![]() |
ADI GÜL'DÜ! Adı Gül'dü Gülleri severdi en çok Güldü mü güller açardı gül yüzünde Güllerle bölüşürdü yalnızlığını Hep gül beklerdi sevdiğinden Bir de 'gül mevsimini' takvimlerden Bir gül kokusuna Bir de 'gül reçeline' dayanamazdı Hep güller kurutmuştu Hayatının en hazin sayfalarında Hep gülerek büyütmüştü sevdasını Ve her sabah Bir gül gibi bırakırdı tebessümünü sofraya Tıpkı sımsıcak bir ekmek gibi Ahşap bir evin avlusunda Mis kokulu gülleri derlerdi Ve bütün sırlarını sadece güllere söylerdi Ne zaman bir haksızlık görse Kanayan bir gül gibi Ahh bu dünyada Gülü gülle tartsalar derdi Ne okur ne yazardı Ağlasa gülleri sular Gülse gülleri okşardı Ama ne zaman içli bir şarkı duysa Güllere bakar uzun uzun dalardı İşte öyle bir çiçekti Şiirimin ucunda gülden bir kalemdi İşte o kadın Benim annemdi. Bir bilseniz Ne güller yeşertti hayatın dikenlerinden Dökerek gözyaşını Ve şimdi O güller süslüyor onun mezar taşını... |
Çalkalanır sessizliğine büyüyen sokaklar, Sevda yontusu düşleriyle gelir sevdalılar, Ellerinde gri kınalar, Ve sözcüklerin anlamıdır Gözyaşlarına boğulan dudaklar, Kendi yüreğinde boş bir kuyudur umutlar, Bu okyanus'ta ölüm hangi sessizliği anlatır sana, Yorgun bedenlerde tüketilen eşkiyalar, Dağ yamaçlarında ilk bulut densizliği, Asit bazlı yağar aşklara yağmurlar, Sevdalarına korsan duygular barındırır korkuluklar, Düşündüğün an, Ölümüne dek sürer yaşanılmayan dünyalar, Bir intihar kehaneti sayıklar, Küflenmiş sentezlerinde tacirlik yapanlar Denizlerimde yosun kokusu, Gökyüzümde yıldızlar, Bir sevdayı daha anlaşılmaz kılanlar.... http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gifBirkan ASKAN |
Bir gemi kalkıyor rıhtımdan Dinle bak sesini, bu son seferi Veda türküsüne benzer düdük sesi Ardından mendil sallayanlar Boşuna aslında boşuna ağlayanalar Dönüşü olmayacak bu yolculuğun Bende gidiyorum birtanem, umutlarım yanımda Geriye bıraktığım limandaki ayak izleri Ve haykırışım enginlere Sen; dalgalardan dinle artık sesimi Sahilde bekle beni Bir garip martı görürsen gözleri yaşlı! ! Randevusu varmış gibi ecelle telaşlı! ! Bil ki; bir tutam sevgi yolluyorum sana Bil ki; ağlıyorum uğruna O zaman son kez de olsa hatırla beni Cansız bedenime can istiyorum Canımsın sen, SENİ SEVİYORUM |
Ölüm kadar yakın Soluk kadar uzak Bir jiletin ağzında ıslığım Kaçıyorum Peşimden geliyor yalnızlığım Ölüm kadar yakın Soluk kadar uzak Mısraların kıyısına gizlenmiş bir bıçak yaşamışlığım Biliyorum bir yol var Beni bekliyor bir şeyler tanımadığım... Yüreğimin akordunda bir yelken Bir yelken, Ölüm kadar yakın Soluk kadar uzağım... Göreceklerimi çoktan gördüm Sığdırdım bir yaşanmamışlığı vay be Körebelikten yırttım,görüyorum işte görüyorum Önüm,arkam,sağım,solum sobe... http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gifGecehan |
.................... yaz başıydı gittiğinde.Sersemletici bir rüzgar gibi geçmişti Mayıs. seni bir şiire düşündükçe, kanat gibi,tüy gibi,dokunmak gibi uçucu ve yumuşak şeyler geliyordu aklıma. Önceki şiirlerimde hiç kullamadığım bu sözcük Usulca düşüyordu bir kağıt aklığına, Belki de ilk kez giriyordu yazdıklarıma, hayatıma. Yaz başıydı gittiğinde. Bir aşkın ilk günleriydi daha. Aşk mıydı, değil miydi? Bunu o günler kim bilebilirdi? "Eylül'de aynı yerde ve aynı insan olmamı isteyen" notunu buldum kapımda. Altına saat:16.00 diye yazmıştın, ve 16.04'tü onu bulduğumda. Daha o gün anlamalıydım bu ilişkinin yazgısını Takvim tutmazlığını Aramızda bir düşman gibi duran zamanı Daha o gün anlamalıydım Benim sana erken Senin bana geç kaldığını. ................. MURATHAN MUNGAN |
Acılar Denizi Ben acılar denizinde boğulmuum İşitmem vapur düdüklerini, martı çığlıklarını Dalgalar her gün bir başka kıyıya atar beni Duyarım yosunların benim için ağladıklarını Ölüyüm çoktan, bir baksana gözlerime Gör, içindeki o kanlı cam kırıklarını bu ne karanlık, bu ne zindan gece böyle Bütün gemiller söndürmüş ışıklarını Ben acılar denizi olmuşum, yaklaşma Sularım tuzlu, sularım zehir zemberek Baksana; herkes içime dökmüş artıklarını bu karanlık bitse artık, bir ay doğsa Bir deli rüzgar çıksa; alıp götürse Yılların içimde bıraktıklarını... |
Yalnızlıktan kurtuluş yok Duygulu bir şarkı gibi Her nakaratta Tekrar eder kendini Yalnızlıktan kurtuluş yok Okyanusta kaybolmak gibi Bir yardım beklersin Kimse uzatmaz sana elini Yalnızlıktan kurtuluş yok Pranga zinciri gibi Her adımında seni takip eder Bırakmaz hiç peşini Yalnızlıktan kurtuluş yok Hüzünlü bir şiir yazmak gibi Bu son dersin hep Ertesi gün yazarsın yenisini Yalnızlıktan kurtuluş yok Yağmur yağarken güneşi beklemek gibi Güneşle ısıtmak istersin Yalnızlığın buz kestiği bedenini Yalnızlıktan kurtuluş yok Karanlıkta gölgeni aramak gibi Paylaşmak istersin bulamazsın Yüreğinde biriktirdiğin sevgini Yalnızlıktan kurtuluş yok Soğuk bir ölüm gibi Dolunaylı bir gecerde kapını çalar Anlamazsın Her şeyin bir anda bittiğini Yalnızlıktan kurtuluş yok Yaşlandığında gençliğini aramak gibi Bir türlü kabul edemezsin Akıp giden zamanın asla geri dönmeyeceğini |
SÖZ BİTER BAZEN .... KANAYAN GECELERİN YERİNİ UPUZUN SUSUŞLAR ALIR NE DESEN NE YAPSAN BOŞTUR ARTIK İLİĞİNDE KEMİĞİNDE HİSSEDERSİN Kİ ARTIK GİTME ZAMANIDIR GİDEN Mİ TERKEDENDİR HERZAMAN YOKSA KALAN MI SEÇMİŞTİR YALNIZLIĞI BİLİNMEZ AMA YİNEDE YENİ BİR DÜNYA KURMANIN ESKİ UMUDUYLA KAPILARI SIMSIKI KAPAR VE GİDERSİN..... |
Anılarda Yaşarken Cekingen adimlarla sesiz ve urkek Bir gun uzaklardan bir giz gibi geldin O buyulu sarkilarini soyleyerek Gencligimi geri getirdi ellerin Sundun paha bicilmez guzellegini Oylesine diri oylesine sicak Boylesine bir mutluluk anladim ki Omur boyunca bir kez yasanir ancak Bir kez nefes aldigini anlar bir gun Bir kez bir kisiyle insan butunlenir Ozlem dedigimiz o hancer bir dusun Bir kez saplanmak icin kac kez bilenir Anilarsa bitmez bizimdir daima Umulmadik yerlerde yeserir buyur Yasamak bastanbasa yalan olsa da O alir bizi uzaklara goturur Emzirir gur memelerinden istekle Biz farkina varmadan uzar omrumuz Anilarda yasarken bir gun gelir de Biz de biber ani olur oluruz. |
|
| Saat: 20:16 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık