MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Yalnızlığıma (Yalnızlık) (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/8336-yalnizligima-yalnizlik.html)

miss_didem 11 Aralık 2007 10:43

HOŞÇAKAL

başı sonu karanlık
çıkmaz sokak
derin...
uyanılması zor bir rüyadayız şimdi
son sözcükler dökülüyor dudaklarımızdan
kan kırmızı
bu son sarılışımız

peki gerçekte nerede kalmıştık?
sevdam!
yanlızlığımın adını sensizliğe çeviren kim?

iç acılarımı parça parça bölüp
gözyaşlarımın akıntısına bıraktım
küçük kağıttan gemiler gibi
dolaşıyorlar yanaklarımda
yaşanabilmiş bir çocukluğa benziyorlar
benden uzakta
bakışlarımın ağırlığı bundandır
tabessümlerim
suyu çekilmiş bir denizde
dibe vurmuş gemilerin enkazını taşır
bu yüzden tebessümler hiç yakışmadı siuletime

yalan kalmış bir gerçeğin efkarıyım
yalanları var ama yalan değil...
sevdam!
sancılı gecelere mahkum bir aşkın
müebbet firarıyım
ve bu sevda olsun tükenişim varsın
şehir şehir-diyar diyar kaçışım olsun
sebebim olsun sevdam benim
son nefesim son yaşım
son damla kanım
sevdam!

ne kadar sensizlikle başlayanı varsa
sildim sözlüğümden tümcelerimin
silince sensizlikleri...
´sen´li hiç bir cümle kuramamışım meğer ben
´sen´ anlamını yitirmiş
yabancılaşmış bana artık
ve hiç bir lügatte kalmamış açıklaması
ne yazık!

artık...
hazırım ayrılık!
gel al beni
çok gördüğün bu sevdanın son uykusundan
yarı silik son rüyasından uyandır
gel yak ateşinle beni de
al götür dipli dipsiz tüm karanlıklara!...

ve sen sevdiğim
aynı ateş yakmasın seni de diye
beni unutla kal!
sevgilerle kal yeni yeni
ben bitmeliyim...
ayrılık savurdu bizi
savurdu parça parça!
düş sen düşlere
pembe gülüşlere
sıkı tutun/devam et...
ben bitmeliyim
bensizliğe kalma sen
unutla kal sevdiğim!
tek dileğim senin için
umutla kal
sevgilerle kal yeni yeni...
hoşçakal...
sevdam!

hoşçakal!...


alıntı


yaremce 11 Aralık 2007 12:01

http://img101.imageshack.us/img101/5331/14dj5kr5.jpg

<<<Senin Kıyıların Beni Kabullenmedi>>>

Büyüktü sevdam benim,
Kendimden ve sevgimden çok emindim...
Sana ve yüreğine eş bir sevgi vermek için elimden geleni yaptım,
Ama görüyorumki benim sevdam sana uzak düşmüş...
İlk sana şiir yazdım,
Aşkı ilk sende tattım,
Kalbimin kapılarını ilk sana açtım...
Ben bir gemiydim,
Sense bir liman...
Kıyılarına karşı ne kadar halat attıysamda,
Uzağına düştü be sevgili....
Ben sana yanaşamadan,
Dalgalar aldı götürdü beni...
Sonunda giden sendin! desemde
Gitmek zorunda olan bendim...
Senin kıyıların beni kabullenmedi sevgili,,,
SENİN KIYILARIN BENİ KABULLENMEDİ!
alıntı


nünü 11 Aralık 2007 13:30

Yanlızlık paylaşılmaz
Paylaşılırsa yanlızlık olmaz

Yanar sobasında
Yalnız'ın üşüyen bakışları
Lambasında karanlığa dönük
Bir ışık titrek sönük sönük
Penceresi dışına kapanmıştır
Kapısı içine örtük
Bir sözde saklanmış bir yalanı
Bir gözde okuduğundan
Bakmaz kendi gözlerine bile



jöly 11 Aralık 2007 23:08

Yalnızım

aşk mıdır söyle
seni sensiz yaşamak
yokolmak sensiz sevişmelerde

uykusuz bu gece
sensizlik ülkesinin sessiz
boğucu karanlıkları içinde
sular gibi yalnızım
sular gibi kimsesiz

akıyorum toprağı ve havayı soluyarak
sensin diye

bu gece bu gece
allahlar kadar allahsızım
uzaklardan gelen köpek havlamalarına
yağmurun son damlalarına
ağaçların en incecik dallarına
tutunacak kadar yalnızım


Celal Kabadayı


MaRCeLLCaT 13 Aralık 2007 16:02

https://www.msxlabs.org/forum/Yalnızlık
Yalnızlıkhttp://www.aruz.com/huya-siir/metin.gif
Yalnızlığımı büyütür kalabalık
Gökdelen'in gölgesine siner
Karanfil Sokak kalınlaşır
yoksul kadın çocuklarıyla
çöplerin üzerine konar
gözleri cam kırıkları
sevgilim gelir yalnızlığım büyür
çocukken gökkuşağına düştüğüm
gökyüzü gelir kirli güvercinleriyle.

Kimin öznesiydi mevsimler
işkence öyküleri kimindi
ayrılığın sesi miydi adımnlarım
suyu bekleyen uçurum mu
kanatlandım yalnızlığımla son mevsime
içimde bir kedi yavrusu. http://www.aruz.com/grafs/resim/kare.gif


nünü 14 Aralık 2007 21:35

Dışarda muhteşem bir yağmur var, toprağın yağmura sevincini yaşıyor yüreğim sevgiyle, ne olursa olsun uğrunda her şey yapabileceğin bir duygu aşık olmak, kimse bilmeyecek kimse duymayacak yüreğimdeki sıcacık bir küçük yaşamı ve onun yüce sevgisini, ilgisini.
Ardımda hızla devam eden bu şehir beni beklemiyor akşamları, o nedenle bazı şeylere geç kalmak korkum yok artık, yaşam bazen bişeyleri kaybedersin ve sonra onları geri kazanırsın ya, öyle bir döngüdür devam ediyor, şimdi bir küçük sevginin peşinde benide sürüklüyor. Dilim suskun yüreğim değil, ama suskunluğumu bozup burada konuşuyorum, her ne kadar harflere ve kelimelere yuklediğim duygular anlamsız kalıyorsa da, suya yazı yazmak gibi ifade edebilmeyi de seviyorum. Sevgisizliğe yalnızlığa direniyorum da sadece yaşam rüzgarına direnemiyorum, bıraktım kendimi rüzgarın yönünü tayin etmiyorum, sadece yaşıyorum nereden gelirse gelsin ılık bir esinti değdiğinde tenime huzuru buluyorum o kadar, sevgisiz acıları koymuyorum hayatıma. Beni sadece değer verdiğim sevdiğim birinden alamadığım şeyler üzüyor bunları hiç yaşayamamak da artık beni bir yalnızlığa itiyor, yalnız fakat yüreğimde bir sevgiyle yaşamak da var, onun da ayrı bir güzelliği var. Herkesin sessizliğine saygı duyarım da bir yüreğimin sessizliğine dayanamam, yüreğimin aşkı isteyen gevezeliğine ömrümün sonuna kadar katlanabilirim. Kendimi alıp yaşama dalıyorum ağaçtan düşen yapraklara özeniyorum, düşmek istiyorum ama incinmeden. Hayatıma hep sonbahar yalnızlığını koyuyorum, nerde yazlar kışlar nerede diğer tüm mevsimler. Birileri bana da yılın dört mevsim olduğunu öğretse, rüzgarın götürdüğü yere biriksem tüm duygularımla, hüznün karanlık gecesinin aydınlık sabahını hatırlasam kaybolan anılarımda. Rüyalarımda ki küçük kızın dediği gibi, tepelerden aşağı doğru bıraksam tüm üzüntüleri, rüzgar götürse hüznümü ve yalnızlığımı.


Misafir 15 Aralık 2007 22:38

Yalnızlık nedir?" diye sordu çocuk
Gülümsedi kadın
"Memeden kestiğimde seni
İçimde doğan boşluk gibidir" dedi.

"Kokundan uzak kaldığım an gibi mi?" dedi çocuk
"Ses sağnağında yüreğine tek bir tınının değmemesi gibi,
Düşsüz uyku gibi,
Renksiz düş gibi,
Çocuksuz ana kucağı gibi" dedi kadın.

"Yalnızlık nedir?" diye yeniden sordu çocuk
"Aşksız bahar gibi,
Kokmayan çiçek gibi,
Arı konmayan renk gibi" dedi kadın.
Hüzünlendi çocuk,
Gamzelerine iki büyük çaresizlik doldurarak
"Yalnızlık yavrusunun gözlerindeki çaresizlik gibidir" dedi kadın.

"Ağlatacak kadar güçlü müdür?" dedi çocuk,
Sarıldı kadın çocuğa
"Sana akan bu sevdam kadar keskindir" dedi
"Gülümsemene büyüttüğüm umudum kadar güçlü.."

"Acıtır mı insanın canını?" dedi çocuk
"Seni kaybetmenin korkusu kadar acı,
Senin gözyaşlarının ateşinden daha yakıcı" dedi kadın.

"Hep yalnız mıydın?" dedi çocuk
Daldı anılara kadın,
Eski bir aşkın kalıntılarında dolaştı biraz,
Biraz eski mutluluklara dokundu.
Çekingen.. Biraz da özlemli
Bugündeki yalnızlığını yaratan büyük aşkını düşündü.

"Hiç bitmez mi yalnızlığın?" dedi çocuk
O'nun gibi bakmayan
O'nun gibi gülümsemeyenler geldi aklına.
O'nun sarmalarındaki sıcaklığı yaşatamayanları düşündü.
"Büyük aşklar büyük yalnızlıklar doğurur` dedi kadın
Sarıldı çocuğa kadın
Umuda sarılır gibi
Yalnızlığını yıllara gömer gibi
Sarıldı sevdasının en güzel meyvesine...


SwEeT_StYLe 16 Aralık 2007 17:45

Bilmezler yalnız yasamayanlar,
Nasıl korku verir sessizlik insana;
İnsan nasıl konuşur kendisiyle;
Nasıl koşar aynalara,
Bir cana hasret,
Bilmezler.


miss_didem 17 Aralık 2007 11:29

Yalnızlığın Künyesi

Bir sevda düşün sevgili
tek başına yarım kalmışlığıyla...
Bir düş tut kendine çalınmış zamanlardan,
ihanet olsun adı aşkın.
Koynuna bir kolye gibi tak sonra,
Yalnızlığın hissizliğinde kaybolan
Ve her kayboluşunun kendine çıkan,
Issız caddelerin kör boşluğunu.
Çığlık çığlığa sussun otobüs durakları
dillenmemiş elvedaları...

Yalnızlık bir dipnot yüreğimin güncesinde.
Radyolarda intihar tadında şarkılar çalar
Tutsak bir haykırış filizlenir sağır duvarlarda
Özgür bir hasret, kör kuytularda yankılanır…
Kim duysa sesini kimsesizliğin,
Hiç kimse kalıyorum zamanın gölgesinde.
Üşüyen sokaklarda buz kesiyor yalnızlığım
Hani dokunsan diyorum,
Erir bütün benliğimdeki sen…

Sönerse ışıkları üstüme şehrin
Bir ben bulamam sana sunacak.
Kayıp bir ihbar olurum,
Gazetelerin üçüncü sayfa haberlerinde,
Yazarlar adımı benimde
Adı konmamış bir kayboluşun künyesinde…



ARİF ONUR SOLAK



LaDymm 17 Aralık 2007 14:59

Kirli banka oturdu
Açtı tabakasını
Bir sigara yaktı
Düşündü ve sordu kendine
?kimler içinde ne izler bıraktı?
Rötar yapma umuduyla
Yalnızlığın son istasyonunda durdu

beklediğinden erken geldi tren
?erken varsa bâri dedi?
çünkü bıkmıştı beklemekten

yüreğinden bir şeyler kopardı
gözlerinden de bir şeyler?
katık etti yavan lokmasına derdini
acıkmıştı
iştahla yedi
kendi kendini yıllarca
aslâ dilenmedi?

hiç kimsecikler yoktu
bir kendisiydi
bir de uzayan gölgesi
yalnızlığın son istasyonunda
çınladı durdu sesi?
KADİR KARAMAN..,,


nünü 18 Aralık 2007 10:01

Daglar Kiskandi Bizi
.
Yarim bir denizdim ben, diger yanimda sen olan.
Aceleyle birlesince biz, okyanuslardi yaratilan.
.
Sevdamizi oksayan dalgalarda,
sevgi içinde yüzerlerdi mutlu, sen yunus baliklari.
Büyürdü sularimizda hasret özlü, mercan adalari.
.
Ya rengini gözlerimden almis kahverengi yosunlar?
Ya doganin kutsal bestelerle sevdamizi fisildamasi?
Bu, öylesi tarifsiz bir doyumsuzluktu ki,
ikimiz de bilemedik bizi gözleyen, bize imrenen
zirvelerdeki kem gözleri.
.
Oysa gün loslugunda, gece karasinda
kiskançligin nöbetindeymis onlar!
.
Bir ufukta tüterken benim kahve bugusu gözlerim,
digerinde sevda yanigi dumanin yükselirken senin;
kara kara bulutlarla, hirçin rüzgarlar gönderildi üzerimize.
Alt üst olacagimiz firtinalarin baslangiciymis bu megerse...
.
Eskimeden, eskiden kalmis
sevda çatlaklarinda sen ayni kalirken,
içimdeki kiskançlik közlerinde
buharlasmakta benim mavim...
.
Biraktigimiz izler nefret yosunlari, inat çamurlari...
.
Eksilmis ruhumla yorgun bedenimde
zorlanmakta çilgin sevgi dalgalariyla sinirlarim.
Bosa akan pinarlarimda solarken sular, uyumakta renkler.
Kurumus, yikinti bir dünyada can çekisen,
karaya vurmus umutlardir korkularim.
.
Ya her gün az, biraz yikilirim,
ya da bir gün, birden yok olurum...

.
27 Ocak 2007
Nesrin Göçmen


Sedef 21 23 Aralık 2007 02:26

Yalnız

Söyleyin duman duman biriken hisler
Kendine bir mecra bulur mu yalnız?
Vicdana maziden çarpan akisler
Derdime derman olur mu yalnız?

Buhranına dizgin vuramaz duman
Kapanan kapılar yaman mı yaman
Ömür için gonglar vurduğu zaman
Arkandan ağlayan kalır mı yalnız?

Mızrabınla dokunurken hicran teline
Aşkın dikenine sabrın gülüne
Sesin ulaşınca yaban eline
Yar olan bir ahı solur mu yalnız?

Bakmazdım encamına bu puslu yolun
Seslen gönül: “Sisler! İçime dolun!”
Bir gönle merhem olmamış kulun
Duaları kabul olur mu yalnız?

Kırılsa da kase, bade dökülse
Yerleri yalayan dilim sökülse
Şeyda-yı gül, kara yaslı bülbülse
Bir lahza ayık olur mu yalnız?

Açsam sinemi savursam yere
Sanırım geçmez yine değere
Ahımın telaşı batsa ciğere
Yarim benim yarim olur mu yalnız?

Uğur Gülsün


KENCISii 23 Aralık 2007 09:12

UMUT OLARAK YAĞMAK

Bir şiir okuyorum sevda ağıtları yüklü
Göklere sunulmuş, nice umut yüklenmiş,
Derken bulut olmak, göklere yükselmek,
Sevda çiçeklerine hayat suyu olmak
Sonra umut olarak yağmak istiyorum

Yağıyorum yinede,
Yağıyorum sevda çiçeğimi
Yeniden yeşertebilmek umuduyla
Ömrümün bu temmuz sıcağında
Can suyu olabilmek için
Sevda bahçelerinde
Açmakta olan
Can kırmızısı sevda gülüme.

Dudağının rengi,
Yanağında gonca,
Deniz mavisi gözlerinde aşk
Belinde rüzgarda savrulan etek,
Ellerinde sevda gibi erimek istiyorum,


yaremce 26 Aralık 2007 12:09

YALNIZLIĞIM ALENİ

Bugün biter mi bilmem... Yine yarın seninle doğup, sensiz mi batar günüm bilmem ki.


Yalnızlığım aleni. Sevgisizim!

Kıyafetlerim emanet durur oldu üzerimde, eriyorum göre göre gözlerim. Bu kez yalan söylemiyor aynalar, görüyorum. Seninle doyuruyorum karnımı belki de. Acıyor eşim dostum bakıp bakıp da halime, acıyorum.

Bilmem nasıl biter bugün. Halsizim...

Öleceğimden korkuyorum değmeden zavallı ellerim gül yüzüne, korkum aşar dağları da. Çekemem mi dersin kokunu içime. Hep ben değil miyim gördüğünde seni ağzı kulaklarına varan, yüreğinde bir kuş çırpınan. Kanatları canımı yakıyor bazen. Olmadığında sen, olmuyorum ben de.

Yalnızlığım aleni. Sevgisizim!

Ağlama diyorum gözlerime, Allah büyüktür. Bu kez kan damlıyor yüreğime. Yaşananlara sebep bulamayışımızın da kabahati bizde, yoksa hayatta sebepsiz ne var ki. Elbet bu da ödülsüz kalmayacak. Eşsin derken yüreğime, derdim oldun sonunda. Sığındığım Allahım sabrını da veriyor nasılsa.

Bugün bilmem nasıl biter. Halsizim...

Bu günlerde bilmem kaç kez gelip gidiyor elim telefona, tit tir. Kaç kez çevirip de kalıyorum son numarada bilmem ki. 'Kendimi yalnız hissediyorum' dediğimde bana güldüğünü hatırla. Yalnızlığımı seninle paylaşmış olmam mıydı buna sebep, yoksa komik mi olmuştum gerçekten bilmiyorum, kızdım kendime. Geçmiş günkü mutluluğum gibi sebepsiz mi sandın bunu da yoksa.

Yalnızlığım aleni. Sevgisizim!

Yaptığım en güzel şeylerden biriyken yazmak, beceremez oldum bunu da, saçma sapanım. Kalemi her elime alışımda ismin dökülüyor kağıtlara, delinin bellediği gibi bellemiş gidiyorum. Ne büyük bir felakettir insanın kendini kandırması bilirim. Düşüncelere düşüp de olur olmaz, inandırması kendini, düşüncelerden düşmesi. Şükür ki biliyorum gerçekleri. Tek derdim, bunu hak etmeyişim.

Bilmem nasıl biter bugün. Halsizim...

'Sevenim var, sevdam var' derdi bir şair. Neler saklar kendi içinde bu ufacık dize anlamayan anlamaz. Sevenle sevdan aynı noktadaysa yok senden güzeli, güllük gülistanlık olur da her yer, her şey; sevenlerin dağ olsa da yoksa sevdan bitmişsin demektir, farkında olmasan da, öyle eksik. Yüreğe ortak, yaşamaya sebep sevda.

Yalnızlığım aleni. Sevgisizim!


nünü 30 Aralık 2007 23:52

AYDINLATMAYACAKTIN SABAHLARIMI...
Tam da kara kislara yakalanmisken, unutmusken bahari.
Tam da orselenmisken yuregim acilarla, orslerde dovulmusken...
Umutlara darilmisken, unutmusken umut etmeyi.
Karanliklari yar, yalnizliklari yoldas edinmisken.
Kaptirmisken ruhumu serseri yagmurlara.
Tam kendimden vazgecmisken...
Girmeyecektin dunyama,
Yalanci uykular sunmayacaktin urkek uykularima.
Hatirlatmayacaktin uykusuz gecelerde nasil aglandigini.
Aldanmisligi cok gerilerde birakmisken,
Dondurmeyecektin yolundan duygularimi.
Kipirdatmayacaktin yuregimin yalniz kuslarini.
Acmayacaktin gonul pencerelerini sonuna dek...
Gozlerini surmeyecektin gozlerime.
Sevdanin o en cikmaz yollarina salmayacaktin duslerimi.
Benimsemisken boslugu,
Boslukla butunlesmisken yillar yili,
Onulmaz acilara kucak acmisken,
Direnmisken, yasama,
Yeni gelen gunle aydinlatmayacaktin sabahlarimi.
Ve butun bunlardan sonra,
Acisina vuruldugum aski,
Bir tokat gibi carparak suratima,
Imkansizligi zehir gibi akitarak ruhuma,
Curumeye terk edilmis bir tekne,
Yuvasi darmadagin olmus bir kus, calinmis bir yildiz gibi.
Birakmayacaktin beni yolun tam ortasinda.
Evet hayat devam ediyor... Ben biraz daha eksIk,
Biraz daha yorgun, biraz daha yenik,
Hayat devam ediyor.
Artik kapali yuregim, yeni acilara, yeni aldanislara.
Umudun soguk ikliminde defalarca yuzlestigim gecmis...
VE BUGUN...
SEN UZAKLARDA,
BEN BURADA...
Aziz EKICI



Sedef 21 31 Aralık 2007 00:00

Yalnız Adam

Ben yalnız adam.
Kaptırmışım kendimi sevdalara.
Sokaklar benim sevgilim.
Karanlık sokaklarda saklı gerçeğim.
Gizlemişim günışığının yalanlarını.
Suç ortağım olmuş sokak lambası.

Ben yalnız adam.
Ve sevdamın adı yalnızlık.
Uzak olayım herşeyden.
Aşktan ve sevgiden.
Uzaklaşayım bu dünyadan.
Güneşe yakın, dünyaya uzak.
Yükseldikçe başım arşa,
Daha da yakınlaşayım kara toprağa.
Özgür bir at olayım bozkırlarda.
Yeniden feth edeyim kıraç arazileri.
Ve yeşillendireyim her geçtiğim yeri.

Ben yalnız adam.
Sokakların sevdalısı,
Sevdalıların en acılısı,
Kendi dünyamın aynasında,
Baksam kendi yalnızlığıma.
Ve ağlasam,
Gülene kadar çocuk yüzleri,
Açılana kadar kardelenleri.
Hayata inat yeşeren ümitlerim,
Solsalar bir bir hayallerim.

Ey yalnız adam!
Sakın düşünme arkanda kalanları.
Boşver gitsin olanları ve olacakları.
Kapat sevdaya kapılarını.
Yık köprülerini yarınlarını.
Kaybedecek neyin kaldı ki yalnız adam?
Yalnız sokaklar ve sen,
Karanlık ve gerçekler,
Sevgi ve acı,
Yalnız adam ve sevdası.

(28.05.2001-İçerenköy-İST.-saat:03.00)

Erdem Demirkol


miss_didem 6 Ocak 2008 00:34

YALNIZ KALDIN MI
Sen yalnız kaldın mı hiç;
Hani insanın içine inceden bir sızı gelir ya....
O işte benim kalbimde
Bazen öyle bir titriyor ki engel olamıyorum...
O kadar söylüyorum senin bir sevgilin var seni de seviyor diye!
Ama sanki o beni duymuyor....
Kulaklarını kapatıyor beni duymak istemiyor...
Ve sanki bana...
O seni sevmiyor diyecekte!
Buna onun da dayanamayacağını bildiği için söyleyemiyor....

Arda Serdar KOÇER


miss_didem 9 Ocak 2008 15:33

YALNIZLIĞI DENEMEK

Gecenin ortasında ne işin var
Yıldızlara dokunma yanarsın
Bak birazdan ay da batacak
Karanlık bulaşmasın ellerine
Tersine döner yolun bulamazsın

İçi dışı uzay tozu yansımalar
Sahi mi yalan mı anlayamazsın
Bir rüya gemisi iskele sancak
Dokunup geçiyor hayallerine
Ağlayasın gelir ağlayamazsın

Sevmek insanın yüreği kadar
Küçükse büyüğünü taşıyamazsın
Yalnızlığı da dene oldu olacak
Nasıl yankılanır derinden derine
İyi midir kötü mü çıkaramazsın

İnsan insanı kendisi tamamlar
İçinde başka dışında başkasın
Eksikliğin fazlana elbet bulaşacak
Öbürü sığacak bunun derisine
Yoksa sabaha sağ çıkamzsın...

Atilla İLHAN


jarule 15 Ocak 2008 09:45

Yalnızlık

Gölgen gibidir yalnızlık
Gecenin ıssızlığı, karanlığı gibi boş ve soğuk.
Sarılırsın ararsın tutamazsın
yoktur çaresi.
Adı Yalnızlık
Yazılmıştır bir kere
Yiğit olsan da büker bileği,
Cesur olsan da sızlatır yüreği.
İçindedir sevgi, insanın tek dileği
Ateşten gömlek misali
SEVGİ SEVİLİM


miss_didem 15 Ocak 2008 19:15

YALNIZ

Yalnızlık paylaşılmaz
Paylaşılırsa yalnızlık olmaz
Yanar sobasında
Yalnız'ın üşüyen bakışları
Lambasında karanlığa dönük
Bir ışık titrer sönük sönük
Penceresi dışına kapanmıştır
Kapısı içine örtük
Bir sözde saklanmış bir yalanı
Bir gözde okuduğundan
Bakmaz kendi gözlerine bile

Özdemir ASAF


miss_didem 16 Ocak 2008 11:03

USTURA YÜZLÜ YALNIZLIKLARIMLADÜŞLER KURDUM BEN SENSİZKEN

Ben sensizken......
Üşüdüğümde ısınmak için gidişinde
Gözlerinden çaldığım ateşi
Gecelerin ayazına yaktım....

Ben sensizken.....
Uykularımı bir dilenciye verdim,sadaka diye
Ve gelen her geceye günaydın dedim

Ben sensizken.....
Düşler kurdum ustura yüzlü yalnızlıklarımla
Ve seni kesmesinler diye
Beynimden yaraladım kendimi,kalbim yerine....

Ben sensizken.....
Elimde kalan sensizlik silahının namlusuna
Dokuz milimetre ayrılıklar sürdüm
Ardı ardına kendime sıktım....

Ben sensizken......
Doğmamış yarınlarımıza ağıtlar yaktım
Gölgelerin aydınlığından sızan loşlukta....

Ben sensizken......
Senin geçtiğin yerlere basmadım
Bıraktığın izlere basıp,seni acıtmamak için......

Ben sensizken......
Maviler biriktirdim gözyaşlarımdan
Senli günlere dair.....

Ben sensizken.....
Kırılgan hayallerimi cam pamuklarına sardım
Üşümesinler diye
Kül artığı ellerimle.....

Ben sensizken....
Kendimleydim.....
Ben
Seni sevdim.....
Galip SİNECİKLİ


jarule 16 Ocak 2008 11:57

Yalnızlık

Gölgen gibidir yalnızlık
Gecenin ıssızlığı, karanlığı gibi boş ve soğuk.
Sarılırsın ararsın tutamazsın
yoktur çaresi.
Adı Yalnızlık
Yazılmıştır bir kere
Yiğit olsan da büker bileği,
Cesur olsan da sızlatır yüreği.
İçindedir sevgi, insanın tek dileği
Ateşten gömlek misali
SEVGİ SEVİLİM


darklive 16 Ocak 2008 21:48

YALNIZLIK.....

Geniş, siyah gölgesi hayatımı kaplayan,
Tepemde kanat germiş bir kartaldır yalnızlık.
Kalp çarpıntılarıyla günleri hesaplayan
Bir benim, benim olan bir masaldır yalnızlık.

Gördüm yapraklarımın bir bir döküldüğünü,
Baharda yaşamanın bilmedim nedir tadı.
Gemi yüzü görmeyen bir limanın hüznünü
Kimsesiz gönlüm kadar hiçbir gönül duymadı.

Bir ayna parçasından başka beni kim anlar,
Bir mum gibi erirken bu bitmeyen düğünde?
Bir kardeş tesellisi verir bana aynalar;
Aynalar da olmasa işim ne yeryüzünde?:cry:

CAHİT SITKI TARANCI


Sedef 21 16 Ocak 2008 22:56

Yalnızlıklar Üstüne

Yalnızlığım bırakmıyor yakamı.
Geceler nasıl sabah olmaz bilirmisin,
Kaçarsın kendinden korkarsın dünden bu günden!
Yastığındır dostun,o bilir seni;anlatamaz.
Anlamaz dostların büyüttüğün dostlukların
Dokunamazsın kaybettiklerine,
Ararsın köşe bucak düşlerinde geçmişini
Ağlamaklı olursun bir vakit,
Ağlayamazsın...
Yalan söylersin kendine pişman degilim!
Pişmansın top oynayıp yatağa düştügün günki kadar.
Pişmanlıkların,mutsuzlukların,yalnızlıgın,
Öc alır senden.
Ne kendinden kaçabilirsin,ne geleceginden,korkularından.
Sen şekillendirdin arzularını,şehvetini,düşlerin senin.
Kaçışın yok...
Aşk intikamını alacak geçmişinden.
Seveceksin hak ettigin gibi...
Yalnızlığım bırakmıyor yakamı
Geceler nasıl sabah olamaz bilirmisin,
kaçarsın kendinden korkarsın dünden bu günden!

Serkan Çekirge


nünü 17 Ocak 2008 20:55

Yoksun

Bezgin bulutlar
Üşüştü
Yoksun!
Şehrin üstü
Gri mi gri,
Güneşe perde düştü,

Tanımadığım yüzlerce insan
Yüzümde görünmez bir örtü
Simsiyah
Kapkara
Yoksun!

Kararıyor şehir,
Üşüyor kaldırımlar
Ellerim mor,
Nedensiz, hissiz,
İlerliyorum ağır ağır
Akşamı doğuruyor zaman
Ve bir sancı saplanıyor yüreğime
Yoksun
Ölüyor şehir! ! !
Koca bir şehir ölü...
Mevsim ayrılık!
Kirpiklerim bile sızlıyor,
Bir yıldırım gibi düşüyor sözlerin
Savaşın ortasında yalnız bir çocuk gözlerim
Ürkek, çaresiz
Yoksun
Esir düştü şehrim
Acıya tutsak yalancı gülüşlerim
Sokağa düşen şu gölgem bile
Yalnızlık fısıldıyor...
YOKSUN! ....


Gül Yazganarıkan


nünü 18 Ocak 2008 10:41

Kahretsin

Bu sabah yine bendesin.
Bende olmadığın an yok ki.
Ama bu sabah bir başka bendesin.
Nesin sen?
Nasıl olurda hep bendesin?
Kanatlı bir melek mi?
Sihirli bir değnek mi?
Yoksa uçan bir kelebek mi?
Kahretsin...
Bu sabah bir başka bendesin

Hangi yöne baksam karşımda gözlerin,
Neye el atsam avucumda ellerin,
Dokunduğum her yerde tenin.
Düşünüyorum beynimde sen,
Dalıyorum gözlerimde sen,
Yazıyorum şiirlerimde sen,
Yaşıyorum kalbimde bir ok gibi yine sen.
Sen...sen...sen.
Kahretsin...
Bu sabah bir başka bendesin.

Çayımın deminde,
Sigaramın dumanında,
Kahvemin telvesinde.
Dinlediğim şarkıda,
Her yanımda,
Her adımda,
Her anımda,
Bir başka çarpıyor kalbim bu sabah.
Kahretsin...
Bu sabah bir başka bendesin.

Hikmet Yakışır


Sedef 21 19 Ocak 2008 21:37

Yalnızım

Çevremde yüzlerce insan
Ben yalnızları oynayan
İnsanlar karşısında rol yapan
Neşeli olarak yalnızım ben
Niye bu kadar kötü
Niye bu kadar karamsar
Acımasız
Dünya döndükce yalnızlığım artar
Bir zamanlar cılgındım ben
Deli doluydum
Niye bu kadar mutsuzum
Yalnızım ben
Biliyorum yalnızlık
Yalnızlığı bilmeyen
Tanımayan için her zaman iyidir
Ama bilmezlerki yalnızlığın
Ne kadar zor insanı
Huzursuz ve mutsuz yaptığını
Yalnızım ben yüzlerce insan
Yüzlerce mutlu insan arasında
Yalnızım ben yalnızım

Erol GİRGİN


nünü 21 Ocak 2008 10:34

iki beden...
iki ruh...
iki yürek...
ikiye bölünmüş tek sevda...
bölünen sevdaların yüklendiği düşmüş omuzlar...
yerlere sürünen ayaklar...
yerlerde sürünen sevgi...
hazırlanıp seçilmiş iki ayrı yol...
ve işte start sesi,
"hoşçakal..."

ve saniyeler sonra,
herkesi tek başına yapan
ve tek başına kalan
mutlu olan! Ayrılık...


jöly 22 Ocak 2008 03:09

Pusuda yalnızlık

karacadağ
yamaçlarında kardelen çiçekleri
her bahar umuda rengini verir
ve her bahar
dicle’de ak köpüklere üşüşür papatyalar

siverek düzü
hayata vurgun yürekli yiğitleri
ve sabahın eteklerinde ter taneleriyle
"memleketimdir benim"

orada
tüfekler yağlanır ker*** damlarda
türkü kaçak
tütün kaçak
kaçak çay buğulanır şavkı vurur mağlara
ve korku ve umut ve can pusuda
pusuda yalnızlık

karacadağ,
önü diyarbekir’dir
ben hüznü avuçlarken ora mahpuslarında
bulutlarla yalpalayan rüzgarları resmedip
bakıp bakıp iç çekerdim doruklarına

karacadağ,
patikalarında ceylan ölüleri
ve bakır renkli göğüslerimizde görkemli güneşiyle
sabıra tutunan sevdaların gönüllü erleriydik
ve yollarımızda ayaklarımıza batıp çıkan devedikenleri
özlemler biraz uzak biraz diri
bekleyişlerde alçalıp yükselirken köpük köpük yalnızlık


Yılmaz Odabaşı


miss_didem 23 Ocak 2008 16:54

Bu Gece Ağlayacağım...

Birazdan akşam olacak bitanem
Yalnızlık aç kurtlar misali
Üstüme çullanacak.
Ben çaresizlik içinde
Sana teslim olacağım
Kör sağır gecelere tutsak
Sana mahkum yaşayacağım
Özlemin devleşecek içimde
Yüreğim titreyecek
Ellerim soğuyacak sensizlikten
Dudaklarımdan, şarkımız dökülecek
Yarım yamalak, bir kez daha
Seni sensiz yaşayacağım...
Bu gece ağlayacağım sevgilim
Hangi saatte bilinmez
Kendimi bir kenara çekip sorgulayacağım.
Ne yapmak istiyorsun, böyle nereye gidiyorsun deyip,
Biraz da çatacağım.
Hatırladıkça seni
Sevdan kokacak evimin her yanı.
Sensizliğin çaresizliği çökecek
Kan gibi yüreğime
Kahredecek yokluğun beni milyon kere...
Bu gece ağlayacağım sevgilim
Sen de benimle ağlayacaksın
Uzaklarda bir yerlerde
Biliyorum, biliyorum ki
Yüreğin yüreğime değecek.
Aynaya baktığımda
Hep ben yerine sen olacaksın.
Adını bile bilmediğim bu duygular için
Sen de, sen de benimle ağlayacaksın...

alıntı...


jöly 25 Ocak 2008 01:27

Bazen Yalnız Kalır İnsan

Bazen yalnız kalır insan
Kalabalıkta yabancı yüzler içinde
Bazen de yalnız kalmak ister insan yalnızlığın içinde
Bir dost ararken
Yalnızlık gelir oturur baş ucuna
Dertleşir seninle dertleşirsin kendinle
Hayat muhasebesi yaparsınız
Nedense bilanco hep açık verir
Kader dersin hep kendine yontmuş
Sonra geçmişine bakarsın
Görebildiğin;
Bir kavanoz dibinde keşkelerden başka bir şey değil
Üzülsende aslında ağlasanda bir şey değişmez
Bazen kahkahalarda bulamadığın huzur
Iki damla yaşla çıka gelir
Sebahattin Mertaslan
bazen insana
sebebini bilmediği bi sıkıntı gelir
yada gitmesini hiç istemediği bi yalnızlık hissi
bazende
boğulmak ister kahkahalara dostlar arasında
tıpkı ağlamak istemesi gibi
boğulmak göz yaşlarına yalnızlıkta
paylaşılması gereken duygulara kapılır
bi an yaşanması gereken duygulara
bir boşluk vardır bir yerlerinde
yıllarca ömrünce dolduramadığı bi boşluk
hayali ile yatıp kalkması gibi bi çocuğun
hiç ulaşamayacağı hiç elde edemeyeceği
bir oyuncağın
hayali ile yaşar bulmanın yaşamanın
bi an dalar gider gözleri yatırıp uzaklara
kapılıp gider ulaşılması güç sevdalara
bi an içine bir seher vakti ferahlığı gelir
sahilde sıçrayan dalgalar gibi
yada temmuz sıcağında yakaladığı bir cereyan gibi
gelir ve gider


Sebahattin Mertaslan


Sedef 21 26 Ocak 2008 03:10

Yalnızsan Eğer

hayatın devraldığı
sessiz bir özsudur acı
birikir yüreğinin kıvrımlarında
ve ağar gözlerine ağır ağır
bulutlar yere inmiştir artık
ya da gurbettesindir
unutma

bir hayalet gibi kapındadır
yalnızlık denen şey
ufkun kararabilir birden
için çölleşebilir
kaçışın bile bir adımdır
ya da dönüşündür kendine
unutma

Her sayfası kederle kararan
bir hüzün defterine döner günler
ve her sabah "merhaba hüzün"
"merhaba yalnızlık"
diyerek başlarsın hayata
ama hayat bağışlamayacaktır seni
unutma

Üstelik günlüğü yoktur hüznün
hiç bir zaman da tutulmayacaktır
serüvenlerin yorgun yeniği
elleri titreyen yaşlı bir kadındır hüzün
ya da hasta bir tanıdıktır ancak
hepsi o kadar
unutma

Ahmet Telli


KENCISii 26 Ocak 2008 08:15

Ağlama

Sen ağlama ne olur, gözyaşların akmasın.
Yüzündeki tebessüm, gözlerindeki umut,
Ne üzüntü, ne hüzne yerini bırakmasın.

Sen üzülme, dertlenme, seni seven biri var.
Sevinçli, hüzünlüyken, hem güler hem ağlarken,
Seninle olmak için, sevmeye kılmış karar.

Seni seven de benim, sen için yanan da ben,
Seni gönlüme yazan, kalemin sahibi ben,
Senden aşkı dilenen, yine benim yineben

murat kareli


jöly 27 Ocak 2008 00:25

Yalnızım

aşk mıdır söyle
seni sensiz yaşamak
yokolmak sensiz sevişmelerde

uykusuz bu gece
sensizlik ülkesinin sessiz
boğucu karanlıkları içinde
sular gibi yalnızım
sular gibi kimsesiz

akıyorum toprağı ve havayı soluyarak
sensin diye

bu gece bu gece
allahlar kadar allahsızım
uzaklardan gelen köpek havlamalarına
yağmurun son damlalarına
ağaçların en incecik dallarına
tutunacak kadar yalnızım


Celal Kabadayı


miss_didem 30 Ocak 2008 16:59

BAHAR,BAŞINI ALIP GİTMELERİN MEVSİMİDİR...

Bahar, alıp başını gitmelerin mevsimidir. Sebepsiz yere bazen... Önünü ardını hesaplamadan... Hesapsız, kitapsız çekip gitmelerin mevsimidir bahar...

Bir bakarsınız kekik kokulu bir nisan sabahı koparıp alıverir sizi hayattan... Çiçek açmış bir kiraz ağacının hayaliyle yollara düşersiniz.

Demir alır gönlünüzün limanındaki gemiler... Açılır gidersiniz...

Aradığınız belki yüzülmemiş denizlerdir, belki keşfedilmemiş sevdalar, belki hiç yazılmamış satırlar...

Yüzmenin, sevmenin, yazmanın heyecanıyla coşarsınız.

Dünyaya sırtınızı dönüp yürürken, o yaşanmamışlıkların izini sürersiniz kuytularda... Ve çoğu zaman kendinizle karşılaşırsınız umulmadık bir köşebaşında...

Elele tutuşur yürürsünüz içindeki çocukla...

O'nu büyütmekten korkarak...



* * *



Önünde bir nisan sağanağı varsa, geriye dönüp bakası gelmez insanın...

Oysa fotoğrafları henüz tazedir dünün ayazlı gecelerinin... Kışı birlikte aştığınız dostluklar sımsıcak durur yüreğinizde... Sadakatin ve yerleşikliğin güvenli kolları huzur vaadeder ardınız sıra...

Gel gör ki baharın kokusu dayanılmazdır. Ilık bir rüzgar ruhunuzdaki isyanı okşar. "Hadi sokağa" diye bağıran sirenler çalar içinizden... Derinliklerinizde tutuşturulmayı bekleyen alevler kı vılcımlanır. Kalbinizden havalanan güvercinlere şaşakalırsınız.

Sanki gitmek sadakattir: kalmaksa ihanet...

100 günü aşkındır bu köşede Yeni Yüzyıl haftasonlarında birlikte olduk sizlerle...

Güldük çoğu zaman ya da kızdık öfke dolu sözcüklerde... Mahzunlaştığımız da oldu, çocuklaştığımız kadar...

Yeni sözler söyleme derdine düştük, eskiye sırtımızı dönmeden...

Zorlu bir kışı, kırık dökük satırları ufalayıp ateşleyerek geçirdik.

Yeni bir yüzyılın silueti gülümsedi siz sayfaları çevirdikçe... "Ha doğdu, ha doğacak" denilen gazete, yeni kızlar, yeni oğlanlar doğurdu yeni doğacak bir yüzyıl için...

Sonra nisan geldi...

Sokakta direnilmesi imkansız bir çimen kokusu... içinin bir yerinde yuvadan erken ayrılmanın, sokakta hırpalanmanın korkusu...

Lakin bahara söz geçirmek ne mümkün...

Bir kez çiy düşmeye görsün kış mahmuru bedenlere...

...Coşkuları dizginleyebilene aşkolsun...



* * *



Bu yüzden izin istiyorum sizlerden... Bu köşe (kış köşesi) baharla buharlaşıyor.

Geriye bakınca hüzünleniyorum elbet...

Çünkü geride güzel bir doğuma ortak olmanın tatlı heyecanı var. Ve paylaşılmış köşelerde benzer duyarlılıklar... Ve sımsıcak dostluklar...

Ama önümsıra yüzülmemiş denizlerden iyot kokuları çarpıyor burnuma... Yeni Yüzyıl'ın ilham verdiği baharlar çağırıyor.

Şimdi gitmek sadakattir, kalmaksa ihanet...

O yüzden bir an önce kanatları takıp, uçmakta yarar var... Yeni baharlarda, yepyeni bahar şarkıları söyleyebilmek için...

Hep beraber...



Can DÜNDAR


jöly 31 Ocak 2008 00:17

Yalnız Adam

Karanlığın ortasında bir insan
Bulamıyor sığınacak bir liman
karanlıkta yalnız kalmış biçare
Soruyor kendine ben kimim diye
Bulamıyor bir cevap dalıyor derinlere
Bakınıyor etrafına sessizce
Göremiyor, kimse yok ki çevrede
Geçmişim geleceğim ve ben diyor
Yaptığı onca hatayı düşünüyor
Bir anda tüm hayatını tartıyor
Hakkın terazisi şöyle sesleniyor
Yanlışlar doğrulardan ağır basıyor
Hayattan rol almamış yalnız adam
Bomboş yaşıyor olanlara aldırmadan
Zamanla toplumda tehlike başlar
Kuzular ve kurtlar meydana çıkar
Yalnız adam; av değil bir avcı için
Avcı olamaz zaten herhangi av için


Mehmet Ilgın


miss_didem 31 Ocak 2008 09:51

ERTELEMEYELİM MUTLULUĞUMUZU...

mutluluğum içimde binlerce yıldız,
ayrılığın beni bırakmayan en kötü hırsız,
Yokluğun içimde yaramaz bir kız,
en büyük günaha mecbur ettin beni!
Rüyalarımda bile avutmuyor,sensiz yaşadığım bu hatıralar,
canım sevgini istiyor,
Ayrılığın her anında...
ertelemeyelim mutluluğumuzu gel yalancı baharlara,
Ne cenneti görüyor gözüm senden uzakta,cehennem bile,
mutluluktur senin yanında...
Zeynep ORCANEL



WhiTtRicX 31 Ocak 2008 11:33

Beni bana emanet ettiğin gibiyim,
ne gözlerime göz değdi ne yüreğime ateş.
Ben hala beni bıraktığın yerdeyim
ne adresim değişti ne de kimliğim.
Yalnız aklar düştü saçlarıma,
yıllar çizgiler bıraktı yanaklarımda
zaman ufalanıp döküldü avuçlarımdan

Durduramadım mevsimleri, geçti seneler.
Ben ölü bir deniz gibi duruldum
sana koşmak istedim ama yoruldum
hani birde sen gelirsin korkusu
gelirsinde beni bulamazsın telaşı
ayrılamadım buralardan, bu kentten.

Bazen zamansız döküldü yapraklar
bazen bir çocuk ağladı sebepsiz yere
aniden sevdiğimiz şarkı çıktı radyoda
bayram senlikleri yaşandı bu şehirde
düğünler oldu, cenazeler kalktı
ben hiç değişmedim, sevdam hiç azalmadı.

Nice yıldızlar kaydı ben dilek tuttum
zincir zincir boynuma dolandı sevdan
bazen ayaklarımı acıttı prangalar
çoğu zaman yüreğimi kavurdu aşkın
ama pes etmedim, sana ihanet etmedim.

Bazen yasamak bir uçurumun eşiğinde
kalmak gibiydi,
ölüm gibi soğuktu nefes almak
ellerim hayaline uzandı hep,
ay ışığı vurduğunda gölgen süzülürdü odama
düşlerimde okşadım saçlarını
yılmadım, ben hep eski ben gibi kaldım.

Beni bana bıraktığın gibi kaldım
beni bu hayat değil, beni sevdan bitirdi
ben senin bıraktığın ben gibi kaldım da
sen o giderken olduğun sen kalamamışsın.

Alıntı

Tarkan-İstanbul Ağlıyor



jöly 1 Şubat 2008 00:58

Yalnız

Yalnızlığın kadarsın
Yalnızlığın mis kokmalı
Yalnızlık dediğin büyük bir zindan
Dünyanın en kalabalık zindanı
Dinden imandar çıkarır
Ama öyle bir adam ederki insanı


Bedri Rahmi Eyüboğlu


miss_didem 1 Şubat 2008 08:37

Biliyorum...


Bana bıraktığın aşk gibi yarım yaşıyorum her şeyi.
Başlayıp da bitiremediğim yazılarım, sonuna kadar gelip de okuyamadığım kitaplarım, son sözlerini duyamadığım şarkılarım var.
Her şeyi aşkımız gibi paramparça yaşıyorum.
Bütün dünyam dudağımdaki yarım bir öpücüğün tadında artık...


Adını koyamadığım yakınlıklarım, bütün sırlarımı dökemediğim ilişkilerim var.
Son kelimesini bir türlü söylemediğim cümleler kuruyorum.
Ayın hiç aydınlatmadığı bir gecede, bir güzelliği imkansız bir aşka dönüştürüyorum.
Seni söylediğimde herkesi her şeyi kaybetmekten korkuyorum. Söylemediğim son kelimesi adın hep oluyor cümlelerimin.
Bir günahımı Allah'tan saklar gibi, bir sırra bütün ruhumla teslim olur gibi susuyorum, sıra sana gelince...


Saçmalıyorum, saçma sapan şeyler yaşıyorum.
Acı veren o gerçeği, seni, kimselerle paylaşmadıkça da sevdiklerim korkuyor benden. Adın bir duvar oluyor hayatımda.
Aşamadığım, kimselerin aşmasına izin vermediğim bir duvar gibi duruyorsun önümde.
Elim bir başka elin sıcaklığını hissedeceği anda, araya giriyorsun çarpıyorum sana.
Kalbim ne zaman başka bir güzelliğe kapısını açmaya kalksa, huysuz bir bebek gibi paramparça ediyorsun her şeyi.


Yüzüme adın çarpıyor, yüzüme yazdıklarım, yüzüme yaşadıklarımız, şarkılarımız, şiirlerimiz çarpıyor, gelip kalbime bir zamanlar canımın ta içinde senindim şimdi ise sessizce ağlıyorum.
yüreğimde -artık tek kişilik bir sırra- dönüşen adın daha da kamburlaştırıyor beni.
Ne seni yaşabiliyorum, ne de severim sandıklarımla mutlu olabiliyorum.


Hiçbir çözümü olmayan matematik problemi gibi, cevabı olmayan bir soru gibi beynimi kemiriyorsun....
Yavaş yavaş, sessiz çığlıklarla bağıra bağıra eriyorum bitiyorum...


Biliyorum....
BİLMİYORUM



SONU YOK MU BU SENSİZLİĞİN....??
alıntı............


Sedef 21 2 Şubat 2008 19:46

yalnızlık


yalan doğrudan
karanlık
aydınlıktan kaçar
gÜneş yalnızdır
ama etrafına
işık saçar
unutma doğruların
kaderi bu yalnızlık
kargalar sürüyle
kartallar yalnız uçar

alinti


jöly 3 Şubat 2008 02:08

Yalnızlığa Çağrı

Namusum üzerine yemin ederim
Bu şehri bu evleri bu sokakları sevmiyorum
Tiksiniyorum bu iğrenç kalabalıktan
Yalnızlığı özlüyorum

Yalnızlıkta sen varsın
Dilediğim gibi düşünebiliyorum seni
Bir ayna karşısında soyunuyorsun çırılçıplak
Dudaklarından öpüyorum

Kapatıyorum gözlerimi yağmur yağıyor
Bir bulut görüyorum sana benzeyen
Sevinçten ürperiyorum

Yalnızlıktan bütün teselliler yalnızlıkta
Hoşça kalın sokaklar, caddeler, insanlar
İşte başımı aldım gidiyorum.


Ümit Yaşar Oğuzcan


miss_didem 4 Şubat 2008 14:47

HANİ PAYLAŞACAKTIN

Hani paylaşacaktın benimle
Hani deniz en derin yurdumuz olacaktı
Hani konsun diyordun kalbimize martılar
Hani avuçlarımız yağmur ile dolacaktı
Hani kartallar gibi kanatlanıp doruğa
Hani bölüşecektik mevsimleri
Neden yine bin parça eyledin resimleri
Hani gök,nerde ufuk,neden sustu dalgalar
Ayaklarımda yine bu zalim prangalar.....
Nurullah GENÇ


LaDymm 8 Şubat 2008 14:59

Ilık yaz akşamında
Ay ışığı altında
Bütün güzellikler karşımda
Eksik bir sen varsın yanımda

Böyle geçen gecelerde
Yaşıyorum sensizliği
Ankara bürünüyor benimle mateme
Sensiz geçen gecelerde

Biliyorum ben kadar yakınsın bana
Lakin yıldızlar kadar uzak
Uzakta olsan aydınlığın ulaşıyor bana
Tek tesellim sevgin varlığın yanımda olmasa da

Gelsen bir an olsun yanıma
İşte o anı yaşamak arya
Bir resmin bile yok karşımda
Gözlerimi kapatır seni hayal ederim YALNIZLIĞIMLA.... MUSTAFA KAŞİFOĞLU




miss_didem 12 Şubat 2008 16:27

AĞLAMAYACAĞIM

Çok derinden hayal etmişim ki, kendimi bir an yanında sanıyorum.
Derin bir nefes alıp kalıyorum, Ah ne vardı şimdi yanında olsaydım.
Ellerim ellerinde.
Gözlerinin derinliklerinde, seninle iç içe.
Biliyorum imkânsız, ama düşüncesi bile güzel..

Sensiz yarınlarda ne yaparım acaba?

Hayatımın akışı değişiyor, üzüntülerim var.
Sensiz yaşamak da zormuş. Ne yapayım?

Bol bol seni düşünürüm..

Hatırlar mısın, ağaçlara salıncak kurardık.
Uçar gibi ağaçların içine doğru sallanırdık.
Ayrılık vakti geldiğinde, uçarcasına evlerimize koşardık.
Rüyalarimizda da ayrılmazdık, öylece uyuyakalırdık..

Başka ne yapardık?

Seninle balığa giderdik.
Oradan çay bahçesine gelirdik.

O günlerde çok erken kalkardık.
Güneş doğar doğmaz birbirimize kavuşurduk.

Seninle kırlara giderdik, kirçiçekleri koparırdık.
O temiz havalarda dertlesirdik, azığımızı paylaşırdık.
Mutlu yarınlardan bahseder, geleceğimizi kurardık..

Olmadi, yapamadık...

Bekle beni yanına geliyorum, diye avaz avaz bağırmak geliyorsa da içimden,
susuyorum..
Çünkü çaylarımızı yudumladığımız o çay bahçesinde değiliz..
Hatta şu an nerede olduğunu bile bilmiyorum ki..
Adama deli derler..
Ve sana kavuştuğum gün, işte o gün bir daha ağlamayacağım..

Ahmet ARSLAN


arwen 13 Şubat 2008 03:03

Bir yalnızlık sahnesi olsa gerek bu,
İlk gösterinin birinci ve sonuncu perdesi,
Ne seyirci izlemekte, ne de görevli dolaşmakta,
Tek bir kişi sahnede durmakta,
Boş koltukları gezen bakışları.
Yalnızlığı anlatmakta....


vahan isaoğlu


miss_didem 13 Şubat 2008 10:28

ARARIM SENİ

Akşam erken çöker yalnızlığıma
Sokak sokak gezer ararım seni
Hasretin gönlümün yangınlarında
Alev alev yanar ararım seni

Gözyaşlarım kurur yanaklarımda
Hüzünlü bir ıslık dudaklarımda
Sigaram sabahlar parmaklarımda
Nefes nefes çeker ararım seni

Gölgen düşer sanki hep yollarıma
Adım adım yürür izlerim seni
Bir çılgın özleyiş girer kanıma
Yudum yudum içer ararım seni....
Ahmet Selçuk İLKAN


LaDymm 13 Şubat 2008 18:39

Yalnızlığım benim terkedilmişliğim
Çöllerde susamışlığım vakitsiz ağlamışlığım
Tipide kaybolmuşluğum dalgaya kapılmışlığım
Yalnızlığım benim vefalı yarim?
Çarmıha gerilmiş günahım
Hırçın dalgalı denizim
Kana susamışlığım
Gidip gelen dönüşlerimin kırıntısı
Yalnızlığım benim kederli yüzüm
Badesiz sarhoşluğum
İnleten ağlatan baş ağrılarım benim
Kırmızı gecelikli ölümüm
Yüreğimdeki hançerim yalnızlığım benim
Vuslata hasretliğim kanayan yaram
Ayağı kırık topal sevmişliğim benim
Paslı dişim kanlı gözüm
Ateşsiz sigaram akıntıya kapılmışlığım
Bir an yalnız bırakmayan yalnızlığım benim
Uykuda kabuslarım garibim yetimliğim
Kıyıda ağlayan martım
Mezar taşım ağıdım
Uykusuzluklarımın ninnisi
Yalnızlığım benim vefalı yarim... SERVET TAMER


Sedef 21 13 Şubat 2008 18:41

SAKLANBAÇ


Aşkı arıyorum...
O hep saklanan
Bense hep ebe...
Aşkı arıyorum
Şarkılarda...
Türkülerde...
Araya araya bulduğum
Kendisi değil
Saklandığı yerler:
Beyinler...gönüller...
Yerini buldum ya
Şimdilik bu da yeter...
Pusudayım...
Aşkı arıyorum
Ayak seslerini duyuyorum
Umutlanıyorum...
Mutlaka bir gün
O da elime geçer diyorum...


Alper Kürük




LaDymm 14 Şubat 2008 14:06

Ve işte gidiyorum Nazlıgüneş
Yalnız gecelerin uzak sabahlarında
Bir düş görürsen şayet beni hatırla
Oysa karanlıktı gece
Ve Sevgisizdi hayat
Yalnızlığıma hediye ettiğim bir damla sevgiyi
Ve Bir hayali,gökyüzünü ve geceyi
Sana verdim karanlık düşlü sokaklarda
Al düşlerimi ve geleceğimi
Sadece şunu bil ihanetin adı yoktur sesimde
Ve senle beraber var ettiğim o kainatı
Düşlerimle bırakıyorum sana
İlerde birgün düşlerinde ürperirse hayalim
Ve bir damla gözyaşı görürsen
Bilki senin içindir
Ve İşte gidiyorum Nazlıgüneş
Yaratılışım yok olmam gibi
Ama ağlamıyorum çünkü biliyorum gerçeği
Al düşlerimi al ve git daha ne bekliyorsun
İşte gerçek hadi durma git ve yalnız bırak beni
Hadi git daha ne duruyorsun

ALPER ESKİKILIÇ



Saat: 10:23

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık