MsXLabs
Sayfa 3 / 3

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Alışkanlık (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/9978-aliskanlik.html)

Misafir 13 Kasım 2007 20:09

Asılıyım Gözbebeğinde

üzerinde ezici ayaklarının geçeceği
karelerinde olmayacağım kaldırımın
güneş ateşini döktüğünde
şöyle bir geçeceksin yanımdan

yanacak yüreğimin en diplerine
yağmurları biriktirdim uyumadan
ben hep baktığın yerde alaycı
işte şu yıldızdı dediğin olmayacağım

hiç kaymayacağım dileklerinde
hep işte orda asılıyım
gözbebeğinde...



TANSEL YEGEN


Misafir 19 Kasım 2007 16:06

Sana Bıraktım

Bir şeyin kalmadı, bende alacak
Ne varsa güzelim, SANA BIRAKTIM !
Dertlerin bende, bak kucak kucak
Mutluluğu güzelim, SANA BIRAKTIM !

Her anı huzurla, neşeyle dolan
Yanında eriyip, biterdi zaman
Bana maziden, hatıra kalan
Günlerimi güzelim, SANA BIRAKTIM !

İçimde en güzel, duygularımı
Hayalini kurduğum, tüm umutları
Yaşanmadan geçen, bütün yılları
Dünlerimi güzelim, SANA BIRAKTIM !

Şu vazo da duran, çiçekler bile
Aşkımı anlatır, gelse bir dile
Dikenlerini batırıp, kendi kalbime
Güllerini güzelim, SANA BIRAKTIM !
GÜLLERİNİ GÜZELİM, SANA BIRAKTIM !..


i.k


Sedef 21 24 Kasım 2007 20:38

Alıştım Artık

Kazandıklarıma sevinemedim
Kaybettiklerime üzülmekten.
Gidenlerin ardından bakakalmışken,
Göremedim önümü.
Tökezledim
Düştüm
Yerden kaldıran olmadı.
Kanadı dizlerim
Damla damla akan gözyaşlarımla ıslandı
Düştüm kalktım
Neyin var diyen olmadı.


Yalnızmışım anladım.
Unutmam seniler yalanmış
Ben dostuma boşuna bel bağladım.
Kader değilmiş ağlatan
Ben yaşadıklarımdan değil
Yaşayamadıklarımdan pişmanım.

Unutsam dedim geçenleri
Silsem bütün seneleri.
Ama mümkün değil kapatmak eski defterleri
Yine esirinim senin hayat.


Biliyorum devam edecek bu böyle.
Kaderin bu senin diye çekinme söyle.
Alıştım ben artık her bir derde kedere
Bu da gelip geçsin alıp götürdükleriyle.


Duygu Tuncel


Misafir 25 Kasım 2007 17:31

Bakıp Bakıp

bu gece çok ağladım
resimlerine bakıp,bakıp
kınadım.
mektuplarına bakıp,bakıp
ağladım.
davetini hatırlayıp , hatırlayıp
iğrendim.
kendime bakıp, bakıp
acıdım.
seni sevmediğimi
işte böyle anladım....



i.k


KENCISii 2 Aralık 2007 04:42

Bakışlar
barışmak isteyen umutlarımı denizlere attım
lastikle yakılmış bir hıdırellez gününde
şişelere itinayla yerleştirdim
gönderirken körfeze
önce boşlukta gezindiler isteklerim batmadan önce
attıklarımı geri almadan
körfezden çıkıp geldiler sessizlikler içinde
kendimi yargılarken savcı edasıyla
seni nasıl üzdüm elime bir çiçek almadan
bu yüzden
bir senin giderken ki kızgın bakışını
bir beni devamlı döven kimya hocasının bakışını unutamadım


yüksel2 5 Aralık 2007 21:34

KARANLIK DUVAR
Önünü alamıyorum bu kör gidişlerin yollarda
Herkes bir yere gidiyor önünü alamıyorum
Çaresiz direniyorum bu dönüm noktalarında kimse
elini uzatmıyor
Bir gürültülü yaşamağa gidiyor dünya boşalan
bir deniz gibi
Bu sesler ormanında kaybolan bir çağ bu.
Nereye gitsem hep apartmanlar çıkıyor önüme
Alıp başımı duvarlara çarpıyor bu yollar
Gidip gelmelerim bu dar sokaklarda
İnsanların koşup dolduğu bu dar yapılarda
Bir kısır döngüye girmek için bütün çabalar
Biz bunun için mi geldik.
Erdem BEYAZIT


nünü 6 Aralık 2007 19:23

Bağımlıyım Sana
Alışkanlıklarım var...
Vazgeçemediklerim...
Müptelası olduğum dizilerim, şarkı sözlerim.
Güneşli günlerim var,
fırtınalı sabahlarım, aşka aşina akşamlarım,
yağmurlu gecelerim.
Bağımlılığım var... O da SENSİN.

En kötüsü sana bağımlı olmam.
Dört senedir içimde sakladığım bir gizli yarasın,
kangren olsada kesemeyeceğim tek yaramsın...

Tabakta beyaz bir tozsun.
Zehirsin...
Burun deliğimden içeri tek seferde çekiyorum seni.
Beynime giriyorsun...
Beynimdeki milyonlarca hücreyi yok ediyorsun.
Sonra bırakıyorum kendimi senin zehrine,
sözlerine...
'Yaşamak istiyorum' diyorsun 'seni doya doya'...
Zehrinden etkilenmiş beynim duygularını açığa vuruyor,
sarılıyorum sana ve başlıyorum ağlamaya.
Haykırıyorum ilk defa yaşattıklarını bana.
Haklı buluyorsun beni.
Yaşattıklarını, haketmediğimi sen de biliyorsun belki.
Ve ilk defa dudaklarının arasından çıkıyor o cümle
'Seni Seviyorum' diyorsun.
Ben yine çekiyorum seni burun deliğimden içeri.
Sen yine milyonlarca hücremi yok ediyorsun.
Öyle bir zehir ki bu cümle, arada kalıyorum.
İnanmalı mıyım? İnanmamalı mı?

Ertesi gün oluyor, aklım başıma geliyor.
Tabakta toz bitmiş, sözler uçup gitmiş.
'Seni Seviyorum' kulaklarımda oluşan bir uğultu sanki...
Masal bitiyor, kabusa adım atıyorum.
Şekli değişiyor 'Seni Seviyorum' cümlesinin.
Sivri uçlu bir mızrak oluyor ve deliyor kalbimi.
Ölüyorum sevgili.
Gecesinde tükettiğim,
sabahında yanımda bulamadığım sen yüzünden ölüyorum...


Solmaz Akça


Misafir 7 Aralık 2007 19:54

Egelim

çaldırma şarkıları artık egelim
sesindir kulağımda gerçek müzik
sözlerindir nağmeler notalar

çaldırma şarkıları artık egelim
en güzel şarkı sensin
gözlerindir sözlerindir o şarkı

bitir artık şarkıları sen konuş egelim
bazen güldür bazen ağlat
ama sen
hep sen konuş egelim
çaldırma artık şarkıları ..


i.k


jöly 11 Aralık 2007 23:42

Alışamadı Kalbim Yokluğuna

yine matem rengine bürünmüş gökyüzü
yıldızlar adını çizmiş ağlıyor bulutlar yokluğuna
yokluğuna inat doğmuyor güneş
saat yine vuruyor sensiz dakikaları
ellerim arıyor elşlerini
kalbim alışamadı gişine
adını her anışında bir parçası eriyor
kanı akıyor şelale misali damarlarıma
alışamadı kalbim yokluğuna

adını anıyorum her dakika
dondurdum saatleri
seninle olan son saatler geçmesin diye
ellerin ellerimden ayrılmasın diye
unutamıyorum sıcacık öpüşünü
hala yanıyor dudaklarım ateşinde
alışamadı kalbim yokluğuna


İmran Erden


Sedef 21 11 Aralık 2007 23:54

Alışamadım

Sanmaki unuttum gözlerini
Hasreti yenmeyi basaramadim
Gözlerim her yerde seni ariyor
Yokluguna hala alisamadim
Bilirim mutlusun kendi dunyanda
Bir baska güzel var simdi rüyanda
Gözümden sözümden uzak olsanda
Yokluguna hala alisamadim
Unuttum desemde sözlerim hep yalan
Düslerde yasarim ben seni inan
Ne olur yanimda olsaydin su an
Yokluguna hala alisamadim
Alisamadim gözlerinden uzak durmaya
Alisamadim senden uzakta olmaya
Alisamadim hasretinle yalniz kalmaya
Alisamadim gülüm alisamadim

Suat Atar


Misafir 16 Aralık 2007 00:36

http://img300.imageshack.us/img300/3725/yoruldum01bb9.jpg

“Bir gidişi yaz” dediler, “yazarım” dedim… gitmeleri öğrenmiştim.

Susardı, susardım, susardık, suskularca…..

Bilinir bilinmez bir şarkının içinde kaybolurduk.
Biz en çok susmayı sevdik, sevmeyi sevemediğimiz kadar.
Koptuk ve dağıldık her şeye.
Giderken durduramadık birbirimizi.
Durdurmaya elin, elim, ellerimiz yetmedi.
Eğitemedim çocuk kalmış korkularını, yanılgılarını törpüleyemedim. Sana gerçekleri gösteremediğim gibi.

Giderken durdurmalıydın beni, yapmalıydın, yapamadın.
Durdurmaya gücün, gücüm, gücümüz yetmedi.
Belki de yoktu, biz var sandık.
İnsan isterse yolları aşıyor, sen kapının eşiğini aşıp gelemedin. Geldiğim gibi gidemedim, gittiğim gibi dönemedim yüzüne.
Sen, bildiğim sen değilsin artık.
Ben, bildiğin ben, değişemem.
Değişmelere suskun dudaklarım.

Şimdi acı, yolunu şaşırmış bir deniz kaplumbağası gibidir yüreğimde. Şaşkın ama inatçı.
Şimdi sen, adı geçmişte saklı ince bir sızı.
Şimdi biz, bir şarkıdan çalınmış iki nota gibiyiz.
Eksiğiz ve yokuz.
Dilsiz ama mutluyuz.

Bir kapının eşiğinde kaldı her şey.
Beni dışarıya göndermeyecektin, içerde tutacaktın, arkamdan gidişimi seyretmeyecektin, yollara yürümeyecektim, sesimi gidişlerde yitirmeyecektim. Sesimi geceye vermeyecektin.
Şimdi, kaldır gözlerini ve geceye bak. Sesimi gör yukarıda, ortada bırakılmış tellerimi. Densiz ama dengeli satırlarımın anlamını kavra. Geceye bak, sesimi kaydırma.

Kimsenin öğretmediği bir şeyi öğretmeni dilerdim, ayrılırken ama sen herkesin öğrettiğini yineledin.şimdi aşk, inançlarını yitiren bir ayyaştır köprü altlarımda..

Biz ki geceleri paylaştık, yastığı, şarkıları.
Biz ki sözleri paylaştık, kelimeleri.
Biz ki yüreği paylaşamadık, paylaşamadım galiba.
Nedendir bilmem, eksik kaldık korkulara.
Nutku tutulan gecelerin isimsiz sabahlarında, yanlış ve yangın kaldık.
Geride kalan kırık ezgiler ve yorgun ruhların dansı.

Sokağımın serseri gülüşü, gençliğimin asi sevgisi, isyanımın suskun gezgini. Gitmeye meyilli değildim, olduğum gibiydim, dinletemedim, dinletemedin, dinletemedik belki de.

Şimdi sen, aksak bir hüzün, nerede coşacağını bilmeyen.
Şimdi ben, değişemeyen bir şehir, nasıl sevileceğini bilen.
Şimdi biz, olmayan bir şeyiz.

Bir kapının eşiğinde kaldı her şey.
Konuşmak anlamsız, susmak kalabalık, ayrılık bulaşıcı.
Sevda, kör topal yürüyen bir dilenci gibidir artık.
Seni sevdim ama gönderdin. Gönderilince dönemiyorum.
Ben bir çiçeğim asi yanım, solunca aynı elde açamıyorum.

Susuyorum, susuyorsun, susuyorlar, suskularca….
Bir gidişi yaz, dediler, yazarım dedim.
Gitmeyi öğrenmiştim, kalmayı öğretemediğim kadar.

Bir gidişi yaz, dediler, yazarım, dedim.
Gitmeyi giyinmiştim, yakıştırılmıştım veda sözlerine, merhabalara alıştırılamadığım kadar.

Bir gidişi yaz, dediler, yazarım, dedim.
Çok gitmiştim, söz gitmiştim, uzun gitmiştim, sesimi duyuramayacak kadar.

Bir gidişi yaz, dediler, yazmaya giderken kendimden geçmişim.
Arkama dönüp baktım, sende beni gördüm, el salladım.
Artık çok geç, sendeki ben için çoktan bitmişim !….


Misafir 16 Aralık 2007 01:13

http://img108.imageshack.us/img108/9832/resim200702241121029ja2py1.jpg

ßuqün saNa yaßanCıyım yüReqim
dü$üNmeden dökmek istiyoRum iÇimdekiLeri
ßeLki ßiRaz kırıL istiyoRum ßana
ßiraz üzüL
ßiraz anLa
vazqeÇ istiyoRum
HayaLLerden
KimßiLiR
ßeLki de ßenden...

saÇmaLamak istiyoRum aLaßiLdiqine
ßaqıRmak, duRup dururken
qüLmek, nedeNsizCe
Tersine ya$amak istiyoRum hayatı
anLa i$te
saÇma Ne vaRsa yapmak istiyoRum keNdimCe

ve seNde saÇmaLa istiyorum aCımasızca

BeLki de...
qeLi$i qüzeL aqLamak istiyoRum saNa
heR ßir damLa da ßensizLiqe aLı$ istiyoRum
aLı$ ki koLay oLsun qitmek
Can yakmadaN
YaraLamadaN

yaLan
hiÇßir qidi$, aCısız qitmez
qideRse "o" qitmek oLmaz...

ama seN qit
ve öyLe ßir qit ki
heR adımda, seNden deqiL kendimdeN vazqeÇtiqimi hissettir aCıyLa...

yüReqim
sözün özü;
vazqeÇ, saÇmaLa ve qit istiyoRum izinsizce...!

ßen qidemiyoRum...
seN qit i$te !


miss_didem 17 Aralık 2007 13:08

Alışkanlık


http://gulumsunle.com/images/isik.gif
Gitgide alışıyorum sana….
Hiçbir alışkanlık bu kadar güzel olamaz…
Ellerin ellerimden uzaksa nasıl güçsüzüm bilemezsin…
Yanımda olduğun zamanlar;
sigara dumanı gibi ciğerlerime doluyor,
alkol gibi damarlarıma yayılıyorsun…
Durmadan başım dönüyor verdiğin hazdan…
Alışkanlıklar daima korkutur beni…
Düşün ki ben yaşamaya bile alışkın değilim…
Kendimi kendime alıştıramadım yıllardır…
Fakat şimdi sana alışıyorum…
Alıştıkça özlemim artıyor, daha yoğunlaşıyor.
Yalnız içimde garip bir korku var.
Sana alışmaktan değil seni kendime alıştırmaktan korkuyorum…
Bir gün sana şimdi verdiklerimden daha güzelini
daha değerlisini verememekten korkuyorum…
Bir gün ansızın ölmekten ve seni, bana olan alışkanlığınla
yapayalnız bırakmaktan korkuyorum…
http://gulumsunle.com/images/isik.gif
Oysaki her zaman ve günün her saatinde
yanında olmalıyım senin… Bana alışmış olmaktan
pişmanlık duyacağın bir dakikan bile olmamalı…
Bütün zamanlarını zamanlarımla karıştırıp
emsalsiz bir zaman bileşiminde yaşatmalıyım seni…
Uykularda bile aynı rüyayı görmeliyiz.
Her şeyin ve her zevkin yarısı senin olmalı, yarısı benim…
“Bana alış” demeyeceğim… Nasıl olsa alışacaksın bir gün…
Şimdi çirkinliğimde güzellikler bulan gözlerin,
o zaman en güzeli görecek bende! Alışkanlığınla,
sevginle yepyeni bir “ben” yaratacaksın benden!
http://gulumsunle.com/images/isik.gif
İlk defa sevilmenin ürpertileri içindeyim inan. Sevgimle
mukayese edebileceğim tek şeyi beni sevmende buldum…
Ömrümde kimse bana sevmenin gerekliliğini öğretmedi.
Kimseden sevgisini istemedim, verdiler almadım.
Bencildim bir zamanlar, sevmek benim hakkım diyordum.
Oysaki şimdi bir zamanlar hiç sevmemiş olduğumu
kendi kendime biraz da utanarak itiraf ediyorum.
http://gulumsunle.com/images/isik.gif
Asıl büyük sevgiyi seni sevmekte buldum ve sevgim
senin sevginle değerleniyor, ayrı bir anlam kazanıyor…
Sevgin olmasaydı değersiz bir cam parçasıydım.
Sevginle bir aynayım şimdi. Bana bakanlar baştanbaşa
seni görecekler içimde…
Bir zincirin iki halkasıyız seninle anlıyor musun?
Aynı kadehte karışmış iki içkiyiz.
İki kelimeyiz seninle birbirini tamamlayan.
Her yerde iki olduğumuz için
bir bütün haline geliyoruz durmadan…
http://gulumsunle.com/images/isik.gif
Alışkanlığım devamlı sana çekiyor beni…
Durup durup dudaklarını öpmek geliyor içimden…
Saçlarını okşamak geliyor, ellerini tutmak geliyor…
Kokunun tenime sindiğini hissediyorum geceleri…
Teninin dudaklarımda eridiğini hissediyorum…
Boynunun en güzel yerini benden başkası bilemez artık…
http://gulumsunle.com/images/isik.gif
Seni kimse benim kadar benimle bir bütün olduğuna inandıramaz….
Gitgide bu alışkanlığın içinde kaybolduğumu hissediyorum…
Beni yaşadığım zamanın dışına çıkarıyorsun.
Bir gün tarih öncesinde yaşıyoruz , bir gün bulutların üstünde…
Uzun süren bir baygınlık sonrasının
o anlatılmaz baş dönmesi içindeyim…
Bütün merdivenler birbirine eklendiği zaman
seninle vardığım yüksekliğe erişemez…
http://gulumsunle.com/images/isik.gif
Açılmış bütün kuyuların derinliği
içimde seni bulduğum yer kadar derin değil…
Alışkanlık kozasını ören bir ipekböceği gibi gitgide tamamlıyor bizi.
Emsalsiz bir oluşun içinde yuvarlanıyoruz.
Korkunç bir yangın başladı yüreklerimizde.
Özlem, kıskançlık, arzu ne varsa içimizde hepsi birdenbire tutuştu.
Alev almayan bir yerimiz kalmadı.
Alevlerimiz muhteşem bir kızıllığın içinde yıldızlara kadar uzanıyor.
Hiç bir su, bu ateşi söndüremez artık.
Nehirle, denizler boşalsa üstümüze hiç sönmeyeceğimizi biliyorum.
Bu yangın biz birer kor haline gelinceye kadar sürecek.
Önce bakışlarımız alıştı birbirine, sonra parmak uçlarımız…
Bu oluş tamamlandığı anda yeryüzünde
bizden güçlüsü olmayacak!
En mutlu olduğumuz yerde en güçlü de olacağız seninle…
Bu bir sonun değil bir varoluşun başlangıcıdır.
Geçmişteki tüm alışkanlıkların bana alışmanı önleyemez artık…
http://gulumsunle.com/images/isik.gif
Ümit Yaşar OĞUZCAN


jöly 30 Ocak 2008 01:44

Ah Bir Bilsen

Ahh! Bir bilsen...
Konuşmalar kimin umurunda ki?
Arada senin adın geçer diye vakit öldürmeler,
Geçmeyince hüzünleşmeler nasıldır bir bilsen.

Susmak neyi değiştirir ki?
Her seferinde senin anlamanı beklemek.
Alıp karşıma korkmadan, çekinmeden konuşmak
Ya bunu düşünmek nasıldır bir bilsen.

Bazen adın geçer arkadaşlar arasında.
Yüreğimin çırpınışını,kimse duymaz o anlarda
Adının içimde yankılanışını.
Adının yankısı ne güzeldir bir bilsen.

Artık saatler yetmiyor seni düşünmeye.
Her soluk alışımda kalbime düşmektesin sanki.
Her an kalbimin kapısına vurup,
Aç artık şunu demeni beklemek ne zordur bir bilsen

Ahh! Bir bilsen...


Vedat Yaman


miss_didem 30 Ocak 2008 13:46

YAŞAMAK REFLEKS
yaşamak refleks,
görmek, dokunmak, duymaktan ibaret
gece gündüze kariştı, günler aylara dolaştı
bu halim tüm sevdalılara ibret
yokluğunla mühürlendi kalbim

seni düşünüyorum ve anlıyorum sonunda
sensin beni ben yapan en büyük parça
gerisi yoklardan bir bütün zaten
vazgeçtim yaşamaktan hereyden
seni özledim, özlemi ezberledim.
Alıntıdır


WhiTtRicX 31 Ocak 2008 11:47

AŞK GEÇİKMİŞ BİR MUTLULUKTUR

Gün devrildi
Koca bir yürek kaldı altında
Oysa gölgeli bir parantezdi günler
Yüzünün deltasında
Pazartesiden cumartesiye
Aşk aynı gün ölmekti belki

Son tren çığlığında
İstanbul çeker giderdi içimden
Kırık zarlar kalırdı geriye
Ve ben
Saçlarımdan başlardım yaşlanmaya

Bazen öyle güzel susardın ki
Ağzımdan koparılan bir çığlıkla
Eklenirdim sessizliğine
Yaralı sandallar geceye açılırdı
Yüzün habersiz kopuk bir kirpik taşırdı
Düşürmenden korkardım
Solcu bir kız gibi bakardın
En mavi yanlarıma
Tutulur kalırdım

Aşk gecikmiş bir mutluluk oluyor
Aşk engelli yüreklere
Ve meleklerin aşık olduğu çocuklar
Hala erken ölüyor buralarda
Biliyor musun
Bazen acıyorum bu şehre işte bu yüzden

Vatan caddesinde
Her gece bir, sarhoş ölüyor
Sen giderek yaklaşıyorsun
Şiir gecelerime
Yasak denizlerde yüzüyoruz oysa biz
-kulaç atmayı bilmeden-
Sense bana eski bir şarkıyı dinletiyorsun
“bir hadise var kimse bilmiyor”

Yalnızlık düğümlenip sen çözülmek
Ne garip şey

Ben ölürüm şehirler geçer içimden
Zaman gözlerinde durur
Karanlığı yarınca bıçkın bir otomobil farı
Şehrin camlarından yansız ışıklar
Şubat gözlerinde iki yıldız olur
Dokunamam
Yeni yetme ürkülerin var şimdilerde

Hüznünden yapıla şen
Kahkahandan tanırım seni
Bir de içindeki kırık aşklardan
Ki içinden kusamadıkların
Beni zehirler en çok
Çünkü yanlış insanlara ağladığın
Geceler saklı bu kentin koynunda
Sonra
Sana uzak bir radyoda anlam bulur sesim
Sesim ki
Şehla bir üveylik yavrusuyla kazınmıştır
Bu kentin duvarlarına, kaldırımlarına

Bir martı ölür İstanbul kadar
Bir İstanbul kadar ölürüm
Ve şehir çürür içimde
Sancılı bir sokak kalır sana

Sanırım uykun geldi
Çünkü gözlerim kapanıyor
Bu intiharlar daha ne kadar saklanır bilmem

Ey benim yangınlar ortasındaki fesleğenim
İşte böyle geçiyor günler
Sonra bir gün daha devriliyor
Koca bir yürek kalıyor altında

Bir susuşta sen oluyorum
Seni gözlerinden seviyorum

kahraman tazeoğlu'nun "ölü bir kentin morg alfabesi adlı kitabından...


Sedef 21 2 Şubat 2008 20:06

SEVGİİİİ


Yalnızlığın reçetesi,
Hastalığın ilacıdır sevgi.
HÜznÜn dÜşmanı,
Mutluluğun dostudur sevgi.
Kardeşliğin başı,
İnsanlığın temelidir sevgi.
Hayatın kaynağı,
Yaşamanın ispatıdır sevgi.

Ve... Al, CANISI.
Benden sana
GönÜller dolusu

SEVGİ...

alinti


RuYa 27 Mart 2008 16:42

Özlemlerim sana, aşkım özlemim.
Hayallerim sana, aşkım hayalim.
Hüzünlerim sana, aşkım hüzünüm.

Durgunluğum sana, aşkım durgunum.
Yorgunluğum sana, aşkım yorgunum..
Suskunluğum sana, aşkım suskunum.

Duygularım sana, aşkım duygunum.
Sancılarım sana, aşkım sancınım.
Çırpınışlarım sana, aşkım çırpınım.

Taşkınlığım sana, aşkım taşkınım.
Şaşkınlığım sana, aşkım şaşkınım
Çılgınlığım sana, aşkım çılgınım.



Sedef 21 23 Mayıs 2008 20:55

Alışamam Yokluğuna


Sensizlik çöktü içime,
Kalakaldım bir başıma,
Yalnızlık gitti gücüme,
Alışamam yokluğuna.

Sana adadım kendimi,
Ölürüm senin yoluna,
Unuttur bana derdimi,
Alışamam yokluğuna.

Geliver yüzün göreyim,
Düştüm kara sevdalara,
Çocuk gibi sevineyim,
Alışamam yokluğuna.

Koyma gözümü yollarda,
Son ver artık bu azaba,
Gözlerim seni ararda,
Alışamam yokluğuna.


Sinan Gündoğ


nünü 2 Haziran 2008 18:04

Sustu Benimle Sabır..
Sustu Hasret..
Sustu Zaman..
Sustum..
Yalnızca Gözlerimle Dokunuyorum Hayata..
Kimse Anlamıyor...


uzakmavi...


MYDMR 21 Temmuz 2008 18:59

GÜL ( YİNE HÜZÜN)


bitir bu işkenceyi sende artık bana gül
dokundurma elini pıhtılaşan kana gül
bahçe boş ;çeşme kuru ; nerde bostancıbaşı
gelde feryâd ü figân etme bu hüsrâna gül
yıllarca yatağında uyudum semenderin
çakallar yuvalandı bizim olan hana gül
unuttum gökkuşağı altındaki resmini
nice bühtan ettiler eski bir sultana gül
kâinat oluk oluk boşalırken içimden
yağmur damlası bile olamadım sana gül

uzandığım her hayal tutuşturdu ömrümü
her yangınla yeni bir yangın düştü cana gül
ya öldür yarasalar okşasın cesedimi
ya da terkedip gitme beni bu isyâna gül
dinle ki en ölümcül şarkımı söylüyorum
darağacı kurdular döndüğüm her yana gül
nasıl sevişiyorsun kırkayakla çıyanla
hani boyun bükmüştün ebedî fermana gül
meğer bir yanılgının zinciriymiş umudum
güvenimi yitirdim şimdi her Dermana gül

...


fadedliver 23 Temmuz 2008 00:37

Içimde Bir Yerlerde

Ve şimdi Kelimeler Kadar Yalnizim
Bir Odam Bir Ben Hayata Kapanmişim
Başlamak ,istiyorum Ya Tekrardan
Ya Da çekip Gitmek Varmak Istiyorum Hayallere…

Aldiğim Nefes Kadar üşüyorum
Verdiğim Soluk Kadar Aciyor Bedenim
şimdi Yalnizim Bir Odam Bir Ben
Ve Içimdeki Acemi şaiirin
Buruşuk Kağitlarda Gizli Sakli şiirleri

Karanliğin Buz Gibi Gecelerinde
Rüzgarin Sesini Dinliyorum Penceremde
Sessizlik çiğ Gibi üzerimde
Biliyorum çikmaz Olan
Sonu Olmaya N Bir Yere Variyorum

Gidiyorum Bir Hayallerim Bir Kağidim
Ve Bir Ben Bir Hayat Işte
Onuda Götürüyorum
Sonsuz Kere

Ve Sonsuz Kere Anliyorum
Ben Yaşamiyorum Aslinda
ölüm Ardimda Sessiz Adimlarda
Belki Hissettiğim Duygularimda
Ya Ona Gidiyorum Ya Da çözemediğim
Varamadiğim Yollara….. __________________


fadedliver 20 Ağustos 2008 22:57

Alışkanlıklar Üzerine



İnsan hayatı rutinlerle çevrelenmiş ablukalarla dolu…Doğası gereği her şeye alışmak zorunda Ölüme, yaşamaya, katlanmaya, sevmeye… Günlük hayat alışkanlıklardan ibaret Her gün aynı saatte kalkmak, her gün aynı otobüslere, vapurlara binmek, her gün aynı yollardan aynı işleri yapmak…Bu bir mahpusluk durumudur Alışkanlıklar, özgürlüğümüze getirilmiş en doğal sınırlamalardır

Her gün aynı sözleri aynı biçimde söylemek ölümdür biraz Canlılığımızın daha özgür ifade biçimleri olmalı Her gün ölmekte olan bir insan canlılığını alışkanlıklar, rutinler vesilesiyle duyumsayamıyor Oysa duyumsamak sınırların arkasında nelerin olduğuna dair en iyi fikri verir Kur’an’da zamana yemin ediyor Yüce Yaratıcı Zaman, ölümle uyanacağımız bir rüyanın varlığını anlatmaya çalışıyor yüzlerimizdeki çizgilere Alışkanlıklar, hayatı en ince yerlerinden kuşatmış ve bize bir çeşit mahpusluk durumu kurmuşlardır

Hüznün ve acıların da alışkanlıklar sınıfına girdiğini vurgulamamız gerekir Neye ve kime olduğunu bilmediğimiz bir hüznün, eşya ve hadiselere karşı aynı tavrı almamıza neden olması oldukça düşündürücü… İnsan olmak, nedensellik ilişkisi içinde olmayan pek çok şeyi olağan kabul etmemizi zorunlu kılıyor Çünkü, anlaşılmazlıklarla çevreli hayat Alışkanlıklar da bir anlamda anlaşılmazdır Her gün aynı insanlara aynı cevapları vermenin bazen bir açıklamasını bulamayız Bunun ne kadar anlamsız olduğunu içimizden seslendirir, yine de yapmaya devam ederiz…

Kişioğlu kişisel menkıbesini yaşamak için kendi zihnine ve kalbine yerleşmiş, küçük sınırların esaretini aşabilmeli Devamlı surette yapıp ettiklerimiz bize korunaklı bir alan oluşturduğundan, sınırların arkasında ne olduğu hakkında bir fikrimiz olmuyor Bu alışkanlıklar meselesi, düşünce dünyamızda da aynı etkileri göstermekte İki yüz yıldır batılılaşma sendromunun oluşturduğu kompleksler neredeyse rutin bir mesele olmuştur Özgüvenin kaybıyla küçük kaygıların ve çırpınışların rahat kucağında koca bir millet çok zaman kaybetti İrtica trajikomik bir rutin teamül değil de nedir? Kendini tekrar eden bir durum gün geliyor bir karikatür oluyor

Pazar günlerinin dayanılmaz sıradanlığı rutinleşen hayatı daha çarpıcı bir şekilde vurguluyor Tembellik etmek, gazeteleri şöyle bir incelemek, çoluk çocukla pikniklere çıkmak, sağa sola gitmek vs Bir gerilim filminde olduğu hissini verir yaşamdan artık tat almamak duygusu Her gün akşam facia, ölüm haberleri izlemek ölümdür biraz Gittikçe duyarsızlığa neden olan rutinler, fark etme eşiğimizi aşağılara çekiyor Aynı şeylerden zevk alan, aynı kederleri yaşayan, aynı konulara aynı şekilde hayıflanan kitleler haline geliyoruz Canlı olmak; her gün yeniden yaratılan evreni keşfetmekle ilgili bir şey olmalı

Her gün aynı sorulara zihnimizde aynı biçimde cevap aramak ölümdür biraz… Kavrayışın önünde bir engeldir alışkanlıklar Problemleri anlayamaz ve meseleleri anlamlandıramaz bir hale gelir insan Bu durum tabii ki önyargıları da kapsayan kompleks bir yapı haline gelmektedir Bu yapıyı çözebilmek için varoluşumuzun anlamına ilişkin bir arayış şart olsa gerek İslam mutasavvıflarının sürekli aramaktan kastettiği şey, “bilincin sınırlarla hapsolmaması için canlılığı duyumsayarak, devingen ve hareket halinde olması gerektiği” olsa gerek

Kısa bir hayatı kendi ellerimizle iyice kısaltıyoruz Belki dışarıda kar ve tipi var Fakat her gün aynı uykuya dalmak ölümdür biraz…


Nephthys 1 Ocak 2009 02:03

En güzel alışkanlığımsın



güneş; nasıl doğuyursa
karanlığın ardından, tüm parlaklığıyla
işte öyle doğdun
karanlıklar berisindeki dünyama
mor tepeler kızıl kızıl yok olurken
ben varolmaya başladım mavi mavi
ne, sabah içtiğim sıcak bir çay
ne, gün boyu bitirdiğim üç paket sıgara
ne, karşı binadaki yaşlı teyzeye dediğim günlük günaydın
ne, sokak başında kızdırdığım bakkal emmi
ne, kahvede takıldığım tavlayı koltuğuna verdiğim erdal
ne de, sıcak bir çayda bulduğum huzur değil bu alışkanlığım

ne, söylediğim marşlarda
ne, dinlediğim türkülerde
ne, yazdığım
ne, okuduğum şiirlerde
ne, ağır romanlarda
ne de henüz yazılmamış bestelerde
bulamadığım güzel bir alışkanlıksın

evet sen;
evet evet sen
sen benim en güzel alışkanlığımsın
sen benim, başımın belasısın
hemde püskküllü belasısın
ama;
güzel belasın bee! ...
belaların en güzeli....


Celil Taş


ScarletSunShine 20 Mart 2009 12:19

http://img230.imageshack.us/img230/7415/kcennetimdesensincehennso5.gif

http://img174.imageshack.us/img174/7204/kcennetimdesensincehennut2.gif


ScarletSunShine 20 Mart 2009 13:08

http://i5.tinypic.com/8axn4oz.png

Yağmurun birgün dinmeyeceğinden, hiç bitmez görünen hayat ırmağının birgün kurumayacağından, sizi alıp diyardan diyara gezdiren rüzgârın duruvermeyeceğinden.
Emin misin ?

Hep atan yüreğinin duruvermeyeceğinden, gören gözünün hep göreceğinden, duyan kulağının hep duyacağından.
Emin misin ?
"Ben olmazsam olmaz" dediğiniz işlerin asla sensiz yapılamayacağından, sen olmazsan dünyanın duruvereceğinden, seslendiğinde titrettiğini sandığın şu dağların hep emrinde olacağından.
Emin misin ?
Sana uzanan ellerin hep yanında olacağından, yüreğini verdiklerinin birgün sırtlarını dönüp gitmeyeceğinden.
Emin misin ?
Boynuzsuz koyunun, boynuzlu koyundan hakkını alacağı günde; balıklardan kuşlara, ağaçlardan güneşe, üzerindeki mesajları okuyup anlamadığın yaratılmışların senden şikâyetçi olmayacağından.
Emin misin ?
Sana hep açık duran ilahî kapıların birgün kapanmayacağından ve şaşırıp kalmayacağından.
Emin misin ?
Karanlığın içinde kaybolup giden çığlıkları duyabildiğinden, yüreğindeki ışıktan başkalarına da verebildiginden.
Emin misin ?
Güzel bir hayat yaşadığından, yapabileceğin herşeyi yaptığından.
Emin misin?
Bütün bunlar için bir kere daha fırsatın olacağından.
Sahiden Emin misin ?


ScarletSunShine 20 Mart 2009 13:40


Öznesiz cümleler kurmaya alışmıştım ben oysa...

Yalnızlığıma, ıssızlığıma sahip çıkmıştım onca kalabalığın arasında..

Korkularımdan korkmamayı öğreniyordum yavaş yavaş.

Hayallere düşlere sığınıp onlarla avunuyor, küçücük mutluluklara, hayata dair geçici heveslere sarılıp gülümseyebiliyordum.

Geride bırakmıştım bütün hüzünleri, ertelenmişleri, yaşanmışları, yarım kalmışları.. Yürüyordum ardıma bakmadan kendi yolumda. Geçmişin izleri bazen takılıyordu ayaklarıma bir yerlerde, ama ben aldırmadan yürüyordum işte..

Sevdaya dair hikayelerin noktasını koymuştu hayat yıllar öncesinde. Ben de çaresizce boyun eğmiştim ona.

Bence mutluydum ben kendi kendimle..

Hiç beklemediğim bir zamanda, ansızın çıktın yollarıma.

Yalan mıydın sen?
Yalan.. Bunca ısıtabilir miydi ruhumu? Bunca işler miydi sevdanı yüreğime? Geçmişin izlerini silip, doldurabilir miydi yüreğimi böylesine?

Bilseydim dinler miydim seni?
Geçmişimden koparıp, beni alıp gitmene,
İzin verir miydim?

Görseydim, eğer sonunu görseydim,
Başlamadan daha, orada dur derdim...

Bilseydim, eğer sonunu bilseydim,
"Sevme bırak" derdim,
"Sevme, uzak dur..."


Geldiğin gibi de gittin ansızın bir gün..

Sensizliğe alışmak daha zordu yalnızlığa alışmaktan.

Şimdi öznesi sensin cümlelerimin, yüklemleri yok...

Sensiz günüm zordu zaten,
Bir de sen geldin üstüne..
Yokluklarım yetmezmiş gibi,
Sen de eklendin üstüne...

Ben zaten bunları sen olmadan da yaşardım.
Ne gerek vardı sana, sensiz de yalnız kalırdım.
Ben zaten sen olmadan da ağlardım isteseydim eğer,
Ne gerek vardı sana, ne gerek vardı yokluğuna..
Sensiz olamıyorum artık
ANLASANA!!!!!


ScarletSunShine 20 Mart 2009 16:30

http://byfiles.storage.live.com/y1pOXXWwwNFn111pO9O_CYEJMenlqD3rXjHOvKi2S66A_n7VG9XggJeCl9kcofi5BKlf9r41380I04

Rüzgara karşı alıp yelkenleri, açılma vaktin gelmiştir denize. Bilirsin ki ne fırtınalar, ne deli dalgalar beklemektedir seni. Korkarsın, terk edemezsin limanı, bir köşesine sığınırsın. Kabullenmesen de artık aşk bitmiştir,
İşte son budur...

İçin hep hüzün doludur, bir türlü kabullenemezsin bittiğini. Gözlerinin içine bakıp seni seviyorum demesini beklersin. O sözler hiç çıkmayacak o dudaklardan bilirsin. Yinede umudun yeşildir,
İşte hayal budur...

Gururlusundur, istenmediğin yerde durmazsın. An olur ki ne olur bitmesin dersin. Bu sözlerin dudaklarından nasıl çıktığına kendin bile inanamazsın. Oysa o yüzüne bakıp sadece gülümser,
İşte acı budur...

Ondaki sıcaklığı kimsede bulamayacağını düşünürsün. Kimse onun gibi gülemez, onun gibi konuşamaz dersin. Ve kimseyi onun kadar sevemeyeceğini bilirsin. Kahredip başını eğersin önüne.
İşte hüzün budur...

Nefes alamaz hale gelirsin, daralır için. Bir kaç saatlik derin bir uykuya hasretsindir. Bilirsin ki gözlerini kapasan da terk etmeyecektir hayali. Atarsın gecenin kollarına kendini,
İşte huzur budur...

Ondan gelecek tek bir haberi umutsuzca beklersin Bir de beklemek ölüm gibi gelir insana böyle zamanlarda. Aslında ölüm fikride garip değildir artık sana. Geri dönerse diye ölemezsin bile,
İşte sabır budur...

Hayat devam ediyordur ama her şey yarımdır, hep bir yanın eksik. Yüreğin eskisi gibi atmayacaktır, başka aşklarsa seni kandırmayacaktır. O başkalarıyla, mutlu bir hayatı yaşıyor olsa da, yine de sevginden vazgeçemezsin.


ScarletSunShine 21 Mart 2009 00:12

http://img516.imageshack.us/img516/8417/gittin012xf3.jpg

Sonunda sende gidiyosun iste. Herkes gibi sende terkediyosun beni.
Benim daha onca hayallerim varken, ardina bile bakmadan beni koyup gidiyosun.
Her hayalimi, bir Cicek gibi, teker teker özenle ekmisdim yüregime.
Bu koskoca Ayrilik Rüzgari öyle siddetliki, umutlarla ektigim ciceklerimi söküp ucurdu.
Hayallerimide alip gidiyosun.
Bari onlari biraksaydin benimle.

Hani verdigin sözler?
Giderken onlarida götüryosun beraberinde...
Ayni sözleri, yeni asklarina vermek icin, onlarida götürüyosun...
Bu issiz gecede beni yapayalniz birakip gidiyosun...
Bukadarmiydi senin o kocaman sevgin?
Hala inanamiyorum gittigine. Okadar alismisken sana. Varligina okadar alismisken…
Nasil birakip gidiyosun beni, nasil?
Anliyamiyorummm…
Bunu bana nasil yapiyosun? Hani hic kiyamazdin gözyaslarima?
Simdi senin icin agliyorum…
Dayanamiyorum…
Ne yaptimki ben?
Seni sevmekden baska ne yaptimki?
Hadi söyle, Ne yaptim?
Hani önümüzde koskocaman bir ömür vardi, beraber yapacagimiz daha cok sey vardi hani ?
Unuttunmu ? Onlara neoldu ?
Beni hic sevmedin dimi ?
Yalandi her sözün, sevginde yalandi!

Iste sonunda sende gidiyosun, bana hic biseyimi birakmadan, herseyimi alip gidiyosun…
Birtek Yalnizligimi birakiyosun.
Geldigin gibi, gidiyosun yani.
Beni nasil bulduysan, yine öyle birakip gidiyosun.
Oysa bilmiyosunki, seninle kendime yeni bir Hayat kurmusdum ben.
Herseye yeniden baslamisdim. Mutluydum oysa…

Ama, simdi yine yalnizim iste…
Zaten bitek buna üzülüyorum, senin cekip gitmene degil.
Cünkü,
biliyomusun
BEN SENI DEGIL, SEN BENI KAYBETTIN………


ScarletSunShine 28 Mart 2009 02:14

Şimdi SEN
Uykuların kaçar geceleri, bir türlü sabah olmayı bilmez.

Dikilir gözlerin tavanda bir noktaya, Deli eden bir uğultudur başlar kulaklarında Ne çarşaf halden anlar ne yastık.

Girmez pencerelerden beklediğin o aydınlık. Onun unutamadığın hayali, Sigaradan derin bir nefes çekmişçesine dolar içine. Kapanır yatağına çaresizliğine ağlarsın.

Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.

Bir gün anlarsın aslında her şeyin boş olduğunu. Şerefin, faziletin, iyiliğin, güzelliğin. Gün gelir de sesini bir kerecik duyabilmek için, Vurursun başını soğuk taş duvarlara. Büyür gitgide incinmişliğin kırılmışlığın. Duyarsın, Ta derinden acısını, çaresiz kalmışlığın.

Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.

Bir gün anlarsın ne işe yaradığını ellerinin. Niçin yaratıldığını. Bu iğrenç dünyaya neden geldiğini. Uzun uzun seyredersin aynalarda güzelliğini. Boşuna geçip giden günlerine yanarsın. Dolar gözlerin, için burkulur.

Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.

Bir gün anlarsın tadını sevilen dudakların. Sevilen gözlerin erişilmezliğini. O hiç beklenmeyen saat geldi mi? Düşer saçların önüne, ama bembeyaz. Uzanır, gökyüzüne ellerin. Ama çaresiz, Ama yorgun, Ama bitkin. Bir zaman geçmiş günlerin hayaline dalarsın. Sonra dizilir birbiri ardına gerçekler, acı.

Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.

Bir gün anlarsın hayal kurmayı; Beklemeyi, ümit etmeyi. Bir kirli gömlek gibi çıkarıp atasın gelir Bütün vücudunu saran o korkunç geceyi. Lanet edersin yaşadığına...

Maziden ne kalmışsa yırtar atarsın.

O zaman bir çiçek büyür kabrimde, kendiliğinden.

Seni sevdiğimi işte o gün anlarsın.


fadedliver 28 Mart 2009 22:40

Boş ver, aldırma diyorsun içinden.
Olur mu, boş vermek yakışır mı hiç sana, diyorlar.

Önemsiyorsun, dertleniyorsun, üzülüyorsun. Uykuların kaçıyor.
Hiç takmayacaksın, bunları dert etmek sana yakışmıyor, diyorlar.
Üstten bakıyorsun...
Yakışmadığını söylüyorlar.
Aşağıdan alıyorsun.
Yakışmıyormuş, öyle diyorlar.
Arkanı dönüyorsun.
Olmuyor.
O zaman gözünün içine içine bakıyorsun.
Bu sefer de kabalık sayıyorlar.
Sanki hayat yakaya takılan bir gül bunlara göre...
Öyle uzaktan bakıp değerlendiriyorlar: İyi duruyor mu, durmuyor mu? Uymuş mu, uymamış mı? Cıvık mı, şık mı?
Öyle olsa ne güzel olur.
Ama değil, bu bizim mecburiyetlerimizle özgürlüklerimizi aynı kazanda harmanlamaya çalıştığımız hayat olsa olsa ancak solgun bir gül oluyor dokununca...
Duygularının dikine gidiyorsun.
Yaşına başına yakıştırmıyorlar.
Aklını başına topluyorsun.
Bu kadar usluluk sana yakışmaz, diyorlar.
Öfkeleniyorsun. Yakıştıramıyorlar.
Sakin kalıyorsun.
Bu kez ya tepene çıkıyorlar ya da yakışıksız bir kayıtsızlık olarak algılıyorlar.
Susuyorsun.Sana yakışmaz!
Konuşuyorsun.Sana yakışmaz!
Bağırıyorsun. Hiiiç yakışmaz!
Arkanı dönüp gidiyorsun. Oldu mu ya şimdi, biz seni böyle kaçak bilmezdik!
Orada durup kişiliğinde sevginde ve inancında ayak diriyorsun.Şık olmadı!
Sanki her şey hayatın üzerine geçirdiğimiz kılık kıyafetten ibaret!
Sanki bir kravatın hafifçe yana kayık, bir davranışın hafifçe uyumsuz görünmesinden daha önemli bir şey yok!
Anlıyorum hepsini, anlıyorum da; bu dışın hiç mi içi yok yahu?
Bu garip şıklık merakının zirve noktasına gelince...
Ölüyorsun.
Basbayağı ölüyorsun.
Herkes gibi...
Eninde sonunda herkesin öleceği gibi...
Gazeteye ilan veriyorlar:
Ölüm sana yakışmadı
Geride kalanların acı duygularının, ince kederlerinin sonucu elbette böyle bir ifade!
Ama en derin şıklığın; bile ne kadar sığ bir arayış olduğunu nasıl da nasıl da yüzümüze vuruyor.
Yok. Yanlış anlaşılmasın!
Şıklığı seviyorum. (Dikkat! Önemsemiyorum şıklığı, seviyorum. İkisi farklı!)
Her şey birbirine; davranışlarımız da her zaman bize yakışsa ne güzel olur!
Fakat biliyorum...
Çoktandır biliyorum kigöze hoş görünen nice şeyin içi boş!
Üstelik şıklıkta horlayıcı bir alay; yakıştırma çabasında gizli bir şiddet de var.
Oysa gerçek şu ki içtenlik çoğu zaman dışardan bakana yakışıksız geliyor.
Aşk, itici.
Zekânın saçı başı dağınık, gömleği dışarıda.
Bilgelik, bir lokma bir hırka.
Özgür düşünce deseniz, o zaten hepten kaba saba kalıyor.
Bu durumda tercihim açık!
Şıklığınız; içi şiddet dışı etiket medeniliğiniz size...
Bazen vandallık gibi algılanan ve çoğu zaman biçimsiz olan şey; yani bütün saflığıyla hayat bize!


Candy_Girl 8 Ocak 2012 21:48

Mademki alışkanlıklar, hayatımızın en ileri gelen hakimleridir, öyle ise ne yapıp yapıp iyi birini edinmeye çalışmalıyızBacon



Saat: 10:09
Sayfa 3 / 3

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık