MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Yalnızlığıma (Yalnızlık) (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/8336-yalnizligima-yalnizlik.html)

Sedef 21 17 Şubat 2008 20:27

Yalnızlığımda Alıkondum






Duyamıyorum yagmurun sesini
Artık eskisi gibi,
Kulaklarımda hep bana seslenisin...
Sen gittin gideli
Aynaya da bakmıyorum!
Saclarım dagınık,
Yüreğim hep terli.
Kendimi yalnızlığımda alıkoydum
Ve bin kere pişman oldum.
Sen yokken;
Tutmadığım için başka elleri...
Orhan ELLİSEKİZ


CoCuqibi 17 Şubat 2008 20:34

Yalnızım Yalnızsın Yalnızızhttp://www.aruz.com/huya-siir/metin.gif
kimse içimdeki boşluğu görmüyor
bir adresi yitirmek neler hissettirir insana
kalp atışlarından uzak olmak
soluğunda duyamamak mevsimleri, düşünmüyor

çok şey bilmenin hoş karşılanmadığı zamanlardayız
ciddiye alınmıyor sorularımız
gün afrikalı kalmaya kararlı
bu dünyadan olmamak da yetmiyor

ve siz geliyorsunuz, sarı elbisenizle bir silüet
hayatımdaki eksikleri gösteriyorsunuz
küçülüp silikleşiyorum, hafifliyor bedenim
yalnızlığım dağılıp çoğalıyor sesinizde

ben artık sadece kuşların şarkısını dinliyorum


miss_didem 18 Şubat 2008 11:33

YALNIZIM

Yalnızım.......
Bugün telefonum yine çalmadı...
Kimse gelmedi kapıma...
Yalan yanlış söylediğim bir şarkıydı bana eşlik eden...
Bugün yine...

Doğacak her güne umutla bakan ben,biraz karamsardım bu sefer....
Haz almadım hiçbir şeyden.....
İnanamadım halime...

Düşünceler,nehir gibi aktı beynimden...
Hızlı ve acımasız...
Bütün bebekler gibi masum
Ve yalnızdım yine...

Eski defterler karıştırılmadan,
Yaptığım yalnışlar hatırlanmadan geçemezdi böyle bir gün...
Elbette.
Geçmiş dostum oldu bazen...
Ama çokça sırtımdan vurdu beni...
Yine.

Söylenen sözler boşa.....
Yalnızlık yaşanıyor nasıl olsa...
Baştan başa....
Can SÖZER


LaDymm 18 Şubat 2008 14:06

Ve işte gidiyorum Nazlıgüneş
Yalnız gecelerin uzak sabahlarında
Bir düş görürsen şayet beni hatırla
Oysa karanlıktı gece
Ve Sevgisizdi hayat
Yalnızlığıma hediye ettiğim bir damla sevgiyi
Ve Bir hayali,gökyüzünü ve geceyi
Sana verdim karanlık düşlü sokaklarda
Al düşlerimi ve geleceğimi
Sadece şunu bil ihanetin adı yoktur sesimde
Ve senle beraber var ettiğim o kainatı
Düşlerimle bırakıyorum sana
İlerde birgün düşlerinde ürperirse hayalim
Ve bir damla gözyaşı görürsen
Bilki senin içindir
Ve İşte gidiyorum Nazlıgüneş
Yaratılışım yok olmam gibi
Ama ağlamıyorum çünkü biliyorum gerçeği
Al düşlerimi al ve git daha ne bekliyorsun
İşte gerçek hadi durma git ve yalnız bırak beni
Hadi git daha ne duruyorsun
ALPER ESKİKILIÇ


yaremce 19 Şubat 2008 19:14

http://img116.imageshack.us/img116/1378/gozuyasli12im.gif



YAĞMUR SEVGİLİM

Sen yoksun bu gece.
Sen yoksun, yağmur var bu gece.
Islanmak için sokaklarda yürüdüğümüz yollar bomboş nedense?
Bu gece yağmur var.
Ayın on dördü gibi cemalin, yağmur ve mektupların var bu gece yanımda.
Acaba bir gün, ıslanmamak için koşarken, yolun kıyısındaki taşın oyuğunda ışıldar
bir vaziyette, beni görüp avucuna aldığını bir şiirinde yazacak mısın?
Acaba birileri, benim yalnızca bir avucu dolduracak kadar saf yağmur suyu, olduğumu bilecekler mi?
Giderek avuçlarından, şırıl şırıl akan dere sularına verdiğin bir damla gözyaşı olduğumu bilecekler mi?"
Korkarım bilmeyecekler sevgili!
Bilemeyecekler?
Bu kadar saf ve temiz bir sevdanın, bir yağmur damlasında saklı olduğunu
kimse bilmeyecek.
Kimse anlamayacak, uzaklığının bu kadar yakın olduğunu.
Bir yıldız da buluştuğumuzu, yağmurdan hızlı hızlı kaçan insanlar bilmeyecek.
Seni ne çok sevmişim yağmur damlası.
Cama vuran her damla minik bir öpücük olsun buradan, ta oralara giden her
damla da, benim bir gülücüğümü gör pencerende, her damlanın çıkardığı seste,
benim sesimi duyar gibi ol, her damla tertemiz bir nefes olsun, sende aşka giden...
Ağlamak kadar gülmekte var yaşamda...
Duyguların en yoğun halini, özlemlerin en büyüğünü, sevdanın en zorunu
istiyorum belki de, bir sen, bir de yağmur var hayatımda.
Yağmur damlaları, saçlarından kayıp, alnından kirpiklerine dökülür,
gözlerinden, yüzüne dağılıp yanaklarını okşar, dudaklarına çarpıp, boynundan
hızla kayıp ince gömleğine akardı...
Avuçlarımı yüzüne değdirir, parmaklarımı dudaklarında gezdirirdim.
Utanır gibi olurdun kimi zaman, çekinir, gözlerini, gözlerimden kaçırırdın.
Bazen de, utanç halini yağmura dalmış gibi, hiç bir şeye aldırmadan, sımsıkı sarılırdın bana.
Islak saçlarını okşar, nemli yüzünü izler, yanaklarından doyasıya öperdim...
Bu gece yalnızım...
Sen yoksun bu gece...
Bu gece yağmur var.
Yalnız ağlıyorum ıslak camların önünde, gözyaşım yağmur damlası bu gece.
Islanmak istemiyorum, söyle yağmura dinsin, yağmasın bu gece...
Gözyaşını bilirim diyenlerin, aslında bilmediklerini anlarsın, bir gün ayrılıklarında hiç ağlamadıklarını görünce.
Yeşili severim diyenlerin, sevmediklerini anlarsın, bastıkları zaman bir ot parçası gibi yeşil çimenlere.
Güzeli severim diyenlerin de, bir gün yanıldığını anlarsın...
Meğerki ben seni ne çok sevmişim yağmur damlası...
Seni ne çok sevmişim...
Yıllarca senin dilinden konuşmuşum, senin gözlerinle görmüşüm, senin yüreğince sevmişim,
düşlerimi seninle büyütmüşüm, yorgun ve sonu gelmeyen özlemlerimi yağmur damlalarında beslemişim...
Oysa sen..
Teslim olmuşsun başkalara, yasaklara takılı kalmışsın, yenilmişsin.
Yenilgiler intikama dönüşmüş boş yere, gururun yıkılmış, sen yıkılmışsın, her gün biraz daha akışı olmayan nehirlere dönmüşsün...
Ben seni ne kadar çok sevmişsem, aramıza hep yağmurlar girmiş.
Hep ıslak kalmış, el ele tutuşan ellerimiz, gözlerine hep hüzün yerleşmiş.
Seni ne kadar çok öptüysem, o kadar uzaklara düşmüşüm, ayrı gecelerde hep sana
ağlamışım, yokluğun büyümüş, yalnız kalmışım.
Ben seni ne kadar sevdiysem, incinen çocuk bakışlarında kalmışım, hep koşmuş, yetişememişim yol ayrımlarına.
Seni ne kadar çok uğurladıysam, o kadar çok beklemişim dönüşü olmayan yollarda. Sen hep uzaklara gider olmuşsun.
Sonbahar ayrılık demek olmuş..
Ben senin, Eylül gecelerinin ay ışığında güzelleşen yüzünün tutkunu olmuşum.
Fırtınanın önünde sürüklenip, saçlarına takılıp eriyen bir kar tanesinde yağmur damlası olmuşum...
Zordu bir tanem...
Hayatın gerçeğini, düşlerinin ıslığıyla bestelenmiş, kanayan bir şarkıya dönüştüren yüreğinin atışlarını dinlemek.
O ıslığın seni götürdüğü yere kadar çekip gitmişsin sen.
Yankı seslerinde anlamışım seni kaybettiğimi.
Bağ bozumu hayallerimde ıslak kalan düşlerim kurumamış ve sen yağmurda yürürken hep susar olmuşsun.
El, ele tutan ellerimiz ise hep ıslak kalmış.
Dudaklarımızda bir garip yağmur şarkısı...
Ben sana tutkun, sen bahar yağmurlarına aşıktın.
Buğulu camlara resmini çizer, güneşle birlikte yok olurdun.
Bunca güzelliklerin ardından içimizi buz gibi yapan, bizi üzen bir şeyler hep sinsice yaklaşır değil mi?
Koşarak gelsen, diyorum yağmurlu bir gecede ve o çocuk bakışların gözlerimde.
Ellerin ıslak, gömleğin ıslak, sarılsan boynuma, sımsıkı kucaklasam seni, usulca öpsem yağmurlu yanaklarından, ateşe kesilse birden üşümüş bedenin, ellerin sımsıcak olsa avuçlarımda.
Bu aşk hep sıcak kalsa, "boş ver" desen bana, "boş ver, yaşamak işte bu yağmur sevgilim", geri dönüşü olmayan bir yola çıksak birlikte, bir sen, bir ben, bir de yağmurlar olsa.
Mutluluk ellerimizde, gönlümüz hoş, içimizde kükreyen sevinç ve iki damla yağmur tanesi, biri sende diğeri de bende.
Doyulur mu hiç yaşama?
Ama korkuyorum aramıza mevsimlerin girmesinden.
Korkuyorum sana geç kalmaktan, kaybetmekten korkuyorum seni.
Oysa aşk, her gün büyütmeli kendini ayrılıklarda.
Bu gece yağmur var.
Islak camların önündeyim.
Ya sen?
Sen neredesin yağmur damlası?
yalnız mısın?
Yoksa, bütün kadehlerin sana kalktığı bir masa da baş oyuncu musun bu gece?
Ödünç alınmış, yapmacık gülücüklerin karşısında mısın?
Sen neredesin yağmur sevgilim?
Neredesin?.. Neredesin?..



alıntı


LaDymm 19 Şubat 2008 22:11

Gün geceye yüklüyordu yorgunluğunu..
Dudaklarımda bir türkü "ah yalan dünya"
Yürek vuruşlarıma yüklenmişti karanlıklar
Sen görmüyordun..
Son kez falcılara uzattım avcumu
Umutlarım sana giden yollarda bir bir kayboldu..
Üstelik acılara ülserliydim..
Vodkalı gecelere yeşil ışık yakmıştım
Postaya verilmemiş şiirlerim vardı
Sana yazılmış bilmiyordun..
Anıların kurşuna dizdiği ilk ben değildim
Herşeyimi anlatmıştım sana
İstasyonda bir tren geceyi ateşe vermişti
Bir kadın ağlıyordu; hıçkırıkları sıtmalıydı
Ben sana geliyordum şiirlerimle
Okumuyordun..
Vefasızlığın böylesi..!!
Oysa boşunaydı uğraşım
Sen artık uzak diyarlara gidipte
Dönemeyişin adı olmuştun..
Sen özgür olduğunu sanıpta
Sürgün yaşamamın en büyük tanığısın..
Deli duygularımla seni bekliyorum hala köşebaşlarında
Yalnızlığımı bekçi düdükleri paylaşıyor..
Uykusuzmuşum..açmışım..umurumdamı..
Üstelik dudaklarımda birikip kalmış en yoksul çağrılar
İçimde bütün umutlar karşıma dizilmiş ardarda
Tut ki düşlerimi çalmışlar...
Boynu bükük gidiyorum yağmur yağıyor bu şehre yine
Yokluğun kanser yarası
Seni soruyorum kükürtdioksitli geceye
Ellerim ceplerimde seni düşünüyorum
Yalandan da yalan gözlerini..**** gülüşünü
Yanyana nefes nefese seninleyim..
Sökemiyorum içimden kördüğümsün..canımsın sanki..!!
Tül perdelerin gerisinden bakıyorum sokağa
Şimdi en uzağındayim en çılgın sevişmelerimizin
Bir ben varım kırık sevgiler bulvarında
Hiç uyumamış bir ben..
Çaresizliğine gömülü yokluğunu heceleyen.. Elif Eylül AYBAŞOĞLU


Sedef 21 20 Şubat 2008 01:37

YALNIZLIĞIM

Ilık bir su gibidir içimde yalnızlığım,
Yalnızlığım, ruhumda uzak bir ses gibidir.
Her sabah ufuklardan mavi şarkılar gelir,
Ve her sabah ürperir içimde yalnızlığım

Güneşim aydan sarı, yarınım dünden zorsa,
Sarsın artık ömrümü tunç kandillerin isi
Üşüyen ellerimden tutmalıydı birisi,
Eğer benim gözlerim onları görmüyorsa.

Bir camın arkasında açılıyor güllerim,
Havuzum pırıl pırıl... yıkar bakışlarımı.
İşler temiz ziyalar suya nakışlarımı;
Ruhumun dünyasından eser tahayyüllerim

Rüya rüzgarlarında bir yaprak yalnızlığım
Düşüncem bir neydir ki ürperir perde perde
Belki bu mısralarım esecek gönüllerde
Fakat herkese uzak kalacak,yalnızlığım.

FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA


jöly 20 Şubat 2008 23:11

Yalnızım Aşkıyla Aşklandım

Yalnızım
Aşkıyla aşklandım
Gözlerimden güneşler sökün edecek
Bir dünya istiyorum
Başımı döndürecek..

Göğsümün içinde
Volkan yürek
Kim yaşayabilir ki böyle suskun
Sustukça haykırarak..

Okyanuslar istiyorum
Taş devrini gömecek
Yüzyıllar istiyorum
Aşk, hükmünü sürecek..
Bir yürek daha istiyorum
Dahalarca aşkımlı
Aşkımı döndürecek..


Faika Sarp


LaDymm 24 Şubat 2008 16:06

İçimde bir yerlerde büyüyen, sevdaya dair bütün sözcüklere direniyor, susuyorum..
İnanılmaz ağırlaşıyor gitgide yükleri. Artık kaldıramayacağımı düşündüğüm bir anda, çöküyorum dizlerimin üzerine, ellerim toprağa değiyor. Bir kaç damla gözyaşı süzülüyor gözlerimden, düşüp karışıyor toprağa.
Çok güç te olsa kalkıyorum ayağa çöktüğüm yerden kendi kendime. Çünkü hiç bir el uzanmayacak tutunup kalkmam için, biliyorum...

Bir garip hüzün çöker insana,
El ayak çekilince.
Tek başına kalırsın dünyada,
Etraf sessizleşince...
Karanlık oyun oynar aklıma,
Gölgeler dans edince...

Esen rüzgarlar yüreğimde, üşütse de. Çöküp üstüme karanlıklara boğsa da beni gece , hiç bir yıldıza tutunamasam ayaklarından bile. Olmasa da sarılacak bir zerre umudum, bir küçük belkim.. Umrumda bile değil yalnızlık...
Hayat, tek başımıza başlayıp, tek başımıza sona erdireceğimiz bir hikaye belki de. Gelenler, gidenler, sevenler, terk edenler birer oyuncu sadece. Oynayıp kendilerine düşen rolleri, virgüller, noktalar koyup, kelimeler yazıp, cümleler kuruyorlar bu hikayede. Kimileri siliniyor, kimileri kalıyor öylece oldukları yerde..

İnan bu ev alışamadı,
Hiç bir zaman sensizliğe..
Şimdi sensizlik oturuyor,
Kalkıp gittiğin yerde...
İnan bana alışamadım,
Hiç bir zaman sensizliğe..
Şimdi sensizlik dolaşıyor,
Çıkıp gittiğin bu evde...

Ne yaptım da yoksun bunca zamandır? Herşey o kadar boş, o kadar anlamsız ki..
Belki de haşarı bir çocuk gibi, takılıp gitmişsindir bir bulutun peşine.
En büyük korkum da bu..
Sen yokken ya unutursam dünyaya bakmayı?
Issızlığıma ağlıyorum, sen yoksun, bende sessiz bir hiçlik.

Yalnızlığa elbet alışır bedenim,
Yalnızlıkla belki de başa çıkabilirim..

Herşeyi yaşayarak öğrenmedik mi?
Sevmeyi, sevilmeyi, terketmeyi, terkedilmeyi. Saplanan acıları yüreğimize, kanatarak bile olsa çıkarmadık mı saplandıkları yerden zamanla? Gitgide daha derinlere işleyen ağır sancılarımızı dindirip, alışmadık mı ince sızılara?
Gelişinle her hücremi sarıp, alsan bile aklımı olduğu yerden, atsan bile beni yanmalara,
Gidişinle çökse de yokluğun üzerime, ağır, taşınamayacak bir yük misali, gözlerimden yaşlar düşse de ardından, acısa da kanasa da yüreğim. Yananlar dönüşse de küllere, savrulsa da her bir zerresi ayrı bir köşeye,
Yine de her kapıyı çaldığında açmadım mı sonuna kadar sana? Hatta bazen kırıp bütün kilitlerini..
Hayat öğretmedi mi korkmamayı korkularımızdan? Kimi zaman çıkmazlara doğru yürüsek te, geriye döndürüp adımlarımızı, başlamadık mı yeniden en baştan?

Çok zor gelse bile, yaşar öğrenirim,
Sensizlik benim canımı acıtan...

Öğrendim yalnızlığı.. Her harfini birer birer benimseyip, sindirdim içime..
Gel gör ki, öğrenemedim sensizliğin baş harfini bile...

Aşk..
Acıtsan da beni, kanatsan da, sen hep kalacaksın tek harfi bile silinmeyecek olan kelimelerimin, en baş köşesinde...
NEDİM KARAKOÇ



mrimposible 24 Şubat 2008 22:31

http://img517.imageshack.us/img517/8371/unutdiyorsun2yv8.jpg


Sedef 21 25 Şubat 2008 01:59

YALNIZLIK


Her zaman ki gibi bu senede yalnızım
Nedendir bilmiyorum,onu unutamıyorum
O, beni umursamazken;ben onun için ağlıyorum
Ve hep onu düşünüyorum
Ne kadar da onu düşünsem,
O kadar da unutmaya çalışıyorum
Ama;
Olmuyor,olmuyor,olmuyor!
Dediğim gibi birtanem
Gene yalnızım,gene yalnızım ve hep yalnızım
Olsun ben alıştım artık yalnızlığa
Ama;
Merak ettiğim birşey var
Acaba birgün yalnız kalırsan;
Benim alıştığım gibi sende alışabilecekmisin YALNIZLIĞA!...



SELDA ...


CoCuqibi 25 Şubat 2008 02:13

http://img324.imageshack.us/img324/5762/drtjc3.jpg


jöly 25 Şubat 2008 23:43

Eski Yalnızlık

En eski yalnızlığımdır aşk benim
Gitgide büyüyen, karanlıklarla
Ne zaman sevdiysem tutuştu tenim
Bir ateşin açtığı yanıklarla

Sabahı olmazdı çok gecelerin
Alır, götürürlerdi beni onlar
Öptüğüm elleriyle, korkunç, derin
Bir uçurumun kenarına kadar

Sonra bırakır giderlerdi, üzgün
Bakardım sessizce arkalarından
Sonra umutsuzluk, gözyaşı ve kan

Bütün umutlarım biterdi bir gün
Bir gecenin ortasında kalırdım
Tek başına ben, ve yalnızlığım


Ümit Yaşar Oğuzcan


LaDymm 21 Mart 2008 19:43

YALNIZLIK PAYLAŞILMAZ
Yalnızlık, yaşamda bir an,
Hep yeniden başlayan..
Dışından anlaşılmaz.
Ya da kocaman bir yalan,
Kovdukça kovalayan..
Paylaşılmaz.
Bir düşün'de beni sana ayıran
Yalnızlık paylaşılmaz
Paylaşılsa yalnızlık olmaz.


Özdemir Asaf


jöly 21 Mart 2008 21:07

Yalnızlık Çiçeği

Gün tepelerden aşıp giderken
Kara bir yalnızlık çiçeği açar
Benim gurbetimde
Acı bir rüzgar eserken titrerim
Ağlarım ben gurbetimin akşamlarında
Kapımı kimse çalmaz
Dost bir selam bile gelmez
Gözlerimde bilinmez bir yar hayali
Gitmez sabaha kadar
Gurbetimin baharı işte böyledir
Böyle hüzünlü
Her gün güneş tepelerden aşıp giderken
Kara bir yalnızlık çiçeği açar
Benim gurbetimde
Ama her gün açar



Ömer Ilgaz


RuYa 27 Mart 2008 16:22

Sana yazdigim siir yarim kalacak,
boynu bükük kalacak tüm sözcüklerim.
Sana olan sevgimi kalem duyacak,
kagitta bilmeyecek canim sevdigim!!!!!

Keske seni tanimamis olsaydim,
ozaman asik olmazdim.
Ama simdi daha mi iyi,
simdi seni taniyorum ve seviyorum
ama sen beni sevmiyorsun ve bana gelmiyorsun! DERYA RENÇBER


Sedef 21 30 Mart 2008 18:33

http://img129.imageshack.us/img129/6062/hrtflmoy41cr4.gifhttp://img129.imageshack.us/img129/6062/hrtflmoy41cr4.gifhttp://img129.imageshack.us/img129/6062/hrtflmoy41cr4.gif



-B E L K İ S E N Y O K S U N-

Belki de sahiden bırakacaksın beni.
belki de ben bırakılması elzem
en zararlı alışkanlığım.
Belki bir hata idi benle olmak
ve hayaller kurmak.
hayallerin hepsi de
işkembe-i kübradan sallanmış şeyler
ki sırf belki de sırf
senin ellerini tutmak
ve ensene arkadan
bir öpücük kondurmak için
belki de.
belki de dünya zaten dönmüyor,
ve Pakistan'da binlerce kişi ölmedi depremde
ve donmuyor kalanları.
Şırnak'ta sevgi yok belki de,
elleri ve yüreği olan bir sevgi.
belki de küre zaten yok
ve zaten ısınmamakta yüreği,
erimemekte buzulları,
yükselmemekte denizleri.
Telef edilmiş kuşlar,
ve hatta kuş gribi yok belki de.
Belki gökyüzü bile yok.
Belki sen yoksun,
belki de ben.
Belki ve belli ki
biz yokuz sade bu dünyada,
sevgi var bizden öte
öteden beri
http://img129.imageshack.us/img129/6062/hrtflmoy41cr4.gifhttp://img129.imageshack.us/img129/6062/hrtflmoy41cr4.gifhttp://img129.imageshack.us/img129/6062/hrtflmoy41cr4.gif

alinti


yaremce 2 Nisan 2008 13:44

Yalnızlığımı düğümlüyorum şimdi ayağıma.. Çözülmemecesine bağlıyorum.. Sıkıyorum.. Ayaklarım acıyor. Yüreğime benzetiyorum sonra.. Sıktıkça acıyor!

Birbirine dolaşıyor ayaklarım. Düşe kalka yürümeye çalışıyorum.Olmuyor! Düşüyorum da, düştüğüm yerden kalkamıyorum aslında.. Gittikçe batıyorum..Canım acıyor..Ayaklarım dolanıyor..Yüreğim susuyor..

Biliyorum.. Hoşuna gidiyor canımı acıtmak.

Biliyorum.. Büyük haz duyuyorsun.
Biliyorum.. Sen duygusuzsun!
http://img242.imageshack.us/img242/6894/load108892rm4.jpg
Görmüyorum! Duymuyorum! Lanet olasıca.. YOKSUN!!

İsyan etmek istemiyorum artık. Ben böylede yaşayabilirim aslında. Neden olmasınki?!.. Diye düşünüyorum ama..Sadece düşünmekle yetiniyorum aslında...

Biliyorum.. Yaşamalıyım herşeye inat.
Biliyorum.. Hayat ben varsam var.

http://img242.imageshack.us/img242/3739/load108893me9.jpg
Kukla gibi oynatıyo beni hayat. Sürükleniyorum ordan oraya.. Dolanıyorum etrafında. Farkında bile değilsin! Umrunda değilmişim oysa.. Diyorumki artık; sende umrumda değilsin aslında...

Oynatıyorlar beni!! Karşı gelemiyorum oyunlara!
Yoruldum artık... Bitsin savaşlar.. BİT artık!! Lanet olasıca...
http://img329.imageshack.us/img329/1909/load108994bj6.jpg
Ters düz olmuşum umrunuzda değil. Beni bilen bilir zaten. Dert etmiyorum kendime beni anlamamanızı.. Ben kendime yeterim. Ben, kendim için varım zaten..

Oysaki düşüncelerim farklıydı benim.. Ne kadar değişiyormuş insan.. Yaş ilerledikçe düşüncelerde değişiyormuş.. Büyüdükçe anlıyor insan..
Böylesi en güzeli belkide..Ters düz yaşıyorum hayatı...Kaybettiğim zamanı...

http://img329.imageshack.us/img329/1235/load108995hn3.jpg
Ağlıyorum.. Eskiden senin için ağlamış olmama
Ağlıyorum.. Hiçbir şeyi haketmediğin halde, sana değer vermeme
Ağlıyorum.. Hayatımı yaşamak varken, sessizliğe çekilmeme....

Hiçbirşey için değmezmiş oysaki.. Ağlarken anlıyorum. Sen değmezsin..Yaşlarım değmez..Hayatımı senin yüzünden zehir etmeme değmez.. Artık eski ben'le karşı karşıyasın.. Üzülsenmi, sevinsenmi bilemiyorum.. Ama bence en mantıklısı bu...

http://img441.imageshack.us/img441/4816/load108996ct3.jpg

Ellerimle tutuyorum artık hayatı...
Yakalamaya çalışıyorum, zindan ettiğim zamanı..
Artık herşey farklı olucak.. Eski ben'le karşı karşıyasın.. İster ağla, ister sevin; Sana inat yaşayacağım bu hayatı.....


nünü 3 Nisan 2008 09:07



RuYa 3 Nisan 2008 12:55

Sen küsüp giderken bir çift sözüme,
Sessizce karşıma çıktı yalnızlık...
Pişmanlık hissiyle yanan yüzüme,
Beter ol der gibi baktı yalnızlık! ...

Dilimden düşünce o çirkin hece,
Kapımı sen açtın bu zalim güce.
Dört yanım karlı dağ oldu her gece
Çığ gibi üstüme çöktü yalnızlık! ...

Ne kadar hasretsem bir tebessüme,
O kadar muhtacım son nefesime.
Ruhumda beliren her hevesime,
Bir hüsran perdesi çekti yalnızlık...
CEMAL SAFİ


JuNe 3 Nisan 2008 17:26

Bugün sensiz, sensizliğe uyandım..
Kayalara çarpan dalgalar misali..
İçimde fırtınalar koptu.
Sensizliği hak etmemiştim!
Ne nefes almayı, ne de yaşamayı..
Sensiz sensizliği yaşarken, içimde hep SEN vardın!
Bu nasıl sensizlik?!
Şimdi sensiz "sensizliğimi" noktalıyorum...

Gidiyorum....

Zor olsada başarmak için uğraşıyorum.. Kendimde büyük azim görüyorum. Bundan olsa gerek.. Kendime güvenmesem, bırakamazdım seni, oysaki.. Ama artık çok geç.. Sensizliğe her sabah uyanışımda, sanki sensizliğin rüyasında.. Her sabah uyandığında, ayrı bir rüyada...

Biliyorum.. İmkansızdın sen! Anlamalıymışım önceden.. Yanılmışım bakışlara, oysaki....

Bitti işte bir gün daha..
Ayrılık vakti geldi çattı.
Gidiyorum işte, yokluğuna..

Elveda....

Zordur elvedalar.. Basit gibi görünen, zor bir denklem.. Çözülmesi zor bir soru.. Çözmeye çalışan iki şahıs.. Ve yine sonuç vermeyen formüller... Sırf bunlardan usandığım için gidiyorum(!) Belki başka bir yerde, başka bir zamanla ve başka bir kişiyle çözmek umuduyla gidiyorum.. Sana yakışan vedalar bırakıp gidiyorum..

Sonu geldi yine işte..
Sen zaten bilmesen de..
Çölümdeki suyum da kurudu.
Bana artık "elveda"lar yakışır oldu...

Bazen kolay gibi göründüm ben sana.. Aslında öyleydim.. Herşeye, herkese hayır diyebilirdim ama bir sana lafımı geçiremezdim. Acizliğimden! Yoksulluğumdan! Kimsesizliğimden!

Ama artık herşeyin farkındayım.. Bilerek, isteyerek kalbini gömüyorum.. Yaşamda ve ölümde, hastalıkta ve sağlıkta, herşeyi bilerek ;

Gidiyorum....

Gözünaydın... Artık YOK'um..

__________________


Gabriella 3 Nisan 2008 19:13


İlişme Yalnızlığıma


Diyorsun ki;
İçimde sana dair henüz oluşmaya başlayan bir kıpırtı var.
Diyorsun ki;
Seni hayatıma katmak istiyorum.
Diyorsun ki;
Mutluluk varılacak yer değil yürünen yolsa gel beraber yürüyelim.

Kulağa çok hoş geliyor söylediklerin biliyor musun?
Bilinmeze açılan yolun karşı konulmaz çekiciliği, sınırsızca paylaşabilmek, bu yolculuğun daha bir çok yolculuğu beraberinde vaat ettiği masmavi bir ufuk düşlemek.
En çok da özlemlerimin ve tüm yaşamak istediklerimin gerçekleşme olasılığı sımsıcak bir düş gibi tepemde dolanıyor.
Boğazda bir vapur düşlüyorum sonra.
Vapurda omzumun yanıbaşında başka bir omuz. Yanımda durmasından sevinç duyduğum.
Yüzümü okşayan rüzgar. Sevebileceğim başka bir yüzle paylaşmaktan gocunmadığım.
Bedenimde dolanıp dizlerimin bağını çözdüren tatlı bir telaş düşlüyorum.
Güzellikler kuşanıyorum sözcüklerinden. Dünyayı kurtaracak güzellikler hem de.

Diyorum ki;
Yalnızlığımdan hoşnutum ben.
Diyorum ki;
Kendini ve o kıpırtını alıp gidebildiğince uzağa git benden.
Yalnızlığıma ilişme..





Alıntı


LaDymm 7 Nisan 2008 14:56

Geceyi dinliyorum,
kapkara bir eşarp gecenin renginde

Ankara' ya söyleniyorum.
Islak ayaklarda eskimiş ayakkabılar
sıcağı zor seçer oldu.
Kaldırımlara kızıyorum
suyu tutmaktan cok üzerime korku öfkesini sıçratan.

Kadere alınıyorum,
alınganlığım sonradan.

Yarım esen rüzgarın Ayazina aldanıyorum.
kimin körkütük açlık sarhoşu oldugu tartışılmaz,
herkesin ben dediğini duyuyorum.
Fakirliğin bereketine inat,
Bir parça ekmek icin midemi arıyorum sevgi sofrasında.

O kadar olağan aksiliklere kezat,
kör ateşlerde yanan güneşe özeniyorum
kapıdan baktıran mart'ın yaptığı gerçekten zor zanaat.

Acıların düşük yaptıgı belirsiz
hazan şarkıların teline takılıyorum.
Güfteler kararsız söz birliği ediyor bestelerde.
Ben yine geceyi dinliyorum,
yağmurla kaplı gönül denginde.

Ne feryat , Ne figan bu yazıya engel
çeketim olsa razı bu beden çeker gider,
Gece beni dinliyor,
sesizlik geceyi.
icimdeki ben yalnız simdi,
geceyi yalnız geçiriyor. SEYFİ KAYA


Sedef 21 11 Nisan 2008 01:41

Yalnızım


Uzatsam ellerimi tutarmısın
Avuçlarında.
Dinleyebilirmisin gecenin bir vaktinde
Hiç bıkmadan.
Ortak olabilirmisin acılarıma,
Ağlarmısın benim gibi çoğu zaman.
Gözlerin dalarmı çok uzaklara
Bir bekleyenin varmış gibi
Özgürlüğün kapısını açarmasın benim için
Avuçlarında getirebilirmisin
Mutluluğu bana.
Susma Nolur söyle artık...
Ortak olabilirmisin Yalnızlığıma?..



yaremce 12 Nisan 2008 07:37

http://img405.imageshack.us/img405/6647/sendensa1.gif

Hayatın eksi sonsuzunda
Artı sonsuzluktasın sen benim için...
Geç kalmış hiçbir şey yok
Ama her şey için çok erken...
Gecikmiş olmayı bile istersin
Eğer sürekli erkensen
Bir kez olsun gelmeyeceksen...

Söz yetersizken,
Gözler de yetersizse,
O zaman önümden geçip gidersen,
Yanındaki hiçbir şeyinse bile ,
Benim her şeye her şeyimle gözlerimi kapamaya yeter ...

Binlerce benle bir tane sen yazsam da
Yazılar okunaklı gelmezse sana
O zaman;
Hayatın senin
Benim payıma düşen hayatım da senin
Geride kalmayanlar,
Yaşanmayalar,
Hepsi birden benim
Sonsuz tane ben bile sen edemeyeceğim için...

Sen olduğum ilk gün,son olmana itirazım olmadığıdır
Son olamazsan eğer,her sonum da sen olacaksındır

Aramızda koskoca bir sessizlik var
Senden tarafta bir sen varsın
Benden tarafta sen her şeyden fazlasın...

(Alıntı)


Sedef 21 13 Nisan 2008 16:30

YALNIZLIKLARDAYIM

Yalnızım,
yalnızlıklardayım.
Gene senden uzaktayım.
Nasıl ihtiyacım var içimi dökmeye,
dertlerimi anlatmaya bir bilsen.
İstiyorum ki seni düşünürken,
rüzgar esmesin hoyratça içimde.
Toz duman içersinde kalmasın hiçbir yer.

Yaslanmışım bir ağaca,
dalmış
gözlerine,gözlerim.
Uzakta bir boşluğa asılı kalmış.
Şimdi en güzel gördüğüm düşsün.
Bir ressamın tuvalinde resmin,
arkanda dağlar.
Bir perde gibi inmiş gökyüzünden bulutlar.
Bir gök kuşağı sanki başındaki taç.
Sislerle boğulmuş güneş,
senin aydınlığına muhtaç.

Yine bir gün ansızın
yüreğine baskın yaptım geceden.
Esir alınmış soluklarında yaşadım ilk heyecanı.
İlk kez,
mecalsiz kaldı sevgimin hücreleri.
İlk kez sana teslim oldu yüreğim.
Yaşamın en zor yanı,
seni düşünmekmiş bilemedim.
Yaşamın en güzel yanı,
seni düşünürken ölüşün
ve tekrar dirilişin özlediğimde yarınıma.
Ne güzel bir başka renkten sevmek seni,
bir başka mekanda düşünmek.
Bir başka gözle görüp,
sevmenin gür soluklarında hissetmek nefesini.
Ve sonra inmek derinliklerine aşkın.
Tekrar tekrar hissetmek,
keskin ve yakıcı tadını öpüşün.
Ahhhh! Güzelim, bir tanem.
Ne olur,
güzelliklerinde gizlensin çirkinliklerin.
Bak şimdi,
Yalnızlığın uç verdiği yeni filizlerde büyüyorsun.
Oysa sen,
yorgun dalgaların kıyılarındaki izlerde olmalısın.
Kum tanecikleri gibi yıkanmalısın tuzlu suda.
Ve ben sana,
yalnızlıklarımı yazmalıyım,
yalnızlıklarımda
bu satırlarımı kuma.
İçimde hep
sensizliğin korkusunu taşıyorum.
Anlaşılan,
ben hep senin yalnızlığını yaşıyorum.
Senin hıçkırığında, göz seyri mendeyim
beni andığında geçen.
Açlığımda mis gibi ekmek kokumsun
dumanı üstünde yalnızlığımın.
Yağmurda toprak kokumsun, baharda çiçek.
Yalnızlığımın sarhoşuyum her gece
içtiğim yalnızlığımın.
Yüzüme baktığında okuyacaksın yalnızlığımı.
Yalvarışlarımı hissedeceksin,
benim hissetmediğim.
Duruşumun sana
nasılsın der gibi olduğunu.
İyiyim diyeceksin sadece gülerek.
Belki de sarılmanı bekleyeceğim,kendimi zor tutup.
Sen hissetmesen de,
bir çocuğu okşar gibi okşamanı kim bilir.
Senin o gizemli dünyanda
benim yalnızlığım olacak senin düşündüğün.
Senin hissettiğine benim gülmem olacak.
Güldüğümü hissedip,
sende güleceksin.
Sana değecek sözlerimin her kelimesi.
Şarkılarım olacak dudaklarında söylediğin.
Beni hatırlayabildiğin yalnızlığında,
için sıkılacak,
yüreğin daralacak
dokunmak, sevmek gibi,
tatminlerin en güzelinden uzakta,
sen ve ben,
bir araya gelemediğimiz
iki ayrı kutupta,
iki ayrı yalnızlığı yaşayacağız.
Yalnızlıklarda,
yalnız.


Şair-Ahmet Canbaba


nünü 15 Nisan 2008 12:00

Yıkılmış ve geç kalınmış viraneleriz.
Şimdi ne senin gözlerinde haranın suya hasret yangınları var
Ne de benim gözlerimde şiir…
Yaz dedin, oysa kışlar yaşıyorum her mevsim
Açmak üzereyken papatyalar yeni karlar yağıyor üzerine
Üşüyorum…

Evet hala üşüyor ellerim..
Hüzün kapımızı çalalı beri bin günü aştı
Bin ömür, bin soluk, bin yıkılış yaşadım
Ömrünün arka sayfalarında altı çizilmiş satırlarımı okumaya başladım
Sığınışlarını, susuşlarını ve haykırışlarını işittim maviadadan
Korunaklı bir liman olamadım sana
Ve arkama bakmadan giderken

Haykırışlarını duymamak için kapattım yüreğimin kulaklarını
Şimdi, bin ömür geçmiş ömrümden
Ben bir rüyadan uyanmak istercesine çırpınıyorum
Hani zaman ilacı olurdu her şeyin?
Hani zamana bırakmalıydık?
Atalar yine yanıldı…

Bir günün sonunda binlerce tükenişle ölürken ben
Zaman zehrini içerken yudum yudum
Artık bitsin istiyorum ataların ilaç dedikleri yoksuzluğun..
Bitsin… Bitmezlerin bilincinde diyorum diye
Yıkılmış ve geç kalınmış viraneleriz.
Şimdi ne senin gözlerinde haranın suya hasret yangınları var
Ne de benim gözlerimde şiir… Ş
imdi kendini yok edişlerini dinliyorum
Susuyorum…

Susuşlarımın öznesi sen oluyorsun hep
Şehrine gidiyorum…
Yokluğun açıyor kapıları
Yıkılan şehirlerarası bir otobüs terminalinde ayak izlerimiz duruyor
Hala haklısın Kokun sinmiş soğuk duvarlarına şehrin
Herkesin gözünde seni arıyorum Yoksun…

Yokluğunu salıp gitmişsin
Gidişle bırakıldığın bu kentte…
Susuşlarına bile yandığım soğuk dağlarımın eşkıyası
Bağışlama dilemiyorum, gel demiyorum, sev demiyorum
Haykırışların yankılanıp boşlukta kaybolmadı bilesin
Sığındığın maviadada yaktığın ateşi görüp
Yanaştırabilirsem gemilerimi
Tutacağım ellerinden…

Şimdi yanıyorum, kanıyorum
Ve yıkılışların altında tekrar eziliyor bedenim
Geç kalınmış bir soluk mu bir günün sonunda
Yoksa çaresizliklerimin son çırpınışları mı bilmiyorum
Kayıp adresten yazıyorum son kez
Sussam yalnızlık, konuşsam ayrılık dönsem yıkılış,
Dönmesem yokoluş...
şimdi ben susuyorum,
Yalnızlığa talip...
Sende sus bana sus ki, bir daha ölmeyeyim…

KAHRAMAN TAZEOĞLU


KENCISii 21 Nisan 2008 17:03

SEN YOKTUN
SABAH UYANDIM
GUNES
YENI ACILMIS GOZLERIME DOKUNDU
KAMASMIS GOZLERIMLE SENI ARADIM
AMA SEN YOKTUN...

OGLE OLDU
PENCEREYE DIKILDIM
SENI ARIYORDU GOZLERIM
BAKTIM...BAKTIM...BAKTIM
AMA SEN YOKTUN...

GECE OLDU
TUM UMITLER TUKENDI
HALA SENI ARIYORDU GOZLERIM
YARINA CEYREK VARDI
AMA SEN YOKTUN...


MaRCeLLCaT 28 Nisan 2008 15:43

Ben...
İşte ben!..
Daha ne oLsun...
NasıL diyeyim sana?
NasıL anLatayım kendimi?..
PasakLıyım meseLa...
Dağınık...
Hep dağınık...
Beni dağıtacak sevdaLarı koLay buLmam bundan beLki...
Aşık oLdu mu, en çok kendisinin aşık oLduğunu düşünecek kadar çocuksu aptaLLıktayım...

Dağınık...
Ruhu... Beyni... Mekanı...
Her yeri dağınık... ÖyLe biriyim...
YaLancıyım...
Kendimi kandırıcak kadar yaLancı...

Hiç bir hayaLim yok...
OLmadı...
OLmayacak da...
Asabiyim...
Sabırsızım...
Ama en çok da dağınığım ben...
Ruhu... Beyni... Mekanı...
Her yeri dağınık... ÖyLe biriyim...
ÖyLesine yaşıyorum...

ÖyLesine...
ÖyLe..



--------------------


MYDMR 10 Mayıs 2008 19:35

Suskun bir kentin yağmuru gözleyen gecelerinde büyüttüm düşlerimi.
Acıya yarenlik edecekti yüreğim.Bu yol boyu, ardınca hüzün bırakıp,
bir bir çoğalttım yalnızlığımı.Yürüdüm.Adımlar büyüdükçe şehirler de büyüdü.Bir çöl akşamının dili tutulmuş soğuğuna düştüm.
Her şey üşüdü içimde, ne hayata değdi ellerim,ne de ölümün gizlerine...Bir çıkmaz sokağa vurdu adımlarım.Duvarlar söktü bağrındaki en mahrem sırları.Yüzüme vurdu gece üşüdüm.
Bir kenarda bir avuç düşle gözleri bağlı çocukluğum neye gizlenirdi?
Sır tutmaz dertlerim vardı sırtımda, alnımda yaşıma ters orantı bir kavga…Sonra yağmurlar indi bu şehre,sessizce..Ve ben adına defalarca çizgi çekilmiş bir fail oldum.
Sel vurdu ömrüme, şehrime.Her şey kapılıp gitti ardından.
Islak saçlarımla, ıslak ellerimle geldim düş sancım;
inan bu şehri ben ağlatmadım.
Yokluğunun emareleri çöktü omuzlarıma,yine vakit hüzne dalma vaktidir.Sakinleşmemiş yaralarımdan çaldığım kanlarla geldim sana.
Ömrüme sızan bu sancılarla nasıl dönerim geri.
Ardına bir avuç kül vaat eden bir ömre sığar mı bunca yalnızlık?
Şimdi bir kabus olur düşlerim,ve düşer bir bit gecenin kara yazılarına.
Ne zaman susacak bu kelimeler,
içimdeki bu çığlık ne zaman kesilecek?
Mahur gözlerine mi vurdu hazan; ne olur bir şey de.
Kabulümdür senden gelen… Ritmi bozuk gönlüme bir merhem sür; düş sancım!
Avare yürüyüşlerime yol ol, iz ol.
kimliğimden hatırıma düşen ismim ol.. Şimdi delilik, susma vaktidir.
Gök kuşağında düşleri uçurma vaktidir.bir yamaca tutunmuş ellerimde parmak parmak ölmektir. Gidişindir adına yeminler ettiğim.
Bitişimdir içimdeki suskunu terk edişim. Düş sancım ;yaralarımın adıdır adın. İçimdeki çocuğu hep aldatışım.
Sensiz düşlere kanmayışım.Korkuma bürünene asi yalnızlığım.
Ben hala unuttuğun duraktayım…


Sedef 21 10 Mayıs 2008 19:49



nünü 16 Mayıs 2008 15:04

ADIM YALNIZLIK BENİM


Önce seni
Sonra kendimi
Bugün de kimliğimi kaybettim
Hükümsüzdür
Bulanlar
Boşuna yorulup getirmesin yazık
Çünkü
Ahmet'i türkülere
Selçuk'u şarkılara
İlkan'ı şiirlere gömdüm artık
Bundan böyle
'Adım yalnızlık benim
Soyadımsa ayrılık'

Ahmet Selçuk İlkan


arwen 22 Mayıs 2008 15:01

Herkesin konuştuğu bir dünyada
ben sustum!
ne kadar susulacaksa o kadar sustum!
kendimle konuşuyorum şimdi yalnız...
yalnız yüreğimle dokunuyorum sesime
kimse duymuyor...

Sustum!
Bin ah sürüp dudaklarıma
ne kadar susulacaksa o kadar sustum!
sustu benimle deniz,
sustu deli dalgalar, sustu martılar...
umutlarımı sarıp rüzgarlara
uzaklara savuruyorum her gece
yıldız yapıp serpiyorum gökyüzüne
kimse görmüyor...

Sustum!
Tam acılarımı haykıracaktım ki,
sustum
ne kadar susulacaksa o kadar sustum!
bir çığlık kanıyor demedim, en derininde yüreğimin...
içimdeki volkanları boğarak sustum!
açmadım kimselere yüreğimi
hançeri sadece kendime sapladım
sapladım ve sustum!
hüznü yüzümde,
acıları gözlerimde topladım sustum!..


Sedef 21 23 Mayıs 2008 20:38

Büyük Yalnızlık

Önce çaresizlik çaldı kapıları
Sonra yoksulluk
Bütün âşina çehreler silindi aynalardan
Bir anda boşaldı dünya
Yapayalnız kaldık

Tez tükendi umut ekmeği
Bitiverdi suların hayali
Çevirdik derin bir karanlığa gözlerimizi
Sen ey büyük yalnızlık
Bir sen terketmedin bizi

Ümit Yaşar Oğuzcan


arwen 26 Mayıs 2008 17:58

Senden öncede bilirdim ben yalnizligi ve hasretleri gurbetin yamacinda tanirdim,

Sensiz karanlik sevdalara bürünürdü gözlerim. Yoklugunda gözyasimdan utanirdim..




Bu bekleyismiydi hayati yasanilir kilan?

Ve bu bekleyismiydi öldüren gün be gün?

Aylar gecerdi son bakisinin ardindan yillari kaybolurdu koca ömrümün...

Sen bilmezdin seni düsündügümü, üsüdügümü bilmezdin..

Buz tutardi ellerim gidisinin baharinda.. Geriye hic dönmezdin..







Senden öncede bilirdim ben yalnizligi ve hasretleri yüregimin kuytusunda tasirdim,

Her gelisinde sana baglanirdim. Sen her gelisinde gözlerimden dahada uzaklasirdin.




Bu umutsuzlukmuydu beni sana mecbur kilan?

Ve seni benden uzak tutan bu umutsuzlukmuydu?

Koca bir ömür biterdi avuclarinda apansiz, zamansiz kesilirdi nefes alislarim.

Kendimi bildim bileli aglamazdim, Yüregime dökülürdü gözyaslarim..

Bir defa olsun sessiz aglayislarimi görmezdin..

Bir yerlerde kalirdi gönlünün bir kösesi, geriye hic dönmezdin..


arwen 29 Mayıs 2008 23:38

gülsün artık yüzün
bundan böyle yokum ben
olmayacağım
istesende olmayacağım
istesemde olamayacağım
artık sana çok uzağım
başını kaldırdığında
benim baktığım yere
bakıyor olacaksın
gecenin bir vakti
ama artık beni bulamayacaksın
dilerim
bu seni yaralamaz
beni yaraladığı kadar
umarım
bu aşkın cezası sadece
benim omuzlarımda olandır
özlemek bana kalsın
özlenmek sana
beklemek bana kalsın
beklenmek sana
ama şunu unutma
bir gün
mutlaka
karşında bulacaksın beni,
unutulmuşluğumu
ansızın bir günbatımı
herşey yoluna girmişken
karşında bulacaksın beni
şimdi ben nasılsam
öyle olacaksın
ve tüketmiş olacaksın
bana dair herşeyi
benden olan herşeyi
özgürlük bana kalmış olacak
o an
yapayanlızlık sana
yapayanlızlık
sana....



Ömer Seydi Ekinci


yaremce 31 Mayıs 2008 18:26


BULMAK AMA GÖREMEMEK


Asla değiştiremeyeceğin şeyler için üzülme.
Değiştirebileceğin ama istediğin halde değiştiremediğin şeyler için
mutsuz ol veya asla asla bir daha sevmeyeceğim deme..
Mahcup olursun...
Asla sevgiyi arama çünkü sen aradıkça o saklanır kapı arkalarına..
Sevgi seni istedi mi bulur..
Zamanı vardır..tıpkı baharı kışta arayıp da bulamayacağın gibi...
Ya da bulsan da asla onun gerçek bir bahar olmadığını kabul etmek
zorunda olacağın gibi ..
O bulduğun sadece bir aldanmışlıktır..
Aldanırsan,tıpkı kış ortasında
Çiçek açan erik ağaçlarına dönersin..
Kisin ortasında sevinçten çiçek açarsın..
Kış gerçek yüzünü gösterince de donarsın,
Anlarsın ki yaşadığın bahar kış ortasında yaşanan yalancı bir baharmış....
Erik ağacı gibi donarsın
O zaman ve o yaz boşa geçer..meyvesiz kimsesiz
Sevgi aranmaz..Sevgi istedi mi seni bulur.
Hiç ummadığın bir anda arkanda beliren bir dost olur bu bazen..
Vapurda ensende hissettiğin bir nefes alır götürür seni sevgiye,
Bir tesadüf sana sevgiyi taşır..
Sen sevgiyi aramamışsındır.
Tıpkı gecikse de gelen ve geleceğinden emin olduğun bahar gibi.......
Tıpkı bir sabah kalktığında baharın pürüssüz yüzü ile karşılaşman gibi
bulmuştur seni sevgi............
Sevgiyi Kaybederken de cesur olmalısın..
Yüreğin dolu olmalı sabır ve güçle
Her kaybedilen kazanılan bir derstir zaten
Sevgi çok şey öğretir severken ve kaybederken
Sevgiyi kaybederken
Sevgiliyi kaybetmenin ne zor olduğunu öğrenirsin
Sevgiyi kaybederken
Aslında onu hiç kaybetmek istemediğini öğrenirsin
Sevgiyi kaybederken
Onu kaybetmenin, bulmak kadar güç olmadığını
Ama acısına katlanmanın ne güç olduğunu öğrenirsin
Sahipken sevgiye hep yanında olacakmış gibi
Onu hoyratça harcamışsındır..





Kaybettiğinde ise her an yanında olacağına inanmakla
Ne büyük yanlış yaptığını anlarsın
Ve bir daha ki sevginde daha temkinlisindir..
Hem severken, hem kaybederken
Bir önceki sevgi öğretmiştir bunu sana..
Her kayıp bir derstir almam gereken
Çünkü hiçbir sevgi tek başına var olamaz..
Ayrılamaz daha öncekilerden...


LaDymm 1 Haziran 2008 18:29

Yokluğun kadar hissediyorum varlığını
Beni hissettiğin kadar yoruluyorum seni sevmekten
soğukluğun söndürdükçe yürek yangınımı,
sözlerin şah çekmeden mat ettikçe beynimi,
Çırpındıkça batarken umursamazlığının denizinde
Sonunu görüyorum başlayamadığım sevdanın
Bir çiçeğin tabiata seslenemediği gibi,
haykırıyorum seni sevdiğimi Susarak...
Hiçbir yere ulaştıkça daha bi seviyorum seni
Toprağın altında tohum sana olan aşkım,
çaresizliğimin gözyaşlarıyla suluyorum ama
Bakışının, gülüşünün güneşi olmadan
Açamıyorum sevgimi sana.
Bir çığ altında kalıyorum,seni gördüğüm her rüyadan uyandıkça
Aslında baktığım her yerde gördüğüm kadar uzaksın bana,
kokladığım her çiçekte hissettiğim kadar daha da yalnızım şimdi,
okuduğum her dua kadar savunmasız kalbim
Dönüşü olmayan bir yolun son durağında indirdim,
İçimde biriktirdiğim sevgi sözcüklerini
Ruhumdan akan çürümüş bir isyan bulandırdıkça umutlarımın rengini,
İntihar kokmaya başlıyordu bütün güller.
Artık son sözlerini söylüyordu hayat,
son kozlarını oynuyordu mutluluğa karşı..
Varsın olsun ,
Ben bir ölüme gülerim, bir gülüme ölürüm... FATİH DÜZ



yaremce 2 Haziran 2008 06:52

Menekşeler açıyor, gözlerinin renginde,
Güvercin kanadından, alırım müjdesini...

Itırlı rüzgarlara, seni çağırsın diye,
Saçlarını anlatıp, fısıldarım ismini...

Kuytulara sinerken, erguvan pembeliği,
Yüreğimde bu akşam, bir ceylan ürkekliği...

Uzaklarda bir tambur, sevdalarda geziyor,
Gönlünün körfezinde,gönlümü yüzdürüyor...

Bu hülyalı, şaheser, bu sevdalı semai
Hatıralar şehrimden, getiriyor maziyi...

Gözlerimi kapayıp, akşamı dinliyorum,
Bir hüzünlü şarkıda, seni bulsam diyorum...

Mısralara sinerken gözlerinin özlemi,
Yüreğimde tutuşur o sevdanın külleri

Uzaklarda bir tambur, sevdalarda geziyor,
Gönlünün körfezinde,gönlümü yüzdürüyor...


Ceyda Görk


nünü 2 Haziran 2008 18:02

Zamansızlıkta Yaşamak İçin...

Bir nefes kadar uzağındayken...dokunamadan sana,duyumsayamadan sıcaklığını...daha yaşayamadan,
ben SENİ,
sen BENİ,
biz BİZİ...
gidilir mi?
gidilir mi sevdiğim?
Biten saatlerin korkusu yüreğimde çığ gibi büyüyor,yer kalmıyor yarına ait sevinçlerime.Bedenimi sarıyor umarsızlığın dikenli telleri.Gözbebeklerimde güvercinler ağlıyor.Uğurlarken senden,KENDİMİ.Bırakıp giderken ellerine yüreğimi.

daha,dün...
daha,dünden evveli...
daha, gece...
daha...
daha bu sabah, bu sabah ya! 'Tüketirken sözcükleri sıcak fısıltılarla yüreğimizin yansımalarında, tamamlarken eksik kalan sözlerimizi.
İsyanım, sana değildi,sana değildi sevdiğim.
seni...seni sığdırmaya çalıştığım zamanlaraydı.

her gün,
her saat,
hatta her dakika sana yakınlaşan yüreğimle...yalnızlığın koynu olan yatağımda uykuya teslim olmadan direnen gözlerimle dilsiz duvarlara resmettiğim sana, ''canımsın benim,canım'' deyişindeki ses tonuna doymadan
gidilir mi?
gidilir mi sevdiğim?

Bilmiyorum...gidişim hangi duraktan? hangi gardan? hangi alandan? ...hangi hain zamanın kollarından olacak?
oysa,
tüm saatleri geri aldım.Hatta seninle olabileceğim bir zerre mutluluğa karşılık,dudaklarımda takılı kalan o son gülümseyişimi vermek için yalvardım Akrebe, Yelkovana.
yalvardım.
Zamansızlıkta yaşamak için seni,zamana...

Leyla Işık


Sedef 21 6 Haziran 2008 20:11

Büyük Yalnızlık

Önce çaresizlik çaldı kapıları
Sonra yoksulluk
Bütün âşina çehreler silindi aynalardan
Bir anda boşaldı dünya
Yapayalnız kaldık

Tez tükendi umut ekmeği
Bitiverdi suların hayali
Çevirdik derin bir karanlığa gözlerimizi
Sen ey büyük yalnızlık
Bir sen terketmedin bizi

Ümit Yaşar Oğuzcan


yaremce 8 Haziran 2008 19:32

Ağlama! ‘’ GÜLÜM ‘’ağlama derdin bana ,
derdin ama en çok ta sen ağlattın beni,
kıyamam derdin güzel gözlerine,
derdin de bende inanırdım gözlerimin güzelliğine,
bir başka bakardı gözlerim sen güzel deyince,gözlerine…
Sensiz yaşayamam derdin bana sarılınca,
bende bir başka sarılırdım inanırdım,bensiz olamayacağına
,inanmak ne zor şimdi kollarının başkalarını sardığına…
Nasıl seveceğini bilirdin beni,ben söylemeden bilirdin neleri sevdiğimi,
kızdığımda gülerdin hemen,türlü oyunlar yapardın beni güldürmek için,bir dakika bile küsemezdim sana,
küs kalmayı bile beceremezdim yüzüne bakınca…
GÜL’ düm ben senin dilinde,GÜL kokuyorum sanırdım’’ GÜLÜM’’ diyerek saçlarımı kokladığın da!
Yalnız benim için bak yeşil yeşil şarkısını söylerdin birkaç kadeh içtiğin de
Ben de yalnız sana bakardım hep yeşil yeşil gözlerimle…
Ağlamaları yakıştıramamıştın gözlerime,gülmemi isterdin, gülünce gözlerinin içi gülüyor derdin,
sonra ölmek istemezdin,ölümden korkardın,ölüp de seni bir
başkasına yar etmem der kızardın da! ben senden sonra kimseye GÜL demem derdin,ben kimseye yar olmadım, senden başkasına GÜL olup kokmadım…
Sen başka bir yar buldun ,GÜL sanıp başka tenler kokladın.Ben sana hep inandım
Senden sonra kimseye yar olmadım,senin sözlerin hep yalanmış çoktan anladım, sen söz verip hiçbir sözün eri olmadın ,değmezdi sana biliyorum ,ben seni de ben gibi doğru sandım
Yanılmış olsam da! Merak etme yıkılmadım doğrular sarsılsa da yıkılmazmış,sen gittiğin de bunu çok iyi anladım ben yıkılmadım…



fadedliver 9 Haziran 2008 23:29

http://www.wallpaperbase.com/wallpapers/celebs/tiffanithiessen/tiffani_thiessen_6.jpg


arwen 10 Haziran 2008 21:25

Yalnızlıktı kapımı çalan,
Soğuk bir kış akşamı
İçeri aldım üşümüştü
Soğuk dokundu ellerime
Yüreğim üşüdü..........

tomris meteoğlu


nünü 12 Haziran 2008 17:26

ARDIÇ KUŞU VE SEVDA


Yüzünü biriktiriyorum şimdi
çünkü ben, bir ardıç kuşu gibi
kendi ölümüyle beslenen
güncesi ayrılıklarla dolu
ve teni her yaz
ayrı güneşlerde yanan bir çocuğum.

Ne kadar alışkınım bilsen
yazılmayacak mektuplar için adresler alıp-vermeye
yılların yorgunluğuyla sararan
silik, umarsız, gizini saklı tutan
ve bir daha yaşanmayan resimlere.

Yüzünü biriktiriyorum. Çünkü yüzün
bir sevda tohumu şimdi.

Geçerken ürpertilerle karanlıklar içinden
tutsak ve ağzımıza sığmayan dillerimizle
geçerken gecenin pususunda bir ırmaktan
bütün özlemleri tadan, bütün romanlarda
yeniden dünyaya gelen o çocuk
ağlıyor arkamdan
beni bırakma... Bırakma beni...

Kaç kişinin gücü yetmiştir
yasaklanmış bir aşkı savunmaya...

Yüzünü biriktiriyorum şimdi.
Soyları kocalarının adında eriyen
göçmen kadınlar gibi, hüzünlü ve sesim titreyerek
ne kadar alışkınım bilsen
bütün kanamalara... gülümseyerek.

Bir ardıç kuşuyum ben
toprağa düşeceğim bir gün
içimde çimlenen tohum çatlatıp yüreğimi
ağaca dönsün ve yüzyıl yaşasın diye
hiç ardıma bakmadan öleceğim.

Yüzünü biriktiriyorum şimdi.

Zerrin Taşpınar


Sedef 21 13 Haziran 2008 20:16

YALNIZLIK ŞİİRİ..

Karanlığın insanı delirten bir ihtişamı vardır

Yıldızlar aydınlık fikirler gibi havada salkım salkım

Bu gece dağ başları kadar yalnızım
Çiçekler damlıyor gecenin parmaklarından
Dudaklarımda eski bir mektep türküsü
Karanlıkta sana doğru uzanmış ellerim
Gözlerim gözlerini arıyor durmadan

Nerdesin?

Attila İlhan



Misafir 13 Haziran 2008 21:11

Yalnızım sevdiğim. Hem de çok yalnız...
Gün batımında seninle hayel kurduğumuz
Deniz sahiline gidiyorum.
Yüksek kayalıkların üstüne çıkıyor,
Denizin üzerinden süzülerek batan, güneşi seyrediyorum.
İnanmazsın ama, sanki burası kendimle hesaplaştığım yer
Sen gittin gideli hayatımda çok şey değişti.
Senden sonra
Güneşin ilk doğuşunu hiç seyretmedim.
Çünkü o bana, seninle tanıştığım günün başlangıcını hatırlatıyor
Birde güneş tam tepedeyken hiç sokağa çıkmadım.
O da seninle dolaştığım şehri anımsatıyor.
Senden sonra
Sadece güneşin batışını izlemeye geliyorum buraya
Benden ayrılışın, derin derin gözlerime bakışın, sebepsiz gidişin var ya
İşte o anı tekrar yaşıyor, isyan ediyorum.
Uçsuz bucaksız deryaya burada haykırıyorum, neden neden diye
Denizin üstünden yükselen dalgalar
Büyüyerek oturduğun kayalara vuruyor
Çığlık çığlığa üzerimde uçuyor martılar
Denizin kıyıda bıraktığı çakıl taşları,
Hepsi bir şeyler anlatıyor,
Hepsinin de bir anlamı bir nedeni var
Anlamsız olan tek şey senin beni terk edip gidişin,
Yalnızım sevdiğim hem de çok yalnız
Bazen çoraplarımı çıkarıp sahil boyu yürüyorum
Dalgalarla kucaklaşıyor onların dilini çözmeye çalışıyorum.
Denizin kıyıya gönderdiği o çakıl taşlarını birer birer topluyor
Onlara saatlerce bakıyor, sonrada onları denize fırlatıyorum
Bazı çakıl taşları var ki onlar diğerlerinden çok farklı
Onlara bir türlü kıyamıyorum
Denize atmak içimden gelmiyor.
İşte sen sana kıyamadığım o çakıl taşlarından biriydin.
Ben seni denize atmamıştım
Nasıl oldu bilmiyorum belki benim ihmalim
Belki de sen derin sularda kaybolup gittin,
İşte sevgilim o gün bu gün bu sahilde
Senin bir gün kıyıya vurmanı bekliyorum.
Yalnızım sevgilim. Hem de çok yalnız....




Aslan Pehlivanlı


arwen 15 Haziran 2008 22:28

Gökyüzüne asılı kalmış bir yankı
Arıyor kendisini bırakan ağzı
Yeniden, yeniden sesini bulmak için

İki köşeli yalnızlığın bir ucunda sen, bir ucunda ben
Birleşip ayrılıyor çizgilerimiz
Hangi boyuttan koparılmıştık ki biz

Anı bile yok, ses, koku bile
Bir elin yazdığını öteki el karalıyor sanki
Silgiler hatırlıyor, kalemler unutuyor bizi...


arwen 17 Haziran 2008 17:05

Gölgen gibidir yalnızlıkGecenin ıssızlığı, karanlığı gibi boş ve soğuk.Sarılırsın ararsın tutamazsınYoktur çaresi.Adı YalnızlıkYazılmıştır bir kereYiğit olsan da büker bileği,Cesur olsan da sızlatır yüreği.İçindedir sevgi, insanın tek dileğiAteşten gömlek misaliSEVGİ... SEVGİ... SEVGİ…


Misafir 18 Haziran 2008 15:24

Gözyaşlarım benim tanrıya yakarışım
hislerim duygularım yaptıklarım ve yapacaklarım
adeta bir şeyi haber vermek istiyorlar gibi
ama bu ne bilemiyorum...
Tek bildiğim bir şey var o da yalnızlığım.

Gözyaşlarım sel olup gittiğinde ve,
Benim artık üzülmekten sesimin çıkmadığı
anda yine düşünüyorum
ve yakarıyorum tanrıya
neden hep böyle ne zaman bitecek bu acılar diye
ama bir cevap gelecekmi bilmiyorum
tek bildiğim bir şey var o da yalnızlığım.


Ancak bir gün bir şey oluyor her şey bitti çözüldü diyorum
ancak o zamanda yine bilmediğim bir şey oluyor
tam her şey çözüldü derken başka bir problemle karşılaşıyor yüreğim
hala yalnızım evet hala yalnızım
tek bildiğim bir şey var o da yalnızlığım.



Erdem Barut




Saat: 06:13

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık