallah: Ofsayt Hareket-ül rabiya-il kusuriyye: 9 kusurlu hareket Darbe-i mabad: Teknik direktörün kovulmasi İblis-i vesvese: Basin Harabet-i kürre-i feza: Hava topu Cinsiye-i defterdar-i cihatül kürriye na mümkün: **** hakem Krampon-ül deccal-u uryan: Futbolcu Akibet-ül hüzzam : Elenme |
Bi Delilik Edip Google'da elgoog yazıp şansımı denemek istiyoruma girince hata verip google'ın Tersine döndüğünü biliyormuydunuz? |
Inanilmasi Güc Bilgiler Inanilmasi Güc Bilgiler -Macar Yanosh Voven ve karısı Sara dünyada en uzun aile hayatı sürmüşler. Onlar 147 sene beraber yaşamışlar. Yanosh 172 Sara 164 sene yaşamıştır. Öldüklerinde en küçük çocuklarının 116 yaşı varmış. -En büyük kuş yumurtası devekuşunundur. 15 - 20 santimetre uzunluğunda ve ortalama 1.7 kilogram ağırlığındadır. Kaynatılarak pişirilmesi 40 dakika sürer. -Kirpiler suda yüzer. -Salatalığın yüzde 96'sı sudur. -Sivrisineklerin 47 tane dişi vardır. -Coca-Cola'nın orijinal rengi yeşildir. -Çocuklar baharda daha fazla büyüyor. -Sigara çakmağı kibritten önce bulundu. -Sümüklüböceklerin dört tane burnu vardır. -Uranüs çıplak gözle görülen bir gezegendir. -Dünyadaki tavuk sayısı insanlardan fazladır. -Salyangozların 25.000 civarında dişi vardır. -Bir doğumda yaşayan en çok çocuk sayısı 6. -Bir kadının sahip olduğu en fazla çocuk sayısı 69. -İlk kule saati 1404 yılında Moskova'da yapılmıştır. -Hawaii alfabesinde sadece 12 harf bulunmaktadır. -Timsahlar daha derine batabilmek için taş yutarlar. -Bukalemunların dillerivücutlarından iki kat uzundur. -Dünyadaki ısı 1900 yılından itibaren 0.7 derece arttı. -Uzaya ilk uçan kadın Valentina Tereşkova'dır. (1962) -Günümüzde evlenenlerin yüzde ellisi boşanmaktadır. -Dünyada insan başına düşen karınca sayısı 1 milyondur. -Pisagor sokak dövüşü spor dalında olimpiyat şampiyonu olmuştur. -Kedi ve köpekler de insanlar gibi solak yada sağak olabilirler. -"Düello" uygulaması hala Uruguay ve Paraguay'da devam etmektedir. -(şuan yaşayan) 135 yaşındaki Ali Muhammed Hüseyin yeryüzünün en yaşlı insanı olarak biliniyor. -Atların kırılan kemikleri geri kaynamaz. Ayağı kırılan atların hayatı da biter. -Sağ elini kullananlar sol elini kullananlardan ortalama 9 yıl daha uzun yaşıyor. -Uyurken TV izlerken olduğundan iki kat daha fazla kalori harcarız. -Stockholm kraliyet kütüphanesinde muhafaza edilen "Şeytan İncili" kitabının ağırlığı 350 kg.dır. -Taze kakao içinde bulunan sıvı kan plazması yerine kullanılabilir. -ABD'de Coco-Cola şoförlerinin kimyasal madde taşıma lisansı olması gerekiyor. -Dünyanın uydusu ayın hacmi Pasifik Okyanusu'nun hacmi ile aynıdır. -Maymunlar her yıl uçak kazalarından daha fazla insan ölümüne neden oluyor. -Dünya ahalisi gece gündüz satranç oynasa ve her saniyede bir hamle yapılsa satrançta tüm oyunları tecrübeden geçirebilmek için asırlara ihtiyaç vardır. -Satranç tarihinin en uzun oyunu 1950 yılında Mardel Plato'da yapılmış dünya satranç turnuvasında gerçekleşmiştir. Pilkin ve Çernyak arasında yapılan bu maç 22 saat devam etmiş ve 191. hamle sonrası berabere bitmiştir. -Dünyanın en kokulu camisi Tebriz şehrindedir. Mescit inşa edilirken çamuruna misk kokusu ilave edilmiştir ve 600 sene geçmesine rağmen hala mescit misk kokmaktadır. -Dünyada en tehlikeli hayvan sivrisinektir. Çünkü insanların ölümüne en fazla sebep olan hayvandır. -En eski alfabe Suriye'nin Akdeniz sahilindeki Lattakiya limanı yakınlığında yapılan kazım sonucu bulunmuştur. Alfabe 32 harften oluşur. -Güneş yerden 149 milyon 600 bin km. mesafededir.Hacmi yerden 1300 defa büyüktür. -Rusya'da yaşamış olan Vasilyev'in iki karısından 87 çocuğu olmuştur. 75. yaş gününde (1782) onun yanında 83 çocuğu bulunmuştur. -Bugüne kadar yaşamış en ağır kişi 635 kiloya ulaşan Washingtonlu Jon Brower Minnoch. -Bir kişinin yaşayabildiği en yüksek vücut ısısı 46.5 derecedir. Normal değer ise 35 - 37'dir. -ABD'de yaşları 20 ile 29 arasında olan zenci erkeklerin üçte biri ya hapiste yada gözaltında tutulmaktadır. -Değerli taşların çoğu birkaç elementten oluşursadece pırlanta tamamen karbondan oluşur. -Dünyanın en hızlı büyüyen bitkisi Bambu bir günde 90 cm. kadar uzuyor. -Erkeklere yıldırım çarpması olasılığı kadınlara göre 6 kat daha fazladır. -En büyük kitap XVII asırda yayınlanmış ve Berlin kütüphanesinde bulunan coğrafya atlası sayılır. (yüksekliği 2 metre eni 1 metre) -1707 - 1782 arasında yaşamış bir Rus kadının; 16 ikiz 7 üçüz ve 4 dördüzü 1725 - 1765 arasında dünyaya getirdiği belirlendi. -Ünlü Arap şairi Kahire üniversitesi profesörü Şeyh Muhammed Abdul İbrahim 150 yaşında vefat etmiştir. 105 sene bekar yaşamış. 105 yaşında evlendikten sonra 5 çocuğu olmuştur. -Atakama çölüne 400 seneden beri yağmur yağmamaktadır. Yağan yağmur da havada buharlaştığından yere düşmemektedir. -Kunter 1988 yılında Fenerbahçe formasıyla Hilalspor karşısında 153 sayı atarak rekor kırarken ilk yarıda da attığı 81 sayıyla bir devrede en fazla sayı üreten basketçi olarak da tarihe geçti. |
Bunları Biliyor musunuz ¿? http://www.paradokslar.com/biliyormusunuz/question.gifÜnlü besteci Beethoven'in son bestesini, sağır olarak yaptığını... http://www.paradokslar.com/biliyormusunuz/question.gifParis'teki Versailles Sarayı'nın 1300 odası olduğunu ve hiç tuvaletinin olmadığını... http://www.paradokslar.com/biliyormusunuz/question.gifBir çift sineğin sadece nisan-mayıs aylarında bıraktıkları yumurtaların tamamından sinek çıksa idi, dünyayı 14 metre kalınlığında bir sinek tabakası kaplayacağını... http://www.paradokslar.com/biliyormusunuz/question.gifEyfel kulesinin yapımında toplam 6400 ton ağırlığında 18.100 adet demir parçası kullanıldığını... http://www.paradokslar.com/biliyormusunuz/question.gifSüleymaniye camiinin 4 minaresi olmasının sebebinin, Kanuni'nin İstanbul'un fethinden sonraki dördüncü padişah; bu dört minaredeki on şerefenin de Osmanlının onuncu padişahı olduğunun bir işareti anlamına geldiğini... http://www.paradokslar.com/biliyormusunuz/question.gifBir insandaki toplam damar uzunluğunun 150 bin km. ve dünya ile güneş arasındaki mesafenin de 150 milyon km. olduğunu... http://www.paradokslar.com/biliyormusunuz/question.gif Osmanlı sultanlarının ve bazı alimlerin başlarındaki kavukların, kefenlerinden oluştuğunu, sık sık ölümü hatırlayıp ona göre karar verdiklerini, ayrıca öldükleri zaman hemen başlarındaki kefenle defnedildiklerini... http://www.paradokslar.com/biliyormusunuz/question.gifBir futbolcunun topa her kafa vuruşunda, beyninden 1000(bin) hücrenin öldüğünü... http://www.paradokslar.com/biliyormusunuz/question.gifOrtalama bir insanda 30.000-100.000 adet saç olduğunu, hergün yaklaşık 100 tanesinin döküldüğünü... http://www.paradokslar.com/biliyormusunuz/question.gifİnsan vücudunun her 7 yılda -ölen hücrelerin yerine yenisi gelerek- tamamen yenilendiğini... http://www.paradokslar.com/biliyormusunuz/question.gifAmerikan halkının %60'ının ülkelerini, dünya haritasında bulamadıklarını... http://www.paradokslar.com/biliyormusunuz/question.gif0(sıfır)'ı müslümanların bulduğunu... http://www.paradokslar.com/biliyormusunuz/question.gifDünyaya her yıl düşen yağış miktarının eşit olduğunu... http://www.paradokslar.com/biliyormusunuz/question.gifBeşiktaş kulübünün kuruluşundaki Kırmızı-Beyaz renklerinin, Balkan savaşındaki mağlubiyetten sonra Siyah-Beyaz olarak değiştirildiğini... http://www.paradokslar.com/biliyormusunuz/question.gifGalatasaray kulübünden, yıllar önce bir grubun ayrılıp 'Güneşspor' u kurduğunu... http://www.paradokslar.com/biliyormusunuz/question.gifFenerbahçe Kulübünün ilk adının 'Siyah Çoraplılar' olduğunu... http://www.paradokslar.com/biliyormusunuz/question.gifİbni Sina'nın göz ameliyatı yaptığını... http://www.paradokslar.com/biliyormusunuz/question.gif17 Ağustos 1999'da sabaha karşı 02:58 civarı 7.4 şiddetinde, gece büyük bir deprem yaşadık. Kur'an-ı Kerim'in 7inci (A'raf) suresinin 4üncü ayetinde sanki bu depremin anlatıldığını... ("Biz nice memleketler halkını helâk ettik ki onlara azabımız, gece yatarlarken, yahut göndüz istirahat ederlerken gelmişti" Kur'an-ı Kerim(7/4)) |
CD 30 YAŞINDA İyi ki doğdun CD! 1979'da Philips ve Sony tarafından geliştirilen CD formatı, bugün tam 30 yaşında. 70'lerin ortasında Philips tarafından ortaya atılan ses depolama konsepti CD, Sony'nin de katkılarıyla geliştirildi ve bu yıllara kadar geldi. Bugün 30 yaşına basan CD, halen en yaygın müzik satış formatı olmaya devam ediyor. CD formatında kaydedilen ilk müzik bir Richard Strauss senfonisiydi. Bu formatın benimsenip albüm kayıtlarında kullanılması ise, 1982 yılında piyasaya çıkan Billy Joel'un "52nd Street" adlı albümüyle oldu. O sırada CD sadece Sony tarafından satılan CDP-101 CD oynatıcı ile dinlenebiliyordu. CD oynatıcıların fiyatlarının düşmesi ve yaygınlaşmasıyla birlkite satışa bu formatta sunulan albümlerin sayısı artmaya başladı. 1985'e gelindiğinde ise Dire Straits'in 1 milyon satan albümü "Brothers in Arms" ile bu format artık "olmuş"tu. İlk olarak sadece müzik kaydı için tasarlanan CD'ler, zaman içerisinde diğer formatlarda bilgi saklamak ve paylaşmak için kullanılmaya başlandı. 2000'li yıllarda ise MP3 formatı işleri tam tersine çevirdi. O yıla kadar sürekli artan CD satışlarında, bundan sonra düşüş görülmeye başladı. Son olarak 2008'de görülen yüzde 20'lik kayıp, CD'nin sahneden çekilme sinyallerini veriyor. KAYNAK: CD 30 YAŞINDA |
-Bir yılan 3 yıl uyuyabilir. -Bal bozulmayan tek gıdadır. -Ördeğin sesi yankı yapmaz. -Denizyıldızlarının beyni yoktur. -Üzüm mikrodalga fırında patlar. -İnsan yılda en az 1460 rüya görür. -İçtiğimiz sular 3 milyar yaşındadır. -Karınca iki hafta su altında yaşayabilir. -İnsan kalbi dakikada 60-80 defa çarpar. -Üzümü mikrodalgaya koyarsanız patlar. -Parmak izi gibi herkesin dil izi de farklıdır. -"Pi" sayısının bir milyarıncı rakamı 9'dur. -Dünyada insanlardan daha çok tavuk var. -Venüs saat yönünde dönen tek gezegendir. -İnsanın kalça kemiği betondan daha sağlamdır. -Hiçbir kağıt 7 defadan fazla 2'ye katlanamaz. -Türkiye'de Mehmet adında 1 milyon 229 kişi var. -Sabahları elma kahveden daha fazla uykunuzu açar. -Yerçekimsiz ortamda mum alevi küre şeklinde olur. -El tırnakları ayak tırnaklarından 4 kat daha hızlı uzar. -Otomobil sayısı insan sayısından 3 kat daha hızlı artıyor. -Doğum gününüzü en az 9 milyon kişiyle paylaşıyorsunuz. -Bir bardak sıcak su buzdolabında soğuk sudan daha çabuk donar. -Günde 24 saat sayı saysanız 1 trilyona ulaşmanız 31 bin 688 yıl alır. -Dünyada bir yılda gerçek paradan daha fazla Monopol parası basılıyor. -Eksi 90 derecede nefesimiz havanın ortasında donar ve düşer. -Vücudumuzdaki tüm damarları uç uca ekleseniz 19 bin 200 kilometre eder. -Çin'de İngilizce konuşan kişi sayısı Amerika'dan daha fazladır. -Elma soğan ve patatesin tadı aynıdır. Fark sadece tamamen kokularından kaynaklanır. Aslında hepsi tatlıdır. -13 rakamının uğursuz olarak bilinmesi nedeniyle ABD'de birçok otelde 13. katta oda bulunmaz. -En uzun boylu insan 1940 yılında ölen 272 metre boyunda ABD'li R.P. Wadlow olmuştur. -Kibrit kutusu büyüklüğündeki altın külçesi yufka gibi açılarak bir tenis kortu büyüklüğüne kadar yırtılmadan uzatılabilir. -Einstein 9 yaşından sonra akıcı konuşmaya başladı. Aile onda zihin geriliği olduğunu bile düşündü. -İnsan daha çok oksijen alabilmek ve vücudundaki karbon gazını boşaltmak için esner. -İnsan bir günde 28-33 bin litre hava 500-700 litre oksijen 2 kilogram yiyecek tüketir. -Dünyanın en hızlı kuşu Boğazlı Kırlangıç'tır. 3 saniye süreyle saatte 128 km. sürate ulaşmıştır. -Michel Jordan bir yılda Nike'den Nike'ın Malezya fabrikası personelinin hepsinden fazla para kazanıyor. -ABD Ohio'da lisans olmadan fare yakalamak yasaktır. -Eğer aynı zamanda aksırır hıçkırır ve gaz çıkarırsanız patlarsınız. -Aşık olduğumuzda beynimiz "phenylethylamine" üretir. Bu kalp atışınızı hızlandırır ve sizi mutlu yapar. Mu kimyasal madde çikolatada da vardır. -Uzayda yerçekimi olmadığı için astronotlar ağlayamaz. Çünkü gözyaşı aşağı düşmez. -Birinci Dünya Savaşında Fransa ülkedeki tüm taksileri tüm taksileri devraldı ve askerler cepheye bu taksilerle taşındı. -1994 Dünya Kupası'nda Bulgaristan futbol takımının 11 oyuncusunun hepsinin isminin sonu "OV" ile bitiyordu. -Sivrisinek kovucu spreyler sinekleri kovmaz sizi gizler. Sivrisineğin alıcılarını bloke ederek sizin orada olduğunuzu anlamalarını engeller. -Kahve sarhoş bir insanın ayılmasına yardımcı olmaz. Hatta çoğu zaman alkolün etkisinin artmasına yol açar. -Kereviz yerken harcanan kalorikerevizin içindeki kaloriden daha fazladır. -Bir pire kendi büyüklüğünün 150 kat yüksekliğine zıplayabilir. Bu oranı tutturmak için insanın yaklaşık 30 metre zıplaması gereklidir. -Klinik ölüm sonrası insan 5 dakika içinde hayata geri getirilebilir. 5 dakika sonra beyin hücreleri ölmeye başlar ama yine de bu süreyi 5 dakika daha uzatmak mümkündür. -İnsan uzun süre bir böbrek ve bir akciğerle midesiz dalaksız yaşayabilir ama karaciğersiz bir dakika bile yaşayamaz. -Bir kilo limonda bir kilo çilekten daha fazla şeker vardır.-Soğuk havalarda ısınmak için alkol almak son derece tehlikelidir. Yüzeysel damarlarda genişlemeye yol açan alkol bir süre kendinizi ısınmış gibi hissetmenize yol açarken vücudun ısı kaybını kolaylaştırır. Bu da donmayı çabuklaştırır. -Macar Yanosh Voven ve karısı Sara dünyada en uzun aile hayatı sürmüşler. Onlar 147 sene beraber yaşamışlar. Yanosh 172 Sara 164 sene yaşamıştır. Öldüklerinde en küçük çocuklarının 116 yaşı varmış. -En büyük kuş yumurtası devekuşunundur. 15 - 20 santimetre uzunluğunda ve ortalama 1.7 kilogram ağırlığındadır. Kaynatılarak pişirilmesi 40 dakika sürer. -Kirpiler suda yüzer. -Salatalığın yüzde 96'sı sudur. -Sivrisineklerin 47 tane dişi vardır. -Coca-Cola'nın orijinal rengi yeşildir. -Çocuklar baharda daha fazla büyüyor. -Sigara çakmağı kibritten önce bulundu. -Sümüklüböceklerin dört tane burnu vardır. -Uranüs çıplak gözle görülen bir gezegendir. -Dünyadaki tavuk sayısı insanlardan fazladır. -Salyangozların 25.000 civarında dişi vardır. -Bir doğumda yaşayan en çok çocuk sayısı 6. -Bir kadının sahip olduğu en fazla çocuk sayısı 69. -İlk kule saati 1404 yılında Moskova'da yapılmıştır. -Hawaii alfabesinde sadece 12 harf bulunmaktadır. -Timsahlar daha derine batabilmek için taş yutarlar. -Bukalemunların dillerivücutlarından iki kat uzundur. -Dünyadaki ısı 1900 yılından itibaren 0.7 derece arttı. -Uzaya ilk uçan kadın Valentina Tereşkova'dır. (1962) -Günümüzde evlenenlerin yüzde ellisi boşanmaktadır. -Dünyada insan başına düşen karınca sayısı 1 milyondur. -Pisagor sokak dövüşü spor dalında olimpiyat şampiyonu olmuştur. -Kedi ve köpekler de insanlar gibi solak yada sağak olabilirler. -"Düello" uygulaması hala Uruguay ve Paraguay'da devam etmektedir. -(şuan yaşayan) 135 yaşındaki Ali Muhammed Hüseyin yeryüzünün en yaşlı insanı olarak biliniyor. -Atların kırılan kemikleri geri kaynamaz. Ayağı kırılan atların hayatı da biter. -Sağ elini kullananlar sol elini kullananlardan ortalama 9 yıl daha uzun yaşıyor. -Uyurken TV izlerken olduğundan iki kat daha fazla kalori harcarız. -Stockholm kraliyet kütüphanesinde muhafaza edilen "Şeytan İncili" kitabının ağırlığı 350 kg.dır. -Taze kakao içinde bulunan sıvı kan plazması yerine kullanılabilir. -ABD'de Coco-Cola şoförlerinin kimyasal madde taşıma lisansı olması gerekiyor. -Dünyanın uydusu ayın hacmi Pasifik Okyanusu'nun hacmi ile aynıdır. -Maymunlar her yıl uçak kazalarından daha fazla insan ölümüne neden oluyor. -Dünya ahalisi gece gündüz satranç oynasa ve her saniyede bir hamle yapılsa satrançta tüm oyunları tecrübeden geçirebilmek için asırlara ihtiyaç vardır. -Satranç tarihinin en uzun oyunu 1950 yılında Mardel Plato'da yapılmış dünya satranç turnuvasında gerçekleşmiştir. Pilkin ve Çernyak arasında yapılan bu maç 22 saat devam etmiş ve 191. hamle sonrası berabere bitmiştir. -Dünyanın en kokulu camisi Tebriz şehrindedir. Mescit inşa edilirken çamuruna misk kokusu ilave edilmiştir ve 600 sene geçmesine rağmen hala mescit misk kokmaktadır. -Dünyada en tehlikeli hayvan sivrisinektir. Çünkü insanların ölümüne en fazla sebep olan hayvandır. -En eski alfabe Suriye'nin Akdeniz sahilindeki Lattakiya limanı yakınlığında yapılan kazım sonucu bulunmuştur. Alfabe 32 harften oluşur. -Güneş yerden 149 milyon 600 bin km. mesafededir.Hacmi yerden 1300 defa büyüktür. -Rusya'da yaşamış olan Vasilyev'in iki karısından 87 çocuğu olmuştur. 75. yaş gününde (1782) onun yanında 83 çocuğu bulunmuştur. -Bugüne kadar yaşamış en ağır kişi 635 kiloya ulaşan Washingtonlu Jon Brower Minnoch. -Bir kişinin yaşayabildiği en yüksek vücut ısısı 46.5 derecedir. Normal değer ise 35 - 37'dir. -ABD'de yaşları 20 ile 29 arasında olan zenci erkeklerin üçte biri ya hapiste yada gözaltında tutulmaktadır. -Değerli taşların çoğu birkaç elementten oluşursadece pırlanta tamamen karbondan oluşur. -Dünyanın en hızlı büyüyen bitkisi Bambu bir günde 90 cm. kadar uzuyor. -Erkeklere yıldırım çarpması olasılığı kadınlara göre 6 kat daha fazladır. -En büyük kitap XVII asırda yayınlanmış ve Berlin kütüphanesinde bulunan coğrafya atlası sayılır. (yüksekliği 2 metre eni 1 metre) -1707 - 1782 arasında yaşamış bir Rus kadının; 16 ikiz 7 üçüz ve 4 dördüzü 1725 - 1765 arasında dünyaya getirdiği belirlendi. -Ünlü Arap şairi Kahire üniversitesi profesörü Şeyh Muhammed Abdul İbrahim 150 yaşında vefat etmiştir. 105 sene bekar yaşamış. 105 yaşında evlendikten sonra 5 çocuğu olmuştur. -Atakama çölüne 400 seneden beri yağmur yağmamaktadır. Yağan yağmur da havada buharlaştığından yere düşmemektedir. -Kunter 1988 yılında Fenerbahçe formasıyla Hilalspor karşısında 153 sayı atarak rekor kırarken ilk yarıda da attığı 81 sayıyla bir devrede en fazla sayı üreten basketçi olarak da tarihe geçti. |
Bunları Biliyor musunuz? http://galeri.internethaber.com/images/gallery/380/1.jpg Türkiyede resmi kayıtlara geçmiş en uzun sotadı "ayyıldızlıkırmızıbayraktaşıyankahramanoğlu" dur... http://galeri.internethaber.com/images/gallery/380/2.jpg bir futbolcu topa her kafa vuruşunda beyninde 1000 hücre öldürür... http://galeri.internethaber.com/images/gallery/380/3.jpg güneş ısı verdikçe küçülür... http://galeri.internethaber.com/images/gallery/380/4.jpg Antik yunan'da doğmak ve ölmek yasalara aykırıdır... http://galeri.internethaber.com/images/gallery/380/5.jpg Medine'deki Hz. Muhammed Camii futbol alanı büyüklüğündedir. 2000 mermer sütunui bir asansörü, açılabilir bir çatısı vardır. Dünyadaki en büyük air-condition sistemine sahiptir... http://galeri.internethaber.com/images/gallery/380/6.jpg ahtapotun duyguları renkleri ile belli oluyor. beyaz korkuyu kırmızı sakinliği ifade eder... http://galeri.internethaber.com/images/gallery/380/7.jpg bir karınca yuvasına günde 2400 böcek taşır... http://galeri.internethaber.com/images/gallery/380/8.jpg Dört satır okuduğunuzda dünyada 40 insan ve 700milyon karınca doğmakta, 30 insan ve 500milyon karınca ölmekte... http://galeri.internethaber.com/images/gallery/380/9.jpg kıta isimlerinin hepsi aynı harflerle başlar, aynı harflerle biter... http://galeri.internethaber.com/images/gallery/380/10.jpg eşekler tarafından çiftelenerek ölen insanların sayısı uçak kazasında ölenlerin sayısından daha fazladır... http://galeri.internethaber.com/images/gallery/380/11.jpg ayın görülmediği tek ay 1865 şubattır... http://galeri.internethaber.com/images/gallery/380/12.jpg 17 Şubat 1935'te İstanbul'da kartopu oynamak yasaklanmıştır... http://galeri.internethaber.com/images/gallery/380/13.jpg sadece dişi sivrisinekler ısırır... http://galeri.internethaber.com/images/gallery/380/14.jpg bilardo topu sıkıştırılmış kağıttan yapılır... http://galeri.internethaber.com/images/gallery/380/15.jpg Konya Hollanda'dan büyüktür... http://galeri.internethaber.com/images/gallery/380/16.jpg bir okyanusun en derin yerinde, demir bir topun dibe çökmesi 1 saatten fazla sürer... http://galeri.internethaber.com/images/gallery/380/17.jpg bir kilo limonda, bir kilo çilekten daha fazla şeker vardır... http://galeri.internethaber.com/images/gallery/380/18.jpg inciler, sirkede erir... |
hayvanlar hakkında ılgınc bılgıler.. • Fareler kusamaz. • Sineklerin 5 tane gözü vardır. • Bir sineğin hızı saatte 8 km.dir. • İstakozların kanı mavi renktedir. • Kelebekler ayaklarıyla tat alırlar. • Sığırların 4 tane midesi vardır. • Kangurular geri-geri yürüyemezler. • Zebralar beyaz üzerine siyah çizgilidir. • Baykuş mavi rengi görebilen tek kuştur. • Deniz kobrası dünyanın en zehirli yılanıdır. • Bir karıncanın koku alma yeteneği en az bir köpeğinki kadar gelişmiştir. • Kediler şeker tadını ayırt edemezler. • Deve deniz suyu içebileceği gibi bir defada 250 litre su da içebilir. • Karınca kendi ağırlığının 50 katını taşıyabilir. |
> > • Yemeğe tuz ile başlanırsa beyin tarafından gönderilen bir uyarı > > sayesinde, midede mukus denilen sindirimi kolaylaştırıcı bir tabaka > > oluşturduğunu ve midenin sindirime hazırlıksız yakalanmasını önlediğini… > > > > > > • Yemek yerken yerde oturarak sol ayağı katlayıp sağ ayağı karna çekerek > > oturulup yenildiğinde, su ile doldurulmuş balon şeklinde olan midenin > > çıkış > > kısmını kapatarak yenilen gıdanın tam sindirilmeden bağırsaklara kaçmasını > > önleyeceğini ve mide dolunca da doygunluk hissi vererek çok fazla yemeden > > kalkılacağını… > > > > > > • Yemek yerken yemeğin ortasında su içildiğinde içilen suyun yenilen > > gıdaların sindirilmesine, gerekli vitaminlerin emilmesine katkıda > > bulunduğunu ve midede doygunluk hissi vererek az yemeye vesile olduğunu… > > > > > > • Oturularak ve en az 3 yudumda içilen su, dil ve ağız bölgesinde daha > > fazla duraksadığından tükürük bezleri için gerekli olan suyun emilimini > > artırıp anti bakteriyel ve antioksidan etkiye sahip tükürüğün > > salgılanmasını artırarak ağız ve diş sağlığına katkıda bulunduğunu.. > > • Uyurken sağ yana dönüp yatıldığında solda olan kalbimizin daha rahat > > çalışmasına neden olarak, kalbi yormadan dinlenmiş bir vaziyette > > kalkılabileceğini… > > • Tuvalete girerken sol ayakla ilk adım atıldığında kaygan olan zeminde > > ayağın kayması durumunda sola göre daha güçlü olan sağ ayağın düşmeyi > > engelleyerek vücudu dengelediğini.. > > • Banyo yaptıktan sonra ayaklara soğuk su dökmenin kan dolaşımını > > hızlandırıp sıcak sudan dolayı genleşmiş olan damarların içindeki kanın > > aktivasyonunu artırarak tansiyon düşüklüğünü önlediğini ve savunma > > mekanizmasını güçlendirdiğini… > > • Kesintisiz uyunan uzun gece uykularının, damarlarda vazodilatasyona > > neden > > olduğunu, uyku ortalarında kalkıp el yüz yıkamak (ör: abdest almak) az > > yorucu egzersizler yapmanın (ör: teheccüd namazı) vazodilatasyonu > > engellediğini ve daha zinde kalkılabileceğini… > > |
Bunları biliyor musunuz? Part II İnsan vücudu, mucizelerle dolu bir makinedir. Şimdi okuyacağınız vücudunuzla ilgili gerçekler sizi neden bu şekilde yaratıldığımız konusunda merakta bırakacak. Bilim adamlarına göre IQ'nuz ne kadar yüksekse o kadar çok rüya görürsünüz. Sarışınlar, esmerlerden daha fazla saç teline sahiptir. Kadınların %52’si yıpranmış saçlarla uğraşmanın yollarını arıyor. Geriye kalan % 48 ‘i artık çok geç olduğunun farkında Saça uygulanan terapi ruh sağlığı açısından en az 3 ruh sağlığı terapisine eşittir. İnsan vücudundaki en büyük hücre yumurta hücresi, en küçük hücre ise sperm hücresidir. Isı ile sıkça temas eden saçlar diğerlerinden 7 kat daha fazla dökülür. Ortalama bir kadın ortalama bir adamdan 5 inc (12,5 cm) daha kısadır. Ayak başparmağınızda iki kemik olmasına karşılık diğer dört parmağınızda üçer kemik bulunur. Bir insanda 100.000 adet saç teli vardır, her gün ortalama 100 saç teli tarama işleminde koparak dökülür. İnsan beyin hücresi 5 takım Encyclopedia Britannica'daki bilgileri alabilecek kapasitededir. Tam dolu bir idrar kesesi aşağı yukarı bir beyzbol topu ebadındadır. Dünya üzerinde kadınların %91’i saçları güzel göründüğü zaman gününü daha güzel geçiriyor. Ortalama bir rüya 2-3 saniye sürer. Göğüsleri kılsız erkekler, kıllı erkeklerden daha fazla karaciğer sirozuna yakalanırlar. Bakım yapılmayan saçlar terapi yapılan saçlara göre 4.5 kat daha fazla koparak dökülür. Vücudunuzun 30 dakikada saldığı ısı ile iki litre suyu kaynatabilirsiniz. Dişleriniz doğumunuzdan 6 ay önce (dişetlerinizin içinde) oluşmaya başlar. Omuz hizasında saç uzunluğu olan bir kişinin saçlarını ucuca eklediğiniz zaman 30kmdir. Başparmağınız ile burnunuz aynı boydadır Hepiniz bunu deniyosunuz di mi şimdi ahahaha :D:D Alıntıdır- |
Bunları biliyor musunuz? • kendi dirsegini yalamanin imkansiz oldugunu ? • ordegin vakvaklamasinin yanki yaratmadigini ve bunu kimsenin aciklayamadigini? • dunyadaki fotokopi makinelerinde meydana gelen arizalarin %23 unun, makinenin ustune oturup kendi popolarinin fotokopisini cekmek isteyen insanlar sayesinde meydana geldigini? • yasamin boyunca uyku sirasinda yaklasik 70 bocek ve 10 orumcek yiyecegini?( Mmmmh!!:) • idrarin zifiri karanlikta parladigini? • eger cok siddetli hapsirirsan, kaburgalarindan birini kirabilecegini? • hapsirmayi engellemeye calisirsan,basindaki veya boynundaki damarlardan birinin yirtilabilecegini ve olebilecegini? • hapsirdigin sirada gozlerini acik tutmaya calisirsan, yerlerinden firlayabileceklerini? • domuzlarin vucut yapilarindan dolayi hicbir zaman baslarini yukari kaldirip gokyuzune bakamadiklarini? • dunya nufusunun %50 sinin hic telefonla konusmadigini? • farelerin ve atlarin kusamadiklarini? • 1 saat sureyle kulaklikla birsey dinlemenin kulaktaki bakteri sayisini %700 arttirdigini? • cakmagin kibritten once bulundugunu? • parmak izleri gibi dil izlerinin de her insan icin benzersiz oldugunu? • bu yaziyi okuyan insanlarin %75 inden fazlasinin, dirseklerini yalamaya calisacaklarini. |
Kadınlar erkeklere oranla iki kat fazla göz kırpar. Zeki insanların saçlarında daha fazla oranda çinko ve bakır bulunur. İnsanlar sabah kalktıklarınada ortalama 1 cm daha uzundur. Günün ilerleyen saatleriyle beraber kıkırdaklar sıkışarak boyumuz kısalır. Ortalama bir kirpikte 500 tane kıl vardır. Vücuttaki en güçlü kas ; dilimizde bulunandır. Dilimizdeki tat tomurcukları 10 günde bir yenilenir. Dünyanın en genç anne, babası 8 ve 9 yaşındaydı. 1910 Çin'de Ölçülen en büyük böbrek taşı 1,36 kg idi. Evinizdeki tozların büyük çoğunluğunu ölü deri parçalarınız oluşturur. Böbrek taşları her renkte olabilmektedir. Sarı - kahverengi vs. Bebeklerin diz kapakları yoktur. Ancak 2-6 yaşları arasında oluşur. Ortalama olarak bir insan hayatı boyunca 45000 litre tükrük üretir. Eğer yeteri kadar çok havuç yerseniz turuculaşırsınız. 1 milyon kişinin aynı anda zıplaması 500 ton tnt bombası etkisi yaratır. 0.000000000198 gramlık bir kokarca kokusunu algılayabiliriz. Yılda 10 milyon kere nefes alırız Soğuk bir odada uyumak kabus gorme ihtimalizi arttırır. Ayaklar haşerelerin en sevdiği uzvumuzdur. Dünyada insanlar en çok sabah 7 de uyunmaktadır. Normal bir insan günde 6 kere banyoya girer. (sırf duş almak için değil) En hızlı büyüyen tırnağımız orta parmakta olandır. Karnımızı tıka basa doyurunca daha az duyarız Akşam yemeğinde 295 kere yutkunuruz. Çok kuşkonmaz yersek idrarımız açık sarı olur. İki kere 4 saatlik uyku , bir kere 8 saatlik uykudan daha verimlidir |
böyle acayip olaylar olabileceğini biliyor muydunuz : )) ABD'li bir kadının, çocuğunun korkusunu atması için e-bay'de satışa çıkardığı babasına ait hayalet 65 bin dolara alıcı buldu. Mary Anderson'ın babası bir süre önce ölmüş, altı yaşındaki oğlu Collin de dedesinin hayaleti evde diye evde yalnız dolaşamaz olmuştu. Kadın bunun üzerine 'hayalet'i e-bay sitesinde satışa çıkardı. Anderson, alıcıya somut bir şey olarak babasının bastonunu vereceğini ilan etmişti. 132 kişi başvurdu Satışın yapıldığı e-bay yetkilileri, Collin'in korkulu anlar yaşamasına yol açan ve dedesinin hayaletini taşıdığına inanılan bastonu almak için 132 kişinin başvurduğu açıklandı. Exxon'a ait bir petrol tankeri Kanada açıklarında battıktan sonra, iki tane deniz ayısı 80.000 dolar harcanarak temizlenmiş ve büyük bir törenle denize bırakılmışlar. Tam 2 dakika sonra herkesin gözleri önünde bir mavi balina deniz ayılarını yedi.......... New York'ta yaşayan bir psikoloji oğrencisi kız boş odasını bir marangoza kiralar. Amacı onunla konuşup, adamın davranışlarini incelemek. Ama iki hafta sonra marangoz kızı bir balta ile parçalar....... Bonn'da iki gosterici, domuzların kesimevi'ne barbarca götürlüp orada kesilmelerini protesto ederken, domuzların bulunduğu yerin kapıları kırılır ve 2000 domuz kaçışırken, iki göstericiyi ezerek öldürürler....... Amerika'da kadının biri evine gelir ve kocasını mutfakta titrerken görür. Belinden su-kaynatici'ya doğru bir kablo gitmektedir. Kadın hemen kalın bir tahta parcası bulur ve adamın koluna vurarak onu elektrik sokundan ayırmaya çalışır. Adamın kolu iki yerinden kırlır. Sonradan anlaşılır ki, kocası orada mutlu bir sekilde walkman dinliyordur........ Iraklı bir terorist postaya bombalı-mektup verir. Posta ücreti eksik ödendiği için mektup kendisine geri postalanır. Herşeyi unutan terorist mektubu açınca parçalanarak ölür...... nası yaa!! di mi ;) |
Bunları Biliyor Musunuz? 1. Dünya genelinde gerçekleşen cinayet ve tecavüz olaylarının yüzde 98'i kurbanın yakın çevresi tarafından gerçekleştiriliyor. 2. Zürafalar ve fareler susuzluğa develerden daha uzun süre dayanabiliyor. 3. Titanik batarken içinde tam 2228 yolcu vardı. Bunlardan sadece 706 tanesi kurtulabildi. 4. Coca Cola 1885 yılından 1903 yılına kadar aktif kokainin ana maddesi olan 'coca' isimli bitkiden üretiliyordu. 5. Develerde üç farklı gözkapağı bulunuyor. 6. Çikolata köpekleri öldürebilir. Köpeklerin sinir sistemini ve kalbini olumsuz etkiliyor. 7. Birçok rujun yapımında balık pulu kullanılıyor. 8. Las Vegas'taki kumarhanelerin hiçbirinde saat yok. |
Enteresan Şeyler
|
-Kirpiler suda yüzer. -Salatalığın yüzde 96'sı sudur. -Sivrisineklerin 47 tane dişi vardır. -Coca-Cola'nın orijinal rengi yeşildir. -Çocuklar baharda daha fazla büyüyor. -Sigara çakmağı kibritten önce bulundu. -Sümüklüböceklerin dört tane burnu vardır. -Uranüs çıplak gözle görülen bir gezegendir. -Dünyadaki tavuk sayısı insanlardan fazladır. -Salyangozların 25.000 civarında dişi vardır. -Bir doğumda yaşayan en çok çocuk sayısı 6. -Bir kadının sahip olduğu en fazla çocuk sayısı 69. -İlk kule saati 1404 yılında Moskova'da yapılmıştır. -Hawaii alfabesinde sadece 12 harf bulunmaktadır. -Timsahlar daha derine batabilmek için taş yutarlar. -Bukalemunların dilleri,vücutlarından iki kat uzundur. -Dünyadaki ısı 1900 yılından itibaren 0.7 derece arttı. -Uzaya ilk uçan kadın Valentina Tereşkova'dır. (1962) -Günümüzde, evlenenlerin yüzde ellisi boşanmaktadır. -Dünyada insan başına düşen karınca sayısı 1 milyondur. -Pisagor sokak dövüşü spor dalında olimpiyat şampiyonu olmuştur. -Kedi ve köpekler de insanlar gibi solak yada sağak olabilirler. -"Düello" uygulaması hala Uruguay ve Paraguay'da devam etmektedir. -(şuan yaşayan) 135 yaşındaki Ali Muhammed Hüseyin, yeryüzünün en yaşlı insanı olarak biliniyor. -Atların kırılan kemikleri geri kaynamaz. Ayağı kırılan atların hayatı da biter. -Sağ elini kullananlar sol elini kullananlardan ortalama 9 yıl daha uzun yaşıyor. -Uyurken, TV izlerken olduğundan iki kat daha fazla kalori harcarız. -Stockholm kraliyet kütüphanesinde muhafaza edilen "Şeytan İncili" kitabının ağırlığı 350 kg.dır. -Taze kakao içinde bulunan sıvı, kan plazması yerine kullanılabilir. -ABD'de Coco-Cola şoförlerinin kimyasal madde taşıma lisansı olması gerekiyor. -Dünyanın uydusu ayın hacmi, Pasifik Okyanusu'nun hacmi ile aynıdır. -Maymunlar her yıl uçak kazalarından daha fazla insan ölümüne neden oluyor. -Dünya ahalisi gece gündüz satranç oynasa ve her saniyede bir hamle yapılsa, satrançta tüm oyunları tecrübeden geçirebilmek için asırlara ihtiyaç vardır. -Satranç tarihinin en uzun oyunu 1950 yılında Mardel Plato'da yapılmış dünya satranç turnuvasında gerçekleşmiştir. Pilkin ve Çernyak arasında yapılan bu maç 22 saat devam etmiş ve 191. hamle sonrası berabere bitmiştir. -Dünyanın en kokulu camisi Tebriz şehrindedir. Mescit inşa edilirken çamuruna misk kokusu ilave edilmiştir ve 600 sene geçmesine rağmen hala mescit misk kokmaktadır. -Dünyada en tehlikeli hayvan sivrisinektir. Çünkü insanların ölümüne en fazla sebep olan hayvandır. -En eski alfabe Suriye'nin Akdeniz sahilindeki Lattakiya limanı yakınlığında yapılan kazım sonucu bulunmuştur. Alfabe 32 harften oluşur. -Güneş yerden 149 milyon 600 bin km. mesafededir.Hacmi yerden 1300 defa büyüktür. -Rusya'da yaşamış olan Vasilyev'in iki karısından 87 çocuğu olmuştur. 75. yaş gününde (1782) onun yanında 83 çocuğu bulunmuştur. -Bugüne kadar yaşamış en ağır kişi, 635 kiloya ulaşan Washingtonlu Jon Brower Minnoch. -Bir kişinin yaşayabildiği en yüksek vücut ısısı 46.5 derecedir. Normal değer ise 35 - 37'dir. -ABD'de, yaşları 20 ile 29 arasında olan zenci erkeklerin üçte biri ya hapiste yada gözaltında tutulmaktadır. -Değerli taşların çoğu birkaç elementten oluşur,sadece pırlanta tamamen karbondan oluşur. -Dünyanın en hızlı büyüyen bitkisi Bambu bir günde 90 cm. kadar uzuyor. -Erkeklere yıldırım çarpması olasılığı kadınlara göre 6 kat daha fazladır. -En büyük kitap XVII asırda yayınlanmış ve Berlin kütüphanesinde bulunan coğrafya atlası sayılır. (yüksekliği 2 metre, eni 1 metre) -1707 - 1782 arasında yaşamış bir Rus kadının; 16 ikiz, 7 üçüz ve 4 dördüzü, 1725 - 1765 yılları arasında dünyaya getirdiği belirlendi. -Ünlü Arap şairi Kahire üniversitesi profesörü Şeyh Muhammed Abdul İbrahim 150 yaşında vefat etmiştir. 105 sene bekar yaşamış. 105 yaşında evlendikten sonra 5 çocuğu olmuştur. -Atakama çölüne 400 seneden beri yağmur yağmamaktadır. Yağan yağmur da havada buharlaştığından yere düşmemektedir. -Erman Kunter, 1988 yılında Fenerbahçe formasıyla Hilalspor karşısında 153 sayı atarak rekor kırarken, ilk yarıda da attığı 81 sayıyla bir devrede en fazla sayı üreten basketçi olarak da tarihe geçti. |
Iste, uzmanlarin yaptigi arastirmalar sonucunda ortaya cikan sasirtici gerceklerden bazilari: - Bir yilan 3 yil uyuyabilir. - Bal bozulmayan tek gidadir. - Ordegin sesi yanki yapmaz. - Denizyildizlarinin beyni yoktur. - Uzum mikrodalga firinda patlar. - Insan yilda en az bin 460 ruya gorur. - Ictigimiz sular 3 milyar yasindadir. - Karinca iki hafta su altinda yasayabilir. - Insan kalbi dakikada 60-80 defa carpar. - "Pi" sayisinin bir milyarinci rakami 9'dur. - Dunyada insanlardan daha cok tavuk var. - Insanin kalca kemigi betondan daha saglamdir. - Turkiye'de Mehmet adinda 1 milyon 229 kisi var. - Sabahlari elma kahveden daha fazla uykunuzu acar. - Yercekimsiz ortamda mum alevi kure seklinde olur. - Otomobil sayisi insan sayisindan 3 kat daha hizli artiyor. - Bir kilo limonda bir kilo cilekten daha fazla seker vardir - Dogum gununuzu en az 9 milyon kisiyle paylasiyorsunuz. - Cin'de Ingilizce konusan kisi sayisi Amerika'dan daha fazladir. - Eksi 90 derecede nefesimiz, havanin ortasinda donar ve duser. - Eger ayni zamanda aksirir, hickirir ve gaz cikarirsaniz, patlarsiniz. - Bir bardak sicak su, buzdolabinda soguk sudan daha cabuk donar. - Dunyada bir yilda gercek paradan daha fazla Monopol parasi basiliyor. - Kereviz yerken harcanan kalori, kerevizin icindeki kaloriden daha fazladir. - Vucudumuzdaki tum damarlari uc uca ekleseniz 19 bin 200 kilometre eder. - Uzayda yercekimi olmadigi icin astronotlar aglayamaz. Cunku gozyasi asagi dusmez. - Insan daha cok oksijen alabilmek ve vucudundaki karbon gazini bosaltmak icin esner. - Insan bir gunde 28-33 bin litre hava, 500-700 litre oksijen, 2 kilogram yiyecek tuketir. - Dunyanin en hizli kusu bogazli kirlangictir. 3 saniye sureyle saatte 128 km. surate ulasmistir. - Kahve sarhos bir insanin ayilmasina yardimci olmaz. Hatta cogu zaman alkolun etkisinin artmasina yol acar. - Elma, sogan ve patatesin tadi aynidir. Fark sadece tamamen kokularindan kaynaklanir. Aslinda hepsi tatlidir. - Kibrit kutusu buyuklugundeki altin kulcesi yufka gibi acilarak bir tenis kortu buyuklugune kadar yirtilmadan uzatilabilir. - Insan uzun sure bir bobrek ve bir akcigerle, midesiz, dalaksiz yasayabilir, ama karacigersiz bir dakika bile yasayamaz. - Bir pire, kendi buyuklugunun 150 kat yuksekligine ziplayabilir. Bu orani tutturmak icin insanin yaklasik 30 metre ziplamasi gereklidir. - Sivrisinek kovucu spreyler sinekleri kovmaz, sizi gizler. Sivrisinegin alicilarini bloke ederek sizin orada oldugunuzu anlamalarini engeller. - Asik oldugumuzda beynimiz "phenylethylamine" uretir. Bu kalp atisinizi hizlandirir ve sizi mutlu yapar. Bu kimyasal madde cikolatada da vardir. - Klinik olum sonrasi insan 5 dakika icinde hayata geri getirilebilir. 5 dakika sonra beyin hucreleri olmeye baslar, ama yine de bu sureyi 5 dakika daha uzatmak mumkundur. |
1 Nisan şakasının kökeni nedir? 1564 yılında Fransa kralı IX Charles, yıl başlangıcını Ocak ayının birinci gününe aldı. Daha önce Avrupada yaygın olan yıl başlangıcı Mart 25 idi. O zamanki iletişim şartlarında IX Charles'in bu kararı fazla yayılamadı. Duyanlar ise protesto amacıyla eski adetlerine devam ettiler.1 Nisan'da partiler düzenlediler. Diğerleri ise onları Nisan aptalları olarak nitelendirdiler.1 Nisan'a bütün aptalların günü adını verdiler. Bu günde diğerlerine sürpriz hediyeler verdiler, yapılmayacak partilere davet ettiler, gerçek olmayan haberler ürettiler. Yıllar sonra Ocak ayının yılın ilk ayı olmasına alışılınca, Fransızlar 1 Nisan gününü kendi kültürlerinin parçası görerek devam ettirdiler. Oradan da bütün dünyaya yayıldı. İnsanlar niçin içki kadehlerini tokuştururlar? Bu konuda iki ayrı açıklama vardır. 1) İnsanların beş duyusunu tatmin amacıyla şarap kadehini sofrada çın sesiye tokuşturmak. Şarabın rengi, görme; diliyle tat alma; burunla koklama;eliyle dokurma,ve çın sesiyle işitme. Şarap bütün duyguları tatmin eder anlamını taşır. 2)Antik çağlarda bir insanın düşmanını yemeğe davet edip, ona zehirli içki sunması doğal sayılıyordu. Ev sahibi içkinin zehirsiz olduğunu kanıtlamak için kendi içkisini havaya kaldırır ve misafirin içkisinden bir yudumun kendi kadehine dökülmesini isterdi. Sonra aynı anda içkilerini içerlerdi. Misafir böyle durumda ev sahibine güvenini göstermek için kadehini ev sahibinin yukarı kaldırdığı kadehe hafifçe vurur, çın sesiyle içkiyi denemeye gerek olmadığını gösterirdi. Çinliler yiyeceklerini niçin çubukla yerler? Çinlilerin yemek yeme alışkanlıklarının yiyeceklerini çok küçük parçalar halinde yemelerinden çubuk kullandıkları anlaşılıyor. Çinde eskiden yalnızca zenginler masada otururlardı. Halkın çoğunluğu tabakları ellerinde yemek yerlerdi. Bir elleriyle tabaklarını tutar, öteki elleriyle çubuk kullanarak beslenirlerdi. Hızla artan nüfus yüzünden yiyecek sıkıntısı çeken çinliler önlerindeki yiyeceği küçük parçalar halinde çoğaltarak yiyorlardı. O zamanlar ağaç sıkıntısı nedeniyle de tahta kullanımı kısıtlıydı. Masa kullanımı bu yüzden çok zordu. Çubuklar fildişinden ve kemikten yapılırdı. Dünyanın en çok söylenen şarkısı hangisidir? Bu şarkı"Happy birthday to you" dur. Şarkının asıl kaynağı Amerika'lı iki kız kardeşe aittir. Orijinal adı " Good Morning to All" yani " hepinize günaydın"dır. Daha sonra güftesi değiştirilerek bütün dünyaya yayılmıştır. Fakat telif hakkı kardeşlere aittir, onlardan sonra da Warner/chappel müzik şirketine geçmiştir. Müzik ticari amaçlı kullanıldığı zaman şirkete ödeme yapma zorunluluğu vardır. Yapıştırıcılar nasıl yapıştırıyor? Yapıştırıcıların sağladığı yapışma olayı aslında kimyasal bir reaksiyondan başka bir şey değildir. Günümüzde imalatçılar yapıştırıcıları sentetik malzemeler kullanarak yaparlar. Yapışma olayında benzer veya ayrı malzemeden iki madde, bir de yapışkan gerekir. Burada en önemli görev yapıştırıcıdadır. Yapıştırıcının moleküllerinin diğer iki madde molekülleri ile birleşme eğilimi gösterir bir yapıda olması gerekmektedir. Mezara niçin çiçek konulur? İlk olarak Mısır Firavunu Tutamkamon'nun milattan önce 1346 da öldüğünde mezarının çiçekten tacçlarla kaplandığı saptanmıştır. Kuzey Avrupada ise M.Ö 2000 yıllara kadar mezara çiçek konduğu belirlenmiştir. O zamanlarda bu çiçeklerin amacı iyi ruhları çekme, kötü ruhları kovma amacıylaydı. Sonradan ise asıl amaç cesetler çürürken çıkan kokuyu kamufle etme amacını taşır. Servi ağacı da bu nedenle mazarlıklarda kullanılır. Ağacın yaprakları rüzgarı önler, kendine özgü ferah kokusu vardır. Cenaze törenherinde siyah giyinmenin amacı da mezarlıklarda hayalletlerden sakınmak amacı taşımaktadır. Satrançta şah niçin o kadar pasiftir? Çünkü şah koruma altındadır. Zaten satrançta amaç şahı almaktır. O yüzden bütün taşlar onu korumakla görevlidir. Vezir ise başkumandan gibi şaha yardım eder. İleri geri, çapraz her yöne gidebilir. Batıda vezire Kraliçe adı verilmiştir. Bununla Kraliçe'nin Kralın en büyük desteği olduğunu işaret etmektir. Satranç 6. yüzyılda Hindular tarafından oynanmaya başlanmış, oradan dünyaya yayılmıştır. İnsan korkunca niçin dişleri birbirine vurur? Bir insan büyük bir tehlike veya korku verici olayla karşılaşınca vücudu otomatikman savunmaya geçer. Diğer canlılarda olduğu gibi dişler ve çene savunmanın ana mekanizmalarıdır. İşte bu nedenle ilk insanlardan gelen kalıtımsal yapıdan dolayı önce çene ve dişler harekete geçer. Çenedeki kaslar titrer, bu da sanki dişler birbirine vuruyormuş gibi görüntü verir. Akıl ile zeka arasında fark nedir? Akıl yalanla gerçeği, doğru ile yanlışı ayırabilme, bir konuda düşünce yürütebilme ve görüş bildirme yeteneğidir. İnsan olgunlaştıkça aklı gelişir. Zeka ise bir olayı önce anlama, ilişkileri kavrama, yargılama ve açıklayarak çözme yataneğidir. Genel olarak 12 yaşına kadar gelişir, 20 yaşına kadar sürer sonra sabit kalır. Zeka bir insanın her türlü olay karşısında aynı yeteneği gösterebileceği anlamına gelmez. Bir besteci müzik yapıtını aklıyla değil zekasıyla yaratır. Fakat en basit matematik problemini çözemeyebilir. Sonuç olarak zeka, ruhsal olaylara, algı ve hafıza yeteneğine, tutkulara, eğilimlere göre farlılıklar gösterir. Akıl somut olarak ölçülemez, zeka IQ denilen testle ölçülebilir. Dolunay insan davranışlarını etkiler mi? İnsanlar arasında bu inanç oldukça yaygındır. Eskilerin Ay'ın dönemlerine bağladıkları boş bir inancın günümüze uzanan bir varsayımıdır. Bilim adamlarının yaptıkları bütün çalışmalar bu görüşün boş olduğunu kanıtlamıştır. Ay, dünyadaki okyanusların gel-git denilen suların alçalması ve yükselmesi olayı üzerinde doğrudan etkisi vardır. Vücudumuzdaki suyun oranı , okyanuslardaki su miktarıyla kıyaslanamaz. Yani Ay'ın çekim gücü insanı etkileseydi yalnız dolunayda değil her gün olması gerekirdi. Dolunayda ayın parlaklığı da pek önemli bir etken değildir. Çünkü gönderdiği ışık miktarı Güneş'in gönderdiğinin 600 binde biri kadardır. Niçin gözyaşı dökeriz? Dünyadaki canlılardan sadece insan ruhsal nedenlearle ağlar. İnsanı farklı kılan bu durum şüphesiz yaşam tarihindeki evrimin bir sonucudur. Aslında gözlerimize sürekli gözyaşı koruma amaçlı olarak salgılanmaktadır. Fakat ağlama ruhsal bir boşalmadır. Bu konuyu ilk inceleyer Darwin'dir. Daha sonra yapılan deneyler sonucu görüldü ki soğan doğrarken akan gözyaşlarının kimyasal yapıları farklıdır. Ruhsal gözyaşları daha çok protein içermektedir. Fakat henüz bu farkın nedeni açıklanamamıştır. Üç yaşından daha önce olanları için hatırlamıyoruz? Bilim adamları geçmiş deneyimlerimizi saklayan hafızamızın beynimizde anı veya öykü şeklinde organize olduğunu ileri sürüyorlar. Üç yaşından küçükler bu şekilde iletişim kurma yeteneğine sahip değiller. Öykü ve anılarını anlatamıyorlar. Yer ve karakter kavramlarını anlamıyorlar. Üç yaşından küçükler düzgün konuşabildikleri,anlayış, seziş ve hafıza yeteneklerine sahip oldukları halde tüm olanları bir bütün olarak şekillendiremiyor, öyküye dönüştüremiyorlar.Hafızamız ne yaptığını ne yapıldığını 3-4 yaşlarında kaydetmeye başlıyor. Yumurtanın niçin bir tarafı yuvarlak, diğer tarafı sivridir? Eğerköşeli olsalardı kenarları dayanıklılık bakımından çok zayıf olurdu. En dayanıklı geometrik şekil küredir ama bu şekildeki yumurta yuvarlanacak olursa nerede duracağı belli olmaz. Yumurta yuvarlanınca düz gitmez. İnce tarafı üstünde dairesel bir yol çizer. Başladığı yere yakın bir noktada durur. Yani düz bir yerde kaybolması olanaksızdır. Yumurta, tavuğun yumurta kanalında küre şeklindedir. İlerlemesi sırasında arkada kalan dairesel kasların büzüşerek hem yumurtayı ileri iterler hem de bu kısmına baskı yaparak konik biçimini sağlarlar. Yumurtanın şeklinin nedeni de budur. Sürüngenlerde bu düzenek olmadığından yumurtaları küresel biçimdedir. Develerin hörgüçlerinde ne var? Genelde hörgüçlerinde su olduğu ve uzun yolculuklarında bu suyu kullandıkları söylenir ama doğru değildir. Develerin hörgüçlerinde 30-35 kg kadar yağ bulunur. Yiyecek bulamadıkları zaman bu enerjiyle hareketlerini sağlarlar ayrıca yağ çöl sıcağına karşı koruma görevi de yapar. Develer suya az gereksinim duyarlar. Burun mukozaları insana göre 100 kat daha büyüktür. Soluk alırken havadaki nemin üçte ikisini kazanabilirler. Su kaybını da dokularından kaybederler, kandaki su etkilenmez. Çinlilerin gözleri niçin çekiktir? Yalnız çinlilerin değil, Orta ve Güneydoğu Asya'da yaşayanların, japonların hatta Eskimoların da gözleri çekiktir. Aslında göz yapısı bütün dünyada aynıdır. Farkı yaratan göz kapaklarıdır. Çekik gözlü diye nitelendirilen ırklarda gözün üzerindeki göz kapağının ikinci kıvrımı, gözün üstüne daha çok inmiştir. Bazı teorilere göre bu kıvrım insanların gözlerini yoğun kar tabakasının, göz kamaştıran ışığından korumak için bir çeşit kar gözlüğü gibi gelişmiştir. Çinde ve öteki bölgelerde her ne kadar yoğun kar yağmıyorsa da onların atalarının buzul çağında kuzeyde yaşadıkları daha sonra güneye indikleri kanıtlanmıştır. Yalnız gözleri değil, burunları da rüzgara karşı korunmak için küçülmüş, burun delikleri soğuğu engellemek için daralmıştır. Ciltleri de koruma amaçlı olarak yağlıdır. Göz kapakları da yağlıdır. Gözü ve iç tabakalarını kara ve buza karşı korur. Yani çekik gözlü değil, düşük göz kapaklı, demek daha doğrudur. Ateş böceği nasıl ışık saçıyor? Aslında bu böceğin verdiği ışığın ateşle de sıcaklıkla da bir ilgisi yoktur. Bilimsel adı "Soğuk Işık"tır. Bu ışık olayı, moleküler seviyede kimyasal bir işlemdir. Bazı moleküllerin ayrışarak daha yüksek enerjili hale geçebildikleri ve bu fazla enerjiyi ışığa dönüştürebildikleridir. Ateş böceğinin karın bölgesindeki ışık organında bulunan guddelerden ışık elde etmede rol alan iki ana kimyasal madde üretilmektedir. Fakat onlar da tam olarak ışık vermeye yetmediği için böceğinışık bölgesine yakın solunum organının ışık verme anında burayı oksijenle beslemesi gerekmektedir. Kumaşlar yıkandıktan sonra niçin çeker? Aslında kumaş ıslanınca lifler şiştiğinden kumaşın az biraz uzaması gerekmektedir. Ama bükümlerin açılarındaki deformasyonun yarattığı çekme kuvveti daha fazla olduğundan sonuçta kumaş boydan kısalır. Kumaş yıkandıktan sonra kurutulduğunda şişmiş lifler eski durumlarına gelirler. Ama kumaş ilk ölçülerine dönemez. Su, yüksek ısı, çalkalama, sabun hepsi kumaşın çekmesini kolaylaştırır. Kumaş birkaç kez yıkandıktan sonra ölçüleri belli bir dengeye ulaşır ve ondan sonra yıkandığında çekmez. İnsanlar saatlerini niçin sol kollarına takarlar? Özel bir durum veya farklı olma düşüncesi yoksa insanların çoğu saatlerini sol kola takar. Çünkü çoğunluk sağ elini kullanmaktadır ve bu kolun daha hareketli olması nedeniyle saatin bir yerlere çarpıp zarar görme olasılığı yüksektir. Zaten saatin kurma düğmesi 3 rakamının yanındadır. İnsanlar saati kurmak istedikleri zaman onu bilekten çıkarmadan sağ elle uzattıkları sol kollarındaki saati kurabilirler. Bir hafta niçin 7 gündür? Babilliler 7 günlük haftayı zaman birimi olarak kullanıyorlardı. İlk çağlarda bilinen beş gezegen ile güneş ve ayın sayısı nın 7 oluşu bu sayıyı gizemli ve uğurlu kılıyordu. Daha sonra dinlerde göğün 7 kat oluşu ve doğadaki ana renk sayısının 7 oluşu, müzik notalarının 7 oluşu sayının önemini daha çok belirtti. Daha sonra Fransa takvim yapısını değiştirerek hafta sayısını 10 yaptı ama kabul görmedi. Rusya 5 günlük hafta uygulamasına geçti, o da tutulmadı. Sonunda yine hafta 7 gün olarak kaldı. Niçin otellerin kapıları döner kapıdır? Döner kapıların tek amacı enerji tasarrufudur. Büyük binaların içerleri devamlı olarak ısıtılır. Açılan normal kapıdan içeri soğuk hava rahatlıkla girer. Eğer normal kapı kullanılırsa hava değişimi nedeniyle klimalar veya motorlar yeniden çalışacaktır. Özellikle çok kişinin girip çıktığı otel veya benzeri binalarda enerji tasarrufu için döner kapı kullanılır. Döner kanatlar sıcak havanın dışarı çıkmasına, soğuk havanın da içeri girmesini engeller. İmdat çağrısı S.O.S 'in anlamı nedir? Çok kişi "Save our Ship" gemimizi kurtar; "Save our Soul" ruhumuzu kurtar; "Stop Other Signals" diğer sinyalleri sözcüklerinin kısaltılmışı sanır. Oysa hiçbiri değildir. Tamamen telgraf zamanından kalma mors alfabesiyle ilgilidir. İmdat çağrısının çok kolay akılda tutulabilmesi için 1908 de üç çizgi, üç nokta, üç çizgi olan S.O.S seçildi. Doktorlar niçin dizimize çekiçle vurur? Bir sandalyeye rahatça oturup bacak bacak üstüne atarken doktor dizkapağının hemen altına, kası kemiğe bağlayan tedoma minik lastik bir çekiçle vurduğu zaman bacak ileri fırlar. Bu reflekste baldır kaslarındaki duyu sinirleri kasın genişlemesine tepki verir ve yeni sinir sinyalleri oluşturarak kaslara hafif bir basınç uygulandığını ve gerildiklerini omuriliğine iletirler. Omirilik ise bu basınca dayanabilmesi için kasların kasılması gerektiğini bildirir, bacak tekrar geri hareket eder. Refleks, beyin denetiminden geçmeksizin, yani beyin devrede olmadan doğrudan omuriliğin komutlarıyla gerçekleşmektedir. Diz kapağı refleksi omuriliğin işleyişi konusunda bilgi veren önemli bir tanı yöntemidir. Tükenmez kalemin dolmakalemden farkı nedir? Kalemin tarihi yazınınkinden de eskidir. İlk insanlar sivriltilmiş çakmak taşlarıyla duvar resimleri yapmıştır. Mürekkepli metal kalemler Romalılar tarafından biliniyordu. Tükenmez kalem adı ile bilinen bilye uçlu kalemin ilk modeli 1880 yılında yapılmıştır fakat rağbet görmemiştir. Uçakların gelişmesiyle gündeme tekrar gelir. Uçaklar 2-3bin metreye çıkınca hava basıncı oldukça azalır. Dolmakalem mürekkebi basınç nedeniyle dışarı akarak kağıdı ya da giysiyi lekeler. 2.Dünya Savaşı'nda askeri uçaklarda kullanılan tükenmez kalem sonradan yaygınlaşmıştır. Tükenmez kalemlerde mürekkep kağıda pirinç uçtaki yuvaya yerleştirilmiş minik bir bilye aracılığıyla aktarılır. Fakat dolmakalemin özelliği seçkin ve yazıyı kaliteli kılmasıdır. Radyonun sesi açılınca pil daha çabuk mu biter? Pille çalışan portatif radyolarda sesin yüksekliği pilin ömrünü etkiler. Radyo açık, sesi kapalı durumu ile sesin sonuna kadar açık durumu arasındaki fark pillerin ömürlerinin kısalmasına neden olur. Ses sonuna kadar açıldığında pillerden çekilen akım yüzde 30 artmaktadır. Bu durum, küçüğünden büyüğüne, pille çalışan ve ses yükselticisi olan bütün radyo, teyp, volkmen vb. için aynıdır. Horozlar niçin sabahları erkenden öterler? Sabah güneş doğarken ötmek yalnız horozlara özgü değildir. Kulağa en çok horozun sesinin gelmesi, onun sesinin diğerlerinden daha güçlü olmasıdır. Kuşların büyük çoğunluğu da aynı saatlerde ağaçlarda koro halinde öterler. Gün boyu hem horozlar hem kuşlar bu ötüşü sürdürürler ama seslerinin en güçlü çıktığı zaman sabah saatleridir. Horoz ve kuşların sabah gün doğarken ötmeleri biyolojik saatleriyle ayarlanmıştır. Evlerimizdeki sinekler kışın nereye gidiyor? Sineklerin her türü kışın ortadan kaybolur. Havaların ısınmasıyla birlikte ansızın ortaya çıkarlar. Sinekler ısıya karşı çok hassastır. Güneş bulutun arkasına girdiği zaman oluşan ısı düşmesinden etkilenirler. Kış günlerinde yaşama şansları yoktur. Ölmeden önce yumurtalarını toprağa veya kuytuya gömerler. Lavra ve yumurtalar soğuktan etkilenmez. Yaz sıcakları başlayınca yumurtalar çatlar ve yine sinekli günler başlar. Termos nasıl sıcağı sıcak, soğuğu soğuk tutuyor? Tek nedeni vardır, vakum.Yani boşluk.Bir termosta içiçe geçmiş iki kap vardır.Dıştaki metal bir kap olup içteki genellikle bir cam şişedir.İkisinin arasındaki hava ise boşaltılmıştır.Tam olmasa da üreticiler tarafından elde edilebilen tama yakın bir boşluk vardır.Vakumlu bir ortamda hava molekülleri de ılmadığından ısı iletilemez.Cismin ısısı başlangıçta ne ise o halde kalır.İçerden dışarıya, dışardan içeriye ısı geçişi olmaz.Böylece termosa konan sıvı sıcaksa sıcak, soğuksa soğuk kalır. Kuşlar nasıl konuşabiliyor? Her insan ağzıyla konuşur ama konuşabilmeyi sağlayan asıl organ beyindir. Beyinde oluşan düşünceler dilimize ve dudaklarımıza aktarılır. Hayvanlar bu nedenle konuşamaz. Papağan ve benzeri kuşların yaptıkları konuşma değil, mükemmel bir ses tınısı ezberi ve tekrardır. Sesleri ezberler ve taklit ederler. Kuşların ses organları memeli hayvanlardan farklı olarak gırtlakta değil göğüs kafeslerinn dibinde, karın boşluğunun derinliklerindedir. Kuşların doğasında ses taklit yeteneği vardır. Doğayla içiçe yaşarken diğer kuşların seslerini taklit ederek bir çeşit iletişim sağlarlar. Kediler balık ve sütü niçin severler? Kedilerin sudan hoşlanmadığı bilinir. Ama aslında kediler çok iyi yüzerler. Hava şartlarından dolayı ve de tembelliklerinden suya girmeyi sevmezler. Evkedisinin balık sevmesinin yanında kuşlara ve farelere olan düşkünlüğünün nedeni evcilleştirilmeden önce Mısır'da Nil vadisinde balık, kurbağa, küçük kuş ve fareleri avlayarak yaşamış olmasıdır. Zaten eski Mısırlılar kedilerifare avcıları olduğu için evcilleştirmişlerdir. Günümüzde kedinin kuzey Hindistan ve Güneydoğu Asya'da yaşayan türleri ırmakların kenarlarında balık avlayarak yaşamaktadır. Patileriile balıkları sudan dışarı atar, gerekirse suya tamamen girerler. Eski Mısır'da kedi bakıcıları onları ekmek ve sütle beslemişlerdir. Kedilerin süt zevkinin de Mısırlı bakıcılarının yarattığı beslenme alışkanlığından kaynaklanmaktadır. Bardaktaki buzlar niçin birbirlerine yapışırlar? Buzun erimesi için yalnızca sıcaklık değil basınç da önemlidir. Dağlardaki buzulların kayma nedeni de budur. Basınçla alt tabaka erir ve kayma oluşur. Bir kabın içinde ya da bir bardakta üstüste duran buzların herbiri altındakine değdiği noktada bir basınç oluşturur ve bu noktada çok küçük kısım erir.Buradan hareket eden su çok az yanda iki buz küpçüğünün birleştiği noktada tekrar donar. İki buz parçası kaynak yapılmışcasına birbirlerine yapışır ve orada bir daha erime olmaz. |
Mavi Güneş Fenomeni http://www.ucandaire.org/imaj/nihilanth/blue-sun-giza-pyramids.jpg Şu ana kadar dünyada bilindiği kadarıyla 5 kez gerçekleşmiş bu görüntü. Güneşin mavi görünmesinin tam olarak sebebi bilinmiyor. Mavi güneş olayı en son Mısır piramitlerinin güvenlik kamerası tarafından görüntülenmiş. Bazı bilimadamları hava kirliliğine bağlı olarak böyle bir görüntü oluştuğunu söylese de bundan önceki yıllarda hava kirliliği aynı olmamasına rağmen neden aynı olayın tekrarlandığı merak konusu. Bundan önce en son, 1950'de İskoçya'nın Edinburg kentinde meydana gelen mavi güneş görüntüsü, Craig Bohren'in Clouds in a Glass of Beer adlı kitabında da söz ediliyormuş |
HAIN HUNI Fark ettiyseniz huni kullanarak bir seyi doldururken zaman zaman su siseye bosalmaz ve huninin tepesine kadar yükselir. Bu durumda huniyi biraz yukari kaldirmak gerekebilir. Neden böyle yaptigimizi biliyor musunuz? Huniye bosaltilan su siseye girdikçe sisenin içinde kaçacak yeri olmayan havayi sikistirmaya baslar. Sisenin içindeki hava basinci huninin içindeki suyun akisini durdurur. Bu durumda huniyi biraz yukari kaldirip sikisan havanin çikmasina izin vermek gerekir. Böylece sivi tekrar akmaya baslayacaktir. SUDAKI TAS Terazinin bir kefesine bir bardak su ve bir tas koyun. Digerine ise karsi kefeyi dengeleyecek sekilde agirlik koyun. Sonra bardaktaki suyun içine atin. Sizce denge bozulur mu? Denge bozulmaz. Tas suyun içinde disarida oldugundan daha hafif olacaktir. Çünkü su tasa yukari dogru bir itme kuvveti uygular. Ayrica tas kendi hacmi kadar suyu tasiracaktir. Bu durumda su, bardagin dibine fazladan biraz daha kuvvet uygulayacaktir ki bu da tam olarak tasin kaybettigi agirlik kadar olacaktir. TARTILIN BAKALIM Basküle çiktiginizda öne dogru egilin. Ne oluyor? Öne egilirken kilo kaybediyorsunuz degil mi? Simdi baska bir sey deneyelim. Dik dururken kollarinizdan birini hizla yukari kaldirin. Kolunuzu yukari dogru kaldirirken kilonuzun da bir an için arttigini farketmissinizdir. Peki niye böyle oluyor? SUYU YÖNLENDIRELIM Saçiniz kuruysa bahsedecegimiz deneyi sizde yapabilirsiniz. Plastik küçük bir tarak alip saçinizi tarayin; aslinda taragi tüylü bir kumasa sürtsenizde olur. Sonra bir lavaboya gidip muslugu azicik açin. Öyle ki, su damla damla aksin taragi suya yaklastirin. Damlaciklarin birlestigini ve taraga dogru yaklastiklarini göreceksiniz ! GÖZ AÇIP KAPAYINCAYA KADAR Göz açip kapayincaya kadar derizde bu kisa sürede ne kadar enerji sarfettigimizi düsünmeyiz. Isterseniz inanmayin fakat insanin göz kapakalarini açip kapamak için harcadigi enerji 20 kg'lik bir yükü kaldirmak için harcadigimiz enerjiye esittir. NASIL GÖRÜYORUZ? Her zaman nasil gördügümüzü bilirsiniz. Gözlerimize birçok farkli rengi görürüz. Biz renkleri görme konusunda çok sansliyiz. Bir köpek veya bir kedi renkleri göremez. Bu hayvanlar dünyadaki herseyi siyah-beyaz televizyondaki gibi görürler. |
Yoğurt hakkında her şey Türkiye’de yıllık yoğurt tüketimi iki milyon ton civarındadır. Bunun sadece 400 bin tonu paketli, 1.6 milyon tonu el yapımı yoğurt olarak bildiriliyor. Yoğurdun faydalarından yüzyıllardır bahsedilmesine rağmen, dünyada hâlâ bir çok kişi onun farkında değil. Ancak, ülkemizde yoğurt mutfağımızdan, soframızdan eksik olmaz. Türkiye’de yıllık yoğurt tüketimi iki milyon ton civarındadır. Bunun sadece 400 bin tonu paketli, 1.6 milyon tonu el yapımı yoğurt olarak bildiriliyor. Ülkemizde kişi başına yoğurt tüketimi ortalama 35 kilogram düzeyinde gibi. Türk halkının yoğurt ve özellikle eski İstanbul’da omzunda yoğurt ve terazisi ile yürüyen yoğurtçularla ilgili de çok özel hatıraları vardır. Büyüklerimiz, o devirlerde yoğurt almak için yoğurtçuya seslendiklerini ve içine koymak için bir tabak uzattıklarını anlatır. Memleketim Mersin’in Silifke ilçesinin, Silivri’nin ve Kanlıca yoğurtlarının da meşhur olduğunu biliriz. Azimli olmanın önemini anlatmak için yine yoğurdu kullanan şu atasözünü duymuş muydunuz? “Çoban isterse, tekeden yoğurt çıkarır.” Anlaşmazlıklara son vermek isterken kullanılan da yine, yoğurttur: “Ayran içmeye geldik. Ara açmaya değil.” Yoğurttan bahsederken, süzme yoğurdu da unutmayalım; suyu süzüldüğü için kuru madde miktarı artan bu yoğurdun kalsiyum oranı daha yüksektir. Yoğurt hakkında her şey Yoğurt, sindirim kolaylığı nedeniyle özellikle bebekler için iyi bir besindir. Mayalanma sürecinde süt şekeri olan laktoz parçalanarak sindirimi daha kolay iki ayrı şekere dönüşür. Mayalanma süreci, yoğurdu süte kıyasla hazmı daha kolay bir besine dönüştürür, laktoz intoleransı (sütün baskın şekeri laktozun yeterli sindirilememesi) olan kişiler bile çoğunlukla yoğurt yiyebilir. Bunun yanında, yoğurtta bulunan aktif kültürler, kalsiyum emilimini artırdığı için, yoğurt yiyen kişi aynı miktar süte kıyasla daha fazla kalsiyum almış olur. FAYDALI BAKTERİLER BARINDIRIR: Yoğurdun içinde, enfeksiyon ve hastalıklara yol açan zararlı bakterileri önleyen faydalı bakteriler de vardır. Yoğurtta bulunan canlı bakterilerin mideyi iyileştirme ve koruma özelliği olduğu da biliniyor. SABAH İYİ BİR SEÇİMDİR: Sabah kahvaltısında veya kahvaltıdan hemen sonra yenen yoğurt, sindirimi kolaylaştırıp, bağırsakların çalışmasına yardım eder. BAZI DÖNEMLER HAYATİDİR: Yoğurtta bulunan kalsiyumun emilebilme özelliği çok yüksektir. Kalsiyumun en önemli işlevi, kemik ve dişleri korumak ve gelişimlerini sağlamaktır. Kalsiyum gereksinimi de yaşlara göre değişiklik gösterir. Özellikle büyümenin hızlı olduğu dönemde, hamilelikte ve emzirme döneminde kalsiyuma ihtiyaç daha da artar. Tabii, menopoz döneminde zayıflayan kemiklere ihtiyacı olan kalsiyum takviyesi desteği de, yine yoğurttan sağlanır. Bu nedenle her yaş döneminde kalsiyum alımına dikkat edilmeli, özen gösterilmelidir. ZENGİN FOSFOR İÇERİĞİ: Yoğurt içerdiği fosfor yönünden de zengindir. Fosfor hücrelerde enerji üretimine yardımcı olur. Vücutta hücre yenilenmesinde ve çoğalmasında etkili olan DNA ve RNA’nın temel parçalarındandır. İYİ BİR RİBOFLAVİN KAYNAĞIDIR: Yoğurt da süt ve diğer süt grubu besinleri gibi riboflavinin iyi kaynaklarındandır. Yoğurt suyunun süzülmesi ile bu suyun içerdiği yüksek miktardaki riboflavin de kaybedilir. Oysa riboflavin, büyüme, doku yenilenmesi ve enerji metabolizmasında görevlidir. Bu nedenle, bu su atılmamalı ayran veya çorbalara karıştırarak kullanılmaya özen gösterilmelidir. PROBİYOTİK YOĞURT GÜNLÜK BESLENMEDE YER ALMALIDIR: Prebiyotik ve probiyotik besin öğeleri içeren yoğurtlar, bağışıklık sistemini güçlendirir, bu özelliği nedeniyle vücudu kanserden, mide ve bağırsak hastalıklarından korur. Mide, kolon ve ince bağırsak kanserlerine karşı önleyici etki gösterir. KALSİYUM İHTİYACIMIZ NE KADAR? - 1 - 3 yaş arasında HER GÜN 500 mg kalsiyum - üç küçük porsiyon (*) süt veya diğer süt grubu besinler - tüketmelidir. - 4 - 8 yaş arasında HER GÜN 800 mg kalsiyum - üç porsiyon süt veya diğer süt grubu besinler - tüketmelidir. - Adölesanların (ergenlik), gebelik, emzirme ve menopoz dönemindeki kadınların, her gün 3 - 4 porsiyon kadar süt veya diğer süt grubu besinler tüketmesi gerekir. Tüketilmesi önerilen bu miktarlar, yaş, cinsiyet ve fizyolojik durumunuza göre de değişiklik gösterir. (*) 1 porsiyon karşılığı 1 su bardağı yoğurt (240 gram) olarak düşünülmelidir. DİKKAT! Kolesterol problemi olanlar az yağlı yoğurt tercih edebilir, yoğurttaki yağ ve kolesterolden uzak durmak için kaymak tercih edilmemelidir. Yoğurdun yeşil suyu kesinlikle dökülmemelidir, en zengin vitamin kaynağı bu sudur çorbalara karıştırılabilir veya ayran gibi içilebilir. |
Okyanusun En Derin Noktası Okyanusun en derin noktası - Bir kilogram ağırlığındaki bir cismin okyanusun en derin noktası olan Mariana Çukuru'na ulaşması tam bir saat alıyor. - İkinci Dünya Savaşı'nda ABD'liler, yarasaları bomba ikmali için kullanmayı denemişler. - Tavuğun ne renk yumurtlayacağını kulak memelerinin rengine bakarak anlamak mümkün. Eğer kulak memeleri beyazsa yumurtası beyaz, kırmızıysa yumurtası kahverengi oluyor. - 10'uncu yüzyılda İran'ın veziriazamı olan Abdul Kasım İsmail, kitaplarına çok düşkün bir adammış. Bu sıradan bir düşkünlük değil. 117000 cilt kitaptan oluşan kütüphanesini nereye giderse yanında götürüyormuş.Bu iş için develeri kullanıyormuş. Özel eğitimli 400 deve, alfabetik olarak sıralanarak vezirin kitaplarını taşıyorlarmış. Kaynak: |
Absürd Ansiklopedi *Endonezya'da pazarlık sırasında satıcı parayı yere atarsa son fiyat anlamına gelir. *Nijeryalılara sırtınızı kremleşmeyin. Onlara göre beyazların derisi yoktur. *Panama'da çok güzelseniz size yüzde 20'ye varan indirim yaparlar. *Avustralya'da yasiniz 65'in üzerindeyse geneleve girmek için sağlamdır raporu gerekir. *Sumatra'da küçük çocukların resmini çekmek yasaktır. Dişlerinin gelişmesini önler inancı hakimdir. *Marilyn Monroe'nun 6 adet ayak parmağı vardı. *İnekler merdiven çıkabilir ama inemezler. *Ördeklerin 'vak' sesi yankı yapmaz, nedenini de kimse bilmez. *Sivrisinek kovucu spreyler sinekleri kovuyor, sizi gizliyor. Sivrisineğin alıcılarını bloke ederek sizin orada olduğunuzu anlamamalarını sağlıyor. *Taze kakao içinde bulunan sıvı, kan plazması yerine kullanılabiliyor. *Hiçbir kağıt parçası 7 defadan fazla ikiye katlanamaz. *Uyurken, TV izlerken olduğundan daha fazla kalori harcarsınız. *Meşe ağaçları elli yaşından önce palamut vermez. *Üzerinde barkodu bulunan ilk ürün Wrigley's marka sakızdı. *Kupa papazı bıyıksız olan tek papazdır. *Boeing 747'nin kanatları, uçakla uçmayı ilk başaran Wright Kardeşlerin uçtuğu mesafeden daha uzundur. *Amerikan Havayolları 1987 yılında first-class da sunulan bir adet zeytin eksiltmek suretiyle 40 bin dolar kar etmiştir. *Kaplumbağalar kıçlarından da nefes alabilirler *Yilda 2500 solak sağ elini kullananlar için yapılan ürünler yüzünden ölüyor. *Hindistan'da oyun kağıtları yuvarlaktır. *Çocuklar baharda daha fazla buyuyor. *Ödemeli telefon konuşmalarının çoğu babalar gününde ediliyor. *Ortalama bir pire, kendi büyüklüğünün 150 katı yüksekliğe zıplayabiliyor. *Bu oranı tutturmak için bir insanin yaklaşık 30 metre zıplaması gerekli. *Eğer barbie gerçekten yasasaydı vücut ölçüleri 97-72 82 cm olacaktı. insanlar vücutlarında 300 adet kemikle doğuyorlar ama yetişkin olduklarında bu sayı 206 ya düşüyor. *Her dört Amerikalıdan biri mutlaka televizyonda görünüyor. *Uyurken, televizyon seyrederken yaktığımızdan daha fazla kalori harcıyoruz. *Kelebekler ayaklarıyla tat alırlar. *Sarışınların esmerlere göre daha fazla saçı vardır. *Yıllara göre ortalama alındığında , her sene eşekler tarafından öldürülen insan sayısı uçak kazalarında ölenlerin sayısından daha fazla. *Kadınlar erkeklere oranla iki kat fazla göz kırpar. *insan vücudundaki en güçlü kas dildir. *Gözleri açık tutarak hapşırmak imkansızdır. *insanlar beyinlerinin sadece %10'unu kullanırlar. *Filler zıplayamayan tek memelidir. * Elektrikli sandalye bir dişçi tarafından icat edilmiştir. *Bir karıncanın koku alma yeteneği en az bir köpeğinki kadar gelişmiştir. *Amerikan havayolları, uçuşlarda yolculara sunduğu kahvaltılarda her tepsiden bir zeytini kaldırarak 1987 yılında 40 bin dolar kar etmiştir. *Yetişkin bir ayı, bir at kadar hızlı koşabilir. *Atların insanlardan 18 tane fazla kemiği vardır. *Fareler kusamaz. *Hapşırdığınız zaman, kalbiniz de dahil olmak üzere bütün vücut fonksiyonlarınız bir an için durur. *Tom sawyer daktiloda yazılan ilk romandır. *Hamamböcekleri yaklaşık olarak 250 milyon yıldır yasadıkları halde hiçbir değişime uğramamışlardır. *Gözlerimiz hiçbir zaman büyümez. Ama burnumuz ve kulaklarımızın büyümesi asla sona ermez. *Kediler ültrason seslerini duyarlar. *Zürafaların ses telleri yoktur. *Sadece insanlar ve yunuslar zevk için cinsel ilişkide bulunurlar. *Bir hamamböceği kafası koptuktan sonra açlıktan ölmeden dokuz gün yaşayabiliyor. *İngiltere'deki bütün kuğular kraliçenin malıdır. *Kutup ayıları solaktır. *Amerika'da satışa sunulan ilk cd, bruce springsteen'in "born in theusa" albümüdür. *Bir karınca kendi ağırlığının elli kati ağırlığı kaldırabilir. *Bugüne kadar bilinen en ağır böbrek taşı 1.36 kg *Bugüne kadar kaydedilmiş en büyük dalga, 1971 yılında Japonya’nın İshigaki Adası’nda 85 metre yüksekliğine ulaşmıştır. *Bugüne kadar ölçülmüş en büyük buz dağı, 200 mil uzunluğunda ve 60 mil genişliğindedir ve Belçika’dan daha büyük bir yüzölçümüne sahiptir. *Bukalemunların dilleri, vücutlarından iki kat daha uzundur. *Central park`ta yüzmek yasalara aykırıdır. *Çocuklar baharda daha fazla buyuyor. *Dalmaçyalılar gut olmayan tek köpek cinsidir. *Değerli taşların çoğu birkaç elementten oluşur, sadece pırlanta tamamen karbondan oluşur. *Döllenmeden sonra çocuğun boyu 5 milyon kat buyur... *Dünyada her dakika iki tane düşük şiddette deprem olmaktadır. *Dünyada insan başına düşen karınca sayısı bir milyondur. *Dünyadaki hayvanların yüzde sekseni altı ayaklıdır. *Dünyadaki ilk telefon rehberinde sadece elli isim yer almıştı.1878 yılının şubat ayında *Connecticut New Haven’da yayımlanmıştı. *Dünyanın bir numaralı domuz üreticisi ve tüketicisi cinliler. *Dünyanın en büyük şeker ihracatçısı Küba’dır. *Dünyanın en hızlı büyüyen bitkisi bambu, bir günde 90 cm kadar uzuyor=. *Eğer Barbie gerçekten yaşasaydı vücut ölçüleri 97–72 82 cm olacaktı. Bir *Big Mac hamburgerin ekmeğinde ortalama 178 adet susam bulunuyor. *Bir cam kırıldığında, ufalanan parçalar saatte üç bin millik bir hızla etrafa saçılır. *Bir devekuşunun gözü beyninden büyüktür. *Bir Erkek Hayatının Ortalama 3350 Saatini Tıraş Olmak İçin Harcar. *Bir hamamböceği kafası koptuktan sonra açlıktan ölmeden dokuz gün yaşayabiliyor. *Bir insan yaşamı boyunca iki yüzme havuzunu dolduracak kadar tükürük salgılar. *Bir karınca kendi ağırlığının elli kati ağırlığı kaldırabilir. *Bir karıncanın koku alma yeteneği en az bir kopeğinki kadar gelişmiştir. *Bir kilo limonda bir kilo çilekten daha fazla şeker vardır. *Bir kromozom bir genden daha büyüktür. *Bir okyanusun en derin yerinde, demir bir topun dibe çökmesi bir saatten uzun sürer. *Bir timsahın gözlerinin arasındaki mesafe, ayaklarının büyüklüğüne eşittir. *Birinin yüzünü hatırlamak için beynin sağ tarafı kullanılır. *Buckingham sarayında 602 oda bulunuyor. Ortalama bir buzdağının ağırlığı 20 milyon ton. *Ortalama bir erkek, hayatinin 3350 saatini tıraş olmak için harcar. *Ortalama bir insan hayati boyunca iki yılını telefonda konuşarak harcıyor. *Ortalama bir pire, kendi büyüklüğünün 150 katı yüksekliğe zıplayabiliyor. Bu oranı tutturmak için bir insanin yaklaşık 30 metre zıplaması gerekli. *Ortalama olarak, Amerika’da günde üç adet cinsiyet değiştirme operasyonu gerçekleşmektedir. *Ödemeli telefon konuşmalarının çoğu babalar gününde ediliyor. *Pablo Picasso, parasızlık çektiği gençlik günlerinde yaptığı resimleri yakarak ısınırdı. *Penguen yüzebilen ama uçamayan tek kustur. *Peru’da hiç umumi tuvalet yoktur. *Rodin’in unlu ‘Düşünen Adam’ heykeli aslında İtalyan şair Dante’nin portresidir. *Rusya’nın dörtte biri ormanlarla kaplıdır. *Rusya’da doğudan batıya doğru seyahat edilirse, yedi saat kuşağı geçilir. *Sadece bir tane kovboy filmi kadın yönetmen tarafından çekilmiştir *Sadece dişi kanaryalar ötebilir. *Sadece dişi sivrisinekler ısırır. *Sağ elini kullanan insanlar sol elini kullananlara göre ortalama dokuz yıl daha fazla yaşıyorlar. *Sahra çölündeki Tidikelt kasabasına on yıl boyunca hiç yağmur yağmamıştır. *Salatalığın yüzde 96’si sudur. *Sallanan sandalyede hiç durmadan sallanma rekoru 440 saattir. *Sarışınların esmerlere göre daha fazla saçı vardır. *Sığırların dört tane midesi vardır. *Sihirli sözcük‘Abrakadabra’ ilk olarak yüksek ateşli hastaların ateşlerini düşürmek için söylenmişti. *Eskimo dilinde kar yağışlarının farklarını tarif etmek için kullanılan yirmiden fazla sözcük vardır. *Fareler kusamaz. *Gecen 3500 yılın, sadece 230 yılı barış içinde yaşanmıştır. *Global ısınma yüzünden yükselen deniz seviyesi 2050 yılında Shangai ve deniz kıyısındaki diğer cin şehirlerinde büyük sellere neden olacak. Bu sellerde 76 milyon kişi evsiz kalacak. *Gözlerimiz hiçbir zaman büyümez. Ama burnumuz ve kulaklarımızın büyümesi asla sona ermez. *Güney Kore başkenti Seul, Kore dilinde "başkent" anlamına gelmektedir. *Günışığından daha fazla yararlanmak için saat uygulamasını Benjamin Franklin başlatmıştır. *Günümüzde, evlenenlerin yüzde ellisi boşanmaktadır. *Hamamböcekleri yaklaşık olarak 250 milyon yıldır yaşadıkları halde hiçbir değişime uğramamışlardır. *Hapşırdığınız zaman, kalbiniz de dâhil olmak üzere bütün vücut fonksiyonlarınız bir an için durur. *Hapşırırken Burnu ya da Ağzı Kapamak, Felce Neden Oluyor. *Havuca rengini karoten verir. *Hawaii alfabesinde sadece 12 harf bulunmaktadır. *Her 25 kişiden biri astım hastasıdır. *Her dört Amerikalıdan biri mutlaka televizyonda görünüyor. *Her iki taraf da kan bağışında bulunursa, Paraguay’da düello yapmak yasaldır. *Herhangi bir okyanusun en uzak olduğu nokta cin’dir. *Hindistan`da oyun kâğıtları yuvarlaktır. *Hindistan’daki yıllık doğum sayısı, Avustralya’nın toplam nüfusundan fazladır. *Hipopotamlar insandan daha hızlı koşarlar. *İleri doğru bir adim atıldığında, insan vücudundaki 54 kas çalışır. *İlk çamaşır makinesi 1907 yilinda Hurley Machine Co. Tarafından pazarlandı. *İnciler sirkede erir. *İnek sütünün pH değeri 6’dır. *İngilizcedeki Wendy ismi, Peter Pan hikâyesinde kullanılmak üzere uydurulmuştur. *İngiltere’deki bütün kuğular kraliçenin malidir. *İnsan beyninin % 80’i sudur. *İnsan beyninin ortalama ağırlığı 1.3kg’dır. *İnsan elinde, en yavaş uzayan tırnak başparmağınki, en hızlı uzayan tırnak ise orta parmağınkidir. *İnsan saçı, üç kilo ağırlık kaldırabilecek esnekliktedir. *İnsan vücudundaki en güçlü kas dildir. *İnsanlar beyinlerinin sadece %10’unu kullanırlar. *İnsanlar vücutlarında 300 adet kemikle doğuyorlar ama yetişkin olduklarında bu sayı 206 ya düşüyor. *İnsanlar yaşamları boyunca altı filin ağırlığına eşit miktarda yiyecek tüketiyorlar. Kaynak: Bydigi Forum Çok İlginç Ve Değişik Bilgiler.... - Bydigi Forum |
1400 Yıl Öncesi Tavsiyeler • Yemeğe tuz ile başlanırsa beyin tarafından gönderilen bir uyarı sayesinde, midede mukus denilen sindirimi kolaylaştırıcı bir tabaka oluşturduğunu ve midenin sindirime hazırlıksız yakalanmasını önlediğini… • Yemek yerken yerde oturarak sol ayağı katlayıp sağ ayağı karna çekerek oturulup yenildiğinde, su ile doldurulmuş balon şeklinde olan midenin çıkış kısmını kapatarak yenilen gıdanın tam sindirilmeden bağırsaklara kaçmasını önleyeceğini ve mide dolunca da doygunluk hissi vererek çok fazla yemeden kalkılacağını… • Yemek yerken yemeğin ortasında su içildiğinde içilen suyun yenilen gıdaların sindirilmesine, gerekli vitaminlerin emilmesine katkıda bulunduğunu ve midede doygunluk hissi vererek az yemeye vesile olduğunu… • Oturularak ve en az 3 yudumda içilen su, dil ve ağız bölgesinde daha fazla duraksadığından tükürük bezleri için gerekli olan suyun emilimini artırıp anti bakteriyel ve antioksidan etkiye sahip tükürüğün salgılanmasını artırarak ağız ve diş sağlığına katkıda bulunduğunu.. • Uyurken sağ yana dönüp yatıldığında solda olan kalbimizin daha rahat çalışmasına neden olarak, kalbi yormadan dinlenmiş bir vaziyette kalkılabileceğini… • Tuvalete girerken sol ayakla ilk adım atıldığında kaygan olan zeminde ayağın kayması durumunda sola göre daha güçlü olan sağ ayağın düşmeyi engelleyerek vücudu dengelediğini.. • Banyo yaptıktan sonra ayaklara soğuk su dökmenin kan dolaşımını hızlandırıp sıcak sudan dolayı genleşmiş olan damarların içindeki kanın aktivasyonunu artırarak tansiyon düşüklüğünü önlediğini ve savunma mekanizmasını güçlendirdiğini… • Kesintisiz uyunan uzun gece uykularının, damarlarda vazodilatasyona neden olduğunu, uyku ortalarında kalkıp el yüz yıkamak (ör: abdest almak) az yorucu egzersizler yapmanın (ör: teheccüd namazı) vazodilatasyonu engellediğini ve daha zinde kalkılabileceğini… • Bütün bunların, 1400 sene evvel Peygamberimiz (sav) in yaptığı ve ümmeti için de tavsiye ettiği sünnet-i seniyyeler olduğunu... alıntı.. |
İnanılmaz Bilimsel Gerçekler - 1 Bilim insanları her geçen gün yeni bir şeyleri ortaya çıkartırken tüm dünya şaşkınlığını gizleyemiyor. Son zamanların en popüler bilimsel gerçeklerinin ilk kısmını yazının devamında okuyabilirsiniz.
|
İnanılmaz Bilimsel Gerçekler - 2
|
ilginç bilgiler · Yapıştırıcılar Nasıl Yapıştırıyor? Yapıştırıcıların sağladığı yapıştırma olayı aslında kimyasal reaksiyondan başka birşey değildir. Günümüzde imalatçılar yapıştırıcıları sentetik malzemeler kullanarak yaparlar. Yapıştırma olayında benzer yada iki malzemeden iki madde, birde yapışkan gerekir. Burada en önemli görev yapıştırıcıdadır. Yapıştırıcı moleküllerinin diğer iki madde molekülleri ile birleşme eğilimi gösterir bir yapıda olması gerekir. · Radyonun sesi Açılınca Pil Daha Çabuk mu Biter? Pille çalisan portatif radyolarda sesin yüksekliği pilin ömrünü etkiler. Radyo açık, sesi kapalı durumu ile sesin sonuna kadar açık durumu arasındaki fark pillerin ömürlerinin kısalmasına neden olur. ses sonuna kadar açıldığında pillerden çekilen akim yüzde 30 artmaktadır. Bu durum, küçüğünden büyüğüne, pille çalışan ve ses yükselticisi olan bütün radyo, teyp, volkmen vb. için aynidir. · Matematikte Niçin -2 ile -2 nin Çarpımı +4 Eder? Haftanın beş günü ise otobüs ile gidip geldiğinizi varsayalım. Her sefer bir milyonluk bir biletle yapılıyor. On milyon tutarında on tane bilet aldınız. Her gün gidiş geliş kullandıkça iki tanesi eksiliyor. Bunun eşitlikteki yeri (-2) dır dır. Siz bu isi beş gün süresince yani 5 kez yaparsanız (-2)x( +5)= 10 olur. Diyelim ki bayram tatilinin iki günü o haftanın Perşembe ve Cuma günlerine geldi ve tatil. Bu kez yapmanız gerekeni yapmıyorsunuz. İki günlük 4 bileti kullanmıyorsunuz. Bu hareket, yapmanız gerekene göre negatif yani ters yönde bir harekettir. Her gün bilet almak yerine iki gün süresince hiç bilet kullanmıyorsunuz. İki kere negatif hareketi “-2″ bilet üzerinde yapınca o hafta elinizde (-2)x( -2) =(+4) . bilet kalıyor. Bunları Biliyor musunuz?, İlginç Bilgiler, Güzel Sözler, Özlü Sözler, Hazır Cevaplar, İlginç Bilgiler · Termos Nasıl Sıcağı Sıcak, Soğuğu Soğuk Tutuyor? Tek nedeni vardır, vakum. Yani boşluk. Bir termosta iç içe geçmiş iki kap vardır. Dıştaki metal bir kap olup içteki genellikle bir cam sisedir. İkisinin arasındaki hava ise boşaltılmıştır. Tam olmasa da üreticiler tarafından elde edilebilen tama yakin bir boşluk vardır. Vakumlu bir ortamda hava molekülleri de olmadığından isi iletilemez. Cismin ısısı başlangıçta ne ise o halde kalır. İçerden dışarıya, dışardan içeriye ısı geçişi olmaz. Böylece termosa konan sıvı sıcaksa sıcak, soğuksa soğuk kalır. · Bir Hafta Niçin 7 Gündür? Babilliler 7 günlük haftayı zaman birimi olarak kullanıyorlardı. İlk çağlarda bilinen beş gezegen ile güneş ve ayın sayısının 7 olusu bu sayıyı gizemli ve uğurlu kılıyordu. Daha sonra dinlerde, göğün 7 kat olusu ve doğadaki ana renk sayısının 7 olusu, müzik notalarının 7 olusu sayının önemini daha çok belirtti. Daha sonra Fransa takvim yapısını değiştirerek hafta sayısını 10 yaptı ama kabul görmedi. Rusya 5 günlük hafta uygulamasına geçti, o da tutulmadı. Sonunda yine hafta 7 gün olarak kaldı. · Niçin Otellerin Kapıları Döner Kapıdır? Döner kapıların tek amacı enerji tasarrufudur. Büyük binaların içerleri devamlı olarak ısıtılır. Açılan normal kapıdan içeri soğuk hava rahatlıkla girer. Eğer normal kapı kullanılırsa hava değişimi nedeniyle klimalar veya motorlar yeniden çalışacaktır. Özellikle çok kişinin girip çıktığı otel veya benzeri binalarda enerji tasarrufu için döner kapı kullanılır. Döner kanatlar sıcak havanın dışarı çıkmasına, soğuk havanın da içeri girmesini-engeller. |
En ilginç bilgiler Dünya'nın en ilginç bilgileri http://www.teknolojide.com/displayer.aspx?picid=1096&size=290 Merak edenler için kaçırılmıcak bilgiler. Kendi dirseğini yalamanın imkansız olduğunu, Ördeğin vakvaklamasının yankı yaratmadığını ve bunu kimsenin açıklayamadığını, * Dünyadaki fotokopi makinelerinde meydana gelen arızaların %23 ünün, makinenin üstüne oturup kendi popolarının fotokopisini çekmek isteyen insanlar sayesinde meydana geldiğini * İdrarın zifiri karanlıkta parladığını * Eğer çok şiddetli hapşırırsan, kaburgalarından birini kırabileceğini *Hapşırmayı engellemeye çalışırsan, başındaki veya boynundaki damarlardan birinin yırtılabileceğini ve ölebileceğini *Hapşırdığın sırada gözlerini açık tutmaya çalışırsan, yerlerinden fırlayabileceklerini *Domuzların vücut yapılarından dolayı hiçbir zaman başlarını yukarı kaldırıp gökyüzüne bakamadıklarını *Dünya nüfusunun %50 sinin hiç telefonla konuşmadığını Farelerin ve atların kusamadıklarını *1 saat süreyle kulaklıkla birşey dinlemenin kulaktaki bakteri sayısını %700 arttırdığını Parmak izleri gibi dil izlerinin de her insan için benzersiz olduğunu *Bu yazıyı okuyan insanların %75 inden fazlasının, dirseklerini yalamaya çalışacaklarını *Günışığından daha fazla yararlanmak için saat uygulamasını Benjamin Franklin başlatmıştır. *Bir okyanusun en derin yerinde, demir bir topun dibe çökmesi bir saatten uzun sürer. *Bugüne kadar ölçülmüş en büyük buz dağı, 200 mil uzunluğunda ve 60 mil genişliğindedir ve Belçika'dan daha büyük bir yüzölçümüne sahiptir. *Bugüne kadar kaydedilmiş en büyük dalga, 1971 yılında Japonya'nın ishigaki Adası'nda 85 metre yüksekliğine ulaşmıştır. *Acık bir gecede, çıplak gözle iki bin ayrı yıldızı görmek mümkündür. *Sahra çölündeki Tidikelt kasabasına on yıl boyunca hiç yağmur yağmamıştır. *Başkan John F. Kennedy, yirmi dakikada dört gazete okuyabilirdi. *Mumyaların ayak parmakları tek tek sarılarak mumyalanmıştır. *Dünyadaki ilk telefon rehberinde sadece elli isim yer almıştı.1878 yılının şubat ayında Connecticut New Haven'da yayımlanmıştı. *Yataktan düşerek ölme olasılığı iki milyonda birdir. *Ünlü çizgi film kahramanı Temel Reis, 1919 yılında Elzie Crisler Segar tarafından yaratıldı. *İlk çamaşır makinesi 1907 yılında Hurley Machine Co. tarafından pazarlandı. *Ünlü besteci Beethoven'in son bestesini, sağır olarak yaptığını... *Paris'teki Versailles Sarayı'nın 1300 odası olduğunu ve hiç tuvaletinin olmadığını... *Bir çift sineğin sadece nisan-mayıs aylarında bıraktıkları yumurtaların tamamından sinek çıksa idi, dünyayı 14 metre kalınlığında bir sinek tabakası ile kaplayacağını... *Eyfel kulesinin yapımında toplam 6400 ton ağırlığında 18.100 adet demir parçası kullanıldığını... *Süleymaniye camiinin 4 minaresi olmasının sebebinin, Kanuni'nin İstanbul'un fethinden sonraki dördüncü padişah; bu dört minaredeki on şerefenin de Osmanlının onuncu padişahı olduğunun bir işareti anlamına geldiğini... *Bir insandaki toplam damar uzunluğunun 150 bin km. ve dünya ile güneş arasındaki mesafenin de 150 milyon km. olduğunu... *Osmanlı sultanlarının ve bazı alimlerin başlarındaki kavukların, kefenlerinden oluştuğunu, sık sık ölümü hatırlayıp ona göre karar verdiklerini, ayrıca öldükleri zaman hemen başlarındaki kefenle defnedildiklerini... *Bir futbolcunun topa her kafa vuruşunda, beyninden 1000(bin) hücrenin öldüğünü... *Ortalama bir insanda 30.000-100.000 adet saç olduğunu, her gün yaklaşık 100 tanesinin döküldüğünü... * İnsan vücudunun her 7 yılda -ölen hücrelerin yerine yenisi gelerek- tamamen yenilendiğini... * Amerikan halkının %60'ının ülkelerini, dünya haritasında bulamadıklarını... * Dünyaya her yıl düşen yağış miktarının eşit olduğunu... * Beşiktaş kulübünün kuruluşundaki Kırmızı-Beyaz renklerinin, Balkan savaşındaki malubiyetten sonra Siyah-Beyaz olarak değiştirildiğini... * Galatasaray kulübünden, yıllar önce bir grubun ayrılıp 'Güneşspor' u kurduğunu...* Fenerbahçe Kulübünün ilk adının 'Siyah Çoraplılar' olduğunu... * İbni Sina'nın göz ameliyatı yaptığını... * Kirpiler suda yüzebildiğini. * Salatalığın yüzde 96'sı su olduğunu. * Sivrisineklerin 47 tane dişi vardır. * Coca-Cola'nın orijinal rengi yeşildir. * Çocuklar baharda daha fazla büyüyor. * Sigara çakmağı kibritten önce bulundu. * Sümüklüböceklerin dört tane burnu vardır. * Uranüs çıplak gözle görülen bir gezegendir. * Dünyadaki tavuk sayısı insanlardan fazladır. * Salyangozların 25.000 civarında dişi vardır. * Bir doğumda yaşayan en çok çocuk sayısı 6. * Bir kadının sahip olduğu en fazla çocuk sayısı 69. * İlk kule saati 1404 yılında Moskova'da yapılmıştır. * Hawaii alfabesinde sadece 12 harf bulunmaktadır. * Timsahlar daha derine batabilmek için taş yutarlar. * Bukalemunların dilleri,vücutlarından iki kat uzundur. * Dünyadaki ısı 1900 yılından itibaren 0.7 derece arttı. * Uzaya ilk uçan kadın Valentina Tereşkova'dır. (1962) * Günümüzde, evlenenlerin yüzde ellisi boşanmaktadır. * Dünyada insan başına düşen karınca sayısı 1 milyondur. * Pisagor sokak dövüşü spor dalında olimpiyat şampiyonu olmuştur. * Kedi ve köpekler de insanlar gibi solak yada sağak olabilirler. * "Düello" uygulaması hala Uruguay ve Paraguay'da devam etmektedir. * (şuan yaşayan) 135 yaşındaki Ali Muhammed Hüseyin, yeryüzünün en yaşlı insanı olarak biliniyor. * Atların kırılan kemikleri geri kaynamaz. Ayağı kırılan atların hayatı da biter. * Sağ elini kullananlar sol elini kullananlardan ortalama 9 yıl daha uzun yaşıyor. * Uyurken, TV izlerken olduğundan iki kat daha fazla kalori harcarız. * Stockholm kraliyet kütüphanesinde muhafaza edilen "Şeytan İncili" kitabının ağırlığı 350 kg.dır. * Taze kakao içinde bulunan sıvı, kan plazması yerine kullanılabilir. * ABD'de Coco-Cola şoförlerinin kimyasal madde taşıma lisansı olması gerekiyor. * Dünyanın uydusu ayın hacmi, Pasifik Okyanusu'nun hacmi ile aynıdır. * Maymunlar her yıl uçak kazalarından daha fazla insan ölümüne neden oluyor. * Dünya ahalisi gece gündüz satranç oynasa ve her saniyede bir hamle yapılsa, satrançta tüm oyunları tecrübeden geçirebilmek için asırlara ihtiyaç vardır. * Satranç tarihinin en uzun oyunu 1950 yılında Mardel Plato'da yapılmış dünya satranç turnuvasında gerçekleşmiştir. Pilkin ve Çernyak arasında yapılan bu maç 22 saat devam etmiş ve 191. hamle sonrası berabere bitmiştir. * Dünyanın en kokulu camisi Tebriz şehrindedir. Mescit inşa edilirken çamuruna misk kokusu ilave edilmiştir ve 600 sene geçmesine rağmen hala mescit misk kokmaktadır. * Dünyada en tehlikeli hayvan sivrisinektir. Çünkü insanların ölümüne en fazla sebep olan hayvandır. * En eski alfabe Suriye'nin Akdeniz sahilindeki Lattakiya limanı yakınlığında yapılan kazım sonucu bulunmuştur. Alfabe 32 harften oluşur. * Güneş yerden 149 milyon 600 bin km. mesafededir.Hacmi yerden 1300 defa büyüktür. * Rusya'da yaşamış olan Vasilyev'in iki karısından 87 çocuğu olmuştur. 75. yaş gününde (1782) onun yanında 83 çocuğu bulunmuştur. * Bugüne kadar yaşamış en ağır kişi, 635 kiloya ulaşan Washingtonlu Jon Brower Minnoch. * Bir kişinin yaşayabildiği en yüksek vücut ısısı 46.5 derecedir. Normal değer ise 35 - 37'dir. * ABD'de, yaşları 20 ile 29 arasında olan zenci erkeklerin üçte biri ya hapiste yada gözaltında tutulmaktadır. * Değerli taşların çoğu birkaç elementten oluşur,sadece pırlanta tamamen karbondan oluşur.* Dünyanın en hızlı büyüyen bitkisi Bambu bir günde 90 cm. kadar uzuyor. * Erkeklere yıldırım çarpması olasılığı kadınlara göre 6 kat daha fazladır. * En büyük kitap XVII asırda yayınlanmış ve Berlin kütüphanesinde bulunan coğrafya atlası sayılır. (yüksekliği 2 metre, eni 1 metre) * 1707 - 1782 arasında yaşamış bir Rus kadının; 16 ikiz, 7 üçüz ve 4 dördüzü, 1725 - 1765 arasında dünyaya getirdiği belirlendi. * Ünlü Arap şairi Kahire üniversitesi profesörü Şeyh Muhammed Abdul İbrahim 150 yaşında vefat etmiştir. 105 sene bekar yaşamış. 105 yaşında evlendikten sonra 5 çocuğu olmuştur. * Atakama çölüne 400 seneden beri yağmur yağmamaktadır. Yağan yağmur da havada buharlaştığından yere düşmemektedir. * Kunter, 1988 yılında Fenerbahçe formasıyla Hilalspor karşısında 153 sayı atarak rekor kırarken, ilk yarıda da attığı 81 sayıyla bir devrede en fazla sayı üreten basketçi olarak da tarihe geçti. * Zürafanın ses telleri yoktur. * Yunuslar bir gözlü açık uyurlar. * Develerin 3 tane kaşı vardır. * Bir sineğin hızı saatte 8 km.dir. * Zürafanın dili 35 cm. kadardır. * Istakozların kanı mavi renktedir. * Kelebekler ayaklarıyla tat alırlar. * Fil zıplayamayan tek memelidir. * Sığırların 4 tane midesi vardır. * Kangurular geri-geri yürüyemezler. * Kediler şeker tadını ayırt edemezler. * Atlar 1 ay kadar ayakta kalabilirler. * Fare, bir deveden bile daha uzun süre susuz kalabilir. * Timsahlar dilini dışarı çıkaramazlar. * Zebralar beyaz üzerine siyah çizgilidir. * Baykuş mavi rengi görebilen tek kuştur. * 2600 kadar kurbağa cinsi var. * Yetişkin bir ayı at kadar hızlı koşabilir. * Sadece domuzlar güneşten yanabilir. * Deniz kobrası dünyanın en zehirli yılanıdır. * Bir karıncanın koku alma yeteneği en az bir köpeğinki kadar gelişmiştir. * Hayvanların en büyüğü mavi balinadır. (uzunluğu 33 m., ağırlığı 190 t.) * Sadece dişi sivrisinekler ısırır. * Bir devekuşunun gözü beyninden büyüktür. * Deve deniz suyu içebileceği gibi bir defada 250 litre su da içebilir. * Bir insanın su ve yemek olmadan yaşayabildiği en uzun süre 18 gündür. * Karınca kendi ağırlığının 50 katını taşıyabilir. * Çekirgenin kulağı dizindedir. * Yeryüzünün en sıcak yeri Afrika'da El-Ezize bölgesidir. (Gölgede 58 derece) * Yeryüzünün en soğuk yeri Antarktika’da Vostok (Rusya) bölgesidir. (- 88.3 derece) * Uzaya ilk defa 12.04.1961 tarihinde Yuri Gagarin uçtu. * İlk defa aya 21.07.1969 tarihinde Neil Armstrong ayak bastı. * Eski Roma'da şişeden hazırlanmış kaplar altın ve gümüşden daha değerli sayılırlardı. * Dünyada en eski üniversitesi 989 yılındaki Mısır'ın El-Ezher üniversitesidir. * Dünyanın en genç üniversite öğrencisi 11,5 yaşındaki Ganesh Sittampalam'dır. * İlk yeraltı tünel 1 km. uzunluğunda olmuş ve bundan 4 bin yıl önce Irak'ta Fırat nehrinin altından geçmişdir. * Paraguay dünyanın en yağışlı bölgesidir. Bölgede yağmur neredeyse ara vermez. * Dünyada 2000 e yakın halk ve 3000 e yakın dil var. * Tarih boyu yapılmış savaşların en uzunu İngiltere ile Fransa arasında olmuştur. Bu savaş 115 sene(1338-1453) sürmüştür. * İnsanın saçında 102 bine yakın, derisinde ise 20 bine yakın kıl olur. Kıllar her gün 0.35-0.40 mm. uzar. * İngiltereli Thomas Korne 207 sene yaşamıştır. * Dünyanın en uzun ömürlü insanı Çin'de 253 sene yaşamıştır. (1680-1933) * Güneş dünyadan 330,330 kat daha büyüktür. * Bir köstebek sadece bir gecede 90 m. tünel kazabilir. * Bir hamam böceği kafası koptuktan sonra açlıktan ölmeden 9 gün yasayabilir. * Eski Mısırlılar taştan yapılmış yastıklarda uyurlardı. * Bir hipopotam ağzını açarsa 120 cm boyunda bir insan onun içine rahatça sığabilir. * Boğalar renk körüdür, bundan dolayı matadorun elindeki beze saldırırlar; rengi ne olursa olsun. * Ortalama bir buzdağı 20,000,000 ton gelir. * Zehirli oklu kurbağada 2,200 insanı öldürebilecek kadar zehir bulunur. * İnsan vücudundaki en güçlü kas dildir. * Hapşırdığımız zaman kalbimizde dahil olmak üzere bütün vücut fonksiyonlarımız bir an için durur. * Gözleri açık tutarak hapşırmak imkansızdır. * Kadınlar erkeklere oranla iki kat daha fazla göz kırparlar. * Penguen yüzebilen ama uçamayan tek kuştur. * Sadece insanlar ve yunuslar zevk için cinsel ilişkide bulunurlar. * İnsan elinde, en yavaş uzayan tırnak baş parmakta,en hızlı uzayan tırnak ise orta parmaktadır. * İnsanlar beyinlerinin %10’nu kullanırlar. * Bir insan yedi dakika içerisinde uykuya dalar. * Sıcak su soğuk sudan daha ağırdır. * Sarışınların esmerlere göre daha fazla sacı vardır. * Soğan doğrarken sakız çiğnemek göz yaşarmasını önler. |
Kuş Ölümleri ve Sakız KUŞ ÖLÜMLERİ'nin en büyük sebeplerinden birisinin çiğnendikten sonra sokağa atılan SAKIZLAR olduğunu biliyor muydunuz? Çünkü kuşlar bu sakızları ekmek parçası zannederek yemeye kalkışıyor, ancak ağızlarına yapışan ve gagalarını bir daha açmalarına imkan vermeyen sakızlar yüzünden açlık ve susuzluktan ölüyorlarmış. |
Bunları biliyor muydunuz? Yahudi gelin ve damat düğün günü, törene kadar oruç tutarlar. Bu şekilde ruhlarının günahlardan temizlendiğine ve evliliklerine temiz bir geçmiş ile başlayacaklarına inanıryorlar. |
Peru'da Umumi Tuvalet Olmadığını Peru'da umumi tuvalet hiç yok. Evet, yanlış duymadınız. Peru ülkesinin hiçbir şehrinde umumi tuvalet yok(!) Bunun nedeni ise halkın umumi tuvaletleri pis bırakması olasılığının yüksek olması. Zira Peru, bütçesinden bu tip yerlere temizlik için para ayırmayı reddediyor. :faint: |
Yapılan bir araştırmaya göre... Yapılan bir araştırmaya göre Japonlar günde 23 dakika kitap okurken Türkler ise yalnız 18 saniye kitap okumaktadır. |
Yaşam boyunca ... Yaşam boyunca uyku sırasında yaklaşık 70 böcek ve 10 örümcek yermişiz. (insan uykudan soğur be :/) ... İlk fotoğraf makinesi ile resminizi çektirmek için, 8 saat boyunca objektif karşısında oturmanız gerekiyordu. |
Bunları Biliyor Musunuz ?? >-Fareler Kusamaz. >-Zürafalar yüzemez. >-Yılanlar duyamaz. >-Karıncalar uyuyamaz. >-Kirpiler suda batmaz. >-Kutup ayıları solaktır. >-Sineklerin 5 tane gözü vardır. >-Zürafanın ses telleri yoktur. >-Yunuslar bir gözlü açık uyurlar. >-Develerin 3 tane kaşı vardır. >-Bir sineğin hızı saatte 8 km.dir. >-Zürafanın dili 35 cm. kadardır. >-Istakozların kanı mavi renktedir. >-Kelebekler ayaklarıyla tat alırlar. >-Fil zıplayamayan tek memelidir. >-Sığırların 4 tane midesi vardır. >-Kangurular geri-geri yürüyemezler. >-Kediler şeker tadını ayırt edemezler. >-Atlar 1 ay kadar ayakta kalabilirler. >-Fare, bir deveden bile daha uzun süre susuz kalabilir. >-Timsahlar dilini dışarı çıkaramazlar. >-Zebralar beyaz üzerine siyah çizgilidir. >-Baykuş mavi rengi görebilen tek kuştur. >-2600 kadar kurbağa cinsi var. >-Yetişkin bir ayı at kadar hızlı koşabilir. >-Sadece domuzlar güneşten yanabilir. >-Deniz kobrası dünyanın en zehirli yılanıdır. >-Bir karıncanın koku alma yeteneği en az bir köpeğinki kadar gelişmiştir. >-Hayvanların en büyüğü mavi balinadır. (uzunluğu 33 m., ağırlığı 190 t.) >-Kuşlara şimşek çarpmaz. Çünkü elektrik onların tüyünden geçemez. >-Sadece dişi sivrisinekler ısırır. >-Bir devekuşunun gözü beyninden büyüktür. >-Deve deniz suyu içebileceği gibi bir defada 250 litre su da içebilir. >-Bir insanın su ve yemek olmadan yaşayabildiği en uzun süre 18 gündür. >-Karınca kendi ağırlığının 50 katını taşıyabilir. >-Çekirgenin kulağı dizindedir. >-Yeryüzünün en sıcak yeri Afrika'da El-Ezize bölgesidir. (Gölgede 58 >derece) >-Yeryüzünün en soğuk yeri Antarktika?da Vostok (Rusya) bölgesidir. (- 88.3 >derece) >-Uzaya ilk defa 12.04.1961 tarihinde Yuri Gagarin uçtu. >-İlk defa aya 21.07.1969 tarihinde Neil Armstrong ayak bastı. >-Eski Roma'da şişeden hazırlanmış kaplar altın ve gümüşden daha değerli >sayılırlardı. >-Dünyada en eski üniversitesi 989 yılındaki Mısır'ın El-Ezher >üniversitesidir. >-Dünyanın en genç üniversite öğrencisi 11,5 yaşındaki Ganesh >Sittampalam'dır. >-İlk yeraltı tünel 1 km. uzunluğunda olmuş ve bundan 4 bin yıl önce Irak'ta >Fırat nehrinin altından geçmişdir. >-Paraguay dünyanın en yağışlı bölgesidir. Bölgede yağmur neredeyse ara >vermez. >-Dünyada 2000 e yakın halk ve 3000 e yakın dil var. >-Tarih boyu yapılmış savaşların en uzunu İngiltere ile Fransa arasında >olmuştur. Bu savaş 115 sene(1338-1453) sürmüştür. >-İnsanın saçında 102 bine yakın, derisinde ise 20 bine yakın kıl olur. >Kıllar her gün 0.35-0.40 mm. uzar. >-İngiltereli Thomas Korne 207 sene yaşamıştır. >-Dünyanın en uzun ömürlü insanı Çin'de 253 sene yaşamıştır. (1680-1933) >-Güneş dünyadan 330,330 kat daha büyüktür. >-Bir köstebek sadece bir gecede 90 m. tünel kazabilir. >- Bir hamam böceği kafası koptuktan sonra açlıktan ölmeden 9 gün >yasayabilir. >-Eski Mısırlılar taştan yapılmış yastıklarda uyurlardı. >-Bir hipopotam ağzını açarsa 120 cm boyunda bir insan onun içine rahatça >sığabilir. >-Boğalar renk körüdür, bundan dolayı matadorun elindeki beze saldırırlar; >rengi ne olursa olsun. >-Ortalama bir buzdağı 20,000,000 ton gelir. >-Zehirli oklu kurbağada 2,200 insanı öldürebilecek kadar zehir bulunur. >-İnsan vücudundaki en güçlü kas dildir. >-Hapşırdığımız zaman kalbimizde dahil olmak üzere bütün vücut >fonksiyonlarımız bir an için durur. >-Gözleri açık tutarak hapşırmak imkansızdır. >-Kadınlar erkeklere oranla iki kat daha fazla göz kırparlar. >-Penguen yüzebilen ama uçamayan tek kuştur. >-Sadece insanlar ve yunuslar zevk için cinsel ilişkide bulunurlar. >-İnsan elinde, en yavaş uzayan tırnak baş parmakta,en hızlı uzayan tırnak >ise orta parmaktadır. >-İnsanlar 200 milyon soluk alıp verme, 1 milyar kalp atışı, 300 milyon mide >kasılması ve 20 milyar göz kırpması kadar yaşarlar. >-İnsanlar beyinlerinin %10?nu kullanırlar. >-Bir insan yedi dakika içerisinde uykuya dalar. >-Sıcak su soğuk sudan daha ağırdır. >-Yetişkin bir insan günde ortalama 23.000 kez nefes alır. >- Sarışınların esmerlere göre daha fazla sacı vardır. >-Soğan doğrarken sakız çiğnemek göz yaşarmasını önler SON |
| Saat: 20:16 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık