![]() |
Seni terk ediyorum Soğuk mavi yanlızlığım Gözlerimde maviye çalar bir gözyaşı Elimde bir mavi karanfil Seni yanlızlığa mahkum ediyorum Saçlarıma beyazlar takıştırıyorum Sarılar pembeler can yakıcı kırmızılar Bir gül bir papatya bir hanımeli Bir funda taşıyorum avuçlarımda Dağ delen rüzgarları üflüyorum yapraklarına Yanlızlığına şarkılar söylüyorum Soğuk mavi yanlızlığım Seni terk ediyorum Giden senmisin benmiyim bilmiyorum Sensen minnet duymam gerek Borçlu olmak istemem sana Sen kal ben giderim Geri dönmem ağlama Mutluluğa merhaba Sana elveda diyorum Sen kal ben bütün sensizliğimle Başım dik, alnım ak Ve yüreğim sevdalı gidiyorum Soğuk mavi yanlızlığım Seni terk ediyorum Soğuk mavi yanlızlığım Seni zaten hiç sevmemiştim Hep bir yanın eksikti Çünkü ben o yanını aşkla doldurmuştum Seninle başbaşa olduğum vakitlerde Hep rüyalar vardı yanı başımda Mutlu düşler kurmuştum eksik yanlarının üstüne Seni hayallerle tamamlamıştım Soğuk mavi yanlızlığım Sen bana hep birkaç beden küçük gelmiştin Ve ben hep sana sığabilmek adına küçülmüştüm Oysa anladım ki sensizlik en güzel hediyeymiş bedenime Çıplak kalma pahasına çıkardım seni üzerimden Artık giymek istemiyorum Soğuk mavi yanlızlığım Seni terk ediyorum.... http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gifYasemin DOĞRUBAKAR |
Saatlerin tükendiği anda Anlamını yitirdiği akreple yelkovanın Güneşin hep başkaları için doğduğu artık Çöllerde suyun anlamı kalmadığında Ayın hilalsiz doğduğu akşamlarda Benim sensiz yaşadığım Senin nerde nefes aldığın Ve “hiçbir şey”in “her şey” olduğu gün Ve anlamın anlamsızlaştığı Sözlüklerin tarifsizlik üzerine yazıldığı Bilinmeyen duygunun peşinde Görülmeyen sevginin ardından Koşulduğu çağlarda An gelip durduğu kalbimin An gelip donduğu ruhumun An gelip bittiği gözyaşımın Kopası başımın düşünmekten yorulduğu Beynimin isyan ettiği zamanda Dokunmak vaktidir artık geceye. |
''Önce adını rüzgara ezberlettim, her esintide her meltemde seni duymak istedim... olmadı rüzgarlar dindi.. Sonra güneşe resmini çizdim, artık her doğan güneş sendin benim için.. tüm günümü sen aydınlattın ama akşam olupta gidince güneşte üzdü beni.. Gecede aradım sevdamı, her yıldızın altına baktım.. ay ile kavga ettim, yıldızlara küstüm.. yoktun sen... Bulutları izledim birer birer, yağan her yağmur damlasında seni kokladım.. gökyüzü ağlarken ona eşlik ettim gecelerce... Düşlerimde bulduğumu sandım seni ama yine gidiyordun sabaha.. uyanmak istemedim hiç, seninle kalıp düşlerimdeki hayalini yaşamak istedim, yine olmadı düşlerimde bana küstü... Sustum sonunda dünyaya, her haykırmak istediğimde karşımda suskunluğu gördüm.. Adına yüce dediğim sevdamın ulaşılmazlığında yok ettim kendimi... Sen yoktun ya, bende yoktum işte..... |
MASAL BITTI Senin ki sesin rüzgar, varlığın hayal, renklerin uçuk ve tebessümlerin kaçamaktı. Küçük bir hıçkırıktın gecemin sessizliğine damlayan. Sen ki yaşanılmaya çalışılan bir düş yangını. Çek gemilerini benim sularımdan.. Bütün kıyıları kurşunlamış , bütün suları bıçaklanmış bir denizdeyim. Rengine rehnedilmiş bir gece giydiriyorum üstüme. Şakacı bir sitem iliştiriyorum usulca yokluğuna. Bir bilsen aklımdakini! Sustumsa alıngan bir cümlenin kahrını düğümlemeyesin diye. Sen ki ilk vazgeçemeyişim, ilk kıskançlığım, ilk ömrüme yazdığım, uzaklardan sevdalandığım, kızdığım, affetmediğim, affedemediğim. Olmayacak bir duaya amin demek gibi sevdiğim , hep geç kaldığım. Saatini şaşırmış dönüşlerin bir anlamı yok. Şimdi sen geç kaldın. Say ki bu kadın gidiyor, karanlığın ve kalabalığın zifirine savurmuş yüreğini Aklında hep cehennem, ateş , yalan , ayaklarında bir eşkıya sessizliği, yüreğinde ihanetin fısıltıları olan bir adam sevdim ben. Bir intihar cesaretiydi bomboş varlığına, dopdolu varlığına tutulmak. Sevdikçe bir yıkımı çoğaltıyordum içimde darağacı lezzetinde . Say ki bu kadın gidiyor, ayrılığın izini sessizliğe gürültüsünü yüreğine savurmuş. Yağmurda yağıyordu ölüm kadar sevdiğim senden giderken ve ben tıpkı ölüm gibi haklıysam ve ölüm gibi gidiyorsam ve sen ölüm kadar acımasızsan anladım ve ilk durakta indim aşkından. Say ki bu kadın gidiyor, aklı şaşmış yollarının , ıssızlığın orta yerine demirlemiş yüreğini. Senin ki sesin rüzgar, varlığın hayal, renklerin uçuk ve tebessümlerin kaçamaktı. Küçük bir hıçkırıktın gecemin sessizliğine damlayan. Sen ki yaşanılmaya çalışılan bir düş yangını. Çek gemilerini benim sularımdan.. Say ki bu kadın gidiyor , gölgelerinden sıyrılıp , yol yordam bilmez düşlerini adımlıyor. Sen ki mavi bir abdest alıp tesbihi eksik gecelerimde içimde namaza duran sevdam. Sen ki bütün yansımana günah duygusu bulaştıran adam. Ben ki hiçliğe açılan kapının eşiğinden gitmeye geç kalmış kadın. Say ki bu kadın gitti, masal bitti. |
Ben kibriti çaktığım zaman Her şey kırmızıydı yüzün oarak Ben kibriti çaktığım zaman Çünkü her hüz bir memlekettir Ben sigaramı yaktığım zaman Çünkü her sigara bir kelimedir Ben sigaramı yaktığım zaman Güz günleriydi bir şarkı olarak Bir güvercin ben öldüğüm zaman Nice hüzünlerden yaprak yaprak Bir güvercin ben öldüğüm zaman |
|
Yalnızlığımız Bitpazarlarına düşmüş kitaplara benziyor yalnızlığımız kimselerin açıp okumadığı. bu çizgiler alnımızda uzanan bir gün bitimidir belki belki bir gecenin yarısıdır yastıklarda yırtılmış uykusuz rüzgarın dallara hicran dokuduğu kapıların kapalı tutulduğu bir ‘neozoik’te göğümüzü mavi ışıklarla doldurmalıyız kurtulmak için beynimizi kuşatan prangalardan ve yeniden öğrenmeliyiz, sevgilere sığınmayı yüreğimizle ısınmayı yeniden kar demeden kış demeden… ‘’Neozoik’’ yeryuvarlağının üçüncü zamanı |
Yorgunuz, İki ayrı şehirde, Birbirini göremeyen, İki yaşlı çınar gibi, Güneş’e, Yağmur’a, Sevdasına karşı yüreğin, Suçluyuz, Zamana zincirlenmiş, Şafakla yenilenmiş, Türkülerde dillenmiş, Her umudun acısından, Yürek adına, Yüreğini veren her cana, Can borçluyuz, Unutsalar da bizi, Bizim dışımızda, Göğün rengini, Suyun sesini, Rüzgarın nefesini, Boşver be sevdam, Bırak unutsunlar, İçimizdeki yıldızlarla, Biz böyle de mutluyuz... http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gifBirkan ASKAN |
Unutuldum,paramparça halimle Aynı yaprakların üzerine parça parça sinmiş tozların Yaprakları kapatmışçasına... Yine o paslı demirin üstüne oturmuş mayiyle yeşilin Tamamlanmışlığını seyrediyorum.Yalnızım aslında kendimi Davetkar bir şekilde açık ve saçık hayallerimi Seyrediyorum. Buluyorum o dalgaların yeşillere Kendini göstermişçesine sığıya varmalarını Akşam olurdu yıldızlarıma bakar dinlenir Islatırdım ellerimi yağmurun pençesiyle Bulurdum kendimi toz pembe hayallerle anılarımı Yakardım onları.taki olgunlaşana dek!!! |
Ne zaman yüreğimden silinmeye başlansa adın, sözlerinle kanatarak yeniden yazılıyor yüreğim boyunca... Sonra yeniden çiziliyor kalbime yüzün, ellerin... Yeniden başlıyorum seni sevmeye kaldığım yerden. Hemde hiç akıllanmadan ve tekrarla***** aynı yanlışlarımı. Beni üzeceğini bile bile, yüreğimi zırhından kurtarıp düşüyorum peşine yeniden... Sensizlik canımı öyle yakmış ki hasretinden daha büyük bir acı göremiyorum. Bu yüzden göze alıyorum tüm zorlukları... Sensiz mutlu olmaktansa seninle mutsuz olmak daha acısız geliyor kalbime. Ve işte yeniden başlıyorum seni sevmeye tükendiğim yerden. Ne kadar yaralansamda senin tarafından yeniden sunuyorum yüreğimi tüm çıplaklığıyla... Yeniden kanat istersen açık yaralarımı, yeniden savur sevdamı yangınlara... Korkusuzluğu sensiz kaldığım gecelerde öğrendim ben. Seni özlediğim anlarda tanıdım sabretmeyi... Sonunda yeniden düşeceksem yangınların koynuna, razıyım inanki ben. Bilsenki seninle her yer cennetin yolu, sensiz dünya benim olsa yine YALNIZIM!... |
| Saat: 12:56 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık