MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Yalnızlığıma (Yalnızlık) (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/8336-yalnizligima-yalnizlik.html)

Misafir 28 Ekim 2007 00:29

Suskunuz... hem de çığlık çığlığa bir suskunluk

Evet ama bu konuşacak bir şey olmadığından değil.. Konuşmaya çalıştığımız şeylerin bizi alıştığımız yalnızlığımızdan uzaklaştırması aslında korktuğumuz…


İkimizde cesaret edemiyoruz

Öylesine alışmışız ki içimizde büyüttüğümüz yalnızlığımıza

Seviyoruz onu

Bekli de

Yaşandığında yok olacağı korkusu

Bizi tereddütte düşüren

Kaybetmekten korkacağımız

bize ait bir şey oluşturma kaygısı…



Sen
Yapamadığın hamlenin,

Hayatın boyu inanmak istediğin değerlere sahip gibi gördüğün düzeni yok etme girişiminden Başka bir şey olmayacağını düşündün hep… http://img182.imageshack.us/img182/7688/msngrincn4.gif

Ben ise yılların verdiği bir alışkanlık çerçevesi içinde var ettiğim varlığa daha fazla acı vermemek için tek yıkım çalışmasından sonra, susmayı tercih ettim…


İçimden çığlık atarak susuyorum…

Susuyorum…

İçimde o kadar güzelsin ki…

Sana susuyorum …



Demiştim ya yüreğim susmayı öğreniyor.. Aslı yok .. Sevdiğini anladığında içinde duyduğun çığlığın yankısı hiç bitmiyor… O hiç susmayacak… Her gün, her saat bana haykıracak, bağıracak , parçalayacak içimi,benimse yüzümde o gülümsemem yer edinecek tekrar…http://img182.imageshack.us/img182/7688/msngrincn4.gif ona her şey yolundaymış gülücüğü atmaya devam edeceğim…

Sadece bundan sonra kimse onun sesini duymayacak ve bundan sonra kimse, onun tarafından sevildiğini öğrenemeyecek…

Her soğuk üşütemediği gibi ,her ateş de ısıtamazmış insanı …üşüyorum…alev alev üşüyorum…hani saatlerce sessiz,tek kelime etmeden sana bakışlarım var ya gözlerinde beni ısıtacak olan anlamları yakalamaya çalışma çabamdan başka bir şey değil…

Ve her yakaladığımda kaybettiğimi hissetmemden öteye gitmeyen bekleyişler…

Ve her kaybettiğimde yeniden yakalama çabam…


alıntı..


Misafir 28 Ekim 2007 09:47

Yalnızlık Yalnız Ben Değil

Yalnız kaldığım zamanlarda
Gelenim gidenim çok oldu
Nar kırmızı ayva sarı
Eşitti insan.

Kim demiş kötü gün dostu olmalı insan
İyi günde iyi bakmalı
Kerem gibi aslı gibi.

Halayda omuz vermeli
Tarlada kımız.

Üryan geldim üryan giderim demiş
Öyle yaşayanlar ne güzel etmiş.

Kavgadan hasetlikten uzaksa yalnızlık
Yalnızım.

Cehennemin dibine kadar
Yerim var.

Adnan Yeşiltaş


Misafir 3 Kasım 2007 19:33

Yalnız Adam

Yağmur damlasıyla
Su arasındaki fark
İnsanlarla
Senin arandaki farktır...

isimsiz kral


Misafir 7 Kasım 2007 02:13

Şu anda hiç bir şey mümkün değil.
Şu anda her şeyden ayrı, her şeyden uzak
ve her şeyden mahrumum ben.
Şu anda sadece yalnızlık ve kahır.


Misafir 7 Kasım 2007 10:08

Yalnızın Durumları-XXIII

Yalnız
Önceden sezer
Sonra olacakları
Paylaşacak biri vardır;
Anlatır anlatır ona
Olanları, olmayacakları.


isimsiz kral


KENCISii 9 Kasım 2007 10:08

SEN ÖLÜMSÜZ AŞKIM.
ÖNCELERİ YOLLAR VARDI ARAMIZDA,ŞİMDİ DENİZLERDE GİRDİ.
BURDAKİ HER ŞEY SENİ BANA ANIMSATIYOR.
HER YAPRAĞIN HIŞIRTISI,KUŞLARIN ÖTÜŞÜ,
SENİ.SENİN İSMİNİ BANA OKUYOR SANKİ.
DENİZİN DURGUNLUĞUNDA GÖZLERİNİ,
COŞKUNLUĞUNDA İSE SAÇLARINI HATIRLIYORUM.
MARTILARA,TÜMDEN ÖTEN KUŞLARA,YILDIZLARA,
HEP SENİ, SANA OLAN SEVGİMİ ANLATIYORUM.
NE ZAMAN ,RIHTIMA YANAŞAN BİR GEMİ GÖRSEM YÜREĞİM BİN ATIYOR.
SENDEN BİR HABER GELİR DİYE ÜMİTLE BEKLİYORUM.
BİR HABER GELMEYİNCE:
BEŞ PARMAKLAR ALTINDA EZİLDİĞİMİ HİSSEDİYORUM.
GÖZLERİM GÜZELLİKLERDEN UZAK SONSUZ GÖK YÜZÜNE DİKİLİYOR.
SENSİZLİK AĞIR BİR YÜK GİBİ OMUZLARIMA.
BAŞIMI KALDIRP ÇEVREME BAKAMIYORUM.
BAKSAM BİLE HER ŞEY MANA'SIZ VE BULANIK ŞİMDİ.
http://img156.imageshack.us/img156/3523/dnenkalpler2bh7wzsl1fu0.gif


Misafir 9 Kasım 2007 16:27

Yalnızlıkyanlızlık;
annesizlik babasızlık gibi.
açlık,parasızlık gibi.
koyar adama bazı bazı.
yarım sevdayla gelir,
ölümle gelir bilemezsin
kalırsın böyle bazı bazı.
ne evin huzur verir,
ne de çevren.
gözler alaycı gelir
yürekler sahte.
çırpındıkça batarsın,
elin göğsünde anlamaz kimse...!
Cihat Aydın


H€L€N 11 Kasım 2007 16:28


Ben sana mecburum bilemezsin
Adını mıh gibi aklımda tutuyorum
Büyüdükçe büyüyor gözlerin
Ben sana mecburum bilemezsin
İçimi seninle ısıtıyorum.

Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
Bu şehir o eski İstanbul mudur?
Karanlıkta bulutlar parçalanıyor
Sokak lambaları birden yanıyor
Kaldırımlarda yağmur kokusu
Ben sana mecburum, sen yoksun

Sevmek kimi zaman rezilce korkudur
İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur
Tutsak ustura ağzında yaşamaktan
Kimi zaman ellerini kırar tutkusu
Birkaç hayat çıkarır yaşamasından
Hangi kapıyı çalsa kimi zaman
Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu

Fatih’te yoksul bir gramofon çalıyor
Eski zamanlarda bir Cuma çalıyor
Durup köşe başında deliksiz dinlesem
Sana kullanılmamış bir gök getirsem
Haftalar ellerimde ufalanıyor
Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
Ben sana mecburum, sen yoksun!

Belki Haziranda mavi benekli çocuksun
Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden
Belki Yeşilköy'de uçağa biniyorsun
Bütün ıslanmışsın tüylerin ürperiyor
Belki körsün kırılmışsın telâş içindesin
Kötü rüzgâr saçlarını götürüyor.

Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Bu kurtlar sofrasında belki zor
Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Sus deyip adınla başlıyorum
İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin
Hayır başka türlü olmayacak
Ben sana mecburum bilemezsin..

Atilla İLHAN


Misafir 11 Kasım 2007 16:43

Buralarda Çok Yalnızım Baba



Buralarda çok yalnızım baba
Tıpkı senin yalnızlığın gibi
Kalabalıkların içinde
Bir başımayım.

Dışarıda kar yağıyor
İçimin yangınına inat
Her kar tanesi
Karşıki evlerin çatılarına değil
İçime düşüyor elif elif
Sığırcıklar ellerime konuyor sarı siyah
Selviler kucağıma
Eğilip uzansam
Toprağında biriken karlara dokunacağım.

Senden çok uzaklarda
Artık senin kadar yaşlıyım baba
Saçlarım seninki gibi kırlangıç
Gözlerim senin yorgunluğunda
İçimde Sinop kadar hasret
Akliman kadar kumsalım
Her şeye
Her kese inat
Hamsaroz’un koynundayım.


i.k


H€L€N 11 Kasım 2007 16:48

http://www.yazgulu.com/karisik/twilightparadisesmall.jpg

Alıştım Ayrılıklara

Sen, hayatıma girmeden önce ben vardım.
Sen, hayatıma girdiğinde ise ben yine vardım
Ancak birbirinden farklı iki varlık
İki kişilik, iki ruh, iki beden olarak...
Yokluğunda ben;
Geceleri oturur; Radyo dinlerdim.
Aşıkların birbirine arğaman ettiği şarkıları,
Ben de yalnızlığıma armağan ederdim.
Herşey anlamsızlaşırdı çoğu kez.
Ve çoğu zaman anlamsızlıklarda kaybolur giderdim.
Yaşamak mı daha acı veriyor yoksa ölmek mi? gibi
Acımasız sorularla kendimi irdelerdim.
Varlığında ise herşey bambaşkaydı.
Ben bir başkaydım.
Gecelere seninle beraber veda eder.
Günün ilk ışıklarına seninle Merhaba derdim.
Ve anlamlı gelirdi herşey.
Anlam karmaşaları bir bir terkedi beni.
Sen de var olmayı, seninle birlikte yaşamayı
Ve herşeyi seninle paylaşmayı severdim.
Seni her geçen gün daha da çok severdim.
Ancak nerden bilebilirdim ki masalın sona ereceğini
Nerden bilebilirdim habersiz çekip gideceğini.
Dün vardın bende vardım.
Bugün yoksun; Bense varmıyım yokmuyum bilmiyorum.
Dolmayacak cinsten bir boşluksun şimdi.
Ne sana benzeyen biri bu boşluğu doldurabilir.
Ne de yeniden çıkıp gelsen SEN doldurabilirsin.
Öyle bir boşluk ki sorma gitsin.
Boşver ve sevgili
Alıştım ben yalnızlığa ayrılıklara
Bırak artık böyle sürüp gitsin!


Misafir 11 Kasım 2007 16:51

Yalnızlık Karmaşası

bana sorma yalnızlığın ne demek olduğunu
hiç medet umdunmu kayan yıldızlardan
bana sorma uykusuzlugun ne demek olduğunu
barışık yaşama dair ne varsa küstünmü

sen hiç hayal yüklendinmi ne olacağından
ümit fişkırmadan masum gülüşündeki ritimde
ağlamak gözyaşi değildir paniklerimizde
cansız oyuncağa sarılmak telaşla ağlamak budur

ne bağırıp sana küfürün neresinde kalayım
senden ne alayım aldıklarımla ne yapayım
niçin öleyim hocalar vaazlansın musallada
beklemekteyim de nerede bekleme salonu

mendille silip aşkını gitmeye hakkın varmı
gel bir kere teorisiz firtinasiz maksatsız
yosun tutumuş kapımı yavaş aç gıcırdamasın
bir sen anlarsın kardan adamı eritmesini

i.k
</B>


H€L€N 11 Kasım 2007 16:53

SEN AKLIMA GELİNCE
Çıksam,
Çıkıp gitsem uzaklara,
Burdan çok uzaklara,
Yine yanımdasın ya, burkulur içim..
Hani sen gider gidersin de
Evler,köyler durur ya orda,
Akşamsa kuşlar göçer,
Işıkları yanar evlerin,
Bir hüzün çöker ya hani
Karanlık iner dağlara..
Buğulanır gözlerim,burkulur içim..

Kaçsam,
Kaçıp bağırsam dağlara,
Feryadım yine sen olursun ya,
Burkulur içim...
Hani bağırsan da çıkmaz sesin
Uyansam bitse bu karabasan dersin,
Bir gülüş, bir dokunuş arar yüreğin..
Uyanır bakarım yoksun,
Boğulur sesim...
Girsem,
Girip yıkansam sulara,
Buz gibi denizlerde yanar,
Etim cayır cayır seni bağırır ya
Burkulur işte o zaman içim...
Aksini görüp sularda
Sarılır kucaklarım hayalini...
Koşsam,
Koşup karışsam kalabalığa,
Gürültülü, cıvıl cıvıl,
Işıl ışıl vitrinler
Gidenler gelenler.
Telaşlı koşarak yürüsem,
Sanki bir yere yetişecekmişim,
Aceleymiş işim,
Bekleyenim varmış gibi hani...
İçim burkulur yine
Sen gelirsin aklıma.
Ayaklarım ağırlaşır gitmez...
Buluşurmuşuz seninle
Dediğimiz yer ve saatte.
Özlermişiz,
Elele yürür gülüşürmüşüz.
Çok şeyimiz olurmuş konuşacak,
Kimseyi görmezmiş gözlerimiz.
Dünya durur, seyreder
Yollarımız gül olurmuş ya hani,
Dertler tasalar biter,
Simit alır yermişiz
Dilenciye para verirmişiz hani,
İçim burkulur, burkulur içim...
Kalksam,
Kalkıp sofralar kursam,
Mumları yaksam, donatsam,
Herkesi çağırıp toplasam
Sen gelirsin yine aklıma
Burkulur içim...
Hani çok açmışız da
Güle oynaya iştahla
Bağıra çağıra, döke saça yer,
'' Bugün neler oldu neler '' diye
Hepbir ağızdan konuşurmuşuz ya...
Bir sessizlik boynunu büker,
Yemekler tatsız tuzsuz olur,
Kurur ekmek, lokmalar büyür.
Çınlar tabak çatal
Sessizlik ölüm olur
Dağıtmak için pusu
Sözler diken olur,
Sofra küser,
Gönüller alıngan olur...
İçim burkulur burkulur...
Düşsem,
Düşüp yatsam yataklara,
Sen gelirsin yine aklıma...
Hani çocukmuşuz, hasta olmuşuz
Gözlerimiz baygın, buğulu
Yanaklarımız al al, ateşli,
Dışarda oyunlar oynanır neşeli
Kalkamaz yataktan
Kesiliriz ya iştahtan hani...
Öyle işte, boynum bükülür
Sen gelirsin aklıma öksüz, yalnız
Bakarım camdan, yoksun
Burkulur içim....
Ölsem,
Ölüp gitsem mesela,
Nasıl öldüğümü bilmeden, aniden.
Sen gelirsin aklıma yine...
Hani ölmüşüm de
Sevdiklerim, sevmediklerim,
Üzgün, ağlamaklı herkes.
İyiliğim, güzelliğim, bahtsızlığım,
Pişmanlıklar, keşkeler, feryatlar..
Ürpertiler rüzgarla karışık,
Sessiz dualarla örtülür ya toprak...
İçim burkulur, üzülürüm..
Ölüp gittiğime değil de
Seni burda yapayalnız, bensiz
Koyup gittiğime yanar, yanar içim...
Sen aklıma gelince
Sessizce akar süzülür gözyaşım.
Sevdiğim, yoldaşım, aşkım...
Burkulur yanar içim...

Nurdan Ünsal


Misafir 11 Kasım 2007 16:55

Yalnızlık ÜzerineKaranlığın ecel gibi üzerine çöktüğü İstanbul'un
İzbe,daracık sokaklarında bir gece yarısı
Dudaklarımda hüzün kokan şarkılar fısıldayarak
Yürüdüm saatlerce, gölgem yoldaştı yalnızlığıma
Nemli parke taşlarını saydım birer,birer
Boşa geçen ömrümün boşa geçen günlerini sayarcasına
Meyhanelerinde durdum çokça,kapılarından hayal taşan
Kimine bakıp geçtim, kimisinde kadehler dolusu içtim

Ne dünü,ne bugünü,nede yarını düşünmeden çakırkeyif
Hisar üstünde, devrik çam ağaçlarının dibinde oturdum
Yarasaların çığlık, çığlığa uçuştuğu o saatlerde
Ben yalnız fakat mutlu.. yıldızlara gülümsüyordum.
Erkan


Sedef 21 11 Kasım 2007 16:55

Yalnızlık Çiçekleri

Soğuktu tüm sokaklar
bulanık gökyüzünün yansıdığı yol
bir özlemi hatırlatır bana
ışıklar sonüktür ve soğuktur kaldırımlar
kucaklamaz beni
ne yapsamki hasrete emanet duygular
bir kağıt gemi gibidir..

ışık bir huzmede batardı gözlerime
ben karanlıkların adamıydım
gündüzlerin değil
her gece bakardım siyah camlara
gözlerim dolardı
anlatamazdım çaresizliğimi
ağlardım
kimsecikler bilmezdi
çünkü yalnızdım sen gidince
kağıt gemiler çoktan yol almıştı
yeni ufuklar onların olmuştu
belki götürmüştü melekleri
ben ise yalnızdım
yüreğime dokunurdu her gece
yalnızlık çiçekleri

Kadir Duman


Misafir 11 Kasım 2007 16:57

YalnızlığımEzerek çıktın ya iskelemin yüreğinden,
ne ben çıkıyorum kıyıya,
ne sen dönebiliyorsun
yanlızlığımın açıklarına..
İsimsiz Şairler


H€L€N 11 Kasım 2007 17:04

...Gittin Ya...


Gökyüzünü yine sen ve kardeşlerin kaplamıştınız pırıl pırıl ışıldayarak
Bense bir sigaramdan bir senden nefes çekmekle meşgul
Sigaramın ateşi gibi sensizliğin yanmışlığıyla kavruluyorum.

Kim bilir şimdi nerelerde, kiminle hangi gönüldesin
Bu kadar mı acıtacaktı içimi bu ani gidişin
Bu kadar mı yakacaktı bu kopuşun
Acılar denizine gömdün ayağıma taşlar bağlayarak


Ben seni ne çok sevmiştim senin için ömrümü yoluna sermiştim
Her gecenin zifiri karanlığını aydınlatan gözlerinde kaybolmaya
Güller açtıran gülüşünü mimiklerini izleyip gülmeye,
İçli o denli güzel söylediğin 'elbet bir gün buluşacağız' diye başladığın şarkına
Öyle alışmıştım öyle benimsemiştim ki hiç bunlardan kopmayacağımı zannetmiştim

Aynı acıları farklı yerlerde bize çektiren bu kader değil miydi? Bizi yan yana getiren,
Tüm umutların tükendiği, toprağımızın çatlayıp kuruduğu zaman yağan yağmur misali
Bizi kavuşturan aynı dere yatağında sürüklenmemize sebep olan.
Öyleyse neden bu ani kaçışın, sen bunu yapmazdın be gülüm söyle hadi söyle
Söyle ne olur yaratan aşkına söyle neydi seni insafsızca değiştiren.

Ben artık bittim, eski günlerime dönmek istemiyorum artık sensiz yaşamak mı asla.
Alışamıyorum anla sensizlik inan öyle zor ki tüm dünyayı yükleseler omzuma
Ne bu kadar zor gelirdi ne de bu gidiş kadar acı verirdi güçsüz şu vücuda,
Hiçbir şeyim düzgün gitmedi ki şu dünya da baksana yaradana ettiğim dualar,
Sensiz olacaksam al canımı diye ettiğim feryatlar bile tutmuyor kabul görmüyor
Ah canım ama inan bu acı bu yıkılmışlığa rağmen hala bu gözler seni bekliyor.

Khan


Misafir 11 Kasım 2007 17:14

Yalnız Gazelyollara gazel diye bir aşk gizledim yalnız
her kozada sır gibi seni düşledim yalnız

ben senin dağlarında şarkı söylemedim hiç
toprağında süründüm, aşkı diledim yalnız

göğe bir şey dokundu döndü yağmura yüzüm
dokundukça saçıma bir can bekledim yalnız

yalnızlık kollarımda büyüyen bir sarmaşık
bu şulesiz yangında bir ben özledim yalnız

sana ne çok benziyor üşümüş her tomurcuk
kapında bir bekleyiş oldum izledim yalnız

sağnakta şemsiyesi yoktur hiçbir şairin
bir aşığa özendim şiir söyledim yalnız

bana bir düğün getir gözyaşlarından başka
sevdan ağır suç ise ben aşk istedim yalnız...
Mehmet Şamil Baş


H€L€N 11 Kasım 2007 17:43

Kovdum Kendimi Yüreğinden

Sevdanın denizlerinde rotasız bir gemiydim.
Sana yolculuğa çıkmadan önce,
Bütün aşklarımı, acılarımı, sevinçlerimi bir kenara koyup,
Azıksız birtek yüreğimle baş koymuştum bu yola.
Yolum uzundu, karmaşıktı ve tehlikeliydi...
Tüm bunları biliyor, bile bile lades dercesine
İstiyordum bu sefere çıkmayı...
Ancak ben sana ulaşmaya çalıştıkça sen kaçıyordun.
Senin yanında olmak, sesini duymak için
Sarfettiğim bu çaba öylesine güzeldi ki...
Bir gün ışığın göründü uzaktan, işte ordaydın!
Arkamda bıraktığım bir nokta olarak kalmış
Sen önümde büyüyordun, gülen gözlerinle beni çağırıyordun...
Önce ellerini tuttum, sonra gözlerine daldım...
Senden aşk dilerken, sen gerçekleri sundun önüme...
Sevdalarımı sorguladın, rüyalarımı benden geri aldın.
Bu fırtınalı denizlerde sana duyduğum ihtiyaç,
Senin yüreğimi tokatlayan sevdan beni isyankar etti...
Düşünemiyordum artık, geri dönülmez bir yola girdiğimi biliyor,
Ancak bu yolda her pahasına yürümeye karar vermiştim.
Kırgınlıklarımızla, hasretimizin koynundaki acıyla,
Geceler boyu başbaşa kaldık, sorular sorduk kendimize...
Nereden başlarsak orada bitirdik, bir çıkış yolu bulamadık!
Ve sonunda bu denizin sonu görünmüştü...
Daha karaya ayak basmadan, fırtınalar dalgaları çağırdı kükreyerek...
Gücüm kalmamıştı, bilinmez bir yola doğru gittiğimi biliyordum!
Çaresiz kollarımla birkez daha sana ulaşmayı denedim.
Ancak sen duymuyordun, belki de duymak istemiyordun.
Ancak beni görüyordun.
Çaresizlik denizlerinde kayboldum sonra.
Sana sevgiler getirmiştim oysa.
Bu yaşamdan küçücük umutlar derlemiştim yüreğimde...
Onları büyütmüş sana armağam edecektim, olmadı işte...
Ne kadar istesem de senin o kapalı yüreğine girmeyi beceremedim.
Şiirlerim, sevdalarım ve gecelerimle başbaşa kaldım.
Bir kez daha yenildim aşka... bir kez daha yenildim çok sevmeye...
Şimdilerde gönlümün yelkenlerini toplamaktayım.
Tövbeler ettim, bu denizlere bir daha çıkmamaya...
Bir daha hiçbir yüreğe girmemeye yeminliyim!!..
Seni kendim kovdum, yüreğinden...
Bir daha girmemeye, bir daha sevmemeye söz veriyorum...
Seni sevdiğimi, kurda, kuşa söylüyorum;
Ama asla
Aşk dilemiyorum.
MEHMET AY


Misafir 11 Kasım 2007 17:46

Çöl Yalnızlığıİçlenmiş sırlarımla geldim
bakisin sabrımdı
gül dağına kırağılar düşmüş
sevmecilerine daldım
seni her görüşümden sonra
oturup adam gibi şiirler yazdım
gidişinle parelenen yasamım
nazarim oldu çöl yalnızlığım
durmadan çeken uçurum
ve çöl yalnızlıkları,yalnızım
cerenim
kaldığın yer çöldü
varacağın yer yine çöl
not;bizim dergi de yayınlanmıştır saygılar
Mehmet Söğüt


H€L€N 11 Kasım 2007 19:56

AY IŞIĞI

Ay ışığı kutsal sevgilim
Fısıltıların yumuşak toprakta
Ayak izlerime doluyor
Sen de terkedip gitme
Sularla oynaşmaya
Doğur beni ışığınla
Lekeli yüzüne
Bulaşmış gibi yeni bir iz
Şarkımızı çalıyor dağlar
Haydi dans edelim özlemle
Çakışsın bedenlerimizdeki giz
Mırıl mırıl büyüsün başaklar
Barış içinde çoğalsın sevgimiz.

A.Kadir Bilgin


H€L€N 11 Kasım 2007 20:54

SEN YOKTUN...
Kar kesti yolu
sen yoktun.
Oturdum karşına dizüstü
seyrettim yüzünü

gözlerim kapalı.
Gemiler geçmiyor uçaklar uçmuyor
sen yoktun.
Karşında duvara dayanmıştım
konuştum konuştum konuştum
ağzımı açmadım.
Sen yoktun,
ellerimle dokundum sana
ellerim yüzümdeydi.


Nazım Hikmet Ran


Misafir 11 Kasım 2007 21:40

Yalnız Geldim Yine Yalnız Giderim



Gurbetlik dokunur yine bu aksam
Batmakta olan güneşle biterim
Yildizlar cogalirken gökyüzünde
Yakilan mumlar misali eririm

Yazlar kislar gelir gecer üstümden
Bir atesim ne azalir ne sönerim
Rüzgar gelip oksadikca sacimi
Ben oturur dizlerimi döverim

Ana baba gardaş yetti hasretlik
Biri biter biri baslar çekerim
Sarilacak dostumda yok yanimda
Yalniz geldim yine yalniz giderim

Seher yeli dokunmayasin bana
Bir kuru yaprak misali titrerim
Hep sen gelip oksadikça saçimi
Ben oturur dizlerimi döverim.



i.k


nünü 12 Kasım 2007 12:00

yüzümü dönüyorum kendimi görüyorum sende
seni kendimde özlüyorum kendimi sende kalabalık
sessizlik bozulurken gözlerimde kum taneleri ağrınız
başımı koymuşum açlığına kuşlar kanatlanırken yönsüz
ne zaman bi grup inse gizlerime
dönüp o an eskitiyorum tüm korkuları dilsiz

Fadıl Öztürk


HayLaZ61 12 Kasım 2007 13:44

UMUTLARIM VE BERABERINDE GELEN YEMINLERIMI HIPOTEKLEDIM
CAMURLU AYAKLARIMI SURDUGUM
ANNEMIN IPEK HALISI UZERINDE
HIC BILINMEMIS ASK DESTANLARI FISILDADIM
SEVGILIM YALNIZLIGA
SABAHIN ILK SIGARASI OLUP
ICIMDE BIRAKTIGIM ZEVKLE
ZEHIRLEMEK ISTEDIM KENDIMI ...
HUZURA ADAMAK ICIN SON ANLARIMI
UNUTMAK
GOZLERINDEN SUZULEN KARANLIGI
VE KILITLEMEK
ICIMDEKI UMUTSUZLUGU SONSUZLUGA
YOKETMEK
BEYNINDEKI AGLARI
VE YARATMAK
ICINDEKI KORKUDAN
IKI KUCUK GOZBEBEGI
HEDIYE OLAN SEVGILIM YALNIZLIGA


H€L€N 12 Kasım 2007 13:47

YA SENİNLE YA SENSİZ

Ya hep ya hiç sevgilim
Ya seninle ya sensiz
Olamaz başka biri
Ya seninle ya sensiz

İstersen al at beni
İstersen yarat beni
Dağ gibi deniz gibi
Ya seninle ya sensiz

Olmasa da sevenim
Ağlayanım gülenim
İlk sözüm son yeminim
Ya seninle ya sensiz

İstersen sevme beni
İstersen bekle beni
Taş gibi toprak gibi
Ya seninle ya sensiz

Yalnız bir mevsim değil
Yalnız bir bahar değil
Her zaman her yerde bil
Ya seninle ya sensiz

İstersen öldür beni
İstersen güldür beni
Gün gibi güneş gibi
Ya seninle ya sensiz

sevda.tk


KENCISii 12 Kasım 2007 13:48

LAVİNİA
Sana gitme demiyeceğim.
Üşüyorsun, ceketimi al.
Gününen güzel saatleri bunlar
Yanımda kal.

Sana gitme demiyeceğim.
Gene de sen bilirsin.
Yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim,
İncinirsin..

Sana gitme demiyeceğim.
Ama gitme,LAVİNİA.
Adını gizleyeceğim,
Sen de bilme,


http://www.gify.nou.cz/fa2_andel2_soubory/a128.gif

http://www.gify.nou.cz/r_ornament_soubory/or37.gif


H€L€N 12 Kasım 2007 13:53

Gitme...

Gitme kal bu sehirde benimle paylas yasami, birazdan toplanacak çöplerin içine atalim yalnizligimi eksik olan yarilarimizi tamamlayalim. Yeniden sekillendirelim bu sehrin arka sokaklarini iyiligini ve temizligini bulastiralim onlara. Sen den uzakta bu gece yüregim binlerce parçaya bölünüyor ve her bir parça milyon kere parçalaniyor gecenin karanliginda tam ortasinda. Ne olursa simdi olacak gerisi ötesi yok artik.
Saatler gece yarisini çoktan geçti birazdan sabah ezanlari haykiracak ulu çinarlar gibi yükselen minarelerden ve sensiz bir benin oldugu sehrin üstünde.
Gecenin tam ortasinda bir yürek haykiriyorsa susmali evren hiçbir ses bir yürekten daha anlamli ve derin konusamaz bu saatlerde.
Gitme kal bu sehirde ne olur, neler olacak bir bilsen gidisinle konusturtmazsin beni böyle uzun uzun.

Kavgalar olmayacak artik bu sehirde, insan onuru ayaklar altina düsmeyecek, açliktan ölmeyecek hiçbir çocuk, bombalar patlamayacak ansizin gün ortasinda artik, gitme kal güzellikler seninle varolacak bu sehirde.
Çitirtilarini dinle yitirilmekte olan bahar aksamlarinin. Bir kadinin çigligi yükselecek birazdan beyoglunun arka sokaklarindan, bir genç kizin umutlari bes paraya satilacak karanlik pis odalarda, bir erkek olabildigince rezillesecek gecenin yarisinda, bir ana çaresizlikten sokak lambalarinin aydinliklarinda mendil açacak, gitme kal bak neler olacak sensiz yasadigim bu sehirde.
Katlanabilirim saniyordum gidisine zaten yoktun ki yanimda ve elinde olsa kalacagini bildigim için izin vermistim istemeyerek ama pismanim,yanilmisim, geri dön sensiz yasanmiyor bu sehirde.
Simdi uzaklarda bensiz bir yerlerde baska gönüllerdesin ama ben hüküm sürmekteyim senin gönül sarayinda biliyorum.
Gece bütün verdigim sözlerden geri döndürecek kadar deli akmakta yüregime, reddediyorum sensiz bir hayati ve hesap soruyorum seni benden ayiran kaderimden. Bana birileri bir seyler söylemek zorunda gecenin gözü kara, damarlarimda deli bir kizin kani dolanmakta ve her türlü felakete müsaitim bu gece. En dipsiz kuyulardayim bu gece sensiz, en deli hayaller düslerimde, ve korkuyorum bu gece ilk defa sokaktaki serseriden gecedeki bilinmezden degil bu gece kendimden korkuyorum.
Erciyes geri istiyorum sevdigimi senden duyuyormusun. Istersen buzlu tepelerinde yatarim günler geceler boyu ama geri ver sevdigimi bana. Erir buzun kalmaz hükmün aglatma beni geri ver sevdigimi bana.
Dinle sevdicegim sen dinle beni. Yüreginin kapilarini arala biz seninle konusmadan anlasirdik sadece beni hisset bu gece.
Baska elleri tutmasin ellerin, baska gözlere dalmasin bal rengi gözlerin, ve daim olsun saltanatim yüreginde dinle beni yalnizca beni dinle, bu gece senin olan yüregim parçalaniyor yoklugunda duyuyormusun ..?
Sevda.TK


LaDymm 12 Kasım 2007 14:22

Yalnız
Yapayalnız koskoca dünyada
Bir ben birde yalnızlığım var
Yalnızlığım bana
Ben yalnızlığıma arkadaş
Elimi uzatıyorum
Gri bulutlar hızla üzerimden geçiyor
Tutamıyorum
Hafiften rüzgâr saçlarımı dalgalandırıyor
Çığlıklar atıyorum duyan olmuyor
Boşluğun
Boşluğun pençesinde çırpınıyor
Sesim çıkmıyor
Yüreğimdeki sesi duyan olmuyor
Gözlerimden yaşlar akmıyor
Beni benimle bırakmış
Yalnızlık çekilmiyor
ALLAH`IM dersse yanlızlık
Bana yanlızlık bir derse verçekse
Yalnızlığım bana doğru birşeyler anlatsın... HAVVA KALKAN


KENCISii 12 Kasım 2007 15:50

SİTEM *

Sitem bu sitem
Seni benden çalana,
Seni benden ayırana sitem.
Başka kollarda olduğun,
Beni ayyaş yaptığın,
Dipsiz kuyuya attığın için sitem.
Bu yüreğin altına elini koyamadığın,
Bu yüreği bitirdiğin için sitem.
Hissedemediğin aşk,
Soldurduğun busem için sitem.
Denizlere sel olup akıttığım göz yaşlarımı
Dalgalar vurur sahiline diye günlerce beklediğim için
Aptallığıma sitem.
Riyasız, çıkarsız, sınırsız davranıp,
İhanete uğradığım için saflığıma sitem.
Başımı dik tutamayıp onurumu, gururumu
Ayaklar altına aldığım için
Kendime sitem...


Misafir 12 Kasım 2007 16:27

Yalnız AdamYağmur damlasıyla
Su arasındaki fark
İnsanlarla
Senin arandaki farktır...

Ergin Kaya


H€L€N 12 Kasım 2007 16:53



YALNIZLIK MACERASI

Öyle yalnız kaldım ki hayatımda

Kimi gün öldüm kimi gün ilah oldum

Çok zaman annemin dizlerine hasret

Koydum başımı kendi dizlerime

Doya doya ağladım

Paylaşırsa dost paylaşırmış

İnsanın derdini sevincini

Dost ümidiyle ortalığa düşmeye gör

Hangi kapıyı çalsan kimseler yok

Hangi omuza dokunsam yabancı çıkar

Aşık mı olmadım taparcasına

Bir Mecnun geçti o çöllerden bir de ben

Diz mi çektirmedim alemde Kerem gibi

Ferhat gibi gürz mü sallamadım dağlara

Ne Leyla yar oldu bana ne Aslı ne Şirin

O gün bugün sırtımı kendim sıvazlıyorum

Sabahları sokağa çıkmadan evvel

Cesaret şairim, cesaret

Kendi saçlarımı okşuyorum geceleri

Sevgilimin saçları niyetine.


CAHİT SITKI TARANCI


Misafir 12 Kasım 2007 16:55

Vefasız Bebek

Hasretin kalbimdeki isyana sarıldı
Yanlızlığım gece kadehlerimle yudumlandı
Sensizliğin elimden düşmeyen resminle uyandı
Bak sevgilim sana fedağkarlığım haykırdı

Yürüyordum geceleyin efkarlıydım
Ama sen gene vermedin elini
Sana söylemiştim vefasız gelini
Bir daha tekrarlıyorum SENİ SEVİYORUM.


i.k


Misafir 13 Kasım 2007 16:19

Kirpiklerinle Yaz, Gözlerinle Mühürle

Bastı karanlığı gecenin; gülüm,
Kayalarda baykuşlar öter,
Sesleri duyulur, görünmezler kendileri,
Zifiri bir karanlık ki, sorma; korkutur yalnız olanı,
Usuldan bir dağ yeli eser ya dört bir yanımda,
Üşütmez adamı, üşütmez ya,
Yalnızlığım üşütür,
Yaprakları hışırdar karanlıkta meşelerin,
Ay karanlık sevdalım, ay karanlık,
Zifr bir gece,
Işık düşmez üstüme,
Yıldızlar kaynaşır gökte yalnızca,
Yıldız böcekleri uçuşur etrafımda özgürce,
Göz kırpar gibi,
Gülüşür gibidir ler halime...
Aydınlatamazlar içimi,
Pus düşmüştür duygularıma,
Ürpertir beni sensizlik, saçımdan; tırnağıma...
Seni hayal ederim,
İyi ki varsın canım,
Gözlerin var iyi ki,
Iışl- ışıl olur ruhum gözlerinin sayesinde...
Uzaklarda bir çoban türkü söyler,
Yanık mı yanık bir türkü,
"Kürdün gelini" dir türkünün adı,
Şimdi düştü yüzün aklıma,
Kürdün gelini de benzermi sana,
Aşıkmdır çoban gülüm benim gibi...
Kayalarda yankılanır türkü,
Bir sözü on kere duyarım ,
Bire on duygulanırım...
Ve vadide munzur suyudur akan,
Gecenin karanlığında,
Çağıl- çağıl, sesi kendisinden büyük sanırsın...
Ve munzurun kendisi derin vadide,
Bu zifiri karanlıkta,
Koca munzur; kararmış, incer gümüş biryol gibi...
Uzar da uzar, incelir uzadıkça.
Ve çobanının türküsüne eşlik eder çağıltısıyla...
Uzatsam elimi tutacak olurum ama,
Tutulmaz biliyorum,
İçimi çekerim çaresiz,
Ahh ellerin, ah ellerin olsaydı derim,
Çukurova pamuğu yumuşaklığında ki,
Güzel, ince, emsalsiz ellerin...
Gözlerim yaşardı gülüm, hölkelendim,
Hıçkırdım, duyacaklar gibi sessizce, hıçkırdım,
Oyuncağını kuyuya düşürmüş küçük bir çocuk gibi,
Ağladım sessiz sessiz,
Oyuncağı nasıl hayatının en kıymetli varlığı ise çocuğun,
Kuyuya inebilse inecek kadar sevdiği oyuncağı,
Ben de yalnızlığıma ağladım, o çocuk gibi,
İşte o an,
Kırk gözeler buz kesti sanki,
Bu yaz gecesinde,
Munzur mağaralarında ki sarkıtlar,
Zemheride,başımın üstünde bir mızrak oldu...
Munzurun çağıltısı duyulmaz, sustu, sustu, sustu her ses...
Tabiatın ortasında Yapayalnızım,
Kör gecenin içinde, ve sensiz...
Özgürlüğün adını sensizlik koyamam,
Yalnızsa seven, duyguları bir pranga mahkumu değilmidir gülüm...
Gel artık derim, gel, darağacı kur istersen,
İşte ağlamaktayım sensizliğime,
Boşa akmasın göz yaşlarım, Zamanıdır, gel, bir nefes ol bu zındana atılmış tutsak gönüle,
Ilık ve sevda kokan bir nefes,
Ve artık kararını ver derim,
Oturup yanıbaşıma,
Sen hakimisin sevdamın, ister idam, ister özgürlük ihsan et,
Ağlarım gülüm, ağlarım, gözlerim okka,
Gözyaşlarım mürekkep,
Yaz artık, yaz ama kendi kirpiklerini batır da yaz fermanımı,
Ve darağacını kur istersen,
Gözlerinle de mühürle fermanını,
Ellerinle yüreğime çivile ,
Ve gönül meydanında as beni...
Ne demiş şair : "seviyorum seni çıldırasıya"...
Olmaz ki ustam az gelir, az gelir bu,
Çıldırmak ne ki sevda çekene,
Çıldırmak, unutmanın diğer adııdıır, unutmak olurm ustam, olur mu ?
Ben de derim ki gülüm, Çıldırmadan hep aklım başımdayken böylesi,
Haykırayım : "Seni seviyorum, seviyorum ölesiye,ölesiye",
Hayda oku fermanımı,
Ya al beni gönlüne, kollarında yaşayayım,
Ya da gönder artık ölüme, uğrunda can vereyim...








i.k


nünü 13 Kasım 2007 16:50

Bu gece de...


O gecelerden biri daha…

Tek kişilik uyku bekler beni
Oysa tüm şehir sen…
Şehirdeki tüm sesler
Seslerdeki tüm dudaklar,
yine sen

Anlayacağın ana baba günü ortalık.

Düşlerin çıplaklığında
Üşür parmak izlerin
Ben üşürüm…
Arzularım kan ter içinde
ayazım sen.

Anlayacağın, sana titrer gece.

Kirpiğimde intihar eder gülüşler
Gönül kıyılarıma vurur kendini
İhanetinde bir hançer çıkar kınından
Delik deşik aşk
Pişmanlığın ben.

Anlayacağın iç çekişlerimdesin.

Şişe dibi öfkelerim
Sarhoşsa yıldızlar, benim yüzümden
Başımda döner, başım da döner
Birini üflesem sen soluğumla
Karanlığın ben.

Anlayacağın o gecelerden biri daha

Tek kişilik yağmurların efendisiyim
Gel gör ki gölgene kul köle.
Sensiz, ana baba günü yalnızlığım
Sen kaç kişilik uykudasın ?
yine sen...yine...

Anlayacağın bu gece de
Kendimle sevişteyim.

Arzu Altınçiçek


Misafir 13 Kasım 2007 19:44

Ayrılış

Gün batıyor, gün batıyor,
Veda etsem hepinize.
Ufuk kanlı bir denize
Dönüyor, sizi bıraksam.

Gün batıyor, gün batıyor,
Evimi, eşyamı, paramı
Nem varsa yaksam ve bir an
Kaybetsem kara bir duman
Arkasında hafızamı,

Koşsam, koşsam, koşsam, koşsam...




i.k


nünü 13 Kasım 2007 20:49

KARANLIĞIN SESSİZ İŞÇİLERİ

sevdasızlığın aralanıp da bir yerlerinden
sevda arayan dudaklara kilit vurulu saatlerde
beton dökülmüş yalnızlık duvarına çağrılı
karanlığın sessiz işçileri çalışır
kalın kabuk bağlamış mutsuzluklar içine gizlenen
mutluluğu çıkartmaya

dört bir koldan yontulur gece

kazıldıkça daha derinleşir
yaşlı çınarların toprağa saldığı köklere benzer
yürek odalarındaki yalnızlığın temeli
vedanın ardında kuruyan gözyaşları
bir martı çığlığı
vapurlara sallanan eller
hüzün dolu birkaç kırık ezgi
düşlerde tamamlanacak yarım sevda
vedasız ayrılığın kırıklığı

bronz bir gecedir eksilen

sevdasız gecenin bu kör karanlığına
ayrılığın hüznü yakışır
saatler paydosu gösterir
nasıl geldilerse beton dökülmüş yalnızlık duvarına
öyle sessiz
ve öyle derinden çeker gider karanlığın sessiz işçileri

kül rengi gece dağılır
Atila IŞIK


Misafir 13 Kasım 2007 20:52

Yalnız Kalırsın

Hiç bir güç yalnızlıktan üstte değildir,
Bir gün sende yalnız kalırsan, bunu anlarsın...
Ne varlıklar, ne güzellikler hep kalıcıdır,
Yaşadıkça gün be gün yok olduğunu anlarsın...

Düşün var mıydı daha dün, yüzünde şu çizgiler,
Peki ya şu beyazlar saçlarına ne zaman düştüler,
Bak gözlük te takmışsın, gözlerin mi sana küstüler,
Geri dön de bak, geçmişinden özüne ne kaldığını anlarsın...

Hani aslan gibi kükrer, kartal gibi de kapardın,
Ne zamandı o, sen ki her işin en hasını yapardın,
Kalabalıkta bir başına gibisin, neredesin, hani sen vardın,
Dememiş miydim sana bir gün yalnızlığını anlarsın...

Ne kadardır gittiğin yol, kendi gücünle, dimdik başınla,
Ölçüsü ne iyiliğinin-kötülüğünün, yarinle, arkadaşınla,
Sevdan, anıların da yalnızlar şimdi, sen gibi, bir başına,
Takatsiz bedenine baksan, ruhundaki boşluğu anlarsın...

Gördün mü gençlik aşkın da senin gibi, yorgun ve bitkin,
Yetti mi ayrılıklara varlığın, aklınla, beyin gücün,
Gönlün inzivaya çekilmiş, korkarak, duyuyorsun ölüme kin,
Demedim mi yalnızlığın tanrı'ya has ve paylaşılamaz olduğunu anlarsın,
En sonunda bir mezar taşında bir tek isim kaldığını anlarsın...



Bayram Tunca


Misafir 19 Kasım 2007 16:10

Daha Us

Taş atar aylara günlere gezegenlerden o,
Avuçlarında en bağnaz inanış, soyunuk.

Ver sen bir ölçek, bir ölçek daha, bin yıl ötesinden,
Aç gömüleri Dara'nın soyunuk.

Emmez ki bebe, dolmaz ki b****** annesi,
Nice emse emdirse, anlam soyunuk.

Bir kurt ulumaz, ama kılları delice büyür,
Bakımsız ormanlara, mağaralara, soyunuk.

Yetmiyor, yetmiyor bana bu yeryüzü yalnızlığı,
Burda bütün sevdiklerim soyunuk.


i.k


Misafir 23 Kasım 2007 20:49

Peşimde Yalnızlığım



"Günlerden kahrolası bir pazar,
İçimde dün gecenin ıstırap şarkıları."


Elimde fitili ateşlenecek bir sevda,
Gönlümde aşkın hazirun cetvelleri.

Nedir ulan senden çektiğim?
Krizantemler gibi işliyorsun benliğime.
Ben kurtarmaya çalıştıkça kendimi,
Daha da giriyorum köklerine hazanın.

Günlerden yine kahrolası bir pazar...

Söz vermiştin,
Ay yıkanmayacaktı batarken sularımda,
Patlamayacaktı maytapların her kahkahanda.

Ne oldu şimdi!!!

Geride bıraktığım ****** gecenin
Kalıntılarında perişanlığım
Ve zifiri karanlık gecenin tek ışığı olan
Safran sarısı saçların refakatındayım.

Bir de;
Bir de tabii ki,
Yaşam boyunca,

Peşimde yalnızlığımın...


i.k


Sedef 21 23 Kasım 2007 21:09

Sen de Git

Ah benim serseri gönlüm
Kırık dökük her yanı
Tutturmuş bir ayrılık türküsü
Çözüldükçe gönlümün bağı

Ne bir dosta sarılabildim
Şöyle doyasıya
Ne omuzlarında ağlayabildim
Göz yaşlarımla boğulasıya

Ne ağlarım,nede gülerim
Ama yoktur hiç pişmanlığım
Sevmekse tek günahım
Hadi sende git durma
Anladım..
Benim tek dostum,yalnızlığım

Burhan Küçük


Misafir 25 Kasım 2007 17:34

Anla Artık

Gözlerimi odakladım gök yüzünün sonsuz maviliğine
Yıllardır hep sen girdin,yalnız hayallerime
Her şeyden çok sevdim seni
Havadan,sudan,hayattan bile
Senden başka bir düşüm olmadı
Canlandıramazdım gözümde seni,
O kadar güzeldin ki seni hayal bile edemezdim çoğu zaman.
Yıllar var ki ben sana aşığım,
Gecelere sor,yıldızlara sor,
Seni nasıl sevdiğimi ..



i.k
</B>


DarkAngel_83 25 Kasım 2007 17:57

~Beklemek mi gitmek mi oldu adın, hiç bilmedim~


Beklemek mi gitmek mi oldu adın, hiç bilmedim.
Gittiğim zamanların bekleyeniydi yerin,

Geldiğim zamanların gideni.



Kocaman uğultuların gözü yaşlı sessizliğiydi sende durmak, sana bakmak ve belki her gelişte senden gitmek.



Bir valiz dolusu kimsesizliği sırtlanmaktı sana gelmek; kente bırakılan yalnızlıkları umuruna bile almadan… Yalnızlık basamak olurdu kimsesizliğime ve sen kimsesizliğim olurdun.



Gelmek alacanın beyaza döndüğü bir gülümseyiş, gitmek akşam kızıllığı kaplı bir ağlamaktı senin yüzünde ve sana her bakışta basamak basamak tırmanırdı gözyaşlarım yerçekimine inat gözlerimden gözlerine.



Sesine de sessizliğine de yoldaş ederdin kıyına gelmiş çığlıkları. İnleyen her vapur düdüğü, yalnızlığına tecavüzdü. Sen kalabalıklaşır, ben yalnızlaşırdım...



Bazen bir kaçıştın sen. İçinin duvarlarına suçumu haykırdığım. Kaçandım.. Tanıktın... İs rengi sesin ihbar ederdi beni, kimseler duymazdı…



Ve ne zaman sana baksam gözlerimden avuçlarıma kusuyorum geçmiş diye içime kilitlediklerimi. Siyah beyaz hayaletler dans ediyor hayat ayamda. Müzik kırgın, gitar ağlamaklı…
Bir şarkının dizelerinden asıyorum kendimi boşluğa. Ellerin yok. Sesin gömülmüş içine. Bağır şimdi. Bağır çağır… Sustur çığlıklarımı sana...
Yan, yak.



Bırakma öyle; öleyim gitmelerin ertesinde.
Bil sözlerin düştüğünden beri içime, an’ ın gerçekliğinde Hak’ tı her şey.



Kelimelere asılı heceler tersine döndü, gizlendi isimler.



Yüreğimin kalemiyle yazıyorum; gözlerin kapalı oku sevdiğim...


Misafir 25 Kasım 2007 20:28

Yalnızlıklar İçinde

İşte gemiler gidiyor,
Bırakıp beni kumsalda.
Kırık gönlüm ;
Koskoca bir ıssız ada
Her yanda yalnızlık
Her yanda hüzün var.
Ne sevenim
Ne gülenim yüzüme
Yalnızım,yalnızlıklar içinde




i.k


nünü 26 Kasım 2007 14:14

Sahildeki İzler...

Kalbimin kumsalındaki ayak izleri
Son dalgada biri hariç, hepsi silindi
Olma, yüreğim diğerlerinin esiri
Sahile vuran ne varsa senin yelindi...

Boynu bükük yaralı sensiz yüreğimi
Saldım yıllarca dipsiz kuru umutlara
Bir türlü anlatamadım ah...hislerimi
Haklıydın, ben de çekemem artık kendimi...

Çok istedim, alamadı kimse yerini
Öğrendim sensizlikle gerçekten sevmeyi
Bıraktım aşk salımı engin denizlere
Kim bilir bir sahilde rastlar sana diye...

İbrahim Ethem Bingül


Misafir 27 Kasım 2007 18:24

Yalnızın Durumları-IIYanar
Sobasında
Yalnız'ın
Üşüyen
Bakışları.

Lambasında
Karanlığa dönük
Bir ışık
Titrer
Sönük-sönük.

Penceresi
Dışına kapanmıştır,
Kapısı
İçine örtük.
Özdemir Asaf


KENCISii 2 Aralık 2007 04:38

Sensiz Olmuyor


Olmuyor birtanem, boşver olmuyor,
Boşver demeyle acılar son bulmuyor,
Boşa koyuyorsun dolmuyor, dolu zaten almıyor,
Ne olursa olsun senin yerin dolmuyor.


Kaldırımlar bomboş, tabelalarda sanki ismin yazıyor,
İnsanlar acı acı yüzüme bakıyor,
Kafamdaki hayalin bana kızıyor,
Ve yine gün bitiyor, sensiz olmuyor.

Sana gelen yollar, yine yerinde duruyor,
Yine çocuklar ellerinde mendil satıyor,
Çukurlara giriyorum artık kimse kızmıyor,
Ve yine gün bitiyor, sensiz olmuyor.


nünü 6 Aralık 2007 19:36

trende biletsiz sevdalar vardı
vagonlar kaçaklara göz yumarlardı
aksada yüreklere kar pınarları
sevdanın arkası var ardı bahardı

istanbul ağlıyor sen ağlıyorsun
hadi git git artık (sevdiğin bekliyor) ne duruyorsun
yolcular hep kaçak bizse tutuklu
gözler ağlıyor tutkulu çocuksu

yıldız avlarım göğün mavisinde
her dem bakışlarını gözlerinin deryasında
pusu duran ellerimi sana tuzaklarım
her tetik düşürdüğünde gözlerin ölüme az kalır
yanlız gördüya gelir bende kalır yanlızlık uzar geceler
istanbul'a yağmur yağar karla karışık
karı ayıklar yağmur kokularını alırım koynuma
ot koyarım göz ucuma anlarım yine yangın yine hasret
yıkanan istanbul'dan düşen payıma
bide yüzünün giderken ki ıslaklığı

gül damlası düşmüş ateş yurduydu
dağlara dil uzatan narlı kuyuydu
yağsada gönüllere gam geceleri
ceren yarasında aşk(dert)büyütürdü

istanbul ağlıyor ben ağlıyorum
hadi kalk gel artık dayanamayıyorum
yolcular geldiler sen yoksun içinde
yüreğim can veriyor acılar içinde


nünü 9 Aralık 2007 19:29

Küçük bir sandalın hikayesi yalnızlığım.
Dev gemilere inat okyanuslara açılan.
Kaybeden kendini ufuklarda,yön bile bulamayan.
Büyük denizlerin dalgalarında yitirilen sevgilere,
Neler adamıştı deniz kızları bir gizemin peşinde.....

Kırılgan yakamozdan düşleriyle umarsız
Nelerden kopmuştu yürek,soğuk sularda...

Susuyor şimdi deniz, martılar ve gök yüzü,
Yalan ruzgarlarında...
Deniz kızlarının yansıyan ışıklardan, gülüşleri donuyor
Suya hasret, sudaki ellerim bir sıcak dokunuş gibi.
Geri versinler artık korsanlar çalınan hikayelerimizi
Balıkçılara kaptırdık,
Dipteki hazinelerimizi...

Yalnız kaldım karışmadım yalancı okyanuslarınıza!
Peşinde değilim incilerin çok pahalı da olsa! .
Bir olmanın bedelini arıyorum mavilerde...
Dalgalarda yalpalanan, çırpınan bedenimle....


yüksel2 10 Aralık 2007 23:27

GARİPÇİK

Bahçemde Yusufçuk adlı kuş
Öter hep; Necipçik, Necipçik!
Bir iğne, kalbime sokulmuş,
Başımda küt diye bir dipçik.

Tabiat, gurbetten bir pusu;
Çırpınır, denizi arar su.
Haykırır, baykuşu, kumrusu:
Var yürü, garipcik, garipcik...
N.F.KISAKÜREK


Sedef 21 10 Aralık 2007 23:32

yalnız

`Karıcığım çayı koydun mu?` dedi,
Kalktı çayı koydu.
`Karıcığım sofrayı hazırladın mı?`dedi,
Gidip sofrayı hazırladı.
Sofraya iki bardak koydu,
Biri boş kaldı.

Ahmet Ünal Çam



Saat: 07:32

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık