![]() |
http://img128.imageshack.us/img128/5004/vrltz5.jpg Her yürek kayıp verir Ağır olur yenilgi Kabullenmek zor gelir Adı aşk bu hatır değil ki Sevmedim sevemedim Kabul etmek suçtu sanki Hep vermeden istedim, Bu kalp benim ödünç değil ki Bu kadar anla yeter Acı zamanla geçer Bilmiyorsan Hiç değilse, hasrete saygı göster Yürü yüreğim gidelim buralardan Aşk bizimle değil Sana buralarda bişey olsa, Kimsenin umurunda değil Anıları, acıları, biraraya topla Yak, dağıt külleri Bize de güler bu hayat nasıl olsa Hiç umurumda değil |
Kalp kalesi kalp kalesi! ben sana sürgün, sen bana hüzün dayanır mı hüsn ü aşk bu kırgındır yollar döndükçe burçları bengisuyunda Aşk'ın ve kimbilir hangi soyunda güzün kalp kalesi! sen yaşlı Söz'ün kopar zincirlerini hem oğlun hem mahpusun olan Söz bu! hem gece hem gündüzün kanadını aç atım, geç ateşi ve... Hüsün kalp kalesi! her dize bir gizli bahçedir sevda senin hisarın âh çeken kılıcın bir düğüm olan adın sonunun başındadır yaz ve güller çözülsün Hilmi Yavuz |
Kalan olmamak için gitmeliyim.. Bu sefer kolayı seçmeliyim.. Aramaz oldun günlerce, aramadın, sormadın, aradığımda ‘neden? Demesen de, gariptin, anlamsız uzaktın, belki de anlamlı ama bana anlamsız geldiğinden öyle dedim. Amuda kalktı tüm duygusal tepkilerim. Herşey allak bullaktı hatıralarımda.. Neden aşık oluruz? Sevgilimiyiz biz? Diyen sen, sevgilim olan ben, sevgili olamayan sendin doğru ya da hiçbirisi, ya da kimbilir hepsi. Yoksa gökkuşağı renklerini içinde barındırınca mı aşk olur olan ne ise? Tüm renkleri içime emip kaybolmak isterdim, bazende; sağanak yağmur altında koşmak, coşku ve sevinçle kanat takıp uçmak isterdim masmavi gökyüzüde. Bazen de… geri geri gelmek isterim, arkama dönüp dönüp bakmak; saniyeler yıllara bedeldir o an, saatler işlemez, yollar kapalıdır 4 kavşak, gönderilen çiçekler solmuş, kalbimin ritm sesleri duyulmaz olmuştur. Kafam karışık; karışık olan ne? Neden karışık? Niye? Ne zaman oldu?‘Kafanın karışıklığı ben miyim?’ diyen kim? sen misin? Akrep ve yelkovanın birbirini sürekli takibi gibi kaçar-kovalar bir yaşam. Kahvenin kokusu mis gibi yüklesirken hatırlarım hep seni. Neden hatırımda hep mis gibi koku? Neden? Neden unutamıyorum? Tatile çıkmayan düşüncem seni unutamıyor oysa. Gitmeliydi her dem desem de olmuyor işte. Yaşamadığımız, doyamadığımız anlara, yaşamdaki güzellikleri yaşamak varken neden gitmek derim, isyan ederim, gitmeme, kendime. İsyanımla yola çıkmışımdır mecburen. Salt bedenimdir giden, ama yaşanacak anlar, yaşanmışlıklar, tüm benliğim orada kalmıştır. Yüreğimle kavgalıyımdır, güzel yarınlar var iken neden? Diye sorar, umuda sarılırım, kopmamacasına. Bir katre su olup akmışımdır yaprakların ucuna. Bir mumluk ışık olup aydınlatmışımdır gecelerini. Gitsem de dönmek için çaresiz çırpınacam elbet. Kim engel olacak buna. Kim dur diyebilecek yaralı yüreğime. Kim? Neden döndün? diyebilir. Kim? Kim? Kim? Diye çınlar kulaklarımda. Eğer gidilen yer sonsuzluk değil ise dönüş kaçınılmazdır. Doya doya yaşamak, yarıda kalan çılgın kahkahaları tamamlamak, gözlerden akan 2 damla yaşı kurutabilmek için dönmek isterdim. İçime akıttığım göz yaşları gidişime değil kendimedir. Boğazımdan haykırarak çıkan çığlığım geceyi böler sarsarak, gece sus****ur. En güzel anları yaşadığımız, sarıldığımız, güldüğümüz gece karanlık, gece yalnızdır… Giderken yalnız koyduğumuz kalandır. Gözlerimle kahkaha atarken senle olan anları hatırlar, hüzünlenir, müjgandan damla damla yaş akıtırım. Kasırgaların azgın sesiyle yol alırım bilinmeze doğru. Gitmem gerek biliyorum, sen söyleyemesen de? . Git!.. diyemiyorsun ama kal!.. da demiyorsun biliyorum. Birbirimizi yakarak ve kanatarak yoruluruz. Yüreğim ağır ağır, inceden inceye kimseye belli etmeden kanar. Bıçak sırtı gibi kesildi yaşanan anlar. Gürül gürül akan sesin kısıldı bir an ‘Sevdiğim gidecem’ desen dayanamayacağımı biliyorum. Seni arkamda bırakmak için giden ben olayım istiyorum. Bu yürek lime lime parçalansa da bu kez kolayı ben seçeyim diyorum. Kalbimin kapakçıklarını kapatıyorum. Çökmesin kalbimin dört bloğu, içime akıp acıtmasın istiyorum. Kararın kesinse dönüşü yok anlıyorum. Farkına varıp ben gideyim istiyorum. Yüreğim ile aklım hep karmaşık olsa da biletim kesilmiş bir kere, yolcuyum, hüznü çantama koyup gitmeliyim. Karanlıkta, yol iz bilmeden, rehbersiz kalmak güzeldir bazen. 'Yalnız kaldığın bir labirentte dolaşmak keyifli midir dersin? ' |
ADIMIZ SERSERİ BİZDEKİ ACIYI ÇEKMEYEN BİLMEZ, ELİMİZDE KADEH BİRGÜN EKSİLMEZ BİZ SEVERİZ BİZİ KİMSELER SEVMEZ ADIMIZ SERSERİ KALBİMİZ DEĞİL DERTLİDİR ŞARKILAR DİLİMİZDEKİ BİR ÖMÜR ÇİZGİSİ YÜZÜMÜZDEKİ YAĞMUR DEĞİL YAŞTIR GÖZÜMÜZDEKİ ADIMIZ SERSERİ KALBİMİZ DEĞİL. Hakkı Yalçın |
Anlat kuş ağzıyla anlat o masalları o masal çocuklarına sesine imbatı kat göz göz nilüferler açsın gözlerinde akşam, sefalar getirsin ocakta alevden yazılar gaibi oku! seni susmak karanlık olur ihanet kadar puslu o yürek ansızın soğur enlemleri boylamlar boyunca bir çığlık yayılır ki kutuplardan duyulur kuş ağzıyla anlat o masalları o masal çocuklarına düşleri benzesin yaşamın güzellikleriyle özlerine özlemler sinsin bu ıssız geceyi kuşat şafağı doku kuş ağzıyla anlat o masalları o masal çocuklarına (Kod Adı: Mansur) Hüseyin Yurttaş |
Öyle gel gecelere Ten kokunu tenime, gece rüzgarı taşır. Ilgıt, ılgıt esip de , öyle gel gecelere... Sığınacak yer yoksa, sana sinem yaraşır. Gündüzlere küsüp de, öyle gel gecelere... Gözlerden ateşlenir, sevda bir kurşun olur. Suya eğilirken de, güzel ceylan vurulur. Sevdalandın bir kere, söyle nasıl durulur, Yalnızlıktan kaçıp da, öyle gel gecelere... Sığınmışız bir kere, gök kubbenin altına. Yalnızlık akkor olur,içte eser fırtına. Sevdaların yakarken, varmaz mısın farkına. Alev,alev yanıp da, öyle gel gecelere... Mevla aşık olana,güçlü bir sabır versin. Ayrılık ateşine, dayanılır mı dersin. Yemeninin ucuna, sevdanı düğümlersin. Düğüm, düğüm çözül de, öyle gel gecelere... Yürekte bu haykırış, hançer de çığlık varken. Sinende olan ateş, seni durmaz yakarken. Gözlerdeki özlemi, ay ışığı yıkarken. Işık ,ışık süzül de, öyle gel gecelere... Elmadağ 12/08/1996 Metin Uz |
İçimdeki Boşluk! Bencileyin şöyle garib var mı ki Anlatamam ne menemdir hallerim Yerim yurdum bir kör kuyu dibi ki Hep çıkmaza gider gelir yollarım Yumaklanmış yüreğimde acılar Ucu kayıp bulamam ki çözeyim Çaresizlik hükmediyor tabi ki Gözyaşıyla her gece gözgözeyim Hissiyatım ısyan eder aklıma İçimde bir bitmek bilmez savaş var Bir kararda eğleyemem kendimi Yürek sever dilim söver karalar Bir çıkmaza düşmüş gönül döneler Beden mülküm yangınlarda kavrulur Şu boşluk ki bir doldurmuş içimi İçimdeki her şey dışa savrulur Bir çıkmaza düşmüş gönül döneler Çelişkiler benliğime kök salmış Şu boşluk ki bir doldurmuş içimi Şişmiş şişmiş patlamaya an kalmış Hünkar Dağlı |
Gittttt GİT!!! GİT... DÜŞÜNME SAKIN ÜZÜLECEĞİMİ BU AŞKA YENİLİP TÜKENECEĞİMİ ALIŞKINIM BEN GİTMELERE HEP KALANLARDAN OLDUM HEP AĞLAYANLARDAN OLDUM DÜŞÜNME GİT! KALANLARDANIM YİNE SEVENLERDEN DEĞİLİM ARTIK...MERAK ETME AĞLAMAM ARDINDAN... GİTMEK İÇİN BEKLEME SEVMİYORUM SENİ GİT İSTEDİĞİN GİBİ ÇIK HAYATIMDAN! DÖK HAYALLERİMİZİ ONARACAK BİRİ ÇIKAR NASILSA BENİ BEN YAPACAK BİRİ ÇIKAR KARŞIMA SEN DEVAM ET YOLUNA BEN YENİLMEM SANA, HAYATA...... |
Gitmek Bu vadideki karanlığı ve büyük soğuğu düşün B. Brecht Gitmek. Bir hançeri inceltip Okyanusa daldırmak isteği Ya da düşebilmek atlasların Dışına ki ey kalbim Yalnızsın bu yolculukta da Gitmek. O kaos duygusu, aklın Sarsıntılarla yorgun düşüşü Bilincin kamaşması belki de. Rehin bırakılacak bir şey yok Unuttuklarından başka. Gitmek. Bir büyü gibi saran Ağrılar yumağı, kışkırtılmış Düşlerdir ki sen şimdi Esirgeme kendini kalbim Kederin o derin yalnızlığından Ahmet Telli |
gitme! figan düşer denizlere sular çekilir yağmur yağmaz vahalardan kirpiklerime bir rüzgar hıçkırır tenhada, bir dal kırılır boynunu büker sabah kervanları, kelebekler ölür. gitme! bir yıldız küser göğüne, içini çeker bir çocuk şaşırır yönünü rüzgarlar bütün pınarların suyu çekilir solar nazlı çiçekleri kalbimin, üzülürüm. gitme! öksüz kalır içimdeki imge dağları saçlarını öpen seher yeli, çoban yıldızı bir daha turnalar geçmez, bülbüller ötmez çiçekler açmaz bahçemde ah, gülüm! gitme! acılara mahkum olur yüreğim ardında fırtınalar kalır, ayrılıklar, anılar, yanlızlıklar boynu bükük aşklar, gözü yaşlı şarkılar alışamam yokluğuna, yokluğun ölüm. gitme! içimdeki bütün vagonlar devrilir bir kar yağar istasyonlara, üşürüm. gitme! kal, menevşeler açsın dağlarda sevince dönüşsün gökyüzü iki çığlık arasında bırakma beni ah gülüm yokluğuna alışamam, yokluğun ölüm. gitme! bütün ormanlar ateşe verilir kuşlar da gider bu kent de, ölürüm. |
| Saat: 19:06 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık